Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsmihan Baysal Anderson

Kapsül Haber Ajansı - İsmihan Baysal Anderson haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmihan Baysal Anderson haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında hayata geçirdiği “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi, kadın profesyonellerin hikayelerini ekranlara taşımaya devam ediyor. Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” İsmihan Baysal Anderson kimdir? 28 yıllık deneyime sahip olan İsmihan Baysal Anderson, kariyerinin yaklaşık 20 yılında danışmanlık sektöründe görev almıştır. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında farklı sektörlerden uluslararası şirketlerle çalışma deneyimi edinen tecrübeli isim, son 8 yıldır İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev almaktadır. Anderson; havalimanının 7/24 çalışan kritik bilgi teknolojileri altyapısının sürekliliğinden, yolcu ve operasyon süreçlerinin dijitalleştirilmesinden ve yeni nesil teknolojilerin havalimanı deneyimine entegre edilmesinden sorumludur. E-Pasaport uygulamalarından yapay zeka destekli görüntü işleme çözümlerine ve üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy’ye kadar pek çok teknolojik dönüşüm projesinin hayata geçirilmesine liderlik eden Anderson, farklı sektörlerde edindiği deneyimi havacılığın ihtiyaçlarıyla buluşturarak yolcu deneyimi ve operasyonel verimliliğin geliştirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde Haber

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, sadece bir ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kadınların iş gücündeki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olarak yeni bir projeye imza atıyor. Terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar havacılığın her kademesinde emeği, zekası ve azmiyle fark yaratan kadınların hikayeleri, 12 ay boyunca sürecek olan özel bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: fırsat eşitliği Günümüzde kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal dayanıklılığın temel taşıdır. Kadın istihdamının artması; çeşitlilik, verimlilik ve aidiyet duygusunu güçlendirirken, ekonomik potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi daha dirençli bir kalkınma modelinin kapılarını aralıyor. İş dünyasında artan kadın temsili, fırsat eşitliğinin somut bir ekonomik değere dönüştüğünün en net göstergesi olurken, havacılık sektörü ise bu küresel dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Kadının, ekonomik yapının her katmanında yer alması gerektiğini savunan İstanbul Sabiha Gökçen, istatistiklerin ötesine geçerek, gerçek başarı hikayelerini ekranlara taşıyor. Başarıya koşan kadınların görünürlüğünü artıran seri, fırsat eşitliğinin topluma kazandırdığı güçlü hikayeleri izleyiciye sunuyor. Yıl boyunca yayınlanacak 12 farklı hikayeden oluşan belgesel dizisi, hem bir ilham kaynağı hem de dijital bir hafıza arşivi niteliği taşıyor. İlk bölümü 6 Mart 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan proje, havacılık ekosisteminde çalışan ve sektörün hangi iş kolunda olursa olsun mesleğinde sınırları aşan kadınların sesini dünyaya duyuruyor. Geleceğin liderleri yeni irtifada buluşuyor 12 kadının azim dolu yaşamı ve başarı öykülerinin yer aldığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin motivasyon kaynağını anlatan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, “Cumhuriyet tarihimizin en güçlü sembollerinden birini ismimizde taşımanın gururuyla, bu projeye büyük bir sorumluluk bilinciyle hazırlandık. Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotundan alan bir havalimanı olarak, Sabiha Gökçen’in sarsılmaz azmini ve vizyonunu geleceğe taşımayı bir görev addediyoruz. Bu belgesel serisi, onun kanatlarında yükselen yeni nesil rol modellerin başarılarını, yarının liderlerine armağan ediyor. Gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttüğümüz bu çalışmanın, havacılıkta kadın emeğinin stratejik gücünü ve fırsat eşitliğinin vazgeçilmezliğini bir kez daha kanıtlayacağına inanıyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık, uzun yıllar boyunca pilotajdan teknik operasyona kadar her alanda erkek egemen bir sektör olarak algılandı. Bizler, dünya çapında bir ikon olan Sabiha Gökçen’den aldığımız cesaretle bu algıyı kırıyor ve yeni bir irtifaya yükseliyoruz. ‘Gökyüzünde cam tavan yok ve gökyüzü hepimizin’ diyoruz. Bugün kadın eli; operasyonel verimlilikten yolcu deneyimine kadar her aşamada bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşıdır. Havalimanı ekosistemimizdeki dönüşüm yolculuğuna kaptanlık eden cesur kadınların hikayeleriyle, bu gerçeği tüm dünyaya bir kez daha ispatlıyoruz.” Kadınlar yere göğe sığmıyor! Şirketlerin son yıllarda kadın temsilini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Aslıhan Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Küresel veriler, havacılık ekosisteminde kadın istihdamının her geçen yıl stratejik bir ivme kazandığını gösteriyor. Ülkemizde de kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik eden politikalar, bu dönüşümün en güçlü yakıtı konumunda. Bilhassa havacılık gibi dinamik ve kritik sektörlerde kadın temsilinin artması, fırsat eşitliğinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, somut bir ekonomik katma değer olduğunun en net kanıtıdır.” Söylemden eyleme: %50 kadın temsili ISG’nin sektör ortalamalarının çok üzerinde bir başarı grafiği çizdiğini belirten Güven, kurumun bu konudaki öncü rolünün altını çizdi: “Üst yönetim kadromuzda %50 kadın üye oranıyla havalimanımızda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kimliğe dönüştürdük. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serimiz, havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada fark yaratan kadınların kariyer yolculuklarını, engelleri aşma kararlılıklarını ve liderlik deneyimlerini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor. Serimizin ilk bölümünü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında yayına almanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, havacılığın her kademesinde yeni başarı hikayelerinin yazılmasına aracı olmak. Bu vesileyle, azmiyle sınırları aşan ve yere göğe sığmayan tüm kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ISG sektördeki kadın dayanışmasını büyütüyor Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen “Sabiha Gökçen’in İzinde” buluşmalarıyla sektörde stratejik bir farkındalık hareketi başlatan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı, kadınların havacılıktaki varlığını ve dönüştürücü gücünü taçlandırmaya devam ediyor. Seri boyunca dayanışma ve cesaretin havacılık ekosistemindeki kritik rolüne odaklanan ISG, kariyer yolculuklarını samimiyetle paylaşan lider kadınların anlatılarıyla yeni nesillere ışık tutuyor. Azmin ve kararlılığın izini süren farklı konseptlerle havacılık dünyasına ilham veren ISG, başarı hikayelerini sadece birer anı olarak bırakmayıp, bunları geleceğin sektör yapısını şekillendirecek birer kültürel mirasa dönüştürüyor. Cesaretin ayak izini havacılık dünyasına armağan eden kadınların hikayelerini birer kültürel miras olarak geleceğe taşıyan ISG, sektördeki kadın dayanışması için liderlerin başlattığı dönüşümü güçlendirmeye devam ediyor. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serisi, kadınların iş dünyasında yalnızca birer "temsil" değil, sektörleri temelinden değiştiren asıl aktörler olduğunun altını çiziyor. Fırsat eşitliğinin kurumsal bir politika başlığından öte, kültürel bir dönüşüm meselesi olduğuna işaret eden proje, genç kuşaklara rol model olmayı ve havacılıkta daha kapsayıcı bir gelecek vizyonunu desteklemeyi hedefliyor. Fırsat eşitliğinden kurumsal dönüşüme bir miras Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar mini belgesel serisinin, kariyer anlatısının ötesinde, geleceğin profesyonellerine bırakılan dijital bir miras olduğunu vurgulayan Aslıhan Güven, “Bu seriyle yalnızca hikayeleri değil, üç temel değeri kalıcı kılıyoruz: Havacılığın her kademesinde kadın yetkinliğini görünür kılarak fırsat eşitliğini savunuyor; genç kızlarımıza 'başarılabilir' olanın somut örneklerini sunarak bir dijital mentorluk ağı kuruyor ve ISG çatısı altında insan odaklı, kapsayıcı bir kurumsal aidiyet ekosistemi inşa ediyoruz. Projemiz, tekil başarı hikayelerinin ötesinde; fırsat eşitliğinin kurumsal kültüre, liderlik anlayışına ve sektörün gelecek vizyonuna nasıl sirayet ettiğini sorgulayan bütüncül bir perspektif sunuyor. Kadınların sektörde sadece ‘paydaş’ değil, ‘oyun kurucu’ ve ‘dönüştürücü güç’ olduğunu genç kuşaklara göstermeyi, havacılıkta kapsayıcı bir geleceği desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle iş dünyasına da güçlü bir mesaj veriyoruz: Fırsat eşitliği bir sosyal sorumluluk başlığı değil, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir tercih olmalıdır.” diyerek, kadınların sektörde yarattığı değişimin artık bireysel başarıdan taştığının, kurumsal ve toplumsal bir dönüşüme evrildiğinin altını çizdi. Operasyondan üst yönetime: gökyüzüne iz bırakan kadınlar Dünyanın ilk kadın pilotunun gökyüzüyle buluştuğu tarihi günün anısına kutlanan Dünya Havacı Kadınlar Haftası ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl anlamlı bir projeyle taçlanıyor. Havacılığın farklı disiplinlerinden gelen isimler belgesel serisinde birer "dijital mentor" olarak karşımıza çıkıyor. Her bir bölümde, operasyonun kalbinden yönetim katına kadar gökyüzünün sınırlarını zorlayan kadınların kariyer yolculukları ve sektöre yön veren tecrübelerine tanıklık ediyoruz. İşte her biri farklı bölümlerle yayınlanacak olan seride yer alan havacılıkta iz bırakan o kadınlar: • Türkiye'nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, F-16 pilotlarını yetiştiren öncü bir öğretmen pilot olarak, askeri havacılıkta sınırları aştı. • Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından kariyerini havacılık sektöründe şekillendiren Seda Saygı Aktaş, Pegasus Hava Yolları’nda A320 pilotu olarak yeni nesil sivil havacılığın ilham veren yüzü oldu. • Türkiye’nin önde gelen havacılık ve teknoloji yöneticilerinden biri olan İsmihan Baysal Anderson, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev yaptığı Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik ediyor. • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sabiha Gökçen Havalimanı Temsilcisi Özlem Oral, sektördeki 20 yıllık tecrübesiyle havacılıkta operasyonel mükemmeliyet ve denetimin hafızasını temsil ediyor. • Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ta (Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi) İnsan ve İş Destek Direktörü olarak görev yapan Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının stratejik gücünü yönetiyor. • Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi (SDM) sorumlusu Doktor Özlem Gündüz, 18 yıldır havalimanının gelişimine tanıklık ederek, sağlığının sivil havacılıktaki kritik rolünü üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.