Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Değişikliği

Kapsül Haber Ajansı - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı  Haber

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı 

“İklim, Su, Gıda ve Güvenlik” temasıyla düzenlenen Erciyes Zirvesi-1, kamu, akademi, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcilerini Kayseri’de buluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler koordinasyonunda, Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede, iklim değişikliği, su güvenliği, gıda arzı ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları çok boyutlu şekilde ele alındı. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından uzman isimlerin katılımıyla etki alanı genişleyen Zirve, iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına katkı sağladı. Zirvede öne çıkan ortak mesaj, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, ekonomik kalkınma, toplumsal istikrar, gıda arzı ve ulusal güvenliği doğrudan etkileyen stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiği oldu. Katılımcılar, artan küresel risklere karşı dirençli üretim sistemlerinin kurulması, su kaynaklarının etkin yönetimi, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen görüş ve öneriler zirve sonunda kamuoyuyla paylaşıldı. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Erciyes Zirvesi-1’in kapanışında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, su yönetiminin ve gıda güvenliği konularının, toplumun tamamnı ilgilendirdiği, bu nedenle bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Toplumda ortak bir farkındalık oluşturulmasının önemine değinen Akar, tasarruf kültürü, israf etmeme ve kaynaklara saygı anlayışının korunmasının şart olduğunu vurguladı. TÜRKİYE’NİN İKLİM, GIDA VE SU GÜNDEMİNE YÖN VEREN İSİMLER BİR ARAYA GELDİ Zirve, Türkiye’nin sürdürülebilirlik gündemine ilişkin değerlendirme ve önerilerle, ulusal ve uluslararası alanda uzman isimlerin katılımıyla, küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışlarının güçlendirilmesine, yeni iş birliği imkanlarının geliştirilmesine ve sürdürülebilir gelecek vizyonunun desteklenmesine yönelik önemli bir platform oluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar moderatörlüğündeki açılış oturumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Oturumda, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek derinleştiği, su kaynaklarının korunmasının stratejik önem taşıdığı ve gıda güvenliğinin yalnızca tarımsal üretimin değil ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve ulusal güvenliğin de temel unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı. KÜRESEL RİSKLER VE ÇÖZÜM YOLLARI DÖRT AYRI PANELDE DEĞERLENDİRİLDİ Zirvede alanında uzman ulusal ve uluslararası isimler ise dört ayrı panelde görüşlerini paylaştı. İklim değişikliğinin jeopolitik etkilerinden gıda güvenliğine, su yönetiminden sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar birçok konu farklı perspektiflerden ele alındı. “İklim Değişikliği ve Jeopolitik” panelinde iklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkileri değerlendirilirken, “Gıda Güvenliği” panelinde gıdanın ekonomik, sosyal ve stratejik boyutları masaya yatırıldı. “İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi” panelinde, su güvenliğinde mevcut ve potansiyel riskler, iş birliği imkanları ve çözüm önerileri tartışıldı. Zirvenin koordinasyonunu üstlenen isimlerden AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’in moderatörlüğündeki “Sürdürülebilir Kalkınma” panelinde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden değerlendirildi. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksim Enerji’den Çocuklara Sürdürülebilirlik Eğitimi Haber

Eksim Enerji’den Çocuklara Sürdürülebilirlik Eğitimi

Yüzde yüz yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Eksim Enerji, sürdürülebilir yaşam ve enerji verimliliği konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen çalışmalarına devam ediyor. Şirket, sosyal etki platformu “Yeteri Kadar” çatısı altında devreye aldığı Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları’nın üçüncüsünü Karaman’da gerçekleştirdi. Karaman Bucakkışla İlk ve Ortaokulu’nda gerçekleştirilen uygulamadan, 1’inci sınıftan 8’inci sınıfa kadar toplam 120 öğrenci yararlandı. Etkinlikte enerji tasarrufu, su verimliliği, geri dönüşüm, karbon ayak izi farkındalığı, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları başlıklarında uygulamalı eğitimler düzenlendi. “Hem bölgesel kalkınmaya hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyoruz” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji yatırımlarını toplumsal fayda projeleriyle desteklediklerini belirterek; “YEKA ihalesi kapsamında hayata geçirdiğimiz Karaman rüzgar enerjisi santralimiz (RES), 70 MW kurulu güç büyüklüğüyle temiz enerji üretimi sağlarken aynı zamanda bulunduğu bölgede sosyal açıdan değer oluşturuyor. 2025 yılında devreye aldığımız tesisimizin olduğu bu bölgedeki çalışmalarımızla çocuklarımız; enerji sistemleri, çevre teknolojileri ve sürdürülebilirlik alanlarında da kariyer farkındalığı kazanıyor. Attığımız bu adımların yerelden ulusala uzanan örnek bir sosyal etki modeline dönüşeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. 10 ilde 2 bin çocuk sürdürülebilirlik eğitimi alacak Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu olarak hazırlanan program kapsamında 7-12 yaş grubundaki öğrenciler; oyunlaştırma, grup çalışmaları, istasyon uygulamaları, yaratıcı drama ve deneysel öğrenme yöntemleriyle süreçlere aktif olarak dahil oldu. Gerçekleşen çalışmalar arasında tohum topu yapımı, teraryum yapımı ve tohum döngüsü eğitimleri yer aldı. Sürdürülebilirlik bilincinin ve çevresel dönüşümün toplumsal tabana yayılmasına katkı sunmayı amaçlayan Eksim Enerji, 2027 yılı sonuna kadar 10 ilde toplam 2 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var Haber

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gün programıyla devam ediyor. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zirve’de, sektörün geleceğine yön verecek başlıklar kapsamlı şekilde ele alınıyor. “Dirençli ve sürdürülebilir şehirler artık bir zorunluluk” Zirve’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 1952 yılından bu yana ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübenin uluslararası alanda önemli başarılara dönüştüğünü söyledi. Yeni dönemde şehirlerin yalnızca büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden Suver, şehirlerin daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı. Deprem güvenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül yaklaşımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Suver, 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Dirençli şehirlerin ekonomik açıdan güçlü, sosyal açıdan kapsayıcı, çevresel açıdan sürdürülebilir ve afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Suver, yatırım kararlarının da giderek daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda şekillendiğini kaydetti. Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Suver, bunun kapsamlı bir ekonomik dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in bu açıdan kritik önem taşıdığını vurgulayan Suver, organizasyonu yalnızca bir iklim zirvesi değil, şehirlerin geleceğinin ve yeni finansman fırsatlarının konuşulacağı küresel bir buluşma olarak değerlendirdiklerini söyledi. “Ankara, sektörün geleceğinin şekillendiği bir platforma dönüştü” Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ise ikinci gün açılışında yaptığı konuşmada, Zirve’nin sektörün karşı karşıya olduğu fırsatların değerlendirilmesi ve zorlukların aşılması açısından uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Başkent Ankara’nın yalnızca bir zirveye ev sahipliği yapmadığını belirten Eren, aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin ve ortaklıkların buluştuğu, inşaat sektörünün geleceğinin şekillendiği önemli bir platforma dönüştüğünü ifade etti. Eren ayrıca, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayan Eren, bu yılki Zirve temasının da bu doğrultuda “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” olarak belirlendiğini hatırlattı. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sektöre etkileri değerlendirildi Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda Emlak Konut Asansör Sistemleri Genel Müdürü Kurtuluş Erdem Bayraktar, yapıların inşa sürecinde teknolojik gelişmelerle birlikte binalardaki asansör sistemlerinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, burada fiyatın değil zamanında teslimin öne çıktığını vurguladı. Zirvede "İş Sağlığı Güvenliğinde Yapay Zeka Tabanlı Kontrol ve Dijitalleşme" başlıklı özel bir sunum gerçekleştiren ERN Holding İSG ve Çevre Müdürü Özlem Gözütok ise yapay zekânın iş süreçlerini sanal simülasyon eğitimleri, giyilebilir teknolojiler, ekipman ve makine güvenliği ile tahmine dayalı risk analizi olmak üzere dört temel eksende dönüştürdüğünü ifade etti. Şehirleşmenin geleceği masaya yatırıldı “Şehirleşmenin Geleceği: Sürdürülebilir, Dirençli ve Akıllı Kentler” başlıklı panelin moderatörlüğünü ise Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas yaptı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Zaha Hadid Architects Grup Lideri Takehiko Iseki, Connected Places Catapult İnşaat ve Altyapı Birimi Başkanı Gavin Summerson ve Polat Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Kaan Yücel ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Levent Abay konuşmacı olarak yer aldı. Panelde konuşmacılar, şehirleşmenin yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığına dikkat çekerek, geleceğin şehirlerinde çevresel entegrasyonun ve insan odaklı yaklaşımın belirleyici olacağını vurguladı. Dirençli şehirlerin yalnızca afetler karşısında ayakta kalan değil, kriz anlarında da işleyişini sürdürebilen kentler olması gerektiği ifade edildi. Oturumda ayrıca sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutuyla değil, kültürel hafızanın, tarihî değerlerin ve yaşanmışlıkların gelecek nesillere aktarılması perspektifiyle ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Finansman mekanizmaları, kamusal politikalar ile performans ve şeffaflık kriterlerinin de şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi. İki gün boyunca paneller, özel oturumlar, sergi alanları ve ikili iş görüşmelerine ev sahipliği yapan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar değerlendirilmeye devam ediyor. Kamu, özel sektör, finans ve teknoloji dünyasından temsilcileri bir araya getiren Zirve, sektörün dönüşümüne yön verecek fikirlerin ve iş birliği fırsatlarının paylaşılmasına olanak sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği Haber

İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum İçin Güç Birliği

Minerva Han'da düzenlenen lansmanda, Türkiye'den 30 öncü imzacı kurumun katılımıyla İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü kamuoyuyla paylaşıldı. Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel hareketten ilham alan Türkiye uyarlaması, iklim krizini yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bütüncül bir yaklaşımı benimsiyor. Etkinliğin açılış konuşmasını TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'ne ilişkin şunları söyledi: " İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü sivil toplumun iklim krizine karşı ortak sorumluluk alma iradesidir. Türkiye'nin, dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak bu küresel ağa katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; eşitsizlikleri derinleştiren ve toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkileyen küresel bir sorun. TÜSEV olarak, bu ulusal taahhüde liderlik ederek Türkiye'de filantropi alanının iklim krizine karşı daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili bir rol üstlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını bu ortak harekete katılmaya, deneyimlerini paylaşmaya ve iklim için birlikte daha güçlü bir etki yaratmaya davet ediyoruz." Lansmanda ayrıca Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün kapsamı ve yedi temel ilkesi tanıtıldı; öncü imzacı kuruluşların deneyimleri paylaşıldı. Ayrıca #İklimİçinFilantropi web sitesinin tanıtımı yapılarak imza platformu yeni katılımcıların erişimine açıldı: www.iklimicinfilantropi.org.tr Sabancı Vakfı’nın destekleriyle hayata geçen ulusal filantropi taahhüdünün lansmanında konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, hareketin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Bugünkü konumuz sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğini odağına alarak birlikte hareket etmesi... Dünyaca ünlü Doğa Belgeselcisi David Attenborough’nın dediği gibi aslında herkes ne yapılması gerektiğini biliyor. Nasıl yapılması gerektiğini de biliyor. Ama bir eksiğimiz var: Birlikte aksiyon alabilmek, aynı hedefe bakabilmek. Geleceğimiz için nereye ve nasıl gideceğimizi bilmenin yolu ortak bir amaç etrafında, birlikte hareket etmekten geçiyor. Ama bunun tek başına yapılacak bir yolculuk olmadığını biliyoruz. Bu anlayışla, Sabancı Vakfı olarak 2020 yılında Philea ve Wings öncülüğünde başlatılan Uluslararası İklim Taahhüdü’ne Türkiye’den imza atan ilk kuruluş olduk. Ülkemizde de ulusal filantropi taahhüdünün öncülüğünü TÜSEV üstlendi. TÜSEV şemsiyesi altında sivil toplum kuruluşlarının bu amaçla bir araya gelmesini destekliyor ve bunu çok önemli buluyoruz. Bugün hep beraber bu yolculuğa çıkıyoruz ve daha fazla sivil toplum örgütünün de bu yolculuğa katılmasını bekliyoruz.” "İklim krizine bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz" TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş ise Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü'nün ortaya çıkış sürecine değinerek şunları söyledi: "İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası oluşturduğuna inanıyoruz. Farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ile iklim krizine daha bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını İklim için Filantropi hareketine katılmaya, Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nü imzalamaya ve iklim mücadelesinde ortak etkimizi büyütmeye davet ediyoruz.” Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun rolü ve COP31 süreci ele alındı. Moderatörlüğünü TÜSEV İklim Uzmanı Melisa Kutluğ'un üstlendiği panelde TEMA Vakfı'ndan Eylem Tuncaelli, Roots & Shoots Türkiye'den Kaya Aytuğ Demiral ve ÇEKÜL Vakfı'ndan Özgür Gürbüz konuşmacı olarak yer aldı. Sivil toplumun iklim krizine çözüm üretme kapasitesi, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve uluslararası iklim gündemindeki gelişmeler değerlendirildi. Etkinliğin son bölümünde ise öncü imzacı kuruluşların katılımıyla sembolik bir imza töreni yapıldı. Törenle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni imzacıların katılımına açıldı. Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, kurumları iklim krizini çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak ele almaya, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Lansmanla birlikte daha geniş bir sivil toplum katılımına açılan hareketin önümüzdeki dönemde Türkiye'de iklim alanındaki ortak çabaları güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor Haber

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor

Etkinliğin açılış konuşmalarını T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ve TMB Başkanı M. Erdal Eren gerçekleştirdi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), inşaat sektörünün dönüşümüne yön verecek konuların ele alınacağı zirvede sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyoneller, karar vericiler, yatırımcılar, kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, finans kuruluşları, akademi dünyası ve uluslararası sektör temsilcilerinin katılımıyla başlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin önemli görüş alışverişlerine ev sahipliği yapıyor. İnşaatın geleceği Ankara’da konuşuluyor Günümüzde inşaat sektörü; ileri teknolojilerin benimsenmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, verimliliğin artırılması, karbon salımlarının azaltılması, sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi ve dijital alanlardaki nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması gibi önemli başlıklarla karşı karşıya bulunuyor. Bu kapsamda düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünü yeniden tanımlayan en son yenilikler, sürdürülebilir çözümler ve kaliteli yapı malzemeleri sektör temsilcilerinin gündemine taşınıyor. Zirve kapsamında yer alan uluslararası sergi alanlarında katılımcılar, sektörün en yeni ürünlerini, teknolojilerini ve uygulamalarını yakından inceleme fırsatı buluyor. İki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de; dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlikten büyük ölçekli projelerin finansmanına, ileri teknolojilerden geleceğe hazır yetkinliklerin geliştirilmesine kadar sektörün gündemindeki kritik başlıklar üst düzey panel oturumlarında değerlendiriliyor. Küresel ölçekte bilgi paylaşımının teşvik edilmesi ve sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçlerine ilişkin farklı perspektiflerin ortaya konulması hedeflenen zirve, inşaat ve yapılı çevre ekosisteminin tüm bileşenlerini buluşturuyor. Üst düzey katılım İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026’nın açılışında T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ile Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren yer aldı. Açılış konuşmalarında inşaat sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıkları ele alındı. İnşaat sektörü enflasyonla mücadeleye katkı sağlıyor T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmasında “Bu zirvenin, sektörün geleceğine yön verecek değerlendirmelere, yeni iş birliklerine ve ortak vizyonun geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşaat sektörü ülkemizin büyümesi ve kalkınması açısından önemli bir role sahiptir. Enflasyonla mücadele programımıza da önemli katkılar sunmaktadır. Sosyal konut programlarından demiryollarına, enerji alanındaki yatırımlardan altyapı projelerine kadar pek çok alanda sektörümüz önemli görevler üstlenmektedir. İnşaat sektörü, yapı malzemeleri başta olmak üzere çok sayıda girdinin kullanıldığı, nihai tüketim ürünleri alanında birçok sektörü tetikleyen bir yapıya sahiptir. Geçtiğimiz yıl ekonomi yüzde 3,6 büyürken, inşaat sektörü yüzde 10,8’lik büyüme performansı kaydetmiştir. Bu büyümede deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının önemli etkisi bulunmaktadır. Yaklaşık 14 milyon nüfusu etkileyen büyük bir afetin ardından bölgede yeniden inşa çalışmalarını hızla ve profesyonel bir şekilde yürüttük. 440 bin konut çok kısa sürede tamamlandı. Yollar, şehir altyapıları ve üstyapı çalışmaları hızlı bir şekilde hayata geçirildi” dedi. Körfez bölgesi müteahhitler için önemli T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin zor günlerden geçtiğini belirterek, ABD ile İran arasında sağlanacak bir barış mutabakatının dünya ekonomisine, dünya siyasetine, dünya huzuruna, istikrarına ve gelişimine katkı sağlamasını temenni etti. Müteahhitlik sektörünün yaklaşık 250 alt sektöre kaynaklık ettiğini ifade eden Bolat, “Dünyada en fazla ticaret yapılan alanlar arasında hizmetler sektörü öne çıkmaktadır. Yurt dışı müteahhitlik sektörümüz dünyada ikinci sırada yer alıyor. 138 ülkede 13 bini aşan proje gerçekleştirmiş olmamız göğsümüzü kabartıyor. Türk müteahhitlik sektörü, Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda ülkemizde son 23 yılda gerçekleştirilen ulaştırma, altyapı ve üstyapı projelerinde önemli roller üstlenmiştir. Ukrayna'da üstlendiğimiz proaktif rol, Orta Asya'daki yakın ilişkilerimizle kazanılan projeler, Balkanlar'da kazanılan projeler, Afrika'da yaklaşık 100 milyar dolarlık projeler müteahhitlerimizin gücünü göstermektedir. Körfez bölgesinde alternatif koridorların oluşturulması, Suriye ve Ukrayna'nın yeniden imarı uluslararası müteahhitlik sektörü için önemli alanlardır” dedi. ‘Yeni iş birliği fırsatlarından memnuniyet duyuyorum’ Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant ise konuşmasında, “Birleşik Krallık ve Türkiye, büyük altyapı projelerini hayata geçirme ve dünyanın dört bir yanında birlikte fırsatlar yaratma konusunda güçlü bir geçmişe sahiptir. İnşaat sektöründe özellikle ideal ortaklarız; çünkü şantiyeye farklı ancak birbirini tamamlayan beceri ve deneyimler getiriyoruz. Türk müteahhitlik uzmanlığını, Birleşik Krallık'ın tasarım, inovasyon, finansman ve mühendislik alanlarındaki güçlü yönleriyle bir araya getirerek, ekonomilerin büyümesi için ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir, dayanıklı ve yüksek kaliteli altyapının geliştirilmesine katkı sağlayabiliriz. Ankara'da sektörün farklı kesimlerinden temsilcilerin bir araya gelerek mevcut ortaklıkları güçlendirmesinden ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan ‘Asman Şehri’ için davet Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich ise konuşmasında, “Bugün inşaat sektörü dünya genelinde büyük dönüşümler yaşamaktadır. Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar vardır. Bunlar; kentleşme, iklim değişikliği, nüfusun uygun fiyatlı ve kaliteli konutlara erişimi, modern altyapının geliştirilmesi, dijital teknolojilerin uygulanması ve şehirlerin sürdürülebilirliğinin artırılmasıdır. Türk şirketleri Kırgızistan’ın inşaat sektörüne ciddi katkılar sunmaktadır. Bu deneyimlerin daha da geliştirilmesi ve şehircilik, altyapı ve turizm alanlarında yeni ortak projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Türk şirketleri ve yatırımcılarla iş birliğini genişletmeye açık olduğumuzu belirtmek isterim ve onları yeni projelere katılmaya davet ediyoruz. Bu projeler arasında Issık Göl kıyısında “Asman Şehri” kurulması, turizm kümeleri geliştirilmesi, yerel turizmin desteklenmesi, altyapı modernizasyonu ve ülke genelinde yeni sosyal tesislerin inşası yer almaktadır” ifadelerini kullandı. Gine, iş birliğini yeni bir boyuta taşımaya hazır Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane yaptığı konuşmasında “21. yüzyıl; kentleşmenin, dijitalleşmenin ve iklim dönüşümünün yüzyılı olacaktır. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir şekilde inşa etmeyi başarabilen ülkeler, küresel ekonomik rekabette önemli bir stratejik avantaj elde edeceklerdir. Gine de bu inanç ile Cumhurbaşkanımız Sayın Mamadi Doumbouya’nın liderliğinde yürütülen kamu politikalarına yön vermektedir. Simandou 2040 Programı bu vizyonun somut ifadesidir. Bu program, ülkemizin kalkınma perspektiflerini şekillendiren ve yeni bir yapılandırılmış yatırım döneminin kapılarını açan kapsamlı bir bölgesel dönüşüm projesidir. Hedefimiz yalnızca daha fazla yapı inşa etmek değildir. Amacımız; rekabetçi, akıllı, kapsayıcı ve ülkemizin ekonomik ve demografik büyümesini sürdürülebilir biçimde destekleyebilecek bölgeler ve şehirler inşa etmektir. Bu çerçevede Türkiye’nin deneyimi önemli bir referans teşkil etmektedir. Türk şirketleri, birçok kıtada karmaşık altyapı projelerini başarıyla hayata geçirme, inşaat süreçlerini sanayileştirme ve çağdaş kalkınma ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi çözümler üretme konularındaki yetkinliklerini kanıtlamışlardır. Gine, bu iş birliğini yeni bir boyuta taşımayı arzulamaktadır” dedi. ‘Uluslararası kredilerde ortak güven tesis edilmeli’ Küresel inşaat sektörünün İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 etkinliği ile yeni bir çağa geçiş yaptığını vurgulayan Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen, “Dünyada altyapı ihtiyacı artarken iklim değişikliği de önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Dirençli şehirlerin ortaya konulmasında yapay zekânın katkıları ve dijitalleşme büyük önem taşıyor. Finlandiya, 2035 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdünü ortaya koydu. Sürdürülebilir, enerji verimli binaların oluşturulması gibi unsurlar bu bağlamda ele alınıyor. Türk müteahhitler çok önemli bir üne sahip. Finlandiya’nın teknolojisi ve ortaya koyduğu çalışmalar, Türkiye ile kombine edildiği zaman önemli projelerin ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Bu bağlamda finansman oldukça önemli. Ekonomik ilişkilerimizi ve Türkiye’deki şirketlerimizi her zaman güvenilir görmeye devam ediyoruz. Uluslararası krediler konusunda ortak bir güvenin tesis edilmesi için hareket ediliyor. Finlandiya’nın ortaya koyduğu teknolojik sağlayıcılarla birlikte Türkiye’nin katkılarıyla önemli çalışmalar yapılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İnşaat sektörü tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren de zirvenin açılışında yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün ekonomik büyüme, istihdam ve kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, sektörün bugün tarihinin en önemli dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade etti. Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamalarının projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Eren, “Sektörümüz, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. Bu yeni dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek; yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor” dedi. Türk inşaat sektörünün odağında teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş birliği var Türk inşaat sektörünün güçlü bir tecrübe ve birikimle geleceğe hazırlandığını belirten Eren, “Türk müteahhitleri son elli yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlayarak dünyanın önde gelen uluslararası müteahhitlik güçlerinden biri haline geldi. Ancak geçmiş başarılarımızın gelecekteki liderliğimiz için tek başına yeterli olmayacağının da bilincindeyiz. Küresel rekabetin hızla değiştiği bir ortamda yenilikçi yaklaşım ve sürekli dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu doğrultuda çalışmalarımızı teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliği olmak üzere üç temel konu üzerinde yoğunlaştırıyoruz” ifadelerini kullandı. Sektörün tüm paydaşları aynı platformda Türkiye’nin güçlü müteahhitlik birikimini, yenilikçi teknolojileri ve sürdürülebilir gelecek vizyonunu aynı platformda buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak önemli iş birliklerine ve fikir alışverişlerine zemin hazırlıyor. Kamu ve özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uluslararası sektör paydaşlarını bir araya getiren zirve, iki gün boyunca sektörün geleceğine ilişkin kritik başlıklara ev sahipliği yapmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği Haber

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği

Encümen toplantısında üye belediyelerin hizmet kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak projeler ele alındı. Toplantının ardından Trakya Belediyeler Birliği ile Trakya Kalkınma Ajansı arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, üye belediyelerin Avrupa Birliği hibe programları ile ulusal ve uluslararası fon kaynaklarından daha etkin yararlanmasının önü açıldı. BELEDİYELERİN PROJE KAPASİTESİ GÜÇLENECEK Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer tarafından imzalanan protokol kapsamında, üye belediyelerin proje üretme kapasitelerinin artırılması, fon kaynaklarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve bölgesel kalkınmaya yönelik ortak projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. FON KAYNAKLARINA ERİŞİM GÜÇLENECEK İşbirliği çerçevesinde sosyal ve ekonomik kalkınma, tarım, hayvancılık, turizm, kültür, iklim değişikliği, doğal afetler, sürdürülebilir enerji ve sanayi altyapısı gibi birçok stratejik alanda ortak çalışmalar yürütülebilecek. Ayrıca ulusal ve uluslararası fon çağrılarının düzenli olarak takip edilmesi, belediyelerin bu süreçler hakkında bilgilendirilmesi ve uygun paydaşlarla eşleştirilmesi sağlanacak. GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ, GÜÇLÜ TRAKYA Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Candan Başkan, “Trakya Belediyeler Birliği olarak Trakya’mızı güçlendirecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Trakya Kalkınma Ajansı ile imzaladığımız işbirliği protokolü sayesinde üye belediyelerimizin Avrupa Birliği hibe programları ve desteklerinden daha etkin yararlanabilmeleri için önemli bir adım attık. Güçlü işbirliği ve ortak akıl ile ‘Hep Birlikte Daha Güçlü Trakya’ vizyonuyla bölgemiz için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı Haber

Enerjisa Üretim Power MBA’de 5. Dönem Tamamlandı

Enerji dönüşümünün hız kazandığı, yeni teknolojilerin ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımların sektör dinamiklerini yeniden tanımladığı bir dönemde Enerjisa Üretim, geliştirdiği yenilikçi projeler ve uzmanlık birikimiyle sektöre yön vermeyi sürdürüyor. Şirket, Power MBA Profesyonel Gelişim Programı ile sektörün ihtiyaç duyduğu liderlik, uzmanlık ve stratejik bakış açısının güçlenmesine katkı sunarak sektörün dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Disiplinler arası bir gelişim yolculuğu Sabancı Üniversitesi EDU iş birliğiyle hayata geçirilen ve bu yıl beşinci dönemini tamamlayan Power MBA Programı, enerji sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına yanıt verecek yetkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı yapısıyla öne çıktı. 24 farklı kurumdan 48 profesyoneli ortak bir gelişim platformunda buluşturan program, toplam 120 saatlik eğitim içeriğiyle katılımcılara enerji sektörünün teknik, finansal, stratejik ve sürdürülebilirlik boyutlarını bütüncül bir perspektifle değerlendirme imkânı sundu. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Kamu ve özel sektörden geniş bir katılımcı profiline sahip olan ve 39 mezun veren programda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPİAŞ, TEİAŞ, DSİ gibi kurumların yanı sıra enerji, sanayi ve finans alanlarında faaliyet gösteren birçok şirketten profesyoneller yer aldı. Enerjisa Üretim çalışanlarının da dahil olduğu program, farklı disiplinlerden uzmanları, ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı platformunda buluşturdu. 4 Modül ve 44 Eğitmenle Güçlenen Program Dört modülden oluşan Power MBA programı, enerji arz ve talebi, enerji yönetimi, proje finansmanı, enerji piyasaları, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, enerji depolama teknolojileri, hidrojen, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, siber güvenlik, portföy yönetimi ve yetenek yönetimi gibi enerji sektörünün yeni dönem öncelikleri arasında yer alan kritik başlıklara odaklandı. Program boyunca katılımcılar, enerji sektörünün önde gelen akademisyenleri, sektör profesyonelleri ve Enerjisa Üretim liderleri dahil olmak üzere toplam 44 eğitmen tarafından eğitim alma fırsatı yakaladı. Bu dönem programa eklenen EDU Session oturumlarıyla, katılımcılar moderatör eşliğinde enerji sektörüne ilişkin güncel konuları ve program boyunca ele alınan başlıkları daha serbest ve etkileşimli bir ortamda değerlendirme imkânı buldu. Programın ayrılmaz bir parçası olan Reflection Session’larda ise katılımcıların eğitimlerden elde ettikleri kazanımları değerlendirmeleri, içgörülerini paylaşmaları ve farklı bakış açıları geliştirmeleri desteklendi. Power MBA kapsamında gerçekleştirilen networking etkinlikleri, vaka çalışmaları ve Bandırma Enerji Üssü teknik gezisi gibi uygulamalı deneyimler ise katılımcıların teorik bilgilerini sahadaki uygulamalarla birleştirmelerine olanak sağladı. “Enerji dönüşümünün merkezinde yetkinlik ve gelişim var” Power MBA’in, aynı zamanda enerji ekosistemine değer katacak liderlerin yetişmesine katkı sunan güçlü bir yetkinlik kazanım platformu olduğunu belirten Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale “Enerji sektörü bugün teknolojik bir dönüşüm yaşarken aynı zamanda yeni yetkinlikler, yeni liderlik anlayışları ve disiplinler arası iş birlikleri gerektiren kapsamlı bir değişimden geçiyor. Power MBA programımızla beş yıldır sektörün farklı paydaşlarını aynı gelişim yolculuğunda bir araya getiriyor, bilgi paylaşımını ve ortak öğrenme kültürünü güçlendiriyoruz. Bu yıl başarıyla tamamlanan programımız, farklı kurum ve uzmanlık alanlarından profesyoneller arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluştururken, katılımcıların stratejik bakış açılarını ve liderlik yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağladı. Teknik uzmanlığı bütüncül bir sektör perspektifiyle buluşturan bu güçlü topluluğun, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde önemli roller üstleneceğine inanıyoruz. Enerji sektörünün geleceğinde fark yaratacak olanın, teknik bilginin yanı sıra, farklı bakış açılarını bir araya getirerek değer üretebilen insanlar olduğuna inanıyor; bu alandaki yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.