Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnsan Kaynağı

Kapsül Haber Ajansı - İnsan Kaynağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Kaynağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN,  IAC 2026'da Yerini Aldı Haber

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN, IAC 2026'da Yerini Aldı

Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, ana sponsorlarından birisi olarak güçlü bir katılımla 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, küresel uzay çalışmalarının ve kurumlarının yer aldığı IAC 2026'nın Türkiye'de düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, Türkiye'nin uzaya gönderilecek uydu gibi faydalı yüklerini taşıyacak platformları geliştirmek için ROKETSAN olarak aralıksız çalıştıklarını söyledi. Uzay teknolojileri ekosisteminin geliştirilmesi konusunda ekosistem ve iş birliği ağı oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran İkinci, "Türkiye gelecek dönemde uzay konusunda küresel bir aktör olarak dünyadaki iş birliklerini büyütecek. Biz de ROKETSAN olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 platformlarımız ülkemizden uzaya ulaşabilecek bir sistemi hayata geçirebileceğimiz ana sistemler olarak Türkiye'nin uzaydaki yolunu açacak. ŞİMŞEK platformlarımız bizi uzaya uydu taşıyabilen, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelere bu konuda destek verebilen bir ülke statüsüne yerleştirecek." şeklinde konuştu. İkinci, ROKETSAN'ın Türkiye'nin uzayla ilgili çalışan en büyük mühendislik ekibine sahip olduğunu, teknik altyapı olarak da Türkiye'nin bu konudaki en yetkin kurumlarından bir tanesi durumunda bulunduklarını sözlerine ekledi. ROKETSAN uzay çalışmalarında güçlü iş birlikleri yürütüyor Uzay alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi konusunda geniş bir ekosistem ve iş birliği ağı oluşturma çalışmaları yürüten ROKETSAN, uzay teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı çalışmalarına da 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen mükemmeliyet merkezi ile katkı sağlıyor. ROKETSAN ayrıca, uzay çalışmaları alanında kamu kurumları, üniversiteler ve savunma sanayisindeki iş ortakları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede iş birliği çalışmaları yürütüyor. Alt teknolojiler de dahil olmak üzere birçok alandaki Ar-Ge faaliyetlerinde savunma endüstrisi ve üniversiteler ile yoğun koordinasyon içerisinde çalışmalar sürdürülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı Haber

Şımart Teknoloji’nin Yeni Üretim Üssü Ankara’da Kapılarını Açtı

Türkiye’de akıllı yaşam teknolojileri, tüketici elektroniği, Nesnelerin İnterneti (IoT), donanım ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet gösteren Şımart Teknoloji, Ankara’daki yeni üretim üssünün açılışıyla B2B, B2C, B2G ve B2Construction iş kollarını aynı teknoloji ve üretim altyapısı altında büyüttüğü yeni dönemi başlattı. Şımart’ın bugünkü üretim ve teknoloji yapılanmasına uzanan büyüme yolculuğu 2020’de kurulan yazılım altyapısıyla başladı. Şirket, 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti; artan üretim ihtiyacı doğrultusunda 2023’te daha büyük bir tesise geçti. Yeni üretim üssünün devreye alınmasıyla Şımart, altı yıllık yolculuğunda üçüncü fabrika yapılanmasına geçerek üretim, mühendislik, yazılım, ürün geliştirme, kalite kontrol, B2B/OEM projeleri, kamu teknolojileri, akıllı yapı çözümleri ve kullanıcı ekosistemi hedeflerini aynı çatı altında buluşturan yeni ölçeğini hayata geçirdi. Yeni tesis 10 bin 200 metrekare kapalı ve 5 bin 400 metrekare açık olmak üzere toplam 15 bin 600 metrekare alana sahip. Tesisin Ankara’da konumlandırılmasında Başkent’in sanayi ekosistemi, mühendislik ve teknoloji insan kaynağı, lojistik erişimi, gümrük sahasına yakınlığı ve İstanbul yönündeki lojistik bağlantılar etkili oldu. Şımart Teknoloji yöneticileri, iş ortakları, sektör temsilcileri, basın mensupları, içerik üreticileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, T.C. Sağlık Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Altı yılda yazılımdan 80 ürünlük teknoloji ekosistemine 2020’de Ankara merkezli olarak kurulan Şımart Teknoloji aynı yıl yazılım altyapısını oluşturdu; 2021’de ilk robot süpürgesi katya’yı üretti. katya, 2022’de sektörün prestijli tasarım ödüllerinden biri olan A’ Design Award’da Gümüş Ödül kazandı. Şirket 2023’te büyüyen üretim ihtiyacı doğrultusunda daha büyük bir tesise geçti, 2024’te Ankara’da gerçek yaşam alanı konseptli showroomunu devreye aldı. Yeni fabrikanın açılışıyla üretim altyapısını üçüncü fabrika yapılanmasına taşıyan Şımart, 80 ürüne ulaşan teknoloji ekosistemini yeni bir ölçeğe çıkardı. Yeni üretim üssünün devreye alınması, Şımart’ın büyüme yolculuğunda üretim, yazılım, kullanıcı deneyimi ve farklı iş kollarının aynı altyapıda ölçeklendiği yeni aşamanın başlangıcı oldu. 5 milyon+ kapasite için yeni üretim altyapısı devrede Yeni tesisle birlikte Şımart Teknoloji’nin mevcut yıllık 1 milyon 635 bin adetlik üretim kapasitesinin 5 milyon adedin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedef, mevcut seviyeye göre üç katın üzerinde bir üretim potansiyeline işaret ederken şirket kapasite artışını yalnızca üretim adedi üzerinden değil; otomasyon, kalite standardizasyonu, üretim verisinin yönetimi, yeni ürünlerin daha hızlı devreye alınması ve B2B/OEM, B2G ile B2Construction projelerinin ölçeklenmesi açısından da stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Tesiste tam otomatik ve yarı otomatik üretim hatları, robotik kollar ve yüksek otomasyon teknolojileri kullanılıyor. Üretim ve kalite süreçlerinde yapay zekâ destekli takip ve kontrol sistemlerinden yararlanılırken, operasyonların izlenmesi Şımart Teknoloji tarafından geliştirilen ERP Yönetim ve Üretim Takip Sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şımart, bu altyapıyla üretim süreçlerini daha ölçülebilir, izlenebilir ve ölçeklenebilir hale getirirken yüksek otomasyonu nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütmeyi hedefliyor. Mustafa Emrah Babur: “Üretim kapasitesini teknoloji ve nitelikli insan kaynağıyla birlikte büyütüyoruz” Şımart Teknoloji CEO’su Mustafa Emrah Babur, yeni fabrikanın şirket açısından yalnızca fiziksel bir kapasite artışı anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi: “Yeni tesisle yıllık üretim kapasitemizi 1 milyon 635 bin adetten 5 milyon adedin üzerine taşımayı hedefliyoruz. Aynı dönemde 80 ürüne ulaşan ekosistemimizi genişletirken bugün 400 bin aktif kullanıcıya ulaşan yapımızı 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcı ve 1 milyon hane ölçeğine taşımak istiyoruz. Bizim için bu büyüme, üretim, yazılım, ürün ve kullanıcı deneyiminin birlikte ölçeklenmesi anlamına geliyor.” “Bu büyümeyi yalnızca daha fazla üretim hattı ya da daha fazla çalışan üzerinden kurgulamıyoruz. Tam ve yarı otomatik üretim hatları, robotik sistemler ve yapay zekâ destekli üretim ve kalite kontrol altyapısı ile nitelikli insan kaynağını birlikte büyütüyoruz. Otomasyonu insanın alternatifi olarak değil, çalışanlarımızın teknik yetkinliğini ve ürettiği katma değeri artıran bir araç olarak görüyoruz.” “Şımart’ı yalnızca akıllı cihaz satan bir marka olarak görmüyoruz. B2C’de 80 ürünlük akıllı yaşam ekosistemi geliştirirken, B2B’de kurumsal IoT ve OEM çözümleri, B2G’de kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özel teknolojiler, B2Construction’da ise birbirleriyle haberleşen ve proaktif aksiyon alabilen akıllı yaşam alanları tasarlıyoruz.” Robotik üretim ve yapay zekâ destekli kalite kontrol aynı tesiste buluştu Yeni fabrikada üretimin farklı aşamalarında robotik sistemler ve otomasyon çözümleri kullanılıyor. Şımart Teknoloji, kalite kontrol yaklaşımını yalnızca nihai ürün kontrolüyle sınırlı tutmak yerine üretimin farklı aşamalarına yaymayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli üretim takip ve kalite kontrol sistemleri sayesinde üretim verilerinin analiz edilmesi, süreçlerin daha yakından izlenmesi ve kalite standartlarının sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Şirket tarafından özel olarak geliştirilen ERP altyapısı ise üretim planlama, operasyon takibi ve kalite süreçlerinin tek merkezden yönetilmesinde önemli rol üstleniyor. 80 ürünlük ekosistem yeni üretim üssüyle ölçek büyüttü Şımart Teknoloji, yeni üretim yapılanmasını yalnızca mevcut ürün portföyünü büyütecek bir kapasite yatırımı olarak değil, B2C ürünlerinden B2B/OEM projelerine, kamu teknolojilerinden akıllı yapı sistemlerine kadar farklı çözüm alanlarını ölçeklendirecek bir teknoloji altyapısı olarak konumlandırıyor. Şirketin akıllı yaşam ekosistemi bugün 80 ürüne ulaştı. Şımart’ın 80 ürüne ulaşan akıllı yaşam ekosistemi; katya serisindeki robot süpürgelerden cam temizleme, çim biçme ve havuz temizleme robotlarına; kamera ve sensörlerden iklimlendirme, aydınlatma, güvenlik, evcil canlılar, sağlıklı yaşam ve enerji yönetimi çözümlerine kadar uzanıyor. Şımart’ın uzun vadeli ürün stratejisinin merkezinde bu cihazları birbirinden bağımsız çözümler olmaktan çıkararak ortak bir bulut ve dijital altyapı üzerinden yönetilebilen bütünleşik bir akıllı yaşam ekosisteminin parçaları haline getirmek bulunuyor. Farklı Şımart cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirketin Ankara merkezli ekipleri; donanım, gömülü yazılım, robotik, sensör teknolojileri ve kullanıcı arayüzlerini bütünleşik ve kullanıcı dostu bir teknoloji mimarisi içinde geliştiriyor. Donanım, yazılım ve üretim aynı çatı altında buluştu Şımart Teknoloji’nin Ankara merkezli teknoloji ekipleri; donanım tasarımı, gömülü yazılım geliştirme, robotik haritalama ve yön bulma algoritmaları, sensör teknolojileri, mobil uygulama ve kullanıcı arayüzleri üzerinde çalışmalar yürütüyor. Şirketin farklı cihazlarının tek merkezden uzaktan yönetilebilmesini sağlayan Şımart Mobil Uygulaması da Türk mühendisler tarafından geliştiriliyor. Şirket, yeni fabrikanın devreye alınmasıyla üretim süreçleriyle yazılım ve donanım geliştirme ekipleri arasındaki etkileşimi artırmayı; ürün geliştirme, test ve seri üretime geçiş süreçlerini daha bütünleşik hale getirmeyi ve B2C, B2B/OEM, B2G ve B2Construction çözümlerini ortak mühendislik ve üretim altyapısıyla ölçeklemeyi hedefliyor. 400 bin aktif kullanıcı, yeni hedef 1 milyon Şımart’ın güncel aktif kullanıcı sayısı 400 bine ulaştı. Şirket, 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon aktif kullanıcıya ve 1 milyon haneye erişmeyi hedefliyor. Büyüme stratejisinde yalnızca satış hacmi değil; ekosisteme katılan kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların farklı Şımart ürünleriyle kurduğu ilişki de temel göstergeler arasında yer alıyor. Şımart, büyümesini yalnızca satış hacmi üzerinden değil; kullanıcı sayısı, bağlantılı ürün çeşitliliği ve kullanıcıların ekosistem içinde farklı ürünlerle kurduğu ilişki üzerinden değerlendiriyor. Marka, bu vizyonu ‘Türkiye’de akıllı olmayan ev kalmayacak’ yaklaşımıyla tanımlarken 2027 yıl sonuna kadar 1 milyon haneye erişmeyi amaçlıyor. “Fabrikadan Halka” modeli dijital kanallarla ölçekleniyor Şımart’ın perakende stratejisinin temel yaklaşımını “Fabrikadan Halka” modeli oluşturuyor. Ürünlerin tüketiciyle daha doğrudan buluşturulması ve satış stratejisinin dijital kanallar üzerine kurulması, aracıların azaltılması ve teknolojinin daha ulaşılabilir fiyatlarla sunulması hedefini destekliyor. Şirket, Trendyol, Hepsiburada, MediaMarkt ve n11 gibi dijital satış ve teknoloji perakende kanalları üzerinden Türkiye genelinde tüketicilere ulaşıyor. Satış sonrasında ise ‘48 Saatte Çözüm Garantisi’ kapsamında teknik servis ihtiyacı olan ürünleri çift yönlü ücretsiz kargoyla fabrikaya ulaştırarak doğrudan kullanıcı ilişkisini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar: Gençlerin Enerjisi Türkiye’yi Geleceğe Taşıyacak Haber

Bayraktar: Gençlerin Enerjisi Türkiye’yi Geleceğe Taşıyacak

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Bakan Bayraktar, bir Küçük Modüler Reaktör Kanunu hazırladıklarını belirterek “Bunun taslağı hazır. Bütçe görüşmeleri sonrasında Meclis'imizin gündemine getirmeyi hedefliyoruz. Yani bu yasama yılında. Onu kanunlaştırdığımızda bunun hukuki altyapısını da güçlü bir şekilde kurmuş olacağız. Orada bu konunun gelişimini sağlayacak, finansmanını sağlayacak, güvenlikle alakalı alınacak tedbirleri ortaya koyacak bir çerçeveyi oluşturacağız. Bu, SMR'ın önünü açacak.” dedi. Bakan Bayraktar, Şanlıurfa'da düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST Güneydoğu’ya iştirak etti. Festival Alanını Gezdi TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile festival alanını gezen Bakan Bayraktar, daha sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kurulan standı ziyaret etti. Takım Sayısı Her Geçen Sene Artıyor Burada gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, TEKNOFEST 2026 kapsamında bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması’na katılan gençlere seslendi. Yarışmanın kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, yarışmaya katılan takım sayısının her geçen sene artığını belirterek, bu sene 192 takım takımın yarıştığını belirtti. Motivasyon Kaynağı TEKNOFEST TEKNOFEST'in Türkiye'de bir özgüven devrimi gerçekleştirdiğini söyleyen Bakan Bayraktar, “TEKNOFEST, Türkiye'nin yenilikçi ruhunun yüksek teknolojiye giden yoldaki en önemli itici güçlerinden, motivasyon kaynaklarından bir tanesi. Dünya büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bu yeni dönüşümün adı ‘yapay zekâ çağı.’ Bu yeni yapay zekâ çağında bildiğimiz her şey değişecek. Onun için çok daha farklı hazırlıklara girmemiz lazım. İşte TEKNOFEST bunun platformunu oluşturuyor” dedi. Türkiye'nin 2040 Enerji Vizyonunu Yeni yapay zekâ çağında öne çıkan en önemli unsurlardan birinin de enerji olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “Enerji olmadan aslında yapay zekadan bahsetmek mümkün değil. Enerjiyi kesintisiz bir şekilde sağlayabilmemiz önemli. Bu alanda da önümüzde hem çok önemli fırsatlar var hem de çok önemli sınamalar var. Bunlara hazır olmamız gerekiyor. Özellikle Antalya'daki COP31 toplantısını da düşünerek 2026 yılını hazırlık yılı ilan ettik ve Türkiye'nin 2040 enerji vizyonunu çalışıyoruz. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunu dünyaya ilan edeceğiz. Bu yeni enerji vizyonumuzda nihai bir hedefimiz var: Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak.” diye konuştu. Nükleer Olmazsa Olmaz Bir Alan Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir alan olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “Türkiye'nin mutlaka nükleer enerjiye sahip olması lazım. Yapay zekâ çağına, dijital dünyaya bizim mutlaka nükleerle beraber girmemiz lazım. İnşallah birkaç ay içerisinde Akkuyu'da nükleer santralimizi devreye alacağız ve Türkiye ilk kez nükleerden elektrik üretmeye başlayacak. 70 yıllık bir rüya adeta gerçeğe dönüşecek.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Sizler Sayesinde Nükleerin İkinci Çağını Iskalamayacak Nükleerin yeni çağının Küçük Modüler Reaktör (SMR) çağı olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, “SMR işine çok inanıyoruz. Onun için TEKNOFEST çatısı altında bu Nükleer Enerji Teknolojileri Yarışması çok önem arz ediyor ve her geçen sene büyüyor. Ortaya koyduğunuz performans, ortaya koyduğunuz projeler hakikaten her geçen sene daha güzel hale geliyor. Ben inanıyorum ki Türkiye sizler sayesinde nükleerin bu ikinci çağını ıskalamayacak. Türkiye bu teknolojiye sahip, bu teknolojiyi kendisi üreten ve inşallah ihraç eden bir ülke haline gelecek. Bunu başardığımızda, enerjide bağımsız Türkiye hedefini de yakalamış olacağız.” ifadelerini kullandı. Türkiye'de Nükleer Büyüyerek, Gelişerek Devam Edecek Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’nun (TENMAK) Çekmece Yerleşkesinde bulunan TR-2 Araştırma Reaktörü ile ilgili de bilgi veren Bakan Bayraktar, “Çekmece'deki araştırma reaktörümüzü tekrar çalıştırmaya başlıyoruz. Çok uzun yıllar sonra nihayet lisanslama çalışmalarımız bitti. Nükleer Düzenleme Kurumumuz izinlerimizi verdi ve artık orası bilimsel araştırma yapacak. Malzeme teknolojileri, nükleer tıp, izotop üretimi; bütün bu alanlarda çalışmayı yapacak bir yer olacak. Orayı da sizlere açacağız. İnşallah Türkiye'de nükleer büyüyerek, gelişerek devam edecek.” dedi. Türkiye, Sizlerle Çok Daha Kuvvetli Bir Ülke Haline Gelecek Bakan Bayraktar, “İnanıyorum ki sizlerin katkıları ve buradaki bu dinamizm, heyecan ve enerji, bizleri çok daha aydınlık bir Türkiye'ye doğru taşıyacak. İnanıyorum ki Türkiye, sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak ve çok daha güçlü, çok daha kuvvetli bir ülke haline gelecek.” diye konuştu. Hedef Nükleerde 20 Bin Megavatlık Kurulu Güç Bakan Bayraktar, daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Türkiye’nin 2050’de 20 bin megavatlık bir nükleer kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini anımsatan Bakan Bayraktar, bunun için güçlü bir siyasi iradeye ve ayrıca insan kaynağına ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Bu, onlarca yıl isteyen, çok büyük bir emek isteyen bir konu. Arkasında güçlü bir milli ve siyasi irade olması lazım. Bu, Cumhurbaşkanımızın sayesinde var. Bir taraftan da insan kaynağına ihtiyacımız var. Her yıl artarak büyük bir talep oluyor. Gençlerimiz, çocuklarımız nükleer alanın büyüyeceğini, bu alanda geleceğe dair çok önemli fırsatlar olduğunu gördükleri için şimdi bu alana çalışmaya başladılar. İnsan kaynağı ihtiyacımız, işte buralardan inşallah yetişecek.” dedi. Dünyanın birçok farklı ülkesine eğitim için öğrenci gönderdiklerini anlatan Bakan Bayraktar, TENMAK eliyle bu alanda çalışan öğrencilere aylık 13.750 lira burs verdiklerini de belirtti. Kanun Taslağı Hazır Türkiye’nin SMR’ler ile ilgili çalışmalarına ilişkin soruya da cevap veren Bakan Bayraktar, şunları söyledi: “Bir Küçük Modüler Reaktör Kanunu hazırlıyoruz şu anda. Bunun taslağı hazır. Bütçe görüşmeleri sonrasında Meclis'imizin gündemine getirmeyi hedefliyoruz. Yani bu yasama yılında. Onu kanunlaştırdığımızda bunun hukuki altyapısını da güçlü bir şekilde kurmuş olacağız. Orada bu konunun gelişimini sağlayacak, finansmanını sağlayacak, güvenlikle alakalı alınacak tedbirleri ortaya koyacak bir çerçeveyi oluşturacağız. Bu, SMR'ın önünü açacak.” Bakanlık Standına Üst Düzey Ziyaret Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının TEKNOFEST Güneydoğu’da kurduğu stand binlerce vatandaşı ağırladı. Ayrıca, Milli savunma bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ile kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da Bakanlık standını ziyaret etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor Haber

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor

Türkiye'nin lider roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN tarafından, savunma endüstrisindeki öncü rolünü yapay zekâ alanına da taşıma hedefiyle düzenlenen Yapay Zekâ Hackathonu başladı. Kritik teknolojilerde geliştirdiği yerli ve millî çözümlerle Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığına katkı sağlayan ROKETSAN, yapay zekâyı geleceğin savunma sistemlerini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda 25-27 Eylül tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Hackathon; Edge AI, Machine Learning, LLM, otonomi ve veri bilimi gibi kritik alanlarda genç yetenekleri gelişim ve yarışma sürecinde bir araya getiriyor. 2 bin 457 başvurudan 72 genç yetenek Hackathon'da ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'na yönelik üç haftalık başvuru sürecinde 2 bin 457 başvuru alındı. Temel kriterleri karşılayan bin 778 kişi, Hackathon öncesinde düzenlenen AI Workshoplarına davet edildi. Üç gün süren workshoplarda katılımcılara LLM, bilgisayarlı görü ve otonom sistemler alanlarında uygulamalı ve etkileşimli eğitimler verildi. Eğitimlere günlük ortalama bin 250 tekil katılımcı dahil olurken, üç gün boyunca 950'nin üzerinde soru yöneltildi. Workshopların sonunda binin üzerinde katılımcıya sertifika takdim edildi. Sürecin bir sonraki aşamasında 234 kişi İngilizce ve teknik sınav değerlendirmesine katıldı. Sınavların ardından 155 kişiyle ROKETSAN insan kaynakları ekipleri tarafından mülakat gerçekleştirildi. Değerlendirme süreçlerinin sonunda belirlenen 72 genç yetenek, isimlerini ROKETSAN'ın ürünlerinden alan ÇAKIR, MAM-L, ŞİMŞEK, AKYA, ATMACA, BORA, SUNGUR ve TAYFUN takım isimleriyle 48 saatlik Hackathon sürecine katılmaya hak kazandı. "Dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren ROKETSAN olmayı hedefliyoruz" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Hackathonun açılışında yaptığı konuşmada yapay zekânın savunma teknolojilerinin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Yiğit, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil, savunma sanayisinin geleceğini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Faruk Yiğit, konuşmasında ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki yaklaşımını şöyle ifade etti: "Yapay zekayı ROKETSAN açısından yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak görmüyoruz. Biz yapay zekayı; tasarım süreçlerimizden üretime, test ve doğrulamadan lojistiğe, karar destek sistemlerinden geleceğin savunma sistemlerine kadar bütün değer zincirimizi dönüştürebilecek stratejik bir kabiliyet olarak görüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde ROKETSAN'ı yapay zekâ teknolojilerini en ileri seviyede kullanan savunma şirketlerinden biri olmanın ötesinde, yapay zeka alanında özgün teknolojiler geliştiren küresel bir teknoloji oyuncusu haline getirmek." Prof. Dr. Yiğit, dünyada teknoloji yarışının kurallarının yeniden yazıldığını belirterek, bu yarışta sadece teknolojiyi kullanan ülkeler değil, teknolojiyi geliştiren, kendi algoritmalarını üreten ve kendi yapay zekâ yetkinliğini oluşturan ülkelerin söz sahibi olacağını aktardı. ROKETSAN'ın kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin kritik savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmak ve Türkiye'ye özgün yetenekler kazandırmak için çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimizi daha da ileri taşımak zorundayız. Artık yalnızca dünyanın geliştirdiği teknolojileri takip eden değil, dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren bir ROKETSAN hedefliyoruz. Bunun için güçlü mühendislik altyapımıza yeni bir güç daha eklemeliyiz: yapay zeka. Ama burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Yapay zeka alanında başarının anahtarı yalnızca en iyi algoritmaya sahip olmak değildir. Asıl fark yaratacak olan, doğru problemi seçebilmek, doğru soruyu sorabilmek farklı disiplinleri bir araya getirebilmek ve geliştirdiğimiz teknolojiyi gerçek hayattaki bir ihtiyaca dönüştürebilmektir." Kurumların gerçek gücünün yalnızca sahip olduğu tesisler veya üretim altyapısı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Yiğit, asıl gücün, var olan altyapıyı geleceğe taşıyacak insan kaynağı olduğunu, bu nedenle ROKETSAN olarak genç yeteneklerle buluşmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Yapay zekâ farklı boyutlarıyla ele alındı ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'nun açılış etkinliğinde, ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki vizyonu ve bu alandaki yaklaşımı katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca yapay zekânın savunma teknolojilerindeki geleceği, güvenilir yapay zekâ sistemleri, mühendislik ve kariyer perspektifleri farklı oturum ve konuşmalarla ele alındı. ROKETSAN'ın yanı sıra sektör, akademi ve teknoloji ekosisteminden uzman isimler; "Yapay Zekâ ve Otonomiyle Yeni Nesil Sistemler: Güvenilirlik, Karar Üstünlüğü ve Mühendisliğin Geleceği", "Laboratuvardan Operasyonel Ortama: Güvenilir AI Sistemleri Nasıl İnşa Edilir?", "Geleceğin Sistemlerini İnşa Edenler: Savunma Teknolojilerinde AI Kariyeri" ve "Yapay Zekâ Çağında Mühendis Olmak: Küresel Örnekler ve Önümüzdeki Fırsatlar" başlıklı oturum ve konuşmalarda görüşlerini paylaştı. 48 saat boyunca gerçek problem senaryoları üzerinde çalışacaklar Hackathon kapsamında 72 genç yetenek, 48 saat boyunca gerçek bir problem senaryosu üzerinde çalışacak. Katılımcılar bu süreçte ROKETSAN'ın teknik mentorlarının desteğiyle ekipler halinde projelerini geliştirecek. Program, yalnızca bir yarışma olarak değil, workshoplar, eğitimler, paneller, teknik çalışmalar, mentor desteği ve gerçek problem senaryolarını bir araya getiren kapsamlı bir yetenek gelişim süreci olarak tasarlandı. ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu kapsamında ortaya konulan çalışmalar jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren takımlar, kapanış töreninde "ROKETSAN Yapay Zekâ Ödülü" başta olmak üzere çeşitli özel ödüllerin sahibi olacak. ROKETSAN, Hackathon ile bir yandan yapay zekâ alanındaki nitelikli insan kaynağını keşfetmeyi ve yapay zekâ odaklı yetenek havuzunu genişletmeyi, diğer yandan genç yetenekleri savunma sanayisinin gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platform Günleri 2026 Sektörün Buluşmasına Yoğun İlgi Haber

Platform Günleri 2026 Sektörün Buluşmasına Yoğun İlgi

Personel Yükseltici Platform sektörünün üreticilerini, kiralama firmalarını, distribütörlerini, tedarikçilerini ve kullanıcılarını buluşturan Platform Günleri 2026 sona erdi. PLATFORMDER’in sektörün ortak gelişimi hedefi doğrultusunda, Hybrid İletişim organizasyonuyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) denetiminde gerçekleştirilen fuar, firmalara ürünlerini tanıtma ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı sundu.Fuarın açılışına siyasi partilerin ilçe başkanları ve başkan yardımcıları da katıldı. Açılış töreninin ardından stantları ziyaret eden temsilciler, katılımcı firmaların ürünleri ve faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Katılımcı firmalar satışlardan memnun ayrıldı Platform Günleri 2026’ya katılan firmalar, fuar boyunca gerçekleştirdikleri satışlardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ürünlerini doğrudan kullanıcılarla buluşturan firmalar için etkinlik, satışların yanı sıra yeni müşteri ilişkileri geliştirme ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı sundu. Katılımcıların satışlara ilişkin olumlu değerlendirmeleri, Platform Günleri’nin sektörün ticari faaliyetlerine sağladığı katkıyı ortaya koydu. Ticari görüşmeler ve ürün lansmanları öne çıktı Üç gün boyunca gerçekleştirilen görüşmeler, sektör paydaşlarına yeni iş birliklerini değerlendirme imkânı sundu. Katılımcı firmalar yeni ürünlerini sektör profesyonellerine tanıtırken, ziyaretçiler de ekipmanları yakından inceleme ve ihtiyaçlarını doğrudan firma temsilcileriyle değerlendirme fırsatı buldu. Fuar kapsamında firmaların ürün lansmanları gerçekleştirildi. LGMG Türkiye’nin açılışı da Platform Günleri’nde düzenlenen bir kokteyl ile duyuruldu. Etkinlik boyunca birçok firmanın düzenlediği kampanyalar ve yarışmalar, stantlardaki ticari görüşmelere ve ziyaretçi etkileşimine eşlik etti. Operatörler yarıştı çocuklar için LEGO yarışması düzenlendi Quadromac sponsorluğunda gerçekleştirilen operatörler yarışması, sektör çalışanlarını bir araya getirdi. Yarışmada ilk üçe giren katılımcılara hediyeleri fuarın son gününde takdim edildi. İstanbul Vinç sponsorluğunda etkinlik boyunca düzenlenen “Soruyu Bil Hediyeyi Kap” yarışması da ziyaretçilere bilgilerini sınama ve hediye kazanma fırsatı sundu. Fuarın son gününde Quadromac standında çocuklara yönelik düzenlenen LEGO yarışmasıyla program, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinliklerle tamamlandı. Geleceğin ustaları çalışmalarını sektörle buluşturdu Platform Günleri’nin öne çıkan çalışmalarından biri, Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hayata geçirilen “Geleceğin Ustaları Atölyesi” oldu. Öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde okullarının revizyon merkezinde bakım ve onarımlarını yaparak yeniden kullanıma kazandırdıkları personel yükseltici platformları fuarda sergiledi.PLATFORMDER’in desteğiyle eğitim ile istihdam arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen proje, öğrencilerin mesleki becerilerini sektör temsilcilerine doğrudan gösterebilecekleri bir ortam oluşturdu. Gençlerin çalışmaları, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yönelik mesleki eğitimin önemini ortaya koyarken, ekipmanların ömrünün uzatılması ve kaynakların verimli kullanılması açısından da somut bir örnek sundu. Güvenli çalışma ve sürdürülebilir büyüme vurgusu PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, açılış konuşmasında Platform Günleri’nin sektörel kalkınmaya ve birlikte büyümeye katkısını vurguladı. Güvenli çalışma kültürünün sektörün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Günaydın, “Güvenlikte rekabet etmeyiz; güvenlikte birlikte yükseliriz.” mesajını paylaştı.Günaydın, sürdürülebilirliğin enerji verimliliği, ekipmanların doğru bakımla daha uzun süre kullanılması, kaynakların korunması ve insan kaynağına yatırım yapılmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Yerli üreticilerin görünürlüğünün artırılması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi de konuşmanın temel başlıkları arasında yer aldı. Hybrid İletişim Genel Müdürü Gökhan Kuyumcu ise açılış konuşmasında Platform Günleri’nin Türkiye’nin resmî fuar takvimine dâhil olmasının önemine değindi. Kuyumcu, sektörün dinamizmine ve büyüme potansiyeline işaret ederek, üreticilerin ve yatırımcıların gücü ile PLATFORMDER’in tanıtım çalışmalarının bu gelişimi desteklediğini belirtti. Platform Günleri her yıl düzenlenecek Açılışta paylaşılan gelecek vizyonu doğrultusunda, Platform Günleri’nin bundan böyle her yıl düzenleneceği duyuruldu. Bu kararla teknolojik yeniliklerin sektörle düzenli olarak buluşturulması, fuarda kurulan bağlantıların kalıcı ticari ilişkilere dönüştürülmesi ve sektörel iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ürün tanıtımları, mesleki eğitime sağladığı görünürlük ve sektör paydaşlarını buluşturan etkinlikleriyle tamamlanan Platform Günleri 2026’da, bir sonraki buluşmanın Eylül 2027’de gerçekleştirileceği de paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınların Teknoloji Liderliğinde Yükselişi Hızlanıyor Haber

Kadınların Teknoloji Liderliğinde Yükselişi Hızlanıyor

Teknolojide Kadın Derneği (Wtech), Türkiye’nin teknoloji alanındaki nitelikli insan kaynağını güçlendirmek ve özellikle kadınların teknoloji sektöründeki temsilini artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Teknolojinin Liderleri” projesini tamamladı. 62 gencin yer aldığı programda; Makine Öğrenmesi, Veri Analitiği ve Siber Güvenlik gibi teknoloji sektörünün kritik uzmanlık alanlarındaki teknik eğitimler, sosyal yetkinlik programları, birebir koçluk ve sektör profesyonelleriyle mentorluk süreçleri bir arada yürütüldü. Proje, Türkiye’nin teknoloji alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi konusunda uzun soluklu bir vizyonun devamı niteliğini taşıyor. Bu yolculuğun önemli başlangıç noktalarından biri, Teknolojide Kadın Derneği tarafından hayata geçirilen “Teknolojinin Lider 100leri” projesinin 22 Ocak 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen tanıtım toplantısı oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katılarak açılış konuşmasını gerçekleştirdiği toplantıyla başlayan bu yaklaşım, gençlerin teknoloji alanında uzmanlaşmasını ve özellikle kadınların STEM alanlarındaki görünürlüğünün ve istihdamının artırılmasını hedefleyen sürdürülebilir bir gelişim modeline dönüştü. Türkiye’nin geleceğinde nitelikli insan kaynağını stratejik bir güç olarak konumlandıran ve gençlerin teknoloji, bilim ve yeni nesil yetkinliklerle güçlendirilmesini odağına alan ulusal hedeflerle paralel olarak Wtech de gençleri yalnızca bugünün işlerine değil, geleceğin mesleklerine hazırlamaya devam ediyor. Teknolojinin Liderleri, kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği güçlü bir ekosistem modeliyle bu hedefe somut katkı sunuyor. %87 Kadın Katılım Oranı ile Nitelikli Eğitim Programın teknik eğitim ayağında öğrenciler, teknoloji sektörünün en fazla ihtiyaç duyduğu uzmanlık alanlarında yoğun bir eğitim sürecinden geçti. Makine Öğrenmesi ve Veri Analitiği programına 35’i kadın toplam 42 öğrenci; Siber Güvenlik programına ise 19’u kadın toplam 20 öğrenci katıldı. Böylece toplam 62 katılımcının 54’ünü kadın öğrencilerin oluşturduğu projede kadın katılım oranı yaklaşık yüzde 87 olarak gerçekleşti. Programla gençlerin yalnızca teknik bilgi edinmeleri değil, kazandıkları bilgi ve yetkinlikleri güçlü bir profesyonel altyapıya dönüştürmeleri ve teknoloji sektöründe sürdürülebilir kariyerler inşa etmeleri hedeflendi. Teknik Eğitimler Profesyonel Yaşam Becerileriyle Desteklendi Gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyacakları sosyal ve profesyonel yetkinlikleri geliştirmek amacıyla teknik eğitimleri tamamlayan kapsamlı bir gelişim programı uygulandı. Eğitimler kapsamında; Yapay Zekâ ve Prompt Mühendisliği, Zaman Yönetimi ve Profesyonel Planlama, Kişisel İletişim, Kurumsal Hayata Hazırlık ve Teknoloji ile Yeniden Şekillenen Kariyer Yolları gibi başlıklar ele alındı. Bu sayede katılımcıların teknik uzmanlıklarının yanı sıra iletişim, öz yönetim, kariyer farkındalığı, yapay zekâ araçlarını etkin kullanma ve hızla dönüşen iş dünyasına uyum sağlama becerilerinin de güçlendirilmesi amaçlandı. Bire Bir Koçluk ve Güçlü Mentorluk Ağı Programın öne çıkan bileşenlerinden biri, OBSS desteğiyle yürütülen birebir koçluk süreci oldu. OBSS tarafından sağlanan 6 profesyonel koç ile öğrenci başına minimum üç koçluk seansı gerçekleştirilerek gençlerin kariyer hedeflerini daha net belirlemeleri, güçlü yönlerini keşfetmeleri ve profesyonel gelişim yolculuklarını yapılandırmaları desteklendi. Teknolojinin Liderleri aynı zamanda iş dünyasının güçlü desteğiyle hayata geçirilen kapsamlı bir ekosistem projesi olarak yürütüldü. Projeye destek veren kurumlar, yalnızca çalışanları ve yöneticileri aracılığıyla gençlere mentorluk ve deneyim aktarımı sağlamakla kalmadı; projenin hayata geçirilmesi ve gençlere ücretsiz, nitelikli bir gelişim programı sunulabilmesi için finansal destek sağlayarak da sürecin önemli paydaşları oldu. Bu kapsamda Adeo, Akbank, Arksigner, Commencis, Dorçe Prefabrik, Ekşi Teknoloji, Enerjisa, Esas Holding, Gtech, Hitit Bilgisayar, Join Us, Kayalar Kimya, Lenovo, Linktera, Mastercard, MediaMarkt, OBSS, Penta Teknoloji, Pera Özel Eğitim Kurumları, QNB Finansbank, Sahibinden.com, SEM, Sun Tekstil, Teknosa, Ülker ve Vodafone, verdikleri finansal desteğin yanı sıra sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyimlerini gençlerle buluşturarak projenin eğitim ve mentorluk ekosistemine katkı sundu. Kurumların sağladığı bu çok yönlü destek sayesinde gençler yalnızca sınıf ortamında bilgi edinmekle kalmadı; iş dünyasının gerçek deneyimleriyle buluştu, farklı sektörlerden rol modellerle doğrudan iletişim kurdu ve kariyer yolculuklarına daha güçlü bir başlangıç yapma fırsatı elde etti. Kamu, özel sektör, sivil toplum ve gençleri aynı amaç etrafında buluşturan Teknolojinin Liderleri; Türkiye’nin nitelikli teknoloji insan kaynağını büyütme hedefinin yanı sıra daha fazla kadının teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren, üreten ve yön veren aktörleri arasında yer almasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Zehra Öney: "Türkiye Teknolojiyle Geleceğin Lider Ülkeleri Arasında Yer Alabilir" Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zehra Öney, Teknolojinin Liderleri projesine ilişkin şunları söyledi: "Yeni teknoloji çağında ülkelerin gücünü artık yetişmiş insan kaynağı belirliyor. Teknolojiyi geliştiren, yöneten, anlamlandıran ve insanlığa faydaya dönüştüren gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Türkiye'nin bu dönüşümün güçlü aktörlerinden biri olmasını istiyorsak, gençlerimize bugünden güvenmeli, yatırım yapmalı ve önlerini açmalıyız. Teknolojinin Liderleri'ni tam da bu bakış açısıyla hayata geçirdik. Gençlerimizin teknik olarak güçlenmelerini, iş dünyasını yakından tanımalarını, kendilerine güvenmelerini, iletişim becerilerini geliştirmelerini ve kariyerlerine daha sağlam adımlarla başlamalarını önemsiyoruz. Çünkü teknoloji çok hızlı değişiyor; bu değişimin içinde yer alacak gençlerin de kendilerini sürekli geliştirebilen, merak eden, üreten ve sorumluluk alan bireyler olması gerekiyor. Programımıza katılan gençlerin büyük çoğunluğunun kadın olması da bizim için çok değerli. Kadınların teknolojinin her alanında daha görünür olduğu, karar mekanizmalarında daha güçlü yer aldığı ve üreten tarafta daha fazla söz sahibi olduğu bir gelecek için çalışıyoruz. Türkiye'nin gençlerine güveniyoruz. Onlara doğru eğitim, doğru rehberlik ve doğru fırsatlar sunulduğunda çok güçlü işler başaracaklarını biliyoruz. Teknolojinin Liderleri ile attığımız her adımı da Türkiye'nin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz." Sühendan Işık: OBSS Teknoloji İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sayın Sühendan Işık, Teknolojinin Liderleri projesine ilişkin şunları söyledi: Teknolojinin Liderleri projesini, farklı bakış açılarını ve deneyimleri bir araya getirerek geleceğin teknoloji dünyasına bugünden katkı sunan çok değerli bir platform olarak görüyorum. Teknolojinin yalnızca teknik bilgiyle değil; merak, deneyim paylaşımı, farklı perspektifler ve sürekli öğrenme kültürüyle geliştiğine inanıyorum. Akademi ve sektör arasındaki etkileşimi güçlendiren bu tür projelerin, katılımcıların teknoloji ekosistemini yakından tanımalarına, kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve geleceğe dair yeni perspektifler kazanmalarına önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyorum. Öğrenmenin ve gelişmenin karşılıklı olduğu bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Hakkında Teknolojide Kadın Derneği; kadınların teknoloji ve özellikle yapay zekâ alanlarında uzman, yetkin ve üretken bireyler olarak yetişmelerini, teknoloji ekosisteminde güçlü ve sürdürülebilir biçimde yer almalarını ve istihdama katılımlarının artırılmasını hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek; sunduğu teknik ve yetkinlik eğitimleri, kişisel ve profesyonel gelişim programları, mentorluk süreçleri, girişimcilik destekleri ve kariyer gelişimi odaklı projelerle kadınların geleceğin yetkinlikleriyle donatılmasını, teknoloji alanındaki temsil ve liderliklerinin güçlendirilmesini desteklemektedir. Alanında uzman profesyoneller tarafından yürütülen eğitim ve mentorluk programları sayesinde katılımcıların hem teknik bilgi ve becerilerini geliştirmeleri hem de kariyer yolculuklarında daha güçlü adımlar atmaları hedeflenmektedir. Kuruluşundan bu yana 30 binden fazla gence eğitim ve gelişim imkânı sağlayan Teknolojide Kadın Derneği, program mezunlarında %93’e varan istihdam oranına ulaşmıştır. Eğitimden mentorluk ve kariyer gelişimine, oradan istihdama uzanan bütüncül yaklaşımıyla Dernek; kadınların teknoloji, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinde yalnızca yer alan değil, üreten, geliştiren ve yön veren liderler olmalarını amaçlamaktadır.i Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Siber Saldırıları Artırıyor: Uzman İhtiyacı Büyüyor Haber

Yapay Zekâ Siber Saldırıları Artırıyor: Uzman İhtiyacı Büyüyor

Dünyada siber saldırıların sayısını ortaya koyan tek bir resmi veri olmasa da 2025 yılında, dünyada günde 500 bin zararlı dosya tespit edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kemalettin Torun, “Yapay zeka geliştikçe siber güvenlik uzmanına ihtiyaç artıyor. Uluslararası Bilgi Sistemleri Güvenliği Sertifikasyon Konseyi’nin sektör içerisinde çalışan 16 binden fazla personelle yaptığı araştırma bu durumu ortaya çok net bir şekilde koyuyor. Kurumlar kadrolarını doldurabiliyor ancak yapay zeka destekli saldırılara karşı savunma ya da bulut güvenliği gibi alanlarda gereken üst düzey uzmanlığı bulmakta zorlanıyorlar” dedi. Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Bilgi Güvenliği Teknolojisi Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kemalettin Torun, yapay zekânın siber saldırılarda kullanımındaki artışı ve siber güvenliğe etkilerini değerlendirdi. ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) İnternet Suçları Şikâyet Merkezi (IC3) verilerine göre 2025'te ABD'de 1 milyonun üzerinde internet suçu şikâyeti yapıldığını belirten Torun, “FBI, 2025 yılında 1 milyon 8 bin 597 şikâyet ve yaklaşık 20,9 milyar dolarlık kayıp açıkladı. Türkiye'de ise kamuya açıklanmış yıllık toplam bir siber saldırı sayısı bulunmuyor. Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesindeki Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) koordinasyonunda 2025 yılında 101 bin 500'ü aşkın zararlı bağlantı tespit --+ ‘Yapay Zekâ Dolandırıcılıkları Daha İnandırıcı Hale Getiriyor’ Yapay zekânın gelişmesiyle siber saldırı ve dolandırıcılık yöntemlerinin de arttığını ve değiştiğini söyleyen Torun, özellikle sosyal mühendislik ve oltalama saldırılarında yapay zekânın kullanımının arttığına dikkat çekti. Torun, “Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı'nın (ENISA) raporuna göre, 2025’in başı itibarıyla dünya genelinde gözlemlenen sosyal mühendislik faaliyetlerinin yüzde 80’inden fazlasında yapay zekâ destekli oltalama kampanyalarının kullanıldığı bildiriliyor. Eskiden bozuk Türkçeyle yazılmış sahte e-postalarla karşılaşırken bugün çok daha düzgün, ikna edici ve kişiye özel hazırlanmış mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bir yöneticinin sesini taklit eden telefonlar gibi gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan yapay zeka üretimi vakalar karşımıza çıkıyor. FBI’ın raporuna göre 2025 yılında yapay zekâyla bağlantılı bilgi içeren 22 bin 364 şikâyet alındı ve bu şikâyetlerde bildirilen düzeltilmiş kayıp 893 milyon doların üzerine çıktı” diye konuştu. ‘Saldırıların Çoğu Bir Tıkla Başlayabiliyor’ “Siber saldırılara karşı en önemli kalkanımız hâlâ insan” diyen Mehmet K. Torun, “Yine ENISA'nın verilerine göre saldırıların yüzde 60'ını oltalama yöntemiyle başlıyor. Bir mesajdaki bağlantıya tıklanması, saldırının başlaması için yeterli olabiliyor. Güvenlik açıklarının istismarı ise yüzde 21,3 ile ikinci sırada yer alıyor. Yani birçok saldırı karmaşık bir teknolojiyle değil, bir tıklamayla başlayabiliyor” dedi. ‘Hemen Ödeme Yapın’ Mesajlarına Tıklamayın Kullanıcıların alabileceği önlemleri de sıralayan Torun, “Her hesapta iki faktörlü doğrulamayı kullanmak, her hesap için farklı ve güçlü parola belirlemek, güncellemeleri ertelememek ve aciliyet hissi oluşturan mesajlara karşı dikkatli olmak gerekiyor. ‘Hemen tıklayın’, ‘hemen ödeme yapın’ gibi ifadeler içeren mesajlar özellikle şüpheyle karşılanmalı” diye konuştu. ‘Sistemi Korumak İçin Nasıl Saldırılabileceğini Bilmek Gerekiyor’ “Siber güvenlik uzmanlarının işini üç aşamada anlatabiliriz” diyen Torun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırıyı önlemek, gerçekleşirse hızlı şekilde tespit edip müdahale etmek ve aynı açığın tekrar kullanılmaması için gerekli önlemleri almak. Bir sistemi korumak için önce ona nasıl saldırılabileceğini bilmek gerekir. Biz de öğrencilerimize zayıf noktaları saldırgandan önce bulmayı ve bu açıkları kapatmayı öğretiyoruz. Yapay zeka destekli siber saldırılar önlenirken kurumların kullandığı yapay zeka sistemlerinin de korunması gerekir. Kurumlar özellikle yapay zekâ destekli saldırılara karşı savunma ve bulut güvenliği gibi alanlarda uzman bulmakta zorlanıyor. Yapay zekâ bir araç. Onu kuracak, denetleyecek ve yapay zekânın kendisini de koruyacak insana her zamankinden çok ihtiyaç var.” Siber güvenlik alanındaki insan kaynağı ihtiyacının farklı uzmanlık alanlarını kapsadığını belirten Torun, “Bugün yalnızca ağ güvenliği ya da sızma testleri değil; adli bilişim, siber tehdit istihbaratı, zararlı yazılım analizi, siber olaylara müdahale ve yapay zekâ gibi alanlarda da uzmanlara ihtiyaç var. Siber güvenlik ezberle değil, merakla yapılan bir meslek. Problem çözmeyi seviyorsanız, sürekli öğrenmekten keyif alıyorsanız ve etik değerlere önem veriyorsanız geniş iş imkanları olan bu alanda size yer var” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, kariyer gelişim oturumları ve sürdürülebilirlik içerikleriyle desteklenen programı başarıyla tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Tüpraş Staj Programları Hakkında: Kısa Dönem Staj Programı: Tüpraş’ın üniversite öğrencilerine yönelik sunduğu kısa dönem staj programı, gençlerin iş hayatını ve rafineri operasyonlarını yakından tanımalarını, akademik bilgilerini uygulama deneyimiyle desteklemelerini ve kariyer hedeflerini şekillendirmelerini amaçlıyor. Nextremers: Üniversitelerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik yürütülen genç yetenek programı, yaklaşık 30.000 başvuru arasından seçilen 60 üniversite öğrencisine proje bazlı çalışma deneyimi, eğitim ve gelişim fırsatları sunarak profesyonel hayata hazırlanmalarına katkı sağlıyor. Temel Rafinericilik Staj Programı: Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, İzmir, Batman ve Kocaeli’nde üniversite iş birlikleriyle hayata geçirilen program, sürdürülebilir yerel kalkınmayı güçlendirecek nitelikli insan kaynağının yetişmesini hedefliyor. Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik program; temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, teknik ve kariyer gelişim oturumlarıyla gençlere enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.