Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ias

Kapsül Haber Ajansı - Ias haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ias haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zeka Çağında Rekabetin Yeni Ölçütü: Dijital Olgunluk Haber

Yapay Zeka Çağında Rekabetin Yeni Ölçütü: Dijital Olgunluk

Bir yapay zeka aracını kullanmaya başlamak ile bu teknolojiyi şirketin işleyişine yerleştirerek kalıcı değer üretmek arasında önemli bir fark var. Bireysel kullanımlar ve sınırlı denemeler hızla yaygınlaşsa da bunları kurum geneline taşımak; güvenilir veri, dijitalleşmiş süreçler ve birbiriyle uyumlu çalışan sistemler gerektiriyor. Şirketlerin yapay zekadan elde edeceği sonuç da büyük ölçüde bu hazırlık düzeyine bağlı bulunuyor. McKinsey’nin 105 ülkeden 1.993 katılımcıyla gerçekleştirdiği State of AI araştırması, kullanım ile değer üretme arasındaki farkı gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre kurumların yüzde 88’i yapay zekayı en az bir işlevde düzenli olarak kullanıyor. Buna karşın yapay zekayı şirket genelinde ölçeklendirmeye başlayanların oranı yaklaşık üçte bir düzeyinde kalıyor. Bu teknolojiden yüksek değer üreten kuruluşların iş akışlarını temelden yeniden tasarlama konusunda diğerlerinden yaklaşık üç kat önde olması da kurumsal hazırlığın önemini gösteriyor. Kurumsal kaynak planlama ve iş teknolojileri alanında şirketlerin veri ile süreçlerini bütünleştirmeye odaklanan IAS’a göre bu tablo, yapay zekadan alınacak sonuç üzerinde kurumsal hazırlığın belirleyici olduğunu gösteriyor. IAS CTO’su Bahtiyar Tan, şirketlerin öncelikle mevcut işleyişlerinin ne ölçüde dijital, izlenebilir ve ölçülebilir olduğuna bakması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Şirketlerin görünen sorusu ‘Yapay zekayla ne yapmalıyız?’ Ancak verilecek yanıt, mevcut çalışma biçiminden bağımsız değil. Veriler farklı sistemlere dağılmışsa, süreçler yeterince dijitalleşmemişse ve kararlar ağırlıklı olarak kişisel deneyime dayanıyorsa en gelişmiş modellerin katkısı bile sınırlı kalır. Yapay zeka çağına hazırlık, şirketin kendi işleyişini görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hâle getirmesiyle başlıyor.” Yapay zeka mevcut dijital birikimden beslenecek Şirketlerin uzun yıllardır yatırım yaptığı kurumsal kaynak planlama (ERP), otomasyon, bulut, veri analitiği ve entegrasyon sistemleri; bilginin ortak bir zeminde toplanmasını, süreçler arasında kesintisiz akmasını ve karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlıyor. Yapay zekanın üreteceği katkı da büyük ölçüde bu dijital temelin niteliğine bağlı bulunuyor. ERP sistemlerinin rolünün artık kayıt altına alma ve süreç standardizasyonunun ötesine geçerek veriyi anlamlandırma, öngörü üretme ve kararları destekleme aşamasına ilerlediğini belirten Tan, şöyle konuştu: “ERP sistemleri veriyi kayda geçirmenin ötesinde süreçler arasında ortak bir dil kuruyor. Otomasyon, bulut, analitik ve entegrasyon çözümleri de bilginin akışını ve kullanılabilirliğini güçlendiriyor. Yapay zeka bu zeminde veriyi anlamlandırma, öngörü üretme ve kararları destekleme kapasitesini ileri taşıyabilir. Teknolojiden alınacak sonuç, onu besleyen verinin güvenilirliğine ve süreçlerin birbiriyle ne kadar uyumlu çalıştığına bağlı.” Model erişimi yaygınlaştıkça dijital olgunluk ayrıştıracak Gelişmiş modellere erişimin kolaylaşması ve benzer araçların daha fazla şirket tarafından kullanılabilmesi, teknoloji seçiminin tek başına kalıcı bir rekabet avantajı sağlamasını güçleştiriyor. Tan’a göre yapay zeka çağında rekabet için şirketlerin kendi verisini, süreç bilgisini ve kurumsal hafızasını nasıl değerlendirdiği giderek daha belirleyici hâle gelecek: “Önümüzdeki birkaç yıl içinde modellerin daha erişilebilir hâle gelmesini, maliyetlerin düşmesini ve belirli yeteneklerin standartlaşmasını bekliyoruz. Bu yakın gelecekte benzer araçlara ulaşabilen şirketleri birbirinden ayıracak unsur ise kimin kendi verisini ne kadar anlamlı kullanabildiği olacak. Süreçlerini ölçebilen, kurumsal bilgisini karar mekanizmalarına taşıyabilen ve dijital yatırımlarını birlikte çalıştırabilenler daha büyük bir avantaj elde edecek.” Yapay zeka yönetim anlayışını da dönüştürecek Dijital olgunluğun teknik kapasiteyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Tan; bilginin kurum içinde nasıl üretildiği, paylaşıldığı ve karara dönüştürüldüğünün de bu kapsama girdiğini ifade etti. Yapay zekanın şirketlerin bugüne kadarki dijital dönüşümünün derinliğini görünür kılacağını belirten Tan, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay zeka, bugüne kadar gerçekleştirilen dijital dönüşümün ne kadar derine indiğini gösterecek ve aynı zamanda kurumlara kendi iş yapma biçimlerini yeniden düşünme fırsatı verecek. Önümüzdeki dönemde yapabileceklerimizi teknolojinin yetenekleri kadar, onun yönetim anlayışımızı ve çalışma biçimlerimizi ne ölçüde dönüştürebildiği belirleyecek. Kalıcı değer de bu karşılıklı dönüşümden doğacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak? Haber

2027'de Bir Çalışanın Şirkete Maliyeti Ne Kadar Artacak?

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), bordro simülasyonunun İK ekiplerine her yeni varsayımın maliyet etkisini aynı veri zemini üzerinde karşılaştırma imkânı sunduğunu vurguluyor. 2027 bütçe hazırlıklarının gündeme geldiği dönemde iş gücü maliyetleri, şirketlerin yakından izlemesi gereken başlıca kalemler arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İşgücü Girdi Endeksleri verilerine göre, saatlik iş gücü maliyeti endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41,4, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 12,5 arttı. Bu tablo, şirketlerin 2027 bütçelerini farklı senaryolar üzerinden değerlendirme ihtiyacını artırıyor. Association for Financial Professionals’ın 54 ülkeden 332 finans profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 FP&A Benchmarking Survey araştırması da senaryo planlamasının bütçe süreçlerindeki önemini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 38’i kurumlarında sistematik senaryo planlaması yapıldığını belirtiyor. Bu yöntemi kullanan kurumlar bütçelerini ortalama 8,1 haftada tamamlarken, diğer kurumlarda süre 9,2 haftaya kadar çıkıyor. Bu sonuçlar sistematik senaryo planlaması yapan kurumlarda bütçe hazırlık süresinin daha kısa seyrettiğini gösteriyor. “Her yeni varsayım bütçede yeni bir maliyet görünümü ortaya çıkarıyor” IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, iş gücü bütçelerinin farklı varsayımlarla yeniden ele alınan bir karar alanına dönüştüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Ücret artışlarından vergi ve SGK parametrelerine, fazla mesai yükünden yeni işe alım, departman açılışı veya küçülme kararlarına kadar her değişiklik, yönetimin önüne yeni bir maliyet görünümü çıkarıyor. İnsan kaynakları ekipleri de bu değişkenleri hesaplamanın yanı sıra alternatif kararların sonuçlarını karşılaştırılabilir biçimde yönetime sunuyor. Excel üzerinde yürütülen dosya bazlı çalışmalarda her revizyon; verilerin yeniden işlenmesini, formüllerin kontrol edilmesini ve güncel sürümün takip edilmesini gerektirebiliyor. Bu efor, farklı senaryoları değerlendirmek ve karar sürecini beslemek için kullanılabilecek zamanı azaltıyor.” Canias ERP’nin Bordro Simülasyonu özelliği, iş gücü bütçesini etkileyen değişkenlerin ortak veri ve parametreler üzerinden modellenmesini sağlıyor. Gelecek döneme ilişkin olası gelir vergisi dilimleri ve SGK parametreleri sisteme tanımlanabiliyor; zam oranları, temel maaşlar, fazla mesai yükleri ve ikramiyeler üzerinden çalışan maliyetleri hesaplanabiliyor. Yeni firma veya departman açılışları, kadro artışları ve küçülme kararları da simülasyona dahil edilebiliyor. Oluşturulan senaryoların sistem üzerinde ayrı ayrı kaydedilmesi, farklı varsayımların mali sonuçlarının aynı zeminde karşılaştırılmasına imkân tanıyor. İnsan kaynakları yöneticileri ve yetkilendirilen üst yönetim temsilcileri simülasyonları doğrudan çalıştırabiliyor, sonuçları detaylı ve izlenebilir raporlar üzerinden inceleyebiliyor. Farklı senaryoları ortak veriler üzerinden karşılaştırabilmenin bütçe kararlarına sağladığı katkıyı vurgulayan Kölemen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetimin ‘Ya şöyle olursa?’ sorusu, bütçe dönemlerinde sık sık karşımıza çıkıyor. Zam oranındaki, fazla mesai varsayımındaki veya kadro planındaki bir değişikliğin toplam maliyete etkisi bordro simülasyonu ile saniyeler içerisinde görülebiliyor. Senaryoların ayrı ayrı kaydedilmesi, karar seçeneklerinin karşılaştırılmasını ve kullanılan varsayımların geriye dönük izlenmesini kolaylaştırıyor. Böylece bordro verisi, üst yönetimin ücret, kadro ve organizasyon kararlarını besleyen güncel bir bütçe girdisine dönüşüyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor Haber

Şirketlerde ‘Excel Devleti’ Büyüyor

Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısıyla şirketlerin operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden daha güvenli, izlenebilir ve sürdürülebilir bir dijital omurga üzerinde yönetmesini sağlıyor. Elektronik tablolar şirketler için hızlı, esnek ve erişilebilir çalışma araçları olmayı sürdürüyor. Ancak kritik operasyonlar kurumsal sistemler yerine kişisel dosyalar, departman içi listeler ve e-posta ekleri üzerinden yönetilmeye başladığında, bu pratiklik zamanla görünmez bir kontrol riskine dönüşüyor. Satın alma takibi, üretim planı, stok güncellemesi, fiyat listesi, bakım çizelgesi, tahsilat takibi veya müşteri siparişi gibi süreçler kişisel dosyalara taşındıkça, şirketin operasyonel hafızası da kurumsal sistemlerden kişilere ve dosya versiyonlarına bağımlı hale geliyor. Elektronik tablo kullanımına ilişkin akademik çalışmalar da bu riskin ölçeğine dikkat çekiyor. Raymond R. Panko’nun elektronik tablo hatalarına ilişkin araştırma derlemesi, elektronik tablo hatalarının yaygın ve tespit edilmesi zor olduğunu; özellikle büyük ve operasyonel amaçlı kullanılan dosyalarda hatalı sonuç üretme riskinin arttığını ortaya koyuyor. Aynı çalışma, kurumların ve kullanıcıların elektronik tabloların doğruluğuna çoğu zaman gereğinden fazla güvendiğini de vurguluyor. Kişisel dosyalar kurumsal kontrolü zayıflatıyor Bir gölge BT örneği olarak ele alınması gereken elektronik tablolar ve e-posta ekleri odaklı iş yapma biçimleri, çoğu zaman sorunun kendisinden ziyade kurumsal sistemlerin süreçleri uçtan uca kapsayamamasının bir belirtisi. Bir departman kendi raporunu, başka bir ekip kendi stok listesini, finans birimi ayrı bir maliyet tablosunu, satış ekibi ise farklı bir tahmin dosyasını kullandığında kurum içinde tek bir veri gerçeği yerine birbirinden kopuk versiyonlar oluşuyor. Bu durum, ilk bakışta karar alma süreçlerine hız kazandırıyor gibi görünse de uzun vadede izlenebilirliği, kontrol kabiliyetini ve karar kalitesini zayıflatıyor. Dosyanın sahibinin değişmesi, formülün bozulması, e-posta ile paylaşılan eski versiyonun kullanılmaya devam etmesi ya da manuel veri girişindeki küçük bir hata, kritik bir operasyonun yanlış bilgiyle yönetilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle kişisel dosyalara dayalı çalışma biçimi yalnızca operasyonel verimlilik meselesi olarak görülmemeli; veri güvenliği, yetki yönetimi, denetim izi ve kurumsal hafıza açısından da değerlendirilmelidir. “Excel devleti” şirket içinde gölge operasyon alanı yaratıyor Kurumsal sistemlerin dışında büyüyen dosya düzeni, zamanla şirket içinde görünmeyen bir “Excel devleti” yaratıyor. Her departmanın kendi dosyası, kendi raporu ve kendi doğrusu oluştuğunda süreçler merkezi sistemlerden kopuyor. Operasyon hacmi arttıkça manuel güncelleme ihtiyacı çoğalıyor, dosya trafiği karmaşıklaşıyor ve hangi verinin güncel olduğu sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Örneğin aynı stok verisinin farklı departmanlarda farklı görünmesi, maliyet hesaplarının güncel olmayan dosyalardan yapılması, üretim planlarının manuel listelere göre revize edilmesi veya satış tahminlerinin kişisel dosyalarda tutulması; şirketin yalnızca günlük operasyonunu değil, stratejik karar alma kalitesini de etkiliyor. Kurumsal kontrolün güçlenmesi için verinin kişisel dosyalarda değil, süreçlerin doğal akışı içinde oluştuğu entegre sistemlerde yönetilmesi gerekiyor. Tek veri kaynağı kurumsal hafızayı güçlendiriyor Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), şirketlerin kritik operasyonlarını tek veri kaynağı üzerinden yönetmesinin izlenebilirlik ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Canias ERP; satın almadan üretime, stoktan finansa, kaliteden raporlamaya kadar farklı süreçleri entegre bir yapı içinde ele alarak operasyonların kişisel dosyalara değil, kurumsal sisteme dayanmasını sağlıyor. Canias’ın süreç odaklı yapısı sayesinde veri, süreçlerin dışında manuel olarak taşınan bir unsur olmaktan çıkıyor; operasyonun içinde üretilen, güncellenen ve izlenebilen bir kurumsal kaynağa dönüşüyor. Böylece şirketler yalnızca veriye daha hızlı erişmekle kalmıyor; hangi bilginin ne zaman, kim tarafından ve hangi süreç içinde oluşturulduğunu da takip edebiliyor. Bu sayede raporlama kalitesi artarken hata riski azalıyor ve karar alma süreçleri için daha güvenilir bir zemin oluşuyor. “Kritik süreçler kişisel dosyalara emanet edilmemeli” IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK , şirketlerde kişisel dosyalar üzerinden yürüyen operasyonların kurumsal kontrol açısından önemli riskler yarattığını belirterek şunları söyledi: “Excel ve benzeri araçlar esnek görünse de kritik süreçler kişisel dosyalara kaydığında/emanet edildiğinde şirketin kontrol kabiliyeti zayıflıyor.Üstelik geleneksel tablolar, bugün yapay zeka ve gelişmiş iş zekası (BI) araçlarının ihtiyaç duyduğu canlı ve doğrulanmış veriyi beslemekte yetersiz kalıyor. Canias ERP’nin süreç odaklı ve entegre yapısı ise operasyonları tek bir güvenilir veri kaynağında toplayarak şirketlere hem bugün için güçlü bir izlenebilirlik sunuyor hem de geleceğin yapay zeka tabanlı karar destek mekanizmalarına sağlam bir zemin hazırlıyor.” Kurumsal sistemlerin süreç yönetimi altyapısı olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Direktörü Pelin IŞIK sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketlerde sürdürülebilir kontrol, verinin tek bir yerde tutulmasından daha fazlasını gerektiriyor. Önemli olan, süreçlerin doğru sistem üzerinde tasarlanması ve verinin bu süreçlerin doğal çıktısı olarak oluşmasıdır. Canias ile şirketler operasyonlarını uçtan uca entegre edebilir, süreç sahipliğini netleştirebilir ve raporlamayı kişisel dosyalara bağımlı olmaktan çıkarabilir. Bu da hem kurumsal hafızayı güçlendirir hem de büyüme yolculuğunu daha sağlam bir dijital altyapıya taşır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bir Ürün Gerçekten Ne Kadar Enerji Tüketiyor?  Haber

Bir Ürün Gerçekten Ne Kadar Enerji Tüketiyor? 

Üretim şirketleri için enerji maliyeti, uzun yıllar boyunca ay sonunda gelen fatura üzerinden görülen ve genel üretim giderleri içinde dağıtılan bir kalem olarak değerlendirildi. Ancak enerji talebinin arttığı, maliyet baskısının sürdüğü ve karbon düzenlemelerinin üretim kararlarını daha fazla etkilediği yeni dönemde bu yaklaşım şirketlere yeterli bir öngörü sağlamıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Electricity 2026 raporuna göre küresel elektrik talebinin 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,6 artması bekleniyor. Bu tablo, sanayi şirketleri için enerji yönetiminin dönemsel bir maliyet takibi olmaktan çıkıp operasyonel karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor. Bugün üreticiler açısından kritik soru “Bu ay ne kadar enerji faturası ödedik?” değil. Asıl ihtiyaç hangi ürünün, hattın, siparişin ve üretim koşulunun bu maliyeti yarattığını görebilmek. Üretim hattındaki bir makinenin beklenenden fazla enerji tüketmesi, plansız duruşlar, verimsiz çalışma süreleri ya da sipariş bazlı kapasite kullanımı, ürün kârlılığını doğrudan etkileyebiliyor. Ancak operasyonel veri ile finansal veri birbirinden kopuk ilerlediğinde, bu etki çoğu zaman dönem sonunda fark ediliyor. Enerji verisi üretim maliyetiyle birlikte okunmalı Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), enerji maliyetinin üretim süreçlerinden bağımsız bir gider kalemi olarak değil, ürün ve sipariş bazlı maliyet analizinin izlenebilir bir bileşeni olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Canias ERP’nin siparişe göre gerçek birim maliyet takibi, malzeme izlenebilirliği, kapasite planlaması ve operasyonel kalite kontrol gibi kabiliyetleri; enerji tüketimi verisinin de üretim performansı ve maliyet analiziyle aynı zeminde değerlendirilmesine imkan tanıyor. Canias IoT altyapısı ise üretim sahasından gelen verilerin ERP süreçleriyle bütünleşmesini destekliyor. Canias IoT Gateway; ERP sunucuları ile kontrol birimleri, sensörler ve akıllı cihazlar arasında iki yönlü bağlantı kurarak kaynak tüketimi ve çevresel değerler gibi verilerin gerçek zamanlı izlenmesini, analiz edilmesini ve görselleştirilmesini sağlıyor. Önceden tanımlanmış kurallara bağlı olaylarda izlenen veriler otomatik olarak ERP çözümüne aktarılabiliyor. Böylece enerji tüketimi, sahadan gelen ayrı bir teknik veri olarak kalmıyor; üretim emri, makine durumu, hat performansı, sipariş ve maliyet bilgisiyle birlikte yönetilebiliyor. Bu veri akışı, Canias ERP’nin Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülüyle birlikte ele alındığında enerji tüketiminin maliyet analizinin yanı sıra karbon hesaplaması ve sürdürülebilirlik raporlamasında da kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu sayede sahadan gelen enerji verisi; üretim emri, makine durumu, sipariş ve maliyet bilgisiyle birlikte karbon ayak izi hesaplamasını besleyen izlenebilir bir veri katmanına dönüşüyor. Ay sonu faturası yerine anlık karar verisi IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, enerji tüketiminin ERP ve IoT entegrasyonuyla birlikte üretim şirketleri için daha yönetilebilir bir karar verisine dönüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Enerji yönetimi artık üretimden ayrı takip edilen bir maliyet başlığı olarak ele alınamaz. Şirketler hangi ürünün, hattın ya da siparişin ne kadar enerji tükettiğini görebildiğinde, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik aynı veri zemini üzerinde yönetilebilir hale geliyor. Canias, ERP ve IoT entegrasyonuyla üretim, enerji ve süreç verilerini gerçek zamanlı olarak birbirine bağlıyor. Böylece enerji tüketimi yalnızca dönem sonunda raporlanan bir gider değil; üretim planlamasını, fiyatlandırmayı, kârlılık analizini ve karbon hesaplamasını besleyen operasyonel bir karar verisine dönüşüyor.” Bu yaklaşım, özellikle dar marjlarla çalışan üretim şirketleri açısından kritik önem taşıyor. Enerji maliyetinin doğru ürünle, doğru hatla ve doğru siparişle ilişkilendirilememesi, kârlılık analizlerinde görünmeyen sapmalara yol açabiliyor. Ürün bazında enerji tüketimini izleyebilen şirketler, hangi üretim koşullarının maliyeti artırdığını daha hızlı görebiliyor; verimsiz çalışan hatları, yüksek tüketim yaratan makineleri veya planlama kaynaklı sapmaları daha erken tespit edebiliyor. Karbon düzenlemeleri enerji verisinin değerini artırıyor Enerji tüketiminin üretim verisiyle ilişkilendirilmesi, yalnızca maliyet yönetimi açısından değil, karbon raporlaması ve ihracat rekabeti açısından da önem kazanıyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda geçiş dönemi 2023-2025 arasında tamamlandı; mekanizmanın mali sonuçlar doğuran yeni uygulama dönemi ise 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. Bu yeni dönem, enerji ve emisyon verilerinin izlenebilir, doğrulanabilir ve raporlanabilir biçimde yönetilmesini özellikle ihracatçı üreticiler açısından daha kritik hale getiriyor. Canias ERP’nin Sürdürülebilirlik Yönetimi (ESM) modülü, sürdürülebilirlik verilerinin manuel tablolar üzerinden toplanması yerine üretim, satın alma ve finans süreçleriyle bağlantılı biçimde yönetilmesini destekliyor. ESM’nin Fatura Kontrol modülüyle entegrasyonu, karbon tüketim değerlerinin satın alınan ürünlerin faturaları üzerinden hesaplanmasına olanak tanırken; Temel Veriler entegrasyonu karbon tüketim değerlerinin malzeme ve malzeme-tedarikçi ikilisi bazında saklanmasını sağlıyor. Bu yapı, şirketlerin enerji tüketimini ve karbon verisini daha güvenilir, karşılaştırılabilir ve denetlenebilir biçimde yönetmesine yardımcı oluyor. Kapsam 1, 2 ve 3 seviyelerindeki tüketimlerin ayrı ayrı raporlanabilmesi; karbon ayak izinin daha sağlıklı hesaplanmasına, sürdürülebilirlik performansının daha şeffaf izlenmesine ve ihracat süreçlerinde gerekli veri altyapısının güçlenmesine zemin hazırlıyor. IAS CAO’su (Chief Automation Officer) Nuri Aycan, enerji maliyeti ve sürdürülebilirlik yönetiminin artık aynı operasyonel çerçevede ele alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji tüketimi, CO₂ emisyonları ve kaynak kullanımı artık üretimden bağımsız izlenebilecek başlıklar değil. Bu veriler üretim süreçleriyle birlikte okunduğunda şirketler hem maliyetlerini hem de sürdürülebilirlik performanslarını daha doğru yönetebiliyor. Canias ERP, IoT ve ESM Sürdürülebilirlik Yönetimi modülüyle sahadan gelen veriyi üretim planlaması, maliyet optimizasyonu ve karbon hesaplamasıyla aynı zeminde buluşturarak bu dönüşümü destekliyor.” Enerji, maliyet ve sürdürülebilirlik aynı dijital omurgada buluşuyor IAS’ın Almanya’da Factory Innovation Awards’ta “Sürdürülebilir Akıllı Fabrika” kategorisinde Altın Ödül’e layık görülmesi de Canias’ın sürdürülebilirliği üretim süreçlerinde ölçülebilir ve yönetilebilir bir performans alanına dönüştüren yaklaşımının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdi. Canias’ın bütünleşik yapısı, şirketlerin enerji tüketimini yalnızca maliyet kontrolü için değil, verimlilik, sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da yönetmesini mümkün kılıyor. Üretim sahasından gelen veriler ERP içinde işlendiğinde ve ESM Sürdürülebilirlik Yönetimi modülüyle karbon hesaplamalarına bağlandığında, enerji artık ay sonunda dağıtılan görünmez bir gider olmaktan çıkıyor; üretim planlamasını, ürün kârlılığını, fiyatlandırmayı ve karbon yönetimini etkileyen stratejik bir veri katmanına dönüşüyor. IAS, Canias ERP, IoT ve ESM çözümleriyle üretim şirketlerinin enerji, maliyet ve sürdürülebilirlik verilerini aynı dijital omurga üzerinde yönetmesine katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor Haber

Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor

2025 yılında yaklaşık 2,75 trilyon dolar değere ulaşan otomotiv sektörü, köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. KPMG’nin 25. Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’na göre sektör liderlerinin %36’sı, önlerindeki üç yıl içinde iş modellerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde dönüşeceğini öngörüyor. Öne çıkan temel etkenler arasında üreticilerin %86’sının yapay zeka dahil yeni teknolojilere önemli yatırımlar yaptığını, %77’sinin ise stratejik ortaklıkları sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini görüyoruz. Hyundai Motor Group’un üretim süreçlerini Canias ERP ile dijitalleştirme konusunda IAS’ı seçmesi de IAS’ın bu konudaki tecrübesi ve yatırımlarından kaynaklanıyor. Proje Kapsamı ve Zaman Çizelgesi Ortaklık, Nisan 2024’da imzalanan Proof of Concept (Müşteriye özgü demo) anlaşmasıyla geliştirme aşamasına geçti. Proje, Güney Kore operasyonel üs olarak belirlenip, IAS ile Hyundai Motor Group’un mobilite yazılım kolu olan Hyundai AutoEver arasında ortak bir çalışma olarak yapılandırıldı. 18 aylık uygulama süreci boyunca 100’den fazla sistem entegrasyonu gerçekleştirildi, IAS ekiplerince 100’den fazla uluslararası seyahat yapıldı ve 1.000’den fazla belge hazırlandı. Projenin temel hedefi, Hyundai Motor Group’un CKD (Completely Knock Down) araç üretim süreçlerini Canias ERP platformu üzerinde yeniden inşa etmekti. Coğrafi Genişleme Sistemin ilk canlı geçişi Temmuz 2025’te Hyundai Motor’un Malezya tesisinde gerçekleşti. Bunu Ekim 2025’te Kia Kazakistan ve Hyundai Motor Suudi Arabistan tesislerinde eş zamanlı lansmanlar izledi. Canias ERP’nin modüler mimarisi, sistemin farklı yerel düzenlemelere ve üretim gerekliliklerine tek bir platform üzerinden uyum sağlamasına olanak tanıdı. Yeni Altyapıda Üretilen İlk Araç Hyundai Motor Group’un Kazakistan tesisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı: Canias ERP altyapısı kullanılarak ilk Kia Sorento üretildi. Projenin tamamlanması şerefine IAS, İstanbul’da tarihi Kibrithane binasında özel bir tören düzenledi; uygulamaya katkı sağlayan mühendisler ve proje liderleri, yeni sistem ile üretilen araca imzalarını attı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, projeyi “Canias dijital dönüşüm ürünlerinin yurt dışında atılmış en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdi. İş birliği, Hyundai Motor Group’un Asya ve Orta Doğu’daki operasyonel hedeflerini tek bir ERP platformu altında birleştiriyor; aynı zamanda sınır ötesi yazılım ortaklıklarının otomotiv sektöründe giderek artan rolünü yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem Haber

106 Milyar Dolarlık ERP Pazarında Yeni Dönem

Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), yeni müşteri kazanımında pazar lideri olarak kapattığı 2025 yılını otomotivden savunma sanayiine, akademik işbirliklerinden sportif rekorlara kadar her alanda tarihinin en verimli dönemlerinden biri olarak geride bıraktı. Küresel ERP pazarının 106 milyar dolarlık hacme ulaşacağı ve yapay zekanın iş süreçlerinin ana omurgası haline geleceği 2026 yılında ise IAS; yapay zekâ Canias ERP entegrasyonu, Canias IoT uzmanlığı ve ‘IAS Dijital’ markası ile dijital dönüşümde adından söz ettirecek. IAS, 2025 yılında Hyundai Motor Group ile yürüttüğü stratejik işbirliği kapsamında, grubun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki üretim tesislerinde dev bir dijital dönüşüm operasyonuna başladı. Kore’de yerleşik 200 kişilik dev bir ekiple yürütülen projede farklı coğrafyalardaki tesislerde eş zamanlı ERP canlı geçişleri gerçekleştirildi. Aynı zamanda Canias ERP, Güney Kore’nin köklü kulüplerinden Jeonbuk Hyundai Motors FC tarafından da belirli modüllerde canlı olarak kullanılmaya başladı. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber’in “Canias ERP’nin global arenadaki en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdiği, sektöre özgü Troia kodlarının da eklendiği ve 100’den fazla entegrasyonun sağlandığı bu dev proje, Hyundai’nin farklı ülkelerdeki üretim operasyonlarında süreçlerin ortak bir dijital standart altında yönetilmesine katkı sundu. Savunma Sanayisinin Güvenli Yazılım Kalkanı 2025, savunma ve havacılık gibi yüksek hassasiyet gerektiren sektörlerde IAS teknolojilerinin yaygınlığını artırdığı bir yıl oldu. IDEF 2025 Fuarı’nda 50’den fazla iş ortağının IAS ürünlerini referans göstermesi, markanın savunma sanayisindeki uzmanlığını tescilledi. Yerli sermaye, açık kaynak kodlu yapı ve kendi sunucuları üzerinden kurulum imkanıyla gelen yüksek güvenlik standartları, savunma sanayii ve havacılık devlerinin IAS teknolojilerini tercih etmesindeki kilit unsurlar oldu. Akademiden Sanayiye İnovasyon Köprüsü IAS, 2025 yılında teknolojisini sadece fabrikalara değil, Avrupa’nın laboratuvarlarına da taşıdı. Almanya’nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam ve Ostfalia Üniversiteleri ile yapılan stratejik ortaklıklar sonucunda Canias ERP, bu kurumlardaki akademik araştırma laboratuvarlarının ve öğrenim fabrikalarının dijital omurgasını oluşturdu. Projeler kapsamında IAS’ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3B Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. IAS, 2025 yılında dijital dönüşüm ve üretim teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla 2025 Factory Innovation Awards’ta İzleyici Özel Ödülü de dahil olmak üzere iki ayrı ödüle layık görüldü. Model Fabrikalar ve KOBİ’lere Dijital Rehberlik Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde de aktif rol üstlenen IAS; Ankara, Kayseri, Konya ve Bursa’da bulunan Model Fabrikaların dijitalleşme altyapısını kurdu. Bu fabrikalarda KOBİ’ler için hazırlanan Endüstri 4.0 müfredatı ve bütünleşik teknoloji desteği ile yerel üretimin küresel rekabet gücü artırıldı. ERP ve IoT teknolojileriyle donatılan bu merkezler, sanayiciler için dijitalleşmede birer dayanak noktası haline geldi. Denizlerde 11 Yıllık Rekor Egale Edildi İş dünyasındaki çevikliğini denizlere de taşıyan IAS Yelken Takımı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından organize edilen 2025 sezonunu başarılı bir performansla tamamladı. Takım, son 11 yılda aynı yıl içinde hem TAYK Off-Shore hem de In-Shore trofelerini kazanan tek ekip olarak tarihi bir rekoru egale etti. IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, elde edilen sportif başarının takım ruhu, çeviklik ve yüksek odaklanma çevresinde şekillenen şirket kültürünün bir yansıması olduğunun altını çizdi. Yapay Zekâ Odaklı 2026 Vizyonu ve ‘IAS Dijital’ Dönemi IAS, 2025’in başarılarını 2026’da yeni ufuklara taşımaya hazırlanıyor. Şirketin öncelikli gündemi, yapay zekanın Canias ERP’nin üzerinde çalışılan yeni sürümüne entegrasyonu ve Gelir İdaresi Başkanlığı onaylı özel entegratör konumundaki e-dönüşüm markası IAS Dijital çözümlerinin dijital dönüşüm hedefleyen daha fazla sektör ve firma ile buluşturulması olacak. IAS’ın 35 yılı aşan sektör ve elektronik dönüşüm tecrübesiyle birleştiren IAS Dijital, markanın köklü destek tecrübesi ve çevikliğiyle pazarda ilerlemeye devam ediyor. 2025 performanslarını değerlendiren ve 2026 vizyonlarını açıklayan IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Dijitalleşme artık sadece iş süreçlerini kayıt altına alan bir yazılım meselesi değil; şirketlerin küresel rekabette hayatta kalma ve büyüme reflekslerini belirleyen stratejik bir akıl konumunda. 2025 yılı, bu aklın dünyanın en sofistike üretim bantlarından en hassas savunma sistemlerine kadar her coğrafyada nasıl etkin biçimde hayata geçirilebildiğini kanıtladığımız bir yıldı. 2026 vizyonumuzla bu yapıyı bir adım öteye taşıyacağız ve yapay zekâ ile verinin kendi öngörülerini ürettiği bir ekosistem inşa edeceğiz.” Mühendisler İçin Global Kariyer Mobilitesi IAS, teknolojik başarısını en önemli kaynağı olan insan gücüyle pekiştiriyor. Yan hakları yalnızca bir ek ödeme yaklaşımı olarak değil, çalışanlarının global ölçekte deneyim kazanmasını sağlayan stratejik bir yatırım olarak gören şirket, farklı ülkelerde yürüttüğü ileri teknoloji projeleri sayesinde ekiplerine gerçek bir kariyer mobilitesi sunuyor. Bu sayede ekip üyelerinin hem teknik yetkinliklerini hem de uluslararası çalışma kültürünü geliştirmelerine imkân tanınıyor. 2026 yılında da odağını mühendislerinin yeni teknolojilerle tanışacağı, sınır ötesi projelerde sorumluluk alacağı ve potansiyelini en üst düzeye taşıyacağı bir gelişim ekosistemi yaratmaya çeviren IAS, yazılımcılarının ürettiği değerle büyümeyi ve onlara dünyanın her yerinde fırsatlar açmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor Haber

Operasyonel Körlük Şirketlere Her Yıl 12,9 Milyon Dolara Mal Oluyor

Ancak asıl tehlike, bilançolarda açıkça görülmeyen ve operasyonel süreçlerin derinliklerinde gizlenen verimsizliklerde yatıyor. Gartner’a göre, entegre olmayan sistemlerin ve düşük veri kalitesinin organizasyonlara yıllık maliyeti ortalama 12,9 milyon doları buluyor. Uzmanlar, bu kârlılık sızıntılarını durdurmanın yolunun finans departmanlarını operasyonu anlık izleme ve geleceği öngörme kabiliyetleriyle donatmaktan geçtiğini belirtiyor. Günümüz iş dünyasında hala birçok finans yöneticisi kararlarını ay sonlarında önlerine gelen finansal tablolara bakarak veriyor. Bu tablolar çoğu zaman sadece sonuçları gösterirken, bu sonuçları doğuran nedenleri ortaya koymakta yetersiz kalabiliyor. Bir üretim bandındaki beklenmedik enerji artışı, lojistik rotasındaki verimsizlik veya depolardaki yüksek fire oranı, finansal raporlara yansıdığında genellikle iş işten geçmiş oluyor. Operasyonel ve finansal veriler arasındaki bu kopukluk, şirketlerin milyonlarca dolarlık kârlılık sızıntıları yaşamasına neden oluyor. Operasyon ve finans arasındaki duvarları yıkmak Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), geliştirdiği bütünsel çözümlerle finans ve operasyon dünyaları arasındaki bu duvarı yıkıyor. IAS, finans departmanlarını yalnızca geçmişi raporlayan birimler olmaktan çıkarıp, tüm organizasyonun röntgenini gerçek zamanlı çeken stratejik karar merkezlerine dönüştürüyor. Şirketlerin görünmez maliyetleri yönetebilmesi için bütünsel bir dijital altyapının sağladığı görünürlüğün şart olduğunu vurgulayan IAS Yetkinlik Merkezi Müdürü Engin Murat Bölükbaşı, bu kabiliyetin iş yapma şekillerini nasıl değiştirdiğini şöyle açıkladı: “Birçok şirkette finans departmanı ve üretim sahası farklı dilleri konuşur. Biri ‘kâr-zarar’ derken, diğeri ‘adet-fire’ der. Biz Canias ERP ile bu iki dünyayı tek bir dilde, gerçek zamanlı olarak konuşturuyoruz. Böylece şirketler finansal check-up’larını yaparak sızıntı noktalarını tespit edebiliyor. Bir ürünün maliyetinin neden arttığını, hangi makinenin enerji tüketiminin saptığını veya hangi tedarikçinin risk yarattığını anlık olarak görebilen bir finans yönetimi, kriz anlarında reaktif değil, proaktif kararlar alabilir.” Reaktif raporlamadan proaktif öngörüye Canias ERP’nin entegre yapısı, finansal yönetimi olanı izleyen reaktif bir pratikten, geleceği kurgulayan proaktiviteye taşıyor. Finans modüllerinin üretim, satış ve tedarik zinciriyle entegre çalışması sayesinde şirketler, senaryoları karşılaştırarak olası risk ve fırsatları daha operasyon gerçekleşmeden analiz edebiliyor. Bütçe üzerinde yapılacak farklı senaryo çalışmaları ile kur dalgalanmaları, hammadde fiyat artışları veya talep değişiklikleri gibi olasılıkların nakit akışına ve kârlılığa etkisi hesaplanabiliyor. Canias ERP’nin şirketlere kazandırdığı stratejik çevikliğin altını çizen Bölükbaşı, sözlerini şöyle noktaladı: “Bugün şirketler veri eksikliğinden ziyade veriyi zamanında değerlendirememekten kaybediyor. Günümüzde sürdürülebilir kârlılığın yolu, veriyi işlevsel içgörü ve öngörüye dönüştürmekten geçiyor. Geçmişin bilançosuna bakan geleneksel finans yönetimi, bu nedenle günümüzün proaktif ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Canias ERP ile sağladığımız entegre yapı ise Kurumsal Karne Yönetimi modülü alt yapısı ile farklı perspektifler üzerinden ileriye dönük mevcut durumun yorumu yapılarak stratejik değişiklikler yapmayı ve geleceğin haritalanmasını mümkün kılıyor.”

IAS’tan Almanya’nın Önde Gelen Üniversiteleriyle Stratejik İşbirliği Haber

IAS’tan Almanya’nın Önde Gelen Üniversiteleriyle Stratejik İşbirliği

Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüz imalat sanayisinde, rekabet gücünü korumanın yolu teorik bilgi ile pratik uygulamayı birleştirmekten geçiyor. Bu kritik ihtiyaca yanıt veren IAS, Almanya'nın saygın eğitim kurumlarından Potsdam Üniversitesi ve Ostfalia Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile önemli işbirliklerine imza attı. Projeler kapsamında IAS'ın IoT ekibi, Canias ERP sistemini Potsdam Üniversitesi'nin Öğrenim Fabrikası (Learning Factory) ve Ostfalia Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nin 3D Prototipleme Laboratuvarı'nda başarıyla hayata geçirdi. Teori Pratiğe Dönüşüyor: Kritik Veriler Anlık Olarak ERP Ekranlarında Bu işbirliğinin en somut çıktılarından biri Ostfalia Üniversitesi'nde gerçekleşti. IAS uzmanlarının akademideki araştırma ekibi ile yürüttüğü ortak çalışma sonucunda, laboratuvardaki 3B yazıcıların baskı işleri artık doğrudan Canias ERP üzerinden yönetiliyor. Ayrıca üretim süreçlerinin ilerleyişi ve makinelerin anlık enerji tüketimi gibi kritik veriler, ERP ekranlarından gerçek zamanlı olarak izlenebiliyor. Projenin bir sonraki adımında ise ürün konfigüratörü ve üretim simülatörünün sisteme entegre edilmesi hedefleniyor. Potsdam Üniversitesi'nde akademisyenler ile yürütülen projede ise Canias ERP öğrencilerin ve araştırmacıların teorik bilgilerini gerçek bir endüstriyel yazılım üzerinde test ettikleri bir "Öğrenim Fabrikası"nın dijital omurgasını oluşturuyor. Sanayi ve Akademi Güçlerini Birleştirdi Bu işbirlikleri, her iki taraf için de stratejik kazanımlar sunuyor. Üniversiteler, öğrencilerine piyasada kullanılan en güncel teknolojilerle çalışma ve mezun olduklarında bir adım önde olma imkanı tanıyor. IAS ise en son bilimsel gelişmeleri yakından takip etme, teknolojisini en yenilikçi ortamlarda test etme ve geleceğin mühendislerinden değerli geri bildirimler alma fırsatı buluyor. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan IAS Avrupa'dan Sorumlu Başkanı Kürşad Karaman, bu işbirliklerinin stratejik önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Almanya’nın önde gelen üniversiteleriyle yürüttüğümüz bu projeler, araştırma, eğitim ve pratik uygulama arasındaki kritik bağın en güzel örneğidir. Sanayinin gelecekteki zorluklarına bugünden çözüm üretecek yenilikçi yaklaşımlar geliştiriyor ve şirketleri geleceğe daha hazır hale getiriyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde teknolojimizi en yeni bilimsel gelişmelerle zenginleştiriyor, sürekli öğrenme ve inovasyon kültürünü besliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOBİ’ler Teknolojiye En Açık Segment Haber

KOBİ’ler Teknolojiye En Açık Segment

Ana işi teknoloji olmayan KOBİ’lerin dijitalleşme yolundaki en büyük yardımcıları da IAS gibi konusunda uzman, güvenilir ve tecrübeli bir yol arkadaşı. Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ'ler) tüm ekonomilerde girişimlerin yüzde 90'ından fazlasını temsil eder. Bu durum ülkemizde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan rakamlara göre ise yüzde 95'in üzerinde. KOBİ'ler doğal olarak ülkedeki istihdamın da çoğunluğunu oluşturur. Ancak böylesi yoğun bir rekabet ortamında teknolojiyi en iyi kullanan ya da işine uyarlayan KOBİ’ler bir adım öne çıkmayı başarır. Sektörde 600 BT uzmanının katılımıyla yapılan bir KOBİ araştırmasının sonuçlarına göre, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekâ ve faydaları konusunda kurumsal şirketlere göre yatırıma daha yatkın olduklarını ortaya koyuyor. Aslında KOBİ’lerde çalışan BT profesyonellerinin büyük çoğunluğu (yüzde 95) üretken yapay zekaya güven duyuyor ve teknolojiden elde edilen gelir artışı için daha fazla fırsat olarak görüyor. Yeni üretken yapay zekâ teknolojisinin yükselişi, inovasyonu demokratikleştiriyor ve KOBİ’lerin daha eşit şartlarda rekabet etmesine olanak tanıyor. Araştırma, KOBİ’lerin yapay zekayı benimseyerek halihazırda daha derin iş içgörüleri elde ettiklerini, gelirlerini artırdıklarını ve müşteri deneyimlerini iyileştirdiklerini gösteriyor. Teknoloji ile dijital dönüşümün kapısını açın IAS; teknolojik anlamda ERP, IoT, büyük veri, iş zekâsı, bulut bilişim, yapay zekâ gibi alanlarda yenilikçi çözümlerle tüm iş ortaklarına destek oluyor. Kurulduğu 1989 yılından bu yana 35 yılı geride bırakmaya hazırlanan IAS, başta ERP olmak üzere geliştirdiği yenilikçi teknolojilerle dijital dönüşüme yatırım yaparak hem yerel hem de küresel rekabette bir adım öne çıkmayı hedefleyen KOBİ’lerin yol arkadaşı olmayı sürdürüyor. Özellikle Türk KOBİ’lerinin inovasyonu ve büyümeyi sağlamak için yapay zekâ teknolojilerinden yararlanma konusunda çok iyi bir konumda olduklarına vurgu yapan IAS CKO’su Celal Bilgin, “Çeşitli araştırma sonuçları da gösteriyor ki KOBİ’lerimiz teknoloji kullanımı konusunda hem hevesli hem de teknolojinin getireceği faydalar anlamında da bilinçli. Ancak buradaki en kritik nokta KOBİ’lerin dijitalleşme yolunda seçtikleri iş ortaklarının ne denli yetkin olduğu. Ülkemizin en büyük ERP firması IAS Türkiye olarak perakende sektöründeki en küçük KOBİ’den uluslararası otomotiv devine kadar birçok işletmeye teknoloji desteği sunuyoruz ve özellikle firmaların süreçlerini yönetmede ihtiyaç duydukları teknolojiyi hazır olarak sunup iş ortaklarımızın rekabetçi piyasa koşullarına adapte olmasını sağlıyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.