Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İspanya

Kapsül Haber Ajansı - İspanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İspanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli Maden İhracatçıları 2025’i Zorlu Şartlara Rağmen Büyümeyle Kapattı Haber

Egeli Maden İhracatçıları 2025’i Zorlu Şartlara Rağmen Büyümeyle Kapattı

EMİB, 2025 yılı ihracat performansını ve 2026 hedeflerini basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, maden sektörünün, 2025 yılında 6,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek, 2024 yılına göre %3'lük bir artış kaydettiğini açıkladı. “Bu rakamın yaklaşık üçte biri, yani 2 milyar dolarlık kısmı doğal taş ihracatından geldi. Madencilik sektörümüz diğer sektörlere sağladığı destekle 60 milyar dolarlık bir katma değeri Türk ekonomisine kazandırıyor. Birliğimizin 2025 yılı ihracatı %6'lık bir artışla 1,38 milyar dolara ulaştı. Bu başarımızda en büyük payı %9’luk artışla 704 milyon dolardan 771 milyon dolara çıkan doğal taş oluştururken, kıymetli metal cevherleri ve feldspat bu kalemi takip etti.” Çin, ABD ve İspanya ilk üç ülke Başkan Alimoğlu, “Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Çin, ABD ve İspanya, birliğimizin en çok ihracat yaptığı ilk üç ülke oldu. Çin'e ihracatımız %12, ABD'ye %7 artarken, İspanya'ya %3'lük bir düşüş yaşandı. Doğal taş ihracatımızda ise ABD, Çin ve Fransa ilk üç sırada yer aldı. ABD’ye ihracatımız %8 artarak 217 milyon dolardan 235 milyon dolara, Çin’e ihracatımız %29 artarak 80 milyon dolardan 103 milyon dolara, Fransa’ya olan ihracatımız %7 artarak 43 milyon dolardan 46 milyon dolara yükseldi.” dedi. Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenememesi olumsuz etkiliyor İhracat rakamlarındaki küçük artışa rağmen, sektörün önündeki iki önemli engeli paylaşan İbrahim Alimoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar" kapsamında, merkezi farklı bir ilde olan ocak veya üretim tesisleri için Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenememesi, üretim kapasitemizi ve istihdamımızı olumsuz etkiliyor. Maden sektörüne yönelik olumsuz algı, yatırım iştahını ve sosyal kabulü zayıflatmaktadır. Bu nedenle, sektörümüzün doğru bilgilerle tanıtılması ve imajının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” EMİB’den 2025 yılında yoğun mesai Ekonomik koşulların tüm dünyada zorlayıcı olduğu 2025 yılında sektörü güçlendirmek adına yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlatan Başkan Alimoğlu, “Las Vegas/Los Angeles, Londra, Kenya ve Meksika'ya başarılı ticaret heyetleri düzenledik. Xiamen Uluslararası Doğal Taş Fuarı'na Milli Katılım organizasyonumuzu gerçekleştirdik. Dünyanın önemli doğal taş fuarlarından Marble İzmir'de üyelerimizle bir araya gelerek yeni iş bağlantılarına zemin hazırladık. Güney Kore, Azerbaycan, Hindistan, Suudi Arabistan ve Fransa'dan önemli alıcıları ağırladık.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Odaklı Ur-Ge Projesi 2026 yılında da devam İbrahim Alimoğlu, “Afyonkarahisar'da ilk kez düzenlenen Afyon Blok Mermer Fuarı'nda info standımızla yerimizi aldık. Amorf Doğal Taş Proje Tasarım Yarışması Gala Gecesi'ni Denizli Laodikya Antik Kenti'nde düzenledik. 2025 yılında Doğal Taş Sektöründe Sürdürülebilirlik Odaklı Ur-Ge Projesini başlattık. 2026 yılında da sektörümüzü daha ileriye taşımak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz: Önümüzdeki günlerde İngiltere'deki Surface Design Show Fuarına info-stant ile katılacağız.” dedi. Asya-Pasifik ülkelerinden ithalatçılarla ihracatçılar bir araya gelecek Alimoğlu, sektörün en önemli fuarlarından biri olan Xiamen Fuarına Türkiye milli katılım organizasyonu için hazırlıkların tüm hızıyla devam ettiğine değindi. “Fuarın 2025 yılındaki başarısı en önemli motivasyon kaynağımız oldu. Giderek uluslararası niteliği artan Xiamen Fuarı ile Avustralya, Singapur ve Vietnam başta olmak üzere tüm Asya-Pasifik ülkelerinden ithalatçılarla ihracatçılarımızı bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Brezilya, Romanya, Sırbistan, Avustralya ve Kazakistan'a yönelik heyet düzenleme hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. 2026 yılında Amorf Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması'nı 6.kez gerçekleştireceğiz.” 2021’de 1 milyar 80 milyon dolar olarak devralınan ihracat 1 milyar 380 milyon dolara çıktı Başkan Alimoğlu, “2026 yılı ihracatçı birliklerinde seçimli genel kurul yılı. 5910 sayılı TİM ve İhracatçı Birlikleri Kanunu gereği başkanlık süresi 2 dönem ya da 8 yıl ile sınırlandırılmış durumda. 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği üyelerimizin teveccühüyle Başkan seçilmiştim. Görev süremizde pandeminin etkilerinin hissedildiği, Türkiye’de dezenflasyon politikalarının uygulandığı, döviz kurlarındaki artışın enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığı ve rekabetçilikte zorlanılan bir dönem yaşandı. Buna karşın 2021 yılında 1 milyar 80 milyon dolar olarak devraldığımız ihracat rakamını 1 milyar 380 milyon dolara çıkarmayı başardık.” diye konuştu. İhracatımızın 2030 yılında 2 milyar doları aşmasını hedefliyoruz Önümüzdeki 4 yıl için Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığı'na bir dönem daha aday olduğunu açıklayan İbrahim Alimoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Üyelerimiz bu ulvi göreve şahsımı ve Yönetim Kurulumuzu tekrar seçtikleri takdirde sektörümüzün sorunlarının çözümü için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 2026 yılı için 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğimiz ihracatımızın 2030 yılında görevi devrederken 2 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. 2026 yılında da sektörümüzün doğru bilgilerle tanıtılması ve imajının güçlendirilmesi için çalışmalarımız tüm hızıyla devam edecek. Yasal düzenlemelerin sektörümüzün önünü açacak şekilde değiştirilmesi için her fırsatta ve her platformda sektörün tüm paydaşlarıyla ve kamu temsilcileriyle diyalogumuzu artırarak devam ettireceğiz.”

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek Haber

Türkiye’nin Nadir Toprak Elementleri Tedariğinde AB İle Stratejik Ortak Olma Potansiyeli Yüksek

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY; öncü ekonomilerin politikalarını belirleyen unsurlardan nadir toprak elementlerine (NTE’ler) yönelik araştırma sonuçlarını yayımladı. Araştırma; nadir toprak elementlerinin modern teknolojiler için önemi ve Çin’in küresel tedarik zincirindeki baskın rolü ile bu konudaki jeopolitik ve ekonomik riskleri vurguluyor. Araştırmaya göre; Çin’in, stratejik varlık olarak sınıflandırdığı nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyeti devam ediyor. Avrupa Bölgesi ise alternatif kaynaklar ve geri dönüşüm stratejileriyle nadir toprak elementlerine bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2026 sonuna kadar nadir toprak elementlerini temsil eden 17 elementin 12'si için ihracat lisansı getirilebileceği belirtiliyor. Listeye yeni elementler eklenmediği takdirde, Çin’in, bugün yalnızca yedi NTE ürününde uyguladığı düzenleyici kontrol kapsamının daha da genişleyeceği, bu durumun, AB’nin kritik mineral olarak tanımladığı hammaddelere erişimini daha da zorlaştıracağı ifade ediliyor. Küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik artıyor Nadir toprak elementleri, periyodik cetveldeki 21, 39 ve 57-71 numarasına sahip eşsiz manyetik, ışık yayan ve elektrokimyasal özelliklerine sahip 17 elementten oluşuyor. Modern teknolojilerde yeni ve geniş bir kullanım alanına sahip olan nadir toprak elementleri fiziksel, manyetik ve kimyasal özellikleri sebebiyle günlük yaşamda önemli bir rol oynuyor. Burada özellikle, dış enerjiye ihtiyaç duymadan manyetik özelliklerini süresiz olarak koruyan mıknatısların rolü büyük öneme sahip ve küresel NTE talebinin 2023 yılı rakamlarına göre yüzde 45’ini oluşturuyor. Nadir toprak elementleri; akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, hibrit otomobil, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi pek çok yüksek teknoloji ürününün yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılıyor. Örneğin; jet motorları, füze savunma mekanizmaları, uzay tabanlı uydular ve iletişim sistemlerinde bu elementlerin yer aldığı biliniyor. Araştırmaya göre; yeşil enerji teknolojileri, gelişmiş elektronik ve savunma uygulamaları, nadir toprak elementlerine (NTE) olan talebi hızla artırıyor. Özellikle, küresel ölçekte mıknatıs kullanım hacminin önümüzdeki 10 yılda %9 büyümesi öngörülüyor. Çin, küresel NTE üretiminin %70’ini ve rafinasyon işlemlerinin %90’ını kontrol ediyor. Ayrıca sinterlenmiş kalıcı mıknatıs üretiminde (PETRM) de %94 paya sahip. Araştırmada, jeopolitik risklere de dikkat çekiliyor. Çin’in, 2025’te yedi tip NTE için ihracat kontrolleri getirmesi ve yıl sonunda beş ek element için kontrolleri askıya almasının küresel tedarik zinciri güvenliği endişelerini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan tedarik güvenliği endişeleri nedeniyle NTE şirketlerinin piyasa değerinin 2025’in ilk 10 ayında %175 arttığı; bu artışın enerji ve teknoloji devlerini geride bıraktığı görülüyor. 2025 yılı ilk 10 ayında piyasa değeri %175 arttı Avrupa, Çin'in ham nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatıslar ihracatı için en önemli destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa, modern teknolojinin vazgeçilmezi olarak görülen bu elementleri Çin’den ithal ediyor. Söz konusu lisans süreçleri, Avrupa’da üretim duraksamalarına yol açabiliyor. Çin, NTE rezervlerinin %50’sini elinde tutsa da Brezilya, Hindistan, Avustralya ve Orta Asya’da bu alana yönelik yeni projeler geliştiriliyor. Avrupa’da İsveç, Norveç, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler stratejik maden ve rafineri yatırımlarına yöneliyor. AB stratejik hammaddeleri geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor NTE’ler, jeolojik olarak nadir olduklarından değil, genellikle yoğun ve işletilebilir cevher yataklarında bulunmamasından dolayı bu isimle anılıyor. Prometyum hariç tüm nadir toprak elementlerinin, ortalama olarak dünyada gümüş, altın veya platinden daha bol bulunduğu ifade ediliyor. Kimyasal olarak birbirlerine çok benzemeleri, bu elementlerin çıkarım süreçlerini teknik ve ekonomik açıdan güçleştiriyor. NTE’lerin büyük ölçekli üretimi önemli miktarda su ve enerji kullanımını gerektirebiliyor; ayrıca kimyasal sızıntı riski ile uranyum ve toryum gibi nadir toprak mineralleriyle birlikte doğal olarak bulunan radyoaktif elementlerin açığa çıkması gibi çevresel riskler de ortaya çıkabiliyor. Avrupa Birliği bu kapsamda 2030’a kadar stratejik hammaddelerin %25’ini geri dönüşümden karşılamayı hedefliyor. Ancak yeni madenlerin devreye alınması 8–10 yıl, rafinerilerin kurulması ise 5 yıl sürebiliyor. Merkez Avrupa ve Türkiye AB’nin NTE tedariğinde önemli bir avantaja sahip Merkezi Avrupa Bölgesi ülkeleri AB sanayisinin ihtiyaç duyduğu nadir toprak elementleri tedariğinde önemli bir avantaja sahip. Örneğin, İsveç, Norveç ve Finlandiya’da keşfedilen yeni NTE oksit rezervleri tahmini 11 milyon ton üretimle AB’nin NTE ihtiyacının üçte birini karşılayabilir. Ülkemizde ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamalarına göre, Eskişehir Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada 694 milyon ton rezerve sahip nadir toprak elementi (NTE) bulunuyor. Tahminler, bu maden sahasının Çin'deki 800 milyon tonluk "Bayan Obo" sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci rezervi olduğunu gösteriyor. Bakanlık, Ekim 2024'te nadir toprak elementleri çıkarma ve işleme konusunda bilgi paylaşımı, madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi ve ortak yatırımların yapılması için Çin ile "Doğal Kaynaklar ve Madencı̇lı̇k Alanlarında İşbı̇rlı̇ğı̇ne İlı̇şkı̇n Mutabakat Zaptı" imzaladı. EY Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Nadir toprak elementleri, enerji, teknoloji, mobilite, savunma ve endüstriyel üretim sektörlerinin görünmez omurgasını oluşturuyor. Artan jeopolitik gelişmeler, küresel talebin ciddi büyümesi ve stratejik ulusal çıkarlar ülkelerin stratejik planlamalarını ve yatırımcıların ajandalarındaki öncelikleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye, hem Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi konumu, hem gelişen sanayi altyapısı hem de nadir toprak elementleri rezervleri ile bu dönüşümde daha etkin bir rol üstlenebilir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, elektrikli araç ekosistemimiz ve savunma sanayimiz NTE arz güvenliğini artık bir rekabet avantajı değil, zorunlu bir stratejik gereklilik haline getiriyor. Bu nedenle nadir toprak elementleri değer zinciri boyunca sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın aktif rol oynaması, AR-GE yatırımları ve teşvikleri ile ekosistemin büyütülmesi ve bilgi birikiminin artırılması kritik önem taşıyor. Böylece, nadir toprak elementleri ile yatırılacak ekonomik değer ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkı sağlayacak ve AB ile olan ticari iş birliğimizin daha da sağlamlaşmasını sağlayacaktır. Yakın zamanda, Türkiye’de nadir toprak elementleri değer zincirinde rol alan yeni yatırımlar, girişimler ve kamu-özel sektör iş birliklerini göreceğimizi tahmin ediyoruz. EY-Parthenon olarak, küresel ve bölgesel bilgi birikimimizle bu alanda sektörünün öncüsü müşterilerimize stratejiden uygulamaya uçtan uca hizmet vermeye ve rekabet avantajı yaratmaya devam ediyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Ports Holding Sevilla’yı Portföyüne Ekledi Haber

Global Ports Holding Sevilla’yı Portföyüne Ekledi

Global Yatırım Holding bağlı kuruluşu ve portföyündeki 4 kıtada 19 ülkeden 32 kruvaziyer limanıyla her yıl 22 milyon yolcuya hizmet veren dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding (GPH), İspanya’da onuncu limanını portföyüne ekledi. Global Ports Holding ve Ocean Platform Marinas (OPM) ortaklığı, Sevilla Limanı’ndaki Delicias ve Tablada rıhtımları arasında yer alan kentin kruvaziyer ve megayat terminali olan Sevilla Kruvaziyer Limanı’nın işletilmesi için 25 yıllık imtiyaz sözleşmesi almaya hak kazandı. Ocean Capital Partners’ın (OCP) marinalara odaklanan iştiraki olan OPM, marina geliştirme ve yönetimi konusunda geniş bir uzmanlığa sahip. GPH ve OPM birlikte, global kruvaziyer limanı tecrübesi ile derin marina uzmanlığını bir araya getirerek Sevilla’yı hem kruvaziyer gemileri hem de büyük yatlar için önemli bir destinasyon haline getirmeyi hedefliyor. Mega yatlara özel hizmetler de sunulacak GPH ve OPM, imtiyaz süresi boyunca kruvaziyer gemileri ve mega yatlara yönelik özel bir terminal ve hizmetlerin geliştirilmesi için 5 milyon euroyu aşkın yatırım yapmayı planlıyor. Yatırım programının önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanması ve yanaşma alanlarının iyileştirilmesi, yolcu akışının geliştirilmesi, büyük yatlara özel destek hizmetleri ile kışlama ve su üstü onarımları için teknik tesislerin oluşturulmasını kapsıyor. Bu kapsamda, kısa vadede mevcut kruvaziyer terminali ve Delicias Rıhtımı’ndaki iyileştirmeler için 700 bin euronun üzerinde yatırım yapılması planlanıyor. İmtiyaz kapsamında toplam 5.100 metrekarelik bir alan yer alırken, Tablada Rıhtımı’nda yeni kruvaziyer terminalinin geliştirilmesi öngörülüyor. Proje aynı zamanda Liman İdaresi’nin daha yüksek katma değerli gemileri çekme, yolcu deneyimini yükseltme ve sahil şeridinin kente entegrasyonunu artırma stratejik vizyonuyla da uyumlu. Bu kapsamda etkinlikler ve özel organizasyonlar için ayrılmış alanların kullanımı da planlanıyor. Kruvaziyer operasyonlarına ek olarak, imtiyaz kapsamında mega yatlara özel concierge desteği, ikmal hizmetleri ve teknik yardım gibi hizmetler de sunulacak. Bu sayede Sevilla’nın büyük yat işletmecileri için cazip bir ana liman ve kışlama destinasyonu haline gelmesi hedefleniyor. Operasyonlar ilk çeyrekte başlayacak Sevilla, kruvaziyer sektörü içinde benzersiz bir konuma sahip. Guadalquivir Nehri üzerinden erişilebilen iç konumu sayesinde, liman hem dönüş (turnaround) hem de transit operasyonlar için uygunken, özellikle nehir ve deniz seyahatlerini birleştiren gemiler için avantaj sağlıyor. Yıllık kruvaziyer yolcu hacmi şu anda 20 bin seviyesinde olan Sevilla Kruvaziyer Limanı’nın, GPH’nin kruvaziyer hatlarıyla güçlü ilişkileri ve global satış-pazarlama ağı sayesinde daha fazla yolcuya hizmet vermesi bekleniyor. GPH ve OPM, Sevilla Liman İdaresi ile yakın koordinasyon içinde operasyonların başlaması için detaylı planlama ve teknik hazırlıklara başladılar. İmtiyaz sözleşmesinin imzalanmasının ardından operasyonların 2026 yılının ilk çeyreğinde başlaması bekleniyor. Ortaklar, bölgedeki kruvaziyer ve mega yat faaliyetlerinin uzun vadeli büyümesini destekleyecek modern ve tamamen entegre bir tesis sunmayı amaçlıyorlar. ‘Benzersiz bir liman deneyimi sunacağız’ Portföylerinde en çok limanın bulunduğu ülkenin İspanya olduğunu hatırlatan Global Ports Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Kutman, “İspanya’daki güçlü varlığımız ile portföyümüzdeki limanların kruvaziyer sektöründeki gücünü daha da ileri taşıyoruz. Sevilla Kruvaziyer Limanı için verilen bu 25 yıllık imtiyaz, Global Ports Holding’in Avrupa’daki güçlü varlığını daha da pekiştiren stratejik bir adım oldu. OPM ile kurduğumuz ortaklık sayesinde kruvaziyer ve mega yat segmentlerini bir araya getiren, benzersiz bir liman deneyimi sunacağız. Sevilla’nın hem kültürel mirası hem de stratejik konumu, büyük bir potansiyel barındırıyor. Yapacağımız yatırımlarla bu potansiyeli açığa çıkararak bölgeyi Akdeniz kruvaziyer rotasının önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem kente hem de İspanya’nın kruvaziyer turizmine uzun vadeli değer yaratacağına inanıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın En Büyük 3.çelik Üreticisi Tosyalı İspanya’da Da Zirvede Haber

Avrupa’nın En Büyük 3.çelik Üreticisi Tosyalı İspanya’da Da Zirvede

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarından aldığı güçle yepyeni başarılara imza atmaya devam ediyor. Bugün 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton/yıl sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15.000 çalışanıyla küresel büyümesini sürdüren Tosyalı, 2024 yılının başında bünyesine dahil ettiği STS ile İspanya’da da en başarılı çelik şirketlerinden biri olmayı başardı. Tosyalı, Madrid’de Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası’nın organize ettiği ödül töreninde “En İyi Türk Şirketi’’ kategorisinde 1’incilik ödülü aldı. Tosyalı, İspanya’da çelik sektörüne yaptığı yatırımlar ve en önemli istihdam yaratıcılarından biri olması sebebiyle, 9’uncu kez düzenlenen organizasyonda bu anlamlı ödülün sahibi oldu. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisi olarak İspanya’daki tesisimizde kısa sürede üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik.” Tosyalı’nın Türkiye’deki ve yurt dışındaki yatırımlarıyla küresel büyümesini kararlılıkla sürdürdüğünü ve İspanya’nın önümüzdeki dönemde Tosyalı’nın Avrupa operasyonlarında çok daha önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Tosyalı olarak Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisiyiz ve bunun getirdiği sorumlulukla her zaman daha ileri gitmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 2024 yılının hemen başında satın aldığımız İspanya’nın önemli spiral boru üreticilerinden STS’de çok kısa bir dönemde hızlı bir değişime imza attık. Tesis içerisindeki verimlilik ve yenileme çalışmalarıyla üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik. Verimlilik ve ölçekteki bu artışla birlikte İspanya başta olmak üzere birçok ülkede yeni projelere dahil olduk. Bu tesiste spiral boru üretiyoruz ancak önümüzdeki dönemde ayrıca ERW tesisi yatırımı da planlıyoruz. Aldığımız bu ve benzeri ödüller bize daha iyisini yapmak için güç veriyor.” dedi. “Avrupa’nın en büyük 3. çelik üreticisi olarak hedefimiz önümüzdeki 5 yılda dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olmak” Tosyalı’nın küresel hedeflerini birer birer gerçekleştirdiğini ifade eden Fuat Tosyalı, “Üretimimizi ve dünya sıralamamızı her yıl kesintisiz olarak yükselterek, dünyanın en büyük 50 çelik üreticisi arasında bu başarıyı istikrarla sürdürebilen tek şirketiz. Son beş yılda küresel ham çelik üretimimizi %110 artırarak global görünürlüğümüzü ikiye katladık. Türkiye merkezli en yüksek ham çelik üretimine sahip şirket konumuna ulaştık. Bugün itibarıyla Tosyalı olarak Avrupa’nın en büyük 3. çelik üreticisiyiz. Önümüzdeki dönemde Avrupa, Afrika ve Asya’daki tesislerimizle dengeli bir büyüme stratejisi izlemeye devam edeceğiz. Avrupa’da satın almalar ve stratejik ortaklıklarla varlığımızı güçlendirirken, Afrika’da yeşil alan yatırımlarıyla yeni üretim kapasiteleri oluşturmaya, Türkiye’de ise hem derinleşmeye hem de komşu pazarlara açılmaya odaklandık. Sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odağındaki yatırımlarımız ve uçtan uca üretim yapan tüm tesislerimizin yarattığı sinerji ve katma değerli üretimle küresel rekabet gücümüzü artırmaya devam edeceğiz. Uzun vadede küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu daha da güçlendirerek, önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi. Tosyalı, Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) verilerine göre 2024’te 9,12 milyon tonluk çelik üretimiyle önceki yıla göre 21 basamak birden yükselerek dünya sıralamasında 46’ncılığa ulaştı. Gerçekleştirdiği %54,3’lük üretim artışıyla dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri oldu. 2024’ü küresel olarak yaklaşık toplam 7 milyar dolar ciro ile tamamlayan Tosyalı, 2025 yılı için küresel ihracatını 2 milyar doların üzerine, toplam cirosunu da dolar bazında yüzde 30’a yakın bir artışla yaklaşık 9 milyar dolara çıkararak yılı tamamlıyor. Şirketin toplam üretimi ise 2025 yıl sonu itibarıyla yaklaşık 13 milyon tona ulaşmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu Haber

İzmir, Ekim Ayında İhracatını En Çok Artıran İkinci İl Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin 10 aylık ihracatı ise yüzde 2’lik artışla 35 milyar 827 milyon dolardan 36 milyar 464 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi, 10 aylık dönemde Türkiye’nin 224,5 milyar dolarlık ihracatından yüzde 16,23 pay aldı. İzmir ihracatını en çok artıran ikinci il oldu İzmir, 2024 yılı ekim ayında 1 milyar 756 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılı ekim ayında yüzde 10’luk artışla 1 milyar 929 milyon dolara çıkardı ve Türkiye genelinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. İzmir, ekim ayında yakaladığı 173 milyon dolarlık ihracat artışıyla da ihracatını en çok artıran ikinci il olmayı başardı. İzmir’in ihracatında öne çıkan ürünler 418 milyon 157 bin dolarla Mineral yakıtlar, mineral yağlar faslı olurken, Kazanlar, makinalar faslı 192 milyon 595 bin dolar ve Demir ve çelik faslı 180 milyon 545 bin dolar ihracata imza attı. İzmir en fazla ihracatı 198 milyon 422 bin dolarla Almanya’ya yaparken, ikinci sırada 135 milyon 126 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Zirvenin üçüncü basamağına İspanya 124 milyon 710 bin dolarlık ihracatla adını yazdırdı. Ekim ayında Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Uşak Eylül ayında Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni olan Uşak, bu unvanını Ekim ayında da korudu. Uşak, 2024 yılı ekim ayında 42 milyon 700 bin dolar olan ihracatını, 2025 yılının aynı ayında yüzde 44’lük artışla 61,4 milyon dolara yükseltti. Uşak, son iki ayda kırdığı ihracat rekorlarıyla 10 aylık dönemde ihracatını eksiden artıya döndürmeyi de başardı. Uşak’ın 10 aylık dönemdeki ihracatı yüzde 4,3’lük artışla 365,8 milyon dolardan 381,6 milyon dolara ilerledi. Manisa’nın ihracatındaki gerileme sürüyor Ege Bölgesi’nde İzmir’den sonra en çok ihracat yapan ikinci il konumundaki Manisa’nın ihracatı yüzde 7’lik düşüşle 740 milyon dolardan 687,5 milyon dolara geriledi. Manisa’nın 10 aylık ihracatı da yüzde 2’lik azalışla 6,3 milyar dolardan 6,1 milyar dolara indi. Denizli’nin ihracatı 4,5 milyar doları aşacak 2025 yılında başarılı bir ihracat performansı ortaya koyan Denizli, ekim ayında ihracatını yüzde 8’lik artışla 382 milyon dolardan 412 milyon dolara taşıdı. Denizli’nin 2025 yılının ocak – ekim döneminde ihracatı yüzde 6’lık gelişimle 3,5 milyar dolardan 3,75 milyar dolara ilerledi. Denizli başarı grafiğini 2025 yılının kalan iki ayında da sürdürürse yıl sonunda ihracatı 4,5 milyar doları aşacak. Aydın, Muğla ve Kütahya artı, Balıkesir ve Afyonkarahisar eksi yazdı Ege Bölgesi’nde ekim ayında Aydın, Muğla ve Kütahya’nın ihracatı artı yazarken, Balıkesir ve Afyonkarahisar’ın ihracatı eksi yazdı. Aydın’ın ihracatı yüzde 4,5’luk artışla 186 milyon dolardan 194,8 milyon dolara çıktı. Muğla ekim ayında ihracatını yüzde 12’lik gelişimle 117,5 milyon dolardan 131,3 milyon dolara taşıdı. Kütahya ihracatını yüzde 3’lük artışla 88 milyon dolardan 90,4 milyon dolara yükseltti. Balıkesir’in ihracatı ekim ayında yüzde 4’lük azalışla 220,5 milyon dolar olurken, Afyonkarahisar yüzde 4’lük kayıp yaşadı ve 48,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı ekim ayında eksi yazsa da 10 aylık dönemde 586 milyon dolar olan ihracatını yüzde 23’lük artışla 720 milyon dolara taşıdı ve 10 aylık dönemde Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olma başarısı gösterdi.

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda Haber

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda

Heyet programında B2B görüşmeler ve potansiyel iş ortaklıklarına yönelik firma ziyaretleri olacak. Türk firmaları; doğal taş sektöründe faaliyet gösteren Meksikalı firmalarla bir araya gelerek pazarın güncel ihtiyaçlarını yakından inceleme fırsatı elde edecek. Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi Meksika’nın Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi ve ABD pazarına yakınlığıyla stratejik bir konuma sahip olduğu söyleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “2025 yılında Türkiye geneli Ocak-Ekim döneminde 5 milyar dolarlık maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın yüzde 33’ünü 1,7 milyar dolarlık kısmını doğaltaş oluşturuyor. Meksika’ya ise 10 aylık dönemde 4 milyon dolarlık doğaltaş ihracatı yaptık. Hedefimiz ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmak. Meksika pazarı bizim için artık yalnızca uzak bir coğrafya değil; stratejik olarak konumlanmamız gereken, ciddi potansiyel barındıran bir hedef pazar haline geldi. Coğrafi yapısı gereği Meksika, hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı niteliğinde.” diye konuştu. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor Başkan Alimoğlu, “Özellikle ABD ile sahip olduğu Serbest Ticaret Anlaşması, Türk ihracatçıları için bölgeye daha hızlı ve rekabetçi koşullarda giriş yapma imkânı sağlıyor. Ülkede son yıllarda artan yatırım hamleleri, modernleşen üretim tesisleri ve hızlı şehirleşme trendi, Meksika’yı ithalata açık, talep oluşturan bir pazar konumuna taşıyor. Doğal taş ve mermer tarafında da tablo oldukça pozitif. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor. Meksika’da özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselen inşaat sektörü doğal taş kullanımını ciddi biçimde artırıyor. İşlenmiş ürünlere, özellikle de slab yani plaka formatına olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor.” dedi. Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz Meksika’nın doğaltaş ithalatında Hindistan’ın başta geldiğini anlatan Alimoğlu, “Granit ve traverten gibi ürünlerde hacimli bir tedarikçi konumundalar. İspanya lüks segmentte güçlü. Çin ise yüksek hacimli, düşük maliyetli slab ve blok ürünlerde öne çıkıyor. Bu tablo içerisinde Türkiye çeşitliliği, teknik kalitesi ve rekabetçi fiyat yapısıyla dördüncü sırada yer alıyor. Ancak mevcut potansiyel dikkate alındığında Türkiye’nin çok daha üst sıralara çıkacağına inanıyoruz. Brezilya ve İtalya egzotik ve kuvarsit ürünlerle dikkat çekse de hacim açısından sınırlı ilerliyor. Biz ise hem ürün çeşitliliğimiz hem de işleme kabiliyetimizle Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz.” diye konuştu.

Otokar’ın Otonom Otobüsü İspanya’da Yolcu Taşımaya Başladı Haber

Otokar’ın Otonom Otobüsü İspanya’da Yolcu Taşımaya Başladı

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar'ın Otonom e-Centro otobüsü, İspanya'nın başkentinde yer alan Mercamadrid akıllı kentsel alanında yolcu taşımacılığına başladı. Lansman etkinliğine katılan Madrid Belediye Başkanı José Luis Martínez-Almeida Navasqüés ve beraberindeki heyet aracı inceledi ve test etti. Sürdürülebilir, bağlantılı ve güvenli mobilite için Avrupa stratejisinin bir parçası olan Mobilities for EU Projesi kapsamında tercih edilen otonom e-Centro otobüs, Otokar’ın kendi bünyesinde geliştirildi. Bu sayede Madrid, daha yüksek verimlilik ve operasyonel güvenlik ile emisyon içermeyen toplu taşıma için önemli bir adım attı. Bu teslimatla Otokar'ın otonom aracını toplu taşımada kullanan ilk Avrupa ülkesi İspanya oldu. Otokar'ın İspanya'daki bayisi Somauto tarafından teslim edilen otonom e-Centro, İspanya'nın önde gelen operatörü Alsa tarafından işletilecek. Araç göreve başlamadan önce İspanyol yetkililer tarafından yetkilendirilmiş test merkezi INSIA tarafından test edildi. Tüm teknik belgeler, İspanya genelinde yol güvenliği, trafik yönetimi ve araç tescilinden sorumlu otorite olan Trafik Genel Müdürlüğü (DGT) tarafından onaylandı. SÜRÜCÜYE İHTİYAÇ DUYMADAN 7 GÜN 24 SAAT HİZMET VEREBİLİYOR Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip olan e-CENTRO, sürücüye ihtiyaç duymadan çalışabilme kabiliyetine sahip. Trafik kurallarına uyacak şekilde geliştirilen araç, konumunu hassas bir şekilde algılıyor. Farklı hava koşullarında, gece ve gündüz günün her saatinde kesintisiz hizmet verebilen otobüs, belirlenen güzergahta duraklara yanaşarak yolcuların sorunsuz bir şekilde inip binmesini sağlıyor. Otonom sistem, sapma, sollama, geri sürüş, U dönüşü, yokuş yukarı/aşağı sürüş, kavşak ve düzenlenmemiş kavşak yönetimi dahil olmak üzere gelişmiş manevra kabiliyetlerine sahip. Otonom e-Centro’nun tüm yazılım geliştirme, test ve uygulama aşamaları, Otokar’ın yetkin ve özel ekipleri tarafından tamamen şirket bünyesinde gerçekleştirildi. Otonom e-Centro, Macaristan'da TÜV Rheinland tarafından yapılan kapsamlı testleri başarıyla tamamlamış; 30 gün boyunca 148 farklı senaryoda denenen araç, 600’den fazla otonom sürüş testini başarıyla geçmişti.

Millî Takımlarımızın Yeni Tedarik Sponsoru Erikli Oldu Haber

Millî Takımlarımızın Yeni Tedarik Sponsoru Erikli Oldu

TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza törenine Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile Erikli Genel Müdürü Fausto Tazzi’nin yanı sıra Erkek A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve Türkiye Futbol Federasyonu Pazarlama Direktörü Sema Tuğçe Dikici, Erikli Pazarlama Direktörü Gizem Kartal Sükan da katıldı. İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu: “Erikli’ye desteği için çok teşekkür ediyoruz” dedi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, sponsorluk müessesinin katkısının Millî Takımlarımızın başarısı için itici güç oluşturduğunu ifade etti. Hacıosmanoğlu, “Millî Takımlarımız, Türkiye’nin ortak değeri… Ay-Yıldızlı armayla mücadele eden futbolcularımızın desteklenmesi motivasyonu artırıyor, itici güç sağlıyor. Sponsor ailemize yeni katılan Erikli’ye maddi ve manevi destekleri için çok teşekkür ediyoruz. Bu anlaşmanın hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. İnşallah hep birlikte yeni zaferler elde ederek Türk halkını daha da mutlu edeceğiz. İstikrarlı bir başarıyla katılım sağladığımız kadın erkek tüm yaş kategorilerinde en üst basamaklarda yer almayı planlıyoruz. UEFA Uluslar B Ligi’nde yola devam eden Kadın A Millî Takımımız, gelecek yıl farklı bir kulvarda yarışacak. Şimdi yeni hedef 2027 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup'ta başarılı olarak Brezilya vizesi almak. Erkek A Millî Takımımız ise 2026 Dünya Kupası elemelerinde peş peşe oynayacağımız son iki maçta Bulgaristan ve İspanya ile karşılaşacak. Bu müsabakalardan istediğimiz sonuçları elde ederek 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmayı hedefliyoruz. Bu kutsal formayı gururla taşıyan her oyuncumuza sonuna kadar güveniyor, başarılarının daim olmasını diliyoruz.” diye konuştu. Erikli Genel Müdürü Fausto Tazzi; Türk Millî Takımların resmî tedarik sponsorluğunu üstlenmekten dolayı çok mutlu olduklarını dile getirdi. Tazzi, “Erikli olarak Türkiye’de uzun yıllardır pazar liderliğimizi sürdürüyor ve milyonlarca haneyle güçlü bir güven bağı kurmanın gururunu yaşıyoruz. Futbol da milyonları aynı tutku ve heyecanda bir araya getiriyor. Böylece, markamızın güveni ve futbolun birleştirici ruhu aynı paydada birleşerek anlam kazanıyor. Uludağ’ın zirvesinden doğan su markası olarak bu heyecanın bir parçası olmak bizim için son derece ilham verici bir deneyim. Milli formayı gururla taşıyan sporcularımızın yanında yer almak, Türkiye’ye ve gençlerimize duyduğumuz bağlılığın somut bir yansıması. Millî takımlarımıza her zaman doğal, güvenilir ve yüksek kaliteli suyumuzla eşlik edecek olmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Erikli Pazarlama Direktörü Gizem Kartal; “Milli formayı gururla taşıyan sporcularımızın yanında yer almak bizim için yalnızca bir sponsorluk değil, ülkemize duyduğumuz bağlılığın güçlü bir ifadesi. Erikli, yıllardır insanların hayatında güven ve bağlılık sembolü olarak yer alıyor ve Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veriyor.Tam da bu nedenle, markamızın güveni ile futbolun milyonları bir araya getiren tutkusu doğal olarak örtüşüyor. Bu ortaklık sayesinde sahada, tribünde ve ekran başında bu ülkenin heyecanına ve milli coşkusuna katkıda bulunmanın gururunu yaşıyor, Uludağ’ın zirvesinden gelen kaliteli suyu sağlayarak milli takımlarımızın yolculuğuna eşlik ediyoruz” dedi. Protokolün imzalanmasının ardından TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu Erikli Genel Müdürü Fausto Tazzi’ye Uludağ’ın zirvesinden doğan Erikli’nin anavatanı Bursa’yı temsilen 16 numaralı A Millî Takım forması hediye etti. Karşılıklı hediye takdimlerinin ardından tören sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.