Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İbrahim Yumaklı

Kapsül Haber Ajansı - İbrahim Yumaklı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbrahim Yumaklı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sapanca Gölü’nün Korunması İçin 25,5 Milyar Liralık Eylem Planı Haber

Sapanca Gölü’nün Korunması İçin 25,5 Milyar Liralık Eylem Planı

Adapazarı Kültür Merkezi'nde düzenlenen Sapanca Gölü Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Yumaklı, dünyanın sadece yüzde 2,5'inin tatlı su kaynaklarına sahip olduğunu, bunun da sadece yüzde 1'inin kullanılabildiğini dile getirerek, sonsuz bir kaynak bulunmadığını söyledi. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığını, dünyada 2 milyar 200 milyon insanın temiz suya ulaşım sorunu bulunduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1313 metreküpten 1297 metreküpe gerilediğini ifade etti. Yumaklı, Türkiye'nin artık su stresi altında bir ülke olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Değişen iklim şartlarının bizlere getirmiş olduğu birçok etki var. Bunların hepsini yakinen yaşıyoruz, artık hayatımızda yağış rejimlerindeki düzensizliklerden, kuraklıklardan, sellerden, taşkınlardan o kadar çok şeyi tecrübe etmeye başladık ki bunların hepsinin de merkezinde su var. Artık asıl konumuz su azalacak mı değil, suyu nerede, ne kadar ve hangi temizlik, saflıkta bulabileceğiz, asıl mesele bu olmaya başladı. Suyu, yönetilecek bir kaynak olarak görmüyoruz. Su, bizim için bütün sektörleri yönlendiren stratejik eksendir. Evsel kullanımdan endüstri, sanayi, tarımsal kullanımına kadar her şeyimizi baştan sona, yani hayatımızı etkileyecek stratejik bir eksen." Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir." dediğini hatırlatan Yumaklı, bu sebeple 10 yıllık Ulusal Su Planı'nı uygulamaya aldıklarını belirtti. Yumaklı, su verimliliğini, çalışmalarının merkezine yerleştirdiklerini belirterek, 2023'ten itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın teşvik ve destekleriyle su verimliliği seferberliğini Sıfır Atık'la kardeş şekilde bütün dünyanın gündemine sokmak üzere hareket ettiklerini dile getirdi. Bu çalışmaları sadece şehirler için değil, kurumlar için de mavi, yeşil ve turkuaz olmak üzere 3 kademeli su verimliliği belgesiyle ortak yapıya büründürdüklerini anlatan Yumaklı, böylece su verimliliği seferberliğini ölçülebilir hale soktuklarını ifade etti. Yumaklı özellikle şehirlerde kurakçıl peyzaj uygulamasını hayata geçirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini, bunun su verimliliği anlamında önemli olduğunu dile getirerek, "Suyun 77'sini tarımsal üretimde kullanıyoruz. Dolayısıyla bunu verimli şekilde kullanmanın yollarını aramamız gerekiyordu ki bunun için en önemli başlık üretim planlamasıydı. Ziraat odalarımız başta olmak üzere bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz üretim planlamasına o kadar sahip çıktılar ki bu memleketin bir evladı olarak gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum." diye konuştu. Yumaklı, basınçlı sulama sistemlerinin kullanımına da yüzde 70 hibeyle devlet desteği ve teşviki vermeye devam ettiklerini söyledi. Afetler gelmeden hazırlık yapılması gerektiğini, taşkın yönetim planlarının önemli olduğunu, 25 havzada taşkın yönetim planlarını bitirdiklerini ve uygulamaya aldıklarını anlatan Yumaklı, "Bu bölge taşkın anlamında çok açık ve riski son derece yüksek bölge. Dolayısıyla Sapanca Gölü'nü besleyen bütün derelerde risk analizi yaptık, yapılması gerekenleri ortaya koyduk. Bunları da uygulamaya başladık ancak bir taraftan yapıp bir taraftan da bozmak olmaz. Dolayısıyla hep beraber el birliğiyle Allah'ın bize vermiş olduğu bu nimetleri koruma kullanma dengesi içinde kullanmayı başarabiliyor olmamız gerekir." ifadesini kullandı. Uygulanan tedbirlere değinen Yumaklı, ekim başından itibaren 15 ilde yaşanan su taşkınlarına, 485 iş makinesi ve ağır ekipman ile 772 personelle müdahil olduklarını kaydetti. "HAVZAMIZA YILDA YAKLAŞIK 114 MİLYON METREKÜPLÜK SU KAZANDIRMAYI PLANLIYORUZ" Bakan Yumaklı, hükümet programındaki göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması konusunu Ulusal Su Kurulunun gündemine aldıklarını, Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını belirterek, paydaşların katkılarıyla çalışmaları güçlendirdiklerini kaydetti. Sapanca Gölü Eylem Planı'nı hazırladıklarını, kısmen uygulamaya başladıklarını dile getiren Yumaklı, "Hem içme hem kullanma suyu için Sapanca Gölü son derece önemli hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Sapanca Gölü hâlihazırda mevcut durumundan daha kötüye giderse Kocaeli, Sakarya susar. Sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur." dedi. Son yağışlarla Sapanca Gölü'nün seviyesinin yükselmesinin kimseyi yanıltmaması gerektiğini belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde, bu bölgenin, havzanın sıcaklığındaki artış 4 derece olarak öngörülüyor. Bu korkunç bir şey. Yıllık toplam yağışlarının ise yüzde 5 düşeceği öngörülüyor, bunlar iyi tahminler. Yani elimizdeki değerin kıymetini anlamamız için de bu verilerin büyük önemi var. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde 2025'te Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük su azalımı söz konusu oldu. Bu miktarın yüzde 22'si buharlaşmadan meydana geldi. Gölün iklimsel verileri, ekolojik, hidrolojik özellikleriyle su kullanımlarını esas alan eylem planı da işte bu sebeple hazırlandı. Bu planda ne var? Su, gıda, ekosistem bağlantısallığında göl yönetimi, su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, veri temelli yapay zeka destekli karar mekanizmasının oluşturulması. Bu stratejilere dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir var. Bu tedbirlere ilişkin yatırım planlaması yaptık, 5 yıl içinde yaklaşık 25,5 milyar liralık yatırım sadece bu eylemin içindeki hususları hayata geçirmek için yapılmış olacak. Havzamıza yılda yaklaşık 114 milyon metreküplük su kazandırmayı planlıyoruz. Dolayısıyla su güvenliği planımız da aynı şekilde devam ediyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız Haber

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te dahil olduğunu belirterek, “Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir." dedi. Bakan Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, "TEKNOFEST, savunma sanayisi konusunda ülkemizin mühendislik anlamında gelmiş olduğu noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardı. Ben bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." POLİTİKA, EĞİTİM, YATIRIM VE ADAPTASYON PANELİ Bakan Yumaklı, daha sonra, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan, uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli"ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, “TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramı girdi. Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2 binli yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “ÇİFTÇİLERİMİZ, ÜRETİCİLERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZ" Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır." Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var." dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, çiftçi kayıt sistemindeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. “7,3 MİLYON HEKTARLIK ALANI SULAMAYA AÇTIK" Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum dediği" her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakanlığımızın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde varız ve olacağız. Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohumda bir teknoloji. Tohumların yüzde 96'sını biz üretiyoruz, dünyada ilk 10 içindeyiz. Dünyanın farklı ülkelerine gittiğimizde önümüze gelen tohumculuk firması var. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapmamız gerekir. Sulama teknolojilerini geliştirmemiz gerekir. 7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz." Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak." Konuşmaların ardından, Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı. ​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Edirne’nin Bereketli Topraklarına 2.7 Milyar Liralık Dev Sulama Yatırımı Haber

Edirne’nin Bereketli Topraklarına 2.7 Milyar Liralık Dev Sulama Yatırımı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne'de 56 bin 500 dekar tarım arazisini su ile buluşturacak Çömlekköy Barajı Sulaması işinin ihale sürecinin tamamlanarak yapım sözleşmesinin imzalandığını bildirdi. Yumaklı, yaptığı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığının yaptığı yatırımlarla serhat kenti Edirne'nin verimli topraklarını su ile buluşturacak, vatandaşlara içme ile kullanma suyu temin edecek ve derelerdeki taşkın riskini azaltacak projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüğünü belirtti. Bakanlık bünyesindeki Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) Edirne'de su yapıları yatırımlarını son dönemde büyük ölçüde artırdığına dikkati çeken Yumaklı, gerçekleştirilen bu projelerin bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. Bakan Yumaklı, bu projelerin en önemlilerinden biri olan Edirne Çömlekköy Barajı Sulaması yapım işinin ihale sürecinin tamamlanarak yapım sözleşmesinin imzalandığını müjdeleyerek “2 milyar 675 milyon 609 bin lira maliyetli projenin tamamlanması ile 8 köyümüzü kapsayan 56 bin 500 dekar tarım arazisinin sulama suyu ihtiyacı karşılanacak" bilgisini aktardı. BARAJDA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR Projenin ana su kaynağını oluşturan ve temelden 57 metre yüksekliğe sahip Edirne Çömlekköy Barajı'nın, 22,25 milyon metreküp su biriktirme hacmine sahip olduğunu bildiren Yumaklı, şunları kaydetti: “Barajımızın inşa süreci devam ediyor. Baraj ve Sulama işi inşaatlarının tamamlanmasıyla yatırımımız faydaya dönüştürülecek. DSİ Genel Müdürlüğümüz son yıllarda modern sulama projelerini geliştirerek uygulamaya koyuyor. Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesi, çiftçi gelirlerinde doğrudan ve dolaylı artışa neden oluyor. Bu durum, bir yandan kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan refahın yükseltilmesi amacına hizmet ederken diğer taraftan da yaşam standardını yükselttiği için göçü önlüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tüm imkanlarımızla Edirneli üreticilerimizin ve çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Yeni yatırımımız serhat şehrimiz Edirne'ye hayırlı olsun, bereketli topraklarına bereket katsın." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı Haber

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı

Yumaklı, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla TMO tarafından yürütülen hububat alım sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ​ 2026 Mayıs ayında hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini 21 Mayıs 2026'dan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, 2 Haziran 2026 tarihinde ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, bugün itibarıyla toplam 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Alımların başladığı 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının, son günlerde hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığının altını çizen Yumaklı, "Kışın 1 ayda sattığımız hububat miktarını bugün 1 günde alıyoruz. 2023 yılı ile kıyaslarsak; 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken, bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir" bilgisini verdi. "KONYA LİDERLİĞİNİ KORUYOR, DEPO DOLULUK ORANLARIMIZ YÜZDE 65-70 SEVİYESİNDE" Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, üreticilerin hiçbir mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum işyerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarına dikkati çekerek, lisanslı depoların ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi. Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini vurguladı. "RANDEVULARDA YÜZDE 87 GERÇEKLEŞME ORANI YAKALADIK" Üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı bir şekilde teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini dile getiren Bakan Yumaklı, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin adet randevu verdiklerini açıkladı. Yumaklı, bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının %87 olduğunun altını çizerek, “Açılan toplam randevu kapasitesi 17,8 milyon ton olup, randevu kapasitesi doluluk oranı yüzde 72'dir" ifadesini kullandı. "34,3 MİLYAR TL ÖDEMEYİ ÜRETİCİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARDIK" Çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını hatırlatan Bakan Yumaklı, “Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor" diye konuştu. Bakan İbrahim Yumaklı ayrıca, planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacağını duyurarak, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 TL, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin TL olarak belirlendiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.