Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hyundai

Kapsül Haber Ajansı - Hyundai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hyundai haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı Haber

Hyundai 2026 IDEA Ödülleri’nde Geleceğin Mobilitesi ve Marka Tasarımı Alanlarında 10 Ödül Kazandı

Hyundai; konsept tasarımı, markalaşma, hizmet tasarımı, mekân tasarımı ve robotik kategorilerinde iki Altın, iki Bronz ve altı Finalist ödülü elde etti. Bu başarı, şirketin yalnızca otomotiv üretimindeki değil, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki yetkinliğini de bir kez daha ortaya koydu. Geleceğin Mobilitesi Konsept Tasarımı Ödülleri Altın Ödül E3W ve E4W Elektrikli Mikro Mobilite Konseptleri – Konsept ve Spekülatif Tasarım Finalist Mobile Nap – Konsept ve Spekülatif TasarımFurnished Lounge / Hyundai Add Gear – Mobilya ve AydınlatmaMobED (Mobile Eccentric Droid) – Ticari ve Endüstriyel Tasarım Markalaşma, Hizmet Tasarımı ve Aksesuar Ödülleri Altın Ödül Na Oh Korean Restaurant Book – Markalaşma Bronz Ödüller Hyundai Heritage: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA) – MarkalaşmaHyundai Hope on Wheels – Markalaşma Finalist Na Oh Korean Restaurant Branding – MarkalaşmaHyundai Customizable MagSafe ID Card Case – Ofis ve AksesuarUX Studio Seoul – Hizmet Tasarımı ve Mekân Tasarımı IDEA Ödülleri’nin Tasarım Dünyasındaki Önemi Dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan IDEA (International Design Excellence Awards – Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri), başvuruları beş temel kriter üzerinden ve katılımcıların kimliklerinin gizli tutulduğu kör değerlendirme yöntemiyle inceliyor. Değerlendirme kriterleri şu başlıklardan oluşuyor: Tasarımda yenilikçilik ve problem çözmeSon kullanıcılara sağlanan somut faydaMüşteri marka açısından yaratılan ticari etkiTopluma ve sürdürülebilirliğe katkıTasarım estetiğinin işlevle uyumu Değerlendirme boyunca katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması, yenilikçi fikirlerin marka bilinirliğinden bağımsız ve yalnızca kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilmesini sağlıyor. Hyundai; şehir içi erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık, iyi yaşam ve kişiselleştirilmiş yaşam tarzı gibi gerçek kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği çözümlerle ödüle layık görüldü. Bu yaklaşım, tasarımı yalnızca biçimsel ve estetik bir unsur olarak değil, insan hayatına somut değer katan bir araç olarak ele alıyor. E3W ve E4W ile Son Kilometre Ulaşımına Yeni Bir Yaklaşım E3W ve E4W, Hindistan’ın geleneksel motorlu çekçeklerini yoğun şehir yaşamı ve günlük çalışma koşulları için temiz, kapsayıcı ve uyarlanabilir bir platform olarak yeniden yorumlayan elektrikli mikro mobilite konseptleri olarak öne çıkıyor. Modeller; erişilebilirlik, iklim koşullarına dayanıklılık ve modüler kullanım esnekliğini bütüncül bir tasarımda buluşturuyor. Konseptlerin öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Basamaksız erişim ve tekerlekli sandalye kullanımına olanak sağlayan tamamen düz ve engelsiz zeminYolcu ve yük taşımacılığı arasında hızlı geçiş sağlayan katlanabilir ve zemine gizlenebilir koltuklarMuson mevsiminde su altında kalan veya engebeli yollarda hareket kabiliyetini koruyan ayarlanabilir sürüş yüksekliğiYoğun şehir trafiğinde çevikliği ve sürücü görüş açısını artıran kompakt boyutlar ve açılı ön camFarklı araçlara ihtiyaç duyulmadan yolcu taşımacılığı, lojistik ve acil durum görevlerine uyarlanabilen modüler mimari E3W ve E4W; sıfır egzoz emisyonu, trafik güvenliği, engelli bireyler için erişilebilirlik ve dezavantajlı toplulukların iklim koşullarına karşı dayanıklılığı gibi birbiriyle bağlantılı şehir sorunlarına çözüm sunuyor. Kapsayıcılığı ve sel koşullarına dayanıklılığı tasarımın merkezine yerleştiren konseptler, son kilometre ulaşımını uyarlanabilir bir kent mobilitesi ekosistemine dönüştürüyor. Mobile Nap ile Araçlarda Dinlenme Deneyimi Mobile Nap, araç iç mekânını sakin ve dinlenme odaklı kişisel bir alana dönüştürerek uykuyu tasarlanmış bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Kavram kanıtlama ve çevik test platformu olarak geliştirilen proje; yoğun zihinsel tempoda çalışan ofis çalışanlarından yöneticilere, uzun yol sürücülerinden vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere kadar geniş bir kullanıcı kitlesinin gün içinde kaliteli biçimde dinlenebilme ihtiyacına yanıt veriyor. Geleneksel araçlarda koltuğu geriye yatırarak dinlenmenin ötesine geçen Mobile Nap; araca geliş, dinlenmeye geçiş, uyku ve yeniden günlük aktivitelere dönüş aşamalarının tamamını şu özelliklerle destekliyor: Kaliteli dinlenmeyi destekleyen özel oturma pozisyonu ve mekânsal tasarımSes, sıcaklık, nem ve hava kalitesini birlikte yöneten yazılım tabanlı uyku hizmetiKamusal alan ile kişisel zaman arasında belirgin sınırlar oluşturarak sağlanan psikolojik konforBireysel araçlara, paylaşımlı mobilite hizmetlerine ve geleceğin otonom ulaşım ortamlarına uyarlanabilir yapı Mobile Nap, kullanılmayan zamanı dinlenme ve yenilenme süresine dönüştürüyor. Yoğun çalışanların toplantılar arasında zihinsel olarak toparlanmasına yardımcı olurken uzun yol sürücülerinde yorgunluğa bağlı sürüş risklerini azaltmayı, vardiyalı çalışanlara ve bakım veren kişilere ise uygun dinlenme olanakları sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bir Ar-Ge doğrulama platformu olarak seri üretim öncesinde dinlenme kalitesini gerçekten artıran unsurların belirlenmesine katkıda bulunuyor. Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear ile Kişiselleştirilebilir Araç İç Mekânları Furnished Lounge, araç iç mekânını mekanik bir kabin yerine kişiselleştirilebilen bir yaşam alanı olarak yeniden yorumluyor. Doğal ve rahat oturma pozisyonlarını destekleyen salon tipi koltukları, günlük ihtiyaçların kolayca erişilebilir bir konumda tutulmasını sağlayan sezgisel mekân tasarımıyla bir araya getiriyor. Birleşik bir montaj sistemi olan Hyundai Add Gear ise kullanıcıların kişisel eşyalarını farklı araçlara kolayca takmasına ve düzenlemesine imkân tanıyor. Sabit otomobil aksesuarlarından farklı olarak Add Gear, üçüncü taraf iş ortaklarının uyumlu yaşam tarzı ürünleri geliştirebilmesine olanak veren açık kaynaklı bir ekosistem yapısı sunuyor. Böylece Hyundai’yi kapalı bir sistem yerine gelişime açık bir platform markası olarak konumlandırıyor. Sistemin sunduğu başlıca avantajlar şöyle sıralanıyor: Add Gear ürünlerinin farklı Hyundai modellerinde kullanılabilmesi sayesinde ev ve araç ortamları arasında devamlılıkYeniden kullanılabilen aksesuarlarla sürdürülebilir mobilite alışkanlıklarının desteklenmesi ve tüketimin azaltılmasıEsnek ve kişiselleştirilmiş iç mekânlarla uzun vadeli marka bağlılığının güçlendirilmesiAçık iş birliği modeliyle mobilite ekosisteminde inovasyonun teşvik edilmesi Furnished Lounge ve Hyundai Add Gear, biçim odaklı tasarımdan deneyim odaklı mekân tasarımına geçişi temsil ederek estetiğin yanı sıra konforu, seçim özgürlüğünü ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyor. MobED ile Robotik ve Endüstriyel Uygulamalarda Yeni Olanaklar MobED, birbirinden bağımsız olarak kontrol edilen dört tekerleği ve Hyundai Motor Grubu’na özgü hareket mekanizmasıyla eğimli yollar, kaldırımlar ve bozuk zeminlerde dengeli biçimde hareket edebilen yeni nesil bir mobil robot platformu olarak geliştirildi. MobED’in öne çıkan yetenekleri arasında şunlar bulunuyor: Sürüş, yönlendirme, süspansiyon ve yükseklik ayarını birbirinden bağımsız biçimde kontrol eden Drive & Lift (DnL) teknolojisi sayesinde titreşim ve eğimin en aza indirilmesi, üst modülün dengede tutulmasıİç ve dış mekânlarda güvenli kullanımı destekleyen otonom sürüş ve engellerden kaçınma özellikleriEvrensel montaj rayı ve açık API altyapısıyla lojistik, denetim, araştırma, hizmet ve çekim gibi farklı uygulamalara uyarlanabilen modüler platform MobED’in ölçeklenebilir yapısı ve operasyonel verimliliği, geleceğin robotik ve mobilite ekosistemleri için yeni olanaklar sunuyor. Platform, Hyundai Motor Grubu’nun tasarım alanındaki yetkinliğini binek otomobillerin ötesine taşıyarak endüstriyel ve ticari uygulamalara genişletiyor. Marka Mirası ve Toplumsal Fayda Tasarımla Buluşuyor Hyundai, konsept tasarımının yanı sıra markalaşma, hizmet tasarımı ve günlük kullanıma yönelik ürün tasarımı alanlarında da Altın, Bronz ve Finalist ödülleri kazanarak üretim, marka tasarımı ve pazarlama alanlarındaki gücünü ortaya koydu. Markalaşma kategorisinde Altın Ödül kazanan Na Oh Korean Restaurant Book, Hyundai Motor Group Innovation Center Singapore (HMGICS) bünyesindeki Kore restoranı Na Oh’un marka vizyonunu ve oluşturulma hikâyesini belgeleyen bir arşiv kitabı niteliği taşıyor. Michelin üç yıldızlı şef Corey Lee ve Koreli zanaatkârlarla yapılan iş birlikleri sonucunda hazırlanan kitap, gelenek ile inovasyonu bir araya getiren “Seed-to-Table” yaklaşımını yansıtıyor. İki Bronz Ödül ise Hyundai’nin marka mirasını ve toplumsal fayda yaklaşımını etkileyici tasarımlara dönüştürme becerisini gösteriyor: RETRACE Magazine (STELLAR ve SONATA): Hyundai’nin marka mirasına odaklanan dergi, ikonik modeller üzerinden markanın geçmişini incelerken elektrifikasyon ve geleceğin mobilitesi çağındaki yönünü de ele alıyor. STELLAR ve SONATA sayısı; aile anıları, hafta sonu yolculukları ve 1988 Seul Olimpiyat Oyunları gibi kültürel dönüm noktaları üzerinden otomobillerin günlük yaşamın ve toplumsal hafızanın nasıl bir parçası hâline geldiğini aktarıyor.Hyundai Hope on Wheels: Çocukluk çağı kanserine yönelik farkındalık programı, global ölçekte büyümesini desteklemek amacıyla yenilenen bir marka kimliğine kavuştu. Finalist Projelerle Genişleyen Tasarım Yaklaşımı Altı Finalist ödülünden üçü, Hyundai’nin markalaşma, aksesuar ve hizmet deneyimi alanlarındaki tasarım gücünü gözler önüne seriyor: Na Oh Korean Restaurant Branding: HMGICS bünyesindeki Kore restoranının felsefesini ve kimliğini yansıtan alan, Kore geleneklerini ve kültürünü çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Şef Corey Lee ile birlikte geliştirilen proje, Singapur’daki ziyaretçilere Kore kültürünü doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuyor.Hyundai Customizable MagSafe ID Card Case: MagSafe özelliği ve modüler makara tutucusu bulunan yeni çalışan kimlik kartı kılıfı, boyun askısıyla taşınabiliyor veya akıllı telefona takılabiliyor. İnce, dayanıklı ve parçaları değiştirilebilir modüler tasarımı sayesinde kullanım zorluklarını, hasarı ve gereksiz ürün değişimini azaltırken kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.UX Studio Seoul: Global otomotiv sektörünün halka açık ilk kullanıcı deneyimi araştırma alanlarından biri olan UX Studio Seoul, hem Hizmet Tasarımı hem de Mekân Tasarımı kategorilerinde ödüle layık görüldü. “Kullanıcı Deneyimi Araştırmalarını Deneyim Yoluyla Paylaşmak” yaklaşımı üzerine kurulan merkez, ziyaretçileri içeriklerle doğrudan etkileşime giren ve geri bildirimleriyle araştırma sürecine katkıda bulunan aktif katılımcılara dönüştürüyor. İnsan Odaklı Tasarım Anlayışına Global Ödül Ödül kazanan 10 proje, Hyundai’nin gerçek kullanıcı ihtiyaçlarından hareket eden insan odaklı inovasyon ve marka mükemmelliği yaklaşımını yansıtıyor. Her bir çalışma, “İnsanlık için İlerleme” vizyonunu erişilebilirlik, sağlık, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanlarında somut çözümlere dönüştürüyor. IDEA Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Hyundai’nin tasarım alanındaki yönünü desteklerken markanın global ölçekteki olumlu algısını da güçlendiriyor. Aynı zamanda mobilite sektörünün daha düşünceli, adil ve sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı Haber

Hyundai Motor Company Yeni Yol Haritasını Açıkladı

Hyundai, 2030 yılına kadar 5,55 milyon adet global araç satışı hedeflerken aynı zamanda yüzde 6 pazar payına ulaşmayı planlıyor.Elektrikli araçların satış içerisindeki payı ise yüzde 23'ten 2030'da yüzde 60'a yükselecek.2030 yılına kadar 100'den fazla modeli yenilemeyi planlayan Hyundai, sadece önümüzdeki 8 ay içinde 7 yeni modelini satışa sunacak.Ayrıca, yine 2030’a kadar 18'den fazla yeni modelle farklı segmentlerde yer alacak.İlk Uzun Menzilli Elektrikli Araç (EREV) modelleri ise 2027 yılının ilk yarısından itibaren 900 km’nin üzerinde menzil hedefleyerek piyasaya sürülecek. Hyundai Motor Company, 2026 CEO Yatırımcı Günü'nde, markanın 2030 yılına kadar global satışlarda 5,55 milyon adede ulaşma hedefini güçlendirirken, aynı zamanda işletme genelinde karlılığı da artırmayı amaçladığını açıkladı. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, yeni yol haritasıyla ilgili, “Temellerimiz hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Hyundai Motor Grubu, üçüncü büyük otomotiv grubu ve ikinci en karlı grup. Bu da bize yatırım yapabilme olanağı sağlıyor. 2030 yılına kadar 100'den fazla yeni modeli piyasaya sürerek faaliyet marjımızı yüzde 9'un üzerine çıkaracağız. Yeni teknolojileri ve fırsatları değerlendirmek adına ortaklıklardan yararlanarak robotlar ve robot taksiler üretirken; fiziksel bir yapay zeka şirketi haline gelmeyi hedefliyoruz” dedi. Hyundai, 2026 yılının ilk yarısında 2 milyon adet satış gerçekleştirerek, yıllık bazda yüzde 2,7 artışla 59,1 milyar Euro (95,2 trilyon KRW) gelir elde etti ve yüzde 5,6'lık bir faaliyet kar marjına ulaştı. Her Bölgede Yeni Bir Ürün Atağı Kuzey Amerika'da 58, Kore'de 49, Avrupa'da 41, Hindistan'da 26 ve Çin'de 22 modelin lansmanının gerçekleştirilmesi amaçlanırken; bu araçların çoğu yeni Elantra, IONIQ 3, Yeni Tucson ve Tucson Hybrid, SANTA FE EREV gibi tamamen yeni ürünlerden oluşacak. Hindistan için ise tamamen yeni bir A segmenti elektrikli SUV planlanırken aynı zamanda yeni bir global B segmenti SUV ve Avrupa için tamamen yeni bir B segmenti SUV tanıtılacak. Yeni TUCSON ve TUCSON Hybrid ise dördüncü çeyrekte bazı pazarlarda satışa sunularak Hyundai'nin ürün atağında bir dönüm noktası daha oluşturacak. Yeni SANTA FE EREV, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek ve elektrifikasyona yönelik farklı bir yaklaşımı temsil edecek. SANTA FE EREV'in, 900 km’den fazla toplam menzil sunması ve elektrikli araç benzeri günlük sürüş deneyimini, müşterilerin menzil ve şarj kaygılarını gidererek birleştirmesi bekleniyor. Yeni model, Amerika’daki Hyundai Motor Manufacturing Alabama fabrikasında üretilecek. Hyundai, ayrıca farklı pazarları da hedefliyor. Orta boy bir pikap da dahil olmak üzere yeni hafif ticari araçları da gündemine alan marka, yüksek performanslı N serisine de yeni modeller ekleyecek. Hyundai, 2030 yılına kadar yıllık 100.000 adet N modellerinden oluşan satış hedefine ulaşmayı hedefliyor. Yerel Ölçeklendirme ile Global Başarıya Ulaşma Hyundai, 2030 yılına kadar global üretim kapasitesine 1,27 milyon adet araç daha ekleyecek. Bu artışın 500.000 adedi Kuzey Amerika'da, 320.000 adedi Hindistan'da, 250.000 adedi montaj tesislerinde ve 200.000 adedi ise Kore'de gerçekleşecek. Bölgede 2030 yılına kadar 10'dan fazla hibrit model sunulacak ve hibritlerin satışlardaki payı yüzde 50'ye ulaşacak. Bu modeller Hyundai Motor Manufacturing Alabama ve Hyundai Motor Group Metaplant America'da üretilecek. Kuzey Amerika'daki toplam hibrit satışları ise bir milyon adedi geçti. Hyundai, Avrupa'da da pazarın yüzde 85'ini tamamen elektrikli bir portföy ile kapsayacak ve 5 adet tamamen yeni SUV ve hafif ticari araç sunacak. Hyundai, Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını 2025'teki 116.000 adetten 2030 yılına kadar 420.000 adedin üzerine çıkarmayı hedefliyor. Türkiye’de üretimine geçtiğimiz günlerde başlanan IONIQ 3 ise Ekim ayında satışa çıkıyor ve 497 kilometreye kadar bir menzil sunuyor. Ayrıca, Hyundai Motor Grubu'nun yeni nesil bağlantılı araç bilgi-eğlence platformu Pleos Connect'i içeren Avrupa'daki ilk araç olma özelliğini taşıyor. Hyundai, Afrika, Orta Doğu ve Pakistan'da bulunan 8 fabrikadan oluşan ağının bir parçası olarak Suudi Arabistan ve Cezayir'de yeni montaj tesisleri kurarak bu pazarlara yatırım yapıyor. Stratejik Ortaklıklar İlk IONIQ 5 Waymo robotaksiler dördüncü çeyrekte teslim edilecek. Gürcistan'daki HMGMA'da yerel bir tedarik zinciri kullanılarak monte edilen bu araçlar, üretim ve tasarımdan yazılım ve finansmana kadar grubun gücünden yararlanıyor. Bu araçlar, robotaksi hizmetlerinin 2027 gibi erken bir tarihte uluslararası alanda genişlemesini sağlayacak. Hyundai Motor Grubu'nun Motional şirketi de, bu yılın sonlarında sürücüsüz ticari hizmetine başladığında robotaksiye hazır IONIQ 5'i kullanacak. Hyundai ve Amazon, ortaklıklarını da dört alanda derinleştiriyor. Amazon Autos, 2027'nin başlarında ABD dışındaki ilk pazarı olan uluslararası alanda genişleyecek; Alexa Built-in, Hyundai ürün gamında kullanıma sunulacak, Genesis de bunu takip edecek; AWS, Hyundai'nin bulut ve yapay zeka yeteneklerini hızlandıracak. Hyundai’nin Boston Dynamics ile birlikte geliştirdiği üretim yapay zekâ robotları, ticarileşme yolunda hız kazanıyor. Gerçek çalışma ortamlarını simüle etmek için inşa edilen RMAC, üretim yapay zekâ robotlarını eğitiyor, gerçek dünya verilerini topluyor ve bir robotun üretim hattına ulaşmadan önce gerekli test ve doğrulama işlemlerini gerçekleştiriyor. Hyundai, 2028'den itibaren Hyundai Motor Group Metaplant America'da endüstriyel insansı robot Atlas'ı kullanıma sunmayı hedefliyor. Donanım Değerinden Yazılım Değerine Hyundai, yazılım tanımlı araç (SDV) yeteneklerini geliştirmek için bir veri çarkı oluşturuyor; burada veri toplama, veri analizi, yapay zeka ve hizmet geliştirme ve kablosuz (OTA) güncelleme dağıtımı, olumlu bir döngüyü tamamlıyor. Yenilenen Grandeur ile başlayarak, Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini ve üretken yapay zeka ajanı Gleo AI'yı uyguluyor. Bu araçlardan elde edilen veriler, Gleo AI'yı geliştirmek ve yeni Pleos Connect özelliklerini geliştirmek için analiz ediliyor ve sonuçlar OTA güncellemeleri aracılığıyla müşterilere geri gönderiliyor. Otonom sürüş için de aynı döngü oluşturuluyor. Hyundai Motor Grubu, Hyundai, Kia, 42dot ve Motional tarafından elde edilen verilerin entegre edilebilmesi ve tek bir tutarlı standartta kullanılabilmesi için sensör mimarisini NVIDIA ekosistemi etrafında standartlaştırıyor. Otonom Sürüş İçin Aşamalı Bir Yol Haritası Hyundai, otonom sürüş yol haritasını aşamalar halinde belirledi. Bu yılın sonuna kadar, otonom sürüş yapay zekası Atria AI, bu tür modellerin en çok ihtiyaç duyduğu beklenmedik yol durumları hakkında veri toplamak için Güney Jeolla Eyaleti, Gwangju'da konuşlandırılacak. NVIDIA ile stratejik bir iş birliği kuran Hyundai, ilk seri üretim SDV modeline Seviye 2+ otonom sürüş teknolojisini 2028 yılında uygulayacak. Atria AI, kademeli olarak seri üretim araçlarına yaygınlaştırılacak ve Seviye 2+'dan Seviye 4'e kadar tam bir otonom sürüş yeteneği yelpazesi oluşturulacak. Hyundai Motor Grubu yılda 7 milyondan fazla araç satıyor ve bu filodan toplanan verilerin yapay zeka öğrenimini hızlandırması ve performansı hızla iyileştirmesi bekleniyor. Daha İyi Elektrikli Araçlar, Daha Düşük Maliyetler Hyundai, kendi hibrit sistemlerini bağımsız olarak geliştirdiği zamandan bugünkü küresel Elektrikli Global Modüler Platform'a (E-GMP) kadar elektrifikasyonda öncü oldu. Yıllar boyunca geliştirilen tasarım yeteneğinden yararlanan Hyundai, kendi batarya hücrelerini bağımsız olarak geliştirdi. Bu hücreler, şirketin daha önce kullandığı yüksek nikel içerikli hücrelere göre iki katından fazla güç sağlarken, şarj süresini de yüzde 40 oranında azaltıyor. Bu yüksek performanslı hücreler, 2027 yılının ilk yarısında piyasaya sürülecek olan EREV'de kullanılacak. Aynı zamanda, benzer bir elektrikli araca göre yarıdan daha az batarya kapasitesi kullanırken eşdeğer batarya performansı ve elektrikli araç sürüş dinamikleri sunacak. Gelecek yıl piyasaya sürülecek elektrikli araç modelleri ise, gerçek dünya sürüş koşullarında optimum performansı korurken batarya maliyetini yaklaşık yüzde 30 oranında azaltan orta nikel içerikli NCM hücreleri kullanacak. Hyundai, elektrikli araçlarının dayanıklılığını daha da güçlendirmek amacıyla, bulut tabanlı batarya yönetim sistemini (BMS) geliştirerek 2028 yılına kadar batarya ömrünü ortalama yüzde 20 oranında uzatmayı hedefliyor. Şirket ayrıca yeni, üst düzey bir güvenlik teknolojisi geliştirdi. Termal Kaçış Koruması (TRP), ısıyı dağıtmak üzere tasarlanmış bir batarya sistemi ve ısının yayılmasını önleyen hücreler arası bir bariyer yapısı kullanarak, batarya yangını durumunda ısı transferini bitişik hücrelere engelliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Türkiye’de IONIQ 3’ün Seri Üretimine Başladı Haber

Hyundai Türkiye’de IONIQ 3’ün Seri Üretimine Başladı

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyetlerini sürdüren Hyundai Motor Türkiye (HMTR), İzmit’teki üretim üssünde tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, elektirifikasyon stratejisi ve Avrupa’daki üretim faaliyetleri açısından önemli bir kilometre taşına imza attı. IONIQ 3 seri üretimi için İzmit’teki üretim üssünde geçtiğimiz 2 yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleşti. Bu dönüşümle yeni nesil elektrikli araç üretimi için gerekli altyapı oluşturulurken; Türkiye’nin bir üretim üssü olma konumunu da güçlendirmesi hedefleniyor. İzmit fabrikasında üretilen araçların yüzde 80'i ihraç edilirken; bu da HMTR'nin hem Türk ekonomisini hem de Hyundai'nin bölgedeki stratejisini ve üretim faaliyetlerini desteklemedeki hayati rolünü vurguluyor. Büyümeyi ve İhracat Başarısını Destekleyen Güvenilir Bir Üretim Merkezi Hyundai'nin 1997'den beri faaliyet gösteren ve Güney Kore dışındaki en uzun süreli yurtdışı tesisi olan İzmit fabrikası, yıllık 200 bin araç kapasitesine ve toplamda 3,4 milyon adedin üzerinde üretime sahip. Başta Avrupa olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç ihraç eden HMTR, Türkiye otomotiv endüstrisine önemli bir katkı sağlıyor. Yatırımlar arasında 1997'den bu yana HMTR'ye yapılan 1,47 milyar Euro, IONIQ 3, yenilenen i20 ve Bayon (elektrikli araçlar, hibrit araçlar, içten yanmalı motorlu araçlar dahil) için planlanan 715 milyon Euro yer alıyor. HMTR’nin İzmit’teki fabrikasında düzenlenen IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo, Hyundai Motor Europe (HME) CEO’su Xavier Martinet, HMTR CEO’su Alex Kim ve Kibar Holding CEO’su Ali Kibar’ın yanı sıra HMTR yetkilileri, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek. Hyundai Motor Türkiye’nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye olarak; yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanındayız” dedi. Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo ise “Bugün üretime başlayan IONIQ 3, Hyundai Motor Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunu, teknolojik mükemmelliğini ve ileri inovasyon yoluyla Türkiye otomotiv sektörüyle birlikte büyüme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yansıtıyor” dedi. Yeni Hyundai IONIQ 3 ‘Aero Hatch’ modelinin üretimi fabrika için yeni bir dönemin başlangıcını simgelerken; IONIQ 3’ün yanı sıra yeni nesil Hyundai BAYON ve Hyundai i20 modellerinin üretimine yönelik hazırlıklar da HMTR’nin, Türkiye’deki yerli otomotiv tedarik sanayisini destekleme konusundaki kararlığını ortaya koyuyor. Bu anlamda Türkiye’nin HME için önemine dikkat çeken Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet, “Türkiye, güçlü bir otomotiv geleneğine, yetenekli bir iş gücüne, rekabetçi bir tedarikçi tabanına ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konuma sahip. IONIQ 3'ü burada üretme kararımız, Hyundai'nin Türkiye'ye ve bu ülkenin Avrupa'nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3'ün ötesine uzanıyor” dedi. Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim ise konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye'de IONIQ 3'ü üretmekten gurur duyuyoruz. Dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, fabrikamızın yaklaşık yüzde 50'si modernize edildi ve bu dönüşüm boyunca binden fazla çalışan farklı roller üstlendi. IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de Haber

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın dünyanın birçok ülkesinde büyük beğeni toplayan tamamen elektrikli modeli IONIQ 6, kapsamlı tasarım ve teknoloji güncellemeleriyle yenilenerek Türkiye’deki kullanıcılarla buluşuyor. Sahip olduğu şık ve sportif aerodinamik tasarımı, düşük enerji tüketimi, yüksek menzili ve gelişmiş elektrikli sürüş teknolojileriyle dikkat çeken IONIQ 6, makyajlanan versiyonunda da hem görsel hem de teknik anlamda önemli geliştirmeler sunuyor. Hyundai’nin “Pure Flow, Refined” tasarım yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen model, daha sade, daha modern ve daha premium bir karakter kazanırken, aerodinamik verimliliğini de daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni IONIQ 6’nın geliştirme sürecinde yalnızca tasarım değil; sürüş konforu, dijital kullanıcı deneyimi, bağlantı özellikleri ve güvenlik sistemleri de kapsamlı şekilde yeniden ele alındı. Böylece yeni model, elektrikli otomobil kullanıcılarının günlük beklentilerine daha iyi cevap verecek şekilde güncellendi. Daha rafine ve daha aerodinamik tasarım Yeni IONIQ 6, ilk neslin karakteristik akıcı siluetini korurken çok daha modern detaylarla yeniden yorumlandı. Ön bölümde kullanılan ince LED gündüz farları ve tampon içine entegre edilen gizli ana farlar otomobile daha geniş ve daha dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yeniden şekillendirilen ön tampon hava akışını iyileştirirken aynı zamanda aerodinamik sürtünmeyi azaltıyor. İlk neslinde aerodinamizmiyle adından oldukça söz ettiren IONIQ 6 yenilenen versiyonunda da 0,21 Cd’lik sürtünme katsayısıyla oldukça iddialı. Yan profilde dikkat çeken uzun dingil mesafesi, coupe benzeri tavan çizgisi ve akıcı omuz hattı korunurken, gövde yüzeylerinde yapılan ince dokunuşlar sayesinde otomobil çok daha sade ve premium bir görünüm sunuyor. Arka bölümde ise: Yeni tasarımlı arka tamponDaha sade arka spoiler yapısıParametrik Pixel LED aydınlatmalarYeniden şekillendirilen difüzörİyileştirilen hava akışı sayesinde hem estetik hem de aerodinamik verimlilik artırılıyor. Hyundai mühendisleri gövde üzerindeki hava akışını yeniden optimize ederek yüksek hızlarda daha stabil sürüş karakteri ve daha düşük enerji tüketimi elde edilmesini sağladı. Kullanıcı odaklı tamamen yenilenen iç mekân Yeni IONIQ 6’nın iç mekânında kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda önemli geliştirmeler yapıldı. Sürücü odaklı kokpit anlayışı korunurken; Yeni tasarımlı direksiyon simidiGeliştirilen kapı içi malzemelerYeniden düzenlenen orta konsolDaha ergonomik kullanım alanları günlük kullanım konforunu önemli ölçüde artırıyor. Yüksek çözünürlüklü iki adet 12,3 inçlik dijital gösterge ve bilgi-eğlence ekranı, sürücüye hem net bir görüntü deneyimi hem de araç fonksiyonlarını pratik ve kolay bir şekilde yönetme imkânı sunuyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği sayesinde akıllı telefon entegrasyonu çok daha pratik hale geliyor. Orta konsolda bulunan USB-C bağlantıları daha yüksek şarj hızı sunarken farklı cihazların aynı anda kullanılmasına da imkan tanıyor. Elektrikli platformun sunduğu düz zemin yapısı sayesinde özellikle ön ve arka yolcular için oldukça ferah bir yaşam alanı oluşturuluyor. Elektrikli sürüşte yüksek verimlilik Yeni IONIQ 6’nın Advance ve Progressive donanım paketleri, sırasıyla 125 kW ve 160 kW maksimum güç ve 350 Nm maksimum tork üreterek hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde güçlü ve dengeli bir performans sunuyor. 185 km/s maksimum hıza ulaşabilen IONIQ 6, Advance paketiyle 0’dan 100 km/s hıza 8,3 sn’de, Progressive paketiyle ise 7,4 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini daha da belirginleştiriyor. Advance donanım seviyesinde 63 kWh, Progressive’de ise 84 kWh’lık bir bataryaya yer veriliyor. Her iki bataryada da NMC pil teknolojisi tercih ediliyor. Böylece hızlı şarj imkanı elde edilirken aynı zamanda yüksek performans ve verimlilik de ön planda tutuluyor. Hyundai’nin E-GMP mimarisi üzerine geliştirilen Yeni IONIQ 6, yüksek verimlilik sağlayan elektrik motorları ve gelişmiş batarya teknolojileriyle dikkat çekiyor. 800 Volt mimarisi sayesinde araç ultra hızlı DC şarj istasyonlarında yaklaşık 18 dakika içerisinde bataryasını yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine kadar şarj edebiliyor. Batarya ön koşullandırma sistemi sayesinde özellikle düşük hava sıcaklıklarında şarj performansı optimize ediliyor.Yeni enerji yönetim sistemi ise farklı sürüş koşullarına göre batarya kullanımını sürekli analiz ederek maksimum verimlilik sağlıyor. Rejeneratif frenleme sistemi sürüş sırasında oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek menzilin artırılmasına katkıda bulunuyor. Direksiyon arkasındaki kulakçıklar sayesinde sürücüler rejeneratif frenleme seviyesini manuel olarak ayarlayabiliyor. Akıllı i-Pedal sistemi ise tek pedalla sürüş deneyimini destekleyerek özellikle şehir içi kullanımda sürüş konforunu artırıyor. Gelişmiş bağlantı teknolojileri Yeni IONIQ 6 yalnızca elektrikli bir otomobil değil, Bluelink hizmetiyle aynı zamanda sürekli güncellenebilen akıllı bir mobilite platformu olarak geliştirildi. Modelde sunulan bağlantı teknolojileri arasında; Kablosuz Yazılım Güncellemesi (OTA)Hyundai Dijital Anahtar 2Akıllı telefon üzerinden araç erişimiDijital anahtar paylaşımıUzaktan araç kontrolüBulut tabanlı navigasyonGerçek zamanlı rota optimizasyonuŞarj istasyonu planlaması yer alıyor. Araç, rota planlaması sırasında batarya seviyesini analiz ederek uygun şarj noktalarını otomatik olarak öneriyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin Vehicle-to-Load (V2L) teknolojisini de sunmaya devam ediyor. Bu sistem sayesinde araç içerisindeki yüksek kapasiteli batarya; Elektrikli bisikletDizüstü bilgisayarKamp ekipmanlarıKahve makinesiKüçük ev aletleri gibi birçok elektronik cihaz için taşınabilir enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor. Hyundai SmartSense güvenlik teknolojileri Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin en güncel aktif güvenlik sistemlerini bünyesinde barındırıyor. Sürüş Destek Sistemleri Akıllı Hız Limiti AsistanıAdaptif Hız SabitleyiciŞerit Takip AsistanıŞerit Hizalama Asistanı Çarpışma Önleme Sistemleri Ön Çarpışma Önleme AsistanıKör Nokta Çarpışma Önleme AsistanıArka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme AsistanıGüvenli Çıkış Asistanı Park Destek Sistemleri Çevre Görüş MonitörüKör Nokta Görüntü MonitörüAkıllı Park Yardım AsistanıÖn, arka ve yan park çarpışma önleme asistanı Bu sistemler sürüş güvenliğini artırırken şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücünün yükünü önemli ölçüde azaltıyor. Yeni IONIQ 6 öne çıkan teknik özellikleri Hyundai E-GMP platformu800 Volt elektrik mimarisiUltra hızlı DC şarj (yaklaşık %10-80 / 18 dakika)Uzun menzil sağlayan yüksek verimli bataryaOptimize edilmiş aerodinamik gövdeParametric Pixel LED aydınlatmaÇift 12,3 inç dijital ekranKablosuz Apple CarPlay ve Android AutoOTA yazılım güncellemeleriHyundai Dijital Anahtar 2V2L (Vehicle-to-Load)i-Pedal tek pedalla sürüş sistemiAkıllı rejeneratif frenlemeGelişmiş Hyundai SmartSense güvenlik paketi Yeni Hyundai IONIQ 6, aerodinamik tasarımı, yüksek enerji verimliliği, gelişmiş dijital teknolojileri ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla elektrikli mobilitede yeni bir standart belirlemeyi sürdürüyor. Günlük kullanımda sunduğu konfor, uzun yolculuklarda sağladığı verimlilik ve geleceğin mobilite anlayışını bugünden sunan teknolojileriyle Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin elektrifikasyon vizyonunu en güçlü şekilde temsil eden modellerden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, Küresel Fon Transferlerinde Tether USDT Kullanımını Pilot Projeyle Test Etti Haber

Hyundai, Küresel Fon Transferlerinde Tether USDT Kullanımını Pilot Projeyle Test Etti

Dijital varlık sektörünün en büyük şirketi ve USDT'nin ihraççısı olan Tether, Hyundai Motor America ile Hyundai Motor de México arasında Avalanche blokzinciri üzerinde Axiym altyapısı aracılığıyla gerçekleştirilen ilk kurumsal sınır ötesi ödeme Kavram Kanıtı (PoC) çalışmasının başarıyla tamamlandığını duyurdu. Pilot uygulama kapsamında Hyundai Motor America, 20 bin doları USDT'ye dönüştürdü, dijital varlığı Hyundai Motor de México'ya transfer etti ve ardından yeniden ABD dolarına çevirdi. Uluslararası transfer ve doğrulama süreçlerini kapsayan işlem ortalama 7 dakikada tamamlandı. Geleneksel bankalar arası uluslararası transferlerin ise genellikle üç ila dört saat veya daha uzun sürede gerçekleştiği belirtiliyor. Kurumsal hazinede stablecoin dönemi hızlanıyor Pilot çalışma, stablecoin tabanlı ödemelerin hızını ve verimliliğini ortaya koyarken, kurumsal finans alanındaki dönüşümün de önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük sanayi şirketlerinden biri olan Hyundai'nin kurumsal hazine operasyonlarında blokzincir tabanlı finansal altyapıyı test etmesi, stablecoin'lerin yalnızca kripto varlık ekosistemiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Küresel şirketler, daha hızlı sınır ötesi ödemeler, etkin hazine yönetimi ve sermaye hareketlerinin kolaylaştırılması amacıyla dijital dolar çözümlerine giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Bu gelişme, Tether'in daha önce Axiym'e yaptığı stratejik yatırımı da destekleyen önemli bir adım niteliği taşıyor. Şirket, kurumsal ölçekte uyumlu, ölçeklenebilir ve verimli küresel ödeme altyapılarının geliştirilmesiyle USDT'nin kurumsal kullanım alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Pilot uygulama boyunca Axiym'in regülasyonlara uyumlu ödeme altyapısı sayesinde USDT işlemleri neredeyse gerçek zamanlı olarak gerçekleştirildi ve kurumsal ölçekte daha hızlı sınır ötesi ödeme süreçleri test edildi. Kurumsal ödeme altyapısı detaylı şekilde test edildi Pilot çalışma yalnızca ödeme sürecini kapsamakla kalmadı. Hyundai Card, havale yapısının tasarlanmasına liderlik ederken, düzenleyici uyumluluk, muhasebe süreçleri ve yurt dışındaki iştirakler arasında stablecoin tabanlı ödeme sisteminin uygulanmasına yönelik operasyonel çerçeveyi de değerlendirdi. Şirketlere göre farklı ülkelerde faaliyet gösteren işletmeler için sermayeyi hızlı, şeffaf ve verimli şekilde yönetebilmek stratejik önem taşıyor. Stablecoin'ler ise mevcut yönetişim, operasyon ve uyumluluk süreçlerinden ödün vermeden ödeme sistemlerini sadeleştiren ve hazine yönetimini güçlendiren yeni nesil bir finansal altyapı sunuyor. "Stablecoin'ler küresel finans altyapısının temel parçalarından biri haline geliyor" Tether CEO'su Paolo Ardoino konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Stablecoin'ler yeni nesil küresel finansal altyapının kritik bir parçası haline geliyor. Hyundai'nin bu girişimi, şirketlerin sınır ötesi değer transferlerini daha hızlı, verimli ve şeffaf şekilde gerçekleştirebilecek finansal altyapılara olan ilgisinin arttığını gösteriyor. USDT, geleneksel finans ile blokzincir tabanlı altyapı arasında köprü kurarken, şirketlere ödemelerini kolaylaştıracak ve küresel operasyonlarını daha etkin yönetebilecekleri yeni araçlar sunuyor." dedi. Yeni aşamada farklı ülkeler test edilecek Pilot uygulamanın bir sonraki aşamasında farklı sınır ötesi ödeme koridorları ve yerel para birimleriyle gerçekleştirilecek işlemler test edilecek. Böylece stablecoin'lerin kurumsal ödeme sistemleri ve hazine yönetiminde daha geniş ölçekte nasıl kullanılabileceği değerlendirilecek. Tether, küresel finans altyapısının dönüşüm sürecinde stablecoin'lerin uluslararası ticaret ve kurumsal finans süreçlerine entegrasyonunu hızlandıracak teknolojilere ve iş birliklerine yatırım yapmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Red Dot Design Concept 2026’da Üç Prestijli Ödül Kazandı Haber

Hyundai Red Dot Design Concept 2026’da Üç Prestijli Ödül Kazandı

Hyundai, dünyanın en prestijli tasarım organizasyonlarından biri olan Red Dot Award: Design Concept 2026 kapsamında üç önemli ödül kazandı. Markanın robotik mobilite platformu MobED Urban Hopper & Golf, “Best of the Best” ödülüne layık görülürken, yarışmanın en yüksek ödülü olan “Luminary” için de aday gösterildi. Concept THREE ve CRATER Concept ise “Winner” ödülünün sahibi oldu. Red Dot Design Concept yarışmasında yalnızca beş “Best of the Best” projesi Luminary ödülüne aday gösteriliyor. Yılın en ilham verici tasarımı olarak seçilecek Luminary ödülünün kazananı ise Ekim ayında düzenlenecek törende açıklanacak. Elde edilen başarı, Hyundai’nin tasarım yaklaşımını ileri teknolojilerle buluşturan vizyonunu ve geleceğin mobilitesine yönelik yenilikçi bakış açısını bir kez daha ortaya koyuyor. Hyundai & Genesis Global Tasarım Başkanı ve Başkan Yardımcısı SangYup Lee, ödüllerle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bu ödüller, tasarım felsefemiz ile geleceğe yönelik vizyonumuzun güçlü bir şekilde birleşmesinin sonucu. Müşterilerimize farklılaşan değer sunmak ve yeni deneyimler geliştirmek için tasarım anlayışımızla sınırları zorlamaya devam edeceğiz”. Robotik Mobilitede Yeni Dönem: MobED Urban Hopper ve MobED Golf Hyundai Robotics LAB tarafından geliştirilen MobED (Mobile Eccentric Droid), gelişmiş uyarlanabilirlik ve ölçeklenebilirlik sunan yeni nesil modüler robotik mobilite platformu olarak dikkat çekiyor. Platform üzerine geliştirilen Urban Hopper ve Golf konseptleri, kazandıkları Best of the Best ödülü ve Luminary adaylığıyla MobED platformunun çok yönlü kullanım potansiyelini gözler önüne seriyor. Yenilikçi Drive-and-Lift (DnL) sistemi ve eksantrik duruş kontrol mekanizması sayesinde MobED, engebeli zeminlerde, eğimli yüzeylerde ve 20 santimetreye kadar olan kaldırımlarda dahi dengesini koruyabiliyor. Modüler ray sistemi sayesinde farklı üst modüllerin kolayca entegre edilebildiği MobED platformu, farklı kullanım senaryolarına tek bir robotik çözümle uyum sağlayarak günlük yaşam ve rekreasyon alanlarında geniş kişiselleştirme imkânı sunuyor. Concept THREE ile Kompakt Elektrikli Mobiliteye Yeni Yaklaşım Winner ödülüne layık görülen Concept THREE, Hyundai’nin yeni nesil kompakt elektrikli mobilite vizyonunu aerodinamik verimlilik, duygusal tasarım ve kullanım kolaylığıyla buluşturuyor. IONIQ ailesinin en kompakt modeli olarak geliştirilen konsept, yeni “Aero Hatch” gövde tipini tanıtarak kompakt boyutlarla geniş iç hacim ve sportif oranları bir araya getiriyor. Dış tasarımda Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dili daha yumuşak ve kullanıcı odaklı bir yorumla yeniden ele alınırken iç mekânda ise sürücü odaklı kokpit düzeni, direksiyon çevresinde konumlandırılan temel kontroller ve geri dönüştürülmüş tekstil ile alüminyum köpük gibi sürdürülebilir malzemeler dikkat çekiyor. CRATER Concept ile Elektrikli Off-Road Deneyimi Red Dot Design Concept 2026 kapsamında Winner ödülü kazanan CRATER Concept, zorlu arazi koşullarında güven, kontrol ve dayanıklılık sunmak amacıyla geliştirilen elektrikli SUV konsepti olarak öne çıkıyor. Keskin geometrik hatları, sağlam gövde yapısı ve işlevsel tasarım detaylarıyla arazi kullanımına hazır olduğunu ilk bakışta hissettiren konseptte; Parametrik Piksel aydınlatmalar ve tavan üstü off-road lambaları, altıgen jant tasarımı, geniş çamurluklar, koruyucu alt gövde plakaları gibi detaylar hem dayanıklılığı hem de görsel gücü destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Hyundai, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları, elde ettiği başarıları, hedefleri ve gelecek planlarını kapsayan 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Hyundai, 2003 yılından bu yana her yıl yayımladığı sürdürülebilirlik raporuyla finansal ve finansal olmayan performansını yatırımcılar, müşteriler ve diğer küresel paydaşlarıyla şeffaf bir şekilde paylaşmayı sürdürüyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hyundai olarak ilerlemenin kendiliğinden gerçekleşeceğini hiçbir zaman varsaymıyoruz. İlerleme, her yıl kararlı ve istikrarlı adımlarla elde edilir. Sürdürülebilirlik, yüksek teknoloji odaklı mobilite şirketine dönüşümümüzün temel yapı taşlarından biridir. Bu rapor, 2025 yılı boyunca ekiplerimizin ortaya koyduğu çalışmaları, kaydettiğimiz ilerlemeyi ve önümüzde duran hedefleri ortaya koyuyor. Bugüne kadar kat ettiğimiz yoldan gurur duyarken, ulaşmamız gereken hedeflerin de farkındayız. Bu yıl ve sonrasında da daha fazlasını başarmaya devam edeceğiz”. 2026 Sürdürülebilirlik Raporu, Çevre (Environment), Sosyallik (Social) ve Yönetim (Governance) olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Çevre alanındaki çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Raporun çevre bölümünde, Hyundai’nin yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde kaydettiği önemli ilerlemelere yer veriliyor. Öne çıkan gelişmeler arasında: Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistan’daki tüm operasyonlarda kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmasını ifade eden RE100 hedefinin gerçekleştirilmesi,ABD’nin Georgia eyaletinde kurulan Hyundai Motor Group Metaplant America (HMGMA) tesisinde 147 MW kapasiteli güneş enerjisi elektrik satın alma anlaşmasının (PPA) imzalanması,Döngüsel ekonomiyi desteklemek amacıyla kullanım ömrünü tamamlamış bataryaların geri dönüşümüne yönelik gelişmiş bir sistemin kurulması yer alıyor. Raporda ayrıca Hyundai Motor Grubu’nun entegre hidrojen değer zincirini genişletmeye yönelik çalışmaları ile yeni nesil elektrifikasyon stratejileri de detaylı şekilde aktarılıyor. Şirket, biyolojik çeşitlilik risklerini daha etkin yönetebilmek amacıyla Doğa ile İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TNFD) çerçevesini de süreçlerine entegre ederek faaliyetlerinin çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Sosyal sorumluluk ve tedarik zinciri yönetiminde önemli adımlar Raporda sosyal sorumluluk başlığı altında ürün güvenliği, çalışan gelişimi ve iş sağlığı-güvenliği alanındaki çalışmalar öne çıkıyor. Başlıca gelişmeler şunlar: ABD’deki Insurance Institute for Highway Safety (IIHS) tarafından 16 Hyundai modeline Top Safety Pick (TSP) ve Top Safety Pick+ (TSP+) güvenlik derecelendirmelerinin verilmesi İş sağlığı ve güvenliği standartlarını daha da ileri taşımak amacıyla 2030 İş Güvenliği Yönetim Stratejisi (Together for BAROZERO) programının hayata geçirilmesi ve bu alandaki yatırımların artırılması. Şirket ayrıca, otomotiv sektörünün elektrifikasyon ve yapay zekâ odaklı dönüşüm sürecine çalışanların uyumunu desteklemek amacıyla “Just Transition” programını hayata geçirdi. Program kapsamında çalışanlara eğitim ve gelişim fırsatları sunuluyor. Kurumsal yönetim yapısı güçleniyor Raporda, Hyundai yönetim kurulunun çeşitliliğini ve bağımsızlığını artırmaya yönelik çalışmaları da yer alıyor. Öne çıkan uygulamalar arasında: Yönetim Kurulu karar alma süreçlerinde şeffaflığı artırmak amacıyla Baş Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi (Lead Independent Director) sisteminin uygulanmaya başlanması,Toplam 12 kişilik yönetim kurulunda dört kadın ve üç uluslararası üyenin görev almasıyla çeşitlilik ve kapsayıcı liderlik anlayışının güçlendirilmesi bulunuyor. Raporda ayrıca hissedar değerini artırmaya yönelik sorumlu yönetim anlayışı ile proaktif risk yönetimi uygulamaları da detaylandırılıyor. Bu kapsamda: 2025-2027 döneminde en az yüzde 35 Toplam Hissedar Getirisi (TSR) hedefleyen Value-up Programı,Yapay zekâ teknolojilerinin etik ve sorumlu kullanımını yönlendirmek amacıyla geliştirilen AI Governance Framework (Yapay Zekâ Yönetim Çerçevesi) öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Not: Hyundai’nin yurt dışı operasyonlarında yenilenebilir enerji kullanım oranı, Yenilenebilir Enerji Sertifikaları (REC) ve Elektrik Satın Alma Anlaşmaları (PPA) gibi uygulamalar sayesinde 2025 yılı itibarıyla yüzde 76 seviyesine ulaştı. Sürdürülebilirlik raporuna erişim artık daha kolay Hyundai Motor, sürdürülebilirlik çalışmalarının daha geniş kitleler tarafından kolayca takip edilebilmesi amacıyla bu yıl ana raporun yanında ayrı bir Özet Rapor da yayımladı. Özet raporda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve şirketin temel sürdürülebilirlik performans göstergeleri sade ve anlaşılır bir şekilde sunuluyor. 2026 Hyundai Motor Sürdürülebilirlik Raporu ve Özet Rapor, Hyundai resmi internet sitesindeki sürdürülebilirlik sayfasından incelenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’den Araç İçi Hijyende Yeni Dönem Haber

Hyundai’den Araç İçi Hijyende Yeni Dönem

Hyundai Motor Company, araç içi hijyen teknolojilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Plasma Care UVC sistemini tanıttı. Dünyada ilk kez bir araç kabininde kullanılmak üzere geliştirilen bu teknoloji, yolcular araç içerisindeyken dahi kabin havasının hijyenik kalmasına ve kötü kokuların azaltılmasına yardımcı oluyor. Plasma Care UVC, geleneksel ultraviyole sterilizasyon sistemlerinden farklı olarak 200–230 nanometre (nm) dalga boyu aralığında çalışan bir Far-UVC ışığını kullanıyor. Bu özel dalga boyu, yüksek enerjili yapısıyla etkili bir dezenfeksiyon sağlarken, insan cildinin koruyucu dış tabakasını aşmayacak şekilde tasarlandı. Bakteri ve virüsler ise bu koruyucu yapıya sahip olmadığından Far-UVC ışığı mikroorganizmaların DNA’sını etkileyerek çoğalmalarını engelliyor. Bakteri ve mikroorganizmaların azaltılmasına yardımcı olan Plasma Care UVC, aynı zamanda bunların çoğalması sonucu oluşan kötü kokuların da giderilmesine katkı sağlayarak daha ferah ve konforlu bir kabin ortamı sunuyor. Araçlar İçin Özel Olarak Geliştirildi Far-UVC teknolojisinin araç içi kullanıma uygun hale getirilmesi için Hyundai mühendisleri kompakt, dayanıklı ve yüksek verimli bir sistem geliştirdi. Hastane ve okul gibi geniş alanlarda kullanılan Far-UVC çözümlerinden farklı olarak araç kabinlerinde daha sınırlı alan, yoğun elektronik donanım ve yolcuların sisteme yakın konumlanması gibi özel gereksinimler bulunuyor. Bu doğrultuda geliştirilen Plasma Care UVC sistemi: Far-UVC ışığını üreten özel bir plazma lamba kullanıyor.Araç içerisinde kolay entegrasyon sağlayacak şekilde kompakt ve enerji verimli bir yapıya sahip.Titreşim, sıcaklık değişimleri ve zorlu sürüş koşullarına karşı yüksek dayanıklılık sunuyor.Yalnızca kontrollü Far-UVC dalga boylarının yayılmasını destekleyen özel optik filtre sistemi ile güvenlik katmanı oluşturuyor. Başarısı Kapsamlı Testlerle Doğrulandı Hyundai, teknolojinin etkinliğini doğrulamak amacıyla bileşen seviyesinden gerçek araç uygulamalarına kadar kapsamlı testler gerçekleştirdi. Araç kabini koşullarını simüle eden 8 metreküplük bir test ortamında yapılan değerlendirmelerde, havadaki virüslerin 30 dakika içerisinde yüzde 96,8 oranında azaltıldığı tespit edildi. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bir diğer çalışmada ise zatürreye neden olan bakterilerin Plasma Care UVC’ye maruz bırakılması sonucunda 30 saniyede yüzde 99,9, 60 saniyede ise tamamen etkisiz hale getirildiği belirlendi. Gerçek araç testlerinde uygulanan değerlendirmelerde de E. coli bakterisinin yüzde 99,9 oranında azaltıldığı doğrulandı. Geleceğin Mobilite Çözümlerine Hazırlanıyor Konuyla ilgili açıklama yapan Hyundai Motor Company Kıdemli Araştırma Mühendisi Han Joo Jang şunları söyledi. “Plasma Care UVC, yolcuların bulunduğu açık araç kabinlerinde kullanılmak üzere geliştirildi ve yalnızca kapalı alanlarda kullanılabilen geleneksel sterilizasyon yöntemlerinin ötesine geçiyor. Geleceğin mobilite ekosisteminde daha hijyenik ve daha konforlu bir yolculuk deneyimi sunacak önemli bir çözüm olacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.