Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnsani Yardım

Kapsül Haber Ajansı - İnsani Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsani Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği Haber

Kızılay Lojistik’ten Dijital Dönüşüm İçin Yeni İş Birliği

Kızılay Lojistik, depo operasyonlarının dijital dönüşümü için Çözüm Teknoloji ile Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesini hayata geçiriyor. Kızılay Teknoloji’nin desteğiyle yürütülen proje, depo süreçlerinin daha etkin ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlıyor. Kızılay Lojistik Genel Müdürlüğünde Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, Çözüm Teknoloji Genel Müdürü Özcan Öztürk ve Kızılay Teknoloji Genel Müdürü Fatih Türkoğlu’nun katılımıyla imzalanan anlaşmayla, Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarındaki operasyonlar, Kızılay’a özgü sistem altyapısı ve belirlenen standartlar çerçevesinde yönetiliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri de Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Projenin ilk pilot uygulaması 1 Kasım’da devreye alınıyor. Depo süreçleri uçtan uca dijitalleşiyor Axata/WM Depo Yönetim Sistemi projesiyle ürünlerin depoya kabulünden sevkiyatına kadar tüm süreçler dijital ortamda yürütülüyor. Mal kabul, barkodlama, adresleme, yerleştirme, stok yönetimi, FIFO/FEFO uygulamaları, lot ve seri numarası takibi, ikmal, sipariş toplama, paketleme, sevkiyat, sayım ve raporlama gibi operasyonlar tek bir platform üzerinden yönetiliyor. WMS sistemi, SAP ERP sistemiyle entegre çalışarak depo operasyonları ile kurumsal kaynak planlama süreçleri arasında kesintisiz veri akışı sağlıyor. Yeni sistem stok doğruluğunu artırıyor, operasyonel hataları azaltıyor, depo alanı ve iş gücünün daha verimli kullanılmasını ve işlemlerin hızlanmasını sağlıyor; yöneticilere anlık, güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler sunuyor. Proje ilk aşamada Türk Kızılay’ın dernek, fabrika ve üretim depolarında hayata geçiriliyor. AFAD ile iş birliği içinde yürütülen depo süreçleri ise Türk Kızılay kalite standartlarıyla destekleniyor. Kızılay’ın sistem altyapısı ve belirlenen süreç ve veri standartları doğrultusunda yürütülen proje; saha analizleri, entegrasyon, pilot uygulama ve kademeli yaygınlaştırma adımlarıyla ilerliyor. “Depo operasyonlarımızı dijital altyapıyla daha güçlü hale getiriyoruz” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar, yeni sistemle depo operasyonlarında verimlilik ve izlenebilirliği artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Axata/WM projesiyle farklı lokasyonlardaki depo operasyonlarımızı sistem altyapımız ve belirlediğimiz standartlar doğrultusunda yönetiyor, stoklarımızı gerçek zamanlı izliyoruz. SAP ERP sistemimizle entegre çalışan bu yapı, depo süreçlerindeki veri akışını da güçlendiriyor. Bu altyapı, özellikle afet ve acil durumlarda kritik malzemelerin hangi noktalarda bulunduğunu anlık olarak görmemizi ve ihtiyaç duyulan sevkiyatları hızlı ve doğru şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Böylece depo süreçlerimizi daha verimli yönetirken afet lojistiği kapasitemizi de güçlendiriyoruz.” Lojistik gücünü ihtiyaç duyulan her noktada değere dönüştüren Kızılay Lojistik, Türk Kızılay’ın insani yardım ve sosyal hizmet çalışmalarına kaynak sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TCG Anadolu’da 5G Destekli Robotik Cerrahi Haber

TCG Anadolu’da 5G Destekli Robotik Cerrahi

TEKNOFEST Mavi Vatan 2026 kapsamında gerçekleştirilen çalışma, Türk Deniz Kuvvetleri’nin deniz harekâtları ile afet ve insani yardım operasyonlarında ihtiyaç duyabileceği ileri sağlık desteği kabiliyetlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir Ar-Ge aşamasını oluşturuyor. Kocaeli Üniversitesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmada, TCG ANADOLU üzerinde geminin mevcut ameliyathanesinden bağımsız olarak görev yapabilen, 5G destekli güvenli haberleşme altyapısına sahip mobil robotik cerrahi ameliyathanesi kullanıldı. Çalışmanın en dikkat çekici unsurlarından biri ise cerrahi ekibin gemide, uzman desteğinin ise karada bulunması oldu. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Robotik Cerrahi Ekibi, TCG ANADOLU’da bulunan cerrahi konsolu kullanarak yapay bir böbrek modeli üzerinde parsiyel nefrektomi tekniğini uyguladı. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde bulunan uzman cerrah ise güvenli 5G bağlantısı üzerinden ekibe uzaktan telementörlük desteği verdi. Cerrahi Görüntüler Gerçek Zamanlı Olarak Karaya Aktarıldı Gerçekleştirilen kavram doğrulama çalışmasında karadaki uzman cerrah, robotik cerrahi sisteminden elde edilen cerrahi görüntülere gerçek zamanlı ve kesintisiz biçimde erişti. Konsoldaki cerrahın gördüğü operasyon sahasını eş zamanlı olarak takip eden uzman, işaretleme, yönlendirme ve sözlü öneriler aracılığıyla gemideki cerrahi ekibe aktif olarak rehberlik etti. Böylece çalışmayla, deniz üzerindeki bir platformda robotik cerrahi sisteminin çalışabilirliği ve gemi ile kara arasındaki 5G destekli haberleşme altyapısının telementörlük amacıyla kullanılabilirliği sahada test edilmiş oldu. Çalışmanın özellikle altı çizilen yönlerinden biri ise bunun canlı hasta üzerinde gerçekleştirilen bir cerrahi girişim olmaması. TCG ANADOLU’da yürütülen uygulama, yapay organ modeli üzerinde gerçekleştirilen bir mühendislik ve operasyonel doğrulama çalışması niteliği taşıyor. Çalışmanın temel amacı, robotik cerrahi sistemlerinin yüzer bir unsur üzerinde teknik olarak çalışabilirliğini ve 5G destekli gemi-kara telementörlük altyapısının sahadaki yeterliliğini ortaya koymak. Denizdeki Sağlık Desteğinde Yeni Bir Dönemin Kapısı Aralanıyor Dünyanın farklı bölgelerinde hastane gemilerinde robot-yardımlı cerrahiye yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiş olsa da TCG ANADOLU gibi sağlık desteği kabiliyetine sahip bir yüzer unsur üzerinde mobil robotik cerrahi ameliyathanesinin kullanılması ve 5G destekli telementörlük altyapısının sahada test edilmesi, bu çalışmayı dünyadaki ilk örnekler arasında konumlandırıyor. Deniz harekâtlarında yaşanabilecek sağlık krizleri, görevlerin sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle en yakın sağlık tesisinin yüzlerce mil uzakta olabildiği deniz ortamında ileri cerrahi desteğin görev platformuna taşınabilmesi; personel bekası, görev sürekliliği ve harekât etkinliği açısından stratejik bir kabiliyet olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda TCG ANADOLU’da gerçekleştirilen çalışma, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yönelik bir teknoloji denemesi olmanın ötesinde, geleceğin deniz platformlarında sağlık altyapısının nasıl şekillenebileceğine ilişkin önemli veriler ortaya koyuyor. Çalışma kapsamında elde edilecek teknik verilerin, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan MUGEM (Milli Uçak Gemisi) ve hastane gemisi gibi projelerde tıbbi altyapının planlanmasına da referans oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Hedef: AÇIK Denizlerdeki Gemilere Uzaktan Robotik Cerrahi Desteği TEKNOFEST Mavi Vatan 2026 kapsamında TCG ANADOLU’da gerçekleştirilen bu kavram doğrulama çalışmasıyla, robotik cerrahi sistemlerinin deniz harekâtları, afet ve insani yardım görevlerinde kullanılmasına yönelik önemli bir eşik aşılmış oldu. Bugün gemide uzaktan uzman desteğiyle robotik cerrahinin uygulanabilirliğini test eden proje, gelecekte karadan gemiye uzaktan robotik cerrahi uygulamalarının gerçekleştirilmesinin önünü açmayı hedefliyor. Çalışmaların ilerleyen aşamalarında kabiliyetin tam uzaktan robotik cerrahiye doğru geliştirilmesi planlanıyor. Nihai hedef ise açık denizlerde görev yapan yüzer unsurların, ihtiyaç duyduklarında karadaki uzman cerrahların bilgi ve deneyimlerinden gerçek zamanlı olarak yararlanabildiği yeni nesil bir sağlık desteği altyapısına kavuşturulması.

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor Haber

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor

Küresel önemdeki iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları, 19 Haziran 2026’da Kayseri’de “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik" temasıyla gerçekleştirilecek Erciyes Zirve-1’de masaya yatırılacak. Zirveyle, iklim değişikliği, su kaynakları, gıda sistemleri ve bunlarla bağlantılı çevresel ve toplumsal sorunların bütüncül çerçevede ele alınması ve çözüm odaklı bir istişare zemini oluşturulması hedefleniyor. Büyük Sanat Vakfı’nın organizasyonu ve Erciyes Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki zirve, Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı, Su Politikaları Derneği, TARPOL Vakfı, TEMA Vakfı ve Türk Kızılay’ın katkı verdiği zirvenin paydaş üniversiteleri ise Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Abdullah Gül Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ve Nuh Naci Yazgan Üniversitesi olacak. Zirvede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı Hulusi Akar başta olmak üzere alanında uzman politika yapıcıları, uluslararası kurum yöneticileri ve akademisyenler konuşmacı olarak yer alacak. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da zirvede hitaplarını gerçekleştirecek. Riskler, iş birliği olanakları ve çözüm önerileri tüm yönleriyle ele alınacak Alanında uzman uluslararası ve ulusal katılımcıların sunumlarını yapacağı zirvenin ilk paneli "İklim Değişikliği ve Jeopolitik” başlığını taşıyor. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkilerinin ele alınacağı oturumda, sınır aşan sular, ortak havzalar, su alt yapısı, su güvenliği ve su diplomasisi konuları kapsamlı şekilde tartışılacak. Akdeniz Havzası ve Anadolu coğrafyasında su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve geleceğe yönelik kurumsal yapılanma ihtiyaçları uzman görüşleri ışığında ele alınacak. İkinci panelde ise tarladan sofraya bir güvenlik meselesi haline gelen “Gıda Güvenliği” başlığı masaya yatırılacak. Tarımsal üretim, halk sağlığı, insani yardım, ticaret ve hayvan sağlığı boyutlarıyla gıda sistemlerinin mevcut durumunun değerlendirileceği, gıda güvenliğinin geleceğine ilişkin öngörülerin paylaşılacağı panelde darboğazlar ve fırsatlar da masaya yatırılacak. "İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi " başlıklı üçüncü panelde ise gelecekteki çatışma dinamikleri açısından stratejik önem taşıyan su güvenliği konusunda mevcut ve potansiyel kriz riski, iş birliği imkânları ve çözüm önerileri tartışılacak. "Sürdürülebilir Kalkınma " başlıklı son panelde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden ele alınacak. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar, sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Kayseri’den dünyaya sürdürülebilirlikle ilgili güçlü mesajlar verilecek Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından alanında uzman isimleri Kayseri’de buluşturacak zirveyle, sürdürülebilirlikle ilgili küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışının güçlendirilmesi ve güvenli bir gelecek için dünyaya güçlü mesajlar verilmesi hedefleniyor. İklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, gıda güvenliği ve kalkınma politikaları arasındaki ilişkinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağı Erciyes Zirve-1’de, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına, iş birliklerinin geliştirilmesine ve çözüm odaklı politika önerilerinin ortaya konulmasına katkı sağlayacak. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla zirvede geliştirilecek değerlendirme ve öneriler kamuoyuyla paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.