Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İçişleri Bakanlığı

Kapsül Haber Ajansı - İçişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İçişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bak: Ortak Değerlerin Zedelenmesine Müsaade Edemeyiz Haber

Bakan Bak: Ortak Değerlerin Zedelenmesine Müsaade Edemeyiz

Futbolda 2026-2027 sezonu öncesi Spor Güvenliği Değerlendirme Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katılımıyla gerçekleştirildi. TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde yeni sezona ilişkin düzenlenen toplantıya, Bakanlar Osman Aşkın Bak ve Mustafa Çiftçi’nin yanı sıra Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan ile kulüp ve federasyon temsilcileri katıldı. Burada açıklamada bulunan Bakan Bak, federasyon ve ilgili kuruluşlarla gerekli istişarelerin yapıldığını ifade etti. Sporun kitleleri hareketlendiren önemli bir olgu olduğunu dile getiren Bakan Bak, “Burası bizim sezon öncesi güvenlikle ilgili hususları değerlendirdiğimiz bir platform. Bu yıl da ilgili bakanlık, federasyonlardan ve ilgili kuruluşlardan arkadaşlarımız istişarelerini yaptılar. Spor kitleleri hareketlendiren önemli bir olgu, bizim için de çok önemli. 6222'li yasanın bize verdiği yetkiler çerçevesinde uygulamaları takip ediyoruz. Federasyon başkanımız da ifade etti. Türkiye en modern stadyumlara sahip. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde sporda devrim yaşanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu. “Spor kültürünün yaygınlaşması için hep beraber çalışmamız lazım” Spora önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Bakan Bak, şöyle konuştu: “Spor kültürünün yaygınlaşması için hep beraber çalışmamız lazım. Herkese önemli görevler düşüyor. Herkes katkı sunmak durumunda. Bunları ince şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Tecrübelerimiz var. Liglere yeni gelen takımlar var. Hepimiz bu işin içindeyiz. Özellikle de değerlendirme yaptığımızda sosyal medyadan başlayan, demeçlerle devam eden, müsabaka başlamadan toplumu geren şeylerin olduğunu görüyoruz. Bunları hep beraber çözmeliyiz. Sporun marka değerini yükseltmemiz lazım. Tribünlerde olay olan, sahaya girildiği ortamda futbolun değerini nasıl yükseltebiliriz? Bu toplantılarda kulüpler sorunlarını iletecekler, devlet bu konularda gerekli çalışmaları yapacak. 160 bin müsabaka oynanıyor ve her biri çok önemli. İçişleri ve Adalet bakanlığımızla yakın şekilde çalışıyoruz. İletişim önemli. Sporun birleştirici gücünü kullanmak zorundayız. Ortak değerlerin zedelenmesine müsaade edemeyiz." “Nefret dilinin, ayrıştırıcı söylemlerin ve provokatif paylaşımların sporun güzel iklimini zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz” Toplantıda açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, iki gün boyunca gerçekleştirilen toplantıda, spor faaliyetlerinde huzur ve güvenliğin güçlendirilmesi, şiddet ve düzensizliğin önlenmesi, kurumlar arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi ve yeni dönem spor güvenliği stratejilerinin oluşturulması konularını tüm yönleriyle ele aldıklarını söyledi. Sporda huzurun, Türkiye'de huzur demek olduğunu belirten Çiftçi, huzuru hayatın her alanında birlikte tesis ederek güvenliği el birliğiyle sağlayacaklarını ifade etti. Çiftçi, “Spor, belirli zamanlarla sınırlı bir faaliyet olmanın ötesinde toplumun tamamını etkileyen, farklı yaş ve sosyal grupları aynı heyecan etrafında buluşturan güçlü bir toplumsal alandır. Ülkemizde sporun herhangi bir dalıyla ilgilenmeyen, bir takımı takip etmeyen ya da spor gündeminden bütünüyle uzak kalan vatandaşımız neredeyse yoktur. Bu sebeple sporun sosyal, kültürel, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu. Spor organizasyonlarının şehirlerin tanıtımına, turizmine, istihdamına ve ekonomik canlılığına büyük katkı sağladığını kaydeden Çiftçi, uluslararası organizasyonların ise ülkelerin tanıtımını ve itibarını doğrudan etkilediğini belirtti. Çiftçi, sporun maddi kazanımların ötesinde çok daha derin bir anlamı olduğunu ifade ederek, farklı renkleri, farklı şehirleri ve farklı hayatları aynı duyguda buluşturduğunu dile getirdi. “Türk sporunu provokasyonların aracı haline getirmeye çalışanların karşısında kararlılıkla duracağız” Bakan Çiftçi, şöyle devam etti: “Dostça ve centilmence oynanan hiçbir karşılaşmanın kaybedeni yoktur. Ancak sporun bütün bu güzel yönlerinin sürdürülebilmesi için müsabakaların huzur ve güven içerisinde gerçekleştirilmesi şarttır. Dün nasıl ki ülkemizin huzurunu bozmaya çalışanlara müsaade etmiyorsak, yarın da sporda şiddet, düzensizlik ve kaos çıkarmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Toplumsal huzursuzluğu spor üzerinden körüklemeye, taraftarlarımızı karşı karşıya getirmeye ve Türk sporunu provokasyonların aracı haline getirmeye çalışanların karşısında kararlılıkla duracağız. Bizim tek ve en büyük gayemiz çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınların ve ailelerin spor etkinliklerine huzur ve güven içinde katılabilmesini sağlamaktır.” İçişleri Bakanlığı olarak önleyici güvenlik ve proaktif polislik anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Çiftçi, güvenliği yalnızca olay meydana geldikten sonra müdahale etmek olarak görmediklerini, riskleri önceden tespit eden, tedbirleri önceden alan ve muhtemel krizleri gerçekleşmeden engelleyen bir yaklaşımı esas aldıklarını belirtti. “Risk analizleri masa başında değil, sahadaki gerçekler esas alınarak hazırlanmalıdır” Çiftçi, İl Spor Güvenlik Kurullarının, Süper Lig müsabakalarında doğrudan valilerin başkanlığında toplanacağını dile getirerek, şunları söyledi: “Her stadyum ve takım için sabit Müsabaka Güvenlik Amirleri görevlendiriyoruz. Bu sezon 127 Müsabaka Güvenlik Amirimiz görev yapacaktır. Aynı stadyumlarda görev yapan amirlerimiz, stadı, taraftar gruplarını ve muhtemel riskleri daha yakından tanıyacak, olaylara daha hızlı ve doğru müdahale edebilecektir. Kulüplerimizin, federasyonlarımızın, emniyet birimlerimizin ve ilgili bütün paydaşların bu toplantılara katılmasını arzu ediyoruz. Risk analizleri masa başında değil, sahadaki gerçekler esas alınarak hazırlanmalıdır." Teknolojik imkanları da güvenlik anlayışıyla birleştirdiklerini belirten Çiftçi, illerde tahsis edilen 582 yaka kamerasıyla riskli müsabakalardaki gelişmeleri takip ettiklerini, KGYS ve kamera izleme merkezleri üzerinden stadyumların her noktasını anlık olarak izlediklerini aktardı. Çiftçi, taraftarların ve tüm yöneticilerin spor salonlarına ve stadyumlara Passolig ve e-biletle girmesini istediklerini ifade ederek, kuralların yalnızca taraftarlar için değil, spor alanına giren herkes için geçerli olması gerektiğini kaydetti. Protokol tribünündeki nizam ve kuralların da sporda huzur ve güvenliğin sağlanması noktasında büyük önem taşıdığını belirten Çiftçi, protokol tribünlerinin kuralların ihlal edildiği alanlar değil, spor ahlakının, sağduyunun ve örnek davranışın sergilendiği alanlar olması gerektiğini vurguladı. “Spor alanlarında kanun neyi emrediyorsa tavizsiz şekilde uygulanmasını istiyoruz” Bakan Çiftçi, 2025-2026 sezonunda Türkiye genelinde 118 bin 172 spor müsabakasının gerçekleştirildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bu müsabakalara 21 milyon 234 bin vatandaşımız katılmıştır. Müsabakaların güvenliği için 1 milyon 277 bin polisimiz ve 335 bin özel güvenlik görevlimiz görevlendirilmiştir. Toplam 548 müsabakada 5 bin 832 kişi hakkında 6222 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılmıştır. Bu rakamlar, alınan tedbirlerin ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonun olumlu sonuçlarını göstermektedir. Ancak güvenlikte elde edilen hiçbir başarı bizi rehavete sevk etmemelidir. Emniyet teşkilatımızın her bir mensubuna açıkça ifade ediyorum, spor alanlarında kanun neyi emrediyorsa tavizsiz şekilde uygulanmasını istiyoruz. Şiddete, hakarete, kamu malına zarar vermeye ve sporun huzurunu bozmaya çalışanlara karşı 6222 sayılı Kanun'un adli ve idari hükümleri kararlılıkla hayata geçirilmelidir." Kulüp yöneticileri, taraftar temsilcileri ve yerel paydaşlarla sürekli iletişim halinde olacaklarını kaydeden Çiftçi, sosyal medya başta olmak üzere taraftarları karşı karşıya getirecek açıklamalardan uzak durulması gerektiğini söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Okul Saldırıları, Sosyal Hizmetin Zorunluluğunu Bir Kez Daha Gösterdi! Haber

Okul Saldırıları, Sosyal Hizmetin Zorunluluğunu Bir Kez Daha Gösterdi!

Prof. Dr. Barış, okul sosyal hizmeti birimlerinin kurulması, silaha erişimin sıkı denetlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu iki olay, bize okul sosyal hizmetinin zorunluluk olduğunu göstermektedir. Çünkü sosyal çalışmacı, ailelerdeki silah varlığını, şiddet öyküsünü, ruh sağlığı sorunlarını ev ziyaretiyle tespit edebilecek en yetkin meslek elemanıdır.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Barış, son iki gün içinde yaşanan okul baskını niteliğindeki şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 14 ve 16 Nisan tarihlerinde, 48 saat içinde Türkiye’de iki ağır okul saldırısının yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Barış, “Her iki olay için de İçişleri Bakanlığı ‘bireysel hadise, terör bağlantısı yok’ açıklaması yaptı. Soruşturmalar sürüyor ve yayın yasağı getirildi. Kahramanmaraş’ta eğitime iki gün ara verildi” dedi. Silaha erişim ve ev içi güvenlik zafiyeti! Olayların en dikkat çekici yönlerinden birinin faillerin evdeki silahlara kolayca erişebilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış, “Bu ciddi bir sorun, evinde silah bulundurma hakkı olan yetişkinler, bu silahlarını evdeki diğer kişilerin bilhassa küçüklerin ulaşamayacağı özel yerlerde mesela çelik kasalarda bulundurmaları gerekir.” diye konuştu. 7/24 kriz hattı ve acil eylem sistemleri çağrısı Yalnızca bireysel önlemlerin değil, sistematik çözümlerin de devreye girmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Barış, “Sosyal medya tehditleri ve akran ihbarları için 7/24 kriz hattı kurulmalıdır. Özellikle okullar ve toplu yaşam alanları için acil eylem sistemleri oluşturulmalıdır. Okullara her türlü silahla girişin engellenebilmesi için mekanizmalar kurulmalı ve fiziki güvenlik önlemleri etkinleştirilmelidir” ifadesinde bulundu. Riskli öğrencilerin erken tespiti için izleme mekanizması olmalı Psikososyal risklerin erken tespitine dikkat çeken Prof. Dr. Barış, “Psikososyal risk taşıyan öğrencilerin zamanında tespit edilebilme için tüm okullarımızda okul sosyal hizmet birimi kurularak gerekli alt yapı oluşturulmalı ve meslek elemanları olan sosyal çalışmacılar ivedilikle görevlendirilmelidir. Bu birim, her okulda tam zamanlı sosyal çalışmacılar ve psikolojik danışmanlar vasıtasıyla çocukların tamamını bireysel, ailesel, çevresel ve psikolojik yönden izleyerek okul içi akran zorbalığından tutun da her türlü şiddeti engelleme ve asgari düzeye indirmeye çalışmalıdırlar.” şeklinde konuştu. Sosyal çalışmacıların önleyici rolü ve saha müdahalesi şart Sosyal çalışmacıların rolüne özel vurgu yapan Prof. Dr. Barış, “Bu iki olay, bize okul sosyal hizmetinin zorunluluk olduğunu göstermektedir. Çünkü sosyal çalışmacı, ailelerdeki silah varlığını, şiddet öyküsünü, ruh sağlığı sorunlarını ev ziyaretiyle tespit edebilecek en yetkin meslek elemanıdır. Akran zorbalığı, dışlanma gibi riskleri erken fark edip müdahale planları hazırlayıp uygulayabilir böylece ikincil önleme programları ve uygulamaları ile şiddeti önlemeyi gerçekleştirebilirler.” dedi. Yasal düzenleme ve dijital denetim çağrısı! Eğitim ve öğretim kurumlarının en güvenli mekanlar olması için her kesimin bu hususta azami gayreti göstermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Barış, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yitirdiğimiz evlatlarımız ve öğretmenimiz için milletçe yastayız. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet yakınlarına ve milletimize sabırlar diliyorum. Son söz olarak da TBMM’de kurulması planlanan Araştırma Komisyonu hızla çalışmalı. Okul sosyal hizmeti yasal zemine kavuşturulmalı, her okula kadro tahsis edilmeli. Şiddeti özendiren dijital platformlar etkin bir şekilde denetlenmelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak Haber

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak

İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Diyarbakır merkezli Gençlik Derneği tarafından yürütülen “Yarının Umutları Kadınlarımız” projesi çerçevesinde yaklaşık 500 kadın istihdam edilecek. İş birliği protokolü, TP Türkiye & Azerbaycan Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kartal Tıknaz ile Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz tarafından imzalandı. Törene TP Türkiye Diyarbakır Yöneticisi Lütfü Gedikoğlu, İdari İşler Müdürü Şükran Alk, TP Türkiye yöneticileri ve Gençlik Derneği temsilcileri katılım sağladı. İmza töreninde konuşan Kartal Tıknaz, bölgesel kalkınma ve kadın istihdamının şirket için öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “TP Türkiye olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde istihdamı artırmak ve toplumsal fayda yaratmak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının hem toplumsal kalkınma hem de sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda, bölgedeki kadınların iş gücüne katılımını desteklemekten ve onlara yeni fırsatlar sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz ise kurumlar arası iş birliklerinin sosyal kalkınma açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Kurumlar arası iş birliğinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu protokol kapsamında yönlendireceğimiz en az lise mezunu, 18–35 yaş arası dezavantajlı kadınlara istihdam imkânı sağlanacak. Böylelikle dezavantajlı kadınların ekonomik hayata katılmasına katkı sunmuş olacağız. Dernek olarak bu alandaki çalışmalarımızı sürdürecek ve benzer iş birliklerini artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.