Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklimlendirme

Kapsül Haber Ajansı - Iklimlendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklimlendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar  Haber

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar 

Bünyesindeki 5’i sektörel, 3’ü bölgesel 8 ihracatçı birliğinde yaklaşık 45 bin üyesi bulunan OAİB, %13,2’lik payıyla Türkiye’nin toplam ihracatında üçüncü sırada yer aldı. İhracatçı firmaların sektör ve yatırım çeşitliliğine sahip sanayi yapısının 2025 sonuçlarına da yansıdığını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, “OAİB ihracat performansı sınırlı sayıda sektöre değil, geniş bir sanayi tabanına dayanıyor. Birliklerimizin verileri, bölgemizin çok katmanlı bir üretim ve ihracat yapısına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor” dedi. “OAİB’deki 8 İhracatçı Birliğinden 5’i, sektörlerinde Türkiye’nin tek İhracatçı Birliği” OAİB Genel Sekreterliği'ne bağlı, Türkiye genelinde tek ihracatçı birliği olan sektörlerden savunma ve havacılık sanayinde toplam ihracat %48,8 artışla 10 milyar dolar olurken, iklimlendirme sanayiinin ihracatı %3,5 artışla 7,4 milyar dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin ihracatı %4,4 artışla 4,7 milyar dolara, süs bitkileri ve mamulleri ihracatı ise %13,7 artışla 160 milyon dolara yükseldi. OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çeken OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şu ifadeleri kullandı: “Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet baskılarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz... OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve %4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi: “OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD’nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık’a ihracatımızın %108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya’ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye’nin toplam ihracatında 4. sırada bulunan Ankara’nın rolü büyük. Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz” dedi. OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, “Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii ihracatı 10 milyar dolar Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi: “Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre %50’ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayiinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025’te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor.” Türkiye'de yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı %43,5 Türkiye'de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının %12,7, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise %10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve %43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük 5 ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu’da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin sanayiinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel ve bölgesel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum.” Türkiye’nin iklimlendirme sanayii ihracatı 7,4 milyar dolar İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi: “İklimlendirme sanayiinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre %3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı ürünlerimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel fuarlarda görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Türkiye’nin çimento, cam, seramik ihracatı 4,7 milyar dolar OAİB Koordinatör Başkanlığı’nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: “Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda %4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektörlerimiz %80 den fazla yerli Katma Değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor. Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.” Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 160 milyon dolar Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı %15’e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bugün ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az %12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz.” OAİB’nin demir ve demir dışı metal ihracatı 2,5 milyar dolar Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre %4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı; “Orta Anadolu’dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika’daki altyapı yatırımları ve Asya’nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarımız sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz.” OAİB’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 1,4 milyar dolar Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve tüketici odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı %4 artarken Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise %6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kaliteli gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, 'Türk malı' algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz. OAİB’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 1 milyar dolar Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sektörümüzün %1,2’lik artışla sınırlı da olsa bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinde 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının siparişleri zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesi. Tasarım ve markalaşmaya yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı Haber

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş hücresi ve panel üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki bilgi birikimini tarım sektörüyle paylaşmaya ve katkı sağlamaya devam ediyor. Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hareket eden CW Enerji, tarımsal üretimde enerji verimliliğini artıran ve çevresel etkileri azaltan çözümleriyle tarım sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen “Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları” başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji showroom alanı ile CW SolarCell ve CW alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark yarattıklarına dikkat çeken Sarvan, “Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz” dedi. CW Enerji’nin AR-GE ve üretim gücü sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: “Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer yarattığına da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz.” Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

TCL’in Yenilikçi Ticari İklimlendirme Sistemleri Türkiye’de Haber

TCL’in Yenilikçi Ticari İklimlendirme Sistemleri Türkiye’de

İklimlendirme alanında 11 küresel üretim üssü, yıllık 38 milyon adetlik üretim kapasitesi ve 160’tan fazla ülkeye yayılan satış ağıyla dünyanın önde gelen HVAC markalarından biri olan TCL, ev tipi klima çözümlerinin ardından şimdi ticari segmentteki çözümleriyle Türkiye pazarına giriş yapıyor. Çin’in klima ihracatında ilk üçte yer alan ve “taze hava” teknolojisine sahip klimalarda dünya lideri konumunda bulunan TCL, büyük ölçekli yapılar için yüksek verimli, akıllı ve sürdürülebilir VRF sistemleriyle Türkiye’deki varlığını güçlendiriyor. Yeni Nesil TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF Sistemleri TCL’in TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF sistemleri, gelişmiş DC Inverter teknolojisi, 56°C’ye kadar güçlü soğutma, yüksek enerji verimliliği ve kolay kurulum özellikleriyle modern yapılar için y? ?ksek performanslı, sürdürülebilir ve akıllı iklimlendirme çözümleri sunuyor. DC Inverter kompresör, üç kademeli süper soğutma teknolojisi ve akıllı Inverter kontrolü sayesinde zorlu koşullarda dahi üstün ısıtma ve soğutma performansı sağlayan TMV6+ Super; “Double C” yüksek verimli kondenser, gelişmiş fan motoru ve R410A çevre dostu soğutucu gaz kullanımıyla uzun ömürlü, enerji tasarruflu bir çalışma sistemi sunuyor. Eurovent sertifikalı TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri, enerji verimliliği ve performans güvenilirliği açısından uluslararası standartları karşılıyor. Değişken buharlaşma/yoğuşma sıcaklığı kontrolü sayesinde minimum enerjiyle maksimum verimlilik elde ediliyor. Akıllı Kontrol, Sessiz ve Sağlıklı Ortamlar TCL VRF sistemleri; WiFi ve BMS entegrasyonu, otomatik adresleme ve çoklu kontrol çözümleriyle modern binalarda akıllı yönetim sağlıyor. Sessiz çalışma mod u, akıllı defrost teknolojisi ve sabit sıcaklık kontrolüyle konforu artırırken, taze hava sirkülasyonu ve yumuşak rüzgâr modu sayesinde sağlıklı ve huzurlu bir iç mekân ortamı yaratıyor. Güvenilir Performans ve Dayanıklılık TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri; yüksek hassasiyetli soğutucu akışkan kontrolü, altı kademeli yağ dönüş sistemi ve -30°C ila +55°C geniş çalışma sıcaklık aralığıyla her koşulda kararlı performans sunuyor. Gelişmiş koruma, yedekleme ve basınç dengeleme teknolojileri, sistemin uzun ömürlü ve kesintisiz çalışmasını sağlıyor. Kolay Kurulum ve Bakım Modüler tasarımı ve kompakt dış ünite yapısıyla TCL VRF sistemleri, kurulum ve bakım süreçlerinde maksimum verimlilik sağlıyor. Yüksek kapasiteli tek bedende 90 kW dış ünite yapısı daha az cihazla daha fazla alanı iklimlendiriyor, uzun boru hattı tasarımı ve otomatik adresleme fonksiyonu montaj sü resini kısaltarak saha uygulamalarını kolaylaştırıyor. Yerel Ofis ve Güçlü Servis Ağıyla Türkiye’de TCL Electronics, 2024 yılında Türkiye ofisini açarak yerel yatırımlarına hız kazandırdı ve kısa sürede operasyonunu Levant ve Kafkas ülkelerini kapsayan bölgesel yönetim merkezine dönüştürdü. Bu yapılanma, markanın bölgedeki büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldi ve yeni ürün gruplarının Türkiye pazarına ulaşmasını hızlandırdı. Kurduğu bu yapı sayesinde TCL, satıştan satış sonrası desteğe kadar tüm süreçlerde müşterilerine doğrudan hizmet sunan güçlü bir ağ oluşturdu. Yerel ofis ve teknik ekip yapılanmasıyla iş ortaklarına hızlı çözüm, kesintisiz iletişim ve güvenilir servis desteği sağlanıyor. TCL’in kendi fabrikasında yüksek kalite standartlarında üretilen VRF sistemleri, global standartlarda yüksek performans ve uzun ömür sağlıyor.

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım Haber

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım

Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla tasarlanan 40 hektar büyüklüğündeki yeni sera, gerçekleştireceği domates üretimiyle bölgenin gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sunacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu yeni modern seramız, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımıdır. Bu yatırımı aynı zamanda, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olarak görüyoruz.” dedi. Tarımda değer zincirinin her alanında yer alma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Tarım Grubu, Kazakistan Çimkent’te geçtiğimiz yıl temelini attığı sera yatırımının 40 hektar büyüklüğündeki ilk etabını devreye aldı. Bölgedeki modern seracılık faaliyetlerini Alsera KZ çatısı altında yürüten Alarko Tarım, Kazakistan’da 2029 yılı sonuna kadar 500 hektar büyüklüğe ulaşarak bölgenin gıda arzına önemli bir katkı sunacak. Sera açılışı için düzenlenen törene; Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Aidarbek Saparov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Vali Yardımcısı Aydin Karimov, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Alarko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Ümit N. Yıldız: “İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi” Alarko Şirketler Topluluğu’nun köklü bilgi birikimini, inovasyon gücünü ve sürdürülebilir üretim modelini Kazakistan’a taşımak üzere çok değerli bir adım attıklarını kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Tarım Grubumuzun amiral şirketi olan Alsera, bugün 120 hektarı aşan işletme büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük modern sera yatırımcılarından biri konumunda. Kazakistan yatırımımızla, Türkiye tarımındaki bu deneyim ve teknolojimizi sınır ötesine taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu modern sera yatırımı, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımını oluşturuyor. Böylece uzun soluklu ve her iki ülkeye de faydaları büyük olacak bir iş birliğini başlatıyoruz. Bu yatırım aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olmasıyla bizleri gururlandırıyor.” Kazakistan’ın en modern seraları arasında yerini aldı Alarko Tarım Grubu, tarım alanındaki faaliyetlerini çevresel ve toplumsal faydayı birlikte büyüten, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlayışla şekillendiriyor. Alarko Tarım’ın Kazakistan’da hayata geçirdiği sera projesi, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracat odaklı tarımsal üretim yaklaşımıyla bölgesel kalkınmayı destekliyor. Alsera KZ bünyesinde konumlanan bu üretim alanı; yapay zekâ destekli iklimlendirme, otomasyona dayalı sulama ve ileri tarımsal kontrol sistemleri sayesinde Kazakistan’ın en modern seralarından biri olarak öne çıkıyor. İlk aşamada domates üretiminin yapılacağı tesis, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracata yönelik bir üretim sistemiyle faaliyet gösterecek. Türkiye’den 33 ülkeye domates ihracatı Sürdürülebilir tarım anlayışıyla modern seracılık, tohum ıslahı, niş gübre ve kurutulmuş gıda alanlarında faaliyet gösteren Alarko Tarım Grubu, Türkiye’nin en büyük modern sera işletmecileri arasında yer alıyor. Son iki yılda tarım alanına 300 milyon dolara yakın yatırım yapan Alarko Tarım, Alsera çatısı altında Afyonkarahisar, Denizli ve Eskişehir’de hayata geçirdiği 120 hektar büyüklüğündeki modern seralarda ürettiği “sıfır kalıntı” belgesine sahip sağlıklı domatesleri Avrupa başta olmak üzere toplam 33 ülkeye ihraç ediyor. Jeotermal enerji kaynaklarıyla ısıtılan ve dijital tarım teknolojileriyle donatılan seralarda, zararlılarla mücadelede inovatif yöntemler kullanılarak sürdürülebilir üretim modeline öncülük ediliyor.

Samsung, B2B İklimlendirme Çözümleriyle HVAC Kapsamını Genişletiyor  Haber

Samsung, B2B İklimlendirme Çözümleriyle HVAC Kapsamını Genişletiyor 

Enerji düzenlemeleri, iklim değişikliği, kentleşme ve nüfus artışı nedeniyle termal verimlilik yönetimine yönelik küresel ilgi artarken, ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) sistemlerine olan talep de hızla büyüyor. Konutlar ile kamu ve ticari tesislere yönelik, split ve ısı pompaların da dahil olduğu HVAC çözümlerini genişleten Samsung Electronics, HVAC iş kolunu büyütürken rekabet gücünü de artırıyor. Yenilikçi Isı Pompası teknolojisi - Monoblok Samsung’un, geleneksel kazanların yerini alması hedefiyle geliştirdiği Monoblok ısı pompası, yenilikçi teknolojisiyle ısınma ve sıcak su ihtiyaçlarını aynı anda karşılayarak yüksek enerji verimliliği ve konfor sunan bir alternatif olarak öne çıkıyor. Evdeki ısıtma sisteminin etkin enerji verimliliği sunabilmesi, kış aylarında faturalara etki eden önemli bir nitelik olarak öne çıkıyor. "SCOP A+++" sınıfı yüksek enerji verimliliği derecelendirmesine sahip Monoblok Isı Pompası, kullanıcıların ısınma maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. İklim krizinin etkisini artırdığı son dönemde çevre dostu iklimlendirme alternatifleri tüketicilerin tercihi olabiliyor. Samsung Monoblok Isı Pompası, iklimlendirmede R32 soğutucu gaz kullanıyor. R410A soğutucu gazlara kıyasla daha düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) sahip olan R32 soğutucu gaz, gereken soğutucu miktarını azaltarak CO2 emisyonlarını düşürüyor. İç mekanlar için ise Samsung, WindFree™ Tek Yön Kaset tipi klima ürününü sunuyor. Kullanıcılar, tek tuşa basarak güçlü ısıtma ve soğutma modları arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapabiliyor veya WindFree™ Rüzgârsız Serinlik modunu etkinleştirerek rahatsız edici rüzgâr hissine maruz kalmadan konforlu bir şekilde serinliyebiliyorlar ve konutlarında optimum iklimlendirme kontrolünü sağlayabiliyor. Üstelik Tek Yön Kaset tipi klima13.5 cm yüksekliği ile dar alanlarda alternatif bir çözüm oluyor. IoT bağlantılı B2B çözümleri Samsung, akıllı ev ve kurumsal ortamlarda süreç otomasyonuna, uzaktan yönetime ve insansız operasyonlara yönelik artan talebi karşılamak için Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümlerini çeşitlendiriyor. 2024 yılında Samsung, kurumsal ortamlara yönelik entegre bir platform çözümü olarak SmartThings Pro'yu piyasaya sürdü. SmartThings Pro, ev içi enerji yönetimi ve akıllı apartman hizmetleri gibi konut uygulamalarının yanında, şimdi, yeni özellikler de sunuyor. Bunların arasında, uzaktan bakım, enerji tasarrufu yönetimi, kişiselleştirilmiş oda deneyimleri ve kamu binaları ile küçük ve orta ölçekli ticari tesisler için bina otomasyonu yer alıyor. Ayrıca Samsung, IoT teknolojisini kullanan ve binalara entegre yönetim çözümü olan b.IoT’yi de istikrarlı bir şekilde geliştiriyor. HVAC, aydınlatma, güç sistemleri ve diğerlerini tek bir platformda birleştiren b.IoT, daha gelişmiş bir bina yönetimi sunuyor. B2B pazarı yeni nesil teknolojilerle büyüyor Samsung, yeni ısıtma ve soğutma teknolojilerini Türkiye pazarında daha hızlı yaygınlaştırmayı hedefliyor. Ev Tipi Isı Pompası’nın yenilikçi teknolojisi ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarını bir arada karşılayarak enerji verimliliği ve konfor sunuyor. Özellikle doğalgaz olmayan bölgelerde evleri ve orta büyüklükteki binaları ısıtan – soğutan ısı pompası çözümleri kullanılıyor. Ayrıca Samsung, SmartThings Pro ile klimaları ve SmartThings'e bağlı cihazları uzaktan analiz etmeyi hedefliyor. Bu adım; enerji tasarrufu, optimize edilmiş iklimlendirme kontrolü ve bakım desteği için hassas ve özelleştirilmiş hizmetler sunuyor. Samsung Electronics Isıtma ve soğutma teknolojileri ve gelişmiş SmartThings Pro bağlantı deneyimi ile Türkiye’nin HVAC pazarında büyümesini hızlandırmayı hedefliyor, inovatif ve özelleştirilmiş çözümlerle tüketicilere çok kolay ve konforlu bir yaşam tarzı sunuyor.

TLC Klima, GREE Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansı’nda 8 Ödül Birden Kazandı Haber

TLC Klima, GREE Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansı’nda 8 Ödül Birden Kazandı

Dünyanın önde gelen iklimlendirme markalarından GREE, 21–22 Ekim 2025 tarihlerinde Çin’in Chengdu kentinde “Made in China, Loved by the World” temasıyla 5. Küresel Stratejik İş Ortakları Konferansını gerçekleştirdi. Bu yıl, markanın küresel vizyonunun 10. yılını simgeleyen etkinlik; 2015–2025 döneminde elde edilen başarıların değerlendirildiği, geleceğe yön verecek stratejilerin belirlendiği uluslararası bir buluşma niteliği taşıdı. Türkiye’de GREE’nin yetkili distribütörü olarak markayı on yıldır başarıyla temsil eden TLC Klima, konferansa Yönetim Kurulu Başkanı Akın Telci, Başkan Yardımcısı ve Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Genel Müdür Yardımcısı Filiz Doğan ve Satış Direktörü Gökhan Külahi’den oluşan üst düzey bir heyetle katılım sağladı. Etkinlik boyunca GREE’nin enerji verimliliği, yeşil üretim ve akıllı iklimlendirme çözümlerinde kaydettiği teknolojik ilerlemeler değerlendirilirken; sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve küresel iş birlikleri ana gündem başlıklarını oluşturdu. TLC Klima, GREE’nin En Çok Ödül Alan Distribütörü Oldu GREE Night etkinliği, sadece bir kutlama değil, markanın dünya genelindeki iş ortaklarının uzun yıllara dayanan bağlılıklarını ve başarılarını onurlandıran özel bir buluşma oldu. TLC Klima ise gecenin en dikkat çeken distribütörü olarak öne çıktı. Toplam sekiz farklı kategoride ödül kazanan şirket, “GREE Global Top 10 Distributor 2025” ve “GREE Diamond Distributor 2025” unvanlarıyla en prestijli iki ödülün de sahibi oldu. Ayrıca ticari klima sistemlerindeki (CAC) güçlü performansıyla “GREE Excellent Performance Award (CAC)” ödülünü, VRF ve ısı pompası alanlarındaki başarılarıyla “Best CAC Promotion Award – VRF” ve “Best CAC Promotion Award – Heat Pump” ödüllerini kazandı. Ev tipi ürünlerdeki performansıyla “GREE Excellent Performance Award – Home Electric App”, marka bilinirliğini güçlendiren çalışmalarıyla “Global Best Brand Promotion Award” ödüllerine layık görüldü. TLC Klima ayrıca, “Global Best Reference Project 2025” ödülünü de alarak, Türkiye’de gerçekleştirdiği üst düzey referans projelerin global ölçekte de takdir topladığını bir kez daha kanıtladı. Küresel İş Birliğiyle Daha Güçlü Bir Gelecek Bu özel gecede öne çıkan “Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek” teması, GREE ve iş ortaklarının ortak vizyonunu yansıttı. TLC Klima ve GREE, on yılı aşkın süredir devam eden stratejik ortaklıklarını geleceğe taşıyarak, teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında iş birliği yapmayı sürdürüyor. Bu ortak vizyon, yalnızca ticari bir başarı değil, dünyanın dört bir yanında enerji verimliliği, çevresel sorumluluk ve yaşam konforu alanlarında somut katkılar sunan bir iş modeline dönüşüyor. TLC Klima, önümüzdeki dönemde de GREE’nin küresel büyüme hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki liderliğini pekiştirerek, yenilikçi çözümleriyle “daha güçlü bir gelecek” için çalışmaya devam edecek.

ISK-SODEX 17. Kez Kapılarını Açtı Haber

ISK-SODEX 17. Kez Kapılarını Açtı

Avrasya bölgesinin lider iklimlendirme fuarı ISK-SODEX-2025, Uluslararası HVAC-R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı, 17’nci kez İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. “Yaşamsal Döngü” ana temasıyla, 22–25 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleşecek fuarda, bir ilk olarak karbon ayak izi ölçümleri gerçekleştirilecek. Fuarın hazırlık aşamasından, enerji tüketimine tüm tedarik zinciri süreçlerinde karbon emisyonu hesaplanacak. Fuar süresince tüm katılımcı ve ziyaretçiler, ortaya çıkan ölçüm sonuçlarına ve sürdürülebilirlik analizlerine erişebilecek. Elde edilen veriler, karbon azaltım stratejileri geliştirilmesi ve dengeleme projelerinin planlanması için temel oluşturacak. Deutsche Messe tarafından, Hannover Messe Sodeks Fuarcılık ile ISKAV, DOSİDER, İSKİD, İZODER, TTMD, POMSAD, SOSİAD, ESSİAD, MTMD ve KBSD eş organizatörlüğünde düzenlenen ISK-SODEX-2025’te HVAC-R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri ürün grupları sergilenecek. Suudi Arabistan Endüstriyel Dönüşüm Fuarı, dünyanın önde gelen sanayi fuarı HANNOVER MESSE’nin organizatörü Deutsche Messe AG, Suudi Arabistan’ın en büyük fuar ve konferans organizatörü Riyadh Exhibitions Company (REC) ve Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı (MIMSA) iş birliğiyle, 1-3 Aralık 2025 tarihlerinde Riyad Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenecek ISK-SODEX 2025, iklimlendirme sektörünü geleceğe taşıyor ISK-SODEX 2025’in resmi açılış töreninde konuşan Hannover Messe Sodeks Fuarcılık Genel Müdürü Mehtap Gürsoy, fuarın küresel iklimlendirme sektörü açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Gürsoy, “Türk iklimlendirme sektörünün küresel vitrini ISK-SODEX 2025’te 17. kez bir araya gelmek bizler için büyük bir onur. ISK-SODEX, ülkemizde teknolojik dönüşümün öncüsü olarak sürdürülebilir kalkınmanın temellerini attığımız bir buluşma noktası haline geldi. İki yıldır heyecanla beklenen bu büyük buluşmada, dört gün boyunca iklimlendirme sektörünün tüm detaylarını keşfedecek, yenilikler ve gelişmelerle sektöre yön vereceğiz. Geleceğin sektör liderlerini, bugünün profesyonelleri ile buluşturacağız. Güçlü mirasımız ve bilgi birikimimiz ile geleceğe köprü olacağız” dedi. Gürsoy, ayrıca küresel iklimlendirme pazarının 2032 yılında 481 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini vurgulayarak, “Sektörümüzün yüksek potansiyelini ISK-SODEX 2025 ile daha da yukarılara taşıyacağımıza inanıyorum. Çünkü ISK-SODEX, bu büyümenin stratejik merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. ISK-SODEX ailesi olarak, Türk iklimlendirme sektörünün büyümesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. ISK-SODEX’in sadece bir fuar değil ülkemizin iklimlendirme sanayisinin gücünü, mühendislik üretimini ortaya koyması açsından da çok önemli bir platform olduğunu belirten ISKAV Yönetim Kurulu Başkanı Sarven Çilingiroğlu ise, “Hepimiz bunun için buradayız. Fuarımız ülkemizin sanayisinin kapasitesini, teknolojik yetkinliğini, sürdürülebilir kalkınmaya katkısı anlamında da güçlü bir yapıya sahiptir. Sektörümüz üretimden enerjiyi etkin kullanıma, eğitimden ve Ar-Ge’ye kadar geniş bir ekosistemi kapsıyor. Bunun içerisinde yer alan derneklerimiz ülkemizin sanayileşme hedefiyle katkı sağlıyorlar. Bu yapı aynı zamanda sanayileşen ülkemizin kalkınma hedefinin gücüdür. AB standartlarında üretim yapan bir sektöre sahibiz. Tüm küresel arenada üretimden ihracata ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. İklimlendirme sektörünün enerjiyi etkin kullanım ve su kaynaklarının verimli kullanımı ile çevre korumasına katkı sağladığını vurgulayan Sarven Çilingiroğlu, “Bu alana yönelik finansal teşviklerin kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Bu bizi karbon nötr hedefimize de hızla ulaştıracak. Kaliteden taviz vermeden üretim yapan güçlü bir sektörüz. Küresel pazarlarda rekabet için üretimin gücü kadar ihracatın desteklenmesi de belirleyici bir kriter.” diye konuştu. Yıllar geçtikçe ISK-SODEX Fuarı’nın gelişip büyüdüğüne dikkat çeken İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal ise iklimlendirme sektörünün Ar-Ge’si güçlü altyapısı ve yüksek kapasitesiyle önemli bir güç haline geldiğini söyledi. Fuarın bir buluşma noktası olduğunu bildiren Mehmet Şanal, “İç ve global pazarlardaki gücümüz sektör STK’larının dayanışması sayesinde her geçen gün daha da artıyor. Fuarımıza olan ilgi de aslında bu birlikteliğin neticesidir. Dünya iklimlendirme sektöründe ithalat 604 milyar dolar seviyesinde. Her ne kadar son 2 yıldır bazı sorunlar olsa da son 4 yılı baz aldığımızda ihracatımızın yüzde 22 oranında arttığını gözlemliyoruz. Sektör olarak el ele verip bu yıl 7.8 milyar dolarlık ihracat hedefine doğru yol alıyoruz. 2026 yılı için de çalışmalarımız için de sektör derneklerimiz ile toplantılarımızı yaparak, hedeflerimizi belirledik” dedi. Bu yıl 61 ülkeden 300’den fazla katılımcıyla B2B görüşmeler yapacaklarını ifade eden Mehmet Şanal, sadece Mısır’dan gelen 100 kişilik heyetin B2B görüşmelerini fuar sonuna kadar sürdüreceklerini ifade etti. Bin marka, 22 ülke ISK-SODEX’te 9 salonda düzenlenen ISK-SODEX 2025, 250’si uluslararası katılımcı firma olmak üzere toplam bin markayı ağırlıyor. Almanya, Çin ve Özbekistan pavilyonlarının bulunduğu fuarda Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Almanya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Çin, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Mısır, Özbekistan, Polonya, Tayvan ve Vietnam katılımcı ülke olarak yerini alıyor. Dünyanın dört bir yanındaki 22 farklı ülkeden katılımın gerçekleştiği ISK-SODEX-2025’te bu sene rekor ziyaretçi katılımı hedefleniyor. ISK-SODEX'ten bir ilk daha: Sektör Kampüste buluşuyor ISK-SODEX 2025’te bir başka ilk daha hayata geçiriliyor. Kampüs Projesi ile ISK-SODEX-2025 lise ve üniversite öğrencileri için bir cazibe merkezi haline gelecek. Proje kapsamında, öğrencilere sektörün önde gelen şirketleriyle tanışma ve sektördeki istihdam fırsatlarına erişim imkânı sunulacak. Atölye çalışmaları, eğitim seminerleri, yenilikçi fikirleri destekleyen proje yarışmaları ve sergiler aracılığıyla gençler, mesleki becerilerini geliştirme ve yaratıcı fikirlerini paylaşma fırsatı bulacak. İklimlendirme sektörünün geleceği 24 panelde ele alınacak ISK-SODEX-2025’te sektörün geleceğini şekillendirecek trendlerin tartışılacağı paneller ve etkinlikler düzenlenecek. Forum Alanında dört gün boyunca devam edecek, sektörün önde gelen derneklerinin iş birliğiyle sektörel paneller gerçekleştirilecek. 38 konuşmacının yer alacağı 24 panelde, “Enerjide Dönüşüm”, “Endüstriyel Soğutmada Yeni Teknolojiler”, “Enerji Verimliliği” ve “Isı Pompaları, Dijitalleşme ve Robotik Uygulamalar” gibi konular ele alınacak. Rothenberger ve Yıldırım Klima firmasının malzeme sponsorluğunda hayata geçen “Genç İklimlendirmeciler Yarışıyor” etkinliği, lise ve üniversite öğrencilerinin teknik yeteneklerini sergilemesine imkân sağlayacak. “Genç İklimlendirmeciler Yarışıyor”, 23 Ekim’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve SOSİAD katkılarıyla soğutmada, 24 Ekim’de DOSİDER katkılarıyla ısıtma alanında düzenlenecek. Fikirlerden sanata etkileşimli ve renkli bir ISK-SODEX-2025 ISK-SODEX 2025, gençlerin yaratıcılığını ve sektörel etkileşimini ön plana çıkaran etkinliklerle dop dolu bir program sunuyor. “Bir Süper Gücüm Olsa” temalı resim yarışmasıyla minik sanatçıların hayal gücü fuar alanına taşındı. Dereceye giren eserler fuar boyunca sergilenecek, öğrenciler hayallerini binlerce ziyaretçiyle paylaşma ve ödüller kazanma fırsatı yakaladı. Eleman.net iş birliğiyle hayata geçirilen Kariyer Noktasında, öğrenciler sektör profesyonellerinden birebir kariyer danışmanlığı alma, doğru yönlendirmelerle kendilerini geliştirme ve iş hayatına hazırlanma şansı yakalayacak. Firmalar ise staj ve iş olanakları için öğrencilerle fuar boyunca bir araya gelecek. ISK-SODEX Fuar Çekilişi ise fuar atmosferine heyecan katacak, çekiliş sonucunda birçok farklı hediye sahiplerini bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DemirDöküm’den Dönüşüm Hamlesi Haber

DemirDöküm’den Dönüşüm Hamlesi

Türkiye'de ısıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün gelişimine 70 yıldır öncülük eden DemirDöküm, İstanbul’da düzenlediği iş ortakları toplantısında Türkiye’nin dört bir yanından gelen 200'e yakın iş ortağını ağırladı. Bu yıl "DemirDöküm Gücü Dönüşüm" sloganıyla gerçekleşen toplantıda markanın yeni dönem hedefleri ve iş stratejileri DemirDöküm CEO'su Alper Avdel, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu, Marka ve Müşteri Deneyimi Direktörü Bilge Kıran, Satış Direktörü Fırat İrfanoğlu ve Ürün Pazarlama Direktörü Eren Çiçekçiler tarafından katılımcılarla paylaşıldı. “ISITMA DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDEN GRUBUN PARÇASIYIZ” Toplantıda sektörün en köklü kurumlarından DemirDöküm'ün dönüşüm sürecine ilişkin detayları aktaran CEO Alper Avdel, şirketin Vaillant Grubu'nun bir parçası olarak güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ve grubun Avrupa'da ısı pompası dönüşümünde öncü rol oynadığını belirtti. Vaillant Grup’un, Avrupa pazarında ısı pompası dönüşümünü gerçekleştiren ve R290 ısı pompasını ilk endüstrileştiren firmalardan biri olduğunu vurgulayan Alper Avdel, 1 milyar euroluk yatırımla 500 bin adetlik ısı pompası üretme kapasitesine ulaştıklarını ifade etti. "TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ BİR KONUMDAYIZ" Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de pazar dinamiklerinde hızlı bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Alper Avdel; "10 yıldır üzerinde çalıştığımız ve 5 yıl önce gündeme yoğun bir şekilde getirmeye başladığımız ısı pompası pazarı Avrupa'da da ülkemizde de hızlı bir büyüme trendi içerisinde. Ülkemizde ısı pompası pazarı 50 bin adet seviyesine yaklaştı. Yakın bir gelecekte bu rakamın 100 bin adete ulaşacağını öngörüyoruz. Grup olarak R290 gazlı ısı pompalarına ilk yatırım yapan şirketlerden biriyiz. Bu bize pazarda önemli bir avantaj sağlıyor" açıklamasını yaptı. KOMBİ VE ISI POMPASI AİLESİ GENİŞLİYOR Şirketin önümüzdeki dönemde ürün portföyünü güçlendirme stratejisine devam edeceklerini belirten DemirDöküm CEO'su, “Önümüzdeki dönemde kombi ürün ailesine 2, ısı pompası ürün ailesine 2 ürün ekleyeceğiz. Yenilenen ürün gamı hem tüketici beklentilerini hem de sektör dinamiklerini daha ileri bir noktaya götürecek. Yeni ürünlerimizde modülasyon teknolojisine büyük özen gösteriyoruz. Bu kriter cihazın çalışma verimliliğini direkt etkileyen bir husus. Yeni cihazlarımızın verimliliğini en üst noktaya taşımak için yüksek modülasyon özelliğiyle donatıyoruz" dedi. “YATIRIMA HEZ KISMEDEN DEVAM EDİYORUZ” DemirDöküm’ün farklı alanlarda yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Avdel şöyle konuştu: "Geçen yıl başladığımız showroom yenileme operasyonunda önemli bir yol kat ettik. Yıl sonuna kadar 50 showroom daha yenileyeceğiz. Bozüyük üretim üssümüzde farklı alanlarda yatırımlarımız sürüyor. Ağırlık, üretim alanında. Ar-Ge merkezimizde yeni ürün geliştirme konusunda yatırımlarımızı artırıyoruz. Sadece üretim ve teknolojide değil, en iyi finansal çözümler ve en iyi kredi koşullarını iş ortaklarımıza ve tüketicilerimize sağlama konusunda da iddialıyız. Geride bıraktığımız 70 yılda iş ortaklarımızla birlikte tüm dönüşümleri başarıyla gerçekleştirdik. Bu dönüşümü de başarıyla tamamlayacağız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.