Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ikinci El

Kapsül Haber Ajansı - Ikinci El haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ikinci El haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Açık Artırmada Araçlar Ortalama 60 Saniyede Satılıyor ​​​​​​​ Haber

Açık Artırmada Araçlar Ortalama 60 Saniyede Satılıyor ​​​​​​​

Bu yöntemle aracınızı satarken noter satış sürecinde, araç bedelinin hesabınıza geçişinde ve araç tesliminde güvenli bir süreçle aracınızı satma imkanına sahip oluyorsunuz. Sektörde 20 yıldan fazla tecrübeye sahip ekibiyle profesyonel alıcıları bir araya getirerek hızlı stok dönüşü ve güvenli ticaret imkanı yaratan OtoArena, açık artırma modelinin kurumsal alıcılara kazandırdıklarını açıkladı. Kökleri MÖ 500’lere antik Babil ve Roma dönemlerine kadar uzanan açık artırma yöntemi, tarih boyunca değeri belirsiz veya değişken olan varlıkların en şeffaf ve hızlı şekilde fiyatlanmasını sağlayan en temel ticaret mekanizması olmuştur. OtoArena, insanlığın pazarlık stresini ortadan kaldırmak ve ürünün gerçek piyasa değerini rekabet ortamında keşfetmek amacı güden bu yöntemi farklı bir boyuta taşıyor. OtoArena; canlı yayında gerçekleştirdiği açık artırmalardaki sunucu performansı, ve fiyatı alıcıların belirlediği yöntemiyle şeffaf bir alım-satım ortamı sunuyor. Açık artırma araç satış modeli alıcılara neler kazandırıyor? Haftanın 6 günü 1.000'in üzerinde aracın, canlı yayında sunuculu bir şekilde satışa sunulduğu açık artıma sisteminde; her bir açık artırmaya tüm Türkiye’den ortalama 500 ile 800 arasında kurumsal alıcı katılıyor. Araçların yaklaşık 30-60 saniyede satıldığı sistem, alıcılara kazandırdığı zamanla da dikkat çekiyor. Geleneksel modelde araçlar ortalama 21-35 günde satılırken, OtoArena'nın açık artırma sistemiyle araçlar hızla satılıyor. Tedarik süresinin kısalmasıyla kurumsal alıcılar yalnızca kendi işlerine odaklanıyor. Pazarlık süreçlerinin yarattığı belirsizliği, şeffaf olmayan teklif yapılarını ve zaman kaybını ortadan kaldıran OtoArena, açık artırma modeliyle kurumsal alıcılara aradıkları araca doğru ve şeffaf bir ortamda ulaşma imkanı sunuyor. Açık artırma modeli şeffaf bir satış süreci sunuyor İkinci el araç satışı için geliştirilmiş, yüksek rekabete odaklı, canlı online açık artırma platformu OtoArena, ikinci el araç satın alma deneyimini güvenli, rekabetçi ve pratik bir hale getiriyor. Model sayesinde alıcılar, aracın fiyatının serbest piyasa koşullarında tüm alıcıların katıldığı bir rekabetle kendilerinin belirlediğini bildiğinden tüm süreç şeffaf bir şekilde işliyor. Tüm tekliflerin açık ve izlenebilir olduğu bu ekosistemde alıcılar, tamamen kendi kazanç hesapları doğrultusunda güvenle teklif veriyor. Alıcı, 'Bu araç için ne kadar ödemeliyim?' kararını kendi bütçesine ve aracın durumuna göre özgürce veriyor. OtoArena açık artırma modeli, haftanın 6 günü, her çeşit marka-model aracı onu en çok isteyen ve ona en doğru değeri biçen kurumsal alıcının o araca ulaşmasını sağlayarak ekonomik verimlilik sunuyor. “Alıcılara fırsat eşitliği sunuyoruz” 2025 Aralık sonu itibarıyla 10.000'den fazla araç satışı gerçekleştirerek sektöre yeni bir soluk getiren OtoArena, alıcı ile satıcıyı en güvenli, şeffaf ve adil bir zeminde buluşturuyor. Alıcılar, açık artırma modeli sayesinde, aradığı aracın gerçek piyasa değerini bilerek güvenle teklif veriyor. Bu da pazarda hem alıcı güvenini inşa ediyor hem de kaliteli araç arzının sürdürülebilirliğini sağlıyor. OtoArena Kurucusu ve Genel Müdürü Pınar Özsoy, “OtoArena olarak ekspertizden ödeme garantisi ve evrak takibine kadar tüm operasyonel süreçleri tek bir merkezden yöneterek uçtan uca hizmet veriyoruz. Tecrübemizle geliştirdiğimiz açık artırma sistemimiz sayesinde, geleneksel listeleme yöntemlerinin aksine fiyat keşfini dinamik ve canlı bir etkileşimle gerçekleştiriyoruz. Haftanın 6 günü gerçekleştirdiğimiz canlı online açık artırmalarda araçlar sunucu eşliğinde tek tek canlı olarak sunuluyor ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen eş zamanlı katılım ve tekliflerle gerçek piyasa değerini buluyor. Tam şeffaflığa sahip OtoArena açık artırma modelimiz ve hızlı satış sunumumuzla; alıcıların zamanlarının büyük kısmını aldıkları araçların satışına ayırmalarını sağlıyoruz. Aracın gerçek piyasa değerine ulaşmasıyla tüm kurumsal alıcılara fırsat eşitliği sunduğumuzu özellikle belirtmek isterim.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu Haber

İkinci Elde Satılan Her Dört Otomobilden Biri SUV Oldu

Sıfır otomobil tarafında ise Ocak-Temmuz döneminde satışların yüzde 65,5’ini SUV’lar oluşturdu. Veriler, SUV’ların hem sıfır hem de ikinci el otomobil pazarında tüketici tercihlerindeki yerini güçlendirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, SUV’ların sıfır ve ikinci el otomotiv pazarındaki güçlenen konumunu değerlendirdi. VavaCars’ın analizine göre, pazar daralmasına rağmen SUV satışları ikinci elde artarken, sıfır otomobilde toplam pazardan daha sınırlı geriledi. Her iki pazarda da payını artıran SUV’lar, tüketici tercihlerindeki değişimin en belirgin göstergelerinden biri oldu. İkinci elde satılan her dört otomobilden biri SUV oldu 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde ikinci el araç satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre görülen yüzde 2,7’lik düşüşe rağmen SUV satışları yüzde 8,4 artarak ana gövde tipleri arasında büyüme gösteren tek kategori oldu. SUV’ların ikinci el otomobil pazarındaki payı yüzde 21,3’ten yüzde 24,5’e yükselirken sedan satışları yüzde 9,5, hatchback satışları ise yüzde 7,1 geriledi. Böylece geçen yıl yaklaşık her beş ikinci el otomobilden biri SUV iken bu yıl oran yaklaşık her dört otomobilden bire ulaştı. Sıfır araç satışlarında yaklaşık her üç araçtan ikisi SUV Ocak-Temmuz 2026 döneminde sıfır otomobil pazarı yüzde 12,1 daraldı. Buna rağmen SUV’ların pazar payı yüzde 62,6’dan yüzde 65,5’e yükseldi ve SUV’lar en çok tercih edilen gövde tipi oldu. SUV satışlarına segment bazlı bakıldığında ise yüzde 5 büyüyen B-SUV segmenti genel pazardan pozitif ayrıştı. Bunu ikinci sırada yüzde 20,3 payla sedan, yüzde 13,8 payla hatchback araçlar takip etti. İkinci el SUV pazarında Qashqai lider 2026 Ocak-Temmuz döneminde, 0-15 yaş aralığındaki ikinci el SUV’larda Nissan Qashqai yüzde 7,3’lük payla en çok satılan model oldu. Qashqai’yi Dacia Duster ve Peugeot 3008 izlerken, Volkswagen Tiguan dördüncü sırada yer aldı. Marka bazında bakıldığında ise Volkswagen ilk sırada yer alırken Peugeot ikinci, Nissan üçüncü oldu. SUV tercihi iki pazarda da güç kazanıyor VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, sonuçları şöyle değerlendirdi: “Gerek yeni gerekse ikinci el otomobil satış verileri, SUV’ların tüketici tercihlerindeki ağırlığının giderek arttığına işaret ediyor. Üreticilerin SUV segmentine giderek daha fazla ağırlık vermesi, güçlü tüketici talebinin pazarda karşılık bulduğunu ve SUV’ların payının önümüzdeki dönemlerde de artabileceğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sahibinden.com 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Verilerini Açıkladı Haber

sahibinden.com 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Verilerini Açıkladı

2025 yılında platform üzerinden gerçekleşen ikinci el alışverişler yaklaşık 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon tasarrufu sağladı. Bir önceki yılın 11,6 milyon tonluk seviyesini geride bırakan bu rekor seviye, ikinci el alışverişin Türkiye’de giderek yaygınlaştığını gösterdi. Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan sahibinden.com, 2025 yılı faaliyetleri kapsamında hem kurumsal operasyonel hedeflerindeki ilerlemeyi hem de kullanıcı ekosisteminin yarattığı çevresel faydayı açıkladı. İsveç Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün (IVL) bilimsel metodolojisi ve veri tabanları kullanılarak 24 ana kategori ve 209 alt kategori üzerinden gerçekleştirilen analizlere göre, platformda el değiştiren ikinci el ürünler yaklaşık 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Bilimsel hesaplamalarını IVL metodolojisine dayandıran şirket, kullanıcı tabanındaki bu dönüşümün yanı sıra kendi operasyonel emisyonlarını nötrleme kararlılığını da sürdürdü. Bir önceki yılın 11,6 milyon tonluk eşiğini aşan bu rakam, raporun yayımlandığı altı yılın en yüksek değeri olarak tarihe geçti. Ölçümlenen etki, bir hibrit aracın dünya etrafında 3,3 milyon tur atmasına ya da 75 milyon dizüstü bilgisayar üretiminin yarattığı karbon yüküne eşdeğer olarak hesaplandı. TASARRUFTA REKOR YIL Rapor karbon tasarrufunun yanı sıra hammadde koruma verilerini de ortaya koyuyor. 2025 yılında ikinci el ürünlerin yeniden kullanıma girmesiyle yaklaşık 207 bin ton plastik, 739 bin ton çelik ve 138 bin ton alüminyum korundu. 207 bin ton plastik 8,8 milyar plastik şişeye, 739 bin ton çelik 750 bin otomobile, 138 bin ton alüminyum ise 14,6 milyar içecek kutusuna karşılık geliyor. BİREYSEL KARARIN KOLEKTİF GÜCÜ Raporun bu yılki çıktılarını değerlendiren sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş, "Bu yıl ulaşılan 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri tasarruf, ikinci el ekonomisinin çevresel etkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Platformumuz üzerinden gerçekleşen milyonlarca işlem sayesinde ürünlerin kullanım ömrü uzarken, doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanıyor. Kullanıcılarımızın tercihleriyle büyüyen bu etki, ikinci el ekonomisinin sürdürülebilir gelecekte üstleneceği rolü her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Bu tablo, bireysel tercihlerle başlayan değişimin toplumsal ölçekte anlamlı bir dönüşüm yaratabildiğini gösteriyor" dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN YENİ KÜLTÜRÜ Döngüsel ekonominin toplumsal değerine vurgu yapan sahibinden.com İnsan ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Güntulu Peker ise şöyle konuştu: "2025 verileri, ikinci el alışverişin çevresel etkisinin yanı sıra toplumsal karşılığının da giderek güçlendiğini gösteriyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, ürünlerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması, sürdürülebilir yaşam kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Korunan her kaynak ve yeniden kullanıma kazandırılan her ürün, döngüsel ekonominin büyümesine katkı sağlıyor. İkinci el alışverişin giderek daha fazla kişi tarafından benimsenmesini, sürdürülebilir bir gelecek adına son derece değerli buluyoruz." SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORUNUN İZİNDE GRI standartlarına uygun şekilde hazırladığı Sürdürülebilirlik Raporu'nun üçüncüsünü yakın zamanda yayınlayan şirket, Türkiye'nin ilk karbon nötr e-ticaret platformu unvanını taşıyor.* sahibinden.com, 2030 yılına kadar toplam karbon emisyonunu yüzde 20 azaltma hedefini de bu raporda ortaya koyuyor. Şirket, 2024 yılında imza attığı Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi çerçevesinde, karbon ayak izinden döngüsel ekonomiye uzanan tüm çevresel performansını yıllık olarak kamuoyuyla paylaşıyor. IVL'DEN BAĞIMSIZ BİLİMSEL ONAY Bu yıl yayımlanan altıncı raporun bulgularını değerlendiren IVL Kıdemli Araştırmacısı Tomas Rydberg, "sahibinden.com'un 2025 yılındaki ikinci el ürün satışları, ikinci el ürünlerin güçlü bir alternatif olduğunu bir kez daha ortaya koyarken çevre üzerindeki olumlu etkilerinin de artmasına katkı sağlamaktadır" açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotiv Sektöründe Katma Değerli İş Birliği Haber

Otomotiv Sektöründe Katma Değerli İş Birliği

TEB Cetelem, müşteri odaklı hizmet anlayışı doğrultusunda otomotiv sektörüne değer katacak yeni bir iş birliğine imza attı. Servis Plan ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde TEB Cetelem, müşterilerine yalnızca taşıt finansmanı sunmakla kalmayacak, araç sahipliği sürecinin tamamını destekleyen kapsamlı hizmet paketlerini de erişilebilir hale getirecek. Böylece müşteriler, araçlarıyla ilgili ihtiyaç duyabilecekleri pek çok hizmete tek uygulama üzerinden kolayca ulaşabilecek. Araç sahipliğinin her aşamasında destek Servis Plan paketleri, sıfır kilometre ve ikinci el araç sahiplerine yönelik farklı çözümler içeriyor. Araç sahipleri, bakım ve onarım hizmetlerinden ekspertize, arıza ve hasar desteğinden acil yol yardımına kadar birçok hizmetten tek platform altında özel avantajlarla yararlanabilecek. Sıfır kilometre araçlar için hazırlanan TEB Cetelem’e özel servis plan ürünü, bakım ve lastik servislerinde avantajlar, 7/24 acil yol yardımı, “Kaza Yaptım” butonuna erişim, teknik destek, çekici hizmeti, ikame araç, cam tamiri, boyasız göçük düzeltme ve yaz-kış lastik değişimi gibi kapsamlı hizmetler sunuyor. İkinci el araçlar için oluşturulan paket ise bu hizmetlere ek olarak araç değerleme, ekspertiz, periyodik bakım ve arıza garantisi gibi ikinci el araç kullanıcılarının ihtiyaçlarına yönelik ek avantajlar içeriyor. Katma değerli hizmet anlayışı TEB Cetelem ve Servis Plan iş birliği ile müşterilerin yalnızca finansman süreçlerinde değil, araç kullanım sürecinin tamamında daha güvenli, konforlu ve avantajlı bir deneyim yaşamaları hedefleniyor. İş birliği aynı zamanda otomotiv finansmanı alanında katma değerli hizmet anlayışının güçlendirilmesine katkı sağlayarak müşteri memnuniyetini artırmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı Haber

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin 25 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan ve İtalyan lüks üreticileri birliği Altagamma iş birliğinde hazırlanan “Luxury Goods Worldwide Market Study” raporuna göre, küresel lüks sektörü 2026 yılının ikinci yarısına ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik gerilimler ve kültürel dönüşümlerin yarattığı çok katmanlı kriz ortamında giriyor. Bununla birlikte sektörün temel göstergeleri, kademeli bir istikrar sürecine işaret ediyor. Rapora göre küresel lüks harcamaları 2025 yılında 1,443 trilyon euroya ulaştı. 2026 yılında ise pazarın 1,440 ila 1,470 trilyon euro arasında bir büyüklüğe ulaşması ve sabit kur bazında yüzde 0 ila yüzde 2 arasında büyümesi bekleniyor. Araştırma, lüks sektörünü şekillendiren dört temel dönüşüm alanını ortaya koyuyor: sahiplik yerine deneyimlerin ön plana çıkması, büyümenin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi, tüketicilerin lükse yüklediği anlamın değişmesi ve yapay zekânın müşteri yolculuğunu yeniden şekillendirmesi. Raporun öne çıkan temel bulguları şöyle sıralanıyor: Kişisel lüks ürünler pazarındaki büyüme bölgeler arasında belirgin şekilde ayrışıyor. ABD merkezli markaların performansı ve genç tüketicilerin güçlü talebi sayesinde Amerika kıtası hızla büyürken, Avrupa ve Orta Doğu genel performansı aşağı çeken bölgeler olarak öne çıkıyor. Lüks sektöründeki performans farklılıkları devam etse de, markalar arasındaki uçurum geçen yıla göre daralıyor. Lüks oyuncuların yaklaşık yüzde 60’ı geçen yılın aynı dönemine göre daha iyi performans gösteriyor. Bu durum, sektörün zorlu bir dönemin ardından yeniden denge bulmaya başladığına işaret ediyor. Tüketici davranışları da pazar kadar hızlı değişiyor. Lüks tüketicilerin yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el pazarını araştırıyor. Aynı şekilde tüketicilerin yarısı satın alma yolculuğunda yapay zekâdan yararlanıyor ve bu kullanıcıların büyük bölümü gelecekte de yapay zekâyı kullanmaya devam etmeyi planlıyor. Spor sponsorluğu, lüks markaların marka inşasında giderek daha önemli bir araç haline geliyor. Son 12 ay içinde spor organizasyonlarına sponsorluk yapan markalar, bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlasını temsil ediyor. Küresel Lüks Sektörü Yeni Bir Döneme Giriyor Bain & Company Moda ve Lüks Ürünler Global Lideri ve araştırmanın baş yazarı Claudia D’Arpizio, “Lüks pazarı istikrar kazanıyor ancak bu eski büyüme ritmine dönüş anlamına gelmiyor, yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Tüketiciler lüksten uzaklaşmıyor; lüksle kurdukları ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Bu yeni ilişki ürünlerden çok anlam üzerine kurulu. Başarılı olacak markalar, hem tüketiciler hem de yapay zekâ destekli ekosistemler nezdinde sürekli olarak kendilerini yeniden anlamlı ve güncel kılabilen markalar olacak” değerlendirmesinde bulundu. Makroekonomik Türbülans Devam Ediyor 2026 yılının ilk yarısı önemli ekonomik ve jeopolitik gelişmelere sahne oldu. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar petrol fiyatlarını yükseltirken, ABD’de enflasyon Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tüketici güveni ise tarihî düşük seviyelere geriledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Haziran ayında 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırdı. Küresel ekonomik büyümenin 2026 yılında 2025’e göre daha düşük gerçekleşmesi bekleniyor. Lüks şirketlerinin hisseleri yılın başında yaklaşık yüzde 8 değer kaybederken, Avrupa’ya yönelik uluslararası turizm trafiği Şubat ayında yıllık bazda yüzde 20 geriledi ve ardından kısmi bir toparlanma gösterdi. Deneyimler Güçleniyor, Ürünler Yeniden Konumlanıyor 2026 yılında tüketicilerin deneyimlere yönelik ilgisi, fiziksel ürünlere kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha hızlı büyüyor. Bu eğilim, sahip olmaktan çok deneyim yaşamaya yönelik kalıcı kültürel dönüşümü yansıtıyor. Lüks otelcilik, özel jetler, yatlar ve kruvaziyer seyahatleri güçlü talep, yüksek rezervasyon seviyeleri ve yeni müşteri kazanımları sayesinde dayanıklılığını koruyor. Fine dining ve gurme gıda kategorileri ise “daha az ama daha iyi” anlayışından faydalanıyor. Güzel sanatlar pazarı yatırımcıların portföylerini yeniden dengelemesiyle büyüme patikasına geri dönüyor. Buna karşılık lüks varlıklar kategorisi görece daha zayıf seyrediyor. Bu kategoride lüks otomobiller, elektrikli araç dönüşümünün etkisiyle baskı altında kalmayı sürdürüyor. Şarap ve alkollü içki kategorilerinde tüketim sıklığının azalması ve alkolsüz alternatiflere yönelim nedeniyle yavaşlama yaşanıyor. Tasarım ve mobilya kategorileri ise pandemi sonrası biriken talebin azalması ve emlak piyasalarındaki durgunluk nedeniyle ivme kaybediyor. Kişisel Lüks Ürünlerde Kademeli Toparlanma Bekleniyor Kişisel lüks ürünler pazarı 2025 yılında 358 milyar euro seviyesine gerilerken, 2026 yılında yeniden büyüme patikasına girmesi bekleniyor. Bain’in temel senaryosuna göre pazarın yüzde 2 ila yüzde 4 arasında büyüyerek 365-373 milyar euro büyüklüğüne ulaşması öngörülüyor. Yüzde 70 olasılık verilen bu senaryo; Orta Doğu’daki istikrarın sürmesi, yerel tüketimin güçlü kalması ve Çin pazarındaki toparlanmanın devam etmesi varsayımlarına dayanıyor. Daha iyimser senaryoda (yüzde 20 olasılık) büyümenin yüzde 4 ila yüzde 6’ya çıkması mümkün görülürken, bu durum jeopolitik gerilimlerin azalmasına, ABD pazarındaki ivmenin güçlenmesine ve Çin’in daha hızlı toparlanmasına bağlı bulunuyor. Daha olumsuz senaryoda (yüzde 10 olasılık) ise büyümenin yüzde 0 ila yüzde 2 seviyesinde kalabileceği belirtiliyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde (geçen yılın aynı dönemine göre cari kurla yüzde 3 ila yüzde 5 daralma) zayıf bir performans görülse de makroekonomik ve jeopolitik baskıların hafiflemesiyle ikinci çeyrekte koşulların kademeli olarak iyileşmesi bekleniyor. Lüks oyuncularının yaklaşık yüzde 60'ı şimdiden 2025'in ilk çeyreğindeki performansını geride bırakmış durumda. Ayrıca, 2025 yılına damgasını vuran geniş performans farkı da geçen yılın öne çıkan markalarının ivme kaybetmesi ve geride kalan oyuncuların toparlanmasıyla daralmaya başlıyor. Coğrafyalarda Üç Farklı Hız Bölgesel görünüm, Amerika kıtasının güçlü büyüme performansına karşın Avrupa ve Orta Doğu'nun genel büyümeyi aşağı çekmesiyle lüks pazarında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. ABD’de hazır giyim, mücevher ve daha sınırlı ölçüde güzellik kategorilerinde harcamalar artış gösteriyor. ABD merkezli lüks markalar, dolar kurundaki dalgalanmaların etkisi hariç tutulduğunda, 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10-15 büyüme kaydetti. 35 yaş altındaki tüketiciler büyümenin başlıca itici gücü olurken, lüks harcamaları 35 yaş ve üzerindeki tüketicilere kıyasla yaklaşık 4 yüzde puan daha hızlı artıyor. Üst orta gelir grubundaki haneler ise lüks harcamalarını yüksek gelir grubuna kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı artırıyor. Bu durum, pazarın tüketici tabanını genişletmeyi başardığına işaret ediyor. Çin’de toparlanma devam ediyor. Çevrim içi lüks satışlar ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 25-35 arttı. Tüketiciler, deri ürünlere kıyasla hazır giyim kategorisine yaklaşık iki kat daha fazla yönelirken, statü odaklı satın alımlardan uzaklaşıp aidiyet duygusunu ve kendini ifade etmeyi öne çıkaran tercihlere yöneliyor. Japonya ise özellikle Çinli turist sayısındaki azalma nedeniyle turizm trafiğinde yaşanan yavaşlamanın etkisiyle ivme kaybediyor. Avrupa, sektörün en zayıf halkası olarak öne çıkıyor. Şubat ayında uluslararası turist harcamaları yaklaşık yüzde 20 gerilerken, Orta Doğulu ziyaretçi sayısındaki düşüş dikkat çekti. Körfez bölgesi tüketici tabanı yılın ilk aylarında yüzde 15-25 arasında küçüldü. Bununla birlikte Mayıs ayındaki vergi iadesi verileri, Amerikalı, Çinli ve Orta Doğulu turistlerin harcamalarında yeniden artış yaşandığını gösteriyor. Bu durum Avrupa ve Körfez bölgesinde toparlanmanın başlayabileceğine işaret ediyor. Kategoriler ve Satış Kanalları Yeniden Şekilleniyor Mücevher kategorisi büyümenin lideri konumunda bulunurken, hazır giyim, gözlük ve parfüm kategorileri de güçlü performans sergiliyor. Kozmetik kategorisi geride kalırken, deri ürünler ve ayakkabılarda baskı sürse de toparlanma sinyalleri görülüyor. Saat kategorisinde ise koleksiyoncular artık popülerlikten çok işçilik kalitesi ve nadirliğe odaklanıyor. Bu eğilim ikinci el pazarını da destekliyor. Özellikle vintage çantalara yönelik çevrim içi aramalar son bir yılda iki katın üzerinde arttı. Bugün lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el seçenekleri değerlendiriyor. Satış kanalları genel olarak yatay bir seyir izlese de, kendi içinde önemli değişimler yaşanıyor. Tek markalı mağazalar deneyim odaklı yapısını korurken satış hacmi baskı altında kalıyor. Seyahat perakendesi toparlanmasını sürdürse de, özellikle Körfez bölgesinde dalgalı bir görünüm sergiliyor. Çok markalı perakendeciler, markaların geri çekilmesi ile tüketici talebi arasında denge kurmaya çalışırken, markaların doğrudan çevrim içi satış kanalları ise doğrudan tüketiciye yönelik dağıtım üzerindeki kontrollerini artırmalarıyla istikrar kazanıyor. Yapay Zekâ Lüks Tüketici Yolculuğunu Dönüştürüyor Yapay zekâ, tüketicilerin lüks markaları keşfetme, karşılaştırma ve satın alma kararlarını doğrulama süreçlerinde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Araştırmaya göre lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı alışveriş yolculuklarında yapay zekâ kullanıyor ve neredeyse tamamı bunu sürdürmeyi planlıyor. Tüketicilerin dörtte biri marka ve ürün keşfi için yapay zekâdan yararlanırken, üçte ikisi ürün karşılaştırmalarında yapay zekâyı kullanıyor. Bain’e göre yapay zekâ çağında görünürlük ve alaka düzeyini sağlayamayan markalar, tüketicilerin karar süreçlerinden dışlanma riskiyle karşı karşıya kalacak. Spor Sponsorluğu Yeni Bir Marka İnşa Alanına Dönüşüyor Bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlası, son 12 ay içinde en az bir spor organizasyonuna sponsorluk yapmış markalardan oluşuyor. Spor sponsorlukları henüz doğrudan satış artışından çok, kültürel görünürlük, marka itibarı ve tüketici nezdinde anlam yaratma amacıyla kullanılıyor. Deneyim Odaklı Lüks: Yeni Formatlarla Lüks Yeniden Tanımlanıyor Deneyim odaklı lüks anlayışı, duygusal ve amaç odaklı deneyimlere yöneliyor. Yemek, eğlence ve seyahat kategorilerindeki sürükleyici deneyim rezervasyonları geçen yıla göre yüzde 30 arttı. Geleneksel turizm destinasyonlarının dışındaki seyahatlere ilgi yüzde 20 yükselirken, çok kuşaklı seyahatler de dikkat çekiyor. Z kuşağının yaklaşık yarısı marka tercihlerinin aileleri tarafından şekillendiğini belirtiyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Bain & Company EMEA Moda ve Lüks Ürünler Lideri Federica Levato, “Lükse yönelik iştah güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak tüketicilerin hayal kırıklığı yaratan ürün ve deneyimlere tahammülü giderek azalıyor. Lüks tüketimden uzaklaşan müşterilerin yüzde 70’inden fazlası geri dönmeyi planlıyor ancak aynı markalara dönmeleri gerekmiyor. Kritik soru, markaların tüketicilerin geri döndüğü anda tercih edilecek kadar güçlü bir anlam ve yapay zekâ çağında yeterli görünürlük oluşturup oluşturamadıklarıdır” dedi. Kazanan Markalar Anlam Yaratanlar Olacak Bain’in analizine göre lüksün tüketiciler açısından anlamı değişiyor. Toplumsal statü ve başkalarının onayı yerine, bireysel tatmin ve kendini gerçekleştirme ön plana çıkıyor. Lüks artık insanların neye sahip olduğunu değil, nasıl yaşadığını tanımlayan bir kavrama dönüşüyor. Elitizmden başlayıp aspirasyon ve kendini ifade etme aşamalarından geçen lüks anlayışı, bugün “iyi yaşamak” kavramı etrafında yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Bain, markalar için üç temel öncelik tanımlıyor: Uzun yaşam, doğayla bütünleşme ve keşif odaklı sürükleyici deneyimler sunmak, Farklı topluluklar için kültürel açıdan anlamlı ve ilgili kalmak, Yapay zekâ destekli yaratıcılık ve kişiselleştirme araçlarıyla müşterilerin marka hikâyesinin ortak yazarı olmasını sağlamak. Sonuç olarak, lüks sektörünün geleceği artık yalnızca ürünlerle değil; anlam, deneyim, kültürel bağ ve yapay zekâ çağındaki görünürlükle şekillenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Araç Satışında Yapay Zeka Dönemi Başladı Haber

İkinci El Araç Satışında Yapay Zeka Dönemi Başladı

Dijitalleşmenin hız kazandığı ikinci el otomotiv sektöründe yapay zeka destekli teknolojiler ise fiyatlandırma süreçlerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Türkiye'de ikinci el araç satış süreçlerini teknolojiyle dönüştürmeyi hedefleyen Otoboom, geliştirdiği altyapı sayesinde araçların piyasa değerinin belirlenmesi sürecini, geniş veritabanlarından elde edilen verileri yapay zekâ desteğiyle analiz ederek destekliyor. Sistem; marka, model, kilometre, yaş, donanım özellikleri, bölgesel talep, ilan trendleri ve piyasa hareketleri gibi birçok değişkeni değerlendirerek araç sahiplerine daha gerçekçi ön fiyat önerileri sunuyor. Hızlı, Şeffaf ve Güvenilir Satış Deneyimi İkinci el araç satışında en büyük sorunlardan biri olan fiyat belirsizliğini azaltmayı amaçlayan Otoboom, araç sahiplerinin satış süreçlerini daha hızlı ve kolay şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Kullanıcılar platform üzerinden araç bilgilerini paylaşarak ön değerlendirme alabiliyorlar. Uzman ekip tarafından gerçekleştirilen kontrollerin ardından ise kendilerine araçları için fiyat teklifi sunuluyor. Araç sahiplerinin ilan yönetimi, alıcı görüşmeleri ve satış operasyonlarıyla vakit kaybetmeden araçlarını değerlendirebildiği sistem, ikinci el araç satışında şeffaf ve güvenilir bir deneyim sunuyor. Verinin Gücü Otomotiv Sektörünü Dönüştürüyor Küresel ölçekte otomotiv sektöründe yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri temelli karar alma süreçleri de önem kazanıyor. Özellikle ikinci el araç pazarında doğru fiyatlandırma, satış hızını ve müşteri memnuniyetini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Otoboom Ticari Operasyonlar Direktörü Murat Karademir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “İkinci el araç satışında en kritik noktalardan biri doğru fiyatlandırma. Geleneksel yöntemlerde kişisel yorumlar ve sınırlı piyasa bilgileri etkili olurken, bugün teknolojinin sunduğu imkanlarla çok daha kapsamlı analizler yapmak mümkün hale geldi. Otoboom olarak yapay zeka destekli metodolojimiz ve geniş veri kaynakları ile çalışan altyapımız sayesinde piyasa dinamiklerini anlık olarak değerlendiriyor, araç sahiplerine veriye dayalı fiyatlama desteğiyle daha verimli bir satış süreci sunuyoruz. Amacımız ikinci el araç satışını daha hızlı, şeffaf ve herkes için daha güvenilir hale getirmek.” Teknoloji Destekli İkinci El Araç Ekosistemi İstanbul ve Ankara'da faaliyetlerine başlayan Otoboom, ikinci el araç satış süreçlerini dijitalleştiren teknolojik altyapısıyla kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hedefliyor. Yapay zeka destekli değerleme sistemleri, uzman inceleme süreçleri ve operasyonel destek hizmetleriyle araç sahiplerinin satış süreçlerini kolaylaştıran platform, ikinci el otomotiv sektöründe güven odaklı yeni bir yaklaşım sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Tatili Yolculuklarında Şarj Planı Öne Çıktı Haber

Yaz Tatili Yolculuklarında Şarj Planı Öne Çıktı

TÜİK verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobiller arasında hibrit ve elektrikli araçların toplam payı yüzde 50,6’ya ulaştı. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, elektrikli araçlarda rota ve şarj planlamasının önemini koruduğunu, hibrit araçların ise kullanım esnekliğiyle tüketici tercihlerinde güçlü bir alternatif olarak öne çıktığını belirtiyor. Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, yaz döneminde artan şehirler arası seyahat planlarıyla birlikte elektrikli ve hibrit araçlara yönelik değişen beklentileri değerlendirdi. TÜİK verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan elektrikli otomobiller geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,8 artarak 70.554 adede, hibrit otomobiller ise yüzde 0,8 artarak 123.159 adede ulaştı. Aynı dönemde benzinli otomobiller yüzde 24,5 gerileyerek 155.526 adede, dizel otomobiller ise yüzde 28,7 gerileyerek 29.753 adede indi. Bu tablo, araç tercihlerinde elektrikli ve hibrit modellere yönelik ilginin artmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Elektrikli araç sayısı artıyor, şarj ağı genişliyor EPDK’nın Nisan 2026 Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri’ne göre, Türkiye’de toplam elektrikli araç sayısı Nisan 2026 itibarıyla 427.486’ya ulaştı. Elektrikli araç sayısındaki artışa paralel olarak ticari faaliyet yürüten toplam şarj soketi sayısı da 43.009 oldu. Bu soketlerin 24.468’i AC, 18.541’i ise DC hızlı şarj noktalarından oluştu. Şarj soketi sayısındaki bu artış, elektrikli araç kullanımını destekleyen altyapının büyümeye devam ettiğini gösteriyor. Özellikle DC hızlı şarj noktalarının artışı, şehirler arası yolculuklarda şarj süresi ve rota planlaması açısından daha fazla önem kazanıyor. Uzun yol planlarında hızlı şarj noktaları önem kazanıyor Elektrikli araç kullanıcıları için uzun yol deneyiminde yalnızca menzil değil, rota üzerindeki hızlı şarj noktalarının erişilebilirliği de belirleyici hale geliyor. Sürüş süresi, şarj molaları ve bekleme süreleri birlikte ele alındığında, DC hızlı şarj noktalarının konumu yolculuk planlamasında belirleyici unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yaz aylarında şehirler arası seyahat planı yapan kullanıcıların, yola çıkmadan önce rota üzerindeki şarj noktalarını ve hızlı şarj imkânlarını kontrol etmesi önem taşıyor. EPDK verilerine göre DC şarj noktası sayısı Nisan 2025’te 12.265 iken Nisan 2026’da 18.541’e ulaştı. DC hızlı şarj noktalarındaki bu artış, elektrikli araçların şehir içi kullanımın yanı sıra uzun yol planlarında da günden güne daha fazla tercih edilebilir bir alternatif haline gelmesini destekleyen önemli göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Daha yüksek güç kapasitesine sahip ultra hızlı şarj noktalarının yaygınlaşmaya başlaması ise daha kısa sürede şarj imkânı sunarak elektrikli araçların uzun yolculuklarda daha pratik ve planlanabilir şekilde kullanılmasına katkı sağlıyor. Şarj kullanımı büyük şehirlerde yoğunlaşıyor EPDK’nın Nisan 2026 verileri, şarj istasyonlarındaki elektrik tüketiminin büyük şehirlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Nisan ayında şarj istasyonlarındaki elektrik tüketiminde İstanbul yüzde 31,87 payla ilk sırada yer aldı. İstanbul’u yüzde 15,26 ile Ankara, yüzde 5,85 ile İzmir, yüzde 4,99 ile Bursa ve yüzde 3,59 ile Antalya takip etti. Bu veriler, elektrikli araç kullanımının büyük şehirlerde ve yoğun seyahat hareketliliğine sahip bölgelerde daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. “Tüketici tercihlerinde elektrikli ve hibrit araçlar güçleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, şunları söyledi: “Elektrikli ve hibrit araçlara yönelik ilgi artık yalnızca şehir içi kullanım veya yakıt ekonomisiyle sınırlı değil. TÜİK verilerine göre, hibrit ve elektrikli otomobillerin trafiğe kaydı yapılan otomobiller içindeki toplam payının yüzde 50’nin üzerine çıkması, tüketici tercihlerindeki dönüşümün giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Elektrikli araçlarda rota ve şarj planlaması önemini korurken, hibrit araçlar da kullanım esnekliğiyle güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigortayeri ile Borusan Next Stratejik İş Birliği Gerçekleştirdi Haber

Sigortayeri ile Borusan Next Stratejik İş Birliği Gerçekleştirdi

Türkiye’nin en büyük finansal teknoloji ekosistemlerinden Aktif Bank ailesinin bir parçası olan Sigortayeri.com, bu iş birliğiyle Borusan Next kullanıcılarının araç satın alma sürecinde sigorta işlemlerine hız ve kolaylık kazandırıyor. Kullanıcılar, farklı sigorta şirketlerinden gelen teklifleri aynı ekran üzerinden karşılaştırarak zamandan tasarruf ederken, tüm süreci Sigortayeri’nin güvenli ve hızlı altyapısı üzerinden tamamlayabilecek. Kullanıcı deneyimini merkeze alan bu entegrasyon sayesinde, araç alım sürecinin en kritik adımlarından biri olan sigorta poliçesi, artık karar anında zahmetsiz bir şekilde oluşturulabilecek. Ali Gülcan: “Kullanıcıların hayatını kolaylaştıran yeni nesil çözümler sunuyoruz” Sigortayeri Genel Müdürü Ali Gülcan, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Borusan Next ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, araç alım sürecini baştan sona kullanıcı dostu kılma vizyonumuzun önemli bir adımı. Kullanıcıların trafik ve kasko sigortası işlemlerini pratik, kolay ve anlaşılır bir yapıya taşıyoruz. Yerinde ve anında sunulan sigorta teklifleri, kullanıcıların ihtiyaç duydukları poliçeye tek ekrandan hızlıca ulaşmalarına olanak tanıyor. ‘Herkesin Sigortayeri’ olma vizyonumuz doğrultusunda yeni hizmetlerle kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz.” Borusan Otomotiv Kullanılmış Oto Platformu Genel Müdürü İlker Baydar, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Borusan Next olarak, ikinci el araç alım sürecini yalnızca güvenli değil; aynı zamanda zahmetsiz ve bütüncül bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Sigortayeri ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde kullanıcılarımız, araç satın alma anında trafik ve kasko sigortası tekliflerine hızlı ve kolay bir şekilde ulaşarak karar süreçlerini tek platform üzerinden tamamlayabilecek. İş ortaklıklarımızı, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran ve deneyimi uçtan uca iyileştiren çözümler üretmek amacıyla kurguluyoruz. Amacımız, müşterilerimize sadece bir araç değil; güvenli, hızlı ve entegre bir mobilite deneyimi sunmak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.