Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ic Holding

Kapsül Haber Ajansı - Ic Holding haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ic Holding haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IC Holding’den Ic Enterra’nın Büyüme Hedeflerine Güçlü Destek Haber

IC Holding’den Ic Enterra’nın Büyüme Hedeflerine Güçlü Destek

IC Holding, enerji alanındaki büyüme vizyonunu, grubun yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın yeni yatırım programına verdiği destekle güçlendiriyor. Bu doğrultuda Holding, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşullarını dikkate alarak, IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki payını yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 10’a kadar artırabilmesine imkan sağlayan bir pay alım kararı aldı. Yüzde 10 oranı, piyasa koşullarına bağlı olarak gerçekleştirilebilecek alımlar için belirlenen üst sınırı ifade ederken, alımların kapsamı ve zamanlaması Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra payları üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek. “IC Enterra’nın uzun vadeli değerine güveniyoruz” Yenilenebilir enerjinin IC Holding’in uzun vadeli büyüme vizyonunda stratejik bir yere sahip olduğunu belirten IC Holding CEO’su Can Çaka, şunları söyledi: “IC Enterra’nın ana hissedarı olarak şirketin gelecek dönem hedeflerini destekleyecek finansal kapasiteye ve kararlılığa sahibiz. IC Enterra’nın uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyduğumuz güven doğrultusunda, önümüzdeki dönemde alımlarımızı sürdürebilecek ve halka açık hisselerdeki payımızı yüzde 10’a kadar yükseltebileceğiz. IC Enterra’nın yeni yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle yaratacağı değeri desteklemeye devam edeceğiz.” IC Enterra 2027 yılında üç projede yatırıma başlayacak 1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 10 yenilenebilir enerji santraliyle yaklaşık 500 MW kurulu güce sahip olan IC Enterra, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Şirket, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı RES portföyünde yer alan projelerin tamamında ÇED süreçlerini sonuçlandırdı. Depolamalı GES projeleriyle birlikte yaklaşık 500 MW’a ulaşan yeni yatırım portföyünün lisans süreçlerini 2027 yılı içinde tamamlamayı planlayan IC Enterra, aynı yıl üç projede yatırıma başlamayı hedefliyor. Türkiye’deki yatırımlarının yanı sıra yurtdışında geliştirdiği projelerle üretim portföyünü uluslararası ölçekte de büyüten şirket, önümüzdeki beş yıl içinde toplam kurulu gücünü 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi Haber

IC Holding Sürdürülebilirlikte Önceliklerini 285 Paydaşın Görüşüyle Şekillendirdi

IC Holding, 1 Ocak 2024–31 Aralık 2025 dönemindeki sürdürülebilirlik performansını ve gelecek dönem hedeflerini ortaya koyan 2024-2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. “Etkimiz, İzimiz, Geleceğimiz” başlığıyla hazırlanan rapor; Holding’in inşaat, altyapı, enerji, turizm, sanayi ve gayrimenkul alanlarındaki faaliyetlerini çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla ele alıyor. Raporda, çifte önemlilik analizi sonucunda belirlenen öncelikli konulardaki çalışmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağlanan katkılar ve UN Global Compact’ın 10 ilkesine yönelik ilerlemeler de paylaşılıyor. GRI Standartları’na uygun hazırlanan rapordaki seçilmiş çevresel ve sosyal göstergeler ile çifte önemlilik analizi bağımsız sınırlı güvence denetiminden geçti. “Dönüşümün bir parçası olmaya ve kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz” IC Holding CEO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Can Çaka, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği; yatırımlarımızı, risklerimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı şekillendiren bir yönetim alanı olarak görüyoruz. İnşaattan enerjiye, altyapıdan turizme uzanan çok sektörlü bir yapımız olduğundan, sürdürülebilirlik konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmemiz ve her sektörün kendi dinamiklerine uygun çözümler üretmemiz gerekiyor. Bunun yanında yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine, biyoçeşitlilikten sosyal etkiye kadar farklı alanlarda ortaya koyduğumuz somut sonuçları daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği, uzun vadeli değer yaratma ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre etmeye devam ederken paydaşlarımızın da katılımını artıracağız.” Enerji verimliliğinde yılda 8,7 milyon kWh tasarruf Rapor döneminde IC Holding grup şirketlerinde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında hayata geçirilen uygulamalarda ölçülebilir sonuçlar elde edildi. IC Enterra’nın yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi 2024 yılında 1,07 milyar kWh, 2025 yılında ise yaklaşık 1,25 milyar kWh olarak gerçekleşti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nda gerçekleştirilen LED dönüşümüyle yıllık yaklaşık 8,7 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanırken, 8 bin 248 armatür ve aydınlatma ekipmanı geri dönüştürüldü. Grup şirketlerinin veri merkezlerinin tek merkezde birleştirilmesi kapsamında ise 10 şirketteki 40 fiziksel sunucu devreden çıkarıldı. Bu dönüşümle yıllık yaklaşık 221 bin 600 kWh elektrik tasarrufu ve 96 ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. İlk çifte önemlilik analizi bağımsız güvence denetiminden geçti IC Holding, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) doğrultusundaki ilk çifte önemlilik analizini 2025 yılında gerçekleştirdi. Bu çalışmada hem Holding’in faaliyetlerinin çevre ve toplum üzerindeki etkileri hem de iklim değişikliği ve doğal kaynakların azalması gibi gelişmelerin Holding’in işlerini nasıl etkileyebileceği incelendi. Böylece hangi sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi gerektiği yalnızca çevresel ve toplumsal etkiler açısından değil, şirketin karşılaşabileceği riskler ve yatırım fırsatları açısından da belirlendi. Çalışmada 146 etki, 120 risk ve 61 fırsat değerlendirilirken; yönetim, çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler, kamu kurumları, iş ortakları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 285 iç ve dış paydaşın görüşü alındı. Analizin metodolojisi, süreçleri ve sonuçları bağımsız sınırlı güvence denetimine tabi tutuldu. Enerji altyapısı ve biyoçeşitlilik birlikte yönetiliyor Biyoçeşitlilik alanında enerji altyapısının kuşlar üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar ölçeklendirildi. Trakya’da 2020’den bu yana 1.000 leylek yuva platformu kuruldu; 2021-2025 döneminde 29.895 metre iletken izolasyonu gerçekleştirildi. 2025’te izleme çalışmaları genişletilerek 47 leylek ve 11 şah kartal halkalandı. Önümüzdeki beş yılda 500 leylek ve 100 şah kartalın halkalanması, en az 20 kuşa GPS verici takılması hedefleniyor. DENK ile çeşitlilik ve kapsayıcılık grup genelinde yaygınlaştırılıyor IC Holding, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımını DENK programıyla kurum genelinde yaygınlaştırıyor. 2025 yılında genişletilen DENK ÇEK Rehberi; İnsan Hakları Politikası, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Politikası ile Ev İçi Şiddetle Mücadele Politikası’nı ortak bir yapıda buluştururken, DENK Dil Kılavuzu da önyargılardan arındırılmış ve kapsayıcı bir iletişim dilinin kullanılmasına rehberlik ediyor. Program kapsamında 2025 yılı boyunca Tuz Gölü ve Kilyos Tünel projeleri, IC Altyapı, Karasu Limanı, TREDAŞ, TREPAŞ ve IC Hotels operasyonlarında toplam 13 sınıf eğitimi ve 10 odak grup çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla eşitlik ve kapsayıcılık uygulamalarının sahadaki karşılığı değerlendirilerek gelişim alanları belirlendi. Sosyal etki yatırımları iki yılda 871 milyon TL’ye ulaştı IC Holding ve grup şirketlerinin toplumsal gelişimi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği sosyal etki yatırımlarının toplam büyüklüğü 2024-2025 döneminde 871 milyon TL’ye ulaştı. Holding, İbrahim Çeçen Vakfı ile yürüttüğü çalışmalarda finansal desteğin ötesine geçerek grup şirketlerinin teknik kapasitesini, çalışan uzmanlığını ve kurumsal işbirliklerini sosyal etki programlarına dahil ediyor. Bu kapsamda İbrahim Çeçen Vakfı iş birliğiyle yürütülen IC Kariyer Köprüsü programı bugüne kadar 2.000 öğrenciye ulaştı; 105 öğrenci grup şirketlerinde staj olanağı elde etti. Deprem bölgesinde kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını destekleyen Yaşam Atölyeleri’nden ise 500’den fazla kadın doğrudan yararlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Enterra’dan İlk Yarıda 1,9 Milyar TL Gelir Haber

IC Enterra’dan İlk Yarıda 1,9 Milyar TL Gelir

IC Holding’in enerji sektöründeki bilgi birikimi ve mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin elektrik üretimi, yılın yarısında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 899 GWh seviyesine yükseldi. İlk yarıda FAVÖK 1,2 milyar TL, FAVÖK marjı da yüzde 61.4 olarak gerçekleşti IC Enterra CEO’su Cem Aşık, operasyonel verimliliği ve üretim optimizasyonunu ön planda tutarak güçlü performans gösterdiklerini ifade etti. Aşık, şunları söyledi: “Yılın ilk yarısında 1,9 milyar TL gelir elde ederken, FAVÖK’ümüz 1,2 milyar TL, FAVÖK marjımız ise yüzde 61.4 olarak gerçekleşti. Operasyonel verimliliği ve üretim optimizasyonunu odağımıza alan iş modelimizle güçlü performansımızı sürdürdük. Erzin-2 GES’te yılın ilk altı ayında 75 bin MWh elektrik üretirken, yaklaşık 40 bin ton karbon salımının önüne geçtik. Diğer yandan, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı rüzgâr enerjisi portföyümüzde yer alan tüm projelerin ÇED süreçlerini tamamlayarak yatırım programımız açısından önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyümüzü güçlendirmeye ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkımızı artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Enterra Yenilenebilir Enerji  İlk Çeyrekte 927 Milyon TL Gelir Elde Etti Haber

IC Enterra Yenilenebilir Enerji İlk Çeyrekte 927 Milyon TL Gelir Elde Etti

IC Holding’in enerji sektöründeki bilgi birikimi ve mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin elektrik üretimi, yılın ilk üç ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 364 GWh seviyesine yükseldi. İlk çeyrekte FAVÖK 633 milyon TL, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti. IC Enterra CEO’su Cem Aşık, ilk çeyrekteki güçlü üretim performansına vurgu yaparak, ilk çeyrekte toplam gelirlerin 927 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. Aşık sözlerine şöyle devam etti: “Bu dönemde üretim hacmimiz geçen seneye göre kuvvetli bir şekilde arttı. Tüm santrallerimiz olumlu hidroloji koşullarına bağlı olarak bizim de beklentilerimizin üzerinde üretim performansı gösterdi. İlk çeyrekte şirketimizin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 633 milyon TL’yi geçerken, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti. Fiyatlarda gerçekleşen dönemsel düşüşe rağmen üretim optimizasyon kabiliyetimiz ve operasyonel verimliliği esas alan iş modelimiz sayesinde bu dönemde güçlü bir şekilde nakit yaratmaya devam ettik. Öte yandan sağlıklı borçluluk rasyolarımızı koruyarak bilançomuzu önümüzdeki dönemde başlayacak yatırım döngümüze hazırlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik Haber

Türkiye’nin Nükleer Teknolojiler Geliştirme Hamlesinde Kritik Eşik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2025 yılı eylül ayında başlatılan ve Türkiye’nin nükleer teknolojilerde önemli bir üs olarak konumlanmasını hedefleyen “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” çağrısına yanıt, IC Holding grup şirketlerinden IC Nükleer ve Endüstri’den (ICN) geldi. IC Holding, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS başta olmak üzere enerji güvenliği, karbon nötr hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda nükleer faaliyetlerini ICN çatısı altında topladığını duyurmasının ardından “Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi” için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Ülkemizde ilk, dünyada ise aynı anda dört reaktörün birden inşa edildiği ilk nükleer santral olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ana yüklenicisi olmayı sürdüren IC Grubu, bu alandaki mühendislik ve uygulama deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak İTÜ’de yerli nükleer reaktör üretimi (SMR) için kurulacak teknoparkın ilk özel sektör destekçisi oldu. İş birliği, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve IC Holding CEO’su Can Çaka tarafından imzalanan anlaşmayla resmiyet kazandı. Türkiye’nin nükleer enerji vizyonu doğrultusunda atılan bu adım, yalnızca bir enerji yatırımı olarak değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve sanayide bağımsızlığı güçlendirecek stratejik bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. ICN’nin İTÜ ile kurduğu iş birliği ile şekillenen bu yeni dönem, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde küresel ölçekte söz sahibi olma hedefini somutlaştırırken, ülkemizin nükleer teknolojilerde yalnızca uygulayıcı değil, tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olma hedefinde de kritik bir eşik olacak. Can Çaka: “Anahtar teslim nükleer oyuncu olmayı hedefliyoruz” Türkiye’nin nükleer çağında oyun kurucu bir rol üstlenmeyi hedeflediklerini aktaran IC Holding CEO’su Can Çaka, şirketin nükleer alandaki vizyonunu şu sözlerle ortaya koydu: “Dünya enerji ve teknoloji alanında yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Nükleer teknoloji, bu dönüşümün en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Biz IC Holding olarak bu dönüşümün sadece bir parçası olmayı değil, yön veren oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve üreten bir pozisyona geçiyoruz. Nükleer endüstrinin güçlü ve kalıcı bir parçası olmayı; kendi ülkemizde özellikle odaklanacağımız 4. nesil hızlı reaktörlerin imalatını yapmayı ve bu kabiliyeti zaman içinde küresel ölçekte de hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde edindiğimiz EPC deneyimiyle bu alanda önemli bir yetkinlik kazandık. Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimiz bunun ötesine geçmek. Artık yalnızca projelerin yüklenicisi değil; tasarımından mühendisliğine, üretiminden uygulamasına kadar tüm süreci yöneten, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kuruyoruz. İTÜ ile başlattığımız iş birliği, bu vizyonun en somut adımlarından biri. Akademi ile sanayiyi bir araya getirerek Türkiye’de gerçek anlamda bir nükleer teknoloji ekosistemi oluşturuyoruz. Amacımız yalnızca projeler geliştirmek değil; Türkiye’yi nükleer teknolojilerde üretici, ihracatçı ve küresel ölçekte referans bir ülke konumuna taşımak.” İTÜ’de nükleer teknopark: Çok paydaşlı bir ekosistem kuruluyor Nükleer enerji teknolojileri, küçük modüler reaktörler (SMR) ve ilgili mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen İTÜ nükleer teknopark, Türkiye’nin bu alandaki ilk yapılanması olacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Küresel ölçekte iklim değişikliği, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen dönüşümle birlikte jeopolitik ve jeoekonomik dengeler yeniden tanımlanıyor. Bu çok katmanlı yapı içinde; enerji güvenliği, ülkelerin sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir zorunluluk haline gelirken; enerji üretiminden dağıtımına kadar tüm sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektiriyor. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. Bu çerçevede meseleye, enerjiye erişimin ötesinde; bu teknolojileri geliştirme, tasarlama ve yön verebilme kapasitesini inşa etme perspektifiyle yaklaşıyoruz. Küçük modüler reaktörler (SMR) ise küresel ölçekte yeni nesil enerji sistemlerinin merkezinde yer alırken, bu alanda geliştirilen bilgi ve teknoloji kapasitesi ülkelerin rekabet gücünü doğrudan belirleyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle, İTÜ olarak konuyu, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yer alan “Yerli Modüler Nükleer Reaktör Geliştirme” hedefiyle doğrudan örtüşen bir çerçevede ele alıyoruz. Nükleer bilimi, teknolojisi ve mühendisliği konusunda en fazla ihtiyaç ise insan kaynağı odaklı. İTÜ olarak bu kapsamda lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere her düzeyde katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Hasan Mandal, şöyle devam etti: “Türkiye’nin enerji alanında ilklerine ve enlerine imza atan bir üniversite olarak, nükleer teknolojilerdeki akademik birikimimizi ileri araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle bütünleştiriyoruz. Türkiye’nin ilk araştırma reaktörü olan İTÜ TRIGA MARK II Eğitim ve Araştırma Reaktörü’ne ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin ilk Enerji Enstitüsü’nü kurmuş bir kurum olarak bu alandaki kurumsal sürekliliğimizi güçlendirirken aynı zamanda nükleer teknolojilerde akademik liderliği üstlenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu süreçte IC Nükleer ve Endüstri ile başlattığımız iş birliği, akademi ve sanayinin birlikte etkiyi büyüten ve süreci hızlandıran bir çarpan etkisi olmasının yanı sıra, ülkemizin nükleer teknolojilerde üretme kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde. Bu iş birliğini iki kurum arasında sadece kurulan bir yapı olarak görmekle kalmayıp farklı üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve sanayi paydaşlarının dahil olduğu çok paydaşlı bir ekosistemin parçası olarak ele alıyoruz. Nükleer teknolojilerde geçmişten gelen birikimimiz ile süreci reaktif bir yaklaşımın ötesinde proaktif bir anlayışla ele alıyor; akademik birikimimizden ve tabandan gelen gelişim (bottom-up) ile beslenen organik bir yapı kuruyoruz. Enerji Enstitümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla nükleer teknolojileri üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasında konumlandırırken, Türkiye’nin ilk Nükleer Teknoloji Geliştirme Parkı ile akademi ve sanayinin eş zamanlı üretim yaptığı, araştırmadan tasarıma, mühendislikten üretime uzanan bütüncül bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Bu yapıyı, bilginin doğrudan uygulamaya dönüştüğü ve disiplinler arası etkileşimin süreklilik kazandığı bir ekosistem olarak kurguluyoruz. “Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği ve derinleşmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.” “Birlikte Öğrenme Laboratuvarlarımız ile farklı disiplinlerden araştırmacılar ve öğrencileri ortak problem alanları etrafında bir araya getiriyor; birlikte öğrenme, birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımını somut çıktılarla güçlendiriyoruz. Gençlerimizin nükleer alanına yönelik artan ilgisi ve motivasyonu, oluşturduğumuz ekosistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Mükemmeliyet merkezimiz, lisansüstü programlarımız ve Türkiye’de ilk kez açılan “Nükleer Mühendislik” Yenilikçi Yandal Programımız ile bu alanda nitelikli insan kaynağını sistematik bir şekilde yetiştiriyor; araştırma kapasitemizi insan kaynağı gelişimiyle eş zamanlı olarak ileri taşıyoruz. Nükleer teknolojilerde söz sahibi olmak, enerji üretmekten öte; geleceği tasarlama sorumluluğuna ve iradesine sahip olmaktır. İTÜ olarak bu anlayışla hareket ediyor; akademi ve sanayinin birlikte ürettiği bu ekosistemi kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürerek ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ICN’nin İTÜ ile başlattığı bu iş birliği, yalnızca iki kurum arasında kurulan bir ortaklık değil; farklı akademik kurumların da dahil olduğu geniş bir bilgi ve araştırma ağına dayanıyor. Başta Hacettepe Üniversitesi olmak üzere nükleer alanda çalışan farklı üniversitelerden akademisyenlerin de dahil olacağı bu yapı, disiplinler arası bir yaklaşımla ilerleyecek. Proje kapsamında insan kaynağı geliştirme hedefi doğrultusunda her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilmesi planlanırken, çalışmanın yaklaşık 4 ila 8 yıl arasında bir sürede olgunlaşması öngörülüyor. Kurulacak nükleer teknopark ile yerli reaktör tasarımından mühendislik geliştirme süreçlerine, insan kaynağı yetiştirilmesinden nükleer sınıf üretim altyapısının oluşturulmasına kadar geniş bir ekosistem inşa edilmesi hedefleniyor. Akademi ile özel sektörü aynı çatı altında buluşturan bu yapı, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde kalıcı bir bilgi birikimi ve üretim kapasitesi geliştirmesinin de temelini oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mühendislerinin İmzasıyla Riyad’da Dev Terminal Dönüşümü Haber

Türk Mühendislerinin İmzasıyla Riyad’da Dev Terminal Dönüşümü

IC İçtaş İnşaat, King Khalid Uluslararası Havalimanı’nın 3 ve 4’üncü terminallerinin ardından, 1 ve 2’nci uluslararası terminallerinin de yapımını tamamladı. Dünyanın en büyük alana sahip havalimanları arasında yer alan ve inşası 60 ayda tamamlanan King Khalid Uluslararası Havalimanı, yenilenen terminaller ve bağlantı yapılarıyla birlikte yolcu kapasitesini yıllık 30 milyona yükseltti. IC İçtaş İnşaat’ın mühendislik ve yapımını üstlendiği King Khalid Uluslararası Havalimanı’nda kapsamlı bir dönüşüm süreci başarıyla tamamlandı. Daha önce 3. ve 4. terminalleri teslim eden IC İçtaş İnşaat, 1. ve 2. terminallerin de tamamlanmasıyla birlikte havalimanındaki tüm terminal yapılarını hayata geçirmiş oldu. Riyad Emiri Prens Faisal bin Bandar bin Abdulaziz Al Saud, Ulastirma Bakani Saleh bin Nasser Al-Jasser ve GACA Başkanı Abdulaziz bin Abdullah Al-Duailej’in katılımıyla gerçekleşen törende; IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen, IC İçtaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Çeçen, IC Holding Yönetim Kurulu Üyesi Reha Denemeç, IC İçtaş İnşaat Genel Müdürü İbrahim Dönmez ve IC İçtaş İnşaat Bölge Müdürü Cemil Beşen yer aldı. Dünyanın en büyük alana sahip havalimanlarından biri olan King Khalid Uluslararası Havalimanı, tamamlanan terminal yatırımlarıyla birlikte yolcu kapasitesini ve hizmet kalitesini önemli ölçüde artırdı. IC İçtaş İnşaat’ın üstlendiği çalışmalar kapsamında terminallerde mimari, elektromekanik ve teknolojik altyapılar yenilenerek, yolcu konforu, operasyonel verimlilik ve güvenlik kriterleri uluslararası standartlara taşındı. Tamamlanan tüm terminallerle birlikte havalimanının, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda bölgenin en önemli ulaşım merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Havalimanı Projelerinde Çok Disiplinli Uzmanlık IC İçtaş İnşaat Genel Müdürü İbrahim Dönmez, yaptığı değerlendirmede “Havalimanları, çok sayıda disiplinin aynı anda ve yüksek koordinasyonla çalışmasını gerektiren son derece karmaşık yapılar. IC İçtaş İnşaat olarak Türkiye’de ve yurt dışında hayata geçirdiğimiz havalimanı projelerinde edindiğimiz deneyim, King Khalid Uluslararası Havalimanı gibi büyük ölçekli projelerde en önemli gücümüzü oluşturuyor. Bu projelerde yalnızca yapı üretmiyor; yolcu akışından operasyonel verimliliğe kadar tüm süreçleri kapsayan bütüncül çözümler sunuyoruz” dedi. Büyük Ölçekli ve Yüksek Teknolojili Bir Terminal Yatırımı King Khalid Uluslararası Havalimanı’nda hayata geçirilen terminal projeleri kapsamında, 300.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilen inşaat ve yenileme çalışmalarıyla tüm mimari bileşenler, elektromekanik ekipmanlar ve bilgi teknolojileri altyapıları baştan sona yenilendi. 4000 kişinin görev yaptığı proje kapsamında 10 bin ton çelik imalatı, 6 kilometre bagaj taşıma sistemi, 82 adet E-Gate ve havalimanı operasyonlarını destekleyen ileri teknoloji sistemler devreye alındı. Terminal binaları, yoğun yolcu trafiğini karşılayacak şekilde tasarlanarak, esnek ve sürdürülebilir bir işletme altyapısıyla hayata geçirildi. IC İçtaş İnşaat’ın gerçekleştirdiği bu çalışmalar, havalimanının yolcu deneyimi alanında da uluslararası ölçekte öne çıkmasını sağladı. King Khalid Uluslararası Havalimanı, AirHelp Score 2025 Raporu’nda 200’den fazla havalimanı arasında yolcu deneyimi kategorisinde dünyanın en iyi ilk üç havalimanı arasında yer almıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.