Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnovasyon

Kapsül Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muratbey’den Bilim ve Sanayiyi Buluşturan Güçlü Adım Haber

Muratbey’den Bilim ve Sanayiyi Buluşturan Güçlü Adım

Muratbey Gıda, Ankara Üniversitesi ile imzaladığı iş birliği protokolüyle üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren ve 5 yıl süreyle geçerli olacak anlaşma; Ar-Ge projeleri, gıda teknolojileri, sürdürülebilir üretim ve inovasyon odaklı çalışmaları kapsıyor. İş birliğinin önemli adımlarından biri olarak gerçekleştirilen Ziraat Teknolojileri ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı etkinliğinde iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Muratbey Gıda adına Muratbey Fabrika Müdür Yardımcısı Musa Kara ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar tarafından imzalandı. Etkinlik kapsamında Ankara Üniversitesi’nden uzman akademisyenler Prof. Dr. Meltem Türkyılmaz ve Prof. Dr. Nevzat Konar ile TÜBİTAK TEYDEB destek programları kapsamında yürütülebilecek projelere ilişkin kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildi. Protokol kapsamında ortak Ar-Ge projeleri, akademik danışmanlık, laboratuvar çalışmaları ve eğitim faaliyetleri yürütülecek. Ortak laboratuvarlar ve test merkezleri kurulması, danışmanlık faaliyetleri yürütülmesi, akademik yayınlar ve eğitim programları geliştirilmesi de planlanan çalışmalar arasında yer alıyor. Aynı zamanda öğrenci projeleri ve lisansüstü çalışmalar desteklenerek sektör için nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlanacak. Bu iş birliği, bilginin üretime dönüştüğü güçlü bir model olarak konumlanıyor. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Bu iş birliğiyle Türkiye’nin gıda ve tarım teknolojilerinde rekabet gücüne katkı sağlayacak sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı amaçlıyoruz. Ankara Üniversitesi’nin akademik yetkinliği ile Muratbey’in Ar-Ge gücünü birleştirerek; sürdürülebilir üretimden yenilikçi ürün geliştirmeye kadar geniş bir alanda değer yaratmayı hedefliyoruz. Muratbey olarak üniversite-sanayi iş birliklerini geleceğin gıda ekosistemini birlikte inşa etmenin en güçlü yolu olarak görüyoruz. Bu iş birliğinin hem sektörümüze hem de ülkemizin bilim ve teknoloji kapasitesine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotiv Satış Sonrası Sektörünün Dev Buluşması Automechanika Istanbul Başladı Haber

Otomotiv Satış Sonrası Sektörünün Dev Buluşması Automechanika Istanbul Başladı

Automechanika Istanbul 2026, 25’inci yılında otomotiv satış sonrası sektöründeki dönüşümü yalnızca ürün ve teknolojilerle değil; deneyim odaklı özel alanlar, stratejik iş birlikleri ve yenilikçi fuar uygulamalarıyla da sahneye taşıyor. Elektrikli araç teknolojilerinden detailing uygulamalarına, kariyer fırsatlarından canlı sanat performanslarına kadar geniş bir içerik yelpazesi sunan buluşma; sektör profesyonelleri, üreticiler, distribütörler ve satın almacılar için çok katmanlı bir iş ve networking platformu oluşturuyor. Bu yıl 41 ülkeden yaklaşık 1.400 katılımcıyı 40.000 m²'yi aşkın net stant alanında ağırlayan fuar; çeyrek asırlık mirasını geleceğin vizyonuyla birleştirerek bölgesel ve küresel ticaret hacmini büyütmeyi hedefliyor. 25. Yıl’a özel deneyim noktaları fuara damga vuruyor Automechanika Istanbul 2026 kapsamında hayata geçirilen özel alanlar, ziyaretçilere otomotiv satış sonrası sektörünün dönüşümünü yakından deneyimleme fırsatı sunuyor. Salon 11’de yer alan Automechanika Academy programına sektör profesyonelleri; mobilite, sürdürülebilirlik, teknoloji ve aftermarket’in geleceğine ilişkin güncel başlıklarda uzman isimlerle bir araya geliyor. Bu program kapsamın,da Automechanika Istanbul ve Başbuğ Group iş birliği ile, fuarın ikinci gününde "Tedarik zinciri yönetimindeki dönüşüm" isimli panel Salon 2'de yer alan Başbuğ Group standında saat 16:00'da düzenlenecek. Önceki yıllardaki gibi yine Salon 12’de yer alan Innovation4Mobility by Bakırcı, elektrikli araç teknolojileri ve yeni nesil mobilite çözümlerine odaklanan uygulamalı deneyim alanlarıyla dikkat çekerken; Salon 12’deki Automechanika Detailing Arena by Olex Films, renkli yarışmalarla araç bakım, koruma ve detailing uygulamaları ziyaretçilere sunuluyor. Salon 12’de ayrıca TOBFED Etkinlik Alanı’nda da fuar boyunca uygulamalı atöyle programları ziyaretçilerle buluşacak. Program kapsamında, araç üzerinde “Cam Filmi Uygulama Atölyesi” ve “PPF Uygulama Atölyesi” düzenleniyor. Profesyonel ekipler tarafından canlı olarak gerçekleştirilen uygulamalar sırasında ziyaretçiler performansları yakından takip edebilirken, dileyen katılımcılar uygulamaları birebir deneyimleme fırsatı da buluyor. Salon 11’de, Innovation4Mobility Additive Manufacturing Zone by 3D Teknomarket özel alanı, eklemeli imalat ve 3D yazıcı teknolojilerinin otomotiv sektöründeki yenilikçi uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Daha düşük maliyet, daha hızlı üretim süreçleri ve yüksek tasarım esnekliği sunan bu yeni nesil teknolojiler sayesinde kalıpsız üretim fuarda yakından deneyimlenebiliyor. Salon 12A’da yer alan Premium Event Area’da üniversite kulüplerinin geliştirdiği özel araç projeleri, performans araçları ve dikkat çekici çalışmaları sergilenirken; eleman.net iş birliğiyle ikinci kez düzenlenen Kariyer Alanı’nda ise, otomotiv sektöründeki istihdam fırsatları sunuluyor. Automechanika Istanbul 2026 fuarında dikkat çeken bir diğer etkinlik olan, Edding katkılarıyla ve sanatçı Cem Güventürk’ün yönetmenliğindeki Araç Boyama Etkinliği, Salon 10’da ziyaretçilere tam anlamıyla “renkli” bir deneyim yaşatıyor. Salon 10 ve 11 geçişinde konumlanan “25. Yıl Tüneli”, Automechanika Istanbul’un çeyrek asırlık yolculuğunu gözler önüne seriyor. Yeni uygulamalarla daha güçlü bir fuar deneyimi Automechanika Istanbul 2026, katılımcılar ve ziyaretçiler için geliştirdiği yeni uygulamalarla, fuar deneyimini daha verimli hale getiriyor. Dünya çapında farklı Automechanika fuarlarında yer alan katılımcı firmalar için oluşturulan “Automechanika Lovers” sadakat programı, markaların fuarla kurduğu güçlü bağı ön plana çıkaran avantajlar sunuyor. Premium paket kullanan katılımcılar ise stant etiketleri, video ekranları ve salon planları gibi basılı materyallerde özel olarak konumlandırılıyor. Ayrıca ziyaretçiler; ticari araç, tarım, e-mobilite ve yeniden üretim (remanufacturing) alanlarında faaliyet gösteren katılımcıları, özel “Taşıt Uyumluluğu” etiketleri sayesinde kolaylıkla ayırt edebiliyor. Automechanika Istanbul, güçlü partnerlerle büyümeye devam ediyor Aktarma organları ve şasi teknolojilerinin yanı sıra aktif ve pasif güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ZF, teknoloji liderliği ve inovasyon gücüyle geleceği şekillendirirken; ZF Aftermarket bağımsız yenileme pazarında atölyelerin, distribütörlerin ve filoların tüm ihtiyaçlarına cevap vererek bugünün ve yarının gereksinimleri arasında sağlam bir köprü kuruyor. Automechanika Istanbul Teknoloji & İnovasyon Partneri ZF Aftermarket, ileri seviye servis konsepti olan ZF [pro]Tech’in Türkiye lansmanını Automechanika İstanbul’da gerçekleştiriliyor. ZF Aftermarket, yeni ZF [pro]Tech plus programı ile orijinal ekipman (OE) uzmanlığını sahaya taşıyarak bağımsız binek araç atölyelerine teknik eğitimlerle kapsamlı destek avantajı sunuyor. Automechanika Istanbul, stratejik partnerleri; Geleceğin Mobilite Sponsoru MAHLE, Güç Sponsoru YANMAR, Atölye Çözümleri Partneri Hartridge, Innovation4Mobility Partneri BAKIRCI ve Bakım, Onarım ve Tamirhane Partneri IBIS ile güçlenmeye ve büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin en yüksek oranlı uluslararası katılımı yine Automechanika Istanbul’da Automechanika Istanbul 2026 kapsamında Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Çin, Fas, Hindistan, Hong Kong, İspanya, Güney Kore, Pakistan, Singapur ve Tayvan başta olmak üzere birçok ülkeden uluslararası pavilyonlar, dört gün boyunca ziyaretçilerle buluşacak. %55 orandaki uluslararası katılımcı firma oranı ile Automechanika Istanbul, bir kez daha Türkiye’de düzenlenen en uluslararası nitelikli fuar olma özelliğini elinde taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom ve ASELSAN’dan Yerli Teknoloji İçin Stratejik Güç Birliği Haber

Türk Telekom ve ASELSAN’dan Yerli Teknoloji İçin Stratejik Güç Birliği

Teknoloji ve dijitalleşme çağına öncülük eden Türk Telekom, Türkiye’nin küresel teknoloji arenasında rekabet gücünü artıracak yerli ve milli çözümler üretmek için tarihi bir adım attı. Türk Telekom, yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile yerli haberleşme ekipmanlarının donanım ve yazılımlarını geliştirmek üzere ekosistemin en güçlü oyuncularından ASELSAN ile güçlerini birleştiriyor. Kurulan iş birliği, haberleşme teknolojilerinde yerli ve milli üretimin payını en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Aselsan CEO’su Ahmet Akyol, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç’un katılımlarıyla kamu ve özel sektörün güçlü temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, yerli ve milli haberleşme cihazı projesinin hayata geçirilmesi için ilk adımlar atıldı ve yol haritası belirlendi. “Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz” Yeni dönemde teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten ve ihraç eden bir vizyonla hareket ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, iş birliği hakkında şunları kaydetti: “Dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yenilikçi yerli ve milli ürünler, projeler geliştirmeyi milli sorumluluk olarak ana odak noktamızda tutuyoruz. Ülkemizin küresel teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracak, yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi de bu anlamda kırmızı çizgimizdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dijitalleşme ve yerlileşme vizyonu doğrultusunda çok kıymetli bir iş birliğine imza attık. Bu güçlü birliktelik sayesinde yerli ve milli cihaz projemizin yol haritası belirlendi ve hayata geçmesi için ilk somut adımları atıldı. Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltacak ve teknolojiye dayalı geleceğini şekillendirecek çalışmalarımız aralıksız devam edecek.” Türk Telekom’un yerli ürünlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde kullandığına dikkat çeken Şahin; “Türk Telekom olarak yalnızca bir telekomünikasyon şirketi değil, Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz. İştiraklerimiz Argela ve Netsia’nın ileri teknolojiler alanındaki 70’i aşkın uluslararası patenti, bu konudaki inovasyon gücümüzün en büyük kanıtıdır. Dünyanın dev teknoloji şirketleriyle yaptığımız stratejik anlaşmalar bölgesel gücümüzü pekiştiriyor. Uluslararası ortaklarımızdan Net Insight ile birlikte geliştirdiğimiz senkronizasyon ürünümüzü ticarileştirmeyi başardık. Yine mühendislerimizin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan Open Ran çözümlerimiz, RIC ve SEBA ürünlerimiz hem kendi bünyemizde hem de dünyanın dört bir yanında aktif olarak kullanılıyor. Sektörümüzün en büyük yatırımcılarından biri olarak altyapı hamlelerimiz ve Ar-Ge çalışmalarımız, ülkemizin dijital geleceğini yerli ve imkanlarla inşa etme vizyonumuzda büyük önem taşıyor” dedi. “Yaşananlar güvenli iletişimin ve dijital vatan güvenliğinin önemini ortaya koyuyor” Ülkemizin savunma sanayiinde yakaladığı ileri teknoloji ivmesinin sivil alanlarda da kullanılmasının önemine dikkat çeken ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, “ASELSAN’ın ilk faaliyet alanı haberleşme. Kuruluş felsefemizde askeri haberleşme cihazlarını yerli olarak üretmek var. Bugüne kadar 1 milyondan fazla haberleşme sistemini üreterek sahaya sunduk. Emniyet ve Jandarma Teşkilatımız için hayata geçirdiğimiz JEMUS ve KETUM projeleriyle Türkiye’nin tamamında kritik iletişim altyapıları kurduk. Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalar, haberleşme altyapısı ve cihazlarının sadece bir teknoloji unsuru değil, güvenlik açısından da sahadaki en kritik yeteneklerden biri olduğunu gösterdi. ASELSAN, haberleşme teknolojilerinde sahip olduğu saha tecrübesi, üretim kapasitesi ve kritik altyapı kurma yetkinliği ile bu ekosistemin doğal ve güçlü bir parçasıdır. Başta haberleşme olmak üzere bu gibi millileştirme projelerinin ASELSAN olarak her zaman destekçisiyiz. Yarım asrı aşan tarihimiz ve haberleşme sistemleri alanındaki köklü birikim ve kapasitemizle devletimiz ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, Mısırın Potansiyelini Geleceğe Taşıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; “İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor” dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye’ye Stevie Awards’tan 2 Altın Ödül Haber

QNB Türkiye’ye Stevie Awards’tan 2 Altın Ödül

Banka, finansal hizmetler sektöründe “Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde Q Dijital Zeka projesiyle, “İnsan Kaynakları Yönetimi, Planlama ve Uygulamada İnovasyon” kategorisinde ise Fin-ally MT Programı ile Altın Stevie ödülüne layık görülerek uluslararası arenada takdir gördü. Q DİJİTAL ZEKA İLE MÜŞTERİ DENEYİMİNDE YENİ DÖNEM “Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde altın Stevie ödülüne layık görülen, QNB Türkiye’nin yapay zekâ destekli dijital zekası Q, bankacılıkta kişiselleştirilmiş müşteri temsilcisi deneyimini tüm kullanıcılara erişilebilir hale getirerek müşteri deneyiminde yeni bir standart oluşturuyor. Gelişmiş yapay zekâ ve veri analitiği altyapısıyla çalışan Q, kullanıcı davranışlarını analiz ederek ihtiyaçları önceden öngörebiliyor; günlük bankacılık işlemlerini kolaylaştırırken kişiye özel öneriler ve hatırlatmalar sunuyor. Q’nun sunduğu senaryo bazlı hizmet mimarisi, müşteri deneyimini proaktif bir yapıya taşıyor. “Moment of Truth” olarak adlandırılan anlık çözüm senaryoları sayesinde müşterilerin yaşadığı sorunlar gerçek zamanlı olarak tespit edilerek tek adımda çözülebiliyor. Bu yaklaşım, yalnızca işlemleri kolaylaştırmakla kalmayıp, müşterilerin bankacılık deneyiminde güven ve sürekliliği de güçlendiriyor. Bugün 4,1 milyon aktif kullanıcıya ulaşan Q, kaydettiği güçlü büyüme ve yüksek müşteri etkileşimi ile dijital bankacılığın dönüşümünde önemli bir rol üstleniyor. FİN-ALLY MT PROGRAMI İLE YETENEK GELİŞİMİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR MODEL QNB Türkiye’nin ikinci Altın Stevie ödülü ise finansal hizmetler sektöründe “İnsan Kaynakları Yönetimi, Planlama ve Uygulamada İnovasyon” kategorisinde Fin-ally MT Programı ile geldi. 2022 yılında hayata geçirilen program, genç yeteneklerin iş hayatına hazırlık sürecini destekleyen bütünsel bir gelişim deneyimi sunuyor. Fin-ally MT Programı, üniversitelerde yürütülen kapsamlı tanıtım süreciyle başlıyor; çok aşamalı değerlendirme süreçlerinin ardından programa kabul edilen adaylara bankanın farklı iş birimlerinde staj ve deneyim imkânı sağlanıyor. Katılımcılar, yalnızca iş süreçlerini deneyimlemekle kalmayıp, mentorluk desteği ve kariyer danışmanlığı ile gelişimlerini çok yönlü olarak sürdürüyor. Program kapsamında sunulan Q-MBA eğitim süreci ile genç yeteneklerin finans, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında yetkinlik kazanmaları hedefleniyor. Akademisyenler ve sektör profesyonelleri tarafından verilen eğitimler, uygulamalı çalışmalar ve inovasyon odaklı içeriklerle destekleniyor. Bu yapı, katılımcıların hem teknik hem de kişisel gelişimlerini güçlendirirken iş hayatına geçişlerini de kolaylaştırıyor. Fin-ally MT Programı, uygulamaya alındığı günden bu yana her yıl artan katılım ve başarı oranlarıyla dikkat çekiyor. Program kapsamında seçilen stajyerlerin önemli bir bölümü QNB Türkiye bünyesinde MT olarak kariyerlerine devam etme fırsatı buluyor. Bu yönüyle program, yalnızca bir işe alım süreci değil, sürdürülebilir bir yetenek kazanımı ve gelişim modeli olarak öne çıkıyor QNB Türkiye, elde ettiği bu iki uluslararası ödülle, hem müşteri deneyiminde teknoloji odaklı yaklaşımını hem de insan kaynağına yaptığı yatırımı güçlü bir şekilde ortaya koyarken, inovasyon odaklı büyüme vizyonunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tosyalı’ya Stevie MENA'dan 4 Ödül Birden ​​​​​​​ Haber

Tosyalı’ya Stevie MENA'dan 4 Ödül Birden ​​​​​​​

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarından aldığı güçle küresel ölçekte başarılarını artırırken, bu vizyonunu uluslararası arenada kazandığı ödüllerle taçlandırmayı sürdürüyor. Tosyalı bu yıl 7’ncisi düzenlenen Stevie MENA Awards (Middle East & North Africa Stevie®️ Awards) kapsamında, sürdürülebilirlik, inovasyon ve liderlik odaklı projeleriyle önemli bir başarıya imza attı. Küresel iş ödülü programları düzenleyen Stevie Awards kapsamındaki Stevie MENA Awards, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin en prestijli iş dünyası ödül platformları arasında gösteriliyor. Şirketlerin inovasyon, sürdürülebilirlik, büyüme ve liderlik alanlarında ortaya koyduğu vizyoner çalışmaları uluslararası ölçekte ödüllendiriyor. Bölgenin en güçlü 18 şirketinin ve liderlerinin değerlendirildiği organizasyonda Tosyalı’nın dört farklı kategoride ödüle layık görülmesi, şirketin uluslararası başarısını bir kez daha tescillemiş oldu. Stevie MENA Awards kapsamında; “Yeşil Çelikte Vizyoner Büyüme” projesiyle “Büyümede İnovatif Başarı” kategorisinde Gümüş ödüle layık görülen Tosyalı, ayrıca Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı adına yapılan başvuruyla “Yılın Düşünce Lideri” kategorisinde de Gümüş ödül kazandı. Tosyalı, TOSYALI V-Green” ile “Yılın Sürdürülebilir Ürün/Hizmeti” kategorisinde ve Contemporary Istanbul ile Upcycling in Art – Sanatta İleri Dönüşüm İş Birliği” projesiyle “Sponsorluklarda İnovasyon” kategorisinde Bronz ödül elde ederek toplam dört ödülün sahibi oldu. Bugün 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton/yıl sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15.000 çalışanıyla küresel büyümesini sürdüren Tosyalı’nın kazandığı birçok uluslararası ödül, yaptığı güçlü sürdürülebilirlik yatırımlarının küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Fuat Tosyalı’ya “Yılın Düşünce Lideri” ödülü Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yılın Düşünce Lideri” kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü’ne layık görüldü. Uluslararası jüri değerlendirmelerinde, Tosyalı’nın düşük karbonlu çelik üretimine yönelik uzun vadeli vizyonu; yenilenebilir enerji yatırımları, hidrojen uyumlu üretim teknolojileri, yapay zekâ destekli operasyonel dönüşüm, Ar-Ge ve döngüsel üretim yatırımları ve sürdürülebilir sanayi dönüşümüne liderlik eden yaklaşımı öne çıkarıldı. Yeşil çelikte vizyoner büyüme Tosyalı Holding uzun yıllardır sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getirerek yeşil çelik üretiminde küresel olarak vizyoner bir büyüme sergiliyor. “Yeşil Çelikte Vizyoner Büyüme” projesiyle “Büyümede İnovatif Başarı” kategorisinde kazanılan Gümüş ödül de bunun bir yansıması. Uluslararası jüri bu kapsamda yaptığı değerlendirmede, Tosyalı’nın yaklaşık 6 milyar dolarlık sürdürülebilirlik yatırımıyla çelik sektöründe küresel ölçekte örnek gösterilen bir dönüşüm gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Yılın sürdürülebilir ürünü “TOSYALI V-Green” Bronz ödüle layık görülen Tosyalı’nın düşük emisyonlu çelik markası Tosyalı V-Green, ürünlerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayan yapısı, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve CBAM kriterleriyle uyumu, çevresel ürün beyanlarıyla sunduğu şeffaflık ve ölçeklenebilir sürdürülebilir üretim modeliyle, jüri tarafından ‘iklim değişikliğiyle mücadelede somut etkiler yaratan umut verici bir adım’ olarak değerlendirildi. Tosyalı bugün ürünlerinde, CBAM kapsamında varsayılan değerler yerine doğrulanmış emisyon verilerini kullanıyor ve varsayılan değerlere göre yüzde 70’e varan düşük karbon salımı sağlıyor. Sanatta ileri dönüşümün gücü Kültür ve sanatı, sürdürülebilirlik konusunda bilinç oluşturmanın önemli bir parçası olarak konumlayan Tosyalı’nın Contemporary Istanbul iş birliğiyle hayata geçirdiği “Upcycling in Art-Sanatta İleri Dönüşüm” projesi endüstriyel dönüşümü sanat aracılığıyla toplumla buluşturan özgün yaklaşımıyla övgü topladı. Jüri değerlendirmelerinde, endüstriyel atıkların sanat eserlerine dönüştürülmesinin yeşil dönüşüm açısından duygusal farkındalık yaratan güçlü ve ilham verici bir örnek olduğunu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Metal TALSAD Üyeleri Arasında Yerini Aldı Haber

Zeren Metal TALSAD Üyeleri Arasında Yerini Aldı

Zeren Group iştiraki Zeren Metal, Türkiye alüminyum sektörünün gelişimine katkı sağlayan üretici, tedarikçi ve sanayi temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) üyesi oldu. Türkiye alüminyum sektörünün global pazarda rekabet edebilmesinin en önemli oyuncularından biri olan Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) bünyesine katılmanın önemine dikkat çeken Zeren Metal, bu üyelikle birlikte sektörel iş birliklerini güçlendirmeyi ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. “Sektörel dayanışmayı ve ortak aklı önemsiyoruz” Zeren Metal Genel Müdürü Murat Akkaş, üyelik sürecine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “TALSAD gibi sektörümüz adına önemli bir yapının parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Alüminyum sanayisinin gelişimine katkı sağlayan her türlü iş birliğini değerli buluyor, sektör paydaşlarıyla ortak akıl çerçevesinde hareket etmeyi önemsiyoruz. Alüminyum; otomotivden savunma sanayisine, ambalajdan inşaata, enerjiden havacılığa kadar birçok stratejik sektörde yaygın olarak kullanılan, hafifliği, dayanıklılığı ve geri dönüştürülebilir yapısıyla öne çıkan önemli bir sanayi hammaddesi olarak dikkat çekiyor. Özellikle sürdürülebilir üretim anlayışının güç kazandığı günümüzde, alüminyum sektörü küresel ölçekte büyümesini sürdürürken, sanayi ve ticaret ekosistemindeki stratejik rolünü de artırmaya devam ediyor. Bu üyeliğin hem şirketimiz hem de sektörümüz adına verimli bir iletişim ve gelişim zemini oluşturacağına inanıyoruz.” Sektörel iş birliklerine katkı sunacak Zeren Metal’in Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) üyeliğiyle birlikte; sektörel bilgi paylaşımı, sürdürülebilirlik, inovasyon ve ticaret ağlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarda daha aktif rol alması hedefleniyor. Şirket, ulusal ve uluslararası ölçekte metal sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek, iş ortaklarına katma değer sağlayan çözümler üretmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.