Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul Bilgi Üniversitesi

Kapsül Haber Ajansı - İstanbul Bilgi Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Bilgi Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fest408 15. yılında ‘...rağmen’ temasıyla sanatseverlerle buluşuyor Haber

Fest408 15. yılında ‘...rağmen’ temasıyla sanatseverlerle buluşuyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı ve Sahne Sanatları Alanı öğrencileri tarafından düzenlenen çağdaş gösteri sanatları festivali Fest408, 15. yılında “...rağmen” temasıyla seyirciyle buluşuyor. Tüm yaratıcı, idari ve teknik süreçleri BİLGİ öğrencileri tarafından yürütülen festival, öğrenci performansları ve söyleşilerden oluşan programıyla 12- 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilecek. Bu yıl “...rağmen” temasıyla yola çıkan festival, karşılaşılan tüm toplumsal ve kişisel zorluklara rağmen üretmeye ve sahnede varlık göstermeye devam etme kararlılığını merkeze alıyor. Programda, Sahne Sanatları alanı öğrencilerinin yazıp sahnelediği özgün performansların yanı sıra, çeşitli zorluklara rağmen üretimlerini sürdüren konukların konuşmacı olarak yer alacağı söyleşiler de bulunuyor. Fest408 söyleşi serisi başlayacak Fest408 kapsamında gerçekleşecek söyleşi serisinde farklı alanlardan konuklarla bağımsız üretim süreçleri ve yaratıcı yolculukları ele alınacak. Performans gösterimlerinden önce düzenlenecek söyleşilerde, sürdürülebilir yaratım pratiklerine odaklanacak. Söyleşi serisinin ilk oturumunda, yazarlık, yapım ve kürasyon ekseninde bağımsız üretim süreçleri tiyatro yönetmeni Yeşim Özsoy, yapımcı Evrim Zeybek ve İstanbul Fringe Festivali Yürütücü Direktörü Denizhan Çay ile birlikte tartışılacak; oturumun moderatörlüğünü BİLGİ Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı Dr. Öğr. Üyesi M. Melis Bilgin Koen üstlenecek. İkinci oturumda ise, içerik üretiminde kendi sistemini kurma, komünite oluşturma ve sürdürülebilirlik konuları Kutsal Motor ekibiyle birlikte ele alınacak ve oturumu radyo, sinema ve televizyon öğrencisi Yasemin Kaya yönetecek. Festivalin performans programında ise, Sahne Sanatları Alanı öğrencilerinin özgün üretimleri izleyiciyle buluşacak. Öğrencilerin yazım, performans ve sahneleme pratiklerini bir araya getirerek festivalin üretim odaklı yapısını görünür kılan gösterimlerde Beril Baloğlu “Solo Yas:3026”, Çiğdem Nisa Güngör “Aramızdaki”, Esra Ekinci “Yoksun”, Sinem Arslan “Dijital İnferno”, Doğa Tutal “Bon(e) Appétit”, Eylül Sönmez “Güneş Altında Söylenmemiş Söz Var”, Elif Bengisu Batdal “Araf Palas”, Selenay Yıldırım “Henüz Vakit Varken” ve Aysude Karaman “Kırıntılar ve Palavra” adlı performanslarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü Arasında Eğitim İşbirliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü Arasında Eğitim İşbirliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında öğrencilerin başarı seviyelerini yükseltecek tüm eğitim hizmetlerinin niteliğini artırmak; onların sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerini desteklemek, öğretmenler ile okul yöneticilerinin mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla bir iş birliği kuruldu. santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen protokol imza töreni İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Mütevelli Heyet Üyesi Levent Çetin ile Rektör Prof. Dr. M. Ege Yazgan’ın katılımıyla gerçekleşti. İmzalanan protokol ile İstanbul’da ortaöğretim öğrencilerinin akademik başarı düzeylerinin yükseltilmesi ve üniversiteye hazırlık sürecinde akademik farkındalıklarının artırılmasına yönelik eğitim programlarının hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ortaöğretim öğrencilerine yönelik meslek tanıtım programları, seminerler, konferanslar ve rehberlik faaliyetleri düzenlenecek. Öğretmenlere ve okul yöneticilerine uygulamalı eğitimler İş birliği kapsamında ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından İstanbul’da Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, okul yöneticileri ile personeline mesleki yeterliliklerini geliştirecek hizmet içi uygulamalı eğitimler verilecek. Ayrıca öğretmenler, okul yöneticileri ile personeli için İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin lisans, önlisans ve lisansüstü programlarının eğitim ücretlerinde ek indirim imkânı sağlanacak. İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji projelerine akademik ve teknik destek sağlayacak. Velilere yönelik projelerin de hayata geçirileceği iş birliği kapsamında; sanatsal, kültürel, sportif, akademik ve çevre bilinci oluşturmaya yönelik etkinlikler de düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, üçüncü sınıf öğrencilerine yönelik ID 302 endüstriyel tasarım stüdyosu dersi kapsamında Arçelik ile bir eğitim iş birliğini hayata geçirdi. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, Rana İmam Esirger, Umut Pulat ve Özgür Mutlu Öz yürütücülüğünde gerçekleştirilen stüdyo çalışması, öğrencilere küçük ev aletleri tasarımının kuramsal ve pratik temellerini deneyimleme olanağı sundu. Ders kapsamında ele alınan “Ev Temizliği” teması doğrultusunda öğrenciler, Arçelik markası için yeni nesil temizlik çözümleri geliştirdi. Tasarımlarda fiziksel ürünlerin yanı sıra akıllı dijital kullanıcı deneyimine de odaklanıldı. Proje süreci, Arçelik’in tasarım ve mühendislik ekiplerinde görev yapan uzmanların mentorluğuyla yürütüldü. Sektör profesyonelleri dönem boyunca öğrencilere endüstriyel standartlar, sürdürülebilirlik ve pazar beklentileri konularında bütüncül bir bakış açısı kazandırdı. Malzeme seçiminden ileri üretim tekniklerine, kullanıcı deneyiminden çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine kadar endüstriyel tasarımın tüm bileşenlerini kapsayan çalışmalar santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen sergide ziyaretçilerle buluştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Lisans eğitiminde kurduğumuz sektörel iş birlikleri, öğrencilerimizin iş dünyasının beklentilerini ve güncel pratikleri erkenden öğrenmesini sağlıyor. Öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde portfolyolarını güçlendirme; networking, zaman yönetimi ve takım çalışması yetkinliklerini geliştirme imkânı buluyor. 2025-2026 Güz döneminde Arçelik ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, öğrencilerimizin üniversiteden iş hayatına daha donanımlı ve özgüvenli bir şekilde geçiş yapmalarına katkı sağladığına inanıyoruz.” Arçelik Beyaz Eşya Tasarımı Direktörü Özgür Mutlu Öz ise şunları dile getirdi: “Arçelik Tasarım Ekibi olarak bu iş birliğinden büyük heyecan duyduk. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen tasarım eğitimi kapsamında, genç meslektaşlarımızın gelişimine katkı sağlarken onların farklı bakış açılarını birlikte tartışma ve değerlendirme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizi, profesyonel hayatta karşılaşacakları tasarım problemleriyle tanıştırma imkânı yakaladık. Hem süreç hem de ortaya çıkan çalışmalar açısından oldukça verimli bir dönem geçirdiğimize inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİLGİ ve Şişli RAM İşbirliğiyle Öğretmenlere Aşçılık Atölyesi Deneyimi Haber

BİLGİ ve Şişli RAM İşbirliğiyle Öğretmenlere Aşçılık Atölyesi Deneyimi

Rehber öğretmenlerin mesleki iletişimini güçlendirmek ve onlara profesyonel mutfak deneyimi yaşatmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, öğretmenler uygulamalı kurabiye yapımı atölyesinde bir araya geldi İstanbul Bilgi Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Aşçılık Önlisans Programı, Şişli Rehberlik ve Araştırma Merkezi (Şişli RAM) işbirliğiyle Şişli’de görev yapan lise rehber öğretmenlerine yönelik mutfak atölyesi düzenledi. Mesleki iletişimi güçlendirmeyi ve keyifli bir öğrenme ortamı yaratmayı hedefleyen etkinlikte, rehber öğretmenler uygulamalı kurabiye yapımı atölyesinde buluştu. Öğretmenlerin ekipler oluşturarak deneyim paylaşımında bulunduğu etkinlik, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuştepe Kampüsü’nde gerçekleşti. BİLGİ Aşçılık Önlisans Programı akademisyenlerinin mentörlüğü ve öğrencilerinin desteğiyle gerçekleşen atölyede kurabiye yapımının püf noktaları ve profesyonel aşçılık teknikleri paylaşıldı. BİLGİ Aşçılık Önlisans Programı Öğretim Görevlisi Eser Atay, “Atölyeye katılan öğretmenlerimize mutfak ortamının dışarıdan görünenden çok daha farklı; disiplin, koordinasyon ve özen gerektiren bir çalışma alanı olduğunu göstermek istedik. Bu disiplinli yapıyı görünür kılarken aynı zamanda öğretmenlerimizin keyifli bir deneyim yaşamalarını, günlük koşturmacadan kısa da olsa uzaklaşmalarını amaçladık. Birlikte üretmenin ve paylaşmanın verdiği motivasyonla hoş bir zaman geçirdik, bu deneyimin mesleki iletişimlerine de olumlu katkı sağlamasını umuyoruz” dedi. Şişli Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Recep Ali Usta ise, “Yapılan bu sosyal etkinliğin rehber öğretmenlere üniversitelerin sosyal yaşama etkisi konusunda oldukça olumlu duygular yüklediğini düşünüyoruz. Katılımcıları öncelikli olarak ilçemizdeki liselerde görev yapan öğretmenlerden seçtik; bu sayede üniversite tercihinde bulunacak öğrencilerin üniversiteler hakkında birinci elden bilgi edinebilmelerinin de önü açıldı. Rehber öğretmenlerin üniversite ile doğrudan ve organik bir bağ kurabilmesi, özellikle tercih dönemlerinde öğrencilerin eğitim hayatının devamlılığı açısından belirleyici unsurlardan biri. Etkinlik boyunca bizlere gösterilen nezaket ve ev sahipliği için başta Eser Atay hocamız ve ekibi olmak üzere İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne teşekkür ederiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hatay Defne’de Çocuklara Göz Sağlığı Taraması Haber

Hatay Defne’de Çocuklara Göz Sağlığı Taraması

İstanbul Bilgi Üniversitesi Optisyenlik Programı’nın ana yürütücülüğünde hayata geçirilen “Önlenebilir Körlük ile Aydınlık Bir Yaşam” projesi kapsamında, Hatay’ın Defne ilçesindeki Gümüşgöze İlkokulu’nda çocuklara yönelik göz sağlığı taraması yapıldı. 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede iyileşme sürecine katkı sunmayı amaçlayan çalışma, akademisyenler ve BİLGİ Optisyenlik Programı öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi, Türk Kızılay, Miyop-Der (Miyopi Akademi Optik ve Optometri Göz ve Görme Sağlığı Derneği) ve Miyopi Academy işbirliğiyle yürütülen çalışmada, çocuklarda görme kusurlarının erken tanı ve yönlendirme yoluyla tespit edilmesi hedeflendi. Gerçekleştirilen taramalarla önlenebilir körlük risklerine dikkat çekilirken elde edilen bulgular değerlendirilmek ve gerekli yönlendirmelerin yapılması amacıyla ilgili sağlık birimlerine iletilmek üzere kayıt altına alındı. Proje kapsamında göz sağlığı taramalarının yanı sıra okul bünyesinde göz sağlığına yönelik eğitim atölyeleri kuruldu. Atölye çalışmalarında çocuklara göz sağlığını koruma, doğru görme alışkanlıkları ve ekran kullanımı konularında yaş gruplarına uygun bilgilendirme yapıldı. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, tarama ve eğitimi bir araya getiren bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımı olarak yürütüldü. Projenin ana yürütücüsü İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Miyopi Academy Direktörü Aykut Çağlı, çocukluk çağında erken tanının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Miyopi başta olmak üzere çocukluk çağında ortaya çıkan görme kusurları, erken fark edildiğinde büyük ölçüde önlenebilir. Çocukların göz sağlığı, yalnızca bireysel bir sağlık meselesi değil; aynı zamanda eğitim, gelişim ve toplum sağlığının temel bir parçasıdır. Bu sorumlulukla sahadayız ve çocukların gözlerindeki ışığı korumaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Resim Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Bekliyor Haber

Hyundai Resim Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Bekliyor

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyetini sürdüren Hyundai Motor Türkiye tarafından başlatılan Hyundai Resim Yarışması, çocukların yaratıcı bakış açısını dünyayı iyileştirme amacıyla birleştiriyor. Hyundai’nin “İnsanlık İçin İlerleme” vizyonu doğrultusunda tüm Türkiye genelinde düzenlenen ödüllü yarışmaya başvurular ise devam ediyor. “Dünyayı İyileştiren Araçlar” temasıyla düzenlenen yarışma bu yıl çocuk çalışmaları alanında uzman bir sosyal girişim olan Bilim Virüsü iş birliğiyle güçlendirildi. Proje, çocukların sürdürülebilir, yenilikçi ve daha iyi bir dünya için çözüm üretebilecek araç fikirlerini hayal güçleriyle buluşturduğu yaratıcı bir platform sunuyor. Program, üç aşamadan oluşuyor. İlk aşama olan Fikir Geliştirme Süreci’nde, çocukların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) hakkında farkındalık kazanmaları, bu amaçlar üzerine düşünmeleri ve hikayelerini geliştirmeleri hedefleniyor. Ardından gelen Sanatsal Tasarım Aşaması’nda ise çocuklar, SKA doğrultusunda dünyayı iyileştirecek araç fikirlerini özgün çizimlerle ifade ediyor. Yarışmanın son bölümünü oluşturan İlham Veren Seçim Süreci’nde, alanında uzman jüri üyeleri eserleri yaratıcılık, tema uygunluğu ve sanatsal ifade gücü gibi kriterlere göre değerlendiriyor. Bu doğrultuda proje kapsamında seçkin jüri üyeleri ile şeffaf bir seçim süreci kurgulandı. Ahmet Aydemir | Dr. Öğr. Üyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü Akademisyeni ve Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Ayça Çizer | Otomotiv Gazetecisi ve İçerik Üreticisi İdil Türkmenoğlu | Yazar, Danışman, Öğretim Görevlisi ve Çocuk Genç Sanat Tiyatro Kurucusu Seydi Murat Koç | Ressam ve Doğuş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yalvaç Ural | Çocuk Edebiyatı Yazarı Bu değerlendirmelerin sonucunda 120 eser finale çıkmaya hak kazanacak. 7-8 yaş, 9-10 yaş ve özel gereksinimli 7-10 yaş kategorilerinden seçilen 9 eser ile birlikte, “Hyundai Özel Ödülü” almaya hak kazanan bir çalışma, Hyundai Motor Türkiye tarafından 3D formatında gerçeğe dönüştürülerek çocukların hayal dünyasına hayat verecek. Bunun yanında da 10 eser sahibine Hyundai tarafından hediye çeki verilecek. Hyundai Motor Türkiye, bu proje ile yalnızca çocukların sanatsal gelişimlerini desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda onların toplumsal duyarlılığını artırmayı, sürdürülebilir kalkınma bilincini yaygınlaştırmayı ve geleceğe umutla bakan bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor. Yarışma hakkında detaylı bilgi ve başvuru koşulları için http://resimyarismasi.hyundai.com.tr sitesinden bilgi alınabiliyor.

BİLGİ’li Öğrenciler, Antibiyotik Direncine Karşı Yenilikçi ve Doğal Bir Yöntem Geliştirdi Haber

BİLGİ’li Öğrenciler, Antibiyotik Direncine Karşı Yenilikçi ve Doğal Bir Yöntem Geliştirdi

Araştırmada sinir otu bitkisinin özütü kullanıldığında antibiyotiklerin etkinliğinin arttığı, yan etkilerinin ise azaldığı belirlendi. Projeye Ardahan Göle’de yaşayan anneanne Yıldız Özdemir’in yıllardır hayvanlarına sinir otu kullanarak uyguladığı geleneksel tedavi ilham oldu. Dünya genelinde artan antibiyotik direnci, modern tıbbı zor durumda bırakırken bilim insanlarını doğadan ilham alan yenilikçi çözümler geliştirmeye yönlendiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğrencileri Ayşegül Şahin ve Deniz Helin Polat, mezuniyet projeleri kapsamında TÜBİTAK desteğiyle yürüttükleri “Plantago Major Ekstraktı ve Vankomisinin Osteomyelit Tedavisinde Birlikte Kullanım Potansiyelinin Araştırılması” başlıklı çalışmalarıyla sinir otu bitkisinin antibiyotik direncine karşı doğal bir çözüm olabileceğini ortaya koydu. BİLGİ Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ali Deniz Dalgıç ve Dr. Öğr. Üyesi Sesil Çınar danışmanlığında yürütülen araştırmada, sinir otu bitkisinden elde edilen özütün, antibiyotik tedavisine destek olarak kullanılmasıyla antibakteriyel etkinin artırılması, ilaç dozunun düşürülmesi ve uzun süreli antibiyotik tedavisinin yan etkilerinin azaltılması amaçlandı. Araştırma sonuçları, sinir otunun osteomiyelit gibi tedavisi güç kemik enfeksiyonlarında yüksek doz antibiyotik kullanımına olan ihtiyacı azalttığını ve antibiyotiklere bağlı yan etkileri önemli ölçüde düşürdüğünü gösterdi. Yapılan deneylerde özellikle sinir otu özütünün kemik enfeksiyonuna yol açan bakterilerin çoğalmasını neredeyse tamamen durdurduğu gözlemlendi. Anneanne şifasından bilimsel keşif Projeye ilham veren hikâye, Deniz Helin Polat’ın Ardahan Göle’de yaşayan anneannesi Yıldız Özdemir’in yıllardır hayvanlarına uyguladığı geleneksel bir tedavi yöntemine dayanıyor. Hayvancılıkla uğraşan Özdemir, yaralanan büyükbaş hayvanların tedavisi için sinir otu bitkisini kaynatıp unla karıştırarak yaralara sürüyordu. Bu yöntemin, yaraların beklenenden çok daha hızlı iyileşmesini sağladığını gözlemleyen Polat, “Gelenekten gelen bu deneyimin, antibiyotik direncinin arttığı günümüzde yeni bir çözüm olabileceğini fark ettik. Böylece hem kültürel mirastan ilham alarak hem de modern biyoteknolojinin sunduğu imkânları kullanarak daha etkili ve güvenli bir tedavi geliştirmeyi hedefledik” dedi. ‘Doğa temelli antibakteriyel çözümler enfeksiyon tedavisinde kullanılacak’ Ayşegül Şahin ise, “Araştırmamız doğal kaynaklardan elde edilen bitkisel içeriklerle yüksek doz antibiyotik kullanımına duyulan ihtiyacın azaltılabileceğini gösteriyor. Doğa temelli antibakteriyel çözümlerin gelecekte enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kritik bir rol oynayabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki Çocukların Yüzde 76’sı Ekonomiden Endişeli

​Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “Tarih Buluşmaları” etkinliği 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne yönelik bir söyleşi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleşen etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda çocuğun iyi olma halini düşünmek” başlıklı bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılarla paylaşan Semerci, günümüz çocuklarının geçmiş nesillere kıyasla daha yoğun bir kaygı ve baskı yaşadığına dikkat çekti. “Bizim çocukluğumuzla şu an çocuk olmak aynı şey değil” diyen Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, doğduğu mahalle, yaşadığı aile gibi etkenlerin bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe ittiğini vurguladı. Çocukların artık gelecek için endişeli olduğunu belirten Semerci, “Çocuk olmanın belki en temel özelliği o endişeyi biraz daha az taşımaktır. Belki düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. ​Araştırma verilerine göre, çocukların yüzde 76’sının ekonomik durumdan endişelendiğini söyleyen Semerci, “Çocuktan bahsediyoruz. Bu çok yüksek bir oran. Aile bireylerinin başına bir şey gelmesi yüzde 72. Gelecekle ilgili planların gerçekleşmemesi yüzde 64” diye konuştu. ​ÇOCUK İŞÇİLİĞİ GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI ​Çocuk işçi ölümlerinin takip edildiği bir toplumda yaşandığını hatırlatan Semerci, bu konunun acilen ele alınması gerektiğini söyledi. Çocuk işçiliğini Türkiye’nin yüzleşmesi gereken büyük bir sorun olarak nitelendiren Semerci, “Çok konuşmamız gereken ve tek başımıza asla çözemeyeceğimiz büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz. Her bir yetişkin kendi çocuğunu hiçbir zaman çalışan bir çocuk olarak görmüyor. Bununla yüzleşmemiz lazım” diye konuştu. ​SINAV BASKISI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR ​Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını arttırdığı ve bunun yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü belirten Semerci, bu konunun araştırma sonuçlarında öne çıkan bir diğer başlık olduğunu kaydetti. Semerci, sistemin artık sadece sınav merkezli hale geldiğini ve sınavlarda başarısız olanların sistemden düşerek, neredeyse kimsenin ilgilenmediğini belirtti. Sınav odaklı bu baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor gibi aktiviteleri bıraktığını ifade eden Semerci, her şeyi ikinci plana itmenin, çok mutlu olduğu bir şeyden vazgeçmesi anlamına geldiğini söyledi. ​ÇÖZÜM İÇİN PAYDAŞLIK VE DİJİTAL OKURYAZARLIK ​Sorunların ancak paydaşlıkla çözülebileceğini dile getiren Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yapabilirliği çerçevesinde gelişmesini sağlaması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiği vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Semerci, buradaki riskleri minimize etmek için çalışılması gerektiğini vurguladı. Semerci, ebeveynlere de yönelik dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.