Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngiltere

Kapsül Haber Ajansı - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rüzgar Rekoru 23 Milyon Haneyi Aydınlattı! Haber

Rüzgar Rekoru 23 Milyon Haneyi Aydınlattı!

İngiltere'nin rüzgar enerjisi kapasitesi, 5 Aralık tarihinde saat 17:30'da sona eren yarım saatlik dilimde 23.825 MW seviyesine ulaşarak yeni bir zirve kaydetti. Bu rekor üretim, o anki toplam elektrik talebinin %47,4'ünü tek başına karşılayarak 23 milyondan fazla eve temiz enerji sağladı. Bir önceki rekor, 11 Kasım'da talebin %43,6'sını karşılayan 22.711 MW ile kırılmıştı. 25 Yıllık Bir Serüven: 4 MW'tan 16,1 GW'a İngiltere'nin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisindeki başarısı, çeyrek asırlık bir gelişim sürecine dayanıyor: Milat (2000 Yılı): Northumberland açıklarında sadece iki adet 2 MW'lık türbinle başlayan yolculuk, o dönemde toplamda yalnızca 3.000 haneye güç verebiliyordu. Bugünkü Ölçek: Günümüzde Büyük Britanya genelinde 47 deniz üstü rüzgar çiftliği faaliyet gösteriyor. Devasa Kapasite: Toplam kapasite, 10'u yüzer ünite olmak üzere 2.878 türbin ile 16,1 GW seviyesine ulaştı. Dünya Liderliği: İngiltere, dünyanın en büyük beş rüzgar çiftliğinden birine ev sahipliği yapıyor; örneğin Hornsea 2, tek başına 1,4 milyondan fazla haneyi besleyebiliyor. 2030 Hedefleri: Kapasite Katlanacak İşçi Partisi hükümeti, temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için agresif hedefler belirledi: Deniz Üstü Rüzgar: 15 GW olan mevcut kapasitenin 2030'a kadar 60 GW'a çıkarılması planlanıyor. Karasal Rüzgar: 15 GW'tan 30 GW'a yükseltilmesi hedefleniyor. İstihdam: Bu büyümenin 2030'a kadar toplamda rüzgar sektöründe yaklaşık 145.000 yeni iş kolu yaratması bekleniyor. Yatırım: Temiz enerji endüstrilerine yapılan yıllık ulusal yatırım beklentileri 2035'e kadar 40,5 milyar dolara tırmanıyor. Rüzgar Rekoru Yeşil Hidrojeni Ateşliyor Burghley Capital analizlerine göre, rüzgar enerjisindeki bu operasyonel başarılar "yeşil hidrojen" ekonomisini daha karlı hale getiriyor. Burghley Capital Direktörü James Barker, hidrojenin sloganlarla değil, "kitleri çalıştıracak kadar sık ve ucuz temiz elektrik" mevcut olduğunda ölçeklenebileceğini vurguluyor. Pazar Büyümesi: Küresel yeşil hidrojen pazar değerinin 2024'teki 10,2 milyar dolardan 2030'a kadar 151,9 milyar dolara çıkması öngörülüyor. Verimlilik: Deniz üstü rüzgar enerjisiyle beslenen elektrolizörlerin, %60-70 civarındaki kapasite faktörleriyle yüksek kullanım oranlarını desteklediği belirtiliyor. İngiltere'nin rüzgar rekoru, sadece teknik bir başarı değil; şebeke dayanıklılığının ve planlama, liman yönetimi ve ağ altyapısının tek bir sistem olarak çalışmasının bir sonucudur. Ancak uzmanlar uyarıyor: Rekorlar tek başına yeterli değil; asıl başarı bu zirvelerin ne sıklıkla tekrarlanabildiğinde saklı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EKOS Electric’ten Yeraltı Transformatör Atağı Haber

EKOS Electric’ten Yeraltı Transformatör Atağı

Yeraltı transformatör merkezleri, Avrupa’da özellikle şehir estetiği, güvenlik ve alan kısıtı olan bölgelerde de tercih ediliyor. Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketi EKOS Electric, de yenilikçi vizyonu ve güçlü mühendislik kadrosuyla ‘’akıllı şehir’’ hedefini benimseyen modern şehircilik yaklaşımı için tarihe ve doğaya saygılı çözümler üretiyor. Türkiye’de ilk yeraltı elektrik dağıtım şebekesi uygulamasını 2005 yılında Antalya’da başlatarak sektöre öncü olan EKOS Electric, İstanbul, İzmir, Antalya, Kocaeli, Eskişehir ve Konya’da bu çözümü hayata geçirdi. Tarihi yapıyı ve çevreyi koruyan yeraltı transformatör merkezleri Eskişehir Odunpazarı, Karaköy - Galata Köprüsü’nün gibi turistik noktaların yanı sıra Konya’da Mevlana Meydanı’nda da tercih edildi. Portekiz, Almanya, Fransa Meydanlarında da Yaygın Çözüm İtalya, Almanya, Fransa, İspanya, Protekiz, İngiltere gibi tarihi yapıyı koruyan yeraltı çözümlerine odaklanan Avrupa ülkelerinde de tercih edilmesinin ortak nedenleri; görsel kirliliğe engel olmak, daha güvenli sistemler, gürültü izolasyonu, iklim etkilerine dayanıklılık ve alan kazanımı. Yeraltı transformatör merkezleri, Avrupa’da özellikle Amsterdam, Rotterdam, Paris, Londra ve Berlin gibi büyük şehirlerde; yaya yoğunluğunun olduğu alanlarda, tarihi bölgeler, parklar ile alışveriş ve iş merkezlerinin bulunduğu kentsel noktalarda tercih ediliyor. Türk turistlerin kültürel çeşitliliği, alışveriş imkanları ve kolay ulaşılabilirliği nedeniyle sıkça tercih ettiği Avrupa’nın en kozmopolit şehirlerinden biri olan Londra’da da bu teknoloji özellikle ikonik meydanlarda uygulanıyor. Tarihi dokusu ile modern kent yaşamını birleştiren Londra’da şehir içi alanı verimli kullanmak ve kamusal alanların güvenliğini artırmak amacıyla da yaygın olarak kullanılıyor. Hollanda’daki Akredite Laboratuvarlardan Onaylı Yeraltı transformatör merkezleri, üretim aşamasından uygulamaya kadar uluslararası standartlara uygun şekilde projelendirilip hayata geçiriliyor. EKOS Electric, Hollanda’daki akredite laboratuvarlarda tip testini başarıyla tamamladıktan ve güvenlik onayını aldıktan sonra merkezlerini kullanıma sunuyor. Güvenli Elektrik, Şehirlerin Kalbinde Yeraltında ‘’Akıllı şehir’’ modelini benimsemek hedefiyle şehirlerin estetik bütünlüğünü bozmadan modern altyapı sistemlerini kurmayı hedefleyen EKOS Electric, kuruluşunun 25. yılında da yeraltı transformatör merkezlerini ileri mühendislikle şehirlerin kalbi olan alanlara yerleştiriyor. Enerji arz güvenliğini odağına alan bu uygulama, peyzajın önemsendiği yaşam alanlarında da tercih edilmeye başlandı. Türkiye’de ilk yeraltı elektrik dağıtım şebekesi uygulamasını başlatan EKOS Electric Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tunahan Akbaş, ileri mühendislikle sektörde her zaman öncü olmayı hedeflediklerini belirterek ‘’Yeraltı Transformatör Merkezi ile sadece enerjiyi taşımıyoruz; şehrin dokusunu, çevreyi ve yaşam kalitesini de korumaya özen gösteriyoruz. Türkiye’nin enerji altyapısına çok yönlü katkı sunuyoruz. EKOS teknolojisinden elde ettiğimiz ürünler, elektrik enerjisinin tüketiciye iletildiği, arz ve güvenilirliğin sağlanması için kontrol edildiği her tesisin temel yapı taşını oluşturuyor. İleri teknoloji ile hayata geçirilen ürünlerimiz her aşamada çözüm oluyor. Sürdürülebilir enerji yönetimine katkı sağlayan bu altyapı uygulamasıyla akıllı şehirciliğe destek oluyoruz. Ürün ve hizmetlerimizle elektrik enerjisinin üretiminden son kullanıcıya uzanan her halkasında arz güvenliğini sağlarken, sahip olduğumuz teknolojimizi sürekli geliştirerek, çevre dostu şehirler hedefiyle yenilikçi teknolojiler üretmek en temel vizyonumuzdan biri’’ diye konuştu.

İSO GSYF, İlk Stratejik Start-Up Yatırımını Yerli Yapay Zekâ Şirketi Ono’ya Yaptı Haber

İSO GSYF, İlk Stratejik Start-Up Yatırımını Yerli Yapay Zekâ Şirketi Ono’ya Yaptı

Yapay zekâ teknolojisini işe alım, kariyer ve performans süreçlerine entegre ederek insan kaynakları alanında geleceği şekillendiren Ono, gerçekleştirdiği son yatırım turunda stratejik bir başarıya imza attı. Türkiye’de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek amacıyla kurulan İstanbul Sanayi Odası Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (İSO GSYF), ilk stratejik start-up yatırımını yerli yapay zekâ şirketi Ono’ya yaptı. İmza töreni İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Ono Kurucusu Tunç Erman, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz ve İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın katılımlarıyla geçtiğimiz hafta gerçekleştirildi. Yatırım kapsamında Türk sanayisine yön veren İSO üyesi şirketlere Ono kullanımı teşvik edilecek ve böylece özellikle işe alımlarda ve staj programlarında sanayi şirketlerinin yapay zekâ destekli teknolojileri kullanması sağlanacak. “GURURLUYUZ” “İSO’nun değerli yatırımıyla birlikte bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu iş birliği hem Ono’nun gelişimine hem de İSO bünyesinde bulunan şirketlere büyük değer katacak” diyen Ono Kurucusu Tunç Erman İSO GSYF tarafından yatırıma layık görülmenin gururunu yaşadıklarını da söyledi. İSO GSYF’nin “Türkiye’de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek” misyonuna katkı sağlamak için çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini belirten Tunç Erman, “Halen sekiz ülkede 138 firmanın İK faaliyetlerine yerli yapay zekâ çalışmalarımızla destek veriyoruz. İşe alım, kariyer ve performans süreçleri başta olmak üzere pek çok modülümüzle dünya çapında 20 dilde hizmet veriyoruz. Yerli bir yapay zekâ şirketi olarak kısa sürede büyük başarılara imza attık. Dünyanın en önde gelen CV havuzlarına entegreyiz. Bu gücümüzü mevcut iş ortamlarımıza en doğru şekilde aktarmaktan, İSO bünyesindeki firmalara değer katacak olmaktan ve yurt dışında ülkemizi temsil etmekten dolayı çok mutluyuz. 2026 yılı içinde destek verdiğimiz firma sayısını 260’a yurt dışında faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısını da 20’ye çıkartmayı hedefliyoruz” dedi. “GENÇ BEYİN GÜCÜNÜ TÜRKİYE’YE KAZANDIRIYORUZ” Ono Kurucusu Tunç Erman, yurt dışı açılımlarında öncelikli amaçları arasında, Türk beyin gücünün Türkiye’ye geri kazandırılması olduğunu da söyledi. Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yanı sıra halen İngiltere, Almanya, Bulgaristan, İtalya, Azerbaycan, Çekya ve Rusya’da da faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Tunç Erman, şunları söyledi: “Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Uluslararası markaların aradıkları nitelikli iş gücünü, dünyanın en önemli işe alım sistemlerine entegre ettiğimiz Ono sayesinde sağlıyoruz. Başarılı bir şekilde büyüyen bir teknoloji şirketi olarak Türkiye’deki işe alım süreçlerini dünya ile entegre edip, sınırların olmadığı global bir işe alım süreci yönetiyoruz. Türkiye’deki iş gücünü dünyaya açarken özellikle yurt dışında bulunan genç beyinleri Türk markaları ile buluşturmak istiyoruz. Yapay zekâ platformumuz Ono sayesinde 20 dilde mülakat yaparak yüzde 90’lara ulaşan başarılı işe alım süreçleri yönetiyoruz. Yurt dışına çıkan donanımlı Türk gençlerinin, uzaktan çalışma modelleriyle Türkiye için değer üretmelerine imkân sağlıyoruz. Genç beyin gücünü Türkiye’ye kazandırıyoruz” dedi.

Tera Yatırım Teknoloji Holding’de Üst Düzey Atama Haber

Tera Yatırım Teknoloji Holding’de Üst Düzey Atama

Mühendislik, bilgi teknolojileri, telekomünikasyon, finansal teknolojiler ve dijital dönüşüm alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Dr. Cebrail Taşkın, 5 Aralık itibarıyla Tera Yatırım Teknoloji Holding’in CEO’su olarak göreve başladı. MBA ve Doktora derecelerine sahip olan Dr. Taşkın, profesyonel kariyerinde Türk Telekom’da Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı (CTO) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü görevlerini üstlenmiştir. Yürüttüğü kritik dönüşüm projeleri, finansal teknoloji girişimlerinde üstlendiği roller, kitapları, akademik çalışmaları, uluslararası konferanslardaki konuşmaları, patentleri ve liderlik ettiği inovasyon programlarıyla hem akademik hem iş dünyasında saygın bir yere sahip, Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren önemli isimlerden biridir. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Bilgi Teknolojileri alanında yüksek lisans dersleri vermekte olan Dr. Taşkın; Fransa’da “En İyi Makale”, İngiltere’de “Yılın Bilgi Teknolojileri Üst Yöneticisi” Altın Ödülünün sahibidir. Ayrıca Amerikan Patent Ofisi tarafından tescillenmiş bir patenti bulunmaktadır. Yeni Dönem Vizyonu Dr. Taşkın, göreve başlamasıyla birlikte grubun teknoloji odaklı büyüme stratejisini şu sözlerle özetledi: “Tera’yı bölgesel bir teknoloji ve inovasyon üssü haline getireceğiz; Türkiye’den dünyaya açılan bir teknoloji markası inşa ediyoruz. Tera Holding; finans, teknoloji, tarım ve hizmet sektörlerinde geniş bir portföye sahip güçlü bir grup. Bizim hedefimiz, bu portföyü bir inovasyon zincirine dönüştürmek. Her bir iştirakimizi veriyle, yapay zekâ ile, siber güvenlikle güçlendirerek, tüm grubu ‘connected, intelligent & sustainable’ bir yapıya kavuşturacağız.” Dr. Taşkın sözlerini şöyle sürdürdü: “Tera Yatırım Teknoloji Holdingi siber güvenlikten savunma teknolojilerine, yapay zekâdan, finansal teknolojilere, tarım ve enerji teknolojilerinden akıllı gayrimenkul projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede, entegre bir teknoloji yatırım platformu olarak konumlandırıyoruz”

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor Haber

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor

Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor. Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor. Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor? Kuzey Koreli çalışanların sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin. Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.

Sofralık Zeytin İhracatı Yeni Sezona Yüzde 13’lük Artışla Girdi  Haber

Sofralık Zeytin İhracatı Yeni Sezona Yüzde 13’lük Artışla Girdi 

1 Ekim 2025 tarihinde start alan 2025/26 sofralık zeytin ihracatı ilk ayda yüzde 13’lük artışla 22 milyon dolardan 25 milyon dolara yükseldi. Sofralık zeytin ihracatı 2024/25 sezonunun ilk ayında 8 bin 337 ton olurken, 2025/26 sezonunun ekim ayında 9 bin 484 tona yükseldi. Siyah zeytin ihracatı yüzde 9, yeşil zeytin ihracatı yüzde 28 arttı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sofralık zeytin ihracatında siyah zeytin ihracatının yüzde 9’luk artışla 17,8 milyon dolardan 19,5 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Yeşil zeytin ihracatının 2025/26 sezonuna daha başarılı bir giriş yaptığını aktaran Uygun, “Geçtiğimiz sezonun ilk ayında 4,2 milyon dolar olan yeşil zeytin ihracatımız bu sezonun birinci ayında yüzde 28’lik artışla 5,5 milyon dolara ulaştı” şeklinde konuştu. Sofralık zeytinde 300 milyon dolar hedefimize ulaşacağız 2025/26 sezonuna 300 milyon dolarlık sofralık zeytin ihracat hedefiyle girdiklerini hatırlatan Uygun şöyle devam etti: “Sofralık zeytin ihracat sezonuna hedefimizle uyumlu bir giriş yaptık. Bu çizgimizi koruyarak sezon sonunda ülkemize 300 milyon dolar dövizi kazandıracağımıza inanıyoruz. İhracatçılarımız ve üreticilerimiz için verimli ve başarılı bir sezon diliyorum.” Sofralık zeytin ihracatında öne çıkan ihraç pazarları hakkında da bilgi veren Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Almanya 6,6 milyor dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini korudu. Irak’a ihracatımız yüzde 3’lük artışla 4,3 milyon dolara yükseldi. Romanya 2,7 milyon dolarla üçüncü sıraya yerleşti. 2025/26 sezonuna girilen Ekim ayında Türkiye’den ABD, İngiltere ve Rusya’ya sofralık zeytin ihracatında önemli artışlar elde edildi. ABD’ye sofralık zeytin ihracatı yüzde 39’luk artışla 1 milyor 81 bin dolardan 1 milyor 501 bin dolara ilerledi. 2024 yılı ekim ayında 295 bin dolarlık sofralık zeytin ihraç ettiğimiz İngiltere’ye 2025 yılı ekim ayında sofralık zeytin ihracatımız yüzde 194’ük hızlı yükselişle 868 bin dolara fırladı. Rusya Federasyonu’na yapılan sofralık zeytin ihracatı yüzde 47’lik artışla 615 bin dolardan 902 bin dolara yükseldi. Türkiye, ekim ayında 70 ülkeye sofralık zeytin ihracatı gerçekleştirdi.

Bursa Kebap Evi'nden Dünya Çapında Büyüme Hamlesi: 2026'da 175 Şube ve 13 Milyon Misafir Hedefi! Haber

Bursa Kebap Evi'nden Dünya Çapında Büyüme Hamlesi: 2026'da 175 Şube ve 13 Milyon Misafir Hedefi!

Türkiye'nin uluslararası arenadaki en büyük zincir restoran ağını kurma yolunda emin adımlarla ilerleyen Bursa Kebap Evi (BKE), iddialı 2026 hedeflerini açıkladı. Türk lezzetlerini tek bir sofrada buluşturma misyonuyla yola çıkan marka, globaldeki toplam restoran sayısını 175’e çıkararak sektördeki liderliğini pekiştirmeyi amaçlıyor. Global Ağ Genişliyor, İstihdam Artıyor Halihazırda 13 ülkede 150'den fazla şubesiyle 2 bin 500'den fazla kişiye istihdam sağlayan BKE, 2026'da bu rakamları katlamaya hazırlanıyor. Firma, önümüzdeki yıl açmayı planladığı 25 yeni restoranla birlikte çalışan sayısını 3 bine ulaştıracak ve en az 300 yeni kişiye istihdam sağlayacak. CEO Hüseyin Genç, uluslararası şubeleşme stratejilerini açıklarken, başta AB ülkeleri, İngiltere, ABD pazarı ve Türk Cumhuriyetleri olmak üzere, Asya ve Ortadoğu'nun ticari değeri yüksek, merkezi lokasyonlarına odaklandıklarını belirtti. Türk Ağırlama Kültürüyle Birlikte Döner İhracatı Artıyor BKE, sadece lezzetleriyle değil, aynı zamanda yüzlerce yıllık Türk ağırlama kültürünü modern çizgilerle buluşturan restoran konseptleriyle de uluslararası takdir topluyor. Şirket, bu global başarısı sayesinde Hizmet İhracatçıları Birliği'nde çok sayıda önemli marka arasında ilk üçte yerini aldı. Büyüme hedeflerini detaylandıran Genç, şu çarpıcı bilgileri paylaştı: "Restoranlarımız her yıl ortalama 12 milyon misafiri ağırlıyor. 2026'da 15 farklı ülkede toplam şube sayımızı 175'e, ağırladığımız misafir sayısını ise 13 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, Türkiye'den ihraç ettiğimiz döner miktarı önümüzdeki yıl yüzde 50 oranında artacak ve yıllık 1,5 milyon porsiyonluk satış hacmine ulaşacağız." Genç, BKE mutfağına özgü lezzetlerin neredeyse tamamının kendi mutfaklarından dünyaya dağıtımının yapıldığını ve bu kompleks operasyonu tamamen kendi teknik altyapıları üzerinden koordine ettiklerini de sözlerine ekledi. BKE, menüleriyle Türk mutfağının zenginliğini dünyanın dört bir yanındaki şubelere gururla taşımaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moka United Ana Sponsorluğundaki ‘Kıvılcım Zirvesi 2025’ Başlıyor Haber

Moka United Ana Sponsorluğundaki ‘Kıvılcım Zirvesi 2025’ Başlıyor

Moka United, Bi' Dünya Kıvılcım Derneği tarafından bu sene ikincisi gerçekleştirilecek olan Kıvılcım Zirvesi’nin ana sponsoru oldu. Türkiye’nin ödeme sistemleri alanındaki yetkinlik ve deneyimlerini uluslararası arenada güçlü bir şekilde temsil eden Moka United, dünyanın farklı ülkelerindeki Türk akademisyen, girişimci, sanatçı ve etki liderlerini bir araya getiren Kıvılcım Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. 27-28 Kasım’da online olarak gerçekleşecek ‘Beyin göçünden beyin gücüne’ ana temasıyla bu sene ikincisi düzenlenen Kıvılcım Zirvesi, 27-28 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kıvılcım Zirvesi dünya genelinde yaşayan yetenekli ve yüksek öğrenimli Türk işgücünün dijital platformda bir araya gelmelerine ve Türkiye’nin gelişimine katkıda bulunmalarına imkan sunacak. Zirve, farklı ülkelerde çalışan ya da yaşayan ve aklı her daim Türkiye'de olan iş gücünü harekete geçirmeyi ve zirve için oluşturulan dijital platforma ücretsiz üye olan herkese networking olanağı da sağlamayı hedefliyor. Yurtdışındaki Türklerin finansal yol arkadaşı Etkinlikle ilgili açıklama yapan Moka United Genel Müdürü Halim Memiş şunları söyledi: “Moka United olarak, Türkiye’de finansal sektörde edindiğimiz tecrübe ve yetkinliklerimizi Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan, Almanya ve İngiltere’de de başarıyla sürdürüyoruz. Yurtdışında RUUT adlı markamız bünyesinde hayata geçirmeye hazırlandığımız dijital bankamızla da İngiltere’deki Türk diasporası başta olmak üzere, KOBİ’lerden, bireysel müşterilere Türkiye’de olduğu gibi finansal çözüm hizmetlerini ulaştırmak en büyük hayalimiz. Global bir fintek olma yolundaki kararlılığımız doğrultusunda, köklerinin Türkiye’ye dayandığı tecrübe, bilgi birikimi ve gücümüzü yurtdışında da sürdürme vizyonumuzun, Bi’ Dünya Kıvılcım Derneği’nin yaklaşımı ve değerli çalışmalarıyla örtüşmesi, bu iş birliğinde büyük bir etken oldu. Dünyada önemli başarılarla adını duyuran Türk fikir önderlerinin bir araya gelmesine vesile olan Kıvılcım Zirvesi’nde ana sponsor olarak yer aldığımız için mutluluk duyuyoruz.” Bi' Dünya Kıvılcım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Kara Günaydın ise şunları söyledi: “Türkiye'den yurt dışına yaşanan beyin göçünü asla bir kayıp olarak değil tam tersine yetişmiş insan kaynağımızın yurt dışındaki temsiliyetinin güçlenmesi ve aynı zamanda bilim, teknoloji, sanayi, kültür-sanat alanlarında Türkiye ile kurulabilecek yeni iş birlikleri için çok önemli bir potansiyel bir değer olarak görüyoruz. Kıvılcım Zirvesi ile de dünyanın dört bir yanında yaşayan ve farklı alanlarda uzmanlıkları olan 100'lerce kıvılcımı bir araya getirmeyi ve birlikte değer yaratabileceğimiz alanları ortaya çıkartmayı hedefliyoruz. Moka United gibi globalde bizleri gururla temsil eden önemli bir markanın ana sponsorumuz olması ile birlikte bu seneki Kıvılcım Zirvesi'nin çok daha etkili ve hedef kitlesine daha hızlı ulaşan bir etkinlik olacağına inanıyoruz." Zirve global ağ ve iş birliği fırsatı sunuyor Atatürk'ün "Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyoruz, gür alevler halinde dönmelisiniz!" sözünden ilham alarak çalışmalarını sürdüren Bi’ Dünya Kıvılcım Derneği tarafından düzenlenen Kıvılcım Zirvesi; dünya genelinde yaşayan Türk profesyonelleri, akademisyen, girişimci, sanatçı ve etki liderlerini İstanbul için bir araya getirecek. Dijital ortamda gerçekleşecek etkinlikte 2 bin katılımcı, 50 iş ortağı ve 40 konuşmacı bir araya gelecek. Zirve, katılımcılara global ağlarını genişletme, iş birliği fırsatlarını keşfetme ve Türkiye’nin ulusal ve uluslararası sorunlarına katkıda bulunmasına imkan sunacak. Etkinlik, dünyanın dört bir yanındaki Türk profesyonelleriyle tanışma, Türkiye’nin geleceği için ortak değerler yaratma ve sektördeki uzman kişilerle bilgi alışverişinde bulunma fırsatı da sağlayacak.

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatının Yüzde 47’si Ege Bölgesi’nden Haber

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatının Yüzde 47’si Ege Bölgesi’nden

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2024 yılı ekim ayında 156 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 15 geliştirme başarısı gösterdi. Ekim ayında, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün Türkiye genelinde ihracatı yüzde 4’lük artışla 366 milyon dolardan 382 milyon dolara ilerledi. 2024 yılı ekim ayında Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatından yüzde 42 pay alan Egeli ihracatçılar, bu oranı 2025 yılı ekim ayında yüzde 47’ye yükselttiler. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, 2025 yılı ekim ayında ve ocak – ekim döneminde Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışına imza attıklarını vurguladı. Ege Bölgesi’nin ihracatından su ürünleri sektörü yüzde 80 pay aldı Ekim ayında yaptıkları ihracatın alt sektörler bazında kırılımı hakkında da bilgi veren Girit, “Su ürünleri sektörümüz 143 milyon dolarlık ihracatla gururumuz olmayı sürdürdü. Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 80’ini tek başına su ürünleri sektörü yaptı. Kanatlı sektörümüz 14,5 milyon doları yumurta, 13,2 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 27,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Süt ve süt ürünleri sektörümüz 4 milyon dolarlık ihracat yaparken, bal ihracatımız 1,4 milyon dolar oldu. Kırmızı et, sakatatlar ve canlı hayvan ihracatımızdan 3 milyon dolar döviz geliri elde ettik” şeklinde konuştu. 2026 yılında yasaklar olmazsa aylık bazda 200 milyon dolar ihracata ulaşabiliriz 2026 yılında Türkiye’de dezenflasyon politikalarının sonuç vermesini ve enflasyon rakamlarıyla döviz kurları arasındaki makasın kapanmasını beklediklerini paylaşan Girit şöyle devam etti: “Türkiye dünya genelinde pahalı ülke imajını kırabilirsek, iştigal sahamızdaki ürünlerde fon ve ihracat yasakları gelmezse 2026 yılında aylık 200 milyon dolar ihracat performansına ulaşabiliriz.” İhracat yapılan ülke sayısı 90 oldu Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, ekim ayında 90 ülkeye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç ederken ilk sırada 30 milyon dolarla Rusya yer aldı. 2024 yılı ekim ayında Rusya’ya 23,6 milyon dolar olan ihracatımız yüzde 27 artış gösterdi. İtalya’ya su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımız yüzde 44’lük artışla 16 milyon dolardan 23 milyon dolara ilerledi ve İtalya zirve ortağı oldu. Zirvenin üçüncü basamağında 21,8 milyon dolarlık ihracatla Yunanistan yer aldı. Bu ülkeleri 18,4 milyon dolarla İngiltere ve 18,2 milyon dolarla Hollanda izledi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.