Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Eylemi

Kapsül Haber Ajansı - İklim Eylemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Eylemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu Haber

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Haftası, dünya liderlerinin yanı sıra iş dünyası, kamu, Birleşmiş Milletler ve sivil toplum temsilcilerini New York’ta bir araya getirdi. Hafta boyunca sürdürülebilir büyüme, iklim eylemi, insan hakları, finansman ve teknolojik dönüşüm gibi küresel gündemin öncelikli başlıkları farklı platformlarda ele alındı. Bu gündemin iş dünyası boyutunun öne çıktığı buluşmalardan biri de UN Global Compact Liderler Zirvesi 2026 oldu. İki gün süren Zirve, 750’yi aşkın iş dünyası lideri, yatırımcı, politika yapıcı, Birleşmiş Milletler temsilcisi ve sürdürülebilirlik uzmanını bir araya getirdi. Liderler Zirvesi’nde sürdürülebilir büyüme ve dayanıklılık gündemdeydi “Sürdürülebilir Büyümeyi ve Dayanıklılığı Sağlamak” odağında gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’nde, jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar ve hızlanan teknolojik dönüşüm karşısında şirketlerin dayanıklılığını nasıl güçlendirebileceği ve sürdürülebilirlik taahhütlerini nasıl ölçülebilir sonuçlara dönüştürebileceği tartışıldı. 20’yi aşkın oturum ve 175 konuşmacının yer aldığı Zirve; liderlik ve iş etiği, iklim ve doğa, insan hakları ve insana yakışır iş, sürdürülebilir finans ve sermaye, kolektif eylem ve sistem değişikliği ile politika, satın alma ve tedarik zincirleri olmak üzere altı ana başlık etrafında şekillendi. Zirve’nin ilk gününde şirketlerin sürdürülebilirliği risk yönetimi, iş stratejisi, yatırım kararları ve operasyonlarına nasıl entegre edebileceğine odaklanılırken; insan hakları durum tespiti, temiz enerji dönüşümü ve yapay zekânın sorumlu kullanımı da gündeme taşındı. İkinci gün ise şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçilerek sürdürülebilir dönüşümü hızlandıran veya sınırlayan politika, finansman, piyasa yapıları ve tedarik zincirleri ele alındı. İklim ve doğa dönüşüm planlarından toplumsal cinsiyet eşitliği ve insana yakışır ücrete, sürdürülebilir finanstan satın alma ve tedarik zincirlerine kadar farklı alanlarda şirketlerin tek başına çözemeyeceği sorunlar karşısında kolektif eylem ve iş birliğinin önemi öne çıktı. Türkiye’den iş dünyası liderleri küresel gündeme katkı sundu Türkiye’den iş dünyası temsilcileri, UN Global Compact Liderler Zirvesi ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Haftası boyunca farklı üst düzey toplantı ve oturumlarda yer aldı. Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Liderler Zirvesi’nde risk yönetimi ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanan oturumda; Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ise temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasının ele alındığı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ, belirsizlik dönemlerinde iş dünyası liderliğinin ele alındığı oturuma; DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam ise tedarik zincirlerindeki zorlukların büyüme ve fırsata dönüştürülmesine odaklanan oturuma konuşmacı olarak katıldı. BM Genel Merkezi’nde davete özel olarak düzenlenen Private Sector Forum’a ise Türkiye’den Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ katıldı. İş dünyası, kamu ve Birleşmiş Milletler’den üst düzey liderlerin yer aldığı forumda küresel gelişmeler karşısında özel sektörün rolü ele alındı. BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’nin 15. yılı kapsamında ILO Ofisi’nde gerçekleştirilen CEO to Executive Roundtable on Human Rights toplantısına Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız katıldı. Toplantıda insan haklarının şirketlerin dayanıklılığı ve uzun vadeli değer yaratımındaki rolü ile insan hakları taahhütlerinin iş stratejilerine ve operasyonlara yansıtılması değerlendirildi. UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele ve DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam da BM Genel Merkezi’nde kamu ve özel sektörden üst düzey temsilcilerle sürdürülebilir satın almanın daha dirençli, kapsayıcı ve rekabetçi tedarik zincirleri oluşturmadaki rolünün ele alındığı, açılış konuşmalarını T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın gerçekleştirdiği High-Level Forum on Sustainable Procurement’a katılım gösterdi. COP31 öncesinde iş dünyasının öncelikleri New York’ta ele alındı New York’taki haftanın UN Global Compact Türkiye açısından öne çıkan gündemlerinden biri de Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 oldu. UN Global Compact Türkiye, 21 Eylül’de UN Global Compact Merkez Ofisi’nde “Taahhütten Eyleme: COP31 için İş Dünyasının Öncelikleri ve İş Birlikleri” başlıklı davete özel yuvarlak masa toplantısını gerçekleştirdi. UN Global Compact ile 10’dan fazla ülke ağının iş birliğinde düzenlenen toplantı, farklı ülke ve sektörlerden iş dünyası liderleri ile kamu, Birleşmiş Milletler ve COP31 paydaşlarını bir araya getirdi. Toplantının açılışında UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact Genel Sekreter Yardımcısı Melissa Powell ve Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanlığı Net Sıfır Yol Haritaları Birimi Başkanı Amanda Wormald katılımcılara hitap etti. Yuvarlak masa tartışmaları ise UN Global Compact Enerji ve Denizcilik Bölümü Başkanı Erik Giercksky moderasyonunda gerçekleştirildi. COP31’in taahhütlerin somut uygulamalara dönüştüğü bir “Uygulama COP’u” olmasına katkı sunmayı amaçlayan toplantıda; COP31 yolunda iş dünyasının öncelikleri, taahhütlerden uygulamaya geçiş ile COP31’e yönelik öncelik ve perspektifler olmak üzere üç ana başlık ele alındı. Toplantı, farklı pazarlardaki iş dünyası deneyimlerinin küresel iklim gündemiyle buluşturulması ve COP31’e giden süreçte uygulamayı hızlandıracak iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir diyalog zemini oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak Haber

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak

Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit’te başlattığı Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla layık görüldüğü UCLG-MEWA Kadın Komitesi Başkanlığı süreci; Muğla Büyükşehir ev sahipliğindeki “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile devam ediyor. “Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla düzenlenecek politika diyaloğu; Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), UCLG-MEWA, Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ortaklığında yürütülen bölgesel çalışmalar kapsamında gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde Muğla’da, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek programa İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu katılacak. İKLİM EYLEMİ KONUSUNDA DENEYİM PAYLAŞIMININ ARTIRILMASI Programda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, geliştirdikleri çözüm modelleri ve yatırım ihtiyaçlarının COP31 sürecine taşınması hedefleniyor. Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi ve kentlerin iklim eylemi konusunda deneyim paylaşımının artırılması da programın öne çıkan amaçları arasında bulunuyor. İKLİM FİNANSMANI VE KENTSEL DİRENÇLİLİK MASAYA YATIRILACAK İki gün sürecek program kapsamında yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dirençlilik, iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su-gıda-doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri başlıklarında oturumlar düzenlenecek. Bu oturumlarda yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirebileceği politikalar, sürdürülebilir kentleşme uygulamaları ve iklim yatırımlarının finansmanı gibi başlıklar ele alınacak. KADINLARIN İKLİM POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ DE GÜNDEMDE Programın “adil ve kapsayıcı dönüşüm” başlığı altında toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın liderliği ve kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı da değerlendirilecek. İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu, bu kapsamda İzmit Belediyesi’nin kadın odaklı yerel yönetim anlayışını ve çalışmalarını programda temsil edecek. İzmit Belediyesi’nin katılımıyla, kentte kadınların yerel yönetim süreçlerine katılımı ve iklim politikalarında kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi! Haber

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi!

Aplike Beyin'in Türkiye lisansını üstlendiği organizasyon; iş dünyası, girişimcilik ekosistemi, yatırımcılar, akademi, sivil toplum ve gençleri COP31 yolunda ortak gündemler etrafında buluşturdu. İstanbul'da gün boyu süren buluşmada iklim eyleminden kapsayıcı liderliğe, kuşaklar arası diyalogdan sporun toplumsal etkisine, B Corp hareketinden sürdürülebilir girişimciliğe uzanan başlıklar ele alındı. Panellerin yanı sıra girişim sunumları, çözüm alanları, atölyeler ve networking buluşmaları; farklı sektörlerden katılımcıların deneyim paylaşmasına ve yeni iş birliği olanaklarını değerlendirmesine zemin hazırladı. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında güçlü bir çözüm ve yetenek potansiyeli bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “10 Eylül’de bir kez daha gördük ki Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çözüm de yetenek de güçlü bir irade de var. Asıl ihtiyaç, birbirinden habersiz ilerleyen taraflar arasında güvene dayalı bağlantılar kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bundan sonraki başarımızı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere, yeni projelere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi belirleyecek.” ChangeNOW HUB Istanbul adına değerlendirmelerde bulunan ChangeNOW HUBS İstanbul Yeni Nesil Etki Lideri UC Berkeley M.E.T. Belfu Berkol ise buluşmanın tek günlük bir etkinliğin ötesinde, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “ChangeNOW HUB Istanbul’u bir sonuç olarak değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı ve ilk kıvılcımı olarak görüyoruz. Bu buluşma, farklı kuşakların aynı amaç etrafında birlikte üretebildiğini ve gençlerin geleceğin pasif temsilcileri değil, bugünün karar ortakları olduğunu gösterdi. Şimdi hedefimiz, burada ortaya çıkan fikirleri karar vericiler ve yatırımcılarla buluşturarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini sağlamak.” Paris'ten İstanbul'a kök salan hareket Program, ChangeNOW HUBS Istanbul'un Türkiye'deki yolculuğunu ve küresel ChangeNOW ekosistemiyle kurduğu bağı odağına alan açılışın ardından 'Paris'ten İstanbul'a Bir Hareket Kök Salıyor' oturumuyla devam etti. Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte, ChangeNOW'un Paris'ten İstanbul'a uzanan etki yaklaşımını ve yerel ekosistemin küresel hareket içindeki rolünü değerlendirdi. Dilin Kemiği Yok Ebru Nihan Celkan, Kerem Kanık, Jülide Erdoğan ve Münteha Adalı; sürdürülebilir dönüşümün yalnızca hedeflerle değil, kullanılan dil, kurulan anlatı ve toplumsal katılım biçimleriyle de şekillendiğini farklı perspektiflerden ele aldı. KAYIT DIŞI: İki Kuşak Ortak Gelecek Emine Erdem ve Belfu Berkol, farklı kuşakların deneyimlerini ortak bir gelecek fikrinde buluşturarak dönüşümde kuşaklar arası diyaloğun ve karşılıklı öğrenmenin önemini konuştu. COP31 Yolunda İklim Eylemi Gündemini İleri Taşımak Tony Huber ve Tuğçe Söğüt, COP31'e giden süreçte iklim gündeminin nasıl somut eyleme dönüştürülebileceğini ve farklı aktörler arasındaki iş birliğinin önemini değerlendirdi. Sürdürülebilirliğin Eksik Halkası Kapsayıcı Liderlik Ahmet Dördüncü, Esra Bezircioğlu ve Meltem Kurtsan; kapsayıcılığı kurum kültürü, karar alma süreçleri ve sürdürülebilir dönüşümün kalıcılığı açısından ele aldı. Spor Daha Sağlıklı Kapsayıcı ve Dayanıklı Toplumları Nasıl Güçlendirebilir Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı ve Gülberk Gültekin Salman; sporun sağlık, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve aidiyet üzerindeki dönüştürücü rolünü tartıştı. İş Dünyasında Çıtayı Yükseltmek B Corp'lar Türkiye'de Değişime Nasıl Öncülük Ediyor Melissa Clissold, Sarah Garcia, Ece Altunmaral, Duru Leblebicioğlu ve Ceyda Kaytmaz; etki odaklı iş modellerini, ölçülebilir dönüşümü ve B Corp yaklaşımının Türkiye iş dünyasına sunduğu olanakları gündeme taşıdı. Girişimler çözümlerini sahneye taşıdı Türkiye Girişimcilik Vakfı desteğiyle gerçekleştirilen 'Bir Sonraki Değişim Girişim Sunumları' oturumunda, gezegen ve toplum için yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler iş modellerini jüri ve katılımcılarla paylaştı. Sunumlar, sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca tartışılan bir alan değil; teknoloji, girişimcilik ve yeni iş modelleriyle hayata geçirilen bir dönüşüm sahası olduğunu ortaya koydu. İstanbul'dan öteye hareketin devamı Günün kapanışındaki 'İstanbul'dan Öteye Hareketin Devamı' oturumunda Belfu Berkol ve Alexandra Bazin Debauche, etkinlikte kurulan diyaloğun ve bağlantıların yıl boyunca nasıl sürdürülebileceğine odaklandı. ChangeNOW HUB Istanbul'ın tek günlük bir buluşmanın ötesinde; yeni ortaklıkları, girişimleri ve çözüm odaklı çalışmaları destekleyen uzun soluklu bir ekosistem olarak gelişmesi hedefi paylaşıldı. ChangeNOW HUB Istanbul, COP31 yolunda Türkiye'nin sürdürülebilirlik ekosistemindeki farklı aktörleri aynı zeminde buluşturarak ortak gündemlerin görünürlük kazanmasına, yeni bağlantıların kurulmasına ve çözüm odaklı iş birlikleri için güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dassault Systèmes, SBTi Onaylı Yeni Net Sıfır Hedefini Duyurdu Haber

Dassault Systèmes, SBTi Onaylı Yeni Net Sıfır Hedefini Duyurdu

Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA), Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (Science Based Targets initiative) (SBTi) onaylı, 2050 yılına yönelik yeni bilim temelli net sıfır emisyon azaltım hedefini belirlediğini duyurdu. Şirket, 2027 yılı için belirlediği ilk SBTi hedeflerine planlanandan önce ulaşmasının ardından açıkladığı bu yeni taahhütle, iklim üzerindeki somut etkisini artırma yolundaki çalışmalarını sürdürüyor. Dassault Systèmes, genel net sıfır hedefi kapsamında değer zinciri genelinde sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfır seviyesine indirmeyi taahhüt ediyor. Şirket, kısa vadeli hedefleri doğrultusunda ise 2024 baz yılını esas alarak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2035 yılına kadar mutlak bazda yüzde 65 azaltmayı hedefliyor. Aynı dönemde Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını yaratılan katma değer başına avro bazında yüzde 66,33 oranında azaltmayı da taahhüt ediyor. Ayrıca Dassault Systèmes, satılan ürünlerin kullanımından kaynaklanan ve asgari sınırın ötesindeki sera gazı emisyonlarını da yine yaratılan katma değer başına avro bazında yüzde 66,33 oranında azaltmayı amaçlıyor. Dassault Systèmes’in iddialı net sıfır taahhüdü, şirketin operasyonları ve değer zinciri genelinde belirlediği ilk bilim temelli emisyon azaltım hedeflerine başarıyla ulaşmasının ardından geldi. Şirket, 2025 yılı itibarıyla operasyonlarından kaynaklanan emisyonları (Kapsam 1 ve 2) yüzde 35, iş seyahatleri ve çalışanların işe gidiş gelişlerinden kaynaklanan emisyonlarını (Kapsam 3) ise yüzde 20 azaltarak 2027 hedeflerine planlanandan önce ulaştı. Ayrıca, satın alınan mal ve hizmetler ile sermaye mallarından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yüzde 50'sinden fazlasını temsil eden tedarikçiler artık bilim temelli emisyon azaltım hedeflerine sahip. Dassault Systèmes, 2027 yılına yönelik kısa vadeli SBTi hedeflerine; çalışanlarının yüzde 91,4’ünü kapsayan tesislerinde ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikasyonu sağlaması, 2025 yılı itibarıyla yenilenebilir elektrik kullanım oranını yüzde 93,9’a yükseltmesi ve sürdürülebilir tedarik uygulamalarını güçlendirmesi gibi girişimler sayesinde ulaştı. Dassault Systèmes Sürdürülebilirlikten Sorumlu Üst Yöneticisi Philippine de T’Serclaes şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik hem bir sorumluluk hem de dönüşümün itici gücü. SBTi tarafından doğrulanan yeni net sıfır hedefimizle, iklim yol haritamızın bilimsel temellerini daha da güçlendirirken, müşterilerimizin sanal ikiz teknolojisi sayesinde kararlarının etkisini daha iyi modellemelerine, anlamalarına ve iyileştirmelerine destek oluyoruz. Bu çift yönlü taahhüt, Dassault Systèmes’in Üretken Ekonomi vizyonundaki rolünün merkezinde yer alıyor.” Dassault Systèmes, iklim alanındaki çalışmalarıyla sürdürülebilirlik platformları tarafından düzenli olarak takdir görüyor. Şirket, Financial Times’ın 2026 Europe’s Climate Leaders listesinde kendi sektöründe ilk sırada yer alırken, Corporate Knights Global 100 sıralamasında da yazılım ve hizmetler kategorisinde lider konumda bulunuyor. Ayrıca S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde (CSA) yazılım sektörünün ilk %2’lik diliminde yer alan Dassault Systèmes, EcoVadis Gold ve MSCI “AAA” derecelendirmelerine de sahip. SBTi, özel sektörde güvenilir iklim eylemi için küresel ölçekte kabul gören referans kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Dassault Systèmes SBTi Kurumsal Net Sıfır Standardı’nın yayımlanmasından önce, 2021 yılında net sıfır hedefini duyurmuştu. SBTi tarafından doğrulanan yeni kısa vadeli ve net sıfır hedefleri ise bu taahhüdü SBTi Kurumsal Net Sıfır Standardı ile uyumlu bilim temelli iklim yol haritasının yeni aşamasına taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB, COP31 Raporunu Yayımladı Haber

TSKB, COP31 Raporunu Yayımladı

Raporda, COP31 hazırlık sürecinde küresel iklim gündemini şekillendiren başlıklar değerlendirilirken, Türkiye'nin düşük karbonlu kalkınma hedefleri doğrultusunda öncelikli politika alanları, iklim finansmanı, enerji dönüşümü, sanayide karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine uyum alanlarında öne çıkan dönüşüm fırsatları kapsamlı şekilde ele alınıyor. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB), global sürdürülebilirlik yaklaşımlarını Türk iş dünyasına entegre ederek, şirketlere stratejik ve operasyonel sürdürülebilirlik danışmanlığı sunan iştiraki Escarus iş birliği ile hazırladığı, "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporu yayımlandı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. Bu doğrultuda sıfır atık, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, iklim dirençli şehirler ve İklim Uygulama Köprüsü girişimi öncelikli uygulama alanları arasında öne çıkıyor. İklim eyleminin özel sektörün, finans kuruluşlarının ve teknolojik yeniliklerin birlikte yön verdiği çok paydaşlı bir dönüşüm süreci olarak öne çıktığı vurgulanan raporda, bu çerçevede Türkiye'nin iklim finansmanına erişim kapasitesini güçlendirmeye ve sanayide düşük karbonlu yatırımları destekleyecek proje portföyünü geliştirmeye yönelik çalışmalarını hızlandırdığı ifade ediliyor. Raporda ayrıca enerji dönüşümünün iklim politikalarının yanı sıra, ekonomik güvenliğin, sanayi politikalarının ve ulusal güvenlik stratejilerinin de temel unsurlarından biri haline geldiğine dikkat çekiliyor. Jeopolitik gerilimlerin enerji arz güvenliği risklerini petrol ve doğal gazın ötesine taşıyarak elektrik altyapısı, kritik mineraller ve temiz enerji teknolojilerini de kapsayan daha geniş bir kırılganlık alanı oluşturduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda, fiyat istikrarı ve enerji güvenliği açısından elektrifikasyonun özellikle sanayi ve ulaşım sektörlerinde yaygınlaştırılması ile enerji ve şebeke yatırımlarının birlikte ele alınmasının öneminin altı çiziliyor. Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan “Bu yıl ilk kez ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e giderken TSKB ve Escarus olarak hazırladığımız bu kıymetli raporla pek çok önemli başlığı detaylandırıyoruz. Raporda, ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları'nın (NDC) uygulanmasını desteklemeyi, ulusal öncelikleri yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmeyi ve iklim finansmanına erişimi kolaylaştırarak uygulama kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen yenilikçi bir girişim olarak Türkiye liderliğinde geliştirilen İklim Uygulama Köprüsü mekanizması gibi pek çok önemli konu yer alıyor. Bir yandan küresel iklim yönetişimindeki güncel gelişmeleri detaylıca değerlendirirken diğer yandan jeopolitik ve ekonomik dinamiklerin iklim politikaları üzerindeki etkilerine ilişkin stratejik bir perspektif sunuyoruz. Bu çalışmanın COP31’e doğru ülkemizin çok yönlü kalkınma hedefleri doğrultusunda değer yaratan tüm paydaşlarımıza fayda sağlamasını umuyoruz.” diye kaydetti. Rapordan öne çıkan değerlendirmeler: İklim eylemi kamu politikalarının ötesine geçerek özel sektör, finans sektörü ve teknolojik yeniliklerin yön verdiği çok paydaşlı bir dönüşümü gerektiriyor. Türkiye, iklim finansmanına erişim kapasitesini güçlendirmeye ve sanayide düşük karbonlu yatırımları destekleyecek proje portföyünü geliştirmeye yönelik çalışmalarını hızlandırıyor. Bu kapsamda yürütülen ulusal kapasite geliştirme ve sanayide karbonsuzlaşma girişimleri, politika çerçeveleri ile finansal sistem arasındaki uyumu güçlendirerek özel sektör yatırımlarının önünü açmayı hedefliyor. Fiyat istikrarı ve enerji güvenliği açısından kritik bir konu olan elektrifikasyonun başta sanayi ile ulaşım sektörlerinde yaygınlaştırılması ve enerji-şebeke yatırımlarıyla birlikte ele alınması gerekiyor. İklim değişikliğine uyum yatırımlarının hızlandırılmasında kamu ve özel sektörün eşgüdümlü hareket etmesi, özel sektör yatırımlarının artırılması ve finansal teşviklerin güçlendirilmesi, uyum finansmanının ölçeklenebilmesinde önemli bir rol oynuyor. Finans kuruluşlarının fiziksel iklim risklerini; kredi tahsis, yatırım ve risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri ve sermaye akışlarını iklime dayanıklı yatırımlara yönlendirmeleri önem kazanıyor. Gelişmekte olan ülkelerde iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik; sermaye maliyetlerinin düşürülmesi, garanti ve sigorta gibi risk paylaşım araçlarının yaygınlaştırılması ve çok taraflı finans kuruluşlarının daha etkin rol üstlenmesi öncelik kazanıyor. Finansmanın tekil projeler yerine ülke düzeyindeki stratejik yatırım planlarıyla ilişkilendirilmesi, teknik kapasite, veri altyapısı ve ortak standartların geliştirilmesi de yatırım akışlarının hızlandırılmasında belirleyici hale geliyor. Su yönetimi, iklim değişikliğine uyum politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alınıyor. Su güvenliğinin sağlanması için iklim dirençli altyapıların yaygınlaştırılması, dijital teknolojilerden yararlanılması ve alternatif su kaynaklarına yönelik yatırımların hızlandırılması önem taşıyor. Adil geçiş, iklim hedeflerine ulaşırken yeni sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri önlemeyi hedefliyor. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin sektörler ve bölgeler üzerindeki farklı etkileri dikkate alınarak geliştirilecek politika ve destek mekanizmaları, dönüşümün daha kapsayıcı ve uygulanabilir şekilde ilerlemesini sağlayacak temel unsurlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IV. Hasat Hibe Programı'nda Hibe Desteği Alan Projeler Açıklandı Haber

IV. Hasat Hibe Programı'nda Hibe Desteği Alan Projeler Açıklandı

İnci Vakfı, bu yıl dördüncüsünü düzenlediği "Hasat Hibe Programı" ile lisansüstü öğrencilerin hava, su ve toprak odağında; doğaya verilen zararı teknolojik çözümlerle onarmayı amaçlayan sürdürülebilirlik projelerini desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Hasat Hibe Programı'nın dördüncü döneminde desteklenecek projeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü'nün sürdürülebilirlik sponsorluğunda Tarihi Havagazı Fabrikası'nda gerçekleştirilen "Hasat Zamanı" etkinliğinde açıklandı. Kamu, sivil toplum, üniversite ve özel sektörün önemli aktörlerinin bir araya geldiği etkinlikte; Forvis Mazars Türkiye CEO'su ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Elçisi Dr. İzel Levi Coşkun, "Hasat'ın (B)Ağları" başlıklı konuşmasıyla katılımcılarla bir araya geldi. Sürdürülebilirlik Alanında Etki Yaratan Bir Ekosistem Paydaşlarının desteğiyle, sürdürülebilirlik alanında kalıcı etki yaratmayı hedefleyen bir ekosistemi de güçlendirmeye devam eden Hasat Hibe Programı'nda verilen destekler ile proje sahipleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan 12. Sorumlu Üretim ve Tüketim ile 13. İklim Eylemi başlıkları doğrultusunda geliştirdikleri projeleri bir ileri seviyeye taşıyabilecek. Vakıf, nakdi hibe desteği almaya hak kazanan projelerden her birine ilk etapta 135.000 TL verecek, ardından projelerin gelişim süreçlerine göre Aralık ayında nakdi hibe desteği vermeye devam edecek. Bununla birlikte; Art Brand Atelier tarafından bir projeye Girişim Markası Danışmanlığı, Bermuda Medya Ajansı tarafından bir projeye Sosyal Medya Danışmanlığı, Erdem Kaya Patent tarafından bir projeye Patent Desteği ve Memnune markası tarafından bir projeye özel ödül verilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından ise 1 projeye Sürdürülebilir1İzmir ödülü, 1 projeye jüri özel ödülü verilecek. Ayrıca finale kalan projeler, ihtiyaç alanları doğrultusunda mentorluk, eğitim, yatırımcı ve paydaş yönlendirmeleri fırsatından yararlanabilecekler. Bu sayede İnci Vakfı mentor ve eğitmenlerin de katkısıyla, jüri üyeleri tarafından titizlikle incelenerek finale kalan projelere gelişim fırsatı sunmayı sürdürecek. Hasat'ın (B)Ağları "Hasadın (B)Ağları" temalı konuşmasında Dr. İzel Levi Coşkun, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasının dönüşümünü bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. İklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve kurumsal yapıları da etkileyen küresel bir dönüşüm süreci olduğu vurgulanırken, su krizi, biyoçeşitlilik kaybı, toprak tahribatı, plastik kirliliği ve sosyal eşitsizlikler gibi temel sorunların ancak ortak sorumluluk ve iş birliğiyle aşılabileceğinin altı çizildi. Konuşmada, bireyin kendisiyle, toplumla ve çevreyle kurduğu bağın sürdürülebilir bir geleceğin temelini oluşturduğu ifade edildi. "Hasat" kavramı ise emek, bilinç, sorumluluk ve doğru kararlarla şekillenen uzun soluklu bir dönüşümün simgesi olarak ele alındı. ESG yaklaşımı ve teknolojinin bu dönüşümdeki rolüne de değinilen konuşmada, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın bugünden atılacak bilinçli adımlarla mümkün olduğu mesajıyla katılımcılara ilham verdi. "Sürdürülebilirlik Yolculuğunda Gençlerin Cesaretini Destekliyoruz" İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez ödül takdimi sırasında "Hasat Hibe Programı'nı tasarlarken amacımız yalnızca projelere destek vermek değildi. Gençlerin bilgi, merak ve cesaretlerini toplumsal faydaya dönüştürebilecekleri bir öğrenme ve gelişim alanı oluşturmayı hayal ettik. Dört yıl önce attığımız bir adımın bugün güçlü bir ekosisteme dönüşmesini görmek bizlere umut veriyor. İklim krizi ve sürdürülebilirlik alanındaki zorluklar, tek başına çözülmesi mümkün olmayan konular. Bu nedenle programımızın en büyük gücü; öğrencileri, akademiyi, sivil toplumu, yerel yönetimleri ve iş dünyasını aynı masa etrafında buluşturabilmesi. Bu ekosistemi daha da güçlendirmek ve tüm paydaşlarımızın geri bildirimleriyle sürekli geliştirebilmek amacıyla hazırladığımız Hasat Hibe Programı Değerlendirme Raporumuzu da bugün paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Programa ilgi duyan herkes raporumuza, www.incivakfi.org adresimizden ulaşabilir. Bugün desteklediğimiz her fikir, daha yaşanabilir bir geleceğe dair büyüyen bir umudu da simgeliyor. Gençlerin dönüşüm yaratma gücüne inanıyor, onların yanında yürümeye ve bu ekosistemi birlikte büyütmeye devam ediyoruz." diye konuştu. İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi & İnci Vakfı Daimi Mütevelli Heyet Üyesi Perihan İnci, "Hasat Hibe Programı ile en çok önemsediğimiz şey, sürdürülebilirlik odağında çalışan kişileri ve bu alanda yapılan çalışmaları destekleyecek bir zemin ve topluluk oluşturabilmek. Gençlerin bilgi birikimini, merakını ve çözüm üretme isteğini gerçek hayatla buluşturduğumuzda ortaya çok değerli sonuçlar çıkıyor. Bugün burada gördüğümüz projelerin, yalnızca bugüne değil, geleceğe de katkı sunacağına inanıyoruz. Bu yolculuğun bir parçası olan tüm ekipleri içtenlikle tebrik ediyorum." İfadelerini kullandı. İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Neşe Gök ise, "Memnune Özel Ödülü, toprağa emek veren ve onu güçlendiren çalışmaları görünür kılmak için bizim için çok özel bir yere sahip. Bu ödülle; toprak sağlığını iyileştiren, biyoçeşitliliği artıran ve sahada uygulanabilir çözümler üreten projeleri desteklemek istiyoruz. Bilimsel bilginin gerçek arazi koşullarında karşılık bulması ve çiftçi ölçeğinde sürdürülebilir çözümlere dönüşmesi bu yaklaşımın en kıymetli tarafı. Bugün ödüllendirdiğimiz çalışmanın da bu çizgide güçlü bir katkı sunduğunu görüyoruz. Emeği geçen tüm ekibi içtenlikle tebrik ediyorum." ifadelerine yer verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Hasat Hibe Programı gibi faaliyetlerin destekçisi olmayı çok önemsiyoruz. Bizim sürdürülebilirlik konusuna verdiğimiz özel bir önem var. Bu anlamda, sürdürülebilir bir İzmir hedefiyle çalışan bir ekibimiz var. İş birliklerimizi herhangi bir maddi beklentiyle değil; bu kente karşı sorumluluk hisseden ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışarak kuruyoruz. Bu anlayışla, Hasat Hibe Programı ve benzeri programların yanında olmaya, onları desteklemeye devam ediyoruz. Ben İnci Vakfı'nı gerçekten yürekten kutluyorum. Bugün burada ulaşılmış olan seviye her türlü takdiri hak ediyor. Gönülden inanarak eğitime çok uzun yıllardır verdiğiniz desteği bence bu çok özel Hasat Hibe Programı ile adeta taçlandırmış durumdasınız." dedi. Fikir aşaması tamamlanmış, uygulamaya geçmiş / geçme aşamasında olan projelerin kabul edildiği Hasat Hibe Programı'na başvuruda bulunan 45 proje için öncelikle ön jüri tarafından tematik alan uygunluğu değerlendirildi. Ardından finalistler, çevrim içi olarak jüriye sunum yaptılar. Projeler sağladığı ekolojik, ekonomik ve toplumsal fayda, bu faydanın sürdürülebilirliği, ölçülebilirliği, ne kadar yenilikçi olduğu, etki alanı, geliştirme potansiyeli gibi temel kriterler çerçevesinde değerlendirildi. Yapılan jüri değerlendirmesi sonrasında nakdi hibe desteği alan projelerin listesi ise şöyle: Akıllı Batarya ve Enerji Yönetim PlatformuBeaver NexusBio-RetardFire-StopperSuPublic Art Brand Atelier tarafından Girişim Markası Danışmanlığı kazanan proje: ToyMatch Bermuda Medya Ajansı Sosyal Medya Danışmanlığı kazanan proje: ZeroPonics Erdem Kaya Patent tarafından Patent Desteği kazanan proje: BioRHub – Mikrobiyal Smart Biochar Memnune tarafından özel ödül verilen proje: BioRHub – Mikrobiyal Smart Biochar İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından Sürdürülebilir1İzmir Ödülleri kazanan projeler: GreenCheckZeroPonics Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma Haber

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde temin edilen kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin JBIC ile bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi olduğunu belirterek, “COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), uzun soluklu iş ortağı Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile yürüttüğü iş birliğine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2015, 2022 ve 2023 yıllarında JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki bu yeni finansmanla birlikte 350 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 4 kredi anlaşması imzalandı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle sağlanan söz konusu kredi, Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımların finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank, Ltd. de destek veriyor. TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı işlemlerini 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000 yılında JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla pekiştirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temellerini attı. TSKB ve JBIC arasındaki güçlü iş birliği, ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 150 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 1 kredi anlaşması 2015 yılında hayata geçirildi. Bunu, 2022 yılında imzalanan 220 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. 2023 yılında ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak temin edilen 200 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 3 kredisiyle, depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi. TSKB, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamayı kararlılıkla sürdürüyor. 2015, 2022 ve 2023 yıllarında hayata geçirilen GREEN kredilerinin devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte TSKB’nin JBIC’ten son 10 yılda sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. JBIC ile imzalanan kredi anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “JBIC ile 2000 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğümüz stratejik ortaklığımızı, Türkiye ve Japonya’nın birbirlerine destek olma konusunda uzun yıllara dayanan güçlü iş birliği geçmişinden aldığımız güçle 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. JBIC’ten temin edilen en yüksek montanlı kredi olma özelliğini taşıyan GREEN 4 kredisi, ülkemizin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle de bütünlük gösteriyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre %41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle değer yaratmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni finansman ile Türkiye’nin COP31 Eylem Gündem’indeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki anlaşma hakkında şu açıklamaları yaptı: “GREEN 4 kredisi, JBIC ve TSKB arasında süregelen iş birliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıtıyor. JBIC olarak, TSKB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde üstlendiği önemli rolü büyük bir takdirle karşılıyoruz. Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya’nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Miniklerden İklim Seferberliği Haber

Miniklerden İklim Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyesi çocukların kararı doğrultusunda, kent genelinde çocuklara ve gençlere yönelik iklim eylemi odaklı eğitim ve farkındalık çalışmalarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen “Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu” serisini tamamladı. Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından, Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, sekiz pilot okulda eğitim gören çocuklara iklim krizi ve çoklu krizler konusunda farkındalık kazandırmaya yönelik eğitimler verildi. Sempozyumlar kapsamında 549 öğrenciyle tam zamanlı eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, belirlenen temalar doğrultusunda komisyonun rehberliğinde iklim odaklı kampanyalar yürüttü. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapanış toplantısında ise projeye katılan okullar, yıl boyunca gerçekleştirdikleri iklim odaklı çalışmaları birbirleriyle paylaştı. Önemli bir farkındalık sürecine katkı sunan çocuklara program sonunda sertifikaları takdim edildi. İklim dostu etkinlikler Sempozyum programında; tohum, toprak, tarımsal faaliyetler ve su döngüsü ekseninde iklim değişikliği eğitimlerinin yanı sıra iklim krizi ile çocuk hakları arasındaki ilişkiyi ele alan farkındalık ve savunuculuk çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, “Su Kahramanları”, “Enerji Dedektifleri”, “Atıksız Okul”, “İklim Elçileri”, “Geri Dönüşüm Savaşçıları” ve “Hayvan Dostu Okul” başlıkları arasından seçim yaparak yıl boyunca belirledikleri alanda çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda boş sınıflarda ışıkların kapatılması, gün ışığından daha fazla yararlanılması, su tasarrufu için muslukların kontrol edilmesi ve sızıntıların tespit edilmesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, atık pillerin toplanması, beslenme çantalarında sürdürülebilir tüketim farkındalığının artırılması, geri dönüşüm kutularının doğru kullanılması, geri dönüştürülmüş malzemelerle sanat çalışmaları yapılması ve okul bahçelerinde hayvanlar için su ve mama kapları hazırlanması gibi çok sayıda etkinlik hayata geçirildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalar yürüten AIESEC’in Dünya'nın En Büyük Dersi (World’s Largest Lesson-WLL) projesi kapsamında, Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından 30 gence yönelik eğitici eğitimi düzenlendi. AIESEC İzmir iş birliğiyle yürütülen proje sayesinde bin 500 çocuğa ulaşıldı. Çalışmalar kapsamında toplam 2 bini aşkın öğrenciyle birebir temas kurulurken, veliler ve öğretmenlerin de sürece dahil olmasıyla yaklaşık 10 bin kişiye erişim sağlandı. “İklim için birlikte hareket etmeliyiz” Sempozyum serisinin kapanış toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, çocukların yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli aktörleri olduğunu vurgulayarak, “Çocuklar genellikle gelecekle ilişkilendirilir. Oysa onlar tam da bugün şekilleniyor ve değişimin bir parçası oluyor. Sizler, yaşadığınız dünyaya bugün sahip çıkmanız açısından da çok değerlisiniz. Atılan küçük adımlar süreklilik kazandığında büyük değişimlere dönüşebilir. Bu farkındalığı ailelerinize, arkadaşlarınıza ve çevrenize taşıyacaksınız. Etki dalga dalga büyür ve bunu kalıcı hale getirebilirsek, iklim krizi gibi küresel sorunlarla hep birlikte mücadele edebiliriz” dedi. “Farkındayız ve çaba harcıyoruz” Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal ise, “Yerel yönetimler olarak iklim krizi ve onun yarattığı çoklu krizlere karşı gerekli dönüşümleri gerçekleştirmek zorundayız. Bu noktada en önemli hedef kitlemiz çocuklar. Çünkü kullandığımız kaynaklar aslında siz çocukların geleceğine ait. Biz büyükler olarak bunun farkındayız ve daha yaşanabilir bir dünya için çözüm üretmeye çalışıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak okullarda yürütülen bu eğitimleri çok değerli buluyoruz” dedi. “Biz değişirsek toplum değişir” İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç da sürdürülebilirliğin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Genellikle sürdürülebilirlik denildiğinde akla ilk olarak çevre geliyor. Oysa sürdürülebilirliğin çevresel, ekonomik ve toplumsal olmak üzere üç temel boyutu bulunuyor. Bunlar arasında en önemlilerinden biri de toplumsal sürdürülebilirlik. Çocuklar; yönetime katılmanız, fikirlerinizi dile getirmeniz ve bizlere yol göstermeniz çok kıymetli. Siz değişirseniz bizi değiştirirsiniz, biz değişirsek toplum değişir” ifadelerini kullandı. İklim kahramanları sahnedeydi Toplantıda, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyeleri Poyraz Karagöz ve Lidya Mina Alpargu da söz alarak görüşlerini paylaştı. Projeye katılan öğrenciler ise sahneye çıkarak dönem boyunca yürüttükleri iklim dostu çalışmaları ve elde ettikleri kazanımları anlattı. Farkındalığın ve paylaşımın öne çıktığı etkinlikte, canlı müzik performansı da katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.