Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Huawei

Kapsül Haber Ajansı - Huawei haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Huawei haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Huawei’den Sağlık Alanında İki Yeni Hamle: Terve Research ve Watch D3 Tanıtıldı Haber

Huawei’den Sağlık Alanında İki Yeni Hamle: Terve Research ve Watch D3 Tanıtıldı

Huawei, Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde dijital sağlık alanındaki yeni çalışmalarını duyurdu. Şirket, akademik araştırmalara destek verecek Terve Research platformunu tanıtırken tansiyon takibi yapabilen yeni akıllı saati HUAWEI WATCH D3’ü de görücüye çıkardı. Huawei, teknoloji ile sağlık araştırmalarını buluşturacak iki yeni projesini ESC Kongresi 2026 kapsamında açıkladı. Bunlardan ilki, Avrupa’daki üniversiteler ve sağlık kuruluşları için geliştirilen Terve Research platformu oldu. Şirket aynı etkinlikte, bilekten tansiyon takibine odaklanan yeni akıllı saati HUAWEI WATCH D3’ü tanıttı. Cihazın 2 Eylül 2026’dan itibaren dünya genelinde satışa sunulacağı bildirildi. Avrupa genelinde sağlık araştırmaları yapılacak Adını Fince “sağlık” kelimesinden alan Terve Research, araştırmacılar ile Huawei akıllı saat kullanıcılarını ortak çalışmalarda buluşturacak. Üniversiteler ve sağlık kuruluşları platform üzerinden geniş katılımlı araştırmalar başlatabilecek, gönüllü kullanıcıları çalışmalara davet edebilecek ve akıllı saatlerden elde edilen verileri inceleyebilecek. Araştırmalar iki farklı şekilde yürütülebilecek. Kapalı çalışmalarda katılımcılar araştırma ekibi tarafından belirlenecek ve gerekli cihazlar kendilerine verilecek. Açık çalışmalarda ise Avrupa’daki uygun Huawei akıllı saat kullanıcıları, Terve Research uygulamasında yayımlanan projeleri inceleyerek gönüllü biçimde katılabilecek. Katılımcıların onay vermesinin ardından araştırma için gerekli bilgiler kimlikten arındırılarak toplanacak. Huawei, bu yöntemin gönüllülere ulaşmayı kolaylaştıracağını, araştırma maliyetlerini azaltacağını ve daha geniş kitlelerle çalışma yapılmasına imkân sağlayacağını belirtiyor. Platformu bağımsız bir şirket yönetecek Terve Research, Huawei tarafından finanse edilmesine rağmen Avrupa merkezli sağlık teknolojileri şirketi Thryve tarafından bağımsız biçimde yönetilecek. Platformun sağlık verilerinin kullanımı konusunda Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne uygun çalışacağı açıklandı. Bilgi güvenliği ve kalite yönetimi alanlarında ISO 27001 ve ISO 9001 belgelerine sahip olduğu da belirtildi. Huawei akıllı saatleriyle doğrudan bağlantılı çalışacak sistem, araştırmalarda kullanılan verilerin aynı standartlarda toplanmasını amaçlıyor. İlk iki araştırma eylülde başlayacak Terve Research üzerinden yürütülecek ilk çalışmaların eylül ayında başlaması planlanıyor. Zürih Üniversite Hastanesinden Profesör Ramin Khatami’nin yöneteceği araştırmada, uyku saatlerindeki düzensizliğin kalp sağlığı ve metabolizma üzerindeki etkileri incelenecek. Çalışmada özellikle hafta içi ve hafta sonu uyku düzeni arasındaki farklılıklara odaklanılacak. Profesör Tomasz Guzik’in liderliğindeki diğer araştırmada ise fiziksel hareketlilik ile kalp ve damar hastalıklarına ilişkin riskler arasındaki bağ ele alınacak. Akıllı saatlerden alınan verilerle farklı egzersiz alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Watch D3 tansiyon takibine odaklanıyor Huawei’nin etkinlikte tanıttığı bir diğer yenilik ise HUAWEI WATCH D3 oldu. İnce gövdesi ve hafif kayışıyla günlük kullanıma uygun şekilde tasarlanan saat, üç farklı renk seçeneğiyle sunulacak. Yeni model dinlenme sırasında, gün boyunca ve egzersizin öncesiyle sonrasında tansiyon ölçümü yapabiliyor. Huawei, cihazın kalp atışının yükseldiği durumlarda da ölçüm doğruluğunu koruyacak şekilde geliştirildiğini belirtiyor. Watch D3, kullanıcının egzersiz öncesi ve sonrasındaki değerlerini karşılaştırarak hareket yoğunluğu konusunda kişiselleştirilmiş öneriler de sunacak. Şirkete göre cihaz, egzersizle bağlantılı tansiyon takibi alanındaki ilgili ISO standartlarını karşılayan dünyadaki ilk ürün olma özelliğini taşıyor. Ani sıcaklık değişimlerinde kullanıcıyı uyaracak Tıbbi cihaz kapsamında CE işareti taşıyan HUAWEI WATCH D3, yüksek rakıma çıkıldığında veya hava sıcaklığı aniden değiştiğinde kullanıcıya tansiyonunu ölçmesi yönünde hatırlatma yapabilecek. Saatte ayrıca geliştirilmiş uyku takibi, genel sağlık görünümü ve duygusal iyilik halini izlemeye yardımcı olacak yeni özellikler bulunacak. Bu özelliklere ilişkin ayrıntıların resmi lansman sırasında paylaşılacağı açıklandı. Huawei, dijital sağlık alanındaki çalışmalarını dünya genelinde 160’tan fazla sağlık ve araştırma kuruluşuyla yürüttüğü iş birlikleri üzerine kuruyor. Terve Research ile gerçek yaşamdan elde edilen sağlık verilerinin bilimsel araştırmalarda daha geniş ölçekte kullanılması, Watch D3 ile de gelişmiş sağlık takibinin günlük yaşamda daha ulaşılabilir hale gelmesi hedefleniyor. Akıllı saat tarafından sunulan ölçüm ve uyarıların doktor muayenesi veya tıbbi teşhisin yerine geçmediğini de hatırlatmak gerekiyor.

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi Haber

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi

Özellikle açık hava aktivitelerinin, sporun ve seyahatlerin zirveye ulaştığı, hareket ve sağlık takibi ihtiyacının en çok arttığı Temmuz ayı ve yaz döneminde, bu teknolojilerin sunduğu rehberlik hayati bir önem kazanıyor. Huawei; küresel Ar-Ge yatırımları, tıp dünyasıyla gerçekleştirdiği bilimsel iş birlikleri ve uluslararası düzeyde tescillenmiş medikal sertifikasyonlarıyla dijital sağlıkta yeni bir güven ve sorumluluk dönemine öncülük ediyor. Günümüz dünyasında dijital sağlık, bireylerin kendi yaşam kalitelerini yönetme biçimini kökten değiştiriyor. Teknoloji ile sağlık arasındaki bu kesişim noktası, kullanıcıları sadece veri tüketen pasif izleyiciler olmaktan çıkarıp, kendi sağlıklarının aktif yöneticileri haline getiriyor. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve faydalı olabilmesi, giyilebilir teknolojilerin güven, doğruluk ve sorumluluk temelleri üzerine inşa edilmesini zorunlu kılıyor. Yaz Dinamizmi ve Mevsimsel Sağlık Takibi Yaz aylarının gelişiyle birlikte artan sıcaklıklar ve nem, açık havada yapılan antrenmanlarda kardiyovasküler sistem üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor. İnsanlar sağlıklı yaşam ilkelerini ve yazın alınması gereken önlemleri teoride çok iyi bilseler de bu bilgileri günlük alışkanlıklarına dönüştürmekte, yani eyleme geçmekte sıklıkla zorlanıyor. Sıcak havalarda vücudun sıvı dengesini korumak, kalp hızını kontrol altında tutmak ve uyku kalitesini optimize etmek, teorik bilgi ile pratik yaşam arasındaki boşluğu daha da derinleştiriyor. Giyilebilir teknolojilerin asıl sorumluluğu tam bu noktada, yani mevsimsel değişimlerin getirdiği fiziksel zorluklarda başlıyor. Akıllı cihazlar, karmaşık biyolojik verileri herkesin anlayabileceği basit, tutarlı ve proaktif geri bildirimlere dönüştürerek bu açığı kapatıyor. Kullanıcıya sıcak yaz günlerinde sadece kaç adım attığını söylemek yerine, uykusunun kalitesini analiz ederek yaşam tarzını nasıl iyileştirebileceğine dair bilimsel tavsiyeler sunan bir asistan, dijital sağlıkta gerçek bir davranışsal dönüşümü tetikliyor. Sıcak Havalarda Klinik Düzeyde Doğruluk ve Standartlar Sıcak havalarda damarların genişlemesiyle birlikte tansiyon seviyelerinde yaşanan dalgalanmalar, giyilebilir cihazların sunduğu verilerin doğruluğunu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Teknolojinin sunduğu sağlık verilerinin hayatı iyileştirebilmesi, bu verilerin doğruluğuna ve arkasındaki bilimsel temele bağlıdır. Huawei, bu doğruluğu sağlamak adına Çin ve Avrupa’daki son teknoloji sağlık laboratuvarlarında çok disiplinli bir Ar-Ge ağı yönetiyor. Bu çalışmaların en somut kanıtı olan HUAWEI WATCH D2, sunduğu gelişmiş ölçüm teknolojileriyle yaz aylarında güvenli egzersiz yapmayı kolaylaştırıyor. Geleneksel PPG tabanlı tahmini ölçüm metotlarından ayrılan bu teknoloji, saat kayışına entegre edilen Ultra Dar Mekanik Hava Yastığı sayesinde osilometrik ölçüm metodunu temel alarak doğrudan ve kesin sonuçlar sunuyor. Cihazın kan basıncı izleme, elektrokardiyogram ve yirmi dört saatlik ayaktan kan basıncı izleme özellikleri, Avrupa Birliği'nin en sıkı medikal yazılım yönetmeliği olan CE MDR standartlarına göre belgelendirilmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı (TİTCK) onaylı bir medikal cihaz olarak güvenilirliğini ortaya koyan bu ekosistem, evrensel AAMI, ESH (Avrupa Hipertansiyon Cemiyeti) ve ISO standartları ile tam uyumlu olarak tasarlanıp test ediliyor. Avrupa'nın yanı sıra Çin'de NMPA ve Malezya'da MDA onaylarını da alan teknoloji, dijital sağlıkta güven sınırlarını küresel ölçekte tescilliyor. Herkes İçin Güvenli Yaz Aktivitesi Huawei'in dijital sağlık vizyonu, teknolojiyi klinik araştırmaların ve toplumsal faydanın bir parçası haline getirerek her mevsim güvenli aktiviteyi teşvik etmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve kardiyovasküler hastalıklar alanındaki en iddialı Avrupa Birliği girişimlerinden biri olan iCARE4CVD programına katılan tek giyilebilir cihaz üreticisi olan şirket, akıllı cihazların sürekli ölçüm yeteneğini kronik hastalık yönetiminde doktorların hizmetine sunmayı amaçlıyor. Geliştirilen yeni ekosistem özellikleri sayesinde kullanıcılar, sıcak havalarda daha da kritik hale gelen EKG ve tansiyon gibi hassas verilerini Sağlık Topluluğu aracılığıyla aile üyeleri ve hekimleriyle güvenle paylaşabiliyor. Bununla birlikte, dijital sağlığın kapsayıcı olması gerektiği inancıyla hareket eden şirket, tekerlekli sandalye kullanıcıları gibi engelli bireylerin sıcak yaz günlerinde hareket ve aktivite takibini doğru yapabilmek için özel algoritmalar geliştiriyor. Standart modellerin dışındaki ihtiyaçları anlayarak her bireye adil bir sağlık takibi sunmak, teknolojinin toplumsal sorumluluğunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Sıcak Yaz Günlerinde Tavizsiz Veri Güvenliği Sağlık verileri, özellikle seyahatlerin ve dış mekan aktivitelerinin arttığı bu hareketli dönemde bir bireyin sahip olduğu en hassas ve kişisel bilgilerdir. Bu nedenle dijital sağlıkta güven, veri güvenliğiyle eş anlamlıdır. Huawei, giyilebilir cihazlarında topladığı tüm biyometrik verileri cihaz içinde uçtan uca şifreleyerek güvence altına alıyor. Bulut aktarımları ve üçüncü taraf veri paylaşımları, yalnızca kullanıcının açık ve bilinçli onayıyla gerçekleştiriliyor. Kullanıcı, verilerinin nerede depolandığını, kimlerle paylaşıldığını ve nasıl kullanıldığını tam olarak kontrol etme hakkına sahip oluyor. Giyilebilir teknoloji, şık bir aksesuar olmanın çok ötesine geçerek yaşam kalitemizi proaktif olarak koruyan, eyleme dökülebilir tavsiyeler sunan ve en önemlisi mahremiyetimize saygı duyan güvenilir bir yaşam asistanına dönüşüyor. Huawei, bilimsel araştırmalara ve uluslararası tıp standartlarına dayanan bu yeni dönemi, teknolojinin insanlığa hizmet etme sorumluluğunun bir gereği olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei'den Şirketlere Uçtan Uca Yapay Zekâ Altyapısı    Haber

Huawei'den Şirketlere Uçtan Uca Yapay Zekâ Altyapısı   

Huawei Başkan Yardımcısı ve Huawei Veri Depolama Ürün Hattı Başkanı Yuan Yuan, 21 Mayıs'ta Paris'te düzenlenen forumda ‘Data Awakening, Infra Evolving’ başlıklı bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Yuan, yapay zekâ ajanlarının şirketlerin yeni dijital çalışanlarına dönüştüğünü ve bunun da işlem yükünü görülmemiş bir hıza çıkardığını söyledi. Huawei yeni dönemin ihtiyaçlarına yanıt vermek için altı temel alanda destek veren kapsamlı bir altyapı çözümü geliştirdi: verinin depolanması, bilgi ve hafıza yönetimi, model kurulumu, ajan geliştirme, kaynak yönetimi ve güvenlik. Bu yeni yaklaşım; depolamadan güvenliğe kadar tüm halkaları tek bir bütün hâlinde sunarak kurumların yapay zekâ uygulamalarını daha hızlı, daha doğru ve daha ekonomik biçimde devreye almasını sağlıyor. "Yapay zekânın bir sonraki bölümü veridir" Yuan Yuan, yapay zekânın bugün şirketlerin çalışma biçimini kökten değiştirdiğini, ajanların ise yeni dönemin en önemli üretkenlik aracı hâline geldiğini vurguladı. Kurumların bu dönüşümü kaçırmamak için mevcut bilişim altyapılarını hızla yapay zekâya uygun hâle getirmeleri gerektiğine dikkat çeken Yuan, geleneksel sistemlerin artan veri yükünü kaldıramayacağının altını çizdi. Yuan Yuan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Yapay zekâ, bilişim sektörü için yeni fırsatların kapısını aralıyor. Yapay zekânın bir sonraki bölümü veridir. Veri depolamada teknolojik yeniliğe bağlı kalan Huawei, sektördeki yapay zekâ benimseme deneyimini biriktirecek ve müşterilerin akıllı çağa yolculuğunu hızlandırmak için tüm sektörle yakın iş birliği içinde çalışacaktır." Bir pizza kutusu büyüklüğünde 11 petabayt veri, yüzde 90 daha hızlı yanıt Huawei'nin tanıttığı OceanStor Pacific depolama çözümü, oldukça küçük bir alana çok büyük miktarda veri sığdırarak şirketlerin depolama maliyetlerini önemli oranda düşürüyor. Şirketin DME Omni-Dataverse adlı veri yönetim platformu ise farklı kaynaklardaki ve farklı lokasyonlardaki verileri tek nokradan izlenebilir ve yönetilebilir hâle getiriyor. Ek olarak, milyarlarca veri parçası arasından aranan bilgiye saniyeler içinde ulaşılabilmesini sağlıyor. Yapay zekâ uygulamalarının en sık yaşadığı sorunlardan biri, kullanıcıya ilk yanıtı vermesinin uzun sürmesi. Huawei'nin geliştirdiği yeni hafıza teknolojisi Context Memory Storage (CMS), bu süreyi yüzde 90 oranında kısaltarak yapay zekânın çok daha akıcı çalışmasını sağlıyor. Şirketin sunduğu yapay zekâ veri platformu ise sorulara verilen yanıtların doğruluğunu yüzde 30 artırırken, kullandığı bilgi bankasıyla yüzde 95'in üzerinde doğru bilgi getirme oranı yakalıyor. Sistem ayrıca kendi kendine öğrenip gelişen bir hafızaya sahip. Tek donanımla kodsuz ajan geliştirme Huawei'nin ModelEngine çözümü, şirketlerin yeni yapay zekâ modellerini hiç kod yazmadan sistemlerine entegre etmelerini ve tek tıkla devreye almalarını sağlıyor. Çözümün akıllı kaynak yönetimi sayesinde, tek bir donanım birimi, aynı anda 10 farklı işi bir arada yapabiliyor; bu da şirketlerin çok daha fazla verim almasına olanak tanıyor. Şirketlerin kendi yapay zekâ ajanlarını oluşturması da artık çok daha kolay. Yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri güvenliği de yeni risklerle karşı karşıya. Yapay zekâ araçlarının kötüye kullanılması, yanlış veri besleyerek sistemleri zehirlemesi, verileri değiştirmesi ya da fidye yazılımı saldırıları gibi tehditler artıyor. Huawei, şirketlerin bu risklere karşı uçtan uca bir koruma sistemi kurması gerektiğini vurguluyor ve sunduğu çözümle yapay zekâ verisini her açıdan güvence altına alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei'den Moore Yasası'na Alternatif Haber

Huawei'den Moore Yasası'na Alternatif

Bu yasayla birlikte transistör yoğunluğu artırılırken, sinyal iletim süresi sürekli kısaltılacak; böylece yapay zekâ ve dijital dünyanın artan işlem gücü ihtiyacına cevap verecek yeni bir yol açılacak. Şangay'da düzenlenen sempozyumda "New Semiconductor Path in Practice" başlıklı bir açılış konuşması gerçekleştiren Huawei Yönetim Kurulu Üyesi ve Yarı İletken İş Birimi Başkanı He Tingbo, çip dünyasının yarım asırdan uzun süredir yol haritası olarak benimsediği Moore Yasası'nın artık fiziksel ve ekonomik sınırlarına dayandığını söyledi. Tingbo, geleneksel yöntemlerle transistörleri daha da küçültmenin giderek zorlaştığını ve maliyetlerin sürdürülemez hâle geldiğini vurguladı. Huawei'nin bu çıkmaza yanıt olarak geliştirdiği τ Ölçekleme Yasası, transistörleri küçültmek yerine sinyalin bir noktadan diğerine ulaşması için geçen zamanı kısaltmayı öneriyor. Şirket, bu prensibe dayanan LogicFolding gibi yenilikçi teknolojilerle, sektöre yeni bir evrim yolu sunuyor. "Hiçbir şirket bu yolu tek başına bulamaz" He Tingbo, konuşmasında yarı iletken sektörünün karşı karşıya olduğu darboğazın yalnızca Huawei'nin değil, tüm sektörün ortak sorunu olduğunun altını çizdi. Tingbo, geleneksel üretim süreçlerinin fiziksel sınırlarını aşmanın ve hızla artan hesaplama talebine cevap verebilecek sürdürülebilir yeni bir yol bulmanın sektörün önceliği olduğunu belirtti. He Tingbo geleceğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Yarı iletken sektöründe ilerlemenin sürmesi için açıklık ve iş birliğinin kilit rol oynadığına inanıyoruz. Yarı iletken evriminin yolunda hiçbir şirket tüm cevapları tek başına bulamaz. τ Ölçekleme Yasası ile birlikte bilim insanları ve mühendislerle yakın iş birliği içinde çalışmayı dört gözle bekliyoruz." Transistörü küçültmek yerine sinyali hızlandırmak τ Ölçekleme Yasası, sektörün uzun yıllardır benimsediği "transistörü ne kadar küçültürsek o kadar iyi" yaklaşımının yerine yepyeni bir bakış açısı getiriyor. Huawei'nin geliştirdiği bu modelde asıl odak, sinyalin transistörler arasında dolaşma süresini kısaltmak. Şirket bunu yapabilmek için cihazdan sisteme uzanan dört farklı katmanda eş zamanlı optimizasyon sağlayan bir mekanizma kurdu. En alt katmanda, transistörlerin ve bağlantıların elektriksel direnci ile parazit etkileri en aza indirilerek sinyalin fiziksel yolculuğu hızlandırılıyor. Bir üst katmanda devreye giren LogicFolding mimarisi, geleneksel devre düzeninin fiziksel sınırlarını ortadan kaldırarak en kritik bağlantı yollarını kısaltıyor; bu da hem transistör yoğunluğunu hem de devre performansını ciddi ölçüde artırıyor. Çip katmanında yazılım, mimari ve silikon birlikte tasarlanarak komut ve veri akışı iş yüküne göre ince ayarla yönetiliyor; böylece uçtan uca işlem süresi belirgin biçimde kısalıyor. En üst katmanda ise Huawei’nin UnifiedBus teknolojisi, hesaplama sistemlerinin birbiriyle iletişim biçimini yeniden tanımlıyor ve sistem genelindeki gecikmeleri önemli ölçüde azaltıyor. Sonbaharda gelecek Kirin çipleri ilk uygulama olacak He Tingbo konuşmasında, τ Ölçekleme Yasası'nın akıllı telefonlardan yapay zekâ hesaplamalarına kadar geniş bir yelpazede nasıl hayata geçirildiğini de paylaştı. Huawei son altı yılda bu yasaya dayanarak 381 farklı çip tasarlayıp seri üretime aldı ve bu çipleri pek çok farklı sektöre ulaştırdı. 2026 sonbaharında piyasaya çıkacak yeni Kirin çipleri, LogicFolding mimarisini kullanan ilk çipler olacak ve performans açısından kayda değer bir sıçrama sunacak. Huawei'nin 2031 yılına kadar τ Ölçekleme Yasası'na göre tasarlayacağı üst segment çiplerin ise transistör yoğunluğunun 14 Å (1,4 nm) üretim sürecine eş değer bir seviyeye ulaşması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei SolarEX İstanbul’da  Enerji Verimliliğine Yönelik Çözümleriyle Öne Çıktı Haber

Huawei SolarEX İstanbul’da  Enerji Verimliliğine Yönelik Çözümleriyle Öne Çıktı

Huawei, SolarEX İstanbul’da yenilenebilir enerji alanındaki ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına yönelik vizyonuyla birlikte sektör temsilcilerine sundu. Şirket, fuar boyunca büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerine yönelik geliştirdiği teknolojileri katılımcılarla paylaşırken, enerji üretiminde verimliliği artırmaya ve işletme süreçlerini daha güçlü hale getirmeye odaklanan yaklaşımını da aktardı. Bu kapsamda öne çıkan çözümlerden biri olan FusionSolar 9.0 hem teknik altyapısı hem de sahadaki kullanım avantajlarıyla dikkat çekti. Fuarda öne çıkan bir diğer çözüm ise ticari ve endüstriyel enerji depolama çözümü olan LUNA2000-241KWH ürünü oldu. Bu çözüm çatı GES uygulamalarında enerji yönetimi ve depolama konusunda yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Huawei, Türkiye’nin enerji dönüşümünde uzun vadeli çözüm ortağı olma hedefi doğrultusunda yerel pazara yönelik çalışmalarını fuar boyunca farklı başlıklarda anlattı. FusionSolar 9.0, büyük ölçekli projelerde verimlilik, güvenlik ve şebeke uyumu başlıklarını bir arada ele alan yeni nesil bir çözüm olarak öne çıktı. Huawei Digital Power Türkiye İş Birimi Direktörü Wang Chao, Türkiye’nin 20 yılı aşkın süredir Huawei için stratejik önceliğe sahip bir pazar olduğunu belirterek, enerji güvenliğinin artık yalnızca bir enerji başlığı değil, aynı zamanda sanayi rekabetçiliğinin temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrupa için düşük karbonlu ve yerelleşmiş üretim zincirlerinde giderek daha kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Chao, Huawei’nin yerel üretim, servis yapılanması, Ar-Ge ve yetenek gelişimi alanlarındaki çalışmalarıyla bu dönüşümü desteklediğini vurguladı. Güneş enerjisinin güvenilir bir ana kaynak haline gelmesinde enerji depolamanın kritik önem taşıdığını belirten Chao, şebeke kararlılığını destekleyen yeni nesil depolama teknolojilerinin bu süreçte belirleyici olacağını söyledi. Güneş enerjisi, depolama ve elektrikli araç şarj çözümlerini birbirinden ayrı değil, tek bir ekosistemin parçaları olarak değerlendirdiklerini kaydeden Chao, bu bütünleşik yapının Türkiye’de sanayi tesislerinin verimlilik hedeflerine ve yeni enerji düzenlemelerine daha güçlü uyum sağlamasına katkı sunduğunu ifade etti. Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları büyümeye devam ederken, özellikle büyük ölçekli projelerde aynı sahadan daha yüksek verim elde etmek, sistemi güvenli biçimde işletmek ve şebeke koşullarına uyum sağlamak her geçen gün daha önemli hale geliyor. Huawei’nin büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri için geliştirdiği FusionSolar 9.0 ve çözüm dahilindeki SUN2000-506KTL-H1 invertör de bu ihtiyaçlara yanıt vermek üzere geliştirildi. Şirketin küresel saha deneyimiyle geliştirilen bu yeni nesil çözüm, yatırımcıların ve işletmecilerin aynı fiziksel alandan daha yüksek enerji üretimi elde etmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Bunun yanında sistemin güvenlik altyapısı, işletme sürekliliğini destekleyen yapısı ve farklı şebeke koşullarında istikrarlı çalışmaya odaklanan özellikleri, ürünü öne çıkaran unsurlar arasında yer alıyor. SUN2000-506KTL-H1 invertör ürünü, yalnızca enerji üretimini artırmaya odaklanan bir ürün olarak değil, aynı zamanda sahadaki işletme süreçlerini daha verimli hale getiren bir çözüm olarak öne çıkıyor. Büyük ölçekli santrallerde operasyonel verimlilik kadar bakım süreçlerinin kolay yönetilmesi de önem taşıyor. Huawei’nin bu alandaki yaklaşımı, sistem performansını güçlendirirken uzun vadeli işletme ihtiyaçlarını da gözetiyor. Huawei Digital Power, fotovoltaik invertör alanında küresel ölçekte uzun yıllara dayanan deneyimini Türkiye pazarına taşırken, yerel enerji dönüşümünü destekleyecek çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. SolarEX İstanbul’da sergilenen ürün ve çözümler de bu yaklaşımın bir parçası olarak öne çıktı. Şirket, önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki büyümesine katkı sunacak teknolojilere odaklanmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei Avrupa’da İş Ortaklarıyla Büyümeye Devam Ediyor Haber

Huawei Avrupa’da İş Ortaklarıyla Büyümeye Devam Ediyor

Şirket, partner odaklı yaklaşımını büyümenin temel unsuru olarak tanımlarken, mevcut iş ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeyi ve yeni iş ortaklarıyla ekosistemini genişletmeyi hedeflediğini açıkladı. Huawei, Avrupa’da elde edilen büyümede partner ekosisteminin belirleyici rol oynadığını açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre, Avrupa’daki Enterprise gelirlerinin yüzde 90’dan fazlası iş ortakları üzerinden elde edilirken, servis sunumu ve kurulum süreçleri de artık neredeyse tamamen partnerler tarafından yürütülüyor. Bu yapıyı daha da güçlendirmeyi hedefleyen Huawei, önümüzdeki dönemde eğitim, pazarlama, servisler ve dağıtım alanlarında yatırımlarını artırmayı planlıyor. Şirket ayrıca ürün tedarik ve teslimat tarafındaki hızını da öne çıkararak, portföyünün yüzde 90’ının Avrupa genelinde iki ila dört hafta içinde teslim edilebildiğini, depolama ürünlerinde ise teslim süresinin iki aya kadar indiğini duyurdu. Huawei Avrupa Enterprise İş Grubu Başkanı Willi Song, konferansta yaptığı açıklamada, “İş ortaklarımız uzun vadeli büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde mevcut partnerlerimizle iş birliğimizi daha da güçlendirirken, yüksek potansiyele sahip yeni iş ortaklarıyla da çalışacağız” dedi. Willi Song, Huawei’nin önümüzdeki dönemde daha fazla iş ortağını Gold ve Silver iş ortaklığı yapısına dahil etmeyi planladığını söyledi. Song, şirketin bu kapsamda 10 binden fazla sertifikalı mühendis yetiştirmeyi, pazarlama faaliyetlerine 20 milyon doların üzerinde yatırım yapmayı ve ürün ile servislerinin yüzde 90’ından fazlasını iş ortaklarının kullanımına açmayı hedeflediğini belirtti. Huawei, bugün Avrupa’da 5 binden fazla iş ortağıyla çalışıyor. Şirket, iş ortakları üzerinden yürüyen iş hacmi ve katkının artmaya devam ettiğini belirtirken, çözüm satış süreçlerini kolaylaştırmak ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmek için partner politikalarını, destek mekanizmalarını ve yetkinlik geliştirme programlarını güçlendirmeyi sürdürüyor. Huawei ayrıca, iş ortaklarıyla daha istikrarlı ve karşılıklı fayda üreten bir yapı kurmayı hedefliyor. Bu kapsamda teşvik mekanizmalarının artırılması, kaynak tahsisinin güçlendirilmesi, açık iş birliği ortamının desteklenmesi ve ortak inovasyon modellerinin yaygınlaştırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Huawei ile iş ortaklarının bugüne kadar birlikte geliştirdiği senaryo bazlı çözüm sayısı 100’ü aşmış durumda. Şirket, bu iş birliklerini hızlı ürün tedariki, uçtan uca görünürlük sağlayan operasyonel yapı ve iş ortaklarından gelen geri bildirimleri sürece dahil eden mekanizmalarla destekliyor. Huawei, önümüzdeki dönemde Avrupa’daki büyümesini kamu hizmetleri, sağlık, eğitim, internet servis sağlayıcıları, üretim, konaklama ve perakende gibi temel sektörleri kapsayan 2+2+1 stratejisi doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Şirket, 2026 yılında Avrupa’daki Enterprise iş kolunda büyümesini devam ettirmeyi ve gelirlerinin büyük bölümünü yine iş ortakları üzerinden oluşturmayı öngörüyor. Şirket ayrıca dağıtım iş modelini de eKit 4+10+N stratejisi kapsamında genişletiyor. Bu yapıda özellikle müşteriyle doğrudan temas eden partnerlerle iş birliğinin artırılması ve teşvik mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Huawei, yaptığı açıklamada, iş ortaklarıyla kurduğu yapıyı daha da derinleştirerek müşteri odaklı inovasyon anlayışıyla Avrupa genelinde sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, NFC ile Ödeme Yapılabilen Tüm Akıllı Saatleri Kapsayan Öncü Banka Oldu Haber

Akbank, NFC ile Ödeme Yapılabilen Tüm Akıllı Saatleri Kapsayan Öncü Banka Oldu

Akbank, Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Ultimate 2 serilerini ödeme ekosistemine dâhil etti. Böylece banka, Türkiye’de NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saat modellerini kapsayan öncü banka oldu. Gerçekleştirilen entegrasyon sayesinde kullanıcılar, Türkiye’de en yaygın kullanılan akıllı saat serilerinden Huawei Watch 5, Watch GT, Watch Fit ve Watch Ultimate 2 ile POS cihazına saatlerini yaklaştırarak ödeme yapabilecek. Banka, daha önce Huawei Watch 3 ve Watch 4 modellerine bu uygulamayı getirmişti. Bu yeni entegrasyonla birlikte ise artık tüm Android cep telefonu sahibi Akbanklı Huawei akıllı saat kullanıcıları, kart veya telefon taşımadan alışverişlerini kolayca gerçekleştirebilecek. Geliştirdikleri inovasyon odaklı iş birlikleriyle, akıllı saatle ödeme deneyimini günlük hayatın doğal akışına taşıdıklarını belirten Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, “Temassız ödemelerin hızla alışkanlığa dönüştüğü bir dönemde, giyilebilir teknolojiler bankacılıkta yeni bir deneyim katmanı hâline geliyor. Küresel giyilebilir ödeme pazarının 2032 yılına dek 245 milyar dolar hacme ulaşacağı öngörülüyor; bu büyümenin lokomotifi ise bugün işlemlerin yüzde 85’inden fazlasını karşılayan NFC teknolojisi ve akıllı saatler. Akbank Mobil temassız ödemeler içerisinde akıllı saat ödemelerinin payının son bir yılda %25’i aşan bir artışa sahip olması da bu trendin kuvvetli bir göstergesi. Akbank, bu küresel trendin ülkemizdeki öncüleri arasında. Bankacılığı, dijitalleşmeyle hayatın akışına doğal biçimde entegre etme stratejimizin bir yansıması olarak, Huawei ile Türkiye’de ilk olan bir entegrasyona imza atmıştık. Şimdi ise Huawei Watch GT entegrasyonunu tamamlayarak ülkemizde NFC ile ödeme yapılabilen tüm akıllı saatlere Akbank deneyimini taşıdık. Akbanklıları yeni nesil deneyimler ve yaşamın her anına değer katan çözümlerle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Akbank, yeni entegrasyonla birlikte müşterilerine her yerde, her an temassız ödeme deneyimini sunuyor. Banka, inovatif iş birlikleri ve güçlü teknoloji yatırımlarıyla geleceğin bankacılık çözümlerini sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Herkes İçin 5G:  Tribünde Engeller Kalkıyor Haber

Türk Telekom’dan Herkes İçin 5G: Tribünde Engeller Kalkıyor

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, teknoloji birikimini yaşamın tüm alanlarına aktararak ‘değer’ odaklı çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, teknoloji sponsoru olduğu Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Chobani Stadyumu’nda dünyada ilk olan öncü bir uygulama hayata geçirdi. Fenerbahçe Chobani Stadyumu’nda yerleştirilen 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuklar ile maç deneyimi, eş zamanlı biçimde görme engelli taraftarlara izlenebilir dokunuşlara dönüştürülerek aktarıldı. “Herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarına yansıtacağız” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle yaşamın tüm alanlarında ‘insan’ı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk. 5G Engelsiz Tribün projemiz görme engelli vatandaşlarımızın statlarda, aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle aynı anda aynı heyecanı hissedebilmesi bizim için büyük bir gurur ve mutluluk. Engelsiz Tribün uygulamasının önümüzdeki yıllarda tüm statlarda bir standart haline gelmesi en büyük temennimiz. Türk futbolunun dijital dönüşümünde bir kilometre taşı olarak tarihe geçecek bu uygulama ile yalnızca spor ve sosyal yaşamı iyileştirmekle kalmıyor, 5G’nin robotik teknolojilerle entegrasyonunda öncü bir rol üstleniyoruz. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdüreceğiz” dedi. Türk Telekom’un 5G Engelsiz Tribün projesi kapsamında; Mina Demiryakan ile Halil Can Coşkun, maç öncesinde Fenerbahçeli futbolcular Kerem Aktürkoğlu, Yiğit Efe Demir ve Mert Müldür ile bir araya geldikten sonra, Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasını takip etti. Mina ve Halil, mücadeleyi 5G Dokunsal Robot Koltuklarla dünyada ilk kez deneyimledi. “Engelsiz Stadyum” konsepti 5G ile gerçeğe dönüşüyor Türk Telekom’un güçlü 5G altyapısı, milli teknoloji şirketi Sensemotion’ın geliştirdiği görme engelliler için özel stadyum deneyimi koltuğu ve Huawei’nin katkılarıyla hayata geçirilen uygulama dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk, topun hareketini ve sahadaki eylemleri farklı dokunuş desenleriyle ileterek görme engelli bireylerin oyunun akış yönünü ve ritmini takip etmesine olanak tanıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk teknolojisi ile şut, gol gibi sonuca ulaşan eylemler farklı titreşim frekanslarıyla görme engelli taraftarlara iletiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ocak Ayında Vodafone FLEX ile Teknolojide Avantaj Zamanı Haber

Ocak Ayında Vodafone FLEX ile Teknolojide Avantaj Zamanı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, dünyada hızla gelişen teknolojiye erişimi herkes için daha kolay hale getirmeye devam ediyor. Şirket, bu teknoloji dönüşümüne müşterilerin doğru ürünlerle doğru zamanda dahil olmasını sağladığı ve toplam 10’u aşkın kategoride 1.000’den fazla ürünün yer aldığı Vodafone FLEX çatısı altında Ocak ayına özel bir kampanya başlattı. Tüm Türkiye’nin 5G’ye hazır olması hedefiyle tasarlanan kampanyada, seçili 5G uyumlu cihazlarda özel indirimler sunuluyor. Yarı yıl tatili için de pek çok seçeneğin yer aldığı kampanyada, akıllı saatten kulaklığa farklı kategorilerde avantajlı teklifler müşterilerle buluşturulurken, seçili ürünler 12 aya varan taksit imkânıyla Vodafone mağazalarından ve Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden satın alınabiliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübesiyle, yeni nesil teknolojilere geçişte sadece altyapıyı değil müşterilerimizin hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. 5G’ye hazırlık sürecinde müşterilerimizin doğru cihaza erişimi önemli rol oynuyor. Bu anlayışla, Ocak ayı için Vodafone FLEX’te bir indirim kampanyası başlattık. Kampanya kapsamında, akıllı telefondan akıllı saate, birçok kategoride özel indirimler sunuyoruz. Vodafone FLEX ile dilediği ürünü seçen müşterilerimiz, kendilerine en uygun ödeme yöntemini de seçerek kendilerini ya da sevdiklerini mutlu edecek ürünleri Vodafone’dan kolayca satın alabiliyorlar. Global deneyimimizden beslenen bu kampanyayla teknolojiyi daha yakın, daha kolay ve herkes için daha ulaşılabilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Herkesi Vodafone FLEX avantajlarından yararlanmaya davet ediyoruz.” Ocak ayına özel büyük indirim fırsatları Vodafone FLEX’in Ocak fırsatları kapsamında, 5G uyumlu Samsung Galaxy A17, Galaxy A26 ve Galaxy A36 akıllı telefon alışverişlerine özel Galaxy Buds 3 FE kulaklık peşin fiyatına 12 taksit fırsatıyla sunuluyor. 31 Ocak’a kadar 5G uyumlu Samsung Galaxy S25 FE akıllı telefon 3.000 TL indirimle alınabiliyor. Müşteriler, Samsung, JBL, HUAWEI markalarının seçili saat ve kulaklıklarında Ocak sonuna kadar %40’a varan indirim fırsatından yararlanabiliyor. Vodafone mağazalarında çok satan seçili telefon, akıllı saat ve kulaklıklarda avantajlı peşin ödeme seçenekleri de sunuluyor. Vodafone’a özel 5G uyumlu cihazlar Tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye, Nubia Air 5G 256GB ve Infinix Hot60i 5G akıllı telefonlar sadece Vodafone FLEX’te satışa sunulmaya başladı. 5.9mm ultra ince tasarıma ve 5000 mAh bataryaya sahip Nubia Air 5G akıllı telefon aylık 2.349 TL’den; 6.75’’ HD+ ekrana ve 6000 mAh bataryaya sahip, 128GB ve 256GB hafıza seçenekleriyle sunulan Infinix Hot60i akıllı telefon ise aylık 1.579 TL’den başlayan fiyatlarla satın alınabiliyor. Her iki model de faturaya ek 12 taksit fırsatıyla sunuluyor. Xiaomi Redmi 15 5G 256GB’ye özel avantajlar Sadece Vodafone FLEX’te satışta olan Xiaomi Redmi 15 5G 256GB akıllı telefon, faturaya ek 12 taksit ya da peşin ödeme seçeneğiyle satın alınabiliyor. Vodafone mağazalarına özel Xiaomi Redmi 15 5G alımlarında Tam Koruma Paketi %15 indirimle sunuluyor. Vodafone FLEX’in Tam Koruma Paketi sayesinde müşteriler, 1 yıl boyunca 2 kere garanti dışı hasar onarımı ve %100 orijinal parça kullanımı garantisiyle telefonlarını güvence altına alabiliyor. Ek olarak, eski telefonunu getiren müşteriler Xiaomi Redmi 15 5G alışverişlerinde 1.000 TL indirim kazanıyor. Yarı yıl tatiline özel fırsatlar Vodafone FLEX’te yarı yıl tatili için de özel indirim ve fırsatlar sunuluyor. TCL MT42 ve MT46 akıllı çocuk saatleri, 31 Ocak’a kadar indirim fırsatı ve aylık 676 TL’den başlayan fiyatlarla satın alınabiliyor. Vodafone İlk Hattım müşterilerine özel Samsung Galaxy A17 5G, Galaxy A36 5G, iPhone 16e, Xiaomi Redmi 15 5G gibi pek çok 5G uyumlu akıllı telefonda 3.000 TL’ye varan indirim sunuluyor. Avantajlarla dolu Vodafone FLEX dünyası Vodafone FLEX, müşterilerinin ihtiyaç ve talepleri için çok geniş ve çeşitli ürün portföyü sunan bir teknoloji dünyası. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan Vodafone FLEX dünyası “ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al” ilkesine dayanıyor. Müşteriler, kredi kartına ihtiyaç duymadan faturalarına ek 12 aya varan ödeme imkanı ve daha birçok kendine uygun çeşitli ödeme yöntemleriyle zengin seçenekler arasından dilediği teknolojik ürünü Vodafone güvencesiyle alabiliyor. Vodafone FLEX ayrıca, zengin 5G uyumlu cihaz portföyü ve esnek ödeme seçenekleri ile, 1 Nisan’da kullanıma sunulacak 5G hizmeti öncesi müşterilerin 5G uyumlu cihaza sahip olmasını kolaylaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.