Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ibs Sigorta

Kapsül Haber Ajansı - Ibs Sigorta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ibs Sigorta haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzay Ekonomisi Büyüyor, Sigortacılık Yeni Risklere Hazırlanıyor Haber

Uzay Ekonomisi Büyüyor, Sigortacılık Yeni Risklere Hazırlanıyor

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, “Uzay artık yalnızca teknolojik bir yatırım alanı değil; finansal olarak da korunması gereken kritik bir ekonomi. Uzay ekonomisi büyüdükçe sigorta sektörü de bu büyümenin vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri oluyor” dedi. Son yıllarda devletlerin yanı sıra özel şirketlerin de uzay yatırımlarını hızlandırmasıyla birlikte, küresel uzay ekonomisinin önümüzdeki dönemde 1 trilyon doları aşacağı öngörülüyor. Haberleşme, navigasyon, savunma, meteoroloji, afet yönetimi ve veri hizmetleri gibi kritik alanlarda uzay tabanlı sistemlerin kullanımı giderek artarken, bu yatırımların korunması da stratejik bir konu başlığı haline geliyor. Bu kapsamda sigorta sektörü, uzay ekonomisinin görünmeyen ancak vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olarak öne çıkıyor. Uzay görevlerinin yalnızca bir fırlatmadan ibaret olmadığını belirten IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Bir uydu projesi; üretim, entegrasyon, taşıma, fırlatma, yörüngeye yerleşme, operasyonel ömür ve gelir üretimi gibi birçok aşamadan oluşuyor. Bu nedenle uzay görevleri pre-launch, launch ve in-orbit olmak üzere farklı aşamalarda sigortalanıyor. Ayrıca üçüncü şahıs sorumluluk, gelir kaybı, siber riskler ve görev iptali gibi ek teminatlar da gündeme gelebiliyor. Burada temel mesele yalnızca poliçe düzenlemek değil; mühendislik, hukuk, jeopolitik risk, finansman ve operasyonel sürekliliği birlikte değerlendirebilmek” dedi. Anti-uydu sistemleri ve siber saldırılar yeni risk başlıkları oluşturuyor Uzayın artık ekonomik olduğu kadar jeopolitik bir alan haline geldiğini belirten Murat Çiftçi, “Haberleşme, navigasyon, istihbarat, savunma ve afet yönetimi gibi kritik fonksiyonların uzay varlıklarına bağlı hale gelmesi, bu sistemleri stratejik hedef konumuna getiriyor. Anti-uydu sistemleri, sinyal bozma faaliyetleri, siber saldırılar, yörünge manevraları ve uzay enkazı oluşturabilecek askeri testler sigorta piyasasının dikkatle takip ettiği riskler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Murat Çiftçi, "Bugün bir uyduyu sigortalamak, artık yalnızca teknolojiyi değil; jeopolitiği, siber güvenliği ve küresel ticaretin sürekliliğini de sigortalamak anlamına geliyor" dedi. Bu gelişmelerin sigorta sektöründe yeni bir dönemi başlattığını vurgulayan Murat Çiftçi, “Risk modellemesi giderek zorlaşıyor. Çünkü teknik arıza risklerinin yanına politik şiddet, savaş, yaptırım, devlet müdahalesi ve kasıtlı saldırılar gibi daha karmaşık başlıklar ekleniyor. Bu nedenle sigortacılar artık yalnızca uydunun teknolojik güvenilirliğine değil; operatörün risk yönetimi kapasitesine, görev planına, çarpışma önleme kabiliyetine, siber güvenlik altyapısına ve acil durum prosedürlerine de bakıyor. Asıl değişim sadece primlerde değil, teminat disiplininde yaşanıyor” dedi. Ay görevleri ve uzay turizmi, yeni sigorta ürünleri doğuracak Önümüzdeki dönemde uzay ekonomisinin yeni alanlara genişleyeceğini belirten Murat Çiftçi, “Ay görevleri, ticari uzay istasyonları, uzay lojistiği, yörüngede servis hizmetleri, yakıt ikmali, uydu tamiri, uzay turizmi ve gelecekte uzay madenciliği gibi faaliyetler sigorta sektörünün ürün mimarisini yeniden şekillendirecek” dedi. Bu kapsamda görev iptali, fırlatma gecikmesi, yörüngede servis sorumluluğu, uzay istasyonu operasyonel sorumluluğu, mürettebat ve yolcu sorumluluğu, veri kaybı, gelir kaybı ve siber operasyon riskleri gibi daha özel teminatların gündeme geleceğini ifade eden Murat Çiftçi, “Ayrıca uzay enkazı yönetimi ve sürdürülebilir yörünge kullanımı da sigortalanabilirlik açısından kritik kriterler haline gelecek. Uzay sigortacılığında yeni dönemin ana kavramı ise görev bazlı risk yönetimi olacak. Sigortacılar yalnızca varlığı değil, görevin tüm yaşam döngüsünü değerlendirecek” diye konuştu. Türkiye’de uzay sigortacılığı stratejik önem kazanacak Türkiye’nin de son yıllarda uzay alanında önemli adımlar attığını belirten Murat Çiftçi, “Bugün Türkiye’de uzay sigortacılığı henüz çok niş bir alan gibi görülebilir. Ancak uydu teknolojileri, savunma sanayi, haberleşme, veri merkezi altyapıları, iklim gözlem sistemleri, tarım teknolojileri ve afet yönetimi gibi birçok sektör uzay tabanlı hizmetlerle daha fazla entegre oldukça, bu alandaki sigorta ihtiyacı da artacaktır. TÜRKSAT 6A gibi yerli haberleşme uydusu alanında elde edilen kazanımlar ve Milli Uzay Programı kapsamındaki hedefler de uzay sigortacılığını ülkemiz açısından da giderek daha stratejik hale getiriyor” değerlendirmesinde bulundu. “IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak hedefimiz, yalnızca mevcut risklere çözüm üretmek değil; kurumlarımızı geleceğin risklerine bugünden hazırlamak” ifadelerini kullanan Murat Çiftçi, “UIB ve uluslararası brokerlik ağlarımız üzerinden küresel reasürans piyasalarındaki kapasiteyi, teknik uzmanlığı ve ürün gelişmelerini yakından takip ediyoruz. Türkiye’de bu alanda farkındalığın artması, doğru risk analizi yapılması ve uluslararası standartlarda sigorta çözümlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzay ekonomisi büyüdükçe, sigorta sektörü bu büyümenin görünmeyen ama vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olacak. Çünkü uzay yatırımlarının sürdürülebilirliği, yalnızca teknolojik başarıya değil, bu teknolojinin finansal olarak korunabilir hale gelmesine de bağlı” diye de ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IBS’de Önemli Atama Haber

IBS’de Önemli Atama

Türkiye’de sigorta ve reasürans brokerliği alanında güçlü konumunu sürdüren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği, üst düzey yönetim yapısını daha da güçlendirerek Meliha Bora Özkan’ı İnsan ve Kültürden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak bünyesine kattı. Meliha Bora Özkan, lisans eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamlamıştır. Halen Organizasyonel Psikoloji üzerine eğitimine devam etmektedir. Stratejik insan kaynakları, organizasyonel gelişim, değişim yönetimi ve kültür dönüşümü, çalışan deneyimi alanlarında 17 yıllık deneyime sahip olan Özkan; kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında farklı sektörlerde üstlendiği değişim ve büyüme odaklı liderlik rolleri ile değişim yönetimi, kurum kültürü, yetenek yönetimi ve stratejik insan kaynakları uygulamalarında güçlü bir uzmanlık geliştirmiştir. Kariyeri boyunca TAV Havalimanları, Duman Yönetim Danışmanlığı ve STFA Holding, İBB gibi önemli kurumlarda insan kaynakları fonksiyonuna liderlik eden Özkan, NEF Gayrimenkul’de İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Son olarak SOYAK Enerji’de İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Özkan, bu dönemde yurt içi ve yurt dışı yatırım ve projelerinde insan kaynakları ve organizasyonel gelişim süreçlerinin kurulması, yapılandırılması ve dönüşümüne liderlik etmiştir. Yeni görevinde Özkan, IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği’nin büyüme hedefleri doğrultusunda insan ve kültür stratejilerinin şekillendirilmesi, organizasyonel gelişim süreçlerinin yönetimi, çalışan deneyiminin güçlendirilmesi ve liderlik gelişimi programlarının hayata geçirilmesine liderlik edecektir. Meliha Bora Özkan’ın atanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “IBS olarak büyüme yolculuğumuzda yalnızca finansal başarıyı değil, kültürel dönüşümü ve insan odağını da stratejik önceliklerimiz arasında konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, Meliha Bora Özkan’ın İnsan ve Kültürden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak aramıza katılması; kurum kültürümüzü daha da güçlendirmek ve çalışan deneyimini ileriye taşımak adına önemli bir adım. Farklı sektörlerde edindiği liderlik deneyiminin, IBS’in sürdürülebilir büyüme hedeflerine ve organizasyonel gelişim vizyonuna güçlü katkılar sağlayacağına inanıyorum. Kendisini IBS ailesinde görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 2026’nın Üç Kritik Dönüşümü Yapay Zekâ Tabanlı Sigortacılık,  Siber Risk Ekosistemi ve Sürdürülebilirlik Olacak Haber

 2026’nın Üç Kritik Dönüşümü Yapay Zekâ Tabanlı Sigortacılık,  Siber Risk Ekosistemi ve Sürdürülebilirlik Olacak

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, sigorta sektörünün 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde, “2025 yılı hem Türkiye’de hem de dünyada sigorta sektörü açısından yüksek belirsizlik ile yüksek fark yaratma fırsatının aynı anda hissedildiği bir dönem oldu. Küresel ölçekte büyüme hızlarının yavaşladığı, jeopolitik gerilimlerin, ticaret savaşlarının ve yüksek faiz–enflasyon sarmalının yatırım kararlarını zorlaştırdığı bir yılı geride bıraktık. Bu doğrultuda sigorta sektörünün küresel büyümesinin yaklaşık %2 - %2,5 seviyelerine, yani pandemi sonrası dönemin en düşük seviyelerine gerilemesi bekleniyor. Böyle bir tabloda sigorta sektörü, finansal sistemin istikrarı açısından kritik bir rol üstleniyor” dedi. Türkiye özelinde ise yüksek enflasyona rağmen sektörün reel büyüme performansına dikkat çeken Çiftçi, “Son yıllarda prim üretiminde enflasyonun üzerinde güçlü bir reel büyüme görüyoruz. 2024’te toplam prim üretimi yaklaşık 838,7 milyar TL’ye ulaştı; bireysel emeklilik fon büyüklüğü ise 1,2 trilyon TL seviyelerine geldi. 2025’te bu taban üzerine inşa edilen, daha seçici ve teknik odaklı bir büyüme dinamiği görüyoruz. Yıl sonunda toplam prim üretiminin 1,15–1,20 trilyon TL bandını zorlamasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Reasürans kapasitesi daha seçici hale geliyor 2025 yılında risk yoğunluğunda belirgin bir artış gözlendiğini vurgulayan Murat Çiftçi, şunları söyledi: “Siber riskler, jeopolitik gerilimler ve kritik altyapılara yönelik tehditler kurumların risk haritalarını yeniden şekillendiriyor. İklim kaynaklı afetlerin sıklığı ve şiddeti arttıkça hem reasürans maliyetleri hem de hasar frekansı üzerinde baskı oluşuyor. Özellikle siber, yangın/mühendislik ve doğal afet teminatlarında reasürans kapasitesinin daha seçici hale geldiği, fiyat ve şartların sertleştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum, brokerlerin sadece fiyat odaklı değil, yapısal çözüm ve risk iyileştirme önerileriyle masaya oturmasını zorunlu kılıyor.” Murat Çiftçi, yapay zekâ, gelişmiş analitik ve otomasyonun underwriting, hasar yönetimi ve müşteri deneyimi süreçlerini hem globalde hem Türkiye’de kökten dönüştürdüğünü belirterek, “IBS açısından 2025 yılı, daha sofistike risk yönetimi çözümlerinin öne çıktığı bir ‘kalite yılı’ oldu” dedi. ‘Türkiye bölgesel cazibe merkezi olabilir’ Türkiye sigorta sektörünün ölçek ve penetrasyon açısından gelişme alanı olsa da, regülasyon kalitesi, teknik bilgi birikimi ve teknolojiyi benimseme hızı bakımından küresel trendlerle uyumlu ilerlediğini belirten Murat Çiftçi şöyle devam etti: “SEDDK ve ilgili kurumların yayımladığı düzenlemelerde; sermaye yeterliliği, tüketicinin korunması, şeffaflık ve sürdürülebilirlik başlıklarının giderek daha fazla önceliklendirildiğini görüyoruz. Dijital kanalların ve uzaktan satışın yaygınlaşması, ürün ve süreçlerin ‘dijital ilkeli’ tasarlanmasını beraberinde getiriyor. Globalde konuşulan iklim riski, siber risk ve altyapı yatırımlarının sigortalanması gibi alanlar Türkiye’de de kurumsal müşterilerin gündeminde üst sıralarda yer alıyor. Henüz penetrasyon ve kişi başı prim üretimi olarak OECD ortalamalarının altında olsak da, dönüşüm hızı ve regülasyon uyumu Türkiye sigorta sektörünü önümüzdeki dönemde bölgesel bir cazibe merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor.” Enflasyon ve faiz, hem prim üretimi hem de yatırımı etkiliyor Türkiye’de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve faiz ortamının sektörü iki yönlü etkilediğini belirten Çiftçi: “Enflasyon, prim üretimini nominal olarak büyütürken hasar maliyetlerini de yukarı çekiyor. Özellikle oto sigortaları, yangın ve mühendislik branşlarında yedek parça, işçilik ve inşaat maliyetlerindeki artışlar teknik kârlılık üzerinde baskı oluşturuyor. Yatırım tarafında ise yüksek faiz dönemlerinde yatırım gelirleri sigorta şirketleri için önemli bir kâr kalemi haline geliyor; ancak bu durum uzun vadeli tasarruf ürünlerine olan talebi de şekillendiriyor. 2025 ve 2026 için baz senaryolarda enflasyon ve faizlerde kademeli bir normalleşme beklentisi öne çıkıyor. Bu da sektör için yatırım gelirlerinden çok teknik kârlılığın ve müşteri bağlılığının ön plana çıkacağı bir döneme geçiş anlamına geliyor” dedi. 2026’de üç kritik dönüşüm alanı olacak 2026 yılında Türkiye’de siber ve operasyonel dayanıklılık kapsamında yeni regülasyonların beklendiğini ifade eden Çiftçi, yapay zekâ ve model riskine ilişkin çerçevelerin de büyük önem taşıdığını belirtti: “AI kullanımını teşvik ederken model şeffaflığı, veri etiği ve sorumluluk paylaşımını netleştiren düzenlemelerin 2026 yılında hayatımıza girmesini bekliyoruz. Ayrıca sigorta şirketleri ile büyük aracılık kuruluşlarının iklim risklerini, yatırım portföylerini ve ESG performanslarını daha şeffaf raporlamasını gerektiren standartların da hayata geçmesi gerekiyor.” ‘Yüksek uzmanlık alanlarında daha da derinleşeceğiz’ IBS’in 2026 stratejik yol haritasında enerji, altyapı, havacılık, sağlık, siber ve finansal kurumlar gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda bilgi birikimini daha da derinleştirmek olduğunu belirten Murat Çiftçi, “Risk analizleri, senaryo çalışmaları ve portföy optimizasyonu için gelişmiş veri analitiği ve dijital platformlara yatırım yapmaya devam edeceğiz. Hem kendi operasyonlarımızda hem de müşteriye sunduğumuz çözümlere yenilikçi ürünleri adapte etmek, ESG kriterlerini somut hedeflerle birleştirmek, genç yetenekleri sektöre kazandırmak, mevcut kadromuzu yeni nesil teknolojilerle desteklemek, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum konusunda sürekli geliştireceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeopolitik gerilim sigorta sektöründe  risk dinamiklerini yeniden şekillendiriyor Haber

Jeopolitik gerilim sigorta sektöründe risk dinamiklerini yeniden şekillendiriyor

İsrail’in 13 Haziran’da İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırıların ardından artan gerilim, tarafların karşılıklı ateşkes adımlarıyla şimdilik durulmuş görünüyor. Ancak bölgedeki belirsizlik halen pek çok ülke tarafından dikkatle izleniyor. Jeopolitik tansiyonun yükseldiği her dönemde olduğu gibi, bu tür askeri gelişmeler savaş, terör ve siyasi risk sigortalarında belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor. Yaşanan gerilimin sigorta sektörü açısından risklerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Çatışma deniz ticareti ve enerjide risk unsurlarını artırdı. Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz gibi stratejik bölgelerde deniz ticareti sekteye uğrayabilir. Artan tehdit algısı, nakliyat sigortalarında prim artışlarını ve ek kloz taleplerini beraberinde getiriyor. Enerji sektöründe ise üretim, rafinaj ve boru hatları güvenliği ön plana çıkıyor; iş durması ve gelir kaybı gibi dolaylı etkilerle birlikte risk tablosu genişliyor” dedi. Seyahat Sigortalarında Artış Bekleniyor Seyahat sigortalarında da rekor prim artışları beklendiğini dile getiren Murat Çiftçi, “Saldırının ardından Türkiye'nin bazı ülkeler için getirdiği seyahat kısıtlamaları, sektördeki endişeyi artırdı. Özellikle iptal ve sağlık teminatı içeren kapsamlı poliçelere yönelim gözleniyor. Şu anda primlerde %30’a varan artış söz konusu; bu oran, belirsizliğin sürmesi halinde %50’ye ulaşabilir” diye konuştu. Sektöre göre primlerde yüzde 70’e varan artış gözlenebilir “Jeopolitik parçalanma risk modellemesini zorluyor” diyen Murat Çiftçi, şunları söyledi: “Sigorta sektörü için artık sadece coğrafi sınırlar içindeki değil, küresel ölçekteki belirsizlikler de poliçe yapılarını etkiliyor. Global reasürans programlarında daha dikkatli konumlanmalar yapılırken, lokal çözümlere duyulan ihtiyaç da artıyor. Böyle durumlarda sigortalı altyapılar, enerji tesisleri ve ulaşım ağları daha büyük tehdit altında; bu durum hem sigortalıların hem reasürörlerin risk iştahını düşürüyor. Teminat yapıları daralırken, maliyetler artış eğiliminde.” Günümüz risk profili açısından savaş, siber, enerji ve tedarik zinciri başlıklarının öne çıktığını dile getiren Murat Çiftçi, “Bu sıralamada savaş, terör ve politik şiddet ilk sırada yer alırken, enerji arz güvenliği, siber saldırılar ve tedarik zinciri kesintileri de öne çıkıyor. Aynı zamanda regülasyonlardaki ani değişimler, poliçe kapsamlarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca primlerde de sektöre göre %70’e varan artış söz konusu. Belirsizlik dönemlerinde “sert piyasa” dinamikleri devreye giriyor. Primlerde yükseliş, teminatlarda daralma ve muafiyet oranlarında artış yaşanıyor. Jeopolitik risk altındaki sektörlerde bu artış %30 ile %70 arasında değişebiliyor” diye konuştu. Yeni dönemin anahtarı: Dayanıklılık Ve Uyum Kabiliyeti Şirketlerin, senaryo bazlı analizleri artırırken risk mühendisliği yatırımlarına öncelik verdiğine dikkat çeken Murat Çiftçi, “Parametrik poliçeler, yapay zekâ destekli değerlendirme sistemleri ve alternatif reasürans çözümleri öne çıkan yaklaşımlar arasında. Sigorta talebi riskli bölgelerde artsa da, kapasite daralması teminat erişimini güçleştiriyor. Daha stabil bölgelerde uzun vadeli poliçelere yönelim gözlenirken, yeni pazarlarda lokal sigorta çözümlerine ihtiyaç artıyor. Ortak reasürans havuzları, bilgi paylaşım platformları ve çok uluslu poliçeler sektörde daha fazla yer buluyor. Brokerler ve reasürans şirketleri arası veri paylaşımı hızlanırken, düzenleyiciler de daha koordineli çalışmak zorunda kalıyor. Yapay zekâ, blokzinciri, IoT ve veri analitiği gibi teknolojiler, riski sadece öngörmekle kalmıyor, aynı zamanda kişiselleştirilmiş çözümlerle müşteriye daha yakın hizmetler sunmayı da mümkün kılıyor. Yeni dönemin anahtarı, dayanıklılık ve uyum kabiliyetine dönüşüyor. Sigorta sektörü, ESG uyumluluğu ve dijitalleşme yatırımlarının yanı sıra insan kaynağını da stratejik bir değer olarak konumlandırmalı. Bilgi, ortak akıl ve esnek modellerle yönetilen risk anlayışı, gelecekte fark yaratacak başlıca unsur olacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.