Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnsan Kaynakları

Kapsül Haber Ajansı - İnsan Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti Haber

CTO Maaşları CEO Maaşlarını Geçti

Kruze Consulting’in araştırmasına göre, ABD’de yatırım almış yüzlerce girişimin bordro verilerinde CTO’ların ekstrem düşük ve yüksek ücretler çıkarıldığında ortaya çıkan yıllık maaşı 166 bin dolarla CEO’ların 159 bin dolarlık ortalamasını geçti. Bu fark, yeni kurulan ve hızla büyüyen firmalarda daha da belirgin; CTO’lar yılda ortalama 238 bin dolar kazanırken CEO’ların ortalaması 216 bin dolarda kalıyor. CTO’ların üst yönetimdeki yükselişi bu tür şirketlerle de sınırlı kalmıyor. Harvard Law School Forum’da yayımlanan bir analize göre, Russell 3000 borsa endeksi şirketlerinde en yüksek ücretli yöneticiler arasında yer alan CTO sayısı 2021’de 155 iken bu sayı 2025’te 249’a çıktı ve sadece dört yıldaki artış %61 oldu. CTO’ların gelirlerindeki artış, teknolojinin şirketler içindeki rolünün genişlemesiyle paralel ilerliyor. Teknoloji liderliği artık yalnızca teknik sistemlerin yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Dijital dönüşüm, siber güvenlik, veri yönetimi ve yapay zekâ gibi şirketin bütününü ilgilendiren alanlar da üst yönetimin teknoloji gündeminde yer alıyor. Bu değişim, CTO’ların şirketlerin en yüksek ücretli yönetici kadrolarında daha fazla yer bulmasına da yansıyor. Teknoloji Liderliği Yalnızca Teknoloji Şirketlerinde Yükselmiyor Bu yükselişin dikkat çeken bir diğer yönü, sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması. Harvard Law School Forum’daki analize göre, 2025’te en yüksek ücretli yöneticiler arasına giren CTO’ların yalnızca %31’i bilişim sektöründe görev yapıyor, geri kalan %69’u teknoloji dışındaki sektörlerde çalışıyor. Bu durum, teknoloji liderliğinin artık yalnızca yazılım ve teknoloji şirketlerinin gündemi olmadığının açık bir kanıtı. CTO’lar artık finans, sanayi ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde de üst yönetimin daha görünür ve yüksek ücretli rolleri arasında yer alıyor. “Ücret Yapısı, Şirketin Nereye Yatırım Yaptığını Gösterir” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, üst yönetim ücretlerinin aslında şirketin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor. “Üst yönetim ücretleri, bir şirketin gelecekte nerede değer üreteceğine dair en açık göstergelerden biridir. Teknoloji yöneticiliği uzun yıllar destek fonksiyonu olarak konumlandırıldı ve ücret yapısı da bunu yansıttı. Gelen veriler, şirketlerin teknoloji liderliğini artık büyümenin merkezine koyduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise teknoloji liderliği çoğu şirkette hâlâ genel müdür yardımcılığı seviyesinde ve diğer fonksiyonlarla aynı ücret bandında konumlanıyor. Oysa bu rol tüm dünyada ürün, veri ve müşteri deneyimi üzerinden doğrudan gelire etki etmeye başladı. Şirketlerin teknoloji liderliğine hangi kademede ve hangi ücret bandında yer verdiği, bu yetkinliği ne kadar süre koruyabileceklerinin de belirleyicisi. Bu kararı geciktiren kurumlar, yetiştirdikleri teknoloji liderlerini küresel şirketlere kaptırma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Teknoloji yetkinliğini doğru kademede konumlandırmak, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel Yönetim Ekibinde Yeni Atama Haber

Sanovel Yönetim Ekibinde Yeni Atama

Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, organizasyonel yapısını ve liderlik kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda 25 yılı aşkın insan kaynakları yönetimi tecrübesine sahip Engin Dirik, Eylül 2026 tarihi itibarıyla Sanovel’de İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı. İnsan kaynakları alanında stratejik yönetim, organizasyonel gelişim, yetenek yönetimi, liderlik gelişimi, performans yönetimi, ücretlendirme, yan haklar, değişim yönetimi, işveren markası ve İK analitiğine kadar geniş bir uzmanlığa sahip olan Engin Dirik; kariyeri boyunca başta ilaç sektörü olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren ulusal ve çok uluslu şirketlerde önemli görevlerde bulundu. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan Engin Dirik, kariyerine 2000 yılında Tansaş’ta başladı. Ardından Humanitas ve Garanti Bankası ile Nissan Automotive’de danışmanlık rolleri üstlenen Dirik, ilaç ve hızlı tüketim sektörlerindeki kapsamlı yöneticilik kariyerine geçiş yaptı. 2005-2013 yılları arasında Sanofi’de Kıdemli İK İş Ortağı olarak görev yapan Dirik; işe alım, organizasyonel yapılandırma ve gelişim, performans ve yetenek yönetimi, liderlik gelişimi ve İK sistemleri başta olmak üzere birçok alanda sorumluluklar üstlendi. 2013-2014 yılları arasında HSBC’de Yetenek Yönetimi Müdürü olarak görev yapan Engin Dirik, 2014-2022 yılları arasında Abdi İbrahim’de sırasıyla İnsan Kaynakları Yöneticisi, İnsan Kaynakları Müdürü ve İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev aldı. Son olarak, 2022 yılından bu yana Ali Raif İlaç’ta İnsan Kaynakları Direktörü olarak görev yapan Engin Dirik, Sanovel’deki yeni göreviyle birlikte insan kaynakları ve kurumsal iletişim fonksiyonlarının stratejik yönetimine liderlik edecek. Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında merhum Eczacı Erol Toksöz tarafından kurulmuştur. 60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan güçlü portföyü, akut ve kronik terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 200 milyon kutu üretim kapasitesine sahiptir. European GMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikası ve Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (US FDA) onayına sahip Sanovel; güçlü Ar-Ge’si, patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da ilaç sektörü ve tüm sektörler bazında öne çıkmaktadır. Ürünlerini 5 kıtada 50’yi aşkın ülkeye ulaştıran Sanovel, ihracatıyla uluslararası pazarlardaki gücünü her geçen gün artırmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve 1.750 çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama Haber

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama

Çok kanallı ve çok markalı perakende yapısıyla büyümesini sürdüren FLO GROUP, organizasyon yapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir adım attı. Finans, strateji, yatırım ve organizasyonel yönetim alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Okçular, FLO GROUP’ta Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak göreve başladı. Yeni yapılanmayla birlikte şirketin destek fonksiyonlarının daha entegre bir liderlik yapısı altında yönetilmesi ve FLO GROUP’un kurumsal dönüşüm, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ahmet Okçular, yeni görevinde mali işler, insan kaynakları, lojistik ve iç denetim fonksiyonlarına liderlik edecek. Destek fonksiyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, süreçlerin daha verimli ve çevik bir yapıya kavuşturulması ve şirketin büyüme hedeflerini destekleyecek organizasyonel yapının geliştirilmesi Okçular’ın öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak. Kariyerine 1996 yılında QNB FinansInvest’te başlayan Ahmet Okçular, 2005 yılında HSBC Türkiye’ye katıldı. HSBC’de Kurumsal Finansman Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Okçular; birleşme ve satın alma danışmanlığı ile sermaye piyasaları alanlarında çeşitli çalışmalara liderlik etti. 2016 yılında Tekfen Holding’e Grup CFO’su olarak katılan Okçular, 2019 yılında Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlardan Sorumlu Grup Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Bu dönemde grup genelindeki stratejik planlama, yatırım, iş geliştirme ve birleşme ve satın alma süreçlerinin yönetiminde görev aldı. 2022 yılında AIM Finance’i kurarak finansal ve stratejik danışmanlık alanındaki çalışmalarını sürdüren Okçular, 2024 yılında Toros Tarım ve Mondi Oluklu Mukavva’da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi. 2025 yılında ise CCN Yatırım Holding’te Finans, Strateji ve İş Geliştirme Başkanı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olan Ahmet Okçular, International University of Japan’da Uluslararası Yönetim alanında MBA programını tamamladı. Finans, yatırım, strateji ve organizasyonel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle Okçular, Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak FLO GROUP’un kurumsal dönüşümünün hızlandırılmasına, destek fonksiyonları arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası Haber

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası

Çalışan deneyimini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandıran CCN Holding, Happy Place to Work Bilim Kurulu tarafından 2026 yılında yürütülen değerlendirme sonucunda Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nın (Great Work Environment) sahibi oldu. Happy Place to Work değerlendirme sürecinde kurumlar, kültür, liderlik yaklaşımı, çalışan bağlılığı, çeşitlilik, eşitlik ve güven gibi başlıklarda kapsamlı analizlerden geçiyor. Değerlendirme sürecinde çalışan geri bildirimleri ile organizasyonun insan kaynakları uygulamaları birlikte ele alınıyor. CCN Holding’in Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı almaya hak kazanması, holdingin insan odaklı yönetim anlayışını, çalışan deneyimine verdiği önemi ve grup genelinde ortak değerler etrafında şekillenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. “Herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışan deneyimini kurum kültürümüzün temel bir parçası olarak görüyoruz. Happy Place to Work tarafından verilen Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı da bu yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. CCN Holding olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli, güvende ve ait hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı, farklılıkların desteklendiği, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği ve herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu sertifika, attığımız adımların çalışanlarımızın deneyimlerinde de karşılık bulduğunu görmek açısından bizim için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın ihtiyaç ve beklentilerini dinlemeye, deneyimlerini geliştirmeye ve CCN Holding’i tüm çalışma arkadaşlarımız için daha iyi bir çalışma ortamı haline getirmeye devam edeceğiz.” CCN Holding Hakkında 2007 yılında başlayan yolculuğunu bugün yaklaşık 10.000 çalışanıyla sürdüren CCN Holding; inşaat, sağlık, entegre tesis yönetimi, teknoloji, eğitim, turizm ve yat gibi birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Grup, yatırımlarını kalite, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, geleceğe değer katan stratejik adımlar olarak konumlandırmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte prestijli projelere imza atan CCN Holding; Zaha Hadid imzalı Bakü Haydar Aliyev Kültür Merkezi ve Bakü Alev Kuleleri gibi ikonik projelerle global referans gücü kazanmış; Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi ve dünyanın tek parçada yapılan en büyük hastanesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile sağlık yatırımları ve işletmeciliğinde öncü rol üstlenmiştir. CCN Holding, inşa ettiği projeleri sürdürülebilir işletme modelleriyle yönetmekte; sağlık kampüslerinden otellere, AVM’lerden enerji tesislerine kadar geniş bir yelpazede entegre tesis yönetimi hizmetleri sunmaktadır. Teknoloji alanında faaliyet gösteren INFERA ve WISERA markalarıyla dijital altyapı, yazılım, veri analitiği ve sistem entegrasyonu çözümleri geliştirerek operasyonel mükemmeliyet ve veriye dayalı yönetim yetkinliği sağlamaktadır. Turizm, gastronomi ve deneyim tasarımı alanında Altunizade Suites by Curio, Lokanta Yoğurt, Fami, The Cube.ist markalarıyla yaşam tarzı odaklı bir hizmet ekosistemi kuran CCN Holding, yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarıyla geleceği şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’ye İnsan Kaynakları Alanında 8 Ödül Birden Haber

Vodafone Türkiye’ye İnsan Kaynakları Alanında 8 Ödül Birden

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, ulusal ve uluslararası düzeydeki başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Vodafone Türkiye, insan ve kültür alanındaki dünyanın en köklü ve prestijli ödül programlarından biri olan Brandon Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri 2026’da 5 Altın, 2 Gümüş ve 1 Bronz olmak üzere toplam 8 ödüle birden layık görüldü. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi: “Vodafone’da çalışan deneyimini, çalışan yaşam döngüsünün tüm aşamalarını kapsayan bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Adayların Vodafone ile ilk temasından başlayarak; işe alım, gelişim, kariyer, liderlik, bağlılık ve çalışan deneyiminin tüm temas noktalarını birbiriyle bağlantılı şekilde tasarlıyoruz. Her bir çalışma arkadaşımızın farklı ihtiyaç ve beklentilerini gözeten, kapsayıcı ve sürekli gelişimi destekleyen bir deneyim sunmayı önceliklendiriyoruz. Brandon Hall’dan farklı alanlarda aldığımız bu ödülleri de çalışan yaşam döngüsünün farklı aşamalarında hayata geçirdiğimiz uygulamaların ve uzun süredir kararlılıkla sürdürdüğümüz insan ve kültür stratejimizin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Elbette bu başarı, güçlü bir ekip çalışmasının ürünü. Farklı uzmanlık alanlarından ekiplerimizin ortak hedefler etrafında buluşması, birlikte üretmesi ve çalışan deneyimini her geçen gün daha ileriye taşıma konusundaki ortak tutkusu, bugün elde ettiğimiz bu başarının en önemli unsurlarından biri. Bu nedenle aldığımız ödülleri, bu yolculuğa katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak başarısı olarak görüyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve değerli hissedebilecekleri bir çalışma ortamı yaratmak için onları dinlemeye, ihtiyaçlarını anlamaya ve çalışan deneyimini sürekli geliştirmeye devam edeceğiz.” Katıldığı tüm kategorilerde ödül aldı Vodafone, Brandon Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri’nde başvurduğu 8 kategorinin tamamında ödüle layık görüldü. Şirket, “Öğrenme ve Gelişim Ödülleri – En İyi Hibrit Öğrenme Programı” kategorisinde “Müşteri Operasyonları Hibrit Oryantasyon Programı” ile Altın, “Öğrenme ve Gelişim Ödülleri – En İyi Özgün veya Yenilikçi Öğrenme ve Gelişim Programı” kategorisinde “Daha Fazla Öğren, Daha Fazla Kazan” programıyla Gümüş, “Öğrenme ve Gelişim Ödülleri – Karma Öğrenmenin En İyi Kullanımı” kategorisinde “Dijital Çağda Eğitici Eğitimi” programıyla Bronz, “Liderlik Geliştirme Ödülleri – Ön Saf Liderler İçin En İyi Geliştirme Programı” kategorisinde “Geleceğe Hazır Ön Saf Liderler Geliştirme Programı” ile Altın, “Yetenek Kazanımı Ödülleri – En İyi Sosyal Yetenek Kazanımı Stratejisi” kategorisinde “Sosyal Odaklı Yetenek Yolculuğu Tasarımı” uygulamasıyla Altın, “İnsan Kaynakları Ödülleri – En İyi İK Lideri” kategorisinde “Geleceğin İşverenine Öncülük Etmek” uygulamasıyla Altın, “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Ödülleri – Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık ve Aidiyet Girişimlerinde Liderlikte En İyisi” kategorisinde “Vodafone Türkiye ‘Olduğum Gibi’ Kültürü” ile Gümüş, “İnsan Kaynakları Ödülleri – En İyi Yan Haklar Stratejisi ve Yönetimi” kategorisinde “Yan Haklar ve Refah ile Çalışan Değerini Artırma” uygulamasıyla Altın ödülünü aldı. “İnsan Kaynaklarının Oscar’ları” olarak anılıyor 1993 yılından bu yana düzenlenen Brandon Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri, insan kaynakları alanında öğrenme ve gelişim, liderlik gelişimi, yetenek kazanımı, insan kaynakları ve çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık gibi alt kategorilerde başarılı ve ölçülebilir uygulamaları global ölçekte değerlendiriyor. Sektörde “İnsan Kaynaklarının Oscar’ları” olarak da anılan programda başvurular bağımsız kıdemli sektör uzmanları ve Brandon Hall Group analistleri tarafından program tasarımı ve uygulanması, inovasyon, iş hedefleriyle uyum ve ölçülebilir etki gibi kriterler üzerinden değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşe Alımda Yapay Zekâ Dönemi Hızlanıyor Haber

İşe Alımda Yapay Zekâ Dönemi Hızlanıyor

Yapay zekâ, şirketlerin işe alım süreçlerinde giderek daha fazla sorumluluk üstlenirken, kullanım alanı CV taramasının çok ötesine geçiyor. İş ilanı ve aday mesajlarının hazırlanmasından aday arama ve eşleştirmeye, ön elemeden mülakat planlamaya kadar pek çok aşamada kullanılan yapay zekâ, insan kaynakları ekiplerinin operasyonel yükünü azaltıyor. İki yılda AI kullanımında dikkat çekici artış İdenfit’in değerlendirmelerine göre küresel ölçekte şirketlerin yapay zekâyı işe alım süreçlerine entegre etme oranı son iki yılda belirgin biçimde yükseldi. LinkedIn verilerine göre yapay zekâyı işe alım süreçlerine aktif olarak entegre eden veya denemeye başlayan şirketlerin oranı 2024’te yüzde 27 iken, 2025’te yüzde 37’ye çıktı. İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği (SHRM) verileri de yapay zekânın insan kaynaklarındaki yükselişini ortaya koyuyor. Genel İK süreçlerinde yapay zekâ kullanımı 2024’te yüzde 26 seviyesindeyken 2025’te yüzde 43’e yükseldi. İşe alım özelinde ise şirketlerin yüzde 51’i 2025 itibarıyla yapay zekâ kullandığını belirtiyor. AI en çok ilan ve aday iletişiminde kullanılıyor Şirketlerin yapay zekâdan en yoğun yararlandığı alanların başında içerik üretimi ve aday iletişimi geliyor. Yapay zekâ kullanım oranı iş ilanı metni hazırlamada yüzde 73’e, aday e-postası ve mesajı hazırlamada yüzde 68,6’ya, adaylara otomatik mesaj göndermede yüzde 49,6’ya ulaşıyor. CV tarama ve ön elemede ise kullanım oranı yüzde 32,1 seviyesinde bulunuyor. Aday arama ve eşleştirme, ön değerlendirme sorularının oluşturulması, mülakat planlama, yetkinlik değerlendirme ve mülakat notlarının özetlenmesi de yükselen kullanım alanları arasında yer alıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekâyı şimdilik daha çok tekrarlayan, yüksek hacimli ve zaman alan operasyonlarda konumlandırdığını gösteriyor. İK ekiplerine haftada bir iş günü kazandırıyor Yapay zekânın işe alım süreçlerindeki en belirgin etkilerinden biri zaman tasarrufu olarak öne çıkıyor. Global araştırmalar, AI araçlarının işe alım ekiplerine haftada ortalama bir iş günü kazandırabildiğine işaret ediyor. Şirket uygulamalarında AI destekli otomasyonla toplam işe alım süresinde yüzde 33’ten yüzde 60’ın üzerine çıkan iyileşmeler ölçülüyor. Bu kazanım özellikle CV tarama, ön değerlendirme, adaylarla iletişim ve mülakat planlama gibi yüksek hacimli operasyonlarda ortaya çıkıyor. SHRM’nin 2025 araştırmasına göre yapay zekâ kullanan İK profesyonellerinin yaklaşık yüzde 90’ı teknolojinin kendilerine zaman kazandırdığını veya verimliliklerini artırdığını belirtiyor. Yapay zekânın asıl rolü insan kaynağını ikame etmek değil İdenfit CEO’su Onur Bayındır, yapay zekânın İK’daki dönüşümünün yalnızca hız üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor: “Yapay zekânın işe alımda asıl değeri, kararı vermesinde değil, doğru kararı verecek insanlara zaman kazandırmasında. CV taramak, adaylara aynı bilgileri tekrar tekrar iletmek, mülakatları planlamak gibi yüksek hacimli işleri teknolojiye devrettiğimizde İK ekipleri aday deneyimine, yetkinlik değerlendirmesine ve işe alım yöneticilerine daha fazla zaman ayırabiliyor. Teknolojinin burada insan kaynağının yerini almak yerine, İK ekiplerinin daha stratejik işlere odaklanmasını sağlayan bir yardımcı olarak konumlanması önemli.” AI kullanan şirketlerde aday seçme yeteneği gelişiyor Yapay zekânın işe alım kalitesine etkisi konusunda da dikkat çekici veriler bulunuyor. Yapay zekâ kullanan şirketlerin yüzde 24’ü en uygun adayları belirleme yeteneklerinin geliştiğini bildiriyor. LinkedIn verileri ise AI destekli işe alım uygulamalarını yoğun kullanan şirketlerde kaliteli işe alım yapma olasılığının yüzde 9’a kadar yükseldiğine işaret ediyor. Ancak şirketlerin yapay zekâyı kullanması tek başına daha kaliteli işe alım anlamına gelmiyor. LinkedIn araştırmasına göre şirketlerin yalnızca yüzde 25’i işe alım kalitesini doğru ölçebildiğinden yüksek düzeyde emin. SHRM verisinde ise şirketlerin yalnızca yüzde 20’si işe alım kalitesini sistematik olarak takip ediyor. Bu nedenle AI destekli işe alım uygulamalarının başarısının yalnızca süreçte sağlanan hızla değil, işe alım sonrasındaki performans ve çalışanı elde tutma gibi sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Büyük şirketler AI kullanımında önde Yapay zekâ kullanımında şirketlerin büyüklüğü ve sektörleri de belirleyici oluyor. SHRM verilerine göre İK süreçlerinde AI kullanımı özel şirketlerde yüzde 45, kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda yüzde 38, yerel yönetimlerde yüzde 35 ve kamu kuruluşlarında yüzde 19 seviyesinde. Bilgi teknolojileri, finans ve sigorta, profesyonel ve teknik hizmetler, üretim, inşaat ve enerji sektörleri ise yapay zekâ kullanımının daha yoğun olduğu alanlar arasında bulunuyor. Büyük şirketlerin yüksek başvuru hacmi, daha gelişmiş veri altyapısı ve teknoloji yatırımlarına ayırabildikleri daha yüksek bütçeler nedeniyle dönüşümde öne çıktığı görülüyor. Aday deneyiminde hız kadar insan dokunuşu da önemli Yapay zekânın işe alım süreçlerinde yaygınlaşması aday deneyimini de yeniden şekillendiriyor. Hızlı geri dönüş, kolay mülakat planlama ve düzenli bilgilendirme adayların süreçte daha iyi bir deneyim yaşamasını sağlayabiliyor. Ancak insan iletişiminin tamamen ortadan kalkması veya adaylara değerlendirme süreci hakkında yeterli açıklama yapılmaması güven kaybına yol açabiliyor. Buna karşılık nihai işe alım kararının tamamen yapay zekâya bırakılması da güven, etik ve mevzuat açısından tartışmaları beraberinde getiriyor. İdenfit, teknolojinin adayın değerlendirilmesini destekleyen bir araç olarak konumlandırılmasının, insan değerlendirmesiyle birlikte kullanıldığında daha sağlıklı sonuçlar sağlayacağına dikkat çekiyor. İdenfit’in platform verileri de yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinin performansını ölçmek için farklı göstergeler sunuyor. AI mülakat daveti ve tamamlama oranları, adayların AI mülakatını terk ettiği aşamalar, başvurudan ilk değerlendirmeye ve mülakata geçiş süreleri ile işe alım dönüşümü en yüksek kaynaklar bu göstergeler arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde işe alım teknolojilerinde başarıyı belirleyecek temel kriter yalnızca daha fazla AI kullanmak olmayacak. Asıl farkı, yapay zekânın sağladığı verimlilik kazanımlarını insan değerlendirmesiyle birleştirerek daha iyi aday deneyimi ve daha kaliteli işe alım sonuçlarına dönüştürebilen şirketlerin yaratması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta’nın “Benim Yolum” Performans Yönetim Sistemi’ne Brandon Hall Group’tan Altın Ödül Haber

QNB Sigorta’nın “Benim Yolum” Performans Yönetim Sistemi’ne Brandon Hall Group’tan Altın Ödül

QNB Sigorta’nın çalışan gelişimini, adil ve şeffaf değerlendirme süreçlerini odağına alan “Benim Yolum” Performans Yönetim Sistemi; insan kaynakları, öğrenme, teknoloji ve iş dünyasındaki en iyi ve yenilikçi kurumsal uygulamaları 33 yıldır ödüllendiren küresel yarışma Brandon Hall Group Excellence Awards’ta “En İyi Performans Yönetimi Sistemi” kategorisinde altın ödüle layık görüldü. QNB Sigorta’nın “Benim Yolum” Performans Yönetim Sistemi; çalışanların yalnızca teknik ve iş hedeflerine ulaşma düzeylerini değil, davranışsal katkılarını ve şirket değerleriyle uyumlarını da dikkate alan bütünsel bir performans yaklaşımı sunuyor. Şeffaf, veriye dayalı ve ödüllendirme mekanizmalarıyla entegre Performans değerlendirme süreçlerini daha açık, tutarlı ve veriye dayalı hale getiren “Benim Yolum”, performans sonuçları ile prim ve ödüllendirme uygulamaları arasındaki bağı da güçlendiriyor. Böylece performans yönetimini yalnızca geçmiş dönem sonuçlarının değerlendirildiği dönemsel bir süreç olmaktan çıkararak çalışan gelişimini destekleyen ve yüksek performans kültürünü teşvik eden stratejik bir yapıya dönüştürüyor. QNB Sigorta İnsan ve Kültürden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nadire Yücetürk, uluslararası başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “QNB Sigorta olarak çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, adil, şeffaf ve kapsayıcı bir performans kültürü oluşturmayı önceliklendiriyoruz. ‘Benim Yolum’ ile performansı sadece nicel sonuçlar üzerinden değerlendiren geleneksel anlayışın ötesine geçtik. Çalışanlarımızın bireysel gelişimlerini, davranışsal katkılarını ve şirket değerlerimizle uyumunu kapsayan bütünsel bir performans ekosistemi oluşturduk. Brandon Hall Group’tan aldığımız bu ödülün, çalışan deneyimini ve gelişimini merkeze alan bu yaklaşımımızın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu göstermesi açısından çok değerli olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, performans kültürümüzü güçlendiren ve çalışma deneyimini zenginleştiren yenilikçi uygulamalarımızı hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM İnsan Kaynağı Alanındaki Başarılarına 9 Uluslararası Ödül Daha Ekledi Haber

STM İnsan Kaynağı Alanındaki Başarılarına 9 Uluslararası Ödül Daha Ekledi

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., çalışanlarının gelişimine yönelik hayata geçirdiği uygulamalarla uluslararası alanda yeni bir başarıya imza attı. STM; çalışan gelişimi, mentorluk, liderlik, çalışan bağlılığı, performans yönetimi ve genç yeteneklere yönelik uygulamalarıyla Brandon Hall Group HCM Excellence Awards 2026’da (İnsan ve Yetenek Yönetimi Mükemmellik Ödülleri 2026) toplam 9 ödül kazandı. Mentorluk Programına Altın Ödül STM’nin kurum içindeki bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği 2’Miz Mentorluk ve Tersine Mentorluk Programı, “En İyi Mentorluk Programı” kategorisinde altın ödül kazandı. STM’de Çalışan Bağlılığı, Liderlik Gelişimi, Öğrenme ve Gelişim Stratejisi, PUSULA Performans Yönetim Sistemi ile StarTeaM Stajyer ve Aday Çalışan Programı farklı kategorilerde toplam 7 gümüş ödüle layık görüldü. STM Öğrenme ve Gelişim Ekibi ise bronz ödül kazandı. StarTeaM Stajyer ve Aday Çalışan Programı’nın üç farklı kategoride gümüş ödül kazanması, STM’nin genç yeteneklerin gelişimine verdiği önemi uluslararası alanda bir kez daha ortaya koydu. Güleryüz: Milli Teknolojilerimizin Gücü İnsan Kaynağımızdan Geliyor Milli teknolojilerdeki başarının anahtarının insan kaynağı olduğunu vurgulayan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “Bu yıl Stevie Awards for Great Employers 2026’da kazandığımız 8 uluslararası ödülün ardından, Brandon Hall Group HCM Excellence Awards 2026 kapsamında 9 ödüle daha layık görülmemiz, insanı odağına alan uygulamalarımızın uluslararası alanda üst üste takdir görmesi açısından bizim için büyük bir gurur kaynağı. Mentorluktan liderlik gelişimine, genç yeteneklerden çalışan bağlılığına kadar farklı alanlarda yürüttüğümüz insan kaynakları çalışmalarının ödüllendirilmesini çok kıymetli buluyoruz. İnsan kaynağımıza yatırım yapmaya; milli teknolojilerimiz ve mühendislik tecrübemizle ülkemizin savunma sanayiindeki gücüne katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.