Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnce Ayar

Kapsül Haber Ajansı - İnce Ayar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnce Ayar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu

Beynin sırrını Bayesçi model üzerinden açıklayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beynin dış dünyayı pasif bir şekilde kaydetmediğini, sürekli tahminler üreten, bu tahminleri beş duyudan gelen yeni kanıtlarla anbean güncelleyen ve geçmiş deneyimlerle harmanlayan dinamik bir sistem olarak ifade etti. Konuşmasında yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını da vurgulayan Tarhan, evrenin bir amacı olduğu görüşünü dile getirerek, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” Şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 1–2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenen 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi’ne davetli konuşmacı olarak katıldı. İlginin yoğun olduğu kongreye, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın yanı sıra çok sayıda isim katıldı. KTÜ Osman Turan Salonu’nda “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” temasıyla gerçekleştirilen kongrenin açılış panelinde konuşan Prof. Dr. Tarhan, “Kâinat ve Yapay Zekânın Farklılıkları ve Benzerlikleri” başlıklı sunum yaptı. Tarhan, konuşmasında beynin çalışma biçimini, yapay sinir ağlarını, duyguların düzenlenmesini ve insanın anlam arayışını ele aldı. “Karşı bilimsel tez bekliyorduk” 2024 yılında yayımladıkları Yaratılış Manifestosu’na değinen Prof. Dr. Tarhan, özellikle fizik, matematik ve biyoloji alanlarında çalışan bilim insanlarından eleştiri ve karşı tez beklediklerini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bilimsel eleştiri bekliyorduk. ‘Şurası şöyle değil, böyle olmalı.’ Karşı bilimsel tez bekliyorduk. Hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı. Gençlerin sorularına bilimsel yaklaşım vurgusu Gençlerin inanç ve yaratılışa ilişkin sorularının önemsenmesi gerektiğini belirten Tarhan, bu soruların yanıtlanmasında bilimsel yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dinî referansları kabul etmeyen kişilerin sorularına yalnızca bu referanslarla karşılık vermenin yeterli olmayacağını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu zamanda bilimsel sağlamlıkla gidersek ikna ederiz.” dedi. “Devamlı kazan tüket, kazan tüket” Konuşmasında haz ile mutluluk arasındaki farklara ilişkin bir video da izleten Prof. Dr. Tarhan, ardından tüketim kültürü ve yaşam felsefesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kapitalist sistemin haz odaklı bir yaşamı teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Kapitalist sistem, beyni dopamin salgılatmaya yönelik bir sistem. Haz odaklı bir sistem. Hedonizmi yaşam felsefesi olarak sunuyor bize. Devamlı kazan tüket, kazan tüket. Beş gün kazan, iki gün eğlen, böyle bir sistem.” diye konuştu. “Anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor” Mutluluk arayışını haz ve anlam ekseninde değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, Aristoteles’in mutluluk anlayışına atıfta bulundu. İnsanın yaşam felsefesini oluştururken anlam arayışına yer vermesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor.” dedi. Beynin karmaşık yapısını ve farklı bölgelerinin birbiriyle ilişkisini anlatan Prof. Dr. Tarhan, beynin “fabrikalar bütünü gibi” çalıştığını söyledi. Bu yapı üzerinden insanın varoluşuna ve yaşamını nasıl düzenlemesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “Bir cihazın en iyi nasıl çalışabileceğini en iyi bilecek konumdaki kişi kimdir? O cihazı üretendir.” ifadesinde bulundu. “Bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” Evrenin başlangıcına ilişkin ince ayar tartışmalarını değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, fiziksel süreçlerdeki hassas dengeler üzerinden yaratılışa ilişkin görüşlerini paylaştı. “Peki, bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun felsefi ve metafizik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Tarhan, “Metafizik sıçrama” olarak adlandırdığı yaklaşımı, evrenin varoluşunu açıklamak için yaratıcıyı araştırma ve akıl yürütme çabası olarak tanımladı. Bilgi, matematik ve tasarım üzerinden yaratılış yorumu Dijital evren modeli üzerinden değerlendirmelerini sürdüren Tarhan, insanın çıplak gözle algılayabildiği alanın elektromanyetik spektrumun sınırlı bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekti. Evrenin oluşumuna ilişkin kendi yaklaşımını bilgi, matematik, tasarım, enerji, madde ve canlılık sıralamasıyla anlattı. Prof. Dr. Tarhan, “Önce bilgi var, ikinci aşamada matematik var, üçüncü aşamada tasarım var, geometri. Dördüncü aşamada enerji, fizik; beşinci aşama kimya, madde; altıncı aşama biyoloji, canlı.” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın matematiği ile evrenin matematiğini karşılaştırdı Konuşmasında yapay zekâ ile evrenin matematiksel işleyişi arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele alan Prof. Dr. Tarhan; algoritmalar, veriler ve parametrelerle fiziksel yasalar, madde, enerji, uzay ve zaman kavramlarını karşılaştırdı. Sunumundaki karşılaştırmayı ChatGPT’ye yönelttiği sorular üzerinden hazırladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bunu ben yapay zekâdan aldım, bu soruları sorup. ChatGPT’den aldım, bunu söyleyeyim.” dedi. Yapay zekâda öğrenmenin veriye göre parametrelerin değişmesiyle gerçekleştiğini, doğadaki süreçlerin ise fizik yasaları çerçevesinde ele alındığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, başlangıç koşulları, belirsizlik ve simetri başlıkları üzerinde durdu. “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz” Yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, optimizasyon kavramı üzerinden evrendeki amaç tartışmasına geçti. “Yapay zekâ amaçsız çalışmıyor, amaç var. Ama kâinatta amaç ne?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, evrenin de bir amacı olduğu görüşünü dile getirdi. Bu görüşünü yaratılış inancıyla ilişkilendiren Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” dedi. Beyin, tahminlerini yeni kanıtlarla güncelliyor Beynin çalışma biçimini Bayesçi beyin modeli üzerinden anlatan Tarhan, bu modelde beynin dış dünyayı yalnızca kaydeden pasif bir yapı olarak ele alınmadığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, modeli, “Beynin dünyayı pasifçe kaydetmek yerine sürekli olarak tahmin yapan ve bu tahminleri yeni duyusal kanıtlarla, beş duyuyla gelen kanıtlarla güncelleyen bir sistem.” sözleriyle açıkladı. “Bu yeni kanıt, birinin girmesi hipoteziyle daha uyumluysa beyin önceki tahmini güncelliyor.” diyen Prof. Dr. Tarhan, beynin bu süreçte önceki deneyimleriyle yeni bilgileri birlikte değerlendirdiğini ifade etti. Bayesçi çıkarımda önceki beklentilerin yeni verilerle güncellenmesi üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, bu süreci inanç konusundaki yaklaşımıyla da ilişkilendirdi. “Kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması” Maslow’un ihtiyaçlar yaklaşımına da değinen Tarhan, kendini gerçekleştirme kavramının yanı sıra “kendini aşma” ve “aşkınlık” ihtiyacının üzerinde durdu. Doğayla ve estetikle ilgili deneyimler, dinî inanç, başkalarına yardım etme ve bilimsel arayış gibi alanları bu çerçevede sıralayan Prof. Dr. Tarhan, “Psikososyal ihtiyaç, aşkınlık ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacından daha üstün bir ihtiyaç.” dedi. Başkalarına yardım etmenin ve manevi ihtiyaçların anlam arayışındaki önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması, anlam arayışında çok daha önemli hâle geldi.” ifadelerini kullandı. Süperdeterminizm ile Levh-i Mahfuz arasında benzetme Süperdeterminizm kavramına da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu kavram ile dinî bir kavram olan Levh-i Mahfuz arasında benzetme yaptı. Evrenin bilgisinin yaratılıştan önce var olduğu yönündeki inancını aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Eğer süper determinizm varsa önce her şey var, bunun Kur'an-ı Kerim'deki karşılığı Levh-i Mahfuz, ana kitap. Ana kitap demek, Allah kâinat bilgisini yaratmış önce; ondan sonra matematik, tasarım, fizik, hepsini yaratmış.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle Haber

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle

Tether, yapay zekâ model eğitimini daha erişilebilir hale getiren yeni bir teknoloji açıkladı. Microsoft’un 1 bitlik BitNet mimarisi üzerine geliştirilen ve QVAC Fabric kapsamında sunulan bu çapraz platform LoRA ince ayar çerçevesi; bellek ve işlem maliyetlerini ciddi ölçüde düşürerek milyar parametreli dil modellerinin dizüstü bilgisayarlar, tüketici GPU’ları ve hatta akıllı telefonlar üzerinde çalıştırılmasını mümkün kılıyor. Geleneksel olarak yalnızca yüksek maliyetli kurumsal donanım ve bulut altyapılarıyla yapılabilen yapay zekâ model geliştirme süreçleri, bu yenilikle birlikte çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine açılıyor. Intel, AMD ve Apple Silicon gibi farklı donanımlar üzerinde çalışabilen yapı, kullanıcıların modelleri doğrudan kendi cihazlarında eğitip özelleştirmesine imkân tanıyor. Tether’in mühendislik ekibinin bu çalışması, Adreno, Mali ve Apple Bionic GPU’lar dahil olmak üzere mobil GPU’larda BitNet ince ayarının ilk başarılı gösterimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, 125 milyon parametreli BitNet modellerine yaklaşık 300 belgelik, yani yaklaşık 18 bin tokenlik biyomedikal bir veri setiyle bir Samsung S25 Adreno GPU üzerinde yaklaşık 10 dakikada ince ayar yapabiliyor. 1 milyar parametreli model için aynı veri setinin ince ayarı Samsung S25’te 1 saat 18 dakika, iPhone 16’da ise 1 saat 45 dakika sürüyor. Ekip, cihazların sınırlarını zorlayarak iPhone 16’da 13 milyar parametreye kadar modellere ince ayar yapmayı da başardı. Çerçeve, uç cihazlarda Q4 BitNet olmayan modellere kıyasla 2 kat daha büyük modellere ince ayar yapılabildiğini de gösteriyor. Bu da BitNet mimarisinin sunduğu bellek avantajını net şekilde ortaya koyuyor. BitNet’in çıkarım performansı da QVAC Fabric ile birlikte önemli ölçüde artıyor. Model ailesi mobil GPU’larda çok daha hızlı çalışıyor. Bu cihazlarda GPU performansının CPU’ya kıyasla 2 ila 11 kat daha yüksek olduğu görülüyor. Bu da günümüz mobil GPU’larının, daha önce yalnızca pahalı özel donanımlar veya veri merkezleriyle mümkün olan iş yüklerini destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bellek tarafında da dikkat çekici bir tablo var. Yapılan karşılaştırmalı testlere göre BitNet-1B TQ1_0 modeli, hem çıkarım hem de LoRA ince ayar süreçlerinde Gemma-3-1B 16 bit modele göre yüzde 77,8’e kadar, Qwen3-0.6B 16 bit modele göre ise yüzde 65,6’ya kadar daha az VRAM kullanıyor. Bu tasarruf, daha büyük modellerin ve kişiselleştirme süreçlerinin, kısa süre öncesine kadar yetersiz kabul edilen donanımlarda bile çalıştırılabilmesini sağlıyor. Öte yandan çerçeve, NVIDIA dışındaki donanımlarda 1 bitlik büyük dil modelleri için LoRA ince ayarına olanak tanıyarak desteği AMD, Intel, Apple Silicon ve mobil GPU’lara kadar genişletiyor. Böylece özel donanıma ve bulut sağlayıcılarına bağımlılık azalırken, hassas veriler cihaz üzerinde yerel olarak tutulabiliyor. Bu yaklaşım, federe öğrenme gibi yöntemleri de daha erişilebilir hale getirerek, verilerin merkezi sistemlere taşınmadan cihazlar arasında eğitilip paylaşılabilmesine imkân tanıyor. “Stabil Zekâ çağı yeni başladı” Tether CEO’su Paolo Ardoino konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Zekâ, toplumun geleceğinde temel bir belirleyici faktör olacaktır. Toplumun istikrarını iyileştirme, bağ dokusu olarak hizmet etme veya azınlığı daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir. Yapay zekânın geleceği, her yerdeki insanlar ve geliştiriciler için erişilebilir, kullanılabilir ve açık olmalıdır; yalnızca bir avuç bulut sağlayıcısının erişebileceği absürt miktarda kaynak gerektirmemelidir. Büyük dil modellerinin eğitimi merkezi altyapıya bağlı olduğunda inovasyon durgunlaşır, ekosistem kırılganlaşır ve toplumsal denge riske girer. Akıllı telefonlar dahil olmak üzere tüketici donanımlarında anlamlı büyük model eğitimini mümkün kılan Tether’in QVAC’ı, gelişmiş yapay zekânın herkes için merkeziyetsiz, kapsayıcı ve güçlendirici olabileceğini gösteriyor. Tether olarak, yapay zekânın herkes için, her yerde ve cihaz üzerinde yerel olarak erişilebilir olması için önümüzdeki dönemde de önemli kaynak ve yatırım ayırmayı sürdüreceğiz. Stabil Zekâ çağı yeni başladı.” Makale; adaptörler, karşılaştırmalı testler ve çapraz platform ikili dosyalar dahil olmak üzere tüm teknik detaylarıyla Hugging Face blogunda “QVAC Fabric Aracılığıyla Heterojen Uç GPU’larda LoRA İnce Ayarlı BitNet b1.58 Büyük Dil Modelleri” başlığıyla yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.