Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iklimlendirme

Kapsül Haber Ajansı - Iklimlendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iklimlendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi. “Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak” Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi. “Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti” Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

Üçay Mühendislik’in Halka Arzında 14,6 Kat İle Rekor Talep Haber

Üçay Mühendislik’in Halka Arzında 14,6 Kat İle Rekor Talep

25 yılı aşkın deneyimiyle enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, halka arz sonuçları belli oldu. Halka arzda yurtiçi bireysel yatırımcılardan 808 bin 487 başvuru ile tahsisatın 2,5 katı; yüksek talepli yatırımcılardan 11 bin 110 başvuru ile tahsisatın 95,4 katı; 257 yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 16,7 katı talep toplandı. Toplamda ise halka arz büyüklüğünün 14,6 katı olmak üzere toplam 819 bin 854 yatırımcıdan talep geldi. Halka arzda 785 bin 446 yurtiçi bireysel yatırımcıya 42 milyon adet, 11 bin 017 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 6 milyon adet, 257 yurtiçi kurumsal yatırımcıya da 12 milyon adet olmak üzere toplamda 796 bin 720 yatırımcıya 60 milyon adet payın dağıtımı yapıldı. Dağıtıma esas tahsisat oranları yurtiçi bireysel yatırımlar için yüzde 70, yüksek talepte bulunan yatırımcılar için yüzde 10, yurtiçi kurumsal yatırımcılar için yüzde 20 olarak gerçekleşti. Halka arzda dağıtım yapılan yatırımcı sayısı açısından son 20 ayın rekoru kırıldı. Halka arz sonuçlarını değerlendiren Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Şirketimiz açısından stratejik bir eşik olan halka arz sürecini son zamanların rekoruyla tamamlamış olmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Yatırımcılarımızdan gelen güçlü talep, Üçay Mühendislik’in büyüme potansiyeline duyulan güveni açıkça ortaya koyuyor. Bu süreçte bizlere güvenen ve ortak olan tüm yatırımcılarımıza içten teşekkürlerimizi sunarız” dedi. Halka arz geliri yatırımda değerlendirilecek Turan Şakacı, halka arzdan elde edecekleri geliri elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme çalışmalarında ve dijital altyapının güçlendirilmesinde kullanmayı hedeflediklerini belirterek enerji dönüşümünün merkezinde yer alan projeleri daha güçlü bir etkiyle büyütmeyi amaçladıklarını açıkladı. Üçay Mühendislik’in gelecek planlarına ilişkin bilgi veren Şakacı, 2025 yılında yaklaşık 100 mesken tipi GES projesinin tamamlandığını, 2026’da bu sayıyı daha da yukarı çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Lisanslı güneş enerjisi santrali sahibi olma hedefi doğrultusunda YEKA yarışmalarının yakından takip edildiğini, ayrıca mevcut lisanslı veya lisanssız GES tesislerinin satın alınmasına yönelik planlar bulunduğunu ifade etti. Şirketin Türkiye genelindeki büyüme stratejisini desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde 15 yeni şube açmayı hedeflediğini belirten Şakacı, e-mobilite tarafında ise Türkiye genelinde 100’e yakın elektrikli araç şarj istasyonu bulunduğunu, bağlı ortaklık Elaris ile birlikte yeni şarj istasyonları devreye alarak Türkiye’nin e-mobilite altyapısına katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi. Şakacı ayrıca operasyonel giderleri azaltmak ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla araç filolarının elektrikliye dönüştürülmesi, yapay zekâ destekli akıllı depolar kurulması ve öz tüketim için GES tesisleri inşa edilmesinin de gündemde olduğunu belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar  Haber

OAİB’nin 2025 yılı İhracatı 31,4 Milyar Dolar 

Bünyesindeki 5’i sektörel, 3’ü bölgesel 8 ihracatçı birliğinde yaklaşık 45 bin üyesi bulunan OAİB, %13,2’lik payıyla Türkiye’nin toplam ihracatında üçüncü sırada yer aldı. İhracatçı firmaların sektör ve yatırım çeşitliliğine sahip sanayi yapısının 2025 sonuçlarına da yansıdığını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, “OAİB ihracat performansı sınırlı sayıda sektöre değil, geniş bir sanayi tabanına dayanıyor. Birliklerimizin verileri, bölgemizin çok katmanlı bir üretim ve ihracat yapısına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor” dedi. “OAİB’deki 8 İhracatçı Birliğinden 5’i, sektörlerinde Türkiye’nin tek İhracatçı Birliği” OAİB Genel Sekreterliği'ne bağlı, Türkiye genelinde tek ihracatçı birliği olan sektörlerden savunma ve havacılık sanayinde toplam ihracat %48,8 artışla 10 milyar dolar olurken, iklimlendirme sanayiinin ihracatı %3,5 artışla 7,4 milyar dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin ihracatı %4,4 artışla 4,7 milyar dolara, süs bitkileri ve mamulleri ihracatı ise %13,7 artışla 160 milyon dolara yükseldi. OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çeken OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şu ifadeleri kullandı: “Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet baskılarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz... OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve %4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi: “OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD’nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık’a ihracatımızın %108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya’ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye’nin toplam ihracatında 4. sırada bulunan Ankara’nın rolü büyük. Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz” dedi. OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, “Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii ihracatı 10 milyar dolar Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi: “Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre %50’ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayiinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025’te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor.” Türkiye'de yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı %43,5 Türkiye'de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının %12,7, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise %10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve %43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük 5 ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu’da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin sanayiinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel ve bölgesel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum.” Türkiye’nin iklimlendirme sanayii ihracatı 7,4 milyar dolar İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi: “İklimlendirme sanayiinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre %3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı ürünlerimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel fuarlarda görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Türkiye’nin çimento, cam, seramik ihracatı 4,7 milyar dolar OAİB Koordinatör Başkanlığı’nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: “Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda %4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektörlerimiz %80 den fazla yerli Katma Değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor. Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.” Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 160 milyon dolar Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı %15’e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bugün ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az %12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz.” OAİB’nin demir ve demir dışı metal ihracatı 2,5 milyar dolar Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre %4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı; “Orta Anadolu’dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika’daki altyapı yatırımları ve Asya’nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarımız sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz.” OAİB’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 1,4 milyar dolar Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve tüketici odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi: “Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı %4 artarken Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise %6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kaliteli gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, 'Türk malı' algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz. OAİB’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 1 milyar dolar Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Sektörümüzün %1,2’lik artışla sınırlı da olsa bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinde 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının siparişleri zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesi. Tasarım ve markalaşmaya yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı Haber

CW Enerji Tarımda Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik İçin Çözüm Olanaklarını Anlattı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş hücresi ve panel üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki bilgi birikimini tarım sektörüyle paylaşmaya ve katkı sağlamaya devam ediyor. Sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hareket eden CW Enerji, tarımsal üretimde enerji verimliliğini artıran ve çevresel etkileri azaltan çözümleriyle tarım sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Bu vizyon doğrultusunda, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen “Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları” başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji showroom alanı ile CW SolarCell ve CW alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark yarattıklarına dikkat çeken Sarvan, “Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz” dedi. CW Enerji’nin AR-GE ve üretim gücü sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: “Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer yarattığına da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz.” Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.

TCL’in Yenilikçi Ticari İklimlendirme Sistemleri Türkiye’de Haber

TCL’in Yenilikçi Ticari İklimlendirme Sistemleri Türkiye’de

İklimlendirme alanında 11 küresel üretim üssü, yıllık 38 milyon adetlik üretim kapasitesi ve 160’tan fazla ülkeye yayılan satış ağıyla dünyanın önde gelen HVAC markalarından biri olan TCL, ev tipi klima çözümlerinin ardından şimdi ticari segmentteki çözümleriyle Türkiye pazarına giriş yapıyor. Çin’in klima ihracatında ilk üçte yer alan ve “taze hava” teknolojisine sahip klimalarda dünya lideri konumunda bulunan TCL, büyük ölçekli yapılar için yüksek verimli, akıllı ve sürdürülebilir VRF sistemleriyle Türkiye’deki varlığını güçlendiriyor. Yeni Nesil TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF Sistemleri TCL’in TMV6+ Super Serisi Akıllı VRF sistemleri, gelişmiş DC Inverter teknolojisi, 56°C’ye kadar güçlü soğutma, yüksek enerji verimliliği ve kolay kurulum özellikleriyle modern yapılar için y? ?ksek performanslı, sürdürülebilir ve akıllı iklimlendirme çözümleri sunuyor. DC Inverter kompresör, üç kademeli süper soğutma teknolojisi ve akıllı Inverter kontrolü sayesinde zorlu koşullarda dahi üstün ısıtma ve soğutma performansı sağlayan TMV6+ Super; “Double C” yüksek verimli kondenser, gelişmiş fan motoru ve R410A çevre dostu soğutucu gaz kullanımıyla uzun ömürlü, enerji tasarruflu bir çalışma sistemi sunuyor. Eurovent sertifikalı TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri, enerji verimliliği ve performans güvenilirliği açısından uluslararası standartları karşılıyor. Değişken buharlaşma/yoğuşma sıcaklığı kontrolü sayesinde minimum enerjiyle maksimum verimlilik elde ediliyor. Akıllı Kontrol, Sessiz ve Sağlıklı Ortamlar TCL VRF sistemleri; WiFi ve BMS entegrasyonu, otomatik adresleme ve çoklu kontrol çözümleriyle modern binalarda akıllı yönetim sağlıyor. Sessiz çalışma mod u, akıllı defrost teknolojisi ve sabit sıcaklık kontrolüyle konforu artırırken, taze hava sirkülasyonu ve yumuşak rüzgâr modu sayesinde sağlıklı ve huzurlu bir iç mekân ortamı yaratıyor. Güvenilir Performans ve Dayanıklılık TCL TMV6+ Super Serisi VRF sistemleri; yüksek hassasiyetli soğutucu akışkan kontrolü, altı kademeli yağ dönüş sistemi ve -30°C ila +55°C geniş çalışma sıcaklık aralığıyla her koşulda kararlı performans sunuyor. Gelişmiş koruma, yedekleme ve basınç dengeleme teknolojileri, sistemin uzun ömürlü ve kesintisiz çalışmasını sağlıyor. Kolay Kurulum ve Bakım Modüler tasarımı ve kompakt dış ünite yapısıyla TCL VRF sistemleri, kurulum ve bakım süreçlerinde maksimum verimlilik sağlıyor. Yüksek kapasiteli tek bedende 90 kW dış ünite yapısı daha az cihazla daha fazla alanı iklimlendiriyor, uzun boru hattı tasarımı ve otomatik adresleme fonksiyonu montaj sü resini kısaltarak saha uygulamalarını kolaylaştırıyor. Yerel Ofis ve Güçlü Servis Ağıyla Türkiye’de TCL Electronics, 2024 yılında Türkiye ofisini açarak yerel yatırımlarına hız kazandırdı ve kısa sürede operasyonunu Levant ve Kafkas ülkelerini kapsayan bölgesel yönetim merkezine dönüştürdü. Bu yapılanma, markanın bölgedeki büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldi ve yeni ürün gruplarının Türkiye pazarına ulaşmasını hızlandırdı. Kurduğu bu yapı sayesinde TCL, satıştan satış sonrası desteğe kadar tüm süreçlerde müşterilerine doğrudan hizmet sunan güçlü bir ağ oluşturdu. Yerel ofis ve teknik ekip yapılanmasıyla iş ortaklarına hızlı çözüm, kesintisiz iletişim ve güvenilir servis desteği sağlanıyor. TCL’in kendi fabrikasında yüksek kalite standartlarında üretilen VRF sistemleri, global standartlarda yüksek performans ve uzun ömür sağlıyor.

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım Haber

Alarko Tarım Grubu’ndan Bölgesel Yatırımla Modern Seracılıkta Yeni Bir Adım

Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla tasarlanan 40 hektar büyüklüğündeki yeni sera, gerçekleştireceği domates üretimiyle bölgenin gıda arz güvenliğine önemli bir katkı sunacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu yeni modern seramız, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımıdır. Bu yatırımı aynı zamanda, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olarak görüyoruz.” dedi. Tarımda değer zincirinin her alanında yer alma vizyonuyla yatırımlarını sürdüren Alarko Tarım Grubu, Kazakistan Çimkent’te geçtiğimiz yıl temelini attığı sera yatırımının 40 hektar büyüklüğündeki ilk etabını devreye aldı. Bölgedeki modern seracılık faaliyetlerini Alsera KZ çatısı altında yürüten Alarko Tarım, Kazakistan’da 2029 yılı sonuna kadar 500 hektar büyüklüğe ulaşarak bölgenin gıda arzına önemli bir katkı sunacak. Sera açılışı için düzenlenen törene; Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Aidarbek Saparov, Türkiye Cumhuriyeti Türkistan Başkonsolosu Levent Gürcan, Çimkent Vali Yardımcısı Aydin Karimov, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih ve Alarko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Ümit N. Yıldız: “İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi” Alarko Şirketler Topluluğu’nun köklü bilgi birikimini, inovasyon gücünü ve sürdürülebilir üretim modelini Kazakistan’a taşımak üzere çok değerli bir adım attıklarını kaydeden Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Alarko olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada kalıcı değer üretme sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Tarım Grubumuzun amiral şirketi olan Alsera, bugün 120 hektarı aşan işletme büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük modern sera yatırımcılarından biri konumunda. Kazakistan yatırımımızla, Türkiye tarımındaki bu deneyim ve teknolojimizi sınır ötesine taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Çimkent’te kurduğumuz bu modern sera yatırımı, 2029 sonuna dek 500 hektara ulaşması planlanan büyük bir projenin ilk adımını oluşturuyor. Böylece uzun soluklu ve her iki ülkeye de faydaları büyük olacak bir iş birliğini başlatıyoruz. Bu yatırım aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin ve dostluğun somut bir göstergesi olmasıyla bizleri gururlandırıyor.” Kazakistan’ın en modern seraları arasında yerini aldı Alarko Tarım Grubu, tarım alanındaki faaliyetlerini çevresel ve toplumsal faydayı birlikte büyüten, sürdürülebilir ve kalıcı bir anlayışla şekillendiriyor. Alarko Tarım’ın Kazakistan’da hayata geçirdiği sera projesi, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracat odaklı tarımsal üretim yaklaşımıyla bölgesel kalkınmayı destekliyor. Alsera KZ bünyesinde konumlanan bu üretim alanı; yapay zekâ destekli iklimlendirme, otomasyona dayalı sulama ve ileri tarımsal kontrol sistemleri sayesinde Kazakistan’ın en modern seralarından biri olarak öne çıkıyor. İlk aşamada domates üretiminin yapılacağı tesis, yüksek verimli, temiz, kalıntısız ve ihracata yönelik bir üretim sistemiyle faaliyet gösterecek. Türkiye’den 33 ülkeye domates ihracatı Sürdürülebilir tarım anlayışıyla modern seracılık, tohum ıslahı, niş gübre ve kurutulmuş gıda alanlarında faaliyet gösteren Alarko Tarım Grubu, Türkiye’nin en büyük modern sera işletmecileri arasında yer alıyor. Son iki yılda tarım alanına 300 milyon dolara yakın yatırım yapan Alarko Tarım, Alsera çatısı altında Afyonkarahisar, Denizli ve Eskişehir’de hayata geçirdiği 120 hektar büyüklüğündeki modern seralarda ürettiği “sıfır kalıntı” belgesine sahip sağlıklı domatesleri Avrupa başta olmak üzere toplam 33 ülkeye ihraç ediyor. Jeotermal enerji kaynaklarıyla ısıtılan ve dijital tarım teknolojileriyle donatılan seralarda, zararlılarla mücadelede inovatif yöntemler kullanılarak sürdürülebilir üretim modeline öncülük ediliyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.