Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İzmir

Kapsül Haber Ajansı - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuru Meyve İhracatçılarında Yusuf Gabay Seçimi Kazandı Haber

Kuru Meyve İhracatçılarında Yusuf Gabay Seçimi Kazandı

Yusuf Gabay, 2008-10 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı yapan Menaşe Gabay’dan sonra Gabay Ailesinden başkanlık yapacak ikinci isim olacak. Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’yle devam etti. EİB’de bu yılki genel kurullarda 8 birliğin genel kurulu tek listeyle gerçekleşirken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği çift listeli genel kurula sahne oldu. Uzun yıllar sonra ilk kez çift listeyle gidilen seçimlerde mevcut Başkan Mehmet Ali Işık aday olmazken, mevcut yönetimde Başkan Yardımcısı olan Yusuf Gabay ve Denetim Kurulu Üyesi olan Fatma Behit yarıştı. Yusuf Gabay 74 oyla seçimi kazanırken, Fatma Behit’in listesi 70 oy aldı. Genel kurulda konuşan Başkan Yusuf Gabay, Son birkaç yıldır kuru meyve sektöründe yaşanan süreçlerin sektörün tüm taraflarını zorladığını bu zorlukları hem sahada hem de masada hissettiklerini dile getirdi. Kuru incir için kriz masası kuracağız “Özellikle incir tarafında… kalite sorunları yaşadık, Avrupa Birliği denetimleri arttı, RASSF bildirimleri çoğaldı, ürünler geri döndü… ve ihracatçımız ciddi şekilde hem maddi kayıp hem de itibar kaybı yaşadı” diyen Gabay, “Yani… bu süreçte hepimizin canı yandı. Bunu yok sayamayız. Görmezden gelemeyiz. Biz bu tabloyu net görüyoruz. Ve şunu söylüyoruz. Bunu değiştirmek zorundayız. Bunu yapacak bilgiye de sahibiz, tecrübeye de sahibiz, hazırlığa da sahibiz. Elbette bazı konular tek başına birlik yönetiminin çözebileceği konular değil. Bu iş tek başına olmaz. Üretici ayrı, tüccar ayrı, ihracatçı ayrı hareket ederse… kazanamıyoruz. Ama birlikte hareket edersek… iş değişir. Biz de tam olarak bunu yapmak istiyoruz. Daha fazla insanın içinde olduğu sektör toplantıları, ürün bazlı çalışan ekipler kuracağız. Yedek üyelerin de aktif olduğu bir yapı, daha düzenli geri bildirim mekanizmaları… Özellikle incir için ayrı bir kriz masası kurmak istiyoruz. Teknik ekiplerle çalışan, sahaya dokunan bir yapı. Daha şeffaf, daha sürekli bir iletişim…” şeklinde konuştu. Yenilenme şart ama geçmişi yok sayamayız “Bu sektörü bu süreçten kim daha sağlıklı çıkarabilir?” diye soran Gabay, “Eleştirmek kolay… Hepimiz yapabiliriz bunu. Ama çözüm üretmek… sahayı bilmeyi gerektirir, kurumları tanımayı gerektirir, uluslararası dengeleri bilmeyi gerektirir… Sektörün ihtiyacı sadece değişim değil. Evet, yenilenme şart. Biz de bunun farkındayız. Zaten listemizde ciddi bir yenilenme yaptık. Ama bizim söylediğimiz şu: Bu değişim… geçmişi yok sayan bir değişim değil. Tecrübeyle yeniliği bir araya getiren, her üretim bölgesinde Manisa, İzmir, Aydın, Malatya ve kuru üzüm / kuru Kayısı / Kuru incir için dengeyi gözeten ve göreve geldiği gün çalışmaya başlayabilecek bir yapı. İşte asıl güç de burada” dedi. Başkan Gabay, Kuru meyve sektörünün üç lokomotif ürünü kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısıda önümüzdeki dönem yapacaklarını da şöyle özetledi; “Kuru İncirde… sorunu sadece ihracatta değil, en başında, üretimde ele alacağız. Eğitimle, sahayla, sistemli bir yapıyla ilerleyeceğiz. Geçici değil, kalıcı çözümler hedefleyeceğiz. Bu sorunların çözümü için her aşamada mücadele etmek istiyoruz. Üreticiyle birlikte /Bakanlıkta /AB nezdinde Üniversite, Tübitak ve İncir Araştırma Merkezi ile koordineli projeler yürüteceğiz. Kuru Kayısıda… Maalesef geçen sene yaşadığımız don felaketi ve fiyat dalgalanmaları Türk Kayısının raflardaki yerini başka orijinden olan kayısılara bırakmasına neden oldu. Tekrar raflardaki yerimizi geri kazanmak için gerekli pazarlama ve reklam faaliyetlerinde bulunacağız. Kuru Üzümde…Çoklu pestisit konusunu ve TMO’nun etkilerini daha güçlü şekilde gündeme alacağız. Bu konuda her zaman bize destek olan Tariş Üzüm birliğine sektörümüz adına teşekkür etmek istiyorum. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Yusuf Gabay’ın Yönetim Kurulu Listesi; “Şemsettin Özgür, Ferhat Şen, Birol Celep, Osman Öz, Ahmet Bilge Göksan, Eliya Alharal, Nejat Almış, Barış Bayhan, Naci Çetin ve Mehmet Usta”dan oluşurken, Denetim Kurulu’nda; “Ziya Aksüt, Erkan Geyik ve Emre Tuğrul” yer aldı. Yusuf Gabay kimdir? 1980 yılında İzmir’de dünyaya gelen Yusuf Gabay, Ege Üniversitesi İktisat Bölümü’ndan mezun oldu. Kuru meyve sektöründe Türkiye’nin en köklü firmalarından Gabay Dış Tic. ve Gıda Sanayi A.Ş.’de kuru meyve sektöründe 4. nesil temsilcisi olarak, 25 yıldır aktif iş hayatında yer alan Gabay, 2014 yılında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2022 yılında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı olan Gabay, İngilizce ve Fransızca biliyor. Evli ve iki çocuk babası. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon Güçlerini Birleştirdi Haber

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon Güçlerini Birleştirdi

Ford Trucks, Castrol ve Prometeon ağır ticari araç performansını bütünsel bir deneyimle sahaya taşıyor. 24 Nisan – 22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek roadshow kapsamında üç şirket, Türkiye genelinde 13 şehir ve 15 farklı noktada sürücüler ve araç sahipleriyle bir araya gelecek. Yaklaşık 4.500 kilometrelik rota boyunca ilerleyecek program Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’ndan başlayarak İzmir Nakliyeciler Sitesi’nde tamamlanacak. Türkiye tanıtım turu kapsamında katılımcılar; Ford Trucks’ın yeni nesil çekici modeli F-MAX’in sürüş ve performans özelliklerini, Castrol Vecton’un yüksek performanslı teknolojisinin katkısını ve Prometeon’un farklı yol ve yük koşullarına uygun lastik çözümlerini aynı platform üzerinde, birbiriyle bağlantılı şekilde deneyimleme fırsatı bulacak. Motor gücü, madeni yağ teknolojisi ve lastik çözümleri arasındaki uyum, sahadaki uygulamalar ve paylaşımlar eşliğinde katılımcılara aktarılacak. Tur boyunca gerçekleştirilecek uygulamalı anlatımlar ve birebir paylaşımlar ile yakıt tüketimi, lastik ömrü ve bakım süreçlerine dair sahada karşılığı olan pratik bilgiler sunulacak. Ford Trucks, Castrol ve Prometeon’un bu güç birliği, yolların kaptanlarına ağır ticari araç performansını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Ziyaretçileri deneyim ve etkileşim odaklı etkinlikler bekliyor Kaptanlar Kulübü Senin Şehrinde Etkinliği boyunca katılımcılar yalnızca ürün ve hizmetleri tanımakla kalmayacak, aynı zamanda etkileşimli aktivitelerle keyifli bir deneyim de yaşayacak. Farklı oyun kurguları ve interaktif alanlar sayesinde ziyaretçiler etkinliğe aktif katılım sağlarken, gün sonunda gerçekleştirilecek ödüllü aktivitelerle deneyim daha da zenginleşecek. 13 şehir, 15 durak, 4.500 kilometrelik yolculuk Ford Trucks, Castrol ve Prometeon’un hayata geçirdiği “Kaptanlar Kulübü Senin Şehrinde” etkinliğinin detaylı takvimine göre roadshow 24 Nisan’da Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda başlayacak ve 22 Mayıs’ta İzmir Nakliyeciler Sitesi’nde sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor Haber

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor

Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show - Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Her yıl güçlenerek büyüyor İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, “MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan “MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz.” dedi. Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da “Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi” diye konuştu. Halka açık Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan, bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler www.marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma Haber

İlber Ortaylı Anısına Duygusal Buluşma

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı'nda, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı ve kız kardeşi, usta tarihçinin adını taşıyan kütüphanede kitapseverlerle buluştu. Kültürpark’ta gerçekleşen etkinlikte, Ortaylı’nın yaşamı, merakı ve toplumla kurduğu güçlü bağ duygusal anlarla anıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı önemli konukları ağırladı. Geçtiğimiz 13 Mart’ta hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın kız kardeşi Nuriye Ortaylı ile kızı Tuna Ortaylı, İzmir’de kitapseverlerle bir araya geldi. Etkinlik, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve İlber Ortaylı’nın hayattayken açılışını yaptığı, onun adını taşıyan kütüphanede gerçekleştirildi. Ortaylı ailesi, burada okurlarla buluşarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu anlamlı hizmet için teşekkür etti. Programa İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da katıldı. Buluşmada Ortaylı ailesi, usta tarihçiye dair anılarını paylaşırken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı” İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın topluma önemli katkılar sunan bir akademisyen olduğunu belirterek, onun düşünmeye, sorgulamaya ve bilgiyi yeniden yorumlamaya teşvik eden bir isim olduğunu söyledi. Ortaylı ile birkaç kez bir araya gelip sohbet etme imkânı bulduğunu ifade eden Yıldır, onun ikna edici anlatımıyla dikkat çeken ve çayı çok seven bir insan olduğunu dile getirdi. Yıldır ayrıca, Ortaylı’nın bilgi birikimini günümüze taşıyarak anlamlı bir değer oluşturduğunu vurgulayarak, “Eşsiz üslubu ile toplumda büyük kabul gören bir insandı. Herkes onu sevdi, herkes onu anladı. Bence onun için en büyük hediye de budur” dedi. “Çok erken yaşta tarih okumaya başlamış” İlber Ortaylı’nın kız kardeşi yazar Nuriye Ortaylı da ağabeyine dair anılarını paylaştı. İlber Ortaylı’nın evini kitaplara göre düzenleyen bir insan olduğunu belirten Nuriye Ortaylı, “Kitaplarla ilişkisi daha okumayı öğrenmeden önce başladı. İlk dinlediği kitap annemin kendisine okuduğu Almanca bir masal kitabıydı. Çocukluğundan itibaren oyunlarını bile tarihi figürler üzerine kurdu. Çok erken yaşta tarih okumaya başladı” dedi. “Toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak ederdi” İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu kütüphaneyi açtığı için teşekkür eden Nuriye Ortaylı, “Bu kütüphane çok anlamlı. Yaşarken açılmış olması ayrıca çok kıymetli. İlber Ortaylı kendi adını taşıyan bir kütüphane olduğunu gördü. Bu bence çok güzel. İlber bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu, dünyayı karış karış gezerdi. Her kesimden insanla konuşurdu. Ayrım yapmazdı. Onun için ‘Elitist’ diyenler var. Oysa toplumda her kesimle konuşur, onların hayatını merak eder, fikirlerini öğrenmeye çalışırdı. Beslenme kaynaklarından biri buydu. Onu gerçeğe ,topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir diğer beslenme noktası da seyahat etmekti” diye konuştu. “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı” İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, babasının İzmir Kitap Fuarı’nın daimi katılımcılarından biri olduğunu anımsatarak, İzmir’e yerleşme fikrinin olduğunu belirtti. Tuna Ortaylı, “Babamın İzmir’e karşı ayrı bir sevgisi vardı. Her zaman İzmir’i alternatif bir yaşam alanı olarak düşünürdü. İstanbul’daki işlerinin azalması halinde İzmir’e yerleşeceğini söylerdi. Ama ben iki çocuk yaparak bu projesine biraz engel oldum. Bugün sizlerin arasında olmak, babamın sevdiği şehirde, sevdiği okurları ile birlikte olmak bizi de çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi” İlber Ortaylı'nın hayata karşı dev bir merakının bulunduğunu anlatan Tuna Ortaylı, “Kendini hem sözlü hem de yazılı kaynaklardan beslerdi. Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar ne kadar sevildiklerini her zaman yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Bugün buraya gelen herkese teşekkür ediyorum. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphane olması bile çok önemli” dedi. Etkinlikte katılımcılar ailesine İlber Ortaylı ile ilgili merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda yazar Nuriye Ortaylı “Annem Şefika” isimli kitabını imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevini de sürdüren Jak Eskinazi, mayıs ayındaki koordinatör başkanlık seçimine kadar bu görevini sürdürecek. Turan Göksan’ın babası Ahmet Bilge Göksan, 1994-97 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak görev yapmıştı. Turan Göksan’ın birlik başkanı seçilmesiyle Ege İhracatçı Birlikleri’nde ikinci Göksan dönemi başladı. Turan Göksan, 2018 yılından bu yana ETHİB Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 42 yaşındaki Turan Göksan, Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Genel kurulda konuşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, “Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 yllık başkanlığı döneminde sürdürülen projeleri özetledi. Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi. Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı. Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi, “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu. Turan Göksan kimdir? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kiraz İhracatçıları 200 Milyon Dolar İhracat Hedefiyle Sezona Girdi Haber

Kiraz İhracatçıları 200 Milyon Dolar İhracat Hedefiyle Sezona Girdi

Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu. Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor. C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor. Kiraz hasreti bu sene bitecek Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi. Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı. Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı. Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erişilebilir kent hedefiyle 98. Kırmızı Bayrak İZTO’nun oldu Haber

Erişilebilir kent hedefiyle 98. Kırmızı Bayrak İZTO’nun oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin engelli erişimine uygun olan kurum ve mekânlara verdiği Kırmızı Bayrak ödülünün 98’incisi, İzmir Ticaret Odası’na takdim edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve engelli yurttaşların da katılımıyla İZTO’da düzenlenen törende, bina önüne Kırmızı Bayrak asıldı. Kırmızı Bayrak almak için gerekli kriterleri sağlayan İzmir Ticaret Odası, en yüksek standart olan “3 yıldızlı” bayrağa sahip İzmir’deki 24. kurum oldu. Kırmızı Bayrak uygulamasının aynı zamanda bir teşvik modeli olduğunun altını çizen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Biz, bu bayrağın çoğalmasını istiyoruz. Erişilebilirlik engelli bireylerin yanı sıra yaşlılar, çocuklar için de çok önemlidir. Aslında hepimiz için daha yaşanabilir bir kent anlamına gelir. İzmir, erişilebilirlik konusunda kararlı adımlarla ilerliyor. Bu sayının kısa süre içinde daha da artacağına eminim. İzmir’i herkes için erişilebilir kılmaya devam edeceğiz. Hep birlikte daha engelsiz bir İzmir için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Kırmızı Bayrak, erişilebilirlik markasıdır” İzmir’de herkesin ve her kesimin hem fiziki hem de duygusal anlamda birbirine ulaşabileceği yakınlıkta olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “İzmir ayrımcılık yapmaz, herkesi eşitler. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürdüğümüz Kırmızı Bayrak uygulaması, kentimizin bu karakteristik özelliğine dayanıyor. Çünkü biz, erişilebilirliği bir ayrıcalık değil temel hak olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kırmızı Bayrak uygulamasının 2013 yılında düzenlenen Engelsizmir Kongresi’nin en önemli çıktılarından biri olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Türkiye’de ilk kez İzmir’in hayata geçirdiği bu model, bir erişilebilirlik markasıdır. Kırmızı Bayrak uygulaması; engelli bireylerin, kamuya açık alanlarda hizmet veren tüm kurumların mekânlarına ve ayrıca ulaşım araçlarına engelsiz erişebilmesini teşvik ediyor” bilgisini verdi. “Somut, ölçülebilir ve denetlenmiş bir emeğin sonucu” İzmir’de erişilebilirliği istisna olmaktan çıkarıp kentin tamamına yayılan bir standart hâline getirmeyi amaçladıklarını dile getiren Başkan Tugay, uygulama için başvuran kurumların İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Erişilebilirlik Koordinasyon Komisyonu tarafından titizlikle incelendiğini, başvuru mekânlarının yerinde denetlenip raporlandığını, bu denetimlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının erişilebilirlik kriterlerinin esas alındığını söyledi. Sağlanan kriter oranına göre başvuru sahiplerine 1, 2 ya da 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak verildiğini kaydeden Başkan Tugay, “Kriterlerin yüzde 60’ını sağlıyorsa 1 yıldız, yüzde 75’ini sağlıyorsa 2 yıldız, yüzde 90’ını sağlıyorsa 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak veriliyor. Yani bu bayrak; somut, ölçülebilir ve denetlenmiş bir emeğin sonucudur” diye belirtti. “İnsan odaklı yönetim anlayışının göstergesi” Bu emeğin en üst düzey karşılığı olan 3 yıldızlı Kırmızı Bayrak’ı İzmir Ticaret Odası’na takdim etmekten mutluluk duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, şöyle konuştu: “Bu başarı, köklü bir kurumun çağın gereklerine nasıl hızla ve kararlı şekilde uyum sağladığının göstergesidir. 141 yıllık geçmişi, 105 bini aşkın üyesiyle İzmir ekonomisinin kalbi niteliğindeki İzmir Ticaret Odamızın attığı adım, iş dünyasında sosyal sorumluluğun somut karşılığıdır. Odanın bu girişimi tüm kurumlara örnek olmalıdır. İzmir’de geniş bir kesimi temsil eden Mahmut Özgener başkanlığındaki İzmir Ticaret Odamızla aynı duyarlılığa sahip olmaktan dolayı mutluyum. Bu yaklaşımı yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmaması; odamızın, dijital hizmetlerden kurumsal işleyişe uzanan bütüncül bir erişilebilirlik anlayışına sahip olması sevindirici. Çünkü erişilebilirlik, kurumsal kalitenin ve insan odaklı yönetim anlayışının göstergesidir.” “Bayrağı gururla dalgalandıracağız” İzmir Ticaret Odası’nın tarihin her döneminde köklü geçmişi ve güçlü kurumsal yapısıyla yalnızca ekonomik kalkınmaya değil, toplumsal gelişime de öncülük eden bir anlayışla hareket ettiğini söyleyen İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de “Teslim aldığımız bu bayrağı, gururla dalgalandıracağımızı bilmenizi isterim. Fiziksel mekânlarımızdan dijital hizmetlerimize kadar her alanda engelli bireylerimizin ihtiyaçlarını gözeten, kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmeye ve bunları daha da geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Toplumsal faydayı önceleyen, fırsat eşitliğini destekleyen ve herkes için erişilebilir bir hizmet anlayışını benimseyen bir kurum olma hedefiyle çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. İş'te Nöroçeşitli Var etkinliği, İZTO’da yapılacak İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Dokuz Eylül Üniversitesi ile Rotary Kulüplerinin destekleriyle 22 Mayıs'ta “Destekli İstihdam Zirvesi: İş'te Nöroçeşitli Var" etkinliğini İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştireceklerini duyuran Mahmut Özgener, “Bu etkinlik kapsamında engelli bireylerin istihdamına yönelik iyi uygulamaların iş dünyası ile buluşturulmasını, firmaların destekli istihdam modeli konusunda bilgilendirilmesini ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılmasını amaçlıyoruz” bilgisini verdi. “Eşit, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir kent” Törende konuşan Kırmızı Bayrak Komisyonu Üyesi Gülgün Yorgancılar ise “Bugün erişilebilirlik adına atılan önemli bir adımın parçası olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu buluşma yalnızca bir ödül ya da bir simgeyi değil daha eşit, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir kent idealini temsil ediyor. Erişilebilirlik, çoğu zaman fiziksel düzenlemelerle sınırlı bir konu gibi algılanıyor. Oysa erişilebilirlik, bir bireyin bir mekâna girebilmesi kadar o mekânda var olabilmesi, hizmete ulaşabilmesi, kendini o alanın parçası hissedebilmesi anlamına gelir. Bu nedenle erişilebilirlik yalnızca teknik bir mesele değil aynı zamanda sosyal adaletin, eşitliğin bir göstergesidir. Bugün verilen Kırmızı Bayrak, aslında hepimize bir sorumluluk hatırlatıyor; erişilebilirliği bir zorunluluk olarak mı görüyoruz yoksa toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak mı benimsiyoruz? Gerçek dönüşüm, sadece standartları karşılamakla değil o anlayışı içselleştirmekle mümkündür. Erişilebilir bir yaşam, herkes için daha iyi bir yaşam demektir” dedi. Konuşmaların ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, İZTO Başkanı Mahmut Özgener’e Kırmızı Bayrak takdim etti. Ardından katılımcılarla birlikte İZTO binası önüne bayrak asıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Tugay: Enerji Güvenliği İçin Şehirler Kendi Sistemlerini Kurmalı Haber

Başkan Tugay: Enerji Güvenliği İçin Şehirler Kendi Sistemlerini Kurmalı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapılan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 145’inci toplantısına katıldı. Kentin sorunlarının ve ihtiyaçlarının masaya yatırıldığı buluşmanın açılışı İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer tarafından yapıldı. İzmir Planlama Ajansı’ndan (İZPA) şehir plancısı Dr. Esra Kut Görgün “Enerji Güvenliği Raporu” başlığı altında sunum yaptı. Sunumun ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, küresel krizlere karşı şehirlerin dirençli olması gerektiğini, bu sorumluluğun yalnızca kamu yönetimlerine değil, kentin tüm dinamiklerine ait olduğunu söyledi. Enerji güvenliğinin kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken Tugay, olası bir enerji krizinin şehirleri doğrudan etkileyebileceğini ifade etti. “Kritik yapıların kendi enerji sistemi olsun” Başkan Dr. Cemil Tugay, şehirlerin kendi enerji güvenliğini sağlamasının önemine dikkat çekerek, belediye binaları ve hizmet alanlarında bu yönde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Kültürpark’ın enerjisinin kendi içinde karşılanmasının planlandığını belirten Tugay, itfaiye, ESHOT ve İZDENİZ gibi kritik birimlerin de kendi enerji sistemlerine sahip olmasını hedeflediklerini ifade etti. Tugay, “Ama bunu şehrimizdeki sanayi kuruluşları başta olmak üzere, hastaneler, eğitim kurumlarının da düşünmesi gerekiyor” dedi. “Bir şehrin dinamizminin olması lazım” İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurum içinde yapay zeka kullanımını teşvik etiklerini belirten Tugay, “Dijital Deneyim Merkezi oluşturduk, eğitimlere başlıyoruz. Bu merkezden herkes yararlanabilir, katkı da verebilir. Enerji Konseyi de kuruyoruz. Burada temel olarak şehrimizin enerji verimliliğiyle ilgili ihtiyaç tartışılacak. Ayrıca enerji güvenliği hayati başlık olacak ve konuşulacak. İzmir’de herkes kendi köşesinde bir şeylerle ilgileniyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor ama birbirine güç verecek şekilde bir iş birliği yapılamıyor. Böyle bir yapı yok. Bunu sağlamak zorundayız. Bir şehrin dinamizminin olması lazım. Şehrin farklı kişi ve kurumlarının bir arada olması lazım. Bir araya gelmenin gücü çok daha iyi anlaşılıyor” diye konuştu. Enerji konusu gündeme geldi Toplantıda İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü “Tarım-Gıda Kobilerinin Yenilenebilir Enerji Toplulukları ile Desteklenmesi” sunumuyla önemli bilgiler paylaştı. Enerjide kurumların, ülkelerin ve şehirlerin kendi kendine yeten duruma gelmesinin önemine dikkat çekildi. “Yönetemediğimiz bir borç durumu yok” Programın sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin finansal yapısı üzerinden bilgilendirme yapan Başkan Tugay, borç konusuyla ilgili çarpıtmaların yapıldığını belirterek “Geçen iki yıl Büyükşehir Belediyesi’nin en fazla borç ödediği dönem oldu. Bu borçlanmanın en önemli nedeni SGK borçları dahil pek çok borcun sürekli yüksek faize maruz kalması. Yüksek faiz nedeniyle bunları yaşıyoruz. Toplam borca baktığınızda bunun önemli bir kısmı da ödeme tarihi gelmemiş olanlar. 10 yıl ödeyeceğimiz metro, tramvay kredileri, İZBAN kredileri var. Yönetemediğimiz bir borç durumu yok. Gayet sağlam, sağlıklı bir şekilde gidiyoruz ve her geçen gün daha iyiye gidiyoruz” dedi. Karşıyaka Stadı konuşuldu Karşıyaka Stadı ile ilgili de konuşan Başkan Tugay, “Bu stat iki buçuk-üç sene içinde tamamlanacak. Bir takım ödeme kolaylıkları, krediler, belki sponsorluklarla bu yük hafifletilecek. Ama en ağır haliyle bile İzmir Büyükşehir Belediyesi için hiç de büyük bir iş değil. Opera Binası’nın maliyetinden daha düşük. O yüzden altından kalkılamayacak bir durum değil” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu Haber

Marble Talks’ta Doğal Taşın Geleceği Konuşuldu

D Hol D-Design Arena sahnesinde gerçekleştirilen oturumlarda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenler, doğal taşın mimari projelerdeki kullanımına ilişkin bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde. İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir kapsamında gerçekleştirilen Marble Talks’ın öne çıkan oturumlarından biri, dünya doğal taş sektörünün iki ana aktörü Türkiye ve İtalya’yı aynı sahnede buluşturdu. “Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler” başlıklı oturumda, TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel pazarda değer, iş birliği ve rekabet vurgusu Küresel pazara ilişkin veriler paylaşarak katma değerli ürünlerin önemine dikkat çeken Flavio Marabelli, “Taş ocaktan çıkıyor ama asıl değer orada oluşmuyor. Bugün mesele ne kadar ürettiğimiz değil, o ürüne nasıl bir değer kattığımız. Bunda işlenmiş ürünler, teknoloji ve tasarım belirleyici hale gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan gelişmelere de değinen Flavio Marabelli, artan vergiler, ticaret engelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini ifade ederek özellikle ABD ve Körfez ülkeleri pazarlarında yaşanan değişimlerin ticaret akışını ve sektör içindeki ilişkileri zorlaştırdığını dile getirdi. Sektörün, ülke ayrımı olmadan birlikte hareket etmesi gerekliliğine dikkat çeken Marabelli, “Doğal taş sektörü, yapısı gereği zaten uluslararası bir üretim modeliyle ilerliyor. Aynı projede farklı ülkelerden gelen taş, teknoloji ve uygulamalar birlikte bulunabiliyor. Bu zaten birlikte üretimin kendisi. Ülkelerin birbirini rakip olarak konumlandırması doğru bir yaklaşım değil. Asıl mesele, doğal taşı taklit eden ürünlere karşı sektörün ortak hareket etmesi olmalı” diyerek doğal taşın sürdürülebilirliği, kültürel değeri ve özgünlüğünün birlikte anlatılmasının önemini vurguladı. “Sektörün geleceği açısından belirleyici” Hanifi Şimşek ise Türkiye’nin doğal taş sektöründeki konumuna değinerek, ülkemizin zengin rezervleri ve yüksek üretim kapasitesiyle küresel ölçekte güçlü bir tedarikçi olduğunu ifade etti. Şimşek, son yıllarda işlenmiş ürün ihracatını artıran sektörün yol haritasına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu gücü artık daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor. Doğal taşın projelerde daha fazla yer bulması için mimarlar ve tasarımcılarla daha yakın çalışmamız gerekiyor. Ürünün değeri, tasarım sürecine ne kadar dahil olduğuyla doğrudan ilişkili. Marble İzmir’deki bu platformu da bu açıdan çok önemli buluyorum” dedi. Uluslararası iş birliklerine de değinen Şimşek, kısa süre önce kurulan Doğal Taş Stratejik İttifakı’nın (NSSA) önemine dikkat çekerek, farklı ülkelerden sektörde söz sahibi derneklerin bir araya geldiği bu yapının doğal taş sektöründe ortak hareket etme kültürünü güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını ifade etti. Doğal taşın mimarideki anlatısı Programın diğer oturumlarında ise doğal taşın mimarlık ve tasarım dünyasındaki yeri farklı başlıklar altında ele alındı. “Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri” başlıklı oturumda, İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde, Yüksek Mimar Melis Varkal konuşmacı olarak yer aldı. Uğur Onur, Marble İzmir’in uluslararası ölçekte öne çıkan sayılı fuarlardan biri olduğunu belirterek bunun önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Onur, “Pek çok kişi mermeri soğuk bir malzeme olarak algılıyor ancak ben onu hem sıcak hem de verdiğiniz her şeyi size yansıtan güçlü bir malzeme olarak görüyorum” dedi. Melis Varkal ise projelerindeki doğal taş kullanımına ilişkin bilgi vererek, “Projelerimizde doğal taşı kullanırken bölgesel ölçekte yakınlık, mesafe ve yerellik gibi unsurlar bizim için belirleyici oluyor. Bulunduğumuz coğrafyanın taşını kullanmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Değişen tasarım anlayışı ve doğal taş kullanımı İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Değişen Zamanlar” oturumunda Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, doğal taşın tarih boyunca mimarlık ve sanat üretiminde üstlendiği rol ele alınırken, taşın hafıza, anlam ve deneyim üretme kapasitesine dikkat çekildi. Günümüzde bu ilişkinin yeniden tanımlandığı belirtilirken, mimar ve tasarımcıların malzemeye yeni işlevler kazandıran, deneyim odaklı ve araştırmaya dayalı yaklaşımlar geliştirdiği vurgulandı. Doğal taşın mimarlık tarihindeki önemi anlatıldı “Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar” başlıklı oturumda ise Mimar Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde; mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer konuşmacı olarak yer aldı. Dürrin Süer, doğal taşın mimarlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, “Doğal taş, mağaralarda insanlığa mekan oluşturan kovuklardan, uygarlıkların, şehirlerin ve ülkelerin sembolü haline gelen anıtsal yapıların ana materyali olmuştur. Mekanı var eden unsur olmuştur” dedi. Oturumda, doğal taşın tasarım yaklaşımındaki yeri, sunduğu olanaklar kapsamlı şekilde ele alındı. Türk doğal taşının küresel potansiyeli “Best Use of Stone with Turkish Stones” başlıklı oturumda ise İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin ile Mimar Burak Pekoglu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye’nin doğal taşta sahip olduğu çeşitlilik, kalite ve üretim gücüyle küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğu vurgulanırken, bu potansiyelin tasarım odaklı ve katma değerli projelerle daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren katılımcılar, doğal taşın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak için mimarlar ve tasarımcılarla üretici ve ihracatçılar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin kritik rol oynadığına dikkat çekti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.