Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İkinci El

Kapsül Haber Ajansı - İkinci El haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İkinci El haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Next İhale’den Bir İlk Haber

Borusan Next İhale’den Bir İlk

Borusan Next İhale’den 29 Haziran–31 Aralık 2026 tarihleri arasında satın alınan her otomobil, ticari araç ve motosiklet için 60 gün geçerli zorunlu trafik sigortası ücretsiz olarak sunuluyor. Kullanılmış otomobil pazarında kurumsal güven, şeffaflık ve yüksek müşteri memnuniyeti odağıyla faaliyetlerini sürdüren Borusan Next İhale, platform üzerinden araç sahibi olan alıcı üyelerine satın alma sonrasında da kolaylık sağlıyor. Uygulama kapsamında, ihaleyi kazanarak araç bedelini tam ve nakden ödeyen alıcı üyeler adına, noter devir tarihinden itibaren 60 gün geçerli zorunlu trafik sigortası poliçesi, Borusan Next İhale ile iş birliği içinde olan sigorta şirketi tarafından düzenleniyor ve hediye ediliyor. Borusan Next İhale’nin kullanıcı odaklı B2B hizmet anlayışını destekleyen bu uygulama, araç satın alma sürecinin ardından doğan ilk ihtiyaçlardan birine pratik bir çözüm sunarken, platformun iş ortakları nezdindeki cazibesini de artırıyor. Otomobil, ticari araç ve motosiklet alımlarını kapsayan kampanya, Borusan Next İhale’nin ikinci el araç ekosisteminde sunduğu deneyimi daha bütüncül ve avantajlı hale getirmeyi amaçlıyor. Borusan Otomotiv Kullanılmış Oto Platformu Genel Müdürü İlker Baydar, sektörde bir ilk olan uygulamayla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Borusan Next İhale’de odağımız, 25 yıllık sektör tecrübemizden aldığımız güçle B2B ihale süreçlerinde alıcı üyelerimiz ve iş ortaklarımız için güvenilir, hızlı ve avantajlı bir deneyim sunmak. Geniş araç portföyümüzün yanı sıra ihale sonrasında da kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını gözeten çözümler geliştirmeye önem veriyoruz. 60 günlük zorunlu trafik sigortasının hediye edilmesi de bu yaklaşımımızın somut örneklerinden biri. Araç satın alma sürecinin hemen ardından devreye giren bu avantajla kullanıcılarımızın ilk ihtiyaçlarından birini kolaylaştırırken, iş ortaklarımız için de Borusan Next İhale platformunun sağladığı değeri daha görünür hale getiriyoruz. İkinci el araç ekosisteminde güven, hız ve pratik faydayı bir araya getiren yenilikçi uygulamalar geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor Haber

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor

BNP Paribas Grubu çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’de kurumların mobilite, filo yönetimi ve operasyonel verimlilik hedeflerine ulaşmalarında güvenilir ve uzun vadeli iş ortağı olarak konumlanan TEB Arval’in desteğiyle her yıl gerçekleştirilen Arval Mobility Observatory (AMO) Filo ve Mobilite Barometresi 2026 araştırma sonuçları açıklandı. 33 ülkede 10 bin 157 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin filo ve mobilite yönetiminde artık strateji geliştirme aşamasını geride bırakarak, uygulama dönemine geçtiğini ortaya koydu. Araştırma sonuçları, elektrikli araç dönüşümünün hızla devam ettiğini gözler önüne sererken, şirketlerin odağını operasyonel verimlilik, alternatif mobilite çözümleri ve veri odaklı filo yönetimine çevirdiğini gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü bataryalı elektrikli araçlar (BEV), şarj edilebilir hibrit araçlar (PHEV) veya hibrit araçlar (HEV) gibi alternatif enerji teknolojilerini kullanıyor ya da önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 27’si filolarında en az 1 elektrikli araca sahip. Binek araç filolarındaki elektrikli araç oranının önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 12’ye ulaşması bekleniyor. TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek: “Veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak” Araştırma sonuçlarını değerlendiren TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek şunları söyledi: “2026 Barometresi, Türkiye'de filo yönetiminin yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. Şirketler artık elektrifikasyonun gerekliliğini tartışmaktan çok, bu dönüşümü nasıl daha verimli ve sürdürülebilir şekilde hayata geçireceklerine odaklanıyor. Araştırma sonuçları, Türkiye'de elektrikli araç kullanımına yönelik güçlü bir irade bulunduğunu ancak şarj altyapısı ve operasyonel verimlilik gibi başlıkların dönüşümün başarısında belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Bununla beraber mobilite anlayışı da değişiyor. Şirketler çalışanlarına yalnızca araç sunmak yerine daha esnek, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı ulaşım çözümleri geliştirmeye yöneliyor. Önümüzdeki süreçte çevresel hedefleri mali disiplinle buluşturan, veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak. TEB Arval olarak, müşterilerimizin bu dönüşüm sürecinde filo çözüm ortaklığının ötesine geçerek, onların stratejik sürdürülebilir mobilite danışmanı olma kararlılığımızı sürdürüyoruz.” Elektrikli araçların önündeki kritik eşik: Şarj altyapısı Araştırmaya göre elektrifikasyon konusunda önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen, şirketler bazı yapısal engellerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Türkiye'de elektrikli araç kullanımının önündeki engellerden birinin şarj noktaları olduğunu belirten şirketlerin oranı %68'i buluyor. Buna rağmen araştırmaya katılan şirketlerin tamamı en az bir şarj politikası uyguluyor veya uygulamayı planlıyor. Araştırmada elektrikli araçlar, şirketlerin çevresel sorumluluklarını destekleyen ve mobilite dönüşümünü hızlandıran önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirketlerin elektrikli araçlara geçiş sebepleri arasında; sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak, karbon emisyonlarını azaltmak ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarına hazırlıklı olmak önemli etkenler arasında. Araştırmaya göre şirketlerin büyük bölümü için elektrifikasyon artık kısa vadeli bir tercih değil, uzun vadeli dönüşüm stratejilerinin temel unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Araştırmada ikinci el araç pazarına ilişkin veriler de dikkat çekiyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 31’i filolarında ikinci el araç kullanırken, yüzde 44’ü önümüzdeki üç yıl içinde ikinci el araçları filolarına dahil etmeyi planlıyor. Ayrıca şirketlerin yüzde 27’si ikinci el araç finansmanında operasyonel kiralamayı tercih ediyor veya etmeyi değerlendiriyor. Veri odaklı filo yönetimine ilgi artıyor Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde veriye dayalı çözümlere ve uzman desteğine olan ihtiyacının arttığını gösteriyor. Türkiye’de filo yöneticilerinin yüzde 45’i performans yönetimi konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederken, yüzde 24’ü filo optimizasyonu alanında danışmanlık desteğine ihtiyaç duyuyor. Otomatik araç performans takibi, önleyici bakım sistemleri ve gerçek zamanlı araç izleme çözümleri en çok talep edilen teknolojiler arasında yer alıyor. Şirketler, filolarını daha verimli yönetebilmek ve operasyonel süreçlerini iyileştirebilmek için veri odaklı yönetim araçlarına yönelirken, araçlar ve operasyonlara ilişkin daha fazla görünürlük sağlayan çözümler de giderek daha fazla önem kazanıyor. Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımı stratejik bir öncelik olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışan mobilitesi alanında da dönüşüm hız kazanıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 91’i en az bir mobilite politikası veya çözümünü uyguluyor ya da uygulamaya hazırlanıyor. Araç paylaşımı, mobilite bütçeleri ve toplu taşıma destekleri giderek daha fazla tercih edilirken, şirketler bu çözümleri yalnızca operasyonel verimlilik için değil, çalışan memnuniyeti ve yetenek çekimi açısından da stratejik bir araç olarak görüyor. Araştırma sonuçları, Türkiye’de filo ve mobilite sektörünün çevresel sürdürülebilirlik, operasyonel verimlilik ve çalışan deneyimi ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor. Şirketler artık yalnızca yeni teknolojilere yatırım yapmakla kalmıyor; bu yatırımların maliyet, operasyon ve insan kaynağı üzerindeki etkilerini de bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Türkiye, Master Red EDITION ile Profesyonel Çözümlerini Hafif Ticari Araçlara Taşıyor Haber

Renault Trucks Türkiye, Master Red EDITION ile Profesyonel Çözümlerini Hafif Ticari Araçlara Taşıyor

Renault Trucks Türkiye, taşımacılık profesyonellerine sunduğu ürün gamını Renault Trucks Master Red EDITION ile genişletiyor. Bu yeni yapılanma ile Renault Trucks Türkiye, özellikle ticari kullanıcılar ve filo müşterilerine yönelik uzmanlığıyla hafif ticari araç segmentinde de çözüm sunarak ticari araç pazarındaki erişimini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Avrupa'da Fransa, İngiltere ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkede başarıyla uygulanan bu yapı, Türkiye'de de profesyonel müşterilere daha kapsamlı çözümler sunacak. "Ticari araç kullanıcılarına tek noktadan daha kapsamlı çözümler sunacağız" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine; "Renault Trucks olarak müşterilerimizin iş süreçlerini ve operasyonel ihtiyaçlarını yakından tanıyoruz. Bugün ağır ticari araç müşterilerimizin önemli bir bölümü aynı zamanda hafif ticari araç filosuna da sahip. Renault Trucks Master Red EDITION'ın Türkiye’de ürün gamımıza katılmasıyla birlikte müşterilerimize ihtiyaç duydukları çözümleri tek çatı altında sunabilecek, iş ortaklığımızı daha da güçlendireceğiz" diyerek ekliyor; "Bu adım sadece ürün gamımızın genişlemesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ticari araç alanındaki uzmanlığımızı, satış sonrası hizmetlerimizi ve operasyonel verimlilik odaklı yaklaşımımızı hafif ticari araç segmentine de taşıyoruz. Hedefimiz; müşterilerimizin toplam sahip olma maliyetini optimize eden, iş sürekliliğini destekleyen ve uzun vadeli değer yaratan çözümler sunmak." Farklı ticari kullanımlara uygun ürün gamıyla satışa sunuluyor Renault Trucks Türkiye, ilk etapta Master Red EDITION'ın şasi kabin ve panelvan versiyonlarını satışa sunacak. Farklı gövde seçenekleri, uzunlukları ve teknik özellikleri sayesinde bir çok ticari kullanım alanının beklentilerine yanıt veren model ailesi; ihtiyaca yönelik üstyapı çözümleriyle lojistikten dağıtıma, belediye hizmetlerinden saha operasyonlarına kadar geniş bir sektör yelpazesinde kullanılabiliyor. Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler: Bakım periyotları 30.000 km Profesyonel kullanıcılar için satın alma maliyetinden çok, toplam sahip olma maliyeti belirleyici kriterlerden biri olarak öne çıkıyor. Renault Trucks tarafından sunulan Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretlerinin azaltılması hedeflenirken, aracın operasyon dışında kaldığı süre de minimuma indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürürken, toplam sahip olma maliyetinde önemli avantaj elde ediyor. Renault Trucks ayrıca Renault Trucks Finansal Hizmetler kapsamında sunduğu finansman çözümleri ile esnek satın alma olanakları sağlarken ikinci el hizmetleriyle müşterilerine araç yaşam döngüsü boyunca katma değer sunmayı hedefliyor. 3 yıl / 160.000 kilometre garantiyle güvence altında Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sayesinde işletmeler için öngörülebilir maliyet avantajı sağlanıyor. 30.000 kilometrelik bakım aralıklarıyla birleşen bu garanti yapısı, servis ziyaretlerini azaltırken araçların operasyon dışında kaldığı süreyi minimum seviyeye indiriyor ve işletmelerin operasyonel sürekliliğini destekliyor. Ağır ticari uzmanlığı artık hafif ticari araçlarda Renault Trucks Master Red EDITION müşterileri, Renault Trucks'ın ağır ticari araç alanındaki uzmanlığından, yaygın satış ve servis ağından ve profesyonel satış sonrası hizmetlerinden de yararlanacak. Ticari araç kullanıcıları için zamanın değerinin farkında olan Renault Trucks; uzman teknik kadrosu, hızlı servis anlayışı ve operasyon odaklı hizmet yaklaşımıyla araçların mümkün olan en kısa sürede yeniden yola çıkmasını hedefliyor. Renault Trucks Master Red EDITION; bağlantılı araç teknolojileri, gelişmiş güvenlik sistemleri, düşük toplam sahip olma maliyeti, 3 yıl garanti süresi, uzun bakım aralıkları ve kapsamlı satış sonrası hizmetleriyle profesyonel kullanıcıların iş süreçlerine değer katarken, Renault Trucks'ın müşterilerine sunduğu çözüm ekosistemini de daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Çalışanlarının Geliştirdiği Revogo’ya  Akbank’tan 300 Bin Dolar Yatırım Haber

Akbank Çalışanlarının Geliştirdiği Revogo’ya Akbank’tan 300 Bin Dolar Yatırım

Bankanın bu yıl 10. senesini kutlayan inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürütülen programda, Revogo girişimine toplamda 300 bin dolar yatırım kararı alındı. Böylece Akbank+ ile ilk 3 dönemde ekosisteme kazandırılan girişim sayısı 5’e yükseldi. Akbank’ın yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı. Revogo, anne-bebek ürünlerinin döngüsel ve sürdürülebilir kullanımı için güvenilir, hızlı ve kolay bir platform sunuyor. Akbank, inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürüttüğü Akbank+ programı ile kurum içindeki girişimcilik potansiyelini desteklemeye devam ediyor. Çalışanlarının girişim fikirleri üzerinde tam zamanlı olarak çalışabilmelerine olanak tanıyan ve bu özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olan Akbank+, Akbanklılara eğitim, mentorluk, ürün geliştirme ve yatırım süreçlerinde uçtan uca destek sunuyor. Böylece Akbanklılar mevcut görevlerine ara vererek, tam zamanlı olarak girişim fikirlerini geliştirmeye odaklanıyor. Bu süreçte sahip oldukları görevlerinin sağladığı tüm hakları ise almaya devam ediyorlar. Fikirlerine yatırım yapılan Akbanklılar girişimlerini kurarak Akbank’tan ayrılırken, diğer katılımcılar ise İnovasyon Elçisi olarak kurum içi girişimcilik kültürünün gelişimine destek sunuyor. Programın üçüncü döneminde toplamda 300 bin dolar yatırım kararı ile hayat bulan Revogo, anne-çocuk ürünlerini satıcılardan anlık nakit ile alarak yeniden satışa sunuyor. Bu modeliyle girişim, hem ebeveynler için pratik ve ekonomik bir çözüm sunuyor hem de ürünlerin kullanım ömrünü uzatarak sürdürülebilir yaşama katkıda bulunuyor. Revogo ayrıca, farklı alanlarda deneyime sahip Akbanklılar tarafından geliştirilen bir girişim olarak da dikkat çekiyor. Kurucu ortaklar Akbank’ta Genel Müdürlük, Teknoloji ve Şube ekiplerinde görev almış uzmanlardan oluşuyor. Böylece Akbank+ programı, girişimler için farklı uzmanlık ve deneyimlerden beslenmenin potansiyelini görünür kılıyor. Akbank+ programı kapsamında daha önce atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log, elektrikli araç kullanıcı deneyimini tek bir platformda buluşturan Voltla, yapay zekâ tabanlı analitik çözüm sunan Metriqus ve e-ticaret satıcıları için alternatif finansman platformu geliştiren Fundero girişimleri ekosisteme kazandırılmıştı. Program kapsamında Akbank’ın 5 farklı girişime yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı. Bülent Oğuz: “Akbank+ ile Akbanklıların girişimcilik potansiyelini görünür kılıyor, ekosisteme yeni değerler kazandırıyoruz” Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank+ programının insan, kültür ve inovasyon odağını bir araya getiren güçlü bir yapı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugünün iş dünyasında kurumları ileri taşıyan en önemli unsurlardan biri, çalışanların merakını, cesaretini ve üretme isteğini doğru alanlarla buluşturabilmektir. Akbank+ tam da bu bakış açısıyla, Akbanklıların fikirlerini uçtan uca bir girişim yolculuğu ile hayata geçirmelerine olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk tam zamanlı kurum içi girişimcilik programı olan Akbank+ sayesinde çalışma arkadaşlarımız girişimlerine odaklanabiliyor, Akbank LAB’in güçlü inovasyon birikiminden ve mentorluk ekosisteminden faydalanarak fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor. Bu yıl 10. yaşını kutlayan Akbank LAB, Bankamızda inovasyon kültürünün gelişmesinde ve girişimcilik kaslarımızın güçlenmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Akbank+ da bu kültürün en somut yansımalarından biri. Revogo yatırımını bu açıdan çok değerli buluyoruz. Çünkü bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor. Bugüne dek 50 Akbanklı bu programa katılarak inovasyon ve liderlik becerilerini geliştirdi ve kurumumuz içinde bu kültürün gelişimi için birer elçi olarak yolculuklarına devam ediyorlar. Önümüzdeki dönemde de Akbanklıların yenilikçi fikirlerini desteklemeye, onların girişimcilik yolculuklarında yanlarında olmaya ve ülkemizin girişimcilik ekosistemine yeni değerler kazandırmaya devam edeceğiz.” Revogo: Anne-çocuk kategorisinde ikinci el ürünlere güvenli ve pratik çözüm Akbank+ programının üçüncü döneminde Akbanklı Nur Aras, Önder Hakan Topuz ve Melih Aydın tarafından geliştirilen Revogo, anne-çocuk kategorisinde kısa süre kullanılan ürünlerin yeniden kullanıma kazandırılmasını hedefliyor. Platform sayesinde satıcılar ürünlerini uzun süre beklemeden ve alıcı bulmak için zaman harcamadan nakde dönüştürebiliyor. Alıcılar ise temizlik ve bakım süreçlerinden geçirilmiş, yenilenmiş ürünlere daha uygun koşullarla ve güvenli şekilde ulaşabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Değer Artışını Belirleyen Yeni Dinamikler Haber

Gayrimenkulde Değer Artışını Belirleyen Yeni Dinamikler

Artık yalnızca lokasyon değil; proje güvenilirliği, mühendislik kalitesi, sosyal donatılar, ulaşım bağlantıları ve yaşam standardı gibi unsurlar da konut değerini doğrudan etkiliyor. Sektörde yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye genelinde konut alıcılarının yaklaşık yüzde 68’i satın alma kararında yalnızca fiyat ve lokasyon yerine, projenin güvenilirliği ve yaşam kalitesini de dikkate alıyor. Büyükşehirlerde ise bu oranın yüzde 75 seviyelerine kadar yükseldiği ifade ediliyor. Ayrıca sürdürülebilirlik ve planlı şehirleşme kavramlarının da son yıllarda gayrimenkul değerlemesinde daha belirleyici hale geldiği belirtiliyor… Enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarına entegre ve sosyal yaşam alanları güçlü projelerin ikinci el değerlerinde ise ortalamaya göre yüzde 20’ye varan daha hızlı artış görüldüğü değerlendiriliyor. SEKTÖRDE ARSA VE KONUT YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, gayrimenkul sektöründeki dönüşümün artık yalnızca teorik bir değişim olmadığını, sahada da karşılık bulduğunu belirterek şirketin Ankara’daki yatırım süreçlerine ilişkin bilgi verdi. Yılmaz, Medar İnşaat’ın Ankara’da farklı bölgelerde yürüttüğü arsa ve proje yatırımlarının bu dönüşümün bir yansıması olduğunu ifade ederek, “Esenboğa bölgesinde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 3 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında geliştirdiğimiz Medar Port Projeleri’nde inşaat süreci başlamış durumda. Toplam 380 daireden oluşan projemizi etaplar halinde hem yatırımcılara hem de son kullanıcılara teslim etmeyi planlıyoruz” dedi. Sincan Saraycık ve Yeni Peçenek bölgesinde yürütülen yatırımlara da değinen Yılmaz, “Bu bölgede gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 4,5 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında Medar Batıpark ve Medar Panorama projelerimiz için proje ve ruhsat çalışmalarımız devam ediyor. Söz konusu projelerin inşaatına 2027 Şubat ayı sonunda başlamayı hedefliyoruz. Toplam 180 ve 105 daireden oluşacak bu iki proje, bölgedeki konut ihtiyacına yönelik olarak planlandı” ifadelerini kullandı. Gayrimenkul sektöründe değer algısının değiştiğine dikkat çeken Yılmaz, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Gayrimenkul sektörü bugün yalnızca yapı üretiminin değil, yaşam üretiminin konuşulduğu bir döneme girmiş durumda. Değer artık tek başına metrekare ya da lokasyonla tanımlanmıyor; bir projenin mühendislik yaklaşımı, güvenlik standartları, sosyal yaşam alanları ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonu toplam değeri belirleyen ana unsurlar haline geliyor. Özellikle büyük şehirlerde alıcıların karar süreçlerinde güven, marka itibarı ve yaşam kalitesi daha belirleyici bir konuma yükselmiş durumda. Bu değişim, sektörün daha planlı ve nitelikli projelere yönelmesini zorunlu kılıyor.” Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların artarak devam edeceğini de vurguladı. Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların devam edeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu Haber

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu

Daha önce kamyon grubundaki eğitim programlarına benzer bir yapıda, hafif ticari araç segmentinde ilk kez düzenlenen Aslan Eğitimleri kampı; Türkiye’nin farklı bölgelerinden MAN TGE birimi çalışanlarını, satış ve satış sonrası ekiplerini, yetkili bayilerin TGE’den sorumlu personellerini ve bayi yöneticilerini bir araya getirdi. TGE modelleri ile rakip araçların karşılaştırmalı analizlerinin yapıldığı organizasyonda, teorik ve uygulamalı eğitimlerle çalışanların teknik ve operasyonel yetkinlikleri güçlendirildi. Müşterilerine en iyi hizmeti sunma vizyonuyla hareket eden MAN, kamyon segmentindeki köklü eğitim geleneğini hafif ticari araç (HTA) segmentinde de sürdürüyor. Antalya’da 4-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Aslan Eğitimleri kampına; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen MAN TGE birimi çalışanları, satış ve satış sonrası ekipleri ile yetkili bayilerin TGE’den sorumlu çalışanları ve bayi yöneticileri katıldı. Çalışanların teknik yetkinliklerini artırma ve birimler arası sinerjiyi güçlendirmeyi hedefleyen eğitim kampında katılımcılar; TGE araç ailesine yönelik teknik bilgi paylaşımının yanı sıra operasyonel eğitimler ile satış ve satış sonrası süreçlere ilişkin kapsamlı bilgiler edindi. MAN TGE ve rakip araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, aynı segmentteki diğer marka araçların da farklı versiyonları ile eğitim alanında hazır bulundurulmasıydı. Tüm araçların aynı salonda sergilendiği interaktif ortamda katılımcılar, MAN TGE modellerini rakipleriyle birebir olarak karşılaştırma ve detaylıca inceleme şansı yakaladı. Eğitim süresince MAN TGE’nin teknolojik özellikleri ve donanım avantajları detaylı şekilde ele alınırken, rakip modellerin teknik yapıları da objektif bir bakış açısıyla değerlendirildi. Kampa katılanlar, MAN’ın segmentteki avantajlı konumunu teknik veriler ışığında yerinde gözlemleme imkânı buldu. Teori ve pratiği birleştiren üç günlük program Üç gün süren yoğun eğitim programının ilk günü teorik oturumlarla başladı. TGE ürün ailesine yönelik detaylı bilgi paylaşımının yapıldığı programda, farklı iş birimlerinden yöneticilerin katılımıyla birimler arası iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün müşteri memnuniyetindeki önemi vurgulandı. Eğitimlerde; araçların teknik özellikleri, servis hizmetleri, satış süreçleri, satış sonrası hizmetler ve ikinci el operasyonları ile müşteri memnuniyeti gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, MAN TGE ürün grubunun pazardaki konumu, müşteri ihtiyaçlarına sunduğu çözümler ve operasyonel avantajları detaylı şekilde aktarıldı. İkinci gün de uygulamalı karşılaştırma oturumlarına ayrıldı. İlk gün aktarılan teorik bilgiler, eğitim alanındaki araçlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla pekiştirildi. Araç başı uygulamalarda katılımcılar, MAN TGE modellerinin teknik donanımlarını detaylı biçimde inceleme fırsatı buldu. Ayrıca pazarda yer alan rakip markalara ait şasi kamyonet, panelvan ve minibüs segmentindeki araçlar organizasyona dahil edilerek, MAN TGE ürün ailesiyle teknik ve operasyonel açıdan kıyaslama yapıldı. Değerlendirmelerde performans, sürüş konforu, donanım seviyesi, kullanım avantajları ve toplam sahip olma maliyeti gibi kriterler ele alındı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek ürün karşılaştırmaları sayesinde sektördeki rekabet dinamiklerini yakından inceleme fırsatı bulurken, MAN TGE ürün grubunun sunduğu güçlü yönleri daha kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Eğitim süreci başarı değerlendirme sınavı ile tamamlandı Kampın son gününde ise bayilerden katılan çalışanların yetkinliklerini ölçmek amacıyla detaylı bir değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Program boyunca aktarılan teknik ve operasyonel bilgilerin ölçüldüğü sınavla birlikte katılımcılar, eğitim sürecini başarıyla tamamladı. MAN TGE dünyasında kalite standartlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan organizasyon, satış ve satış sonrası ekiplerinin müşterilere en doğru çözümleri sunma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla çalışanlarının ve iş ortaklarının bilgi birikimini güçlendirmeyi, müşteri memnuniyetini artırmayı ve hafif ticari araç segmentinde müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN TGE Ailesine Özel Eğitim Programı Haber

MAN TGE Ailesine Özel Eğitim Programı

Müşterilerine en iyi hizmeti sunma vizyonuyla hareket eden MAN, kamyon segmentindeki köklü eğitim geleneğini hafif ticari araç (HTA) segmentinde de sürdürüyor. Antalya’da 4-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Aslan Eğitimleri kampına; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen MAN TGE birimi çalışanları, satış ve satış sonrası ekipleri ile yetkili bayilerin TGE’den sorumlu çalışanları ve bayi yöneticileri katıldı. Çalışanların teknik yetkinliklerini artırma ve birimler arası sinerjiyi güçlendirmeyi hedefleyen eğitim kampında katılımcılar; TGE araç ailesine yönelik teknik bilgi paylaşımının yanı sıra operasyonel eğitimler ile satış ve satış sonrası süreçlere ilişkin kapsamlı bilgiler edindi. MAN TGE ve rakip araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, aynı segmentteki diğer marka araçların da farklı versiyonları ile eğitim alanında hazır bulundurulmasıydı. Tüm araçların aynı salonda sergilendiği interaktif ortamda katılımcılar, MAN TGE modellerini rakipleriyle birebir olarak karşılaştırma ve detaylıca inceleme şansı yakaladı. Eğitim süresince MAN TGE’nin teknolojik özellikleri ve donanım avantajları detaylı şekilde ele alınırken, rakip modellerin teknik yapıları da objektif bir bakış açısıyla değerlendirildi. Kampa katılanlar, MAN’ın segmentteki avantajlı konumunu teknik veriler ışığında yerinde gözlemleme imkânı buldu. Teori ve pratiği birleştiren üç günlük program Üç gün süren yoğun eğitim programının ilk günü teorik oturumlarla başladı. TGE ürün ailesine yönelik detaylı bilgi paylaşımının yapıldığı programda, farklı iş birimlerinden yöneticilerin katılımıyla birimler arası iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün müşteri memnuniyetindeki önemi vurgulandı. Eğitimlerde; araçların teknik özellikleri, servis hizmetleri, satış süreçleri, satış sonrası hizmetler ve ikinci el operasyonları ile müşteri memnuniyeti gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, MAN TGE ürün grubunun pazardaki konumu, müşteri ihtiyaçlarına sunduğu çözümler ve operasyonel avantajları detaylı şekilde aktarıldı. İkinci gün de uygulamalı karşılaştırma oturumlarına ayrıldı. İlk gün aktarılan teorik bilgiler, eğitim alanındaki araçlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla pekiştirildi. Araç başı uygulamalarda katılımcılar, MAN TGE modellerinin teknik donanımlarını detaylı biçimde inceleme fırsatı buldu. Ayrıca pazarda yer alan rakip markalara ait şasi kamyonet, panelvan ve minibüs segmentindeki araçlar organizasyona dahil edilerek, MAN TGE ürün ailesiyle teknik ve operasyonel açıdan kıyaslama yapıldı. Değerlendirmelerde performans, sürüş konforu, donanım seviyesi, kullanım avantajları ve toplam sahip olma maliyeti gibi kriterler ele alındı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek ürün karşılaştırmaları sayesinde sektördeki rekabet dinamiklerini yakından inceleme fırsatı bulurken, MAN TGE ürün grubunun sunduğu güçlü yönleri daha kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Eğitim süreci başarı değerlendirme sınavı ile tamamlandı Kampın son gününde ise bayilerden katılan çalışanların yetkinliklerini ölçmek amacıyla detaylı bir değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Program boyunca aktarılan teknik ve operasyonel bilgilerin ölçüldüğü sınavla birlikte katılımcılar, eğitim sürecini başarıyla tamamladı. MAN TGE dünyasında kalite standartlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan organizasyon, satış ve satış sonrası ekiplerinin müşterilere en doğru çözümleri sunma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla çalışanlarının ve iş ortaklarının bilgi birikimini güçlendirmeyi, müşteri memnuniyetini artırmayı ve hafif ticari araç segmentinde müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Servizz, Motosiklet Kullanıcılarının Servis Deneyimini Dijitale Taşıyor Haber

Servizz, Motosiklet Kullanıcılarının Servis Deneyimini Dijitale Taşıyor

Motosiklet sahiplerinin servis süreçlerinde yaşadığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen Servizz uygulaması, Türkiye’de ilk defa motosiklet kullanıcılarını tek platformda yetkili servislerle buluşturuyor. Kullanıcıların servis bulma, randevu oluşturma, bakım süreçlerini takip etme ve geçmiş verilere erişim gibi kritik ihtiyaçlarını tek bir platformda toplayarak servis deneyimini daha hızlı, şeffaf ve güvenilir hale getiriyor. Sevizz uygulamasının kullanıcıları, konum bazlı olarak en yakın yetkili servisleri görüntüleyebiliyor, saniyeler içinde randevu oluşturabiliyor ve tüm süreci dijital olarak takip edebiliyor. Bu yeni nesil uygulama, servis deneyimini tamamen değiştirerek sektörde yeni bir standart oluşturuyor. Motosiklet kullanıcıları, App Store'dan ve Google Play’den Servizz uygulamasını indirip kayıt oluyor. Böylece tüm satış sonrası hizmetlerini hızlıca yürütülürken araçların bakım geçmişine hesaplardan erişilebiliyor. Sigorta ve muayene gibi kritik süreçler için hatırlatmalar alınabiliyor. İsteğe bağlı vale hizmeti ile motosikletler servise ulaştırılabiliyor ve tüm işlemler tamamlandığında kullanıcıya anlık bilgilendirme sağlanıyor. Öte yandan Servizz’in sunduğu sistem sayesinde, araçlara ait tüm bakım ve servis geçmişi dijital olarak kayıt altına alınıyor. Bu veriler, araç satışı sırasında QR kod aracılığıyla yeni kullanıcıya aktarılabiliyor. Böylece ikinci el araç piyasasında güvenin artırılması ve araç değerinin korunması hedefleniyor. Türkiye’de bir ilk: Uçtan uca dijital servis platformu Servizz, yalnızca bir servis bulma uygulaması olmanın ötesine geçerek; uygun hizmeti bulma, randevu yönetimi, süreç takibi gibi tüm adımları tek çatı altında topluyor. Bu özelliğiyle Türkiye’de servis deneyimini uçtan uca dijitalleştiren ilk platform olarak konumlanıyor. Kullanıcıya zaman kazandıran, güven yaratan deneyim Servizz mobil uygulamasının konum bazlı akıllı arama ile en yakın servislere harita üzerinden ulaşılabiliyor, kategori ve uzmanlığa göre filtreleme sayesinde en uygun hizmetler bulunuyor. Gerçek zamanlı takvimler sayesinde uygun saatler görülerek hemen randevu onaylatılabiliyor. Böylece büyük bir zaman kazanımı da sağlanıyor. Ayrıca servis geçmişini, ödeme bilgileri ve favori servisler güvenle saklanıyor; ihtiyaç olduğunda tek dokunuşla yeniden randevu oluşturuluyor. Servisler için de dijital dönüşüm Servizz, yalnızca araç sahiplerine değil, servis noktalarına da operasyonel kolaylık sağlıyor. Platformun sunduğu web paneli sayesinde servisler; randevu yönetimi, müşteri takibi ve geçmiş işlemleri dijital ortamda kolayca yönetebiliyor. Bu da hem verimliliği artırıyor hem de müşteri memnuniyetine katkı sağlıyor. Avantajlı bakım paketleri ile tasarruf imkânı Servizz kullanıcıları, farklı motor segmentlerine özel geliştirilen üyelik paketleri sayesinde bakım maliyetlerinde tasarruf sağlanabilecek avantajlar da sunuyor. İstanbul’da başlayan Servizz yolculuğu, kısa sürede Türkiye geneline yayılmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marubeni Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar Oldu Haber

Marubeni Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar Oldu

Dünyanın önde gelen Japonya merkezli ticaret ve yatırım şirketi Marubeni Corporation'ın iştiraki Marubeni Türkiye'de (Marubeni Dağıtım ve Servis) üst düzey bir atama gerçekleşti. Cevdet Alemdar, 1 Mayıs 2026 itibarıyla Marubeni Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown markalarının satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme yolculuğu, Cevdet Alemdar'ın deneyimi ve vizyoner liderliğiyle devam edecek. Cevdet Alemdar Kimdir? Cevdet Alemdar, 1992 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu ve 2002'de Sabancı Üniversitesi'nde İşletme Yüksek Lisans (MBA) derecesini tamamladı. 1993'te Sabancı Holding'e katıldı. Türkiye'de inşaat ve üretim sektörlerine yönelik tel ürünleri yatırımlarında görev aldı; Brezilya, Tayland ve Çin'de Kordsa'nın yurtdışındaki fabrikalarının genel müdürlüklerini yürüttü; Güney Amerika ve Asya Pasifik bölgelerinde satış ve pazarlama liderlikleri üstlendi. Türkiye'ye döndüğünde teknik tekstil ve lastik alanlarında Ar-Ge, inovasyon ve pazar geliştirme çalışmalarına liderlik etti. Ardından Temsa İş Makinaları Genel Müdürü olarak, Komatsu distribütörlüğünü yönetirken Volvo Trucks'ın Türkiye distribütörlüğünü de şirket bünyesine katarak büyümeyi sağladı. 2017-2020 yılları arasında Brisa Bridgestone Sabancı CEO'su olarak görev yaptı. 2020'de Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı olarak atandı ve grubun 2024'teki yeniden yapılanmasıyla Mobilite Çözümleri Grup Başkanı oldu; bu görevini 2025 yılına kadar sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.