Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Değişikliği

Kapsül Haber Ajansı - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı Tekirdağ’da Kapılarını Açtı Haber

Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı Tekirdağ’da Kapılarını Açtı

Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol konuşmalarının ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve diğer protokol üyelerinin katılımıyla kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleştirildi. CANDAN BAŞKAN: “BÖYLESİ FUARLAR, TEKNOLOJİYLE ÜRETİCİYİ BULUŞTURMALARI AÇISINDAN ÇOK KIYMETLİ” Açılış programında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Tekirdağ’ın tarım, sanayi, turizm, üniversite ve limanlarıyla ülkeye katma değer sağlayan güçlü bir üretim kenti olduğunu belirterek üretimin sürdürülebilirliği açısından teknoloji ve tarımsal desteklerin önemine dikkat çekti. İklim değişikliği ve üretim koşullarının giderek zorlaştığına değinen Candan Başkan, fuarın üreticiler açısından yeni fırsatlar sunacağını ifade ederek şunları söyledi: “Ülkemizin bütün şehirleri birbirinden güzel ama Tekirdağımız bize en güzel geliyor. Bir tarafı tarım, bir tarafı sanayi, bir tarafı turizm, bir tarafı üniversite, bir tarafı limanlarıyla gerçekten çok güçlü ve ülkesine katma değer yaratan, her koşulda üretmeye devam eden bir şehir. Bizim gücümüz üretimimiz. Sanayimiz çok güçlü, tarımımız da bir o kadar güçlü. Üreticilerimiz üretmeye devam etmek istiyor ama üretim giderek zorlaşıyor. Dünya değişiyor, iklim değişiyor, teknoloji çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla böylesi fuarlar, teknolojiyle üreticiyi buluşturması, farkındalığı artırması, bilgilendirmesi ve yeni fırsatlar sunması açısından çok kıymetli. Bunun yanında tarımsal destekleri, hayvancılığı desteklemeyi çok kıymetli buluyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri bizler de elimizden geldiğince bu destekleri artırarak üretim noktasında hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.” “SUYU VE DENİZLERİMİZİ KORUMAK BİZLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” Konuşmasının devamında geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığa ve su kaynaklarının korunmasının üretim açısından önemine değinen Başkan Yüceer, tarımın ve üretimin güçlendirilmesinin altyapı yatırımlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şu şekilde noktaladı: “Geçtiğimiz sene çok büyük bir kuraklık yaşadık. Bu sene çok şükür daha iyi yağış aldık. Su bizim için çok kıymetli. İklim değişikliğin yanında özellikle altyapı yatırımları, suya yatırım, suyu ve denizlerimizi korumak bizler için çok önemli. Çünkü bunların olmadığı yerde üretimi, tarımı güçlendirmek mümkün değil. Hepsi bir bütün. Bu bütün içerisinde bizler de gerek şehrimize gerek ülkemize katkı sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz. Şehrimize daha çok destek, daha çok ilgi ve alaka bekliyoruz. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, fuarın üreticilerimize ve esnafımıza hayırlı, bol kazançlı olmasını diliyorum.” 1-5 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak fuarda tarım, sanayi, hayvancılık ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren sektör temsilcileri ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Açılışa Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Edirne Valisi Yunus Sezer, Tekirdağ milletvekilleri Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Çiğdem Koncagül, İlhami Özcan Aygun, Nurten Yontar ve Cem Avşar, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, il protokolü, tarım sektörü temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğa Koruma İçin Kritik Adım: Önemli Doğa Alanları Envanteri Yenileniyor Haber

Doğa Koruma İçin Kritik Adım: Önemli Doğa Alanları Envanteri Yenileniyor

Önemli Doğa Alanları, hassas ekosistemleri, endemik türleri ve nesli tehlike altındaki canlıları barındıran kritik habitatları kapsayarak, biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik küresel standartların uygulanması ve koruma stratejilerinin geliştirilmesine olanak sağlıyor. 2006 yılında yayınlanan ilk envanterde bitkiler, kız böcekleri, kelebekler, iç su balıkları, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler ile ilgili veriler sentezlendi ve Türkiye’de 305 Önemli Doğa Alanı tanımlandı. Doğa Derneği’nin koordinasyonunda 2023 yılında başlatılan ve 2029 yılında tamamlanması hedeflenen Önemli Doğa Alanları güncelleme çalışması, son yirmi yılda Türkiye doğasında yaşanan değişimleri, kayıpları ve umut verici yeni keşifleri bilimsel verilerle kayıt altına alacak. Türkiye’den Avrupa’ya Akademisyen ve Uzmanların Ortak Çalışması ÖDA yaklaşımı, 2016 yılında Dünya Doğa Koruma Kurumu (IUCN) tarafından küresel ölçekte öncelikli alanların belirlenmesinde resmi bir standart olarak kabul edildi. Doğa Derneği, 2023 yılında IUCN ekibinden Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ÖDA’ları Bölge Sorumlusu Dr. Catherine Numa ve ÖDA uluslararası sekreteryası başkanı Dr. Andrew Plumptre, BirdLife International ÖKA/ÖDA Küresel Bilim Koordinatörü Olivia Crowe işbirliğinde ÖDA Güncelleme Programı'nı başlattı. Tükiye’den eklenen akademisyen ve uzman ağı vasıtasıyla veri derleme çalışmaları kesintisiz olarak sürdürüldü. Kuşlardan Balıklara Bitkilerden Yumuşakçalara 9 tür grubuna ait 7.144 önemli konum tespit edildi. 12 uzmanın iki yıl boyunca yürüttüğü kapsamlı çalışmanın ilk sonuçları, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. Çalışma kapsamında 38 amfibi ve sürüngen türüne ait 61 nokta, 2.333 bitki türü ve varyetesine ait 3.794 nokta, 122 içsu balığı türüne ait 381 nokta, 56 kelebek türüne ait 338 nokta, 14 kızböceği ve yusufçuk türüne ait 92 nokta, 42 kuş türüne ait 256 nokta, 26 memeli türüne ait 137 nokta ve 875 yumuşakça türüne ait 2.083 nokta belirlendi.İlk bulgular sonucunda, toplam 9 tür grubuna ait 7.144 farklı yer tespit edildi. Elde edilen veriler, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin güncel durumunun ortaya konulması ve dünya çapında önem taşıyan alanların belirlenmesi açısından önemli bir bilimsel temel oluşturuyor.Bu güncelleme çalışmasını öncekilerden ayıran en önemli farklardan biri, analiz edilen canlı gruplarının genişletilmesi oldu. Bitkiler, yusufçuklar ve kızböcekleri, kelebekler, iç su balıkları, amfibiler, sürüngenler, memeliler ve kuşlar bu güncellemede de yer aldı. Mevcut uzmanlık gruplarına bu yıl yumuşakçalar da eklendi. Devam eden süreçte onlarca farklı disiplinden çok sayıda uzmanın da katkı sunacağı çalışmada; endemik, nesli tehlike altında olan ve hassas türlerin habitatları titizlikle haritalandırılacak. Çalışmaları gerçekleştiren uzman grubunda yer alan uzmanlar: Prof. Dr. Ahmet Emre Yaprak - Bitkiler, Prof. Dr. Ali Kandemir - Bitkiler, Prof. Dr. Hasan Yıldırım - Bitkiler, Dr. Tuğkan Özdöl - Bitkiler, Prof. Dr. Ahmet Karataş - Memeliler, Uzman Cem Orkun Kıraç - Memeliler, Prof. Dr. Kerim Çiçek - Sürüngenler ve Amfibiler, Dr. Evrim Karaçetin - Kelebekler, Prof. Dr. Burçin Aşkım Gümüş - Yumuşakçalar, Doç. Dr. Ali Miroğlu - Kızböcekleri & Yusufçuklar, Prof. Dr. Baran Yoğurtçuoğlu - İç Su Balıkları, Dr. Şafak Arslan - Kuşlar - Memeliler, Prof. Dr. Muhammed Zeynel Öztürk - CBS, Dr. Enes Taşoğlu - CBS. Bilimsel bulgular, endemik, tehlike altında, hassas veya benzersiz türlerin Türkiye’deki yaşam alanlarını belgeliyor. Çalıştaya dair açıklamalarda bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Dr. Şafak Arslan; ’’COP 31’e sayılı günler kala gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay, Türkiye’nin doğa koruma ve iklim değişikliği konularındaki politika ve planlamalarını doğrudan etkileyecek düzeyde bir çalışma. Elde edilen bilimsel bulgular, endemik, tehlike altında, hassas veya benzersiz türlerin Türkiye’deki yaşam alanlarını belgeliyor. Bu veriler, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin %30 Korunan Alan (30x30) Hedefi doğrultusunda ulusal koruma politikalarına ve Diğer Etkili Alan Temelli Koruma Önlemleri (OECM) mekanizmalarına ve ulusal veritabanlarına uyarlanarak entegre edilebilecek nitelikte. Söz konusu verilerin ulusal veritabanlarına eklenmesi, ulusal koruma stratejilerine şeffaf, çok paydaşlı ve bilimsel bir çerçevede entegre edilmesi, uluslararası standartlar ve Uluslararası ÖDA Sekretaryası ile uyumunun sağlanması ve alan bazlı koruma hedeflerine altlık oluşturması amacıyla ÖDA Ulusal Koordinasyon Grubu oluşturulması hedefleniyor. 2029’da çalışma tamamlandığında Türkiye’nin ÖDA envanteri statik bir yazılı envanter olmaktan çıkıp, anlık olarak güncellenebilen çevrimiçi bir yazılım haline getirilecek,’’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Varlık Fonu, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi Yayımladı Haber

Türkiye Varlık Fonu, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi Yayımladı

Çerçeve, TVF'nin sürdürülebilir finansman alanındaki yaklaşımının yanı sıra finansman kaynaklarının kullanım alanları, uygun projelerin değerlendirilmesi ve seçimi, finansmanların yönetimi ve raporlama süreçlerine ilişkin esasları ortaya koyuyor. Çerçeve, İkinci Taraf Görüşü’nde (SPO) “Excellent (Mükemmel)” olarak değerlendirildi. Sustainable Fitch tarafından hazırlanan İkinci Taraf Görüşü'nde (SPO), TVF'nin Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi, değerlendirmedeki en yüksek seviye olan "Excellent" derecesiyle değerlendirildi. Uluslararası standartlarla uyum İkinci Taraf Görüşü'nde, Çerçeve'nin Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği'nin (ICMA) 2025 tarihli Yeşil Tahvil İlkeleri (GBP), Sosyal Tahvil İlkeleri (SBP) ve Sürdürülebilirlik Tahvili Kılavuzu (SBG) ile uyumlu olduğu belirtildi. Çerçevenin ayrıca LMA, LSTA ve APLMA tarafından yayımlanan Yeşil Kredi İlkeleri ve Sosyal Kredi İlkeleri ile Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC) 2025 tarihli Mavi Finansman Kılavuzu'nun ilgili hükümleriyle uyumlu olduğu değerlendirildi. Çerçeve kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan ölçülebilir fayda sağlayan yatırımların desteklenmesi, dayanıklı altyapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişimin çeşitlendirilmesi hedefleniyor. COP31 ve 2053 net sıfır hedeflerine katkı Sürdürülebilir finansmanın küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde yayımlanan Çerçeve, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hayata geçirilmesi bakımından da önem taşıyor. Çerçevenin, COP31 kapsamında ortaya konulacak sürdürülebilirlik vizyonu ile Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atılması gereken somut adımlara katkı sağlaması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Çerçeve, Sıfır Atık girişimi kapsamında sürdürülebilirlik alanında ortaya konulan hedefleri destekleyen finansman yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Sürdürülebilirlik, faaliyetlerin tamamına yayılıyor TVF, sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerin birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmalarını tüm faaliyet alanlarında sürdürüyor. Bu kapsamda kurum tarafından her yıl Türkiye'nin en kapsamlı entegre faaliyet raporlarından biri hazırlanırken; faaliyetlerin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları bütüncül bir perspektifle ölçülüyor ve değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu Haber

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu

Koç Holding Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in “Küresel İş Ortağı” oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu COP31 gündemiyle bir araya geldi. Görüşmede, Koç Holding’in COP31 “Küresel İş Ortağı” unvanıyla yürüteceği çalışmalar ile sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon ekseninde konferansa sunacağı katkılar değerlendirildi. Murat Kurum: “COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız.” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde “Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31’de kamudan özel sektöre, finans dünyasından sivil topluma kadar tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirerek Türkiye’nin iklim eylemindeki kararlılığını dünyaya göstereceğiz. Bu kapsamda ülkemizin en köklü kuruluşlarından ve bu yıl 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu, Koç Holding şemsiyesi altında, COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ oldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile görüşerek bu süreçte birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. COP31’de özel sektörün katkısını ve iş birliklerimizi önemsediğimizi; Koç Holding’in de bu sürece katkı sunacak olmasından duyduğumuz memnuniyeti aktardık. COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız. Hayırlı olsun” dedi. Ali Y. Koç: “Ülkemizin iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Koç Topluluğu olarak 100 yıldır ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenle yatırım yapıyor, üretiyor, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlıyoruz. İlk yüzyılımızda müşterilerimizden hissedarlarımıza, bayilerimizden iş ortaklarımıza kadar tüm paydaşlarımızla birlikte büyüdük, geliştik. Topluluğumuzun 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda sürdürülebilirlik yolculuğumuzda da iş ortaklarımızı gerekli dönüşüm için teşvik edecek, daima olduğu gibi omuz omuza ilerleyeceğiz. İkinci yüzyılımıza adım attığımız bu anlamlı dönemde, dünyanın en önemli iklim platformlarından COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ olarak ülkemizin temsiline güçlü şekilde katkı sunmaktan gurur ve memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapmasını, iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.” İklim değişikliğiyle mücadelenin çok boyutlu bir dönüşüm olduğuna dikkat çeken Ali Y. Koç, “İş dünyamızın iklim taahhütlerini somut ve ticari olarak uygulanabilir çözümlere dönüştürme gücüne sahip olduğuna inanıyoruz. İklim krizi; ciddi bir iş riski oluşturuyor, sanayinin rekabet gücünü ve geleceğini etkiliyor. Bu kapsamda da teknoloji ve inovasyon kapasitemizi güçlü bir şekilde kullanarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi stratejik öncelik olarak ele alıyoruz. 60'tan fazla ülkede faaliyet gösteren, 155'ten fazla ülkeye ihracat yapan ve gelirlerinin %95'inden fazlasını enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finans gibi dönüşümün merkezinde yer alan sektörlerden elde eden bir Topluluk olarak, ülkemizin iklim hedeflerine ulaşmasında önemli bir etki gücümüz bulunuyor” ifadelerini kullandı. Temiz enerji, elektrifikasyon, enerji ve kaynak verimliliği, iklim teknolojileri, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finansman alanlarında yatırımlarını uzun yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüklerini kaydeden Ali Y. Koç, “COP31’in bu çalışmalarımızı paylaşmanın yanı sıra ülkemizden ve dünyadan paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirebileceğimiz son derece değerli bir platform olacağına inanıyoruz” dedi. Koç Holding ve bağlı şirketleri, küresel iklim gündemi kapsamındaki en önemli buluşma sayılan COP31’in master ortakları arasında yer alacak. Küresel iklim taahhütlerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak somut uygulamaların öne çıktığı bir dönemde Koç Holding, 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda Topluluk şirketleriyle birlikte iklim çözümlerini somut iş sonuçlarına dönüştürme deneyimini ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı bulacak. Sektörel deneyimi, küresel pazarlara erişimi ve geniş ekosistemiyle Koç Holding; teknoloji, finans, stratejik ortaklıklar ve insan kaynağı konusundaki iyi uygulamalarıyla dönüşümü hızlandırma konusunda güçlü bir etki gücüne sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor Haber

66 Yıllık Dünya Kongresi İlk Kez Türkiye’de Düzenleniyor

Dünya genelinde yaklaşık 1,6 milyar sığır bulunurken, Türkiye’de sığır varlığı 2025 yılı sonunda 17,5 milyonu aştı. Bu büyüklük, yalnızca sığır sağlığını değil; hayvancılığın sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı açısından da önemli bir başlık haline getiriyor. Sınır aşan hayvan hastalıkları, iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç küresel risklerin başında gelirken, yeni teknolojiler ve yapay zekâ destekli yetiştiricilik uygulamaları da bu sorunlara yönelik çözüm arayışlarının önemi bir parçası haline geliyor. Sığır sağlığının geleceğini belirleyen bu gündem Eylül ayında İstanbul’a taşınacak. Dünyanın sığır ve diğer geviş getiren hayvan sağlığı alanındaki en önemli bilimsel buluşması olan 33. Dünya Buiatri Kongresi (WBC 2026), 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İlk kez 1960 yılında düzenlenen kongre, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’ye gelecek. 84 ülkeden yaklaşık 3500 veteriner hekim, bilim insanı, akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongrede, hayvan sağlığının güncel sorunlarının yanı sıra hayvancılığın geleceğini şekillendiren bilimsel ve teknolojik gelişmeler de ele alınacak. TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL BİLİM DÜNYASIYLA BULUŞTURACAĞIZ Kongrenin 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenleneceğine dikkat çeken 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz: “Türkiye, güçlü hayvan varlığı, gelişen modern çiftlikleri ve gıda işletmeleriyle ruminant sağlığı açısından önemli bir potansiyele sahip. İlk kez 1960 yılında düzenlenen ve her iki yılda bir gerçekleştirilen Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’de ilk kez ev sahipliği yapacak olmak bizim için büyük bir mutluluk ve sorumluluk. Kongremizde sığır sağlığı, hastalıkları ve yönetiminin yanı sıra insan ve çevre sağlığını etkileyen konuları da ele alacağız. ‘Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler’ yaklaşımıyla dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını ve sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturacağız. Kongrenin sığır ile birlikte koyun, keçi, manda ve deve sağlığı alanındaki küresel gelişmeleri ortaya koymasını, katılımcılara ve sektöre değerli bilgiler ve yeni deneyimler sunmasını hedefliyoruz” dedi. ŞAP HASTALIĞINDA YENİ AŞI TEKNOLOJİLERİ MASADA Kongrenin önemli gündemlerinden biri, sınır aşan hayvan hastalıklarının başında gelen şap hastalığı olacak. Hastalığın kontrolünden yeni nesil aşılara uzanan gelişmeler, alanında uluslararası çalışmalarıyla öne çıkan uzmanlar tarafından ele alınacak. Avrupa Şap Hastalığının Kontrolü Komisyonu (EuFMD) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fabrizio Rosso ise şap hastalığıyla mücadeleyi küresel yaklaşımlardan yerel uygulamalara uzanan boyutlarıyla değerlendirecek. Böylece kongrede şap hastalığına karşı hem yeni bilimsel çalışmalar hem de küresel mücadele stratejileri İstanbul’da tartışılacak. KUŞ GRİBİNİN SIĞIRLARDA GÖRÜLMESİ YENİ RİSKLERİ GÜNDEME TAŞIDI Son dönemde hayvan sağlığı alanında dünya gündemine giren gelişmelerden biri olan kuş gribinin süt sığırlarında görülmesi, kongrede ele alınacak dikkat çekici konular arasında yer alıyor. Prof. Dr. Juergen Richt, kuşlardan sığırlara uzanan influenza virüslerinin değişen konak yapısını ve bunun hayvan sağlığı açısından ortaya çıkardığı yeni riskleri değerlendirecek. Bilimsel programda ayrıca kuş gribi virüsünün çiğ sütte inaktivasyonuna ilişkin araştırma da yer alıyor. Bu gelişmeler, hayvanlarda ortaya çıkan hastalıkların yalnızca çiftliklerle sınırlı kalmadığını; gıda güvenliği ve toplum sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞININ ORTAK SORUNU Hayvancılıkta antibiyotiklerin kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrenin önemli gündemlerinden biri olacak. Antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler yalnızca hayvan sağlığını değil, gıda güvenliği ve insan sağlığını da ilgilendiren küresel bir sorun olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle antibiyotiklerin doğru ve kontrollü kullanımı, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık – One Health” yaklaşımının da temel başlıkları arasında yer alıyor. Kongrede Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanımın mevcut uygulamalarını ve gelecekte karşılaşılacak sorunları ele alacak. TEK SAĞLIK: İNSAN, HAYVAN VE ÇEVRE AYNI ÇERÇEVEDE Kongrenin uluslararası konuşmacıları arasında Türkiye’den dünyaca tanınan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş de yer alacak. Akdiş, insan vücudunun dış çevreyle temas ettiği koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın alerjik ve otoimmün hastalıklarla ilişkisini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde değerlendirecek. Kongrede ayrıca antibiyotik kullanımının azaltılmasına yönelik yeni yaklaşımlar ve sığırlarda görülen dirençli bakterilere ilişkin güncel araştırmalar da paylaşılacak. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR Küresel ısınmanın hayvancılık üzerindeki etkileri WBC 2026’nın önemli gündemlerinden biri olacak. Kongrede artan sıcaklıkların hayvan sağlığı, refahı ve üretim üzerindeki etkilerinin yanı sıra hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliği de ele alınacak. Bilimsel programda sıcaklık stresinden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim ve hayvancılık ilişkisine yönelik güncel araştırmalar paylaşılacak. YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR HAYVANCILIĞI DÖNÜŞTÜRÜYOR Hayvancılıktaki teknolojik dönüşüm de kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yer alacak. Prof. Dr. Trevor DeVries, robotik sağım sistemlerinin sürü yönetimine etkilerini aktaracak. Kongrede ayrıca sensörlerle hayvan sağlığının izlenmesi, veriye dayalı klinik karar süreçleri ve yapay zekâ çağında hayvan refahı gibi yeni nesil uygulamalar tartışılacak. BİLİMSEL BİLGİ SAHAYA TAŞINACAK WBC 2026’da bilimsel oturumların yanı sıra uygulamaya dönük workshoplar da gerçekleştirilecek. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum ve yeni doğan buzağıların yönetimi ve ultrasonla tanı gibi konularda gerçekleştirilecek çalışmalarla güncel bilimsel yaklaşımlar saha uygulamalarıyla buluşturulacak. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi, 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilirken; dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, veteriner hekimler ve sektör temsilcilerini sığır ve geviş getiren hayvan sağlığının geleceği için İstanbul’da bir araya getirecek. Beş gün sürecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nin bilimsel programında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü ve 589 poster bildirinin yanı sıra özel sektör tarafından gerçekleştirilecek 11 özel sunum ve 3 uygulamalı workshop yer alacak. 66 yıllık tarihinde ilk kez Türkiye’de düzenlenecek Dünya Buiatri Kongresi, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını, veteriner hekimleri ve sektör temsilcilerini sığır ve diğer geviş getiren hayvanların sağlığının geleceğini konuşmak üzere İstanbul’da buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği Haber

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümü kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki süreç farklılıklarını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda İzmir’in 30 ilçe belediyesinden temsilcilerle buluştu. Toplantının gündemini, kurulu gücü 25 kW ve altında olan mesken tipi çatı GES başvurularında ruhsat ve izin süreçlerinde ilçeler arasında görülen uygulama farklılıklarının giderilmesi oluşturdu. İlçe belediyelerine, yaklaşık üç aydır yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan standardizasyon çerçevesi aktarıldı. Hedef: 30 ilçede öngörülebilir süreç Çalışma kapsamında çatı GES kurmak isteyen vatandaşların başvuru sürecini daha öngörülebilir hale getirecek üç temel başlık belirlendi. Buna göre ortak başvuru formu ve evrak setinin oluşturulması, standart bir süreç akış şemasının hazırlanması ve ortak değerlendirme kriterlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Ruhsat ve izin verme yetkisi ile saha denetimi ilçe belediyelerinde kalırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi sürece koordinasyon, teknik rehberlik ve ortak referans dokümanlarının geliştirilmesi yoluyla katkı sunacak. Enerji dönüşümünde kurumlar arası iş birliği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından yaklaşık üç ay önce kurulan Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Saadet Çağlın başkanlığında ve İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını yürütüyor. Ekip, İzmir genelinde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uygulamalarında kurumlar arası uyumu güçlendirmeyi, iklim hedefleriyle uyumlu ve öngörülebilir süreçler geliştirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yıldırım'ın Çevre Çalışmaları Bursa'ya Örnek Oluyor Haber

 Yıldırım'ın Çevre Çalışmaları Bursa'ya Örnek Oluyor

Yıldırım’ın çevre ve sıfır atık alanındaki yenilikçi uygulamalarını incelemek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Osmangazi, Nilüfer, Mudanya, İnegöl, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Gemlik, Yenişehir, İznik, Keles ve Kestel belediyelerinin temsilcileri Yıldırım Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri tarafından misafir belediyelere detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Bilgilendirme toplantısında; atıkların kaynağında azaltılması, ayrı toplanması ve geri kazanımının yanı sıra çevre bilincinin artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Misafir belediyelere ayrıca Plastiksiz Yıldırım, Paratık Yıldırım ve Sahipsiz Sokak Hayvanları Besin Üretim Tesisi projeleri ile Yıldırım Belediyesi’nin atık yönetim süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantının ardından heyet, Yıldırım Belediyesi’nin Atık Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile Sahipsiz Sokak Hayvanları Besin Üretim Tesisini ziyaret ederek, yürütülen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. BAŞKAN YILMAZ’DAN KARARLILIK VURGUSU Yıldırım’ın çevre alanındaki çalışmalarının farklı belediyeler tarafından örnek alınmasından duydukları memnuniyeti belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Yıldırım Belediyesi olarak daha temiz, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir Yıldırım için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sıfır atık anlayışını yalnızca atıkların toplanması ve geri dönüştürülmesi olarak değil, yaşamın her alanında kaynaklarımızı verimli kullanmayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen bir yaklaşım olarak görüyoruz. Çalışmalarımızın farklı belediyeler tarafından incelenmesi ve örnek alınması bizleri ayrıca gururlandırıyor. Belediyeler arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımının artarak devam etmesini, çevre konusunda ortaya koyduğumuz ortak kararlılığın güçlenmesi açısından çok değerli buluyoruz. Yıldırım için, Bursa için ve geleceğimiz için çevre yatırımlarımızı ve sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi’ne Girmeye Hak Kazandı

London Stock Exchange Group’a (LSEG) bağlı olan ve toplam 47 gelişmiş ve gelişmekte olan piyasada 8.500’den fazla şirketi değerlendiren FTSE Russell’ın, 2001 yılında oluşturduğu FTSE4Good, dünyanın en eski ve en yerleşik çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı hisse senedi endeks ailelerinden biri olarak kabul ediliyor. Endekse dahil olabilen şirketlerin, yalnızca kamuya açık kaynaklardan elde edilen veriler üzerinden 14 tema ve ortalama 125 gösterge doğrultusunda yapılan bağımsız değerlendirmede, belirlenen standartları karşılayabilmesi gerekiyor. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. FTSE4Good endeksleri, ESG uygulamaları ortaya koyan şirketlerin performansının ölçülmesi, sorumlu yatırım fonları başta olmak üzere çeşitli yatırım ürünlerinin oluşturulması ve değerlendirilmesi amacıyla geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından referans olarak kullanılıyor. Mavi’nin de bu endekste yer almasının da, uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğimizi daha da pekiştireceğine inanıyorum. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma; bize güvenen yatırımcılarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum.” Global sürdürülebilirlik liderleri arasındaki yerini güçlendiriyor Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi (Corporate Sustainability Assessment – CSA) kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.