Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Değişikliği

Kapsül Haber Ajansı - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı(ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde, “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi’ni 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de Karbon Nötr gerçekleştirerek Karbon El İzi yükseltenleri ödüllendirdi. Karbonsuz karbon zirvesinin Karbon El İzi yüksek oldu İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu günlük yaşam ve iş dünyasında doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi(KAİ) yaparız. İklim değişikliği mücadelemizde, bu gidişata dur demek için gücümüz, yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi(KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir. Zirvemizi ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştirerek etkinliğimizin KEİ yüksek etkisi için uğraştık. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ile ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan zirveyi açarak sergide incelemede bulundular bilgisini verdi. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanı Prof.Dr. Halil Hasar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın delegeye hitaplarını sunan Prof. Karaosmanoğlu Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz çıktılarıyla ayrıcalıklı konumda. Oturum başkanlarımıza, konuşmacılarımıza ve yüksek paydaş katılımı başarımız için delegelerimize hassaten teşekkür ediyorum.Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı için çalışmaya başladık dedi. BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı Prof. Karaosmanoğlu çocuklara ulaşarak sürdürülebilir yaşam kültürü kazandırılması, iklim okuryazarı ve KEİ yüksek nesillere katkı SÜT-D hedefimiz için her eğitim yılında bir okulu seçerek öğrenci, öğretmen ve velilerle ilerleyerek eğitim ve uygulamalar yapıyoruz. Bu yıl Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi(BİLSEM) paydaş okulumuz.BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı okullarında ayrı topladıkları atıklardan kuklalar tasarlayıp, yaptılar. Kuklalarının sesi ile bizlere gezegenin iklim krizi çığlığını anlattılar. SÜT-D 2026 Küçük Karbon Kahramanı Ödülü takdimini İTÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İpek Akın Karadayı, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı Dr. Hasan Özçelik birlikte yaptılar. SÜT-D Düşük Karbon Kahramanları SÜT-D 2026 DÜŞÜK KARBON KAHRAMANLARI AKSA Doğalgaz: Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği AKSA Jeneratör: GreenTech ile Enerji Çözümlerimiz İklim Dostu DANONE Türkiye: Sürdürülebilir Çiftlik ENDA Enerji: Suyumuzu yönetiyor, Karbonumuzu Azaltıyoruz ETİ Bakır: Entegre Sürdürülebilirlik Modeli HALKBANK: Enerji Verimliliğiyle Geleceğe Yatırım İMMİB: SEE BRIDGE Projesi İNCİ Akü: Her Akü Bir Tohum İSTAÇ: Güneş’le Daha Güçlü KADOOĞLU Yağ: Ayçiçekte Saklı Güneş, İklimimize Kardeş KARTAL Belediyesi: Ağaçlar Kitap Açıyor KOCAELİ Sanayi Odası: Sanayinin Sürdürülebilir Performans Liderleri NEŞE YENİCE: SÜT-D Seçimi SHELL ve TURCAS Petrol: Toprağa Değil, Geleceğe Dokunuyoruz SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon: TRACE: Analizden Prosese-Daha Az Enerji, Daha Düşük Karbon TKYB: Sürdürülebilir Finansman Yolunda Doğa Pozitif, Düşük Karbon TSKB: Yeşil Dönüşüm İçin Türkiye Yeşil Fonu VAKIFBANK: Veri-Validasyon-Verim-Karbon Azaltımı VAKIF Katılım Bankası: Geleceğe Vakfedilen Enerjimizin Gücü Değerlerinde ve Güneş'te Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo %100 Yenilenebilir Enerjiyle Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem Başlattı Haber

ORKA Banyo %100 Yenilenebilir Enerjiyle Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem Başlattı

Yaşam alanlarına değer katan çözümlerini çevreye duyarlı üretim anlayışıyla birleştiren ORKA Banyo, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Düzce’deki üretim tesislerinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarıyla elektrik ihtiyacının tamamını temiz enerjiden karşılayan ORKA Banyo, I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) ile bu tercihini belgeledi. Bu stratejik hamle, şirketin market bazlı karbon emisyonunu 12.205,97 tCO2e seviyesine indirerek çevresel etkisini şeffaf verilerle ortaya koydu. Yeşil Dönüşümün Verimlilik Kaldıracı ORKA Banyo, enerji verimliliği hamleleri kapsamında; LED dönüşümüyle aydınlatma özelinde %50, lityum-iyon akü kullanımıyla ise forklift operasyonları özelinde %20 enerji tasarrufu sağladı. Yenilikçi bir membran kaplama teknolojisi olan TherMold hattını devreye alarak yüzey uygulamalarında teknoloji çeşitliliğini artıran ve çevre dostu üretim standartlarını yükselten ORKA; tüm üretim hattına entegre dijital veri okuma ve etiketleme sistemleri sayesinde operasyonel süreçlerinde izlenebilirlik ve şeffaflık sağlıyor. Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmayla Mücadele Tüzüğü (EUDR) ile uyumlu olarak ürünlerinde FSC® sertifikalı hammadde kullanımını standartlaştıran ve 2030 yılına kadar FSC® sertifikalı model sayısını yüzde 50 artırmayı hedefleyen ORKA Banyo, hammadde tedarikinden ürün ömrü sonuna kadar tüm değer zincirini iklim odaklı bir yaklaşımla yönetiyor. Su Stresiyle Mücadelede Yağmur Suyu Hasadı ve Döngüsel Çözümler Üretim süreçlerinde su tüketimine ihtiyaç duymayan ORKA Banyo, bu stratejik tercihiyle genel su ayak izini en başından düşük seviyede tutmaktadır. Şirket, toplam su ayak izinin %81’ini oluşturan mavi su ihtiyacını alternatif kaynaklarla karşılamak amacıyla yağmur suyu hasadını devreye almıştır. Bu kapsamda 2024 yılında toplanan 2.400 m³ yağmur suyu, yeşil alan sulamasında değerlendirilerek şebeke suyu kullanımı yerine doğanın sunduğu kaynakların geri kazanımı sağlanmıştır. Atık yönetiminde ise geri dönüşüm oranını en üst seviyeye taşıyan ORKA Banyo; tehlikeli atık oluşumunu minimize ederek döngüsel ekonomi modelini iş süreçlerinin merkezine koymaktadır. İnsan Odaklı Gelişim ve Sosyal Etki Sürdürülebilirliği toplumsal bir dönüşüm alanı olarak gören ORKA Banyo, kadın istihdamında sektör ortalamasının üzerine çıkarak ofis kadrolarında yüzde 28,2’lik bir temsil oranına ulaştı. 2024 yılında 261 çalışanına verdiği çevre eğitimleriyle bu farkındalığı kurum geneline yaydı. Kurum içindeki bu güçlü bilinci toplumsal katkı projeleriyle geniş bir etki alanına taşıyan ORKA Banyo; ‘Yeşilden Maviye’ projesiyle genç nesillere çevre bilinci aşılarken, köy okullarına kütüphane ve laboratuvar kazandırarak eğitimde fırsat eşitliğini destekliyor. Şirket, eş zamanlı olarak yürüttüğü üniversite iş birlikleriyle de akademik bilgi birikimini sanayi tecrübesiyle birleştirerek toplumsal refaha katkı sunmaya odaklanıyor. 2030 Yol Haritası: Ölçülebilir Hedefler ve Somut TaahhütlerGelecek dönem sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir hedefler ve net bir takvimle yöneten ORKA Banyo, 2030 vizyonunu somut aksiyon başlıklarıyla ilerletiyor. Şirket; Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını baz yıla göre %10 azaltmayı hedeflerken, FSC® sertifikalı ürün model sayısını artırarak hammadde tedariğinde sorumlu orman yönetimini desteklemeyi ve ekosistemi koruma taahhüdünü güçlendirmeyi planlıyor. Ekonomik sürdürülebilirlik tarafında çevreci ürünlerden elde edilen geliri artırmayı amaçlayan ORKA Banyo, sosyal boyutta ise kişi başına düşen yıllık eğitim saatini yükseltmeyi odağına alıyor. Buna ek olarak su verimliliği yönetim sisteminin altyapısını kurmayı ve tedarikçi sürdürülebilirlik anketiyle paydaş ağında izlenebilirliği her yıl düzenli olarak artırmayı önceliklendiriyor. Operasyonel alanda ise 2027’ye kadar forklift filosunun tamamını lityum-iyon (Li-ion) aküye dönüştürerek enerji verimliliğini lojistik süreçlerin geneline yaymayı hedefliyor. “Şeffaf Dönüşümümüzün Dönüm Noktası”, İklim değişikliği ve su stresi gibi küresel risklerin özel sektörün sorumluluklarını yeniden şekillendirdiğini belirten ORKA Banyo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde karbon emisyonlarını azaltmak ve su kaynaklarını korumak artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi. Bu aynı zamanda özellikle AB ülkelerine ihracat yapan üreticiler için de bir mecburiyet. ORKA Banyo olarak bu çağrıyı hem bir sorumluluk hem de üretimi yeniden kurgulamak için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Banyo mobilyası sektörü olarak çevresel etkinin tam merkezinde yer aldığımızın bilinciyle; ürün tasarımından malzeme seçimine kadar her aşamayı stratejik önceliğimiz olarak kabul ediyoruz.” Dijital dönüşümü ve operasyonel mükemmeliği sürdürülebilirlik ekseninde ele aldıklarını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yayınladığımız ilk sürdürülebilirlik raporumuz, geçmiş performansımızı şeffaflıkla ortaya koymanın yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımımızı somut hedeflere dayalı olarak takip edeceğimiz bir dönüm noktasını temsil ediyor. Geleceğe dair en önemli hedefimiz, karbon ve su ayak izimizi sürekli azaltmak, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütmek, doğal kaynak tüketimimizi daha verimli yönetmek ve toplumla kurduğumuz bağı sosyal projelerle güçlendirmektir. Biz, bu yolculuğu sadece kendi kurumumuz için değil, gelecek nesiller ve daha yaşanabilir bir dünya için sürdürüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor Haber

Kandıra’da Atıklar Ekonomiye Dönüşüyor

İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Proje ile hem atıklar ekonomiye kazandırılacak hem de dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlara günlük gelir sağlamasına katkı sunacak. İhale Süreci Tamamlandı: 2,5 Milyon TL’lik Ekonomik Değer Kandıra Belediyesi’nde düzenlenen ihaleye üç firma katılım sağladı. Bir yıl süreli ihale kapsamında; 500 bin kg karışık ambalaj atığı, 4 bin kg bitkisel atık yağ ve 20 bin kg tekstil atığı toplanması öngörülüyor. Toplamda 2,5 milyon TL’nin üzerinde bir piyasa değerine sahip olan bu atıklar, geri dönüşüm zincirinin ana halkasını oluşturacak. Hem Çevre Temizliği Hem Günlük Kazanç Projeye özel bir değer kazandıran Kandıra Belediyesi, geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren 67 vatandaşı, geleneksel olarak sürdürdükleri geri dönüşüm çalışmalarını kayıt altına alarak modern bir sisteme entegre ediyor. Planlanan modelle: dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşlar, günlük topladıkları malzemeleri Kandıra Belediyesi Atık getirme merkezine teslim ederek ödemelerini alacak, ilçe dışına çıkmadan ve nakliye masrafı ödemeden anında nakite çevrilecek. Atıklar Açık Havada Oraya Buraya Dökülmeyecek Mahalle aralarında, yol kenarlarında biriktirilen, uçan, kirlenen, ıslanarak ekonomik değer kaybına uğrayan atıkların, ‘Sokakta Sıfır Atık’ mottosu ile Mahalle aralarında kontrolsüz birikiminin önüne geçilerek, günlük tahliye sistemiyle çevre kirliliği ve koku problemi ortadan kaldırılacak. Temiz ve yıpranmamış sıfır atıkların değerlerinde düşme olmadan satış avantajı yakalanacak. Farklı kategorilerde toplanan ürünler, ekonomiye yüksek katma değer sunacak. Kandıra İçin Çifte Kazanç Kandıra Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, projenin sadece bir çevre hareketi değil, aynı zamanda bir sosyal entegrasyon hamlesi olduğu vurgulandı. Aynı zamanda dönüşüm işiyle uğraşan vatandaşların kayıt altına alınarak sisteme dahil edildiği proje, Kandıra’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi Haber

Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi

Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyelerini seçti. Meclis Toplantısının Divan Başkanlığını, Meclis 1. Başkan Meclis 2. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu üstlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Divan'da Katip üye olarak görev aldı. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Toplantı, Seçer'in açılış konuşmasıyla başladı. Seçer, hem gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Birliğin işleyişine dair bilgiler paylaştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Birlik yönetiminde yaşanan süreci anlatan Seçer, "Seçim sonrası yapılan oylamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Birlik Başkanı seçildi. 2025 yılı mart ayında yaşanan gelişmelerin ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Zeydan Karalar Meclis Başkan Vekili olarak seçildi. Daha sonra bu göreve layık görüldüm ve bugün bu sorumluluğu sürdürmeye çalışıyorum." ifadelerini kullandı. Seçer: "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz" Halkın iradesiyle görev yapan yöneticiler olarak vatandaşla doğrudan iletişim halinde olduklarını belirten Seçer, vatandaşa karşı sorumluluklarının büyük olduğunu ifade etti. Konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaparak, kamu görevinde bulunan herkesin hukuka bağlı hareket etmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Siyasi makamlarda ülkemize, şehrimize ve milletimize hizmet etmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin demokrasi tarihinin zorlu süreçlerden geçtiğine dikkati çeken Seçer, bu çerçevede hukukun üstünlüğünün önemine işaret ederek, "Demokrasi emek ister; emekleme, büyüme ve olgunlaşma aşamalarından geçer. Toplum olarak darbelerden siyasi krizlere kadar birçok zorluğu yaşadık. Amacımız evrensel normlara uygun bir demokrasiyi kalıcı hale getirmektir." dedi. Seçer: "Geciken adalet, adalet değildir" Seçer, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerine de değindi. Hukukun temel ilkelerine dikkati çeken Seçer, "Elbette herkes yargılanabilir ancak mümkünse tutuksuz yargılama esas olmalıdır. Geciken adalet, adalet değildir. Yargı süreçleri hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanmalıdır." diye konuştu. Bazı belediye başkanlarının yargı süreçleri sonrasında görevlerine iade edilmemesinin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Seçer, hukuka olan güvenin korunmasının önemine işaret etti. Belediye başkanlığının siyasi kimliğin ötesinde bir hizmet görevi olduğunu vurgulayan Seçer, "Bizler yalnızca partimizin değil, tüm vatandaşların oyuyla seçiliyoruz. Bu nedenle herkese eşit hizmet sunmak zorundayız." dedi. Seçer: "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor" Belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da ayrı bir parantez açan Seçer, "Ekonomik kriz parti ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Genel bütçeden yapılan kesintiler, SGK ve vergi borçları nedeniyle belediyeler ciddi mali zorluklarla karşı karşıya." ifadelerini kullandı. Kamu bankaları ve finansmana erişimde eşitlik çağrısı yapan Seçer, tüm belediyelere ayrım gözetilmeksizin destek verilmesi gerektiğini belirtti. Yurt dışı finansman ve yatırım süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Seçer, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki yetki dengesine de dikkati çekti. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne değinen Seçer, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine belediyelerin daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. TBB'nin son iki yıllık çalışmalarına ilişkin bilgi veren Seçer, kurumsallaşma, şeffaflık ve sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirdiklerini, belediyelere araç, ekipman ve finansal destek sağladıklarını ve eğitim faaliyetlerini artırdıklarını ifade etti. Genel Sekreter Yıldız 2025 Yılı Faaliyet Raporunu Sundu Gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam eden toplantıda, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, 2025 yılı Faaliyet Raporu'na ilişkin sunum yaptı. TBB'nin 2025 yılında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin bilgi paylaşan Yıldız, bu çalışmaların şeffaflık, adalet ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ilkeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü vurguladı. Yıldız, belediyelere sağlanan desteklerin objektif kriterlere göre ve ayrım gözetilmeksizin dağıtıldığını belirtirken, karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve sistematik bir yapının benimsendiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, TBB'nin yeni döneminde de yerel yönetimler arasında dayanışmayı artırarak daha güçlü bir kurumsal yapı hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantıda gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlanmasının ardından seçime geçildi. Birlik Başkanlığına verilen önergeler ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Seçer: "Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aday gösterildikten sonra yaptığı konuşmada belediye başkanlığının doğrudan halk iradesiyle şekillenen güçlü bir makam olduğunu vurgulayarak, "Belediye başkanlığı siyaset yapma makamı değildir ama milletin iradesinin tecelli ettiği en güçlü makamlardan biridir." ifadelerini kullandı. Siyasetin meclisler dışında farklı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Seçer, "Varsa bir adaletsizlik, bir eşitsizlik bunu dile getirmek siyasetin ta kendisidir ve bunu yapmak zorundayız." dedi. TBB'nin faaliyetlerine değinen Seçer, Birliğin verdiği desteklerin belirli kriterlere göre dağıtıldığını belirterek, "Bir belediyenin kendi ekonomik durumu, hizmet ettiği toplumun sosyo-ekonomik durumu, nüfusu, bölgesi, özellikleri var. Biz desteği bütün bu özellikleri alarak belirli kriterler ile yapıyoruz. Bu bir hatır-gönül işi değildir." diye konuştu. Dağıtılan desteklere ilişkin rakamları da paylaşan Seçer, "826 adet aracı 688 belediyeye dağıtmış olacağız. Böylelikle yüzde 60'ı CHP'li belediyelere yani Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65'inin yaşadığı şehirleri yöneten belediyelere, yüzde 40'ı da kalan yüzde 35 nüfusu yöneten diğer belediyelere dağıtılmıştır." ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemle karşılaştırma da yapan Seçer, "2019-2024 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin aldığı destek oranı yüzde 14,55 civarındaydı." dedi. Seçer ayrıca, "Hiçbir belediye başkanını ayırmadım, talepte bulunan herkesle görüştüm ve yardımcı olmaya çalıştım." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Seçer, "Bu ülke hepimizin. Farklı düşünsek de ortak noktamız var. Türkiye'nin sorunlarını birlikte çözmek zorundayız." ifadelerini kullandı. TBB yönetimine talip olduklarını yineleyen Seçer, "Yaptıklarımız yeterli değil, daha iyisini yapabiliriz. Sizlerin desteğiyle daha güzel işler başaracağımıza inanıyoruz." dedi. Ayrıca Seçer, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e de başarı dileklerini iletti. Görgel: "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de konuşmasında TBB'nin önemine dikkati çekerek, "TBB, yerel yönetimler arasındaki istişareyi güçlendiren, dayanışmayı sürdürülebilir hale getiren ve şehirlerimizde demokrasi kültürünü kurumsallaştırmayı hedefleyen bir kurumdur. Şehirlerimizin geleceğini ortak akılla şekillendirmek zorundayız." diye konuştu. Şehirlerin sürdürülebilirliğine işaret eden Görgel, "Şehirlerimizi sadece geleneksel hizmetlerle değil, yenilikçi yaklaşımlarla yönetmek zorundayız. Sosyal uyum, çevre, dijitalleşme gibi alanları merkeze alarak daha dirençli ve yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz." dedi. "Bu salondaki farklı siyasi gelenekler bir ayrışma değil, bir berekettir." diyen Görgel, konuşmasında "Önceliğimiz şehirlerimizde yaşayan her insana hizmet etmek olmalıdır." ifadelerine yer verdi. 6 Şubat depremlerine de değinen Görgel, "Depremde büyük acılar yaşadık. O zor günlerde tüm belediyelerimiz imkanlarını seferber etti. Dayanışma, şehirlerimizin yeniden ayağa kalkmasının en güçlü delili oldu." dedi. TBB için de benzer bir anlayışın mümkün olduğunu ifade eden Görgel, "Ayrışma değil uzlaşmayı, rekabet değil iş birliğini savunmalıyız. Geleceği planlamak için güçlü iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi. Konuşmasının sonunda birlik ve ortaklık vurgusu yapan Görgel sözlerini, "Bu kürsüden bir yarışın değil, bir ortaklığın çağrısını yapıyorum. Kazananın şehirlerimizin tamamı olmasını istiyorum." şeklinde tamamladı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçiliyor TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Seçer'in yanı sıra, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçilecek. Yeni Yönetim Belli Oldu SEÇER: "HER ŞEY ŞEHİRLERİMİZ VE GÜZEL TÜRKİYE'MİZ İÇİN" Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) 2026 yılı Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan oylamada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer en fazla oyu alarak Birlik Başkanı seçildi. Seçim gündemiyle Ankara'da toplanan TBB Meclisi, Birlik Başkanı, Encümen Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı ve İhtisas Komisyonu Üyelerini seçti. Birlik Başkanlığı için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel aday gösterildi. Birlik Meclisinde yapılan seçimlere göre 446 Meclis Üyesinin oyunu alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer TBB Başkanı Seçildi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ise 311 oy aldı. Seçer: "TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak" Seçimlerin ardından TBB Başkanı Vahap Seçer, teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi. Yeni döneme ilişkin mesajlarını paylaşan Seçer, "Aldığımız kararlar ve seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlar Birliğimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun." dedi. Üç yıllık görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seçer, "Bu görevi ben ve arkadaşlarım sizlere mahcup olmamak için adalet duygusunu ön plana alarak, hakkaniyeti ve yardımlaşmayı parti farkı gözetmeksizin esas alarak yürüteceğiz." ifadelerini kullandı. Önceki dönem çalışmalarına da değinen Seçer, "Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan, Sayın Zeydan Karalar ile devam eden ve benimle nihayetlenen süreçte değerli işler yapıldı. Eksiklerimiz varsa onları da arkadaşlarımızla birlikte tamamlayacağız." diye konuştu. Destek veren belediye başkanlarına da teşekkür eden Seçer, "Desteğiniz çok değerliydi, çok önemliydi. Sizlerden beldelerinize, şehirlerinize ve vatandaşlarımıza selamlarımızı iletmenizi istiyorum." dedi. Türkiye genelindeki belediyelere destek mesajı veren Seçer, "Merak etmesinler, TBB bin 405 belediye başkanımızın her zaman yanında olacak ve onların destekçisi olacak. Her şey şehirlerimiz için, her şey güzel Türkiye'miz için." ifadelerini kullandı. TBB'nin Yeni Yönetimi Seçildi TBB Başkanlığına mahalli idareler seçiminden sonra oluşan TBB Meclisince 5 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçildi. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Birlik Tüzüğünün 16'ncı maddesi uyarınca İmamoğlu'nun iki yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle Birlik Başkanlığı için seçim yapıldı. Bu kapsamda; TBB'nin yeni Başkanı Vahap Seçer seçildi. Toplantıda, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri de Meclis tarafından seçildi. Yapılan seçim sonucunda Meclis 1. Başkan Vekili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Meclis 2. Başkan Vekili de Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal olarak belirlendi. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran da Katip üye olarak seçildi. Başkanlık Divanı seçimi sonrasında İhtisas Komisyonu Üyeleri belirlendi. Birliğin yeni Encümen Üyeleri ise şu şekilde sıralandı: "Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ağrı Belediye Başkanı Hazal Aras, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik." Seçimlerin ardından, TBB Encümeni Birlik Başkanı Vahap Seçer yönetiminde ilk toplantısını gerçekleştirdi. İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına Gönderdiği Mektup Okundu Toplantının "Dilek ve temenniler" bölümünde söz alan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu'nun TBB Başkanı seçildiğini hatırlatarak, "Sayın İmamoğlu, çeşitli sebeplerle gözaltına alınıp tutuklanınca bu süreci önce Sayın Zeydan Karalar, daha sonra da Sayın Vahap Seçer başarıyla ve adaletle sürdürdüler. Bizim anlayışımızda kime oy verdiğiniz, hangi partiden olduğunuz önemli değil; eşit ve adaletli hizmet esastır." dedi. Aslan, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Meclis Toplantısına gönderdiği mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şu şekilde: "Değerli belediye başkanlarımız, Türkiye Belediyeler Birliğinin değerli emekçileri, Kıymetli meclis üyeleri, sizleri, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, Birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin Birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında "imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet" ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir. Yerel yönetimlerin tamamına eşit mesafede duran bu anlayışın, vatandaşlarımızın güvenini pekiştirecek en önemli zemin olduğuna inanıyorum. Aynı anlayış ve ilkelerle bayrak yarışını üstün başarıyla yürüten başkanlarımız Sayın Zeydan Karalar ve Sayın Vahap Seçer ile tüm encümen üyesi başkanlarına şükranlarımı sunuyorum. Bize yönelen tüm hukuksuz girişimlere rağmen bu anlayışla milletimize hizmet etmekten vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isterim. Bugün yapılacak Meclis toplantısında, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarımızın ve belediye kadrolarımızın tutuksuz yargılanmasının; demokrasi ve milli egemenlik açısından taşıdığı önemi vurgulayan kararın oy birliğiyle alınmasını umut ediyorum. Atacağınız bu tarihi adım milletimizin demokrasiye, adalete ve huzura duyduğu hasret ve inancın da açık bir ifadesi olarak tarihe geçecektir. Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı'nın ülkemiz adına hayırlı, verimli çalışma ve kararlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor Haber

Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbon Dönüşümünü Hızlandırıyor

Bu kapsamda 28 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’nde sektör paydaşları, sürdürülebilir üretim, emisyon azaltımı ve geleceğin yapı malzemelerini ele aldı. Zirvenin açılışında konuşan Türkçimento CEO’su Volkan Bozay, sektörün üçüz dönüşümde önemli bir aşama kaydettiğini vurguladı. Sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna dikkat çeken Bozay, “Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, aynı zamanda geleceğimizi, şehirlerimizi ve yaşam biçimimizi konuşuyoruz. Çimento sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşı olmasının ötesinde, sürdürülebilir bir dünyanın inşasında da kritik bir rol üstleniyor” dedi. Küresel ölçekte iklim değişikliğine uyumun artık bir zorunluluk haline geldiğini belirten Bozay, çimento sektörünün dönüşümün merkezinde yer aldığına işaret ederek, “Karbon yoğun bir sektör olarak dönüşümün merkezinde yer alıyor, aynı zamanda çözümün bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bu dönüşümün artık yalnızca Yeşil Dönüşüm olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle biz sektör olarak Üçüz Dönüşüm stratejisini temel alıyoruz.” ifadelerini kullandı. Son yıllarda sektörün ana odak noktalarından birinin düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımı olduğunu vurgulayan Volkan Bozay, bu kapsamda öne çıkan aksiyonların klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımı olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların entegre ve sistemsel olarak ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Bozay, Türkiye için en hızlı ve maliyet etkin çözümün klinker oranının düşürülmesi olduğuna da dikkat çekti. Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Bozay, Ar-Ge çalışmaları sayesinde daha düşük klinker içeriğiyle geleneksel çimentolarla eşdeğer performans sunan ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin “yeşil çimento” olarak tanımlandığını söyledi. TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda “Yeşil Çimento Kullanımının Yaygınlaştırılması Tebliği”nin 16 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bozay, kamu ihalelerinde klinker/çimento oranının 2025-2029 döneminde 0,80, 2030 sonrasında ise 0,75 ile sınırlandırıldığını belirtti. Bozay, “Tebliğin yürürlüğe girmesinden bu yana sektörümüzün yeşil çimento üretimine hızlı bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Bugün ülkemizin tüm bölgelerinde, geleneksel çimentolarla eş değer performansta düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün” dedi. Söz konusu düzenleme ile önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozay, yeşil çimentonun özel sektörde de yaygınlaşması için bilgilendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Dönüşüm sürecinin hızlanması için beton standartlarının güncellenmesi ve alternatif hammaddelere erişimin kolaylaştırılması gerektiğine de dikkat çeken Bozay, sektörün düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor Haber

Tarihi İlçede Sürdürülebilir Turizm Başlıyor

Enerjisa Enerji, UNDP Türkiye, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TGA tarafından hayata geçirilen SENTRUM Projesi kapsamında Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin Küçükköy Mahallesi ve İzmir’in Ödemiş ilçesinin tarihi Birgi köyünün ardından projenin üçüncü durağı olacak Göynük’te yerel kalkınma odaklı ve doğa dostu turizm için imzalar atıldı. Enerjisa Enerji ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) destekleriyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi, etkisini genişletmeye devam ediyor. Projenin üçüncü destinasyonu olarak seçilen Bolu’nun tarihi mirasıyla ünlü ilçesi Göynük’te sürdürülebilir dönüşümü başlatacak protokol, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen törenle imzalandı. Göynük’te düzenlenen imza törenine; Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve yerel protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Törende, SENTRUM modelinin Göynük’te yaratacağı sosyal, çevresel ve ekonomik etkiler değerlendirilirken; enerji verimliliğinden kadınlar ve gençlerin istihdamına, kültürel mirasın korunmasından iklim değişikliği farkındalığına kadar pek çok alanda yürütülecek çalışmaların yol haritası paylaşıldı. SENTRUM projesinin yarattığı etkinin somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında yapılan analizlerde her 1 TL’lik yatırımın 2,34 TL sosyal fayda yarattığı ortaya kondu. Yeşil destinasyon modeli Göynük’ün tarihi dokusuyla buluşacak SENTRUM Projesi kapsamında Göynük’te yürütülecek çalışmalar, ilçenin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleriyle uyumlu bir “yeşil destinasyona” dönüşmesini destekleyecek. Uygulanan model ile turizmin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması ve yerel kalkınmayı geliştirecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. Protokolün imzalanmasıyla birlikte; kamu binalarında enerji etütlerinin yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerel paydaşlara yönelik sürdürülebilir turizm eğitimleri gibi pek çok uygulama Göynük özelinde hayata geçirilecek. “SENTRUM ile Göynük’te hep birlikte yeni değerler üreteceğiz” İmza töreninde konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji olarak ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzla, enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM Projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, 1500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi; mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.” “Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic törende şunları söyledi: “Göynük’te SENTRUM Projesi’nin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla; ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde, bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor Haber

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor

Projenin tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Proje kapsamında yürütülen saha çalışmalarıyla, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra toplumsal dayanışma, katılım, yerel sahiplenme ve ortak öğrenme kapasitesinin de güçlendirildiği açıklandı. İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Amacımız hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün ekimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün ekimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdemir, Ankara’nın Su alt yapısı ve Depolama Projelerinin Çelik Tedarikçisi Oldu Haber

Erdemir, Ankara’nın Su alt yapısı ve Depolama Projelerinin Çelik Tedarikçisi Oldu

OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketlerinden Erdemir, Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen “Tube & Wire 2026 Fuarı”na katıldı. Erdemir, uluslararası çelik sektörünün buluşma noktası olan bu fuarda önemli bir iş birliğine imza attı. Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticisi Erdemir ile Ankara merkezli ve altyapı projelerindeki tecrübesiyle öne çıkan YDA Group arasında çelik rulo temini konusunda satış sözleşmesi imzalandı. Sözleşme, OYAK Genel Müdürü - Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ile Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi-Murahhas Aza Serdar Başoğlu ve YDA Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Cüneyt Arslan tarafından imzalandı. Gerçekleştirilen sözleşme ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yaptırılacak “Kesikköprü Barajı – İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisleri Arası Su Alma Yapısı, Ana İsale Hattı, Pompa istasyonları ve depo imalatları yapımında Erdemir çeliği kullanılacak. Yalçıntaş: “Ülkemize değer katan bir projeye katkı sağlıyoruz” Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, iş birliğinin Türkiye’deki stratejik projeler açısından önemine dikkat çekti. Yalçıntaş, “Erdemir olarak YDA Group ile gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile stratejik altyapı projelerine yüksek kaliteli yerli çelik tedarik ediyoruz. Bu sayede ülkemizin su kaynaklarının verimli kullanımı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyoruz. İklim değişikliği ve artan kuraklık riskleri ile birlikte tüm dünyada su kaynakları giderek daha da stratejik hale geliyor. Erdemir olarak, Türkiye’nin tüm önemli ve büyük projelerinde olduğu gibi bu projede de yerli ve milli çelik tedarikçisi olarak yer almaktan ve Ankara - Kesikköprü Barajı arası toplam 132 kilometre boru hattını kapsayan bu kritik ve ülkemiz için çok kıymetli projenin tüm çeliğini karşılamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Yüksek katma değerli ürünlerle yerli tedarikçi İş birliği kapsamında yalnızca ürün temini değil, uzun vadeli stratejik çözüm ortaklığı hedefleniyor. Özellikle su yönetimi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünler iş birliğinin odağında yer alıyor. Söz konusu anlaşma, Erdemir’in yerli tedarikçi olarak Türkiye’deki altyapı projelerine daha fazla katkı sağlamasına vesile olacak. İş birliğinin aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyeceği ifade ediliyor. Erdemir, Tube & Wire 2026 Fuarı’nda Yerini Aldı Türkiye’nin entegre çelik gücü Erdemir, Messe Düsseldorf Fuar Alanı’nda Hall 3, C49 numaralı 252 metrekarelik standında sektör profesyonellerini ağırlıyor. Şirket, katma değerli ürün portföyünü ve geliştirdiği yenilikçi uygulamaları ziyaretçilerine sunuyor. Uluslararası çelik sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuarda Erdemir; tel üretimi, tel işleme malzemeleri, tel üretim makineleri, kablo imalatı, kablolar, yay üretimi ile kablo ve boru üretim kontrol sistemlerine yönelik güncel gelişmeleri paylaşıyor. Fuar 17 Nisan’a kadar devam edecek olup, Erdemir fuar boyunca müşterilerini ağırlamaya ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.