Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iletişim

Kapsül Haber Ajansı - Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor Haber

Yerel Şirketlere Güven Artıyor, Küresel Markalar Geride Kalıyor

Araştırma, küresel ölçekte güven dinamiklerinin “içe kapanma” eğilimiyle yeniden şekillendiğini ve artan ekonomik, politik ve sosyal belirsizliklerin tüketicileri daha tanıdık, daha yakın ve daha öngörülebilir gördükleri yapılara yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye araştırmalarında da yerli markalara yönelik güvenin belirgin biçimde öne çıktığı dikkat çekiyor. Türkiye İtibar Akademisi’nin 2026 Türkiye İtibar Endeksi sonuçlarına göre, “En İtibarlı Markalar” listesindeki ilk 10 markanın 9’unun yerli olması, tüketici tercihinde yakınlık ve bağ kurabilme kapasitesinin belirleyici hale geldiğine işaret ediyor. Beyaz yakanın, şirketlere yönelik algısı yeniden şekilleniyor Veriler, güvenin marka bilinirliğinden çok, markanın iletişim ve değerleri üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Edelman verilerine göre küresel ölçekte bireylerin önemli bir kısmı farklı olan yapılara karşı daha temkinli yaklaşırken, güven giderek daha yerel ve daha “tanıdık” çevrelere kayıyor. Bu eğilim, şirketler açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel ölçekli markalar için standartlaşmış iletişim ve tek tip marka dili artık yeterli olmuyor. Yerel bağ kuramayan, bulunduğu pazarda somut bir değer yaratamayan markalar güven üretmekte zorlanıyor. Türkiye verisi bu dönüşümü daha da netleştiriyor. Türkiye İtibar Endeksi sonuçları, farklı sektörlerde itibar sahibi markalar arasında yerli markaların öne çıktığını gösterirken, güvenin giderek daha tanıdık, daha yakın ve daha ilişki temelli bir zeminde kurulduğuna işaret ediyor. Bu eğilim, çalışan tarafında da benzer bir beklenti yaratıyor. Beyaz yaka çalışanlar, yalnızca güçlü markalara değil, yerel dinamiklere uyum sağlayabilen ve çalışan deneyimini bu çerçevede kurgulayan organizasyonlara yöneliyor. Küreselden yerele, çalışma hayatında dönüşüm İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, güvenin küreselden yerele kaydığı bu dönüşümün yalnızca marka algısıyla sınırlı kalmadığını, çalışma hayatının dinamiklerini de yeniden şekillendirdiğini vurguluyor. Çalışanlar, kendilerini daha yakın hissettikleri, bulunduğu pazarı ve kültürel dengeleri anlayan organizasyonlara yöneliyor. Kurumdan beklenen değer önerisi, yalnızca sunduğu fırsatlarla değil, çalışanla kurduğu bağın ne kadar gerçek ve bağlama uygun olduğu ile değerlendiriliyor. Bu nedenle kurumlar, insan yönetiminde yerel gerçekliği merkeze alan modellere yöneliyor. Bu noktada hem yönetim hem de insan kaynakları ekipleri için öncelik, küresel politikaları yerel dinamiklerle uyumlu hale getirmek ve çalışan deneyimini daha kişisel, daha temas eden bir yapıya dönüştürmek oluyor. Bu yaklaşımı kurum kültürüne ve karar alma süreçlerine entegre edebilen organizasyonlar, değişen beklentilere daha hızlı uyum sağlayarak hem yetenek çekimi hem de çalışan bağlılığı açısından daha güçlü bir avantaj elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor Haber

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan COP31 sürecine gençlerin de dahil edilmesi amacıyla bir araya gelecek olan iklim elçileri, iki günlük eğitim kampına giriyor. Gençlerin iklim değişikliği politikaları, uluslararası müzakere süreçleri ve uygulama mekanizmalarına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan eğitim kampı kapsamında, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve COP süreçleri ile Türkiye’nin COP31 vizyonu ve ev sahibi ülke rolü hakkında kapsamlı bilgiler sunulacak. Bunun yanı sıra döngüsel ekonomi ve çevre teknolojileri alanındaki güncel gelişmelerin aktarılacağı kampta, iklim okuryazarlığı, gençlik liderliği ve etkili iletişim gibi başlıklarda da uygulamalı eğitimler verilecek. İki Günlük Yoğun Program Gaziantep’te gerçekleştirilecek kamp, iki gün boyunca konuşmalar, paneller, teknik oturumlar ve uygulamalı çalıştaylardan oluşacak. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Kampın ana destekçisi olan SANKO Holding, sürdürülebilirlik alanındaki saha deneyimini gençlerle buluşturarak, RE&UP Geri Dönüşüm Teknolojileri gibi iyi uygulama örnekleri üzerinden ilham vermeyi ve Türkiye’nin iklim dönüşümüne katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının güçlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Hedef: Güçlü ve Etkin Gençlik Program ile gençlerin iklim politikalarına ilişkin teknik bilgi düzeylerinin artırılması, COP31 sürecinde aktif ve görünür rol almalarının sağlanması, tematik ekipler halinde etkin çalışma becerilerinin geliştirilmesi ve ulusal ile uluslararası süreçlere katkı sunabilecek kapasiteye ulaşmaları hedefleniyor. Geleceğin İklim Liderleri Yetişiyor İklim Elçileri Eğitim Kampı, gençlerin iklim değişikliği ile mücadelede yalnızca farkındalık sahibi bireyler değil, aynı zamanda çözümün aktif bir parçası olmalarını desteklemektedir. Program, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde gençlerin rolünü güçlendirmeyi ve iklim diplomasisinde etkin bir gençlik temsiliyeti oluşturmayı hedeflemektedir. İklim Elçileri kimdir? İklim Elçileri üniversiteler tarafından her yıl seçilerek İklim Değişikliği Başkanlığına bildirilen temsilci gençlerden oluşuyor. İklim Elçileri Hareketi, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gençlerin iklim politikalarına aktif katılımını artırmayı amaçlayan, 2021 yılında başlatılan bir program. Programla gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesini ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesini hedeflemektedir., Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bien’den Geleneksel İftar Programı Kapsamında Güçlü Buluşma Haber

Bien’den Geleneksel İftar Programı Kapsamında Güçlü Buluşma

Bien, güçlü bayi ağıyla kurduğu iş birliklerini daha da ileriye taşımak amacıyla düzenlediği organizasyonlar kapsamında, Türkiye genelinde yaklaşık 500 iş ortağını aynı sofrada bir araya getirdi. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu yansıtan bu buluşmalar, Bien’in paydaşlarıyla kurduğu sürdürülebilir ve güven temelli ilişkilerin güçlü bir göstergesi oldu. Kuşadası, Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Mersin’de düzenlenen iftar organizasyonları; farklı bölgelerden bayilerin katılımıyla samimi ve güçlü bir iletişim ortamı sunarken, Bien’in yaygın bayi ağıyla kurduğu yakın temas ve sürekli etkileşim yaklaşımını da pekiştirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonlara Bien yönetim ekibinin yanı sıra davetli sektör temsilcileri de katıldı. Ercan Şirketler Topluluğu Kurucusu Nurullah Ercan, Bien Yönetim Kurulu Başkanı Efe Ercan, Qua Home Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Pınar Ercan, Bien Genel Müdürü Şerafettin Aşık ve Bien Genel Müdür Yardımcısı Mutlu Erturan buluşmalarda yer aldı. Bien, geleneksel hale gelen iftar organizasyonları aracılığıyla yalnızca ticari ilişkilerini güçlendirmekle kalmayıp; iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iletişimi ve güvene dayalı iş birliklerini daha da ileriye taşıyarak sürdürülebilir büyüme vizyonunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DOME’da Üst Düzey Atama Haber

DOME’da Üst Düzey Atama

Erdoğan, ajansın yeniden yapılanma sürecine liderlik ederek operasyonel dönüşüm ve büyüme stratejilerine yön verecek İletişim, içerik ve influencer pazarlaması alanlarında entegre çözümler sunan Türkiye’nin önde gelen ajanslarından DOME’un yeni Genel Müdürü, reklam ve pazarlama sektöründe 15 yılı aşkın deneyime sahip Yağmur Erdoğan oldu. Erdoğan, yeniden yapılanma sürecini tamamlayan DOME’un operasyonel dönüşümüne liderlik edecek. Ajansın kreatif strateji, kurumsal iletişim, influencer pazarlaması ve prodüksiyon hizmetlerini tek çatı altında birleştiren yapısını büyütme ve konsolide etme hedeflerine yön verecek. Yeni dönemde DOME çatısı altındaki tüm iş birimlerinin birlikte çalıştığı hibrit bir yapı kurduklarını belirten Yağmur Erdoğan, şunları söyledi: “Markaların kampanya üretmekten öteye, içerik ve kültür üretmeye odaklandığı bir dönemdeyiz. Biz de DOME olarak bu dönüşüme stratejik ortaklık yapacak esneklikte ve yaratıcılıkta bir yapı kurmak için yola çıktık.” Yağmur Erdoğan kimdir? Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Yağmur Erdoğan, marka yönetimi, dijital reklamcılık ve pazarlama teknolojileri alanlarında 15 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. Bu süreçte hem bağımsız ajanslarda hem de Dentsu ve Mindshare gibi dünyanın önde gelen medya ve reklam networklerinde yönetici direktör ve dijitalden sorumlu üst düzey yönetici (CDO) gibi stratejik roller üstlendi. Multidisipliner ekip yapılarını kurma, operasyonel verimlilik sistemleri tasarlama ve veri odaklı iş modelleri geliştirme konularında sektörel uzmanlığa sahip olan Erdoğan, yeni görevinde DOME’un stratejik vizyonunu belirlemekten ve ajansın yüksek performanslı kültürünü sürdürülebilir hale getirmekten sorumlu olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Bu dönemde iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projenin her birine 600.000 TL hibe desteği sağlanacak. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden programın yeni dönem başvuruları, bir ay boyunca surdurulebilirfayda.com adresi üzerinden kabul edilecek. Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi? Haber

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi?

Ancak uzmanlara göre bu tablo yalnızca erişilebilirliğin değil, aynı zamanda sistem üzerindeki baskının da göstergesi. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayılarındaki artışın sağlık çalışanlarının omuzlarına binen yükü görünür kıldığını belirtti. Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi. Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı. İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” Dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı” Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” Dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu Haber

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu

Gençlerle güçlü bir bağ kurmayı uzun yıllardır marka stratejisinin merkezine alan Indomie Türkiye IndoMate buluşmasıyla üniversite kampüslerindeki genç enerji ve yaratıcı fikirleri desteklerken, katılımcılara staj önceliği gibi kariyer fırsatları da sunuyor. Indomie’nin üniversite öğrencileriyle uzun yıllardır temas ettiği alanları daha yapılandırılmış bir programa dönüştüren IndoMate, İstanbul’daki üniversitelerden seçilen öğrencilerle bir araya geldi. Belirli kriterler doğrultusunda seçilen öğrenciler, gerçekleşen buluşmada programın kapsamı ve beklentileri hakkında bilgi alırken, üstlenecekleri roller ve sorumluluk alanları da detaylı şekilde aktarıldı. IndoMate marka elçileri, marka temsili çalışmalarının yanı sıra etkinlik kurgulama, saha pazarlaması ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda aktif görev alacak. Kampüslerinde Indomie adına yürütülecek çalışmaların sahadaki uygulayıcıları olacak öğrenciler, gerçek marka projeleri üzerinden sorumluluk alarak pazarlama dünyasının işleyişini yakından deneyimleme imkanı bulacak. Program, üniversite hayatı devam ederken profesyonel çalışma disiplinini tanıma ve kariyer yolculuğuna erken bir temas noktası oluşturma fırsatı sunuyor. Tekirdağ Çerkezköy’deki fabrikasında yürüttüğü üretim süreçlerini uzun yıllardır fabrika gezileriyle gençlere şeffaf bir şekilde açan Indomie Türkiye, şeffaflık ve erişilebilirlik yaklaşımını IndoMate programıyla kurumsal bir çerçeveye taşıyor. Program, öğrencilere markanın kapılarının açık, iletişiminin şeffaf ve ilişki biçiminin güven temelli olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor. “IndoMate, Gençlerle Kurduğumuz Uzun Soluklu Bir Ortak Üretim Alanı” IndoMate programının çıkış noktası ve hedeflerine değinen Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “Üniversite yıllarının yalnızca akademik bir dönem değil, aynı zamanda profesyonel hayata hazırlık süreci olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerin fikirlerinin gerçek projelere dönüştüğü bir ortak üretim alanı olarak konumlandırıyoruz. Kampüs enerjisini ve genç bakış açısını marka süreçlerimize dahil ederken; öğrencilerin de profesyonel çalışma disiplinini deneyimleyebilecekleri bir öğrenme ortamı sunuyoruz. IndoMate ile öğrencilerin içgörülerini, kampüs dinamiklerini ve üretim biçimlerini doğrudan marka süreçlerimize entegre ediyoruz. Öğrenciler sahada Indomie’yi temsil ederken; biz de onların bakış açısından öğreniyor, kampüslerden gelen fikirleri ve geri bildirimleri iletişim ve pazarlama çalışmalarımızı besleyen değerli bir referans olarak görüyoruz. Bu karşılıklı etkileşim, markamızı gençlerle birlikte daha dinamik, daha güncel ve daha samimi hale getiriyor. Birlikte güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. IndoMate’i dönemsel bir kampüs aktivitesi olarak değil, gençlerle sürdürülebilir etkileşim ve iş birliği geliştirdiğimiz stratejik bir program olarak konumlandırıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.