Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İthalat

Kapsül Haber Ajansı - İthalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İthalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır” Haber

Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon Hedefinin Gerçekleşmesi, Ülke Olarak Rekabet Gücümüzü Artırır”

COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” zirvesinde Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol ile bir araya geldi. COP31 öncesinde Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen buluşmada; küresel enerji dönüşümü, rekabetçilik ve iş dünyasının dönüşüm sürecindeki rolü değerlendirildi. Ali Y. Koç ve Dr. Fatih Birol, gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda, COP31’e giden süreçte enerji dönüşümünün ekonomik büyüme ve rekabetçilik üzerindeki etkilerini ele aldılar. Yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik edecek bir ortamın sağlanmasını önemli bulduğunu kaydeden Ali Y. Koç, “Doğası gereği yenilenebilir enerji yüzde 100 üretim yapamıyor, yani 7/24 çalışamıyor. Bugün geldiğimiz noktada yüzde 61 üretim kapasitesi, enerji tüketiminin yüzde 40'ını karşılıyor. Bu arayı kapatabilmek için ciddi anlamda şebeke yatırımlarına ve depolamaya ihtiyacımız var. Bu durum, aynı zamanda iş dünyası için potansiyel sunuyor. Şu anda dünyadaki depolama kapasitesinin 6 misline ihtiyaç var. Dolayısıyla kamunun da iş dünyasına yeşil dönüşüm için yatırım yapabileceği iklimi, yatırımcıyı cezbedecek ortamı sağlaması gerekiyor” dedi. Ali Y. Koç: “İklim, rekabeti belirleyen önemli bir faktör haline geldi” Uluslararası rekabette enerji, finansman, teknoloji, jeopolitik gibi konuların hiç olmadığı kadar birbirine bağlı olduğunu kaydeden Koç, “İklim daha önce bugün olduğu kadar rekabet faktörü değildi. Örneğin sınırda karbon maliyetlendirmesi veya iklimle ilgili teşvikler gibi bu alandaki düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiyor. Avrupa'daki enerji maliyeti Amerika'nın iki katı. İşin maliyeti de rekabeti çok etkiliyor” ifadelerini kullandı. Çinli şirketlerin dünyada bu kadar pazar payının artmasının arkasında kamu desteklerinin olduğunu belirten Koç, Çin’in stratejik bağımsızlık perspektifi doğrultusunda uzun yıllardır elektrifikasyonu önceliklendirdiğine dikkat çekti. Ali Y. Koç: “Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” Koç Holding’in COP31’in Küresel İş Ortaklığı’na değinen Koç, “Hem ülkemizin ev sahipliğine katkı verebileceğimiz için hem de yaptıklarımızı anlatabileceğimiz için heyecanlıyız. Yeni iş birliklerini, teşvikleri, o ağın içinde hem yurt içi hem yurt dışı yeni yatırım imkanlarını sağlayabileceğimizi, geliştirebileceğimizi düşünüyorum” dedi. COP31 Başkanlığının net bir yol haritası olduğunu kaydeden Koç, “Uluslararası Enerji Ajansı, 2035'te enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrik olması hedefinin yüzde 33 olarak gerçekleşeceğini söyledi. Demek ki 2035’te %35 hedefi koyarak gerçekten erişilebilir bir rakamdan bahsediyoruz. Hatta hedefe ulaşıldığı takdirde, özellikle bizim gibi enerjisi ithalata bağımlı ülkelerin enerji maliyetlerinin 400 milyar dolar daha azalacağı öngörülüyor. Bu, daha rekabetçi olabileceğiz demek” dedi. Dünyada sermaye eksikliği olmadığını belirten Koç, “Ülkelerin iklim hedefleri, dönüşüm planları, enerji güvenliği ve bağımsızlığına yönelik projeleri için finansmana ihtiyacı var. Finans kuruluşlarının finansman vermek istediği projeler var, fakat yeterince uygun proje bulamıyorlar. Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli” dedi. Fatih Birol: “Elektrifikasyon çevreye pozitif etkisinin yanı sıra enerji güvenliği açısından da son derece önemli” Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol ise konuşmasında COP31’de elektrifikasyonla ilgili verilecek taahhütlerin önemine değindi. Birol: “Antalya'da COP31 bittiği zaman, örneğin 150 ülke ‘Dünyadaki şu anda elektriğin toplam enerjideki %23 olan payını 2035’de %35’e çıkarmayı hedefliyoruz’ diye bir bildirgenin altına imza atsa, bu sadece bir siyasi belge olarak kalmaktan çıkacak, piyasalara, yatırımcılara yön verecek” dedi. Birol ülkelerin bundan sonra elektrifikasyon alanında yapacakları yatırımların, alacağı tedbirlerin son derece önemli olduğuna değindi ve “Özellikle bizim gibi enerjiyi ithal eden ülkeler için yatırımlar önemli. Çünkü bizim ithalat rakamlarımız düşecek. Cari açığımızın büyük bir kısmı petrol, doğal gaz kullanımlarından geçiyor. Onlar düşecek. Çevreye pozitif etkisi olacak ve de elektrifikasyon enerji güvenliği açısından son derece önemli” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet Haber

Angola’dan Türk Yatırımcılara Davet

İhracat gelirlerinin yüzde 92’sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor. Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola’da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola’ya beklediklerini dile getirdi. Angola’nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, “36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300’ün üzerinde firmanın Angola’da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye’den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola’da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Türk dizileri Angola’da çok popüler Angola’da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; “Türk dizilerinden dolayı Angola’da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola’ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye’de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola’da yapacağınız yatırımlarda Türkiye’de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.” Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye’nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi’nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Angola’ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, “Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola’ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola’da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Dış Ticaret İşlemlerinde Avantajlı Paket Dönemi Haber

Garanti BBVA’dan Dış Ticaret İşlemlerinde Avantajlı Paket Dönemi

Garanti BBVA, dış ticaret işlemleri gerçekleştiren şahıs ve tüzel müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına yönelik yeni Dış Ticaret Paketleri geliştirdi. Paketler, uluslararası ticarette sık kullanılan dış ticaret ve bankacılık işlemlerini bir araya getirerek müşterilerin işlem maliyetlerini daha öngörülebilir biçimde yönetmesine katkı sağlıyor. İthalat, ihracat ve her iki işlem türünü birlikte kapsayan karma paketler; Başlangıç, Avantaj ve Prestij başlıkları altında farklı işlem hacimlerine uygun seçeneklerle sunuluyor. Paketler; ithalat ve ihracat işlemlerinin yanı sıra Giden/Gelen SWIFT işlemleri ile Garanti BBVA Çeki ve Başka Banka Çeki tahsil işlemlerini de kapsıyor. Böylece müşteriler, yıllık işlem yoğunluklarına uygun paketi tercih ederek işlem bazlı ücretlendirmeye kıyasla maliyet avantajı elde ediyor. Prestij paketlerinde, EFT ve havale işlemleri masrafsız olarak gerçekleştirilebiliyor. Dijitalden kolay satın alma, anlık kullanım takibi Garanti BBVA Dış Ticaret Paketleri, şubelerin yanı sıra Mobil ve İnternet Bankacılığı üzerinden self-servis olarak satın alınabiliyor. Paketlerde sunulan kullanım hakları 12 ay boyunca geçerli olurken müşteriler, kalan kullanım haklarını dijital kanallardan anlık olarak görüntüleyebiliyor. Cemal Onaran: “Dış ticaret yapan işletmelerin maliyet yönetimini kolaylaştırıyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran yeni çözüme ilişkin şunları söyledi: "Dış ticaret yapan işletmeler için finansmana erişimin yanı sıra operasyonel süreçlerin hızlı, sade ve öngörülebilir biçimde yönetilebilmesi de büyük önem taşıyor. Bu nedenle farklı işlem ihtiyaçlarını bir arada karşılayan paketler geliştirmeyi ve bu paketleri dijitalden müşterilerimizin doğrudan kullanımına sunmayı birbirini tamamlayan iki adım olarak görüyoruz. Amacımız yalnızca maliyet avantajı sağlamak değil; işletmelerin operasyonlarını daha fazla kontrol ve daha az iş yüküyle yönetebilecekleri bir deneyim sunmak. Garanti BBVA olarak daima müşterilerimizin sesine kulak vermeye, dış ticarette değişen ihtiyaçları yakından izlemeye, verimliliği ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SİNTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

Hollanda Emisyon Otoritesi tarafından “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü verilen SINTEK B.V., Türkiye başta olmak üzere AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki malzemeleri kendi adına ithal edebilecek ve yetkilendirmeden kaynaklanabilecek gümrük engellerinin önüne geçebilecek. SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı Haber

SINTEK B.V. Avrupa’ya İthalatta Karbon Yetkisini Aldı

SINTEK B.V., Hollanda Emisyon Otoritesinden (NEa) “Yetkili CBAM Beyan Sahibi” statüsü aldı. 7 Eylül 2026 tarihli kararla şirket; AB dışından tedarik ettiği CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adına ithal etme, karbon beyanlarını sunma ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yürütme yetkisine sahip oldu. İLK YILLIK BEYANNAME 2027’DE SUNULACAK SINTEK B.V., 2026 yılında gerçekleştirdiği CBAM kapsamındaki ithalatlara ilişkin ilk doğrulanmış yıllık beyannamesini 30 Eylül 2027 tarihine kadar CBAM Sicili üzerinden sunacak. Beyannamede ithal edilen ürünlerin miktarı, bu ürünlerin üretiminden kaynaklanan gömülü emisyonlar ve teslim edilmesi gereken CBAM sertifikaları yer alacak. AVRUPA’DAKİ PROJELERİNDE İTHALAT SÜRECİNİ KENDİ ADINA YÖNETECEK Yeni sistemin ithalatçılara getirdiği yükümlülükler ile ilgili açıklamalarda bulunan SINTEK B.V. CEO’su İlker Bozkurt: “CBAM, Avrupa Birliği dışından ithal edilen ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarının hesaplanmasını, beyan edilmesini ve karşılığında karbon bedeli ödenmesini esas alıyor. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerini kapsayan sistemle birlikte ithalatçıların ürün miktarının yanı sıra gömülü karbon emisyonlarını da bildirmesi ve bu emisyonlara karşılık gelen CBAM sertifikalarını teslim etmesi gerekiyor. Bu işlemlerin şirketler tarafından kendi adlarına yürütülebilmesi için ‘Yetkili CBAM Beyan Sahibi’ statüsüne sahip olunması zorunlu.” Alınan yetkinin SINTEK B.V.’nin Avrupa’daki operasyonları açısından önemine dikkat çeken Bozkurt: “SINTEK B.V. olarak bu sürecin gerektirdiği resmî yetkilendirmeyi tamamladık. Böylece Türkiye’den ve Avrupa Birliği dışındaki diğer ülkelerden tedarik ettiğimiz CBAM kapsamındaki ürünleri kendi adımıza ithal edebilecek; karbon beyanı ve sertifika yükümlülüklerini doğrudan yönetebileceğiz. Bu yetki, Avrupa’daki projelerimizde mevzuata uyumun yanı sıra tedarik sürekliliği ve operasyonel güvence açısından da önemli bir adım oldu” açıklamalarında bulundu. Sintek Group Hakkında Sintek Group, endüstriyel tesisler ve büyük ölçekli yatırım projelerine yönelik mühendislik, taahhüt ve proje yönetimi hizmetleri sunan bir şirketler grubudur. İnşaat, mekanik, elektrik, otomasyon ve altyapı uygulamalarını entegre bir yaklaşımla anahtar teslim olarak hayata geçirir. Başta sanayi, enerji, savunma sanayii ve üretim tesisleri olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet göstererek yüksek standartlarda proje çözümleri geliştirir. Mühendislik odaklı yaklaşımı, zamanında teslim ve kalite odaklı uygulamalarıyla yatırım projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanmaktadır. Türkiye'deki deneyimini uluslararası projelerle de destekleyerek faaliyet alanını sürekli genişletmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Çekya Arasında 10 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefi Haber

Türkiye ile Çekya Arasında 10 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefi

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişiminden memnuniyet duyduklarını belirterek, "İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 6,5 milyar dolar seviyesini aştı. Bu rakamın daha da yukarı taşınabileceğine inanıyoruz. Kısa vadede ticaret hacmimizi 8-10 milyar dolar seviyesine çıkarabilecek potansiyele sahibiz. Ankara'nın da ihracat potansiyeli sayesinde Çek Cumhuriyeti ile ticaret hacmimizi daha da arttırabiliriz" dedi. Çek Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran'ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran'ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. -TÜRKİYE VE ÇEKYA ARASINDA GÜÇLÜ EKONOMİK TAMAMLAYICILIK- Türkiye'nin Çekya'nın bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, NATO üyesi olan iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu söyledi. Çekya'nın Avrupa'nın en geniş sanayi altyapılarından birine sahip olduğuna dikkat çeken ATO Başkanı Baran, "Türkiye ise güçlü sanayi altyapısı, dinamik üretim gücü, genç nüfusu ve Avrupa, Asya ile Orta Doğu'yu birbirine bağlayan stratejik konumuyla uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunuyor. Bu özellikler, ekonomilerimizin birbirini tamamlayan güçlü yönlere sahip olduğunu gösteriyor" dedi. İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, 2025 yılı sonu itibariyle iki ülkenin dış ticaret hacminin 2,4 milyar doları Türkiye'nin ihracatı olmak üzere 6,2 milyar dolar düzeyine yükseldiğini anlattı. Türkiye ile Çekya arasındaki ticarette Ankara'nın payının dikkat çekici bir şekilde arttığını da bildiren Baran, "2025 yılında Ankara'dan Çekya'ya 402 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 183 milyon dolar da ithalat yapıldı. Başkentimiz, Çekya ile ticaretinde dış ticaret fazlası vererek, güçlü bir performans ortaya koydu" diye konuştu. Çekya ile özellikle savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu ifade eden Baran, iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerinin dengeli şekilde geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. -ANKARA'DA JETCO HAZIRLIĞI- Çek Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek de konuşmasında, Türkiye ile Çekya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını anlattı. Yakın zamanda Ankara'da Türkiye-Çekya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) toplantısı düzenleneceği bilgisini veren Büyükelçi Stepanek, bu toplantıda iki ülke iş insanlarının bir araya gelerek ticari bağlantılar ve işbirlikleri kurmasını hedeflediklerini söyledi. İki ülke şirketleri arasında işbirlikleri olduğunu hatırlatan Büyükelçi, İDEF Fuarı'nda Türkiye ve Çekya firmaları arasında savunma ve havacılık ürünlerinin üretimi konusunda iş birliği protokolü imzalandığını anlattı. Büyükelçi, Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek için çalışmalar yürüteceklerini de söyledi. Görüşmede ayrıca, iki ülke arasında ticaret heyetlerinin artırılması, sektörel iş birliklerinin geliştirilmesi ve ticaret odaları arasında doğrudan temas kurulmasına yönelik çalışmalar yapılması da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depozito Sistemi İçecek Sektöründe Yeni Dönemi Başlatıyor Haber

Depozito Sistemi İçecek Sektöründe Yeni Dönemi Başlatıyor

Türkiye'de faaliyet gösteren doğal kaynak suyu üreticilerinden Badem Pınarı da Depozitosu Olan Ambalajlar sistemine yönelik hazırlıklarını tamamlayan firmalar arasında yer alıyor. Şirket, depozitolu ürünlerinde kullanılacak kapak, etiket ve ambalajlarını sistemin gerekliliklerine uygun hale getirirken, geri dönüşüm logolarını da tüm ilgili ürünlerinde kullanmaya başladı. İLK ETAPTA 0,33, 0,5 VE 1,5 LİTRELİK AMBALAJLAR KAPSAMDA Uygulamanın Türkiye'nin geri dönüşüm kültürü açısından önemli bir dönüm noktası olacağını belirten Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem, "Türkiye, 1 Temmuz itibarıyla Depozitosu Olan Ambalajlar uygulamasıyla geri dönüşüm konusunda bambaşka bir noktaya gidecek. Artık pet, cam ve metal şişeler çöp kutuları yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılacak. DOA logolu ürünlerde tüketiciler depozito bedellerini geri alabilecek. İlk aşamada sistem 0,33, 0,5 ve 1,5 litrelik ambalajlarda uygulanacak. İlerleyen süreçte 5 litrelik ambalajların da sisteme dahil edilmesi bekleniyor" açıklamalarında bulundu. GERİ DÖNÜŞÜM ORANININ YÜZDE 40'A ÇIKMASI HEDEFLENİYOR Depozito sisteminin yalnızca çevresel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Badem, uygulamayla birlikte Türkiye'nin geri dönüşüm oranında önemli bir artış beklendiğini ifade ederek, "2013 yılında yüzde 13 seviyesinde olan geri dönüşüm oranının bu uygulamayla birlikte 2026 yılında yüzde 40'a çıkarılması hedefleniyor. Avrupa'da ve Amerika'da uzun yıllardır başarıyla uygulanan bu sistemin Türkiye'de de kısa sürede benimseneceğine inanıyoruz" dedi. GERİ KAZANILAN AMBALAJLAR İTHAL HAM MADDE İHTİYACINI DA AZALTACAK DOA sisteminin sanayi açısından sağlayacağı kazanımlara da dikkat çeken Badem, geri kazanılan ambalajların üretim süreçlerine yeniden dahil edilmesinin ithal ham madde ihtiyacını azaltacağını belirterek, "Kapaklarımızı, etiketlerimizi ve ambalajlarımızı uygun hale getirdik. Bütün depozitolu ambalajlarımızın hepsinde geri dönüşüm logolarımız mevcut. Türkiye'de üretilen plastiğin yaklaşık yarısı gıda ambalajı sanayisinde kullanılıyor. Uygulamayla hedeflenen yüzde 40 geri dönüşüm oranı sayesinde ambalajların önemli bir bölümü yeniden ekonomiye kazandırılacak. Bu durum hem sanayinin ithal ham madde ihtiyacını azaltacak hem de Türkiye'nin ithalat faturasının düşmesine katkı sağlayacak" ifadelerinde bulundu. BADEM PINARI HAKKINDA Badem Pınarı, Kırşehir'deki üretim tesislerinde doğal kaynak suyu üretimi gerçekleştiren, ileri üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla faaliyet gösteren yerli bir markadır. Saatte 135 bin şişe üretim kapasitesine sahip olan şirket; çevre dostu üretim uygulamaları, geri dönüşüm odaklı projeleri ve kaynak verimliliğini artıran yatırımlarıyla içecek sektöründe sürdürülebilir üretim anlayışını desteklemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı Haber

DHL Express, Tayvan-Avrupa Bağlantısını Güçlendirmek İçin Direkt Uçuş Başlattı

DHL Express, Taipei ve Leipzig'i birbirine bağlayan yeni bir uçuş başlatarak hava ağını güçlendirdi. Boeing 777 kargo uçağıyla sunulan hizmet, haftalık yaklaşık 200 tonluk kapasiteyle önceki hizmetin iki katına çıktı. Asya ile Avrupa arasında artan gönderi talebini karşılamak üzere hem taşıma kapasitesi artırıldı hem de transit süreleri iyileştirildi. DHL Express ve Lufthansa Cargo'nun ortak girişimi AeroLogic tarafından işletilen bu rota, Leipzig ve Taipei arasında haftada iki kez gerçekleştiriliyor. DHL Express Tayvan CEO’su Samuel Lee, "Yeni rotanın hayata geçirilmesi yalnızca Tayvan ile Avrupa arasındaki bağlantıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda genel operasyonel verimliliğimizi ve kapasitemizi de artırıyor. Kargo uçaklarına ve özel uçuş rotalarına yaptığımız sürekli yatırımlar, Tayvan'ın büyümesine ve küresel ticaretteki konumuna olan güçlü güvenimizi yansıtıyor. Devam eden ağ optimizasyonlarımız sayesinde, müşterilerimizin uluslararası pazarlara daha büyük bir esneklikle açılmalarına olanak tanıyoruz” dedi. Yeni rota, Güney Tayvan'a yönelik ithalat operasyonlarını da optimize ediyor. Güney Tayvan'dan gelen gönderiler daha verimli bir şekilde işlenip sevk edilebiliyor; bu da toplam transit süresini yaklaşık yarım gün azaltarak hizmet hızını ve güvenilirliğini artırıyor. IATA'nın son istatistikleri, Tayvan'ın geçen yıl hava kargo hacminde küresel olarak dokuzuncu sırada yer aldığını gösteriyor. Yapay zekâ (AI) ve yarı iletkenler gibi temel sektörlerdeki ihracatı dünyaya öncülük ederken, yalnızca Taoyuan Uluslararası Havalimanı 2025 yılında toplam 2,5 milyon ton kargo hacmine ulaştı. 2026 DHL Küresel Bağlantılılık Raporu'na göre, yapay zekâ çipleri, sunucular ve diğer yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan talebin etkisiyle Tayvan'ın küresel ticaretteki konumu önemli ölçüde güçlendi ve sıralaması 36'dan 32'ye yükseldi. Şu anda Avrupa'ya yapılan sevkiyatların %60'ından fazlası yüksek teknoloji sektöründen kaynaklanıyor. Yeni uçuşun bu büyüyen talebi daha da desteklemesi bekleniyor. DHL Express; hızlı, güvenilir ve yüksek kaliteli sınır ötesi teslimat çözümleri sunmak için yatırımlarına devam ediyor. Dünyanın en büyük çift motorlu uçağı olan Boeing 777 kargo uçağı, tüm çift motorlu kargo uçakları arasında en yüksek taşıma kapasitesine ve menzile sahip. Boeing 747 ile karşılaştırıldığında karbon emisyonlarını %18'e kadar azaltarak DHL'in sürdürülebilir, düşük karbonlu lojistik taahhüdünü de destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.