Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İzmir Büyükşehir

Kapsül Haber Ajansı - İzmir Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Büyükşehir Sahipsiz Canlar İçin Kendi Mamasını Üretiyor: Hedef Günde 1 Ton Haber

İzmir Büyükşehir Sahipsiz Canlar İçin Kendi Mamasını Üretiyor: Hedef Günde 1 Ton

Kalite kontrollerinden geçirilen mamalar, hayvanların ihtiyaçlarına göre hazırlanırken üretimin ilçe belediyelerine de destek verecek seviyeye ulaştırılması amaçlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bakım evlerinde bulunan sahipsiz hayvanların sağlıklı ve dengeli beslenmesi için kendi mamasını üretiyor. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde 2024 yılında PAKO Sahipsiz Hayvan Sosyal Yaşam Kampüsü’nde kurulan ruhsatlı tesiste daha önce yılda yaklaşık 100 ton mama üretilirken, yeni makineler ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla üretimin günlük 1 tona çıkarılması hedefleniyor. Üretim kapasitesinin kademeli olarak artırılmasıyla öncelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bakım evlerindeki hayvanların mama ihtiyacının karşılanması, ardından ilçe belediyelerinin sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalarına da destek verilmesi planlanıyor. Mama üretiminin her aşaması kontrol altında İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Murat Aras, tesiste üretilen mamaların ham madde aşamasından son ürüne kadar kontrol edildiğini belirtti. Aras, “Hayvanlarımızın ihtiyacına uygun rasyonu belirleyip bunu mama haline getiriyoruz. Son ürünlerin laboratuvar değerlendirmelerini düzenli olarak yapıyoruz. Şu ana kadar verilerimiz oldukça iyi. Hayvanların mamayı tüketmesi ve sindirmesi konusunda olumlu sonuçlar alıyoruz” dedi. Hedef önce Büyükşehir’in tesislerine yetmek 2024 yılında faaliyete geçen tesiste üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aras, günlük 1 ton üretim hedefiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Kapasitemizi kademeli olarak artırarak Büyükşehir Belediyesi olarak sahipsiz hayvanların gıda ihtiyacını kendimiz karşılamak istiyoruz. İlk aşamada PAKO, ardından Işıkkent tesisimizdeki hayvanlarımızın beslenmesini bu üretim hattından sağlamayı hedefliyoruz. Sonrasında diğer bakım evlerine ve ilçe belediyelerine de destek olmak istiyoruz.” Mamalar hayvanların ihtiyaçlarına göre hazırlanıyor Bakım evlerinde bulunan hayvanların beslenme ihtiyaçlarının bireysel olarak değerlendirildiğini belirten Aras, mikroçip kayıtları üzerinden hayvanların kilosu, ırkı ve büyüklüğü gibi özelliklerinin dikkate alındığını söyledi. Üretilen mamaların da bu ihtiyaçlara göre kullanıldığını ifade eden Aras, düzenli laboratuvar kontrolleriyle mamanın hayvanların sağlığı açısından uygunluğunun takip edildiğini belirtti. Aras, “Bizim amacımız sahipsiz hayvanlara refah içinde, uygun koşullarda bakmak. Bunun için her aşaması düşünülmüş şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın gönlü rahat olsun” dedi. “Onlara sevgi dolu bir yuva da gerekiyor” Bakım evlerinde hayvanların beslenme ve sağlık ihtiyaçlarının karşılandığını belirten Aras, sahipsiz hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesinde sahiplendirmenin önemine de dikkat çekti. Yurttaşlara sahiplendirme çağrısı yapan Aras, “Bu hayvanların sahiplendirilmeye ihtiyacı var. Yurttaşlarımız gelip bizden hayvan sahiplenebilir. Onlara yalnızca mama değil, sevgi dolu bir yuva da gerekiyor” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytinde Ortak Akıl Sahaya Taşınıyor Haber

Zeytinde Ortak Akıl Sahaya Taşınıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zeytin Çalıştayı’nda üretimin sürdürülebilirliği, verim ve kalitenin korunması ile üreticinin güçlendirilmesine yönelik ortaya konan yaklaşımın ardından, sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, zeytin üretiminde verim ve kaliteyi korumak, üretim maliyetlerini azaltmak ve hastalık ile zararlılarla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla Kemalpaşa’daki üreticilere yönelik desteklerine devam ediyor. Kemalpaşa’da düzenlenen programda üreticilerle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe, Başkan Vekili Erdal Karagöz, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üreticilerin taleplerini dinledi. Program kapsamında 391 zeytin üreticisi desteklerden faydalandı. Üreticilere zeytin hasat örtüsü, bordo bulamacı ve zeytin sineğiyle mücadele için diamonyum fosfat gübresi ve tuzak şişesi desteği sağlandı. “Üreticimizi kaybetmemeliyiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe, artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Karakülçe, “Toprak bir ana; bizleri sarıp sarmalıyor. Toprak vermezse biz de bir şey alamayız. Bugün bütün girdileriniz, bütün giderleriniz artmış durumda. Burada belediyelerimiz ellerinde bulunan kaynaklarla üreticiye ne verebilir, üreticiyi daha çok neye teşvik edebilir, bunun gayreti içerisindeyiz. Çünkü üretmek başka bir mesele. Pek çok şeyi kaybediyoruz, üreticimizi de kaybediyoruz. Eğer gerçekten bir faydamız olabiliyorsa, üreticiye dokunabiliyorsak bu bizim için çok kıymetli” dedi. “Çiftçimize destek olmak için çalışıyoruz” Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen de tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan yurttaşların ekonomik koşullar nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Son dönemde başta çiftçimiz, hayvancımız ve çalışanımız ciddi şekilde sıkıntılar içerisinde. En azından onlara destek verebilmek için hem ilçe belediyemiz hem Büyükşehir Belediyemiz ciddi katkılar sağlamaya çalışıyor. Bu tür yardımların çok değerli olduğunun altını çizmek istiyorum. İnşallah yapılan bu katkılar üreticilerimize fayda sağlar” diye konuştu. Türkmen, üreticiye sağlanan destekler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi ve Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkan Vekili Erdal Karagöz de İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Dr. Cemil Tugay’ın selamlarını üreticilere iletti. “Mesele önce para kazanmak değil, üretmek” Destekten yararlanan 65 yaşındaki zeytin üreticisi Keramettin Şimşek, emekli olduktan sonra zeytin üretimine başladığını söyledi. Artan maliyetlere rağmen üretmeye devam ettiğini belirten Şimşek, “Maliyetler yüksek. Mazotu, gübresi, diğer giderleri var. Ama burada mesele önce para kazanmak değil, üretmek. Biz üretirsek bunu birileri görür. Bu ülkede bu ürün yetişiyor, bunun için çalışan insanlar var. Üretimi gençlere de yaymak lazım” dedi. “Fayda faydadır” Kiraz, erik ve zeytin üreticisi Hacer Duman da son yıllarda yükselen maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirterek, “Son yıllarda işler bozuk. Şeftalileri bile bu sene doğru düzgün satamadık. Maliyetleri hiç sormayın, onlar zaten uçtu. Çiftçilerin desteklenmesi çok güzel bir şey. Destek lazım zaten. Bana hasat örtüsü ve bordo bulamacı verecekler. Katkısı olmaz mı? Olur tabii. Fayda faydadır; karıncanın denize faydası varmış” diye konuştu. Türkiye’nin yağlık zeytininin yüzde 20’si İzmir’den Zeytine yönelik çalışmaların önemi İzmir’in Türkiye üretimindeki payıyla da ortaya çıkıyor. 2025 verilerine göre kentte 850 bin 453 dekar alanda 359 bin 970 ton yağlık zeytin üretiliyor. Bu üretimle İzmir, Türkiye’nin toplam yağlık zeytin üretiminin yüzde 20’sini karşılıyor. Sofralık zeytin de dahil edildiğinde kentteki toplam zeytin alanı 959 bin 984 dekara, toplam üretim ise 401 bin 879 tona ulaşıyor. Kemalpaşa’da 50 bin 850 dekar yağlık, 8 bin 111 dekar sofralık olmak üzere toplam 58 bin 961 dekar zeytin alanı bulunuyor. İlçede yıllık toplam zeytin üretimi 15 bin 506 ton olarak gerçekleşiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dikili’de Yatırımlar Hız Kesmiyor Haber

Dikili’de Yatırımlar Hız Kesmiyor

Atatürk Meydanı’ndaki törende konuşan Başkan Kırgöz, bugün itibarıyla hizmete başlayan yeni araçların yanı sıra ilçede devam eden çalışmalar ve hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında da bilgi verdi. Hizmet kapasitesini artıran yatırımlardan altyapı çalışmalarına, ulaşım projelerinden yeni otogar yatırımına kadar Dikili’nin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların planlı şekilde sürdürüldüğünü belirten Kırgöz, ilçenin geleceği için yatırımlara kararlılıkla devam ettiklerini vurguladı. “7,5 YILDA 55 YENİ ARACI BÜNYEMİZE KATTIK” Dikili’nin her geçen gün büyüyen ve gelişen yapısına paralel olarak hizmet kapasitesini artırmaya devam ettiklerini belirten Başkan Kırgöz, sözlerini şöyle sürdürdü: Güzel Dikili’mize çok daha hızlı ve nitelikli hizmet sunabilmek için araç filomuzu güçlendiriyoruz. Son alınan 9 araçla birlikte göreve geldiğimizden bu yana belediyemizin öz kaynaklarıyla toplam 55 aracı ilçemize kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bundan sonra da hizmet kalitemizi üst seviyelere çıkarmak için yatırımlarımıza hiç ara vermeden devam edeceğiz. “DOĞAL GAZ ALTYAPISI GENİŞLİYOR” İlçede dört yıl önce başlatılan doğal gaz hamlesinin yeni etaplarla sürdüğüne vurgu yapan Başkan Kırgöz, Gazipaşa, Salimbey ve İsmetpaşa mahallelerinde yürütülen çalışmaların iki ay içerisinde tamamlanacağını söyledi. Cumhuriyet Mahallesi’ni kapsayan 6. etap çalışmalarının da start aldığını bildiren Kırgöz, “Dört yıl önce temelini attığımız doğal gaz ağını adım adım büyütüyoruz. Üç mahallemizdeki imalatları iki ay içinde bitiriyoruz. Ara vermeden Cumhuriyet Mahallemizin büyük bir bölümünü içeren 6. etap çalışmalarına da başladık” açıklamasında bulundu. OTOGAR İHALESİ 5 EKİM’DE Açıklamasında kent içi ulaşım ve altyapı projelerine geniş yer ayıran Başkan Kırgöz, Dikili’nin önemli bir eksiğini giderecek olan yeni otogar projesinin yapım ihalesinin 5 Ekim Pazartesi günü gerçekleşeceğini duyurdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile tam bir koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Başkan Kırgöz; atık su arıtma tesisi, Denizköy-Çandarlı bağlantı yolu, yeni itfaiye binası, sokak hayvanları bakımevi ile sanayi sitesi ve bağlantı yollarını rahatlatacak çevre yolu projelerinin de eş zamanlı olarak ilerlediğini kaydetti. “DAHA GÜÇLÜ VE MODERN BİR DİKİLİ” Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımları planlanan takvim doğrultusunda sürdürdüklerinin altını çizen Başkan Kırgöz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Belediyemizin kurumsal ve mali yapısını güçlendirirken geleceğin Dikili’sini de inşa ediyoruz. Tüm bu projeler tamamlandığında ilçemizin kronik sorunlarını çözmüş; daha güçlü, modern ve huzurlu bir Dikili’de hep birlikte yaşayacağız. Yeni araçlarımız ve devam eden projelerimiz tüm hemşehrilerimize hayırlı olsun. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı Haber

İzmir’den Akdeniz Kentlerine İklim İş Birliği Çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla’da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi’ne katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arasındaki deneyim paylaşımının somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle 28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen zirvede; iklim dirençli kentler, kuraklık, su stresi, aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı. Akdeniz kentleri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve akademi dünyasını bir araya getiren zirvede, COP31 öncesinde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi de gündeme geldi. “Akdeniz’i yaşayan bir iklim laboratuvarına dönüştürebiliriz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi” başlıklı panelde yaptığı konuşmada, uluslararası kent ağlarının yalnızca deneyim paylaşımına değil, ortak çözümlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti. İzmir’in ICLEI, UCLG, U20, WHO Sağlıklı Kentler Ağı ve NetZeroCities gibi uluslararası ağlardaki çalışmalarına değinen Okyay, Akdeniz kentlerinin aşırı sıcaklar, kuraklık, su stresi, yangınlar ve seller gibi ortak risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Okyay, “Akdeniz’i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı” diye konuştu. Kent ağları finansmana erişimi kolaylaştırmalı Uluslararası iş birliğinin, teknik kapasitesi ve kaynakları sınırlı belediyeler için önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Okyay, kent ağlarının iyi uygulama paylaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını hayata geçirmesini kolaylaştıracak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. COP31 için uygulama vurgusu Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, iklim taahhütlerini somut ve izlenebilir adımlara dönüştüren bir süreç olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okyay, iklim eyleminin önemli bir bölümünün kentlerde hayata geçirileceğine dikkat çekti. İzmir’in COP31 hazırlıklarına yerel düzeyde de katkı sunduğunu ifade eden Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının önemini vurguladı. Bu çalışmalarla küresel iklim gündeminin yerel yönetimlerin, gençlerin ve kadınların deneyimleriyle buluşturulmasının amaçlandığını belirten Okyay, şöyle konuştu: “Bir Uygulama COP’undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor. İzmir’de Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın çalışmalarıyla tam da bu yaklaşımı güçlendirmeye çalışıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımı İklim politikalarının yerelden küresele, küreselden yeniden yerele uzanan bir iş birliği ve öğrenme süreciyle güçlenebileceğini belirten Prof. Dr. Okyay, kentlerde geliştirilen çözümlerin uluslararası ağlar aracılığıyla paylaşılmasının önemine değindi. İklim yatırımlarının halk sağlığına katkılarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Okyay, yeşil alanların artırılması, gölgeleme uygulamaları, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu ifade etti.

Sağlık Aracıları Sahaya Çıkıyor Haber

Sağlık Aracıları Sahaya Çıkıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile UNFPA iş birliği doğrultusunda hayata geçirilen Sağlık Aracısı Modeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi için çalışacak. Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan çalışmalar, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenen Basmane bölgesi ve Ferahlı ile Ulubatlı mahallelerinde uygulanacak. Saha çalışması öncesi, Sağlık Aracılarına UNFPA eğitmenleri tarafından eğitimler verildi. Sağlık Aracıları, sosyoekonomik eşitsizliklerin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimini güçlendirip, risk altındaki çocuk ve aileleri erken dönemde tespit edecek ve uygun hizmetlere yönlendirecek. Güvene dayalı köprü görevi görecekler Model kapsamında Sağlık Aracıları, ailelerle güvene dayalı iletişim kurarak çocuk yaşta evliliklerin sağlık, eğitim ve sosyal sonuçları konusunda farkındalık oluşturacak. Kadın ve erkek gruplarına yönelik bilgilendirme çalışmaları yürütülerek, bireylerin hukuki haklar ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında bilinçlendirilmeleri sağlanacak. İhtiyaç duyan bireyler psiko sosyal destek, eğitim ve koruma mekanizmalarına yönlendirilerek ilgili kurumlarla koordinasyon içinde vaka takibi gerçekleştirilecek. Eğitimini sürdüren ve meslek sahibi olan genç kadınların başarı hikâyeleri görünür kılınarak toplumsal dönüşüme katkıda bulunulacak. Sağlık Aracıları, denetleyici bir rol üstlenmek yerine topluluk ile kamu kurumları arasında güvene dayalı bir köprü görevi görecek. Proje kente yayılacak Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan Elmas Köçkün, “Sağlık Aracıları Modeli’ni İzmir'de uygulamaya başlıyoruz. İzmir çok göç alan büyük bir şehir. Erken yaşta zorla evlilikler, çoğunlukla sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimde engellerle karşılaşan bireylerin yaşadığı mahallelerde yapılıyor. Dolayısıyla UNFPA’nın çalışmasını İzmir’le buluşturmaya karar verdik. Bu kapsamda Ferahlı ve Ulubatlı mahalleleri ile Basmane bölgesini pilot olarak belirledik. Sağlık Aracılarımız da toplumun içinden gelen, hanelere rahat girip çıkabilecek, risk analizini yapabilecek ve bizi bu konuda bilgilendirebilecek kişilerden oluşuyor. Sağlık Aracılarımıza ve projede çalışacak personelimize üç günlük kapsamlı bir eğitim verdik. Bu model, toplumun kendini eğittiği ve beslediği bir süreç olacak. Çalışmayı daha sonra kent genelinde yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Yani aslında aktif ve katılımcı bir yurttaş yaratmaya çalışıyoruz” bilgisini verdi. “Sesimizi duyurmaya çalışacağız” Sağlık Aracısı olmak için eğitimlere katılan Hüsniye Çoban, “Böyle bir projeye dahil olacağımız için çok mutlu olduk, çok heyecanlandık. Eğitimlerde erken yaşta evlilikten doğan sorunları öğrendik ve bilinçlendik. Çok güzel bilgiler ediniyoruz. Yakın zamanda sahaya çıkacağız. Gücümüzün yettiği yere kadar sesimizi duyurmaya çalışacağız. Erken yaşta evlilikleri çevremizde görüyoruz ve ‘hayır’ diyoruz. Özellikle kız çocuklarımızı okutalım, eğitelim” dedi. “Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor” Eğitimlerde yer alan Oğuzhan İlikçi ise Ferahlı Mahallesi’nde oturduğunu belirterek “Ben Roman’ım. Bu projeye destek olmak istedim çünkü çevremde de erken evlenen birçok arkadaşım var. Hem maddi hem de manevi olarak zor bir süreç yaşıyorlar. Aldığımız eğitimlerde, erken evliliklerin sadece Roman toplumlarında değil, birçok farklı kültürde olabildiğini öğrendim. Erken yaşta evliliğin özellikle kadın sağlığı konusunda pek çok problem yarattığını öğrenmek, bu projeye dâhil olmamdaki motivasyonumu artırdı. Sahaya çıktığımızda risk barındıran hanelere ulaşmak istiyoruz. Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karbon Ayak İzini Ulaşım Tercihi Belirliyor Haber

Karbon Ayak İzini Ulaşım Tercihi Belirliyor

Toplu taşıma, bisiklet ve yürüyüş gibi günlük ulaşım tercihleri ise İzmir'in 2050 iklim nötr hedefine ulaşmasında önemli rol oynuyor. İzmir'in iklim hedeflerine ulaşmasında ulaşım faaliyetleri önemli rol oynuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025-2050 Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP), ulaşım tercihlerinin kentin karbon ayak izini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. SECAP'ın 2024 sera gazı envanterine göre ulaşım sektörü, yaklaşık 6,17 milyon ton karbondioksit eşdeğeri (CO₂e) emisyon ve yüzde 39,1'lik payla İzmir'in en büyük ikinci sera gazı emisyon kaynağı konumunda bulunuyor. Veriler, ulaşım alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin yalnızca bireysel karbon ayak izini değil, kentin toplam sera gazı emisyonlarını azaltmada da belirleyici olduğunu gösteriyor. Otomobil yerine toplu taşıma Günlük yaşamda yapılabilecek en basit değişikliklerden biri ulaşım tercihini değiştirmek. SECAP kapsamında yapılan değerlendirmelere göre aynı güzergahta elektrikli otobüsler, otomobillere göre yaklaşık yüzde 80 daha az karbon salımı oluşturuyor. Bu nedenle özel araç yerine toplu taşımanın tercih edilmesi, kısa mesafelerde yürünmesi veya bisiklete binilmesi, araç paylaşımının yaygınlaştırılması ve elektrikli araç kullanımının artırılması öneriliyor. Haftada yalnızca bir gün toplu taşımaya yönelmek bile bireysel karbon salımının azaltılmasına katkı sağlıyor. Kısa mesafelerde otomobil yerine bisiklet ya da yürüyüşün tercih edilmesi ise ulaşım kaynaklı emisyonları azaltmanın en doğrudan yollarından biri olarak öne çıkıyor. Bisiklet: Sıfır karbonlu ulaşım Kent içi ulaşımda bisiklet kullanımı da karbon ayak izinin azaltılmasında önemli bir seçenek olarak gösteriliyor. Bisiklet, doğrudan karbon salımı üretmeden ulaşım imkânı sunarken, özellikle kısa mesafelerde otomobil kullanımının yerine geçmesiyle emisyonların azaltılmasına katkı sağlıyor. Araç kullanımının zorunlu olduğu durumlarda ise araçların lastik basıncını doğru seviyede tutmak gibi basit bakım uygulamaları yakıt tüketimini azaltarak hem ekonomik tasarruf sağlıyor hem de atmosfere salınan karbondioksit miktarını düşürüyor. Karbon azaltımı evden de başlıyor SECAP, iklim mücadelesinin yalnızca ulaşım politikalarıyla sınırlı olmadığını, günlük yaşamın tamamına yayılan küçük tercihlerin de önemli olduğunu ortaya koyuyor. Evlerde gereksiz yanan lambaların kapatılması, LED ampullerin kullanılması, enerji verimli beyaz eşyaların tercih edilmesi, elektronik cihazların bekleme modunda bırakılmaması ve binalarda ısı yalıtımının güçlendirilmesi öneriliyor. SECAP’taki değerlendirmelere göre enerji verimliliği uygulamalarıyla hanelerde elektrik tüketimi yaklaşık yüzde 20 azaltılabiliyor. Su tasarrufu, gıda israfının önlenmesi, geri dönüşüm, tek kullanımlık plastiklerden kaçınma, yerel ve mevsimsel ürünlerin tercih edilmesi gibi alışkanlıklar da karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Hedef 2050’de iklim nötr İzmir İzmir Büyükşehir Belediyesi, SECAP doğrultusunda 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını en az yüzde 40 azaltmayı, 2050’de ise kalan emisyonları dengeleyerek iklim nötr kent olmayı hedefliyor. Elektrikli otobüs ve raylı sistem yatırımları, güneş enerji santralleri, enerji verimliliği uygulamaları, atık yönetimi, akıllı aydınlatma ve yeşil altyapı çalışmaları bu dönüşümün kurumsal ayağını oluştururken, vatandaşların günlük tercihleri de hedefin önemli bir parçasını oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar Haber

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında olmak amacıyla uzman kadrosuyla sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan ekipler, yalnızca projeleri hayata geçirmekle kalmıyor; çocukluk hayallerini, mesleklerine duydukları tutkuyu ve üreticiye olan saygılarını da sahaya yansıtıyor. Teknik personelden veteriner hekimlere, ziraat mühendislerinden saha görevlilerine kadar tüm ekip, İzmir tarımını daha güçlü ve sürdürülebilir kılmak için özveriyle çalışıyor. Çocukluk hayali mesleğiyle üreticinin yanında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan veteriner hekim Atakan Kahraman, “Benim için bu meslek sonradan seçilmiş bir şey değil. Çocukluğumdan beri hayvanların içindeydim. Daha küçükken ‘ben veteriner olacağım’ diyordum. Çünkü onların dili yok ama dertleri var. O dertleri anlayabilmek beni hep etkiledi. Bir üreticiyle konuşurken aslında sadece bir hastalığı ya da bir uygulamayı anlatmıyorsun. Onun emeğini korumaya çalışıyorsun. Çünkü o hayvan onun geçimi, umudu. Bazen üretici şunu diyor; ‘Hocam biz bunu yıllardır yanlış yapıyormuşuz’ O an gerçekten durup düşünüyorsun. Küçücük bir bilginin, bir dokunuşun bile ne kadar büyük fark yarattığını görüyorsun. İşte o an iyi ki buradayım diyorsun” dedi. Üretici ‘iyi ki geldiniz’ dediğinde bütün yorgunluk gidiyor Çocukluk günlerinden beri anne mesleğinden aldığı ilhamla çiftçinin yardımına koşan ziraat yüksek mühendisi Şevval Kahramanoğlu Tümer, “Benim için sahada olmak, bir görevden çok daha fazlası. Ben çocukken annem köy hizmetlerinde çalışıyordu. Okuldan çıkar, iş yerine giderdim. Mühendislerin çalışmasını izlerdim. O zamanlar anlamazdım belki ama şimdi düşünüyorum da o günler, beni ben yapmış. Bir köye gittiğinizde sadece teknik bilgi vermiyorsunuz. Orada bir bağ kuruyorsunuz. İnsanlar sizi tanıyor, güveniyor. Bazen bir üretici sırf derdini anlatmak için bile sizi bekliyor. Bana bazen ‘ahıra da böyle mi geliyorsun’ diyorlar. Evet, geliyorum. Saçım fönlü, makyajım yerinde sahaya çıkıyorum. Çünkü işimi çok seviyorum. Kendime de işime de saygı duyuyorum. Evet, zor. Bazen günde 200 kilometre yol yapıyoruz. Ama bir üretici ‘iyi ki geldiniz’ dediğinde bütün yorgunluk gidiyor. O an yaptığın işin ne kadar değerli olduğunu hissediyorsun” ifadelerini kullandı. “Gece 3’te doğuma gidersin, sabah yine işinin başındasın” Üreticinin en büyük bağı hayvanların sağlığı için gece gündüz demeden mücadele veren veteriner hekim Müslüm Aydın, aileden gelme mesleğini Büyükşehir bünyesinde özveriyle sürdürüyor. Müslüm Aydın, “Gece 3’te doğuma gidersin, sabah yine işinin başındasın. Yeri gelir sen aç kalırsın ama hayvanını doyurursun. Bu iş fedakârlık ister. Ben üreticinin ne yaşadığını biliyorum. O yüzden sahaya çıktığımda sadece anlatan değil, anlayan biri olmaya çalışıyorum. Bir insanın tüm emeğini hayvanına verdiğini görmek ve o emeğin karşılığını alamaması. İşte biz tam burada devreye giriyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’in Kuzeyinde Su Altyapısına 147 Milyon Liralık Yatırım Haber

İzmir’in Kuzeyinde Su Altyapısına 147 Milyon Liralık Yatırım

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, ekonomik ömrünü tamamlayan içme suyu hatlarını yenilemek, arızaları ve buna bağlı su kayıplarını azaltmak amacıyla kentin kuzeyinde kapsamlı bir altyapı yatırımı yürütüyor. 147 milyon 248 bin liralık yatırım kapsamında Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli’de eski ve arızalı branşmanlar yenileriyle değiştirilirken ihtiyaç duyulan noktalara yeni ana borular döşeniyor. Yüzde 52 seviyesine ulaşan yatırımın 2028 yılının başında tamamlanması hedefleniyor. Doğançay’da yaklaşık 5.5 kilometrelik çalışma Karşıyaka’da bugüne kadar 3,25 kilometre branşman hattı yenilenirken 2,4 kilometre ana boru döşendi. Bayraklı’nın Doğançay Mahallesi’nde ise yaklaşık 1,5 kilometre branşman hattı yenilendi, 4 kilometre yeni ana boru döşendi. Böylece Doğançay’da toplam yaklaşık 5,5 kilometrelik çalışma gerçekleştirildi. Doğançay Mahallesi Muhtarı Arzu Nisan, eskiyen branşmanlar nedeniyle özellikle yaz aylarında sık sık arıza yaşandığını belirterek, “Branşmanlarımız çok eskiydi. Sıcaktan, soğuktan ve su basıncından etkileniyordu. Özellikle yaz aylarında hemen hemen her sokakta 4-5 noktada patlak meydana geliyordu. Bu konuda İZSU ile bir toplantı yaptık. En çok su patlağı yaşanan ve branşmanların çok eski olduğu noktalarla ilgili yazışmalarımızı yaptık. Branşmanlarımız yenilenmeye başladı ve sıkıntının büyük bölümü giderildi” dedi. Çiğli’nin dört mahallesinde hatlar yenileniyor Çiğli’de içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmaları Aydınlıkevler, Balatçık, Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet mahallelerinde sürüyor. Aydınlıkevler Mahallesi’nde 636 metre branşman hattı yenilenirken, 220 metre yeni ana boru döşendi. Balatçık Mahallesi’nde 914 metre branşman hattı yenilendi, 227 metre yeni ana boru döşendi. Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde 405 metre, Cumhuriyet Mahallesi’nde ise 236 metre yeni ana boru döşendi. Cumhuriyet Mahallesi’nde ayrıca 38 metre branşman hattı yenilendi. Büyükşehir’e teşekkür Aydınlıkevler Mahallesi Muhtarı Mürvet Karakoç, yaklaşık 45 yıllık mahallenin eskiyen altyapısı nedeniyle sık sık boru patlakları ve su kayıpları yaşandığını belirtti. Karakoç, “İklim şartları nedeniyle su kıtlığıyla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, patlaklar nedeniyle yaşanan su kayıpları canımızı yakıyordu. İZSU yetkilileriyle çok rahat iletişim kurabiliyoruz. Sağ olsunlar, her konuda destek oluyorlar. Mahallemiz için yatırım talebinde bulunduk, onlar da bize çok güzel yardımcı oldular. Yaklaşık 15 sokağımızda altyapı yenileme çalışması yapıldı. Vatandaşlarımız da biz de çok mutluyuz. Artık su kayıpları yaşamayacağız, altyapımız yenilenmiş oldu. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece Haber

Dünyaca Ünlü Macar Gruptan Unutulmaz Gece

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) bahçesinde düzenlenen "Zeytin Altında" konserleri kapsamında sahne alan grup, zengin repertuvarıyla beğeni topladı. Dünyaca ünlü Macar yaylı çalgılar topluluğu Somogyi Quartet, her yıl sanatseverlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği geleneksel "Zeytin Altında" konserleri kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi bahçesinde İzmirlilerle buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Macaristan Başkonsolosluğu ve Macar Kültür Merkezi (Liszt Enstitü İstanbul) iş birliği ile düzenlenen konser, vatandaşların katılımına açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirildi. Zeytin ağacı çevresindeki geniş alanı dolduran vatandaşlar muhteşem Macar müziğini ve klasik eserleri büyük bir keyifle dinledi. Lendvai: “Zeytin Altında konserleri çok güzel bir fikir ve gelenek” Konser öncesi duygularını aktaran Macar kemancı György Lendvai, “İzmir’e daha önce de geldik ve konser verdik. O gün de bugün olduğu gibi çok fazla genç dinleyici vardı ve bu bizi çok mutlu ediyor. İzmir çok güzel bir şehir, İzmir’i çok seviyorum. "Zeytin Altında" konserleri çok güzel bir fikir ve çok güzel bir gelenek. Yaz döneminde insanları konser salonlarına almak biraz zor oluyor. Açık alanda çalmak çok güzel. Konser başlamadan alan seyircilerle dolmaya başladı. Bu bizi çok mutlu etti” dedi. Klasik başyapıtlar ve çağdaş Macar ezgileri buluştu Klasik repertuvarı başarıyla sürdürmenin yanı sıra çağdaş Macar bestecilerin eserlerini dünyaya tanıtmayı önemli bir hedef olarak benimseyen grup, İzmir sahnesinde de bu misyonunu konuşturdu. Geleneksel klasik dönem başyapıtlarına getirdikleri taze ve özgün yorumlarla büyük alkış alan topluluk, efsanevi piyanist Jenő Jandó gibi isimlerle yaptıkları elit iş birliklerinin getirdiği tecrübeyi sahneye yansıttı. Sanatseverler, çağdaş Macar bestecilerin zengin, yenilikçi ve modern tınılara sahip özel kompozisyonlarını canlı dinleme fırsatı yakaladı. Köklü bir geleneğin modern tınılarla buluştuğu dinletide Ferenc Farkas-Old Hungarian Dance, Joseph Haydn Quartet, Antonin Dvořák-String Quartet, Op. 95, "American" besteleri de çalındı. Ustaların rehberliğinde köklü geçmiş 1997 yılında Budapeşte Liszt Ferenc Müzik Akademisi mezunları tarafından kurulan ve 1998 yılından bu yana çalışmalarını aralıksız sürdüren Somogyi Quartet, sergilediği güçlü oda müziği disipliniyle hayranlık uyandırdı. Péter Somogyi (1. keman), György Lendvai (2. keman), Balázs Tóth (viyola) ve László Pólus’tan (viyolonsel) oluşan topluluk, Ferenc Rados ve Sándor Devich gibi efsanevi ustaların rehberliğinde şekillenen kariyerlerini Chicago Ravinia Festival gibi prestijli uluslararası platformlarda kazandıkları küresel deneyimlerle taçlandırdı. Macaristan'dan dünyaya uzanan başarı Başarılı topluluk, bugüne kadar Polonya, Slovakya, Romanya, Fransa, İsviçre ve Meksika gibi pek çok ülkede sahne aldı. 2001 ve 2003 yıllarında Fransa'nın Joinville kentindeki yaz festivaline konuk olan usta müzisyenler, burada verdikleri konserlerin yanı sıra bireysel ve oda müziği ustalık sınıfları da gerçekleştirdi. Çeşitli performansları MR Bartok Radio tarafından kayda alınan ve Ars Nova serisinin düzenli konukları arasında yer alan grup, 2011 yılında ise ARTISJUS Müzik Vakfı tarafından verilen saygın Performans Ödülü’ne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.