Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Bankası

Kapsül Haber Ajansı - İş Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor Haber

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor

Tarımı stratejik sektörlerden biri olarak gören İş Bankası, bu yaklaşımla teknoloji, finans ve tarımı buluşturarak çiftçileri tüm üretim süreçleri boyunca destekliyor. Son olarak finansal anlamda üreticileri desteklemek üzere Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğine giden Banka, Tarım Kefalet Destek Programını hizmete sundu. Üreticilere finansmana kolay erişim imkânı sunarken sektör için sürdürülebilir bir finans modeli oluşturan KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile tarımda verimliliğin artışına; modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Programdan, tarım (bitkisel üretim ve hayvancılık) sektöründe faaliyet gösteren üreticiler yararlanabilecek olup tohumdan gübreye, traktörden tarım makine ekipman ve tarımsal arazi alımlarına kadar tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabileceklerdir. “Ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeye devam edeceğiz” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, programın, sektörün finansman ihtiyacını karşılayabilecek ve ülkemizdeki sürdürülebilir tarım üretimini güçlendirecek kritik bir rol üstleneceğini belirterek şöyle konuştu: “Tarım hem dünyada hem de ülkemizde hayati öneme sahip. Bu nedenle gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı sağlamaya yönelik her çaba çok kıymetli. KGF iş birliğiyle uygulamaya sunduğumuz Tarım Kefalet Destek Programının, tarım üreticilerinin finansmana erişimi için önemli bir hamle olduğuna inanıyoruz. Bu program ile çiftçilerimizi desteklerken; ülkemiz tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında açtığımız tarım ihtisas şubelerimizle, çiftçilere yönelik zirai okuryazarlık eğitimlerimizle, teknolojik ve finansal çözümlerimizle ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı Yeni Döneminde Başvuruları Bekliyor Haber

İş Bankası’nın Workup Girişimcilik Programı Yeni Döneminde Başvuruları Bekliyor

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu, girişimlerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan Workup Girişimcilik Programı 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosisteminin büyümesini ve gelişmesini destekliyor. Bugüne kadar 18 bine yakın başvuru alan programın mezun sayısı 182'ye ulaştı. Bu yıl Türkiye’nin farklı şehirlerindeki girişimcilere de ulaşmak hedefiyle gerçekleştirilecek program için çeşitli illerde girişimcilerle buluşma etkinlikleri de düzenlenecek. Başvurular için son gün 31 Mart Workup’ın çevrimiçi düzenlenecek 14. dönemine, Türkiye’nin tüm şehirlerinden tarım, oyun, turizmin yanı sıra sürdürülebilirlik ve sosyal etki odaklı tüm teknoloji girişimleri dikey ayrımı olmaksızın 31 Mart’a kadar www.workup.ist üzerinden başvurabiliyor. Başvuruların ön değerlendirmesi, Entrapeer platformunun yapay zekâ ajanları tarafından gelişmiş skorlama algoritmalarıyla yapılacak. Ön değerlendirmenin ardından İş Bankası yöneticileri, Workup ekibi ve program yürütücüsü Yapay Zekâ Fabrikası ekibinin değerlendirmesiyle programa seçilen girişimler belirlenecek. Programa kabul edilen girişimlerle birebir görüşülerek ihtiyaç analizleri yapılacak ve her girişime özel kişiselleştirilmiş bir program oluşturulacak. Seçilen girişimler 6 ay boyunca: Alanında uzman mentorlarla çalışma,İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere iş birlikleri,İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım fırsatlarına erişim,Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, teknik çalıştaylar ve ilham etkinliklerine katılım,İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis,Ücretsiz bulut sunucu kullanım hakkı ve altyapı destek paketlerine erişim,Yurt içi ve yurt dışı fiziki ya da çevrimiçi etkinliklere katılım,Basılı ve dijital mecralarda görünürlük olanaklarından yararlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Teknoloji Üretimine 100 Milyon Euroluk Ortak Finansman    Haber

Yerli Teknoloji Üretimine 100 Milyon Euroluk Ortak Finansman  

İş Bankası ve TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), yerli enerji teknolojilerinin gelişimine önemli katkı sağlayacak bir iş birliğine imza attı. Schmid Pekintaş’ın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı kapsamında planladığı toplam 5 GW kapasiteli güneş hücresi yatırımı için %50-%50 paylaşımlı olarak 100 milyon Euro tutarında finansman sağlandı. HIT-30, yüksek öncelikli teknoloji alanlarında, özel nitelikli projelere kapsamlı destek ve teşviklerin sunulduğu, ihtiyaca özel çözümler geliştirilen bir yatırım programı olarak yeşil enerji projeleri de içine alıyor. İki Bankanın sağladığı 10 yıl vadeli finansmanla, Schmid Pekintaş’ın, ülkemizin yeşil dönüşüm hedefleriyle uyumlu olarak hayata geçirdiği yatırımın, güneş enerjisi sistemlerinin en önemli teknolojilerinden olan hücre üretiminde yerli kapasite gelişimine ivme kazandırması hedefleniyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cahit Çınar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “2013 yılından bu yana ürettiği güneş panelleriyle ülkemizde yenilenebilir enerji sektörüne katkı veren Schmid Pekintaş, güneş panellerinde kullanılan yerli hücrelerin üretimine de başlayarak hem enerji arz güvenliğimize katkı hem de sürdürülebilir kalkınma ve teknoloji dönüşümü hedeflerimize güçlü bir destek sağlayacak. Reel sektörde katma değer yaratan, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği bir arada gözeten projelerin finansmanını önceliklendiren yaklaşımımız gereği bu iş birliğinde yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle emeği geçen tüm paydaşları tebrik ediyor, yatırımın ülkemize ve sektöre hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Anlaşmaya dair değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Schmid Pekintaş’ın hayata geçireceği bu yüksek teknolojili yatırımın, ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine ivme kazandıracak en stratejik halkalardan biri olacağına inanıyoruz. HIT-30 Programı kapsamındaki güneş hücresi yatırımı, Türkiye’nin temiz enerji ekipmanları üretiminde küresel bir oyuncu olma vizyonuna hizmet ediyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine katkı sunan bu tür teknoloji odaklı projelerin yanında yer almaya, paydaşlarımızın uzun vadeli çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz” dedi. Schmid Pekintaş Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Olcay ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Schmid Pekintaş olarak, Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim kapasitesine sahip olmanın yanı sıra, hücre teknolojisinde en ileri seviye olarak kabul edilen TOPCon Plus (TOPCon+) yatırımımızı hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. HIT-30 programı kapsamında, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığımızın takdirleriyle, 5 GW kapasiteli güneş paneli hücresi üretim yatırımımızı Düzce Beyköy 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştiriyoruz. Toplam 500 milyon dolarlık yatırımımızla kurulacak tesisimizde, hücreler tamamen yerli ve milli teknoloji ile üretilerek Türkiye’deki tüm sektör paydaşlarımıza tedarik edilecek. İlk yerli hücre üretimimizin 2026 Mart ayında başlamasını, Türkiye’nin yanı sıra ABD pazarına da Made in Türkiye etiketiyle ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bu süreçte, yatırımımıza destek sağlayan, ülkemizin lider finans kuruluşları Türkiye İş Bankası ve TSKB’nin yatırımımıza sağlamış olduğu destek, uzun vadeli sürdürülebilir kredi finansmanı çerçevesinde firmamıza gösterdikleri güven sebebi ile, kendilerine, sayın üst yönetimlerine ve bu süreçte emeği geçen tüm kıymetli yönetici ve ekip arkadaşlarımıza, grubumuz adına şükranlarımızı sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak Haber

Turizm Yatırımlarının Yeni Dönemi İstanbul’da Konuşulacak

TIF 2026, küresel turizm ve seyahat sektörünün güçlü bir gelişim trendi yaşadığı, başta Suudi Arabistan, Mısır, İtalya olmak üzere rakip ülkelerde önemli atılımların yapıldığı bu kritik dönemde, Türkiye turizminin daha da güçlenmesi ve gelişimi için stratejik bir önem taşıyor. TIF 2026; oturumlar, keynote konuşmaları ve sektör görünümüne ilişkin özel sunumlarla birlikte 30’a yakın içerik bölümünden oluşuyor. Forum bu kapsamıyla, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi Başkanı ve CEO’su Gloria Guevera Manzo, İtalya Ulusal Turizm Kurulu Başkanı Alessandra Priante gibi isimler de dahil olmak üzere 100’den fazla konuşmacı ve moderatörü ağırlayacak. Forum’da finans, konaklama, seyahat ve pazarlama dünyasının liderleri turizmde büyümenin niteliğini artıracak yatırım kararlarını, finansman koşullarını ve yeni ürün kategorilerini iki gün boyunca ele alacak. Küresel ölçekte turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı büyümeye çevirerek yeni bir zirveye taşınıyor. UN Tourism’in World Tourism Barometer verileri; 2024’te yaklaşık 1,4 milyar varışla sektörün pandemi öncesi düzeye yeniden yaklaştığını ve 2025’te 1,52 milyar varışla bir önceki yıla göre %4 artarak yeni bir zirveye çıktığını ortaya koyuyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmaları ise seyahat ve turizmin 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladığını ve 357 milyon istihdamı desteklediğini gösteriyor. Önümüzdeki on yıla ilişkin projeksiyonlarda, sektörün 2035’te küresel ekonomiye katkısının 16,5 trilyon ABD dolarına, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu da altyapı, finansman, ürün çeşitliliği ve insan kaynağı gibi alanlarda yeni bir yatırım döngüsünü zorunlu kılıyor. Türkiye’de de büyümenin yönü yalnızca hacmi artırmak değil; kişi başı getiriyi, ürün kalitesini ve yatırımın çarpan etkisini güçlendirmek olarak şekilleniyor. Sınır giriş istatistiklerine göre Türkiye’yi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 2015’te 41,6 milyon iken 2025’te 63,9 milyona yükselmiş durumda. Aynı dönemde turizm geliri 2015’te 31,5 milyar ABD dolarından 2025’te 65,2 milyar ABD dolarına çıkarak yaklaşık %107 arttı. Böylece 10 yılda ziyaretçi hacmi yaklaşık %54 büyürken, ziyaretçi başına ortalama gelir de yaklaşık 757 ABD dolarından yaklaşık 1.020 ABD dolarına yükselerek değer üretiminin güçlendiğine işaret ediyor. Bu tablo, ölçek büyümesinin güçlü biçimde devam ettiğini; ancak büyümeyi kalıcılaştırmak için odağın giderek daha fazla değer üretimi (yüksek katma değerli ürünler, deneyim ekonomisi, markalaşma ve çeşitlendirme) tarafına kayması gerektiğini de açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde büyümeyi sürdürülebilir kılmak; finansmana erişim, yeni yatırım modelleri ve destinasyon değer zincirinin (ulaşım, konaklama, deneyim, perakende, kültür-sanat) birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Orta Vadeli Program (2026–2028) ise bu dönüşümü makro çerçevede sayısallaştırıyor: GSYH’nin 2026’da 1,658 trilyon ABD dolardan 2028’de 1,886 trilyon ABD dolara yükselmesi öngörülürken, turizm gelirlerinin 2026’da 68 milyar ABD dolardan 2028’de 75 milyar ABD dolara çıkması bekleniyor. Bu patika, turizm gelirlerinin GSYH’ye oranının yaklaşık %4 bandında yatay seyrettiğine işaret ediyor. TIF 2026, tam da bu eşikte; geçmiş on yılda gerçekleşen büyümeyi, önümüzdeki on yılın rekabet parametrelerine taşıyacak yatırım başlıklarını odağına alıyor. Program; küresel ekonomi ve finans görünümünün turizm yatırımları üzerindeki etkisinden, otel ve karma kullanım (mixed‑use) projelerine, yatırım ve işlem finansmanından, katılım bankacılığı ve alternatif kaynaklara, havacılık bağlantısından deniz turizmi ve marinalara, markalaşma, yaratıcılık ve pazarlama etkinliğinden, kongre‑etkinlik ve spor turizmi deneyimlerine kadar geniş bir çerçevede oluşuyor. TTYD Başkanı Oya Narin tarafından açılışı yapılacak formun ilk gününde; WTTC CEO & Başkanı Gloria Guevara Manzo küresel turizm yatırım gündemine ilişkin stratejik perspektifini paylaşacak. Büyüme, dayanıklılık ve geleceğe hazırlık ekseninde kurgulanan liderler oturumu ise farklı coğrafyalardan kamu ve sektör temsilcilerini aynı masada buluşturacak. Oturumda; küresel ekonomi ve finans görünümü, turizm yatırımları odağında risk ve fırsatlarıyla birlikte değerlendirilecek. Forumun oturumları, yatırım kararlarının temel belirleyicileri olan finansman maliyeti ve sermaye yapısından başlayarak; otel yatırımlarında marka stratejileri, yerli marka gelişimi, işletme ve yatırım finansmanı, varlık yönetimi ve yatırımcı beklentilerine uzanan bir çizgide ilerleyecek. Turizmde değer yaratımının giderek ‘deneyim’ üzerinden tanımlandığı yeni dönemde; tasarım, mimari, kültür‑sanat ve yaratıcı endüstriler üzerinden destinasyon hikâyesi inşa etme, pazarlama etkinliği ile yetenek ve insan kaynağı gündemi de programın ana başlıkları arasında yer alacak. İkinci gün ise erişilebilirlik ve mobiliteyi odağa alan havacılık oturumlarının yanı sıra; wellness ‑ longevity yatırımları, sürdürülebilir turizm dönüşümü, deniz turizmi ve marina yatırımları, etkinlik/kongre mekân ekonomisi ve spor deneyimlerinin yeni yatırım alanları gibi temaları gündeme taşıyacak. Tur operatörleri, seyahat acenteleri ve dijital platformların değişen rolü de sektörün dağıtım kanallarındaki dönüşümü tartışmaya açacak. TTYD tarafından TIF 2026 öncesi düzenlenen basın toplantısı, 6 Şubat Cuma günü The Marmara Taksim Oteli’nde gerçekleşti. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği adına Başkan Oya Narin, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife Ercantürk, Mehmet Göçen, Erdem Tavas, İcra Kurulu Üyesi Ece Demirpençe ve Genel Sekreter Dr. Öykü Korkmaz’ın katıldığı toplantıda; turizm sektörü ve yaklaşan Turizm Yatırım Formu ile ilgili açıklamalarda bulundu. TTYD Başkanı Oya Narin, TIF 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye turizmi artık yalnızca hacimle değil; değer, kalite ve dönüşümle rekabet ediyor. TIF 2026’da yatırımın finansmanından yeni ürün kategorilerine, markalaşmadan deneyim tasarımına uzanan geniş bir gündemi; kamu ve özel sektörün ortak aklıyla ele alacağız. Amacımız, Türkiye’nin son 10 yılda büyüyen turizm kapasitesini önümüzdeki dönemin yatırım diliyle güçlendirmek ve sürdürülebilir şekilde değer üretmek. Bugün Türkiye, dünyada önde gelen turizm ülkeleri arasında. Ancak geldiğimiz noktada Türk turizminin yeniden konumlandırmaya, yeniden bir turizm hamlesine ihtiyacı var. Zira klasik rakiplerimiz de büyümeye devam ediyor. İspanya 2025 yılını tarihin en yüksek ziyaretçi sayısıyla, 143.9 milyon ziyaretçiyle kapattı. İtalya’nın 2025’teki yabancı ziyaretçi sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 8.7 artarak 104 milyon kişiye ulaştı. İspanya bu ziyaretçileri 1.2 milyon otel yatağı, 440 bin turistik rezidans yatağı, 148 bin kırsal turizm tesisi yatağı ve 276 bin kamping yatağında ağırlıyor. Bunların dışında Suudi Arabistan ve Mısır gibi çevre ülkelerin kapsamlı turizm hamleleri göz önüne alındığında önümüzdeki 10-15 seneyi kapsayacak ve turizmde bulunduğumuz konumu daha yükseklere taşımak için bir plana ihtiyacımız var. Bu planları çok boyutlu olarak ve özellikle de finans ve markalaşma tarafında bugüne kadar olduğu gibi küresel oyuncularla iş birliği içerisinde şekillendirmemiz gerekiyor. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ülkemizde 67 zincir ve grup oteli mevcut ve bu zincirler dahilinde 722 tesis ve toplam 157.000 oda var. Bu tesislerin hem yerli hem de yabancı ayaklarının ülkemizde gelişerek işletme verimliliğini ve pazarlama gücünü yukarılara çekmemiz gerekiyor. WTTC raporları; küresel turizm ve seyahat ekosisteminin 2035 yılında %50’ye yakın bir artışla 16.5 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Küresel turizmdeki bu büyüme trendi paralelinde Suudi Arabistan, BAE sermayesi ile Mısır önemli yatırımlar başlattı. İspanya, Yunanistan, İtalya turizme odaklı önemli hamleler yapıyorlar. Bu kritik dönemde TİF 2026, bu açıdan da stratejik bir sorumluluk üstleniyor. Bu çerçevede geldiğimiz noktada iddiamızı korumak ve yerimizi daha da yukarılara taşımak için Dünyayla entegre olmamız gerekiyor. İşte tam da bu yüzden 2020 yılında Ülkemizin saygınlık uyandıran uluslararası düzeyde bir imza organizasyonunu yaratmak hedefiyle Turizm Yatırımları Forumu’nu organize etmeye başladık ve bu yıl 5’incisini gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyon, her yıl daha da güçlenerek bu bugünkü seviyesine ulaştı ve geçtiğimiz yıl TİF’e 750'den fazla uluslararası katılımcı; yatırımcı, otel markası, işletmeci, finans kurumu, banka ve fon temsilcisi katıldı. Bu şekilde TIF uzun vadeli bir proje olarak uluslararası düzeyde en önemli 2-3 yatırım organizasyonundan biri haline geldi. Küresel arenada gördüğü bu itibarla TİF’i her yıl organize etmeye devam edeceğiz. ” TIF 2026, iki gün boyunca gerçekleştireceği oturumlarla; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarında yeni dönem önceliklerine ilişkin ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası 4,6 Trilyon TL'ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle "Türkiye'nin En Büyük Özel Bankası" Konumunu Sürdürüyor Haber

İş Bankası 4,6 Trilyon TL'ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle "Türkiye'nin En Büyük Özel Bankası" Konumunu Sürdürüyor

2025 yılsonu itibarıyla Bankanın ekonomiye sağladığı kaynak tutarı 2,4 trilyon TL’si nakdi, 896,6 milyar TL’si gayrinakdi krediler olmak üzere 3,3 trilyon TL’ye yükseldi. Güçlü sermaye yapısını koruyan İş Bankası’nın sermaye yeterlilik oranı %18,5 seviyesinde gerçekleşti. Yaygın fiziksel ve dijital dağıtım ağı ile tasarruf sahiplerinin öncelikli tercihi olmaya devam eden İş Bankası’nın toplam mevduat hacmi 2025 yılı sonunda 3,1 trilyon TL’ye ulaştı. Banka hem mevduat hacmi hem de ülke ekonomisine sağladığı kaynak ile özel bankalar arasındaki liderliğini sürdürdü. İş Bankası, 2026 yılının ilk ayında uluslararası piyasalarda Türkiye’den yapılan ilk sermaye nitelikli ihraç olma özelliğini taşıyan başarılı bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve Bankamıza duyduğu güveni bir kez daha teyit eden bu katkı sermaye nitelikli işlem, 500 milyon ABD Doları tutarında, 11 yıl vadeli ve altıncı yılda erken geri ödeme opsiyonlu olarak yapıldı ve geniş bir coğrafyaya yayılan farklı yatırımcı gruplarından güçlü talep gördü. Ayrıca, Banka sürdürülebilir finansman alanındaki öncü rolüyle uluslararası piyasalarda ilk mavi tahvil ihracını da gerçekleştirdi. 50 milyon ABD Doları tutarında, 5 yıl vadeli ihraçtan sağlanan kaynak ile denizlerimizin ve su kaynaklarımızın korunmasına ve biyoçeşitliliğin artırılmasına destek sunulacak. “2025’te de ekonominin stratejik alanlarını desteklemeye devam ettik” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2025 yılsonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, ikinci yüzyılının ilk yılını da başarılı bir performansla geride bırakan Bankanın yeşil dönüşüm, yapay zeka ve girişimcilik alanındaki faaliyetleri, yeni nesil iştirakleri, kültür-sanat, çevre ve eğitim odaklı projeleriyle ekonominin ve toplumsal yaşamın stratejik alanlarını desteklemeye devam ettiğini belirtti. Geleceğin Bankası vizyonuyla ulusal ve uluslararası ekonomiye uzun vadeli değer yaratma sorumluluğunu yerine getirme konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Hakan Aran, “Finansal açıdan yaratacağımız sinerjiyi, özellikle ikinci yüzyılımızda en geniş coğrafyada en fazla müşteriye dokunan bankalardan biri olma hedefimiz için önemsiyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada ve her alandaki oyuncuları yol arkadaşı olarak görüyor ve tesis ettiğimiz iş birliktelikleri ile küresel ölçekte de fark yaratacağımızın, global bir oyuncu olabileceğimizin farkındalığıyla hareket ediyoruz.” diye konuştu. Aynı zamanda afet durumlarında deniz üzerinde kesintisiz hizmet vererek bankacılık işlemlerinin sürdürülmesini hedefleyen ve geçtiğimiz yıl sonunda hayata geçirilen İş Vapur projesine de değinen Aran, “İş Vapur, Bankamızın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda Banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru'ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilmesiyle de özel bir önem taşıyor. İş Vapur ile karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem ve başka afet durumlarında denizden gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefledik. Normal zamanlarda ise yeni nesil bir deneyim ile şube olarak işlev görecek olan İş Vapur’u, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma imkanı sunabilecek şekilde tasarladık” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Sanat, 2026’yı Demet Sağıroğlu ve Barbaros ile Karşıladı Haber

İş Sanat, 2026’yı Demet Sağıroğlu ve Barbaros ile Karşıladı

Sahnedeki uyumları ve enerjik tavırlarıyla dikkat çeken ikili, Kibele Çeşmesi Heykeli önündeki konserinde özel bir repertuvarla müzikseverlerin karşısına çıktı. “Arnavut Kaldırımı”, “Hovarda”, “Gözlerinin Hapsindeyim”, “Yaz Yaz Yaz”, “Kara Sevda” ve “Hadi Bakalım” gibi Türk pop müziğine damgasını vuran şarkıları dinleyicilerle birlikte söyleyen sanatçılar birçok yabancı parçayı da başarıyla yorumladı. İş Kuleleri Kibele Çeşmesi Heykeli önünde ücretsiz düzenlenen “Cuma İş Çıkışı” konserlerinin gelecek programlarından haberdar olmak için İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. Heyecanla beklenen yeni yıl konserinin yıldızı Elena Stikhina İş Sanat’ın biletleri satışa açıldıktan kısa süre sonra tükenen yeni yıl konserinin solisti, opera dünyasının başarılı sopranolarından Elena Stikhina olacak. 6 Ocak Salı 20.30’da AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda düzenlenecek konserde Stiktina’ya İtalyan şef Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek. Operalia ve Competizione dell’Opera gibi prestijli yarışmalardaki başarısıyla opera dünyasının dikkatini çeken Stikhina kısa sürede, New York Metropolitan Opera başta olmak üzere dünyanın saygın opera sahnelerinde sahnelenen önemli eserlerin aranılan ismi oldu. 2024 yılında, İş Bankası’nın 100. Yıl Gala konserinde Placido Domingo ve Murat Karahan birlikte sahneye çıkan Stikhina, kusursuz performansıyla seyircinin yoğun ilgisini ve beğenisini toplamıştı.

İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İstanbul’da Haber

İş Bankası ve OSBÜK ile İkiz Dönüşüm Buluşmaları İstanbul’da

2024 yılında MEXT iş birliği ile “100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu Projesi”ni başlatan İş Bankası, ülkemizde dijital ve yeşil dönüşümün tüm OSB’lere yayılmasını destekleme hedefiyle geçtiğimiz yıl Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile protokol imzalayarak “OSB'lerde İkiz Dönüşüm Buluşmaları”nı başlattı. Konya, Gaziantep, İzmir ve Ankara’nın ardından İstanbul’da KOBİ’leri bir araya getirdi. “İşletmelerimizde %10-20 arasında verimlilik artışı…” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Cumhuriyetimizin 100. yılında başlattıkları 100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu projesi ile seçilen firmalara yol haritaları oluşturduklarını ve gerekli adımların hayata geçirilmesi için bir finansman paketi de sunduklarını belirtti. Aran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne mutlu bize ki bugün bu işletmelerimizde %10 ile %20 arasında bir verimlilik artışı olduğunu görüyoruz. %12'den başlayan %50'ye kadar çıkan bir kapasite artışına tanıklık ettik. Üretim süreçlerinde %8 ile %35 arasında bir hata azaltımı mümkün oldu. Dijital kanallardan yapılan satışlarda %10 ile %20 arasında artış gerçekleşti. Enerji verimliği tarafında, özellikle sınırda karbon düzenlemesinden etkilenmeden Avrupa Birliği'ne ihracata devam edebilme kısmında %14-20 arasında enerji maliyetinde tasarruf, %5’ten %18’e varan atık azaltımı, %12’ye varan su tüketiminde azaltım, %9-11 arasında Kapsam 1 ve 2 emisyon azaltımı gerçekleşti. Ayrıca %10-15 arasında kaynak verimliliği artışı gerçekleşti. KOBİ’ler düzeyinde elde edilen bu faydaların ülkemizin küresel rekabet gücünde teknoloji, doğru metot, doğru finansmanla birleşirse hangi boyuta ulaşabileceğini göstermek adına çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.” Aran, OSBÜK’le Haziran 2024'te imzalanan protokol ile 100 KOBİ’ye 2.356 KOBİ daha eklemeyi başardıklarını, bu dönemde kullandırdıkları 2,9 milyar lira krediye OSBÜK’le yapılan anlaşma kapsamında 20 milyar lirası nakdi olmak üzere toplam 41 milyar liralık daha kredi desteği verebildiklerini söyledi. Bu rakamların makul, karşılanabilir seviyelerde olduğunu; büyük adımlar atmadan da bu tarz dönüşümlerin başarılabildiğini söyleyen Aran, bu proje ile teknolojiyi doğru şekilde kullanarak küresel rekabete ayak uydurabilecek dönüşümün yapılabileceğini gösterdiklerine inandığını belirtti. “OSB’lerde daha dijital, daha yeşil, daha verimli, daha rekabetçi bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz” Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü ise organize sanayi bölgelerinin Türkiye’nin sanayi haritasını şekillendirdiğinin altını çizerek, “68 bin fabrikamızda 2 milyon 700 bin insanımıza doğrudan istihdam sağlıyoruz. Ülkemizin toplam sanayi üretiminin yarısını organize sanayi bölgelerimiz gerçekleştiriyor” dedi. Ekonomide yaşanan zorlukların OSB’lerdeki üretimi de etkilediğini ancak OSB’lerin her şeye rağmen rotayı üretimden çevirmediğini anlatan Kütükcü, “Bugün dünya ekonomisinde rüzgarlar sert esiyor. Ülkemizdeki ve dünyadaki toparlanma süreci beklenenden daha uzun sürdü. Finansmana erişimdeki zorluklar işletmelerimizi doğrudan etkilemeyi sürdürüyor. Ancak biz bu zorlukları aşacağız. Bazen rüzgarlar sert esecek, hatta fırtınaya dönecek; direneceğiz. Ne olursa olsun, üreteceğiz, ihracat yapacağız ve Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine hep birlikte çıkaracağız” şeklinde konuştu. Türkiye’nin OSB alt yapısının Avrupa’nın en büyük üretim ağlarından biri olduğuna işaret eden Kütükcü, ikiz dönüşüm sürecinin önemine dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil sanayide, dijital dönüşümde Türkiye’ye rol model oluyoruz. Yeşil OSB Sertifikası alan organize sanayi bölgesi sayımız 27’ye ulaştı. Bu sayı daha da artacak. OSB sanayicilerimizin, ikiz dönüşüm sürecinde finansmana erişim, teknolojiye erişim ve veriye dayalı yönetim konusunda daha fazla desteğe ihtiyacı var. OSBÜK olarak tüm bunlarla ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Organize sanayi bölgelerimizde daha dijital, daha yeşil, daha verimli, daha rekabetçi bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz.” 100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu İçgörü Raporu İş Bankası İktisadi Araştırmalar Müdürü Alper Gürler ve MEXT Genel Müdürü Efe Erdem de “100 KOBİ’nin İkiz Dönüşüm Yolculuğu” projesinin içgörü raporuna ilişkin detayları katılımcılarla paylaştı. İş Bankası ve MEXT tarafından başlatılan projeye 16’sı küçük, 71’i orta, 13’ü büyük ölçekli olmak üzere toplam 100 firma dahil edildi. İçgörü raporu, Türkiye genelinde 24 ilde yerleşik bulunan ve imalat, ulaşım, ileri imalat, kimya, tekstil, metal-maden, elektronik, hızlı tüketim ürünleri, ilaç-sağlık, enerji, kağıt, biyoenerjiden oluşan 12 sektörde faaliyet gösteren firmaların bir yıllık ilerleme süreçlerinin takip edilmesiyle hazırlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu Haber

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu

BioScience Managers Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun tanıtımı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, BioScience Managers Yönetici Ortağı Jeremy Curnock Cook ve BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney ile girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinin katıldığı etkinlikle gerçekleştirildi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, programın açılışında yaptığı konuşmada, yeni kurulan fonun Türkiye’nin inovasyon yetkinliğine duyulan küresel güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu fon girişimcilik ekosistemi için olduğu kadar sağlık teknolojilerinde dönüştürücü çözümlerin geleceği için de önemli bir adım. Geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüğümüz fon ile ülkemizin teknolojide tüketici bir konumdan küresel alanda teknoloji üreten bir konuma ulaşması yolculuğuna katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi. Biyobilim, genetik ve dijital sağlık alanlarını kapsayan tıp alanındaki derin teknolojinin küresel ölçekte en kritik ve yüksek etkili sektörlerden biri olduğuna işaret eden Lüle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz BioScience Managers GSYF halihazırda güçlü bir sağlık altyapısına ve bu alanda önemli yeteneklere sahip olan ülkemizin tıptaki potansiyelini ortaya çıkarmak için tasarlandı. Aynı zamanda ülkemizin bilimsel bilgi birikimini küresel ölçekte rekabetçi, yüksek değerli varlıklara dönüştürerek ihracat profilimizin yeniden tanımlanmasına katkı sunacak. Yeni fonun en önemli kazanımlarından birinin de bilimsel mükemmellik için yeni bir çekim merkezi inşa etmesiyle Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi için önde gelen bir merkez haline getirmesi ve dünya standartlarında bir inovasyon kültürünü teşvik etmesi olacağına inanıyoruz.” BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney de sağlık ve biyobilim alanında köklü geçmişe sahip olan BioScience Managers’ın bugüne kadar 200’den fazla sağlık yatırımı gerçekleştirdiğini; 40’ı aşkın halka arz ve birleşme sürecine liderlik ettiğini belirtti. Kurdukları fonlarla yüzde 20’nin üzerinde yıllık net getiri başarısı yakaladıklarını kaydeden Güney, “Türkiye’nin sağlık alanındaki yüksek potansiyeline yatırım yapmak; inovasyon odaklı şirketleri ticari olarak sürdürülebilir küresel işletmelere dönüştürme vizyonuyla hareket ederek sağlık teknolojilerinin geleceğine yön vermek ve değer yaratmak için çalışacağız. Bu fonu Maxis ile hayata geçirerek Türkiye’de önemli bir kurumla iş birliği kurmanın mutluluğunu ve bu potansiyelle yola başlamanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel ise “Bugün ülkemiz girişimcilik ekosistemi için önemli bir kilometre taşına şahitlik ediyoruz. Global olarak sağlık ve yaşam bilimleri teknolojileri alanında büyük başarılara imza atmış bir grupla, Türk kuruculara sahip startup’lara finansman sağlamanın yanı sıra büyük bir know how transfer imkânı yaratacağımız için heyecanlıyız. İş Bankası Grubu’nun bu alana ihtisaslaşan iştiraki olarak bu yıl hem yatırımlarımız hem de hayata geçirdiğimiz fonlarla ekosisteme önemli bir katma değer yarattığımızı düşünüyoruz” dedi. Türk girişimcilere ve ekosisteme katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF sağlık teknolojileri başta olmak üzere, biyoteknoloji, genetik ve dijital sağlık gibi alanlara odaklanıyor. Ülkemizin güçlü sağlık altyapısı ve nitelikli araştırma havuzu ile bu alanda global tecrübe ve yönetim uzmanlığı arasında köprü oluşturacak fon ile Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi sağlık çözümleri geliştirmesi hedefleniyor. Ülkemiz girişimcilerine, yurt dışındaki Türk girişimcilere veya Türkiye ekosistemine katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF için belirlenen hedef fon büyüklüğü 100 milyon dolar oldu. İlk yatırımlarda 5 ila 10 milyon dolar arasında yatırımlar hedefleyen fonun toplam 10-12 şirkete yatırım yapması öngörülüyor. Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis bünyesinde kurulan fonun yönetiminden de Maxis sorumlu olacak. Kuruluşundan bu yana yönettiği 17 fon ve yaptığı 100’ün üzerinde yatırımla 500 milyon dolara yaklaşan yönetilen varlık büyüklüğü ile girişimcilik ekosistemine önemli destek sunan Maxis, bu alanın önde gelen yatırım şirketi olma konumunu sürdürüyor. Uluslararası alanda 20 yılı aşkın fon yönetim tecrübesine sahip BioScience Managers ise deneyimi ile stratejik yönlendirme desteği sağlayacak. BSM sağlık teknolojileri alanında yaptığı küresel yatırımları son 20 yılda yıllık yüzde 20’nin üzerinde iç verim oranı ile getiri elde etti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.