Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk

Kapsül Haber Ajansı - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Amerika’nın En Etkili 100 Türkü Açıklandı Haber

Amerika’nın En Etkili 100 Türkü Açıklandı

Bilimde Nobel’den yeni teknolojilere Listede, DNA onarımı araştırmalarıyla Nobel Kimya Ödülü kazanan Aziz Sancar ve kurumların ekonomik gelişmedeki rolüne ilişkin çalışmalarıyla Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Daron Acemoğlu yer alıyor. Metabolizma araştırmalarıyla Gökhan Hotamışlıgil, ekonomi çalışmalarıyla Dani Rodrik, giyilebilir sağlık teknolojileriyle Canan Dağdeviren ve görüntüleme teknolojileriyle Aydoğan Özcan da bilim ve akademi alanında öne çıkıyor. Girişimcilikte küresel başarılar Hamdi Ulukaya, Chobani ile gıda sektöründe; Eren ve Fatih Özmen, Sierra Nevada Corporation ile savunma ve havacılıkta; Eren Bali, Udemy ve Carbon Health ile eğitim ve sağlık teknolojilerinde etkili oldu. Hande Çilingir, Insider One ile pazarlama teknolojilerinde; Oğuzhan Atay, BillionToOne ile moleküler tanıda; Osman Kibar, Biosplice ile biyoteknolojide; Aydın Şenkut ise Felicis aracılığıyla teknoloji yatırımlarında öne çıktı. Tümay Başaranlar, Atlantis Management şirketiyle Amerika’nın en büyük benzin istasyon zincirlerinden birini kurması ile dikkat çekiyor. NBA, Hollywood ve dijital medyada Türk imzası Houston Rockets yıldızı Alperen Şengün, yapay zekâ ve veriyi sanatla buluşturan Refik Anadol, Captain Marvel filminin müziğini besteleyen Pınar Toprak ve Rise of Empires: Ottoman dizisinin yönetmeni Emre Şahin listede yer alıyor. Besteci ve piyanist Fahir Atakoğlu, Hollywood ile Türkiye arasında kültürel bağ kuran Barbaros Tapan ve Türk kahvesini gastrodiplomasi aracına dönüştüren Gizem Şalcıgil White da onurlandırılıyor. Medyada ise The Young Turks kurucusu Cenk Uygur, dijital yorumcu Hasan Piker ve spor yayıncısı Arda Öcal öne çıkıyor. Öcal, NHL, WWE ve espor yayınlarıyla Kuzey Amerika spor medyasında öne çıkan Türk kökenli yayıncılardan biri olarak onurlandırılıyor. Yıl boyu açık Christmas mağazalarını ABD’ye tanıtan Neslihan Hıdırlıgil en etkin iş kadını listesine girerken, New York’un önde gelen avukatlık firmalarından Herrick’in ortaklarından Barbaros Karaahmet hukuk ve yasal danışmanlık kategorisinde listeye yer aldı. Kamu alanında Dr. Mehmet Öz, Medicare ve Medicaid dahil ABD’nin başlıca sağlık güvencesi programlarını yöneten Centers for Medicare & Medicaid Services’ın (CMS) başındaki göreviyle listede yer alıyor. Küresel şirketlerden gayrimenkule Selda Günsel, Shell’in; Tolga Kurtoğlu, Lenovo’nun; Murat Genç, McLane’in teknoloji yönetimindeki liderlikleriyle listede bulunuyor. Meta, UBS, J.P. Morgan, State Street ve diğer küresel kuruluşlarda sorumluluk üstlenen Türk yöneticiler de seçilen isimler arasında. Gayrimenkulde İzak Senbahar, Manhattan’daki simge projeleriyle; Fehmi Karahan, Teksas’taki Legacy West ile öne çıkarken, Yusuf Ceylan ve Erol Devli ABD genelindeki ticari gayrimenkul yatırımları ile listeye girdi. Otel ve turizm sektöründe Gül Göknar Türkmenoğlu, Suzan Toprak, Cihan Yılmaz ve A. Cem Erenler onurlandırılıyor. A. Cem Erenler, Bahamalar’daki The Island House ve Old Fort Bay Club’ın genel müdürlüklerini birlikte yürüterek iki seçkin hospitality operasyonuna liderlik ediyor. Hakkı Akdeniz, Zach Erdem ve Burak Karaçam ise restoran girişimleriyle temsil ediliyor. Yeni kuşak ve özel onurlandırmalar Under 30 kategorisinde Ali Sarılgan, Anya Özmen, Emre Uğurlu ve Lara Özkan; girişimcilik, siber güvenlik ve akademideki çalışmalarıyla yer alıyor. Ana listeden bağımsız TOA Founder’s Recognition Awards kapsamında da topluma ve kendi alanlarına katkı sağlayan 21 isme özel teşekkür plaketleri verilecek. Amerika’daki girişimleri ardından Türkiye’de Cups & Clouds kahve zincirlerini açan işadamı Mustafa Tuncer, dünyanın pek çok farklı ülkesinde spor kompleksleri inşaa eden Integral Group CEO’su Yavuz Macit, satınalma süreçlerini hızlandıran PeraPole temsilcisi Mehmet Dinç özel olarak ödüllendirilecek isimler arasında yer alıyor. TOA Awards Kurucusu ve Başkanı Cemil Özyurt, çalışmanın amacını şöyle ifade etti: “Bilimden iş dünyasına, teknolojiden sanata, finanstan spora kadar Türk Amerikalıların Amerika’da ulaştıkları noktayı mümkün olduğunca geniş bir çerçevede ortaya koymak istedik.” TOA Awards 2026 Galası, 17 Kasım 2026’da The Venetian, Garfield, New Jersey’de gerçekleştirilecek. Yaklaşık 500 davetlinin beklendiği black-tie gece, kırmızı halı karşılaması ve ödül töreniyle farklı sektörlerden isimleri buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” Konferansı Düzenlendi Haber

Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” Konferansı Düzenlendi

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Av. Yasin Şamlı’nın da konuşmacı olarak katıldığı programda Prof. Dr. Nevzat Tarhan, darbelere karşı toplumda oluşan kolektif bilincin korunması ve anayasal güvencelerle desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarhan, “Toplumun her kesimi ‘Bu anayasa benim anayasam’ diyebilmeli.” dedi. 28 Şubat mağduru hikayelerini kanıta dayalı ve belgeleriyle belgesel niteliğinde 2004 yılında ‘Ben Disiplinsiz Değilim’ isimli kitapta topladıklarını belirten Tarhan, o yıllarda yayınevlerinin korku nedeniyle çalışmayı basamadıklarını, ASDER olarak askeri vesayet konusundaki bu ve benzeri korkuların yenilmesine aracılık ettiklerini söyledi. Bu bağlamda korkunun yenilmesinde ilk taşı ASDER’in attığının altını çizen Tarhan, korkunun yenilmesiyle kolektif bir bilincin de oluştuğunu sözlerine ekledi. Üsküdar Üniversitesi ve Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) tarafından yürütülen “Türkiye Yüzyılı: Darbesiz Türkiye, Yeni Sivil ve Milli Anayasa İnşa Projesi” nin açılış ve konferans programı, Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteklediği projeye, Üsküdar Üniversitesi Postkolonyal Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (PAMER), 28 Şubat Öğrenci Derneği ile İnsan ve Kalite Derneği katkı sundu. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Bu haksızlığa sessiz kalamayız dedik” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Yönetim Üst Kurulu Başkanı ve Proje Akademik Danışmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, açılış konuşmasında ASDER’in darbelere karşı yürüttüğü sivil toplum çalışmalarını ve kendi yaşadığı süreci anlattı. GATA’da görev yaptığı dönemde Çorlu’ya atandığını, yargı yoluna başvurarak görevine döndükten sonra yeniden aynı yere atamasının yapıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte kendisine yaşam tarzının gerekçe gösterildiğini ifade etti. Yaşadıklarının ardından kendi isteğiyle ayrılmak zorunda kaldığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Bu haksızlığa sessiz kalamayız dedik.” sözleriyle sivil toplum çalışmalarına yönelişini anlattı. Darbe mağdurlarının tanıklıkları kitaplaştırıldı ASDER bünyesinde yürüttükleri ilk çalışmalardan birinin, Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak zorunda kalan kişilerin yaşadıklarını kayıt altına almak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “21 subay, astsubay 28 Şubat mağduru hikayelerini kanıta dayalı ve belgesel niteliğinde yayınladık. ‘Ben disiplinsiz değilim’ isimli kitapta yayınlandı. 2004 yılında bu çalışmayı basacak yayın evi bulamadık. Çünkü korkuyorlardı. ASDER olarak askeri vesayet konusundaki bu ve benzeri korkuların yenilmesine aracılık ettik. Korkunun yenilmesinde ilk taşı ASDER olarak biz atık. Böylece korkunun yenilmesiyle kolektif bir bilinç de oluştu” İfadelerini kullandı. “Kolektif bilincin ayakta tutulması ve anayasal dayanaklara dönüşmesi” 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ASDER üyelerinin de kendiliğinden sokağa çıkarak darbeye karşı tepki gösterdiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, geçmiş darbelerin toplumda bıraktığı izlerin ortak bir karşı duruş oluşturduğunu söyledi. Darbelerin yol açtığı travmaların toplumsal hafızadaki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Şu anda da bizim bu programdaki hedeflerimizden birisi de bu kolektif bilincin ayakta tutulması ve anayasal dayanaklara dönüşmesi.” dedi. Toplumun her kesimi “Bu anayasa benim anayasam” diyebilmeli… Darbe girişimlerine zemin oluşturabilecek düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Tarhan, anayasanın toplumun bütün kesimlerinde aidiyet duygusu oluşturması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, “Bütün bunlar gösteriyor ki darbe karşıtı kolektif bilincin ve sivil direnişin, bir yayın gerilimi gibi canlı tutulması gerekiyor. Bunun için anayasa değişikliği sürecinde darbeye zemin oluşturabilecek riskli maddelerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Yeni anayasanın da gelişmiş ülkelerdeki anayasalar gibi olması gerekiyor. Anayasa, herhangi bir ideolojiyi dayatmayan, buyurgan bir anlayış taşımayan ve insanların kendilerini ait hissettikleri bir toplumsal sözleşmedir. Toplumun her kesimi ‘Bu anayasa benim anayasam’ diyebilmeli. Anayasada mesela ırkçılığı çağrıştıran bir resmî ideoloji olmamalı. Farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü, insanlığın ulaştığı demokratik düzeye uygun bir anayasa hazırlanmalı.” dedi. Dr. Hüseyin Uludağ: “Darbe mağduriyetleri sözlü tarih arşivi ve dijital kütüphane oluşturmak istiyoruz” Proje Koordinatörü Dr. Hasan Hüseyin Uludağ, projenin geçmişte yaşanan darbe süreçlerinin gelecek nesiller tarafından yeniden yaşanmaması amacıyla hazırlandığını söyledi. Eski askerlerin deneyimlerini akademisyenlerin, hukukçuların ve darbe mağdurlarının görüşleriyle bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirten Uludağ, “Darbeler tarihi ve kurumsal yapıyı anlamak ve anlatmak hedefimiz. Darbe mağduriyetleri sözlü tarih arşivi ve dijital kütüphane oluşturmak istiyoruz.” dedi. Gençlerin önerileri dijital platformla alınacak Daha geniş kesimlerin anayasa çalışmalarına katılımını sağlamayı amaçladıklarını belirten Uludağ, “Hedef kitleyle dijital katılımcı anayasa platformu oluşturmak istiyoruz.” dedi. Özellikle gençlerin ve üniversite öğrencilerinin düşüncelerini, tavsiyelerini ve önerilerini almak istediklerini kaydeden Uludağ, yapay zekâ, siber güvenlik ve sosyal medyanın ortaya çıkardığı yeni meselelerin de proje kapsamında değerlendirileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca çalıştayın sonuçlarını paylaştı Üsküdar Üniversitesi PAMER Müdürü ve Proje Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, 24 Eylül 2026 tarihinde Güney Yerleşke RİNAP Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayın üç oturumdan oluştuğunu belirtti. İlk oturumda projenin yürütülmesine ilişkin esas ve usullerin, ikinci oturumda anayasa ve kanunlardan kaynaklandığı değerlendirilen demokrasi ve insan hakları ihlallerinin ele alındığını anlatan Ağca, “Üçüncü oturumda vesayete dayanan değil, insan haklarını ve demokrasiyi esas alan anayasa nasıl olmalıdır konusunu çok detaylı, bütün katılımcıların katkılarıyla tartıştık.” dedi. Anayasa metnini başlangıç bölümünden itibaren incelediklerini belirten Ağca, “Hangi maddeler çıkarılmalı, hangi maddeler yeniden düzenlenmeli, tek tek üzerinde durduk.” ifadelerini kullandı. Daha kısa ve anlaşılır bir anayasa metni üzerinde duruldu Ağca, çalıştayda anayasanın başlangıç bölümünün daha kısa ve anlaşılır yazılması, laiklik kavramının açık biçimde tanımlanması ve yüksek mahkemelerin yetkilerinin netleştirilmesi yönünde görüşlerin dile getirildiğini söyledi. Aile hekimliği ve aile hukuk danışmanlığı birimlerinin anayasada yer alması, Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerine ilişkin denetim yetkisinin kaldırılması ve anayasa tekniğine uymadığı değerlendirilen maddelerin çıkarılması önerilerinin de tartışıldığını aktardı. Av. Namık Kemal Urhan: “Her türlü fikre açığız” ASDER Genel Başkanı Av. Namık Kemal Urhan, yeni anayasanın nasıl olması gerektiği konusunu, darbe mağduriyetleri yaşamış bir dernek olarak gündemlerine aldıklarını söyledi. Mevcut anayasanın zaman içinde yapılan değişiklikler ve eklemelerle karmaşık hale geldiğini savunan Urhan, “Bizce anayasa, temel yasa olarak, bütün yasaların özü olarak ve olabildiğince kısa, birçok ülkede olduğu gibi oldukça kısa bir şekilde olmalıdır.” dedi. Kanunlarla düzenlenebilecek ayrıntıların anayasa metninde yer almaması gerektiğini belirten Urhan, akademisyenlerin ve öğrencilerin katkılarını beklediklerini ifade ederek, “Her türlü fikre açığız. Öğrenci arkadaşlarımız dahil olmak kaydıyla bu konudaki her türlü fikirlerini iletebilirler.” diye konuştu. Proje kapsamında seminer, panel ve ziyaretler düzenlenecek Proje kapsamında Ankara ve İstanbul’da seminer, çalıştay ve paneller düzenlenmesi; darbelere ilişkin toplumsal hafızayı canlı tutacak ziyaretler gerçekleştirilmesi planlanıyor. Gençlerin katılımıyla bir Milli İrade Forumu oluşturulması da hedefleniyor. Çalışmaların, Temmuz 2027’de demokratik, milli ve sivil bir anayasa için taslak metin hazırlanmasına yönelik çalıştay ve sonuç raporuyla tamamlanması öngörülüyor. Av. Yasin Şamlı: “15 Temmuz, darbeler devrinin sonu oldu” Açılış konuşmalarının ardından İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Av. Yasin Şamlı, “Darbelerin Nedenleri, Toplumsal Etkileri ve Anayasal Düzenlemelere Yansımaları” başlıklı konferansında Türkiye’deki darbeler ile anayasal düzenlemeler arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. “Aslında darbelerin nedenleri olmaz darbenin bir nedeni, birçok bahanesi var.” diyen Şamlı, “Türkiye Cumhuriyeti tarihi, her 10 yılda bir yapılan darbeleri, bunların felsefi arka planlarını, kaynaklarını, kullanılan maşaları, perde arkasındaki kişileri, hepsini birlikte değerlendirdiğimizde kanaatimce darbelerin bir tane nedeni vardır o da emperyalistlerin talimatı.” İfadelerini kullandı. Türkiye’de darbelerin yargı eliyle tamamlandığını, darbecilerin müdahalelerini kurumsallaştırmak istediklerine dikkat çeken Şamlı, 15 Temmuz’un bir dönüm noktası olduğunu belirterek, “15 Temmuz, bir devrin sonu, darbeler devrinin sonu oldu. Darbecilerin yargılandığı devrin de başı oldu.” Şeklinde konuştu. Toplu foto çekildi Program, belge takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Programda, 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas, İnsan ve Kalite Derneği Denetim Kurulu Başkanı ve Proje Kalite Denetim Danışmanı Abdullah Sertkaya, İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü İlhan Ocaklı ve katılımcılara teşekkür de edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu Haber

Nefa Gençleri Farklı Dünyalarla Buluşturdu

Doğru insanlarla temas kurabilmek, farklı sektörlerin deneyiminden yararlanmak ve güvene dayalı bir ticari çevrenin parçası olmak, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinde giderek daha fazla önem kazanıyor. Gençlerle farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getiren NEFA Ticaret Platformu da bu yaklaşımı ticari buluşmaların yanı sıra NEFA Sahne’ye taşıyor. Sağlık, hukuk ve farklı alanlardan isimleri ağırlayan serinin son buluşmasında akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğin konuğu oldu. Türkiye’de gençlerin kendi işini kurma ve girişimcilik ekosistemine dahil olma isteği artarken, bir fikrin sürdürülebilir bir işe dönüşmesinin önündeki engeller yalnızca finansmanla sınırlı kalmıyor. İş hayatının henüz başında olan gençler için sektörün doğru isimlerine ulaşabilmek, deneyimli iş insanlarının tecrübelerinden yararlanmak, farklı alanlarla temas kurmak ve güvene dayalı bir çevrenin içerisinde bulunmak da girişimin gelişim sürecinde önem taşıyor. Özellikle iş dünyasında henüz güçlü bağlantılara sahip olmayan gençler açısından “network” kavramı burada öne çıkıyor. Ancak söz konusu ihtiyaç yalnızca daha fazla insan tanımak değil; doğru bilgiye ulaşabilecek, deneyim paylaşabilecek ve yeni iş birliklerinin önünü açabilecek nitelikli ilişkiler kurabilmek olarak değerlendiriliyor. “Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil” Genç girişimcilerin güçlü fikirlere ve çalışma isteğine sahip olmasına rağmen iş hayatına girdiklerinde deneyim ve bağlantı eksikliğiyle karşılaşabildiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, finansmanın girişimciliğin tek belirleyicisi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Bir girişimi hayata geçirmek için sermaye elbette önemli ancak sermayenin tek başına yeterli olmadığını iş hayatında çok net görüyoruz. Gençlerin doğru bilgiye, doğru insana ve doğru zamanda doğru bağlantıya ulaşabileceği bir çevreye ihtiyacı var. Bazen deneyimli bir iş insanından alınan tek bir tavsiye büyük bir hatanın önüne geçebiliyor, bazen yapılan bir tanışma hiç düşünülmeyen bir iş birliğinin kapısını açabiliyor. Gençlerin önündeki mesele yalnızca sermaye değil; o sermayeyi ve fikri doğru yönlendirebilecek ekosisteme ulaşabilmek” dedi. “Network, kaç kişiyi tanıdığınızla ölçülmez” Network kavramının yalnızca yeni insanlarla tanışmak üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, özellikle gençlerle deneyimli isimler arasındaki iletişimin artırılması gerektiğine dikkat çekti. “Network, telefon rehberinizde kaç kişinin olduğu ya da bir etkinlikte kaç kartvizit topladığınız değildir. Önemli olan güvene dayalı ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmek. Bir insanın iş hayatında 20 yılda edindiği tecrübeyi genç bir girişimci 20 dakikalık doğru bir sohbetten çıkarabilir. Biz gençlerin yalnızca birbirleriyle değil, farklı sektörlerden ve farklı kuşaklardan insanlarla aynı ortamda bulunmasını bu nedenle önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Ticaretin yanında farklı disiplinleri aynı sahnede buluşturuyor Bu yaklaşımla hayata geçirilen NEFA Ticaret Platformu, farklı sektörlerden iş insanları ile genç girişimciler arasında iletişim ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi amaçlarken, platform bünyesinde oluşturulan NEFA Sahne ise bu etkileşimi ticari ilişkilerin ötesine taşıyor. NEFA Sahne’nin bugüne kadar gerçekleştirilen buluşmalarında farklı alanlardan isimler katılımcılarla bir araya geldi. Serinin ilk konukları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ülkü Gürbüz Özrebek ile Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Özrebek olurken; sonraki buluşmalardan birinde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Kurul Üyesi Selma Öztürk Pınar konuk edildi. Böylece sağlık, hukuk ve toplumsal konulardan farklı yaşam deneyimlerine uzanan başlıklar NEFA Sahne’de katılımcılarla buluştu. Yılmaz, bu buluşmaların arkasındaki yaklaşımı, “Bir girişimciyi yalnızca yaptığı iş ve kurduğu ticari ilişkiler geliştirmiyor. Farklı bir meslekten insanı dinlemek, bir akademisyenin yaklaşımını görmek, hukuk, sağlık, edebiyat ya da kültür üzerinden başka bir dünyayla karşılaşmak da bakış açısını genişletiyor. Gençlerin sadece çevrelerini değil, düşünce dünyalarını da büyütebilecekleri ortamlar oluşturmak istiyoruz” sözleriyle anlattı. Yoğun ilgi üzerine 500 kişilik salonda gerçekleştirildi NEFA Sahne’nin son buluşması, 20 Eylül’de Vakıf Ankara Kongre Merkezi’nde 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Akademisyen, yazar ve şair Dr. Öğr. Üyesi Ömer Demirbağ’ın konuk olduğu etkinlikte; gençlikten edebiyata, insanın kendini inşa etme yolculuğundan yaşadığımız çağı anlamaya uzanan farklı başlıklar ele alındı. İlk olarak Medar Ofis Bahçe’de gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik, gelen yoğun katılım talebi üzerine daha fazla katılımcıya yer açabilmek amacıyla 500 kişilik Vakıf Ankara Kongre Merkezi’ne taşındı. Böylece NEFA Sahne, farklı yaş ve meslek gruplarından yüzlerce katılımcıyı aynı çatı altında buluşturdu. Yılmaz, etkinliğin ardından NEFA’nın önümüzdeki dönemde de farklı sektör ve disiplinlerden isimleri bir araya getirmeyi sürdüreceğini belirterek, “Amacımız insanları yalnızca tanıştırmak değil. Birbirinden öğrenebilen, birbirine yeni bakış açıları kazandırabilen ve gerektiğinde birbirine yeni kapılar açabilen bir topluluk oluşturmak. Çünkü güçlü bir iş çevresi yalnızca ticari bağlantılardan değil, bilgi, deneyim ve güven paylaşımından oluşuyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı Haber

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliği için faaliyetlerini sürdüren Türk Eğitim Vakfı (TEV), üstün akademik başarı gösteren ve yüksek potansiyelleriyle öne çıkan öğrencilerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Üstün Başarı Bursları 2026-2027 akademik yılı başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üstün başarı yolculuğuna TEV ile devam Türk Eğitim Vakfı, 2026-2027 akademik yılında Üstün Başarı Bursu kapsamında öğrencilere aylık 16.000 TL burs desteği sağlayacak. TEV Üstün Başarı Bursu; Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YKS) ilk 5.000’e giren, devlet veya vakıf üniversitelerinde okuyan; hazırlık, 1. ve 2. sınıf lisans öğrencilerinin başvurusuna açık olacak. Ara sınıflardan başvuracak adayların genel not ortalamasının en az 3,50 olması gerekiyor. Teknik kontrolleri geçen adaylar; kompozisyon ve mülakat gibi aşamalardan oluşan çok adımlı bir süreçte değerlendiriliyor. Bu dönem program kapsamında tıp, hukuk, mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ile iktisadi ve idari bilimler alanlarında öğrenim gören yaklaşık 500 başarılı genç desteklenecek. TEV'li olmak, başarının ötesine geçmek TEV’de Üstün Başarı Bursu, yalnızca akademik başarıyı desteklemekle kalmıyor; merak eden, üreten, sorumluluk alan ve topluma katkı sağlamayı önemseyen bireylerin gelişimini de destekliyor. Bu doğrultuda Üstün Başarı Bursiyerleri; kariyer buluşmaları, kişisel gelişim eğitimleri, gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, konserler, kültür sanat etkinlikleri ve farklı disiplinlerden bursiyerlerle kurdukları güçlü iletişim ağı sayesinde çok yönlü bir gelişim ortamının parçası oluyor. Başvurular Obigenç üzerinden gerçekleştiriliyor 2026-2027 akademik yılı Üstün Başarı Bursu başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere yönelik dijital platformu Obigenç üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Öğrenciler, App Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirebilecekleri uygulama aracılığıyla başvuru adımlarını tamamlayabilecek ve süreçle ilgili gelişmeleri takip edebilecek. Burs başvurusunun yanı sıra kariyer fırsatları, eğitim içerikleri, etkinlikler, staj imkanları ve öğrencilerin gelişimini destekleyen birçok ayrıcalığı bir araya getiren Obigenç, TEV bursiyerlerinin eğitim yolculukları boyunca faydalanabilecekleri kapsamlı bir dijital platform olarak hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı!  Haber

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! 

2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi. Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Adaylar artık mezun olduklarında ne yapacaklarını da düşünüyor Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi. Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu. Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti: “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.” Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek 2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Girişimleri ve Hukuk Profesyonelleri Bir Araya Geldi Haber

Teknoloji Girişimleri ve Hukuk Profesyonelleri Bir Araya Geldi

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global’in Türkiye’de gelişen hukuk teknolojileri ekosistemini desteklemek amacıyla, Harmonity AI iş birliğiyle 1 Temmuz’da APY Tekmer’de düzenlediği LegalTech Türkiye Buluşması, ekosistem paydaşlarını bir araya getirdi. Etkinlikte yapay zekanın hukuk alanındaki kullanım alanları, hukuk teknolojilerinin geleceği, regülasyonların sektörün gelişimindeki rolü, girişimcilik ekosisteminin ihtiyaçları, yatırım dinamikleri ve Türkiye’nin bu alandaki küresel rekabet potansiyeli ele alındı. Hukuk, teknoloji ve iş dünyasının kesişiminde şekillenen yeni döneme ilişkin öngörüler, farklı disiplinlerden konuşmacıların katılımıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi. Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi Av. Doç. Dr. Hasan Karslıoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, Harmonity AI Kurucusu Av. Melih Burak Yıldız’ın yapay zeka destekli hukuk çalışmalarında Harmonity AI’ın çözümlerine dair sunumuyla devam etti. Onicorn Teknoloji CEO’su ve Bloomberg HT “Yarının Zekası” Program Moderatörü Gökhan Akar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Kanun var, kod var, uygulama nerede?” panelinde ise Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, SIF Ventures Kurucu Ortağı Ferda Kert ve Sistem Global Yönetici Ortağı Av. Dr. Sertel Şıracı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde yapay zekanın hukuk hizmetlerine güvenli entegrasyonu, hukuk teknolojilerinde regülasyon ihtiyacı, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması, şirketlerin hukuk operasyonlarında verimlilik sağlayan yeni teknolojiler ile Türkiye’nin uluslararası ölçekte rekabet edebilecek hukuk teknolojileri girişimleri geliştirme potansiyeli ele alındı. Yapay zekanın hukuk profesyonellerinin yerine geçen değil; doğru veri, insan denetimi ve güven ilkesiyle kullanıldığında karar süreçlerini destekleyen güçlü bir yardımcı olduğunun altı çizildi. Türkiye’nin güçlü girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin, hukuk teknolojileri alanında uluslararası ölçekte başarılı girişimler geliştirebilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgusu de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Karslıoğlu: “Hukukta yapay zekanın yaygınlaşması için güven ve regülasyon şart” Konuya ilişkin açıklamada bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Üyesi Av. Doç. Dr. Hasan Karslıoğlu, “Yapay zekayı hukukta bir amaç değil, doğru kullanıldığında hukuk profesyonellerinin karar süreçlerini destekleyen güçlü bir araç olarak değerlendirmeliyiz. Doğru veriyle beslenen ve insan denetimiyle çalışan yapay zeka çözümleri, hukukçuların daha kısa sürede daha verimli ve daha kaliteli sonuçlar üretmesine önemli katkı sağlayabilir. Bunun için güveni esas alan bir kullanım kültürünün oluşturulması, veri güvenliğinin sağlanması ve gerekli hukuki altyapının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin güçlü girişimcilik ekosistemi sayesinde hukuk teknolojileri alanında uluslararası ölçekte başarılı girişimler geliştirebilecek önemli bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz” dedi. Şıracı: “Dönüşüm için hukuk, teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin ortak bir vizyonu olmalı” Sistem Global Yönetici Ortağı Av. Dr. Sertel Şıracı ise, “Yapay zekanın hukuk alanındaki dönüşümü, ancak hukukun metodolojisi, etik ilkeleri ve mesleki sorumluluk anlayışıyla birlikte ele alındığında kalıcı değer yaratabilir. Bu dönüşümün sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuk, teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin ortak bir vizyonla hareket etmesi gerekiyor. Farklı disiplinleri aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonların, bilgi paylaşımını artırarak hukuk teknolojilerinin gelişimine ve Türkiye’de güçlü bir legaltech ekosisteminin oluşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi “3. Al-İ Beyt Sempozyumu” Düzenleniyor! Haber

Üsküdar Üniversitesi “3. Al-İ Beyt Sempozyumu” Düzenleniyor!

Sempozyumda, Hz. Peygamber’in evrensel mesajı, Ehl-i Beyt’in İslam medeniyetindeki yeri ve nebevî mirasın günümüz dünyasına sunduğu çözüm önerileri disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacak. Yurtiçinden ve yurt dışından çok sayıda önemli akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla gerçekleştirilecek sempozyumun sonunda “Âl-i Beyt Manifestosu” kamuoyuyla paylaşılacak. Âlemlere Rahmet Allah Resul’ünün 1500. Yılı Nebevî Mevlid anısına Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan “3. Al-İ Beyt Sempozyumu”, 26-27 Haziran 2026 tarihlerinde çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve kanaat önderini bir araya getirecek. “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” temasıyla düzenlenecek sempozyumda, Hz. Peygamber’in evrensel mesajı, Ehl-i Beyt’in İslam medeniyetindeki yeri ve nebevî mirasın günümüz dünyasına sunduğu çözüm önerileri disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacak. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumunda gerçekleştirilecek sempozyum, Hafız İbrahim Yağız’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Amman-Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, Şeyh Abdülkadir Geylani Türbesi Baş Türbedarı ve Külliyesi Mütevellisi Seyyid Afif El-Ceylani, Afroasya Üniversiteler Birliği İcra Direktörü Prof. Dr. Ashraf Abdul Rafi Al-Darfaili ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zelka gerçekleştirecek. Nebevî miras ve medeniyet tasavvuru farklı boyutlarıyla ele alınacak İki gün sürecek sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda Hz. Muhammed’in (sav) bıraktığı medeniyet mirası, Ehl-i Beyt’in İslam düşüncesindeki yeri, aile, ahlak, eğitim, tasavvuf, hukuk, iletişim, sosyal hayat ve çağdaş sorunlar gibi birçok konu uzman isimler tarafından değerlendirilecek. Sempozyumun birinci oturumu, Risale-i Nur Araştırmaları Platformu (RİNAP) Üyesi Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç’in başkanlığında gerçekleştirilecek. Oturumda ilk olarak Prof. Dr. İbrahim Özdemir, çevrim içi olarak "Rahmet Medeniyeti: Hz. Peygamber'in Evrensel Mirası ve Medeniyet İnşasındaki Kurucu Rolü" başlıklı sunumunu yapacak. Ardından Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Beki, Hz. Muhammed’in (sav) akılları, ruhları, kalpleri ve nefisleri fetih ve teshir etmesini ele alacak. Dr. İhsan Ünlü ise "Tarih Boyunca Ehl-i Beyt’in Ümmete Rol Model Aile Olması" konulu sunumuyla oturumda yer alacak. Öğle arasının ardından gerçekleştirilecek ikinci oturuma Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç başkanlık edecek. Oturumda Prof. Dr. Gülgün Uyar, "İslam Tarihinde Ehl-i Beyt: Alî-Fatıma Evlâdı" başlıklı sunumunu gerçekleştirecek. Dr. Kerim Güç, Anadolu Halvetîliğinde Ehl-i Beyt sevgisi ve İmâm Alî’nin manevî otoritesinin inşasını değerlendirecek. Dr. İlahe Memmedova Kurşun, sûfîlerin Ehl-i Beyt tasavvurunu "Vâris-i Muhammedî Olarak Ehl-i Beyt-i Mustafâ" başlığı altında ele alırken, Doç. Dr. Gencal Şenyayla ise Ehl-i Beyt kavramının tarihsel süreçte geçirdiği anlam ve kapsam dönüşümünü anlatacak. Oturum, başkanın değerlendirmesiyle sona erecek. Dijital çağdan ahlak krizine kadar güncel meseleler tartışılacak Sempozyumun ilerleyen oturumlarında nebevî mirasın günümüz dünyasındaki yansımaları da ele alınacak. Fuzûlî’nin Hadîkatü’s-Süedâ’sında Kerbelâ hakikati ve Ehl-i Beyt sevgisi, fıkhın ahlak ve medeniyet inşasındaki rolü ile dijital çağın anlam krizine karşı nebevî hikmet anlayışı gibi konular akademisyenler tarafından değerlendirilecek. Ayrıca vakıf medeniyeti, şifahaneler, bağımlılık olgusu ve Kur’an’daki embriyolojik kavramlar gibi farklı alanlarda gerçekleştirilecek sunumlarla nebevî mirasın bilimsel, sosyal ve kültürel boyutları ele alınacak. Eş zamanlı oturumlarda aile, eğitim ve Ehl-i Beyt sevgisi konuşulacak Sempozyum kapsamında Z-21 Salonu’nda gerçekleştirilecek eş zamanlı oturumlarda da nebevî mirasın farklı yönleri tartışılacak. Bu kapsamda Hz. Muhammed’in (sav) aile hayatının çağdaş aile krizlerine sunduğu örneklik, nübüvvet perspektifinden din eğitiminin yeniden inşası, yetim çocuklara yönelik yaklaşımın toplumsal dönüşümdeki rolü ve ideal aile modeli gibi konular ele alınacak. Osmanlı düşünce ve edebiyatında Ehl-i Beyt sevgisi, adil yönetici anlayışı, nübüvvet ve ahlak ilişkisi gibi başlıkların yanı sıra Mekke, Medine ve Kudüs’ün nübüvvet perspektifinden değerlendirilmesi, Hicret sonrası Medine’deki sosyo-politik dönüşüm ve erken İslam literatüründe bilgi-bilgelik anlayışı da uzman isimler tarafından incelenecek. Uluslararası katılımcılar da sempozyumda yer alacak Sempozyumun İngilizce ve çevrim içi gerçekleştirilecek uluslararası oturumlarında farklı ülkelerden akademisyenler nebevî mirasın evrensel boyutlarını ele alacak. Hz. Muhammed’in (sav) hayatının İslam eğitimindeki yeri, Hz. Hatice’nin İslam medeniyetinin kuruluş sürecindeki rolü ve Kur’an ile sünnet çerçevesinde örnekliğin insan ilişkilerindeki önemi gibi konular uluslararası katılımcılar tarafından değerlendirilecek. İkinci günün gündeminde medeniyet, epistemoloji ve yapay zekâ var Sempozyumun ikinci gününde ise Hz. Muhammed’in (sav) medeniyet tasavvuru, nübüvvetin sosyo-kültürel boyutu, çağdaş epistemolojik krizler, vahiy-akıl-kalp birlikteliği, Ehl-i Beyt’in tarihsel rolü ve günümüz ahlaki sorunları farklı perspektiflerden ele alınacak. Program kapsamında ayrıca modern İslam toplumlarında bilgi ve ahlak krizi, Risale-i Nur perspektifinde Âl-i Beyt, yapay zekâ sistemlerinde ahlaki sorumluluk, çevre etiği, savaş ahlakı, dijital oyunlarda insan onuru ve iletişim etiği gibi güncel konular da tartışmaya açılacak. Âl-i Beyt Manifestosu okunacak Ulusal ve uluslararası çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve düşünürün katılımıyla iki gün sürecek sempozyum“Âl-i Beyt Manifestosu”nun kamuoyuyla paylaşılmasıyla sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak Haber

Yapay Zekada “Mahremiyet” Konusu İlk Kez Bu Zirvede Ele Alınacak

Bu yıl 9’uncusu düzenlenecek “9. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi” 13 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Konferans Salonu’ndaki etkinlik, bu kez “Kişisel Veri Korumasının Geleceği” temasıyla düzenleniyor. Kişisel verilerin korunması konusunda hem uygulayıcıları hem de ilgili kişilere yönelik yeni gelişmeleri değerlendirmek ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulaması konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen zirvede kişisel verilerin korunmasıyla ilgili yapılan ve yapılması gerekenler ele alınacak ve alanında uzman 18 konuşmacı sunum yapacak. Zirveye, CEO, CTO, CSO, IT profesyonelleri, hukukçular, bilişim uzmanları, bilişim sistemleri yöneticileri, kamu kurumları ve ilgili birim yetkilileri, silahlı kuvvetler, kişisel veri uzmanları, adli bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya, üniversiteler ve siber güvenlik alanında çalışan profesyoneller katılacak. Etkinlik, e-Safe Kurucusu Musa Savaş, e-Safe Zirve Başkanı Özge Evci Eralp ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in açılış konuşmalarıyla başlayacak. KVKK Başkan Yardımcısı Dr. Cihan Kanlıgöz’ün moderatörlüğündeki “GDPR Digital Omnibus Revizyonları ve Gelişmeler” konulu panelde; alanında yetkin konuşmacılar görüşlerini katılımcılarla paylaşacak. “Hukuk” ve “Teknik” adı altında 2 ayrı bölümde ise uzmanlar tarafından sunumlar yapılacak. Kişisel verilerin korunması konusunda kritik öneme sahip olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan yapay zekada “mahremiyet artırıcı teknolojilerin kullanımı” konusu ilk kez bu etkinlikte ele alınacak. “Üretken Yapay Zekâ Modellerinde Teknik Zafiyetler”, “Yapay Zekâ Sistemlerinde Silme Hakkının Uygulanabilirliğinin Sınırları” ile “Rıza Yorgunluğu ve Açık Rızanın Geleceği”, “Dark Patterns ve Manipülatif Tasarımların Veri Koruma Hukuku Karşısındaki Durumu” ve “Çalışanların Günlük Teknoloji Kullanımı ve KVKK Riskleri” başlıklı sunumların da zirvenin dikkat çekici konularını oluşturması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.