Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat Hedefi

Kapsül Haber Ajansı - Ihracat Hedefi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat Hedefi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurumsal röportaj içeriği nasıl hazırlanır? Haber

Kurumsal röportaj içeriği nasıl hazırlanır?

Bir CEO ile yapılan röportajın değeri, sadece verilen cevaplarda değil, o cevapların hangi editoryal çerçevede sunulduğunda ortaya çıkar. Bu nedenle kurumsal röportaj içeriği nasıl hazırlanır sorusu, yalnızca iletişim ekiplerinin değil, editörlerin, dijital yayıncıların ve kurumların itibar yönetiminden sorumlu profesyonellerin de doğrudan gündemindedir. Kurumsal röportaj, klasik bir soru-cevap metni değildir. Doğru kurgulandığında marka pozisyonunu netleştirir, sektörel görüş üretir, karar vericinin bakışını görünür kılar ve medyada yeniden kullanılabilir bir içerik varlığına dönüşür. Yanlış kurgulandığında ise reklam kokan, haber değeri zayıf, tekrar eden ve okuyucunun hızla terk ettiği bir metin olur. Aradaki farkı belirleyen unsur, hazırlık aşamasıdır. Kurumsal röportaj içeriği nasıl hazırlanır: önce amaç netleşir İlk adım, röportajın neden yapıldığını açık biçimde tanımlamaktır. Yeni bir yatırım, ihracat hedefi, teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik stratejisi, kadın liderlik vizyonu ya da sektör değerlendirmesi gibi bir ana eksen yoksa, röportaj çoğu zaman dağılır. Kurumun anlatmak istediği ile yayıncının okura sunmak istediği değer aynı çizgide buluşmalıdır. Burada sık yapılan hata, röportajı tek başına bir tanıtım aracı gibi ele almaktır. Oysa profesyonel yayıncılıkta okuyucu önce şunu arar: Bu metin bana ne söylüyor, hangi gelişmeyi açıklıyor, hangi eğilimi anlamama yardımcı oluyor? Eğer yanıt yalnızca şirketin kendisini övmesi ise içerik gücünü kaybeder. Eğer yanıt sektör, pazar, teknoloji, istihdam, yatırım ve gelecek projeksiyonu üretirse metin haber niteliği kazanır. Bu yüzden röportaj brief'i hazırlanırken üç soru masada olmalıdır: Kurum hangi mesajı vermek istiyor, okuyucu bu içerikten hangi bilgiyi alacak, yayın sonrası bu metin hangi mecralarda yeniden değerlendirilecek? Web haberi, özel dosya, sektör bülteni, video kısa kesitleri ya da çok dilli yayın planı gibi kullanımlar baştan düşünülmelidir. Röportaj öncesi araştırma metnin kalitesini belirler Güçlü bir kurumsal röportaj, sadece konuşmacının anlattıklarına yaslanmaz. Ön araştırma yapılmadan hazırlanan sorular genellikle yüzeyde kalır. Bu da röportajı klişe başlıklara sıkıştırır: hedefleriniz neler, sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz, gelecek planlarınız nelerdir. Bu sorular bazen gereklidir ama tek başına yeterli değildir. Editoryal ekip, kurumun son bir yıldaki açıklamalarını, yatırım hamlelerini, faaliyet alanlarını, finansal ya da operasyonel kırılımlarını, sektörün güncel sorunlarını ve rekabet bağlamını incelemelidir. Röportaj yapılan kişi bir yönetici ise sadece unvanına değil, karar alanına da bakılmalıdır. Bir teknoloji direktörüne finansal büyüme sorusu sormak ne kadar yersizse, bir finans yöneticisinden ürün mimarisi anlatmasını beklemek de aynı ölçüde verimsizdir. İyi araştırma, soruların tonunu da değiştirir. Genel ifadeler yerine daha hedefli bir yapı kurulur. Örneğin enerji sektöründe faaliyet gösteren bir kurumla yapılan görüşmede, sadece büyüme hedefi değil, kapasite artışı, regülasyon etkisi, tedarik zinciri riski ve yeşil dönüşüm yatırımları da konuşulabilir. Savunma sanayii, lojistik, tarım teknolojileri ya da yapay zeka gibi alanlarda bu derinlik daha da önemlidir. Sorular bilgi üretmeli, onay cümlesi istememeli Kurumsal röportajlarda en büyük sorunlardan biri, cevapların zaten belli olduğu sorulardır. “Şirketiniz sektörde önemli bir oyuncu, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” gibi bir soru, gerçekte bilgi istemez. Yalnızca kuruma kendini övdürür. Oysa haber değeri taşıyan soru, bir gelişmeyi açar, bir kararın arka planını sorar ya da geleceğe dönük netlik arar. Daha verimli yaklaşım şudur: Son dönemde hangi iş kararları büyümenizi etkiledi, pazarın en büyük darboğazı nedir, yeni yatırımın somut çıktısı ne olacak, bu dönüşüm müşteriye veya sektöre nasıl yansıyacak? Böyle sorular hem yöneticiyi düşünmeye zorlar hem de okuyucuya alınabilir bilgi sunar. Aynı zamanda soru setinde denge gerekir. Tamamı çok sert sorulardan oluşan bir kurgu röportajı savunma moduna sokabilir. Tamamı yumuşak ve promosyon odaklı sorular ise içeriği etkisizleştirir. Özellikle kurumsal iletişim ile editoryal beklenti arasında sağlıklı bir orta zemin kurulmalıdır. Akış tasarımı, soru listesinden daha önemlidir Başarılı bir röportajın omurgası, soruların sırası ve birbirine bağlanma biçimidir. Rastgele dizilmiş iyi sorular bile zayıf bir içerik üretebilir. Okur önce bağlamı görmek, ardından temel mesajı almak, sonra detaylara inmek ister. Genellikle etkili akış, kurumu tanımlayan güncel bir gelişmeyle başlar. Ardından stratejik öncelikler, operasyonel veya sektörel etkiler, ölçülebilir hedefler ve gelecek vizyonu gelir. Eğer röportaj bir insan hikayesi de taşıyorsa, liderlik yaklaşımı veya kurum kültürü sona doğru işlenebilir. Böylece metin hem haber niteliğini korur hem de kişisel perspektif kazanır. Burada önemli bir tercih vardır. Her röportajda kişisel kariyer hikayesine geniş yer vermek doğru olmayabilir. Bazen okuyucu için asıl değer, yöneticinin kişisel yolculuğundan çok şirketin sektör içindeki konumudur. Bazen de özellikle kadın liderlik, girişimcilik ya da dönüşüm hikayelerinde kişisel deneyim metne güçlü bir katman ekler. İçeriğin ağırlık merkezi konuya göre belirlenmelidir. Kısa cevapları büyütmek yerine doğru takip sorusu sorun Röportaj sırasında ya da yazılı soru-cevap sürecinde bazı yanıtlar beklenenden kısa gelir. Bu durumda birçok ekip, kısa cevabı gereğinden fazla edit ederek uzatmaya çalışır. Bu yöntem metni yapaylaştırır. Daha doğru yaklaşım, eksik kalan noktaya takip sorusu yöneltmektir. Örneğin “ihracat odağımızı artırıyoruz” yanıtı tek başına zayıftır. Hangi pazarlar, hangi ürün grupları, hangi zaman aralığı, hangi rekabet avantajı gibi ek sorular gerekir. Aynı şey “yapay zekaya yatırım yapıyoruz” gibi moda kavramlar için de geçerlidir. Hangi kullanım alanı, hangi süreçte verimlilik sağlandı, hangi ekip bu dönüşümü yürütüyor soruları sorulmadan içerik yüzeyde kalır. Editoryal yazım dili kurumsal tonu taşırken haberciliği kaybetmemeli Röportaj tamamlandığında iş bitmez. Asıl fark, metnin nasıl işlendiğinde ortaya çıkar. Doğrudan deşifre edilmiş soru-cevaplar çoğu zaman akıcı değildir. Fazla tekrar içerir, konuşma dilinin yükünü taşır ve okuyucunun dikkatini dağıtır. Bu nedenle editoryal temizlik şarttır. Ancak temizlik ile müdahale arasındaki sınır iyi korunmalıdır. Yöneticinin söylemediği bir şeyi söylemiş gibi göstermek, cümleyi olduğundan daha iddialı kurmak ya da eleştirel bir bölümü tamamen çıkarmak güven sorununa yol açar. Profesyonel yaklaşım, anlamı koruyarak dili sadeleştirmektir. Kurumsal içerikte iki ton arasında denge kurmak gerekir. Bir yanda kurumun resmi dili vardır, diğer yanda yayıncılığın açık ve okunabilir dili. Çok resmi metinler donuklaşır. Fazla serbest metinler ise kurumsal güveni zedeleyebilir. İdeal yapı; net, ölçülü, bilgi odaklı ve başlık üretmeye elverişli bir anlatımdır. Başlık ve spot seçiminde de aynı ilke geçerlidir. En iddialı cümleyi çekip sansasyon üretmek kısa vadede trafik getirebilir ama uzun vadede kurumla medya ilişkisini yıpratır. Buna karşılık fazla nötr başlıklar da içeriğin görünürlüğünü azaltır. En iyi başlık, hem haber değerini taşıyan hem de röportajın gerçek odağını doğru yansıtan başlıktır. Kurumsal röportaj içeriği nasıl hazırlanır sorusunda dağıtım planı da masadadır Kurumsal röportajın başarısı yalnızca yayımlandığı anla ölçülmez. Bu içerik farklı formatlara dönüşebiliyorsa gerçek değer üretir. Tek bir röportajdan haber metni, kısa video alıntıları, sosyal medya kartları, sektör bülteni özeti ve yöneticinin görüş yazısına temel olacak çıkarımlar üretilebilir. Özellikle telifsiz ve yeniden kullanıma uygun haber akışında bu yaklaşım ciddi verim sağlar. Yine de her röportajı çok parçaya bölmek doğru değildir. Eğer içerik tek bir güçlü açıklamaya dayanıyorsa, onu fazla formatlamak etkisini azaltabilir. Buna karşılık yatırım, teknoloji, ihracat, sürdürülebilirlik ve istihdam gibi birden çok katmanı olan görüşmeler daha geniş dağıtım potansiyeli taşır. Kapsül Haber Ajansı gibi yayın disiplini yüksek platformlarda bu tür içeriklerin yeniden paketlenebilir olması ayrı bir avantaj yaratır. Yayın sonrası izleme de sürecin parçasıdır. Hangi başlık daha fazla okundu, hangi alıntı daha çok paylaşıldı, sektör okuyucusu hangi bölümlere daha fazla ilgi gösterdi soruları, sonraki röportajların kalitesini artırır. Kurumsal röportajı tek seferlik üretim değil, editoryal öğrenme alanı olarak görmek gerekir. Güçlü röportaj, reklam metni gibi durmayan röportajdır Karar vericiler için asıl ölçüt basittir: Bu içerik güven veriyor mu, bilgi üretiyor mu, yeniden yayınlanabilir nitelik taşıyor mu? Eğer metin sadece övgü diziyorsa etkisi sınırlı kalır. Eğer hem kurumun perspektifini hem de sektörün gerçek gündemini birlikte taşıyorsa kalıcı olur. İyi hazırlanmış kurumsal röportaj, kurumun ne söylediğini aktarmakla yetinmez, neden şimdi söylediğini de görünür kılar. Okuyucunun zamanına değen içerik tam olarak budur.

Egeli İhracatçılara Sağlanan Devlet Destekleri Yüzde 90 Arttı Haber

Egeli İhracatçılara Sağlanan Devlet Destekleri Yüzde 90 Arttı

Türkiye, 2025 yılında 273,5 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşırken, Ticaret Bakanlığı, ihracatçılarımızın uluslararası arenada rekabetçiliğini artırmak amacıyla 21 kategoride 25,5 milyar TL’lik devlet yardımını ihracatçılara ve iş birliği kuruluşlarına ulaştırdı. Hizmet ihracatına verilen destekle Ticaret Bakanlığı’nın toplam destek tutarı 33 milyar TL’ye ulaştı. Ticaret Bakanlığı’nın 21 kategoride verdiği devlet yardımlarından 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. Devlet destekleri ihracatçılara can suyu oluyor Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı için ihracatçılara 45 milyar TL’lik devlet yardımı yapılması için kaynak ayırdığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2025 yılında Türkiye’de yüksek enflasyon rakamları nedeniyle girdi maliyetlerinin dünya ortalamasının üzerinde arttığını, Amerikan dolarının Türk lirası karşısındaki artışının enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını, bu süreçte devlet yardımlarının ihracatçılara can suyu olduğunu vurguladı. 7 ilde 8 toplantı düzenledik devlet yardımlarını anlattık Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2023 yılında 764 milyon 800 bin TL devlet yardımlarının ihracatçı firmalara ve iş birliği kuruluşlarına ulaşmasını sağladıklarını paylaşan Eskinazi, “2024 yılında işlemlerini sonuçlandırdığımız devlet yardımları 1 milyar 261 milyon TL oldu. 2025 yılında ise 2,4 milyar TL’lik devlet desteğine aracılık ettik. 2025 yılında Ege Bölgesi’nde 7 ilimizde 8 tane üye buluşmaları gerçekleştirdik ve devlet yardımlarını anlattık. Devlet yardımlarında yüzde 90’lık artışa zemin hazırladık. Yurt dışı fuar katılımı 754,5 milyon TL’lik destekle ilk sırada yer alırken, TURQUALITY Projeleri 454, 5 milyon TL ile ikinci, tarım destekleri 426 milyon TL ile en çok devlet desteği verilen üçüncü başlık oldu. Pazara giriş belgeleri, yurt içi fuar katılım, yurtdışı birim kira, sektörel heyetler, e-ihracat, UR-GE Proje destekleri öne çıktı” diye konuştu. İhracatımızın yüzde 1’i ihracatçılara destek olarak verilmeli Türkiye’nin üretim ve ihracatla büyüdüğü takdirde sağlıklı bir ekonomiye kavuşacağına işaret eden Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı: 2026 yılı için 282 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. Bu hedefe ulaşmak için ihracatımızın yüzde 1’i oranında ihracatçılarımıza destekler vermemiz gerektiğine inanıyoruz. 282 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandıracak ihracatçılar olarak 2,8 milyar dolar devlet desteği talep ediyoruz.”

Mandalina ihracatında Ekim bereketi Haber

Mandalina ihracatında Ekim bereketi

Sonbahar ve kış aylarında c vitamini deposu olan mandalinada ekim ayında ihracat bereketi yaşanıyor. Türkiye, 2024 yılı ekim ayında 46,4 milyon dolarlık mandalina ihraç etmişken, 2025 yılının ekim ayında ihracatını yüzde 144’lük rekor artışla 113,3 milyon dolarla yükseltti. Mandalina ihracatı miktar bazında yüzde 90 arttı Mandalina ihracatı miktar bazında 2024 yılı ekim ayında 58 bin ton gerçekleşmişken, 2025 yılı ekim ayında yüzde 90’lık sıçramayla 110 bin ton oldu. Mandalina ihracatı 2025 yılının ocak – ekim döneminde yüzde 34’lük artışla 281 milyon dolardan 375,5 milyon dolara ilerledi. Mandalina, yaş meyve sebze ürünleri arasında ihracat şampiyonluğunu sürdürdü. Mandalina rekoltesi 2 milyon 130 bin tona ulaştı Türkiye’nin narenciye rekoltesinin 2025 yılında yüzde 12,4’lük düşüşle 5 milyon 481 bin tondan 4 milyon 801 bin tona gerilediğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Narenciye rekoltesindeki düşüşe karşın mandalina üretimimizde yüzde 7’lik artış olduğunu, 2025 yılında 2 milyon 130 bin ton mandalina üretimi yaptığımızı bu sayede ekim ayında mandalina ihracatında ibrenin yukarı yönlü olduğunu dile getirdi. Mandalinada 2025 ihracat hedefi 500 milyon dolar Mandalina ihracatının miktar ve döviz tutarı olarak artışı yanında ortalama ihraç fiyatında da artış olduğunu paylaşan Uçak, “Mandalina ihracatımız bu yıl ekim ayında dolar bazında yüzde 41 artış gösterdi. Benzer tablonun kasım ve aralık aylarında sürmesini bekliyoruz. 2025 yılı sonunda mandalina ihracatında hedefimiz 500 milyon dolara ulaşmak” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatında Rusya, Irak ve Ukrayna zirvede Türkiye, 2025 yılında 56 ülkeye mandalina ihraç ederken ilk sırada yüzde 18’lik artış ve 146 milyon dolarlık tutarla Rusya Federasyonu zirvedeki yerini korudu. 2024 yılının ocak – ekim döneminde 35 milyon dolarlık mandalina ihraç ettiğimiz Irak’a 2025 yılının aynı döneminde yüzde 177’lik rekor bir artışla 97,6 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Irak, bu performansıyla nefesini Rusya’nın ensesinde hissettirdi. Mandalinada geleneksel ihraç pazarlarımızdan Ukrayna 31,5 milyon dolarlık taleple zirvenin üçüncü basamağında yerini aldı. Polonya’ya 16,6 milyon dolarlık, Sırbistan’a 12 milyon dolarlık, Romanya’ya 11,5 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

30. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı! Haber

30. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı!

Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyanın en kapsamlı ambalaj endüstrisi platformu olan Avrasya Ambalaj İstanbul, 30. yılında da global ve yerel markalar için yeni iş birlikleri ve ticaret fırsatları yaratacak en ideal iş ortamını sunuyor. Fuarda 41 ülkeden 1.250’den fazla yerli ve yabancı katılımcı firma, dört gün boyunca en yeni ambalaj ürünlerini, ambalaj ve gıda işlem makinelerini ve en son baskı teknolojilerini dünya genelinden 80.000’e yakın ziyaretçinin beğenisine sunacak. Sürdürülebilirlik ve yüksek teknoloji ön planda Bu yılki fuar, ambalaj sektörünün geleceğini şekillendiren sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve gıda güvenliği gibi kritik temalara odaklanıyor. Ambalaj makinelerinden gıda ve içecek işleme teknolojilerine, çevre dostu malzemelerden geri dönüştürülebilir ambalaj çözümlerine, baskı sistemlerinden otomasyona kadar sektörün tüm dinamikleri tek çatı altında sergileniyor. Fuar alanı; gıda, içecek, kozmetik, ilaç, temizlik ve lojistik gibi kilit sektörler için geliştirilen en son ambalaj çözümlerinin sergilendiği dev bir vitrin niteliği taşıyor. “Tüm kapasite dolu, 80.000 ziyaretçi hedefliyoruz” Fuarın 30. yılındaki rekor ilgiyi vurgulayan RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, “Şu anda fuar alanımızda tüm kapasiteyi kullanır vaziyetteyiz. 1.250 firmayı ağırlıyoruz ve bu firmaların 280 kadarı, Türkiye dışında 40 farklı ülkeden katılan yabancı firmalardan oluşuyor. ABD’den Almanya, İtalya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine, Uzak Doğu’dan Orta Asya’ya kadar çok geniş bir coğrafyadan katılımcımız var. Bir sene boyunca tüm dünya genelinde yürüttüğümüz yoğun pazarlama çalışmaları neticesinde, şu an için 130 farklı ülkeden 50 binin üzerinde online kayıt almış durumdayız. Fuarımızda bu sene 15 bini uluslararası olmak üzere 80 bine yakın ziyaretçiyi ağırlayacağız. Sektörümüz için ticaretin bol olduğu, hayırlı bir fuar olmasını diliyor, hep birlikte nice 30 senelerimiz olsun diyorum” şeklinde konuştu. “30 yıllık emek ve 10 milyar dolar ihracat hedefi” Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir ise fuarın sektör için tarihi önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bu fuarın kapılarını açmıyoruz; Türkiye ambalaj sanayisinin 30 yıllık hikayesini, emeğini ve geleceğe uzanan vizyonunu kutluyoruz. 30 yıl önce 1.000 metrekarelik mütevazı bir salonda 50 katılımcıyla başlayan bu buluşma, bugün Avrasya'nın en büyük fuarlarından birine dönüştü. İstanbul, dört gün boyunca dünyanın ambalaj başkenti olacak. Sektörümüz 2025’in ilk 6 ayında 3,5 milyar dolar ihracat yaptı ve 1,4 milyar dolar cari fazla verdi. Yılı 7 milyar doların üzerinde bir ihracatla kapatacağımızı tahmin ediyoruz. 2030 yılı için pazar büyüklüğü hedefimiz 50 milyar dolar, ihracat hedefimiz ise 10 milyar dolardır. Küresel gelişmelerin ışığında 2030'a kadar sürecek hızlı bir büyüme dönemine gireceğimize inanıyorum.” Geleceğe yön veren stratejik platform Türkiye'nin en hızlı büyüyen ve ihracat odaklı endüstrilerinden biri olan ambalaj sektörü, özellikle e-ticaret pazarındaki büyüme ve artan çevre bilinciyle yatırımlarını artırıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, bu stratejik değişimlere yanıt veren çözümleriyle, geleceği bugünden şekillendirmek isteyen tüm sektör paydaşları için eşsiz bir iş geliştirme ve vizyon paylaşım platformu olarak öne çıkıyor. Ambalaj endüstrisinin 30 yıllık deneyimiyle şekillenen bu büyük buluşma, 25 Ekim akşamına kadar Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Sektör temsilcilerinden tam destek Fuarın açılış töreni, sektörün önde gelen dernek ve federasyon başkanlarının da katılımıyla gerçekleşti. Törende yer alan isimler arasında MASD (Metal Ambalaj Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Veli Kenan Çakır, AMD (Ambalaj Makinecileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Saner San, SEPA (Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği ) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Özhuy, PLASFED (Plastik Sanayicileri Platformu) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ESD (Etiket Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Merve ERGENÇ, FASD (Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tayfun Terzioğlu, KASAD (Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ve TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Başkan Vekili ve İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) Başkanı Adil Pelister de bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.