Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Kapsül Haber Ajansı - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EKOS Electric ile General Electric Arasında Küresel İş Birliği Anlaşması Haber

EKOS Electric ile General Electric Arasında Küresel İş Birliği Anlaşması

Türkiye’nin öncü teknoloji ve hizmet sağlayıcı şirketi EKOS Electric, ileri mühendislik çözümleri geliştiren küresel teknoloji ve sanayi şirketi General Electric ile önemli bir iş birliğine imza attı. EKOS Electric, sektörün yakından takip ettiği Energy of Change Summit’e General Electric tarafından tedarik zincirinde yer alan sınırlı sayıdaki iş ortaklarından biri olarak davet edildi. Köklü geçmişi ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla enerji, havacılık ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği çözümlerle küresel ölçekte lider şirketler arasında yer alan General Electric tarafından Vietnam’da düzenlenen zirvede, iki şirketin yöneticileri bir araya geldi. Zirvede gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, General Electric’nin global projelerinde EKOS Electric’in üstün teknoloji ürünleri, mühendisliği ve çözümlerinin yer almasını kapsayan bir Mutabakat Anlaşması (MoU) imzalanarak 25 yılı aşkın iş birliğimiz yeni bir boyuta taşındı. Anlaşma; EKOS Electric Genel Müdürü Yasin Çakar ve General Electric Küresel Stratejik Satın Alma Lideri Sreemoy Das tarafından imzalandı. EKOS Electric ürünleri; General Electric’nin yürüttüğü yenilenebilir enerji sistemleri, enerji santralleri ile elektrik dağıtım ve iletim altyapı projelerinde kullanılacak. EKOS Electric Genel Müdürü Yasin Çakar, önemli anlaşma içeriği hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Global büyüme stratejimizde sahada aktif olmak ve yerel ihtiyaçları doğru analiz etmek önemli bir yer tutuyor. Her yeni pazarı yalnızca bir satış alanı olarak değil, uzun vadeli iş ortaklıkları geliştirebileceğimiz stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. General Electric’in Vietnam’da düzenlediği zirvede General Electric ile global projeleri kapsayan bir Mutabakat Anlaşması (MoU) imzaladık. Bu anlaşma doğrultusunda EKOS Electric’in ürün ve mühendislik çözümleri, General Electric’nin yenilenebilir enerji, enerji santrali ile iletim ve dağıtım projelerinde kullanılacak.’’ Yasin Çakar, yurt içinin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da istikrarlı bir şekilde büyümenin devam ettiğine dikkat çekerek ‘’Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika gibi dünyanın dört kıtasında, 38 ülkeye ihracat yapıyoruz. General Electric’in katma değerli çözüm ortağı ve ürün tedarikçisi olarak dünyanın dört bir yanına yenilikçi enerji çözümlerimizi global arenaya taşımaya devam ediyoruz’’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı Haber

DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı

Dünyanın 6 kıtasında 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken, Marvel Studios, Rovio’nun Angry Birds markası, Feld Entertainment bünyesindeki Monster Jam, Universal Studios, Transformers ve Smurfs gibi devlerle ortak projeler yürüten DOF Robotics, 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74 artırarak 197,9 milyon TL’ye yükseltti. Brüt kar ise yüzde 81,8 artışla 134,4 milyon TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde şirketin toplam varlıkları 3,43 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynakları yüzde 3,7 artışla 2,14 milyar TL oldu. DOF Robotics’in geçmiş dönemlerdeki finansal verilerine de bakınca hasılat ve karlılık verilerinde dönemselliğin önem kazandığı görülüyor. İlk çeyrek verilerinde harcamalar öne çıkarken, bu dönemde yapılan harcamaların hasılata dönüşümü ise son çeyrekte gerçekleşiyor. Sektörün global temel karakteristiği, DOF Robotics için de geçerliliğini koruyor. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2026 yılının ilk çeyreğinde DOF Robotics olarak küresel pazarlardaki büyümemizi sürdürürken, yüksek katma değerli ürünlerimiz ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla faaliyetlerimizi güçlendirmeye devam ettik. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa olmak üzere ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi artırırken, ileri teknolojiye dayalı simülasyon, yapay zeka ve otonom sistemler alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürdük. Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında geliştirdiğimiz yeni nesil ürünler ve yazılım çözümleri, şirketimizin küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar oldu. Stratejik büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yeni yatırım fırsatlarını değerlendirirken, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük” dedi. Çin ve Avustralya’da yeni yapılanma Uluslararası yapılanmamızı güçlendirmek amacıyla yatırımlara devam ettiklerini belirten Mertcan, “Çin Halk Cumhuriyeti ve Avustralya’da planladığımız bağlı ortaklıklarımızın kuruluş süreçlerini ilk çeyrek itibarıyla tamamladık. Bu adımlarımızın, global pazarlardaki etkinliğimizi artırarak yeni iş birlikleri ve büyüme fırsatları yaratacağına inanıyoruz” diye konuştu. “Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz” İşletmecilik projeleriyle önümüzdeki 10 yılda 600 milyon dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini açıklayan Mertcan, NeoCappadocia’nın bu stratejinin ilk ve en önemli adımı olarak konumlandığını söyledi. Mertcan, “NeoCappadocia’yı 12 ay boyunca hizmet verecek şekilde tasarladık ve yıllık 500 binin üzerinde misafir ağırlamasını bekliyoruz. Bu projemizde Fly Over Cappadocia/Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak” ifadelerini kullandı. NeoCappadocia benzeri projeleri Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini belirten Mertcan, “İstanbul Beyoğlu’nda planladığımız Flying Theater projesinde tüm kurulum ve yatırım süreçlerini DOF Robotics olarak üstleneceğiz. Bunun yanı sıra Antalya şehir merkezinde hayata geçirmeyi planladığımız Flying Theater yatırımıyla da şehrin turizm ve eğlence ekosistemine yeni bir deneyim alanı kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi. Yeni nesil deneyim ekonomisi markası Neo Planet’in uluslararası büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olduğunu vurgulayan Mertcan, “Teknolojiyi oyun ve interaktif deneyimle buluşturan Neo Planet konseptini farklı ülkelerde yeni merkezlerle yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Amacımız, Türkiye’yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAE’den Yerli Üretime 49 Milyar Dolarlık Dev Hamle Haber

BAE’den Yerli Üretime 49 Milyar Dolarlık Dev Hamle

BAE Yerli Üretim Atağını Hızlandırıyor Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), sanayi bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda yerli üreticilere yönelik 49 milyar dolarlık sanayi tedarik fırsatı açıkladı. Ayrıca ülke genelinde 5 binden fazla ürünün yerelleştirilmesi planlanıyor. Açıklama, BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve ADNOC Grup CEO’su Dr. Sultan Al Jaber tarafından, Abu Dabi’de düzenlenen Make it in the Emirates etkinliğinin açılışında yapıldı. Sanayi Egemenliği Hedefi Güçleniyor Dr. Sultan Al Jaber konuşmasında, ülkelerin yalnızca krizlerle değil, bu krizlere nasıl yanıt verdikleriyle de hatırlandığını söyledi. “Ekonomik güvenlik ithal edilemez; inşa edilmeli ve korunmalıdır.” BAE yönetimi, küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar sonrası yerli üretim kapasitesini artırmayı stratejik öncelik haline getiriyor. TA’ZIZ’den 40,5 Milyar Dolarlık Kimya Yatırımı Etkinlik kapsamında TA’ZIZ, BAE’nin kimya üretim kapasitesini büyütmek amacıyla 40,5 milyar dolarlık anlaşma açıkladı. Bu anlaşmalar arasında: Uzun vadeli ürün alım anlaşmaları BAE’nin ilk dünya ölçekli metanol tesisi için 2 milyar dolarlık finansman Yeni sanayi üretim yatırımları yer alıyor. 270 Milyon Dolarlık Ulusal Sanayi Dayanıklılık Fonu Kuruldu BAE ayrıca 270 milyon dolarlık National Industrial Resilience Fund (NIRF) programını duyurdu. Fon sayesinde: 4 bin yeni istihdam oluşturulması 24,5 milyar dolarlık ithalatın ikame edilmesi Yıllık 820 milyon dolarlık ithalat bağımlılığının azaltılması hedefleniyor. ADNOC da 54,4 Milyar Dolarlık Fırsat Açıklamıştı Etkinlik öncesinde ADNOC da 54,4 milyar dolarlık yeni satın alma fırsatı ve planlanan projeleri duyurmuştu. Hafta boyunca milyarlarca dolarlık yeni yatırım ve iş anlaşmasının açıklanması bekleniyor. BAE’den OPEC Açıklaması Dr. Sultan Al Jaber, BAE’nin OPEC ve OPEC+ yapısından ayrılma kararının uzun vadeli ekonomik hedeflerle uyumlu stratejik bir karar olduğunu söyledi. “Bu karar herhangi bir ülkeye karşı alınmış değildir. Daha hızlı yatırım yapmamıza ve değer oluşturmamıza imkan sağlıyor.” Sanayi İhracatı Güçlü Büyüyor BAE sanayi sektörünün ekonomik katkısının 2021’e göre yüzde 70 artarak 54,5 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Sanayi ihracatları ise: 71,4 milyar dolara yükseldi Bunun 25,1 milyar dolarlık kısmını ileri teknoloji sanayi ürünleri oluşturdu Hürmüz Boğazı Uyarısı Dr. Al Jaber, küresel enerji ve ticaret güvenliğine ilişkin önemli mesajlar da verdi. “Hürmüz Boğazı gibi kritik bir arterin kapanması yalnızca bir bölgeyi değil, tüm dünya ekonomisini etkiler.” Uluslararası deniz ticaretinin serbestliğinin korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı. BAE Küresel Üretim Merkezi Olmayı Hedefliyor Uluslararası yatırımcılara da seslenen Dr. Sultan Al Jaber, BAE’yi: Esnek regülasyonlar Gelişmiş lojistik altyapı Küresel pazarlara erişim avantajlarıyla dünyanın yeni üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırdı. Sonuç BAE’nin açıkladığı 49 milyar dolarlık yerli üretim hamlesi, ülkenin sanayi bağımsızlığı stratejisinde tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Kimya, enerji, ileri teknoloji ve üretim sektörlerinde dev yatırımların önünü açan bu süreç, BAE’yi küresel üretim ve ihracat merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Bu yatırımlar ile Türk firmalarına da bölgede yeni iş sahaları açılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı Haber

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı

Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı. Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu. Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA, İstanbul’daki Mağaza Zincirine Bir Yenisini Ekledi Haber

DESA, İstanbul’daki Mağaza Zincirine Bir Yenisini Ekledi

Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, büyüme hamlesini İstanbul’un kalbinde sürdürüyor. Metropol AVM’nin zemin katında yer alan ve 200 metrekare büyüklüğe sahip olan yeni satış noktası, markanın Türkiye genelindeki 55. mağazası olma özelliğini taşıyor. Mağaza, DESA’nın usta zanaatkârlıkla hazırlanan deri giyim, çanta, ayakkabı ve aksesuar koleksiyonlarının yanı sıra, dünyanın lider seyahat markası Samsonite’ın en yeni ve premium valiz modellerine ev sahipliği yapıyor. DESA CEO’su Burak Çelet, Metropol AVM mağazasının açılışıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, İstanbul gibi dünya metropollerinin dinamizmine uygun satış noktalarıyla büyüme stratejilerine kararlılıkla devam ettiklerini belirtti. Şehrin en hareketli çekim merkezlerinden birinde açılan bu 55. mağazanın, markanın erişilebilir lüks ve kaliteli hizmet anlayışını daha geniş kitlelere ulaştırmada kritik bir rol oynadığını ifade eden Çelet, müşterilerine sadece üstün kaliteli bir ürün değil, aynı zamanda kendilerini özel hissettikleri bütüncül bir alışveriş ekosistemi sunmaya odaklandıklarını vurguladı. Mağaza ağındaki bu istikrarlı genişlemenin, DESA’nın perakendedeki güçlü duruşunun ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin somut bir göstergesi olduğunun altını çizen Çelet, İstanbul’daki marka varlıklarını her geçen gün daha da perçinlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle pazar payını güçlendirmeye devam eden DESA, Metropol AVM’deki bu yeni yatırımıyla müşterilerine çok kanallı alışveriş deneyimini yerinde yaşama fırsatı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı Haber

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak ekonomiye kesintisiz destek sunan VakıfBank, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 32,5 artırarak 5,5 trilyon TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 38, gayri nakdi kredilerde ise yüzde 25 oranında artış kaydeden VakıfBank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini de güçlü şekilde sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde kredi odaklı büyüme stratejisini koruyan Bankanın nakdi kredileri 3,1 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredileri ise 937,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Böylece VakıfBank’ın ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği 4 trilyon TL seviyesini aştı. Bu dönemde VakıfBank’ın toplam mevduatı yıllık bazda yüzde 29,3 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükselirken, Türk Lirası mevduat hacmi yüzde 22 artışla 2,3 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Vergi öncesi kârı 20,8 milyar TL, net dönem kârı ise 15 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın bilançosundaki vergi karşılığı ise yüzde 98’lik artışla 5 milyar 762 milyon TL oldu. Selektif kredi yaklaşımımızla dengeli büyümemizi sürdürüyoruz VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ekonomi yönetimimizin uyguladığı rasyonel politikalar ve Orta Vadeli Program çerçevesinde şekillenen öngörülebilirlik, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesine önemli katkı sağlıyor. Biz de VakıfBank olarak, bu çerçevede oluşturduğumuz stratejimizle kaynaklarımızı verimli alanlara yönlendirmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde aktif büyüklüğümüzü, kredilerimizi ve mevduat tabanımızı dengeli biçimde büyütürken, reel sektöre sağladığımız finansman desteğini artırmaya devam ettik. Yılın geri kalanında da üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen büyüme yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yurt dışı kaynak teminindeki güçlü performans sürdü VakıfBank’ın özkaynakları, 2026 yılı birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 42,3 artışla 331,5 milyar TL seviyesine ulaşarak Bankanın güçlü sermaye yapısını desteklemeye devam etti. Bu dönemde özkaynaklar Bankanın sürdürülebilir büyüme stratejisi açısından önemli bir kaldıraç görevi gördü. Fonlama tarafında da dengeli bir görünüm sergileyen VakıfBank, mevduat tabanını genişletmeye devam etti. Toplam mevduatın yanı sıra Türk Lirası mevduattaki artış, Bankanın yerel para cinsinden kaynak yapısını güçlendirdi ve bilanço dayanıklılığına katkı sağladı. VakıfBank, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışı kaynak temininde de güçlü performansını sürdürdü. Özellikle, çok uluslu kalkınma bankaları ile artan iş birliği vizyonu çerçevesinde uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak temini faaliyetlerine hız verdi. Bu kapsamda mart ayında, Dünya Bankası kısmi garantisi altında 1,5 milyar Euro tutarında 10 yıl vadeli taze kaynak temini sağlandı. Aynı dönemde ilaveten, Avusturya İhracat Kredi Kuruluşu OeKB garantörlüğünde Erste Group Bank AG’den 10 yıl vadeli 100 milyon Euro taze yurtdışı kaynak temin edildi. Bu işlemlere ek olarak gerçekleştirilen repo, post-finansman ve tahsisli eurobond ihraçları ile birlikte ilk çeyrekte toplamda elde edilen toplam yurtdışı kaynak tutarı 3 milyar dolara yaklaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış  Haber

Kimya Sektöründen Nisan Ayında Yüzde 19,3’lük Güçlü Artış 

Türkiye’nin ihracatta öncü sektörlerinden biri olan kimya sektörü, 2026 yılı Nisan ayında güçlü performansını sürdürdü. Sektör, nisan ayında gerçekleştirdiği 3 milyar doları aşan ihracat ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan ikinci sektörü oldu. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 oranında artış kaydetti. Yılın ilk dört ayına bakıldığında da kimya sektörünün istikrarlı büyümesini sürdürdüğü görülüyor. Sektörün Ocak-Nisan döneminde toplam ihracatı 11 milyar dolara yaklaşırken, sektör küresel ekonomik belirsizliklere rağmen ihracat gücünü korumayı başardı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Nisan ayı ihracat performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “Kimya sektörümüz, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak ihracattaki istikrarlı büyümesini Nisan ayında da sürdürdü. Yüzde 19,3’lük artış, sektörümüzün küresel zorluklara rağmen rekabet gücünü koruduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ocak-Nisan döneminde ulaştığımız yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat değeri, yıl sonu hedeflerimiz açısından da önemli bir gösterge niteliğinde. Bununla birlikte Cumhurbaşkanımızın açıkladığı yeni destekler de sektöre yine bir moral olacaktır. İKMİB olarak gayretimiz her zaman ihracatımızı, katma değerli ürünleri artırma yönünde olacak. Önümüzdeki süreçte katma değerli üretime, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüme, yeni pazarlara erişime ve ihracata dair yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Kimya sektörü olarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.” Nisan ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi Nisan ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri 1 milyar 27 milyon 166 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 724 milyon 134 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 271 milyon 673 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘yıkama müstahzarları’ ve ‘organik kimyasallar’ oldu. İtalya nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Nisan ayında en çok ihracat yapılan ülke 221 milyon dolar ile İtalya oldu. Nisan ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İtalya, İspanya, Romanya, Almanya, Hollanda, ABD, Rusya, Mısır, İngiltere ve Polonya oldu. Nisan ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 159,42 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı Haber

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan; “Eksun Gıda olarak un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı. “Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz” Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu.” “FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık” Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, “Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor” dedi. Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor.” “Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı” Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. “Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz” Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı Haber

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı

Turkish Machinery markasıyla dünya vitrinine çıkan Makine İhracatçıları Birliği (MAİB), Nisan’da dünya sanayi trendlerinin belirlendiği ve bu yıl tarihinde ilk kez savunma sanayii ürünlerine de yer veren Hannover Messe ile teknik tekstil dünyasının vitrini Techtextil’de gerçekleştirdiği temasların ardından, rotayı Münih ve Düsseldorf’taki dev buluşmalara çevirecek. Makineciler 4-7 Mayıs’ta çevre teknolojileri ve döngüsel ekonominin küresel referans noktası olan IFAT fuarında, hemen ardından 7-13 Mayıs’ta ambalaj endüstrisinin en büyük organizasyonu Interpack’ta yerini alacak. Geniş bir coğrafyaya yayılan tanıtım maratonu, 12-15 Mayıs’ta Güney Afrika’da düzenlenen tarım makineleri odağındaki NAMPO Harvest Day ile devam edecek. 26-29 Mayıs’ta Rusya’da gerçekleştirilecek iş makineleri ile madencilik teknolojileri fuarı CTT Mining’de ticaret heyeti düzenleyecek makineciler ayrıca, firmaların hedef pazarlarındaki ihracat potansiyellerini güçlendirmek amacıyla Endüstriyel Sistemler ve Aksamları UR-GE Projesi kapsamında kapsamlı bir İhtiyaç Analizi Çalışması başlatacak. Küresel değer zincirlerinin stratejik bir dönüşümden geçtiği, tedarik ve ticaret yollarının yeniden çizildiği bir dönemde koordine edilen yoğun takvime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının eski canlılığından uzakta seyrettiği son birkaç yıl, sanayi şirketlerinin ölçeklerini çok olumsuz etkiledi. Artan jeopolitik riskler, öngörülebilirliğin zayıflaması ve piyasalardaki yüksek belirsizlik, yatırım kararlarının ertelenmesine yol açarken; bu durum reel sektör üzerinde ilave bir baskı oluşturdu. Bu süreçte yaşanan kâr kaybının ardından işletmelerin yeniden toparlanabilmesi için, küresel yatırım iştahının güçlenerek devam etmesi kritik önem taşıyor. Şu aşamada büyük sıçramalardan söz etmek mümkün olmasa da devam eden savaş belirsizliği ve artan enerji maliyetlerine rağmen sipariş akışının tamamen kesilmemiş olması, yatırım iştahının temkinli de olsa sürdüğüne işaret ediyor. Biz bu dönemde sahada olmanın, doğrudan temas kurmanın ve yeni iş birliği fırsatları yaratmanın her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, Mayıs ayında, stratejik açıdan önceliklendirdiğimiz üç farklı ülkede temaslarımızı yoğunlaştırarak yeni iş fırsatları geliştirmeyi hedefliyoruz.” “Her pazara ve her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm” Özellikle Almanya’daki buluşmaların stratejik önemine ve bu ülkeyle olan ilişkilerin basit ticaretin ötesinde, derin üretim entegrasyonuna dayandığına dikkat çeken Yılmaz şunları belirtti: “Türkiye ve Almanya makine sanayileri, üretim yapıları birbirini tamamlayan ve değer zincirinin aynı halkalarında yer alan iki aktör. Bu ülkede kurduğumuz bağlantılarla sanayii entegrasyonumuz derinleşirken sağladığımız ortaklıklarla rekabetçilik seviyemiz de yukarı taşınıyor. Nisan ayında ihracatçı firmalarımızın da güçlü bir temsil sağladığı Hannover Messe ve Techtextil platformlarında, Türkiye’nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını; döngüsellik, enerji tasarrufu ve dijital entegrasyon alanlarındaki çözüm ortağı kimliğini güçlü şekilde ortaya koyduğumuza inanıyoruz. IFAT ve Interpack fuarlarında da Türk makine sektörünün sadece güvenilir bir tedarikçi değil; İkiz Dönüşüm sürecinin pratikteki en güçlü taşıyıcısı ve stratejik bir mühendislik ortağı olduğunu aktarmaya devam edeceğiz.” Almanya’daki tanıtım çalışmalarının ardından Güney Afrika ve Rusya’daki tanıtım çalışmalarının sektörün uluslararası rekabetteki özgüvenini yansıttığını söyleyen Yılmaz, bu takvimin makine sektörünün küresel erişim kapasitesini daha da artıracağına inandıklarını belirterek şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının temkinli seyrettiği bir dönemde, hem geleneksel pazarlarımızda kök salıyor, hem de farklı coğrafyalarda pazar yelpazemizi genişletiyoruz. Tarım makinelerinden madencilik teknolojilerine kadar farklı uzmanlık alanlarına hitap eden organizasyonlardaki varlığımızla, sektörümüzün her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm üretme kabiliyetini ve teknik esnekliğini kanıtlıyoruz. Yeni sanayi mimarisinde güvenilir bir teknoloji ortağı olarak, dünyanın her yerinde operasyonel süreklilik sunmaya ve 'Türkiye’nin Makinecileri' markasını küresel bir referans noktası olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.