Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İtü

Kapsül Haber Ajansı - İtü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnci Akü’nün #HerAküBirTohum Projesi’nden 100 Bin Tohum Daha Haber

İnci Akü’nün #HerAküBirTohum Projesi’nden 100 Bin Tohum Daha

İlk etapta doğayla buluşturulan 100 bin tohumun ardından, yeni faz kapsamında 100 bin tohum daha ekosisteme kazandırılarak toplam etkinin 200 bin tohuma ulaşması hedefleniyor. Proje, 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde “2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü”ne de layık görüldü. İnci Akü’nün ecording iş birliğiyle yürüttüğü #HerAküBirTohum projesi, ikinci fazıyla ekosistem restorasyonuna katkı sağlamayı sürdürüyor. ecoDrone teknolojisiyle gerçekleştirilen ekim çalışmalarıyla doğa temelli çözümler geliştirilmesine katkı sunan proje, 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde “2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, zirveye ev sahipliği yapan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin rektörü Prof. Dr. törende İTÜ Rektörü Hasan Mandal tarafından İnci Akü’ye takdim edildi. ecoDrone teknolojisi ve yeni tohum türleriyle yeşil destek Projede kullanılan ecoDrone teknolojisiyle ulaşılması güç bölgelerde hızlı ve ölçülebilir ekim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Böylece iklim krizinin etkilerine karşı doğa temelli çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. Bu çözümler kapsamında İnci Akü’nün desteğiyle ilk fazda toprakla buluşan 100 bin tohum yangın sonrasında Muğla bölgesinin restorasyonuna katkı sağladı. İnci Akü ve ecording iş birliğinin ikinci fazında ise, biyolojik çeşitliliği desteklemek amacıyla danışman akademisyenler tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler doğrultusunda, bölge koşullarına uygunluğu teyit edilen Defne, ana tür Kızılçam ile İnci Akü adına gerçekleştirilecek ekim çalışmalarına dahil edilecek. Uygulamaya alınan bu modelle biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, toprak yapısının güçlendirilmesi ve ekosistemin doğal onarım sürecine katkı sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamında İnci Akü ve EAS marka akü satın alan tüketicilere satış sonrasında iletilen SMS ile ulaşılan tohum takip sistemi üzerinden tohumların doğadaki serüveni e-postalar ile izlenebiliyor. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuzu somut adımlarla atıyoruz.” İnci GS Yuasa Akü Yatırım, Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Andrea Mazzone, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İnci Akü olarak sürdürülebilirliği yalnızca operasyonlarımızın değil, uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın da merkezinde konumlandırıyoruz. ecording iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz #HerAküBirTohum projesinin ilk fazında 100 bintohumu doğayla buluşturmanın mutluluğunu yaşarken, ikinci faz kapsamında 100 bin tohumu daha doğayla buluşturarak toplam etkimizi büyütmeye devam ediyoruz. Bu defa Hisarönü, Muğla bölgesinde ekosistemlerin yeniden canlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İş birliğimizin ikinci yılında ise projeyi daha kapsamlı bir ekosistem restorasyonu yaklaşımıyla geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda biyolojik çeşitliliği destekleyen farklı bitki türlerini de projeye dahil ederek sahadaki ekolojik faydayı artırmayı amaçlıyoruz. Projemizin 11. Karbon Zirvesi’nde 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’ne layık görülmesi ise sürdürülebilirlik odağımızın ve attığımız somut adımların değerli bir göstergesi oldu.” Birden fazla sürdürülebilir kalkınma amacına katkı #HerAküBirTohum projesi; İklim Eylemi, Karasal Yaşamın Korunması, Sorumlu Üretim ve Tüketim, Eşitsizliklerin Azaltılması ve Amaçlar İçin Ortaklıklar başlıklarında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı sunuyor. ecording’in #Mission2030 vizyonuyla uyumlu ilerleyen proje, karbon nötr bir gelecek hedefi doğrultusunda somut çevresel fayda yaratmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde büyük sektör buluşması Haber

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde büyük sektör buluşması

Arlight, Fagerhult Group’un küresel vizyonunu yerel uzmanlığıyla birleştirerek, akademiye sunduğu kesintisiz katkı ile aydınlatma sektörünün gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversite’nde düzenlenen “Türkiye ve Ötesi İçin Düşük Karbonlu, Yüksek Konforlu Entegre Aydınlatma Stratejileri” (Low Carbon, High Comfort Integrated Lighting Strategies for Türkiye and Beyond) konferansında aydınlatma alanında sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve kullanıcı konforu odağında geliştirilen entegre yaklaşımlar ele alındı. Sektörün önemli oyuncularından Arlight, sağlık yapılarında aydınlatma konusunu Dr. Serhat Özenç sözcülüğünde ele aldı. “Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretiminin neredeyse tamamı aydınlatmada tüketiliyor” Arlight Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretiminin neredeyse tamamının aydınlatmada tüketildiğini söyledi. Bilgiç: “İstanbul Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu uluslararası çalıştay, akademi ile sektörün birlikte üretmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bunun önemini size şöyle anlatabilirim. Türkiye’deki toplam rüzgar ve güneş üretimini topladığınızda, neredeyse tamamını aydınlatmada tüketiyoruz. Dağların tepesindeki rüzgar türbinlerini, geniş arazilere kurulu güneş panellerini düşünün; bunun karşılığı sadece ışık. Bu bize aydınlatmada muazzam bir verimlilik potansiyeli olduğunu söylüyor. Özellikle sağlık yapılarında aydınlatma; verimlilik ile farklı kullanıcı ihtiyaçlarının birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Bu noktada bizim yaklaşımımız, aydınlatmayı bütüncül bir sistem olarak ele almak. Çünkü doğru aydınlatma, doğru senaryoyu kurgulamakla ve gün ışığı ile yapay ışığı birlikte değerlendiren tasarım yaklaşımıyla mümkün oluyor. Arlight olarak, Fagerhult Group’un bilgi birikimini Türkiye’deki saha deneyimimizle birleştirerek, bu tür etkinliklerde aktif rol almayı çok önemsiyoruz. Akademi ile sektör arasında kurulan bu etkileşim, yalnızca bugünün projelerinin ötesinde geleceğin aydınlatma anlayışına da yön veriyor. Bu nedenle bu iş birliklerini, uzun vadeli bir gelişim alanı olarak görüyor ve desteklemeye devam ediyoruz.” “Sağlık yapılarında doğru aydınlatma; iyileşme sürecinin ve operasyonel başarının ayrılmaz bir parçasıdır” Çalıştay kapsamında Arlight adına söz alan Dr. Serhat Özenç de sağlık yapıları gibi kompleks organizmalarda gün ışığı entegrasyonu ile enerji verimliliği ve kullanıcı konforu arasındaki kritik dengeye dikkat çekti. Hastaneler gibi 24 saat yaşayan, farklı kullanıcı gruplarına aynı anda hizmet eden yapılarda aydınlatmanın çok katmanlı bir yaklaşım gerektirdiğini belirten Özenç: "Hastaneler, her metrekaresinde farklı bir senaryo barındıran devasa organizmalardır. Bizim en büyük mücadelemiz; cerrahın ameliyathanedeki keskin görme ihtiyacı ile hastanın odasındaki huzur beklentisini aynı mühendislik potasında eritmektir. Binlerce metrekarelik bu alanlarda gün ışığını akıllı sistemlerle tasarıma dahil ederek, sadece konforu değil, işletme maliyetlerini ve enerji verimliliğini de yönetiyoruz. Çünkü sağlık yapılarında doğru aydınlatma; teknik bir zorunluluk değil, iyileşme sürecinin ve operasyonel başarının ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. Program kapsamında düzenlenen atölye çalışmaları ve oturumlar, katılımcıların farklı başlıklarda bir araya gelerek bilgi paylaşımında bulunmasına ve güncel yaklaşımları çok yönlü olarak değerlendirmesine olanak sağladı. Uluslararası ölçekte araştırmacıların, akademisyenlerin ve sektör profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen çalıştayda; düşük karbon hedefleri doğrultusunda aydınlatma tasarımının rolü, gün ışığı ve yapay aydınlatmanın birlikte ele alındığı bütüncül çözümler ve kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımları kapsamlı biçimde tartışıldı. Farklı disiplinleri bir araya getiren çalıştay, hem teorik bilgi paylaşımına hem de uygulamaya yönelik yaklaşımların değerlendirilmesine olanak sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon El İzi Yüksek Olanlar Konuştu

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı(ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde, “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi’ni 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de Karbon Nötr gerçekleştirerek Karbon El İzi yükseltenleri ödüllendirdi. Karbonsuz karbon zirvesinin Karbon El İzi yüksek oldu İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu günlük yaşam ve iş dünyasında doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi(KAİ) yaparız. İklim değişikliği mücadelemizde, bu gidişata dur demek için gücümüz, yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi(KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir. Zirvemizi ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştirerek etkinliğimizin KEİ yüksek etkisi için uğraştık. İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ile ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan zirveyi açarak sergide incelemede bulundular bilgisini verdi. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanı Prof.Dr. Halil Hasar ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın delegeye hitaplarını sunan Prof. Karaosmanoğlu Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz çıktılarıyla ayrıcalıklı konumda. Oturum başkanlarımıza, konuşmacılarımıza ve yüksek paydaş katılımı başarımız için delegelerimize hassaten teşekkür ediyorum.Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı için çalışmaya başladık dedi. BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı Prof. Karaosmanoğlu çocuklara ulaşarak sürdürülebilir yaşam kültürü kazandırılması, iklim okuryazarı ve KEİ yüksek nesillere katkı SÜT-D hedefimiz için her eğitim yılında bir okulu seçerek öğrenci, öğretmen ve velilerle ilerleyerek eğitim ve uygulamalar yapıyoruz. Bu yıl Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi(BİLSEM) paydaş okulumuz.BEŞİKTAŞ BİLSEM İpsiz Karbon Takımı okullarında ayrı topladıkları atıklardan kuklalar tasarlayıp, yaptılar. Kuklalarının sesi ile bizlere gezegenin iklim krizi çığlığını anlattılar. SÜT-D 2026 Küçük Karbon Kahramanı Ödülü takdimini İTÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İpek Akın Karadayı, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı Dr. Hasan Özçelik birlikte yaptılar. SÜT-D Düşük Karbon Kahramanları SÜT-D 2026 DÜŞÜK KARBON KAHRAMANLARI AKSA Doğalgaz: Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği AKSA Jeneratör: GreenTech ile Enerji Çözümlerimiz İklim Dostu DANONE Türkiye: Sürdürülebilir Çiftlik ENDA Enerji: Suyumuzu yönetiyor, Karbonumuzu Azaltıyoruz ETİ Bakır: Entegre Sürdürülebilirlik Modeli HALKBANK: Enerji Verimliliğiyle Geleceğe Yatırım İMMİB: SEE BRIDGE Projesi İNCİ Akü: Her Akü Bir Tohum İSTAÇ: Güneş’le Daha Güçlü KADOOĞLU Yağ: Ayçiçekte Saklı Güneş, İklimimize Kardeş KARTAL Belediyesi: Ağaçlar Kitap Açıyor KOCAELİ Sanayi Odası: Sanayinin Sürdürülebilir Performans Liderleri NEŞE YENİCE: SÜT-D Seçimi SHELL ve TURCAS Petrol: Toprağa Değil, Geleceğe Dokunuyoruz SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon: TRACE: Analizden Prosese-Daha Az Enerji, Daha Düşük Karbon TKYB: Sürdürülebilir Finansman Yolunda Doğa Pozitif, Düşük Karbon TSKB: Yeşil Dönüşüm İçin Türkiye Yeşil Fonu VAKIFBANK: Veri-Validasyon-Verim-Karbon Azaltımı VAKIF Katılım Bankası: Geleceğe Vakfedilen Enerjimizin Gücü Değerlerinde ve Güneş'te Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Adil Pelister Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Adaylığını Açıkladı Haber

Adil Pelister Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Adaylığını Açıkladı

Adaylık açıklamasında Türk ihracatçısının dinamizmine ve üretim gücüne vurgu yapan Adil Pelister, TİM’i daha katılımcı, çözüm odaklı ve proaktif bir yapıya kavuşturmayı hedeflediğini belirtti. Pelister, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin ana eksen olduğu bir dönemden geçiyoruz. İKMİB çatısı altında sektörümüzle birlikte yakaladığımız başarı grafiğini ve edindiğimiz tecrübeyi, şimdi tüm ihracat ailemizin hizmetine sunmak için yola çıkıyoruz. TİM, ihracatçının her sorununda anında çözüm üreten ve politika geliştiren bir güç merkezi olacaktır. Önümüzdeki günlerde vizyonumuzu ve projelerimizi kapsamlı şekilde duyuracağız.” Adil Pelister Hakkında: 1962 yılında İstanbul’da doğan Adil Pelister, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği Bölümü’nü 1983 yılında başarıyla tamamladı. Evli ve iki çocuk sahibi olan Adil Pelister, 1987 yılında Beta Kimya San. ve Tic. A.Ş.’yi kurdu. Nisan 2018’de İKMİB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Pelister, iki dönem boyunca kimya sektörünün ihracatının gelişmesi için çalıştı. Sektör bu dönemde Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü konumuna yükseldi. Nisan 2026’da görevi Sn. V. İbrahim Aracı’ya devreden Pelister, halen İKMİB Yönetim Kurulu Üyeliği ve TİM Başkanvekilliği görevlerini yürütüyor. 43 yıldır Kimya Mühendisliği yapan Pelister’in ayrıca şu üyelikleri bulunuyor; (DEİK), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Denetim Kurulu Üyesi DEİK- Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi (İTÜ) İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Danışma Kurulu Üyesi ASAD (Aerosol Sanayicileri Derneği) Üyesi İstanbul Sanayi Odası Kimya Meslek Komitesi Üyesi Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Üyesi POLYDER- Poliüretan Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği Üyesi HİSİAD (Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği) Üyesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek Haber

Karbonsuz Karbon Zirvesinde Karbon Cimrileri Ödüllendirilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmî erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde İTÜ’de bir araya getirirken karbon cimrilerini ödüllendirecek. Karbonsuz karbon zirvesinde liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu, 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi açılışını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal ve ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan yapacak. Etkinliğimizin ikinci gününe Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr.Zafer Demircan’ın teşrifini bekliyoruz. ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak delegelere hitap ederken “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman; Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz; Tekstil Sektörü ve Karbon Yönetimi; Karbon Yönetimi ve Endüstri; Karbon Yönetimi ve Enerji” adlı oturumlarımızda liderler ülkemiz ve gezegenimiz için konuşacak. Antalya’da Kasım 2026’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde zirvemiz ayrıcalıklı konumda bilgisini vererek 2048 Karbon Nötr hedefiyle ilerleyen İTÜ’nün 2025 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 25.; Avrupa’da 15.; Türkiye’de 1’inci, baharda ayrı güzel Ayazağa Yerleşkesi’ndeki konusunun ilki ve teki etkinlik için davetini sundu. SÜT-D karbon cimrilerini ödüllendirecek Faaliyetlerinde Türkiye karbon yönetimi kapasitesini artırma ile karbonsuzlaşma yolunda, sürdürülebilir yaşamda bilgi ve farkındalığı yaymanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü ve SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödülü ile karbon cimrilerini, ödüllü zirvemizde ödüllendiriyoruz. SÜT-D’nin de ödülleri var.SÜT-D’nin Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2023 yılı birincisi İstanbul Karbon Zirve’miz ile 2021 yılı birincisi de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz gururlarımız. Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 2025-2026 Eğitim Yılı paydaş okulumuz. Zirvenin ilk gününde SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) İpsiz Karbon Takımı Gösterisi, ikinci gününde, başvuru rekoru kırılan SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde heyecan ve neşe eşliğinde umudumuzu, ülkemizin iklim değişikliği mücadelesi başarılarını, karbon cimrilerini alkışlayacağız, dedi. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): Eylül 2013’te kurulan Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D),sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; biyoçeşitlilik kaybı;çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde akademi, eğitim kurumları,iş dünyası, medya, resmi erk, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler ile yakın iş birliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik Haber

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi. IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz” Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz. İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.” İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. “Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.” “Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor. Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Kadın Liderleri Genç Kuşak İle Gökyüzünde İz Bırakmak İçin Buluştu Haber

Havacılığın Kadın Liderleri Genç Kuşak İle Gökyüzünde İz Bırakmak İçin Buluştu

Platformun ilk etkinliği, Boeing’in desteği ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğinde Dünya Kadınlar Günü öncesinde, 5 Mart tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlik, havacılık sektörünün kadın liderlerini, 80 üniversite öğrencisi gençle İTÜ Ayazağa Kampüsü'ndeki Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (İTÜ ARC) buluşturdu. Etkinlik kapsamında Boeing, GE Aerospace, Pegasus Hava Yolları, Türk Hava Yolları, İTÜ, Hitit, Çakmak Avukatlık Ortaklığı ve TAV Havalimanları’ndan kadın mentörler, pilotaj, mühendislik, teknik bakım ve onarım, hava trafik yönetimi, havacılık kurumsal yönetimi ve havacılıkta sürdürülebilirlik gibi alanlarda kariyer yolculuklarını öğrencilerle paylaşırken, birebir gerçekleştirilen hızlandırılmış mentörlük seanslarında katılımcıların sorularını doğrudan yanıtladı. GökyüzündeyİZ – Havacılıkta Kadın Platformu, önümüzdeki dönemde havacılık sektöründe kadın temsilini ve liderliğini güçlendirmeye yönelik önemli projeler hayata geçirmeye devam edecek. Platform, bu doğrultuda, genç kız öğrenciler için mentörlük programları ve eğitici faaliyetlerin yanısıra, mühendislikten pilotaja, bakım onarımdan dijital havacılığa, havacılık yönetiminden havacılık hukuğuna kadar birçok alanda sektörde çalışan kadın profesyoneller için de farkındalık çalışmaları ve kariyer buluşmaları gerçekleştirerek sektörde fırsat eşitliğine ve kadın dayanışmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Platformun kurucularından Ayşem Sargın etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, “Havacılığın sürdürülebilir büyümesi ve başarısı söz konusu olduğunda, sektörde kadın temsilinin artmasının mutlak ve stratejik bir gereklilik olduğuna inanıyorum. GökyüzündeyİZ Platformu, tam olarak bu amaçla, kadınların gökyüzünde bıraktıkları izi büyütmek amacıyla kuruldu. Boeing olarak, bugüne kadar Türkiye’deki ortaklarımızla yürüttüğümüz projelerle binlerce kız öğrenciyi bilim ve havacılığa özendiren çalışmalarda bulunduk. Bugün, GökyüzündeyİZ Platformu olarak düzenlediğimiz etkinlikle havacılığın kapılarını üniversiteli genç kızlarımıza açmaktan ve onlara bu alanda ilham vermekten büyük mutluluk duyuyorum. " dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı Haber

Şenpiliç, İTÜ’de Dijital Dönüşüm Yolculuğunu Gençlerle Paylaştı

Akademi ve özel sektörün bir araya geldiği organizasyonda Şenpiliç, öğrencilerle bir araya gelerek şirketin dijital dönüşüm süreci, bilgi sistemleri altyapısı ve kariyer olanakları hakkında bilgi verdi. Etkinlik kapsamında Şenpiliç’i temsilen Bilgi Sistemleri Direktörü Özgür Tunç konuşmacı olarak yer aldı. Tunç, oturumda Şenpiliç’in yenilikçi teknolojilerle desteklenen üretim yapısını ve dijitalleşme vizyonunu anlattı. ‘Teknolojiyle büyüyen bir üretim anlayışı’ Bilgi Sistemleri Direktörü Özgür Tunç konuşmasında, bilgi sistemleri altyapısından siber güvenlik uygulamalarına, veri analitiğinden üretim yönetimi yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalara değinen Tunç, dijitalleşmenin Şenpiliç için yalnızca bir araç değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olduğunu vurguladı. Etkinlikte ayrıca, şirketi anlatan kısa bir tanıtım videosu izletilerek, bilişim sistemlerinin entegre üretimdeki rolü hakkında örnekler paylaşıldı. Genç yeteneklerle buluşma noktası Etkinlik kapsamında kurulan Şenpiliç standında, öğrencilerle birebir iletişim kurularak iş ve staj fırsatları hakkında bilgi paylaşıldı. Şirket temsilcileri, katılımcılara Şenpiliç’in çalışma kültürü ve kariyer olanakları hakkında bilgi verirken, etkinlik sektördeki profesyonellerle genç yetenekler arasında bir köprü oluşturdu. Organizasyon, geleceğin profesyonellerine ilham vermek ve öğrencilerin sektöre dair farkındalığını artırmak açısından önemli bir platform sundu. Dijitalleşme, sürdürülebilir büyümenin anahtarı Şenpiliç, bilgi teknolojileri ve dijital dönüşüm alanındaki yatırımlarıyla sektöründe fark yaratmaya devam ediyor. Şirket, teknolojiyi üretimin her aşamasına entegre ederek gıda güvenliği, izlenebilirlik ve verimlilik standartlarını sürekli geliştiriyor. İTÜ’de gerçekleştirilen bu buluşma, Şenpiliç’in teknoloji odaklı vizyonunu genç kuşaklarla paylaşması açısından önemli bir platform oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.