Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İtü

Kapsül Haber Ajansı - İtü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Paslanmaz Çelik Sektörünün Geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi'nde Ele Alındı Haber

Paslanmaz Çelik Sektörünün Geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi'nde Ele Alındı

“Türkiye'de Paslanmaz Çelik Sektörünün Yakın Gelecekteki Dönüşümü” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, sektörün rekabet gücünden küresel tedarik zincirindeki değişimlere, yeni kullanım alanlarından nitelikli insan kaynağı ihtiyacına kadar pek çok konu ele alındı. Türkiye'de paslanmaz çelik sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren PASSAD, II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi'ni 13 Ekim 2026'da İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi. Sektörün farklı alanlarından temsilcileri, akademisyenler, kamu paydaşlarını ve öğrencileri buluşturan zirvede, Türkiye'de paslanmaz çelik sektörünün mevcut durumu ve önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği fırsat ve riskler değerlendirildi. Gün boyunca düzenlenen oturumlarda değişen pazar koşulları, küresel rekabet, son kullanıcı beklentileri, teknik gelişmeler ve sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağı gibi başlıklar üzerinde duruldu. Açılışta konuşan PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, “Bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yaptığı için Sayın Hasan Mandal’a ve zirvenin düzenlenmesine katkıda bulunan herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugünkü zirvenin, paslanmaz çelik sektöründeki yeni teknolojileri ele almak ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik vizyonumuzu paylaşmak açısından değerli bir fırsat olmasını diliyorum” dedi. “Zirvede ortaya çıkan fikirlerin somut iş birliklerine dönüşmesini istiyoruz” PASSAD Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli, zirvenin sektör ile akademi arasında kalıcı iş birlikleri geliştirmek açısından önemli bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz ilk zirvede 100'den fazla şirketten 467 katılımcıyı bir araya getirdik. Bu buluşma, sektörümüzün birbirini dinlemeye ve ortak çözümler geliştirmeye ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösterdi. İlk zirvede dile getirilen görüş ve beklentiler, bu yılki programımızın şekillenmesinde de yol gösterici oldu. PASSAD olarak geçtiğimiz bir yıl içinde eğitimden üniversite iş birliklerine kadar farklı alanlarda önemli adımlar attık. Bizim için önemli olan, bu çalışmaların birbirini tamamlaması ve zirvede ortaya çıkan bir fikrin daha sonra bir eğitime, araştırmaya veya sektörün ortak bir çalışmasına dönüşebilmesi. Bu yıl Türkiye'de paslanmaz çelik sektörünün yakın gelecekteki dönüşümünü ele alırken rekabet koşullarından dış ticarete, karbon düzenlemelerinden yeni kullanım alanlarına ve insan kaynağına kadar pek çok başlığı geniş bir perspektifle değerlendirme fırsatı bulduk. Bir üreticinin burada dile getirdiği ihtiyacın bir akademisyenin araştırmasına ya da bir öğrencinin meslek tercihine yön verebilmesini son derece değerli buluyoruz.” “Paslanmaz çeliği artık stratejik bir malzeme olarak değerlendirmeliyiz” İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise dünyada değişen ekonomik ve teknolojik dengelerin paslanmaz çelik sektörüne yeni sorumluluklar ve fırsatlar getirdiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Dünyada jeopolitik dengelerin yanı sıra jeoekonomik ve jeoteknolojik gelişmelerin giderek daha fazla belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Küresel ticaret dinamiklerinin, stratejik ham maddelerin ve teknolojiye dayalı rekabetin önem kazandığı bu ortamda paslanmaz çeliği yalnızca bir metalin ötesinde, stratejik bir malzeme olarak konumlandırmamız büyük önem taşıyor. Sektörün geleceğini şekillendirecek üç temel alan görüyorum. Bunlardan ilki bilgi, bilim ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli üretim; ikincisi sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm; üçüncüsü ise yapay zekâ ve dijital teknolojiler. Bu üç alandaki dönüşümün başarısını belirleyecek ortak unsur ise nitelikli insan kaynağı olacak. Üniversitelerin, bilgi aktarımının ötesine geçerek değişen teknolojilere uyum sağlayabilecek yetkinlikleri kazandıran kurumlar rolünü üstlenmesi gerekiyor. Bu dönüşüm sürecini başarıyla yönetmek ise ancak üniversite ve sanayi iş birliğinin güçlü bir şekilde tesis edilmesiyle mümkün olacaktır. Sektörle üniversiteler arasındaki iş birliğini eğitimden araştırmaya ve teknoloji geliştirmeye kadar genişletmeliyiz. İTÜ olarak sektörün ortak ihtiyaçlarına çözüm üretmek ve bu iş birliklerinde sorumluluk üstlenmek için hazırız.” Zirve kapsamında düzenlenen oturumlarda Türkiye paslanmaz çelik sektörünün gelişimini etkileyen ekonomik ve ticari koşullar farklı yönleriyle ele alındı. Küresel tedarik zincirindeki değişimler, yeni pazar fırsatları ve sektörün rekabet gücünü etkileyen unsurlar değerlendirilirken, paslanmaz çeliğin farklı sektörlerdeki kullanım alanları ve değişen müşteri beklentileri de gündeme geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Paslanmaz Çeliğin Geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde Konuşulacak Haber

Paslanmaz Çeliğin Geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde Konuşulacak

Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD), sanayi, akademi ve kamu temsilcilerini 13 Ekim 2026’da İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenecek II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde bir araya getirecek. “Türkiye’de Paslanmaz Çelik Sektörünün Yakın Gelecekteki Dönüşümü” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede, sektörün rekabet gücü, küresel tedarik zincirindeki değişimler ve yeni kullanım alanları ele alınacak. Türkiye’de paslanmaz çelik sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren PASSAD’ın düzenlediği zirve, sektör temsilcilerine deneyimlerini paylaşma ve ortak öncelikleri değerlendirme fırsatı sunacak. Üretimden ticarete uzanan gündemin ele alınacağı oturumlarda, değişen talep koşulları, son kullanıcı beklentileri ve teknik bilgi ile nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi üzerinde durulacak. “Sektörün gelişimi için ortak önceliklerimizi belirleyeceğiz” Zirveye ilişkin bir değerlendirmede bulunan PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, “Türkiye paslanmaz çelik sektörünün gelişimi için değişen pazar koşullarını yakından takip etmeyi ve yeni kullanım alanlarının sunduğu fırsatları değerlendirmeyi önemsiyoruz. Rekabet gücümüzü artırırken teknik bilgi birikimimizi ve nitelikli insan kaynağımızı da geliştirmemiz gerekiyor. II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde sektörümüzün önündeki fırsat ve riskleri farklı paydaşların görüşleriyle ele alacağız. Bu buluşmanın, ortak önceliklerimizi belirlememize ve sektörün gelişimini destekleyecek iş birliklerine katkı sunmasını bekliyoruz” dedi. Ekonomik gelişmelerden yeni kullanım alanlarına uzanan program Zirve, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, PASSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Cemil Abiş ve PASSAD Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli’nin açılış konuşmalarıyla başlayacak. Programda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, gün boyu sürecek oturumlarda küresel tedarik zinciri, son kullanıcı beklentileri ve paslanmaz çeliğin yeni kullanım alanları ele alınacak. Teknik bilgi, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de programın başlıkları arasında yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank, İTÜ Spor Kulübü Basketbol Takımı’nın İsim Sponsoru Oldu Haber

Halkbank, İTÜ Spor Kulübü Basketbol Takımı’nın İsim Sponsoru Oldu

Spora ve gençlerin gelişimine yönelik desteklerini sürdüren Halkbank, Türk basketbolunun köklü takımlarından İTÜ Spor Kulübü’nün isim sponsoru oldu. Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele eden takım, yeni sezonda sahaya İTÜ Halkbank Spor Kulübü adıyla çıkacak. Halkbank ile İTÜ Spor Kulübü arasındaki sponsorluk anlaşması, İTÜ Ayazağa Yerleşkesi’nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Harun Erdenay ve İTÜ Spor Kulübü Başkan Vekili Kemal Erdenay katıldı. “Bu iş birliğini uzun soluklu bir yatırım olarak görüyoruz” Halkbank olarak sporu ve gençleri desteklemeyi geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirten Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Genç girişimcileri global pazarlara hazırlayan HUBrica Hızlandırma Programımız kapsamında İTÜ ile sürdürdüğümüz iş birliğimizi, İTÜ Spor Kulübü’ne isim sponsoru olarak sahaya taşıyoruz. Halkbank’ın yenilikçi ve duyarlı yaklaşımına en yakın kurumlardan biri olan İTÜ ile iş birliğimizi yalnızca bir isim sponsorluğu olarak değil, profesyonel basketboldan altyapıya uzanan uzun soluklu bir yatırım olarak görüyoruz. Yeni sezonda İTÜ Halkbank Spor Kulübü adıyla sahaya çıkacak takımımızın, 1953’ten bu yana 5 şampiyonluk kazanmış ve parkelere sayısız efsane isim kazandırmış köklü mirası daha da yukarılara taşıyacağına inanıyoruz.” dedi. Sponsorluk anlaşması kapsamındaki NBA Basketball Schools projesine de değinen Recep Süleyman Özdil, “İTÜ Halkbank Spor Kulübü çatısı altında hayata geçirilecek bu modelle gençlerimiz, uluslararası organizasyonlarla dünya standartlarında eğitim alma fırsatına kavuşacak.” diye konuştu. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise şunları söyledi: “253 yıllık İTÜ kültürünün en önemli özelliklerinden biri, öğrencilerimize çok yönlü bir üniversite deneyimi sunması. İTÜ’de öğrenme derslikte ve laboratuvarda başlayıp orada bitmiyor. Bizim ‘kovan’ dediğimiz bu güçlü ekosistemde öğrencilerimiz; proje takımlarında, öğrenci kulüplerinde, sanatta ve sporda sorumluluk alıyor, birbirinden öğreniyor, birlikte geliştiriyor ve birlikte başarıyor. Spor da bu nedenle İTÜ kültürünün ve eğitim anlayışımızın ayrılmaz bir parçası. İTÜ Basketbol Takımımız bu kültürün en köklü temsilcilerinden biri. Türkiye’nin ilk üniversite basketbol takımı olarak 5 lig şampiyonluğu yaşamış, Türk basketboluna çok önemli isimler kazandırmış büyük bir mirası taşıyoruz. Bugün bize düşen, bu mirası yeniden sahaya taşımak ve İTÜ Spor Kulübü Basketbol Takımımızı eski günlerine, Türk basketbolunda hak ettiği yere taşımak. Halkbank ile imza attığımız güçlü, kurumsal ve uzun soluklu iş birliğini de bu yolculuğun çok önemli bir adımı olarak görüyorum. 253 yıllık İTÜ ile Cumhuriyetimizin köklü kurumlarından Halkbank’ın güçlerini birleştirdiği bu yeni dönemde hedefimiz çok net: İTÜ Basketbol Takımımızı yeniden büyük hedeflerin ve başarıların peşinden koşan, öğrencilerimizi ve mezunlarımızı tribünlerde aynı heyecan etrafında buluşturan güçlü günlerine taşımak.” İTÜ Spor Kulübü Başkan Vekili Kemal Erdenay ise şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada olmak benim için çok anlamlı. İTÜ Spor Kulübü’nün Türk basketbolunun lokomotifi olduğunu, çok sayıda oyuncu yetiştirdiğini, milli takıma süper oyuncular yetiştirdiğini gururla vurgulamak isterim… Bizler formayı terletirken gençlere sporu doğru göstermek için emek sarfettik. Bu iş birliği için ülkemizin en büyük değerlerinden biri olan Halkbank’a, yöneticilerine ve çalışanlarına yürekten teşekkür ederim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye ve İTÜ’den “Sürdürülebilirlik Sertifika Programı” İş Birliği Haber

SOCAR Türkiye ve İTÜ’den “Sürdürülebilirlik Sertifika Programı” İş Birliği

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, enerji sektöründe hız kazanan dönüşüm sürecinin gerektirdiği yeni yetkinliklerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile önemli bir iş birliği gerçekleştirdi. İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi koordinasyonuyla düzenlenen programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından takdim edildi. Sürdürülebilirlik Sertifika Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, SOCAR Türkiye’nin enerji dönüşümündeki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Enerji sektörü, sürdürülebilirlik hedefleri, teknolojik gelişmeler ve değişen küresel ihtiyaçlar doğrultusunda çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümün başarıya ulaşmasında en önemli unsurlardan birinin, değişimi anlayan ve yönetebilen nitelikli insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. İTÜ ile hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilirlik Sertifika Programı ile akademinin bilgi birikimini sektörün deneyimiyle bir araya getirerek, profesyonellerin geleceğin ihtiyaçlarına yönelik yetkinliklerini geliştirmeyi hedefledik. Programı başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyor, edindikleri bilgi ve deneyimlerle sürdürülebilirlik dönüşümüne değerli katkılar sunacaklarına inanıyoruz” dedi. Enerji sektörü ve akademi aynı platformda Program kapsamında İTÜ öğretim üyeleri tarafından yürütülen akademik oturumların yanı sıra SOCAR Türkiye yöneticileri ve sektör profesyonellerinin katkı sunduğu endüstri oturumları da yer aldı. Böylece katılımcılar, güncel akademik yaklaşımları sektör uygulamalarıyla birlikte değerlendirme fırsatı buldu. Çevrimiçi formatta yürütülen programın açılış ve kapanış panelleri ise yüz yüze gerçekleştirildi. Sürdürülebilirlik alanında uzmanlaşmaya katkı 4-10 yıl arası deneyime sahip, orta ve üst düzey profesyonellere yönelik tasarlanan program; enerji dönüşümü, karbon yönetimi, yeşil finans, raporlama standartları, sürdürülebilirlik yönetişimi gibi alanları içeren 9 modülden oluştu. Eğitim ve değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, SOCAR Türkiye ve İstanbul Teknik Üniversitesi imzalı başarı sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika töreninin ardından “Liman Gelir Hesapları” kitabı tanıtıldı Sertifika töreninin devamında, SOCAR Terminal CFO’su Kutlu Vardar ve SOCAR Terminal Ticari Alacaklar Müdürü Mehmet Dağduran tarafından kaleme alınan “Liman Gelir Hesapları” kitabının lansmanı da gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyelerinin katkılarıyla hazırlanan eser, liman süreçlerinde rol alan tüm paydaşlar için rehber niteliğinde bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Teorik bilgilerin yanı sıra sahada karşılaşılan gerçek uygulamalara, sık yapılan hatalara ve yönetilmesi gereken risklere de yer veren kitap hem akademik hem de uygulamaya dönük yaklaşımıyla liman ve denizcilik sektörüne farklı bir perspektif sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik’ten Stratejik Teknoloji Hamlesi Haber

Arçelik’ten Stratejik Teknoloji Hamlesi

Arçelik ile Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü arasındaki iş birliğinin imza töreni Çin’in Şanghay kentinde gerçekleştirildi. Törene Arçelik CEO’su Can Dinçer, Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Satın Alma, Tedarik Zinciri ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alp Karahasanoğlu ile Shanghai Jiao Tong Üniversitesi’nin üst düzey akademik temsilcileri katıldı. Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile başlatılacak iş birliği kapsamında Arçelik, Çin’deki Wuxi Ar-Ge Merkezi’nin elektronik, gömülü yazılım ve dijital teknolojiler alanındaki yetkinliklerini daha ileri düzeye çıkaracak. İki kurum; akıllı ev teknolojileri, veri bilimi ve robotik başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışmalar yürütecek. İş birliği ayrıca nesnelerin interneti (IoT), bağlantılı cihazlar, insan-makine etkileşimi (HMI), enerji verimliliği, sürdürülebilir teknolojiler, ileri malzemeler, sensörler ve dijital mühendislik alanlarını da kapsayacak. Global teknoloji ekosistemindeki varlığımızı stratejik iş birlikleriyle güçlendiriyoruz Arçelik CEO’su Can Dinçer, iş birliğinin şirketin global teknoloji ve inovasyon vizyonundaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Arçelik bugün yalnızca beyaz eşya ve tüketici elektroniği üreten bir şirket değil. 28 ar-ge ve tasarım ofisi, 2.000’den fazla araştırmacı, güçlü mühendislik yetkinliği ve 3.000’i aşan küresel patent portföyüyle dünyanın farklı coğrafyalarında teknoloji geliştiren global bir teknoloji şirketi. İTÜ ve ODTÜ başta olmak üzere Türkiye’de ve dünyada köklü üniversitelerle yürüttüğümüz işbirlikleri kapsamında, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile imzaladığımız bu protokol de global ar-ge ve inovasyon yaklaşımımızın önemli bir adımı. Bu iş birliğiyle ile Wuxi Ar-Ge Merkezimizin yetkinliklerini üniversitenin güçlü akademik birikimiyle buluşturacağız. Aynı zamanda bu iş birliği, üniversitedeki araştırmacıların akademik çalışmalarını gerçek endüstriyel ihtiyaçlarla buluşturmasına ve geliştirilen teknolojilerin uygulama potansiyelinin birlikte değerlendirilmesine de imkân sağlayacak. Teknolojide öncü olmanın, dünyanın farklı bölgelerindeki bilgi ve yetenekle buluşmaktan ve güçlü araştırma kurumlarıyla birlikte çalışmaktan geçtiğine inanıyoruz. Çin, sahip olduğu güçlü teknoloji, mühendislik ve insan kaynağı ekosistemiyle global stratejimizde önemli bir yere sahip. Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini de Asya-Pasifik bölgesindeki inovasyon ağımızı güçlendiren ve Çin’in teknoloji ekosistemiyle bağlarımızı derinleştiren stratejik bir adım olarak görüyoruz. Türkiye’den Çin’e, Avrupa’dan dünyanın farklı coğrafyalarına uzanan Ar-Ge ağımız ve güçlü akademik iş birliklerimizle geleceğin teknolojilerinin geliştirilmesinde söz sahibi olmaya devam edeceğiz.” Arçelik Wuxi Ar-Ge Merkezi Çin’in Teknoloji Ekosistemiyle Bağları Güçlendirecek Arçelik, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi-Geleceğin Teknolojileri Global Enstitüsü ile hayata geçirdiği iş birliğiyle Wuxi Ar-Ge Merkezi’ni Çin’in güçlü akademik ve teknoloji ekosistemiyle daha yakın çalışacak stratejik bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyor. İş birliği kapsamında ortak ar-ge projeleri ve lisansüstü çalışmalar ile araştırmacı ve öğrenci etkileşimini kapsayan farklı çalışma modelleri hayata geçirilecek. Böylece akademik bilgi ve araştırmaların teknoloji ve ürün geliştirme süreçlerine daha hızlı aktarılması amaçlanıyor. Ortak çalışmaların ilerleyen dönemde yeni teknolojilere, prototiplere ve ortak patent çalışmalarına uzanan somut çıktılara dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Yol Güvenliği İçin Final Heyecanı Başladı Haber

Akıllı Yol Güvenliği İçin Final Heyecanı Başladı

TURKCELL yürütücülüğünde düzenlenen yarışmada takımlar, 5G şebekesinin sunduğu programlanabilir ağ yeteneklerini yapay zekâ teknolojileriyle bir araya getirerek yol güvenliğine yönelik yenilikçi mobil uygulamalar geliştirecek. 5G ve yapay zekâ yol güvenliği için birleşiyor TEKNOFEST 2026 kapsamında TURKCELL yürütücülüğünde düzenlenen 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması, yeni nesil iletişim teknolojileri ile yapay zekânın yol güvenliği alanındaki potansiyelini ortaya koymayı hedefliyor. Bu yıl ilk kez bu isimle düzenlenen yarışma, 202 farklı üniversiteden 1.240 takımın başvurusuyla yoğun ilgi gördü. Toplam 2.973 öğrencinin başvurduğu yarışmada değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 20 takım, finalde yarışmaya hak kazandı. Yarışma kapsamında öğrenciler, canlı video akışlarını yapay zekâ algoritmalarıyla analiz ederek yol güvenliğini etkileyebilecek unsurları tespit eden mobil uygulamalar geliştirecek. Araç, plaka, araç içerisindeki nesneler ve sürücü davranışları gibi unsurların analiz edilmesine yönelik çözümler geliştirecek takımlar, aynı zamanda 5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız ve programlanabilir ağ yeteneklerinden etkin şekilde yararlanacak. En doğru ve hızlı çözüm için yarışacaklar Yarışmada takımlardan yalnızca yapay zekâ tabanlı analizler geliştirmeleri değil, aynı zamanda TURKCELL tarafından sağlanan Number Verification ve Quality on Demand (QoD) API’lerini etkin biçimde kullanmaları bekleniyor. Takımlar, geliştirdikleri uygulamalarla 5G şebekesi üzerinden iletilen canlı kamera görüntülerini analiz ederek yol güvenliğini tehdit eden unsurları gerçek zamanlı olarak tespit etmeye çalışacak. Yarışmacıların geliştirdiği çözümler; yapay zekâ analizlerinin doğruluğu ve hassasiyeti, 5G ağ yeteneklerinin ve ilgili API’lerin etkin kullanımı, çözümün hızı ve ölçeklenebilirliği ile sözlü sunum performansı gibi kriterler üzerinden değerlendirilecek. Böylece yarışmanın sonunda 5G teknolojisini ve yapay zekâyı yol güvenliği için en verimli şekilde bir araya getiren çözümler dereceye girmeye hak kazanacak. Yarışmanın final etabı, 7-9 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Final sürecinde takımlar, geliştirdikleri mobil uygulamaları kullanarak belirlenen güzergâhta gerçekleştirilecek canlı görüntü analizleri üzerinden çözümlerini test edecek. Yarışmacılar ayrıca Turgut Özal Kongre Merkezi’nde TURKCELL teknik ekibine geliştirdikleri projeleri 10 dakikalık sözlü sunumlarla aktaracak. Üç gün sürecek final programının ilk gününde takımlar Turkcell Tepebaşı Plaza Genel Müdürlük ofisinde bir araya gelerek yarışma öncesi hazırlık ve teknik test süreçlerini tamamlayacak. İkinci gün İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde final yarışması başlayacak ve takımlar gün boyunca sunumlarını gerçekleştirerek geliştirdikleri uygulamalarla yarışacak. Final programının son gününde ise takımlar protokol buluşmasında bir araya gelecek; yarışmanın kapanış programında prestij ödülleri takdim edilecek ve dereceye giren takımların belirlenmesine yönelik süreç tamamlanacak. 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması’nda dereceye giren takımlar toplamda önemli ödüllerin sahibi olacak. Yarışmanın birincisi 175 bin TL, ikincisi 150 bin TL, üçüncüsü ise 125 bin TL ödül kazanacak. Maddi ödüllerin yanı sıra yarışmada En İyi Uygulama Mimarisi Ödülü, En İyi Sunum Ödülü ve TURKCELL Özel Ödülü olmak üzere üç farklı prestij ödülü de takımlara takdim edilecek. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen yarışma, öğrencilerin yalnızca yeni nesil teknolojiler geliştirmelerine değil, bu teknolojileri günlük yaşamın önemli sorunlarına yönelik somut çözümlere dönüştürmelerine de fırsat sunuyor. 5G altyapısının yüksek hız ve düşük gecikme potansiyelini yapay zekânın analiz gücüyle buluşturan yarışma, geleceğin akıllı ulaşım ve yol güvenliği uygulamalarına yönelik yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamayı hedefliyor. 7-9 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek final etabında 20 finalist takım, daha güvenli yolların geleceğini teknolojiyle şekillendirmek için mücadele edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ahmet Çalık Vakfı ve İTÜ Gençleri Veri Odaklı Geleceğe Hazırlıyor Haber

Ahmet Çalık Vakfı ve İTÜ Gençleri Veri Odaklı Geleceğe Hazırlıyor

Ahmet Çalık Vakfı'nın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği İleri Veri Analitiği Eğitim Programı, bugüne kadar 110 genci veri odaklı geleceğe hazırladı. Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik ücretsiz ve çevrimiçi olarak İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen program, katılımcılara gerçek veri setleri üzerinde uygulamalı deneyim kazandırarak, veriyi stratejik bilgiye dönüştürme yetkinliği kazandırıyor. Ahmet Çalık Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğinde, İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen İleri Veri Analitiği Eğitim Programı, bugüne kadar dört eğitim grubuyla büyümesini sürdürdü. Geçtiğimiz yıl ilk iki grupta 80 gence eğitim verilen program, bu yıl gerçekleştirilen üçüncü ve dördüncü gruplarla birlikte toplam 140 katılımcıya ulaştı. Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik tasarlanan program, katılımcılara veri analitiği alanında uygulamaya dönük yetkinlikler kazandırmayı amaçlıyor. Toplam 60 saatten oluşan eğitim kapsamında İTÜSEM akademisyenleri tarafından Veri Analizine Giriş, Gelişmiş Excel ve SQL, Veri Görselleştirme Teknikleri, Temel İstatistik ve Veri Keşfi ve İş Zekâsına (BI) Giriş başlıklarında teorik ve uygulamalı dersler veriliyor. Program sayesinde katılımcılar, gerçek veri setleri üzerinde çalışarak veri analizi, veri görselleştirme ve veri odaklı karar alma süreçlerinde uygulamalı deneyim kazanıyor. “Gençlerin dijital dönüşümün aktif bir parçası olmasını önemsiyoruz” Programın ulaştığı noktayı değerlendiren Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Can Çalık, ‘’Bugün gençlerimize kazandırdığımız her yetkinlik, aslında ülkemizin geleceğine yaptığımız bir yatırımdır. Dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, veriyi anlayan, analiz eden ve doğru yorumlayan gençlerin yetişmesini çok önemsiyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz İleri Veri Analitiği Eğitim Programı da bu anlayışın bir sonucu. Gençlerimizin teorik bilgilerini uygulamayla buluşturarak onları geleceğin iş dünyasına daha güçlü hazırlamayı hedefliyoruz. Programımıza gösterilen ilgi ve bugüne kadar ulaştığımız 140 genç, doğru bir ihtiyaca dokunduğumuzu gösteriyor" dedi. Uygulamalı eğitim kariyer yolculuğunu destekliyor Program kapsamında katılımcılar, Çalık Grubu şirketlerinin sağladığı gerçek veri setleri üzerinde çalışarak teorik bilgilerini uygulamayla pekiştiriyor. Gerçek iş senaryoları üzerinden yürütülen uygulamalar sayesinde veri analitiği süreçlerine ilişkin uygulamalı deneyim kazanıyor, profesyonel hayatta ihtiyaç duyacakları teknik ve analitik yetkinliklerini geliştiriyor. Programın oluşturduğu sektör iş birlikleri de katılımcıların kariyer yolculuklarını destekliyor. Bu kapsamda, Çalık Enerji Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği Departmanı tarafından değerlendirilen adaylar arasından uygun bulunan katılımcılar staj imkânı elde etti. Ahmet Çalık Vakfı Hakkında: Ahmet Çalık Vakfı, müreffeh bir Türkiye için en temel gereksinimler arasında yer alan eğitim, bilim, teknoloji, sosyal ve sağlık alanlarında değer üretmek amacıyla 2021 yılında kurulmuştur. Vakıf, bu alanlarda yenilikçi ve stratejik araştırma-geliştirme projelerini desteklemeyi, kongre ve konferanslar düzenlemeyi, bilim insanlarına, girişimcilere ve öğrencilere katkı sağlamayı hedeflemektedir. Her yaş grubundan bireyin eğitim, sağlık ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olmak; Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak Vakfın öncelikli çalışma alanları arasındadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şenpiliç'ten İTÜ'ye Yeni Kız Öğrenci Yurdu Desteği Haber

Şenpiliç'ten İTÜ'ye Yeni Kız Öğrenci Yurdu Desteği

Türkiye'nin önde gelen piliç eti üreticilerinden Şenpiliç'in Kurucusu ve Onursal Başkanı, aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 1958 yılı İnşaat Fakültesi mezunu Haşim Gürdamar'ın katkılarıyla, Ayazağa Yerleşkesi'nde inşa edilecek yeni kız öğrenci yurdu için protokol imzalandı. Daha önce üniversiteye kazandırdığı Haşim Gürdamar Kız Öğrenci Yurdu ile öğrencilerin barınma ihtiyaçlarına destek olan Gürdamar, bu kez eşi Esen Gürdamar adına hayata geçirilecek yeni yurt projesiyle İTÜ'ye katkılarını sürdürüyor. 260 öğrenciye güvenli ve konforlu barınma imkânı sunacak Ayazağa Yerleşkesi’nde yapılacak yeni kız öğrenci yurdu, 260 öğrenciye konaklama imkânı sağlayacak. Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını desteklemenin yanı sıra kampüs yaşamlarına ve eğitim süreçlerine de katkı sunacak olan yurt, İTÜ’nün güçlü eğitim ekosistemine önemli bir değer katacak. Kurulduğu günden bu yana üretim gücü, istihdamı ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Türkiye ekonomisine katkı sunan Şenpiliç, eğitim alanındaki destekleriyle de gençlerin gelişimine yönelik projelere önem veriyor. Haşim Gürdamar’ın İTÜ’ye kazandırdığı yeni kız öğrenci yurdu projesi, mezunların üniversiteleriyle kurduğu güçlü bağın ve eğitime verilen değerin önemli bir örneğini oluşturuyor. Haşim Gürdamar'ın öncülüğünde hayata geçirilen projenin Şenpiliç açısından taşıdığı öneme değinen Şenpiliç Genel Müdürü Aydın Başyurt, İTÜ yeni kız öğrenci yurdu projesiyle ilgili şunları söyledi: “Öncelikle Şenpiliç ailesine, bu projede emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve katkı sunan herkese en içten teşekkürlerimi iletiyorum. Hep birlikte geleceğe değer katacak böylesine anlamlı bir projeye katkı sağlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitimin, gençlerimizin geleceği için en kıymetli yatırım olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerimizin güvenli, konforlu ve çağdaş bir yaşam alanına kavuşmasının hem akademik hem de sosyal gelişimlerine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Öğrencilerimize en iyi yaşam alanını sunabilmek için projenin her aşamasında uzun vadeli fayda sağlayacak çözümleri ön planda tuttuk. Bu doğrultuda, öğrencilerimizin yeni yurtlarına daha kısa sürede kavuşmalarını sağlamak amacıyla modüler çelik yapı sistemini tercih ettik. Fabrika ortamında kalite kontrollü olarak üretilen yapı modülleri sayesinde kalite standardı korunurken, planlama, tasarım, üretim ve saha hazırlık süreçlerinin eş zamanlı ilerlemesiyle proje süreleri geleneksel inşaat yöntemlerine kıyasla yüzde 40'a varan oranlarda kısalabiliyor. Hava koşullarından kaynaklanan gecikmeleri ve sahadaki iş gücü ihtiyacını azaltan bu yöntem; daha sürdürülebilir üretim süreçleri, daha az atık oluşumu, daha düşük çevresel etki ve daha güvenli şantiye koşulları sunuyor. Böylece hem kampüs yaşamı üzerindeki etkiler en aza indiriliyor hem de öğrencilerimizin uzun süre devam eden bir şantiye ortamından olumsuz etkilenmesinin önüne geçiliyor. Aynı zamanda bu sistem, dayanıklılığı ve deprem güvenliğiyle öğrencilerimize uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri modern bir yaşam alanı sunuyor. İstanbul Teknik Üniversitesi gibi köklü ve ülkemiz için büyük değer taşıyan bir eğitim kurumuna böyle kalıcı bir eser kazandırılmasına destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu projenin, dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güzel bir örneği olduğuna inanıyorum. Yeni kız öğrenci yurdunun başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm İTÜ ailesine hayırlı olmasını diliyor; burada kalacak gençlerimizin başarılı, mutlu ve umut dolu bir üniversite hayatı geçirmelerini temenni ediyorum. Her şey öğrencilerimiz, onların geleceği ve ülkemizin yarınları için.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.