Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İtalya

Kapsül Haber Ajansı - İtalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baba ve Kızın Vespa ile Nordkapp Yolculuğu TEGV Çocuklarına Umut Oluyor Haber

Baba ve Kızın Vespa ile Nordkapp Yolculuğu TEGV Çocuklarına Umut Oluyor

Gürhan Pizan ve 15 yaşındaki kızı Türkan Pizan, Cumhuriyetin ilke ve değerleri ışığında çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocukları için Vespa motosikletleriyle yola çıkıyor. 10 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkacak olan ikili, 12 Haziran’da İtalya Garda Gölü’nde olacak. 13 Haziran sabahı ise Vespa motosikletleriyle yaklaşık 4.500 km’lik çok özel bir yolculuğa başlayacaklar. 7 ülke geçecek olan baba kız Avrupa’nın karayoluyla ulaşılan en uç noktası, Kuzey Kutup Dairesi’ndeki Nordkapp’a ulaşacak. Yürütülen “Umuda Vespa” bağış kampanyası kapsamında TEGV’e yapılan bağışlarla çocukların nitelikli eğitim desteğine erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Garda Gölü’nden başlayacak yolculuk boyunca 7 ülke geçilecek Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek için yapılacak yolculuk, Türkiye’den başlayıp Yunanistan üzerinden Avrupa’ya uzanacak. Ardından İtalya’daki Nordkapp Classic Raid organizasyonuna katılacak ekip, Garda Gölü’nden başlayarak; Almanya, Danimarka, İsveç ve Finlandiya üzerinden Norveç’in kuzeyine ilerleyecek. Toplam 7 ülkeyi kapsayan rota boyunca baba-kız, zorlu hava koşulları, uzun yollar ve Kuzey Kutup Dairesi’nin sert doğa şartlarıyla nitelikli eğitime destek motivasyonuyla mücadele edecek. Yolculuğun en dikkat çekici detaylarından biri ise kullanılacak motosiklet: 2018 model Vespa GTS. Dünyanın dört bir yanından motosiklet sürücülerinin ulaşmayı hayal ettiği Nordkapp rotası; Norveç fiyortlarının zorlu yolları, hava şartları ve uzun sürüş etaplarıyla biliniyor. “Bazen, bir Vespa’nın sesi, bir çocuğun geleceğini aydınlatır” Baba Gürhan Pizan ve kızı Türkan Pizan, yolculukla ilgili şunları söylüyor: “10 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkıyoruz. 13 Haziran sabahı, Vespa motosikletimizle yaklaşık 4.500 km’lik çok özel bir yolculuğa TEGV çocukları için başlayacağız. 7 ülke geçerek, zorlukları, yorgunluğu, soğuğu ve rüzgârı aşarak Avrupa’nın karayoluyla ulaşılan en uç noktası, Kuzey Kutup Dairesi’ndeki Nordkapp’a ulaşmayı hedefliyoruz. Ama bu yolculuk sadece bir macera değil. Bu yol, eğitim için açılıyor. Bu yol boyunca, Vespa’nın her tekerleği döndüğünde, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) için bağış toplanmasını diliyoruz. Bir Vespa… Bir baba ve bir kız… Ama birçok çocuğun hayatına dokunabilecek bir umut. Biz kilometreleri aşarken, sizlerin desteğiyle bir çocuğun defteri dolacak, bir çocuğun hayali büyüyecek, bir çocuğun geleceği değişecek. Biz dünyanın sonuna gidiyoruz. Ama belki de bir başlangıcın tam ortasındayız. Eğer bu yolculukta bize eşlik etmek, her kilometreyi bir umuda dönüştürmek isterseniz, TEGV’e yapacağınız bağışlarla bu hikâyenin bir parçası olabilirsiniz. Çünkü bazen, bir Vespa’nın sesi, bir çocuğun geleceğini aydınlatır.” “Umuda Vespa” kampanyasına destek vermek isteyenler TEGV web sitesi www.tegv.org’u ziyaret ederek bağışlarıyla destek olabiliyor. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hakkında: Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı saatlerde ücretsiz eğitim desteği vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından “izin almadan yardım toplama” hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı. Vakıf Türkiye genelinde halen 24 ilde 6 Eğitim Parkı, 30 Öğrenim Birimi ve 21 Ateşböceği ile toplam 57 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği vermeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Ayakkabı İhracatçılarından İtalya’ya Çıkarma Haber

Türk Ayakkabı İhracatçılarından İtalya’ya Çıkarma

Ayakkabı, deri çanta ve aksesuar ürün gruplarında dünyanın en büyük uluslararası fuarlarından biri olan Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bu yıl 14. kez üstlendi. Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’nın, ayakkabı, saraciye deri ürünlerinin tüm Avrupa pazarında sergilemesine imkân veren bir fuar olduğunun altını çizen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Türkiye’nin Çin ve Hindistan’dan sonra uluslararası katılımda üçüncü büyük grubu temsil edeceğini vurguladı. Türk ayakkabı sektörünün geçtiğimiz yıllarda ihracatta 1 milyar doları aştığı bilgisini veren Gündoğdu, “Emek yoğun sektörler olarak Türkiye’deki dezenflasyon politikaları nedeniyle fiyat tutturmada zorlanır olduk. O nedenle 2025 yılı sonunda ayakkabı 775 milyon dolar, saraciye sektöründe 247 milyon dolar ihracat yapabildik. Türkiye deri ve deri mamulleri sektöründe 2022 yılında 245 milyon dolar dış ticaret fazlası veren ülke konumundayken, 2025 yılı sonunda 1 milyar 213 milyar dolar dış ticaret açığı verir pozisyona düştü. Fuarlar, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri düzenleyerek dış ticarette kötü gidişe dur demek ve ihracatta tekrar artışa geçmeyi hedefliyoruz. İstanbul Sanayi Odası’nın son Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketi Avrupa Birliği’nde talepte canlanma olduğunu gösteriyor. AB’deki talep artışından payımızı almak istiyoruz” şeklinde konuştu. Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’nda; potansiyel müşteriler olarak perakende zincirleri, yüksek oranda alım yapan ve koleksiyon çalışan ayakkabı ve saraciye firmaları yer alıyor. Potansiyel alıcılara hitaben sunum yapılan başlıca ürünler: Erkek Ayakkabı, Sandalet, Terlik, Bayan Ayakkabı, Sandalet, Çizme, Terlik, Çocuk Ayakkabı, Terlik, Sandalet, Çanta, el çantası, bavul, valiz, kemer, aksesuar vb. saraciye eşyası şeklinde öne çıkıyor. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 35 Türk firması katılım sağlıyor. Fuar idaresi, fuara en fazla katılım sağlayan Türkiye, Pakistan, Hindistan, Brezilya, Portekiz, İspanya, Birleşik Krallık, ABD ve Arjantin ülkelerinin ayakkabı ve saraciye STK temsilcileri ile fuar kapsamında bir networking toplantısı gerçekleştirecek. İtalya’ya Yapılan Deri ve Deri Mamulleri İhracatı Türkiye, 2025 yılında 1 milyar 445 milyon dolarlık deri ürünleri ihraç ederken İtalya 97 milyon dolarla temsil edildi. İtalya, Almanya’nın ardından en çok deri ve deri ürünleri ihraç edilen ülke olurken İtalya’ya ayakkabı ihracatı 34,2 milyon dolar, saraciye ürünleri 25,5 milyon dolar, deri postlar 23,5 milyon dolar ve deri kürt giyim eşyası ihracatı 13,5 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma Haber

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma

İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu. Interpack 2026’ya Türkiye’den 286 Firma Katıldı 7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı. Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi. PLMA 2026’da 146 Türk Firması Yer Aldı Private label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16’ncı kez düzenledi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi. Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, önetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi. İbrahim Aracı: “Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor” İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA’da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne Çıkıyor Türk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi. Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2’sini oluşturdu. Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin Bağlantılı Webworm  Avrupa’da Hükümetleri Hedef Aldı   Haber

Çin Bağlantılı Webworm Avrupa’da Hükümetleri Hedef Aldı  

ESET, Webworm'un Belçika, İtalya, Polonya, Sırbistan ve İspanya'daki devlet kurumlarını hedef aldığını gözlemledi. Webworm aynı zamanda Güney Afrika'ya da girerek yerel bir üniversiteyi ele geçirdi. Geçen yıldan bu yana grup, C&C iletişimi için Discord ve Microsoft Graph API'sini kullanan arka kapılar kullanıyor. ESET araştırmacıları 400'den fazla Discord mesajının şifresini çözdü ve 50'den fazla benzersiz hedefe karşı keşif amacıyla kullanılan, saldırgan tarafından işletilen bir sunucu keşfetti. Webworm’un son faaliyetlerini ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Eric Howard “Analizimiz sayesinde, açık kaynaklı bir güvenlik açığı tarayıcısı kullanarak grubun potansiyel ilk erişim tekniklerine ilişkin bir fikir veren bir sunucudan yürütülen komutları kurtarmayı başardık ve odaklandığı hedeflerin bazılarını tespit ettik” açıklamasını yaptı. ESET, EchoCreep arka kapısının C&C iletişimi için kullandığı Discord mesajlarının şifresini çözdükten sonra elde ettiği bilgilere dayanarak 2025 kampanyasını Webworm'a atfetti. Bu bilgiler, araştırmacıları saldırganların GitHub deposuna yönlendirdi; bu depoda SoftEther VPN uygulaması gibi hazırlanmış araçlar bulunuyordu. SoftEther yapılandırma dosyasında, bilinen bir Webworm IP adresiyle eşleşen bir IP adresi bulundu. En son araçlarının başında iki yeni arka kapı geliyor: Discord tabanlı EchoCreep ve Microsoft Graph tabanlı GraphWorm. Tehdit aktörleri mevcut proxy çözümlerini kullanmaya devam ederken WormFrp, ChainWorm, SmuxProxy ve WormSocket'e özel proxy çözümleri de eklediler. Proxy araçlarının sayısı ve karmaşıklığına bakıldığında, Webworm kurbanları proxy'lerini çalıştırmaya ikna ederek çok daha büyük bir gizli ağ oluşturuyor olabilir. Buna ek olarak, Webworm, Discord ve Microsoft Graph API’yi komuta ve kontrol (C&C) kanalları olarak kullanmaya başladı. EchoCreep arka kapısı, dosya yüklemek, çalışma zamanı raporları göndermek ve komut almak için Discord’u kullanıyor. GraphWorm ise C&C iletişimi için Microsoft Graph API’yi kullanıyor; ESET araştırmacıları, bu yazılımın özellikle yeni görevleri almak ve kurban bilgilerini yüklemek amacıyla yalnızca OneDrive uç noktalarını kullandığını ortaya çıkardı. ESET araştırmacısı Eric Howard açıklamasında şu bilgilere yer verdi: "2025 kampanyalarını araştırırken Webworm'un, Amazon Web Services'te bulunan ve S3'ün basit depolama hizmeti anlamına geldiği bir genel bulut depolama çözümü olan, güvenliği ihlal edilmiş bir AWS S3 bucket yapılandırmaları almak için özel proxy çözümü WormFrp'yi kullanmaya başladığını keşfettik. Görünüşe göre Webworm, bu S3 bucket aracılığıyla veri sızdırma işlemlerinden yararlanırken masum kurbanlar hizmetin faturasını ödüyor.” Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında operatörler, hizmete 20 yeni dosya yükledi; bunlardan ikisi İspanya’daki bir devlet kurumundan sızdırılmıştı. Grup ayrıca GitHub'da dosya yayımlamaya devam ediyor ve ESET, gelecekte de bunu sürdüreceklerini varsayıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu Haber

Makine İhracatı 4 Ayda 9,3 Milyar Dolar Oldu

Sanayicinin küresel rekabet gücünü korumak ve imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere son dönemde kamu tarafından atılan adımları desteklediklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Yerli tedarik zincirini korumak ve firmaların küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse etmek için finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi gerekiyor” dedi. Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre; yılın ilk dört ayında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %4,5 artışla 9,3 milyar dolar oldu. İhraç edilen makine miktarı %6,7 gerilemiş olsa da KG başına ortalama ihracat fiyatının %12’lik artışla 8,6 dolara yükselmesi ile bu dönemde 350 milyon dolar daha fazla ihracat yapıldı. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı %1,3 artışla 29,1 milyar dolar olurken, makine ithalatı önceki 12 aya göre %8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin makine ihracatında ilk sırada gelen Almanya'ya satışların %14,1 artışla 1,1 milyar dolara yükseldiği bu dönemde %39,5 artışın gerçekleştiği ABD'ye yapılan makine ihracatı 767 milyon dolara ulaştı. Makine ihracatının %12,7 artışla 442 milyon dolara yükseldiği İtalya üçüncü sıradaki yerini korurken, Irak, Rusya ve Polonya en çok daralan büyük pazarlar oldu. En fazla ihracatın gerçekleştiği içten yanmalı motor ve aksamları %6,4 artışla 867 milyon dolara ulaşılırken, 629 milyon dolar tutarında inşaat ve madencilik makinesi ile 530 milyon dolar tutarında pompa ve kompresör ihracatı gerçekleştirildi. Türbin, turbojet ve hidrolik silindirler %40,1 ile oransal olarak en çok yükseliş gösteren alt sektör olurken, en yüksek düşüş %52,2 ile deri işleme makinelerinde gözlendi. “Her adımın başka bir aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentteyiz” Ülkelerin güvenlik kaygıları ve jeopolitik güç savaşları arttıkça çıkar çatışmalarının yeni gümrük ve teknoloji duvarları örmeye devam ettiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel ekonomik konjonktürü şu şekilde değerlendirdi: “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle enerji tedarikinde uzun süredir ek maliyetlere katlanan Avrupa, küresel enerji hatlarının Hürmüz Boğazı’nda kilitlenmesi nedeniyle şimdiden 25 milyar euro daha ilave enerji maliyeti ile karşı karşıya. Çözüm sağlayacak altyapı yatırımlarının uzun yıllar alacağı bu enerji türbülansının ortasında, Almanya milli gelirinin %3,1’ini savunma harcamalarına ayırarak bütçesini askeri modernizasyon hamlesine dönüştürmeye çalışıyor. Yatırımların odağının değiştiği bu tabloda; makine sanayiimizin yüksek teknoloji üreten mevcut hatlarının, savunma sanayiinin özel regülasyon ve sertifikasyon gereksinimleriyle tam uyumlu bir entegrasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Ancak bu dönüşüm, son dönemde ABD ve Çin arasında tekrar tırmanan ve küresel tedarik zincirlerini istikrarsızlaştıran teknoloji savaşlarının gölgesinde, her adımın bir diğer aktörün çıkarlarıyla çarpıştığı karmaşık bir labirentte ilerlemeyi gerektiriyor.” Ülkelerin birbiriyle çelişen çıkar çatışmaları içinde her aktörün yeni iş birlikleri ve çoklu ittifaklarla yönünü bulmaya çalıştığı bu süreçte Türkiye’nin tüm ticari muhataplarıyla diyalog kuran proaktif bir tutum izlediğini Yılmaz şunları belirtti: “Biz bu stratejik yön arayışını, küresel sanayiinin kalbinin attığı her noktada sahada bulunarak yönetiyoruz. Farklı kıtalara yayılan geniş bir coğrafyada gerçekleşen yoğun fuar ve ticaret heyeti maratonumuzda, Türk makinesinin güvenilir ve esnek çözüm ortağı kimliğini tescillemeye çalışıyoruz. Batı’nın siber güvenlik ve düşük karbon odaklı yeni nesil korumacılık duvarlarına uyum sağlarken, Doğu’nun teknolojik hammadde ve üretim avantajlarıyla rekabet ettiğimiz bu denklemde dünyanın her yerinde güven duyulan partner olma özelliğimizi korumak istiyoruz.” “İmalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifleten adımları destekliyoruz” Küresel rekabette öne geçmeyi amaçlayan bu girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinden memnun olduklarını dile getiren Yılmaz şu değerlendirmelerde bulundu: “Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini, imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere stratejik bir adım olarak destekliyoruz. Bu düzenleme, hem yerli tedarik zincirini korumak hem de firmalarımızın küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse edebilmek açısından önemli. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi, bu adımın kalıcı bir etkiye dönüşmesine büyük katkı sağlar. Yabancı para kredi kullanım kısıtıyla daralan kredi arzı ve yüksek komisyon maliyetleri, ihracatçının en temel savunma mekanizması olan doğal hedge imkânını elinden alarak finansal riskleri artırıyor. TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sadece İGE kapsamıyla sınırlandırılması da uluslararası fonlara ve döviz cinsi kaynaklara erişimi zorlaştırıyor. Finansal enstrümanların, vergi indirimlerinden kredi piyasasına kadar bir bütün olarak kurgulanacağına ve Orta Doğu’daki gelişmeler neticelendiğinde sanayicinin ihtiyaç duyduğu finansman kanallarının daha açık tutulacağına inanıyoruz.” “Kaynaklar stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmeli” Sanayideki mevcut kapasite artışlarını ve teknolojik yenilenme yatırımlarını kaynak israfı olarak değerlendiren finansal analizlerin madalyonun diğer yüzünü gözden kaçırdığına dikkat çeken Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayicinin asıl önceliği kâr maksimizasyonu değil, rakipleriyle teknolojik olarak başa çıkabileceği sürdürülebilir bir yatırım zeminine kavuşmaktır. Üretim tesislerindeki kapasite kullanım oranlarının düşük kalmasını, dünya genelinde artan makroekonomik uyumsuzlukla ilgili görmek gerekiyor. Yurt içi tarafında da kurun enflasyonun altında seyretmesi nedeniyle sanayi gelirlerinin maliyetlerin altında seyrettiği uzun bir süreç yaşandı. İhracatçıyı dış rekabette dezavantajlı hale getiren ve artık sonuna geldiğimize inandığımız bu uyumsuzluk, ithalatı cazip kılarak yerli üreticiyi iç pazarda ana tedarikçi olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Kısacası yatırımların henüz beklenen verimliliğe ulaşamamasının nedenini siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin artırdığı küresel istikrarsızlıkta ve rekabetçilikte yaşanan geçici yıpranmada aramak gerekir. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde canlandıracaktır. Sanayideki mevcut kapasite ve potansiyelin bütüncül bir stratejiyle yüksek verimliliğe dönüştürülmesi, cari açık ve enflasyonla mücadelede yine en güçlü silahımız olacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Başarılı Yelkencileri Uluslararası Arenada Kürsüye Çıktı Haber

Türkiye’nin Başarılı Yelkencileri Uluslararası Arenada Kürsüye Çıktı

Zorlu hava koşullarında gerçekleşen yarışlarda istikrarlı performans sergileyen ekip, başarı serisini sürdürdü. Seride yapılan iki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, genel sıralamada liderliğe yükseldi. Eker Süzme, Avrupa’nın prestijli organizasyonları arasında gösterilen Cape 31 serisinin ikinci ayağında önemli bir başarıya daha imza attı. 15-17 Mayıs tarihleri arasında İtalya’nın Sardunya Adası’nda gerçekleştirilen yarışları ikinci sırada tamamlayan Eker Süzme, uluslararası arenada dikkat çeken performansla derece elde etti. Toplam 14 uluslararası ekibin mücadele ettiği organizasyonda beş yarış gerçekleştirildi. Sardunya’nın kuzey-doğu sahilinde düzenlenen yarışlar boyunca ekipler; değişken hava koşulları, ani bastıran yağmurlar ve zaman zaman 25 knot seviyesine ulaşan sert rüzgarlarla mücadele etti. Dalgalı denizde yüksek rekabetin yaşandığı yarışlarda Eker Süzme, ortaya koyduğu uyumlu ekip performansı ve güçlü stratejisiyle serinin öne çıkan ekipleri arasında yer aldı. Ahmet Eker dümenciliğinde yarışan Eker Süzme ekibinde; Burak Zengin, Murat Mekikçi, Mark Spearman, Sam Gilmour, Uğur Esen, Doğa Arıbaş, Melis Baykal ve Massimo Bortoletto yer aldı. Deneyimi yüksek sporculardan oluşan ekip, yarış boyunca sergilediği istikrarlı mücadeleyle kürsü başarısına ulaştı. Genel sıralamada liderliğe yükseldi İki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, Michael Wilson’ın Shotgunn’ı ve Alessandro Rombelli’nin Stig’i ile aynı puanda olmasına rağmen genel sıralamada liderliğe yükseldi. İlk iki yarışta 5.’lik ve 2.’lik elde eden ekip, Shotgunn ve Stig ile aynı puanda olmasına rağmen averajla zirvede yer aldı. Bu durum, 2026 sezonunun ne kadar çekişmeli ve rekabetçi geçtiğini şimdiden ortaya koyuyor. Cape 31 Mediterranean Circuit serisi rotasını 4-6 Haziran tarihlerinde Bonifacio’da gerçekleşecek yarışlara çevirdi. Filo, Akdeniz’in önde gelen yelken destinasyonlarında heyecan dolu 2026 sezonuna devam edecek. Eker Süzme, önümüzdeki dönemde katılacağı uluslararası yarışlarda da Türkiye’yi başarıyla temsil etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.