Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İthalat

Kapsül Haber Ajansı - İthalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İthalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor Haber

EİB, Çin’e 1 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Çalışmalarını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44,62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3,23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53,7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor Haber

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinden doğarak bugün Avrupa başta olmak üzere yurt içinden Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Koch Lojistik, 2024 yılında filosuna kattığı Renault Trucks çekicilerden duyduğu memnuniyet doğrultusunda yatırımını büyüttü. Yıllık ortalama 7.000 taşıma operasyonu gerçekleştiren Koch Lojistik, yeni 10 adet ADR’li Renault Trucks T 480 çekici ile 2026 yılı hedeflerine doğru ilerliyor. Yeni araçlar Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza’da Koch Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ayşe Kalafatoğlu ve Merve Şenel’e teslim edilirken Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Kocaeli Şube Direktörü Ahmet Güler teslimatta bulundular. Koch Lojistik, uluslararası taşımacılıkta ithalat, ihracat ve transit operasyonlarıyla Avrupa’nın neredeyse tamamına hizmet sunuyor. Türkiye'den Avrupa ülkelerine, dönüşlerde de ithalat olarak Türkiye'ye veya Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan güzergahlarına Avrupa'dan direkt transit taşıma operasyonları gerçekleştiriliyor. Gıda tankerleriyle likit taşımacılık dahil olmak üzere başta gıda, yedek parça, mobilya, ilaç gibi geniş bir sektör yelpazesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Fatsa merkezli şirket, bölgesel gücünü uluslararası operasyon ağıyla birleştirerek hem istihdama hem de sektöre katkı sağlıyor. Fatsa’dan global markaya dönüşüm: Kochex Teslimat töreninde açıklamada bulunan Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşe Kalafatoğlu, şirketin dönüşüm sürecine dikkat çekerek; “40 yılı aşkın süredir yürüttüğümüz operasyonlarımız, bugün hizmet çeşitliliği, Asya ve Avrupa’daki yeni şirket yapılanmalarıyla da daha geniş ve güçlü bir yapıya ulaştı. Bu nedenle global hedeflerimizle tam uyumlu bir yapı oluşturarak tüm lojistik faaliyetlerimizi Kochex markası altında birleştiriyoruz. Yenilenen markamızla uluslararası pazarlarda daha büyük hedeflere emin adımlarla ilerliyoruz. Bu doğrultuda filomuzu da geliştirmeye devam ediyoruz.” “Memnuniyetimiz, yeni yatırımı beraberinde getirdi.” Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Merve Şenel ise Renault Trucks araçlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi; “2024 yılında filomuza kattığımız Renault Trucks çekiciler, filomuza yüksek değer kattı. Özellikle yakıt performansı, sürücü memnuniyeti ve yaygın servis ağı bizim için belirleyici unsurlar oldu. Yakıt tasarrufu doğrudan maliyet avantajı sağlarken bakım maliyetlerinin de düşük olması operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Bu memnuniyet doğrultusunda filomuza yine Renault Trucks T çekiciler ile yatırım kararı aldık.” Yeni Renault Trucks araçlarla birlikte toplam 140 çekicilik bir filoya ulaşan Koch Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Şirket, 2025 yılı hedeflerini gerçekleştirerek yaklaşık %30 büyüme kaydederken, 2026 yılında da benzer bir ivme öngörüyor. “Renault Trucks, Satış Sonrası Hizmetleri ile her zaman yanımızda” Merve Şenel; “Büyüme ivmemiz kesintisiz devam ederken hizmet kalitemizden ödün vermemeyi önceliklendiriyoruz. Gıda taşımacılığı başta olmak üzere tüm operasyonlarımızda yüksek standartlardan ödün vermiyoruz. Bu anlamda birlikte çalıştığımız çözüm ortaklarımızla iş birliğimize azami özen gösteriyoruz. Renault Trucks’ın Satış Sonrası Hizmet desteği kesintisiz ve verimli bir operasyonel süreç yönetmemizi sağlıyor” şeklinde açıklıyor. Koch Lojistik, Renault Trucks’ın Optifleet Filo Yönetim Sistemi’nden de yararlanıyor. Araçların güncel ve geçmiş konum ve teknik bilgilerine ulaşabiliyor, takograf verilerini uzaktan indirebiliyor, sürücüler arasında karşılaştırma yaparak yakıt tüketiminde iyileştirme sağlayabiliyor. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise Koch Lojistik’in yeni alımlarına ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor; “Koch Lojistik ile iş birliğimizin güvene dayalı devamlılığı ve filolarına kattıkları araçlarımızdan elde ettikleri yüksek memnuniyetin, bu yıl 10 adetlik yeni yatırım kararıyla pekişmesi bizim için çok değerli. Renault Trucks T 480 ADR çekicilerimiz; yakıt verimliliği, sürüş konforu ve toplam sahip olma maliyetinde sunduğu avantajlarla müşterilerimizin operasyonel performansına doğrudan katkı sağlıyor. Koch Lojistik’in büyüme yolculuğunda güvenilir bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.” Koch Lojistik, araç yatırımlarında Renault Trucks Finansal Hizmetler’in sunduğu esnek ve çözüm odaklı finansman paketlerinden faydalanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşe Kalafatoğlu; “Renault Trucks Finansal Hizmetler ile çalışmak bizim için stratejik bir tercih. Rekabetçi faiz oranları ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde tüm süreci tek noktadan yönetebiliyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliğimizi artırırken karar alma ve uygulama süreçlerimizi de önemli ölçüde hızlandırıyor” şeklinde belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti Haber

PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti

Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA), Antalya’da düzenlenen 1. Evcil Hayvan Yemi Sektörü Çalıştayı ve ardından gerçekleştirilen 1. Olağan Genel Kurul ile sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Etkinlik, sektörün kritik başlıklarının tartışıldığı ve PETFA’nın gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşma olarak gerçekleşti. Düzenlenen çalıştay, sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşabileceği ve güncel konuların ele alınabileceği bir platform olarak değer yarattı. Çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı temsilcileri, Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı, e-ticaret platformlarının yetkilileri ve sektör paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Öğleden sonra düzenlenen çalışma gruplarında ise sektörün kritik başlıkları olan yem güvenliği, mevzuat uyum ve kontrol süreçleri ile ithalat-ihracat ve piyasaya erişim konuları ele alındı. PETFA’da Görev Değişimi Genel Kurul kapsamında gerçekleşen görev değişimiyle PETFA Başkanlığı, Çağla Çavuşoğlu’ndan Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu’na devredildi. Saraçoğlu, derneğin kedi ve köpek beslenmesi alanındaki bilim odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı ve Türkiye’yi üretim, yatırım ve ticaret açısından daha güçlü bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Petfa’nın Gelecek Dönem Vizyonu Saraçoğlu, PETFA’nın gelecek dönem vizyonunu şöyle açıkladı: "Önceliğimiz, üyelerimizin faaliyetlerini dünya standartlarında ve rekabetçi bir yatırım ortamında sürdürebilmeleri ve büyüme fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirebilmeleridir. Bu doğrultuda, kamu dahil tüm paydaşlarımızla odaklı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gündemimiz, hayvan refahı odağında sektörü geliştirmek ve güvenli mama arzını sağlamaktır." Genel Kurul ve çalıştay kapsamında ele alınan başlıklar, sektörün sürdürülebilir büyümesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir yol haritası sunarken, PETFA’nın önümüzdeki dönemde de sektöre yön veren çalışmalarına devam edeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor Haber

22. Konya Tarım Fuarı, Tarım Sektöründeki Yenilikleri Profesyonellerle Buluşturuyor

Tarım, tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında bölgenin en kapsamlı organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı, sürdürülebilirlik, tarım teknolojileri ve start-up ekosistemi odağında sektöre yön veren yenilikleri gündeme taşıyacak. 22’nci kez düzenlenecek olan fuar, Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Konya Tarım Fuarı, bundan böyle her yıl Nisan ayının ilk Salı günü sektör paydaşlarını bir araya getirecek. Tüyap Konya Fuarcılık A.Ş. organizatörlüğünde; Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Derneği (TARMAKBİR) başta olmak üzere, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve çok sayıda kurumun destekleriyle düzenlenen fuar, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini küresel alıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Açılış sunuculuğunu yapımcı Ömer Kuloğlu’nun yapacağı, 7 salon ve açık alan dahil olmak üzere toplam 96 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek fuar, Türkiye’nin 81 ilinden ve yaklaşık 100 farklı ülkeden gelecek ziyaretçilerle uluslararası bir ticaret platformu niteliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl 251 binin üzerinde ziyaretçi ve 432 katılımcı firmayı ağırlayan organizasyon, bu yıl daha geniş katılımcı profili ve artan uluslararası ilgiyle büyümesini sürdürüyor. Konya Tarım Fuarı, tarım makineleri, traktörler, ekim-dikim ve hasat makineleri, sulama sistemleri, tarım teknolojileri yazılımları, hayvancılık ekipmanları ve yenilenebilir enerji çözümleri gibi geniş bir ürün gamını tek çatı altında topluyor. Bu bütüncül yapı, tarımsal üretim yapan işletmeler ve distribütörler için farklı çözüm ve teknolojilere tek noktadan ulaşma, karşılaştırma ve doğru yatırım kararları alma imkânı sunuyor. Tarımda Teknoloji ve Verimlilik Odağı Öne Çıkıyor Bu yıl fuarda özellikle tarımsal mekanizasyon, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim çözümleri ön plana çıkacak. Tarım teknolojileri geliştiren şirketler, yazılım çözümleri ve yeni nesil ekipmanlar aracılığıyla üretimde verimlilik ve maliyet optimizasyonuna yönelik yeniliklerini sergileyecek. Aynı zamanda fuar, çiftçiler, büyük ölçekli tarım işletmeleri, yatırımcılar, distribütörler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek sektörde güçlü iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlayacak. Katılımcı firmalar için uluslararası pazarlara açılan kapı niteliğinde olan Konya Tarım Fuarı, bölge ülkeleri için ticari iş birliği ve yeni tedarik kanalları oluşturma fırsatının yanında global marka ve üreticilerle yüz yüze bağlantı kurma imkânı tanıyacak. Tarımsal mekanizasyon ve tarla teknolojileri alanında dünya tarım sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan organizasyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesini ve yüksek ithalat hacmini bir araya getiren stratejik bir platform niteliği taşıyor. Seminer programları sektöre damga vuracak Öte yandan fuar kapsamında 7, 8 ve 9 Nisan tarihlerinde 3 gün boyunca bir seminer programı gerçekleştirilecek. Her gün 11.00 – 16.00 saatleri arasında olacak seminerlerde su yönetimi ve tasarruf, tarım makineleri ve mekanizasyon, tarımda dijital dönüşüm ve sektörün geleceğine dair beklentiler gibi başlıklar ele alınacak. Seminerlerde günün başlangıcı Agro TV ile Günaydın canlı yayını ile yapılacak. Fuarın gerçekleştirileceği Tüyap Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde, katılımcı ve ziyaretçi deneyimini daha da geliştirmek amacıyla genel alanlarda kapsamlı yenileme ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirildi. Altyapıdan ortak kullanım alanlarına kadar geniş bir çerçevede ele alınan bu çalışmalar, fuar deneyimini daha konforlu ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Tüyap Fuarcılık Grubu, tüm yatırımlarında uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ederek elde ettiği kazanımları yeniden işine yönlendirmekte; fuar organizasyonlarında katılımcı ve ziyaretçi deneyimini merkeze alan bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeniden markalama süreciyle birlikte bu vizyonunu daha da güçlendiren, fuarcılık sektöründe sürdürülebilir büyüme ve değer üretimi odağında ilerlemeyi sürdürmektedir. Türkiye’nin stratejik konumu ve Konya’nın güçlü tarım sanayisi fuarı bir çekim merkezi haline getirirken, fuar boyunca önemli ticari iş birliklerine imza atılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor Haber

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor

Türkiye’nin kompresör, vakum ve basınçlı gaz teknolojileri alanındaki çatı kuruluşu Kompresör, Vakum ve Basınçlı Gaz Ekipmanları Derneği (KOMSAD), sektörel kalite altyapısını güçlendirecek kritik bir yatırımı 2026 yılı içinde hayata geçirmeye hazırlanıyor. KOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakub Tüfekci, uzun süredir ihtiyaç duyulan Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı için sürecin resmileştiğini, teknik değerlendirme ve satın alma aşamasına geçildiğini açıkladı. 2023 yılında kurulan KOMSAD, sanayinin tümüne hitap eden kompresör, vakum ve basınçlı gaz ekipmanları sektörünü tek çatı altında toplayarak kaliteyi artırmayı, ortak hareket kültürünü güçlendirmeyi ve güçlü bir temsiliyet sağlamayı hedefliyor. Bugün 60 üye firma ve 8 komite ile faaliyetlerini sürdüren dernek, 2025 yılı boyunca yoğun bir mesai yürüttü. İlgili Bakanlıklar, TOBB, TSE ve MAKFED nezdinde sektörün resmi temsilini üstlenen KOMSAD; ürün gruplarına ilişkin teknik rapor ve görüşlerini kamu kurumlarına iletti. Basınçlı hava ölçüm laboratuvarları konusunda yürütülen çalışmalar kapsamında TSE ile resmi protokol imzalanırken, teknik şartnameler de oluşturuldu. Hâlihazırda devam eden teknik değerlendirme ve satın alma süreciyle birlikte KOMSAD’ın hedefi, 2026 yılı içinde Türkiye’ye kazandırılacak Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı sayesinde sektörün uluslararası standartlarda test ve ölçüm altyapısına kavuşmasını sağlamak. Yeni nesil basınçlı hava teknolojileri ilk kez vitrine çıkıyor Bu yıl Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA’nın, basınçlı hava sektörü için büyümenin itici gücü olacağını ifade eden Tüfekci, fuarın sektöre yeni bir ivme kazandıracağını vurguladı. KOMSAD olarak bölgenin ve sektörün en büyük uluslararası sanayi fuarında yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirten Tüfekci, 2024 edisyonunun ardından ikinci kez ortak katılım sağlayacaklarını ve WIN EURASIA’nın sektörde yeni iş birliklerinin önünü açarak büyüme sürecine somut katkı sağlayacağını ve sektöre yön veren bir platform olacağını vurguladı. COMVAC sektörü olarak 20’yi aşkın firma ve bin metrekareyi aşan sergileme alanıyla WIN EURASIA 2026’da güçlü bir katılım gerçekleştireceklerini belirten Tüfekci, üyelerinin hem mevcut hem de yeni ürünlerini sergileyeceğini, birçok yeni lansman ve iş birliği duyurusunun da fuar kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Basınçlı hava dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türü Elektrikten sonra dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türünün basınçlı hava olduğunu belirten Tüfekci, “Sanayide tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 20’si basınçlı hava sistemleri tarafından tüketiliyor. Bu nedenle sektörde verimlilik ve kapasite artışları, kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yönetim teknolojileri, veri yönetimi ve bulut çözümleri gibi başlıklar kritik önem taşıyor. Basınçlı hava sistemleri, fabrikaların adeta kalbi olarak konumlanıyor. Üretici firmalar; emre amadelik, verimlilik ve kesintisiz çalışma için yeni yazılım ve otomasyon çözümleri geliştiriyor” ifadelerini kullandı. Tüfekci; “Fuarda; vidalı ve turbo kompresörlerden basınçlı hava kurutucuları ve filtrelere, blower sistemlerinden vakum pompalarına, basınçlı hava ve gaz tanklarından azot ve oksijen jeneratörlerine, sensör ve ölçüm sistemlerine kadar başlıca ürün gruplarımız sergilenecek. Bazı firmalarımız yeni ürünlerini ilk kez WIN EURASIA 2026’da vitrine çıkaracak” dedi. En büyük sorun kalitesiz ürün ithalatı Türkiye basınçlı hava sektörünün karşı karşıya olduğu en kritik sorunun, Uzak Doğu’dan yapılan standart dışı ve kalitesiz ürün ithalatı olduğunu belirten Tüfekci, “Çin menşeli ithalat adet bazlı olarak vidalı kompresörlerde toplam ithalatın yüzde 75’ine ve düşük güçte pistonlu kompresörler ve blower ürünlerinde ise yüzde 98 seviyelerine ulaşmış durumda” dedi. Tüfekci, standartlara aykırı basınçlı kaplar, uygunsuz soğutucu akışkan içeren kurutucular, deklare edilen performansın altında çalışan ve makine emniyet direktifine aykırı kompresörler; hem insan sağlığı hem de sanayi güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. KOMSAD olarak; Ticaret Bakanlığı’nın İthalat ve Gümrükler Genel Müdürlükleri ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sanayi ve Piyasa Denetim ve Gözetim Genel Müdürlükleri ve TSE ile çok sayıda görüşme gerçekleştirerek teknik rapor ve dilekçeler sunduk” ifadelerini kullandı. Süreçteki çalışmalar ile ithalat denetimlerinin sıklaştırıldığını belirten Tüfekci, “Teknik dosya kontrol sürecine geçildi, 2026 yılı itibarıyla ürünlerin Avrupa direktiflerine uyumluluğunun denetlenmesi planlandı, riskli ürünlerin piyasadan toplatılmasına yönelik çalışmalar hızlandırıldı, İlave Gümrük Vergisi (İGV) kapsamında birçok GTİP kodunda artış sağlandı” diye konuştu. COMVAC gücü WIN EURASIA ’da küresel vizyona dönüşüyor Basınçlı hava, kompresör ve vakum teknolojilerinin sanayinin sürdürülebilirliği, verimliliği ve dijital dönüşümü açısından stratejik konumda olduğunu belirten Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “KOMSAD’ın Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı yatırımı sektörel kalite altyapısı açısından önemli bir adım. WIN EURASIA 2026’ya güçlü ortak katılım ise Türkiye’nin bu alandaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor” dedi. Mengül, “10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğimiz WIN EURASIA verimlilik, dijitalleşme, enerji yönetimi ve güvenlik başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. KOMSAD ve üye firmalarının gerçekleştireceği lansmanlar ve iş birlikleri, COMVAC alanında fuarın küresel ölçekte referans bir platform olma vizyonunu güçlendirecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Lezzetleri ABD’de EXPO West Fuarı’nda Yerini Aldı Haber

Türk Lezzetleri ABD’de EXPO West Fuarı’nda Yerini Aldı

Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri tarafından yapılan Natural Products Expo West Fuarı’nda sağlıklı atıştırmalıklar, hazır yiyecekler, kuru meyveler, doğal ve organik ürünler sergilendi. Natural Products Expo West Fuarı’nda 4. Kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaptıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı olduğunu gösterdiklerini ifade etti. Türk gıda sektörünün ABD’ye ihracatını son 5 yılda yaptığı atakla yüzde 121’lik artışla 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardığı bilgisini veren Işık; “Sağlıklı beslenme Amerika’da yükselen trend. Zeytinyağımızdan kuru meyvelere, deniz ürünlerinden meyve sebze mamullerine, baharatlarımızdan meyve sebzelerimize, sağlıklı atıştırmalıklardan organik ürünlerimize Akdeniz mutfağının en sağlıklı lezzetlerini ABD’de tanıtarak, ABD pazarındaki büyümemizi kalıcı hale getirmek istiyoruz. ABD pazarında 30 yıldır New York Fancy Food Fuarı’nda yerimizi alıyoruz. ABD’ye gıda ihracatımızı artırmak için 2018 yılında başlattığımız Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projemiz ve Natural Products Expo West Fuarı’yla ABD pazarında tanıtım sacayağını kurduk. Önümüzdeki 10 yıllık vadede ABD’ye gıda ihracatında 5 milyar doları aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. Şubat ayında Almanya’da Nürnberg Biofach Organik Gıda Fuarı’nda yerini alan Ege İhracatçı Birlikleri, Natural Products Expo West Fuarı’nda yılın ikinci büyük buluşmasını gerçekleştirmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sonraki durağı 10-13 Mart 2026 tarihleri arasında Tokyo Big Sight'ta düzenlenecek Foodex Japan 2026 51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı olacak. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye’nin gıda ihracatını artırmak için 2026 yılında sonraki durakları 28 - 30 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Summer’26 Fancy Food Show Gıda Fuarı ve 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı olacak. 7000 üzerinde katılımcı ve 65.000 üzeri ziyaretçi ile 4-6 Mart 2026 tarihlerinde 45.kez düzenlenen Natural Products Expo West Fuarında Türkiye Milli Katılımı altında 10 firma yer aldı. T.C. Los Angeles Başkonsolosu Menekşe Onuk ve Los Angeles Ticaret Ataşeleri Ali Dolu ve Merve Tüzer Kaya Türk Firmalarını ziyaret etti. Natural Products Expo West Fuarında Türkiye Milli Katılım Organizasyonuyla katılan firmalar; CHEF SEASONS GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., KIRICI KURU MEYVA VE GIDA SAN VE TİC. A.Ş LİDYA GRAİN TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. NİMEKS ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. OSMAN AKÇA TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. PAGMAT GIDA A.Ş. SANTE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TARİŞ İNCİR VE GIDA ÜRÜNLERİ A.Ş. TIMTAS TARIM ILAC VE MAH. TİC. A.S. YÜCEBAŞ DIŞ TİCARET GIDA SAN. A.Ş. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor Haber

Türk İhracatçısı İçin Pazar Payı Sabit Ama Rekabet Artıyor

The Globby Araştırma Ekibi, 2016-2024 döneminde Avrupa Birliği'nin Çin, ABD, Hindistan ve Türkiye ile yürüttüğü ikili ticareti 97 ürün grubu bazında inceledi. Barış Yaşbala, analizin genel tablosunu özetlerken AB'nin bu dört ülkeden yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirterek, pastanın büyüdüğünü ancak dilimlerin eşit büyümediğini ifade etti. Yaşbala, analizin en çarpıcı bulgusunun otomotiv sektöründe yaşandığını vurguladı. 2016'da Türkiye'nin bu dört ülke arasında AB'ye en fazla otomotiv ihracatı yapan ülke konumunda olduğunu, ancak Çin'in elektrikli araç devrimiyle bu tabloyu tamamen değiştirdiğini aktardı. Çin'in otomotiv ihracatını 8 yılda beş katına çıkararak liderliği devraldığını belirten Yaşbala, Türkiye'nin 29 milyar dolarlık ihracatla hâlâ güçlü bir performans sergilediğini ancak elektrikli araç dönüşümünü yakalamanın artık tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Öte yandan Yaşbala, verilerin umut verici yeni trendlere de işaret ettiğinin altını çizdi. Raylı sistem araçları, savunma sanayii ve bitkisel yağlar gibi kalemlerde Türkiye'nin son 8 yılda çok yüksek büyüme oranları yakaladığını belirterek, ihracat yapısının geleneksel tekstil-otomotiv ekseninden çok daha geniş bir portföye evrildiğini ifade etti. Yaşbala, AB'nin COVID sonrasında benimsediği tedarik zinciri yakınlaştırma stratejisinin Türkiye'nin coğrafi konumunu daha da değerli kıldığını ve hız avantajı gerektiren sektörlerde, özellikle hızlı moda, taze gıda ve sipariş bazlı üretimde Türk ihracatçıların önünde önemli fırsatlar bulunduğunu vurguladı. Yaşbala, tehditlere de dikkat çekerek AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) Türk ihracatçılar için yakın vadedeki en somut risk olduğunu belirtti. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi kalemlerin kapsama girdiğini hatırlatan Yaşbala, Türkiye'nin bu sektörlerde önemli bir ihracatçı olduğunu ve karbon ayak izi raporlamasının artık bir pazar erişimi koşulu haline geldiğini aktardı. Hindistan'ın özellikle elektrik-elektronik ve kimyasal sektörlerinde hızla yükseldiğini de ekleyen Yaşbala, Türk ihracatçıların veri odaklı karar almayı, elektrikli araç ekosistemini hızlandırmayı ve yeşil dönüşüme bugünden hazırlanmayı geciktirmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti Haber

Türk İhracatçıları Türkmenistan’a İhracatta Zirveye Gözünü Dikti

Türk ihracatçıları iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak için bu sene 10-12 Şubat 2026 tarihlerinde 12’ncisi düzenlenen Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na yoğun ilgi gösterdi. Fuarda Türkiye’den 87 firma ve kuruluş yerini aldı. Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışını Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcı Ö. Volkan Ağar ve Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nökergulı Ataguliyev gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege İhracatçı Birlikleri’ni temsil etti. Türkmenistan’ın ithalatında ikinci ülkeyiz hedefimiz birinci ülke olmak Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracatının 2025 yılında yüzde 19,3’lük artışla 885 milyon dolardan 1 milyar 56 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların dış ticaretin artması için elverişli bir zemin oluşturduğunu vurguladı. İki ülke arasında dengeli bir dış olduğunun altını çizen Ertan, “Türkmenistan’ın yıllık 5,7 milyar dolarlık ithalatından yüzde 19 pay alıyoruz. Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ikinci sıradayız. Bu tür temasları sıklaştırarak Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler listesinde zirvenin yeni sahibi olmak istiyoruz” şeklinde konuştu. 2025 yılında Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracat yaptığı sektörler hakkında bilgi veren Ertan şöyle devam etti: “Çelik sektörümüz ile Demir ve Demirdışı Metaller sektörümüz 252 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Elektrik ve elektronik sektörü 213 milyon dolar, kimya sektörü 185 milyon dolarlık ihracatla ilk üç sırayı paylaşıyorlar. Gıda sektörlerimizde ilk sırada 32 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü yer alırken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz 22 milyon dolar ihracat yapıyor. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimiz ise 6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.” Türk kanatlı sektörü ihracatta ikinci sırada Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Akdeniz ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkmenistan 2024 yılı su ürünleri ve hayvansal mamuller ithalatı 68 milyon ABD doları olurken, Türkiye 8 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 14,5 milyon dolarlık ihracatla ABD’nin ardından ikinci büyük tedarikçi oldu. Türkiye, 2025 yılında ise Türkmenistan’a 16 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 20 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirdi. Türk kuru meyve sektörü Türkmenistan’da yerini aldı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkiye 2025 yılında Türkmenistan’a yaptığı 1,6 milyon dolarlık kuru meyve ihracatını 5 milyon dolara taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.