Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Sağlığı

Kapsül Haber Ajansı - İş Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atıksu Arıtma Tesisleri’nin Çevre İzin Belgeleri Yenilendi Haber

Atıksu Arıtma Tesisleri’nin Çevre İzin Belgeleri Yenilendi

MASKİ Genel Müdürlüğü Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığı tarafından işletilen Ahmetli, Durasıllı (Salihli), Gölmarmara, Karakurt (Kırkağaç), Karaoğlanlı (Şehzadeler), Kula ve Manisa (Merkez) Atıksu Arıtma Tesisleri için Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yenileme başvuruları gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yürütülen değerlendirme süreçlerinin olumlu sonuçlanmasının ardından tesislerin Çevre İzin Belgeleri, 2026 yılı Haziran Ayı itibarıyla 5 yıl süreyle yenilendi. Çevre Mevzuatına Tam Uyum MASKİ Genel Müdürlüğünün işletme sorumluluğu bulunan tüm atıksu arıtma tesislerinde çevre mevzuatına tam uyum sağlanması amacıyla çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi. Çevre izin süreçlerinin titizlikle takip edildiği, çevrenin korunmasına yönelik uygulamaların da yasal yükümlülükler doğrultusunda kesintisiz şekilde yürütüldüğü belirtildi. Sürdürülebilir Çevre Yönetimi Devam Ediyor MASKİ Genel Müdürlüğü Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığı tarafından işletilen tüm arıtma tesislerinde çevreye duyarlı işletme anlayışıyla faaliyetlerin sürdürüldüğü belirtilirken, iş sağlığı ve güvenliği ile çevre yönetimi alanındaki uygulamaların tesislerin etkin ve verimli şekilde işletilmesine katkı sağladığı vurgulandı. MASKİ Genel Müdürlüğü, çevre yatırımlarının ve sürdürülebilir işletme anlayışının önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Hyundai 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Hyundai, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları, elde ettiği başarıları, hedefleri ve gelecek planlarını kapsayan 2026 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Hyundai, 2003 yılından bu yana her yıl yayımladığı sürdürülebilirlik raporuyla finansal ve finansal olmayan performansını yatırımcılar, müşteriler ve diğer küresel paydaşlarıyla şeffaf bir şekilde paylaşmayı sürdürüyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hyundai olarak ilerlemenin kendiliğinden gerçekleşeceğini hiçbir zaman varsaymıyoruz. İlerleme, her yıl kararlı ve istikrarlı adımlarla elde edilir. Sürdürülebilirlik, yüksek teknoloji odaklı mobilite şirketine dönüşümümüzün temel yapı taşlarından biridir. Bu rapor, 2025 yılı boyunca ekiplerimizin ortaya koyduğu çalışmaları, kaydettiğimiz ilerlemeyi ve önümüzde duran hedefleri ortaya koyuyor. Bugüne kadar kat ettiğimiz yoldan gurur duyarken, ulaşmamız gereken hedeflerin de farkındayız. Bu yıl ve sonrasında da daha fazlasını başarmaya devam edeceğiz”. 2026 Sürdürülebilirlik Raporu, Çevre (Environment), Sosyallik (Social) ve Yönetim (Governance) olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Çevre alanındaki çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Raporun çevre bölümünde, Hyundai’nin yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde kaydettiği önemli ilerlemelere yer veriliyor. Öne çıkan gelişmeler arasında: Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistan’daki tüm operasyonlarda kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmasını ifade eden RE100 hedefinin gerçekleştirilmesi,ABD’nin Georgia eyaletinde kurulan Hyundai Motor Group Metaplant America (HMGMA) tesisinde 147 MW kapasiteli güneş enerjisi elektrik satın alma anlaşmasının (PPA) imzalanması,Döngüsel ekonomiyi desteklemek amacıyla kullanım ömrünü tamamlamış bataryaların geri dönüşümüne yönelik gelişmiş bir sistemin kurulması yer alıyor. Raporda ayrıca Hyundai Motor Grubu’nun entegre hidrojen değer zincirini genişletmeye yönelik çalışmaları ile yeni nesil elektrifikasyon stratejileri de detaylı şekilde aktarılıyor. Şirket, biyolojik çeşitlilik risklerini daha etkin yönetebilmek amacıyla Doğa ile İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TNFD) çerçevesini de süreçlerine entegre ederek faaliyetlerinin çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Sosyal sorumluluk ve tedarik zinciri yönetiminde önemli adımlar Raporda sosyal sorumluluk başlığı altında ürün güvenliği, çalışan gelişimi ve iş sağlığı-güvenliği alanındaki çalışmalar öne çıkıyor. Başlıca gelişmeler şunlar: ABD’deki Insurance Institute for Highway Safety (IIHS) tarafından 16 Hyundai modeline Top Safety Pick (TSP) ve Top Safety Pick+ (TSP+) güvenlik derecelendirmelerinin verilmesi İş sağlığı ve güvenliği standartlarını daha da ileri taşımak amacıyla 2030 İş Güvenliği Yönetim Stratejisi (Together for BAROZERO) programının hayata geçirilmesi ve bu alandaki yatırımların artırılması. Şirket ayrıca, otomotiv sektörünün elektrifikasyon ve yapay zekâ odaklı dönüşüm sürecine çalışanların uyumunu desteklemek amacıyla “Just Transition” programını hayata geçirdi. Program kapsamında çalışanlara eğitim ve gelişim fırsatları sunuluyor. Kurumsal yönetim yapısı güçleniyor Raporda, Hyundai yönetim kurulunun çeşitliliğini ve bağımsızlığını artırmaya yönelik çalışmaları da yer alıyor. Öne çıkan uygulamalar arasında: Yönetim Kurulu karar alma süreçlerinde şeffaflığı artırmak amacıyla Baş Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi (Lead Independent Director) sisteminin uygulanmaya başlanması,Toplam 12 kişilik yönetim kurulunda dört kadın ve üç uluslararası üyenin görev almasıyla çeşitlilik ve kapsayıcı liderlik anlayışının güçlendirilmesi bulunuyor. Raporda ayrıca hissedar değerini artırmaya yönelik sorumlu yönetim anlayışı ile proaktif risk yönetimi uygulamaları da detaylandırılıyor. Bu kapsamda: 2025-2027 döneminde en az yüzde 35 Toplam Hissedar Getirisi (TSR) hedefleyen Value-up Programı,Yapay zekâ teknolojilerinin etik ve sorumlu kullanımını yönlendirmek amacıyla geliştirilen AI Governance Framework (Yapay Zekâ Yönetim Çerçevesi) öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Not: Hyundai’nin yurt dışı operasyonlarında yenilenebilir enerji kullanım oranı, Yenilenebilir Enerji Sertifikaları (REC) ve Elektrik Satın Alma Anlaşmaları (PPA) gibi uygulamalar sayesinde 2025 yılı itibarıyla yüzde 76 seviyesine ulaştı. Sürdürülebilirlik raporuna erişim artık daha kolay Hyundai Motor, sürdürülebilirlik çalışmalarının daha geniş kitleler tarafından kolayca takip edilebilmesi amacıyla bu yıl ana raporun yanında ayrı bir Özet Rapor da yayımladı. Özet raporda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve şirketin temel sürdürülebilirlik performans göstergeleri sade ve anlaşılır bir şekilde sunuluyor. 2026 Hyundai Motor Sürdürülebilirlik Raporu ve Özet Rapor, Hyundai resmi internet sitesindeki sürdürülebilirlik sayfasından incelenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var Haber

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gün programıyla devam ediyor. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zirve’de, sektörün geleceğine yön verecek başlıklar kapsamlı şekilde ele alınıyor. “Dirençli ve sürdürülebilir şehirler artık bir zorunluluk” Zirve’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 1952 yılından bu yana ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübenin uluslararası alanda önemli başarılara dönüştüğünü söyledi. Yeni dönemde şehirlerin yalnızca büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden Suver, şehirlerin daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı. Deprem güvenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül yaklaşımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Suver, 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Dirençli şehirlerin ekonomik açıdan güçlü, sosyal açıdan kapsayıcı, çevresel açıdan sürdürülebilir ve afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Suver, yatırım kararlarının da giderek daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda şekillendiğini kaydetti. Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Suver, bunun kapsamlı bir ekonomik dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in bu açıdan kritik önem taşıdığını vurgulayan Suver, organizasyonu yalnızca bir iklim zirvesi değil, şehirlerin geleceğinin ve yeni finansman fırsatlarının konuşulacağı küresel bir buluşma olarak değerlendirdiklerini söyledi. “Ankara, sektörün geleceğinin şekillendiği bir platforma dönüştü” Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ise ikinci gün açılışında yaptığı konuşmada, Zirve’nin sektörün karşı karşıya olduğu fırsatların değerlendirilmesi ve zorlukların aşılması açısından uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Başkent Ankara’nın yalnızca bir zirveye ev sahipliği yapmadığını belirten Eren, aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin ve ortaklıkların buluştuğu, inşaat sektörünün geleceğinin şekillendiği önemli bir platforma dönüştüğünü ifade etti. Eren ayrıca, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayan Eren, bu yılki Zirve temasının da bu doğrultuda “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” olarak belirlendiğini hatırlattı. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sektöre etkileri değerlendirildi Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda Emlak Konut Asansör Sistemleri Genel Müdürü Kurtuluş Erdem Bayraktar, yapıların inşa sürecinde teknolojik gelişmelerle birlikte binalardaki asansör sistemlerinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, burada fiyatın değil zamanında teslimin öne çıktığını vurguladı. Zirvede "İş Sağlığı Güvenliğinde Yapay Zeka Tabanlı Kontrol ve Dijitalleşme" başlıklı özel bir sunum gerçekleştiren ERN Holding İSG ve Çevre Müdürü Özlem Gözütok ise yapay zekânın iş süreçlerini sanal simülasyon eğitimleri, giyilebilir teknolojiler, ekipman ve makine güvenliği ile tahmine dayalı risk analizi olmak üzere dört temel eksende dönüştürdüğünü ifade etti. Şehirleşmenin geleceği masaya yatırıldı “Şehirleşmenin Geleceği: Sürdürülebilir, Dirençli ve Akıllı Kentler” başlıklı panelin moderatörlüğünü ise Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas yaptı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Zaha Hadid Architects Grup Lideri Takehiko Iseki, Connected Places Catapult İnşaat ve Altyapı Birimi Başkanı Gavin Summerson ve Polat Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Kaan Yücel ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Levent Abay konuşmacı olarak yer aldı. Panelde konuşmacılar, şehirleşmenin yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığına dikkat çekerek, geleceğin şehirlerinde çevresel entegrasyonun ve insan odaklı yaklaşımın belirleyici olacağını vurguladı. Dirençli şehirlerin yalnızca afetler karşısında ayakta kalan değil, kriz anlarında da işleyişini sürdürebilen kentler olması gerektiği ifade edildi. Oturumda ayrıca sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutuyla değil, kültürel hafızanın, tarihî değerlerin ve yaşanmışlıkların gelecek nesillere aktarılması perspektifiyle ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Finansman mekanizmaları, kamusal politikalar ile performans ve şeffaflık kriterlerinin de şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi. İki gün boyunca paneller, özel oturumlar, sergi alanları ve ikili iş görüşmelerine ev sahipliği yapan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar değerlendirilmeye devam ediyor. Kamu, özel sektör, finans ve teknoloji dünyasından temsilcileri bir araya getiren Zirve, sektörün dönüşümüne yön verecek fikirlerin ve iş birliği fırsatlarının paylaşılmasına olanak sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Esnek Ambalaj Sektöründe Bir İlk: Polinas SA 8000 Belgesi Aldı Haber

Esnek Ambalaj Sektöründe Bir İlk: Polinas SA 8000 Belgesi Aldı

Belge; şirketin çalışan hakları, etik değerler ve adil çalışma koşulları alanındaki yaklaşımını uluslararası düzeyde tescilledi. Esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, sürdürülebilirlik vizyonunu ve insan odaklı yönetim anlayışını sektörde fark yaratan bir belge ile taçlandırdı. Şirket, dünya genelinde işyerlerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan ve bağımsız denetimler sonucunda verilen SA 8000 standardına tam uyum sağlayarak uluslararası denetim kuruluşu Intertek tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetimleri başarıyla tamamladı. Uyum sürecinin ardından Sosyal Uygunluk Belgesi’ni almaya hak kazanan şirket Türkiye esnek ambalaj sektöründe bir ilki gerçekleştirdi. Etik değerlerini kurum kültürünün temeli olarak konumlandıran Polinas, sürdürülebilirlik yaklaşımını çevresel hedeflerin yanı sıra sosyal uyumluluk anlayışıyla da güçlendiriyor. Şirketin Türkiye’deki üretim tesislerini kapsayan bu belgeyi almaya hak kazanması; iş sağlığı ve güvenliği, kapsayıcılık, adil çalışma ve ücretlendirme gibi şirket bünyesinde uygulanan tavizsiz etik kuralların bağımsız otoritelerce de onaylanması anlamına geliyor. Küresel tedarik zincirinde şeffaflığı ve güvenilirliği temsil eden SA 8000 standardı kapsamında alınan bu belge, Polinas’ın uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni daha da pekiştiriyor. Faik Önaldı: "Başarımızın temelini insan odaklı yaklaşımımız oluşturuyor" Şirketin Türkiye esnek ambalaj sektöründe imza attığı başarıyla gurur duyduklarını belirten Polinas CEO’su Faik Önaldı şu değerlendirmelerde bulundu: “Polinas olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli ve güvende hissettiği, eşit fırsatlara sahip oldukları bir çalışma ortamı oluşturmayı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği ise çevresel etkileri yönetmenin de ötesinde çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve içinde bulunduğumuz toplum için uzun vadeli değer yaratmak olarak değerlendiriyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuzla birlikte insana verdiğimiz değerin ve kapsayıcı çalışma kültürümüzün somut bir çıktısı olan SA 8000 Sosyal Uygunluk Belgesi ile bu alandaki taahhütlerimizi uluslararası standartlarda da tescillemiş olduk. Bu başarıyı sürekli gelişim yolculuğumuzun yeni bir adımı olarak görüyor, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Çimko’dan Sürdürülebilir Gelecek İçin 37 Milyon TL’lik Yatırım

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını, stratejik önceliklerini ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştığı “Bizimle güçlenir” temalı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak ve Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları’na uygun olarak hazırlanan raporda, Çimko’nun karbon yönetimi, enerji dönüşümü, dijital üretim teknolojileri, sosyal sorumluluk projeleri, iş sağlığı ve güvenliği gibi başlıklarda yürüttüğü somut uygulamalara, performans göstergelerine ve gelecek hedeflerine yer verildi. “Sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü artıran stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz” Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun üretim yapısına dikkat çeken Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, “2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. Hayata geçirdiğimiz uygulamalarla üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken alternatif yakıt kullanımını artırdık. Atık ısı geri kazanım sistemlerimiz sayesinde üretimden açığa çıkan enerjinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladık. Küresel ölçekte değişen regülasyonlar ve özellikle sınırda karbon düzenlemeleri doğrultusunda, iş modelimizi değişen gerekliliklere uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliği, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendiriyoruz” dedi. Alternatif yakıt ısıl ikame oranı 5 yılda %63 arttı Üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırmak ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla alternatif hammadde ve yakıt kullanımını geliştirmeye yönelik çalışmaların sonuçlarını almaya devam eden Çimko, 2025 itibarıyla 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde kullandı. Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içeriğine sahip atıklarla birlikte yüksek kalorifik değere sahip atıkları öncelikli olarak tercih eden Çimko’nun, 2025 yılında fabrikalara ait ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranı yüzde 17,2 seviyesine ulaşırken, bu oran 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 63 artış gösterdi. Aynı dönemde biyokütleye dayalı ısıl ikame oranında ise 2020 baz yılına kıyasla yaklaşık yüzde 174 artış kaydedildi. Enerji dönüşümü tarafındaki yatırımlarına hız veren Çimko, toplam 49 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi kapasitesi ve yenilenebilir enerji projeleriyle portföyünü güçlendirdi. Tesislerde kurulu olan Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri (WHR) ile yıllık 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlayan Çimko, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımları ile karşıladı ve bu sayede 65 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçildi.” Hazır beton tesislerinde kullanılan suyun %63’ü geri kazanıldı 2021 yılından bu yana su ayak izini düzenli olarak hesaplayan Çimko, üretim süreçlerinde oluşan atık suyun geri kazanımına yönelik projeleri hayata geçirirken, 2025 yılında çimento fabrikalarında yaklaşık 190 bin m3 su geri kazanarak üretim süreçlerinde yeniden kullanıma kazandırdı. Bu miktar, fabrikalarda kullanılan toplam suyun yaklaşık %14’üne karşılık geliyor. Hazır beton tesislerinde ise kullanılan suyun %63’ü geri kazanılarak yeniden değerlendirildi. Çimko raporlanan uygulama ve performans sonuçları doğrultusunda, ilk raporlama yılında CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında A Listesi’nde yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Toplumsal yatırımlara 37 milyon TL kaynak ayrıldı Çimko, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca çevresel performansla sınırlamayıp, insan ve toplum boyutunu da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Bu kapsamda Çimko, 2025 yılında toplumsal yatırım alanına 37 milyon TL kaynak ayırarak faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal fayda odaklı projelere destek verdi. Bu yaklaşımın en önemli unsurlarından birini, uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilen eğitim projeleri oluşturdu. Çimko’nun UNICEF ile birlikte yürüttüğü MakerUp programı, çocukların ve gençlerin 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayan çalışmalar arasında yer aldı. Program kapsamında katılımcıların yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık ve üretim odaklı becerileri geliştirilirken, aynı zamanda uygulamalı öğrenme modeliyle çocukların potansiyellerini keşfetmeleri desteklendi. MakerUp programı, Gaziantep ve Adıyaman’da açılan merkezler aracılığıyla eğitime erişim ve beceri gelişimine katkı sunmayı hedefleyen uygulamalar kapsamında Çimko’nun toplumsal etki yaklaşımının önemli bir parçası oldu. Eğitim alanındaki bir diğer önemli çalışma ise SosyalBen Vakfı iş birliğiyle Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirilen Beceri ve Yetenek Merkezleri (BEYEM) oldu. Bu merkezler aracılığıyla 2.800 öğrenciye ulaşılırken, çocukların bilim, teknoloji ve üretim odaklı becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalı eğitimler desteklendi. Çimko, bu projelerle çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlamayı ve faaliyet gösterdiği bölgelerde sosyal gelişimi desteklemeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacılığıyla ise sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerini uluslararası ilkeler doğrultusunda desteklemeyi sürdürdü.

Çayeli Bakır’a İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Dünyanın Köklü Kurumlarından Çifte Ödül Haber

Çayeli Bakır’a İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Dünyanın Köklü Kurumlarından Çifte Ödül

Türkiye’nin yeraltı madenciliği alanındaki önemli kuruluşlarından Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün merkezine çalışanlarını alan uygulamalarıyla uluslararası arenada dikkat çekiyor. Çayeli Bakır, yıllar içinde oluşturduğu güçlü iş sağlığı ve güvenliği kültürünü, çalışan katılımını esas alan DÜŞÜN! İş Emniyet Programı ile daha da güçlendirdi. Şirket, iş güvenliği alanında dünyanın en saygın kuruluşları arasında gösterilen Royal Society for the Prevention of Accidents (RoSPA) ile British Safety Council (BSC) tarafından iki önemli ödüle layık görüldü. Çayeli Bakır, RoSPA Sağlık ve Güvenlik Ödülleri’ne yaptığı ilk başvuruda “Gold Award” kazanarak önemli bir başarı elde etti. 70 yılı aşkın geçmişe sahip RoSPA ödül programı; iş kazalarının önlenmesi, çalışan güvenliğinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş sağlığı kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla dünyanın dört bir yanından şirketleri değerlendiriyor. Her yıl yaklaşık 2.500 başvurunun yapıldığı programda, 60’tan fazla ülkeden kuruluş yer alıyor. British Safety Council tarafından verilen Uluslararası İş Güvenliği Ödülleri’nde ise Çayeli Bakır, “Merit” kategorisinde ödüllendirildi. Bu kategori; iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemeye yönelik etkili yönetim anlayışı, çalışan refahını önceleyen yaklaşım ve sürdürülebilir güvenlik uygulamalarıyla öne çıkan kuruluşları kapsıyor. Köklü emniyet kültürü, DÜŞÜN! ile daha da güçlendi Çayeli Bakır’ın elde ettiği bu iki ödül, şirketin yalnızca operasyonel başarılarını değil, aynı zamanda çalışan sağlığı ve güvenliğine yönelik yaklaşımını da uluslararası standartlarda sürdürdüğünü ortaya koyuyor. DÜŞÜN! İş Emniyet Programı, Tehlike Bildirimi, Dur ve Konuş, BİREY Kart gibi uygulamalarla mevcut güvenlik kültürü sahada daha görünür ve etkin hale getirilirdi. Sürdürülebilir başarıya katkı sağlıyor Çayeli Bakır’ın iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları, şirketin sürdürülebilir madencilik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Köklü güvenlik kültürü ve DÜŞÜN! ile güçlenen bu yapı; uluslararası standartlara uyumlu süreçler, sürekli iyileştirme odaklı yönetim anlayışı ve çalışan katılımını destekleyen uygulamalarla her yıl daha ileriye taşınıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESS,  Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi Haber

MESS, Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi

MESS üyesi işyerlerinde hayata geçirilen örnek İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamalarının ödüllendirildiği organizasyonda, 5 kategoride 33 ödül takdim edildi. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleşen törene, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden paydaşlar katıldı. İSTANBUL – MESS üye işyerlerinin sektöre ilham veren örnek İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının ödüllendirildiği “İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması”nın 10. yıl töreni, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla 8 Mayıs Cuma günü MESS Teknoloji Merkezi - MEXT’te gerçekleştirildi. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan’ın teşrifleriyle düzenlenen etkinliğe; MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden çok sayıda paydaş katıldı. 5 Kategoride Toplam 33 Ödül İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki en iyi uygulamaların öne çıktığı ödül töreninde, projeler alanında uzman kişilerden oluşan Teknik Komite tarafından ön elemeden geçirildi. Ardından 55 Bin kişinin katılımı ile gerçekleştirilen halk oylaması ve jüri değerlendirmesi sonucunda ödül almaya hak kazanan projeler belirlendi. Yarışmada, 5 kategoride 33 proje ödüle layık görüldü. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödülleri Sahiplerini Buldu Çalışanların bedensel-ruhsal sağlıklarını koruyan ve gelişimine katkı sağlayan projelerin değerlendirildiği Bütünsel Sağlık Yönetimi Kategorisi'nin birincisi Oyak Renault olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Nurol Teknoloji ve Siemens tarafından geliştirilen projeler oldu. İş Güvenliği kültürünün gelişimine katkı sağlayan, çalışanlarda davranış değişikliğini hedef alan projelerin değerlendirildiği Davranış Odaklılar Kategorisi’nin birincisi Bosch Termoteknik olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Tofaş ve İzmir Demir Çelik tarafından geliştirilen projeler oldu. Endüstriyel otomasyon ve dijital teknolojilerin ön plana çıktığı İSG projelerinin değerlendirildiği Dijital İSG Kategorisi’nin birincisi Borusan Birleşik Boru olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Diniz Adient ve BSH tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG alanında farklı konulara odaklanan İSG projelerinin yer aldığı İSG Özel Ödülü ise firmaların çalışan sayılarına göre kendi içerisinde üç kategoride değerlendirildi. İSG Özel Ödülü 1-499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Çelikform Gestamp olurken, tavsiye edilen uygulamalar 3M ve Oerlikon tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 500-1499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi TKG Otomotiv olurken, tavsiye edilen uygulamalar Türk Demir Döküm ve Çimtaş Çelik İmalat tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 1500'den Fazla Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Ford Otosan olurken, tavsiye edilen uygulamalar Valeo ve Türk Traktör tarafından geliştirilen projeler oldu. Sahadaki çalışanları tarafından yapılmış öneriler sonucunda hayata geçirilmiş projelerin değerlendirildiği İSG Elçileri kategorisinde ise 15 firmaya ödül verildi: Anadolu IsuzuBaşöz EnerjiBorçelikBosch SanayiCoşkunöz Metal FormERSEMFarba OtomotivFord OtosanFrankeOtokarOyak HorseOyak RenaultT.K.G. AdapazarıTofaşTürk Traktör Uzun Yıllardır İş Güvenliğinde Rol Model Olan Üyelere Yönelik 10. Yıl Özel Ödülleri Takdim Edildi Bu yıl 10. yaşını kutlayan 'İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması' kapsamında oluşturulan “10. Yıl Özel Ödülü”nde kazanan firmalar; ilk günden itibaren yarışmaya olan başvuru sayısı, ödülü ve derecesi, komisyon çalışmalarına katkısı ve katılımı ile iş güvenliği alanında yürütülen araştırma faaliyetlerine katılımı kriterlerine göre belirlendi. Borusan Birleşik Boru BSHOyak Renault Siemens Tofaş Türk Traktör Törende ayrıca MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Bakan Işıkhan’a teşekkür plaketi takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.