Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İmalat Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - İmalat Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İmalat Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Almanya Enerji İş Birliğini Yeni Alanlara Taşıyor Haber

Türkiye ve Almanya Enerji İş Birliğini Yeni Alanlara Taşıyor

Bakan Bayraktar, Türkiye ile Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti arasında düzenlenen iş forumuna katıldı. Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst’ün de yer aldığı toplantıda Türk ve Alman iş insanlarına seslenen Bakan Bayraktar, “Almanya, Avrupa’daki başlıca ticaret ortağımız olmaya devam ediyor ve Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkinin tam kalbinde yer alıyor.” dedi. İmalat Sektörü Zorda Kaldı Bakan Bayraktar, son dönemdeki jeopolitik krizlerin enerji güvenliği ve kaynak çeşitliliğinin önemini ortaya koyduğunu dile getirerek “Bunu, son dönemde Avrupa’da yaşanan enerji krizi sırasında gördük; enerji maliyetlerindeki ani artış, keskin enflasyonist baskılara yol açtı ve enerji yoğun imalat sektörünü zor durumda bıraktı.” diye konuştu. Enerjide Bağımsız Türkiye Türkiye olarak politikalarını bu gerçekler doğrultusunda şekillendirdiklerini ifade eden Bakan Bayraktar, “Ulusal enerji politikamızın tamamı üç temel direk üzerine inşa edilmiştir; enerji arzının güvence altına alınması, enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve 2053 yılına kadar ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür: Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye.” dedi. Yüzde 75’i Rüzgâr ve Güneşten Bakan Bayraktar, Avrupa’daki elektrik tüketiminde Almanya ve Fransa’nın ardından üçüncü sırada yer aldıklarını,125 bin megavatı aşan kurulu gücün yüzde 63’ünden fazlasını yenilenebilir kaynakların oluşturduğunu dile getirerek 2025 yılında, rüzgâr ve güneş enerjisinden üretilen elektriğin tüm endüstriyel tüketimin yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını anlattı. Yeni Nesil Projeler TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi koridorların sadece iç talebi karşılamakla kalmadığını, Avrupa’nın da arz güvenliğini aktif olarak güçlendirdiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, “Bu derin deneyime dayanarak Alman ortaklarımızla doğal gaz ve yeşil hidrojenden modern elektrik şebekelerine ve kritik malzemelere kadar uzanan yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz.” diye konuştu. Finansmanın Önemi Bakan Bayraktar, bu bağlamda finansmanın önemine işaret ederek “Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ‘Net Sıfır’ hedeflerine ulaşmak için küresel temiz enerji yatırımlarının 2030’ların başlarında yıllık 4,5 trilyon doların üzerine çıkması gerekiyor. Küresel ölçekte rekor düzeyde harcama yapılmasına rağmen fiili yatırımlar hâlâ ihtiyaç duyulan miktarın çok gerisinde.” dedi. Almanya’nın Belirleyici Rolü Finansman açığını kapatma noktasında Almanya’nın finansal gücü, sermaye desteği ve ortak girişimlerde risk paylaşımının belirleyici bir rol oynayabileceğini söyleyen Bakan Bayraktar, “Türkiye’nin proje yürütme kapasitesini Almanya’nın finansal imkânlarıyla birleştirerek iddialı geçiş hedeflerini finansman sağlanabilir, somut varlıklara dönüştürebiliriz.” diye konuştu. 11,2 Milyar Avroluk Hacim Forum öncesinde Bakan Bayraktar, Vestfalya Eyaleti Başbakanı Wüst ile baş başa görüştü. Görüşmeye ilişkin sosyal medyadan açıklama yapan Bakan Bayraktar, “Kuzey Ren-Vestfalya ile 11,2 milyar avroya ulaşan güçlü ticaret hacmimizi; sanayinin temiz enerji ihtiyacını karşılayacak ve dışa bağımlılığını azaltacak sürdürülebilir yatırımlarla desteklemeye kararlıyız.” ifadelerini kullandı. Güçlü İş Birliği Bakan Bayraktar, iş insanlarıyla birlikte katıldığı “Türkiye-Kuzey Ren-Vestfalya Yuvarlak Masa Toplantısı” ile ilgili olarak da sosyal medyadan “Her iki ülkenin enerji arz güvenliğine ve sürdürülebilir kalkınmasına büyük katkı sunacak bu güçlü iş birliğini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” paylaşımı yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekstilde Daralmanın Merkezinde Sipariş Var Haber

Tekstilde Daralmanın Merkezinde Sipariş Var

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye Sektörel PMI Ağustos 2026 sonuçları, tekstil sektöründe yılın üçüncü çeyreğine ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Temmuz ayında 48,0 seviyesinde bulunan Tekstil Ürünleri PMI, ağustosta 44,1'e geriledi. Endeksin 50 seviyesinin altında kalması sektörde faaliyet koşullarının daraldığına işaret ederken, alt göstergelerdeki düşüş talep tarafındaki baskının üretime hızla yansıdığını gösterdi. Yeni siparişler endeksi bir ayda 46,0'dan 40,5'e gerilerken, üretim endeksi de 48,3'ten 43,3'e düştü. Yeni ihracat siparişleri 43,3 seviyesinde kalırken istihdam endeksi 50,5'ten 47,1'e indi. Firmaların mal alım miktarını gösteren endeksin 38,8'e kadar gerilemesi ise üreticilerin yeni döneme ilişkin daha temkinli hareket ettiğine işaret etti. "Sipariş görünürlüğü üretim kararını belirliyor" Verileri değerlendiren tekstil üreticisi Baran Başboğa, sektörün karşı karşıya olduğu tablonun yalnızca üretim rakamları üzerinden okunmasının eksik kalacağını belirtti. Başboğa, "Bugün tekstilcinin temel meselesi fabrikada üretim yapabilmekten çok, üretim hattını önümüzdeki aylarda hangi siparişle ve hangi kapasitede çalıştıracağını öngörebilmek. Yeni sipariş endeksinin 40,5'e kadar gerilemesi bu nedenle önemli. Sipariş görünürlüğü zayıfladığında üretici yalnızca üretimi kısmıyor; hammadde alımından istihdama, stok yönetiminden yatırıma kadar bütün kararlarında daha ihtiyatlı hareket etmeye başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. İSO verilerinde mal alım miktarının 38,8'e gerilemesi de bu tabloyu destekliyor. Ağustos ayında Türkiye imalat sektörünün tamamında yeni siparişlerin yavaşladığı görülürken, tekstil ürünleri 44,1'lik PMI değeriyle takip edilen 10 imalat sektörü arasında en zayıf performans gösteren sektörlerden biri oldu. "Sorun kapasiteden çok talebin sürekliliği" Tekstil sektörünün yüksek üretim kapasitesi ve ihracat tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan Başboğa, mevcut dönemde rekabet tartışmasının yalnızca üretim kabiliyeti üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi. "Üretici açısından kapasitenizin olması tek başına yeterli değil. O kapasiteyi sürdürülebilir biçimde dolduracak sipariş akışına ihtiyacınız var. Talep zayıfladığında müşteriler daha düşük adetlerle, daha kısa vadeli ve fiyat konusunda çok daha hassas hareket ediyor. Bu da üreticinin birkaç ay sonrasını planlamasını güçleştiriyor. Tekstilde bugün üzerinde durmamız gereken temel gösterge, üretimden önce siparişin ne söylediğidir." Başboğa'ya göre siparişlerdeki zayıflamanın uzun süre devam etmesi, sektör açısından yalnızca kısa vadeli üretim kaybı anlamına gelmiyor. Üretim planlarının küçülmesi hammadde tedarikinden çalışan sayısına, yatırım kararlarından ihracat fiyatlamasına kadar geniş bir alanda etkisini gösterebiliyor. "Rekabet artık fiyatın ötesine geçti" Küresel tekstil pazarında alıcı davranışlarının da değiştiğini belirten Başboğa, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde hızlı üretim, kısa termin, esnek sipariş yönetimi ve Avrupa pazarlarına yakınlık gibi avantajlarını daha etkin kullanması gerektiğini ifade etti. Başboğa, "Tekstil sektöründe rekabeti yalnızca kimin daha düşük fiyat verdiği üzerinden okumak doğru değil. Alıcı artık fiyat kadar hızlı teslimatı, değişen talebe uyum sağlayabilmeyi ve tedarik sürekliliğini de değerlendiriyor. Türkiye'nin bu alanlarda önemli bir üretim tecrübesi var. Ancak sipariş tarafındaki daralmayı tersine çevirebilmek için bu avantajların yeniden güçlü bir rekabet unsuruna dönüştürülmesi gerekiyor" dedi. Ağustos verileri, tekstil sektöründe önümüzdeki dönemin temel gündeminin yalnızca üretim miktarı olmayacağını gösteriyor. Yeni siparişlerin seyri, sektörün üretim, istihdam ve yatırım iştahının yönünü belirleyecek en kritik göstergelerden biri olmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.