Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Krizi

Kapsül Haber Ajansı - İklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu "Sürdürülebilir İlerleme" Temasıyla Yayımladı Haber

Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu "Sürdürülebilir İlerleme" Temasıyla Yayımladı

Bölgenin en büyük poliüretan sistem evi Kimpur, 2025 Entegre Raporu'nu paydaşlarıyla buluşturdu. Kimpur, raporun "Sürdürülebilir İlerleme" temasını; ilerlemeyi yalnızca büyümeyle değil, faaliyetlerinin çevresel, toplumsal ve operasyonel etkilerini gözeterek ele alan yaklaşımının bir yansıması olarak belirledi. Bu doğrultuda Kimpur, 2025 yılı boyunca faaliyetlerinin etkilerini daha iyi anlamaya, kaynak kullanımını iyileştirmeye ve süreçlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Şirket, sürdürülebilirliği; düzenli olarak gözden geçirilen, sürekli gelişim ve kalıcı iyileştirmelerle güçlenen bir ilerleme süreci olarak ele alıyor. Sürdürülebilirlik öncelikleri yeniden değerlendirildi Kimpur, 2025 yılında sürdürülebilirlik önceliklerini değişen küresel koşullar ve iş modelinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirdi. Öncelikli konular; İklim Krizi ve Karbon Yönetimi, Sürdürülebilir Büyüme, Sürdürülebilir Ürün Yönetimi, Bilgi Güvenliği ve Siber Riskler, Çalışan Hakları ile Risk Analizi ve Mevzuatlara Uyum başlıkları altında yapılandırıldı. Bu güncellemeyle Kimpur, sürdürülebilirlik konularıyla kurumsal stratejisi ve iş modeli arasındaki ilişkiyi daha belirgin hale getirirken; dijitalleşme, siber riskler ve kimya sektöründe giderek artan regülasyon ve uyum gereklilikleri gibi gelişmeleri de önceliklendirme yaklaşımına dahil etti. Karbon yönetiminde 2030 hedefine doğru ilerleme İklim Krizi ve Karbon Yönetimi'ni öncelikli konularından biri olarak ele alan Kimpur, 2025 yılında Kapsam 1 ve 2 emisyon yoğunluğunu baz yıl olan 2022'ye kıyasla %16 oranında azaltarak, birim üretim başına düşen karbon ayak izini 0,061 tCO₂e/ton seviyesinde korudu. Bu performans, şirketin 2030 yılı emisyon azaltım hedefi doğrultusundaki ilerlemesini ortaya koydu. Kimpur'un Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyon verileri, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) kapsamında bağımsız bir kuruluş tarafından doğrulanıyor. Şirket, karbon yönetiminin yanı sıra enerji, atık ve kaynak verimliliğinin artırılması ve üretimde çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Aktif ürün portföyünün %97'sinin karbon ayak izi hesaplandı Sürdürülebilir ürün yönetimini ürün geliştirme ve portföy yönetimi süreçlerine entegre eden Kimpur'un biyo içerikli, geri dönüştürülmüş içerikli, malzeme optimizasyonu sağlayan ve düşük karbon ayak izli ürünlerden oluşan sürdürülebilir ürün grubunun toplam satışlar içerisindeki payı 2025 yılında %21 seviyesinde gerçekleşti. Ürün yaşam döngüsü analizi (LCA) ve ürün karbon ayak izi (PCF) çalışmaları kapsamında aktif ürün portföyünün %97'sinin karbon ayak izi hesaplamaları tamamlandı. Döngüsel ekonomi çalışmalarını da sürdüren Kimpur, Düzce tesisinde PET polyester üretimini devreye alırken; düşük GWP'li teknolojiler, biyo içerikli sistemler, malzeme optimizasyonu ve düşük emisyonlu ürünlere yönelik Ar-Ge çalışmalarına devam etti. Ar-Ge'de 147 proje 2017 yılından bu yana T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescilli Ar-Ge Merkezi ile faaliyet gösteren Kimpur, 2025 yılı boyunca 147 Ar-Ge projesi yürüttü. Projelerin %80'i müşteri ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel uygulamalara dönüştü. Kimpur ayrıca Eurostars, TÜBİTAK 1832 ve Interreg NEXT MED proje başvurularında yer alarak uluslararası proje ekosistemindeki çalışmalarını sürdürdü. Sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, düşük karbon dönüşümü ve güvenli malzeme geliştirme odaklı çalışmalar sonucunda şirket, 2030 yılı için belirlediği Avrupa Birliği proje hedeflerine planlanandan önce ulaştı. Çalışan deneyimi ve kadın temsilinde gelişim Çalışan haklarını sürdürülebilirlik öncelikleri arasında ele alan Kimpur, çalışan deneyimi, bağlılığı ve eşitliği destekleyen çalışmalarını 2025 yılında da sürdürdü. Happy Place to Work değerlendirmesinde çalışan memnuniyeti ve bağlılığı puanı 2024 yılındaki 83 seviyesinden 2025 yılında 85'e yükselirken, ankete katılım oranı %95 olarak gerçekleşti. Kimpur, çalışan deneyimine yönelik uygulamalarıyla üçüncü kez üst üste "Mutlu İşyeri" unvanını almaya hak kazandı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yönetim yapısında da destekleyen Kimpur, 2025 yılı için belirlediği %28 kadın üye oranı hedefini aşarak Yönetim Kurulundaki kadın temsilini %40'a yükseltti. Bu gelişme, şirketin karar alma mekanizmalarında kadın temsilini güçlendirme ve üst yönetimde toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleme yaklaşımının önemli bir göstergesi oldu. Şirket; eşitlik, gelişim, açık iletişim, çalışan sağlığı ve güvenliği odağındaki uygulamalarıyla sürdürülebilir ilerlemenin toplumsal boyutunu çalışma kültürü ve yönetim yaklaşımının ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Sürdürülebilirlik performansına EcoVadis Gold Madalya Kimpur'un çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası değerlendirmelerde de karşılık buldu. Şirket, 2025 yılında EcoVadis sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Gold Madalya almaya hak kazandı. Değerlendirme; çevre, iş gücü ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik başlıklarında Kimpur'un sürdürülebilirlik performansını bütüncül olarak ele aldı. Kimpur, "Sürdürülebilir İlerleme" yaklaşımı doğrultusunda; çevresel, toplumsal ve operasyonel etkilerini gözeterek gelişim alanlarını düzenli olarak değerlendirmeyi ve sürdürülebilirlik performansını sürekli iyileştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu Haber

Porsuk Festivali’nde Sümerpark Sanatın Buluşma Noktası Oldu

Festivalin önemli duraklarından Sümerpark, gün boyunca sanat, tasarım, müzik ve farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de festival alanını ziyaret ederek sanatçılar ve gençlerle bir araya geldi. Sümerpark’a gelen Başkan Ayşe Ünlüce, festival alanını gezerek stantları tek tek ziyaret etti. Sanatçılarla ve gençlerle sohbet eden Başkan Ünlüce, “Sanatın, müziğin, tiyatronun ve birbirinden renkli etkinliklerin Porsuk’un kıyısında buluştuğu bu güzel atmosferi her yaştan birlikte yaşadık. Her köşesinde başka bir etkinliğin, başka bir heyecanın olduğu festival alanımızda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin enerjisi bizleri çok mutlu etti.” ifadelerini kullandı. GENÇLERİN YARATICILIĞI TASARIM PAZARI’NDA BULUŞTU Festival alanının dikkat çeken etkinliklerinden biri, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan Tasarım Pazarı oldu. Genç tasarımcıların kendi fikirleri ve emekleriyle hazırladıkları özgün ürünlerin yer aldığı stantlar, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Tasarım, yaratıcılık ve özgünlüğün ön plana çıktığı pazar, gençlerin üretimlerini sanatseverlerle buluştururken festival alanına da renk kattı. Tasarım Pazarı, festivalin cumartesi ve pazar günlerinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. ATIK METALLER SANATA DÖNÜŞÜYOR Festival kapsamında gerçekleştirilen sanat çalıştayları ise sanat ve çevre duyarlılığını aynı çatı altında buluşturdu. “Atıktan Sanata Heykel Atölyesi” ve “Baycan Dalga Atölyesi” kapsamında Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunları Mücahit Diyar Ariz, Işıl Afacan, Niyazi Kerem Bengi, Üveys Kınay ve Mustafa Tuğrul, ilk günden eserlerini şekillendirmeye başladı. Eskişehir’in sokaklarından ve atık alanlarından toplanan hurda metallerin kullanıldığı çalıştayda sanatçılar, atık malzemeleri canlı performans eşliğinde özgün heykellere dönüştürüyor. Türkiye’de atık metal malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen heykel çalıştaylarının sayısının oldukça sınırlı olması, projeyi sanat ve çevre hareketi açısından dikkat çekici ve ilham verici bir çalışma haline getiriyor. “POPULOUS” SÜMERPARK’TA SANATLA HAYAT BULDU Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Populous” sergisi de Sümerpark’ın dikkat çeken çalışmalarından biri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Hasan Çimenci danışmanlığında Heykel Bölümü öğrencileri Selin Varol, Ergün Efe Günönü, Banu Tuğçe Öztopaç, Etem Aka Sözbilir, Deniz Aydın ve Erim Can’ın hazırladığı seçki, kentin simgesi Porsuk Nehri ile Porsuk kıyısındaki doğanın kent yaşamındaki yansımalarını çağdaş sanat aracılığıyla görünür kılıyor. Serginin adı da özel bir kelime oyunundan doğuyor. İngilizcede “kalabalık” ve “topluluk” anlamına gelen Populous, Porsuk kıyısında sosyalleşen kent halkını temsil ederken, kelimenin Latince kökeni Populus ise “kavak ağacı” anlamına geliyor. Genç heykeltıraşların Sümerpark’ın farklı noktalarına yerleştirdiği eserler, Porsuk kıyısındaki kavak ağaçlarını ve bu alanda bir araya gelen insan topluluklarını çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumluyor. “NEHİR ŞÖVALELERİ” PORSUK KIYILARI TUVALE DÖNÜŞTÜ Uluslararası sanat çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Nehir Şövaleleri” etkinliğinde ise yerli ve yabancı sanatçılar, Porsuk Nehri kıyısında kurdukları şövalelerde eserlerini ortaya çıkarmaya başladı. Birleşik Krallık’tan Andrew Smith ve Simon J. Houlton, Rusya’dan Ekaterina Dunaeva, İtalya’dan Giulia Tosco, Mısır’dan Maha Sabry, Finlandiya’dan Petri Hilden, Romanya’dan Tudor Serbanescu, Hindistan’dan Ritu Aggarwal, Ritu Singh Panday, Sanju Jain, Shikha Gupta, Shilpa Kishore Patole, Shraddha Panday ve Sujata Vijay Achrekar’ın yanı sıra Türkiye’den Barış Özyurt, Bora Uluyol, Doğa Deniz Güler, Ece Zeber, Seyit Kurban ve Ülkü Usta çalıştaya katıldı. Farklı ülkelerden sanatçıların Porsuk’un doğal ve kent yaşamıyla iç içe atmosferini tuvallerine yansıttığı çalışma, festivalin uluslararası sanat boyutunu da güçlendirdi. SÜMERPARK’TA RED BULL HAREKETLİLİĞİ Sümerpark’taki festival deneyimine Red Bull aktivasyonları da renk kattı. Gün boyunca gerçekleştirilen dinamik etkinlikler, katılımcılara farklı deneyim ve etkileşim alanları sunarken festival alanındaki hareketliliği artırdı. GÜN BOYU MÜZİK KEYFİ Sümerpark’ta gün boyunca müzik de festival coşkusuna eşlik etti. Cengohaus DJ’leri Eren Coşan ve Furkan Boran, performanslarıyla katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Ardından Efe Yılmaz ve Olgun Koçak mini konserleriyle festival alanını hareketlendirirken, Soup Opera da sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. İSKELE26’DA NEHİR SOHBETLERİ VE SİNEMA GECESİ Festivalin bir diğer önemli buluşma noktası olan İskele26 da gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Nehir Sohbetleri kapsamında oyuncu Tansu Biçer, Eskişehir ve kentle ilgili anılarını katılımcılarla paylaşarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Bir diğer söyleşide ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Çalışma Grubu’ndan Batuhan Bayram ve Merve Özkiremitçi, Porsuk Nehri’nin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek iklim krizi ve çevresel sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. İskele26’da ayrıca “Suare” adlı doğaçlama tiyatro oyunu sahnelenirken, Nehir Sineması kapsamında “Bildiğin Gibi Değil” filmi izleyiciyle buluştu. Filmin ardından yönetmen Vuslat Saraçoğlu ile gerçekleştirilen söyleşiyle sinemaseverler keyifli bir akşam yaşadı. “NORA 2” OYUNU SAHNELENDİ Diğer yandan festival kapsamında Sanat ve Kültür Merkezi de (Opera) tiyatroseverleri ağırladı. Bahçe Galata’nın “Nora 2” adlı oyunu sanatseverle eşsiz anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu Haber

Koç Holding, COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin “Küresel İş Ortağı” Oldu

Koç Holding Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in “Küresel İş Ortağı” oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu COP31 gündemiyle bir araya geldi. Görüşmede, Koç Holding’in COP31 “Küresel İş Ortağı” unvanıyla yürüteceği çalışmalar ile sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon ekseninde konferansa sunacağı katkılar değerlendirildi. Murat Kurum: “COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız.” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde “Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31’de kamudan özel sektöre, finans dünyasından sivil topluma kadar tüm paydaşlarımızla güçlerimizi birleştirerek Türkiye’nin iklim eylemindeki kararlılığını dünyaya göstereceğiz. Bu kapsamda ülkemizin en köklü kuruluşlarından ve bu yıl 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu, Koç Holding şemsiyesi altında, COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ oldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ile görüşerek bu süreçte birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. COP31’de özel sektörün katkısını ve iş birliklerimizi önemsediğimizi; Koç Holding’in de bu sürece katkı sunacak olmasından duyduğumuz memnuniyeti aktardık. COP31’de; ortak akılla, güçlü iş birlikleriyle ve somut adımlarla taahhütleri eyleme dönüştürecek adımları atacağız. Hayırlı olsun” dedi. Ali Y. Koç: “Ülkemizin iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Koç Topluluğu olarak 100 yıldır ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenle yatırım yapıyor, üretiyor, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkı sağlıyoruz. İlk yüzyılımızda müşterilerimizden hissedarlarımıza, bayilerimizden iş ortaklarımıza kadar tüm paydaşlarımızla birlikte büyüdük, geliştik. Topluluğumuzun 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda sürdürülebilirlik yolculuğumuzda da iş ortaklarımızı gerekli dönüşüm için teşvik edecek, daima olduğu gibi omuz omuza ilerleyeceğiz. İkinci yüzyılımıza adım attığımız bu anlamlı dönemde, dünyanın en önemli iklim platformlarından COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ olarak ülkemizin temsiline güçlü şekilde katkı sunmaktan gurur ve memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapmasını, iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşümdeki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından tarihi bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.” İklim değişikliğiyle mücadelenin çok boyutlu bir dönüşüm olduğuna dikkat çeken Ali Y. Koç, “İş dünyamızın iklim taahhütlerini somut ve ticari olarak uygulanabilir çözümlere dönüştürme gücüne sahip olduğuna inanıyoruz. İklim krizi; ciddi bir iş riski oluşturuyor, sanayinin rekabet gücünü ve geleceğini etkiliyor. Bu kapsamda da teknoloji ve inovasyon kapasitemizi güçlü bir şekilde kullanarak iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi stratejik öncelik olarak ele alıyoruz. 60'tan fazla ülkede faaliyet gösteren, 155'ten fazla ülkeye ihracat yapan ve gelirlerinin %95'inden fazlasını enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finans gibi dönüşümün merkezinde yer alan sektörlerden elde eden bir Topluluk olarak, ülkemizin iklim hedeflerine ulaşmasında önemli bir etki gücümüz bulunuyor” ifadelerini kullandı. Temiz enerji, elektrifikasyon, enerji ve kaynak verimliliği, iklim teknolojileri, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir finansman alanlarında yatırımlarını uzun yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüklerini kaydeden Ali Y. Koç, “COP31’in bu çalışmalarımızı paylaşmanın yanı sıra ülkemizden ve dünyadan paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirebileceğimiz son derece değerli bir platform olacağına inanıyoruz” dedi. Koç Holding ve bağlı şirketleri, küresel iklim gündemi kapsamındaki en önemli buluşma sayılan COP31’in master ortakları arasında yer alacak. Küresel iklim taahhütlerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak somut uygulamaların öne çıktığı bir dönemde Koç Holding, 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda Topluluk şirketleriyle birlikte iklim çözümlerini somut iş sonuçlarına dönüştürme deneyimini ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşma fırsatı bulacak. Sektörel deneyimi, küresel pazarlara erişimi ve geniş ekosistemiyle Koç Holding; teknoloji, finans, stratejik ortaklıklar ve insan kaynağı konusundaki iyi uygulamalarıyla dönüşümü hızlandırma konusunda güçlü bir etki gücüne sahip. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dedeman İstanbul, Dünyanın Genç Coğrafyacılarını Buluşturan 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na Ev Sahipliği Yapıyor Haber

Dedeman İstanbul, Dünyanın Genç Coğrafyacılarını Buluşturan 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na Ev Sahipliği Yapıyor

Uluslararası Coğrafya Birliği çatısı altında, Türk Coğrafya Kurumu tarafından düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı – International Geography Olympiad (iGeo), 11–17 Ağustos 2026 tarihleri arasında Dedeman İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 1996 yılında 5 ülkenin katılımıyla ve iki yılda bir düzenlenerek başlayan iGeo, yıllar içinde dünyanın önemli uluslararası gençlik ve bilim organizasyonlarından biri haline geldi. Günümüzde her yıl gerçekleştirilen olimpiyat, 2026 yılında 50 ülkeden 16–19 yaş aralığındaki 184 öğrenciyi İstanbul’da bir araya getirerek tarihinin en yüksek katılımına ulaştı. Yalnızca akademik bir yarışma olmanın ötesinde küresel bir bilim diplomasisi ve sürdürülebilir gelecek platformu niteliği taşıyan iGeo; gençlerin coğrafya bilimine ilgisini artırmayı, dünyanın karşı karşıya olduğu küresel sorunları bilimsel bir perspektifle değerlendirmelerini sağlamayı ve farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası anlayış ile dostluğu güçlendirmeyi amaçlıyor. Bilgiden Saha Deneyimine Uzanan Uluslararası Bir Olimpiyat Dünyanın farklı coğrafyalarından İstanbul’a gelen gençler, olimpiyat boyunca teorik bilgilerinin yanı sıra analiz, yorumlama, problem çözme ve gerçek dünya sorunlarına coğrafi yöntemlerle yaklaşma becerilerini ortaya koyuyor. Olimpiyat; yüzde 40 ağırlığa sahip yazılı test, yüzde 40 ağırlığa sahip saha çalışması ve yüzde 20 ağırlığa sahip multimedya testi olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Yazılı sınavda fiziki ve beşeri coğrafyadan çevresel coğrafya ve coğrafi tekniklere uzanan geniş bir alan değerlendirilirken; saha çalışmasında öğrenciler gözlem, veri toplama, haritalama, analiz ve raporlama gerçekleştiriyor. Multimedya testinde ise uydu görüntüleri, fotoğraflar, videolar, grafikler ve tematik haritalar üzerinden öğrencilerin veri analizi ve coğrafi muhakeme becerileri değerlendiriliyor. İklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, kentleşme ve afet riskleri gibi dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren konulara bilimsel bakış kazandıran organizasyon, gençleri yalnızca başarılı öğrenciler olarak değil, geleceğin karar alıcıları ve değişim liderleri olarak konumlandırıyor. Türkiye ise iGeo’ya dördüncü kez katıldı. Bir yıllık sınav ve eğitim sürecinin ardından belirlenen dört öğrenci Türkiye’yi temsil ediyor. Milli takım öğrencilerinin belirlenme süreci TÜBİTAK Ulusal Coğrafya Olimpiyatı kapsamında yürütülüyor. Türkiye, 2025 yılında Tayland’da gerçekleştirilen olimpiyattan dört bronz madalyayla dönmüştü. iGeo 2026’nın Merkez Üssü Dedeman İstanbul Oldu 50 ülkeden gelen 184 genç yarışmacının yanı sıra 100 takım lideri ve gözlemcinin yer aldığı organizasyonda Dedeman İstanbul; konaklama, sınavlar ve ana törenlerin tek çatı altında gerçekleştirildiği operasyonel merkez görevini üstlendi. Olimpiyat süresince her gün farklı bir programa ev sahipliği yapan Dedeman İstanbul; yazılı ve multimedya sınavlarından açılış törenine, uluslararası delegasyonların konaklamasından sosyal buluşmalara kadar organizasyonun ana merkezi olarak konumlanıyor. Gayrettepe’deki merkezi konumuyla saha çalışmaları ve kent içindeki programlara erişim açısından avantaj sağlayan otel; farklı ülkelerden gelen katılımcıların kültürel ve beslenme ihtiyaçlarına uygun hizmet altyapısı, güvenli yaşam alanları ve operasyonel kapasitesiyle dünyanın dört bir yanından gelen gençleri ve uluslararası delegasyonları aynı çatı altında buluşturuyor. Bu uluslararası buluşma, 60. yılını kutlayan Dedeman’ın altmış yıldır farklı ülkelerden ve kültürlerden misafirleri aynı çatı altında buluşturan köklü misafirperverlik anlayışının da anlamlı bir yansıması oldu. Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman, iGeo 2026’nın açılışında yaptığı konuşmada Dedeman’ın 60 yıllık misafirperverlik mirası ile olimpiyatın kültürlerarası buluşma misyonu arasındaki bağı şu sözlerle ifade etti: “Dedeman ailesi olarak 60 yıldır dünyanın farklı ülkelerinden, farklı kültürlerinden insanları aynı çatı altında ağırlıyoruz. Bu yıllar bana çok basit bir şey öğretti: Dünya büyük olabilir. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça dünya küçülür. Sanırım coğrafyanın en güzel tarafı da tam olarak bu. Her büyük yolculuk bir soruyla başlar: Bu çizginin ötesinde ne var? Diğer tarafta kimler yaşıyor? Dünya neden böyle? Bu soruları sormaktan asla vazgeçmeyin. Coğrafya yalnızca nerede olduğumuzu bilmek değil, nereye ait olduğumuzu anlamaktır. Farklı ülkelerden, kültürlerden ve dillerden gelen gençleri bir arada gördüğümde, bu sorunun cevabının aslında çok güzel olduğunu düşünüyorum: Hepimiz aynı dünyaya aitiz. Bundan yirmi yıl sonra, bu olimpiyatta yanıtladığınız her soruyu hatırlamayabilirsiniz. Burada tanıştığınız insanları hatırlayacaksınız. İstanbul’u hatırlayacaksınız. Umarım dünyanın bir anda nasıl biraz daha küçük hissettirdiğini de hatırlayacaksınız. Dedeman, 60 yıldır kapılarından dünyanın dört bir yanından insanları ağırlıyor. Bu akşam ise o kapılar sizin. Meraklı olun, cesur olun, sınırların ötesine bakın. İstanbul’dan sonra hayat sizi nereye götürürse götürsün, dünyayı ve birbirinizi keşfetmekten asla vazgeçmeyin.” İstanbul Dünya Coğrafya Camiasını Ağırladı iGeo 2026’nın İstanbul’da düzenlenmesi, kentin uluslararası coğrafya dünyası açısından önemli bir döneme ev sahipliği yapmasıyla da örtüşüyor. 17–21 Ağustos 2026 tarihleri arasında Uluslararası Bölgesel Coğrafya Konferansı’nın İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olması, olimpiyatın İstanbul’da gerçekleştirilmesinde önemli rol oynadı. İki organizasyonun birlikte düzenlenmesi, coğrafya camiasında geçmişten gelen bir geleneği sürdürüyor. iGeo 2026 ile İstanbul, genç coğrafyacılardan uluslararası akademisyenlere uzanan geniş bir topluluğun buluşma noktası oluyor. Organizasyon, Türkiye’nin bilim, eğitim ve gençliğe verdiği önemin uluslararası ölçekte görünürlüğüne katkı sağlarken; İstanbul’un bilim diplomasisi ve akademik iş birliklerindeki konumunu da güçlendiriyor. Yarışmaların yanı sıra açılış ve kapanış etkinlikleri, kültürel gezi ve poster sunumlarının yer aldığı programın ardından öğrenci ve takım liderlerinden oluşan bir grup Kapadokya’yı ziyaret ederek Türkiye’nin kültürel ve coğrafi zenginliklerini yakından tanıma fırsatı bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alarko Holding Yeşil Dönüşümün Liderlerini Yetiştiriyor Haber

Alarko Holding Yeşil Dönüşümün Liderlerini Yetiştiriyor

İklim krizi riskleri, doğal kaynakların sorumlu kullanılması gerekliliği, artan regülasyonlar, teknolojik dönüşümün sunduğu fırsatlar ve değişen toplumsal beklentiler iş dünyasının önceliklerini yeniden şekillendiriyor. Bu değişime yön verecek insan kaynağının sürdürülebilirlik alanındaki bilgi ve yetkinlik seviyesinin güçlenmesi ise büyük önem taşıyor. Alarko Holding’in üç yıl önce bu anlayışla hayata geçirdiği Pozitif Etki Programı, yeşil yaka yetkinliklerinin gelişimine yatırım yaparken Topluluk şirketleri arasında ortak bir sürdürülebilirlik perspektifinin ve kolektif öğrenme kültürünün güçlenmesine katkı sağlıyor. Alarko’da sürdürülebilir dönüşümün merkezinde insan var Bugüne kadar 93 Alarko’lunun mezun olduğu Pozitif Etki Programı, Alarko’nun sürdürülebilirlik yolculuğunu destekleyen; farklı Topluluk şirketlerinden çalışanları bir araya getirerek disiplinler arası etkileşimi güçlendiren, karar alma mekanizmalarını besleyen ve iş yapış biçimlerini şekillendiren bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Program, sürdürülebilirlik gündeminin hızla değişen dinamiklerini çalışanlarla buluştururken, bu alanı yalnızca belirli uzmanlık ekiplerinin sorumluluğunda yürüyen bir çalışma başlığı olmaktan çıkarıp organizasyon genelinde paylaşılan bir yetkinlik alanına dönüştürmeyi hedefliyor. Program içeriği geleceğin gündemine odaklanıyor Pozitif Etki Programı'nın bu yılki içeriği, sürdürülebilirlik gündeminin güncel ve kritik başlıklarını bir araya getiriyor. “Sürdürülebilir İnsan İlişkileri” modülüyle başlayan program, kurumsal raporlama standartlarından döngüsel ekonomiye, sorumlu iletişimden yeşil teknolojilere uzanan içeriğiyle katılımcılara bütüncül bir bakış açısı sunacak. Yıl boyunca devam edecek webinarlar ve etkileşimli etkinliklerle küresel eğilimleri değerlendirme ve farklı sektörlerdeki uygulamaları inceleme imkânı da sağlayacak. Güçlü iş birlikleriyle beslenen karbon nötr bir öğrenme platformu Pozitif Etki Programı, farklı uzmanlık alanlarından kurumların bilgi ve deneyimlerini bir araya getiren çok paydaşlı yapısıyla dikkat çekiyor. Yenibirlider Derneği başta olmak üzere alanında önemli kurum ve akademisyenlerin katkılarıyla zenginleşiyor. Bu iş birlikleri sayesinde katılımcılar, sürdürülebilirlik alanındaki akademik birikime, iş dünyasının güncel uygulamalarına ve farklı disiplinlerin sunduğu bakış açılarına erişme fırsatı buluyor. Böylece program düşünsel etkileşimi ve yeni fikirlerin gelişimini destekleyen bir öğrenme ekosistemine dönüşüyor. Sürdürülebilirlik alanında sorumluluk alan ve değişime öncülük eden yeşil yaka ekosisteminin gelişimini destekleyen Pozitif Etki Programı, her yıl karbon nötr olarak gerçekleştiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri İhracat Rekorlarını Otomatiğe Bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. EİB’nin bundan önceki rekoru geçen haziran ayındaki 1 milyar 743 milyon dolardı. EİB böylelikle iki ay üst üste ihracat rekoru kırma başarısı gösterdi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon doarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Kaskosunda Yeni Dönem Haber

Elektrikli Araç Kaskosunda Yeni Dönem

Sürdürülebilir hayata geçişi destekleyen ürün ve çözümleriyle sigorta sektörünün dönüşümünde fark yaratan çözümler sunan Allianz Türkiye, elektrikli araç sahiplerine özel geliştirdiği Kapsamlı Elektrikli Araç Kasko ve Markalı Elektrikli Araç Kasko ürünleriyle sektörde öncü çözümler sunuyor. Allianz Türkiye, elektrikli araç kullanıcılarının değişen ihtiyaçları doğrultusunda ürün kapsamını sürekli geliştiriyor. Mevcut batarya güvencesi, taşınabilir şarj ekipmanları teminatı, siber güvence ve yolda şarjı biten araçlara sunulan yerinde mobil şarj hizmetinin yanına eklenen yeni teminatlarla birlikte Allianz Elektrikli Araç Kasko Sigortası, elektrikli araçlara yönelik kapsamını genişletmeye devam ediyor. Kapsam yeni teminatlarla genişliyor Yeni dönemde Elektrikli kasko paketlerine eklenen teminatlarla; elektrikli araç sahiplerinin evlerinde kullandığı duvar tipi şarj ünitesi arızaları, şarj sırasında istasyon veya ekipman kaynaklı oluşabilecek zararlar ve araç multimedya ekranının kırılması da ilgili poliçe şartları kapsamında teminata dahil ediliyor. Böylece sigortalılar, araçlarının şarj sürecinden günlük kullanımına kadar geniş bir yelpazede güvence altına alınıyor. “Daha sürdürülebilir bir dünya için sigortacılığın rolü kritik” Yeni teminatların elektrikli araç sahiplerine hem güvenlik hem de konfor sağlayacağını belirten Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Batu Öncül, “İklim krizi artık yalnızca çevresel değil, bugünün en önemli finansal risk başlıklarından biri haline geldi. Biz de sigortacılığın yalnızca riski karşılayan değil, düşük karbonlu bir geleceğe geçişi teşvik eden, daha sürdürülebilir bir dünya için kritik role sahip bir mekanizma olduğuna inanıyoruz. Elektrikli araçlar, otomotiv sektörünün geleceğini şekillendiren en önemli dönüşüm alanlarından biri; ancak bu dönüşüm yalnızca araç teknolojisini değil, sigortacılığı da yeniden tanımlıyor. Batarya sistemleri, şarj altyapısı ve bağlantılı teknolojiler yeni nesil risk başlıklarını beraberinde getiriyor; dolayısıyla artık yalnızca aracı değil, aracın kullandığı tüm ekosistemi güvence altına almamız gerekiyor. Kapsamımızı genişlettiğimiz bu yeni teminatlarla, elektrikli araç sahiplerinin sürdürülebilir mobiliteye geçişini desteklemeye devam ediyoruz.” dedi. Şarj yaptıkça kazandıran kampanya Allianz Türkiye, teminat kapsamını genişletmenin yanı sıra elektrikli araç sahiplerinin günlük kullanım deneyimini desteklemek amacıyla Eşarj iş birliğiyle yeni bir kampanya hayata geçiriyor. Kapsamlı Elektrikli veya Markalı Elektrikli kasko ürünü sahibi olan ya da bu ürünlerden birini yeni satın alan sigortalılar, Allianz 365 uygulaması üzerinden alacakları kod ile Eşarj istasyonlarında gerçekleştirecekleri 400 TL ve üzeri her şarj işleminde yüzde 10 Eşarj puanı kazanacak. Kampanya süre, kullanım, puan kazanımı ve diğer koşullar açısından kampanya şartlarına tabidir. Ayrıntılı bilgi için eşarj kampanya koşulları incelenebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IV. Hasat Hibe Programı'nda Hibe Desteği Alan Projeler Açıklandı Haber

IV. Hasat Hibe Programı'nda Hibe Desteği Alan Projeler Açıklandı

İnci Vakfı, bu yıl dördüncüsünü düzenlediği "Hasat Hibe Programı" ile lisansüstü öğrencilerin hava, su ve toprak odağında; doğaya verilen zararı teknolojik çözümlerle onarmayı amaçlayan sürdürülebilirlik projelerini desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Hasat Hibe Programı'nın dördüncü döneminde desteklenecek projeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü'nün sürdürülebilirlik sponsorluğunda Tarihi Havagazı Fabrikası'nda gerçekleştirilen "Hasat Zamanı" etkinliğinde açıklandı. Kamu, sivil toplum, üniversite ve özel sektörün önemli aktörlerinin bir araya geldiği etkinlikte; Forvis Mazars Türkiye CEO'su ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Elçisi Dr. İzel Levi Coşkun, "Hasat'ın (B)Ağları" başlıklı konuşmasıyla katılımcılarla bir araya geldi. Sürdürülebilirlik Alanında Etki Yaratan Bir Ekosistem Paydaşlarının desteğiyle, sürdürülebilirlik alanında kalıcı etki yaratmayı hedefleyen bir ekosistemi de güçlendirmeye devam eden Hasat Hibe Programı'nda verilen destekler ile proje sahipleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan 12. Sorumlu Üretim ve Tüketim ile 13. İklim Eylemi başlıkları doğrultusunda geliştirdikleri projeleri bir ileri seviyeye taşıyabilecek. Vakıf, nakdi hibe desteği almaya hak kazanan projelerden her birine ilk etapta 135.000 TL verecek, ardından projelerin gelişim süreçlerine göre Aralık ayında nakdi hibe desteği vermeye devam edecek. Bununla birlikte; Art Brand Atelier tarafından bir projeye Girişim Markası Danışmanlığı, Bermuda Medya Ajansı tarafından bir projeye Sosyal Medya Danışmanlığı, Erdem Kaya Patent tarafından bir projeye Patent Desteği ve Memnune markası tarafından bir projeye özel ödül verilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından ise 1 projeye Sürdürülebilir1İzmir ödülü, 1 projeye jüri özel ödülü verilecek. Ayrıca finale kalan projeler, ihtiyaç alanları doğrultusunda mentorluk, eğitim, yatırımcı ve paydaş yönlendirmeleri fırsatından yararlanabilecekler. Bu sayede İnci Vakfı mentor ve eğitmenlerin de katkısıyla, jüri üyeleri tarafından titizlikle incelenerek finale kalan projelere gelişim fırsatı sunmayı sürdürecek. Hasat'ın (B)Ağları "Hasadın (B)Ağları" temalı konuşmasında Dr. İzel Levi Coşkun, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasının dönüşümünü bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. İklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve kurumsal yapıları da etkileyen küresel bir dönüşüm süreci olduğu vurgulanırken, su krizi, biyoçeşitlilik kaybı, toprak tahribatı, plastik kirliliği ve sosyal eşitsizlikler gibi temel sorunların ancak ortak sorumluluk ve iş birliğiyle aşılabileceğinin altı çizildi. Konuşmada, bireyin kendisiyle, toplumla ve çevreyle kurduğu bağın sürdürülebilir bir geleceğin temelini oluşturduğu ifade edildi. "Hasat" kavramı ise emek, bilinç, sorumluluk ve doğru kararlarla şekillenen uzun soluklu bir dönüşümün simgesi olarak ele alındı. ESG yaklaşımı ve teknolojinin bu dönüşümdeki rolüne de değinilen konuşmada, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın bugünden atılacak bilinçli adımlarla mümkün olduğu mesajıyla katılımcılara ilham verdi. "Sürdürülebilirlik Yolculuğunda Gençlerin Cesaretini Destekliyoruz" İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez ödül takdimi sırasında "Hasat Hibe Programı'nı tasarlarken amacımız yalnızca projelere destek vermek değildi. Gençlerin bilgi, merak ve cesaretlerini toplumsal faydaya dönüştürebilecekleri bir öğrenme ve gelişim alanı oluşturmayı hayal ettik. Dört yıl önce attığımız bir adımın bugün güçlü bir ekosisteme dönüşmesini görmek bizlere umut veriyor. İklim krizi ve sürdürülebilirlik alanındaki zorluklar, tek başına çözülmesi mümkün olmayan konular. Bu nedenle programımızın en büyük gücü; öğrencileri, akademiyi, sivil toplumu, yerel yönetimleri ve iş dünyasını aynı masa etrafında buluşturabilmesi. Bu ekosistemi daha da güçlendirmek ve tüm paydaşlarımızın geri bildirimleriyle sürekli geliştirebilmek amacıyla hazırladığımız Hasat Hibe Programı Değerlendirme Raporumuzu da bugün paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Programa ilgi duyan herkes raporumuza, www.incivakfi.org adresimizden ulaşabilir. Bugün desteklediğimiz her fikir, daha yaşanabilir bir geleceğe dair büyüyen bir umudu da simgeliyor. Gençlerin dönüşüm yaratma gücüne inanıyor, onların yanında yürümeye ve bu ekosistemi birlikte büyütmeye devam ediyoruz." diye konuştu. İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi & İnci Vakfı Daimi Mütevelli Heyet Üyesi Perihan İnci, "Hasat Hibe Programı ile en çok önemsediğimiz şey, sürdürülebilirlik odağında çalışan kişileri ve bu alanda yapılan çalışmaları destekleyecek bir zemin ve topluluk oluşturabilmek. Gençlerin bilgi birikimini, merakını ve çözüm üretme isteğini gerçek hayatla buluşturduğumuzda ortaya çok değerli sonuçlar çıkıyor. Bugün burada gördüğümüz projelerin, yalnızca bugüne değil, geleceğe de katkı sunacağına inanıyoruz. Bu yolculuğun bir parçası olan tüm ekipleri içtenlikle tebrik ediyorum." İfadelerini kullandı. İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Neşe Gök ise, "Memnune Özel Ödülü, toprağa emek veren ve onu güçlendiren çalışmaları görünür kılmak için bizim için çok özel bir yere sahip. Bu ödülle; toprak sağlığını iyileştiren, biyoçeşitliliği artıran ve sahada uygulanabilir çözümler üreten projeleri desteklemek istiyoruz. Bilimsel bilginin gerçek arazi koşullarında karşılık bulması ve çiftçi ölçeğinde sürdürülebilir çözümlere dönüşmesi bu yaklaşımın en kıymetli tarafı. Bugün ödüllendirdiğimiz çalışmanın da bu çizgide güçlü bir katkı sunduğunu görüyoruz. Emeği geçen tüm ekibi içtenlikle tebrik ediyorum." ifadelerine yer verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Hasat Hibe Programı gibi faaliyetlerin destekçisi olmayı çok önemsiyoruz. Bizim sürdürülebilirlik konusuna verdiğimiz özel bir önem var. Bu anlamda, sürdürülebilir bir İzmir hedefiyle çalışan bir ekibimiz var. İş birliklerimizi herhangi bir maddi beklentiyle değil; bu kente karşı sorumluluk hisseden ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışarak kuruyoruz. Bu anlayışla, Hasat Hibe Programı ve benzeri programların yanında olmaya, onları desteklemeye devam ediyoruz. Ben İnci Vakfı'nı gerçekten yürekten kutluyorum. Bugün burada ulaşılmış olan seviye her türlü takdiri hak ediyor. Gönülden inanarak eğitime çok uzun yıllardır verdiğiniz desteği bence bu çok özel Hasat Hibe Programı ile adeta taçlandırmış durumdasınız." dedi. Fikir aşaması tamamlanmış, uygulamaya geçmiş / geçme aşamasında olan projelerin kabul edildiği Hasat Hibe Programı'na başvuruda bulunan 45 proje için öncelikle ön jüri tarafından tematik alan uygunluğu değerlendirildi. Ardından finalistler, çevrim içi olarak jüriye sunum yaptılar. Projeler sağladığı ekolojik, ekonomik ve toplumsal fayda, bu faydanın sürdürülebilirliği, ölçülebilirliği, ne kadar yenilikçi olduğu, etki alanı, geliştirme potansiyeli gibi temel kriterler çerçevesinde değerlendirildi. Yapılan jüri değerlendirmesi sonrasında nakdi hibe desteği alan projelerin listesi ise şöyle: Akıllı Batarya ve Enerji Yönetim PlatformuBeaver NexusBio-RetardFire-StopperSuPublic Art Brand Atelier tarafından Girişim Markası Danışmanlığı kazanan proje: ToyMatch Bermuda Medya Ajansı Sosyal Medya Danışmanlığı kazanan proje: ZeroPonics Erdem Kaya Patent tarafından Patent Desteği kazanan proje: BioRHub – Mikrobiyal Smart Biochar Memnune tarafından özel ödül verilen proje: BioRHub – Mikrobiyal Smart Biochar İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından Sürdürülebilir1İzmir Ödülleri kazanan projeler: GreenCheckZeroPonics Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.