Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Kapsül Haber Ajansı - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye İhracatından Aldığı Pay 16 Yıl Geriye Gitti Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye İhracatından Aldığı Pay 16 Yıl Geriye Gitti

Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı. EİB 1980 yılında yüzde 18 pay alıyordu 1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu. Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi. EİB, çeyrek asırdır yüzde 10’u göremiyor EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı. 2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü. EİB 2008 yılında yüzde 6,2’ye dibi gördü 2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü. 2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi. 2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu. Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti. Eskinazi: “İhracatta Güçlenen Sektörler EİB’de Temsil Edilmiyor” Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı. Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla  Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor Haber

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor

Modern üretim altyapısı ve artan kapasiteyle doğal havalandırma ve çatı çözümlerinde üretim kabiliyetlerini geliştiren firma, yapılan iyileştirmeler sayesinde tüm teslim sürelerinin yaklaşık %20 oranında kısaltılmasını hedefliyor. Form Endüstri Tesisleri, artan üretim hacmi ve genişleyen ürün portföyü doğrultusunda endüstriyel çatı sistemleri alanındaki faaliyetlerini daha güçlü bir yapı altında konumlandırmak amacıyla yeni fabrikasını devreye aldı. Modern üretim altyapısı ve genişleyen kapasiteyle faaliyetlerine başlayan yeni tesis, özellikle endüstriyel doğal havalandırma, evaporatif soğutma ve günışığı aydınlatma sistemleri alanında şirketin büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlenecek. Yeni üretim altyapısı kapsamında gerçekleştirilen iyileştirmelerle birlikte evaporatif soğutucu üretim süreçlerinde verimlilik artırılırken, üretim planlama ve operasyon süreçlerinde yapılan optimizasyonlar sayesinde teslim sürelerinin yaklaşık yüzde 20 oranında kısaltılması hedefleniyor. Endüstriyel Çatı Çözümlerinde Üretim Gücü Artıyor Yeni yapılanma ile birlikte Form Endüstri Tesisleri, endüstriyel tesisler, lojistik merkezleri ve büyük hacimli yapılara yönelik geliştirilen doğal havalandırma, duman tahliye ve çatı çözümleri alanındaki üretim ve mühendislik kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Artan talebe daha hızlı yanıt verebilmek amacıyla üretim altyapısına yönelik yeni makine yatırımları da devreye alınıyor. Bu kapsamda yeni makine yatırımlarıyla bazı parçaların tesis bünyesinde üretilmesi planlanırken, daha önce temin edilen bazı bileşenlerin üretiminin de tesis içinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca GAL doğal havalandırma üniteleri ve cephe panjurları üretim kapasitesinin iki katına çıkarılması planlanıyor. Bu adımların şirketin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırması ve ihracat faaliyetlerini desteklemesi öngörülüyor. “Üretim Kapasitemizi ve Mühendislik Gücümüzü Daha İleri Taşıyoruz” Yeni fabrika ve yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Form Endüstri Tesisleri Genel Müdürü Sinan Arısoy, “Endüstriyel çatı sistemleri alanında artan talep ve büyüyen ürün portföyümüz doğrultusunda üretim altyapımızı daha güçlü bir yapıya kavuşturduk. Form Endüstri Ürünleri ve Form Freva’nın ardından devreye aldığımız bu yeni tesis, Form Grubu’nun üçüncü fabrikası olarak üretim altyapımızın daha da güçlenmesini sağlıyor. Devreye aldığımız yeni fabrikamız sayesinde hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de mühendislik kabiliyetlerimizi daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Üretim süreçlerinde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle teslim sürelerimizi kısaltmayı ve özellikle doğal havalandırma çözümlerinde uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları 2026 Hedeflerini Gerçekleştirme Konusunda Kararlı  Haber

Egeli Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları 2026 Hedeflerini Gerçekleştirme Konusunda Kararlı 

2026 yılı için belirledikleri 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için yoğun bir iş programı oluşturduklarını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, Türk ihracatçısının tüm olumsuz koşullara karşı adapte olma kabiliyetine sahip olduğunu, savaş ortamında da bu özelliğinin devreye gireceğine inandıklarını dile getirdi. Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi üyeleriyle bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Başkan Yardımcısı Ferit Kora, 2026 yılı için birliğin alt sektörleri olan mobilya, kâğıt ve odundışı orman ürünleri sektörleri için küresel pazarlama atağı başlattıklarını ifade etti. Her ay uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti planladıklarını paylaşan Kora, “2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu yapacağız. Sektörel ticaret heyetlerimiz, tasarım yarışmalarımız, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetlerimiz, çalıştaylarımız ve panellerimiz olacak. Paper & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı, Ortadoğu’nun en büyük fuarı konumunda. Savaş nedeniyle 3-5 Haziran 2026 tarihine ertelendi. Savaşın bir an önce sona ermesini ve ticaretin kaldığı yerden sürmesini diliyoruz. 5–7 Mayıs 2026 HD Expo Las Vegas Fuarına, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceğiz ve mobilya ihracatçılarımızın ABD’ye ihracatlarının artmasına zemin oluşturacağız. Bu yıl gerçekleştireceğimiz üçüncü fuar milli katılımı 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacak. “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız” ifadelerini kullandı. Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin, İzmir ekonomi basınıyla buluşmasına, EMKOÜİB Yönetim Kurulu Üyesi Şeyma Başterzi, Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun’da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DemirDöküm'de Yeni Hedef, Isı Pompasında da Liderlik Haber

DemirDöküm'de Yeni Hedef, Isı Pompasında da Liderlik

Isıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün 72 yıllık köklü markası DemirDöküm, 2025 yılı iş sonuçlarını ve 2026 yılı hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen şirket, yurt içi satışlarında da önemli bir büyüme kaydetti. İhracat coğrafyasını 45 ülkeden 52 ülkeye genişleten DemirDöküm, ürün gamını yeni çözümlerle genişletti. Bozüyük'te 270 bin metrekare açık, 64 bin metrekare kapalı alana yayılan üretim üssünden dünyaya açılan şirket, 2026'da ısı pompası segmentindeki atılımını yeni ürünlerle taçlandırmayı hedefliyor. "ASIRLIK HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ" Türkiye'nin yanı sıra 52 ülkede faaliyet gösteren DemirDöküm, 2025'te yenilenen logosu ve showroom konseptiyle marka kimliğini de tazelerken; nitromiX ioni, MaxiAir R32 ve yeni ademiX gibi güçlü lansmanlarla sektörde iz bıraktı. Yeniliklerin yılı olarak açıkladıkları 2025'te asırlık hedefleri şekillendirdiklerini belirten DemirDöküm CEO'su Alper Avdel; "2025, DemirDöküm için çok boyutlu bir dönüşüm yılı oldu. Yeni kurumsal kimliğimizi hayata geçirdik. Showroom ağımızı baştan aşağı yeniledik. Ürün gamımızı güçlendirdik. Dijital dönüşüm projelerimizi hayata geçirdik. İhracatta açılımımızı sürdürdük. Yurt içindeki güçlü pozisyonumuzu pekiştirdik. Tüm çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın emeği ile güçlü bir yılı geride bıraktık. Türkiye enerji dönüşümünde kritik bir eşiği geçiyor. Biz de bu dönüşümün hem aktörü hem mimarı olmak için konumumuzu sağlamlaştırdık. Ciromuzun yüzde 2'sini Ar-Ge ve inovasyona aktarmaya devam ettik. 2025, DemirDöküm'ün öncülüğünün yalnızca geleneksel ısıtmayla sınırlı olmadığını, ısı pompasından akıllı iklim kontrolüne uzanan çok daha geniş bir alanda ilk tercih listesinde yer aldığını teyit ettiğimiz bir yıl oldu" dedi. GÜÇLÜ ÜRÜN GAMIYLA PAZARI YENİDEN TANIMLADI DemirDöküm, 2025'te kombi segmentindeki öncülüğünü pekiştirirken ısı pompası alanındaki iddiasını da artırdı. Ocak ayında satışa sunulan nitromiX ioni kombiler 1:10 modulasyonu ile kombi segmentinde verimlilik seviyesini ve doğal gaz tasarrufu hedefinde çıtayı yükseltti. Şirket, ısı pompasındaki iddiasını da MaxiAir serisinin yeni üyesi ile artırdı. 10 yıldır ısı pompası alanında yatırım yapan DemirDöküm, MaxiAir R32 ile kullanıcısına yüzde 75'e varan enerji tasarrufu sundu. Ürün, A+++ enerji sınıfıyla ısı pompası pazarının artan talebine güçlü bir yanıt verdi. Kombideki iddiasını ademiX serisinin yeni 3 versiyonu ile artıran şirket, yeni ürününde 1:7 modülasyon oranı ve 15 yıllık zorlu test koşullarını geçen tasarımıyla sektörde yine referans konuma ulaştı. Sektörde alışılmışın dışında yeni bir kampanyayı hayata geçiren DemirDöküm, "Doğru Seçim" ile tüketicilerin yalnızca ihtiyaç anında değil, gündelik alanlarda da ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. "İHRACAT ATILIMIMIZ KARARLILIĞIMIZI TEMSİL EDİYOR" Küresel ekonomik daralmayı fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten CEO Alper Avdel, son 2 yılda ihracat stratejilerindeki adımlarla ülke sayısını 45'ten 52'ye çıkardıklarını belirtti. İhracat gelirlerini bir önceki yıla kıyasla yüzde 7 artırdıklarını belirten Avdel; "Toplamda 3,5 milyar TL ihracat gelirine ulaştık. Bu rakamın ardında yalnızca coğrafi bir genişleme yok. Güney Amerika ve Orta Asya gibi yüksek potansiyelli yeni pazarlarda köklü bir konumlanma var. Almanya, İtalya, Slovakya ve Moldova'da yoğuşmalı kombilerimiz ve kontrol cihazlarımızla güçlü performansımızı sürdürdük. Kırgızistan, Moğolistan ve Mısır gibi gelişen pazarlarda ise markamızı tanıttık ve kalıcı müşteri ilişkileri kurduk. Hedef kısa sürede 60 ülkede güçlü bir varlık sürdürmek. Aynı zamanda Azerbaycan, Moldova, Türkmenistan ülkelerindeki güçlü konumumuzu diğer ülkelere de yaymak" açıklamasını yaptı. "2026'DA ISI POMPASINDA YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ" DemirDöküm için 2026'nın ısı pompası satışlarında yeni bir dönem olduğunu belirten Alper Avdel; "Bu yıl ısı pompasında DemirDöküm'ün yenilikler yılı olacak. 10 yılık sektör tecrübemizi yeni ürünlerle taçlandıracağız. Isı pompasındaki konumumuzu bir üst segmente taşıyacağız. Hem iç pazarda tüketicilerin enerji dönüşümüne katılımını kolaylaştıracak, hem de ihracatta, özellikle AB pazarlarında, bizi yeni bir rekabet seviyesine taşıyacak. Türkiye ısı pompası pazarı hızla büyüyor. Biz de DemirDöküm olarak her yıl pazarın üzerinde büyüme oranı yakalayarak kuvvetli bir pazar payı artışı performansı gösteriyoruz” dedi. Avdel, 2026 yılında iç pazarda yüzde 20, ihracatta ise yüzde 17 büyüme hedeflediklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal taş ihracatında katma değerli sıçrama VI. AMORF ile gerçekleşiyor Haber

Doğal taş ihracatında katma değerli sıçrama VI. AMORF ile gerçekleşiyor

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje Tasarım Yarışması’nın altıncı dönemi için başvurular 5 Haziran 2026 tarihinde sona erecek. Türkiye’nin doğal taş potansiyelini tasarım gücüyle buluşturmayı hedefleyen yarışma, bu yıl “Taşın Dönüştürücü ve İyileştirici Doğası” temasıyla genç tasarımcıları üretilebilir, katma değerli ve ihracata dönük projeler geliştirmeye davet ediyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Birliğimizin Türkiye’nin doğal taş ihracatında tasarım odaklı dönüşümü destekleme vizyonuyla hayata geçirdiği AMORF, sektöre yeni fikirler kazandırmanın yanı sıra Türk doğal taşının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Yarışmamızın altıncı dönemi için başvurular başladı. Genç tasarımcıların yenilikçi fikirleriyle şekillenecek projeler, hem sektörün dönüşümüne hem de ülke ekonomisine katkı sunacak.” dedi. Ülkemizin gururu tasarımcılarımız, yarışmalarımızdan yetişerek sektöre kazandırılıyor Her yıl dereceye giren yarışmacıların tasarımlarını EİB desteğiyle üretme fırsatı elde ettiğini vurgulayan İbrahim Alimoğlu, şu değerlendirmede bulundu; “Yarışmacılarımız dünyanın önde gelen okullarında yurt dışı eğitim bursu kazanma şansı da yakalıyor. Nakdi ödüllerin ötesinde, sağlanan yurt dışı eğitim bursu genç tasarımcılarımızın gelecekleri açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte elde edilen uluslararası deneyim ve tecrübe aktarımı, yarışmacıların hem networklerini genişletmelerine hem de kariyerlerinde önemli bir sıçrama yapmalarına katkı sağlıyor. Nitekim bugün Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil eden ve ülkemizin gururu olan pek çok tasarımcı, bu yarışmalarımızdan yetişerek sektöre kazandırılıyor.” Doğal taş, insanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak ele alınacak Projelerin özellikle iç mekân kullanım senaryoları üzerinden; üretilebilirlik, sürdürülebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri gözetilerek geliştirilmesi öngörüldüğünü söyleyen Başkan Alimoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Milyonlarca yıllık oluşum süreciyle taş, yalnızca bir yapı malzemesi değil; zamanın, dayanıklılığın ve sürekliliğin sembolüdür. Bu yılki tema kapsamında yarışmacılardan; doğal taşı estetik bir yüzey malzemesi olmanın ötesinde, mekânsal, duyusal ve yapısal özellikleriyle insanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak ele almaları bekleniyor. Doğal taşın fiziksel özellikleri, yüzey işleme teknikleri, mekânsal potansiyeli ve uzun ömürlü performansı tasarım kararlarının merkezinde yer alacak. Doğal taş sektörü, Türkiye’nin geleneksel ve güçlü ihracat kalemlerinden biri olmasına rağmen, küresel pazarlarda artan rekabet katma değerli ürün geliştirmeyi zorunlu kılıyor.” AMORF sektörün geleceğine yatırım niteliği taşıyor İbrahim Alimoğlu, AMORF’un tasarım ve marka değeri yüksek ürün ihracatına geçişi teşvik ettiğinin altını çizerek, “Genç mimar ve tasarımcıları sektörle buluşturarak iş birliklerini güçlendiriyor, Birliğimize üye olarak ihracata başlıyor, üretilebilir ve ticarileşebilir projelerle firmaların ürün portföyünü geliştiriyor, sürdürülebilirlik, atık değerlendirme ve inovasyon odaklı yaklaşımlarla yeşil dönüşüme katkı sağlıyor, Türk doğal taşının uluslararası platformlarda görünürlüğünü artırıyor. Bu yönüyle yarışma, yalnızca bir tasarım platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine yatırım niteliği taşıyor.” diye konuştu. VI. AMORF’a Dair Tüm Detaylar Yarışma; mimarlık, iç mimarlık, tasarım ve ilgili disiplinlerden dört yıllık lisans mezunları ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açık. Katılımcılar bireysel ya da en fazla üç kişilik ekipler halinde başvurabiliyor. Projelerin özgün, daha önce ticari olarak üretilmemiş ve başka bir yarışmada ödül almamış olması gerekiyor. Tasarımlar 0,8 m³ hacmi geçmemeli. Katılımcılar; simge yapı (landmark), kent mobilyası, iç ve dış mekân mobilyaları, bölücü elemanlar, kaplama sistemleri, aksesuar tasarımları, mermer artıklarının değerlendirilmesine yönelik projeler ve doğal taş odaklı deneysel-sürdürülebilir tasarım çalışmaları başlıklarında proje geliştirebilecek. Temmz 2026’da jüri değerlendirmesi gerçekleştirilecek; kazanan projeler ise Eylül 2026’da düzenlenecek ödül gecesinde kamuoyuna açıklanacak. Tüm duyurular ve süreç bilgilendirmeleri www.amorf.org adresi üzerinden paylaşılacak. Ödüller Yarışmada birinciye 300.000 TL, ikinciye 180.000 TL ve üçüncüye 120.000 TL para ödülü verilecek. Bunun yanı sıra, finale kalan projeler arasından seçilecek tasarımlar sponsor firma iş birliğiyle üretilerek ticarileştirme imkânı bulabilecek. Ticaret Bakanlığı onayı doğrultusunda dereceye giren tasarımcılara yurt dışı eğitim desteği sağlanabilecek ve finalist projeler EMİB tarafından belirlenecek uluslararası fuar ve etkinliklerde tanıtım hakkı elde edebilecek. Seçici Kurul Alanında uzman mimar, tasarımcı, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan jüri; projeleri çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirecek. Seçici kurulda; Amorf Yarışma Komitesi Başkanı Reyhan Sezgin, Deniz Aslan, Şebnem Buhara, Hakan Demirel, Kurtul Erkmen, İnan Gökçek, Oben İnceler, Sinan Kafadar, Uğur Onur, Günnur Özsoy, Melis Varkal ve Aydan Volkan gibi isimler yer alırken Heval Zeliha Yüksel de seçici kurulda Danışman Jüri olarak yer alıyor. Başvurular ve detaylı şartname için; www.amorf.org Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASELSAN 50. Yılını Rekorlarla Tamamladı Haber

ASELSAN 50. Yılını Rekorlarla Tamamladı

Borsa İstanbul’un en değerli şirketi ASELSAN'ın 2025 yılı hasılatı 2024 yılına göre reel olarak %15 artarak 180,4 milyar TL’ye ulaştı. İhracat odaklı büyüme stratejisini kararlılıkla sürdüren ASELSAN, doğrudan ve dolaylı olarak gerçekleştirdiği yurt dışı teslimatlarını %89 artış ile 958 milyon ABD dolarına taşıdı. 16 ürünün ilk defa yurt dışına ihracatı yapıldı. Kilogram başına ihracat ise 2.200 ABD dolara yükseldi. ASELSAN 2025 yılında %104 artışla 2 milyar ABD dolarını aşan yeni ihracat sözleşmesi imzaladı. Yıl içerisinde alınan yeni siparişlerdeki artış %46 seviyesinde gerçekleşerek 9,6 milyar ABD dolarına ulaştı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de geçen yılın aynı dönemine göre %46 artışla 20,4 milyar ABD dolarına yükseldi. Bütün bu alanlarda tarihsel zirveler görüldü. ASELSAN’ın seri üretim kabiliyetlerini güçlendirmeye yönelik yatırımları 2025 yılında %106 artarak 372 milyon ABD dolarına ulaştı. AR-GE harcamaları da %40 yükselerek ile 1,36 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. 2025 yılında 14 bin çalışana ulaşan ASELSAN, nitelikli istihdama yönelik yatırımlarına da hız verdi. ASELSAN’ın tüm bu yatırımları, yüksek katma değerli teknolojilerde rekabet üstünlüğünü pekiştiren stratejik adımlar olarak öne çıktı. Öne Çıkan Finansal ve Operasyonel Göstergeler – 2025 Yılı - İmzalanan Yeni Sözleşmeler: 9,6 milyar ABD doları (%46 artış) -İhracat Sözleşmeleri: 2,1 milyar ABD doları (%104 artış) - Bakiye Siparişler: 20,4 milyar ABD doları (%46 artış) - Hasılat: 180,4 milyar TL (%15 artış) - Alınan İş/Satışlar: 2,2 (2024 yılı, 2) - FAVÖK Marjı: %26,2 (2024 yılı, %25,2) - Net Borç/FAVÖK: 0,30 (2024 yılı, 0,53) - AR-GE Harcamaları: 1,36 milyar ABD doları (%40 artış) - Seri Üretime Yönelik Yatırımlar: 372 milyon ABD doları (%106 artış) ASELSAN GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİYLE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını toplamaya 2025 yılında da devam etti. 2025 yılı hasılatı geçen yıla göre reel olarak %15 büyüyerek 180,4 milyar TL’ye ulaştı. 2025 yılında elde edilen hasılatta ÇELİKKUBBE, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Akıllı Mühimmat, Güdümlü Mühimmat, Deniz ve Sualtı, Askeri Haberleşme ve Kent Güvenliği Sistemleri belirleyici rol oynadı. 2025 yılını “Operasyonel Verimlilik Yılı" ilan eden ve kurumsal dönüşüm faaliyetlerini odağında tutan ASELSAN’ın ilgili dönemdeki FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı dönemine göre 100 baz puan artarak %26,2 seviyesinde gerçekleşti. Verimlilik artışı sağlayan birçok yeni uygulamaların devreye alınmasıyla Genel yönetim giderleri 2024 yılına göre %10 azaldı. ASELSAN’ın kişi başı hasılatında ABD doları bazında %8’lik artış görüldü. ASELSAN, faaliyet gösterdiği ekosisteme değer katmaya 2025 yılında da devam etti. Tedarikçileri ile beraber yıl içerisinde 103 ürün millileştirildi. İlaveten ASELSAN; 2025’te yurt içi tedarikçilerine verdiği toplam sipariş tutarını bir önceki yıla göre %82 artırdı. Tüm bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin nitelikli istihdamına da katkı sağlayan ASELSAN’ın çalışan sayısı %18 arttı. Büyümeye ve sürdürülebilirliğe yönelik başlıca göstergelerden olan Alınan İş/Satışlar oranını iki yıl üst üste 2 seviyesinde tutmayı başaran ASELSAN, yakaladığı ivmeyi bu yıl daha da geliştirdi. 2025’te bu oranı 2,2 seviyesine taşıyarak sektör ortalaması üzerindeki seyrini korudu. ASELSAN’ın bu dönemde hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik imzaladığı toplam 2,76 milyar Avro tutarındaki sözleşmeler, 2025 yılında alınan en büyük yeni siparişler olarak kaydedildi. NATO üyesi bir ülke ile imzalanan 410 milyon ABD doları tutarındaki yeni sözleşme ise önemli bir ihracat başarısı olarak dikkat çekti. AR-GE VE SERİ ÜRETİM YATIRIMLARIYLA TEKNOLOJİK DERİNLEŞME Mühendis istihdamı ve AR-GE Projesi sayısında Türkiye lideri olan ASELSAN’ın AR-GE harcamaları 2025 yılında %40 artarak 1,36 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Bu bağlamda, AR-GE yatırımları ASELSAN’ın yüksek teknoloji alanlarında rekabet gücünü destekleyen unsurların başında geldi. 2025 yılında ASELSAN’ın seri üretim kabiliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirdiği sabit yatırım harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre %106 artarak 372 milyon ABD doları seviyesine ulaştı. Yıl içerisinde 14 yeni üretim tesisini devreye alan ASELSAN, yaptığı yatırımlar ile artan talebe cevap verebilecek kapasitenin oluşmasını sağladı. Söz konusu AR-GE harcamaları ve seri üretime yönelik yatırımlar ASELSAN’ın yüksek teknoloji geliştirme ve üretim yetkinliklerini güçlendirerek büyümesini sağladı. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü ile ÇELİKKUBBE bileşenlerinin üretiminde ilave kapasite artışı sağlanarak ASELSAN’ın savunma sanayindeki küresel rolü daha da güçlenecektir. Bu yatırımın ilk fazı da 2026 yılının ikinci çeyreğinde devreye girecektir. GÜÇLÜ NAKİT AKIŞI VE DİSİPLİNLİ FİNANS YÖNETİMİ ASELSAN, finansal sürdürülebilirlik stratejisini 2025 yılında etkin bir şekilde uygulamaya devam etti. Bu dönemde yaratılan güçlü operasyonel nakit akışı hem yatırımların hem de borçluluğun sağlıklı bir şekilde yönetilmesine imkân sağladı. AR-GE ve seri üretime yönelik yatırım harcamalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiği dönemde nakit akışında kuvvetli iyileşmeler yaşandı. 2024 yılında 28 Milyar TL olan operasyonel nakit akışı (OCF) 2025 yılında 49 Milyar TL, 91 Milyon TL olan serbest nakit akışı da (FCF) 10 Milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %13,4’ten %10’a geriledi. Bu iyileşme, şirketin varlık yapısını daha sağlam hale getirdi. ASELSAN’ın finansal yönetimine yönelik yeni stratejilerin devreye alındığı 2025 yılında net borç seviyesinde %33 azalma görüldü. Böylelikle, ASELSAN’ın 2024 yılında 0,53 olan Net Borç/FAVÖK oranı bu dönem 0,30 seviyesinde gerçekleşti. Bu bağlamda Şirket, borçluluk göstergelerinde sektör ortalamalarının altında kalmayı sürdürerek finansal görünümünü daha da güçlendirdi. Aynı dönemde ASELSAN’ın net finansman maliyetinde %63 azalma yaşandı. Söz konusu gelişmeler işletme sermayesi yönetiminde gözetilen disiplinin önemli bir göstergesi oldu. AR-GE ve seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırım harcamalarının devam ettiği bir dönemde borçluluk göstergelerinde sağlanan iyileşmeler, şirketin güçlü nakit üretme kabiliyetini ortaya koydu. Finansal sürdürülebilirlik stratejisi ASELSAN’ın önümüzdeki dönemlerde ölçek büyümesi, ihracat artışı ve yüksek teknoloji yatırımlarını devreye almasında önemli bir güvence konumunda yer alıyor. Hasılatını, bakiye siparişlerini, imzaladığı ihracat sözleşmelerini, operasyonel marjlarını, bilanço büyüklüğünü ve diğer birçok finansal göstergesini geliştiren ASELSAN, 50. yılını kuvvetli sonuçlarla geride bıraktı. Şirketin ihracat odaklı sipariş yapısındaki artış, etkin finans yönetimi, güçlü nakit akışı ve artan yatırım harcamaları ASELSAN’ın uzun vadeli sürdürüebilir büyümesini desteklemektedir. ASELSAN GENEL MÜDÜRÜ AHMET AKYOL 2025 YILI FİNANSAL SONUÇLARINI DEĞERLENDİRDİ: “50. Yılımızı Rekorlarla Geride Bırakıyoruz” “2025 yılını, ASELSAN’ın 50 yıllık tarihini taçlandıran birbirinden önemli rekorlarla, zirvelerle tamamlamış olduğumuz için mutluyuz. 2025’te tarihimizin en yüksek hasılat rakamını yakaladık. En yüksek yurt dışı teslimatını gerçekleştirdik. Aldığımız siparişler ve yeni ihracat sözleşmelerinde de tarihimizin en yüksek rakamlarını yakaladık. Böylece bakiye siparişlerimiz de 20,4 milyar ABD dolarıyla tarihi zirveyi görmüş oldu. 2025 yılı içinde Borsa İstanbul’un en değerli şirketi haline geldik. Piyasa değerimiz 30 milyar ABD dolarını aştı ve bunu başaran ilk Türk şirketi olduk. Yine Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde ilk sıraya çıktık. 2025 yılı, ÇELİKKUBBE’nin ilk büyük seri teslimatlarını yaptığımız ve ayrıca Cumhuriyet tarihimizin en büyük savunma sanayi yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssünün temelini attığımız bir yıl olarak da kayıtlara geçmiş oldu. “Güçlü Büyümeye Devam Ettik” 2025 yılında hasılatımızı reel olarak %15 artırarak 180,4 milyar TL’ye taşıdık. ABD doları bazında ise yüzde 27 gibi çok kuvvetli bir büyümeye imza attık. Bakiye siparişlerimizi %46 büyüttük ve operasyonel marjlarımızı yukarı taşıdık. Bu performansı; üretim kapasitesine, AR-GE’ye ve verimliliğe odaklanan bilinçli bir dönüşümle sağladık. “Global Emsallerimizden Pozitif Ayrışıyoruz” Operasyonel verimlilik çalışmalarımız sayesinde FAVÖK marjımızı %26,2’ye yükselttik. Yüksek büyümenin olduğu bir dönemde net genel yönetim giderimizi yüzde 10 oranında düşürdük. Net borçluluğumuzu %33 azaltarak finansal yapımızı güçlendirdik ve yatırımlarımızı güçlü nakit akışımızla finanse ettik. Etkin iştirak yönetimiyle bağlı şirketlerimizin bilançomuza daha yüksek oranda pozitif katkı sağladığı bir dönemi geride bıraktık. Global emsallerimizle karşılaştırıldığında; büyüme, sürdürülebilirlik ve diğer birçok göstergede güçlü bir performans sergileyerek pozitif ayrışıyoruz. Bir yıl içinde yerli tedarikçilerimizle birlikte 103 ürünü millileştirdik. Böylece kritik teknolojileri ülkemize kazandırdık, tedarik ekosistemimizde arz güvenliğini artırdık ve üretim girdilerinde maliyetlerimizin düşmesini sağladık. Bununla birlikte, yurt içi tedarikçilerimize verdiğimiz siparişleri %82 artırarak savunma sanayii ekosistemimizi büyüttük. 30’dan fazla yeni ürünü envantere kazandırdık. İhracat sözleşmelerimizi %104 artırdık; 16 ürünü ilk kez yurt dışına satarak Türk mühendisliğini yeni pazarlara taşıdık. Böylece yalnızca şirketimizi değil, ülkemizin yüksek teknoloji üretim kapasitesini büyüttük ve ekonomimize daha fazla katkı sağladık. “Artan Yatırımlarla Seri Üretim Kabiliyetlerimizi Güçlendiriyoruz” Seri üretime yönelik yatırımlarımızı 372 milyon ABD dolarına çıkardık ve 14 yeni üretim tesisini devreye aldık. 10’dan fazla robotik otomasyon hattını da devreye aldık. AR-GE ve inovasyon yatırımlarımızı da artırmayı sürdürdük. 2025 yılında AR-GE harcamalarımız 1,36 milyar ABD dolarını buldu. Kendi öz kaynaklarımızdan gerçekleştirdiğimiz AR-GE harcaması ise 250 milyon ABD dolarına ulaştı. “Yapay Zekayı Süreçlerimizde ve Ürünlerimizde Kullanıyoruz” Yapay Zekayı daha etkin kullanmaya başladık. Şirket içinde Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden birini oluşturduk. Yapay Zekayı mali yönetim, tedarik, İK gibi süreçlerimize entegre ederek yıllık 39 milyon ABD doları tasarruf sağladık. Ürünlerimizde de Yapay Zeka’yı yoğun bir şekilde kullanmaya başladık. Yürüttüğümüz faaliyet alanlarına özel geliştirdiğimiz modelleri ürünlerimizde kullanıyoruz. “Devletimize, Milletimize ve Çalışanlarımıza Şükran Duyuyoruz” Çalışan sayımızı %18 artırarak 2 binden fazla yeni istihdam oluşturduk. Bizi en çok gururlandıran gelişmelerden biri de yılı ilk defa net pozitif beyin göçü ile tamamlamış olmamızdır. Bir yıl içinde 137 arkadaşımız ASELSAN’da işe başlayarak yurt dışından Türkiye’ye dönmüş oldu. Üretimden ihracata, ileri teknolojiden insan kaynağına kadar ortaya koyduğumuz bu tablo; devletimizin kararlı duruşunun, milletimizin bize olan güveninin ve aselsaneXt vizyonumuzun bir sonucudur. Milletimize gurur veren bu başarılarımız, gece gündüz demeden görev yapan 14 bini aşkın fedakâr çalışanımızın eseridir. “Küresel Marka Olma Yolunda Emin Adımlarla İlerliyoruz” 2026 yılında, küresel marka olma stratejimiz doğrultusunda adımlar atacağız, büyümede ihracata öncelik vermeyi sürdüreceğiz. ÇELİKKUBBE kapsamında teslimatlarımızı artırmaya, ÇELİKKUBBE’ye yeni yetenekler kazandırmaya devam edeceğiz. Üretim kapasitemizi daha da artırarak 2026 yılında yine çift haneli büyüme başarısına imza atacağız.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler ASELSAN, 2025 yılında küresel pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirdi. Yıl içerisinde özellikle ÇELİKKUBBE projesine yönelik imzalanan sözleşmeler alınan işler içerisinde önemli bir pay oluşturdu. ASELSAN’ın 2025 yılında imzaladığı yeni sözleşmeler %46 artışla 9,6 milyar ABD dolarına ulaştı. Yeni siparişlerin 2,1 milyar ABD dolarlık kısmının ihracat kaynaklı olması ve ihracat sözleşmelerindeki yıllık artışın %106 seviyesinde gerçekleşmesi, ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik küresel talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. ASELSAN’ın Bakiye Siparişleri 2025 yılında %46 artışla 20,4 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Bütün bu alanlarda tarihsel zirveler görüldü. İmzalanan Önemli Sözleşmeler • 2025 Yılının 1. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan askeri haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan deniz platformlarına yönelik; radar, silah, hava savunma ve veri bağı sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Hava Elektro-Optik faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası müşterilerinin kullanımına yönelik olarak imzalanan elektronik harp, haberleşme, radar, elektro-optik ve uzaktan komutalı silah sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yeni nesil Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) ile imzalanan Demiryolu Sinyalizasyon Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Yurt içi bir müşteri ile kara araçları faydalı yüklerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 2. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile deniz platformlarına yönelik imzalanan radar, silah, hava savunma ve veri bağı sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan askeri haberleşme sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan güdüm kitleri ve haberleşme sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) ile imzalanan hızlı trenlerde kullanılacak alt sistemlerin tedarikine yönelik sözleşme, ◦BMC Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile imzalanan kara araçları faydalı yüklerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 3. Çeyreği ◦Uluslararası bir müşteri ile hava savunma sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile radar ve güdümlü mühimmat sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile radar ve komuta kontrol sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Elektronik Harp, İHA Önleme ve Yeni Nesil Havan Tevcih Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Yeni Nesil Ağ Tabanlı Askeri Haberleşme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. • 2025 Yılının 4. Çeyreği ◦NATO üyesi bir müşteri ile imzalanan Elektronik Harp Sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin doğrudan satışına ilişkin sözleşme, ◦Uluslararası bir müşteri ile imzalanan Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri, Haberleşme, Radar, Elektro-Optik ve Elektronik Harp Sistemlerinden oluşan faydalı yüklerin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, ◦Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT) ile imzalanan deniz platformları savaş sistemlerine yönelik sözleşme, ◦Yurt içinde kullanıma yönelik Medikal Görüntüleme Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.