Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iletişim

Kapsül Haber Ajansı - Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi? Haber

1 Milyar 200 Milyon Muayene! Sağlıkta Rekor mu, Tükeniş mi?

Ancak uzmanlara göre bu tablo yalnızca erişilebilirliğin değil, aynı zamanda sistem üzerindeki baskının da göstergesi. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayılarındaki artışın sağlık çalışanlarının omuzlarına binen yükü görünür kıldığını belirtti. Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi. Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı. İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” Dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı” Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” Dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu Haber

Indomie Türkiye, Kampüs Elçiliği Programı IndoMate ile Üniversite Öğrencileriyle Buluştu

Gençlerle güçlü bir bağ kurmayı uzun yıllardır marka stratejisinin merkezine alan Indomie Türkiye IndoMate buluşmasıyla üniversite kampüslerindeki genç enerji ve yaratıcı fikirleri desteklerken, katılımcılara staj önceliği gibi kariyer fırsatları da sunuyor. Indomie’nin üniversite öğrencileriyle uzun yıllardır temas ettiği alanları daha yapılandırılmış bir programa dönüştüren IndoMate, İstanbul’daki üniversitelerden seçilen öğrencilerle bir araya geldi. Belirli kriterler doğrultusunda seçilen öğrenciler, gerçekleşen buluşmada programın kapsamı ve beklentileri hakkında bilgi alırken, üstlenecekleri roller ve sorumluluk alanları da detaylı şekilde aktarıldı. IndoMate marka elçileri, marka temsili çalışmalarının yanı sıra etkinlik kurgulama, saha pazarlaması ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda aktif görev alacak. Kampüslerinde Indomie adına yürütülecek çalışmaların sahadaki uygulayıcıları olacak öğrenciler, gerçek marka projeleri üzerinden sorumluluk alarak pazarlama dünyasının işleyişini yakından deneyimleme imkanı bulacak. Program, üniversite hayatı devam ederken profesyonel çalışma disiplinini tanıma ve kariyer yolculuğuna erken bir temas noktası oluşturma fırsatı sunuyor. Tekirdağ Çerkezköy’deki fabrikasında yürüttüğü üretim süreçlerini uzun yıllardır fabrika gezileriyle gençlere şeffaf bir şekilde açan Indomie Türkiye, şeffaflık ve erişilebilirlik yaklaşımını IndoMate programıyla kurumsal bir çerçeveye taşıyor. Program, öğrencilere markanın kapılarının açık, iletişiminin şeffaf ve ilişki biçiminin güven temelli olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor. “IndoMate, Gençlerle Kurduğumuz Uzun Soluklu Bir Ortak Üretim Alanı” IndoMate programının çıkış noktası ve hedeflerine değinen Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Aslan Birincikişi, “Üniversite yıllarının yalnızca akademik bir dönem değil, aynı zamanda profesyonel hayata hazırlık süreci olduğuna inanıyoruz. Öğrencilerin fikirlerinin gerçek projelere dönüştüğü bir ortak üretim alanı olarak konumlandırıyoruz. Kampüs enerjisini ve genç bakış açısını marka süreçlerimize dahil ederken; öğrencilerin de profesyonel çalışma disiplinini deneyimleyebilecekleri bir öğrenme ortamı sunuyoruz. IndoMate ile öğrencilerin içgörülerini, kampüs dinamiklerini ve üretim biçimlerini doğrudan marka süreçlerimize entegre ediyoruz. Öğrenciler sahada Indomie’yi temsil ederken; biz de onların bakış açısından öğreniyor, kampüslerden gelen fikirleri ve geri bildirimleri iletişim ve pazarlama çalışmalarımızı besleyen değerli bir referans olarak görüyoruz. Bu karşılıklı etkileşim, markamızı gençlerle birlikte daha dinamik, daha güncel ve daha samimi hale getiriyor. Birlikte güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. IndoMate’i dönemsel bir kampüs aktivitesi olarak değil, gençlerle sürdürülebilir etkileşim ve iş birliği geliştirdiğimiz stratejik bir program olarak konumlandırıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi Haber

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi

Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi. Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edeceğiz.” dedi. Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi’nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapılan diploma töreninde açılış konuşmasını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı yaptı. Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel ve Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan’ın konuşmaları sonrasında mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı gruplarla devam ediyor Akademi kapsamında Ekim ayında başlayan ve Haziran 2026’ya kadar düzenli aralıklarla tekrarlanacak “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı katılımcı gruplarıyla devam ediyor. Eğitimler, Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından gerçekleştiriliyor. Atölyelerde, ileri yaşta doğru beslenmenin temelleri, kritik besin ögeleri, sağlıklı menü planlama gibi konular uygulamalı örneklerle ele alınıyor. Seminer sonunda katılımcıların soruları cevaplanıyor ve Muratbey peynirleriyle sağlıklı tarifler birlikte hazırlanıyor. İleri yaşta beslenme menüleri, Muratbey’in Burgu, Topi, Kaymaklı gibi az tuzlu, besleyici değeri yüksek, glüten içermeyen peynirleri ile zenginleştiriliyor. “Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyoruz” Akademiye verilen destekle ilgili konuşan Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi olarak büyük önem taşıyor. 65 yaş üzeri bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, sağlıklı, aktif ve bilinçli bir yaşamı teşvik etmeyi hedefleyen İkinci Bahar Akademisi; Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edecek. Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyor; ikinci baharların da umutla yeşermesine destek olmaktan gurur duyuyoruz. Muratbey, bir yandan sağlıklı ve dengeli beslenme kültürünü yaygınlaştırırken diğer yandan sürdürülebilirlik adımlarıyla geleceğe karşı sorumluluk üstleniyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Saygı ve Özlemle Anıldı Haber

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Saygı ve Özlemle Anıldı

Atatürk ve cumhuriyetin kazanımları sayesinde eğitimini tamamlayarak alanında öncü ve uluslararası yetkinlikte bir bilim insanı olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ı anma programı, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in açış konuşmasıyla başladı. Programın kolaylaştırıcılığını ise ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Av. Sedat Durna üstlendi. Etkinlikte; 19. Çağdaş Yaşam Cumhuriyet Ödülü sahibi Av. Nazan Moroğlu, İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın oğlu Mimar Mustafa Kemal Abadan ile Gazeteci-Yazar Zeynep Oral konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmalarda, Nermin Abadan Unat’ın akademik çalışmaları, iletişim, siyaset bilimi ve sosyoloji alanındaki öncü çalışmaları, demokrasi mücadelesi ve kadınların eğitim ile toplumsal yaşamda güçlenmelerine yönelik fikirleri ve çalışmaları ele alındı. Sunuculuğunu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Rüveyda Çakmak’ın yaptığı programda, Cumhuriyet’in anıt kadınlarından biri olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın yaşamı ve düşünsel mirası, farklı kuşaklardan katılımcıların tanıklıklarıyla aktarıldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen anma programı, Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ın düşünsel ve toplumsal mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurgulayan değerlendirmelerle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci Haber

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci

Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi'nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Mezunların diploma töreni 26 Ocak Pazartesi günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kokteyl ile başlayan, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisi ile renklenen tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. “KADIKÖY SİZLERLE GÜZEL” Törenin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy, çoğunlukla 65 yaş üstü vatandaşımızın ikamet ettiği bir yer. Biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü hepsinin çok güzel geçmişleri, yaşanmışlıkları var. Her sahaya çıktığımda onlardan çok şey öğreniyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyorum. Bu dönem özellikle temel hedefimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızı evde oturtmamak. Onları sürekli hem kendi belediyemizin imkanıyla hem de şu anda Fenerbahçe Üniversitesi'nde olduğu gibi ortak paydaşlarla, ortak protokol ve ortak projelerle onların sosyalleşmesi ve hayata daha çok katkı sunmaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Atölyeler, kurslar, korolar ile vatandaşlarımıza dokunarak onların sosyalleşmesini amaçlıyoruz. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri de İkinci Bahar Akademisi. İleri yaşta sağlıklı beslenme, ilk yardım, iletişim eğitimi, ileri yaşta akılcı ilaç kullanımı eğitimleri alındı. Bu yaş grubu için çok değerli işler. Ben de yemek yapma atölyesine katıldım. Çok güzel geçmişti.” diye konuştu. Kösedağı konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Projeye emek veren herkese ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Kadıköy sizlerle güzel. Biz de her zaman sizin yanınızda olmaya, taleplerinize cevap vermeye devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.” “ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA” Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel de projeye dair duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Çok özverili bir çalışma yapıldı. Bugün de mezuniyet heyecanı yaşadık. Sağlıklı beslenme, spor, iletişim teknikleri, ileri yaşlardaki akılcı ilaç kullanımı, evde geçirilen kazalarda uygulanacak durumlar ile ilgili dersler verildi. Atölyelerde en güzel sahnelerinden biri de başkanımızla yaptığımız mutfak atölyesiydi. Bu projenin devam etmesiyle daha fazla kişiye ulaşması iyi olacak. Bu törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm Kadıköy Belediyesi çalışanları ile üniversitemizde büyük mesai harcayan çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok büyük özveriyle ve büyük bir istekle çalıştılar.” Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan da projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti, projeden daha fazla kişinin faydalanması için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. “HER AN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ” Konuşmaların ardından beklenen o mutlu an geldi, mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. Diploma heyecanı yaşayan İkinci Bahar Akademi öğrencisi 90 yaşındaki Mustafa Şavur ise şöyle konuştu: “Saygılı hocalarımız, kıymetli yöneticilerimiz, değerli arkadaşlarım İkinci Bahar Akademisi’nden mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreç benim için sadece bir eğitim değil paylaşmanın ve yeniden üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yolculuk oldu. Emek veren tüm hocalarıma, bu ortamı hazırlayan herkese ve birlikte güzelleştirdiğimiz arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim. İkinci bahar bize hayatın her anında öğrenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu güzel programın uzun yıllar devam etmesini diliyorum." Mezuniyet mutluluğu, Parlak Şapkalılar dans grubunun gösterisi ile Fenerbahçe Üniversitesi öğrencileri ve öğretmenlerinden oluşan Türbülans müzik grubunun konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Liderler İçin Küresel Sıçrama Noktası: IWF Leadership Fellows Programı Türkiye’de Haber

Kadın Liderler İçin Küresel Sıçrama Noktası: IWF Leadership Fellows Programı Türkiye’de

IWF Global Leadership Fellows Programı, kadın liderlerin profesyonel ağlara erişimde yaşadığı kısıtlar, liderlik gelişimindeki eşitsizlikler ve mentorluk eksiklikleri gibi sorunlara çözüm üretmek amacıyla, 1991 tarihli ABD Glass Ceiling Raporu sonrasında başlatıldı. Program, pek çok kadın liderin kariyerinde cam tavanları kırmalarının ve üst düzey liderlik rollerini üstlenmelerinin önünü açarak küresel ölçekte prestij kazandı. 50 yılı aşkın süredir dünya genelinde kadın liderliğinin gelişimine hizmet eden International Women’s Forum tarafından sunulan bu program, Türkiye’de özel bir versiyonla hayata geçiyor. IWF Türkiye tarafından yerel dinamiklere özgü bütüncül bir liderlik modeliyle tasarlanan IWF Türkiye Leadership Fellows Programı, Türkiye’den daha fazla kadın lideri en üst düzey liderlik rollerine hazırlamayı, gelişimlerini hızlandırmayı ve uluslararası ağlara erişimlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Böylece IWF Türkiye; akademisyenler, bilim insanları, mucitler, girişimciler, yönetim kurulu başkanları, CEO’lar, devlet başkanları, astronotlar, olimpiyat sporcuları, sanatçılar, yazarlar, film yapımcıları, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve hukuk, teknoloji, finans, sanayi, iletişim alanlarında güçlü üyeler bulunan IWF ağına Türkiye’den daha fazla kadın liderin katılmasına hizmet edecek. “Kadın liderliği toplumsal dönüşümün anahtarıdır” Programın lansmanı kapsamında gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan IWF Türkiye Başkanı ve IWF Global Yapay Zekâ ve Data Grubu Eş Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün, kadın liderliğinin ekonomik ve sosyal kalkınmanın itici gücü olduğunun altını çizdi: “IWF Türkiye Leadership Fellows Programı ile ülkemizden kadın liderlerin küresel yolculuğunu hızlandıracak stratejik bir vizyonu hayata geçiriyoruz. Liderliğin cinsiyete bağlı olmadığı bir geleceği birlikte inşa ediyoruz. IWF Türkiye; küresel bir ağın parçası olarak, yerelden aldığı gücü dünya sahnesine taşıyan bağlar kurmaya ve Türkiye’den daha fazla kadın liderin küresel karar mekanizmalarında yer almasına öncülük etmeyi sürdürecek.” Resepsiyona video-mesaj ile katılım gösteren ve IWF Türkiye Leadership Fellows Programı’na duyduğu güveni vurgulayan IWF Global Yönetim Kurulu Başkanı Kimberly Cooper Jaqua ise “Veriler ve deneyimlerimiz, kadınların en üst liderlik kademelerine ulaşmasının önünde hâlâ kalıcı engeller olduğunu açıkça gösteriyor. IWF Global Leadership Fellows Programı, eğitim, mentorluk ve güçlü kadın ağlarını bir araya getirerek kadın liderliğinin önündeki yapısal engelleri aşmaya yönelik, küresel ölçekte etki yaratma potansiyeline sahip stratejik bir girişimdir. 35 ülkede, 77 forumda 8.400’ü aşkın kadın lideri bir araya getiren IWF küresel ağı adına; bu vizyoner programı ülkelerinde hayata geçiren IWF Türkiye’yi, Yönetim Kurulu’nu ve ekibini, kadın liderliğini güçlendirmeye yönelik kararlı duruşları için tebrik ediyorum. Bir sonraki neslin yükselişine alan açan bu güçlü yatırım ve sergilenen liderlik sayesinde, kadınlar yükseldikçe dünyanın daha adil ve daha güçlü bir yer olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Dünyadan ve Türkiye’den ilham veren mezunlar Otuz yılı aşkın süredir dünyanın farklı coğrafyalarında kadın liderlerin kariyer yolculuklarında dönüştürücü bir rol üstlenen IWF Global Leadership Fellows Programı, kapsamı, akademik derinliği ve küresel etki alanıyla alanında benzersiz bir liderlik gelişim programı olarak öne çıkıyor. Program, kariyerlerinde en üst liderlik rollerine iki-üç yıl mesafede bulunan kadın liderlerin gelişim yolculuklarını hızlandırıyor. Aynı zamanda kurumlar için güçlü bir yetenek ve ardıl planlama aracı olarak öne çıkıyor. Programın mezunları arasında Chanel CEO’su Leena Nair, NASA Johnson Space Center Direktörü Vanessa Wyche gibi küresel liderler ile Accenture EMEA Lead Dilnişin Bayel, milli sporcu Şahika Ercümen ve Ashoka Global Community and Resources Co-Director Zeynep Meydanoğlu Ertan gibi Türkiye’den ilham veren isimler yer alıyor. 2026 yılında ise IWF Türkiye tarafından aday gösterilen; Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Uluslararası Program Koordinatörü ve Hücresel Moleküler Biyoloji Program Koordinatörü Ceyda Açılan Ayhan, IWF Leadership Fellows Programı’na tam burslu olarak kabul edilerek Türkiye adına önemli bir başarıya imza attı. İki fazlı liderlik modeli Türkiye’den başarı hikâyelerini çoğaltmak üzere bu yıl ilki gerçekleştirilecek IWF Türkiye Leadership Fellows Programı, yerel mentörlük ve küresel liderlik gelişimi olmak üzere iki fazdan oluşan bütüncül bir yapı sunuyor. 1. Faz: Mentörlük Programı Yüksek potansiyele sahip kadın liderler, IWF Türkiye’nin deneyimli kadın üyeleriyle yapılandırılmış bir mentörlük sürecine katılıyor. Mentor ve mentiler, eşleşme öncesinde Program Komitesi’nin uzman ekipleri tarafından yürütülen yönlendirici bir hazırlık sürecine dâhil olacak. 2. Faz: Küresel Liderlik İlk süreci başarıyla tamamlayan ve global kriterleri karşılayan liderler, INSEAD ve University of Cambridge gibi dünyanın en saygın kurumları iş birliğinde yürütülen IWF Global Leadership Fellows Programı’nda Türkiye’nin resmî adayı olarak değerlendiriliyor. Global programa katılım, adayın niteliklerine bağlı olarak burslu ya da bireysel kurumsal sponsorluk yoluyla mümkün oluyor. IWF Türkiye Leadership Fellows Programı için başvurular, 16–31 Ocak 2026 tarihleri arasında, IWF Türkiye’nin sosyal medya kanalları üzerinden kabul edilecek. Program; iş dünyası, akademi, kültür-sanat, sivil toplum, kamu ve sosyal girişimcilik alanlarında somut etki yaratmış, kadınların güçlenmesine katkı sağlayan veya bu hedefi taşıyan, ileri düzey İngilizce yeterliliğine sahip kadın liderlere açık olacak. Doğrudan başvuru yapılabildiği gibi paylaşılan aday önerileri de değerlendirmeye alınacak. IWF Türkiye, programa yönelik güçlü bir mentor havuzu oluşturuyor. IWF Türkiye’nin seçkin ağından her bir üyenin en az bir katılımcıya rehberlik etmesi hedefleniyor. Böylece program katılımcılarının etkili şekilde geleceğe hazırlanmasına destek olacak. Çalışmalar 15 Şubat-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında üç ay sürecek ve en az altı mentorluk görüşmesi gerçekleştirilecek. Küresel liderlik yolculuğunun Türkiye’den elçileri aynı sahnede buluştu Düzenlenen resepsiyonda, IWF Global Leadership Fellows Programı’nda Türkiye’yi temsil eden kadın liderler, özel bir panelde bir araya geldi. Panelde; Dilnişin Bayel, Zeynep Meydanoğlu Ertan ve Ceyda Açılan Ayhan, kendi liderlik yolculuklarını ve kadınların küresel liderlikte temsilinin yollarını paylaşırken Şahika Ercümen de canlı yayınla panele katıldı. Söyleşi, kadın liderliğinin bireysel başarının ötesinde, kolektif bir etki ve sorumluluk alanı olduğuna dair güçlü bir perspektif sundu. Bu anlamlı buluşma özel bir ödül töreniyle taçlandırıldı. Panelde görüşlerini paylaşan kadın liderlere ödüller; IWF Türkiye Kurucu Başkanı Funda Sivrikaya, geçmiş dönem IWF Türkiye Başkanı Gülden Türktan ve IWF Türkiye Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün tarafından takdim edildi. Sunulan ödüller ise IWF Türkiye üyesi, uluslararası tanınmış mimar ve tasarımcı Şebnem Buhara imzasını taşıdı. Bu özel törenle birlikte, liderliğin deneyimle derinleşen, paylaşıldıkça güçlenen ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir etki alanı olduğu vurgulandı. İmza Tasarım ile Anlamlı Destek IWF Türkiye’nin kadın liderliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına destek sağlamak amacıyla özel bir iş birliği hayata geçirildi. Lansman töreninde duyurulan bu girişim kapsamında, ödüllü Türk tasarımcı Arzu Kaprol’ün tasarım yaklaşımıyla Ramsey’nin üretim tecrübesini bir araya getiren özel ipek eşarp serisi IWF Türkiye için üretildi. Sınırlı sayıda üretilen eşarplar IWF Türkiye bağışçılarına teşekkür niteliğinde hediye ediliyor. Türkiye, IWF Global’de etkin rol oynuyor IWF Türkiye’nin küresel platformlardaki temsili de dikkat çekiyor. IWF Türkiye Kurucu Başkanı Prof. Dr. Funda Sivrikaya’nın IWF Global Yönetim Kurulu ve Global Eğitim Komitesi’nde yer alması, Türkiye’nin bu alandaki görünürlüğünü güçlendiriyor. Ayrıca, IWF Türkiye Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün’ün IWF Global Yapay Zekâ ve Data Grubu Eş Başkanı olarak görev alması, Türkiye’nin liderlik ve teknoloji perspektifini global gündeme taşıyor. Güçlü paydaşlar, ortak vizyon IWF Türkiye Leadership Fellows Programı; Pluxee, Hepsiburada, Gantek, Ramsey, Homemade by Macrocenter ve Troy sponsorluğu ile CNBC-e, LINKAGE, SRP Legal ve UNITE Edelman stratejik ortaklığıyla hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding’e Çalışan Deneyiminde 10 Sertifika Birden Haber

CCN Holding’e Çalışan Deneyiminde 10 Sertifika Birden

Çalışan mutluluğunu global ölçekte sertifikalandıran ve nörobilim temelli metodolojisiyle öne çıkan Happy Place to Work, CCN Holding ve grup şirketlerini kapsayan değerlendirme süreci sonucunda 10 sertifikaya birden layık gördü. Değerlendirmede şirketlerin çalışan mutluluğu, kurum kültürü, liderlik, iletişim ve İK süreç olgunluğu gibi alanlardaki performansını bilimsel metodolojilerle ölçüldü. Happy Place to Work tarafından Eylül-Ekim 2025 döneminde gerçekleştirilen değerlendirmede CCN Holding bünyesindeki Wisera Teknoloji, ‘Mükemmel Çalışan Deneyimi’ sertifikasını almaya hak kazandı. CCN Ankara Sağlık, CCN İnşaat ve CCN Turizm ‘Olağanüstü Çalışan Deneyimi’, Infera Teknoloji, CCN Holding ve ICE Yacht ise ‘Çok İyi Çalışan Deneyimi’ sertifikasının sahibi oldu. CCN Klinik, CCN Güvenlik ve CCN Eğitim ise ‘İyi Çalışan Deneyimi’ sertifikasıyla tescillendi. “Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Happy Place to Work tarafından yürütülen bu kapsamlı değerlendirme süreci, insan odaklı kurum kültürümüzü doğrudan çalışanlarımızın geri bildirimleriyle ölçmemize ve geliştirmemize imkân tanıdı. Çalışan mutluluğu, liderlik anlayışı, iletişim ve insan kaynakları uygulamalarımızın bilimsel yöntemlerle ele alınması, grup genelinde attığımız adımların ne denli doğru bir zeminde ilerlediğini görmemizi sağladı. Bünyemizde yer alan farklı sektörlerdeki şirketlerimizin toplamda 10 sertifikayla ödüllendirilmesi, CCN Holding olarak benimsediğimiz ortak değerlerin ve kültürel yaklaşımın güçlü bir yansımasıdır. Çalışan deneyimini sürekli iyileştirmeyi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu yolculukta en büyük gücümüz ise kurum kültürünü birlikte inşa ettiğimiz ekip arkadaşlarımızdır. Önümüzdeki dönemde de çalışan deneyimini ve insan odaklı kurum kültürünü güçlendiren uygulamalara yatırım yapmayı, çalışanlarımızın sesini merkeze alan bu yaklaşımı tüm şirketlerimizde kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.