Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstanbul Turizm Fuarı

Kapsül Haber Ajansı - İstanbul Turizm Fuarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Turizm Fuarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dedeman Hospitality’den 60. Yılında Yeni Bir Medeniyet Hareketi Haber

Dedeman Hospitality’den 60. Yılında Yeni Bir Medeniyet Hareketi

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak 60 yıldır turizm ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren Dedeman Hospitality, İstanbul Turizm Fuarı’nda Başak Yolu projesini ilk kez kamuoyuyla buluşturdu. Toprak, üretici, usta, sanatçı, araştırmacı ve misafiri aynı anlayış etrafında buluşturan Başak Yolu; Anadolu ve Türk Dünyası’nın binlerce yıllık üretim, estetik ve konukseverlik birikimini bilimsel çalışmalar ve yaşayan kültürel miras üzerinden bugünün sofrasına taşımayı amaçlıyor. Dedeman Hospitality’nin 60 yıllık konukseverlik mirasından güç alan Başak Yolu, gastronominin yanı sıra üretim kültürünü, zanaatı, sanatı, araştırmayı ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında ele alan uzun soluklu bir yapı olarak kurgulanıyor. Medeniyetin İlk Cümlesi Bir Başaktı Başak Yolu’nun çıkış noktasını, insanlık tarihinin en temel üretim ve paylaşım unsurlarından biri olan tahıl ve ekmek oluşturuyor. Kuzeydoğu Ürdün’de bulunan ve 2018 yılında PNAS dergisinde yayımlanan arkeobotanik araştırma, yaklaşık 14 bin 400 yıl önce ekmek üretiminin izlerini ortaya koyarken; 1997 yılında Science dergisinde yayımlanan bir DNA araştırması ise evcil siyez buğdayının kökenine ilişkin bulguları Diyarbakır’daki Karacadağ bölgesiyle ilişkilendiriyor. Başak Yolu, bu tarihsel birikimi yalnızca geçmişe ait bir miras olarak değil; üretim, paylaşım, sofra ve konukseverlik kültürünün bugüne taşınabileceği bir kaynak olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım, Dedeman Hospitality’nin otelcilik anlayışını da konaklamanın ötesine taşıyor. Tarih boyunca yolcuların yalnızca konakladığı değil, bilgi ve kültürün de aktarıldığı hanlardan ilhamla; otel, şehir ve sofra arasındaki ilişkinin yeniden ele alınması hedefleniyor. Altı Yol, Altı Eylem Başak Yolu’nun temel yapısını altı farklı yol oluşturuyor: İpek Yolu, Kervan Yolu, Başak Yolu, Atalar Yolu, Tokat Yolu ve Dedeman Yolu. Her bir yol, farklı bir kültürel aktarımı temsil ediyor. İpek Yolu yürümeyi, Kervan Yolu konaklamayı, Başak Yolu üretmeyi, Atalar Yolu aktarmayı, Tokat Yolu nakşetmeyi, Dedeman Yolu ise ağırlamayı ifade ediyor. Bu yapı içerisinde üretimden zanaata, kültürel aktarımdan konukseverliğe uzanan farklı değerlerin aynı sofra etrafında buluşturulması amaçlanıyor. Tokat baskı kalıpları da bu kültürel aktarımın önemli unsurlarından biri olarak Başak Yolu içerisinde yer alıyor. Yüzyıllardır devam eden bu zanaatın taşıdığı desen, teknik ve ustalık bilgisinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Toprağın Hafızasından Sofraya Başak Yolu’nun önemli çalışma alanlarından birini ekmek ve tahıl kültürü oluşturuyor. Bu doğrultuda geliştirilen Ustalık Sofrası programı ile ekşi maya, kadim tahıllar ve geleneksel reçete bilgisinin ustalar aracılığıyla kayıt altına alınması ve yaşatılması hedefleniyor. Başak Yolu kapsamında geliştirilen “Ölçünce · Kıvamında” yaklaşımı ise üretimde malzemenin doğru kullanımı, emeğe saygı ve israfın azaltılması anlayışını merkeze alıyor. Başakça olarak tanımlanan bu yaklaşım, üretim ve sofra kültüründe bütünlüğü korumayı esas alıyor. İstanbul Turizm Fuarı’nda 11 Şehir, 11 Sofra Başak Yolu’nun İstanbul Turizm Fuarı’ndaki ilk buluşmasında Dedeman Hospitality standında 11 şehir, kendine özgü üretim ve sofra kültürüyle temsil ediliyor. Tokat bağ yaprağıyla, Kastamonu tel tel çekilen helvasıyla, Şanlıurfa içli köftesiyle, Erzurum kadayıfıyla, Kayseri mantısıyla, Gaziantep fıstık ezmesiyle, Trabzon Akçaabat köftesiyle, Konya kenevir helvasıyla, Kars peynirleriyle, Eskişehir Küllüoba ekmeğiyle ve Midyat Süryani çöreğiyle Başak Yolu’nun kültürel hafızasındaki yerini alıyor. Bu sofralar, şehirlerin yalnızca turistik destinasyonlar olarak değil; üretim biçimleri, yerel malzemeleri, ustaları ve kültürel miraslarıyla birlikte ele alınmasını amaçlıyor. Eskişehir Küllüoba Höyüğü’nde bulunan yaklaşık 5 bin yıllık ekmekten ilhamla, gernik buğdayı ve ekşi maya kullanılarak özgün tarifine sadık kalınarak yeniden üretilen Küllüoba ekmeği de fuardaki sofralarda yer alıyor. Anlatmadan Önce Yaşamak Başak Yolu’nun kamuoyuyla buluşturulmasından önce, projenin Dedeman Hospitality içerisinde benimsenmesine yönelik kapsamlı bir çalışma başlatıldı. 7 Eylül’de otel genel müdürleri ve merkez yöneticilerinin katılımıyla başlayan 12 oturumluk programın, her biri sorumlusu ve uygulama takvimi belirlenmiş 36 somut aksiyonla 9 Ekim’de tamamlanması planlanıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Başak Yolu’nun yalnızca dış iletişimde anlatılan bir proje olarak değil, Dedeman Hospitality’nin kendi operasyonlarında ve hizmet anlayışında karşılık bulan uzun vadeli bir yapı olarak geliştirilmesi hedefleniyor. İlk Evrenin Adı: Ekim Başak Yolu’nun yol haritası 2026’dan 2053’e uzanan dört aşamalı bir yapı üzerine kuruluyor: Ekim, Filizlenme, Büyüme ve Hasat. 2026–2028 dönemini kapsayan ilk aşama olan Ekim sürecinde; ustaların ve zanaatkârların belgelenmesi, pilot sofraların oluşturulması ve bilimsel bir envanter hazırlanması planlanıyor. Başak Yolu’nun sanat alanındaki çalışmaları ise Başak Yolu Sanat başlığı altında; duvar, sofra ve tarla olmak üzere üç farklı program üzerinden geliştiriliyor. Başak Yolu, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında iklim ve kültür ekseninde de bir çalışma ortaya koymayı planlıyor. Hareket kapsamında, geleneksel üretim bilgisinin yalnızca kültürel bir miras olarak değil, geleceğin sürdürülebilirlik yaklaşımlarına katkı sağlayabilecek bir kaynak olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. “Sofrayı Kuran, Hikâyeyi de Taşımak Zorundadır” Dedeman Hospitality yöneticileri, Başak Yolu’nun yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor: “Otelcilik yüz yıldır odayı anlattı. Biz odanın dışında kalanı anlatmak istiyoruz: şehrin sofrasını, sofranın arkasındaki toprağı, toprağın arkasındaki insanı. Bu bir kampanya değil; kampanyalar bitmek için başlar. Başak Yolu’nun ilk evresinin adı Ekim; hasadını 2053’te alacağız. Bugün ektiğimizin gölgesinde belki biz değil, bizden sonrakiler oturacak; medeniyet de zaten böyle kurulur. Altmış yıldır bu coğrafyada sofra kuruyoruz. Sofrayı kuran, hikâyeyi de taşımak zorundadır.” Dedeman Hospitality’nin 1966 yılında başlayan konukseverlik yolculuğu, bugün farklı şehirlerde ve ülkelerde devam ederken; Başak Yolu bu mirası yalnızca otelcilik perspektifinden değil, kültür, üretim ve yaşam üzerinden geleceğe taşımayı amaçlıyor. Başak Yolu; toprağın, üreticinin, ustanın, sanatçının ve misafirin aynı sofra etrafında buluştuğu, geçmişten gelen bilgiyi geleceğe aktarmayı hedefleyen uzun soluklu bir yapı olarak gelişimini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elite World, Uluslararası İstanbul Fuarı'nda Marka Portföyünü Uluslararası Yatırımcılarla Buluşturdu Haber

Elite World, Uluslararası İstanbul Fuarı'nda Marka Portföyünü Uluslararası Yatırımcılarla Buluşturdu

Türkiye’nin önde gelen konaklama zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda sektör ve ziyaretçilerle bir araya geldi. 24-25 Eylül tarihinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen fuarda Elite World, sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Grup, büyüyen ve gelişen markalarının sahip olduğu farklı segmentteki otellerini tanıtırken yeni iş birlikleri için farklı pazarlara daha etkin şekilde tanıtım yapma fırsatı yakaladı. Fuar boyunca Türkiye’den ve dünyanın farklı coğrafyalarından gelen turizm profesyonelleriyle bir araya gelen Elite World Hotels & Resorts, yarım asırlık tecrübesini ve yeni otel projelerini katılımcılarla paylaştı. Grup, fuar süresince gerçekleştirdiği B2B görüşmelerle hem yeni iş birliklerine zemin hazırladı hem de uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdi. Fuar kapsamında düzenlenen İstanbul Turizm Zirvesi’nin 2. gününde Elite World Hotels & Resorts CEO’su Orkun Petekçi şunları kaydetti: 2026 yılının ilk çeyreğinde temkinli bir giriş yapmamıza rağmen yaz sezonuyla birlikte güçlü bir ivme yakaladık. Turist sayımız her geçen yıl hedeflerimiz çerçevesinde artıyor. Ancak bizim daha nitelikli ve sürdürülebilir büyümeye ulaşmamız için turizm gelirlerimizi artırmaya ihtiyacımız var. 2025 itibariyle günlük kişi başı harcamayı 100 dolar seviyesine çıkardık. 2026 ilk çeyreğinde bu rakam 100 doların üstüne çıktı. Bu oranların daha da artması hem ülkemiz hem de turizm sektörümüz için sürdürülebilir büyümenin yakalanmasında etkili olacak. Sezonun 12 aya yayılması, çeşitliliğin sağlanması ve maliyet dengesinin korunması sürdürülebilir büyümeyi getirecek. “Bir Dünya Var” yaklaşımıyla 2030 hedefine ilerliyor Yatırımcılarla geliştirdiği iş birlikleri sayesinde bulunduğu şehirlere istihdam, turizm potansiyeli ve katma değer de kazandıran Elite World’ün hedefi, 2030 yılına kadar 70 otele ulaşmak. Turizm sektöründe bu yıl 50. yılını kutlayan Elite World Hotels & Resorts, büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yeni dönemde deneyim odaklı "Bir Dünya Var" vizyonuyla ilerleyen Elite World, yurt içinde bölgenin ihtiyacına yönelik konseptlerdeki Anadolu şehir otelleri, yurt dışında ise dünyanın dört bir yanında imzaladığı anlaşmalar ile büyümesini sürdürüyor. Elite World’ün, bugün 21 şehirde 37 otel ve 6.500’ün üzerinde yatak kapasitesi bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İTF 2026’da Turizmin Geleceği ve Hedefler Masaya Yatırıldı Haber

İTF 2026’da Turizmin Geleceği ve Hedefler Masaya Yatırıldı

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı (İTF 2026), 24–25 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. 30’a yakın ülkeden 300 civarında uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda, sektör paydaşları bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı. "Sektör Paydaşlarımızı Bir Araya Getiren Değerli Bir Organizasyon" Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, "Paydaşı olmaktan memnuniyet duyduğumuz İstanbul Turizm Fuarı, küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri buluşturan önemli bir platform niteliğindedir. Başarılı bir organizasyonla sektör paydaşlarımızı bir araya getiren fuarımızın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. “Türkiye OECD’de En Çok Büyüyen 4. Destinasyon Oldu” Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin güçlü altyapısı ve yüksek hizmet kalitesiyle öne çıktığını belirten Narin, şu verileri paylaştı: “OECD Başarısı: Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını %21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen 4. destinasyon oldu. 2026 İlk Yarı Sonuçları: Yılın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlanırken 25,7 milyar dolar turizm geliri elde edildi. Bu dönemde Rusya’dan 2,65 milyon, Almanya’dan 2,44 milyon ve İngiltere’den 1,58 milyon turist ağırlandı. Harcamalarda Artış: Turist başına gecelik harcama 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcaması ise 122 dolara yükseldi.” Oya Narin, rekabetin ucuzluk üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi zenginliği üzerinden yürütüldüğünü belirterek, "Jeopolitik gerilimlerin ve genel savaş durumlarının 2027 yılında azalmasını ümit ediyoruz. Bu durumun küresel seyahat iklimine olumlu yansımalarıyla birlikte 2027’de sektörümüzde daha da güçlü bir dönem yakalayacağımıza inanıyoruz" ifadesini kullandı. Nitelikli İstihdam ve İç Pazarın Stratejik Rolü Sektörün sürdürülebilirliği açısından maliyet dengesi ve insan kaynağının kritik önem taşıdığına değinen Narin, gençlerin turizm sektörüne yeniden kazandırılmasının ve nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çekti. İç pazarın da dış dalgalanmalara karşı sektörü dengeleyen stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te %32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını, bu güçlü seyrin 2026’da da devam ettiğini kaydetti. TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcıları ve sektör profesyonellerini ağırlayarak iş birliği temaslarını sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu Haber

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu

Türkiye’yi Avrupa ile Asya’yı buluşturan konumu, turizm çeşitliliği ve uluslararası talep potansiyeliyle uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli pazarlarından biri olarak gören şirket, Türkiye’ye yönelik talebi besleyen kaynak pazarların ve destinasyonların giderek çeşitlendiğine dikkat çekti. Turizm sektörünün Türkiye’den ve dünyadan önemli temsilcilerini buluşturan İstanbul Turizm Fuarı – ITF 2026, 24–25 Eylül tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektör profesyonellerinin turizmin geleceğini, değişen seyahat alışkanlıklarını ve yeni iş modellerini değerlendirdiği buluşmada Trip.com Group da iki üst düzey yöneticisinin katılımıyla küresel seyahat eğilimleri ve Türkiye pazarına ilişkin görüşlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Fuarın ilk gününde Trip.com Group Güney Avrupa Konaklama Bölge Direktörü Haijing Li, “Süper Uygulamalar ve Yeni Nesil Turizmin Geleceği” başlıklı sunumunda yapay zekâ, kişiselleştirme ve bağlantılı seyahat deneyimlerinin gezginlerin karar verme ve rezervasyon süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Fuarın ikinci gününde ise Trip.com Group Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Konaklama Ülke Müdürü Abdullah Kural, “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” başlıklı panelde Türkiye’ye yönelik uluslararası talep, önemli kaynak pazarlar, değişen rezervasyon davranışları ve otellerin küresel gezginlere ulaşmasında ortaya çıkan yeni fırsatlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Teknolojinin değeri daha fazla seçenek değil, seyahati kolaylaştırmak ITF 2026’da yeni nesil turizmin geleceğini değerlendiren Haijing Li, yapay zekâ ve kişiselleştirmenin seyahat deneyimindeki artan rolüne dikkat çekti. Gezginlerin bugün ilham alma ve araştırmadan karşılaştırma ve rezervasyona, seyahatlerini yönetmekten ihtiyaç duyduklarında destek almaya kadar yolculuğun her aşamasında daha kesintisiz bir deneyim beklediğini belirten Li, teknolojinin gerçek değerinin tüketicileri daha fazla seçenekle karşı karşıya bırakmak değil, doğru seçeneğe daha kolay ulaşmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. Li, “Gezginlerin önünde bugün hiç olmadığı kadar fazla seçenek var; ancak daha fazla seçenek her zaman daha kolay karar vermek anlamına gelmiyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanların ihtiyaçlarını ve seyahatlerinin bağlamını anlayarak kendileri için en ilgili seçenekleri bulmalarına yardımcı olmasında yatıyor. Müşteriler için en fazla değer yaratan seyahat platformları, giderek seyahat deneyimindeki karmaşıklığı ve belirsizliği azaltmaya yardımcı olan platformlar olacak” dedi. Teknolojinin insan unsurunun yerini almadığının da altını çizen Li, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunu ‘High Tech, High Touch’ yaklaşımıyla tanımlıyoruz. Teknoloji hız ve verimlilik sağlarken, özellikle seyahat planlarının değiştiği veya gezginlerin desteğe ihtiyaç duyduğu anlarda insan muhakemesi, empati ve güven hâlâ vazgeçilmez. Geleceği yapay zekâya karşı insan olarak görmüyoruz. Teknolojinin insan hizmetini daha etkili hale getireceğine inanıyoruz.” Türkiye'ye yönelik uluslararası talep çeşitleniyor Trip.com Group, Türkiye’yi hem dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri hem de uluslararası seyahat açısından önemli bir kaynak pazar olarak değerlendiriyor. Avrupa ile Asya arasındaki konumu, Türkiye’ye şirketin güçlü Asyalı gezgin ekosistemi içinde de özel bir önem kazandırıyor. Kasım 2024’te İstanbul’da yerel ofisini açan Trip.com Group, kısa vadeli büyüme yerine uzun vadeli iş birliklerine odaklanan yaklaşımıyla Türkiye’deki otel ve turizm iş ortaklarıyla ilişkilerini daha da güçlendiriyor. Trip.com’un 2026 Türkiye konaklama verileri de uluslararası talepte güçlü bir ivmeye işaret ediyor. Temmuz ayı sonuna kadar Trip.com üzerinden Türkiye için gerçekleştirilen konaklama rezervasyonlarında oda-gece sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre güçlü çift haneli büyüme kaydetti. Çin, Trip.com üzerinden Türkiye’ye yapılan konaklama rezervasyonlarında oda-gece payı açısından en büyük kaynak pazar olurken, Avrupa ve Orta Doğu’daki çeşitli pazarlardan da güçlü büyüme kaydedildi. İstanbul ve Antalya’nın yanı sıra Trabzon, Bursa, Muğla ve Nevşehir gibi destinasyonlarda görülen ivme ise uluslararası ilginin Türkiye’nin daha geniş bir bölümüne yayılma potansiyeline işaret ediyor. ITF 2026’nın ikinci gününde “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” panelinde konuşan Abdullah Kural, Türkiye’nin sahip olduğu kaynak pazar ve destinasyon çeşitliliğinin yarattığı fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’ye yönelik uluslararası talepte güçlü bir ivme görüyoruz. Ancak bizim açımızdan özellikle dikkat çekici olan, bu talebin giderek daha çeşitli bir yapıya kavuşması. Asya, Avrupa ve Orta Doğu’dan gezginlerin Türkiye’ye geldiğini görüyoruz. Türkiye’nin çok daha geniş bir destinasyon yelpazesinde önemli bir potansiyel bulunuyor. Küresel erişimimizi ve gezgin içgörülerimizi yerel pazar bilgisiyle bir araya getirerek, Türkiye’deki otel iş ortaklarımızın daha geniş uluslararası kitlelerle buluşmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Trip.com Group, küresel teknoloji ve seyahat ekosistemindeki deneyimini yerel uzmanlıkla bir araya getirerek Türkiye’deki varlığını ve sektörle iş birliklerini geliştirmeye devam etmeyi hedefliyor. Şirket, uluslararası gezginlerin Türkiye’nin farklı destinasyonlarını keşfetmesini kolaylaştırırken, otel iş ortaklarının da gezgin içgörüleri, teknoloji, içerik ve dijital pazarlama yetkinlikleri aracılığıyla uluslararası talebe erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Setur ve Move’dan Seyahat Teknolojilerinde Stratejik İş Birliği Haber

Setur ve Move’dan Seyahat Teknolojilerinde Stratejik İş Birliği

Turizm sektöründeki değişen müşteri beklentilerine teknoloji yatırımlarıyla yanıt veren Setur, dünyadaki AI ve TravelTech dönüşümünü yalnızca takip etmekle kalmıyor; global teknoloji ortaklıklarıyla Türkiye'ye taşıyor ve acentelerini bu dönüşümün bir parçası haline getiriyor. Dijital dönüşümü müşteri deneyiminin ve gelecekteki büyümenin temel bileşeni olarak konumlandıran şirket; çalışanlarının yapay zekâ yetkinliklerinin geliştirilmesine yaptığı yatırımlar, kurum içinde oluşturulan "AI-first" (yapay zekâ öncelikli) çalışma kültürü ve Microsoft başta olmak üzere alanında öncü teknoloji şirketleriyle kurduğu iş birlikleriyle bu stratejiyi destekliyor. Setur, bu güçlü vizyonun en yeni adımı olarak, global TravelTech lideri Move ile hayata geçirdiği "holidayheroes" projesiyle dünyanın öncü seyahat teknolojilerini yetkili acentelerinin kullanımına sunuyor. "Düşünceden Rezervasyona" (From Intent to Booking) yeni dönem Günümüzde seyahat edenlerin davranışları hızla değişiyor. Tüketiciler artık yalnızca belirli bir uçuş veya otel aramaktan ziyade; kişiselleştirme, hız ve esneklik bekliyor. "Şu tarihte Paris'e gitmek istiyorum" şeklindeki geleneksel talepler, yerini "Sonbaharda bütçeme uygun kısa bir Avrupa tatili yapmak istiyorum" gibi ani ilhamlarla başlayan henüz netleşmemiş fikirlere bırakıyor. İşte tam bu noktada devreye giren holidayheroes by Setur, seyahat planlamasını geleneksel bir rezervasyon platformu olmanın ötesine taşıyor. Platform, müşterinin henüz tam olarak şekillenmemiş, spontane gelişmiş tatil fikrini akla ilk düştüğü andan itibaren ele alıyor; yapay zekâ destekli keşiften ulaşım ve konaklama seçeneklerinin taranmasına, dinamik paketlemeden kişiselleştirilmiş canlı tekliflere kadar her aşamayı kolaylaştırarak, bu süreci gerçek zamanlı ve doğrudan sonuca götüren bir seyahat deneyimine dönüştürüyor. holidayheroes by Setur ile acentelerin satış gücü büyüyor Setur, dijital dönüşümü yalnızca kendi organizasyonunda gerçekleştirmiyor, iş ortaklarıyla birlikte büyütüyor. Holidayheroes by Setur ile Move'un global teknoloji yetkinliği; Setur'un seyahat uzmanlığı, pazar bilgisi ve dağıtım gücüyle birleşiyor. Bu güçlü formül; acentelerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırıyor, satış yetkinliklerini geliştiriyor ve müşterilerine sundukları kişiselleştirilmiş deneyimle rekabet güçlerini artırıyor. holidayheroes’un Setur’un yetkili acente ağı içerisinde hayata geçirilmesi, Setur ve Move arasındaki stratejik iş birliğinde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Tek seferlik bir ürün iş birliğinin ötesinde, iki şirket; yapay zekâ destekli seyahat teknolojilerinin daha fazla değer yaratabileceği yeni kullanım alanlarını, yetkinlikleri, kanalları ve fırsatları birlikte değerlendirerek iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. Bu iş birliği; pazar dinamikleri, müşteri ihtiyaçları ve seyahat ekosisteminde ortaya çıkan yeni fırsatlar doğrultusunda gelişmeye devam etmesi amaçlanıyor. Sektörü bir adım ileri taşıyacak uzun soluklu bir yolculuğun başlangıcı Move ile başlayan iş birliğini değerlendiren Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz süreci şu sözlerle anlattı: “Seyahat sektörünün geleceğinin, insan uzmanlığı ile teknolojinin birlikte yarattığı deneyimde şekilleneceğine inanıyoruz. Setur olarak yapay zekâ ve dijital dönüşümü yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, büyüme stratejimizin merkezinde görüyoruz. holidayheroes by Setur ile bu vizyonu acente ekosistemimize de taşıyoruz. Move’un global teknoloji yetkinliğini; Setur’un köklü seyahat uzmanlığı, Türkiye pazarındaki deneyimi ve güçlü dağıtım ağıyla bir araya getirerek acentelerimizin yeni nesil seyahat satışına hazırlanmasını hedefliyoruz. Müşterilerimize daha hızlı, kişiselleştirilmiş ve zengin bir deneyim sunmamızı sağlayacak bu iş birliğini, sektörde dönüştürücü etki yaratacak uzun vadeli bir yolculuğun başlangıcı olarak görüyoruz.” İş birliğinin teknoloji ortağı Move CEO’su Erez Bousso ise Türkiye pazarının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’nin son derece dinamik ve güçlü seyahat pazarı, Setur’un derin sektörel deneyimi ve geniş acente ağı ile birleştiğinde holidayheroes için güçlü bir ortam oluşturuyor. Setur ile ortak vizyonumuz; yapay zekâ destekli teknolojileri seyahat profesyonellerinin günlük satış deneyiminin doğal bir parçası haline getirerek global TravelTech yetkinliklerini yerel uzmanlıkla buluşturmak ve seyahat deneyimini birlikte ileri taşımak.” İlk lansman İstanbul Turizm Fuarı'nda Setur’un teknoloji yatırımlarının ve Move ile kurulan stratejik iş birliğinin detayları, ilk olarak 24-25 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan İstanbul Turizm Fuarı'nda sektörle paylaşılacak. Fuarın ilk gününde Setur Genel Müdür Yardımcısı Koray Küçükyılmaz ve Holidayheroes (Move) yetkililerinin katılımıyla özel bir oturum gerçekleştirilecek. Yeni nesil seyahat platformu, ardından 26-28 Ekim tarihlerinde Antalya Turizm Fuarı’nda da sektör profesyonellerine tanıtılmaya devam edecek. SETUR HAKKINDA 1965 yılında Koç Topluluğu bünyesinde kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor. Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin lider ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, kara sınırları, deniz limanları ve havalimanlarıyla 25 bölgeye yayılan yaklaşık 22 bin metrekarelik alanda, 64 mağaza işletmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.