Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

Kapsül Haber Ajansı - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12. Kauçuk Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı Haber

12. Kauçuk Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonunda, Kauçuk Derneği iş birliğiyle düzenlenen fuar, sektörün tüm paydaşlarını dört gün boyunca aynı çatı altında buluşturacak. 15–18 Nisan tarihleri arasında devam edecek Kauçuk Avrasya Fuarı, sektör profesyonellerine yoğun bir iş ve bağlantı trafiği sunacak. Sektörün Tüm Zinciri Bu Platformda Kauçuk makineleri, ham maddeleri, kimyasal ve katkı maddeleri, üretim ve işleme teknolojileri, kalıp sistemleri ile test ve ölçüm ekipmanlarını kapsayan geniş ürün gruplarıyla dikkat çeken fuarda, otomotivden beyaz eşyaya, enerjiden inşaata kadar kauçuk kullanan pek çok sektörün profesyonelleri, yeni teknolojileri yerinde inceleme ve doğrudan üretici firmalarla temas kurma fırsatı buluyor. Satın alma yöneticileri, teknik ekipler ve AR-GE profesyonelleri için önemli bir buluşma noktası olan fuar, alternatif tedarikçilerle tanışma, ürün karşılaştırma ve yeni iş birlikleri geliştirme açısından güçlü bir zemin oluşturuyor. Kauçuk Sektörü Birçok Sektörün Yapı Taşı Kauçuk sektörünün otomotivden enerjiye, inşaattan beyaz eşyaya kadar pek çok stratejik endüstrinin temel yapı taşlarından birini oluşturduğuna dikkat çeken Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, "Avrasya coğrafyasında yalnızca kauçuk sektörüne odaklanan tek ihtisas fuarı olma özelliği taşıyan bu organizasyonla, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturarak güçlü bir ticaret ve iş birliği platformu sunuyoruz. Katılımcı firmalarımızın yarısının yurt dışından olması ve 70’ten fazla ülkeden ziyaretçiyi ağırlamamız, fuarımızın uluslararası gücünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Ham maddeden üretim teknolojilerine, kimyasallardan test ve ölçüm sistemlerine kadar geniş bir ekosistemi kapsayan fuarımız, karar verici nitelikli ziyaretçi profili ile yüksek katma değerli iş birliklerine zemin hazırlıyor. Aynı zamanda sektörün gelişimine katkı sağlayan forum ve etkinliklerle bilgi paylaşımını artırarak, kauçuk endüstrisinin geleceğine yön veren bir platform olmayı sürdürüyoruz” dedi. Rekabet Artık Üretimde Değil Doğru Malzeme ve Doğru Formülde Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Doğu Kaya da fuarın açılış töreninde: “Kauçuk sektörü güçlü bir ekosistem üzerine inşa edilmiş bir yapı ve bu ekosistemin sürdürülebilirliği açısından fuarımız kritik bir rol üstleniyor. 12’nci kez düzenlenen bu organizasyon, sektörün bir araya gelmesini sağlayan en önemli platformlardan biri olarak yıllar içinde güçlü bir gelenek oluşturdu. 2025 yılında 4,05 milyar dolarlık ihracatla önemli bir eşiği aşan sektörümüz, zorlu küresel koşullara rağmen büyümesini sürdürdü. Birim ihracat değeriyle yüksek katma değer üreten bir sektör olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk. Elbette küresel ekonomik dalgalanmalar, finansman koşulları ve bölgesel gelişmeler sektörümüzü etkilemeye devam ediyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen büyüyen bir sektör olarak, potansiyelimizin farkındayız ve daha iyisini başarma kararlılığımızı koruyoruz” ifadelerini kullandı. Kauçuk sektörünün çoğu zaman görünmeyen ama çalışmadığında tüm sistemi durduran kritik bileşenler ürettiğine işaret eden Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Baha Akçura ise, sektörde rekabetin artık yalnızca üretim miktarıyla değil, doğru malzemeyi, doğru formülasyonla geliştirebilme yetkinliğiyle şekillendiğini ifade etti. Akçura, "Standart üretim anlayışının yerini malzeme mühendisliği, hibrit yapılar ve yüksek performanslı çözümler almış durumda. Enerji dönüşümü, yenilenebilir kaynaklar, savunma ve havacılık gibi alanlar kauçuk sektörü için önemli fırsatlar sunuyor. Güneş enerjisi sistemlerinden rüzgar türbinlerine kadar pek çok kritik uygulamada, sistemlerin sürdürülebilirliği ve verimliliği doğrudan bizim geliştirdiğimiz ürünlere bağlı. Bu nedenle sektörümüz artık sadece üretim değil; teknoloji, bilgi ve tecrübeyi birleştiren yüksek katma değerli çözümler üretmek zorunda” dedi. Nitelikli Ziyaretçi Profiliyle Fark Yaratıyor Kauçuk Avrasya Fuarı, özellikle ticari karar vericilerden oluşan ziyaretçi profiliyle dikkat çekiyor. Fuarı ziyaret eden profesyoneller, aktif satın alma, yeni iş birlikleri geliştirme ve sektördeki son yenilikleri yakından takip etme amacıyla organizasyonda yer alıyor. Geçtiğimiz yıl elde edilen güçlü performansın ardından bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi kitlesine ulaşması beklenen fuar, İstanbul’un stratejik konumu sayesinde hem bölgesel hem de küresel ölçekte önemli bir ticaret platformu olma özelliğini pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İle Çin Arasında Dış Ticaretin Artması İçin Büyük Bir Hamle Haber

Türkiye İle Çin Arasında Dış Ticaretin Artması İçin Büyük Bir Hamle

54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing’in, bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin’in en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi. Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi, “İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi’nin merkezi ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir, bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir” diyerek Çinlileri İzmir’de yatırıma davet etti. İzmir’in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir’i bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı. “10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye’nin modern ve yenilikçi yüzlerinden biridir” diyen Eskinazi şöyle devam etti; “Coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya erişim sağlayan stratejik bir bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’si ve konteyner yüklerinin yüzde 15’i İzmir limanlarında elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce firma ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün önemli bir kısmı İzmir’de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde 8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı itibariyle Ege Bölgesi’nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından yüzde 16’lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik. Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu da aktif kullanarak Çin’i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması, her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.” Çin’in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla itibarıyla 830 milyon dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping, “Türk markalarını Nanjing’de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını teşvik ediyoruz” dedi. Nanjing’in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve 280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing’in hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Huiping şöyle devam etti; “Türk menşeli kaliteli un, makarna, zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik “Kardeş Şehir Protokolü” imzalanacağı da sözlerine ekledi. Öztürk: “Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek” Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu, iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini, son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını, Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu vurguladı. Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel olduğunun altını çizen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak; hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına sahibiz” şeklinde konuştu. Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da; Foodist İstanbul Fuarı 2026’yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun, Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026’nda görmek istediklerini sözlerine ekledi. Girit: “Çin’e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı, süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını, 102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin’e de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde Selim Jimi Dönemi Haber

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde Selim Jimi Dönemi

Selim Jimi Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde; Alaattin Tezol, Esin Özgener, Nevzat Karagözoğlu, Mahmut Özgener ve Ömer Celal Umur’dan sonra başkanlığa seçilen altıncı isim olurken, ETİB’in ilk profesyonel yönetici kökenli başkanı olma başarısı gösterdi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde 2018-26 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Ömer Celal Umur iki dönem kuralı gereği Başkan adayı olamazken, önümüzdeki dönemde Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda sektöre hizmet etmeye devam edecek. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’de 2026-30 dönemi için seçilen Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda yerini aldı. İhracat 1 milyar doları, üretim 100 bin tonu aştı Türkiye’nin ihracatta geleneksel sektörlerinden tütün de hem üretimde 100 bin tonun üzerine çıkmanın hem de ihracatta 8 yıl aranın ardından 1 milyar doları aşmanın mutluluğu yaşanıyor. Türkiye’de tütün ve tütün mamulleri ihracatçılarını çatısı altında buluşturan Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin Genel Kurulu’nda çifte rekor mutluluğu öne çıktı. Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, tütün ve tütün mamulleri sektörü olarak 2025 yılında ihracatlarını yüzde 8,4’lük bir artışla 1 milyar 60 milyon dolar seviyesine ulaştırdıklarını dile getirdi. 112 ülkeye ihracat 2025 yılında Irak, ABD, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere toplam 112 ülkeye ihracat yaptıkları bilgisini veren Jimi, “2025 yılındaki ihracat performansımızla küresel pazardaki gücümüzü perçinledik; bu başarıda üreticilerimizin büyük özverisi ve ihracatçılarımızın yoğun çabası bulunuyor. Sigara ihracatımız 501 milyon dolar olurken, yaprak tütünden 336 milyon dolar, nargilelik tütün ihracatından 105 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik” şeklinde konuştu. Oryantal tütün üretiminde dünya lideriyiz Türkiye’nin oryantal tütün üretimindeki dünya liderliğini korumaya devam ettiğine vurgu yapan Jimi sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli tütün oranının yüzde 30’a çıkarılma kararı sonrasında Burley ve Virgina tipi yabancı menşeli yaprak tütün üretimini de 30 bin tona çıkararak toplam üretimi 100 bin tonun üzerine taşıdık. İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki zorlayıcı etkilerine rağmen sektör pazar ağını genişletmeyi başardı. Çalışma koşullarının iyileştirilmesinden zirai ilaç atıklarının yönetimine kadar pek çok alanda sektör paydaşlarımızla eşgüdümlü projeler yürütüyoruz. 2025 itibarıyla 50’ye yaklaşan atık toplama merkezimizle sadece tütün sektörünün değil, tüm tarım sektörünün sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını güçlendirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2026 ve sonraki yıllarda sürdürülebilirlik ile ilgili adımlarımızı sıklaştıracağız. Ürün kalitesinin artırılması, katma değerli üretim, gençlerin sektöre kazandırılması, birliğimizin üretttiği ürünlerin dünyada marka algısının güçlendirilmesi öncelikli çalışma konularımız olacak. Önümüzdeki 4 yılın sonunda üretimimizi artırarak ihracatımızı 1 milyar 500 milyon dolara çıkarmak için çalışacağız.” Ömer Celal Umur’a teşekkür Ege Tütün İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2018-26 yılları arasında Başkanlık yapan Ömer Celal Umur’a sektöre sağladığı katkılar nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi onaylandıktan sonra seçimlere geçildi. Seçimlerde Selim Jimi Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda; “Ömer Celal Umur, Mahmut Özgener, Kazım Gürel, Yiğit Tuncel, İsmet Çakın, Osman Akın Umur, Can Özbek, Sarper Ege Ulukaya, Hilmi Keskin ve Turan Yalçın” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Ali Borovalı, Mutlu Piroğlu ve Aydın Selçuk Karagözler” isimlerinden oluştu. Selim Jimi kimdir? Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Selim Jimi 27 Nisan 1968 tarihinde İzmir’de dünyaya geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Selim Jimi, Alliance One Tütün A.Ş. firmasında Genel Müdür olarak kariyerine devam ediyor. 2016 yılında Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna giren Jimi İngilizce ve İspanyolca biliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu ikinci kez başkan seçildi

İbrahim Alimoğlu’nun listesinde; Yönetim ve Denetim Kurulu’nda 6 isim yeni dönemde de listede yerini korurken, YK ve DK’da 8 isim değişmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin Divan Başkanlığı yaptığı Genel kurulda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk dönemlerinde önemli adımlar attıklarını ve pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Göreve geldiklerinde 1 milyar 80 milyon dolar olan ihracat rakamlarını, tüm zorluklara rağmen 1 milyar 380 milyon dolara taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca "basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama" düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik. Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14’üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik” diye konuştu. EGEBİM ile dijital dönüşümü başlattık Turkish Stones Turquality Projesi’yle onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst seviyede temsil ettiklerine vurgu yapan Başkan Alimoğlu, şöyle devam etti; “Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.” Yeni dönemle ilgili hedeflerini de paylaşan Alimoğlu, “2026 yılında ihracat hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız. 2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı URGE Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da 6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programının kabulünün ardından seçimlere geçildi. Tek listeyle gidilen seçimlerde İbrahim Alimoğlu 42 oyla ikinci kez Başkan seçilirken Yönetim Kurulu’nda “Faik Tokatlıoğlu, İbrahim Altınpınar, Reyhan Sezgin, Rıfat Özdilek, Mehmet Şen, Akın Yeşilkaya, Mehmet Serter, Onur Demir, Leyla Türk ve Mehmet Tuncer” yer aldı. Denetim Kurulu; “Ekrem Demirel, Zafer Soybaş ve Soner Ozan”dan oluşurken, TİM Genel Kurulu Asil Delegeleri, “Yakup Burak Ürper, İrfan Çelikten, Oben İnceler, Remzi Boncuk ve Togan Akkoç” olarak belirlendi. Afyonlu ihracatçılar listeye ağırlığını koydu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM Delege Listesi’ne Afyonlu ihracatçılar 9 ihracatçıyla ağırlığını koydu. İzmir’den 5, Manisa’dan 2, Denizli, Aydın ve Balıkesir’den 1’er ihracatçı yer aldı. İbrahim Alimoğlu kimdir? 3 Şubat 1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen İbrahim Alimoğlu; dedesi, amcası, babası ve kardeşleriyle birlikte büyük bir ailenin içinde büyüdü. İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamlayarak 1979 yılında Afyonkarahisar Eğitim Enstitüsü’nden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu. Çocukluğundan itibaren mermer tozunun içinde büyüyen İbrahim ALİMOĞLU, 1980 yılında evlendi ve 4 çocuğu oldu. Vatanî görevini 1981 yılında Balıkesir Çayırhisar’da kısa dönem ordonat olarak tamamladı. Doğduğu günden bu yana dedesinin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesi, büyümesi ve dünya pazarlarında yer alması konusunda olağanüstü çabalarla bugünlere ulaşmış, dünyanın dört bir tarafına, ülkemizin Denizli, Burdur, Afyonkarahisar yöresindeki en güzel mermerlerini ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Mermer satışıyla ilgili olarak dünyanın birçok ülkesine seyahat etme fırsatı bulan ALİMOĞLU, 2009 yılında gittiği Endonezya’da su altı zenginlikleriyle tanışmış ve birtakım incelemeler sonunda fabrikasında oluşturduğu akvaryumuyla başlayan hobisi, deniz fosilleriyle birlikte evlerde kullanılan her türlü eşyayı toplama gayretine dönüşmüştür. Yıllar önce başlattığı hobileri ile bugün çok zengin bir koleksiyona sahip etnografikmüze niteliğindeki bu eserler çoğunlukla evlerimizde kullandığımız etnografik değere sahip eşyalardan oluşmaktadır. İbrahim ALİMOĞLU, Afyon Kocatepe Üniversitesi İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi bünyesinde 500'den fazla müzik enstrümanını sergiliyor. İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Efes, İstanbul Hilton, Bursa Kervansaray otelleri Alimoğlu Ailesinin mermer işlerini yaptığı projeler arasında yer alıyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde 2008 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlerde bulunan İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İbrahim Alimoğlu halen TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de sürdürüyor. 2019 yılında TÜMMER Başkanlığına seçilen İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında EMİB Başkanlığına aday olunca TÜMMER Başkanlığı görevini bırakmıştı. İbrahim Alimoğlu, 13 Nisan 2026 tarihinde Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti Haber

PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti

Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA), Antalya’da düzenlenen 1. Evcil Hayvan Yemi Sektörü Çalıştayı ve ardından gerçekleştirilen 1. Olağan Genel Kurul ile sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Etkinlik, sektörün kritik başlıklarının tartışıldığı ve PETFA’nın gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşma olarak gerçekleşti. Düzenlenen çalıştay, sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşabileceği ve güncel konuların ele alınabileceği bir platform olarak değer yarattı. Çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı temsilcileri, Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı, e-ticaret platformlarının yetkilileri ve sektör paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Öğleden sonra düzenlenen çalışma gruplarında ise sektörün kritik başlıkları olan yem güvenliği, mevzuat uyum ve kontrol süreçleri ile ithalat-ihracat ve piyasaya erişim konuları ele alındı. PETFA’da Görev Değişimi Genel Kurul kapsamında gerçekleşen görev değişimiyle PETFA Başkanlığı, Çağla Çavuşoğlu’ndan Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu’na devredildi. Saraçoğlu, derneğin kedi ve köpek beslenmesi alanındaki bilim odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı ve Türkiye’yi üretim, yatırım ve ticaret açısından daha güçlü bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Petfa’nın Gelecek Dönem Vizyonu Saraçoğlu, PETFA’nın gelecek dönem vizyonunu şöyle açıkladı: "Önceliğimiz, üyelerimizin faaliyetlerini dünya standartlarında ve rekabetçi bir yatırım ortamında sürdürebilmeleri ve büyüme fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirebilmeleridir. Bu doğrultuda, kamu dahil tüm paydaşlarımızla odaklı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gündemimiz, hayvan refahı odağında sektörü geliştirmek ve güvenli mama arzını sağlamaktır." Genel Kurul ve çalıştay kapsamında ele alınan başlıklar, sektörün sürdürülebilir büyümesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir yol haritası sunarken, PETFA’nın önümüzdeki dönemde de sektöre yön veren çalışmalarına devam edeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell&Turcas Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede Haber

Shell&Turcas Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede

19 yıldır madeni yağda küresel pazar lideri olan Shell’in[1], Kocaeli Derince’de faaliyet gösteren Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, 1963 yılından bu yana operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Otomotiv sektörüne yönelik motor yağlarının yanı sıra, portföyünde endüstriyel yağlar ve gresler de bulunuyor. Bu ürünlerin önemli bir kısmı Derince’de üretiliyor. Bugün yüksek kalite standartlarında üretim kapasitesi ve 400’den fazla ürün portföyüyle dünyanın dört bir yanına, 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Madeni yağ ihracatında elde ettiğimiz bu istikrarlı başarı, ekiplerimizin özverili çalışmaları ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde mümkün oldu. Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimiz yalnızca üretim gücüyle değil, Türkiye’nin ihracat kapasitesine sağladığı katkıyla da stratejik bir rol üstleniyor. 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, Türkiye sanayisinin büyümesine ve dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu vesileyle 10 yıldır aralıksız ödüllendirilmek hepimize büyük bir gurur yaşatıyor.” İnovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Shell&Turcas’ın büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi önemli ölçüde artırılan Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, dijitalleşme uygulamaları ve verimlilik odaklı üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Enerji verimliliği ve karbon yönetimi konularında hayata geçirilen çözümler, tesisin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel performansını da güçlendiriyor. 2030 yılına gelindiğinde yüzde 50 karbon nötr olma hedefi bulunan tesis, bu hedefe 2022 yılında ulaştı. Aynı zamanda, elektrik tüketiminin de yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılayarak yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiyor. Kalan elektrik tüketimini ise uluslararası geçerli yenilenebilir enerji sertifikaları ile tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Madencilikten otomotive, inşaattan lojistiğe, demir çelikten enerjiye geniş bir endüstri yelpazesine hitap eden Shell&Turcas ürünleri, uluslararası pazarlarda tercih edilmeye devam ediyor. Güçlü üretim altyapısı, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hem de küresel pazarlardaki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdemir, Bursa’da Sektörle Bir Araya Geldi Haber

Erdemir, Bursa’da Sektörle Bir Araya Geldi

Toplantıda, jeopolitik gelişmeler, küresel belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde demir-çelik sektörünün genel görünümü, yapısal sorunları ve geleceğe yönelik stratejik öncelikleri ele alındı. Bursa ve çevre illerdeki başta otomotiv ve yan sanayi olmak üzere çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerden 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığı etkinliğin açılış konuşmasını, Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu gerçekleştirdi. Başoğlu, sektörün içinde bulunduğu dönemin yalnızca zorluklarla değil, aynı zamanda dayanıklılığı ve dönüşüm kapasitesini test eden çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin, ticaret akışlarındaki kırılmaların ve tedarik zincirlerindeki bozulmaların sektörü çok yönlü biçimde etkilediğine dikkat çeken Başoğlu, bu yeni dönemde ham madde ve enerji güvenliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin çelik ham maddelerindeki ithalata bağımlı yapısının yarattığı risklere değinen Başoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çelik üretiminin güvenliği, sanayi üretiminin teminatıdır. Güçlü ve yerli bir üretim altyapısı yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi ekosistemi için stratejik bir güvencedir. Erdemir ve İsdemir olarak hedefimiz nettir: Ülkemiz ve sektörümüz için güçlenmekten başka bir seçeneğimiz yok. Yıllar boyunca pek çok zorluğu geride bıraktık; durmadan, ülkemizin belkemiği olmayı başardık. Bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Gerektiğinde sadece adım atmakla yetinmeyecek; müşterilerimizle birlikte koşacak, çözümler üretecek ve ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz.” Başoğlu, “Türk sanayisini kendi üretimimizle destekliyoruz” diyerek, maden yatırımları aracılığıyla tedarik güvenliğini arttırmayı hedeflediklerini; bu sayede dışa bağımlılığı azaltırken yerlilik oranını da arttırmayı amaçladıklarını ifade etti. Konuşmasında sektörün yapısal sorunlarına da değinen Başoğlu, küresel ölçekte artan kapasite fazlası ile daralan talep arasındaki dengesizliğin sektördeki baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğunu ve bunun hem iç piyasa hem de ihracat pazarları üzerinde ciddi etkiler yarattığını dile getirdi. Ayrıca çelik sektörünün küresel ölçekte yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsuru olarak değerlendirildiğine dikkat çekti. Türkiye’de uygulamaya alınan ticaret politikası önlemlerinin, yerli üretimin güçlendirilmesi ve piyasa dengelerinin korunması açısından önemli kazanımlar sağladığını vurguladı. Erdemir, otomotiv sektöründe güvenilir iş ortağı olmaya devam ediyor “Çelik Sektöründe Güncel Gelişmeler ve Otomotive Yansımaları” oturumunda konuşan Erdemir - İsdemir Pazarlama ve Satış Direktörü Kadir Şahin, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomotiv sektöründe çelik talebinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirtti. Şahin, “Elektrikli araçlarla birlikte otomotiv sektörünün beklentileri yeniden şekilleniyor. Biz bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren bir üretici olarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştiriyor; 2050 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve üretim altyapımızı bu vizyon doğrultusunda dönüştürüyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) hazırlıklarını titizlikle yürütüyor; müşterilerimizin uyum sürecini aktif biçimde destekliyoruz,” dedi. Erdemir’in otomotiv sektöründe stratejik bir iş ortağı olma sorumluluğuyla hareket ettiğini vurgulayan Şahin, Avrupa’ya yakın coğrafi konum, üretimde esneklik ve taleplere hızlı yanıt verebilme kabiliyetleri sayesinde Erdemir’in bugün olduğu gibi gelecekte de otomotiv sektörünün güvenilir partneri olmayı sürdüreceğini ifade etti. Değişen dengelere hızla uyum sağlıyoruz “Türkiye Yassı Çelik Sektöründe 2026 Görünümü – Talep Dinamikleri, Son Kullanıcı Endüstriler ve AB Düzenlemelerinin Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Erdemir ve İsdemir Pazarlama Planlama Direktörü Tahir Zazaoğlu, yaşanan son jeopolitik gelişmeler doğrultusunda, savunma sanayii üretiminde ivmelenme ile yenilenebilir enerji projelerine yönelik talepte artış beklendiğini belirtti. Her yıl, yeni bir hikaye yazıldığını ve bu hikaye doğrultusunda sektörlerin yeniden dengelendiğini ifade eden Zazaoğlu, Türkiye’nin güçlü tüketim potansiyeli nedeniyle fırsatların devam ettiğini söyledi. Zazaoğlu, savunma sanayii projelerinde Erdemir’in stratejik rolüne değinerek, MÜGEM ve MİLGEM gibi kritik projelerde ana tedarikçi olarak yer aldıklarını ifade etti. Erdemir ve İsdemir’in değişen piyasa dengelerine hızla uyum sağlayacak esnekliğe sahip olduğunu vurgulayan Zazaoğlu, sektördeki etkin konumlarını güçlendirmeyi sürdürdüklerini dile getirdi. Öte yandan, Türkiye çelik sektörünün kendi hammaddelerine sahip ülkelerle rekabet ettiğine dikkat çeken Zazaoğlu, Rusya ve Çin gibi ülkelerin kendi kaynaklarına sahip olmaları sayesinde maliyet avantajı elde ettiğini; Türkiye’nin ise dolar bazında artan maliyetlere rağmen söz konusu ülkelerle aynı pazarlarda rekabet ettiğini söyledi. Bu durumun ihracat açısından zorluk yarattığını belirten Zazaoğlu, üretim verimliliğinin artırılması ve maliyet yönetiminin optimize edilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözülmesinin, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve piyasa dengeleri açısından hayati olduğunun altını çizdi. Erdemir, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörel diyaloğu güçlendiren çalışmalarda aktif rol almaya; tüm paydaşlarıyla birlikte Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.