Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ilaçlama

Kapsül Haber Ajansı - Ilaçlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilaçlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım Haber

Kayseri'de Temiz Gelecek için 127 Milyon TL Yatırım

Kayseri’de park ve bahçeleriyle adeta şehrin vitrini konumunda bulunan Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılında da çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve estetik odaklı çalışmalarıyla dikkat çekti. Daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Kayseri hedefiyle sürdürülen faaliyetler, kentin dört bir yanında hissedildi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın çevre ve yaşam kalitesini önceleyen vizyonu doğrultusunda 2025 yılı boyunca kentin tamamına yayılan dev bir yeşil dönüşümü hayata geçiriyor. Kayseri’de Yeşil Alan Gücü Yükseliyor 2025 yılı itibarıyla Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı’nın sorumluluğundaki alan büyüklüğü dikkat çekici seviyeye ulaşıyor. Kent genelinde, 7 milyon 223 bin 108 metrekare yeşil alan, 4 milyon 204 bin 795 metrekare ağaçlandırma alanı bulunuyor. Toplamda 11 milyon 427 bin 903 metrekare alanda yeşil doku korunuyor ve geliştiriliyor. Yapılan çalışmalar sonucunda kişi başına düşen yeşil alan miktarı 18,65 metrekare seviyesine yükseliyor. Kurakçıl Peyzajla Suya Saygılı Şehir Kayseri Büyükşehir Belediyesi, su kaynaklarını koruyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına büyük önem veriyor. Bu kapsamda; 362 bin kilogram doğal taş, 25 bin metretül çim ayırıcı, 450 bin ponza taşı, 2 bin 400 metreküp alt malzeme taşı kullanılıyor. Kurakçıl peyzaj uygulamalarına 5 milyon 306 bin 928 TL yatırım ayrılıyor. Şehir Renkleniyor, Parklar Canlanıyor 2025 yılı peyzaj çalışmaları kapsamında Kayseri’nin dört bir yanında yoğun bir çiçeklendirme çalışması yürütülüyor. Bu kapsamda 638 bin adet çiçek ve 50 bin adet lale soğanı toprakla buluşuyor. Peyzaj çalışmalarına ayrılan yatırım tutarı 6 milyon 989 bin 82 TL olarak kayıtlara geçiyor. Yeşil Alanlarda Kapsamlı Altyapı Çalışması Büyükşehir Belediyesi, yeşil alanların kalitesini arttırmak için altyapıdan üstyapıya kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında; 12 bin kg çim tohumu, 18 bin malç ve yapıştırıcı, 400 kilogram yapıştırıcı, 2 bin metreküp hafriyat, 8 bin metreküp toprak dolgusu, 57 bin metrekare sulu tohumlama sistemi ile çim ekimi, 6 bin metreküp gübreli toprak ile ekim, 2 bin 700 metrekare rulo çim serimi gerçekleştiriliyor. Bu alana 12 milyon 666 bin TL yatırım yapıldı. Otomatik Sulama Sistemleriyle Tasarruf Kavşaklarda, refüjlerde ve parklarda su tasarrufu sağlamak amacıyla otomatik sulama sistemleri yaygınlaştırılıyor. Bu çalışmalar için 5 milyon 82 bin 248 TL yatırım kullanılıyor. On Binlerce Fidan Kayseri Toprağıyla Buluşuyor Ağaçlandırma çalışmaları 2025 yılında da hız kesmeden devam ediyor. 10 adet fidan dikim etkinliği ile birlikte yıl genelinde; 78 bin 665 adet fidan ve 46 bin 48 adet süs bitkisi ve çalı dikimi gerçekleştiriliyor. Ağaçlandırma yatırımı 64 milyon 146 bin 810 TL seviyesinde gerçekleşti. Millet Bahçesi Kayseri’nin Buluşma Noktası Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yeşil alanların sulamasında kullanılmak üzere; 2 adet sondaj kuyusu, teçhizatı, kontrol panosu ve kuyu binası hayata geçiriliyor. Bu çalışma için 2 milyon 880 bin TL harcanırken, Millet Bahçesi’nde yıl boyunca 35 etkinlik düzenlenerek sosyal yaşam desteklendi. Kent Donatılarıyla Yaşam Alanları Güçleniyor Parklar, mesire alanları, kamu kurumları ve ilçelerden gelen talepler doğrultusunda 312 adet bank, 138 adet kamelya, 87 adet piknik masası, 516 adet kent donatısı vatandaşların kullanımına sunuluyor. Kent donatılarına ayrılan yatırım tutarı 11 milyon 704 bin TL oldu. İlaçlama ve Bakım Çalışmaları Aralıksız Sürüyor Parklar, mesire alanları, hobi bahçeleri, refüjler ve kaldırımlarda bitki sağlığını korumaya yönelik yoğun ilaçlama çalışmaları yürütülüyor. Bu kapsamda; 905 litre zirai ilaç, 397 litre biyosidal ilaç, 2 bin 187 litre herbisit kullanılıyor. İlaçlama çalışmalarının maliyeti 1 milyon 652 bin TL olarak gerçekleşti. Aydınlatma ve Arızalara Hızlı Müdahale 2025 yılı boyunca parklar ve hizmet alanlarında bildirilen 1.139 adet arızaya müdahale edilirken, çalışmalarda 9 bin 131 adet elektrik malzemesi kullanıldı ve 6 milyon 788 bin 207 TL yatırım ile aydınlatma sorunları giderildi. Sarımsaklı Mesire Alanı Yeni Yüzüyle Hizmette Sarımsaklı Mesire Alanı’nda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında; 7 bin 750 metrekare püskürtme çim, 86 adet fidan, 88 adet lambri çatılı kamelya, 1 adet polyester çatılı kamelya, 2 adet oyun grubu, 1 adet piknik masası, 93 adet çöp kovası alana kazandırıldı. Yenileme çalışmasının maliyeti 10 milyon 74 bin TL oldu. 127 Milyon TL’yi Aşan Dev Yeşil Yatırım Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 2025 yılı boyunca toplam 127 milyon 289 bin 275 TL yatırım ile Kayseri’nin yeşil geleceğini güçlendirdi. Kayseri’de yeşil artık bir süs değil, Büyükşehir’in imzasını taşıyan güçlü bir şehir vizyonu olarak geleceğe kök salıyor.

Uzmanlardan Uyarı: "Güvenmediğiniz Yerden Hizmet Almayın!" Haber

Uzmanlardan Uyarı: "Güvenmediğiniz Yerden Hizmet Almayın!"

İnsanların elbette dışarıda yemek yiyeceğini kahve içeceğini bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Ancak vatandaşlar mümkün olduğunca güvendikleri, mutfağını görebildikleri, şeffaf işletmeleri tercih etmeli.” dedi. İlaçlama yaptıracak olan vatandaşların da uzmanların sertifika ve izinlerini mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yılancıoğlu, “İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı. Ayrıca ilaçlama yapılacaksa evden bir iki gün uzak kalınması gerektiği unutulmamalı. İşletmeler için de aynı durum geçerli.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Biyogüvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, Fatih’te 4 kişilik ailenin hayatını kaybetmesine neden olan zehirlenme olayını değerlendirdi. “Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.” Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Almanya'dan Türkiye’ye gelen ailemizin durumu gerçekten çok vahim bir trajedi. Yaşananlar hepimizi derinden üzdü ve öfkelendirdi. Çünkü bu tip olaylar, basit ihmaller ve vurdumduymazlığın sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.” dedi. “Bu zehirlenme vakaları bir günlük sorunlar değil.” diyen Prof. Dr. Yılancıoğlu, farklı gıda zehirlenmesi örneklerinin günlük hayatın içinde sıkça yaşandığını ancak bu tip büyük trajediler yaşanmadan gündeme gelmediğini vurguladı. “Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu” Prof. Dr. Yılancıoğlu, gündelik dikkatsizliklerin de zaman zaman ölümcül sonuçlara yol açabildiğini belirterek, “Bir deterjanın içeriği bilinmeyen bir su şişesine doldurulması, tuz ruhu ve çamaşır suyunun karıştırılması gibi örneklerle her gün çok sayıda zehirlenme vakası yaşanıyor. Bu olaylar büyük bir toplumsal sorun. Bunları basit bir ihmal olarak da görmemek gerekiyor. Ciddi bir eğitim eksikliği söz konusu.” diye konuştu. Hiçbirimizin aklına toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez! Gıda zehirlenmesinin aslında bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılancıoğlu, şöyle devam etti: “Bu enfeksiyon sizi diyareye, yani halk arasındaki adıyla ishale sürükleyebilir; mideniz bulanabilir, halsizlik hissedebilirsiniz. Bazı durumlarda ertesi gün toparlanacak şekilde hafif mide rahatsızlıkları da görülebilir. Sonuç olarak bu tablo bir enfeksiyondur. Ancak ciddi bir durumda nefes darlığı yaşıyorsanız, şiddetli kas krampları ve ağrılar başlıyorsa, yoğun bir uyku hali, mide bulantısı, baş ağrısı, anlam kaymaları veya çift görme gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa elbette acilen hastaneye başvurursunuz. Fakat hiçbirimizin aklına deterjanla hazırlanmış bir kahvenin içilebileceği ya da konakladığınız otelde havalandırma yapılmadan son derece toksik bir kimyasalla ilaçlama yapılmış olabileceği gelmez.” Gazların çoğu kokusuz ve tatsız… Yaşanan otel vakasında kimyasal kaynaklı zehirlenme ihtimaline dikkat çeken Prof. Dr. Yılancıoğlu, fumigasyon tipi gazla yapılan ilaçlamalarda ortamın mutlaka birkaç gün kapalı tutulması, ardından uzun süre havalandırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Bu gazların çoğu kokusuz ve tatsızdır. İnsanlar zehirlendiklerini ancak ciddi semptomlar başladığında anlayabilir. Bu nedenle işletmelerin sorumluluğu çok büyük.” ifadelerini kullandı. Merdiven altı ürün ve yetkisiz kişilerce ilaçlama yapılmamalı! İlaçlamanın, yalnızca Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı tarafından sertifikalandırılmış uzman firmalar tarafından yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılancıoğlu, “İlaçlama kesinlikle merdiven altı ürünlerle ya da yetkisiz kişilerce yapılmamalıdır. Kullanılan kimyasalların sertifikaları kontrol edilmeli, yapılacak işlem komşulara ve yönetime mutlaka bildirilmelidir. Fumigasyon uygulanacaksa yalnızca hedef daire değil, diğer katlar da etkilenebilir. Bu yüzden herkesin bilgilendirilmesi şarttır.” diye konuştu. İşletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksü yok! Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yılancıoğlu, denetimlerin caydırıcı biçimde sürmesi gerektiğini ve işletmelerin sorumluluklarını görmezden gelme lüksünün olmadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Yılancıoğlu, “Buradan özellikle işletmelere seslenmek istiyorum: Sürekli ‘denetim, denetim’ diyoruz ama her bir insanın başına ne bir polis ne de bir zabıta dikilebilir. İstediğiniz kadar denetim yapılsın, kişiler kendi sorumluluklarını bilmediği sürece maalesef zehirlenme vakaları da ölümler de devam eder. Öncelikle bunun anlaşılması gerekiyor. Çünkü bu insanlar toplumun içinden; hepimizin arkadaşı, dostu veya komşusu. Ölenler de öyle, bu ölümlere sebebiyet verenler de öyle. Toplum olarak bu büyük dersle yüzleşmemiz gerekiyor. İkincisi, denetimlerin hiçbir şekilde taviz verilmeden ve caydırıcı biçimde sürdürülmesi şart.” şeklinde konuştu. “İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı” İnsanların elbette dışarıda yemek yiyeceğini kahve içeceğini bunun toplumsal bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu, “Ancak vatandaşlar mümkün olduğunca güvendikleri, mutfağını görebildikleri, şeffaf işletmeleri tercih etmeli. İlaçlama yaptıracak olan vatandaşların da uzmanların sertifika ve izinlerini mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. İzinsiz ve sertifikasız hiç kimseden hizmet alınmamalı. Ayrıca ilaçlama yapılacaksa evden bir iki gün uzak kalınması gerektiği unutulmamalı. İşletmeler için de aynı durum geçerli. Eve döndükten sonra ortam mutlaka 4–5 saat boyunca havalandırılmalı. Ancak bu şekilde güvenli bir ortam sağlanabilir. İlaçlama yapacak olanların durumu komşulardan veya yönetimden gizlememesi de hayati önem taşıyor. İnsanların hayatı böylesine dramatik biçimde son bulmamalı. O ailenin yaşadığı trajedi çok acı. Toplumsal olarak bunu anlamamız ve sorumluluklarımızdan kaçmamamız gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor! Haber

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor!

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, haşerelerle mücadelenin doğru şekilde yapılmaması durumunda ciddi sağlık risklerinin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Oteller haşere ve kemirgenlerin üremesi için ideal ortamlar oluşturuyor… Otellerin, yoğun insan sirkülasyonunun olduğu, gıda servisinin yapıldığı ve farklı iklim koşullarında sürekli kullanılan alanlar olduğunu bunun da haşere ve kemirgenlerin üremesi için ideal ortamları beraberinde getirdiğini kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Hamamböceği, tahtakurusu, kemirgen, sinek ve sivrisinek gibi zararlılar yalnızca konforu bozmakla kalmaz; salmonella, escherichia coli, leptospiroz, hantavirüs ve alerjen partiküller gibi halk sağlığını tehdit eden riskleri taşır. Bu nedenle ilaçlama uygulamaları hem gıda güvenliğini hem misafir sağlığını hem de işletmenin yasal yükümlülüklerini korumak için kritik öneme sahiptir. Doğru pestisit kontrol stratejileri, otelleri biyolojik bulaşlardan ve hijyen skandallarından koruyarak işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler.” dedi. Pestisitler kontrollü kullanılmadığında akut ve kronik sağlık riskleri doğurabiliyor “Otellerde yapılan ilaçlamalar sağlık açısından büyük riskler taşır.” diyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti: “Pestisitler kontrollü kullanılmadığında akut ve kronik sağlık riskleri doğurabilir. Akut etkiler arasında solunum yolu irritasyonu, göz-kulak-burun yanması, baş ağrısı, mide bulantısı, ciltte kızarıklık veya nörolojik belirtiler bulunur. Kronik maruziyetlerde ise endokrin sistem bozuklukları, bazı kanser türleri, nörotoksik etkiler ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar literatürde yer almaktadır. Özellikle kapalı alanlarda yapılan sisleme, fumigasyon veya yüksek hacimli uygulamalar sonrası yüzeylerde pestisit kalıntısı kalabilir ve bu kalıntılar çocuklar, yaşlılar, hamileler ve astım hastaları için daha ciddi riskler yaratır. Yanlış doz, etiket dışı kullanım ve yetersiz havalandırma zehirlenme riskini artıran başlıca faktörlerdir.” Otel ilaçlamasında İSG açısından dikkat edilmesi gereken kurallar! Otellerde ilaçlama yapılırken İSG açısından dikkat edilmesi gereken temel kurallar bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren, çalışanlarını kimyasal risklere karşı bilgilendirmek, uygun kişisel koruyucu donanım (maske, gözlük, eldiven, tulum) sağlamak ve güvenlik bilgi formlarını (SDS/MSDS) erişilebilir kılmak zorundadır. Uygulama sırasında yalnızca eğitimli ve yetki belgesine sahip personel çalışmalı, kapalı alanlarda havalandırma sağlanmalı ve alanda yetkisiz kişilerin bulunmasına izin verilmemelidir. Ayrıca risk değerlendirmesi yapılmalı, kullanılan kimyasalların etiket talimatlarına uyulmalı ve tekrar giriş süreleri kayıt altına alınmalıdır.” diye konuştu. Tamamı ruhsatlandırılmış ürünler olmak zorunda! Türkiye’de otellerde ilaçlama ile ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde otellerde kullanılan pestisitlerin tamamının, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış halk sağlığı amaçlı ürünler olmak zorunda olduğunu anlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Halk Sağlığı Alanında Haşere ile Mücadele Usul ve Esasları” ve “Biyosidal Ürünler Yönetmeliği” nin hangi ürünlerin, hangi dozlarda, hangi alanlarda kullanılabileceğini düzenlediğini söyledi ve “Uygulamayı yapan firmaların sorumlu müdür bulundurması, uygulayıcılarının yetki belgesine sahip olması ve yapılan işlemlerin kayıt altına alınması zorunludur. Ayrıca 6331 sayılı İSG Kanunu, kimyasalların kullanımı sırasında işverenin eğitim, bilgilendirme ve koruma yükümlülüklerini belirler. Bu çerçevede oteller hem sağlık hem de mevzuat uyumunu sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde konuştu. Uyarı notu bırakılmalı, uygulama saatleri önceden duyurulmalı! İlaçlama hizmeti veren firmaların denetiminin, İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı birimleri tarafından yapıldığını da dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti: “Ancak sıklık, illere, turizm yoğunluğuna ve şikâyet bildirimlerine göre değişkenlik gösterebilir. Firmaların ruhsat geçerliliği, kullanılan ürünlerin etiket ve ruhsat uygunluğu, uygulayıcı sertifikaları ve kayıt tutma süreçleri düzenli olarak kontrol edilir. Oteller ilaçlama süreçlerinde personel bilgilendirmesi yasal bir zorunluluktur. 6331 sayılı kanun gereği çalışanların maruz kalabileceği kimyasallar hakkında bilgilendirilmesi, eğitim verilmesi ve gerekli koruma ekipmanının sağlanması gerekir. Misafir bilgilendirmesi ise mevzuatta açık bir zorunluluk olarak yer almasa da uluslararası iyi uygulamalarda oda kapısına uyarı notu bırakılması, uygulama saatlerinin önceden duyurulması veya kapatma sürelerinin misafirlere bildirilmesi önerilir.” En koruyucu yaklaşım 24 saatlik bekleme ve güçlü havalandırma İlaçlamadan sonra odalar veya ortak alanların kullanım süresinin, kullanılan ürünün türüne ve uygulama metoduna göre değiştiğini de ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, sözlerini şöyle tamamladı: “Etiket talimatlarında belirtilen ‘tekrar giriş (re-entry)” süresi temel referanstır; bazı yüzey spreylerinde 1–2 saatlik havalandırma yeterliyken sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalarda süre 12–24 saati aşabilir. Oda veya ortak alan tekrar kullanılmadan önce mutlaka havalandırılmalı, temas yüzeyleri temizlenmeli ve gıda hazırlama alanlarında ekstra hijyen sağlanmalıdır. Etiket talimatı net değilse, en koruyucu yaklaşım 24 saatlik bekleme ve güçlü havalandırmadır.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.