Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklim

Kapsül Haber Ajansı - Iklim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akkuyu Nükleer A.Ş. Bölgedeki Öğrencilere Yönelik Çevre Etkinliği Düzenledi Haber

Akkuyu Nükleer A.Ş. Bölgedeki Öğrencilere Yönelik Çevre Etkinliği Düzenledi

AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Silifke ilçesine bağlı Sömek Mahallesi’ndeki ortaokul öğrencileriyle birlikte ormanların korunması ve yangınların önlenmesi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla çevre etkinliği düzenledi. Açık havada gerçekleştirilen eğitimler, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) itfaiye ve çevre koruma birimlerinde görev yapan uzmanlar tarafından verildi. Etkinliğe 10-14 yaş arasındaki öğrenciler, öğretmenler, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Gençlik Konseyi üyeleri ve şirketin ilgili birimlerinde görev yapan çalışanlar katıldı. İtfaiye ekipleri, öğrencilere orman yangınlarının önlenmesi için alınması gereken tedbirleri anlattı. Eğitimin uygulamalı bölümünde ise öğrencilere yangın söndürme tüplerinin ve yangın hortumlarının nasıl kullanılacağı gösterildi. Eğitim kapsamında, Türkiye Orman Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılında ülkede meydana gelen orman yangınlarının %42’sinin ihmal veya dikkatsizlikten kaynaklandığına ilişkin veriler dikkate alınarak yangınların önlenmesine yardımcı olacak şekilde doğada uyulması gereken kurallara özellikle dikkat çekildi. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Çevre Koruma Birimi temsilcisi, öğrencilere ormanların iklim açısından taşıdığı önemi anlatarak ormanların kirlilik ve yangınlara karşı korunmasının gerekliliğini aktardı. Öğrenciler, etkinlik kapsamında düzenlenen bilgi yarışmasında öğrendiklerini pekiştirme fırsatı buldu. AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, etkinliğe ilişkin şunları söyledi: “Nükleer enerji sektöründe çalışanlar için eylemlerinin sonuçlarını değerlendirebilmek ve süreçleri birkaç adım sonrasını öngörerek planlayabilmek, mesleki kültürün bir parçasıdır. Bu yaklaşım, derin bilgi birikimine, deneyime ve ortak sonuca yönelik bireysel sorumluluk bilincine dayanıyor. Öğrencilere yönelik düzenlediğimiz etkinliklerde, bu yaklaşımın günlük yaşamda nasıl uygulanabileceğini anlatıyoruz. Akkuyu NGS ekibinin mesleki deneyiminin bölge halkına da fayda sağlaması gerektiğine inanıyoruz. İtfaiye ekiplerimiz, orman teşkilatına ve belediye ekiplerine yangınlarla mücadelede destek veriyor. Uzmanlarımız, öğrencilerle düzenli olarak bir araya geldikleri etkinliklerde mesleklerinin özelliklerini anlatıyor, çevrelerindeki dünyayı daha iyi anlamalarına ve doğaya karşı duyarlı bir yaklaşım geliştirmelerine yardımcı olacak bilgileri paylaşıyor.” Etkinlik, AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin Mersin'de yürüttüğü çevre koruma çalışmalarının devamı niteliğini taşıyor. Şirket, temmuz ayında çalışanlarının çocuklarına yönelik deniz kaplumbağalarını koruma etkinliği düzenlemiş; bu etkinlik kapsamında öğrenciler, bölgede yaşayan nadir deniz kaplumbağalarının özellikleri hakkında bilgi almıştı. Kıyı temizliği çalışmalarına katılan öğrenciler kaplumbağaların yuvalama döneminde sahillerde uyulması gereken kuralları içeren bilgilendirme levhalarının yerleştirilmesine yardımcı olmuştu. Aynı ay, Akkuyu NGS projesi çalışanları ve bölge sakinlerinden oluşan 120’den fazla gönüllü, Taşucu Mahallesi’nin kıyı şeridinde düzenlenen evsel atık temizliği etkinliğine de katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, COP31’de Küresel Dijital Dönüşümün Destekçisi Olacak Haber

Türk Telekom, COP31’de Küresel Dijital Dönüşümün Destekçisi Olacak

Teknolojiyi sürdürülebilir bir geleceğin en güçlü araçlarından biri olarak konumlandıran Türk Telekom, COP31 kapsamında teknoloji gücünü ve sürdürülebilirlik vizyonunu Antalya’ya taşıyor. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı ve küresel iklim gündeminin en önemli buluşmalarından biri olan COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi “Master Partner” olarak yer alan Türk Telekom, aynı zamanda “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak zirvenin dijital ihtiyaçlarını uçtan uca çözümlerle karşılıyor. Buluşmanın güçlü bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesi için çalışmalarını sürdüren Türk Telekom; enerji verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojileri, uçtan uca çözümleri, güçlü fiber ve mobil ağıyla COP31’in dijital omurgasını oluşturuyor. Zirve alanında veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bütüncül bir sistem hazırlayan Türk Telekom, COP31 zirvesini fiber hızıyla dünyaya bağlamaya hazırlanırken; 5G teknolojisi dahil yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümlerle etkinliğin dijital dünyasını şekillendiriyor. Türk Telekom, BM yetkilileri, ülke delegasyonları, diğer katılımcılar ve ziyaretçilere güçlü bir bağlantı deneyimi sunulması amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. “Geleceğin kararlarını Türk Telekom teknolojisiyle dünyaya taşıyacağız” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren Türk Telekom olarak teknolojiyi yalnızca bağlantı sağlayan bir güç olarak değil, ekonomik ve toplumsal değer yaratan, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceğin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. ‘Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005’ten bu yana 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirirken; fiber altyapımızı güçlendiriyor, yeni nesil ağ teknolojileri geliştiriyor, çevre dostu teknolojileri şebekemize entegre ediyor ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yarına Sözümüz Var’ yaklaşımımız doğrultusunda, bugün gerçekleştirdiğimiz yatırımların yarının dünyasına katkı sunması için çalışıyoruz. Bu vizyonumuz doğrultusunda Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’de en üst düzey sponsorluk kategorisi olan ‘Master Partner’ olarak yer alıyoruz. Aynı zamanda COP31’in ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak geleceğimize yön verecek iklim kararlarını teknoloji gücümüzle Antalya’dan tüm dünyaya taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine yerleştirirken, bu yaklaşımımızı COP31’e taşıdığımız teknoloji gücümüzle somutlaştırıyoruz. Enerji verimliliğini odağına alan yeni nesil teknolojilerimiz, kaynakların etkin kullanımını destekleyen dijital çözümlerimiz, güçlü fiber ve mobil ağımızla zirvenin teknoloji altyapısını sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda hayata geçiriyoruz. COP31’de de bu teknoloji ve yatırım gücümüzü sahaya taşıyarak zirvenin ihtiyaç duyduğu iletişim altyapısını uçtan uca sağlayacağız. Teknolojinin dönüştürücü gücünü sürdürülebilirlik anlayışımızla birleştirerek gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. COP31’in iletişimi için uçtan uca teknoloji altyapısı COP31’in yüksek performanslı bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirilmesi için çalışmalarını sürdüren Türk Telekom; veri merkezleri, network ve siber güvenlik operasyon merkezleriyle organizasyonun dijital altyapısını destekliyor. Canlı yayınlar için hazırlanan fiber altyapı ve yüksek kapasite ile performans sunan yedekli santral altyapısı sayesinde zirvenin iletişim ihtiyaçlarının güvenli biçimde karşılanması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı Haber

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı

L’Oréal’in sürdürülebilirlik vizyonunu desteklemek üzere 100 milyon Euro fonla hayata geçirilen L’AcceleratOR programı; iklim, doğa ve döngüsellik alanlarındaki en acil sorunlara çözüm getirecek geleceğin sürdürülebilir teknolojilerini belirlemeyi, pilot uygulamalarla test etmeyi ve ölçeklendirmeyi amaçlıyor. İlk dönemdeki start-up ve KOBİ grubunun elde ettiği başarının ardından, L’AcceleratOR programının ikinci döneminde coğrafi kapsam genişletilirken, su teknolojilerinin de aralarında bulunduğu yeni sürdürülebilirlik alanlarına odaklanılıyor. Program kapsamında seçilen 8 ülkeden 13 ortak, Cambridge Institute for Sustainability Leadership (CISL) inovasyon ekibinin liderliğinde, çözümlerini pilot uygulamaya hazır hale getirmeye odaklanan yoğun bir hızlandırma sürecine girecek. Katılımcılar ayrıca, 6 ila 9 ay sürecek pilot projeleri hayata geçirmek ve çözümlerinin L’Oréal Grup’unun dünya genelindeki operasyonlarında ölçeklendirilmesini sağlamak amacıyla L’Oréal’in küresel kaynaklarına erişim fırsatına sahip olacak. L’Oréal Kurumsal Sorumluluk Direktörü Ezgi Barcenas, programla ilgili olarak “Güzellik sektöründe öncü çözümler aracılığıyla yeni ufuklar açmak için çalışıyoruz. L’AcceleratOR’un ikinci dönemi; girişimci yaratıcılığını, bilimsel ilerlemeyi ve L’Oréal’in küresel erişimini bir araya getirerek çığır açan inovasyonların ölçeklendirilmesine katkı sağlama hedefimizi yansıtıyor.” dedi. CISL İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür James Cole ise şunları ekledi: “Uluslararası ölçekte hedeflenen coğrafyalarda ticari açıdan uygulanabilir çözümler geliştiren girişimleri belirlemek amacıyla aylar süren titiz bir seçim sürecinin ardından L’AcceleratOR programının ikinci dönemini karşılamaktan büyük heyecan duyuyoruz. L’Oréal’in sürdürülebilirlik alanındaki inovasyonlara yönelik devam eden yatırımı ve desteği, ileri görüşlü markaların pazarı herkes için daha iyi çözümlere yönlendirme gücünü ortaya koyuyor.” İkinci dönemin başlamasıyla birlikte, ilk dönemdeki üç değişim öncüsünün yolculuğunu konu alan yeni belgesel serisi “Entering L’AcceleratOR” da izleyiciyle buluşuyor. Seri, bu girişimlerin ve L’Oréal iç ekiplerinin çığır açan çözümleri ticarileştirmeye yönelik pilot uygulamalarda nasıl birlikte çalıştığına dair perde arkası bir bakış sunuyor. Serinin ilk bölümü L’Oréal YouTube Kanalı üzerinden izlenebiliyor. 13 değişim öncüsünün çığır açan projeleri geleceğin güzelliğini tasarlayacak Yeni nesil ambalaj ve malzemeler alanında Birleşik Krallık'tan Arda Biomaterials, premium malzemelerde kullanılmak üzere bitki bazlı bir deri alternatifi yaratırken; İtalya'dan Bormioli Luigi ultra hafif ve dayanıklı cam ambalajlarını yeniden tasarlıyor. Fransa'dan Auressens ambalajlar için metal içermeyen, geri dönüştürülebilir yansıtıcı pigmentler geliştirirken, ABD'den Newlight Technologies, Inc. metanı ambalaj malzemesine dönüştürüyor. Yenilikçi içerikler ve formüller konusunda Almanya'dan Bioweg hassas fermantasyon teknolojisinin gücünden yeni hammaddeler için yararlanırken, Çin'den Envision Energy, yenilenebilir enerjiden saç boyaları için yeşil amonyak geliştiriyor. Gelişmiş endüstriyel süreçler başlığında; Hindistan'dan Without geri dönüştürülmesi zor esnek ambalajlar için geri dönüşüm teknolojisi sunarken, Çin'den HCpect plastik atıkları yenilikçi bir kimyasal geri dönüşüm teknolojisiyle işliyor. ABD'den MacroCycle düşük karbonlu bir çözümle Polietilen Tereftalatı (PET) geri dönüştürürken, Hindistan'dan Nexus döngüsel bir teknolojiyle tarımsal atıklardan batarya üretiyor. Finlandiya'dan Upheat Solutions Oy yenilikçi endüstriyel ısı pompalarıyla enerji verimliliği sağlarken, ABD'den Laminar toplam kullanımını azaltmak için akıllı sensör teknolojisiyle endüstriyel su yönetimini geliştiriyor. Son olarak veri istihbaratı alanında, ABD'den Waterplan yerel düzeyde harekete geçmek üzere su ve biyoçeşitlilik risklerini ele alan yapay zekâ tabanlı bir platform sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alaçatı Wind Fest 2026 için Geri Sayım Başladı Haber

Alaçatı Wind Fest 2026 için Geri Sayım Başladı

Bu yıl yedinci kez düzenlenecek Alaçatı Wind Fest, 7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında dünyanın farklı ülkelerinden rüzgâr sörfçülerini Alaçatı’da buluşturacak. Yarışlara iki hafta kala 14 ülkeden 130 sporcunun kayıt yaptırdığı organizasyon, beş gün boyunca yaklaşık 7 bin ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. Alaçatı, ekim ayında bir kez daha rüzgâr sörfü tutkunlarının buluşma noktası olacak. 7-11 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Alaçatı Wind Fest 2026 için 14 ülkeden 130 sporcu kayıt yaptırdı. Organizasyonun ilk gününe kadar devam edecek kayıtlarla birlikte katılımcı sayısının artması bekleniyor. AXA Sigorta, TÜVTÜRK ve Signify (Philips Aydınlatma) ana sponsorluğunda, Çeşme Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilecek festival; beş gün boyunca heyecanlı rüzgâr sörfü yarışlarının yanı sıra spor, çevre ve sürdürülebilir yaşam odağındaki etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Bu yıl TGA’nın Türkiye tanıtım çalışmalarında da yer alacak festival, 7 bin ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. Rüzgâr bu kez gelecek için esecek Alaçatı’nın dünyanın önde gelen rüzgâr sörfü destinasyonlarından biri olarak konumunu güçlendirmek, çocukları ve gençleri sporla buluşturmak, çevre ve sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık yaratmak amacıyla, “Rüzgâr Gelecek İçin Essin” mottosuyla hayata geçirilen Alaçatı Wind Fest 2026 her yaştan ziyaretçinin katılımına açık olarak düzenleniyor. Konaklama sponsoru Boyalık Beach Hotel & Spa Thermal Resort ev sahipliğinde düzenlenen festival kapsamında çocuklar ve gençler yalnızca sporla değil, doğa ve çevre farkındalığını güçlendiren çalışmalarla da buluşacak. Bölgedeki okullardan öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek programların yanı sıra iklim, geri dönüşüm ve ileri dönüşüm odaklı atölyeler ile sponsorların hazırladığı özel etkinlikler festival boyunca devam edecek. Festival programında rüzgâr sörfü yarışlarının yanı sıra çeşitli su sporlarına yönelik eğlenceli yarışmalar, pilates ve yoga dersleri, sürprizler ve ödüllü aktiviteler de yer alacak. Alaçatı Wind Fest Hakkında: Çağla Kubat Windsurf Academy tarafından düzenlenen Alaçatı Wind Fest, Alaçatı’nın dünyanın önde gelen rüzgâr sörfü destinasyonları arasındaki konumunu güçlendirmek, çocukları ve gençleri sporla buluşturmak, çevre ve sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık yaratmak amacıyla hayata geçirildi. 2026 yılında yedinci kez düzenlenen festival, Alaçatı Turizm Derneği ve Çeşme Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştiriliyor. Uluslararası sporcuları Alaçatı’nın rüzgârında bir araya getiren organizasyona bugüne kadar İtalya, Fransa, Yunanistan, Hollanda, Bonaire, Seyşeller, Belçika, Danimarka, Venezuela, İngiltere, Aruba, Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Türkiye, Japonya ve ABD’den sporcular katıldı. Sporun yanı sıra çevre bilincini ve sürdürülebilir yaşam kültürünü odağına alan Alaçatı Wind Fest, yeni nesilleri rüzgâr sörfüyle buluştururken Alaçatı’nın bu alandaki uluslararası bilinirliğine katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı Haber

AXA Türkiye, İyilik Haftası’nı 38 Etkinlik ve 4.361 Saat Gönüllülükle Tamamladı

AXA Grubu'nun dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde her yıl düzenlediği AXA İyilik Haftası’nda AXA Türkiye çalışanları; kapsayıcı koruma, iklim ve biyoçeşitlilik ile acil ve insani yardım konuları başta olmak üzere toplamda 38 etkinlikte bir araya geldi. AXA Türkiye çalışanlarının %62’sinin en az bir etkinliğe katıldığı hafta boyunca toplam 4.361 saat gönüllülük çalışması gerçekleştirildi. AXA Türkiye, toplumsal fayda ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla AXA Grubu tarafından 8-12 Haziran tarihleri arasında hayata geçirilen İyilik Haftası’nı başarıyla tamamladı. Hafta kapsamında toplam 38 etkinlik gerçekleştirildi. Çalışanların %62’sinin en az bir etkinliğe dahil olduğu çalışmalarda toplam 4.361 saat gönüllülük katkısı sağlandı. Kapsayıcı koruma alanında 12, iklim ve biyoçeşitlilik alanında 7, acil ve insani yardım alanında ise 5 farklı etkinlik hayata geçirildi. Çalışanlar hafta boyunca deprem bölgesindeki ilkokul öğrencileri için karne hediyeleri hazırlanması, Bengisu Avcı’nın katılımıyla kıyı temizliği, orman temizliği, kent bahçeciliği, hayvan barınağı ziyaretleri, AFAD deprem simülasyon eğitimi, evsiz bireylere yönelik hijyen kitlerinin hazırlanması ve dağıtımı, huzurevi ziyaretleri, tekerlekli sandalye montajı, özel gereksinimli çocuklarla yaratıcı atölyeler gibi farklı gönüllülük çalışmalarına katıldı. Program, çalışan gönüllülüğünü tek seferlik desteklerle sınırlamadan; çeşitli alanlarda kalıcı farkındalık yaratmayı hedefledi. İyilik Haftası’nda Anlamlı Dayanışma: Depremde Kaybettiğimiz Voleybolcular Hatay’da Yaşatılıyor İyilik Haftası’nın dayanışma ruhuyla kesişen değer ortaklıkları kapsamında, AXA Türkiye ve Voleybolun Unutulmazları Derneği’nin özel bir projesi öne çıktı. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 56 voleybol emekçisinin anısını yaşatmak amacıyla inşa edilen “Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları” Anıt Parkı, Hatay Samandağ’da açıldı. Park, anıt duvarı, voleybol sahaları, sosyal alanları ve çocuk parkıyla yalnızca bir anma mekânı değil, bölge halkı için sporun, umudun yeniden yeşerdiği bir yaşam alanı olarak konumlanıyor. AXA Türkiye, önümüzdeki dönemde de çalışan gönüllülüğünü, değer ortaklıklarını ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarını güçlendirerek; daha kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri Haber

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri

Sürdürülebilirlik, şirketlerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik bir gündem olmaktan çıkıp iş dünyasının rekabet stratejilerinden biri haline geliyor. Avrupa Birliği’nin giderek kapsamı genişleyen sürdürülebilirlik düzenlemeleri, küresel tedarik zincirlerinde artan kırılganlık, iklim kaynaklı riskler ve değişen tüketici beklentileri, şirketleri yeni bir anlayışa yönlendiriyor. Artık başarı; tek bir fabrikanın ya da şirketin dönüşümüyle değil, değer zincirinin tamamının birlikte hareket edebilmesiyle ölçülüyor. Bitki bazlı özel yağ teknolojileri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden AAK’nın yayımladığı 2025 Faaliyet Raporu, bu dönüşümü “Plant to Brand” (Bitkiden Markaya) yaklaşımıyla tanımlıyor. Rapora göre sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel performansın değil; tedarik zinciri dayanıklılığının, inovasyonun ve uzun vadeli büyümenin de temel belirleyicisi konumunda. Böylece şirketler için yeni rekabet alanı, üretim tesislerinin sınırlarını aşarak değer zincirinin tamamına yayılıyor. “Türkiye bu dönüşümü rekabet avantajına çevirebilir” AAK Türkiye Genel Müdürü Ayça Akat Özyıldırım, sürdürülebilirlikte yeni dönemin en önemli değişiminin, şirketlerin tek başına hareket ederek başarıya ulaşmasının artık mümkün olmaması olduğunu söyledi. “Uzun yıllar sürdürülebilirlik, şirketlerin kendi operasyonlarına odaklandı. Bugün ise asıl belirleyici olan, aynı değer zincirindeki tüm paydaşların birlikte dönüşebilmesi. Tedarikçi farklı bir noktadaysa, üretici başka bir yerde ilerliyorsa, marka farklı hedeflerle hareket ediyorsa gerçek anlamda sürdürülebilir bir yapı kurmak mümkün olmuyor.” Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve gıda sanayisiyle bu dönüşüm için önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Özyıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, sürdürülebilirliği rekabet avantajına dönüştürebilecek güçlü bir üretim ekosistemine sahip. AAK olarak küresel deneyimimizi Türkiye’deki iş ortaklarımızla buluşturarak yalnızca ürün geliştirmeyi değil; gıda sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunu da desteklemeyi hedefliyoruz. Çünkü gelecekte rekabet eden yalnızca şirketler değil, değer zincirleri olacak.” Sürdürülebilirlik artık büyümenin de anahtarı AAK’nın raporu, sürdürülebilirliği maliyet yaratan bir yükümlülük olarak değil; inovasyonu hızlandıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve müşterilere yeni değer önerileri sunan stratejik bir büyüme alanı olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın temelinde yer alan “Plant to Brand” modeli, ham madde tedariğinden ürün geliştirmeye, üretimden müşterilere sunulan çözümlere kadar uzanan tüm süreci tek bir sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyor. Raporda ayrıca bitki bazlı çözümlerin iklim üzerindeki potansiyel etkisine de dikkat çekiliyor. Buna göre, dünyadaki sığır eti üretiminin yalnızca yüzde 10’unun bitki bazlı alternatiflerle değiştirilmesi halinde yılda yaklaşık 425 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilebileceği belirtiliyor. Bu miktar, İsveç’in yıllık karbon emisyonunun yaklaşık 12 katına karşılık geliyor. Yeni pusula beş stratejik öncelik belirliyor AAK’nın 2025 Faaliyet Raporu ile birlikte duyurduğu Sürdürülebilirlik Pusulası, şirketin çalışmalarını beş temel odak alanında topluyor: İklim Biyolojik çeşitlilik İnsan Yönetişim Çözümler Rapora göre bu alanlar yalnızca sürdürülebilirlik performansını değil; risk yönetimini, inovasyonu, tedarik zinciri dayanıklılığını ve uzun vadeli değer yaratımını da şekillendiriyor. Uluslararası platformlarda güçlü performans AAK’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı, bağımsız uluslararası değerlendirmelerde de karşılık buldu. Şirket, dünyanın önde gelen kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirme platformlarından EcoVadis tarafından Gümüş Madalya ile ödüllendirilerek değerlendirilen şirketler arasında ilk yüzde 12’lik dilimde yer aldı. Küresel çevresel raporlama platformu CDP’nin 2025 değerlendirmesinde ise AAK, Forests kategorisinde A-, Climate kategorisinde B notunu aldı. Aynı dönemde şirket, sera gazı emisyon yoğunluğunu azaltırken yenilenebilir enerji kullanımını da artırdı. İş birliği sürdürülebilir dönüşümün merkezinde AAK Sürdürülebilirlik Direktörü Caroline Westerik Sikking, sürdürülebilirliğin ancak ortak hareket edildiğinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi: “İklim, biyolojik çeşitlilik, insan ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı güçlendirerek dayanıklılığımızı artırıyor ve müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına destek oluyoruz.” AAK Başkanı ve CEO’su Johan Westman ise sürdürülebilir büyümenin müşterilerle kurulan güçlü iş birliklerinden geçtiğini vurgulayarak, bitki bazlı özel yağlar alanındaki uzmanlıklarını müşterileriyle birlikte daha sürdürülebilir gıda sistemleri oluşturmak için kullandıklarını ifade etti. Rakamlarla AAK’nın 2025 sürdürülebilirlik performansı EcoVadis Gümüş Madalya Değerlendirilen şirketler arasında ilk %12 CDP Forests: A- CDP Climate: B Sera gazı emisyon yoğunluğunda düşüş Yenilenebilir enerji kullanımında artış 60’tan fazla sürdürülebilirlik odaklı inovasyon projesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hektaş’tan Orta Asya Ve Afrika Atağı Haber

Hektaş’tan Orta Asya Ve Afrika Atağı

2026 yılının tarım sektörü açısından önemli fırsatlar barındırdığını söyleyen Genel Müdür Terzi, son yıllarda yaşanan kuraklık ve iklim kaynaklı zorlukların ardından Türk tarımında yeniden büyüme dönemine girildiğini belirtti. Türk tarımının öncü kuruluşlarından HEKTAŞ’ın, bitki koruma alanındaki liderliğini korurken tohum ve biyostimülant alanlarında da büyümesini sürdürdüğüne dikkat çeken Terzi, HEKTAŞ’ın faaliyetlerini kültürel ve coğrafi olarak yakın pazarlara taşımayı hedeflediğini kaydetti. “Tarımda yeni bir büyüme dönemine giriyoruz” HEKTAŞ olarak finansal sürdürülebilirliği önceleyen bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Terzi, “Yıllardır beklenen yağışların gelmesi, barajların dolması ve üretimi olumsuz etkileyen doğal afetlerin yaşanmaması tarım sektöründe olumlu bir tablo ortaya çıkardı. Bu nedenle 2026’nın Türk tarımı açısından büyüme yılı olacağına inanıyoruz.” dedi. Terzi, HEKTAŞ’ın uzun vadeli büyüme planlarına ilişkin de bilgi vererek, önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki etkinliği artırmayı hedeflediklerini belirtti. Şirketin özellikle Orta Asya ve Afrika pazarlarına odaklanacağını ifade eden Terzi, HEKTAŞ'ın bitki koruma alanındaki güçlü deneyimini yeni coğrafyalara taşıyacaklarını, aynı zamanda geleceğin büyüme alanları olarak gördükleri yeni girişimlere de yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi. “10 yıl içinde Orta Asya ve Afrika’ya yöneleceğiz” Terzi, Orta Asya ve Afrika stratejilerine dair çalışmalarının devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “10 yıl içinde temelde güçlü olduğumuz iş kollarını Orta Asya ve Afrika’daki ülkelere penetre etmeye çalışacağız. Hali hazırda güçlü olduğumuz bitki koruma iş kolunun yanı sıra sıvı biyostimülant ve bitki gelişimi düzenleyicileri ile tohum olmak üzere 3 ana iş kolunda ilerleyeceğiz. Bundan sonraki 10 yıl içinde enerjimizi bu iş kollarına aktaracağımızı net bir şekilde ifade edebilirim.” Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te devam eden tesis yatırımının 2027 yılı içinde tamamlanacağını aktaran Terzi, “Bu yatırımların tamamlanmasını beklemeden aktif ihracat ve satış politikalarımızla burada çok daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi umuyoruz. Bu yatırım sadece Özbekistan'ı ilgilendirmiyor. Baktığımız zaman bulunduğu jeopolitik yer itibariyle aslında bütün Orta Asya ülkelerine hizmet verecek.” şeklinde konuştu. HEKTAŞ’ın köklü geçmişiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Terzi, şirketin yeni iş kolları ve uluslararası yatırımlarla daha güçlü bir yapıya ulaşacağını kaydetti. Köklü geçmiş güçlü gelecek Bu yıl HEKTAŞ’ın 70’inci kuruluş yıldönümünü kutladığına dikkat çeken Terzi, “70 yıllık tecrübesi ile köklü bir geçmişe sahip olan HEKTAŞ, sahip olduğu deneyimi genç ve dinamik kadrosuyla birleştirerek geleceğe umutla ilerliyor. HEKTAŞ markasına duyulan güven, geleceğin ihtiyaçlarını analiz ederek yaptığımız yatırımlarımız ve yetkin kadrolarımızla büyümeye odaklanıyor, güçlü bir geleceğe hazırlanıyoruz” dedi. Tarımın uzun soluklu ve yüksek emek gerektiren bir alan olduğuna dikkati çeken Terzi, yatırımcıların HEKTAŞ’ın büyüme stratejisine güven duymaya devam etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.