Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnovasyon

Kapsül Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor Haber

Microsoft Türkiye, Yapay Zeka Kullanımında Mesleki Yetkinlik Gelişimine Katkı Sağlıyor

Microsoft, Microsoft Learn ve GitHub başta olmak üzere farklı platformlar üzerinden “prompt (yapay zeka komutu) mühendisliğine giriş”, “doğru prompt vermenin kuralları”, “yaratıcı yapay zeka uygulamalarının etkin kullanımı için en doğru prompt”lar gibi farklı başlıklar altında onlarca eğitim videosunu ve makalesini ücretsiz şekilde paylaşıyor. Yapay zeka temelli araçların giderek daha yaygın şekilde kullanılmaya başlamasıyla bu alandaki yetenek dönüşümüne ve yetenek gelişimine yatırımını artıran Microsoft, İstanbul ofisinde İK ve hukuk profesyonellerine yönelik iki farklı promptathon etkinliği düzenledi. Hukuk alanında faaliyet gösteren kıdemli çalışanların yapay zeka araçlarını, Copilot’u ve ajan teknolojilerini kullanarak organizasyonlarını kökten değiştirecek bir dönüşümü yönettiği günümüzde söz konusu araçların önemi giderek artıyor. Bu gerçekten yola çıkan Microsoft Türkiye’nin hukuk liderlerine özel olarak düzenlediği etkinlikte bir araya gelen hukuk profesyonelleri, yapay zekanın hukuk hizmetlerini, karar verme aşamalarını ve operasyon modellerini nasıl şekillendirdiğini değerlendirdiler. Etkinlikte söz alan Microsoft Türkiye ve Adriyatik Ülkeleri Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan, “Agentic yapay zekâ ile birlikte, yapay zekâ dönüşümü yalnızca içgörü sağlama veya içerik üretmenin ötesine geçti. Agentic yapay zekâda, yapay zekâ sadece yardımcı olmaz, harekete geçer. Ajanların hukuki çalışmalarda çok büyük bir potansiyeli var. Microsoft hukuk departmanımızda da ekipler artık kendi ajanlarını geliştiriyor ve bunlarla denemeler yapıyor. Hukuk profesyonelleri olarak, müvekkillerimiz için daha büyük etki yaratabilmek adına, inovasyon odaklı bir yaklaşımı benimseyerek bu teknolojiyi doğru bir bakış açısıyla tanımak ve kullanmak bizim için bir gereklilik hâline geldi.” dedi. Meslektaşların birbirleriyle fikir alışverişinde bulunabileceği kapalı bir forum olarak organize edilen seansta, hukuk şirketlerinde yapay zekanın sorumlu ve büyük ölçekli kullanımına katkı sağlayacak gerçek kullanım senaryolarına, pratik değerlendirmelere ve yöneticilerin bakış açılarına odaklanıldı. Etkinlik, “Hukuk Ekipleri için Uygulamalı Copilot Seansı” başlıklı promptathon ile sona erdi. İK profesyonellerine özel “Agentic İK & Copilot Promptathon”u İnsan Kaynakları liderlerine yönelik içeriği özel olarak hazırlanan bu yüz yüze etkinlikte ise, Copilot ve ajan teknolojilerinin iş gücü dönüşümünde nasıl konumlandığı ele alındı. Microsoft Türkiye ve Güney Doğu Avrupa İK Direktörü Candan Eser'in de katılımıyla gerçekşelen etkinlikte, Frontier Firm (Öncü Firma) yaklaşımı çerçevesinde; yapay zekâ ve insan–ajan iş birliğinin İK fonksiyonlarını nasıl dönüştürdüğü, liderlerin bu dönüşüme nasıl yön verdiği ve organizasyonların bu yeni çalışma modeline nasıl hazırlanması gerektiği değerlendirildi. Etkinliğin ikinci bölümünde gerçekleşen promptathon oturumunda ise Copilot ile uygulamalı senaryolar üzerinde çalışıldı. Candan Eser, konuşmasında yapay zekâ ve ajanların yalnızca verimlilik artıran araçlar olmadığını; asıl dönüşümün, insanın odağını düşük katma değerli işlerden çıkararak daha stratejik, yaratıcı ve insana dokunan alanlara kaydırmak olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün sadece teknolojiyle değil, liderlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, liderlerin ekiplerini bu yeni çalışma modeline hazırlama, doğru becerileri geliştirme ve değişimi sahiplenme konusunda kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Shell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede Haber

Shell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede

19 yıldır madeni yağda küresel pazar lideri olan Shell’in, Kocaeli Derince’de faaliyet gösteren Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, 1963 yılından bu yana operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Otomotiv sektörüne yönelik motor yağlarının yanı sıra, portföyünde endüstriyel yağlar ve gresler de bulunuyor. Bu ürünlerin önemli bir kısmı Derince’de üretiliyor. Bugün yüksek kalite standartlarında üretim kapasitesi ve 400’den fazla ürün portföyüyle dünyanın dört bir yanına, 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Madeni yağ ihracatında elde ettiğimiz bu istikrarlı başarı, ekiplerimizin özverili çalışmaları ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde mümkün oldu. Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimiz yalnızca üretim gücüyle değil, Türkiye’nin ihracat kapasitesine sağladığı katkıyla da stratejik bir rol üstleniyor. 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, Türkiye sanayisinin büyümesine ve dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu vesileyle 10 yıldır aralıksız ödüllendirilmek hepimize büyük bir gurur yaşatıyor.” İnovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Shell&Turcas’ın büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi önemli ölçüde artırılan Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, dijitalleşme uygulamaları ve verimlilik odaklı üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Enerji verimliliği ve karbon yönetimi konularında hayata geçirilen çözümler, tesisin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel performansını da güçlendiriyor. 2030 yılına gelindiğinde yüzde 50 karbon nötr olma hedefi bulunan tesis, bu hedefe 2022 yılında ulaştı. Aynı zamanda, elektrik tüketiminin de yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılayarak yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiyor. Kalan elektrik tüketimini ise uluslararası geçerli yenilenebilir enerji sertifikaları ile tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Madencilikten otomotive, inşaattan lojistiğe, demir çelikten enerjiye geniş bir endüstri yelpazesine hitap eden Shell&Turcas ürünleri, uluslararası pazarlarda tercih edilmeye devam ediyor. Güçlü üretim altyapısı, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hem de küresel pazarlardaki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Expomed Eurasia, Sağlık Sektörünü  İstanbul’da 33. Kez Buluşturacak Haber

Expomed Eurasia, Sağlık Sektörünü İstanbul’da 33. Kez Buluşturacak

16–18 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul’daki Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, medikal teknolojilerden gıda takviyelerine kadar sağlık sektörünün geniş ürün ve hizmet yelpazesini aynı çatı altında bir araya getiriyor. Medikal alanda kullanılan sarf malzemeler, orta ve ileri düzey teknolojik cihazlar ile ortopedik ürün alanında güçlenen yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi açısından fuar önemli bir merkez konumunda bulunuyor. Bu yıl Expomed Eurasia’da “Üreten Sağlık”, “Sağlıkta Dijitalleşme” ve “Yerli ve Milli Üretim” temaları ön planda yer alıyor. Sağlıkta dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde düzenlenen fuar, sağlık teknolojilerindeki yenilikleri ve yeni nesil çözümleri sektör temsilcilerinin ilgisine sunmak için gün sayıyor. 30 Yılı Aşkın Tecrübe ile Bölgenin En Büyük Medikal Fuarı T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve prestijli fuar statüsüne sahip olan Expomed Eurasia, 30 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin medikal alandaki tek ve bölgenin ise en büyük ihtisas fuarı olarak ön plana çıkıyor. Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar; sektörün çatı kuruluşları arasında yer alan Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF) ve bağlı dernekleri ile Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) ve Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER)’in katkılarıyla düzenleniyor. Fuar, sağlık sektöründeki yenilikçi çözümleri sergilerken, aynı zamanda uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. İnovasyon Alanı’nda Geleceğin Sağlık Girişimleri Sahne Alacak Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi Derneği (İSEK) iş birliği ile hayata geçen İnovasyon Alanı’nda; genç girişimciler, kamu kuruluşları ve üniversitelerin start-up birimleri projelerini uluslararası bir platformda sergileme imkânına sahip olacak. Bu özel alanda sağlık teknolojileri ve medikal cihaz sektörlerinde değer yaratan girişimler, potansiyel iş ortakları ve yatırımcılarla buluşacak. Fuar süresince girişimciler, fikir ve projelerini Expomed Eurasia çatısı altında fuarın ziyaretçi ve katılımcılarıyla paylaşacak. Uluslararası Sağlık Profesyonelleri İstanbul’da Buluşacak Expomed Eurasia, bu yıl 15 ülkeden 500’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fuarda hastane yapı ve tıbbi tesis yönetimi çözümlerinden elektro-medikal ekipmanlara, sarf malzemelerden gıda takviyelerine kadar uzanan birçok farklı ürün ve teknoloji fuar ziyaretçileriyle buluşacak. Fuar, dünya genelindeki Sağlık Bakanlıklarındaki üst düzey yetkililerin, kamu ve özel hastane, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile güzellik merkezi yöneticilerinin, biyomedikal mühendislerin, ecza depolarının ve medikal ekipman ticareti yapan firmaların tedarik, yatırım ve gelişim merkezi olarak her yıl tercih ediliyor. Fuar, bu yönüyle yatırımcıların, akademik çevrelerin ve kamu temsilcilerinin bir araya geldiği uluslararası bir platform niteliğine sahip. Ziyaretçiler fuar kapsamında sektörün lider firmalarıyla doğrudan temas kurarak yeni iş birlikleri geliştirme ve güncel teknolojileri yakından inceleme fırsatını Expomed Eurasia Fuarı sayesinde elde edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı Haber

Vodafone’dan Altyapıya 5 Yılda 100 Milyar TL’yi Aşkın 5G Yatırımı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarını tamamladı. Dünya genelinde 5G hizmeti verdiği ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkarmaya hazırlanan Vodafone, 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başlayacak. Vodafone, bireysel ve kurumsal müşterilerinin 5G’ye geçişini kolaylaştırmak için özel kampanyalar da düzenleyecek. Buna göre, 6 gün boyunca seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Vodafone müşterilerine 4 gün boyunca istedikleri bir gün sınırsız ücretsiz internet hediye edilecek. Vodafone’lular, yeni “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Vodafone’un 5G geçişi için yaptığı çalışmalar ve yeni kampanyaları, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Engin Aksoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin 7 bölgesiyle canlı bağlantı kurularak bölgelerdeki 5G çalışmaları hakkında bilgi alındı. Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti veriyor olacağız. Ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inançla, ilk günden bu yana Türkiye’nin bu teknolojiyi hak ettiğini dile getirdik. 5G'ye geçişi, global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumluyoruz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek Bakanlığımızın 5G'yi ülke geneline 2 yılda yayma hedefini Vodafone olarak büyük oranda daha birinci günden hayata geçirmiş olacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak.” Engin Aksoy, son 5 yılda Vodafone şebekesinde yapılan hazırlıkları ise şöyle özetledi: “Ekosistemimizle birlikte 15 bin kişilik doğrudan ve dolaylı çalışanımızın katkısıyla, 5 yılı aşkın bir hazırlık dönemini başarıyla tamamladık. Son 1 yılda ülke genelinde 10 milyon km yol kat ederek altyapımızı güçlendirdik. Bu, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna 6 bin defa gitmek demek. Hazırlıklar için toplamda 3,4 milyon saat mesai harcadık. Bu çalışmalar sayesinde, hem 5G müşterilerimize yüksek kapasitenin ve kapsamanın faydasını, hem de 4.5G müşterilerimize deneyim iyileştirmesi sağlayacağız. Vodafone Türkiye olarak, son 5 yılda şebekemize spektrum bedeli hariç 100 milyar TL'nin üzerinde yatırım yaptık. Bugün geldiğimiz noktada, 1 Nisan itibarıyla ülkemizin en doğusundan en batısına tüm şehir ve ilçelerde 5G için hazırız. Bu kapsam, yalnızca coğrafi genişliği değil; dünyanın en fazla ülkesinde 5G hizmeti veren bir numaralı operatör olarak, Türkiye'nin dijital geleceğine duyduğumuz bağlılığı da temsil ediyor.” Müşterilerle kutlama kampanyaları Vodafone, 5G’nin gelişini müşterileriyle kutlamak için 2 farklı kampanya düzenleyecek. İlk kampanya kapsamında, 30 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında seçili 5G destekli telefon modellerinde %50’ye varan indirim sunulacak. Bu, bugüne kadar Türkiye’de ve Vodafone’da yapılmış en büyük 5G cihaz indirim kampanyası olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerin saat 17.00-21.00 aralığında Vodafone mağazalarına gitmesi gerekiyor. Mağazalarda farklı konseptlerde tüm 5G uyumlu telefonlarda geçerli indirimler de sağlanacak. Bu kampanyayla, 200 milyon TL’yi aşkın cihaz faydası sağlanması hedefleniyor. Diğer kampanyada ise 5G’yi sınırsızca deneyimleyebilsin diye müşterilere 4 gün boyunca istedikleri bir gün ücretsiz sınırsız internet hediye edilecek. Kampanyadan yararlanmak için Vodafone Yanımda uygulamasına girilmesi yeterli olacak. Sınırsız paketler inovasyonu Vodafone, mevcut müşterilerine özel bir inovasyon da tasarladı. Vodafone’lular, hangi tarifeyi kullanıyor olursa olsun, 5 farklı alanda sunulacak “Sınırsız Uygulama Paketleri” ile en çok sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Dilediği paketi, tarifesine ek olarak ve tarifesinde hiçbir şeyi değiştirmeden, ayda 99 TL karşılığında satın alabilecek. Sevilen uygulamaların 5G ile sınırsız kullanılmasını sağlayan paketler dünyası inovasyonu için düzenlenen kampanya 1 ay sürecek. Ev İnterneti’nde indirim Vodafone, Ev İnterneti müşterileri için de bir kampanya düzenleyecek. Anında Ev İnterneti ürünü RedBox’ı Aralık 2025’te pazara sunan Vodafone, tak çalıştır özelliğine sahip 5G RedBox ile müşterilerine fiber hızında Ev İnterneti deneyimi sağlayacak. Hiçbir kurulum gerektirmeyen ürünün en çok tercih edilen “her yerde kullanma” özelliği, ayda 400 TL yerine 1 Nisan itibarıyla ayda 200 TL’ye sunulacak. Kurumlara 3 kritik çözüm Kurumsal müşterilerinin de 5G dönüşümüne hazır olmasına önem veren Vodafone, 5G ile işletmelere 3 kritik çözüm sunuyor. Bunlar, fabrika ve kampüsler için güvenli ve kapalı devre iletişim altyapısı olarak tanımlanan 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekeler, fiber altyapı gerektirmeyen yüksek hızlı kurumsal internet çözümü RedBox Business Pro ve yüksek veri kullanımına imkân veren, yapay zekâ destekli yeni nesil kurumsal mobil tarifeler olarak sıralanıyor. Bu çözümler sayesinde işletmeler daha verimli üretim, daha güvenli operasyon ve daha çevik iş modellerine kavuşuyor. 5G ile gerçek sektör projeleri Halihazırda 20’den fazla ülkede gerçekleştirdiği 5G MPN projeleri ve 11 yıllık IoT liderliği sayesinde endüstriyel dönüşümde güçlü bir global deneyime sahip olan Vodafone, son 5 yılda bu deneyimi Türkiye’de özel BTK izinleriyle gerçekleştirdiği 5G testleri ve gerçek sektör projeleriyle somut uygulamalara dönüştürdü. Türkiye’nin ilk 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN) altyapısını kuran Vodafone, BSH Ev Aletleri ile Türkiye’de ticari kullanımdaki ilk 5G destekli akıllı fabrika uygulamasını hayata geçirdi. Türkiye’de ilk 5G destekli inovasyon merkezi MEXT’te bulunan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyerek akıllı perakende, akıllı şehircilik ve akıllı ulaştırma gibi yeni deneyim alanlarıyla zenginleştiren Vodafone, Gaziantep Model Fabrika’da kurduğu Vodafone Business Tech Hub ile teknoloji çözümlerinin işletmeler tarafından bire bir deneyimlenebileceği yeni bir merkez oluşturdu. 5G deneyimi yaşatıldı Toplantıda 5G destekli hologram teknolojisiyle bir 5G kullanım senaryosu da gerçekleştirildi. Türkiye U19 Milli Takımı kaptanlarından Ceylin Kuyan’ın toplantı mekânına 20 km uzakta bulunan Vodafone Plaza’da tablete attığı imza, Vodafone 5G teknolojisi sayesinde eşzamanlı olarak toplantı mekânında bulunan robot kol tarafından milli takım formasının üzerine aktarıldı. Diğer yandan, toplantı mekânında kurulan deneyim alanında Mobil Oyun, 5G Müşteri Faydaları, RedBox Pro, Akıllı Uzman Destek Sistemi ve Güvenli Sürüş temalarıyla oluşturulan stantlarda 5G çözümleri tanıtıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği Haber

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği

Merkezde, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşlarından biri olan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ alanında iş birliği başta olmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda teknoloji projesinin yürütülmesi hedefleniyor. Merkezin açılışına Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer, IIB International Institute of Business Enterprises Kurucusu Recep Tanrıkulu, IIB Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Dr. Burak Keskik ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk ve öğrenci katıldı. Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulandı. Fikirden pazara uzanan yeni nesil girişimcilik modeli olan Girişim Stüdyosu ile öğrenciler, akademisyenler ve şirketlerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulması hedefleniyor. Bu ekosistemde yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması, fon sağlayıcı kurumların sürece dahil olması ve fikirden ürüne giden tüm süreçlerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu yapısıyla merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olmayı hedefliyor. Dalan: Yapılan İş Birliği Türkiye için Önemli Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “Yapılan iş birliği sadece Yeditepe Üniversitesi için değil, Türkiye için de önemlidir. Fraunhofer Enstitüsü, Almanya’da ve dünyada yeni teknolojiler konusunda önde gelen bir kurumdur. Bu kurumdan alınan sertifikalar da dünyanın her yerinde kabul görmektedir. Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğini yapay zekâ alanında başlatıyoruz; ancak ileride diğer tüm teknoloji alanlarında da birlikte çalışma imkânımız olacak. Bu nedenle bunu Türkiye’nin teknolojik gelişimi açısından değerli bir adım olarak görüyorum. Yeditepe Üniversitesi günümüzde Ar-Ge’de uluslararası alanda tanınır bir konumdadır. Bugün de Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi. Prof. Dr. Durman: Fikirlerin Ürünlere Dönüştüğü Çalışmalar Yapılıyor Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Teknopark İstanbul ile Yeditepe Üniversitesi arasında son zamanlarda güzel iş birlikleri gerçekleşiyor. Teknopark içerisinde üniversitemizin de büyük bir teknoloji üssü bulunuyor. Araştırmalarımızı geleceğe ve girişimciliğe yönelik olarak, öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği bir alanda yürütüyoruz. Merkezde, fikirlerin ürünlere dönüştüğü çalışmalar yapıyoruz. Bu süreçte Teknopark yöneticilerinin de değerli desteklerini alıyoruz” diye konuştu. Sauer: Türkiye Bizim için Stratejik Bir Ortak “Türkiye bizim için stratejik bir ortak” diyen Dr. Olaf Sauer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Fraunhofer, Yeditepe Üniversitesi ve IIB çok değerli, uluslararası bir iş birliği başlattı. Yeditepe Üniversitesi, Fraunhofer Enstitüsü’yle iyi bir şekilde birbirini tamamlayan modern altyapıya, Ar-Ge kapasitesine ve fikri mülkiyet (IP) birikimine sahiptir. İş birliği kapsamında başlangıçta Türkiye’deki üretim sanayi ya da Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri için Endüstri 4.0, Veri Yönetimi, Endüstriyel Yapay Zekâ ve dijital ikizler alanlarına odaklanacağız. Elbette iş birliği zamanla diğer alanlara da genişleyebilir. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde stratejik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, dayanıklı tedarik zincirleri, üretim ve montaj kapasitelerinin yakın coğrafyalara taşınması ile robotik ve yeşil dönüşüm/döngüsel ekonomi gibi alanlarda çözümler geliştirileceğini ve uygulanacağını öngörüyoruz. Aynı zamanda üretim, montaj, malzeme akışı, lojistik ve ilgili bilişim uygulamaları alanlarında yetkinlik kazanan genç uzmanlar yetişecektir. Gelecekte ihtiyaç duyulan da tam olarak bu yetkinliklerin birleşimidir. Yeditepe Üniversitesi, bu gelişmeler doğrultusunda uluslararası bir Ar-Ge ortağı olarak konumlanabilir ve kendini daha görünür kılabilir. Profesörlerin ve araştırmacıların, örneğin üretim ve otomasyon teknolojileri alanında CIRP, IFAK, IEEE gibi bilimsel topluluklara entegre olması sayesinde Yeditepe Üniversitesi, güçlü ve ilgili yetkinliklere sahip, saygın bir Ar-Ge ortağı olarak konumunu pekiştirebilir.” Prof. Dr. Bayat: Hedefimiz Yapay Zeka ile Küresel Açılım Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise şunları söyledi: “YZ UAM (Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi) ve Girişim Stüdyosu, uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulanmıştır. Bu yapı kapsamında, özellikle TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri yürüterek yapay zekâ alanında küresel açılım hedefliyoruz. Aynı zamanda teknoloji ve eğitim transferi odaklı çalışmalar yapılacaktır. Yeni nesil Girişim Stüdyosu modeliyle; öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulacaktır. Bu ekosistemde; yeni teknolojiler geliştirilecek, startup’lar kurulacak, fon sağlayıcı kurumlar sürece dahil olacak ve fikirden ürüne giden tüm süreçler desteklenecektir. Bu yönüyle merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olacaktır. Merkezde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri; etkinliklerde, girişimcilik derslerinde, ortak proje geliştirme süreçlerinde aktif olarak bir araya getirilecektir. Ayrıca TÜBİTAK 1812 Programı ve girişim sermayesi (venture capital) şirketleri ile iş birliği yapılarak, projeler finansal kaynaklarla desteklenecektir.” Öncelik Sağlık, Robotik ve Otomotivde Prof. Dr. Bayat, “Yeditepe Üniversitesi, başta Fraunhofer Enstitüsü olmak üzere uluslararası partnerlerle birlikte Endüstri 4.0 ve dijitalleşme projeleri yürütmektedir. Bu kapsamda, üretim ve sanayi tesislerinde yapay zeka tabanlı otomasyon çözümlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar aracılığıyla; sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum gibi farklı alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı partnerlerle birlikte, sanayiye yönelik yapay zeka eğitim programları planlanmaktadır. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi ile karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sağlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üretim ekosistemine (Made in EU) entegrasyon sürecinin de bu alanlarda önemli bir ivme yaratması beklenmektedir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı Haber

Kadın Girişimciler İçin Küresel Yolculuk Başladı

“İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Driventure’dan Avrupa’da Dijital Yol Hizmetleri Sunan Mobilite Platformu Vignetim’e Yatırım Haber

Driventure’dan Avrupa’da Dijital Yol Hizmetleri Sunan Mobilite Platformu Vignetim’e Yatırım

Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki stratejik yatırımlarına Avrupa’da dijital yol hizmetleri sunan mobilite platformu Vignetim ile bir yenisini ekledi Şevki Kocadağ, Dicle Temiz Mercan ve Hasan Eren Keskin tarafından kurulan Vignetim, araçla seyahat eden kullanıcılar için dijital yol hizmetlerini tek bir platformda bir araya getirerek sınır ötesi yolculuk deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Platform; dijital vignette, otoyol ve köprü geçişleri, eSIM, seyahat sigortası ve çeşitli mobilite hizmetlerini tek noktadan sunarak kullanıcıların yolculuk öncesi ve yolculuk sırasında ihtiyaç duyduğu tüm hizmetlere kolay erişim sağlıyor Avrupa’da mobilite deneyimini sadeleştiren çözüm Vignetim, özellikle Avrupa’da ülkelere göre değişen otoyol ücretlendirme sistemlerinin yarattığı karmaşıklığı ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Kullanıcılar platform üzerinden farklı ülkeler için gerekli dijital vignette işlemlerini gerçekleştirebilirken, mobil internet erişimi için eSIM satın alabiliyor ve seyahatleri boyunca ihtiyaç duyabilecekleri mobilite servislerine tek noktadan ulaşabiliyor. Bugüne kadar 500 binden fazla kullanıcıya ulaşan Vignetim, Avrupa mobilite ekosisteminde hem bireysel kullanıcılar hem de filo yönetimi tarafında büyümeyi hedefliyor. Driventure ile büyüme ivmesi hızlanacak Vignetim, daha önce Driventure tarafından yürütülen “Future of Mobility Hızlandırma Programı”na katılan girişimler arasında yer alıyordu. Program kapsamında mobilite ekosistemindeki şirketlerle iş birlikleri geliştiren girişim, ürün ve iş modeli tarafında önemli kazanımlar elde etti. Driventure, bu yatırımda tek stratejik yatırımcı olarak yer alarak Vignetim’in mobilite alanındaki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Vignetim’in Avrupa’daki büyümesini hızlandırması ve mobilite-as-a-service (MaaS) yaklaşımıyla geliştirdiği yeni servisleri platformuna entegre etmesi planlanıyor. Driventure, gerçekleştirdiği bu yatırım ile mobilite alanındaki yenilikçi çözümleri ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki etkinliğini artırmayı ve mobilitenin geleceğini şekillendiren girişimlerle değer yaratmayı sürdürüyor. Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik yatırımcı olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımlarıarasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics, Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild, YedT ve Vignetim yer alıyor.

Korteks, Uluslararası İstanbul İplik Fuarı’nda Yenilikçi ve Sürdürülebilir İplikleriyle Öne Çıktı Haber

Korteks, Uluslararası İstanbul İplik Fuarı’nda Yenilikçi ve Sürdürülebilir İplikleriyle Öne Çıktı

Zorlu Tekstil Grubu şirketlerinden Korteks, fuarda Ar-Ge merkezinde geliştirdiği yenilikçi, sürdürülebilir, fonksiyonel ve katma değerli ipliklerini sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen polyester iplik üreticileri arasında yer alan Korteks, fuarda özellikle sürdürülebilirlik odağında geliştirilen iplik teknolojileri ile yüksek performans sunan teknik ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Fuarda öne çıkan ürünler arasında geri dönüştürülmüş hammaddeden üretilen TAÇ REBORN®, biyobozunur özellikte geliştirilen TAÇ BIOLOOP®, üretim sürecinde su kullanımını ortadan kaldıran renklendirme teknolojisi Dope Dyed iplikleri ile performans odaklı çözümler sunan TAÇ INFRARED®, TAÇ FLUORESCENT®, DRY TOUCH®, CLEAN GUARD® ve TAÇ HYBRID® yer aldı. “Sürdürülebilirlik ve teknoloji odağındaki ürünlerimizle sektörün dönüşümüne katkı sağlıyoruz” Korteks Genel Müdürü Barış Mert, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, tekstil sektörünün yenilikçi çözümlerini paylaşmak ve iş birliklerini geliştirmek açısından önemli bir platform. Korteks olarak sürdürülebilirlik ve teknoloji odağındaki ürünlerimizle sektörün dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu yıl da fuarda özellikle çevresel etkileri azaltmaya yönelik geliştirdiğimiz sürdürülebilir ipliklerimiz ile performans odaklı teknik çözümlerimizi sektör profesyonelleriyle buluşturmaktan memnuniyet duyduk.” Sürdürülebilirlik odağında geliştirilen iplik teknolojileri Barış Mert, fuarda öne çıkan sürdürülebilir ürünlere ilişkin değerlendirmesinde şu bilgileri paylaştı: “Sürdürülebilirlik odağındaki ürünlerimiz arasında geri dönüşümlü ipliğimiz TAÇ REBORN®, biyobozunur özellikte geliştirdiğimiz TAÇ BIOLOOP® ve üretim süreçlerinde su kullanımını ortadan kaldıran renklendirme teknolojimiz Dope Dyed öne çıkıyor. Özellikle TAÇ BIOLOOP®, tekstil ürünlerinden kaynaklanan sentetik mikrofiber kirliliğini azaltmak amacıyla geliştirdiğimiz yenilikçi bir teknoloji. Bu iplik, yalnızca doğal biyolojik bozulmanın gerçekleşebileceği koşullarda devreye girerek çevresel etkileri minimize ederken, ürün kullanım süresince performansını korumaya devam ediyor.” Teknik tekstillerde yüksek performanslı çözümler Fuarda performans ve fonksiyonellik odaklı teknik ipliklerin de tanıtıldığını belirten Mert şöyle devam etti: “TAÇ Infrared, TAÇ Flourecent, Dry Touch, Clean Guard ve TAÇ Hybrid gibi ürünlerimiz farklı kullanım alanlarına yönelik ileri teknoloji çözümler sunuyor. Örneğin DRY TOUCH® teknolojisi, hızlı emicilik ve kuruma özellikleri sayesinde spor giyimden iş kıyafetlerine kadar geniş bir kullanım alanında konfor ve performansı bir araya getiriyor. TAÇ INFRARED® teknolojisi ise düşük ışık koşullarında kullanılabilen özel uygulamalar için geliştirilmiş çözümler sunuyor. Yenilikçi iplik çözümleri arasında öne çıkan TAÇ Thermal Touch ürünümüz ise üstün termal konfor performansıyla dikkat çekiyor. Özel termal kumaşların üretimi için geliştirilen bu iplik, hızlı ısınma ve geç soğuma etkisi sayesinde uzun süreli sıcaklık hissi sağlıyor. Bu ürünler, Korteks’in teknik tekstiller alanındaki inovasyon gücünü ortaya koyuyor.” “Sürdürülebilirliği tüm üretim süreçlerimizin merkezine alıyoruz” Korteks’in sürdürülebilirlik yaklaşımına da değinen Barış Mert sözlerini şöyle tamamladı: “Korteks olarak hammadde seçiminden üretim süreçlerine, su ve enerji yönetiminden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda sürdürülebilirliği merkeze alan 360 derece bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Grubumuzun Akıllı Hayat 2030 stratejisi doğrultusunda doğal kaynakların korunmasını ve döngüsel ekonomi prensiplerini odağımıza alarak üretim yapıyoruz. 50 yılı aşkın deneyimimiz ve teknik tekstil alanındaki uzmanlığımızla, sürdürülebilir ve fonksiyonel özellikleriyle fark yaratan katma değeri yüksek ürünler geliştirmeye ve tekstil sektörüne değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.