Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İstihdam

Kapsül Haber Ajansı - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin sanayi devinden Bursa'ya büyük yatırım! Taşınma için geri sayım başladı Haber

Türkiye'nin sanayi devinden Bursa'ya büyük yatırım! Taşınma için geri sayım başladı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde faaliyet gösteren Borusan Birleşik Boru Fabrikaları, üretim altyapısını güçlendirecek kapsamlı bir proje hazırladı. Gemlik'teki tesislerde yapılması planlanan Boru Üretim Hattı Revizyonu ve İlave Fosfatlama/Yüzey Temizleme Hatları projesi için ÇED süreci resmen başladı. Planlanan yatırım ile İstanbul Halkalı ve Bursa'daki diğer tesislerde bulunan üretim hatları, makine ve ekipmanlar Gemlik kampüsüne taşınacak. Projenin tamamlanmasıyla Gemlik, otomotiv, inşaat ve endüstri sektörlerine hizmet veren entegre, yüksek verimli ve stratejik bir üretim merkezi haline gelecek. İSTİHDAM ARTACAK, KAPASİTE YÜKSELECEK 24 ay içerisinde aşamalı olarak hayata geçirilmesi planlanan yatırım kapsamında tesise yeni yüzey işlem, yıkama, pas temizleme ve boru üretim hatları eklenecek. Mevcut 725 kişilik kadroya 75 personel daha eklenerek toplam çalışan sayısı 800 kişiye ulaşacak. Atıksu Arıtma Tesisi kapasitesi günlük 300 metreküpten 450 metreküpe çıkarılacak. 20 bin metrekarelik alanda çatı yenileme çalışmaları yapılacak. KARARLAR HIZLI ALINACAK Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde 50 yıldır aralıksız olarak ilk 100'de yer alan Borusan Boru, bu yatırımla üretim süreçlerini tek bir çatı altında toplama hamlesiyle operasyonel verimliliği hedefliyor. Farklı bölgelerde yürütülen faaliyetlerin Gemlik kampüsünde entegre edilmesiyle birlikte, şirket içinde hızlı kararlar alınacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Büyük Ticaret Merkezlerinden Biri Gaziantep’te Kuruluyor Haber

Türkiye’nin En Büyük Ticaret Merkezlerinden Biri Gaziantep’te Kuruluyor

2 milyon 517 bin metrekarelik dev alana yayılan projede farklı sektörler yeni yerlerine taşınırken, tamamlandığında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayacak merkez Türkiye’nin en büyük ticaret ve lojistik alanlarından biri olacak. Gaziantep’in Ticaret Gücünü Büyüten Dev Proje Gaziantep’in üretim ve ticaret gücünü daha da büyütecek Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) projesi etap etap tamamlanarak yükselmeye devam ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen projede bazı alanlar tamamlanırken farklı meslek grupları yeni iş yerlerine taşınmaya başladı. Toplam 2 milyon 517 bin metrekarelik alan üzerinde kurulan BÜSEM, büyüklüğü ve kapsadığı sektör çeşitliliğiyle Türkiye’de benzeri az bulunan ticaret ve üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kentin farklı noktalarında dağınık halde faaliyet gösteren birçok sektör modern altyapıya sahip bu merkezde toplanıyor. Farklı Sektörler Aynı Merkezde Buluşuyor Projede nakliyatçılar, gıda depolama firmaları, ayakkabıcılar, fıstıkçılar, motorlu taşıyıcılar, galericiler, baharat imalatçıları, tır ve makineciler, tır alım satım siteleri, hurdacılar, geri dönüşümcüler ve briketçiler için özel ticaret alanları oluşturuldu. Etaplar tamamlandıkça esnaf ve işletmeler yeni iş yerlerine taşınarak faaliyetlerine burada devam ediyor. Sektörlere Özel Geniş Ticaret Alanları BÜSEM’de sektörlere göre geniş alanlar ayrıldı. BÜSEM’de sektörlere göre geniş alanlar ayrıldı. Tır dorse ve makineciler için 480 bin metrekare, ayakkabıcılar için 465 bin metrekare, fıstıkçılar için 392 bin metrekare alan planlandı. Gıda depolama firmalarına 243 bin metrekare, motorlu taşıyıcılara 209 bin metrekare, nakliyecilere 185 bin metrekare alan ayrıldı. Baharatçılar ile geri dönüşümcüler için ayrı ayrı 145 bin metrekare, tır alım satımı yapan tüccarlar için 103 bin metrekare, hurdacılar için 95 bin metrekare ve briketçiler için ise 55 bin metrekarelik alan oluşturuldu Dev Proje İçin Güçlü Ulaşım Altyapısı Dev ticaret merkezinin ulaşım altyapısı da güçlendirildi. BÜSEM’e ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla 40 kilometrenin üzerinde yeni yol inşa edildi. Bu kapsamda Taşlıca BÜSEM’de 18 kilometrelik imar yolu açıldı. Küllü ile BÜSEM arasındaki 19 kilometrelik yol tamamlanırken, Bilek Yolu üzerinden Taşlıca BÜSEM-1 bağlantısını sağlayan 3 bin 200 metrelik yeni yol da ulaşıma kazandırıldı. Ulaşımın daha hızlı ve kesintisiz sağlanması amacıyla planlanan BÜSEM Köprülü Kavşağı da projenin önemli yatırımları arasında yer alıyor. “Türkiye’nin Ticaret Kapasitesine Stratejik Katkı” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, BÜSEM’in yalnızca Gaziantep için değil Türkiye’nin üretim ve ticaret kapasitesi açısından da stratejik bir yatırım olduğunu belirterek, tamamlandığında merkezin kentin sanayi, lojistik ve ticaret gücünü önemli ölçüde artıracağını ifade ediyor. Hedef: 150 Bin Kişilik İstihdam Etap etap büyüyen BÜSEM’in tamamlandığında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayarak Gaziantep’i Türkiye’nin en güçlü ticaret merkezlerinden biri haline getirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi Haber

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi

Zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğini koruyan şirket, Net Karını 35% oranında arttırarak, zorlu yılı güçlü bir kârlılık performansıyla tamamladı. 2025 yılı sonunda DESA’nın net nakit pozisyonu 42.64 milyon ABD $’na ulaştı. Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Gelişen Net Nakit Pozisyonu DESA’nın 2025 yılı konsolide satış gelirleri 3,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Dış pazarlarda talep daralması, iç piyasada yaşanan ekonomik zorluklar ve turist alışverişindeki belirgin gerilemeye rağmen, şirket cirosunu korumayı başardı ve kârlılık tarafında bir önceki yıla kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. DESA, üretimden perakendeye uzanan dikey entegre iş modeli sayesinde maliyet baskılarının arttığı bir yılda dahi operasyonel verimliliğini korumayı başardı. Şirketin brüt kâr marjı %58,6 seviyesinde gerçekleşerek güçlü fiyatlama kabiliyeti ve marka değerini yansıttı. Şirket yönetimi, çok kanallı satış stratejisi, ihracat odaklı büyüme yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde DESA’nın sektördeki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini vurguladı. Giderlerdeki kontrollü artış ve verimlilik odaklı kanal büyüme stratejisi finansal sonuçlara olumlu yansıdı. Şirketin FAVÖK’ü 2025 yılı sonunda 1,20 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artış kaydetti. Zor piyasa koşullarında etkin operasyonel ve bilanço yönetiminin etkisiyle, FAVÖK Marjı %28,6’dan %31,4 seviyesine yükseldi. Net kâr tarafında ise finansal gelirlerin katkısı ile daha güçlü bir performans elde sergileyen DESA, 2024 yılında 429 milyon TL olan net dönem kârını, 2025 yılında %35,3 artışla 581 milyon TL’ye taşıdı. Böylece şirketin Net Kâr Marjı %11,0 seviyesinden %15,2’ye çıktı. Likiditeye ulaşımın güç ve zorlu olduğu 2025 yılına 39.5M USD’lık net nakit pozisyonu ile giren DESA, verimli operasyonu ve temkinli nakit yönetimi stratejisi sayesinde nakit pozisyonunu iyileştirmeyi başararak 42.64 milyon ABD$ net nakit fazlasına ulaşmayı başardı. 2025 yılını adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile tamamlayan DESA, daralan küresel lüks pazarına rağmen üretim verimliliği ve satış kanallarındaki çeşitlilik sayesinde operasyonel büyümesini sürdürdü. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle birlikte şirket Pazar payını güçlendirdi. Perakende ve E-Ticarette Pazar Payı Artışı, İhracatta Dönüşüm 2025 yılı DESA için iç pazarda büyümenin ve Pazar payı kazanımının öne çıktığı bir yıl oldu. DESA markalı perakende satışları %34 artarken, e-ticaret kanalında %74,9 büyüme kaydedildi. Böylece dijital kanalların DESA markalı yurtiçi satışlar içindeki payı %17 seviyesine ulaştı. İhracat tarafında ise şirket, İtalya’daki yatırımının 81 kişilik istihdama ulaşması ve tam kapasiteyle faaliyet göstermeye başlamasıyla önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Zorlu ve daralan Pazar koşullarına rağmen cirosuna %10’dan fazla katkı sağlayan müşteri sayısını iki katına çıkaran DESA, 2026 yılında ihracat büyümesini destekleyecek güçlü bir müşteri portföyü oluşturdu. Pazardaki olumlu sinyaller ve müşteri sayısındaki artışı dikkate alan şirket, emek yoğun sektörlerin genel olarak istihdam kaybettiği bir yılda, özellikle son çeyrekte gerçekleştirdiği işe alımlarla toplam istihdamını %10 artırarak sektörden pozitif yönde ayrıştı. 2026 Beklentileri Pozitif DESA CEO’su Burak Çelet, 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile 2025 yılını tamamlayarak pazar payımızı artırdık. 2026 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi koruyoruz. İhracat portföyümüze katılan yeni müşteriler ve lüks segmentte talebin yeniden genişlemeye başladığına dair aldığımız sinyaller, çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmelere ve küresel belirsizliklere rağmen yeni yıl için olumlu bir zemin oluşturuyor. 42.6 milyon dolar seviyesindeki net nakit fazlamız sayesinde güçlü bir finansal pozisyona sahibiz. Bu finansal güç, 2026 yılında karşılaşabileceğimiz riskleri yönetmemize ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmemize önemli katkı sağlayacaktır.” Perakende ve online kanallarda adet bazlı güçlü büyüme hedefleri devam ederken, DESA bir yandan 2025 yılında yakaladığı yüksek kârlılığı korumayı, diğer yandan da enflasyonun üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak Haber

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak

İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Diyarbakır merkezli Gençlik Derneği tarafından yürütülen “Yarının Umutları Kadınlarımız” projesi çerçevesinde yaklaşık 500 kadın istihdam edilecek. İş birliği protokolü, TP Türkiye & Azerbaycan Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kartal Tıknaz ile Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz tarafından imzalandı. Törene TP Türkiye Diyarbakır Yöneticisi Lütfü Gedikoğlu, İdari İşler Müdürü Şükran Alk, TP Türkiye yöneticileri ve Gençlik Derneği temsilcileri katılım sağladı. İmza töreninde konuşan Kartal Tıknaz, bölgesel kalkınma ve kadın istihdamının şirket için öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “TP Türkiye olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde istihdamı artırmak ve toplumsal fayda yaratmak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının hem toplumsal kalkınma hem de sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda, bölgedeki kadınların iş gücüne katılımını desteklemekten ve onlara yeni fırsatlar sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz ise kurumlar arası iş birliklerinin sosyal kalkınma açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Kurumlar arası iş birliğinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu protokol kapsamında yönlendireceğimiz en az lise mezunu, 18–35 yaş arası dezavantajlı kadınlara istihdam imkânı sağlanacak. Böylelikle dezavantajlı kadınların ekonomik hayata katılmasına katkı sunmuş olacağız. Dernek olarak bu alandaki çalışmalarımızı sürdürecek ve benzer iş birliklerini artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi Haber

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS sahasında, Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, Rus üniversitelerinde uzmanlık eğitimi almış kadın mühendisler ile Türk uzmanlar katıldı. Uzmanlar ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin mühendislik ve üretim birimlerinde görevli kadın çalışanları, santralin inşaat sahasındaki etkinlikte kadınların projenin hayata geçirilmesinde sundukları katkıları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair konuları değerlendirdi. Etkinlikte konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, katılımcılarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadınların Akkuyu NGS projesinin yapım sürecindeki katkılarına dikkati çeken Butckikh, şunları söyledi: “Akkuyu NGS sahasında 3 binden fazla kadın çalışıyor ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş. bünyesinde kadın istihdam oranı %30 civarında. Bir nükleer güç santrali inşa eden ve gelecekte işletmecisi olacak bir şirket için bu oran, dünya ortalamasının üzerindedir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin her uzmana kariyer ve mesleki gelişim için eşit fırsatlar sunmaya öncelik veriyoruz. Hemen her birimde görevli kadın çalışanlarımız, nitelikli birer uzman ve yöneticidir. NGS’nin güvenliği için her gün önemli kararlar alıyorlar; onlarla gurur duyuyoruz!” AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Lisanslama Destek Birimi Baş Uzmanı Elif Uğur da şu ifadeleri kullandı: “Lisanslama bir formalite değil, güvenliğin temelidir. İnşaat ve işletme hazırlığının her aşaması ulusal ve uluslararası standartlara göre denetleniyor. Mesleki gelişimim, bu sorumluluğu taşımaktan geçiyor. Santralin daha işletmeye alınmadan en katı güvenlik kriterlerine uygun olmasını sağlıyoruz.” Etkinlik kapsamında, santralin 4 ünitesini gören panoramik manzaralı seyir terasında, katılımcılar için geleneksel Rus Hohloma sanatı üzerine bir atölye çalışması da düzenlendi. Bu sanatsal atölye çalışması ile projenin önemli kilometre taşlarından olan ve 2025 Kasım ayında yapılan “Akkuyu NGS sahasına Dördüncü Güç Ünitesi için reaktör basınç kabının ulaştırılması” işlemine de atıfta bulunulmuş oldu. Basınç kabı, sevkiyat sırasında Hohloma motifleri içeren dekoratif süslemeli bir örtüyle taşınmıştı. Katılımcıları yönlendiren atölye eğitmeni, Rus Hohloma desenleri ile geleneksel Türk Tezhip sanatı arasındaki benzerliğe de vurgu yaptı. Bu benzerlik, etkinliğe kültürel bir derinlik kattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizcilikte Kadın Gücü Yükseliyor Haber

Denizcilikte Kadın Gücü Yükseliyor

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, küresel ekonomide kadın emeğinin rolü ve kadın istihdamı konusu yeniden gündemin merkezine oturdu. Özellikle geleneksel olarak erkek egemen sektörler arasında gösterilen denizcilik, son yıllarda kadınların artan varlığıyla dönüşüm sürecine giriyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyona yakın aktif gemi insanı bulunuyor. Ancak bu sayının yalnızca %2’sini kadınlar oluşturuyor. Türkiye’de ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre 135 binden fazla aktif gemi insanı bulunurken kadın çalışanların sayısı yaklaşık 5 bin civarında seyrediyor. Uzmanlara göre bu oranların artması, yalnızca sektörel çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda denizcilik operasyonlarının kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından da kritik önem taşıyor. Turizmde Büyüme, Denizcilikte Yeni İstihdam Kapıları Açıyor Kruvaziyer turizmi, denizcilikte kadın istihdamının artması için önemli fırsatlar sunan alanların başında geliyor. Türkiye’de kruvaziyer turizmi son yıllarda yeniden yükselişe geçerken bu yılın yolcu sayısı hedefi 3 milyon. Bu büyüme, gemi işletmeciliğinden operasyon yönetimine, turizm hizmetlerinden misafir deneyimine kadar birçok alanda yeni iş fırsatları yaratıyor. Kruvaziyer sektörünün kadın istihdamı için önemli bir alan sunduğunu belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Deniz turizmi yalnızca gemi işletmeciliğinden ibaret değil. Operasyon yönetimi, turizm hizmetleri, güvenlik, mühendislik ve misafir deneyimi gibi pek çok alanda uzmanlığa ihtiyaç var. Kadınların bu alanlarda daha fazla yer alması sektörün gelişimi için çok değerli.” Dedi. Atatürk’ün Denizcilik Vizyonu Kadınlarla Yükseliyor Türkiye’de denizcilik sektörünün gelişmesinde Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu önemli bir yer tutuyor. Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri, Cumhuriyet döneminde denizcilik politikalarının temelini oluşturdu. Aynı şekilde Atatürk’ün kadınların toplumsal hayattaki rolüne dair söylediği “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözleri, bugün iş hayatında kadınların yükselen rolünü anlatan en güçlü ifadelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu iki vizyonun bugün denizcilikte birleştiğini vurgulayan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Denizcilik Türkiye için stratejik bir sektör. Atatürk’ün çizdiği denizcilik vizyonunu bugün kadınların emeği ve enerjisiyle büyütmek zorundayız.” İfadelerini kullandı. Cam Tavanı Olmayan Bir Şirket Modeli Camelot Maritime bünyesinde kadın çalışan oranının sektör ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Çavuşoğlu, şirket kültürlerinin eşitlik temeline dayandığını vurgulayarak, “Ofislerimizde ve gemilerimizde farklı pozisyonlarda görev yapan çok sayıda kadın çalışanımız bulunuyor. Bugün şirketimizde çalışanların yaklaşık %40’ını kadınlar oluşturuyor. Kadınların sektörde daha fazla yer almasını destekliyoruz.” dedi. “Denizler Artık Kadınların Da Rotası” Kadınların iş gücüne katılımının yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Kadınların emeği, üretkenliği ve liderliği olmadan güçlü bir ekonomi kurmak mümkün değildir. Denizcilik sektörü de bu dönüşümün dışında kalamaz. Türk denizciliğinin geleceğinde kadınların daha güçlü rol alacağına inanıyoruz. Camelot Maritime olarak denizci Türk kadınlarını desteklemeye devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.