Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ikinci El

Kapsül Haber Ajansı - Ikinci El haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ikinci El haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti Haber

Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi Yoğun Katılımla Gerçekleşti

E-ticaret sektörünün gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçlerin, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının geniş bir perspektifle ele alındığı zirvede, yapay zekânın sağladığı verimlilik artışıyla birlikte şeffaflık ve esneklik vurgusu öne çıktı. T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK/Lojistik İş Konseyi ve DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) destekleriyle düzenlenen ‘Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’, Grand Cevahir Hotel Convention Center'da gerçekleşti. Zirvenin en dikkat çeken oturumlarından biri olan “E-Ticaretin Geleceği ve Fırsatlar”, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarının üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. PTTAVM CEO’su & ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun, Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun yer aldı. n11 CEO’su Nihal Dindar Akın: “Esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” E-ticarette tüketicilerin kargo şirketlerinden beklentileri ve pazar yeri satıcılarının lojistik satıcılardan beklentileri ile ilgili konuşan n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, hızın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “Herkesin aklındaki ilk cevap hız. Ancak hız tek başına belirleyici değil; esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” dedi. Deloitte’un yaptığı araştırmanın sonuçlarına ilişkin verileri paylaşan Akın, “Tüketicilerin yüzde 70’inden fazlası teslimat zamanını kendisi seçmek istiyor. Yüzde 60’tan fazlası ise kargosunu anlık olarak takip ediyor” ifadelerini kullandı. Akın ayrıca, “2026 yılında bizim hâlâ lojistiğe dair en çok aldığımız soru ‘Kargom nerede?’ Burada kullanıcıların beklentilerini doyurmak ve tatmin etmenin lojistik sağlayıcılar için çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Satıcı tarafındaki önceliklere de değinen Akın, “Satıcıların en kritik beklentisi maliyet. Yüzde 50’den fazlası kargo maliyetlerini büyümenin önünde engel olarak görüyor” ifadelerini kullandı. Sorunsuz teslimat ve kampanya dönemlerindeki operasyonel başarıya da dikkat çeken Akın, bu süreçlerde lojistik performansının memnuniyeti doğrudan etkilediğini belirtti. Yapay zekânın sektördeki rolüne de değinen Akın, “Kullanıcıların beklediği hız, şeffaflık ve esnekliği sağlamak için yapay zekâ artık bir tercih değil, zorunluluk. Maliyet avantajı sağlamaktan operasyonları optimize etmeye kadar birçok alanda yapay zekâdan faydalanıyoruz” dedi. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan: “Yapay zekâ, tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdi” Yapay zekanın günümüzde global operasyonlarda oynadığı rolü vurgulayan Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, şu ifadeleri kullandı: "Trendyol olarak, 36 ülkede 10'un üzerinde farklı dildeki operasyonlarımızda yapay zekayı uçtan uca kullanıyoruz. Yapay zekanın yeni dalgası agentic iş akışları da satıcılarımızın tüm sorularını anında yanıtlıyor ve hangi ürüne nasıl bir kampanya yapılabileceğini tavsiye ediyor. KOBİ'lerimiz de bu kampanya tavsiyelerini hızlı bir şekilde uygulayabiliyor. Yapay zekanın tüm e-ticaret ekosistemine çok önemli bir verim artışı fırsatı getirdiğini görüyoruz, bunu çok iyi değerlendirmeliyiz." Yepy Genel Müdürü Hakan Orhun: “Yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz” Zirve'de konuşan Yepy ve İkinci El Alışverişten Sorumlu Genel Müdür Hakan Orhun, Türkiye'de ikinci el pazarının, ekonomik ve çevresel farkındalığın birleşmesiyle yerleşik bir tüketici davranışı haline geldiğinin altını çizerek; "KONDA ile hazırladığımız araştırma, her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını ortaya koyuyor ve bu tablo zorunlu bir düzenlemenin değil, milyonlarca bireysel tercihin ürünü. Yepy markamızla teknoloji ürünlerinin kullanım ömrünü uzatarak hem ülke ekonomisine hem de bireylerin satın alma gücüne katkı sağlıyoruz. Bu alanda yıllık yaklaşık 5 milyon cep telefonunun yenilenme potansiyeli olduğunu görüyoruz." dedi. Tüm sektörlerin gündeminde yer alan yapay zekâ üzerine 2018'den bu yana çalıştıklarını belirten Orhun, "Özellikle ikinci el ürünlerin lojistik süreçlerinde sağlanan verimlilik ve hizmet kalitesindeki artış, kullanıcı memnuniyetine doğrudan yansıyor. Bu gelişim, kullanıcıların ikinci el ve yenilenmiş ürünlere yönelimini daha da güçlendirecektir" açıklamasını yaptı. Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver: “Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz” Yemeksepeti olarak 25’inci yıllarını kutladıkları söyleyen Çalapöver, “Kendimizi sektörün sadece kurucusu değil, öncüsü ve lideri olarak görüyoruz. Bizim işimiz 'hızlı ticaret' (Quick-Commerce). Talebin oluştuğu andan itibaren fiziksel ürünlerin A noktasından B noktasına hızlı bir şekilde iletilmesi, yani ihtiyaç oluştuğu an dakikalar içinde orada olmanız büyük önem taşıyor. Hızlı ticarette teslimat süreleri ve bu sürenin öngörülebilirliği çok kritik. Zaman içinde gördük ki öngörülebilirlik, müşteri memnuniyetinin tam merkezinde yer alıyor” dedi. Bir işte teslimat kısmının önemine değinen Çalapöver, “işin teslimat kısmını uçtan uca kontrol edemezsek büyümeye devam etmemiz mümkün değil. Çünkü lojistiği başkasına bıraktığınızda hızı ve kaliteyi garanti edemiyorsunuz. İşte kendi lojistik ağımız olan Yemeksepeti Express'i kurmamızın, kendi teslimat işimizi yapmaya ve müşteri deneyimini yönetmeye başlamamızın sebebi buydu. Bunun sonucunda müşteri memnuniyeti gözle görülür şekilde arttı ve operasyonlarımızda öngörülebilir bir yapı ortaya çıktı. Müşterilerimize siparişlerinin 20 dakika sonra evlerinde olacağını taahhüt ettiğimizde, bu sözün gerçekleşmesi operasyonlarımızın en önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün operasyonumuzun kalbinde yapay zekâ var. Lojistik ve teslimat tarafında milyonlarca verinin saniyeler içinde işlenmesi ve değerlendirilmesi hayati önem taşıyor. Bir Delivery Hero iştiraki olarak, özellikle son dönemde teslimat süreçlerimizde yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanıyoruz. Bir kuryenin restorana varması için gereken o kritik 7-8 dakikayı; milyonlarca veriyi işleyerek, trafiği ve hava durumunu hesaplayarak optimize ediyoruz. Olası bir aksamayı daha yaşanmadan yapay zekâ ile öngörüp önlem alıyoruz. Bu teknoloji olmasa, günde yüz binlerce siparişi bu hızda, bu kusursuzlukta yönetmemiz hayal olurdu. Bugün 100 binden fazla üye iş yerimiz ve 45 binden fazla kurye iş ortağımız bulunuyor. Kurduğumuz bu ekosistem gerçekten çok büyük; ancak önümüzde gideceğimiz daha çok yol var. Yapay zekâyı süreçlerimize daha fazla entegre ettikçe, bunun büyümemize olan etkisinin çok daha güçlü olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun: Hedefimiz, müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmak” Kutacun, panelde yaptığı konuşmada e-ticareti yalnızca ürün alım-satım süreci olarak görmediklerini belirterek, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunan bütüncül bir deneyim tasarladıklarını ifade etti. Pazarama’nın; finansal hizmetlerden seyahate, sigortadan günlük ihtiyaçlara uzanan çoklu servis yapısıyla konumlandığını vurgulayan Kutacun, bu yaklaşımın markayı klasik pazaryeri anlayışının ötesine taşıdığını söyledi. Büyümeyi yalnızca işlem hacmiyle değil, sunulan değeri genişleterek sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Kutacun, yapay zekâyı bu dönüşümün merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi. Yeni nesil “agentic commerce” yaklaşımına da değinen Kutacun, “Hedefimiz, yapay zekânın yalnızca öneri sunan değil, kullanıcı adına aksiyon alabilen bir yapıya evrildiği yeni nesil ‘agentic commerce’ dünyasında, Pazarama’yı hayatı kolaylaştıran dijital bir temsilciye dönüştürmek. Müşterilerimize daha kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunmaktır.” dedi. E-ticaretin omurgası lojistik: Stratejik yaklaşımlar sahnede UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel’in moderatörlüğünde gerçekleşen “E-ticarette Lojistiğin Önemi ve Geleceği” oturumunda Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, DHL Express Türkiye CEO’su Volkan Demiroğlu, HepsiJET CEO’su Atilla Alver, Widect CEO’su Enes Yılmaz, Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, Arvato Türkiye & BAE Genel Müdürü Umur Özkal e-ticaretin lokomotifi olan lojistiğe dair stratejik yaklaşımları ve sektörün gelişiminde kritik rol oynayan ana trendleri çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi. Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık: “Lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz” Panelde yaptığı konuşmada e-ticaretin geldiği noktada rekabetin yalnızca ürün ve fiyatla değil, sunulan deneyimin kalitesiyle de şekillendiğini söyleyen Özkocacık, “Tüketici artık siparişin ne kadar hızlı, sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir şekilde ulaştığına odaklanıyor. Bu yeni dönemde lojistik, operasyonel bir destek fonksiyonunun ötesine geçerek doğrudan müşteri deneyimini belirleyen stratejik bir alan haline geliyor. Horoz Lojistik olarak biz de bu dönüşümü; depolamadan sipariş yönetimine, entegrasyondan iade süreçlerine kadar tüm aşamaları kapsayan uçtan uca “e-ticaret enabler” modelimizle destekliyoruz. Veri odaklı altyapımız ve entegre operasyon kabiliyetimiz sayesinde markaların daha hızlı, daha esnek ve sürdürülebilir büyüme elde etmesine katkı sağlarken, lojistiği markalar için rekabet avantajı yaratan bir değer alanına dönüştürüyoruz. Bu kapsamda, E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi gibi sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren platformların; dönüşümün ortak akılla şekillenmesi ve yeni iş birliklerinin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu: “Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyoruz” E-ticaretin yükselişiyle birlikte lojistik sektörünün kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini vurgulayan DHL Express Türkiye CEO'su Volkan Demiroğlu, “Türkiye’de e-ticaretin büyümesi, lojistik sektörünü yalnızca operasyonel anlamda değil, stratejik ve teknolojik açıdan da yeniden şekillendiriyor. Biz DHL Express olarak, 220’den fazla ülke ve bölgeyi kapsayan global ağımızdan aldığımız güçle bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Müşterilerimizin hız ve esneklik beklentilerine yanıt verebilmek için operasyonlarımızı ve hizmet ağımızı sürekli geliştiriyoruz. DHL Group bünyesindeki tüm şirketlerle entegre çalışarak güçlü bir sinerji yaratıyor; dijital çözümlerimiz ve yapay zekâ destekli operasyonlarımızla müşterilerimize hızlı, esnek ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunuyoruz. Türkiye’nin sınır ötesi ticaretteki potansiyeline inanıyor, özellikle KOBİ’lerimizin global pazarlara erişimini kolaylaştırarak ülkemizin ticaret hacmine değer katmayı sürdürüyoruz” dedi. HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver: “Teknoloji odaklı çözümlerimiz bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak” E-ticaret lojistiğinde yapay zekanın yarattığı etkiye değinen HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, “Yapay zekanın e-ticaret lojistiğinde yarattığı dönüşüm artık bugünün gerçeği. HepsiJET olarak çok araçlı rota optimizasyonundan süreç otomasyonuna kadar yapay zekayı merkeze alan yenilikçi yaklaşımımızla bu dönüşümüne kendi alanımızda öncülük ediyoruz. Sektörde bizlerin ve diğer markalarımızın teknoloji odaklı çözümleri bugünden öte yarının lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak. Özellikle COVID’in de etkisiyle müşteri davranışları çok ciddi anlamda değişti ve e-ticaretin toplam ticaret içerisindeki oranı her geçen gün arttı. Bundan 5-10 sene önceki e-ticaret müşterisinin beklentisiyle bugünkü beklenti arasında gerçekten inanılmaz farklar var. Biz de bu beklentileri karşılayarak aslında sektörün büyümesine e-ticaretin büyümesine destek olmaya çalışıyoruz. Müşterinin fiziki olarak ürünü elde etmesiyle alakalı kısım oldukça önemli ve kıymetli bir kısım. Kargom nerede kısmı gerçekten çok kritik. Oradaki memnuniyet ya da memnuniyetsizlik aslında son tüketicinin e-ticarette kalıp kalmayacağını, frekansının ne seviyede olup olmayacağını belirleyen bir konu. Dolayısıyla müşteri için buna çok kafa yoruyoruz, anlamaya çalışıyoruz. Sektörün paydaşlarını bir araya getiren bu değerli zirvede, Türkiye'nin e-ticaret ekosistemini ve lojistik altyapısını küresel standartların ötesine taşımak için kritik bir ortak akıl platformu sunuyor. Etkinliğin hayata geçmesinde katkıda bulunanlara teşekkür ediyoruz” dedi. WIDECT CEO’su Enes Yılmaz: “Büyümenin devam edeceğini görüyoruz” Panelde lojistik ve uçuş maaliyetleri hakkında konuşan WIDECT CEO’su Enes Yılmaz, “Pandemiyle beraber aslında yurt içi e-ticaret çok arttı. Pandemi döneminde domestic bütün dünyadaki ülkeler kendi içindeki e-ticareti arttı, insanlar e-ticarete daha alışkın hale geldiler, e-ticareti hayatlarının her anına dahil ettiler. Ancak bu dönemde uçuş maliyetleri, lojistik maliyetlerin yüksekliği sebebiyle aynı artışı uluslararası e-ticarette göremedik. Pandemi sonrasında normalleşmeyle beraber de online alışverişe alışmış, birçok ihtiyacını e-ticaret üzerinden alan tüketici artık cross-border, başka ülkelerden alışveriş yapmaya başladı. Bu da cross-border e-ticarette bir tık patlama doğurdu. Devamında da aslında tüm dünyadaki e-ticaret satıcılarındaki işlem hacmindeki artış, cross-border e-ticaretteki artışı, bir yandan da Çinli pazar yerlerindeki yüksek rekabetin oluşması, çok sert pazarlara girmesiyle beraber aslında bir tık akış değiştirmeye başladı. Devletler tarafından biraz daha yerelleşmeye, yerel üreticileri destekleyen, bu kadar rahat hareket etmesini engelleyen veya kısıtlamaya çalışan bir yapıyla karşılaştık. Bu da aslında 2025'te, özellikle son çeyreğinde birazcık cross-border e-ticareti yavaşlattı. Ama bu işin doğası gereği biz buradaki büyümenin, büyüme yavaşlasa da büyümenin devam edeceğini görüyoruz” diye konuştu. Aras Global CEO’su Ramazan Altınay: “Türkiye’den 200 ülkeye kargo gönderiyoruz” Pazar yerleriyle entegre olacak şekilde kargolarını gönderebildiklerini aktaran Aras Global CEO’su Ramazan Altınay, “Aras Global olarak öncelikle yakın coğrafyaları hedefliyoruz. Aras Global’in iki ana stratejisi var. Bir tanesi Türk Cumhuriyetleri hedefleyerek buralara yatırım yapmak. Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan’da kendi firmalarımızı Aras Global olarak hayata geçirdik. Örnek vermek gerekirse; Gürcistan’da yaklaşık 20 şubeye ulaştık ve tüm Gürcistan’a dağıtım hizmeti verebilecek noktadayız. Benzer şekilde Azerbaycan’da da ciddi yatırımlar gerçekleştirdik; orada yaklaşık 100 şube ve esnaf noktasına ulaştık. Bunun yanında, her iki ülkeye de Çin’den ciddi bir teveccüh var; orada da gümrük ve hızlı kargo işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Özbekistan’da da Aras Global markasını taşıyoruz ve muhtemelen bu yılın ikinci yarısında orada da hızlı bir yol alıyor olacağız. Türkiye’deki KOBİ’leri desteklemek üzere Aras Global Kargo adında bir platform hayata geçirdik. Şu an yaklaşık 4.000 KOBİ ve esnafımız sisteme kayıtlı durumda. Türkiye’den yurt dışındaki yaklaşık 200 ülkeye, pazar yerleriyle entegre olacak şekilde siparişlerini tek bir platformda görerek kargolarını gönderebiliyorlar.” diye konuştu. Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal: “E-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek” Yapay zekânın depo operasyonlarına etkisi iş dünyasında gündemdeki yerini korurken, Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal, dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Özkal, “Yapay zekânın henüz kenarındayız ancak iş dünyasında ve robotikte hızlı bir giriş yaptık. En basit haliyle sözleşmelerimizi, e-postalarımızı düzenlerken hepimiz bunu kullanıyoruz. Fakat bizim için önemli olan, depo operasyonu yapıyorsak bunu nasıl kullanabileceğimiz konusu oldu ve bu konuda kafa yormaya başladık” dedi. Depo operasyonlarında öncelikle birkaç alan belirlediklerini vurgulayan Özkal, “Bunlardan biri, özellikle e-ticaret için önemli olan talep tahmini yapabilmek. Kırktan fazla müşterimiz ve binlerce çalışanımız var. On iki farklı depoda hizmet veriyoruz. Yarın kaç sipariş gelecek? Hangi kampanya ne kadar etkili olacak? Bir fulfillment şirketi için en önemli kaynak çalışanlardır. Ne kadar çalışana ihtiyaç duyacağımızı bilmek çok önemli. Talebi, yani iş yükünü doğru tahmin edersek, iş gücünü doğru planlayabilir ve daha üretken, daha verimli olabiliriz. Dolayısıyla ilk odak alanımız bu oldu” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli Haber

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor. Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti. “Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı” Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak. Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

Talep Konut Yerine Otomobile Kayıyor Haber

Talep Konut Yerine Otomobile Kayıyor

Türkiye’de toplam büyüklüğü 620 milyar doları bulan altın birikiminin bir kısmının otomotive yönelmesi, sıfır kilometre ve ikinci elde hareketliliği destekleyen faktörler arasında yer aldı. Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, 2025’in son çeyreği itibarıyla ikinci eldeki tabloyu “dengeye dönüş yılı” olarak tanımlarken, 2026’da daha rasyonel fakat güçlü bir büyüme beklediklerini vurguladı ve “2026’da ikinci el satış adedi 9 milyonu aşabilir; ancak tüketici hem daha seçici hem de daha bilinçli.” dedi. “2025’te tüketici davranışı değişti: Daha seçici, daha bilgili, daha temkinli” Karakaş, “Pandemi sonrası dönemde gördüğümüz kontrolsüz talep artık yerini daha bilinçli bir yaklaşım modeline bıraktı. Geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili yaptığımız ikinci elde her araç satılır dönemi bitti açıklamamız da sahada ciddi yankı buldu. Tüketici artık ikinci elde 10 yaş üzeri araçlarda bile çok daha seçici demiştik. Bu durum yeni yılda da devam edecek.” şeklinde konuştu 2026 öngörüleri: ikinci el satışları 9 milyonu geçebilir Pazar verilerine göre, 2025’in son çeyreğinde finansmana erişimdeki kademeli iyileşme ve enflasyonun gerilemesi tüketici güvenini yeniden artırdı. Ekonomideki bu dengelenme süreci, hem sıfır hem de ikinci el pazarlarında ertelenmiş talebi devreye soktu. Karakaş, 2026 beklentilerini şöyle özetledi:“Türkiye’de 2024’te 8,2 milyon olan ikinci el satış adetinin, 2025 sonunda 8,6 milyona yaklaşmasını, 2026’da ise 9 milyonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. Finansman koşullarındaki iyileşme devam ederse bu rakam daha da yukarı taşınabilir. Sıfır araç satışlarında beklenti 2026 yılı için 1,4 milyon seviyelerinde.” “Fiyatlar Neden Düşmez?” sorusuna yanıt 2025 boyunca ikinci el araç fiyatlarıyla ilgili en çok sorulan sorulardan biri “Fiyatlar düşer mi?” oldu. Otomerkezi.net olarak bu sorunun yanıtını piyasa gerçekleri üzerinden değerlendiren Karakaş’ın tespitleri şöyle: “Maliyet baskısı devam ediyor: Döviz kuru etkisiyle yedek parça maliyetleri ve işçilik giderleri hâlâ yüksek. Talep canlı: Krediye erişimin kolaylaşması, talebi artırabilir. Araç arzı sınırlı: Özellikle belirli segmentlerde iyi kondisyonda araç bulmak zorlaştı. İyi kondisyon fiyatı da artırıyor. Otomobil hâlâ konuta kıyasla çok daha ulaşılabilir bir varlık: Bu nedenle yatırım amaçlı talep canlı. İkinci el fiyatlarında sert bir düşüş beklemiyoruz. Ancak 2024 ve 2025’e kıyasla daha istikrarlı, daha öngörülebilir bir fiyat bandına giriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol Depo ve Ofislerinde %100 Yenilenebilir Enerji Haber

Trendyol Depo ve Ofislerinde %100 Yenilenebilir Enerji

Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık %70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin lider ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında Trendyol, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen “I-REC sertifikalı” elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla Trendyol, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık %70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: “Trendyol olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer yaratmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz.” Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının %99’unu geri dönüştüren Trendyol, kargo poşetlerinde en az %50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten Trendyol, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Trendyol, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor.

Sektör Temsilcileri Otomotivin Dönüşümü Konferansında Buluştu Haber

Sektör Temsilcileri Otomotivin Dönüşümü Konferansında Buluştu

2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Elektrikli araçların ikinci eldeki sürecini, 1990’lı yıllarda Japon araçlarının ikinci elinin pazarda kabul görme sürecine benzetiyorum. Artık elektrikli araçlar ikinci elde hak ettiği değeri bulmaya başladı.” dedi. Otomotiv sektöründe İstanbul ve İzmir’deki “Terminal” konseptiyle ikinci el araç alım-satımına yepyeni bir bakış açısı kazandıran 2plan, bu yıl düzenlediği “Elektrikli Araç Konferansı”, “2.El Elektrikli Araç Günleri” ve “Otomotiv Zirvesi”nin ardından sektöre değer katan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, İstanbul Etiler’deki 2plan Terminal’de düzenlenen “Otomotivin Dönüşümü Konferansı”, sektörün önde gelen profesyonellerini ve paydaşlarını bir araya getirdi. Garanti BBVA, OVOLT & Sharz.net, sigortaladım.com ve Pirelli markalarının katkılarıyla gerçekleştirilen konferans, 2plan’ın sektöre sağladığı değeri ve otomotivin geleceğine yönelik sektör paydaşlarıyla ortak bir yol haritası oluşturma vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Konferans kapsamında gerçekleştirilen panelde Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ CEO’su Ali Haydar Bozkurt, 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu ve OVOLT & Sharz.net CEO’su Hakan Koca, otomotiv sektörünün geleceğini ve dönüşüm sürecini farklı perspektiflerden değerlendirdi. Ali Haydar Bozkurt: “Otomotivde dönüşüm 360 derece bir değişimi ifade ediyor” Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış AŞ CEO’su Ali Haydar Bozkurt, otomotiv sektöründeki dönüşümün yalnızca elektrifikasyonla sınırlı olmadığını belirterek, “Otomotiv 100 yıldır süregelen bir dönüşüm içerisinde. Elektrikli, hibrit, plug-in hibrit ve hidrojenli araçlar bu dönüşümün sadece bir parçası. Aslında üretim sistemlerinden müşteri davranışlarına kadar 360 derecelik bir değişim yaşanıyor.” dedi. Mobilite kavramının da tamamen değiştiğini vurgulayan Bozkurt, “Artık araç sahipliğinden çok mobilite çözümlerini konuşuyoruz. Belki 10-20 yıl sonra ihtiyaç duyduğumuz araç ya da ulaşım aracına abonelik sistemiyle erişeceğiz.” ifadelerini kullandı. Toyota’nın elektrifikasyon dönüşümüne de değinen Bozkurt, markanın tek bir teknolojiye (tam elektrikli) odaklanmak yerine hibrit, plug-in hibrit, hidrojenli ve konvansiyonel araçları içeren “çoklu mobilite stratejisini” benimsediğini kaydetti. Akio Toyoda’nın beş yıl önce elektrikli araçlara geçiş konusunda dünyanın “acele ettiğine” yönelik söyleminin bugün küresel ölçekte kabul gördüğüne dikkati çeken Bozkurt, Toyota’nın yaklaşımının, geçiş sürecini dengeli yönetmek ve pazar gelişimine ve ihtiyaçlarına göre esnek hareket edebilmek üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Türkiye’de elektrikli araç geçişinin zamana ihtiyaç duyduğunu anlatan Bozkurt, “Norveç gibi ülkeler hariç, büyük pazarlarda bu dönüşümün 2035’e kadar olgunlaşacağını öngörüyorum. Vergi yapısı ve tüketici alışkanlıkları da bu süreçte belirleyici olacak. Tüketicilerin yaşam tarzlarını ve ihtiyaçlarını gerçekçi biçimde değerlendirmesi gerekiyor. Düşünmeden elektrikli araç alıp sonrasında ‘ben bunu kullanamıyorum’ diyerek vazgeçenler de var. Bu geçişin oturması için en az 10 yıllık bir sürece ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür: “İkinci elde ‘güvenli alışverişi’ bir slogandan çıkarıp, deneyimlenebilir bir gerçekliğe dönüştürdük” 2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ise Türkiye’de ikinci el otomotivde Terminal konseptinin bir ilk olduğunu belirterek, şunları söyledi: “İstanbul Etiler’de 50.000 metrekare, İzmir Balçova’da ise 35.000 metrekare alanda hizmet veren 2plan olarak, ikinci el araç pazarında profesyonel hizmet anlayışını benimsiyoruz. Dinlenme alanları, yeme-içme seçenekleri ve aile dostu bölümleriyle ziyaretçilere keyifli ve konforlu bir deneyim sunan 2plan Terminal’de sadece premium değil, her segmentten aracı tüketicilerle buluşturuyoruz. Deneyimli ekibimizle süreci uçtan uca yönetiyor; ekspertiz, özel teslimat prosedürü ve test sürüşü imkanı sunarak güvenli bir alışveriş deneyimi sağlıyoruz. Ayrıca herhangi bir sıfır araç markasının desteği olmadan, tamamen bağımsız ve tek marka olarak faaliyet gösteriyoruz. Bununla birlikte, ulusal ölçekte bir merkez haline gelmek ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde de aynı standartların uygulanmasını sağlamak üzere kurumsal bayilik sistemimizi oluşturuyoruz. Biz, ikinci elde ‘güvenli alışverişi’ bir slogandan çıkarıp, deneyimlenebilir bir gerçekliğe dönüştürdük.” “Elektrikli araçlar ikinci elde hak ettiği değeri bulmaya başladı” Orhan Ülgür, elektrikli araçların ikinci el piyasasında artık hak ettiği yeri bulmaya başladığını söyledi. Geçen yıl bu konuda ciddi soru işaretleri olduğunu hatırlatan Ülgür, “Herkes elektrikli ikinci elin alınıp alınmayacağı konusunda kararsızdı. Şubat ayında elektrikli araçlarla ilgili bir konferans, Nisan ayında da bir fuar düzenledik. Belki etkisi sınırlıydı ama farkındalık yaratmaya başladı. Sonrasında elektrikli araçlar ikinci elde işlem görmeye başladı ve son altı ayda ciddi bir ivme yakaladı. Biz de 2plan olarak satın alma birimimizde elektrikli araçlara daha fazla yer vermeye başladık.” dedi. Bazı markaların elektrikli ikinci el piyasasında öne çıktığını belirten Ülgür, “Elektrikli araçların ikinci eldeki sürecini, 1990’lı yıllarda Japon araçlarının pazarda kabul görme sürecine benzetiyorum. O dönem Japon arabalarının ikinci elini almak riskliydi ve işlem görmüyordu. Ancak belirli bir eşiği aştıktan sonra hızla satılmaya başladılar. Bugün de aynı durum elektrikli araçlar için geçerli. Artık ikinci elde işlem görüyorlar; bazı markalar 1-2 gün içinde satılıyor.” ifadelerini kullandı. Koray Öztopçu: “Z kuşağı finansman modellerini yeniden şekillendiriyor” Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu da yeni nesil tüketicilerin finansman tercihlerinin otomotiv sektörünü dönüştürdüğüne dikkati çekti. Öztopçu, “Z kuşağıyla birlikte satın alma alışkanlıkları değişiyor. Artık kullanıcılar çevrimiçi kanallardan araçlarını seçip kişiselleştiriyor. Bizim görevimiz de onlara krediye hızlı ve dijital erişim sağlamak. Elektrikli araçlarla birlikte bu dönüşüm daha da hız kazandı.” açıklamasında bulundu. Türkiye’de bireysel olarak kredilendirilebilen elektrikli model sayısının henüz sınırlı olduğunu belirten Öztopçu, “Amacımız, bireysel ve tüzel müşterilerimizin Garanti BBVA uygulaması ya da markaların kendi web siteleri üzerinden onaylı kredi limitlerine ulaşabilmesini sağlamak.” diye konuştu. Hakan Koca: “Şarj altyapısında şirketlerin birleşmesi gerekiyor” OVOLT & Sharz.net CEO’su Hakan Koca ise Türkiye’deki şarj altyapısının hızla büyüdüğünü ancak sürdürülebilirlik açısından konsolidasyon gerektiğini ifade etti. “Şu anda 180 lisanslı şirket var. Ancak küçük ölçekli, sınırlı bölgelerde faaliyet gösteren çok sayıda işletme mevcut. Bu yapı uzun vadede sürdürülebilir değil. Otoritelerle bu konuyu görüşüyoruz. Daha kaliteli hizmet sunabilmek için şirketlerin birleşmesi ya da konsolide olması gerekecek. Aksi halde bu iş sürdürülemez hale gelir.” diyen Koca, şarj sektörünün birleşmeler yoluyla güçleneceğini vurguladı. Hakan Koca, Türkiye genelinde 33 bin 500’ün üzerinde şarj soketi bulunduğunu belirterek, “Bu ekosistemde satıcılar, finansman sağlayıcılar kazanıyor ama tek kazanamayan sektör elektrik şarj işi yapanlar. Çünkü çok sayıda şirket, az sayıda araç var. Bu yüzden araç sayısını büyütmek önemli burada.” şeklinde sözlerini tamamladı. 2plan, etkinlik serileriyle fark yaratıyor 2plan, düzenlediği etkinliklerle yalnızca bilgi paylaşımı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda tüketiciyle doğrudan temas kurabileceği, birebir etkileşim ortamları sunarak pazardaki dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yılın Şubat ve Nisan aylarında İstanbul’da düzenlediği “Elektrikli Araç Konferansı” ve Türkiye’de bir ilk olan “2. El Elektrikli Araç Günleri” etkinliklerinin yanı sıra, Mayıs ayında İzmir’de gerçekleştirdiği “Otomotiv Zirvesi” ile sektörde fark yaratan 2plan, önümüzdeki dönemde de farklı temalarda hayata geçireceği organizasyonlarla otomotiv sektörünün paydaşlarını ve tüketicileri bir araya getirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci elde 5 yaş üstü araçlara talep artmaya devam ediyor Haber

İkinci elde 5 yaş üstü araçlara talep artmaya devam ediyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayında ikinci elde devri gerçekleştirilen taşıtlara ilişkin istatistikleri açıkladı. Söz konusu verilere göre 2024’ün ocak ayında 530 bin 744 adet olarak gerçekleşen ikinci el otomobil pazarı, bu yılın aynı ayında yüzde 3,93 oranında bir artışla 551 bin 610 adet olarak gerçekleşti.2024’ün ocak ayında 782 bin 589 adet olarak gerçekleşen toplam pazar, 2025’in ocak ayında 813 bin 093 adet oldu. Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, ikinci el otomotiv sektörüne ilişkin yaptığı değerlendirmede pandemiden itibaren gerek stokçuluk gerekse araç tedarikinde yaşanan sıkıntıların araç fiyatlarında bir köpük oluşturduğunu, ancak yapılan düzenlemelerle fiyatların yüzde 20 dolaylarında geri geldiğini ifade ederek, 2025 yılının da hareketli geçeceğini belirtti. Erkoç, özellikle 5 yaş üzeri araçlara talebin arttığına dikkat çekti. 2024 yılında 10 milyon 689 bin 113 taşıtın noterler aracılığıyla yapılan devirler yoluyla el değiştirdiğini, hareketliliğin 2025’in ocak ayında da devam ettiğini söyleyen Erkoç, “Bilindiği gibi daha önceden yaşanan köpükten dolayı sıfır araçlar liste fiyatının üzerinden satılıyordu, ikinci el araçlar da neredeyse sıfır fiyatına satılıyordu. Köpük söndükten sonra ikinci el araç fiyatlarında neredeyse yüzde 20’lere varan bir gerileme oldu. O zamandan beri fiyatlar sabitlendi. Gerek sıfırda gerekse ikinci elde hareketliliğin yıl boyunca devam edeceğini düşünüyoruz. Otomobil yatırım aracı olmaktan çıksa da sürekli artan nüfus araç ihtiyacını da artırıyor. Bununla birlikte önceleri bir ailede tek araç varken, artık bir hanede birden fazla araç oluyor. Talep artarak devam ediyor” diye konuştu. Ocak ayında satılan araçların yüzde 80’i 5 yaş ve üzeri Türkiye’de son yıllarda araç fiyatlarının çok arttığını, piyasa koşullarının değiştiğini belirten Erkoç, şöyle konuştu: “Daha önce 50 bin TL olan araçların satış fiyatı 500 bin TL oldu. 1 milyon TL’ye satılan araçlar, şu an 10 milyon TL’ye satılıyor. Ekonomik koşulları göz önüne aldığımızda da piyasada en çok 400 – 500 bin TL dolaylarındaki araçların rağbet gördüğünü, 1,5 milyon TL civarındaki araçlara talebin düştüğünü söyleyebiliriz. Satın alma gücü, finansmana erişim gibi etkiler ve kredi vade sayılarının düşük olması vatandaşların daha uygun fiyatlı araçlara yönelmesine sebep oluyor. Verilere baktığımızda ocak ayında piyasada satılan araçların yüzde 80’ini 5 yaş ve üzeri araçlar oluşturuyor. 10 yaş ve üzeri araçların satış payı ise yaklaşık olarak yüzde 57.” Şu an araç fiyatlarının normal seyrinde olduğunun altını çizen Erkoç,“2024 model sıfır araçlardaki kampanyalar bitiyor, 2025 araçlar yeni fiyatlarla gelecek. Bu araçların fiyatlarının daha yüksek olacağı öngörüsü, dövizdeki belirsizlik gibi nedenler fiyatları yukarı çıkaracaktır. Bu durum ikinci el araçlara da yansıyacaktır. Yaklaşan Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı var, yaz sezonu ile hareketliliğin de artacağı ve fiyatların yükseleceği düşünüldüğünde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için şimdi alım zamanı diyebiliriz’’ dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.