Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngilizce

Kapsül Haber Ajansı - İngilizce haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngilizce haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erken Yaşta Dil Öğrenimi Stratejik Önem Taşıyor Haber

Erken Yaşta Dil Öğrenimi Stratejik Önem Taşıyor

Uzmanlar uluslararası vizyonun ve akademik başarının temelinin erken yaşta atılan İngilizce ile oluştuğunu belirtiyor. Novakid uyguladığı doğal öğrenme modeli ve uzman öğretmenleriyle çocukları küresel eğitim standartlarına stressiz biçimde hazırlıyor. Günümüzde pek çok aile çocuklarının lise veya üniversite eğitimini yurt dışında tamamlaması amacıyla uzun vadeli planlar yapıyor. Uluslararası okulların kabul süreçlerindeki yüksek standartlar ve küresel rekabet ortamı bu hazırlıkların çok daha erken yaşlara inmesini zorunlu kılıyor. Dil bilimciler ve eğitim uzmanları yabancı dilin küçük yaşlarda tıpkı anadil gibi doğal yollarla edinilmesinin önemini her fırsatta vurguluyor. Novakid oyun tabanlı eğitim sistemiyle İngilizceyi okul zorunluluğundan çıkarıp hayatın doğal bir parçası haline getiriyor ve ailelerin yurt dışı eğitim planlarındaki en güçlü yardımcısı konumunda bulunuyor. Doğal Öğrenme Modeli ile Çeviri Yapmadan Doğrudan İngilizce Düşünmek Yurt dışındaki eğitim kurumları öğrencilerin dili akıcı ve bir refleks olarak kullanabilmelerini talep ediyor. Çocukların konuşurken kelimeleri zihinlerinde kendi dillerine çevirmeleri akıcılığı olumsuz yönde etkiliyor. Tam bu noktada devreye giren yaşayarak öğrenme yaklaşımı dersin baştan sona yalnızca İngilizce işlendiği ve çevirinin tamamen devreden çıktığı bir ortam sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde çocuklar kelimeleri Türkçe karşılıklarıyla ezberlemek yerine görseller, mimikler ve interaktif oyunlar eşliğinde doğrudan İngilizce olarak kavrıyor. Bir çocuğun doğduğu andan itibaren kendi anadilini duyarak öğrenme sürecini birebir taklit eden bu sistem çocukların doğrudan İngilizce düşünmesini sağlıyor. Ana dili İngilizce olan uzman eğitmenler eşliğinde yapılan yirmi beş dakikalık yüksek tempolu seanslar çocukların dikkatini en üst seviyede tutarak kültürel uyum becerilerini ve özgüvenlerini eş zamanlı şekilde artırıyor. “Erken Yaşta Atılan Adımlar Sınırları Ortadan Kaldırıyor” Erken yaşta atılan yabancı dil adımlarının gelecekteki fırsatlara etkisini değerlendiren Novakid CEO’su ve Kurucu Ortağı Max Azarov, “Yurt dışında eğitim almak salt akademik bir başarıyı temsil etmiyor, aynı zamanda farklı kültürlere uyum sağlama yeteneği gerektiriyor. Çocuklarımıza çok erken yaşlarda sunduğumuz doğal öğrenme ortamıyla onlara doğrudan İngilizce düşünme becerisi kazandırdığımızda gelecekteki eğitim hayatlarında karşılaşacakları iletişim bariyerlerini tamamen yıkıyoruz. Bizim asıl amacımız çocukları dünyanın her yerinde kendilerini rahatça ifade edebilen, özgüveni yüksek dünya vatandaşları olarak geleceğe hazırlamaktır.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde Selim Jimi Dönemi Haber

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde Selim Jimi Dönemi

Selim Jimi Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde; Alaattin Tezol, Esin Özgener, Nevzat Karagözoğlu, Mahmut Özgener ve Ömer Celal Umur’dan sonra başkanlığa seçilen altıncı isim olurken, ETİB’in ilk profesyonel yönetici kökenli başkanı olma başarısı gösterdi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nde 2018-26 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Ömer Celal Umur iki dönem kuralı gereği Başkan adayı olamazken, önümüzdeki dönemde Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda sektöre hizmet etmeye devam edecek. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’de 2026-30 dönemi için seçilen Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda yerini aldı. İhracat 1 milyar doları, üretim 100 bin tonu aştı Türkiye’nin ihracatta geleneksel sektörlerinden tütün de hem üretimde 100 bin tonun üzerine çıkmanın hem de ihracatta 8 yıl aranın ardından 1 milyar doları aşmanın mutluluğu yaşanıyor. Türkiye’de tütün ve tütün mamulleri ihracatçılarını çatısı altında buluşturan Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin Genel Kurulu’nda çifte rekor mutluluğu öne çıktı. Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, tütün ve tütün mamulleri sektörü olarak 2025 yılında ihracatlarını yüzde 8,4’lük bir artışla 1 milyar 60 milyon dolar seviyesine ulaştırdıklarını dile getirdi. 112 ülkeye ihracat 2025 yılında Irak, ABD, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere toplam 112 ülkeye ihracat yaptıkları bilgisini veren Jimi, “2025 yılındaki ihracat performansımızla küresel pazardaki gücümüzü perçinledik; bu başarıda üreticilerimizin büyük özverisi ve ihracatçılarımızın yoğun çabası bulunuyor. Sigara ihracatımız 501 milyon dolar olurken, yaprak tütünden 336 milyon dolar, nargilelik tütün ihracatından 105 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik” şeklinde konuştu. Oryantal tütün üretiminde dünya lideriyiz Türkiye’nin oryantal tütün üretimindeki dünya liderliğini korumaya devam ettiğine vurgu yapan Jimi sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli tütün oranının yüzde 30’a çıkarılma kararı sonrasında Burley ve Virgina tipi yabancı menşeli yaprak tütün üretimini de 30 bin tona çıkararak toplam üretimi 100 bin tonun üzerine taşıdık. İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki zorlayıcı etkilerine rağmen sektör pazar ağını genişletmeyi başardı. Çalışma koşullarının iyileştirilmesinden zirai ilaç atıklarının yönetimine kadar pek çok alanda sektör paydaşlarımızla eşgüdümlü projeler yürütüyoruz. 2025 itibarıyla 50’ye yaklaşan atık toplama merkezimizle sadece tütün sektörünün değil, tüm tarım sektörünün sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını güçlendirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2026 ve sonraki yıllarda sürdürülebilirlik ile ilgili adımlarımızı sıklaştıracağız. Ürün kalitesinin artırılması, katma değerli üretim, gençlerin sektöre kazandırılması, birliğimizin üretttiği ürünlerin dünyada marka algısının güçlendirilmesi öncelikli çalışma konularımız olacak. Önümüzdeki 4 yılın sonunda üretimimizi artırarak ihracatımızı 1 milyar 500 milyon dolara çıkarmak için çalışacağız.” Ömer Celal Umur’a teşekkür Ege Tütün İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2018-26 yılları arasında Başkanlık yapan Ömer Celal Umur’a sektöre sağladığı katkılar nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi onaylandıktan sonra seçimlere geçildi. Seçimlerde Selim Jimi Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda; “Ömer Celal Umur, Mahmut Özgener, Kazım Gürel, Yiğit Tuncel, İsmet Çakın, Osman Akın Umur, Can Özbek, Sarper Ege Ulukaya, Hilmi Keskin ve Turan Yalçın” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Ali Borovalı, Mutlu Piroğlu ve Aydın Selçuk Karagözler” isimlerinden oluştu. Selim Jimi kimdir? Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Selim Jimi 27 Nisan 1968 tarihinde İzmir’de dünyaya geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Selim Jimi, Alliance One Tütün A.Ş. firmasında Genel Müdür olarak kariyerine devam ediyor. 2016 yılında Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna giren Jimi İngilizce ve İspanyolca biliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor! Haber

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor!

5 haftalık eğitim programına başvurular 13 Nisan – 24 Nisan tarihleri arasında Bosch Türkiye Kariyer sayfalarından yapılabilecek. Eğitim başvuruları buradan yapılabilir. Bosch Türkiye mühendislerinin liderliğinde yürütülen bu özel program, otomotiv sektörüne tutkuyla bağlı öğrencilerin mobilite teknolojileri hakkındaki bilgilerini derinleştirmeyi ve sektör profesyonelleriyle etkileşime geçmelerini hedefliyor. Geleceğin teknolojilerini kapsayan zengin içerik Her yıl gelişen teknolojilere paralel olarak güncellenen programın müfredatı; elektrikli güç aktarma organları, fonksiyonel güvenlik sistemleri, araç içi iletişim ve gelişmiş motor uygulamaları gibi derinlemesine içgörüler sunuyor. Eğitim kapsamında işlenecek ana başlıklar arasında; otomotiv endüstrisinde uygulama ve kalibrasyon, elektrikli araçlar ve hibrit teknolojileri, elektromobilitede fonksiyonel güvenlik ve şarj sistemleri ile elektrikli sürüş, güç elektronikleri ve eAxle temelleri yer alıyor. 5 hafta sürecek ve toplam 9 oturumdan oluşacak program hibrit bir yapıda gerçekleştirilecek. İlk ve son oturumlar Bosch’un İstanbul-Küçükyalı ofisinde yüz yüze yapılırken, diğer tüm eğitimler çevrimiçi olarak düzenlenecek. Programı gerekli katılım oranıyla başarıyla tamamlayan tüm öğrenciler katılım sertifikası almaya hak kazanacak. Bosch Mobilite Eğitim Programı'na katılmak isteyen adaylarda aranan temel kriterler arasında otomotiv sektörüne yüksek ilgi duymak veya bu alanda deneyimli olmak, 2., 3. veya 4. sınıf lisans ya da yüksek lisans öğrencisi olmak, İngilizce diline hakimiyet ile meraklı, yenilikçi ve yeni teknolojileri keşfetmeye hevesli bir yapıya sahip olmak bulunuyor. Programa başvurular 13-24 Nisan tarihleri arasında kabul edilecek olup, değerlendirme süreci 27 Nisan ile 22 Mayıs tarihleri arasında tamamlanacaktır. Eğitim dönemi 1 Haziran'da başlayıp 29 Haziran'da sona erecek; programın açılış (1 Haziran) ve kapanış (29 Haziran) oturumları ise Küçükyalı Ofis'te hibrit formatta düzenlenecektir. Programa başvurular ve süreçle ilgili detaylı bilgilendirmeler Bosch Türkiye’nin resmi kanallarından takip edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı Haber

Kundura DocLab 2026 İçin Açık Çağrı Başladı

Farklı metodolojilerin ve perspektiflerin iç içe geçtiği yaratıcı bir düşünce alanı olarak tasarlanan Kundura DocLab, kurmaca dışı hikâye anlatımını yeniden ele alan, belgesel sanatının sınırlarını sorgulamaya açan uluslararası bir program olarak üçüncü edisyonuna hazırlanıyor. Sinema ve tiyatronun araştırma pratiklerini ortak bir zeminde buluşturan DocLab, anlatının üretim süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla yeniden düşünmeye davet ediyor. İlk kez Mayıs 2023’te hayata geçirilen program, her yıl farklı eğitmen ve katılımcı yapısıyla yeniden kurgulanarak, farklı coğrafyalardan gelen yaratıcı zihinler arasında güçlü bir karşılaşma alanı yaratmayı sürdürüyor. Bu karşılaşmalar, yalnızca proje geliştirme süreçlerine değil, aynı zamanda sanatçıların yöntemlerini, bakış açılarını ve üretim pratiklerini derinleştiren kolektif bir düşünme biçimine alan açıyor. Kundura DocLab, belgesel yaratıcılarının eşit bir zeminde buluşarak ortak üretim süreçlerini paylaşabilecekleri bir ekosistem sunuyor. Program, katılımcıların kendi yaratıcı kaynaklarını keşfetmelerini teşvik ederken; dramaturjik bir akış içinde kurgulanmış, estetik araştırmaya yönlendiren sorular aracılığıyla kurgudışı anlatının özünü yeniden tartışmaya açıyor. Bu yönüyle DocLab, yalnızca bir geliştirme programı değil; anlatının bugünü ve geleceği üzerine düşünen dinamik bir araştırma alanı olarak konumlanıyor. Başvurular 20 Nisan’a kadar devam ediyor Kundura DocLab 2026 için başvurular 20 Nisan 2026 tarihine kadar kabul ediliyor. Seçilen projeler 4 Mayıs’ta açıklanacak; katılımcıların programa dahil olabilmesi için 11 Mayıs’ta gerçekleştirilecek çevrimiçi ön hazırlık buluşmasına katılım zorunlu olacak. Programın konaklamalı geliştirme süreci ise 8–12 Haziran 2026 tarihleri arasında Beykoz Kundura’da gerçekleşecek. Disiplinlerarası araştırma ve ortak üretim odağı Programa kabul edilen katılımcılar, beş gün boyunca Beykoz Kundura’da konaklayarak belgesel sinema ve belgesel tiyatro arasında kurulan yaratıcı alanda ortak araştırmalar yürütecek. Program, katılımcıların kendi pratiklerine yenilikçi ve disiplinlerarası yaklaşımlar geliştirmelerini desteklerken, üretim süreçlerinde karşılaşılan yaratıcı dirençleri dönüştürmeyi ve anlatının farklı katmanlarını görünür kılmayı hedefliyor. Kimler başvurabilir? Kundura DocLab; araştırma odaklı çalışan, metodolojilerini geliştirmeyi hedefleyen 30 yaş ve üzeri film ve tiyatro yönetmenlerine açık bir programdır. Başvuru koşulları kapsamında: Sinema alanında başvuran yönetmenlerin uluslararası bir festivalde gösterilmiş en az 1 uzun ya da 2 orta metraj belgesel filme sahip olması,Tiyatro alanında başvuran yönetmenlerin ulusal ve/veya uluslararası festivallerde sergilenmiş en az 1 özgün oyun ya da projeye imza atmış olması bekleniyor. Programın tamamı İngilizce yürütüleceği için katılımcıların ileri seviyede İngilizce bilgisine sahip olmaları gerekiyor. Uluslararası bir düşünme ve üretim ağı Geniş bir coğrafyadan başvurulara açık olan Kundura DocLab, her edisyonuyla büyüyen uluslararası ağıyla belgesel sanatının dönüşen doğasına eşlik ederken; disiplinlerarası düşünme ve birlikte üretim pratiklerini sürdürülebilir bir zemine taşımayı amaçlıyor. 20 Nisan tarihine kadar devam eden Kundura DocLab açık çağrı başvurularının detayları için https://beykozkundura.com/kunduralab/doclab/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine   Avrupa’dan Büyük Ödül Haber

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

Avrupa Kulüpler Birliği (EFC) ve EA SPORTS FC™, futbolun toplumsal değişim gücünü kullanarak fark yaratan projeleri ödüllendirdikleri “Değişimin Sembolü” (Symbol of Change) hibelerinin 2026 yılı kazananlarını açıkladı. Türkiye’den Samsunspor, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen “Mor Forma” (Purple Jersey) projesiyle Avrupa’nın en prestijli toplumsal sorumluluk ödüllerinden birine layık görülerek 100 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Lizbon’da düzenlenen EFC Club Connect etkinliğinde duyurulan ödüller; toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlerin dijital eğitimi gibi kritik alanlarda dönüştürücü projeler üreten kulüplere verildi. Samsunspor, Belçika’dan Club Brugge Foundation ve Ukrayna’dan Shakhtar Donetsk ile birlikte Avrupa genelinde seçilen üç kulüpten biri olmayı başardı. Samsun’dan Yükselen Mor Dalga: 3 Bin Kişiye Dokunacak Süper Lig’in köklü ekiplerinden Samsunspor, ödül kazanan “Mor Forma” projesiyle futbolun birleştirici gücünü kadına yönelik şiddeti durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için kullanıyor. Adını toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası renginden alan proje, sadece bir sembol olmanın ötesine geçerek geniş kapsamlı bir destek programı sunuyor. Proje kapsamında ev içi şiddet mağdurlarına psikolojik destek verilirken, kulüp akademisindeki genç erkek oyunculara eşitlik eğitimi ve kadınlara yönelik kendini savunma eğitimleri düzenleniyor. Yılda 3 binden fazla doğrudan faydalanıcıya ulaşması beklenen proje; 1.600 kadına psikolojik destek sağlanmasını, 600 kadının kendini savunma eğitimlerine katılımını ve 160’tan fazla akademi oyuncusunun toplumsal farkındalık eğitimi almasını hedefliyor. Ödülle ilgili açıklama bulunan Samsunspor Pazarlama Direktörü Zeycan Rochelle Yıldırım “Bu ödülün alınması, Samsunspor’da bu projeye yüreğini koyan herkes için çok büyük anlam taşıyor. Beş yıl içinde 2.400’den fazla kadına destek olduk ve daha önce futbola erişimi olmayan 215 kadın ve kız çocuğunu futbolla buluşturduk. Bu yıl, sahaya ilk kez adım atan kız çocuklarından, eşitliğin en baştan inşa edilen bir değer olduğunu öğrenen akademi erkek oyuncularına kadar doğrudan 3.000 kişiye ulaşacağız. Bu ödül, bu yapıyı kurmaya ve geliştirmeye devam etmemizi sağlayacak.” Dedi Arda Turan’ın Çalıştırdığı Shakhtar Donetsk de Ödül Aldı Samsunspor’un yanı sıra, teknik direktörlüğünü Arda Turan’ın üstlendiği Ukrayna’nın başarılı temsilcisi Shakhtar Donetsk de “LingoBall” projesiyle hibe kazananlar arasında yer aldı. Shakhtar Social Vakfı aracılığıyla yürütülen proje, 7-12 yaş arası 1200 çocuk için futbol antrenmanlarını oyunlaştırılmış İngilizce dil eğitimiyle birleştiriyor. Hareket takip teknolojilerinin kullanıldığı projeyle, çocukların hem fiziksel aktivite düzeylerinin hem de dil öğrenme kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Belçika temsilcisi Club Brugge ise yerel kulüplere sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için rehberlik eden “Football Community Builders” programıyla ödülün sahibi oldu. Futbolun Kalbi Toplum İçin Atıyor Bu üç proje, bireysel olarak günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlik eğitimi gibi en önemli sosyal konulara odaklanıyor. Birlikte ele alındığında ise bu girişimler, futbolun erişim gücünü, yarattığı etkiyle eşleştirmek ve Avrupa genelindeki kulüpleri toplumlarında anlamlı ve kalıcı değişimler yaratmaları için güçlendirmek gibi.EFC ve EA SPORTS FC iş birliğinin temel hedefini yansıtıyor. EFC CEO’su Charlie Marshall, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Değişimin Sembolu Ödülleri (Symbol of Change Grants), futbolun sunduğu platformu kullanarak insanların hayatlarında gerçek bir fark yaratan kulüpleri kutlamayı amaçlıyor. EFC 800'den fazla üye kulübe ulaştıkça, tüm üye kulüpler ve taraftarları için değişimin birleşik sesi olma temel misyonumuzu sürdürmemiz büyük önem taşıyor. EA SPORTS FC ile olan ortaklığımız aracılığıyla kulüpleri, topluluklarına nasıl hizmet edebilecekleri ve kalıcı bir etki yaratabilecekleri konusunda yaratıcı düşünmeye teşvik ediyoruz. Samsunspor, Club Brugge Vakfı ve Shakhtar Donetsk; kadınları ve gençleri desteklemekten oyunun kuruluş köklerini güçlendirmeye kadar futbolun nasıl bir ilerleme gücü olabileceğini kanıtlayan üç güçlü örneği temsil ediyor.” dedi. EA SPORTS FC Ortaklık Pazarlama Kıdemli Direktörü James Salmon ise “Değişimin Sembolü Ödülleri, futbol kulüplerinin kendi topluluklarında anlamlı bir değişim sağlama potansiyelini açığa çıkarmayı amaçlıyor. EA SPORTS FC olarak, oyunu ilham vermek, eğitmek ve insanları bir araya getirmek için kullanan girişimleri desteklemeye kararlıyız. EFC ile ortaklık kurmak, kulüplerin harika fikirlerini Avrupa genelindeki topluluklara ulaşabilecek ve fayda sağlayacak etkili programlara dönüştürmelerine yardımcı olmamıza olanak tanıyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor Haber

Yazılım Testinin Geleceği İnsan Zihninin Gelişiminde Yatıyor

Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou’nun kurucusu Barış Sarıalioğlu, 31 yıldır çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) İstanbul’da bulunan Zeyrek Öğrenim Birimi’ndeki çocuklarla bir araya geldi. 3 ve 4’üncü sınıf olmak üzere toplam 12 çocukla buluşan Sarıalioğlu, yazılım testi ve kalite güvencesi konularında çocuklara uygun düzeyde ve eğlenceli bir atölye düzenledi. “Genç ve Çevik Testçiler Atölyesi”nde çocuklar, testçinin kim olduğu ve test prensiplerinin neler olduğuna dair bilgiler edinirken, grup çalışması sayesinde etkileşim tabanlı atölyede eğlenerek öğrendi. Çocuklarla iletişim kurmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu belirten TesterYou Kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Atölye çalışmamıza katılan çocukların ilgisi beni çok mutlu etti. Soru soran, hayal kuran, öğrenmeye açık çocuklarla aynı ortamda olmak insana umut veriyor.” dedi. “Test mühendisliği artık bir kariyer alanı” Yazılım testi sektörünün son yıllarda önemli bir ivme kazanmış olduğunu belirten Sarıalioğlu, “Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hale geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor. Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde görüyorum. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de gençlerle bir araya gelerek onlara bu alandaki tecrübelerimi aktarmak benim için çok önemli.” açıklamasını yaptı. TEGV’de çocuklara yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla nitelikli eğitimi Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklarla buluşturan ve 30 yılı geride bırakan TEGV, bugüne kadar 108 bini aşkın gönüllüsü ve bağışçılarının desteğiyle 3.3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi’nde çocuklar, eğlenirken öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyorlar. Çocuklara bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce olmak üzere altı ana dalda etkinlikler hazırlayan TEGV’de bütün etkinlikler gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. TEGV’in atölyelerinde ise çocuklara 3D baskı cihazından robot kitlerine, kodlama platformlarından elektronik devre kartlarına uzanan bir yelpazede yeni nesil öğrenme imkânı sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ajman Bank, Müşteri Deneyimini SESTEK Teknolojisiyle Yapay Zekâ Destekli Avatara Taşıdı Haber

Ajman Bank, Müşteri Deneyimini SESTEK Teknolojisiyle Yapay Zekâ Destekli Avatara Taşıdı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Ajman Emirliği’nde 2007 yılında kurulan ilk İslami banka olan Ajman Bank, müşteri etkileşimini ve marka deneyimini güçlendirmek amacıyla SESTEK’in yapay zekâ teknolojilerini tercih etti. SESTEK’in Generative Q&A, Text-to-Speech (TTS) ve Speech Recognition (SR) teknolojilerinin birleştirilmesiyle ortaya çıkan yapay zekâ destekli dijital asistan (Avatar), Arapça ve İngilizce arasında gerçek zamanlı ve kesintisiz geçiş yaparak müşterilere otantik, Emirati kimliğini yansıtan doğal, akıcı ve insan benzeri bir etkileşim deneyimi sunuyor. Yeni avatar çözümü sayesinde Ajman Bank, kişiselleştirilmiş iletişim sunarken müşteri hizmetlerine erişimi kolaylaştırdı ve dijital kanallarda yenilikçi bir deneyim sağladı. Mobil uygulamada aktif olarak kullanılan asistan, artık banka şubelerindeki kiosklarda ve ‘HoloBox’ adı verilen özel ekranlarda da müşterilere hizmet sunuyor. İnsana en yakın dijital deneyimi sunuyor SESTEK için önemli bir dönüm noktası olan projenin en büyük başarısı, dijital asistanın gerçek bir banka temsilcisi gibi hissettirmesi oldu. SESTEK mühendisleri, asistanın sesine insansı duraklamalar ve doğal bir konuşma ritmi kazandırarak dijital iletişimi daha sıcak ve akıcı hale getirdi. Ayrıca asistanın çok uzun cevaplar vererek kullanıcıyı sıkmasını engellemek için, sadece en kritik bilgileri sesli söyleyip detayları ekranda göstermesi sağlandı. Çözümün konuşulan dili anlama ve uygun yanıt üretme başarısı, Arapça ve İngilizce dillerinde yüzde 90 seviyesine ulaşıyor. Arapça’nın farklı lehçelerini de kapsayan bu yüksek doğruluk oranı, avatarın tam yerelleştirilmiş ve kültürel olarak uyumlu yapısını destekliyor. Karışık belgeleri anlayan akıllı altyapı Sıradan sistemlerin okumakta zorlandığı, tablo içeren karmaşık PDF dosyaları; gelişmiş yapay zekâ ve büyük dil modelleri (LLM) sayesinde asistan tarafından kolayca anlaşılır hale getirildi. Bu akıllı altyapı sayesinde müşteriler, bankanın ürün ve hizmetlerine ilişkin en karmaşık sorularında dahi hızlı, doğru ve bağlamı güçlü yanıtlar alabiliyor. 1 Ekim tarihinde canlıya alınan Generative Q&A özelliği, bugüne kadar 13.000’den fazla konuşmayı başarıyla yönetti. Sistem, yaklaşık 1.436 kullanıcıdan alınan geri bildirimlerle 4,3 memnuniyet puanına ulaştı. Ayrıca bu proje, veri egemenliği ve mevzuat uyumluluğu açısından da bölgede öncü bir konumda yer alıyor. Çözüm, tamamen MENA sınırları içinde barındırılan ilk bulut tabanlı Avatar hizmeti olarak, güvenlik ve regülasyon gereksinimlerini eksiksiz şekilde karşılıyor. Avatar, rutin müşteri sorularını 7/24 yanıtlayarak ve temel işlem etkileşimlerini üstlenerek canlı müşteri temsilcilerinin iş yükünü önemli ölçüde azaltıyor; böylece temsilcilerin daha karmaşık ve yüksek katma değerli konulara odaklanmasına olanak tanıyor. Bu iş birliği, Ajman Bank’ın müşteri odaklı dijital dönüşüm vizyonunu güçlendirirken, SESTEK’in bankacılık sektöründe insan merkezli yapay zekâ çözümlerindeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Müşteriye gerçek zamanlı, akıllı ve güvenilir yanıtlar SESTEK Genel Müdürü Serdar Karadayı, projeye ilişkin değerlendirmede bulundu: “Ajman Bank için geliştirdiğimiz yenilikçi avatar, Orta Doğu’nun dilsel ve kültürel dinamikleri dikkate alınarak tasarlandı. Arapça ve İngilizce iletişim kurabilen çözüm, SESTEK’in tescilli Text-to-Speech teknolojisi sayesinde yerelleştirilmiş, Emirati kimliğini yansıtan doğal bir deneyim sunarak diller arasında sorunsuz geçiş sağlıyor. Generative Q&A altyapımızla desteklenen avatar, bankanın kapsamlı bilgi tabanından beslenerek müşterilere gerçek zamanlı, akıllı ve güvenilir yanıtlar sunuyor. Ajman Bank mobil uygulamasında aktif olarak kullanılan çözüm; kiosk ve HoloBox kanallarıyla daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. Ajman Bank’ta Agentic AI yeteneklerinin başarıyla hayata geçirilmesiyle birlikte çözüm yeni bir faza taşındı. Avatar yalnızca bilgi sunan bir dijital asistan değil; müşteri niyetini analiz eden, işlemleri otonom biçimde başlatabilen ve süreci uçtan uca yönetebilen akıllı bir dijital bankacılık temsilcisi olarak konumlanıyor. Agentic AI destekli işlem servislerinin yaygınlaştırılmasıyla birlikte, Ajman Bank’ın dijital kanallarda proaktif, kişiselleştirilmiş ve kesintisiz bir müşteri deneyimi sunma vizyonunu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.'' Ajman Bank CEO’su Mustafa Al Khalfawi ise: “Bankacılığın geleceği; erişimi kolaylaştıran, güveni güçlendiren ve müşteri ihtiyaçlarına sezgisel şekilde yanıt veren kesintisiz ve insan benzeri dijital deneyimler üzerine inşa ediliyor. Ajman Bank One ile yapay zekâ destekli avatarımızı tek bir vizyon altında buluşturarak daha bağlantılı, erişilebilir ve kültürel açıdan uyumlu bir bankacılık deneyimi oluşturuyoruz. Bu yaklaşım; karmaşıklığı ortadan kaldırma, tüm kanallarda etkileşimi artırma ve müşterilerimizin bankamızla doğal, sezgisel ve güvenilir bir iletişim kurmasını sağlama kararlılığımızın somut bir göstergesi. Tüm bunları hayata geçirirken güçlü yönetişim, güvenlik ve operasyonel disiplin ilkelerimizden taviz vermiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmirli Öğrencilere Yapay Zekâ Destekli Matematik Haber

İzmirli Öğrencilere Yapay Zekâ Destekli Matematik

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunan Yapay Zekâ Destekli Bireysel Matematik Öğretimi Projesi, İzmirli öğrencilerden büyük ilgi görüyor. Günümüz eğitim anlayışında dijital dönüşümün önemli bir parçası olan yapay zekâ teknolojilerinin matematik öğretimine etkin biçimde entegre edildiği program genişletildi. Daha önce kent genelinde başvuru yapan 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin yararlandığı proje, Sınav Destek Merkezi’nde eğitim alan öğrencilere de sunuldu. Program kapsamında öğretmenlere sağlanan ölçme ve değerlendirme verileri sayesinde öğrencilerin bireysel gelişimleri daha yakından izlenirken, eğitim sürecinin daha verimli biçimde planlanması da mümkün hâle geldi. Şu anda 500 öğrencinin kullandığı programdan 2024 ve 2025 yıllarında 1.100 öğrenci yararlandı. Cep telefonlarında da kullanılabiliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Sınav Destek Merkezi Sorumlusu Mehmet Parlak, Eğitim Destekleri Şube Müdürlüğü olarak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Temel Yeterlilik Testi (TYT) sınavlarına hazırlanan Sınav Destek Merkezleri öğrencileri için Türkçe, Matematik ve İngilizce derslerinin yanı sıra Yapay Zekâ Destekli Bireysel Matematik Öğretimi Programı’nı başlattıklarını belirtti. Programın masaüstü ve dizüstü bilgisayarların yanı sıra tablet ve cep telefonlarında da kullanılabildiğini ifade eden Parlak, “Öğrencilerimiz kullanıcı adı ve şifreleriyle programa giriş yapıyor, yapay zekâ desteğiyle seviyelerini ölçebiliyor. Program, öğrencilerin seviyelerine uygun videolu anlatımlar ve soru çözümlemeleri sunuyor” dedi. Öğrenciler memnun Uygulamayı kullanan öğrencilerden Meryem Güvenç, merkezdeki derslerin ardından evde yapay zekâ destekli eğitim programından yararlandıklarını belirterek, “Uygulama seviyemizi ölçüyor, eksiklerimize göre konu anlatımı ve sorular sunuyor. Yapamadığımız soru türlerini tespit ederek o konulara yoğunlaşmamızı sağlıyor. Bu sayede netlerimizi artırıyoruz” dedi. Haktan Yaral ise, “Bu uygulama bana çok şey kattı. Matematikte sıfır netten 20 net bandına çıktım. Eksiklerimi görmemi sağlıyor, konu anlatımları ve sorularla konuları pekiştiriyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.