Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İç Mekân

Kapsül Haber Ajansı - İç Mekân haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İç Mekân haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Finalisti Seçildi Haber

Hyundai IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Finalisti Seçildi

Hyundai’nin tamamen elektrikli modeli IONIQ 3, 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili (European Car of the Year 2027) ödülünde yedi finalistten biri oldu. Avrupa’nın farklı ülkelerinden otomotiv gazetecilerinin oluşturduğu bağımsız jüri tarafından seçilen IONIQ 3, bu adaylıkla Avrupa’nın en köklü otomotiv ödüllerinden biri için yarışacak. Kazanan, 8 Ocak’ta Brüksel Otomobil Fuarı’nda açıklanacak. Yarışmanın Türk jüri üyeliğini ise otomotiv gazeteciliğinde 35 yıldan fazla tecrübeye sahip Ufuk Sandık yapıyor. Avrupa’da tasarlanan ve Hyundai Motor Türkiye’nin İzmit fabrikasında üretilen IONIQ 3, özellikle Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları gözetilerek geliştirildi. Tamamen elektrikli kompakt hatchback model, Hyundai’nin özgün “Art of Steel” tasarım dilini, geniş iç mekânı ve sezgisel teknolojileriyle bir araya getirirken, uzun menzilli versiyonunda 482 km’ye varan WLTP menzili sunuyor. IONIQ 3, elektrikli mobiliteyi daha geniş bir müşteri kitlesi için erişilebilir kılmayı hedefliyor. Hyundai Motor Avrupa Başkan Yardımcısı, Avrupa Ürün ve Ürün Direktörlüğü Başkanı Christopher McKinnon, şunları söyledi: “Avrupa’da Yılın Otomobili finalistleri arasında yer almak, IONIQ 3 ve üretimde gösterilen emeğin takdir edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen; özgün tasarımı, sınıfının öncüsü aerodinamik özellikleri, yüksek menzili ve olağanüstü iç mekân genişliğini, gelişmiş teknoloji ve erişilebilir bir fiyatla birleştiren bir elektrikli otomobil geliştirmek üzere yola çıktık. Siparişlerin şimdiden beklentilerimizi aşmasıyla birlikte müşterilerden aldığımız geri dönüşler de bizim için son derece cesaret verici oldu. Bu adaylık, modelimizin tüm bu özellikleri bir arada sunan güçlü yapısını ve elektrikli mobiliteyi daha fazla kişi için hem cazip hem de pratik hâle getirme hedefimizi yansıtıyor”. Özellikle Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, sınıfının lideri 0,263 hava sürtünme katsayısına sahip özgün bir Aero Hatch tasarımı sunuyor. Uzun menzilli versiyonunda 482 km’ye varan WLTP menziliyle sınıfının en yüksek menzil değerine ulaşıyor. Ayrıca, beş yetişkinin rahatça oturabileceği koltukları ve 441 litrelik bagaj hacmiyle sınıfının öncüsü iç mekân genişliği sunuyor. Segmentinin en büyüğü olan 14,6 inçlik merkezi dokunmatik ekranında, Hyundai’nin Android Automotive OS tabanlı yeni nesil bilgi-eğlence platformu Pleos Connect yer alıyor. IONIQ 3’ü 2027 Avrupa’da Yılın Otomobili Ödülünün İddialı Adaylarından Biri Yapan Nedir? IONIQ 3, Avrupalı müşterilerin temel ihtiyaçlarına yanıt veren, sınıfının öncüsü birçok özelliği bir araya getiriyor. Aerodinamik tasarımı sürüş verimliliğine katkı sağlarken, geniş iç mekânı kompakt dış boyutlarına rağmen daha büyük bir aracın kullanışlılığını sunuyor. Sezgisel teknolojileri günlük kullanım kolaylığını desteklerken, erişilebilir fiyatı elektrikli mobiliteyi daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon Haber

Range Rover’dan Londra’nın İkonik Ruhunu Yansıtan İki Yeni Özel Kürasyon

Londra’nın tarihi dokusu ve ilham verici enerjisini tasarımlarına taşıyan Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, markanın karakteristik tasarım dilini özel detaylarla harmanlıyor. Yeni model yılı güncellemeleriyle aileye katılan bu özel modeller, İngiliz mirasını zenginleştirilmiş donanımlarla buluşturuyor. Mimari ile Çağdaş Lüksün Dengesi: Range Rover Velar Belgravia Edition İlhamını tasarım ile mimariden alan ve ilk kez Londra Tasarım Müzesi'nde tanıtılmasının ardından Dünya Genelinde Yılın Otomobil Tasarımı ödülüne layık görülen Range Rover Velar, çağdaş lüksü yeniden tanımlayan Belgravia Edition ile markaya yepyeni bir soluk getiriyor. Adını, klasik Georgian mimarisini modern lüks yaşam tarzıyla birleştiren Londra’nın ünlü bölgesi Belgravia’dan alan model, bölgenin zarif dokusunu yansıtıyor. Range Rover'ın köklü mirasını ve tasarım detaylarına gösterilen özeni bir araya getiren Belgravia Edition, markanın özgün karakterini yansıtıyor. Dış tasarımda modele özel 20 inç Dark Agate Grey jantlar, "Belgravia Edition" dış armaları ve zemin aydınlatmaları öne çıkıyor. İç mekanda ise aydınlatmalı eşikler, özel siyah fırçalanmış alüminyum kaplamalar ve zıt renkli dikişlere sahip deri koltuklar oldukça zarif bir atmosfer oluşturuyor. Teknoloji ve konfor odaklı kabinde, 11,4 inç kavisli dokunmatik merkezi ekran sezgisel bir kullanım sağlarken; Konfigüre Edilebilir Kabin Aydınlatması, Head-up Display, Park Asistanı ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi gibi yenilikler standart olarak sunuluyor. Şehrin Yenilikçi ve Enerjik Yüzü: Range Rover Evoque Hoxton Edition Ailenin şehirli ve kompakt üyesi Range Rover Evoque, yeni Hoxton Edition ile Londra'nın trend belirleyen enerjik ruhunu yollara taşıyor. Yeniliklere öncülük eden ve trend belirleyenlerin uğrak noktası olan, moda ve tasarım üzerindeki güçlü etkisiyle bilinen Hoxton bölgesinden ilham alan model; semtin canlı kültürünü kendine özgü tasarım dokunuşlarıyla yansıtıyor. Yeni Platinum Atlas dış tasarım detayları ve 20 inç Satin Gold jantlar modelin göz alıcı görünümünü pekiştiriyor. İç mekanda yer alan "Hoxton Edition" detaylı aydınlatmalı eşikler, özel alüminyum kaplamalar ve dikiş detaylı deri koltuklar bu yenilikçi ruhu tamamlıyor. Standart donanımlar arasına eklenen Head-up Display, 3D Çevresel Görüş Kamera Sistemi ve Gelişmiş İç Mekan Hava Temizleme Sistemi teknolojileri, Evoque'un zahmetsiz ve konforlu sürüş deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Borusan Otomotiv Yetkili Satıcılarında Yerini Aldı Range Rover ailesinin iki özel modeli Range Rover Velar Belgravia Edition ve Range Rover Evoque Hoxton Edition, 17–18 Ekim tarihleri itibarıyla tüm Borusan Otomotiv Land Rover Yetkili Satıcılarında yakından incelenebilecek. Modeller, Ekim ayına özel takas desteğiyle satışa sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında Haber

Premium Kompakt Sınıfın Öncüsü Audi A3 30 Yaşında

Audi A3, 1996 Paris Otomobil Fuarı’ndaki dünya prömiyeriyle premium otomobil anlayışını kompakt boyutlarla buluşturdu. Yüksek kaliteli malzemeleri, özenli işçiliği ve sürüş dinamikleriyle segmentinin gelişimine öncülük eden model, otuz yılda üç kapılı hatchback’ten farklı gövde ve güç aktarma seçeneklerine sahip bir aileye dönüştü. İlk iki nesilde genişleyen model ailesi 1996’da tanıtılan ilk nesil A3, üç kapılı hatchback gövdesi ve Audi’nin kalite anlayışını yansıtan iç mekanıyla öne çıktı. 1998’de quattro dört tekerlekten çekiş sisteminin model ailesine katılması, kompakt sınıfta önemli bir yenilik oldu. 1999’da ise beş kapılı A3 ve 210 PS gücündeki S3, farklı kullanım beklentilerine yanıt veren iki yeni seçenek sundu. 2003’te tanıtılan ikinci nesil, daha geniş iç mekanı ve geliştirilen yürüyen aksamıyla konforu ve sürüş dinamizmini artırdı. 2004’te model ailesine katılan A3 Sportback, Singleframe ızgarayı A3 ile buluşturdu. 2008’de A3 Cabriolet ile üstü açık sürüş deneyimi sunulurken, 2011’de tanıtılan RS 3 Sportback, 340 PS gücündeki beş silindirli motoruyla ailenin performansını yeni bir seviyeye taşıdı. Dijitalleşme ve elektrifikasyonla yeni bir dönem 2012’de tanıtılan üçüncü nesil A3, Modüler Enine Platform (MQB) üzerine geliştirilen ilk Audi modeli oldu. Hafif yapı yaklaşımıyla verimliliği destekleyen bu nesilde MMI multimedya sistemi, çevrimiçi hizmetler ve gelişmiş sürüş destek sistemleri, üst sınıflardaki teknolojileri kompakt segmente taşıdı. 2013’te A3 Sedan’ın ürün gamına katılması, model ailesinin farklı pazarlardaki erişimini genişletti. 2014’te tanıtılan A3 Sportback e-tron ise Audi’nin kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli olarak elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir adım oluşturdu. 2016’da RS 3 Sedan, 400 PS gücündeki 2.5 TFSI motoruyla RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan oldu. Dördüncü nesilde artan model ve teknoloji çeşitliliği 2020’de tanıtılan dördüncü nesil A3, daha sportif tasarımı ve dokunmatik kumanda konseptiyle dijitalleşmeyi sürdürdü. Belirli motor seçeneklerinde sunulan 48 voltluk mild hibrit sistem, performansı ve verimliliği destekledi. 2021’de RS 3 ile aileye katılan torque splitter teknolojisi, torku arka tekerlekler arasında değişken biçimde dağıtarak sürüş dinamiklerini geliştirdi. Bu sistem, 2024’te 333 PS güce ulaşan S3’te de sunulmaya başlandı. 2024’te ürün gamına eklenen A3 allstreet, Sportback’e göre üç santimetre daha fazla yerden yüksekliği ve yükseltilmiş oturma konumuyla crossover karakteri sundu. Güncel nesilde panoramik ekranlı kokpit, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve dijital hizmetler de öne çıkıyor. Bugün A3’ün küresel ürün gamı; Sportback, Sedan ve allstreet gövde seçeneklerinin yanı sıra benzinli, dizel ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma sistemlerini, sportif S3 ve RS 3 modellerini kapsıyor. İlk günden bu yana Ingolstadt’ta üretilen A3, otuz yıllık gelişimi boyunca günlük kullanışlılığı Audi’nin premium karakteriyle bir araya getirmeyi sürdürüyor. Tarihsel kilometre taşları 1996: Audi A3 (8L), Paris Otomobil Fuarı’nda (Salon Mondial de l’Automobile) dünya prömiyerini gerçekleştiriyor. 1998: quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, kompakt sınıfta ilk kez sunuluyor. 1999: Audi S3, turbo beslemeli 1,8 litrelik sıralı dört silindirli motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle pazara sunuluyor. Audi A3’ün beş kapılı versiyonu model ailesini genişletiyor. 2003: İkinci nesil A3 (8P) tanıtılıyor. Coupé benzeri görünümüne rağmen iç mekan boyutları büyüyor. Çok kollu arka aks, sürüş dinamiklerini ve sürüş konforunu geliştiriyor. 2004: A3 Sportback, daha sonra markanın yüzü haline gelen karakteristik Singleframe ızgarayla tanıtılıyor. Sportback, bugün de A3’ün en yaygın gövde versiyonu olmayı sürdürüyor. 2008: Audi A3 Cabriolet pazara sunuluyor. Model ailesi, üstü açık bir versiyonla genişliyor. 2011: Audi RS 3 Sportback pazara sunuluyor ve efsanevi beş silindirli motoru kompakt segmentle buluşturuyor. 2012: Modüler Enine Platform üzerine geliştirilen üçüncü nesil A3 (8V) tanıtılıyor. Audi, döner/basmalı kumanda düğmesine sahip MMI kumanda sistemini kompakt sınıfa taşıyor. 2013: Audi A3 Sedan satışa sunuluyor ve zarif bir sedan versiyonuyla model ailesini genişletiyor. 2014: Audi, kompakt sınıftaki ilk şarj edilebilir hibrit modeli Audi A3 e-tron’u tanıtıyor. 2016: Audi, RS logosunu taşıyan ilk kompakt Audi sedan olan RS 3 Sedan’ı tanıtıyor. 2020: Dördüncü nesil A3 (8Y), daha sportif bir tasarım ve dokunmatik kullanıma dayalı yeni bir kumanda konseptiyle tanıtılıyor. 2024: Audi A3 allstreet, dikkat çekici bir crossover versiyonu olarak model ailesine katılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Epson, Tekstil Üreticilerinin Hızla Artan Özel Giyim Taleplerini Karşılıyor Haber

Epson, Tekstil Üreticilerinin Hızla Artan Özel Giyim Taleplerini Karşılıyor

Üretkenlik ve güvenilirlik için tasarlanan bu çözümler kârlılığı artırıp müşteri memnuniyetini korurken büyük hacimli baskı siparişlerini yönetmeyi ve tutarlı renk kalitesini desteklemeyi amaçlıyor. Dijital baskılı tekstil ürünlerine olan talep arttıkça tekstil üreticileri de tutarlı bir renk çıktısı sunan kişiselleştirilmiş siparişleri daha yüksek üretim hacimlerinde karşılamak konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya kalıyor. Süblimasyon pazarının küresel tekstil ve giyim baskı segmenti 2025'teki 6,74 milyar ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu hacmin 2033 yılına kadar 16,68 milyar ABD dolarına erişmesi bekleniyor.[1] Bu eğilim net bir ticari fırsat yaratırken aynı zamanda önemli bir operasyonel baskıyı da beraberinde getiriyor. Epson'ın süblimasyon çözümleri, esnek ve kısa süreli baskılardan yüksek hacimli dijital iş akışlarına geçen üreticileri desteklemek üzere tasarlandı. Markalar ve perakendeciler trendlere ve kişiselleştirilmiş spor giyim, moda, iç mekân ve iş kıyafetlerine yönelik artan tüketici talebine yanıt verirken; üreticiler tutarlı çıktı kalitesinin korunmasına büyük önem veriyor. Bu koşullarda üretimi ölçeklendirme yeteneği de kritik bir ticari avantaja dönüşüyor. Hızlı teslimat süreleri üreticilerin daha fazla ticari fırsat yakalamasına yardımcı olurken, güvenilir ve tutarlı renklere sahip ürün çıktıları ise müşteri memnuniyetini artırıyor. Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, “Tekstil üreticilerinden giderek karmaşıklaşan üretim talepleri doğrultusunda daha fazla çeşitlilik, daha hızlı teslimat süreleri ve tutarlı bir kalite sunmaları isteniyor. Dijital tekstil üretimi büyümeye devam ettikçe güvenli üretim süreci de öne çıkıyor. Epson'un süblimasyon portföyü; üreticilerin büyümelerini desteklemeye, verimliliklerini artırmalarına ve değişen müşteri ihtiyaçlarına daha etkili yanıt vermelerine yardımcı olmak için tasarlandı.” diyor. Epson süblimasyon portföyü, üreticileri büyüme yolculuklarının her aşamasında destekleyecek şekilde yapılandırıldı SureColor SC-F9500, kompakt ve güvenilir bir çözüme ihtiyaç duyan büyümekte olan ve orta ölçekli tekstil üreticilerinin iş akışlarını desteklemek ve kesintileri en aza indirmek üzere tasarlandı. Daha büyük PrecisionCore MicroTFP baskı kafası verimliliği desteklerken, 1,6 litrelik mürekkep paketleri ve çalışırken mürekkep değiştirme (hot-swap) olanağı gibi özellikler de daha sorunsuz bir üretimi kolaylaştırıyor. Nozzle Verification Technology (NVT) ve medya temizleyici gibi ek güvenilirlik özellikleri, daha tutarlı çalışmayı destekleyerek üreticilerin artan sipariş hacimlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. SC-F20000, yüksek hacimli üreticiler için daha büyük işleri ve zorlu üretim programlarını desteklemek üzere tasarlandı. 1,95 metrelik baskı genişliği, sekiz adet PrecisionCore MicroTFP baskı kafası ve 600 x 600 dpi çözünürlükte yaklaşık 306 m²/saat'e varan üretim hızları, endüstriyel süblimasyon iş akışları için gereken kapasiteyi sağlıyor. Portföyün çok yönlülüğü; hızla büyüyen kişiye özel giyim, iç mekân dekorasyonu ve soft signage pazarları gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörleri desteklemek için ideal. Süblimasyon teknolojisi, polyester kumaş üzerinde canlı renkler, fotoğraf netliğinde detaylar ve yumuşak bir doku sunarak canlı renklerin ve nefes alabilir kumaşların kritik olduğu spor giyim için son derece uygun. Ürünler, moda sektöründe trendlere yanıt vermek için gereken kısa süreli baskıları ve özgün tasarımları mümkün kılarken; iç mekânlarda kullanılan tekstil ürünlerinde müşteri taleplerini karşılamak için gereken hassas renk eşleşmesini sağlıyor. Ayrıca, kurumsal kimliğin tutarlılığının kritik olduğu iş kıyafetleri uygulamalarını destekliyor; canlı, hafif ve kolay taşınabilir sonuçlar üretmesi sayesinde soft signage sektöründe de giderek daha fazla tercih ediliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jaguar Type 01, İç Tasarım Detaylarıyla Modern Lüksü Yeniden Yorumluyor Haber

Jaguar Type 01, İç Tasarım Detaylarıyla Modern Lüksü Yeniden Yorumluyor

Jaguar’ın yeni yaratıcı felsefesinin ilk seri üretim modeli olan Type 01, geleceğin lüks otomobil anlayışına yön verecek özgün bir yaklaşım ortaya koyuyor. Jaguar Type 01’in iç mekanı, 16 Ağustos tarihinde Pebble Beach Concours d’Elegance etkinliğinde ilk kez gözler önüne serilecek. Modelin global lansmanı ise 6 Ekim 2026 tarihinde New York’ta yapılacak. Jaguar’ın Yeni Tasarım Felsefesi Type 01’de Hayat Buluyor Jaguar Type 01’in kabini boyunca uzanan merkezi omurga, tasarımın uzunlamasına karakterini vurgularken kabin içinde dört ayrı alan oluşturuyor. Bu özgün yaklaşım, konsept otomobil vizyonunu seri üretime taşıyor. Alçak sürüş pozisyonuyla sürücünün etrafını saran kabin, konfor ve güven hissini bir arada yaşatırken aynı zamanda sürücünün otomobil ile bütünleşmesine de fırsat sunuyor. Type 01’in karakteristik tasarımında, ihtiyaç duyulana kadar gizli kalan bölmeler ve teknolojiler ile beklenmedik renk dokunuşları öne çıkıyor. Tüm bu detaylar, Jaguar’ın özgün, modernist ve yaratıcı felsefesini yansıtıyor. Zamansız Malzemeler ve Modern Detaylar Traverten taşının zamansız güzelliğinden ve el yapımı tekstillerin zengin dokularından ilham alan Type 01, malzeme ve dokuların ön plana çıktığı özel bir atmosfer sunuyor. Merkezi omurga boyunca uzanan ve pirinçten esinlenerek oluşturulan metalik kaplama, kapıların üst bölümünde de devam ederek bütünsel bir görünüm yaratıyor. Kabini çevreleyen bu imza niteliğindeki tasarım unsuru Jaguar logosuyla tamamlanıyor. Kaput ve gösterge panelini görsel olarak birleştiren çizgisel detaylar, dış ve iç mekan arasındaki sınırları ortadan kaldırıyor. Bu bütünlük, Jaguar’ın kendine özgü modernist yaklaşımını otomobilin genel formuna taşıyor. Teknoloji, İç Mekan Tasarımının Bir Parçası Bilgi-eğlence teknolojileri, kullanıcı deneyimini kolaylaştıracak şekilde iç mekana entegre ediliyor. Dijital arayüzler, ihtiyaç duyulan kontrollere kolay ve sezgisel erişim sağlayacak şekilde konumlandırılıyor. Sürücünün yolculuk sırasında odağını korumasına destek olmak amacıyla yerleştirilen dijital ClearSight Geri Görüş Ekranı ise ön camın tabanında, aynalarla aynı yatay düzlemde yer alıyor. Jaguar’ın Modernist Tasarım Felsefesi Jaguar İç Mekan Baş Tasarımcısı Thomas Holden: “Bütünsel tasarım felsefemiz, otomobilin dış görünüşünü kendine özgü bir iç mimariye dönüştürüyor. Yatay iç tasarım normunun aksine, merkezi omurga aracılığıyla otomobilin uzunlamasına yapısını vurguluyoruz; bu mimari unsur, dört ayrı alan yaratıyor. Özenle seçilmiş malzemeler, tasarımla bütünleşen teknolojiler ve akıcı yüzeyler, Type 01’in iç mekanında modern lüksü yalın ve çağdaş bir anlayışla yeniden yorumluyor.” dedi. Jaguar Genel Müdürü Rawdon Glover ise: “Jaguar Type 01, yeni yaratıcı felsefemizi yansıtan ilk seri üretim otomobilimiz. Her açıdan kendine özgü bir karakter sergileyen bu otomobilin iç mekanı da bu özelliğinden ödün vermiyor. Type 01 ile sürüş deneyiminden tasarımına ve yarattığı hissiyata kadar her yolculuğun özel bir an olmasını amaçladık. Güven veren GT sürüş pozisyonu, sade ve sofistike teknoloji detayları ve çarpıcı tasarımıyla Type 01, benzersiz bir iç mekana sahip” dedi. Jaguar Type 01 prototipi, Monterey Otomobil Haftası kapsamında yeni kamuflaj kaplamasıyla Kuzey Amerika’da ilk kez görücüye çıkacak. 16 Ağustos tarihinde Pebble Beach Concours d’Elegance’da iç mekanı ilk kez gözler önüne serilecek olan Jaguar Type 01’in global lansmanı ise 6 Ekim 2026 tarihinde New York’ta yapılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı Haber

Şişecam Referans Projeler Serisi’nin 4. Kitabı Yayınlandı

Düz cam alanında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alan Şişecam, globalde geniş bir coğrafyaya yayılan titiz bir çalışmanın ürünü olan Referans Projeler Kitabı ile mimarlık ve yapı sektörüne değer katmaya devam ediyor. Şişecam’ın inovatif mimari cam çözümleriyle hayata geçirilen projeleri bir araya getiren “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabı, Şişecam’ın mimaride global ölçekte referans gücünü pekiştiren yayın serisinin önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Günümüzde mimaride cam seçimi; yalnızca cephede yaratılan görsel etkiyle sınırlı kalmayıp, güneş ve ısı kontrolü, emniyet ve güvenlik, gürültü kontrolü, gün ışığının kontrollü biçimde iç mekâna alınması, parlama ve kamaşma yönetimi gibi çok sayıda teknik ve çevresel parametreyi kapsayan kritik bir tasarım kararına dönüşmüş durumda. Yapı tipi, cephedeki cam oranı, iklim koşulları, cephe yönleri ve mekanik sistemlerle uyum, camın performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Uygulanmış referans projeler, mimarlar ve tasarımcılar için hem ilham verici hem de güçlü bir karar destek aracı niteliği taşıyor. Şişecam, mimari projelere özel sunduğu cam danışmanlığı kapsamında cam seçimini estetik, performans ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor. Referans Projeler Kitap Serisi ise, günümüzün yakın dönem mimari cephelerini ve iç mekân uygulamalarını tek bir kaynakta toplayarak; yeni projelerde cam seçimlerinin daha bilinçli, karşılaştırılabilir ve kolay yapılabilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Şişecam’ın düz cam ürünleriyle hazırladığı en kapsamlı referans projeler çalışması olan “Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026” kitabında; 37 farklı ürünün tercih edildiği toplam 184 proje yer alıyor. Bu projelerin 46’sı global ölçekte, 151’i mimari, 33’ü ise iç mekân projeleri kapsamında sunuluyor. Toplamda 38 farklı proje tipini içeren yayında, 44 yetkili üreticinin uygulamalarına da yer verilirken; Türkiye ve uluslararası pazarlardan seçilen projeler, Şişecam’ın global proje segmentindeki güçlü konumunu ortaya koymakta ve projelerde tercih edilen katma değerli düz cam ürün gamını kapsamlı biçimde yansıtıyor. Dekorasyon camlarının da kitaba dahil edilmesiyle birlikte, Şişecam’ın iç mekân segmentindeki güçlü konumu da vurgulanıyor. Bu yaklaşım, camın yalnızca cephe çözümlerinde değil; iç mekânda da estetik, fonksiyonel ve mekansal kaliteyi artıran bir tasarım elemanı olarak öne çıktığını gösteriyor. Şişecam web sitesi üzerinden de ulaşılabilen Referans Projeler Kitap Serisi’nin dördüncü kitabı olan Şişecam Inspiring Projects – Architectural Design 2026; mimarlar, tasarımcılar ve yapı profesyonelleri için yalnızca bir referans kaynağı değil, aynı zamanda camın mimarideki rolünü öne çıkaran ilham verici bir yayın olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı Haber

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı

Hyundai, elektrikli mobiliteyi Avrupa’daki günlük ihtiyaçlara daha uygun, sezgisel ve konforlu hale getirmek üzere geliştirilen tamamen elektrikli kompakt hatchback modeli IONIQ 3’ü İtalya’da tanıttı. Milano Tasarım Haftası, Hyundai'nin tasarım anlatısı için doğal bir ortam oluşturarak, markanın uzun süredir devam eden tasarım mirasını Avrupa'nın önde gelen yaratıcı sesleriyle diyaloğa sokuyor. Tasarımın küresel başkentine geri dönerek Hyundai, Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanan 1974 tarihli Pony Coupé ile başlayan bir mirası vurguluyor ve tasarımın markanın modern elektrikli mobiliteye yaklaşımını nasıl sürekli olarak şekillendirdiğinin altını çiziyor. IONIQ 3; Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesinden ilham alan güçlü tasarımı, sade ve kullanıcı dostu teknolojileri ile geniş ve konforlu iç mekânı bir araya getiriyor. Türkiye’de üretilecek ikinci elektrikli model olan IONIQ 3, sadelik, hassasiyet ve malzeme doğallığını dengeleyen yaklaşımıyla, insan odaklı modern elektrikli mobilite vizyonunu yansıtıyor. Yeni “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, hem aerodinamik verimlilik hem de iç mekân genişliği sunacak şekilde optimize edilen yeni bir “Aero Hatch” tasarım felsefesini yansıtıyor. Alçak ve akıcı ön tasarım, hem ön hem arka yolcuların üzerinden düz bir şekilde ilerleyen tavan çizgisiyle devam ediyor ve arka spoylere doğru dinamik biçimde alçalarak bütünleşiyor. Bu geometri, özellikle arka koltuk yolcuları için baş mesafesini artırarak iç mekânda belirgin bir ferahlık ve konfor sağlıyor. “IONIQ 3, Avrupa’da elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyor”. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “IONIQ 3, Hyundai’nin Avrupa’daki elektrikli araç ürün gamında önemli bir rol oynuyor. IONIQ markasının tasarım, ileri teknoloji ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerini, günlük kullanıma uygun kompakt bir formatta sunuyor. IONIQ 3 ile elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyoruz. Model, IONIQ 5 ve IONIQ 6’yı tamamlayarak şehir yaşamına ve aile kullanımına uyum sağlayan, aynı zamanda kalite, güvenlik ve verimlilikten ödün vermeyen bir alternatif sunuyor”. Avrupalı kullanıcılar için geliştirildi IONIQ 3; şehir içi kullanım ağırlıklı olmak üzere genç aileler ve fonksiyonelliğe önem veren kullanıcılar için geliştirildi. Hyundai Motor Grubu’nun Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) üzerine inşa edilen model, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik, menzil ve şarj performansını dengeli şekilde sunuyor. Yeni modelde iki farklı batarya seçeneği sunuluyor. Standart menzilli batarya, 344 km’nin üzerinde (WLTP) bir değer sunarken uzun menzilli batarya ise 496 km’nin üzerinde (WLTP) bir menzile sahip olacak. 42.2 kWh standard versiyon LFP tip batarya, 61 kWh (Long range) ise NCM batarya kullanacak. Her iki model de önde konumlu elektrik motora ve önden çekiş sistemine sahip olacak. Üç farklı sürüş modu ve diğer IONIQ modellerinde olduğu gibi geri kazanım özellikli rejenerasyon sistemiyle donatılacak. Modern şehir karakterini yansıtan tasarım IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini kompakt EV segmentine taşıyor. Dünyada kendi otomobillerinde kullandığı çeliğin tamamına yakınını yine kendi tesislerinde üreten tek marka olan Hyundai, çelik üretiminden ilham aldığı bu yaklaşımla, yüzeyleri sadeleştirerek güçlü ve net bir görsel etki yaratıyor. Piksel aydınlatma imzası ve “H” harfine mors koduyla gönderme yapan dört nokta detayı, modelin karakteristik tasarımını güçlendiriyor. Yaklaşık 0.263 sürtünme katsayısı, aerodinamik verimliliği desteklerken modern tasarım kimliğini pekiştiriyor. Model; 11 farklı dış renk, farklı iç mekân kombinasyonları ve 16,17,18 ve 19 inç jant seçenekleri ile kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca, daha fazla sportiflik ve N ruhunu yaşamak isteyenler için geliştirilen IONIQ 3 N Line ise dinamik detaylarıyla daha çarpıcı bir görünüm sunuyor. Basit ve sezgisel teknoloji deneyimi IONIQ 3’teki teknoloji, karmaşıklık yaratmak yerine günlük kullanımı kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Model, Avrupa’da ilk kez sunulan Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle donatılıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem; 12,9 inç veya 14,6 inç ekran ve araç fonksiyonlarına ve bağlantıya sezgisel erişim sunuyor. Güvenlik için “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesine sadık kalarak hız ve anlık sürüş parametreleri gibi bilgiler ise direksiyonun üst kısmına denk gelecek şekilde kokpitteki ayrı bir dijital ekrandan takip edilebilecek. Öne çıkan diğer özellikler: Hyundai Digital Key 2, Plug & Charge, Entegre EV rota planlayıcı ve İç ve dış V2L (Vehicle-to-Load). Hızlı şarj ile batarya, optimum koşullarda %10’dan %80’e 29 dakikada dolabiliyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor. Kompakt boyutlara rağmen geniş ve konforlu iç mekân IONIQ 3, kompakt boyutlarına rağmen ferah ve esnek bir iç mekân sunuyor. “Furnished Space” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, unsurlar bir yaşam alanı hissi verecek şekilde konumlandırılıyor. Uzun aks mesafesi ve düz zemin yapısı; geniş diz ve baş mesafesi sağlarken, bagaj hacmi günlük kullanım için pratik çözümler sunuyor. Bagajın altına doğru gizli bir depolama alanı sunan Megabox, ek kullanım kolaylığı sağlıyor. 441 litrelik cömert bagaj kapasitesinin segmentte standartları belirlemesi ve günlük kullanım kolaylığını desteklemesi bekleniyor. Böylelikle iki adet büyük tip bavul rahatlıkla bagaja aynı anda sığabiliyor. Bu ekstra hacim, normal bir B segmenti aracın böylesine geniş bir yükleme kapasitesine sahip olamayacağı anlamına geliyor. İç mekan konforu, pazarların dinamiklerine göre standart donanıma bağlı olarak aşağıdaki özelliklerle de tercih edilebilecek. Relaxation koltuklarIsıtmalı ve havalandırmalı koltuklarGeri dönüştürülmüş ve biyobazlı malzemelerBOSE® Premium ses sistemiÇift bölgeli klimaAmbiyans aydınlatma gibi özellikler sunuluyor. Gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemleri IONIQ 3, Hyundai SmartSense sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Ayrıca, Projection LED farlar ve akıllı ön aydınlatma sistemi (IFS), görüş ve güvenliği artırıyor. Öne çıkan özellikler: Otoyol Sürüş Desteği 2 (HDA2)Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA)Hafızalı Park Manevrası (MRA)Surround Çevre Görüş Kameras (SVM)Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM)7 hava yastığı Avrupa için geliştirildi, Türkiye’de üretilecek. IONIQ 3, Avrupa’da tasarlanarak Hyundai’nin Türkiye’deki İzmit fabrikasında Ağustos ayında üretilecek. Aracın Avrupa ile aynda Türkiye’deki satışına ise Eylül ayında başlanacak. 147 PS (107,8 kW) ve 135 PS (99.5 kW) güç üreten iki motor seçeneği ve iki seçenekte de 250 Nm tork sunacak olan model, 170 km/s maksimum hız ile modern Avrupa yaşamına uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi Haber

Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi

Hyundai, yeni Boulder Concept modelini 2026 New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda sürpriz bir dünya prömiyeriyle tanıttı. SUV formundaki bu konsept model, markanın ilk gövde şasi platformuna sahip olacak ve 2030 yılına kadar sunulması planlanan orta boy pick-up modelinin habercisi niteliğini taşıyor. Boulder Concept, dayanıklılık, yüksek çekiş gücü ve arazi kabiliyeti arayan kullanıcıların beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirilen yeni bir platformun ilk göstergesi olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin Kuzey Amerika tasarım ekibi tarafından geliştirilen konsept, özellikle off-road tutkunlarını hedeflerken markaya yeni müşteri kitleleri kazandırmayı amaçlıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, “Boulder Concept ile Amerikan müşterilerin beklentilerine daha güçlü bir yanıt veriyoruz. Gövde-şasi araçlar, ABD’de hem iş hem de macera dünyasının temelini oluşturuyor. Bu segmentte güçlü bir şekilde yer almayı hedefliyoruz” dedi. Hyundai ve Genesis Global Tasarım Merkezi Başkanı SangYup Lee ise konsepti “off-road yaşam tarzına bir saygı duruşu” olarak tanımlayarak, bu tip araçların macera arayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif oluşturacağını belirtti. Güçlü ve Fonksiyonel Tasarım Boulder Concept, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda şekillendirildi. Çeliğin dayanıklılığı ve esnekliğini estetikle buluşturan bu yaklaşım, araca hem güçlü hem de zamansız bir karakter kazandırıyor. Dik ve iki kutulu (two-box) silüeti, geniş görüş açısı ve güçlü duruş sunarken; safari tipi üst camlar ve çift kanatlı kapılar hem ferahlığı hem de kullanım kolaylığını artırıyor. Araçta ayrıca düşük profilli tavan taşıyıcı, çift yönlü açılabilen arka kapak ve uzun yükler için açılabilen arka cam gibi fonksiyonel detaylar dikkat çekiyor. Aracın 37 inçlik büyük arazi lastikleri, yüksek yerden yükseklik ve gelişmiş yaklaşma/uzaklaşma açıları sayesinde zorlu arazi koşullarında üstün performans hedefleniyor. Ayrıca yazılım destekli gerçek zamanlı off-road yönlendirme sistemi, sürücüye dijital bir rehber gibi destek sunuyor. Maceraya Uygun İç Mekan İç mekanda dayanıklı ve yoğun kullanıma uygun malzemeler tercih edilirken, fiziksel düğme ve kontrol elemanları zorlu koşullarda kolay kullanım sağlıyor. Modüler yapıdaki kabin, katlanabilir masa gibi pratik çözümlerle hem günlük kullanım hem de açık hava aktiviteleri için esneklik sunuyor. Geleceğe Yön Veren Yeni Platform Hyundai, geliştirmekte olduğu gövde-şasi platformlu otomobiller için net bir yol haritası belirledi. Buna göre üretim modelleri Amerika’da tasarlanacak, geliştirilecek, üretilecek ve Hyundai’nin ABD’de ürettiği çelik kullanılacak. Hyundai Kuzey Amerika Başkanı Randy Parker, orta boy pick-up segmentinin marka için önemli bir büyüme fırsatı sunduğunu vurgulayarak, Boulder Concept’in bu alandaki stratejik yaklaşımın ilk adımı olduğunu ifade etti. Henüz bir tasarım çalışması olan Boulder Concept, güçlü oranları, fonksiyonel yaklaşımı ve hedef kitlesiyle Hyundai’nin gelecekteki pick-up modeli için önemli bir yol haritası sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.