Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ileri Malzeme

Kapsül Haber Ajansı - Ileri Malzeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ileri Malzeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk ve Tek 3D Baskı Teknolojileri Ve Eklemeli İmalat Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Türkiye’nin İlk ve Tek 3D Baskı Teknolojileri Ve Eklemeli İmalat Fuarı Kapılarını Açtı

Türkiye’nin 3D baskı teknolojileri ve eklemeli imalat alanındaki en kapsamlı ihtisas buluşması EXPO3D İstanbul, 17 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde başladı. 19 Eylül’e kadar devam edecek fuar; yerli ve yabancı teknoloji üreticilerini, sanayicileri, mühendisleri, akademisyenleri, girişimcileri ve yatırımcıları aynı çatı altında buluşturuyor. Yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda düzenlenen EXPO3D İstanbul’da endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden 3D tarama sistemlerine, prototiplemeden seri üretim uygulamalarına kadar sektörün farklı alanlarındaki yeni teknolojiler sergileniyor. Fuarın üç gün boyunca 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlaması hedefleniyor. “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ YENİ NESİL TEKNOLOJİLERLE BULUŞTURUYORUZ” Fuarın açılışında konuşan TAM Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sucaklı, EXPO3D İstanbul’un Türkiye’nin ileri üretim teknolojilerindeki potansiyelini dünyaya göstermeyi amaçladığını belirterek şunları söyledi: “Üretimde yeni bir dönemin içindeyiz. Artık bilgisayarda hazırlanan bir tasarım, büyük kalıplara ve haftalar süren hazırlık süreçlerine ihtiyaç duyulmadan birkaç saat içerisinde somut bir ürüne dönüşebiliyor. EXPO3D İstanbul ile Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısını, mühendislik birikimini ve girişimcilik kabiliyetini yeni nesil üretim teknolojileriyle buluşturuyoruz. 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla markanın yer aldığı fuarımızın, yeni iş birliklerine ve yatırımlara zemin hazırlamasını hedefliyoruz. Türkiye’nin bu teknolojileri yalnızca kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden ülkelerden biri olmasını istiyoruz.” “YERLİ HAM MADDE VE MALZEME GELİŞTİRMEK STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR” PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz ise 3D baskı teknolojilerinin plastik sektörüne yeni üretim ve ürün geliştirme alanları kazandırdığına dikkat çekti. Karadeniz, “Eklemeli imalatın gelişmesinde makine ve yazılım kadar kullanılan ham maddeler de belirleyici bir role sahip. Polimer teknolojileri; otomotivden savunmaya, medikal uygulamalardan tüketici ürünlerine kadar çok geniş bir kullanım alanı sunuyor. Türkiye’nin güçlü plastik sanayisini 3D baskı teknolojileriyle buluşturması, yüksek katma değerli üretim açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Yerli ham madde ve ileri malzeme geliştirme kabiliyetimizi güçlendirerek bu alandaki dışa bağımlılığı azaltabilir, küresel pazardan daha fazla pay alabiliriz” dedi. Eklemeli imalatın malzemenin yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanılmasına imkân verdiğini ifade eden Karadeniz, teknolojinin kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri açısından da önemli olduğunu vurguladı. “AKADEMİK BİLGİNİN SANAYİDE KARŞILIK BULMASI GEREKİYOR” Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Binnur Sağbaş da 3D baskı ve eklemeli imalat teknolojilerinin disiplinler arası bir çalışma alanı olduğuna dikkat çekti. Sağbaş, “Eklemeli imalat; makine mühendisliğinden malzeme bilimine, yazılımdan tasarıma ve biyomedikal uygulamalara kadar çok sayıda alanı bir araya getiriyor. Üniversitelerde üretilen akademik bilginin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşması, geliştirilen projelerin ticarileşmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi büyük önem taşıyor. EXPO3D İstanbul gibi buluşmalar, öğrencilerimizin ve genç mühendislerimizin teknolojinin ulaştığı noktayı yakından görmesine imkân sağlarken üniversite-sanayi iş birliklerinin gelişmesine de katkıda bulunuyor” diye konuştu. 3D YAZICILARLA ÜRETİLEN GERÇEK BOYUTLU TASARIMLAR İLGİ ODAĞI OLDU EXPO3D İstanbul’da endüstriyel uygulamaların yanı sıra 3D yazıcıların ulaştığı boyutları gösteren dikkat çekici çalışmalar da ziyaretçilerle buluştu. 6 metre uzunluğunda ve 2,5 metre yüksekliğindeki dinozor, birebir gerçek boyutlu yarış motosikleti, Anıtkabir ve Aslanlı Yol modeli, 2 metre yüksekliğindeki Thor ve Spider-Man figürleri fuarın öne çıkan eserleri arasında yer aldı. Fuarda ayrıca 1 metre boyundaki metal uçak motoru, 1,5 metrelik insansız hava aracı ve roket parçaları, medikal protezler, otomobiller için mekanik parçalar ile 3D baskıyla hazırlanan gömlek, etek, çanta ve şapka gibi tasarımlar sergileniyor. Yaklaşık 70 santimetre yüksekliğindeki Ayasofya Camii modeli ise fuar alanında çalışan 3D yazıcıyla iki gün içerisinde üretilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum, Alüminyum Lityum Üretimine Başlıyor Haber

Eti Alüminyum, Alüminyum Lityum Üretimine Başlıyor

Dünyada sadece ABD, Rusya, Çin ve Fransa’da üretilen alüminyum lityumda yerli üretim kabiliyeti kazanan Eti Alüminyum, 30 milyon dolarlık yatırımla yeni hat kuracak. Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yerli sanayiyi desteklemeye devam ediyor. Başta savunma sanayi olmak üzere birçok sektör için yüksek nitelikli ürün üretecek olan haddehane yatırımını sürdüren şirket, şimdi de uzay ve havacılık sanayisi için stratejik ürün olan alüminyum lityum üretiminde yatırım kararı aldı. Dünyada sadece ABD, Rusya, Çin ve Fransa olmak üzere 4 ülkede üretilebilen alüminyum lityumu Türkiye’de üretecek olan Eti Alüminyum, 30 milyon dolarlık yatırımla yeni bir döküm hattı kuruyor. Üretim, 2028’de başlayacak. Yerli sanayinin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri üreterek, ülkenin üretim gücünün daha da ileriye taşınmasına destek olduklarını kaydeden Eti Alüminyum Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Bayraktar, “Günümüzde hızla gelişen teknoloji ve öne çıkan stratejik sektörler, alüminyumun kullanım alanlarını da genişletiyor. Özellikle savunma sanayi, havacılık, uzay gibi katma değeri yüksek sektörlerde alüminyum ve ileri alaşımlar artık kritik bir öneme sahip. Alüminyum lityum da düşük yoğunluğu ve yüksek performansı sayesinde özellikle havacılık ve uzay teknolojilerinde öne çıkan stratejik malzemelerden biri” diye konuştu. AĞIRLIĞI DÜŞÜK, MUKAVEMETİ YÜKSEK Alüminyum lityum alaşımın alüminyuma göre %15 daha hafif olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti: “Bununla birlikte ürün, düşük yoğunluğa, yüksek sürünme ve korozyon direncine, yüksek sertliğe, mukavemete ve yüksek yorulma direncine sahip. Uçak gövdeleri, kanat kirişleri ve roket bileşenleri gibi kritik yapısal parçaların üretiminde kullanılıyor. Bu nedenlerle alüminyum lityum üretimimizi, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanındaki hedeflerini kendi sanayi altyapısı ve yerli üretim kabiliyetiyle destekleyecek önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Entegre üretim yapımızı, yüksek teknoloji ve ileri malzeme üretimiyle bir üst seviyeye taşıyoruz. Alüminyum lityum şu anda sadece ABD, Rusya, Çin ve Fransa’da üretiliyor. Biz üretime başladığımızda Türkiye de bu ülkeler arasına katılacak.” HADDEHANE, ÜRETİM İÇİN GÜN SAYIYOR Haddehane yatırımında üretim için gün saydıklarını belirten Bayraktar, gelecek yılın ikinci çeyreğinde tesisin faaliyete geçeceğini söyledi. 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan haddehaneyle ilgili bilgi veren Bayraktar, “Sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin üretime başlaması ile birlikte Türkiye’nin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunulacak” dedi. Eti Alüminyum, bir yandan üretim faaliyetleri için yatırımlarını sürdürürken, üretimi için gerekli olan enerjiyi de yenilenebilir kaynaklardan elde ediyor. Şirket, Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 90 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santralini devreye aldı. Sivas’ta planlanan 42 MW’lık yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 321 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un süren sanayi yatırımlarına paralel olarak, sanayide kullanılan elektriğin tamamının temiz enerji kaynaklarından karşılanması amacıyla yapılıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek Haber

Almatis CEO’su Sönmez: Hedefimiz Türk Sermayesiyle Küresel Sanayide Standartları Belirlemek

OYAK bünyesinde yer alan Almatis, sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, çalışmalarını alümina ve ötesine tasarladıklarını, pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli çözümleri pazara sunduklarını söyledi. Vizyonlarını yatırımlarla desteklediklerini belirten Sönmez, “Hedefimiz küreselde söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesi gücüyle gerçekleştirmek” dedi. Almatis CEO Sönmez, şirketin faaliyet alanları, ürün portföyü ve küresel ölçekteki konumuyla ilgili bilgi verdi. Almatis’in OYAK bünyesinde yer alan ve grubun küresel ölçekteki sanayi gücünü dünyaya taşıyan en önemli şirketlerden biri olduğuna dikkat çeken Sönmez, 2016 yılından bu yana coğrafi yaygınlık, sağladıkları teknoloiik katma değerle küresel yüzü olan OYAK’ın bir parçası olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi. “Tutku, küresel kapsayıcılık, hesap verilebilirlik, dayanışma ve ekip ruhu”nun Almatis’i rekabette öne çıkaran temel unsurlar olduğunu anlatan Anıl Sönmez, “Bizi farklı kılan temel unsur yalnızca ürün kalitesi değil, teknik derinlik, müşteriyle bire bir çalışma kültürü ve uzun vadeli iş ortaklığı anlayışıdır. Bu değerler, Almatis’i yalnızca bir hammadde tedarikçisi değil, müşterilerinin teknolojik gelişim yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı haline getiriyor” diye konuştu. “Yatırımlarla alümina üretimi ve ötesini tasarlıyoruz” Almatis’in alümina üretiminde küresel ve entegre bir operasyonel ağa sahip bir şirket olduğunu ifade eden Anıl Sönmez, vizyonları doğrultusunda “Alümina ve ötesini tasarlıyoruz. Halihazırda pazara en yüksek kalite ve en güvenilir özellikli alümina çözümlerini sunuyoruz. Bununla yetinmiyor; alümina dışı yeni ürün alanlarında da aktif çalışmalar yürütüyoruz. Son yıllarda bu vizyonu somut yatırımlarla destekledik” bilgisini verdi. Sönmez, 2022 yılında Hindistan’da yeni bir entegre tabular alümina üretim tesisini devreye aldıklarını, 2025 yılında Almatis ABD Arkansas tesisinde kalsine alümina kapasite artış projesini başarıyla tamamladıklarını hatırlatarak, yine aynı yıl Çin tesisinde yeni bir kalsine alümina tesisinin temelini attıklarını ve bu yatırımın 2027’de devreye girmesinin öngörüldüğünü söyledi. Anıl Sönmez, söz konusu tesisin özellikle yarı iletkenler, elektrikli araç bataryaları ve yüksek performanslı elektronik ürünler için kritik bir hammadde üreteceğini, bu yatırımlarla yalnızca kapasite artırımı olarak değil, teknolojik ilerlemeye ve sürdürülebilir ekonomik gelişime katkı olarak gördüklerini dile getirdi. Sönmez, “Bu yatırımlar, Türk ve OYAK bayraklarımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırma isteğimizden güç alıyor. Diğer bölgelerde de benzer kapasite artırımı ve optimizasyon çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Yüz yılı aşkın süredir küresel lider ve yerel tedarikçi Küresel ölçekte Almatis’in gücünü yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullandıklarının altını çizen Anıl Sönmez, “Almatis olarak kendimizi yıllardır şu şekilde tanımlıyoruz: ‘Yüz yılı aşkın süredir küresel lider, yerel tedarikçi.’ Küresel ölçekteki gücümüzü; yerel ihtiyaçlara hızlı, güvenilir ve teknik olarak doğru çözümler sunmak için kullanıyoruz” diye konuştu. Almatis için inovasyonun laboratuvardan sahaya uzanan ve müşteriyle birlikte şekillenen bir süreç olduğunu anlatan Anıl Sönmez, araştırmalarda Almatis müşterilerinin yüzde 90’ınının şirketin inovasyon yetkinliğini iyi veya mükemmel seviyede değerlendirdiğini, söz konusu araştırma sonuçlarının şirketin yalnızca yüksek kaliteli ürünler sunan bir tedarikçi olmadığını, teknik bilgi birikimiyle müşterileriyle birlikte geliştiren, müşteriye göre üreten (customization), müşteriyi dinleyen, anlayan ve onun başarısı için birlikte çalışan çözüm üreten ve değer oluşturan bir partner olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. OYAK bünyesinde Akdeniz Chemson ile stratejik ortaklık İnovasyonun sahadaki ihtiyaçları 100 yılı aşkın birikimle derinlemesine anlamaktan geçtiğine inandıklarına işaret eden Anıl Sönmez, “Büyümeyi yalnızca kapasite artışıyla değil, doğru iş birlikleri ve güçlü dağıtım ağlarıyla destekliyoruz. Son dönemde bu anlayışla; Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da yeni iş ortaklarıyla anlaşmalar imzalayarak küresel erişimimizi daha da genişlettik. Bu adımlar, müşterilerimize bulunduğumuz her pazarda daha yakın olmak ve yerel ihtiyaçlara daha hızlı yanıt verebilmek açısından stratejik önem taşıyor” dedi. OYAK bünyesinde şirketler arası birlikteliğe de önem verdiklerini kaydeden Sönmez, bu çerçevede Akdeniz Chemson ile Güney Amerika’da stratejik bir ortaklığa imza attıklarını, OYAK çatısı altında geliştirilen bu tür sinerjilerin küresel pazarlarda ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir değere dönüştüğüne inandıklarını belirtti. Sönmez, “Ürünlerimizin yanında kurduğumuz iş birlikleriyle de küresel ölçekte büyüyen ve etkisini her geçen gün artıran bir sanayi şirketi olmanın gururu yaşıyoruz” şeklinde konuştu. “Zorlukları güçlü operasyonel ağımızla aşıyoruz” Son yıllarda ortaya çıkan pandemi, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüm değer zincirleri için oldukça zorlu geçtiğini hatırlatan Anıl Sönmez, söz konusu dönemde Almatis’in en büyük avantajının güçlü ve dengeli küresel operasyonel ağı olduğunun altını çizdi. Yerel üretim ve küresel marka yaklaşımlarının müşterilere her koşulda güvenilir tedarik sağlamaya olanak tanıdığına vurgu yapan Sönmez, “Ürün ambalajından depo yönetimine, dağıtım ağından lojistik optimizasyona kadar tedarik zincirinin her halkasını titizlikle ele alıyor ve sürekli geliştiriyoruz. Bu yaklaşımı sahada her gün ispatlıyoruz. Almatis’te teknik destek, sadece bir hizmet değil; müşterilerimizin rekabet gücünün bir parçasıdır” dedi. Almatis’te sürdürülebilirlik temel kriterlerinden biri Misyon NötrAL (Mission NeutrAL) adını verdikleri sürdürülebilirlik programının ekip çalışmasıyla şekillendiğini dile getiren Anıl Sönmez, inovasyon projelerinde sürdürülebilirliğin temel kriterlerden biri olduğunu ve Almatis’in sürdürülebilirlikte hiçbir zaman bir kontrol listesi maddesi olmadığını, çalışanların güçlü talepleriyle hayata geçtiğini kaydetti. Almatis’in Avrupa ve ABD tesislerinde üretilen tüm ürünlerin, bağımsız üçüncü taraflarca doğrulanmış CO₂ eşdeğeri değerlerini talep eden müşterilerilerle paylaştıklarını anlatan Sönmez şöyle konuştu: “Sürdürülebilirliği yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı görmüyoruz. ECO‑TAB® ve düşük karbonlu alüminalarımız, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor. Refrakter üreticileri tarafından kullanılan ECO‑TAB® tabular alüminaları, bu müşterilerimizin ürünleri aracılığıyla çelik üreticilerine önemli operasyonel faydalar sunuyor. Çelik üreticileriyle gerçekleştirdiğimiz uygulama testleri, ECO‑TAB® içeren refrakter malzemelerin kullanımı sayesinde yıllık toplam malzeme tüketiminin yüzde 4,7 oranında azaltılabildiğini, aynı zamanda proseslerde önemli düzeyde enerji verimliliği sağlanabildiğini ortaya koyuyor. Bu sonuçlar, çevreci çözümlerin mutlaka ek maliyet anlamına gelmediğini; doğru malzeme ve doğru tasarımla hem karbon ayak izinin hem de toplam işletme maliyetlerinin eş zamanlı olarak düşürülebileceğini net bir şekilde gösteriyor.” Hedef Türk sermayesinin gücüyle küreselde söz sahibi olmak En güçlü oldukları alanın özellikli alümina olduğunu, ancak mevcut stratejinin bununla sınırlı kalmadığını belirten Anıl Sönmez, gelecek yıllarda ürün portföyünü, alüminanın ötesine geçen yeni materyallerle genişleterek farklı endüstrilere daha kapsamlı çözümler sunmayı hedeflediklerini söyledi. Sönmez, “Almatis’i önümüzdeki 10–20 yıllık dönemde, birçok stratejik endüstride teknik referans noktası olarak kabul edilen, müşterilerinin üretim süreçlerini ve performansını şekillendiren bir şirket olarak konumlandırıyoruz. Bu vizyon, yalnızca ürün çeşitliliğini artırmaya değil; teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağında derinleşmeye dayanıyor” dedi. Almatis’in yolculuğunda sahip oldukları yapının kendilerine güç verdiğine vurgu yapan Sönmez, bir Türk şirketi olarak OYAK 2030 stratejisi doğrultusunda uzun vadeli bakabilen, yatırım yapabilen ve ölçeklenebilen bir yapıyla hareket ettiklerini kaydetti. Almatis CEO’su Anıl Sönmez, “Önümüzdeki dönemde Almatis; alüminadaki liderliğini korurken, ileri malzeme alanında iddiasını büyüten, küresel etkisini daha görünür ve daha güçlü kılan bir şirket olacak. Hedefimiz yalnızca büyümek değil; küresel sanayide söz sahibi olmak, standartları belirlemek ve bu dönüşümü Türk sermayesinin gücüyle gerçekleştirmek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyüme kaydedeceği öngörülürken, bu gelişim; eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeli hâline geldiğini ortaya koyuyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, makine, enerji ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin, Türkiye’de de güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor. Gelişmiş sanayi altyapısı, güçlü mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talep, Türkiye’nin eklemeli imalat alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerinin Türkiye’deki sektör odaklı ilk ve en kapsamlı ticari buluşmalarından EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörün teknoloji sağlayıcılarını, üreticilerini, yatırımcılarını ve karar vericilerini bir araya getirecek. Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kordsa, AIX 2026’da Sürdürülebilir Havacılığa Yönelik Çevre Dostu Teknolojilerini Tanıttı Haber

Kordsa, AIX 2026’da Sürdürülebilir Havacılığa Yönelik Çevre Dostu Teknolojilerini Tanıttı

Havacılık endüstrisinde hafiflik, dayanıklılık ve güvenlik kriterleri her geçen gün daha kritik hale gelirken, sürdürülebilirlik de ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Sabancı Holding iştiraki Kordsa da İtalya merkezli şirketi Microtex ile katıldığı AIX 2026 Fuarı’nda, kabin içi uygulamalarda çevresel etkiyi azaltan ve performansı artıran çözümlerini öne çıkardı. Havayolu şirketleri, üreticiler, tasarımcılar ve tedarikçileri bir araya getiren AIX 2026’da Kordsa standında sektörün odağındaki çevre dostu teknolojilere ilişkin ürün portföyü dikkat çekti. Tanıtılan ürünler arasında havacılık sektöründe yaygın olarak kullanılan Nomex® honeycomb core çözümleri, sandwich paneller, doğal fiber bazlı termoset ve termoplastik prepreg ürünleri ile biyobazlı ve alev geciktirici prepreg çözümleri yer aldı. ÇEVREYE SAYGILI, YÜKSEK PERFORMANSLI PREPREG ÇÖZÜMLERİ Kordsa’nın alev geciktirici ürünleri, solvent içermeyen yapıları ve katkı malzemeleriyle sağlanan yanma geciktirici özellikleri sayesinde çevre dostu bir alternatif sunarken, havacılık alanındaki güvenlik standartlarını da karşılıyor. Nomex® honeycomb ve sandwich panel teknolojileri ise kabin içi uygulamalarda ihtiyaç duyulan hafiflik ve dayanıklılığı bir araya getirerek yakıt verimliliğine katkı sağlarken, operasyonel performansı da önemli ölçüde destekliyor. Biyobazlı alev geciktirici prepreg çözümler de kompozit üretim süreçlerinde karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor. Böylece daha yüksek alev geciktirici performans sunan ürünler elde edilebiliyor. KOMPOZİT TEKNOLOJİLERİ KORDSA’NIN STRATEJİK ÖNCELİKLERİ ARASINDA Kompozit teknolojileri, Kordsa’nın gelecekteki büyüme stratejisinin temel odak alanlarından birini oluşturuyor. Yenilikçi güçlendirme çözümleriyle Kordsa, ileri malzeme teknolojilerindeki uzmanlığını sürdürülebilirlik odağında geliştirerek, havacılık endüstrisine katkı sunmaya ve küresel ölçekteki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Entertech Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Tanıtıldı Haber

Entertech Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Tanıtıldı

İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’nın ortak olduğu, teknolojik bilgi üretmeyi, yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri geliştirmeyi, ürün kalitesini yükseltmeyi, verimliliği artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve teknolojik bilgiyi ticarileştirmeyi amaçlayan teknokent, Entertech İstanbul Teknokent ve Yapı Kredi Portföy iş birliğiyle kurulan Entertech Birinci Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun (Entertech GSYF) lansmanı Wyndham Grand Levent’te yatırımcıların, girişimcilerin ve ekosistem paydaşlarının yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarını Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu, Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker, İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Rektörü Prof Dr. Nuri Aydın ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar yaptı. Dr. Kasapoğlu konuşmasında, girişimciliğin artık Türkiye ekonomisinin ana itici gücü hâline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Entertech GSYF'nin amacı 5 yıl içinde toplam 20 girişime toplam 500 Milyon TL yatırım yapmak. Entertech GSYF, Üniversitelerimizin 500 yıllık bilgi birikimini, Entertech'in dinamik yapısını, Yapı Kredi Portföy Yönetiminin Finans Tecrübesini bir araya getiren güçlü bir platform. Fonun hedefine dikkat çeken Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker ise şöyle konuştu; “Fonumuzun hedefi çok net: Teknoloji tabanlı, ölçeklenebilir, sürdürülebilir iş modellerine sahip girişimlerin yanında olmak. Bununla birlikte oyun, sağlık teknolojileri, yapay zekâ, ileri malzeme ve yaratıcı endüstriler gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaparak, ülkemizin yenilikçi üretim kapasitesini artırmayı hedefliyoruz. Yapı Kredi Portföy olarak, girişim sermayesi yatırım fonlarımızla girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz.” Fonun odağında, kreatif teknolojiler ve sürdürülebilirlik var Entertech GSYF; oyun teknolojileri, sağlık teknolojileri, finansal teknolojiler ve yenilenebilir ve temiz teknolojiler gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yapmayı hedefliyor. Lansmanda, fonun 250.000 dolar yatırım yaptığı Pax Animi ile potansiyel girişimler Game Actor ve Zenith de yatırımcılara ve konuklara girişimlerini tanıttı. Yatırımcılar için yeni bir fırsat Entertech GSYF, başta yüzde 3 yatırım yükümlülüğü bulunan Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) firmaları ve Ar-Ge merkezleri olmak üzere, tüm nitelikli yatırımcılar için 15 – 30 Kasım tarihleri arasında talep toplama işlemi gerçekleştirecek. Bu sayede yatırımcılar, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji girişimlerine ortak olurken, aynı zamanda Türkiye’nin yenilikçi üretim ekosistemine doğrudan katkı sunma fırsatı da elde edecek. Yatırımcılar, talep toplama tarihlerinde tüm işlemlerini Yapı Kredi şubeleri üzerinden direkt olarak gerçekleştirebilecek ya da Entertech VC web sitesi üzerinden başvuruyla beraber süreç danışmanlığı talebinde de bulunabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.