Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Modelleri

Kapsül Haber Ajansı - İş Modelleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Modelleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı  Haber

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı 

E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom’un, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, ülke sınırlarını aşarak ürünleri ve girişimleriyle uluslararası pazarların kapılarını aralıyor. Türk Telekom’un “Dijitalde Hayat Kolay” projesi, girişimci kadınları küresel pazarlarla buluşturuyor. Projeden aldıkları destekle e-ticaret, yapay zekâ kullanımı ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren kadınlar, ürettikleri yerel ürün ve yenilikçi teknolojileri Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar dünyanın dört bir yanına ihraç etmeye başladı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor. "Girişimci kadınların dijital fırsatlarla daha rekabetçi olmalarını desteklemek öncelikli sorumluluğumuz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Dijitalde Hayat Kolay projesi ile dünyaya açılan kadın girişimciler ile ilgili şunları ifade etti: "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlarımıza hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üreticimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin dijital ekonomideki potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Adana’dan ABD’ye havuçlu atıştırmalık ihracatı Adana'da kurduğu Cezy & Pepcubes markasıyla şekersiz ve %100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının %90'ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade etti. Canoğulları; ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin eğitimleri ve sunduğu vizyon yurt dışına açılma hayalimizi gerçeğe dönüştürmemizde bize büyük bir özgüven verdi. Türk Telekom’dan aldığımız hibe ile ambalajlarımızı uluslararası standartlarda yeniledik ve Amerika pazarına girdik. Kanada ve Avrupa ülkeleri ile de görüşmelere başladık” dedi. Tekirdağ’ın geleneksel dokuması uluslararası belgesellerde Tekirdağ'da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor. Uluslararası ödüller alan ve uluslararası görünürlük kazanan bu tasarımlar, belgesellere de konu oldu. Karadağ; “Yerel mirasımızı yaşatırken dijitalleşmenin gücünü kullanarak dünyaya açılmak, vizyonumuzu tamamen değiştirdi. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle edindiğimiz dijital becerilerin yanı sıra mentörlük sürecinde aldığımız eğitimler sayesinde sadece Türkiye'de değil, uluslararası arenada da tanınan ve ödüller alan bir marka haline geldik” diye konuştu. İstanbul’dan uluslararası teknoloji firmalarına uzanan yapay zekâ çözümü Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı'nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor. Odabaşı; “Engelli bireyler için fırsat eşitliği yaratırken teknolojinin çarpan etkisine çok inanıyorum. Dijitalde Hayat Kolay projesinden aldığımız destekle yapay zeka destekli yetenek bazlı eşleştirme havuzu olan PowerPool’u kurduk, böylece daha hızlı bir şekilde doğru işe doğru engelli istihdam kaynağını yönlendirebiliyoruz. Bugün küresel teknoloji devlerine çözüm üretebilmemizin arkasında bu dijital güç yatıyor” dedi. Uşak’taki kadınların ürünleri Belçika ve Avusturya’da SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir yaratan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor. Hıdır, “Dijitalde Hayat Kolay eğitimleriyle daha önce dışarıdan hizmet aldığımız ürünlerimizin etiket tasarımlarını kendimiz yapmaya başladık ve dijital pazarlamayı öğrendik ve sınırlarımızı aştık. Türk Telekom'un yanımızda olduğunu bilmek, Avrupa gibi zorlu pazarlara açılırken en büyük cesaret kaynağımız oldu. Yıl sonuna kadar 5 ülkeye ihracat yapmayı ve yurt dışına ofis açmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı Haber

Microsoft Work Trend Index 2026 Raporu Yayımlandı

Microsoft, iş dünyasında yapay zekâ dönüşümünün geldiği yeni aşamayı ortaya koyan 2026 Work Trend Index Raporunu yayımladı. 20.000 çalışanı kapsayan küresel araştırma ve trilyonlarca anonim Microsoft 365 verisinin analizine dayanan rapor, yapay zekânın artık sadece verimlilik aracı değil; iş yapış biçimlerini kökten değiştiren stratejik bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, yapay zekânın insanın yerini almak yerine onun kapasitesini genişlettiği gerçeği. Yapay zekâ ve ajan teknolojileri işin daha operasyonel kısmını üstlenirken, çalışanlar daha fazla analiz, karar verme ve yaratıcılık gerektiren alanlara odaklanıyor. Yapay zekâ alanında insan & ajan iş birliklerinin artması ve daha elle tutulur iş çözümleri elde edilmesi, çalışanların işe katılım modellerini dönüştürüyor. Herkes yapay zekanın iş yapış şeklimizi kökten değiştirdiğinin farkında olsa da çok az iş lideri bu anlamda net bir görüşe ve yol haritasına sahip. Şirketlerin operasyonel süreçlerini, yapay zekâ tabanlı farklı iş birliği modelleri etrafında yeniden tasarlama noktasında iş liderlerine büyük sorumluluk düşüyor. Yapay zekâ ile insan potansiyeli yeniden tanımlanıyor Rapora göre, yapay zekâ kullanımının iş üzerindeki etkisi hızlanarak artıyor. Araştırmaya katılanların %66’sı yapay zekâ sayesinde daha fazla yüksek katma değerli işe zaman ayırabildiğini, %58’i ise bir yıl önce üretemeyeceği çıktılar ürettiğini ifade ediyor. Bu oran, yöneticiler arasında %80’e kadar çıkıyor. Öte yandan Microsoft 365 Copilot kullanım verileri, yapay zekâ etkileşimlerinin yaklaşık %49’unun analiz, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi yüksek bilişsel işleri kapsadığını gösteriyor. Bu dönüşüm, iş dünyasında önemli bir paradigma değişimine işaret ediyor: Yapay zekâ çalışanların yaptığı işi azaltmıyor; aksine onların yapabilecekleri işlerin kapsamını genişletiyor. “Dönüşüm paradoksu”: İnsanlar hazır, organizasyonlar değil Raporda öne çıkan bir diğer tema ise “dönüşüm paradoksu”. Buna göre çalışanlar yapay zekâyı kullanmaya ve işlerini dönüştürmeye hazır olsa da, organizasyonların önemli bir kısmı bu potansiyeli destekleyecek yapı, kültür ve süreçlere henüz sahip değil. Araştırmaya göre, çalışanların %65’i yapay zekâya hızlı adapte olmazsa geri kalmaktan endişe ediyor. Ancak %45’i mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden devam etmeyi tercih ediyor. Ayrıca, organizasyonel faktörlerin (kültür, yönetim desteği, yetenek yönetimi) yapay zekânın iş üzerindeki etkisini bireysel faktörlere kıyasla iki kat daha fazla belirlediği görülüyor (%67’ye %32). Bu veriler, yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, aynı zamanda organizasyonel dönüşümle mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Rekabetin yeni ölçütü: Organizasyon tasarımı Rapor, iş dünyasında rekabetin doğasının değiştiğine işaret ediyor. Artık fark yaratan unsur yapay zekâya erişim değil; organizasyonların bu teknolojiyi iş süreçlerine ne ölçüde entegre edilebildiği. Microsoft’a göre “Frontier Firms” olarak adlandırılan öncü organizasyonlar, yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak kullanmak yerine iş süreçlerini yeniden tasarlayarak sistematik bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu şirketler, yapay zekâyı iş akışlarının merkezine yerleştiriyor, insan ve makine iş birliğini yeniden tanımlıyor ve sürekli öğrenen organizasyon yapıları kuruyor. Yapay zekâ çağında başarıya ulaşmanın yolu, teknolojiyi kullanmak kadar onu doğru organizasyon modeli ile desteklemekten geçiyor. Work Trend Index 2026 raporu, kurumlar için bu yeni dönemin yol haritasını ortaya koyuyor. Yapay zekâ ile yeni iş modelleri ve “ajan ekonomisi” dönemi Rapora göre yapay zekâ ajanlarının kullanımındaki hızlı artış, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin oluştuğunu gösteriyor. Microsoft 365 ekosisteminde aktif ajan kullanımı yıllık bazda 15 kat artmış durumda. Ajanların iş süreçlerinde daha fazla rol almasıyla birlikte çalışanlar işleri doğrudan yürütmek yerine yönlendiren konuma geliyor ve daha stratejik ve yaratıcı görevler üstleniyor. İş çıktısının kalitesinden ve karar süreçlerinden daha fazla sorumlu oluyor. Bu dönüşüm, iş gücünün rolünü yeniden tanımlarken liderlik anlayışının da evrilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’de yapay zekâ dönüşümü hız kazanıyor Küresel bulgularla paralel olarak Türkiye’de de yapay zekâ yatırımlarının hız kazandığı görülüyor. Finans, perakende, üretim ve enerji gibi sektörlerde şirketler, yapay zekâ ve Copilot teknolojileri ile yalnızca operasyonel verimlilik değil, iş yapış biçimlerinde köklü bir dönüşüm hedefliyor. İş süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tasarlamak, çalışanları yeni becerilerle güçlendirmek ve yapay zekâ odaklı organizasyon kültürü oluşturmak, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki şirketler için kritik başarı faktörleri olarak öne çıkıyor. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin konuyla ilgili şunları söyledi: “Yapay zekâ, iş dünyasında yalnızca verimliliği artıran bir araç olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan stratejik bir güce dönüştü. Work Trend Index 2026 raporu, çalışanların bu dönüşüme hazır olduğunu ancak organizasyonların süreç, kültür ve liderlik yaklaşımlarını yeniden tasarlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye’de şirketlerin bu dönüşümü hızla sahiplendiğini görüyoruz. Microsoft Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ ile insan potansiyelini birlikte güçlendiren, daha çevik ve sürdürülebilir organizasyonlar kurmalarına destek olmaya devam edeceğiz.” Öncü şirketler mobil, kurumsal kullanıma hazır “Copilot Cowork” ile güçleniyor Öncü şirketler, mobil, genişletilebilir ve kurumsal kullanıma hazır Copilot Cowork ile dönüşümünü hızlandırıyor. Microsoft 365 Copilot bünyesinde sunulan Cowork, organizasyonların izole yapay zekâ kullanımından koordineli, çok adımlı iş akışlarına geçmesini sağlıyor; uygulamalar, iş sistemleri ve veriler arasında görev devrini mümkün kılarken süreçlerin merkezi ve kontrollü yönetimini destekliyor. Yeni güncelleme ile iOS ve Android’de Copilot Cowork Mobile devreye alınırken, Dynamics 365 ve Fabric başta olmak üzere Microsoft hizmetleri ve LSEG, Miro, monday.com, S&P Global Energy gibi iş ortaklarıyla genişleyen bir eklenti ekosistemi sunuluyor. Kurumlar ayrıca kendi eklentilerini geliştirerek iş süreçlerini ölçeklenebilir hale getirebiliyor. Bu gelişmeler, Copilot Cowork’u görev bazlı bir asistandan, Microsoft ve üçüncü taraf sistemler genelinde işi uçtan uca yöneten genişletilebilir bir platforma dönüştürüyor. Microsoft Agent 365 ile sağlanan yönetim ve yönetişim kabiliyetleri sayesinde organizasyonlar; satış, hizmet ve operasyon gibi kritik fonksiyonlarda ajanları güvenle devreye alıp ölçeklendirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı Haber

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı

Dünya genelinde "Kadınlar için Davos" olarak anılan Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women) için geri sayım başladı. 4–6 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek zirve, bu yıl yalnızca prestijli bir uluslararası buluşma değil; Türk iş dünyası için küresel rekabetin yeni kurallarını okumak ve pozisyon almak adına kritik ve stratejik bir buluşma olarak öne çıkıyor. 35 yılı aşkın geçmişe sahip zirvenin bu yılki teması olan "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Ku rmak", küresel ekonominin yeniden şekillendiği bir dönemde kadın liderliğinin dönüştürücü rolüne güçlü bir vurgu yapıyor. Bu Bir Konferans Değil, Küresel İş Platformu Küresel Kadın Zirvesi, klasik bir konferans formatının ötesinde; kadınlar arasında doğrudan iş bağlantılarının kurulduğu, yatırım fırsatlarının konuşulduğu ve yeni ortaklıkların temellerinin atıldığı bir küresel platform olarak konumlanıyor. Borsa İstanbul'da Piyasa Açılışı ile start verilerek; 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu'nun kamuoyu ile paylaşılacağı Zirve, yalnızca oturumlarla değil; yüksek düzeyli temaslar ve somut çıktılar üreten özel programlarla dikkat çekiyor: 60'tan fazla ülkeden üst düzey katılım ile global karar vericiler İstanbul'da olacak.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın ev sahipliğinde, 3 0'dan fazla kadın bakan ve üst düzey temsilcinin katılımıyla "Bakanlık Yuvarlak Masa Toplantısı" düzenlenecek.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Pamir Karagöz'ün katılımıyla gerçekleşecek "Türkiye ile İş Yapmak" oturumunda yatırım fırsatları ele alınacak.Kazakistan, Meksika ve İspanya başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen girişimcilerle gerçekleşecek B2B görüşmeler ile şirketler doğrudan yeni pazarlara açılma fırsatı yakalayacak.Siemens, Nestlé ve Unilever gibi küresel markaların üst düzey yöneticilerinin, kapsayıcı büyüme konusunda ortak olarak yer aldığı bir Erkek CEO'lar Forumu düzenlenecek.Boeing Türkiye, Hepsiburada, Halyk Bank ve Velcro şirketlerinin CEO'larının katılımıyla "Türbülanslı Dönemlerde Liderlik" konulu Kadın CEO'lar Forumu gerçekleştirilecek.Yapay zekâ, dijital para birimleri , sürdürülebilir liderlik ve yeni nesil iş modelleri masaya yatırılacak. Türkiye İçin Stratejik Bir Eşik 15 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, yalnızca bir organizasyon değil; Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendiren stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Zirve ile Türkiye, Doğu ile Batı arasında ekonomik bir köprü rolünü güçlendiriyor. Kadın girişimciliği ve liderliği alanındaki potansiyel, küresel yatırımcıların radarına taşınıyor. İstanbul, uluslararası iş dünyasının buluşma noktası olarak konumlanıyor. Zirveye; TOBB, TÜSİAD ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği gibi Türkiye'nin önde gelen iş kurumlarının desteği, bu platformun iş dünyası açısından taşıdığı önemin altını çiziyor. Türk Şirketleri İçin "Kaçırılmaması Gereken" B ir Fırsat Küresel Kadın Zirvesi, Türkiye'deki şirketler için yalnızca bir katılım değil; doğrudan büyüme, uluslararası genişleme, liderlik geliştirme ve stratejik konumlandırma fırsatı sunuyor. Zirveye katılan şirketler; 60'tan fazla ülkeden karar vericilerle doğrudan network kurma imkânı elde ediyor. Küresel trendleri yerinde gözlemleyerek stratejik vizyon kazanıyor. B2B görüşmeler sayesinde yeni pazarlara açılma fırsatı yakalıyor. Küresel Kadın Zirvesi, ayrıca şirketlerin kadın liderliği ve kapsayıcılık alanındaki duruşunu uluslararası platformda görünür kılmalarına da aracılık ediyor. Haziran'da İstanbul'da Olmayan, Bu Dönüşümün Dışında Kalacak Küresel Kadın Zirvesi 2026, Türkiye iş dünyası için bir tercih değil; küresel rekabette yer almak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir eşik olarak nitelendirilirken, 4–6 Haziran 2026'da İstanbul'da gerçekleşecek bu kritik buluşmada yer almak için kayıtların devam ettiği açıklandı. İstanbul'da kurulacak bu küresel ağın parçası olmanın, yalnızca bugünü değil, şirketlerin gelecekteki konumunu da belirleyeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu Haber

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu

DCube Döngüsel Ekonomi Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik A.Ş.(DCube), Hedefler için İş Dünyası Platformu (B4G) ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) paydaşlıkları, KalDer Bursa Şubesi katkılarıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası iş birlikleriyle gerçekleştirilen etkinlikte ulusal gündemdeki gelişmeler değerlendirilirken Türkiye'de Döngüselliğin Finansmanı, Tekstil, Otomotiv, Tarım ve Gıda Sektörlerinde Döngüsel Ekonomi Uygulamaları konulu paneller yer aldı. Etkinliğin açılış konuşmalarında söz alan KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez - "Döngüsel ekonomi, kaynakları tüketen değil, sürekli yeniden değer üreten bir anlayışı temsil ediyor. Bugün sürdürülebilirliği konuşmak artık bir tercih değil; tedarik zinciri dayanıklılığını artırmanın ve rekabet gücünü korumanın temel şartıdır. Kurumlarımızda tüm sistemlerimizi bu bakış açısıyla yeniden tasarlamak ve dönüştürmek, bugünün ve yarının sürdürülebilir dünyasını şekillendirmenin anahtarı olacaktır." "Krizlere karşı dayanıklılık döngüsel ekonomi ile mümkün" DCube Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi A.Ş. Kurucu Ortağı Gülcan Ergün "2026 itibariyle görüyoruz ki, artık döngüsellik yalnızca bir söylem değil, hukuki düzenlemeleri, iş modelleri, tasarım süreçleri, tedarik zinciri ve dijital çözümleri ile birlikte tüm sektörleri kapsayan yeni bir ekonomi anlayışı olarak yaygınlaşmakta. Çünkü döngüsel bir ekonomi, iklim krizi başta olmak üzere küresel ölçekte tüm risklere karşı dayanıklı olmayı sağlayan bir sistem. Türkiye'nin de bu anlamda döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırmak için bizler de DCube ekibi olarak çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütmekteyiz" dedi. "Türkiye COP31'e Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Vurgusuyla Hazırlanıyor" SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Duygu Yılmaz "Dünyada 'üret, sat, at' dönemi kapanıyor, 'tasarla, kullan, geri kazan' dönemi başlıyor. Bu yıl AB'de yürürlüğe girmesi beklenen Döngüsel Ekonomi Yasası'yla birlikte şirketler artık ürünlerini daha uzun ömürlü, onarılabilir, geri dönüştürülebilir şekilde tasarlamak zorunda kalacak. Avrupa Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğundan, ülkemizdeki şirketlerin rekabet gücü de etkilenecek. Sıfır atık teması altında, döngüsel ekonomiyi güçlendirecek somut ve ölçülebilir adımlar atılması COP31'in de ana öncelikleri arasında ele alınıyor. Bu nedenle sahadaki dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bursa gibi üretim gücü yüksek bir şehirde gerçekleştirdiğimiz Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nın, yeni iş birliklerine ve somut dönüşümlere zemin oluşturacağına inanıyoruz." dedi. Hedefler İçin İş Dünyası Platformu adına Marsifed Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın ise "Artık rekabet; daha fazla üretmekle değil, daha verimli üretmekle, daha az tüketmekle ve daha akıllı yönetmekle kazanılıyor. İşte tam bu noktada, döngüsel ekonominin en güçlü kaldıraçlarından biri devreye giriyor: Yapay zekâ. Yapay zekâ; atığı veriyle yönetmemizi, kaynakları optimize etmemizi, üretim süreçlerini akıllandırmamızı sağlıyor. Yani aslında, döngüsel ekonomiyi mümkün kılan görünmez aklı temsil ediyor." dedi. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye'deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlardaki paydaşlarıyla paylaşır. Hâlihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye'nin GSYH'nin %25'ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 190 üye şirket bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı Haber

Alternatif Bank Müşteri Deneyiminin Geleceğini Farklı Sektörlerden Liderlerle Ele Aldı

Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün müşteri deneyimi, artık yalnızca bir hizmet başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, itibarını ve geleceğe hazırlanma kapasitesini belirleyen stratejik bir alan. Ürünler, teknolojiler veya hizmetler zamanla benzeşebilir. Ancak müşteri deneyimi bir kurumun parmak izidir; müşterinin kurumla yaşadığı toplam deneyim, gördüğü ilgi, hissettiği güven, hizmetin akışı ve kurumun bıraktığı duygu gerçekten benzersizdir. Alternatif Bank olarak biz danışman ve sorumlu bankacılık anlayışımızla, müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyan, onlara yalnızca ürün sunmakla kalmayıp doğru zamanda doğru çözümlerle eşlik eden bir yaklaşımı benimsiyoruz. Müşteri Deneyimi Günü’nü de bu anlayışın kurum içinde daha da güçlenmesine katkı sağlayan, farklı bakış açılarıyla zenginleşen çok değerli bir buluşma oldu. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, katkılarıyla bizlere ilham veren değerli konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılara içtenlikle teşekkür ediyorum.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, Teknoloji Çağında Liderliğin Yeni Kodlarını Paylaştı Etkinliğin ilk oturumunda Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ile Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı, yeni teknoloji çağında liderliğin nasıl yeniden tanımlandığını ele aldı. Söyleşide, yapay zekanın iş yapış biçimlerini dönüştüren etkisi, cloud altyapısının stratejik önemi, veri egemenliği kavramı ve şirketlerin değişen dinamikler karşısında nasıl konumlanması gerektiği konuşuldu. Ayrıca, bilgiye erişim alışkanlıklarının dönüşümünden yapay zekanın yeni iş modelleri yaratma potansiyeline kadar pek çok başlık değerlendirildi. Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Lüks Kavramının Dönüşümü ve Değişen Müşteri Beklentilerini Ele Aldı Etkinliğin ikinci oturumunda Beymen Group Genel Müdürü Elif Çapçı, Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ve Alternatif Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin bir araya geldi. Panelde müşteri deneyiminde lüksün değişen tanımı, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sadakat kavramları sektörler arası bir bakışla masaya yatırıldı. Lüksün artık yalnızca üründe değil; anlamda, hikayede, kişiselleştirmede ve doğru anda doğru deneyimi sunabilmede şekillendiği vurgulanırken, bankacılıkta da asıl lüksün müşterinin ihtiyacına zahmetsiz ve doğru şekilde erişebilmesi olduğu ifade edildi. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde İnsan ve Teknoloji Dengesi Masaya Yatırıldı Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bike Tarakcı ile Bilgi Teknolojileri ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Zafer Vatansever’in yer aldığı oturumda, müşteri deneyiminin geleceğinde insan ve teknoloji arasındaki denge değerlendirildi. Katılımcılar, teknolojinin deneyimi mümkün kılan kritik bir araç olduğunu ancak empati, yaratıcılık ve duygusal bağ kurma gibi unsurlar nedeniyle gerçek farkın insan tarafından yaratıldığını vurguladı. Müşteri Deneyiminin Geleceğinde Yapay Zeka ve İnsan Odağı Öne Çıktı Alternatif Bank Bireysel, Özel ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burcu Yangaz, Alterna CX CEO’su Gürol Kurt ile birlikte Alternatif Bank, Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı, Müşteri Deneyimi Danışmanı Serap Gül ve Dijital Bankacılık Müdürü Pınar Çetinim’in katıldığı panelde ise müşteri deneyiminin geleceği, teknoloji ve insan odağı ekseninde ele alındı. Oturumda, yapay zekanın yalnızca operasyonel verimlilik için değil; duygusal bağ kuran ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan bir araç olarak konumlanması gerektiği ifade edilirken, müşteri deneyiminin tüm organizasyonun sahiplenmesi gereken bir kültür olduğunun altı çizildi Alternatif Bank’ın Engelsiz Bankacılık Vizyonu, Kapsayıcı Geleceğe İlham Verdi Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri de Alternatif Bank’ın uzun soluklu “Engelsiz Bankacılık” vizyonu oldu. Bu kapsamda gerçekleştirilen panelde, Alternatif Bank Marka, İletişim, Sürdürülebilirlik ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hande Yağcı ile Microsoft Erişilebilirlik Proje Yöneticisi Duygu Kayaman, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart ve İşaret Dili Eğitmeni ve Çevirmeni Öğretim Görevlisi Ceren Ay; erişilebilirliğe hak temelli bakış açısını, kapsayıcı deneyim tasarımının önemini ve teknolojinin engelli bireylerin yaşamına sunduğu katkıyı ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması Haber

Aras Kargo’nun Yönetim Kadrosuna Uluslararası Deneyimli Lider Ataması

Şirket, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’ nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi getirdi. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve Aras Dijital’ e liderlik edecek. Aras Kargo, Lead 2030 vizyonu doğrultusunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve bölgesel büyüme hedeflerine paralel olarak organizasyonel dönüşümünü sürdürüyor. Yeni yönetim yapısı ve stratejik dönüşüm adımlarıyla sektördeki yenilikçi konumunu güçlendirmeyi ve global pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı amaçlayan Aras Kargo, COO (Chef Operating Officer) görevine, bağlı bulunduğu Avusturya Postanesi’nde Strateji, Dijital ve İnovasyon Bölüm Başkanı olarak görev yapan Andreas Thöni’yi atadı. Andreas Thöni, Aras Kargo’da Operasyon, Bilgi Teknolojileri ve iştiraki Aras Dijital’ e liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras Kargo Chief Operating Officer (COO) Andreas Thöni, şunları söyledi: “Aras Kargo’nun güçlü operasyonel birikimini, dijital dönüşüm ve inovasyon vizyonumuzla birleştirerek ileriye taşımak benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, veri odaklı stratejiler ve teknolojik yatırımlarla operasyonel mükemmelliği sürdürülebilir kılmak ve müşteri deneyimini her aşamada daha akıllı, daha hızlı hale getirmek. Avusturya Postanesi ile olan sinerjimizi güçlendirerek, sektörde fark yaratan iş modelleri geliştirmeye ve dijital yol haritamızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Andreas Thöni HakkındaViyana Teknik Üniversitesi'nden İşletme Bilişimi alanında doktora derecesine sahip olan Andreas Thöni, yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi ve İşletme Üniversitesi'nde Uluslararası İşletme alanında tamamlamıştır. Kariyerine Austrian Airlines, Deloitte ve Siemens gibi global şirketlerde bilişim, proje yönetimi ve operasyon alanlarında deneyim kazanarak başlayan Andreas Thöni, ardından McKinsey & Company bünyesinde teknoloji, taşımacılık ve lojistik sektörlerinde uluslararası strateji ve dönüşüm projeleri yürütmüştür. 2017 yılında Avusturya Posta Grubu’na katılan Andreas Thöni, şirketin stratejik dönüşüm ve kurumsal gelişim ajandasının şekillenmesinde kritik roller üstlenmiştir. 2019 yılından bu yana Avusturya Postanesi’nde Grup Stratejisi, Dijital ve İnovasyon’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) olarak görev yapan Andreas Thöni; grubun dijital yol haritasını belirleme, yeni iş modelleri geliştirme ve inovasyon odaklı kurum kültürü oluşturma süreçlerine liderlik etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.