Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İzmir

Kapsül Haber Ajansı - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

n11, İş Ortağım Buluşmaları ile Türkiye’nin 5 Şehrinde Satıcılarıyla Bir Araya Geliyor Haber

n11, İş Ortağım Buluşmaları ile Türkiye’nin 5 Şehrinde Satıcılarıyla Bir Araya Geliyor

n11, etkinliklerde e-ticaret dünyasındaki gelişmeleri ve satıcılarına sunduğu fırsatları paylaşırken farklı bölgelerde faaliyet gösteren satıcılarının deneyim ve ihtiyaçlarını da doğrudan dinleyecek. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından n11, satıcılarıyla kurduğu iletişimi güçlendirmek, ihtiyaç ve beklentilerini yakından dinlemek ve e-ticarette büyümelerine katkı sağlamak amacıyla İş Ortağım Buluşmaları’nı gerçekleştiriyor. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki satıcıları n11 ekipleriyle aynı çatı altında buluşturacak etkinlik serisinde; e-ticaret ekosistemindeki güncel gelişmeler, değişen ihtiyaçlar, yeni fırsatlar ve n11’in satıcıların işlerini geliştirmelerine destek olmak üzere hayata geçirdiği çözümler ele alınacak. İş Ortağım Buluşmaları’nın ilk durağı 17 Eylül’de Bursa olacak. Buluşmalar 23 Eylül’de Gaziantep ve 29 Eylül’de İzmir ile devam edecek. n11 ekibi daha sonra 7 Ekim’de Ankara’da satıcılarla buluşacak ve etkinlik serisi 14 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirilecek son buluşmayla tamamlanacak. Böylece n11, yaklaşık bir aylık süreçte beş farklı şehirde satıcılarıyla yüz yüze bir araya gelerek farklı bölgelerin e-ticaret dinamiklerini, satıcıların sahadaki deneyimlerini ve beklentilerini doğrudan dinleme fırsatı bulacak. Satıcıların e-ticarette büyüme yolculuğuna n11 desteği İş Ortağım Buluşmaları kapsamında n11’in satıcıların e-ticaret operasyonlarını kolaylaştırmak ve işlerini büyütmelerine katkı sağlamak amacıyla geliştirdiği hizmet ve uygulamalar da aktarılacak. Yeni mağaza açılışından ürün ve stok yönetimine, ödeme ve lojistik süreçlerinden yurt dışına satış fırsatlarına kadar e-ticaret yolculuğunun farklı aşamalarında ihtiyaç duyulan çözümler satıcılarla paylaşılacak. n11, özellikle e-ticarete yeni adım atan işletmelerin hızlı ve avantajlı bir başlangıç yapabilmesi için mağaza açılışından itibaren çeşitli destekler sağlıyor. Anlık şirket bilgisi çekimi ve KEP doğrulaması sayesinde satıcılar evrak yüklemeden kısa sürede mağazalarını açabiliyor. Yeni mağaza açan satıcılar ilk üç ay boyunca yüzde 0 komisyon ve iade kargo desteğinden yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra n11, 3.500 TL’lik hediye reklam puanıyla satıcıların ürünlerinin görünürlüğünü artırmalarına ve satışlarını desteklemelerine katkı sağlıyor. Farklı altyapılar ve pazaryerleriyle saniyeler içinde senkronize olabilen hızlı entegrasyon altyapısı sayesinde ürün ve stok aktarımı da kolaylaşırken, satıcılar operasyonel süreçlerini daha verimli şekilde yönetebiliyor. n11’in satıcılara sunduğu destek satışa başlamakla da sınırlı kalmıyor. Erken Ödeme çözümüyle satıcılar hakedişlerine vadesini beklemeden erişebilirken, nakit akışlarını daha etkin yönetme imkanı buluyor. n11Depom, depolamadan sipariş hazırlığı ve sevkiyata kadar uzanan operasyonel süreçlerin yönetimini kolaylaştırırken; Mikro İhracat imkanı ise satıcıların ürünlerini yurt dışındaki müşterilerle buluşturarak farklı pazarlara açılmalarını destekliyor. Bu hizmetlerle satıcıların yalnızca n11’de satışa başlamasını değil, işlerini geliştirmelerini ve büyüme yolculuklarını sürdürülebilir şekilde devam ettirmelerini destekleyen n11, İş Ortağım Buluşmaları ile sunduğu çözümleri doğrudan sahaya taşıyor. Satıcıların deneyim ve beklentileri doğrudan dinlenecek İş Ortağım Buluşmaları, n11’in sunduğu hizmetleri aktardığı bir etkinlik serisinin ötesinde, satıcılarla karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımına dayanan bir buluşma ortamı oluşturmayı amaçlıyor. Etkinlikler boyunca n11 ekipleri farklı ölçek ve kategorilerde faaliyet gösteren satıcıların e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları ihtiyaçları, deneyimlerini ve beklentilerini doğrudan dinleyecek. Farklı şehirlerde gerçekleştirilecek buluşmalardan elde edilen geri bildirimler, satıcıların ihtiyaçlarının daha yakından anlaşılmasına ve n11’in yeni dönem çalışmalarının şekillendirilmesine de katkı sağlayacak. Böylece platform ile satıcılar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve e-ticaret ekosisteminin değişen ihtiyaçlarına birlikte yanıt verilmesi hedefleniyor. Türkiye genelinde 380 bin kayıtlı satıcıya sahip olan n11, İş Ortağım Buluşmaları ile farklı şehirlerde faaliyet gösteren satıcılarıyla temasını güçlendirirken, sunduğu araç ve hizmetlerle işletmelerin dijitalleşme ve büyüme yolculuklarına katkıda bulunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Okul Servisinde Tarife Başka, Talep Başka Haber

Okul Servisinde Tarife Başka, Talep Başka

Şikayetlerde resmi tarifeler ile talep edilen ücretler arasındaki on binlerce liralık farkların yanı sıra, kısa mesafelere yüksek bedeller ve peşin ödeme sonrasında çıkarılan ek ücretler de öne çıktı. 2026–2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul masraflarına öğrenci servis ücretleri de eklendi. Çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlerde veliler; resmi tarifelerin üzerinde olduğunu belirttikleri servis ücretlerinden, kısa mesafeler için talep edilen yüksek bedellerden ve ödeme sonrasında çıkarılan ek ücretlerden yakındı. Şikayetlerde öne çıkan örneklerde talep edilen servis ücretleri ile velilerin referans gösterdiği resmi tarifeler arasında on binlerce liraya ulaşan farklar dikkat çekti. Yaklaşık 48 bin TL’lik tarifeye 140 bin TL ücret şikayeti İstanbul’dan platforma ulaşan bir şikayette veli, çocuğunun okuluyla evi arasındaki gidiş-geliş mesafesinin yaklaşık 5 kilometre olduğunu belirtti. Veli, resmi tarifeye göre yıllık servis bedelinin yaklaşık 48 bin 249 TL olması gerektiğini ifade ederken kendisinden 140 bin TL peşin ücret talep edildiğini öne sürdü. İki rakam arasındaki fark yaklaşık 92 bin TL’ye ulaştı. 79 bin TL’lik tarifeye karşı 161 bin TL İzmir’den bir başka veli ise anaokuluna giden çocuğu için 9 aylık servis ücretinin 161 bin 158 TL olarak bildirildiğini aktardı. Şikayet sahibi, aynı hizmet için resmi tarifede hesaplanan bedelin yaklaşık 79 bin 443 TL olduğunu belirterek talep edilen tutarın tarifeye göre 81 bin TL’den fazla yüksek olduğunu ifade etti. “62 bin TL olması gereken servis için 105 bin TL istendi” İstanbul’da yaşayan bir veli de çocuğunun okul servisi için resmi tarifeye göre yaklaşık 62 bin 658 TL hesaplandığını, kendisine bildirilen yıllık servis ücretinin ise 105 bin 634 TL olduğunu belirtti. Veli, iki tutar arasında yaklaşık 43 bin TL fark bulunduğundan şikayet etti. Ankara’dan Şikayetvar’a ulaşan bir başka başvuruda ise aylık azami ücretin 3 bin 865 TL olduğu belirtilirken veliden 4 bin 800 TL talep edildiği öne sürüldü. Şikayet sahibi, bir önceki eğitim döneminde aynı hizmet için aylık 3 bin 100 TL ödediğini de aktardı. Peşin ödemeden sonra ek ücret şikayeti Velilerin gündemindeki bir diğer konu ise servis ücretinin peşin ödenmesine rağmen dönem içinde ilave bedel talep edilmesi oldu. Platforma ulaşan bir şikayette veli, yıllık yaklaşık 77 bin TL servis ücretini peşin ödediğini ancak daha sonra kendisinden yüzde 20 oranında ek ücret talep edildiğini belirtti. Başka bir veli ise servis bedelini tamamen ödemesinin ardından 5 bin 500 TL daha istendiğini ve ödeme yapılmaması durumunda öğrencinin servise alınmadığını öne sürdü. Bir başka şikayette ise yıllık 55 bin TL servis ücretinin peşin ödendiği, daha sonra 9 bin TL ilave ücret talep edildiği belirtildi. Şikayet sahibi, ek ödemeyi kabul etmemesinin ardından konunun icra takibine taşındığını aktardı. Kısa mesafeye yüksek ücret iddiası Şikayetvar’a ulaşan örneklerden birinde bir veli, 1–3 kilometrelik mesafe için dört aylık tek yön servis hizmetine 24 bin TL ödediğini belirtti. Ödemenin ardından ayrıca fiyat farkı talep edildiğini ileri süren veli, ek bedeli ödememesi üzerine servis hizmetinin durdurulduğunu ifade etti. Başka bir şikayette ise öğrencinin servisi kullanmadığı belirtilen bir dönem için aileden yaklaşık 4 bin TL ek ücret talep edildiği aktarıldı. Velilerin servis ücretlerinde öne çıkan şikayetleri Şikayetvar’a ulaşan 2026 tarihli başvurularda öğrenci servisleriyle ilgili ücret şikayetlerinde; resmi tarifenin üzerinde olduğu öne sürülen fiyatlar, kısa mesafelere yüksek bedeller, peşin ödeme sonrasında çıkarılan ilave ücretler, eğitim dönemi içinde talep edilen fiyat farkları, kullanılmadığı belirtilen dönemlere ilişkin ücret talepleri ve ek ödeme yapılmadığında hizmetin durdurulduğu iddiaları öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar Bu Fuarı Çok Sevdi Haber

Çocuklar Bu Fuarı Çok Sevdi

İzmir’in bir asra merdiven dayayan geleneği Kültürpark’ta yaşatılıyor. Gelişen teknoloji ve çağın değişen koşullarına rağmen çocukların fuarda yaşadığı neşe ve heyecan nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor. 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nı ziyaret eden minikler bir yanda ellerinde boya kalemleriyle resim yapıyor, diğer yanda müzik eşliğinde dans ediyor. Biraz ileride dinozorların dünyasını keşfedenler, sevdikleri karakterlerin sahneye çıkmasını heyecanla bekliyor. İzmir Enternasyonal Fuarı, çocuklara özel hazırlanan etkinliklerle küçük ziyaretçilerine kendi fuarlarını yaşatıyor. Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için oluşturulan alanlar, fuarı aileler açısından da farklı bir deneyime dönüştürüyor. Çocuklar yalnızca anne ve babalarıyla fuarı gezen ziyaretçiler olmak yerine, kendileri için hazırlanan etkinliklerin doğrudan parçası oluyor. Bu fuarın başrolünde onlar var Zeytin Sahne Çim Alanı’nda oluşturulan çocuk etkinlik alanları 18.00-22.00 saatlerinde 3 yaş ve üzerindeki çocukları ağırlıyor. Çocuklar burada resim yapıyor, oyun oynuyor, dans ediyor, yarışıyor; sevilen karakterlerle buluşuyor ve farklı deneyimlere katılıyor. Bir etkinlikten diğerine koşan miniklerin heyecanı ise gün boyunca alana yansıyor. Fuar yalnızca yetişkinlerin konser, kültür-sanat ve gezi programlarının değil, çocukların da kendi programlarını oluşturabildiği bir buluşma noktasına dönüşüyor. Bir zamanların çocukları şimdi kendi çocuklarıyla burada Çocukların heyecanına eşlik eden anne ve babalar için fuarın bir başka anlamı daha var. Yıllar önce kendileri çocukken Kültürpark’a gelen İzmirliler, bugün kendi çocuklarının elinden tutarak aynı kapıdan içeri giriyor. Onlardan biri de 29 yaşındaki Gizem Karadere. Çocukluğunda fuara geldiğini anlatan Karadere, o yıllardan kalan fotoğraflarını bugün 6 yaşındaki oğlu Kayra’ya gösterdiğini söyledi. Geçmişle bugünü kıyaslamak yerine her kuşağın kendi fuar heyecanını yaşadığını anlatan Karadere, “Biz de o zaman çok eğleniyorduk ama günümüz çocukları şu anki bu alanlarla da çok eğleniyorlar. En azından teknolojiden yine uzaklar baktığınızda. Resim var, müzik var, dans var, her şey var. Biz gayet keyif aldık bugün. Niloya ve Gupi’yi bekledik. Hepsiyle tek tek tanışacağız” dedi. Annesinin anılarının yanına kendininkileri ekliyor Annesinin çocukluk fotoğraflarına merakla bakan 6 yaşındaki Kayra Karadere ise bugün Kültürpark’ta kendi anılarını biriktiriyor. Angry Birds resmi boyayan ve çalışmasını gururla gösteren Kayra, etkinlik alanında eğlenip eğlenmediği sorusuna “Evet” yanıtını verdi. Kayra’nın fuarla ilgili ilk cümlesi ise çok daha netti: “Fuarı çok seviyorum.” “Bu seneki etkinlikler daha iyi” Çocuğuyla fuara gelen Gizem Gündüz de çocuk etkinliklerinin aileler açısından fuarın önemli duraklarından biri olduğunu söyledi. Geçen yıl da fuara geldiklerini belirten Gündüz, “Çok eğleniyoruz. Güzel etkinlikler var. Bu seneki etkinlikler bence geçen seneden daha iyi. Maskotlar falan var, daha iyi olmuş. Çocuğum da çok eğleniyor. Bayağı bir konseptler değişti ve çok daha görsel şölenle beraber daha aktif, daha eğlenceli” diye konuştu. Çocukları eğlensin diye Torbalı’dan geldiler Çocuk etkinliklerinin çekim alanı ilçelere de uzandı. Sedat Karaağaç, çocukları fuar heyecanını yaşasın diye ailesiyle Torbalı’dan Kültürpark’a geldi. Karaağaç, “İzmir Torbalı’dan geldik. Bir saatlik yoldan geldik. Çocukları getirdik biraz eğlensinler diye. Bizim çocukluğumuzda fuar vardı ama biz gelemedik, öyle söyleyeyim. Öncelikle yemek bölümünde yemek yedik. Ondan sonra eğlence için çocuğu getirdik. Şu an resim yapıyor. Dolaşmaya devam ediyoruz. Konsere kalmayacağız ama en azından çocuk eğlenmiş olacak” ifadelerini kullandı. Boya kaleminden sanal gerçekliğe uzanan dünya Çocukların fuardaki rotası ise oldukça geniş. Dinoverse Dinozor Deneyim Alanı’nda sanal gerçeklik teknolojisiyle dinozorların dünyasını keşfeden çocuklar, Hot Wheels Deneyim Alanı’nda oyunlardan temalı kaydıraklara ve rampa etkinliklerine kadar farklı deneyimlere katılıyor. Barbie Temalı Etkinlik Alanı’nda bisiklet, at binme, boyama, basketbol ve futbol etkinlikleri gerçekleştirilirken Barbie Dans Stüdyosu müzik ve hareketi bir araya getiriyor. Angry Birds Eğlence Alanı’nda ise boyama, hedef vurma, dev puzzle ve sünger bloklarla hazırlanan oyunlar çocukları bekliyor. Beklenen an: Sevilen kahramanlar sahnede Fuarın çocuklar için en heyecanlı anlarından biri de ekrandan tanıdıkları kahramanlarla buluşmaları oluyor. Gupi ve Kucho’nun yanı sıra Jurassic Age, Şirinler, Robocar Poli ile Maşa ve Koca Ayı gibi sevilen yapımların gösterileri çocuklarla buluşuyor. Kimi çocuk sahnenin önünde sevdiği karakteri beklerken kimi gösterinin ardından soluğu bir başka etkinlik alanında alıyor. Kuşaklar büyüyor, çocukların dünyası değişiyor. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda ise o çocukluk heyecanına her yıl yeni anılar ekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor Haber

Moxy İzmir Kapılarını Açıyor

8 Eylül 2026’da kapılarını açan Moxy İzmir, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi değil; Neva Yalı ile başlayan ve bölgeyi yeni bir yaşam ve çekim merkezine dönüştüren büyük dönüşümün de önemli kilometre taşlarından biri olacak. Marriott International’ın genç ruhu, cesur tasarımı ve sosyal konaklama anlayışıyla öne çıkan markası Moxy Hotels, İzmir’deki ilk oteli Moxy İzmir ile 8 Eylül 2026 itibarıyla misafirlerini ağırlamaya başlıyor. Moxy İzmir, Bayraklı’da bağımsız bir otel yatırımının ötesinde, Rönesans Gayrimenkul Grubu bünyesinde REV imzasıyla geliştirilen Neva Yalı karma kullanım projesinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. İZMİR’İN YENİ KIYISINDA DÖNÜŞÜM “İzmir’in yeni kıyısı” vizyonuyla geliştirilen Neva Yalı; konut, ofis, otel, gastronomi, sosyal yaşam ve kültür-sanat fonksiyonlarını aynı bölgede buluşturuyor. Böylece uzun yıllar daha çok bir geçiş noktası olarak algılanan kıyı hattı; yaşanan, çalışılan, konaklanan ve sosyalleşilen yeni bir kent merkezine dönüşüyor. Tamamlanan konutları, deniz manzaralı ofisleri ve sosyal alanlarıyla Neva Yalı’da başlayan yaşam, Moxy İzmir’in açılmasıyla yeni bir aşamaya geçiyor. Bölgede Riva Yalı ile devam eden yatırımlar ve yapılması planlanan Performans Sanatları Merkezi de bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesini hedefliyor. DÖNÜŞÜMÜN OTEL AYAĞI: MOXY İZMİR Moxy İzmir, Neva Yalı’nın günün farklı saatlerinde yaşayan bir kent merkezi oluşturma yaklaşımını konaklama ve sosyal yaşamla tamamlıyor. Otel; konut sakinlerini, ofis kullanıcılarını, iş dünyasını, İzmir’e gelen yerli ve yabancı ziyaretçileri ve kent sakinlerini aynı sosyal ortamda buluşturmayı hedefliyor. Ortak çalışma alanları, barı ve etkinlik mekanlarıyla Moxy İzmir, yalnızca konaklama için değil, çalışma ve sosyalleşme için de yeni bir buluşma noktası sunuyor. Neva Yalı’daki ofisler ile otelin aynı yaşam alanı içinde yer alması; çalışma, toplantı, konaklama, yeme-içme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarının tek bir destinasyonda karşılanmasına da olanak sağlıyor. MOXY’NİN “PLAY ON” RUHU İZMİR’DE Moxy İzmir, klasik otel anlayışının dışına çıkarak şehre daha özgür ve sosyal bir konaklama deneyimi getiriyor. Otelin lobisi yalnızca bir bekleme alanı değil, gün boyu yaşayan bir sosyal merkez olarak tasarlandı. Ege’nin samimi atmosferini Moxy’nin global “Play On” felsefesiyle buluşturan otel; iş dünyasının profesyonellerinden İzmir’i keşfetmek isteyen gezginlere ve kent sakinlerine kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. 186 akıllı odaya sahip Moxy İzmir’de Ege Denizi manzaralı oda seçenekleri ve uzun konaklamalara uygun kitchenette’li süitler bulunuyor. Geleneksel resepsiyon yerine misafirleri karşılayan Moxy Bar, check-in deneyimini markanın sosyal yaklaşımının bir parçasına dönüştürüyor. Otelde ayrıca tamamı gün ışığı alan 318 metrekarelik toplantı ve etkinlik alanları, ortak çalışma mekanları, 24 saat açık yeme-içme alanı, fitness merkezi ve evcil hayvan dostu konaklama seçenekleri yer alıyor. YENİ BİR YAŞAM VE ÇEKİM MERKEZİNİN PARÇASI Neva Yalı ile başlayan yaşam ve Moxy İzmir’in açılışı, İzmir kıyısındaki uzun soluklu dönüşümün önemli adımlarını oluşturuyor. Konut, ofis, konaklama, gastronomi, kültür-sanat ve sosyal yaşamın aynı bölgede buluşmasıyla “İzmir’in yeni kıyısı”; yaşamak, çalışmak, konaklamak ve sosyalleşmek için yeni bir şehir destinasyonuna dönüşüyor. Moxy İzmir de Marriott International’ın global lifestyle otel deneyimini, Rönesans’ın Neva Yalı ile İzmir’e kazandırdığı yeni kıyı yaşamının enerjisiyle buluşturarak bu dönüşümün önemli parçalarından biri oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Red Bull Karton Tekne 13 Eylül’de İzmir’de Suya İniyor Haber

Red Bull Karton Tekne 13 Eylül’de İzmir’de Suya İniyor

Red Bull Karton Tekne, yaratıcılığı ve eğlenceyi su üzerinde rekabetle buluşturmak üzere 13 Eylül’de İzmir’e geliyor. 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Gölü’nde gerçekleşecek etkinlikte, toplam 20 takım kendi tasarladıkları karton teknelerle su üzerinde mücadele edecek. Teknelerin karton, kaptanların gerçek olduğu Red Bull Karton Tekne’de yarışmacıları su üzerindeki performanslarının yanında yaratıcılıkları ve sahne performansları da başarıya taşıyacak. Takımlar, tekneleriyle suya inmeden önce 1 dakikalık eğlenceli sahne performanslarını sergileyecek. Ardından kartondan tasarlanan tekneler, Kültürpark Gölü’nde rakiplerini geride bırakmak için mücadele edecek. Red Bull Karton Tekne Etkinlik Alanı 5-12 Eylül Arası Açık Olacak Red Bull Karton Tekne heyecanı, yarış gününden önce fuar alanında başlayacak. 5–12 Eylül tarihleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak Red Bull Karton Tekne Etkinlik Alanı’nda karton tekne atölyeleri ve workshopların yanı sıra DJ performansları ve farklı aktivasyonlar gerçekleştirilecek. Fuar boyunca devam edecek etkinlikler, 13 Eylül’de Kültürpark Gölü’nde düzenlenecek Red Bull Karton Tekne Yarışması ile tamamlanacak. Eşleşmeler Canlı Kurayla Belirlenecek Toplam 20 takımın katılacağı Red Bull Karton Tekne’de eşleşmeler, yarış günü tüm katılımcıların önünde gerçekleştirilecek canlı kurayla belirlenecek. Yarışmacılar su üzerindeki mücadelelerinin yanı sıra tekne tasarımları ve sahne performanslarıyla da puan toplayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Dönemini İki Set Arasında Geçirdi Haber

Yaz Dönemini İki Set Arasında Geçirdi

Psikolojik gerilim türündeki "Ahval" (Ahval: Karanlığın Esiri) sinema filminde başrol oynayarak performansıyla göz dolduran Hülya Diken, aynı süreçte TRT Tabii platformunda yayınlanacak olan "Nizam-ı Mülk" (Nizamülmülk Altın Çağ) adlı tarihi dönem dizisinde Gülbeyaz karakteriyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. ÇİFTE SET MARATONU: "YORULDUM AMA RAHATSIZ OLMADIM" Aynı anda hem günümüz gerilim filminin başrolünü üstlenip hem de tarihi bir dönem dizisinde rol almanın zorluklarına değinen Hülya Diken, iki farklı seti idare etmenin kolay olmadığını gizlemedi. Farklı günlerde iki ayrı karakterin atmosferine girmek için büyük çaba harcadığını belirten güzel oyuncu, "Aynı anda iki farklı işte yer almak tabii ki zor oldu. İki ayrı dünyayı, iki tamamen farklı dönemi ve karakteri yaşatmak ciddi bir konsantrasyon gerektirdi. Çok yorulduğum anlar oldu ama işimi aşkla yaptığım için hiç rahatsızlık duymadım. Çocukken annem beni lunaparka götürdüğünde nasıl mutlu oluyorsam, sette olduğum zaman da aynı heyecan ve mutluluğu yaşıyorum" dedi. "ÇALIŞMAK BENİM İÇİN TATİL GİBİ" Sektördeki arkadaşları sahillerde yazın tadını çıkarırken çalışmayı tercih eden başarılı oyuncu, kıskançlık hissetmediğini belirtti: "Çalışmaktan son derece memnunum, hatta çalışmak benim için bir nevi tatil gibi. Yeni bir projenin heyecanı bende tatile çıkma isteği kadar güçlü. Farklı kültürleri ve dünyayı keşfetmeyi çok seviyorum ama işimin yeri her zaman ayrı." ÖNCE İZMİR, SONRA YUNANİSTAN! İki projedeki çekim maratonunun da sonuna gelen Hülya Diken, hak ettiği tatil için bavulunu topladı. İkinci sezon finali bitmek üzere olan dizisinin ve sinema filminin ardından nefes almak üzere önce İzmir'e, ardından Yunanistan'a geçecek olan güzel oyuncu, dönüşte yeni projelerle seyirciyle buluşmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Kuzeyinde Su Altyapısına 147 Milyon Liralık Yatırım Haber

İzmir’in Kuzeyinde Su Altyapısına 147 Milyon Liralık Yatırım

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, ekonomik ömrünü tamamlayan içme suyu hatlarını yenilemek, arızaları ve buna bağlı su kayıplarını azaltmak amacıyla kentin kuzeyinde kapsamlı bir altyapı yatırımı yürütüyor. 147 milyon 248 bin liralık yatırım kapsamında Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli’de eski ve arızalı branşmanlar yenileriyle değiştirilirken ihtiyaç duyulan noktalara yeni ana borular döşeniyor. Yüzde 52 seviyesine ulaşan yatırımın 2028 yılının başında tamamlanması hedefleniyor. Doğançay’da yaklaşık 5.5 kilometrelik çalışma Karşıyaka’da bugüne kadar 3,25 kilometre branşman hattı yenilenirken 2,4 kilometre ana boru döşendi. Bayraklı’nın Doğançay Mahallesi’nde ise yaklaşık 1,5 kilometre branşman hattı yenilendi, 4 kilometre yeni ana boru döşendi. Böylece Doğançay’da toplam yaklaşık 5,5 kilometrelik çalışma gerçekleştirildi. Doğançay Mahallesi Muhtarı Arzu Nisan, eskiyen branşmanlar nedeniyle özellikle yaz aylarında sık sık arıza yaşandığını belirterek, “Branşmanlarımız çok eskiydi. Sıcaktan, soğuktan ve su basıncından etkileniyordu. Özellikle yaz aylarında hemen hemen her sokakta 4-5 noktada patlak meydana geliyordu. Bu konuda İZSU ile bir toplantı yaptık. En çok su patlağı yaşanan ve branşmanların çok eski olduğu noktalarla ilgili yazışmalarımızı yaptık. Branşmanlarımız yenilenmeye başladı ve sıkıntının büyük bölümü giderildi” dedi. Çiğli’nin dört mahallesinde hatlar yenileniyor Çiğli’de içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmaları Aydınlıkevler, Balatçık, Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet mahallelerinde sürüyor. Aydınlıkevler Mahallesi’nde 636 metre branşman hattı yenilenirken, 220 metre yeni ana boru döşendi. Balatçık Mahallesi’nde 914 metre branşman hattı yenilendi, 227 metre yeni ana boru döşendi. Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde 405 metre, Cumhuriyet Mahallesi’nde ise 236 metre yeni ana boru döşendi. Cumhuriyet Mahallesi’nde ayrıca 38 metre branşman hattı yenilendi. Büyükşehir’e teşekkür Aydınlıkevler Mahallesi Muhtarı Mürvet Karakoç, yaklaşık 45 yıllık mahallenin eskiyen altyapısı nedeniyle sık sık boru patlakları ve su kayıpları yaşandığını belirtti. Karakoç, “İklim şartları nedeniyle su kıtlığıyla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, patlaklar nedeniyle yaşanan su kayıpları canımızı yakıyordu. İZSU yetkilileriyle çok rahat iletişim kurabiliyoruz. Sağ olsunlar, her konuda destek oluyorlar. Mahallemiz için yatırım talebinde bulunduk, onlar da bize çok güzel yardımcı oldular. Yaklaşık 15 sokağımızda altyapı yenileme çalışması yapıldı. Vatandaşlarımız da biz de çok mutluyuz. Artık su kayıpları yaşamayacağız, altyapımız yenilenmiş oldu. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.