Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat Potansiyeli

Kapsül Haber Ajansı - Ihracat Potansiyeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat Potansiyeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli savunma haberlerinde ne değişti? Haber

Yerli savunma haberlerinde ne değişti?

Bir platformun ilk test görüntüsü, bir alt sistemin yerlilik oranı ya da imzalanan yeni bir tedarik sözleşmesi artık yalnızca savunma muhabirliğinin konusu değil. Bu başlıklar; sanayi kapasitesi, ihracat potansiyeli, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji politikası açısından da yakından izleniyor. Bu nedenle yerli savunma teknolojileri haberleri, son yıllarda niş bir ilgi alanından çıkıp karar vericilerin düzenli takip ettiği stratejik bir veri alanına dönüştü. Savunma ekosistemindeki gelişmeleri yüzeysel okumak kolay. Yeni bir araç tanıtılır, bir teslimat yapılır, bir fuarda ürün sergilenir ve haber akışı devam eder. Ancak kurumsal okur için asıl değer, haberin arkasındaki üretim kabiliyeti, program olgunluğu, bütçe disiplini ve ihracat sinyalini ayırt edebilmektir. Özellikle dijital yayıncılar, sektör editörleri ve kurumsal iletişim ekipleri için bu ayrım daha da kritik hale geliyor. Yerli savunma teknolojileri haberleri neden daha fazla takip ediliyor? İlginin artmasının ilk nedeni, savunma sanayisinin artık sadece güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi. Bugün bu alan, yüksek katma değerli üretim, ileri mühendislik, yazılım geliştirme, elektronik alt sistemler, kompozit malzeme, motor teknolojileri ve çift kullanımlı teknolojilerle doğrudan ilişkili. Kısacası savunma haberi, aynı anda sanayi, teknoloji ve ekonomi haberi haline gelmiş durumda. İkinci neden, kamuoyunda görünürlüğü artan teslimat ve ihracat başarıları. Bir sistemin yurtiçinde envantere girmesi ile yurtdışında müşteri bulması arasında önemli bir fark var. İlki kapasite ve ihtiyaç yönetimini gösterirken, ikincisi rekabet gücünü ve sürdürülebilir kaliteyi işaret eder. Bu yüzden bir haberde sadece ürün adı değil, hangi pazara hitap ettiği, hangi kullanıcı ihtiyacını çözdüğü ve hangi takvimin parçası olduğu da önem taşır. Üçüncü neden ise veri ekosisteminin genişlemesi. Artık savunma şirketleri, kamu kurumları, kümelenmeler, fuarlar ve teknoloji etkinlikleri daha yoğun içerik üretiyor. Bu bolluk, bilgiye erişimi kolaylaştırırken gürültüyü de artırıyor. Kurumsal okur açısından mesele, çok haber görmek değil; doğru haberi, doğru bağlamla okuyabilmek. Bir savunma haberini değerli yapan şey ne? Her yeni duyuru stratejik ağırlık taşımaz. Yerli savunma teknolojileri haberleri içinde gerçekten dikkat edilmesi gereken içerikler genellikle dört eksende toplanır: teknoloji olgunluğu, tedarik etkisi, operasyonel ihtiyaçla uyum ve ihracat potansiyeli. Eğer bir gelişme bu eksenlerden en az ikisine dokunuyorsa, haber değeri daha yüksektir. Örneğin yeni bir ürün lansmanı tek başına güçlü bir gösterge olmayabilir. Ancak aynı ürün için seri üretim hazırlığı başlamışsa, alt yüklenici ağı oluşmuşsa ve belirli bir kullanıcıdan geri bildirim alınıyorsa tablo değişir. Burada haber, tanıtımdan çok program ilerlemesini anlatır. Benzer şekilde yerlilik oranı da tek başına yeterli bir ölçü değildir. Bir sistemde yüksek yerlilik oranı olumlu görünür, ancak kritik bileşenlerin kim tarafından, hangi kalite standardıyla ve ne kadar ölçeklenebilir biçimde üretildiği daha belirleyicidir. Savunma projelerinde miktar kadar süreklilik de önemlidir. Prototip ile program başarısı aynı şey değildir Kamuoyunda en sık karıştırılan alanlardan biri budur. Prototip görüntüleri, test faaliyetleri ve fuar sergileri görünürlük sağlar; fakat bunlar her zaman operasyonel olgunluk anlamına gelmez. Bir platformun gerçekten stratejik ağırlık kazanması için test süreci, sertifikasyon, kullanıcı kabulü, bakım altyapısı ve lojistik destek modelinin de şekillenmesi gerekir. Bu ayrım özellikle yayıncılar için önemlidir. Çünkü hızlı başlık atma baskısı altında yapılan haberlerde, teknoloji gösterimi ile envanter etkisi aynı düzlemde sunulabiliyor. Oysa profesyonel okur, o başlığın hangi aşamayı temsil ettiğini görmek ister. Alt sistem haberi çoğu zaman ana platform kadar önemlidir Motor, radar, elektro-optik sistem, haberleşme altyapısı, görev bilgisayarı, veri bağı ya da mühimmat entegrasyonu gibi başlıklar ilk bakışta daha teknik görünür. Ancak bir platformun bağımsızlığı çoğu zaman bu katmanda belirlenir. Dışa bağımlılığın yoğun olduğu kritik bileşenlerde sağlanan ilerleme, ana platform haberinden daha büyük stratejik sonuç doğurabilir. Bu nedenle savunma haberciliğinde sadece vitrine çıkan ürünleri değil, onların altında çalışan teknolojik katmanları da takip etmek gerekir. Özellikle tedarik zinciri ve sanayi politikası açısından en güçlü sinyaller burada oluşur. Yerli savunma teknolojileri haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal ve profesyonel okuyucu için en sağlıklı yöntem, haberi üç soruyla değerlendirmektir: Ne geliştirildi, hangi ihtiyacı karşılıyor ve bundan sonra hangi aşama geliyor? Bu üçlü çerçeve, abartılı anlatımla gerçek ilerlemeyi ayırmayı kolaylaştırır. İlk soru teknolojik içeriği netleştirir. Haber gerçekten yeni bir kabiliyeti mi anlatıyor, yoksa daha önce bilinen bir projenin yeni sunumunu mu içeriyor? İkinci soru operasyonel bağlamı kurar. Geliştirilen sistem, güvenlik ihtiyacı, saha koşulu veya kullanıcı gereksinimi açısından neyi çözüyor? Üçüncü soru ise sürekliliği ölçer. Test, seri üretim, teslimat, entegrasyon veya ihracat gibi bir sonraki adım görünür mü? Bu yaklaşım özellikle dijital haber platformları için işlevseldir. Çünkü savunma içeriği, doğru çerçeveyle sunulduğunda yalnızca yüksek okunma değil, yüksek güven de üretir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yoğunluğu yüksek yayın yapılarında bu güven, içeriğin tekrar kullanımı ve kurumsal referans değeri açısından doğrudan önem taşır. Hangi başlıklar önümüzdeki dönemde öne çıkacak? Önümüzdeki dönemde savunma haber akışında sadece platform odaklı başlıklar değil, ekosistem odaklı gelişmeler daha fazla dikkat çekecek. Özellikle motor teknolojileri, yarı iletken tabanlı savunma elektroniği, yapay zeka destekli karar sistemleri, insansız sistem sürü operasyonları, elektronik harp ve siber dayanıklılık başlıkları daha yoğun izlenecek. Bunun bir nedeni, modern savunma mimarisinin tek ürün mantığıyla değil, birbirine bağlı sistemler mantığıyla ilerlemesi. Artık mesele yalnızca bir aracın veya mühimmatın teknik özellikleri değil; ağ merkezli yapıya nasıl bağlandığı, veri ürettiği, veri paylaştığı ve tehdit ortamına ne kadar hızlı uyum sağlayabildiği. İhracat tarafında ise Afrika, Orta Asya, Körfez ve bazı Avrupa pazarları haber değerini artırmaya devam edecek. Ancak burada da dikkatli okumak gerekir. Niyet beyanı, mutabakat metni ve teslimata dönüşen sözleşme aynı şey değildir. Kamuoyu ilgisi çoğu zaman ilk iki aşamada yoğunlaşsa da iş dünyası için asıl sinyal, üretim takvimi ve finansal kapanışın netleştiği aşamada ortaya çıkar. Fuar haberleri neden tek başına yeterli değil? Savunma fuarları görünürlük, diplomasi ve yeni iş bağlantıları açısından kritik. Buna karşılık fuar dönemlerinde haber yoğunluğu olağanüstü artar ve başlıklar kolayca birbirine benzer. Bu ortamda gerçek farkı yaratan, standta sergilenen ürün değil; görüşmenin hangi iş sonucuna bağlandığıdır. Bir kurum için fuar haberi, ancak yatırım, iş birliği, entegrasyon, tedarik veya satış etkisi taşıyorsa güçlü bir sinyale dönüşür. Aksi halde o içerik daha çok kurumsal vitrin niteliğinde kalır. Bu yüzden editoryal değerlendirmede, duyurunun sonrasına bakmak gerekir. Savunma haberciliğinde denge neden kritik? Bu alanda iki uç hata sık görülür. Birincisi, her gelişmeyi büyük sıçrama olarak sunmak. İkincisi, süreçlerin doğası gereği zaman aldığını göz ardı ederek her gecikmeyi başarısızlık şeklinde okumak. Oysa savunma projeleri karmaşıktır; test tekrarları, entegrasyon sorunları ve takvim revizyonları belirli ölçüde beklenen durumlardır. Gerçekçi habercilik tam burada değer üretir. Hem başarıyı görünür kılar hem de teknik, bütçesel ve operasyonel sınırları saklamaz. Bu yaklaşım kamu güveni açısından da daha sağlıklıdır. Çünkü profesyonel okur, yalnızca olumlu manşet değil, tutarlı bir resim görmek ister. Savunma sanayisi haberlerinde kullanılan dil de bu nedenle önemlidir. Aşırı iddialı ifadeler kısa vadede dikkat çekebilir, ancak uzun vadede kurumsal güveni zedeler. Daha etkili olan, doğrulanmış bilgiye dayanan, aşama belirten ve bağlam kuran haberciliktir. Son dönemin asıl değeri: teknoloji haberinden ekosistem okumasına geçiş Bugün yerli savunma teknolojileri haberleri yalnızca hangi ürünün çıktığını anlatmıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik derinliğini, sanayi koordinasyonunu, ihracat kabiliyetini ve teknolojik bağımsızlık arayışını da gösteriyor. Bu yüzden haber değeri artık tekil duyuruda değil, duyurular arasında kurulan ilişkide oluşuyor. Bir radar gelişmesi, yalnızca radar haberi değildir. Bir hava platformunun görev başarısına, bir deniz platformunun farkındalık seviyesine, bir ihracat paketinin rekabet gücüne ve yerli elektronik sanayisinin ölçeklenmesine temas edebilir. Aynı şekilde küçük görünen bir alt yüklenici yatırımı, birkaç yıl sonra çok daha büyük bir programın kritik halkası haline gelebilir. Savunma alanını düzenli izleyen profesyoneller için asıl avantaj burada ortaya çıkıyor. Doğru okunan her haber, sadece bugünü anlatmaz; hangi şirketlerin öne çıkacağını, hangi teknolojilerin hız kazanacağını ve hangi alanlarda yeni iş birliklerinin oluşabileceğini de işaret eder. Bu yüzden hızlı olmak kadar seçici olmak da gerekir. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, gürültüyü değil yönü okuyabilenler olacak.

Tiryaki Agro, Yudum Markasını Bünyesine Kattı Haber

Tiryaki Agro, Yudum Markasını Bünyesine Kattı

Küresel gıda tedarik zincirinin iki önemli oyuncusu olan Tiryaki Agro ile Savola Group, Türkiye’de ve bölgesinde daha dayanıklı, daha rekabetçi ve daha tüketici odaklı bir yapı oluşturacak stratejik bir ortaklığa imza attı. Anlaşma kapsamında, Tiryaki Agro’nun iştiraki olan Tiryaki Anadolu, başta Yudum olmak üzere önde gelen bitkisel yağ markalarını bünyesinde barındıran Savola Foods Türkiye’nin %100’ünü satın aldı. Bu işlem kapsamında Savola Group’un iştiraki olan Afia International Company ise Tiryaki Anadolu’nun konsolide iş yapısında %15 oranında pay sahibi oldu. Bu ortaklık, her iki kuruluşun uzun vadeli stratejilerinde önemli bir adımı temsil ediyor: Tiryaki Agro açısından, küresel tedarik zinciri liderliğinin yanı sıra tohumdan sofraya değer zincirini yöneten, perakendede de güçlenen tüketici odaklı ve çeşitlendirilmiş bir oyuncuya dönüşüm sürecini hızlandırırken; Türkiye’deki yatırımlarını büyütmeye ve güçlendirmeye devam ediyor.Savola Group açısından ise, operasyonel sinerjiler yaratan ve güçlü markalarının entegre bir yapı altında gelişimini sürdüren bir modelle Türkiye’ye olan uzun soluklu bağlılığını pekiştiriyor. Kuruluşunun 60’ıncı yılını kutlayan Tiryaki Agro, bu adımıyla perakende bitkisel yağlar sektöründe önemli bir hamle gerçekleştirdi. Yudum markalı ayçiçeği yağlarının yanı sıra zeytinyağı segmentinin önde gelen markalarından Yudum Egemden zeytinyağları Tiryaki Anadolu’nun ürün portföyüne dâhil oldu. Portföy; ihracat pazarlarında güçlü konuma sahip Brillo ve Cielo markalı zeytinyağları ile Sırma markalı mısır ve ayçiçek yağları ile Sava ve Vala markalı fırıncılık ve endüstriyel yağlarla daha da genişletildi. Tiryaki Agro, entegre gıda değer zincirini köklü markalarla güçlendiriyor Tiryaki Agro CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, anlaşmaya ilişkin olarak şunları söyledi: “Türkiye’den doğan global bir şirket olarak dünyanın her yerinde beslenme çözümleri sunma ve doğa ile uyumlu bir gıda geleceği kurma hedefimiz doğrultusunda, ülkemize yaptığımız yatırımları kararlılıkla sürdürüyoruz. Tiryaki Agro olarak 60 yıldır tarım ve gıda değer zincirinde büyürken, stratejik kararlarımızı uzun vadeli bir bakış açısıyla alıyoruz. Bu stratejik ortaklık, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun önemli bir parçası. Türkiye’nin başta Yudum olmak üzere köklü ve tüketici nezdinde güçlü markalarını yeniden Türkiye merkezli bir grubun çatısı altında buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı. Aynı zamanda dünyadaki diğer güçlü iş birliklerimizde olduğu gibi, Savola gibi güçlü bir grupla ortaklık yapmanın, Türkiye’nin yanı sıra bölge pazarlarında da yeni fırsatlar yaratacağını öngörüyoruz. Bu adımla hem Türkiye’deki varlığımızı güçlendiriyor hem de ülkemizin küresel rekabetçiliğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Amacımız, köklü markaları global deneyimimizle bir araya getirerek tüketicilere daha geniş bir ürün yelpazesi sunmak.” Türkiye’de daha güçlü ve çeşitlendirilmiş bir yapı için stratejik bir adım Savola Group CEO’su Sameh Hassan ise şunları söyledi: “Bu adım, tedarik mükemmeliyeti, entegre değer zinciri ve Türkiye’nin en ikonik ve güvenilir markalarını bir araya getiren tamamlayıcı güçlü ortakları buluşturuyor. Yudum, Egemden ve Sırma başta olmak üzere markalarımız, onlarca yıldır Türk sofralarında ve tüketicilerin kalbinde yer aldı. Bugün bu miras daha güçlü, daha dayanıklı ve daha rekabetçi bir yapının temelini oluşturuyor. Tiryaki Agro ile kurulan bu ortaklık, Savola Group’un Türkiye’ye ve gıda sektörüne olan bağlılığının açık bir göstergesidir. Türkiye’nin dinamik iç pazarı, güçlü tarımsal altyapısı ve ihracat potansiyeli, sürdürülebilir değer yaratımı için son derece cazip bir zemin sunuyor. Tarımsal tedarikten markalı nihai ürünlere uzanan bu entegre yapı sayesinde, küresel rekabetçiliğin artırılması, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik odağında önemli fırsatlar yaratılacaktır.” İki güçlü yapının birleşmesi yeni fırsatların önünü açacak Tiryaki Anadolu CEO’su Tekin Mengüç ise “Tiryaki Anadolu olarak perakende sektöründe Hasata markamızla bakliyat ve pirinç kategorisinde istikrarlı büyüyen bir pazar payına sahibiz. Şimdi başta Yudum gibi Türkiye’nin sevilen bitkisel yağ markalarının perakende gücü ile Tiryaki Anadolu’nun güçlü tedarik zinciri altyapısını ve üretim deneyimini bir araya getiriyoruz. Bu iş birliği, üretim verimliliğini artırırken, tüketicilere daha geniş ve kaliteli bir ürün portföyü sunmamızı sağlayacak. Yerel üretimi destekleyerek hem iç pazarda hem de uluslararası alanda daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” diyerek iş birliğinin stratejik önemini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Sektörünün Yol Haritası VII. Yumurta Zirvesi’nde Çizilecek Haber

Yumurta Sektörünün Yol Haritası VII. Yumurta Zirvesi’nde Çizilecek

YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Merkez Birliği) tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Yumurta Zirvesi, bu yıl da sektörün ortak akılla ilerlemesine katkı sağlamayı hedefliyor. “Bilgi, Deneyim, Gelecek” yaklaşımıyla kurgulanan zirvede, yumurtanın stratejik önemi, üretimde sürdürülebilirlik, ihracat potansiyeli ve tüketim alışkanlıkları kapsamlı biçimde ele alınacak. YUMURTA SEKTÖRÜ STRATEJİK BİR EŞİKTE Yumurta sektörü bugün yalnızca üretim yapan bir alan değil, gıda güvenliğinin, sürdürülebilir tarımın ve ülke ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Afyon; “Türkiye, yumurta üretiminde dünyada ilk 10 ülke arasında yer alırken, ihracatta da uzun yıllardır güçlü bir konumdadır. Ancak son dönemde artan maliyetler, küresel gelişmeler ve sektöre yönelik yanlış algılar nedeniyle üretim dengesi hassas bir süreçten geçmektedir. Bu noktada en önemli ihtiyaç; günübirlik kararlar yerine uzun vadeli, sürdürülebilir politikalarla sektörün desteklenmesidir.” Dedi. SEKTÖRÜN YOL HARİTASI 7. YUMURTA ZİRVESİ’NDE ÇİZİLECEK Yumurtanın gıda güvenliğinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Afyon, üretimin sürekliliğinin sağlanamaması halinde orta vadede arz daralması ve fiyat istikrarsızlığının kaçınılmaz olacağını söyledi. Bu nedenle üreticinin korunması, ihracatın dengeli biçimde sürdürülmesi ve sektörün doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Afyon, “Bu anlayışla düzenlediğimiz 7. Yumurta Zirvesi, sektörümüzün bugünü kadar geleceğini de ele alacağımız çok önemli bir buluşma olacak. Üretimden ihracata, sürdürülebilirlikten tüketim alışkanlıklarına kadar pek çok başlığı sektör paydaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz. Amacımız; ortak akılla hareket ederek yumurta sektörünü daha güçlü, daha dirençli ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEPA Türkiye Desteğiyle, Macaristan–Türkiye İş Birlikleri Güçlenmeye Devam Ediyor Haber

HEPA Türkiye Desteğiyle, Macaristan–Türkiye İş Birlikleri Güçlenmeye Devam Ediyor

Denizli ve Rize’de düzenlenen “Macaristan ile Ticaret ve İş Birliği Seminerleri”, iş dünyasına Macaristan’ın yatırım ortamı ve ticaret fırsatlarına yönelik kapsamlı bilgiler sundu. Bölgesel ticaret odalarının ev sahipliği yaptığı etkinlikler, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. HEPA Türkiye’nin organizasyonuyla 21 Kasım’da Denizli’de ve 24 Kasım’da Rize’de düzenlenen “Macaristan ile Ticaret ve İş Birliği Seminerleri”, Türkiye ile Macaristan arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmeye yönelik önemli bir adım oldu. Denizli Ticaret Odası ile Rize Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu organizasyonlarla, katılımcılara Macaristan’ın yatırım ortamı, ticaret fırsatları ve potansiyel iş birliği alanlarına dair detaylı bilgi aktarıldı. Denizli’de düzenlenen etkinlikte, Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, Denizli iş dünyasının üretim gücü ve ihracat potansiyeli hakkında bilgi verdi. HEPA Türkiye Genel Müdürü Yalçın Orhon ve HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez beraberlerindeki heyet ile Macaristan’ın sektörel önceliklerini ve Türk şirketleri için sunduğu iş birliği fırsatlarını aktardı. Macaristan İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Ataşesi Miklos Bujaky ise Macaristan’ın yatırım teşvikleri ve Avrupa pazarına erişim avantajlarını paylaştı. Rize’deki seminer ise HEPA Türkiye’nin organizasyonuyla, Rize Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. RTSO Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu, Meclis Başkanı Ahmet Arif Mete, Macaristan Ankara Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Máté Szabados ve HEPA Türkiye Ülke Müdürü Emre Cihad Sönmez’in katıldığı seminerde Sönmez, Macaristan’ın ekosistemi, sanayi altyapısı ve iki ülke firmalarına özel geliştirilmiş iş birliği modellerine ilişkin Macar pazarına giriş stratejileri ve somut ticari fırsatlar konusunda bilgiler aktardı. Ataşe Szabados ise iki ülkenin yatırım olanakları hakkındaki verileri paylaştığı bir sunum gerçekleştirdi. HEPA Türkiye’nin koordinasyonu ve ticaret odalarının ev sahipliğiyle gerçekleşen bu iki etkinlik, Türkiye-Macaristan ekonomik ilişkilerine bölgesel düzeyde bir dinamizm kazandırdı. Katılımcılar, Macaristan’ın ticaret ve yatırım imkanlarını doğrudan tanıma fırsatı buldu. Seminerler, iki ülke arasında ortak projelerin, yeni yatırımların ve artan dış ticaret hacminin önünü açan stratejik bir adım niteliği taşıyor.

Türk ve BAE Sağlık Sektörü Temsilcileri İstanbul’da Bir Araya Geldi    Haber

Türk ve BAE Sağlık Sektörü Temsilcileri İstanbul’da Bir Araya Geldi  

BAE Sağlık Sektörü Alım Heyeti, BAE Ankara Büyükelçiliği organizasyonu ve İKMİB iş birliği ile 27 Ekim 2025 tarihinde İstanbul’da başarıyla gerçekleştirildi. Tıbbi cihaz, ilaç, OTC ürünleri ve dental sektörlerine yönelik düzenlenen etkinlik kapsamında, BAE’den gelen 12 firma ile sektörde önde gelen 50 Türk firması bir araya geldi. Gün boyunca süren görüşmelerde 400’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Bu kapsamda hem yeni ticari bağlantılar kuruldu hem de mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Etkinlik kapsamında heyeti ziyaret eden Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ve BAE Misyon Başkan Yardımcısı Dr. Moza Alhosani sektör ve birlik faaliyetleri hakkında bilgi alarak, katılımcı firmalara başarı dileklerini iletti. Ayrıca, BAE Büyükelçisi ve heyetiyle bir araya gelen İKMİB Tıbbi Cihaz Komitesi Üyesi ve TİM Delegesi Adil Boz ile İKMİB Genel Sekreter Yardımcısı Aydın Yılmaz, etkinliğe katılan firmaları ziyaret ederek, iş birliği fırsatlarının artırılmasına yönelik görüş alışverişinde bulundu. Etkinliğin ikinci günü 28 Ekim 2025 tarihinde BAE’li alıcı firmaların Türk sağlık sektörünü ve üretim altyapısını yerinde görmesi amacıyla, alım heyeti temsilcilerine yönelik alan gezisi düzenlendi. Böylece ülkemizin sağlık alanındaki üretim gücü ve ihracat potansiyeli tanıtıldı. Adil Pelister: “Birleşik Arap Emirlikleri, Türk sağlık sektörü için stratejik öneme sahip bir pazar” Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “İKMİB olarak Türk sağlık sektörünün uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve ihracat potansiyelini güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalara devam ediyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri, Türk sağlık sektörü için stratejik öneme sahip bir pazar. Eczacılık ürünleri ihracatımız 2024 yılında yüzde 1,59 artışla 1,55 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl ilk dokuz aylık dönemde ise yaklaşık yüzde 16 artışla 1,28 milyar dolara ulaştı. BAE’ye yapılan eczacılık ürünleri ihracatı ise bu yıl dokuz aylık dönemde 8 milyon dolar seviyelerinde. BAE’de sağlık sektörüne yönelik büyük bir potansiyel olduğunu görüyoruz. İleri teknolojiye, inovasyona ve kaliteye dayalı üretim gücümüzle BAE ile olan ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bu tür alım heyeti organizasyonları, firmalarımızın yeni pazarlara açılması ve ihracatını artırması açısından büyük önem taşıyor. İKMİB olarak, sektörümüzün küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak her adımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.