Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hpv Aşısı

Kapsül Haber Ajansı - Hpv Aşısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hpv Aşısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir! Haber

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir!

Hatta bir kanser türü var ki; ondan aşı ile korunmak mümkün. Ancak milyonlarca kadın bu gerçeğin farkında değil! İşte, Ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Acıbadem Ankara Hastanesi, Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Sağlık Gönüllüleri Derneği güçlerini birleştirerek, bilgiyi güçle buluşturmak ve önlenebilir bu kanserin farkındalığını artırmak için ‘Güç Sende’ söyleşisi gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü ünlü oyuncu ve yönetmen Meltem Cumbul’un üstlendiği toplumsal farkındalık etkinliğinde, hekimler ve sivil toplum dernekleri bilim, deneyim ve dayanışma için buluştu. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Doç. Dr. Emre Özgü ve Dr. Elif Demir ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik rahim ağzı kanserine dair çarpıcı gerçekleri, korunma yollarını ve toplumsal gücün önemini anlattı. Doç. Dr. Emre Özgü: “Aşılama mutlaka yaygınlaştırılmalı” Etkinlikte konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Özgü, rahim ağzı kanserinin, aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğunu vurgulayarak, 66 ülkenin ulusal aşılama programı içinde yer aldığını belirtti. Doç. Dr. Özgü şöyle konuştu: “Her dört kadından üçü hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile karşılaşıyor. Yaklaşık yüzde 95 oranında cinsel ilişki ile bulaşan HPV vücuda girdikten sonra yüzde 80’i birinci senede, yüzde 90’ı da ikinci senede bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Temizlenmeyen yüzde 10 rahim ağzında değişiklikler yaparak rahim ağzı kanserine dönüşebiliyor. Rahim ağzı kanserini önlemede en etkili yöntemlerden biri HPV aşısıdır. HPV aşısı bağışıklık sistemini güçlendirerek virüsü vücuttan daha hızlı atmayı sağlar. Çocuklarımızı aşılayabilirsek rahim ağzı kanseri, aşı ile engelleyebildiğimiz tek kanser türü olarak tıp literatüründe yerini alacaktır. Bu kapsamda 9 ila 15 yaş arasındaki tüm çocukların aşılanmasında büyük fayda bulunmaktadır. 11-13 yaş grubunda yüksek bir bağışıklık yanıtı alınabiliyor. Tüm anne babalar çocuklarına bu aşıyı yaptırmalı; bir baba olarak ben de kendi çocuğumun aşılanmasını planlıyorum.” Dr. Elif Demir : “Düzenli tarama testleri ve aşı kritik önem taşıyor” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Demir de konuşmasında, rahim ağzı kanserinin aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğu konusunda toplumsal farkındalığı artırmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Dr. Demir şöyle konuştu: “Yaygın bir aşılama programının sağlanması özellikle genç kızların aşılanmasının sağlanması gerekiyor. Ancak sadece kız çocukları değil, erkek çocukların da kendilerini ve partnerlerini korumaları için aşılanması çok büyük önem taşıyor. Kadınlarda HPV aşısı üst yaş sınırı olmadan tüm kadınlara yapılabiliyor. Çocukluk çağında iki doz aşı yeterli iken erişkin dönemde üç doz aşı uygulanmaktadır. “ Kanser oluşmadan problemlerin çözülmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Demir sözlerine şöyle devam etti: “Korunmada HPV aşısı, düzenli jinekolojik muayenelerin yapılması, Smear ve HPV DNA testi çok önemli. Jinekolojik muayeneye insanlar çekinerek geliyorlar ama bu muayeneler ve tarama testleri hayat kurtarıcı rol oynuyor. HPV kaçınabileceğimiz bir virüs değil ama korunma yolları mevcut. Rahim ağzı kanseri hem önlenebilir hem de erken teşhis edilebilir bir hastalıktır. HPV pozitifliği aslında utanılacak bir durum değildir. İnsanların yüzde 80’i, hayatlarında bir kere HPV ile karşılaşmaktadır önemli olan bunu zamanında saptayabilmek ve aşı ile önüne geçebilmektedir.” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik: “HPV olsan bilir miydin?” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik etkinlikte, rahim ağzı kanserine yönelik toplumsal farkındalığın yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kadınlarımızın büyük çoğunluğunun kendi üreme organlarının sağlığı ile ilgili temel kavramları dahi bilmekten uzak olduklarını gözlemliyoruz. Tabii hal böyle olunca hastalıkların fark etmeleri de zor oluyor. Öyle ki birbirlerinden tamamen farklı hastalıklar olan rahim ağzı kanseri ile rahim kanserini karıştırabiliyorlar ya da rahim ağzı kanserini başlı başına bir organın kanseri olarak görmeyip, sadece ‘rahim kanserinin başlangıcı’ sanabiliyorlar. Ayrıca doğru bilinen pek çok yanlış da var” Bu nedenle ülke çapında HPV ve Rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık kampanyası başlattıklarını anlatan Çelik sözlerine şöyle devam etti: “Kampanyamızın sloganı; ‘HPV olsan, bilir miydin?’. Bir soruyla başladık bu kampanyaya. Rahim ağzı kanserinin baş sorumlusunun Human Papilloma Virüs yani kısa adıyla HPV olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bu virüsün ne olduğu ve yol açtığı hastalıkları konuşuyoruz. Maalesef ki yeterince bilinmediğini görüyoruz. Çok kişi HPV’yi ilk kez duymuş oluyor ya da başka bir virüs sanıyor. İşte bu yüzden öncelikle HPV hakkında bilgi vermek istiyoruz. Özellikle kadında yol açtığı rahim ağzı kanseri hastalığının toplumsal farkındalığını artırmak istiyoruz. Nedenlerini, korunma yollarını ve tedavisini anlatıyoruz. Uzmanlarımızla birlikte çeşitli söyleşiler düzenliyoruz, sosyal medya adreslerimizden bu bilgiyi tüm toplumla buluşturmaya çalışıyoruz.”

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı Haber

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı

Büyükşehir Belediyesi ile Rotary Kulübü işbirliğinde yürütülen HPV Aşısı Projesi’nin Tanıtım ve Lansman Programı kamuoyuna duyuruldu. Toplum sağlığını korumayı amaçlayan ve geçtiğimiz günlerde ilk doz uygulamaları tamamlanan çalışma kapsamında, ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlere sunulan ücretsiz HPV aşısı desteğinin detayları paylaşıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, projenin toplumsal dayanışma ayağına vurgu yapıldı. Protokol konuşmaları bölümünde söz alan Çorlu Rotary Kulübü Dönem Başkanı Av. Ayhan Civan ve Kırcaali Rotary Kulübü Geçmiş Dönem Başkanı Ömer Hüseyin, yerel yönetimle kurulan bu stratejik ortaklığın önemine değinerek projenin hayata geçmesindeki kararlılığı nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini sundular. Rotary 2420. Bölge Geçmiş Dönem Guvernörü Dr. İlter Ergürbüz de konuşmasında bu işbirliğinin sürdürülebilir bir halk sağlığı modeline dönüştüğünü belirtti. Programın bilimsel çerçevesini çizen Anne ve Çocuk Sağlığı Komite Başkanı Prof. Dr. Oya Gökmen ise HPV virüsünün sebep olduğu hastalıklar hakkında detaylı bilgiler paylaşarak, aşılama sürecinin hayati koruyuculuğunu verilerle aktardı. CANDAN BAŞKAN "SAĞLIĞIN DEĞERİ KAYBEDİLMEDEN ANLAŞILMALI" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bir hekim ve bir yerel yönetici olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin hayati önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel yöneticiler olarak hayata geçirdiğimiz her proje bizim için çok kıymetli. Her açılışta, her hizmette bir sorunu daha çözmenin gururunu yaşıyoruz. Ancak konu sağlık olduğunda; özellikle kanser, gençler, çocuklar ve kadınlar söz konusuysa bu heyecan ve sorumluluk çok daha büyük hale geliyor. Bugün burada, işte bu anlayışla son derece önemli ve anlamlı bir adımı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sağlığın değerini çoğu zaman kaybedince anlıyoruz. Oysa asıl olan, hastalanmadan önce önlem almak. Bir hekim olarak da koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyorum. Önlemek, hem doğru, hem de en etkili yoldur." “NE MUTLU Kİ HPV’YE KARŞI KANSERİ ÖNLEYEBİLEN BİR AŞI MEVCUT” Projenin doğuş hikâyesini ve kapsamını anlatan Candan Başkan, "HPV, bazı kanser türlerine yol açabilen bir virüs. Ne mutlu ki HPV’ye karşı kanseri önleyebilen bir aşı mevcut. Bu yönüyle HPV aşısı son derece kıymetli. Bizler yol, altyapı, ulaşım gibi temel belediyecilik hizmetlerini yaparken, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her alanda da ‘bu bizim görevimiz değil’ diyerek geri duramayız. Nerede bir ihtiyaç varsa, orada olmayı görev biliriz. Bu proje, geçen yıl Rotary Kulübü ile yapılan bir sohbet sırasında filizlendi. Ardından üniversitemiz, hastanemiz, hekimlerimiz ve paydaşlarımızla büyük bir dayanışma ortaya kondu. Hiç kimse ‘olur mu’ demedi; herkes taşın altına elini koydu. Bugün bu projenin hayata geçmiş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR SAĞLIĞA ENGEL OLMAMALI" Kanserle mücadelede erken tanının önemine değinen Başkan Yüceer, kadın sağlığının toplumsal etkisine vurgu yaparak, "Ne yazık ki kanser vakalarında tanı çoğu zaman geç konuluyor. Bu da tedavi şansını azaltıyor. O nedenle önleyici sağlık hizmetleri ve erken tanı hayati öneme sahip. Özellikle kadın sağlığı konusunda bir aşı, bir kadının hayatını kurtarabiliyor. Bu da bir ailenin, hatta toplumun geleceğini korumak anlamına geliyor. Bu yola çıkarken şunu söyledik: Bir çocuğun, bir gencin, bir kadının sağlığı maddi imkânlarla sınırlı olmamalı. HPV aşısı pahalı bir aşı ve herkesin erişimi mümkün değil. İşte bu nedenle bu projeyi başlattık. Amacımız, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kimsenin bu haktan mahrum kalmaması. 9-24 yaş aralığındaki gençlerimiz için başlattığımız bu uygulamaya sosyal.tekirdag.bel.tr adresinden başvuru yapılabiliyor. Aşılar, Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde güvenli bir şekilde uygulanıyor" ifadelerini kullandı. Candan Başkan, konuşmasının sonunda kadınlara önemli bir çağrıda bulunarak, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aşıya yönelik tereddütlerin farkındalık ve doğru bilgilendirmeyle aşılabileceğini belirten Başkan Yüceer, bu kapsamda bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Kanser gibi ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu nedenle tüm kadınlarımızdan düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini istiyorum. Erken tanı hayat kurtarır. Projeye katkı sunan Rotary Kulüpleri başta olmak üzere üniversiteye, hastaneye, hekimlere, sağlık emekçilerine ve tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje, ilk olsun ama son olmasın. Birlikte daha pek çok projeye imza atacağız” diye konuştu. Tanıtım ve lansman programı, katılımcıların projeye olan desteğini tescilleyen toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, belirlenen takvim doğrultusunda aşılamanın diğer dozlarının da titizlikle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

Rahim Ağzı Kanseri Nedir? Erken Tanı Hayat Kurtarıyor Haber

Rahim Ağzı Kanseri Nedir? Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

“HPV ile yakından ilişkili olan rahim ağzı kanseri, erken tanı ve düzenli tarama ile kontrol altına alınabiliyor” diyen Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Neşe Solak, rahim ağzı kanserinde erken tanının önemi ve HPV aşısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Neşe Solak, “Rahim ağzı (serviks) kanseri, rahmin alt kısmında yer alan serviks dokusundan gelişen ve çoğunlukla HPV (Human Papilloma Virüsü) ile ilişkili bir kanser türüdür. En önemli özelliği, düzenli tarama programları sayesinde önlenebilir ve erken evrede yakalanabilir olmasıdır. En sık tanı alan yaş grubu ise 35-44 yaş aralığıdır” dedi. Kimler Risk Altında? Solak, “Yüksek riskli HPV tipleri, özellikle HPV 16 ve 18 ile enfekte olan kişilerde rahim ağzı kanseri riski artmaktadır. Bunun yanı sıra erken yaşta cinsel ilişkiye başlayanlar, çoklu cinsel partner öyküsü bulunanlar, sigara kullananlar ve uzun süre tarama yaptırmayan kadınlar risk grubunda yer almaktadır” dedi. Belirtiler Nelerdir? “Rahim ağzı kanseri erken evrede genellikle belirti vermez” diyen Solak, “Hastalık ilerledikçe ilişki sonrası kanama, ara kanamalar, menopoz sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı ile kasık veya bel ağrısı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir” ifadelerinde bulundu. Tedavisi Nasıl Yapılır? Op. Dr. Neşe Solak, “Erken evrede yakalanan rahim ağzı kanserinde konizasyon (rahim ağzının bir kısmının alınması) ya da rahmin alınması gibi cerrahi yöntemler uygulanabilir. İleri evrelerde ise tedavi radyoterapi ve kemoterapi ile sürdürülmektedir” dedi. Tarama Nasıl Yapılır? Smear Testi Nedir? “Rahim ağzı kanseri taraması, kanser gelişmeden önce ortaya çıkan hücresel değişiklikleri saptamayı amaçlar” diyen Solak, “Bu tarama smear testi ve HPV DNA testi ile yapılır. Smear testi, jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından küçük bir fırça veya spatula yardımıyla hücre örneği alınarak gerçekleştirilir. İşlem 1-2 dakika sürer ve anestezi gerektirmez. Smear testi öncesinde adetli olunmaması, son 48 saat içinde cinsel ilişkiye girilmemesi ve vajinal duş, fitil ya da krem kullanılmaması önerilmektedir” ifadelerinde bulundu. Tanı Nasıl Konur? Solak, “Smear veya HPV DNA testinde anormal sonuç elde edilmesi durumunda kolposkopi ve biyopsi ile kesin tanı konur. Kolposkopi, rahim ağzı, vajen ve vulvanın mikroskop benzeri özel bir cihazla ayrıntılı olarak incelendiği tanısal bir işlemdir. İşlem sırasında rahim ağzına asetik asit uygulanır ve şüpheli görülen alanlardan küçük biyopsiler alınır. Genellikle 5-10 dakika sürer ve çoğu zaman anestezi gerektirmez” dedi. Rahim Ağzı Kanserinden Korunmak Mümkün mü? Op. Dr. Neşe Solak, “Rahim ağzı kanserinden korunmada en etkili yöntem HPV aşısıdır. Çünkü rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı HPV ile ilişkilidir. Aşı yapılmış olsa bile tarama programlarının aksatılmaması gerekir. Düzenli tarama yaptırmak, sigara kullanmamak, kondom kullanmak, çoklu partnerden kaçınmak, bağışıklık sistemini destekleyen bir yaşam tarzı benimsemek ve HPV pozitifliği durumunda kontrolleri ihmal etmemek korunmada önemli rol oynar” dedi. HPV Enfeksiyonu Nedir? Tehlikeli midir? Op. Dr. Neşe Solak, “HPV, oldukça yaygın görülen ve çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Çoğu kişide belirti vermeden vücuttan kendiliğinden temizlenir ve enfeksiyonların büyük bir kısmı zararsızdır. Ancak yüksek riskli HPV tipleri, özellikle 16 ve 18, rahim ağzı kanserine yol açabilir. Bu nedenle düzenli tarama büyük önem taşır. Prezervatif kullanımı riski azaltmakla birlikte yüzde 100 koruma sağlamaz” dedi. HPV Taşıyıcılığı Nasıl Anlaşılır? “HPV taşıyıcılığı çoğu zaman hiçbir belirti vermez” diyen Op. Dr. Neşe Solak, “Bu nedenle HPV varlığı yalnızca smear ve HPV DNA testleri ile tespit edilebilir” ifadelerinde bulundu. HPV Ne Kadar Sürede Temizlenir? Solak, “HPV enfeksiyonlarının yüzde 70-90’ı bağışıklık sistemi sayesinde 1-2 yıl içinde vücuttan temizlenir. Sigara kullanımı, yoğun stres ve bağışıklık sisteminin zayıflaması bu süreci uzatabilir” dedi. HPV Pozitifliğinde Partnere Bulaş Olur mu? Op. Dr. Neşe Solak, “HPV cinsel yolla bulaşabildiği için partnere geçme riski bulunmaktadır. Erkeklerde çoğu zaman belirti görülmez ve erkekler için rutin bir HPV tarama testi bulunmamaktadır” dedi. HPV’nin Tedavisi Var mı? “HPV’yi tamamen yok eden bir ilaç bulunmamaktadır” diyen Op. Dr. Neşe Solak, “Tedavide amaç, vücudun virüsü temizlemesini desteklemek ve oluşan lezyonları tedavi etmektir. HPV enfeksiyonu olan kişilere de HPV aşısı yapılması önerilmektedir. Sigara kullanmamak ve düzenli kontrolleri aksatmamak sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından önemlidir” dedi. HPV Aşısı Nedir? Op. Dr. Neşe Solak, “HPV aşısı; HPV tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58’e karşı koruma sağlar. Kadınlarda rahim ağzı, vulva ve vajina kanserleri ile bu kanserlerin öncül lezyonlarına; kadın ve erkeklerde ise anüs kanseri ve genital siğillere karşı koruyucudur. Dokuz yaşından büyük adolesanlar ve yetişkinler için uygundur. Aşı, vücudun bu HPV tiplerine karşı antikor üretmesini sağlayarak hastalıklara karşı bağışıklık oluşturur” dedi. Kimlere Yapılır, Uygulama Şekli Nasıldır? Op. Dr. Neşe Solak, “HPV aşısı, 9-26 yaş arası erkeklere ve 9-45 yaş arası kadınlara uygulanabilmektedir. 9-15 yaş grubunda aşı iki doz şeklinde yapılır ve ikinci doz 5-13 ay arasında uygulanır. 15 yaş üzerindeki kişilerde ise üç doz uygulanır ve bu dozların bir yıl içinde tamamlanması gerekir” ifadelerinde bulundu. Yan Etkisi Var mı? Op. Dr. Neşe Solak, “HPV aşısı sonrası en sık görülen yan etkiler, aşının yapıldığı bölgede ağrı, şişlik ve kızarıklık ile baş ağrısıdır. Ciddi alerjik reaksiyonlar ise oldukça nadirdir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Nilüfer’de HPV Aşısı Ve Taramalar Konuşuldu Haber

Nilüfer’de HPV Aşısı Ve Taramalar Konuşuldu

Nilüfer’de Sağlık Buluşmaları kapsamında “Kadın Sağlığında Önlenebilir Bir Kanser: Rahim Ağzı Kanseri, HPV Aşısı ve Taramalar” söyleşisi gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Afşar Uncu’nun yaptığı söyleşide, BUÜ Kadın Hastalıkları Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Kemal Özerkan ve Doç. Dr. Yakup Yalçın konuk oldu. Doç Dr. Yakup Yalçın, serviks (rahim ağzı) kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu söyledi. Bu kanseri yapan en önemli etkenin HPV virüsü olduğunu dile getiren Yalçın, “Kanserin nedeni yüzde 99 bu virüstür. Bu yüzden de HPV’yi anlatmaya çalışıyoruz” dedi. KETEM’de 30 yaş üstü kadınlarda ücretsiz HPV taraması yapıldığının bilgisini veren Yalçın, “Bu tarama çok önemli. HPV pozitif demek kanser demek değildir. Virüs saptanırsa jinekologa yönlendiriliyor. Herhangi bir anormallik var mı ona bakılıyor. Virüs bir ağrı, kanama yapmıyor. Ancak taramalarda fark ediliyor. Yüzde 97’si 2 yıl içinde yok olabiliyor” diye konuştu. SİGARA RİSKİ KATLIYOR Yalçın karşılaştığı vakalarda serviks kanserine yakalananların hepsinin sigara içtiğini belirterek, “Sigara içilmesi, immün sistem rahatsızlıkları gibi yan etkiler bulunduğunda vücuttan atılması zorlaşıyor” dedi. Kansere yakalananların hemen hemen hepsinin hiç kontrole gelmeyen hastalar olduğuna dikkat çeken Yalçın, doktor takibinde olmanın önemini vurguladı. KONTROL ŞART Prof. Dr. Kemal Özerkan ise aşının koruyuculuğunun yüksek olduğunu söyledi. Özellikle 9-14 yaş arası yapılan aşıların çok daha etkili olduğunu dile getiren Özerkan, “Aşı hem bağışıklığı hem de virüsün tekrar etmemesini sağlıyor” dedi. Tek başına HPV virüsünün kanser demek olmadığını anlatan Özerkan, “Taramalar, kanser riski taşıyan popülasyonu belirlememize yardımcı oluyor. Bu hastalar kontrol edilirse hastalığın önüne geçilir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HPV Aşısı Ücretsiz Oluyor! Doktorlardan da Destek Geldi Haber

HPV Aşısı Ücretsiz Oluyor! Doktorlardan da Destek Geldi

Kadın kanserleri arasında önemli bir yere sahip olan rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserleri, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyerek hayatı tehdit edebiliyor. Ancak düzenli kontroller, HPV aşısı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile bu hastalıkların önüne geçmek mümkün. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, “HPV aşısının ücretsiz ve ulaşılabilir olması rahim ağzı kanserinin önüne geçmede önemli bir adım olacaktır” dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "HPV (Human Papilloma Virüs) aşısının, 2025 sonu itibarıyla, özellikle 13 yaşındaki çocuklara ücretsiz olacağını açıkladı. Bakan Memişoğlu, “HPV dediğimiz virüsle ilgili spekülasyonlar oluyor, onunla ilgili biz de bir çalışma yaptık. Bunun esasında 200 tipi var, farklı varyasyonları var. Esas kanser yapma riski olan özellikle rahim kanseri riski olan iki tane suşu var. Bunlarla ilgili de aşı programını başlatacağız 2025'in sonunda, 13 yaşındaki bütün çocuklarımıza HPV aşısını yapabilir hale getireceğiz, 15 yaşın üzerindekileri de isteyenlerin aşılarını yapacak hale geleceğiz. Bunu speküle ediyorlar. HPV'yi tarıyoruz şu anda, SMA'yı da tarıyoruz. HPV aşısını, 2025 sonu itibarıyla insanlarımıza ücretsiz, özellikle 13 yaşındaki çocuklarımıza ulaştıracağız." diye konuştu. Konuyla ilgili açıklama yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, HPV aşısının ücretsiz ve ulaşılabilir olmasının rahim ağzı kanserinin önüne geçmede önemli bir faktör olacağına dikkat çekti. Kadın sağlığını tehdit eden en büyük risklerden biri jinekolojik kanserleri olarak öne çıkıyor. Rahim (endometrium), rahim ağzı (serviks) ve yumurtalık (over) kanserleri, her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen ciddi hastalıklardır. Ancak, erken teşhis ile bu kanserler büyük oranda tedavi edilebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların farkındalık kazanmasının önemini vurguluyor: “Kadın hastalıklarında en büyük tehlike, belirti vermeyen sessiz hastalıklardır. Pek çok kadın, herhangi bir şikayeti olmadığında jinekolojik kontrolleri ihmal ediyor. Oysa birçok jinekolojik kanser, erken evrede tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilir. Bu yüzden rutin kontroller hayat kurtarır.” TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA JİNEKOLOJİK KANSERLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI Türkiye’de rahim kanseri, en sık görülen jinekolojik kanser türüdür. 2020 GLOBOCAN verilerine göre, Türkiye’de en sık görülen 10 kadın kanseri arasında rahim kanseri 6., rahim ağzı (serviks) kanseri ise 10. sıradadır. Dünya genelinde en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan rahim ağzı kanserinin, Türkiye’de tarama programları sayesinde daha düşük sıklıkta görüldüğünü belirten Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Rahim ağzı kanseri, HPV tarama programları sayesinde Türkiye’de birçok ülkeye kıyasla daha düşük oranlarda görülüyor. Ancak bu, taramaların aksatılabileceği anlamına gelmez. HPV taşıyıcılığı olan kadınlar düzenli takip edilmezse, hastalık ilerleyebilir ve ölümcül hale gelebilir.” Buna karşın, yumurtalık kanseri hâlâ geç teşhis edilmesi nedeniyle en riskli jinekolojik kanserlerden biri olmaya devam etmektedir. JİNEKOLOJİK KANSERLERDE RİSK FAKTÖRLERİ Her jinekolojik kanserin farklı risk faktörleri vardır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, en sık görülen jinekolojik kanserlerin nedenlerini şöyle açıklıyor: •Endometrium (rahim) kanseri: “Bu kanser türü, genellikle menopoz sonrası kadınlarda görülür. Obezite, diyabet, yüksek östrojen seviyesi, erken adet görme veya geç menopoza girme gibi faktörler riski artırır.” •Serviks (rahim ağzı) kanseri: “HPV enfeksiyonuen büyük risk faktörüdür. Bunun yanı sıra, sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki ve bağışıklık sisteminin zayıf olması riski artıran faktörler arasında yer alır.” •Over (yumurtalık) kanseri: “Bu kanserin en büyük risk faktörlerinden biri genetik yatkınlıktır. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarına sahip kadınlarda, yumurtalık kanseri riski %40-60 oranında artar. Ayrıca ileri yaş, uzun süre doğurganlık artırıcı tedaviler görmek ve ailesinde kanser öyküsü olması da riski artırır.” JİNEKOLOJİK KANSERLERDEN KORUNMA YOLLARI Jinekolojik kanserlerden korunmanın en etkili yolu, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, kadınların bu konuda alabileceği önlemleri şöyle sıralıyor: •Rutin Jinekolojik Muayeneler: “Cinsel hayata başladıktan sonra her kadının yılda en az bir kez jinekolojik muayene olması gerekiyor. 21 yaşından itibaren PAP smear, 30 yaşından sonra ise HPV testleri ile düzenli tarama yapılmalıdır.” •HPV Aşısı: “HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanserinin %99’undan sorumludur. HPV aşısı 9-26 yaş arasında yapılması önerilse de, 45 yaşına kadar koruyuculuğu devam etmektedir. Hatta 45 yaş üstünde bile pozitif etkileri olduğu görülmüştür.” •Sağlıklı Beslenme ve Egzersiz: “Düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloda kalmak ve sağlıklı beslenmek, özellikle östrojen bağımlı tümörleri önlemek için büyük önem taşır.” •Sigara ve Alkol Tüketimini Azaltmak: “Sigara, özellikle rahim ağzı kanseri için büyük bir risk faktörüdür. Kadınların sigarayı bırakması, kansere yakalanma riskini ciddi şekilde azaltacaktır.” TARAMA PROGRAMLARININ ÖNEMİ VE TÜRKİYE’DEKİ UYGULAMALAR Türkiye’de, 30-65 yaş arasındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV + smear testi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Ancak katılım oranları halen istenen seviyelerde değildir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bu konuda kadınların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor: “Kadınların büyük bir kısmı, tarama programlarından haberdar değil ya da gerekli görmediği için test yaptırmıyor. Oysa, serviks kanseri erken evrede yakalandığında %90’ın üzerinde başarıyla tedavi edilebiliyor. Bilinçlendirme kampanyaları, mobil sağlık hizmetleri ve HPV aşısının yaygınlaştırılması ile daha fazla kadına ulaşabiliriz.” GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİ: “HİÇBİR BELİRTİ YOKTU, AMA RUTİN KONTROL HAYATINI KURTARDI” Jinekolojik kanserlerin en büyük tehlikesi, bazı türlerin uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, bir hastasının yaşadığı süreci şu sözlerle anlatıyor: “34 yaşında, tamamen sağlıklı görünen bir hastam, yalnızca adet düzensizliği şikayetiyle muayeneye geldi. Fiziksel muayenesinde hiçbir olağan dışı bulgu yoktu. Ancak içimdeki mesleki içgüdüyle, ‘Yine de bir smear testi yapalım’ dedim. Sonuçlar geldiğinde hepimiz büyük bir şok yaşadık: Rahim ağzı kanseri teşhisi konulmuştu. Şanslıydı. Çok erken evrede yakaladık ve hızlıca tedavi sürecine başladık. Eğer bu tarama yapılmasaydı, büyük olasılıkla yıllar sonra çok daha ileri bir evrede teşhis edilecekti. Bugün sağlıklı ve hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Bu olay, erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.” KADINLAR İÇİN EN BÜYÜK GÜÇ ERKEN TEŞHİSTİR! Kadınların düzenli jinekolojik kontrolleri ihmal etmemesi, HPV aşısı yaptırması ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi, jinekolojik kanserlerin önlenmesinde en önemli adımdır. Op. Dr. Mehmet Bekir Şen, tüm kadınlara şu çağrıyı yapıyor: “Şikâyetiniz olmasa da yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırın. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.