Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İzlenebilirlik

Kapsül Haber Ajansı - İzlenebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzlenebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EİB’de Üst Düzey Atama  Haber

EİB’de Üst Düzey Atama 

Yusuf Gabay, EİB bünyesinde Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık’tan sonra Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevini yürütecek ikinci isim olacak. Gabay, sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ileri taşımak için çalışacaklarını söyledi. EİB sürdürülebilirlikte öncü kurumlar arasında yer alıyor Sürdürülebilirliğin küresel ticaretin geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade eden Yusuf Gabay, Ege İhracatçı Birlikleri'nin bu alanda uzun yıllardır öncü çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Gabay, "Dünya ticaretinin kuralları değişiyor. Artık rekabet karbon ayak izi, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, izlenebilirlik ve sosyal sorumluluk kriterleriyle de şekilleniyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ihracatçılarımız için yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu dönüşüm sürecinde üyelerimizin yanında yer alıyor, sürdürülebilirliği ihracatımızın geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz." dedi. Global Compact'a üye olan ilk ihracatçı birliği EİB'nin sürdürülebilirlik alanında Türkiye'de birçok ilke imza attığını belirten Başkan Gabay, "Ege İhracatçı Birlikleri, dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne (UN Global Compact) üye olan ilk ihracatçı birliği olmuştur. 2021 yılında sorumluluk bildirim raporumuzu sunarak bu küresel inisiyatifin bir parçası olduk. Düzenli olarak yayımladığımız İlerleme ve Sorumluluk Bildirim Raporlarımızla sürdürülebilirlik alanındaki performansımızı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıyoruz." diye konuştu. 8 bin ihracatçı firmanın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyor EİB bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun 12 ihracatçı birliğinin temsilcilerinden oluştuğunu ifade eden Gabay, sürdürülebilir ihracat, dijital dönüşüm, temiz teknolojiler, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Bugün 8 bini aşkın ihracatçı firmamızın yeşil dönüşüm yolculuğuna rehberlik ediyoruz." diyen Yusuf Gabay, şöyle devam etti: "Firmalarımıza karbon ayak izi hesaplama ve yönetimi, sürdürülebilir ihracat stratejileri, döngüsel ekonomi uygulamaları, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi konularda eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Aynı zamanda yeşil finansman kaynaklarına erişim, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası mevzuatlara uyum süreçlerinde de üyelerimize destek oluyoruz. Amacımız ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü korurken yeni ticaret düzenine en hızlı şekilde uyum sağlamalarını desteklemek." 2025 yılında 66 eğitimle 2 bin 500 katılımcıya ulaşıldı Sürdürülebilirliğin bilgi ve farkındalıkla güçleneceğini belirten Gabay, EİB'nin son yıllarda eğitim faaliyetlerine önemli kaynak ayırdığını söyleyerek, "2025 yılı boyunca sürdürülebilirlik temalı 66 eğitim, webinar, panel ve çalıştay düzenledik. Yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ulaştık. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi), tekstilde sürdürülebilir çözümler, karbonsuzlaşma uygulamaları, AB mevzuatları, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim konularında sektörlerimize yönelik çok sayıda program gerçekleştirdik. Bunun yanında kadınlar, gençler, üreticiler ve ihracatçılarımıza yönelik farkındalık projeleriyle sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu da destekledik." diye konuştu. Devlet desteklerinde en kapsamlı hizmeti EİB sunuyor Başkan Gabay, “Devlet destekleri konusunda EİB olarak ihracatçı firmalarımıza en kapsamlı rehberlik hizmeti sunan kurumların başında geliyoruz. Yurt dışı fuarlar, Turquality, UR-GE, marka, tasarım, e-ihracat, pazara giriş belgeleri ve Responsible destekleri başta olmak üzere birçok alanda firmalara danışmanlık sağlıyoruz. Bu çalışmalar sayesinde firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü markalar haline gelmesini destekliyoruz." dedi. Sürdürülebilirlik ödülleri Sektörlerin sürdürülebilir dönüşümünü destekleyen projelere büyük önem verdiklerini dile getiren Gabay, sürdürülebilirlik kriterlerinin EİB'nin UR-GE projelerinde temel öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Tarım sektörlerinde sürdürülebilir üretim ve izlenebilirlik uygulamaları, sanayi sektörlerinde enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojileri, madencilik sektöründe çevre dostu üretim ve kaynak verimliliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Geçen sene ABD, İspanya, Avusturya ve Çin’in de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin aday olduğu yarışmada, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz, İspanya’da düzenlenen 42. Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nden (INC) anlamlı bir ödülle döndü. Birliğimizin gıda güvenliği çalışmaları çerçevesinde geliştirdiği “Aflatoksinli Kuru İncirlerin Sürdürülebilir Yönetimi Projesi”, Palma de Mallorca’daki kongrede, “Sürdürülebilirlik Ödülü”ne değer görüldü. Türkiye’nin projeyle ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım, INC tarafından “küresel ölçekte model” olarak değerlendirildi. Aynı zamanda geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründe gerçekleştirilen Yaşam Döngüsü Analizi Danışmanlığı faaliyetimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından 'İyi Uygulama Örneği' ödülüne layık görülmesi sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızın başarısını ortaya koymuştur." EİB'nin yalnızca üyelerine değil, kendi kurumsal yapısında da sürdürülebilirlik uygulamalarını hayata geçirdiğini belirten Yusuf Gabay, "ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgesi kapsamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dijitalleşme ve kağıtsız ofis uygulamalarıyla kaynak kullanımını azaltıyor, sera gazı emisyonlarımızı uluslararası standartlara uygun şekilde ölçüyor ve çevresel performansımızı düzenli olarak raporluyoruz. Kurum olarak örnek olmayı önemsiyoruz.” dedi. Yeni dönemde odak noktası: Karbon yönetimi ve yapay zeka Yeni dönemde ihracatçıların yeşil dönüşüm sürecine daha güçlü destek vermeyi hedeflediklerini söyleyen Gabay, "Önümüzdeki dönemde firmalarımızın karbon yönetimi ve iklim riskleri konusunda kapasitelerini artırmaya, SKDM ve sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve enerji verimliliği projelerini desteklemeye odaklanacağız. Bunun yanında uluslararası fonlardan daha fazla yararlanılması, Avrupa Birliği projelerinde etkinliğin artırılması ve yapay zeka ile dijital teknolojilerin sürdürülebilirlik çalışmalarına entegrasyonu da önceliklerimiz arasında yer alacak. Hedefimiz, sektörlerimizin sürdürülebilirlik yol haritalarını güçlendirerek Türk ihracatının küresel rekabetçiliğine katkı sunmak." diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart" Haber

"Türkiye Süt Üretiminde Güçlü Ama Tüketimde Bilinç Şart"

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye'nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9'unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "S üt ve süt ürünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip." ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı'nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, "Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar" dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, "Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve 'çiftçinin emeği ak süte kara çalmak' akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız" dedi. "Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor" Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, "Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı" diye konuştu. Çallı, "Gelişmiş ülkelerde örneğine ra stlanmayan sokak sütü satışlarının, 'doğal', 'organik' yada 'köy sütü' algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir" dedi. "Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli" Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: "Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tü ketimindeki artış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor." "Türkiye'nin güçlü süt sanayisi korunmalı" Türkiye süt sektörünün bugün 100'ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB'ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. "Türkiye'nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta öneml i başarılar elde ediyor" diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü'nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na yakın konumuyla İstanbul’un Tuzla ilçesinde yer alan yeni tesis, farklı sektörlerin değişen ve artan tedarik zinciri ihtiyaçlarına özelleştirilmiş, esnek ve uçtan uca lojistik çözümler sunmak üzere hayata geçirilen stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor. Asya 1 tesisi, DHL Supply Chain’in çok sektörlü uzmanlığı ve müşteri odaklı çözüm yaklaşımıyla; operasyonel verimlilik, hizmet kalitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor. Asya 1 tesisinin açılışını, Türkiye’de tedarik zinciri yönetiminin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Özellikle Sağlık Hizmetleri Lojistiği alanındaki uzmanlığımızı daha da ileri taşırken, çok sektörlü yapımız sayesinde farklı endüstrilerin hızla değişen ihtiyaçlarına yüksek çeviklikle yanıt verebiliyoruz. Enerji verimliliği ve teknoloji odaklı altyapımız, hem müşterilerimizin beklentilerini hem de DHL Group 2030 vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir operasyon modeli sunuyor.” Geniş depolama kapasitesi, güçlü taşıma ağı ve kapsamlı katma değerli hizmetleriyle Asya 1, yüksek hacimli hızlı tüketim ürünleri operasyonları ile mevzuat ve kalite gereklilikleri yüksek sağlık sektörü operasyonlarını tek bir entegre yapı altında etkin ve güvenilir bir şekilde yönetme kabiliyeti sağlıyor. Sağlık lojistiğinde uçtan uca entegre ve yüksek standartlı çözümler DHL Supply Chain Türkiye Asya 1 tesisi, GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları) ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarıyla uyumlu operasyon yaklaşımıyla sağlık lojistiği alanında yüksek katma değerli ve güvenilir çözümler sunan stratejik altyapısıyla öne çıkıyor. Tesis; 36.000 m² depo alanı,7/24 operasyon modeliyle görev yapan uzman ekipleri,Tıbbi cihazlar, sağlık ürünleri ve hassas ürünler için yüksek kalite ve güvenlik standartlarına sahip altyapısı,Sıcaklık kontrollü depolama çözümleri,Uçtan uca izlenebilirlik (GPS takibi, sıcaklık izleme, eğim sensörleri) ile tedarik zinciri boyunca şeffaflık ve güven sunması,Ulusal ve uluslararası mevzuatlara tam uyum sağlayan süreç ve kalite yönetimi,Kesintisiz, çevik ve esnek operasyonları destekleyen teknoloji odaklı sistemleri sayesinde DHL Supply Chain Türkiye’nin küresel sağlık lojistiği uzmanlığını yerel pazara başarıyla entegre etmesine olanak tanıyor. Müşteriye özel kurgulanan çözümler ve küresel lojistik ağı ise değişen ihtiyaçlara etkin ve sürdürülebilir şekilde yanıt verilmesini sağlıyor. GoGreen yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistik uygulamaları DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 tesisini DHL Group GoGreen yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirlik odağıyla hayata geçirdi. Güneş paneli altyapısı, otomasyonlu aydınlatma sistemleri, enerji kullanımının anlık takibi ve düşük emisyonlu lojistik ekipmanları sayesinde tesiste enerji verimliliği üst seviyeye taşınıyor. Dijitalleşme odaklı operasyon süreçleri ve sürdürülebilir taşımacılık uygulamalarıyla karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut adımlar atan şirket, çevresel sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde konumlandırmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Lezzetleri Amerika'da Vitrine Çıktı Haber

Türk Lezzetleri Amerika'da Vitrine Çıktı

Gala Yemeğine ABD’li distribütörler ve şeflerin katılırken, öğle saatinde Türk Kahvesi ve atıştırmalıklarla bir etkinlik düzenlendi. Amerikalılar, Türk lezzetlerine hayran kaldı. Işık: “ABD’de kalıcı gastronomi köprüsü kurmayı amaçlıyoruz” Amerika Birleşik Devletleri, gıda sektörünün seçkin temsilcilerini Türk lezzetleriyle buluşturmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye’nin 35 milyar dolara ulaşan tarım ve gıda ürünleri ihracatında Amerika Birleşik Devletleri’nin her geçen yıl daha da stratejik bir önem kazandığını, ABD’ye gıda ihracatında yeni hedeflerinin 5 milyar dolar olduğunu dillendirdi. Türkiye’nin, dünya kuru meyve üretiminde ve ihracatında lider ülkelerden biri olduğu bilgisini veren Işık, “İncir, kayısı, üzüm ve diğer geleneksel ürünlerle ABD pazarında güçlü bir konuma sahibiz. ABD pazarında yalnızca hacim değil; sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve yüksek kalite standartlarıyla uzun vadeli bir iş birliği kurmayı arzu ediyoruz. Bu amaçla Turkish Tastes TURQUALITY Projesini hayata geçirdik. Turkish Tastes Projesi kapsamında, ülkemizi ziyaret eden değerli şeflere üretim tesislerimizi, tarım altyapımızı ve binlerce yıllık gastronomi kültürümüzü tanıtma imkânı bulduk. Onlardan aldığımız olumlu geri bildirimler, doğru bir yolda ilerlediğimizi gösterdi ve projeye olan inancımızı daha da güçlendirdi. Aynı şekilde siz değerli misafirlerimizin görüşleri, beklentileri ve önerileri de bizim için son derece kıymetli. ABD pazarında daha güçlü ve kalıcı olabilmemiz için sizlerin geri bildirimleri yol gösterici olacak. ABD’nin farklı bölgelerinde katıldığımız fuarlarda hem Amerikalı hem de Türk şeflerle birlikte çalışarak ziyaretçilere Türk ürünlerinden oluşan özel tadım menüleri sunuyoruz. Amacımız yalnızca ürün tanıtmak değil; Türk lezzetlerini Amerikan damak tadıyla buluşturarak kalıcı bir gastronomi köprüsü kurmak. Bu vesileyle sizleri, haziran ayı sonunda New York’ta düzenlenecek Fancy Food Fuarı’nda Türkiye Standımızda gerçekleştireceğimiz tadım etkinliğine ve ihhaziran firmalarımızı ziyaret etmeye davet etmek isterim. Aynı şekilde, önümüzdeki hafta Anaheim’da gerçekleşecek Expo West Fuarı’nda da Türkiye’den ihracatçılarımız yer alacak. Stantlarımıza yapacağınız ziyaretler, iki ülke arasındaki gıda ticaretinin daha da gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi. Öztürk: “ABD’ye ihracatımız 350 milyon dolardan 900 milyon dolara çıktı” Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Hububatlardan bakliyatlara, baharatlardan pastacılık ürünlerine, yağlı tohumlardan bitkisel yağlara, şekerli ve çikolatalı mamullerden kedi ve köpek mamalarına geniş ve zengin bir ürün yelpazesini temsil ettiklerini ABD’ye ihracatlarının 2020 yılında 350 milyon dolar seviyesindeyken, 2025 yılı sonunda 900 milyon dolara ulaştığı bilgisini verdi. “Akşam yemeğinde, özel bir kutlamada ya da keyifli bir kahve molasında mutlaka bizim ürünlerimiz sofranızda yer alıyor. Çünkü biz; mutfağın temelini, lezzetin yapı taşlarını ve tatlı anların vazgeçilmezlerini temsil ediyoruz” şeklinde konuşan Öztürk, “Ege Bölgesinde ve ülkemizde bu ürünleri yüksek kalite standartlarında üreten, uluslararası normlara uygun şekilde işleyen ve dünyanın dört bir yanına ihraç eden güçlü firmalarımızın bulunması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Türkiye’nin üretim gücü ile ABD’nin dinamik ve yenilikçi pazarı buluştuğunda ortaya çıkan sinerji ise ihracat rakamlarına açıkça yansımakta. ABD’ye ihracatımızın önemli bir bölümünü şekerli ve çikolatalı mamuller oluştursa da sunduğumuz ürün çeşitliliği çok daha geniş. Turkish Tastes Projemiz ile bu zenginliği ve ürün portföyümüzün derinliğini ABD pazarında daha görünür kılmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca ürün satmak değil; Türk mutfağının temel lezzetlerini Amerikan sofralarında kalıcı hale getirmek” ifadelerini kullandı. Girit: “ABD’nin Protein ihtiyacınızı karşılıyoruz” Et, balık, kanatlı ürünleri, yumurta, peynir ve bal gibi Türkiye’nin yüksek kaliteli protein kaynaklarını dünyaya ulaştırdıklarını dillendiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, ABD ile Türkiye arasındaki gıda ticaretinin her geçen yıl daha da güçlendiğinin altını çizdi. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün ABD’ye ihracatının 2025 yılında 150 milyon dolara ulaşmasını iki ülke arasındaki gıda ticaretinin artmasının en en somut göstergesi olarak nitelendiren Girit sözlerini şöyle tamamladı: “Bu başarı yalnızca üreticilerimizin ve firmalarımızın değil, aynı zamanda bizlere güvenen, ürünlerimizi tercih eden ve iş birliğimizi büyüten siz Amerikalı dostlarımızın da başarısıdır. Bu nedenle teşekkürlerimi özellikle sizlere sunmak isterim. İhracatımız yalnızca hacim olarak değil, çeşitlilik açısından da önemli bir gelişim gösteriyor. ABD pazarındaki yolculuğumuza ağırlıklı olarak levrek ve çipura ile başlamıştık. Bugün ise Türk yumurtasını, peynirlerini, balını ve diğer hayvansal ürünlerini de burada daha sık görmenin gururunu yaşıyoruz. Bu çeşitlenme sayesinde son beş yılda su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımızı üç katına çıkarmayı başardık. Bu büyüme, iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin, kalite anlayışının ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucudur. Dallas’ta bu etkinliği ilk kez gerçekleştiriyor olmaktan ayrıca büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu bölgenin sunduğu potansiyele inanıyoruz ve Türk ürünlerinin burada daha güçlü bir şekilde konumlanması için sabırsızlanıyoruz. ABD’nin farklı bölgelerinde büyüyen bu iş birliği ağı, Türkiye–ABD gıda ticaretinin geleceğine dair bizlere büyük bir umut veriyor.” Uygun: “Ege Bölgesi, Türk zeytin ve zeytinyağının kalbi” Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu, Ege Bölgesi’nin de Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün kalbi olduğunu ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü açısından en stratejik ve en öncelikli pazarlardan biri konumunda olduğuna işaret etti. ABD pazarında Türk zeytin ve zeytinyağını daha görünür kılmak için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Uygun, “New York, Chicago, Anaheim ve Las Vegas gibi önemli ticaret ve gastronomi merkezlerinde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle Türk gıda ürünlerini tanıtırken; 2025 yılında özellikle zeytin ve zeytinyağı sektörüne odaklanan başarılı bir Ticaret Heyeti programını da hayata geçirdik.Bu yıl da yeni bir heyet organizasyonu ile ABD’li iş ortaklarımızla daha güçlü, daha sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. En büyük arzumuz; sağlık yönüyle ön planda olan Türk zeytinyağının ABD’deki market raflarında daha fazla yer alması ve Amerikan sofralarında kalıcı bir konuma ulaşmasıdır. Binlerce yıllık zeytin kültürümüzü modern üretim tesisleri ve uluslararası kalite standartlarıyla buluşturuyoruz. Daha önce ülkemizi ziyaret eden Şef Greg’in Türkiye izlenimlerini büyük bir heyecan ve takdirle paylaşması bizler için çok kıymetliydi. Önümüzdeki dönemde de ABD’li dostlarımızı Türkiye’de ağırlamaktan, zeytinliklerimizi ve modern tesislerimizi yerinde göstermekten büyük mutluluk duyacağımızı özellikle ifade etmek isterim” diyerek ABD’li şefleri ve satın almacıları Türkiye’ye davet etti. Gala Yemeğine Türkiye’nin Houston Başkonsolosu Ahmet Akıntı, Ticaret Ateşesi Hasan Önal, Turkish Tastes Elçisi Greg Matchett, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Amerikalı şefler, satın alma yöneticileri katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi Haber

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi

Törene; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri A.Ş. (EDEKATAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yiğit Tuncel, ARGEFAR Müdürü Prof. Dr. Seda Ersus ve akademisyenler katıldı. “Ürünler güvenle raflarda yer alacak” Kalite tescilli ürünlerin rekabette sağladığı avantajlara değinen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Gıda ve tütün analizleri başta olmak üzere, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda kabul görmesi için gereken teknik altyapıyı, yıllardır kararlılıkla güçlendirmektedir. Teknoloji yatırımıyla; dört adet cihaz, laboratuvar altyapımıza kazandırılmıştır. Bu cihazlar sayesinde; Kalıntı, pestisit, toksin ve uçucu bileşik analizlerinde daha düşük tespit limitlerine, daha hızlı ve daha hassas sonuçlara, uluslararası regülasyonlara tam uyumlu ileri seviye analiz kabiliyetine ulaşmış oluyoruz.” diye konuştu. “Ürünlerimiz ‘kalite duvarına’ çarpmadan rahatlıkla raflara girecek” Jak Eskinazi, “Bu; Ege Bölgesi’nden çıkan bir ürünün, Avrupa’da, Amerika’da, Uzak Doğu’da, “kalite duvarına” çarpmadan, rahatlıkla raflara girebilmesi demek. Bugün küresel ticarette rekabet artık sadece fiyatla değil; analiz kapasitesiyle, belgelendirme gücüyle, izlenebilirlik ve güvenilirlikle kazanılıyor. İhracatçıya “Ben bu ürünü gönül rahatlığıyla satabilirim” dedirten altyapı, işte tam olarak budur. Ege Üniversitesi ARGEFAR ile yürüttüğümüz 20 yıla yakın iş birliği, üniversite–sektör iş birliğinin en somut ve en başarılı örneklerinden biridir. Bilgi üniversitede kalmadı; sahaya, üretime, ihracata taşındı.” dedi. Yapılan bağışın önemine değinen Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Modern dünyada sadece üretmek yeterli değildir; ürünün yetkili otoritelerce tescil edilmesi ve onaylanması ona asıl değerini kazandırmaktadır. Ege İhracatçı Birlikleri’nin iştiraki olan EDEKATAŞ Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri Anonim Şirketi Üniversitemiz ARGEFAR laboratuvarlarına, LC-MS/MS ve 3 adet GC-MS analiz cihazı bağışladı. Çok önemli ve anlamlı bulduğum bu bağış ile laboratuvarımızın altyapısı ileri teknoloji cihazlarla güçlendirilmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri ile üniversitemizin buluştuğu bu nokta, ayrıca tescilin gücünü temsil etmektedir. Bu konuda iş birliklerimiz sürecek. Kazandırılan cihazlar ile ürünlerin analizlerinin yapılması ve ihracatı ülkemiz için çok önemli. Üniversitelerin üç temel görevi olan eğitim, araştırma ve toplumsal fayda prensipleri, bu projeyle bir araya gelmiştir. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği geçen Ege İhracatçı Birlikleri’ne ve EDEKATAŞ yönetimine teşekkür ediyoruz. İş birliğimizin devamını diliyoruz” dedi. “Akademi ve endüstri iş birliğine örnek teşkil ediyor” EDEKATAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Tunçel, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak iştirakimiz EDEKATAŞ ile Ege Üniversitesi kuruluşu ARGEFAR’ın işbirliğini çok değerli buluyoruz. Bugün Ege İhracatçı Birlikleri olarak alımını yaptığımız yeni cihazlarımızla ARGEFAR’ın laboratuvarını son teknolojiye kavuşturmanın gururunu yaşıyoruz. Endüstri ve Akademinin her sektöre örnek olduğuna inandığım bu ortak çalışması ihracatımıza çok büyük katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle sayın Rektörümüze, ARGEFAR Müdürümüze ve üniversitenin değerli çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz.” dedi. Konuşmaların ardından Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Üniversiteye kazandırılan yeni cihazlardan ötürü Jak Eskinazi ve Süleyman Yiğit Tuncel’e plaket takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı Haber

ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı

ASAŞ Alüminyum Profil İş Merkezi, gerçekleştirilen bağımsız dış denetimi başarıyla tamamlayarak, AS 9100 Havacılık, Uzay ve Savunma Kalite Yönetim Sistemi gerekliliklerini eksiksiz şekilde karşıladığını belgeledi ve sertifika almaya hak kazandı. Havacılık, uzay ve savunma sanayii için uluslararası ölçekte kabul gören AS 9100 standardı; kalite yönetimi, süreç güvenilirliği, risk yönetimi, ürün güvenliği ve izlenebilirlik gibi kritik kriterleri kapsıyor. ASAŞ’ın bu sertifikayı almaya hak kazanması, Alüminyum Profil İş Merkezi’nin yüksek kalite standartlarında, tutarlı ve güvenilir üretim gerçekleştirdiğini bir kez daha ortaya koyuyor. AS 9100 sertifikasıyla birlikte ASAŞ, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren havacılık, uzay ve savunma sanayii firmaları nezdinde onaylı ve güvenilir tedarikçi konumunu güçlendirdi. Sertifika, küresel projelere erişimi kolaylaştırırken; yeni iş birlikleri ve uzun vadeli stratejik ortaklıklar için de önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Sertifikasyon süreci boyunca yürütülen çalışmalar kapsamında süreçlerin standardizasyonu, operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri beklentilerinin en üst düzeyde karşılanması hedeflendi. Elde edilen bu başarı, ASAŞ’ın kalite odaklı yaklaşımının ve sürekli iyileştirme anlayışının somut bir göstergesi niteliği taşıyor. ASAŞ, önümüzdeki dönemde de uluslararası kalite standartlarını odağına alan yönetim anlayışıyla; havacılık, uzay ve savunma sanayiine yönelik yüksek katma değerli ürün ve çözümler sunarak küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürecek. ASAŞ Hakkında 1990 yılında kurulan ASAŞ, bugün Akyazı, Sakarya bölgesinde yer alan son teknoloji ile donatılmış 5 üretim tesisi ve 3.000’den fazla çalışanıyla Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Sektöründe en çok Ar-Ge harcaması yaparak ülke ekonomisine değer katmayı hedefleyen ASAŞ, üretim alanındaki tecrübesini tasarım ve Ür-Ge çalışmalarıyla sürekli geliştirerek sektöre birçok sektör için yenilikçi ürünler sunuyor. ASAŞ, alüminyum profil, kompozit panel, alüminyum yassı mamul, PVC kapı ve pencere sistemleri, alüminyum bayrak ve aydınlatma direkleri, alüminyum kapı, pencere ve giydirme cephe sistemleri, panjur sistemleri, garaj kapıları ve motor kontrol sistemleri alanında zengin bir ürün yelpazesine sahip. Bugün 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan ve kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren ASAŞ, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 sıralamasında 64’üncü sırada yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.