Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ilk

Kapsül Haber Ajansı - Ilk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Karting Şampiyonası'nın 4. Ayağı, Nevşehir'de Yapıldı Haber

Türkiye Karting Şampiyonası'nın 4. Ayağı, Nevşehir'de Yapıldı

Nevşehir Belediyesi ev sahipliğinde, bölgenin eşsiz mirasını hız ve tutkuyla buluşturan Kapadokya Motor Sporları Kompleksi, kapılarını dev bir organizasyonla resmen açtı. Kapadokya Motor Sporları Kompleksi'ndeki 814 metre uzunluğundaki pistte 55 sporcu, "micro", "mini", "junior" ve "senior" olmak üzere dört kategoride toplam 55 sporcu mücadele etti. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) yarış takviminde yer alan Motul Türkiye Karting Şampiyonası 4. Ayak Yarışları, tesisin bu ilk resmi organizasyonuna da ev sahipliği yaptı. 7-8 Ağustos tarihlerinde, 15.00 ile 22.00 saatleri arasında düzenlenen bu şampiyona, sadece sezonun en kritik mücadelelerinden birine sahne olmakla kalmazken aynı zamanda motor sporlarında yepyeni bir dönemin de meşalesini yakmış oldu. Pistin Karakteri ve Teknik Özellikleri: 33 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulan kompleks; 12 metre genişliğinde ve 814 metre uzunluğunda son derece sert viraj karakterine sahip teknik bir piste sahip. Bu sert virajlar, pilotların tüm yeteneklerini sınırlarına kadar zorladı. Tarihi Bir İlk (Gece Yarışı): Nevşehir Belediyesi tarafından kazandırılan güçlü altyapısı sayesindeki bu tesis, Türkiye Karting Şampiyonası’nda gece yarışı yapılabilecek ilk pist olma unvanını kazanarak tarih yazdı. Panoramik Seyir Büyüsü: Seyirciler için tasarlanan panoramik seyir alanı, tüm pistin tek bir noktadan eksiksiz izlenebilmesine olanak tanıdı. Geleceğin Motor Sporları Merkezi: Tesis, 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası Kapadokya Rallisi’nin heyecan dolu seyirci etabına ev sahipliği yapmaya hazırlanırken; gelecekte de birçok ulusal ve uluslararası dev organizasyonlara ev sahipliği yapacak. Spor Toto ve Nevşehir Belediyesi katkılarıyla Başkent Turing Spor Kulübü tarafından düzenlenen etkinlikte iki gün boyunca sıralama turları, eleme müsabakaları ve yarı final ile final müsabakaları düzenlendi. Türkiye Karting Şampiyonası'nın dördüncü ayak yarışmalarına Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ak Parti Nevşehir İl Başkanı Muhammed Feyzi Aygün, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu TOSFED Sportif Direktörü Murat Kaya, Kapadokya Alan Başkan Yardımcısı Furkan Türker, Nevşehir Gençlik Spor İl Müdürü Mustafa Hakan Keskin, Bingöl Gençlik Spor İl Müdürü Uğur Duyar, MHP İl Başkanı Adnan Doğu, Nar Belediye Başkanı Süleyman Özçelik, Başkent Turing Spor Kulübü Başkanı ve TOSFED Nevşehir İl Temsilcisi Erdem Öksüz ile çok sayıda kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, stk yöneticileri, sporcu aileleri ve binlerce sporsever katıldı. Micro kategorisinde erkeklerde Ali Ersin Yücesan birinci, Yiğit Nedim Çelik ikinci, Kerem Çelikyay üçüncü, kadınlarda Nilhan Yeşiltay birinci, Asena Elif Bilgili ise ikinci oldu. Mini kategorisinde erkeklerde Bulut Tırınk birinciliği kazandı, Asil Yusuf Özbahadır ikinci, Can Aras Akgün üçüncü sırada yer aldı. Kadınlarda ise Tuğba Yeşiltay birinci, Fatma Zeynep Çiçek ikinci, Ela Yeşiltay üçüncülüğü elde etti. Junior kategorisinde erkeklerde Rüzgar Tırınk birinci, Uygar Arslan Bilgili ikinci, Can Özler üçüncü oldu. Kadınlarda ise Elif Yağmur Yeşiltaş birinciliğe ulaştı. Senior kategorisinde erkeklerde Ateş Birinci ilk, Turhan Erin Ünlüdoğan ikinci ve ⁠Kaan Ballık üçüncü sırada yer aldı. Kadınlarda ise Zeynep Çukurova birinciliği elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Çiftçi ve Gürlek’ten Esenyurt’ta Güvenlik ve Adalet İçin Yeni Adımlar! Haber

Bakan Çiftçi ve Gürlek’ten Esenyurt’ta Güvenlik ve Adalet İçin Yeni Adımlar!

Programın ilk durağı Esenyurt Kaymakamlığı oldu. Bakanlar burada Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’dan ilçede yürütülen çalışmalar, devam eden yatırımlar ve Esenyurt’un mevcut durumuna ilişkin bilgi aldı. Kaymakamlıktaki programın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ilçede güvenlik ve adalet alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Program kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Parkı içerisinde Esenyurt Belediyesi tarafından hayata geçirilen Vatan Kitap Kafe’yi ziyaret eden Bakanlar Gürlek ve Çiftçi, burada gençlerle bir araya gelerek sohbet etti. Bakanların bir sonraki durağı ise yine Recep Tayyip Erdoğan Parkı içerisinde Esenyurt’a kazandırılan Millet Kıraathanesi oldu. Bakanlar burada vatandaşlarla bir araya geldi. Gürlek: “Artık yeni bir boyuta geçilecek” Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile gerçekleştirdiği temasların ardından yaptığı açıklamada, uyuşturucu, sanal bahis ve kumar ile sokak çeteleriyle mücadelede “artık yeni bir boyuta geçileceğini” söyledi. Suç örgütleri ve yasa dışı yapılarla mücadelede daha kapsamlı ve bütüncül bir yöntemin uygulanacağını belirten Gürlek, “Asla meydanı boş sanmayın. Devlet buradadır ve vatandaşının yanındadır” ifadelerini kullandı. Gürlek, suçtan elde edilen gelirlerin takibi, mal varlıklarına yönelik tedbirler, kripto varlıklar ve dijital ödeme sistemleri üzerinden yürütülen para aklama yöntemleri ile uluslararası bağlantıların yeni dönemde öncelikli mücadele alanları arasında olacağını kaydetti. Yeni dönemde suç örgütlerinin yalnızca sahadaki faaliyetlerine değil, onları ayakta tutan finansal yapılara da yoğunlaşacaklarını vurgulayan Gürlek, suç gelirlerinin geri alınmasında ihtisaslaşmanın artırılacağını, savcıların örgütlü suç, narkotik ve mali analiz alanındaki uzmanlığının güçlendirileceğini söyledi. Gürlek, uyuşturucu şebekeleri, yasa dışı bahis ve kumar yapıları ile sokak çetelerinin “kılcal damarlarına kadar” inilerek mücadele edileceğini belirterek, suç örgütlerinin büyüklüğü, uluslararası bağlantıları, finansal gücü ya da kullandıkları teknolojinin karmaşıklığının devletin mücadelesini engelleyemeyeceğini ifade etti. Esenyurt’un güvenlik kapasitesi artırıldı! İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt’ta güvenlik kapasitesinin artırıldığını belirterek, 2023 yılına göre ilçedeki araç sayısının yüzde 96, personel sayısının ise yüzde 40 artırıldığını söyledi. Çiftçi, bu yılın ilk 7 ayında yaklaşık 7 bin 500 aranan şahsın yakalandığını açıklarken, aynı dönemde Esenyurt’ta 800 kilogram uyuşturucunun ele geçirildiğini bildirdi. Yeni hükümet konağı ve emniyet müdürlüğü müjdesi! İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt’a yönelik yeni yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Çiftçi, ilçeye 2027 yılında yeni hükümet konağı yapılacağını, yeni emniyet müdürlüğü binası ile 4 polis merkezinin daha hizmete alınacağını kaydetti. Esenyurt’taki güvenlik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Çiftçi, her 100 bin kişiye bir polis merkezi hedeflediklerini ifade etti. Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, ilçede hayata geçirilecek güvenlik ve adli projelere verdikleri güçlü desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve bakanlara teşekkür etti. Aksoy, “Devletimizin güçlü desteğiyle Esenyurt’umuzu daha güvenli, daha huzurlu bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı

Markanın yüksek performans departmanı tarafından sıfırdan tasarlanan yeni AMG GT 4-Door Coupé, yalnızca elektrikli bir otomobil olmanın ötesine geçerek süperspor otomobil segmentine iddialı bir giriş yapıyor. Üç elektrik motorundan aldığı güçle tam 1.169 beygire ulaşan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG’nin yeni nesil elektrikli mimarisi üzerine yükselen otomobil, yalnızca hızlanma rakamlarıyla değil, Formula 1’den aktarılan teknolojileri, ultra hızlı şarj kapasitesi ve sürüş deneyimine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mercedes-AMG’nin İlk Tamamen Elektrikli Süperspor Otomobili Yeni AMG GT 4-Door Coupé, markanın elektrikli performans otomobilleri için geliştirdiği AMG.EA platformunun ilk temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu platform, geleneksel elektrikli araç anlayışından farklı olarak yüksek performans odaklı tasarlandı ve AMG mühendislerinin yarış teknolojilerinden edindiği deneyimlerle şekillendirildi. Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise güç aktarım sistemi. Mercedes-AMG, seri üretim bir otomobilde ilk kez üç adet eksenel akışlı elektrik motoruna yer veriyor. Bu teknoloji, markanın birkaç yıl önce bünyesine kattığı İngiliz mühendislik şirketi YASA tarafından geliştirildi. Önde bir, arkada ise iki motorun görev yaptığı sistem, son derece kompakt yapısına rağmen olağanüstü güç üretebiliyor. Özellikle ön akstaki motorun oldukça ince bir tasarıma sahip olması, mühendislik açısından dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplamda 1.169 beygir güç ve 2.000 Nm tork üreten sistem, AMG tarihinin en güçlü seri üretim modellerinden birini ortaya çıkarıyor. 10 Dakikalık Şarjla Yüzlerce Kilometre Menzil Elektrikli otomobillerde performans kadar şarj süresi de büyük önem taşıyor. Mercedes-AMG, yeni modelinde bu alanda da sınırları zorlamayı hedefliyor. Araçta kullanılan batarya paketi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains ekibinin katkılarıyla geliştirildi. Aynı ekip, markanın Formula 1 güç üniteleri üzerinde de çalışıyor. Bataryadaki binlerce silindirik hücre, özel bir sıvı soğutma sistemiyle ayrı ayrı kontrol ediliyor. Bu teknoloji sayesinde enerji transferi çok daha verimli hale geliyor. Yeni sistemin sunduğu en dikkat çekici avantajlardan biri ise 600 kW’a kadar ulaşabilen ultra hızlı şarj desteği. Bu sayede yalnızca 10 dakikalık bir şarj işlemiyle yaklaşık 460 kilometrelik sürüş menzili elde edilebiliyor. Aracın toplam menzil değerinin ise versiyona bağlı olarak yaklaşık 700 kilometre seviyesine kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Elektrikli Ama AMG Ruhundan Vazgeçmiyor Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte performans tutkunlarının en çok dile getirdiği konulardan biri motor sesi ve sürüş hissi oldu. Mercedes-AMG ise bu eleştirilere farklı bir çözüm geliştirmiş durumda. Marka, yeni modelde klasik AMG V8 motorlarının karakterini dijital olarak yeniden oluşturdu. Özel sürüş modunda araç, vites geçişlerini taklit eden geri bildirimler sunarken, AMG’nin efsanevi sekiz silindirli motorlarını anımsatan ses efektleri de kabine aktarılıyor. Bu sistem yalnızca birkaç yapay ses üretmekle sınırlı değil. Binlerce farklı ses dosyası gerçek zamanlı olarak işleniyor ve sürüş tarzına göre değişen bir akustik deneyim ortaya çıkıyor. Gaz tepkileri, hızlanma karakteri ve ses seviyesi sürücünün kullanım şekline göre anlık olarak farklılaşabiliyor. Yarış Teknolojileri Günlük Kullanıma Uyarlandı Mercedes-AMG, yeni elektrikli modelinde pist teknolojilerini günlük sürüşle bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda sürücülere sunulan gelişmiş ayar sistemleri sayesinde aracın karakteri kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor. Orta konsolda yer alan fiziksel kontrol elemanları aracılığıyla çekiş kontrolü, direksiyon tepkileri ve yol tutuş karakteri detaylı şekilde ayarlanabiliyor. Böylece tamamen dijitalleşen otomotiv dünyasında, sürücünün otomobille kurduğu mekanik bağ korunmaya çalışılıyor. Araçta ayrıca aktif süspansiyon teknolojileri, elektronik kontrollü denge sistemleri ve gelişmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi de bulunuyor. Arka tekerleklerin yön değiştirebilmesi sayesinde düşük hızlarda daha çevik bir sürüş elde edilirken, yüksek hızlarda ise stabilite artırılıyor. Aerodinamik Yapı Performansı Destekliyor Yeni AMG GT 4-Door Coupé’nin geliştirme sürecinde aerodinamik verimlilik önemli bir rol oynadı. Gövde altında yer alan aktif hava yönetim sistemleri, ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek yere basma kuvvetini artırıyor. Aracın ön bölümündeki hava kanalları, batarya ve fren sistemlerinin sıcaklığına göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Arka bölümde yer alan aktif difüzör ve hareketli spoyler ise yüksek hızlarda daha fazla denge sağlıyor. Bu çözümler yalnızca performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkıda bulunuyor. İki Farklı Versiyonla Satışa Sunulacak Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli amiral gemisi, ilk etapta iki farklı performans seçeneğiyle müşterilere sunulacak. Serinin zirvesinde yer alan AMG GT 63 4-Door Coupé, 1.169 beygirlik gücü ve 2,1 saniyelik hızlanma süresiyle markanın şimdiye kadar geliştirdiği en etkileyici otomobillerden biri olarak konumlanıyor. Daha erişilebilir alternatif olarak hazırlanan AMG GT 55 4-Door Coupé ise 816 beygir güç üretiyor ve 100 km/s hıza yaklaşık 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG, yeni nesil elektrikli süperspor otomobilinin üretimine 2026 yazında başlamayı planlıyor. Modelin Avrupa pazarındaki ilk teslimatlarının yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi beklenirken, marka bu otomobille elektrikli performans segmentindeki rekabeti tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor Haber

Doğal Taşın Kalbi İzmir’de Atıyor

. Yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcıyı buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Daha fazla iş birliği, daha fazla ortak akıl ve daha fazla cesaret” çağrısıyla geleceğe güçlü bir mesaj verdi. Dünya doğal taş sektörünün öncü buluşması Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 31. Marble İzmir, sektörün profesyonellerini bir araya getirdi. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, il ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler, oda ve birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılış töreni, 31 yıldır dünya fuarcılığında marka haline gelen Marble İzmir’in tarihini, gücünü ve doğal taş sektörünü anlatan etkileyici bir performansla başladı. Sinematografik anlatı, sanatçıların büyüleyici müzik ve dans gösterileriyle zenginleşti. “Bir hayaldi, dünya markası haline geldi” Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in hikayesinin 37 yıl önce, büyük bütçeler ve imkanlar olmadan başladığını belirterek, “Elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla ilk adım atıldı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan bu adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayaldi; bugün ise bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir’i, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamladık. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Marble İzmir’in hikayesi bir avuç insanın emeğiyle başladı, bugün ise dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Yarın ne olacağı ise bizim bugün ne yaptığımıza bağlı” diye konuştu. “Herkes aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyel açığa çıkmaz” Marble İzmir’in hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Başkan Tugay, “Türkiye’nin doğal taş ihracatını çok daha yukarıya taşıyabiliriz. Bunun için daha fazla iş birliği, daha güçlü bir ortak akıl ve daha fazla cesaret gerekiyor. Kamu, özel sektör, odalar ve dernekler aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymamız mümkün değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız. İZFAŞ ile birlikte bu platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Sektörün duayen isimlerinin adı yaşatılacak” Sektörün duayen isimlerinin adlarının ölümsüzleştirileceğini belirten Başkan Tugay, “İzmir, vefalı bir şehirdir. Kıymetini bilenin kıymetini her zaman bilmiştir. Bu anlayışla, fuarımıza değer katan isimleri onurlandırarak ilerlemeye devam ediyoruz. Daha önce sektörün duayen isimlerinden merhum Raif Türk’ün adını Fuar İzmir’deki meydanımıza vererek bir vefa örneği sergilemiştik. Bugün de aynı vefa duygusuyla merhum Erdoğan Akbulak, Kemal Arslan ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimlerini Fuar İzmir’deki konferans salonlarına vererek kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü bu başarı hikayesi, yıllar boyunca emek veren insanların eseridir” dedi. Başkan Tugay, bu yıl doğaya katkı sağlamak amacıyla katılımcılar adına fidan dikildiğini de belirtti. Bakan Bolat: “Dünya sarsılıyor ama işte Marble İzmir yapılıyor” Açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin doğal taş ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer aldığını belirterek Marble İzmir’in bu başarıya önemli katkı sunduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Küresel doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir’deyiz. İZFAŞ’ın başarılı organizasyonuyla gerçekleşen bu fuar, dünya çapında ilk üç arasında yer alan, iftihar ettiğimiz organizasyonlardan biridir. Simgeleşmiş bir fuar haline gelen Marble İzmir, doğal taş sektöründe üretici ve alıcıları buluşturan önemli bir merkezdir. Bu yıl yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma yer alıyor, 70 bin ziyaretçi bekleniyor. Savaşların yaşandığı, dünyanın ekonomik olarak sarsıldığı bir dönemdeyiz. Ama işte Marble İzmir yapılıyor” dedi. Bolat ayrıca, İzmir’in tarih boyunca ihracatın merkezi olduğunu belirterek, “Osmanlı döneminde de dünyaya açılan bir pencere olan İzmir, Cumhuriyet döneminde de bu rolünü sürdürdü. 2025 yılında 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat gerçekleştiren kent, dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden biridir. Bu güzide şehir, savaşa rağmen bu yılın ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracatla ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti” ifadelerini kullandı. Vali Elban: İhracat yeni maden sahalarıyla değil inovatif tasarımlarla artacak İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Uluslararası fuarcılığın başladığı bir şehirdeyiz. Mermer ve doğal taş sektörü, ‘ekmeğini taştan çıkaran’ bir anlayışla yola çıktı, ancak bugün çok daha özel ve katma değerli bir alana evrildi. Doğal taş ve makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde 3 milyar dolar seviyesine ulaştık. Hedefimizin 10 milyar dolar olduğuna inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için yeni maden sahalarına değil, daha katma değerli ve inovatif tasarımlara ihtiyaç var. Geçmişte makinede dışa bağımlıyken bugün sektörün kullandığı makinelerin tamamı yerli üretim haline geldi” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Tancan: Anadolu mirasını dünya vitrinine çıkarıyoruz Türkiye’nin maden zenginliğine dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, “Bugün burada yalnızca ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bulunuyoruz. Marble İzmir, sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini buluşturan önemli bir organizasyon haline geldi. Türk mermerleri, dünyada pek çok alanda kullanılan ve tanınan ürünler arasında yer alıyor. Ülkemiz, dünya doğal taş ihracatında ilk üç ülke arasında bulunuyor ve sektördeki gücünü her geçen gün artırıyor. Bu fuarın, sektörün gelişimine katkı sağlayacağına ve önemli ticari iş birliklerine zemin hazırlayacağına gönülden inanıyorum” dedi. Şimşek: Sevgi Yolu’nda 7 firmalı fuardan bugüne geldik Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Sevgi Yolu’nda 7 firmayla bu fuarın temellerinin atıldığını belirterek, fuarla birlikte sektörün de büyüdüğünü vurguladı. Şimşek, 30 yıl önce makine ithal ederken bugün mermer ihraç eden bir konuma geldiklerine işaret etti. Sektörün profesyonelleri İzmir’de buluştu Fuar İzmir’de 150 bin metrekareyi aşan açık ve kapalı alanda gerçekleşen Marble İzmir, üretimden tasarıma, teknolojiden ticarete kadar doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Marble İzmir 14 – 17 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen firmaların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı coğrafyalardan nitelikli alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak. D-ESIGN Arena ile tasarım ve deneyim odağı D Holü, bu yıl “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu alanda; mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks söyleşileri, iş görüşmeleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Doğal taşın sanatsal yönünü öne çıkaran Heykel Çalıştayı’nda ortaya çıkan eserler fuar süresince sergilenirken, fuar sonrası İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kentin kültürel yaşamına katkı sunması hedefleniyor. Marble İzmir kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması ise sektörün katma değerli dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 8 ülkeden 67 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla seçilen 724 proje arasından finale kalan 19 tasarım da D Holü’nde sergileniyor. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği, makine ve teknoloji alanında Avrupa ile yeni ticari ve teknik açılımlar sağlarken, fuarın uluslararası konumunu güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılması ve Türk doğal taş sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu' Haber

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu'

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç marka olarak teknoloji yatırımları, mobil uygulama stratejisi ve AI destekli insan kaynağı modelleriyle 2025’te sektörün dönüşümüne liderlik ettiklerini vurgularken; Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise yalnızca bu yıl içinde 57 dijital projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü. Sedat Kılıç: “Tatilsepeti yalnızca bir pazaryeri değil, deneyim sunan bir platforma dönüşüyor” Hilton İstanbul’da gerçekleştirilen seyahat zirvesi Uzakrota’da düzenlenen “Zor Geçen Yılın Ardından İç ve Dış Turizm” oturumunda konuşan Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, 2025’in turizm açısından güçlü bir başlangıç yaptığını ancak doğal ve çevresel gelişmelerin sektörü dönemsel olarak etkilediğini söyledi. Tatilsepeti’nin yalnızca bir pazaryeri değil, aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan bir yapıya dönüştüğüne de dikkat çeken Sedat Kılıç, tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdiklerini, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerik ürettiklerini, “satış değil bilgi veren” bir strateji izlediklerini ifade etti. Güvenli, önceden planlanmış tur içeriklerine yönelimin ve rehber eşliğinde, planlı seyahatin öneminin arttığını kaydeden Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, yeni jenerasyonun dijital uygulamalarla deneyim odaklı küçük otelleri tercih ettiğini, yapay zeka kaynaklı trafiğin ilk kez anlamlı şekilde satışa dönüşmeye başladığını söyledi. 2025’te turizm sektöründe yapay zeka ile uyumlu dijitalleşmenin hızlandığını ve ilk kez dikkat çekici sonuçlar aldıklarını belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Turizm eskiden yavaş hareket eden bir sektördü. Ben turizm kökenli değilim, teknoloji kökenliyim; bu yıl gözlemledim ve turizmin dijitalleşmeye daha hızlı adapte olmaya başladığını gördüm, çünkü tüketici çok hızlı şekilde gelişiyor’’ dedi. Mobil uygulama turizmin geleceği olacak Dünya genelinde mobil uygulama üzerinden yapılan satışların yüzde 30 seviyelerine çıktığını belirten Kılıç, Türkiye’de bu oranların henüz istenen noktada olmadığını aktardı. Tatilsepeti’nde mobil satışlarda hedeflerinin yüzde 30 ve üzerine çıkmak olduğunu; özellikle resort otellerde gelecekte yüzde 50–60 seviyelerinin mümkün olduğunu öngördüğünü kaydetti. Kılıç; “Mobil uygulama kullanıcıyı markaya bağlıyor; pazarlama maliyetlerini düşürüyor ve çapraz satış fırsatlarını artırıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde uygulamamızda büyük yenilikler olacak” dedi. Murat Vardar: “Yapay zekâ ile 400 kişilik ekibimize 400 dijital çalışma arkadaşı ekliyoruz” Uzakrota Seyahat Zirvesi’nde “İnsan x Teknoloji: Turizmde İşgücü Dönüşümü ve Dijitalleşmenin 2025 Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise 2025’in en büyük etkisinin insan kaynağı tarafında yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin 2004 yılında kurulan ilk dijital tatil platformu olan Tatilsepeti’nin, yalnızca bu yıl 57 dijital projeyi hayata geçirdiğini belirten Vardar, yapay zekâ uyumunun tüm organizasyon yapısını dönüştürdüğünü söyledi: “2025, insan kaynağı yetkinliklerinin yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. 400 kişilik ekibimize ek olarak 400 yapay zekâ çalışma arkadaşı konumlandırıyoruz. Bu da toplam kapasitemizi iki katına çıkarıyor, 800 kişiye dönüşüyoruz.” Vardar, özellikle İK biriminde başlayan yapay zekâ destekli çalışma modellerinin pilot uygulamalarla test edildiğini belirtti. Tatilsepeti’nde 14 kişilik İK ekibi 4 yapay zekâ agent ile birlikte çalıştıklarını; bu modelin işe alımdan bordroya, eğitim süreçlerinden veri yönetimine kadar tüm operasyonlarda verimliliği artıracağını kaydederek “Kısa vadede en kritik yetkinlik, ‘AI ile birlikte çalışabilme’ olacak. İnsan karar verecek, yapay zekâ uygulayacak. Bu da bize büyük verimlilik sağlayacak” dedi. Canan Demir’e Uzakrota’dan ‘’Women in Travel’’ ödülü Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Turizmde yükselen kadın liderliğine dikkat çekmek amacıyla; 50 üst yönetici kadına ödül verildi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü.

Veteriner Hekimler Nilüfer’de Buluştu Haber

Veteriner Hekimler Nilüfer’de Buluştu

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen programda, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. R. Tamay Başağaç Gül, “Baytar Miralayı Mehmet Ali Bey ve Sivil Veteriner Hekimliği Öğretimi” başlıklı sunumunu yaptı. BVHO üyeleri ile konuya ilgi duyanların katıldığı etkinlikte, mesleğin tarihi ve kurucu isimleri ele alındı. Açılış konuşmasında BVHO Başkanı Melike Baysal, Cumhuriyet’in 102. yılında bir kadın veteriner hekim ve meslek örgütü yöneticisi olmanın kendisi için büyük bir onur ve topluma karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Baysal, halk sağlığına önemli katkılar sunan ve o dönemde “Baytar” unvanını taşıyan tüm meslek büyüklerine saygı ve minnet duyduklarını ifade etti. Prof. Dr. Tamay Başağaç Gül, sunumunda Mehmet Ali Bey’i Türkiye’de veteriner hekimliğinin kuruluşu ve kurumsallaşmasında öncü bir isim olarak değerlendirdi. Mehmet Ali Bey’in çalışkanlığı, idealizmi ve mesleğe adanmışlığıyla kendisini derinden etkilediğini dile getiren Gül, onun yalnızca okulun kuruluşunda değil, aynı zamanda tarım ve hayvancılık alanındaki ilk süreli derginin yayımlanmasında ve ilk meslek derneğinin kuruluşunda da aktif rol üstlendiğini belirtti. Gül ayrıca, mesleklerinin 1937 yılına kadar gururla “Baytar” adını taşıdığını, bu kelimenin küçümsenecek hiçbir yönü olmadığını söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karsan’dan İtalya Bari’ye 18 Metrelik Yüzde 100 Elektrikli 42 Adet e-ATA Haber

Karsan’dan İtalya Bari’ye 18 Metrelik Yüzde 100 Elektrikli 42 Adet e-ATA

İtalya’nın 40’dan fazla şehrinde aktif olarak hizmet veren Karsan marka araçlarla, şirket ülkede güçlü bir varlık sürdürüyor. Bu kapsamda değerlendirmede bulunan Karsan CEO’su Okan Baş, “İtalya’nın Bari şehrinde elektrikli toplu taşıma dönüşümünün ilk adımlarını birlikte atmıştık. Şehirde halihazırda görev yapan Karsan araçlarımızın yarattığı yüksek memnuniyet göstergesi olarak yeni sözleşmeler imzalıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün itibarıyla 340’ın üzerinde elektrikli aracımız İtalya’da toplu ulaşımda hizmet veriyor. Karsan olarak İtalya’daki varlığımızı güçlendirerek istikrarlı büyümemizi sürdürmeye kararlıyız” dedi. Dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom araçlara dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, Avrupa’daki varlığını hızla genişletmeye devam ediyor. Ana hedef pazarlarından İtalya’nın Bari şehrinde yeni bir başarıya daha imzasını atan Karsan, İtalya bayisi KMobility aracılığıyla 42 adet e-ATA 18 metre körüklü otobüsü Haziran 2026’da teslim edecek. Karsan için İtalya’daki büyüyen sıfır emisyonlu otobüs pazarında varlığını pekiştiren bu ihale, aynı zamanda Bari’nin sürdürülebilir ve yüksek kapasiteli toplu taşıma stratejisinde önemli bir adım atmasını sağlıyor. Araçlar 2026 yazında hizmete başlayacak! Karsan İtalya’da elektrikli toplu taşıma dönüşümünün öncüsü olma rolünü yeni anlaşmalarla pekiştiriyor. İtalya’da Bari belediyesinin hayata geçireceği yeni Hızlı Otobüs Taşımacılığı (BRT) projesi kapsamında, Karsan kazandığı ihale ile projede hizmet verecek ilk otobüsleri 2026 yılında teslim etmiş olacak. İtalya’daki büyüyen sıfır emisyonlu toplu taşıma pazarında Karsan’ın elde ettiği başarının altını çizen Karsan CEO’su Okan Baş, “Araçlarımız İtalya’nın 40’dan fazla şehrinde hizmet vermeye devam ediyor. 2023’ten beri Bari Belediyesi’ne hizmet vermekte olan araçlarımıza duyulan memnuniyet, bizim için gelecek projelerin de önünü açıyor. Kazandığımız bu yeni ihale ile önümüzdeki haziran ayında 42 adet 18 metre Karsan e-ATA aracı Bari Belediyesi’ne teslim edilecek. 2026 yazında araçların belediyenin yeni Hızlı Otobüs Taşımacılığı (BRT) projesi kapsamında kullanılacak ilk araçlar olması da ayrıca önem taşıyor”dedi. Karsan’ın “Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” vizyonu, güçlü ürünleri ve yenilikçi çözümleri sayesinde hedef pazarlarımızda büyümeye kararlılıkla devam ettiğini ekleyen Okan Baş, İtalya, Karsan’ın Avrupa’daki büyüme yolculuğunda stratejik bir öneme sahip, çok güçlü olduğumuz ve daha da büyümeyi hedeflediğimiz öncelikli pazarlardan biri. Bu pazarda da markamıza ve sınıflarının en iyisi modellerimize duyulan güven bir Avrupa markası olarak bizim azmimizi ve küresel ölçekte daha ileriye gitme motivasyonumuzu her geçen gün güçlendiriyor. 2018’de İtalya’da kurduğumuz Karsan Europe ile operasyonlarımızı ve müşteri ilişkilerimizi daha da güçlendirdik. Aldığımız her geri bildirimi ürün ve hizmet kalitemizi daha da ileriye taşımak için değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, bize yalnızca operasyonel başarı değil, aynı zamanda yüksek müşteri memnuniyeti ve uzun vadeli iş birlikleri olarak geri dönüyor. Bu yolculukta, yerel bayimiz Kmobility ile kurduğumuz güçlü ve uzun soluklu iş birliği de başarımızın önemli bir parçası. İtalya’daki yaygın saha yapılanmamız ve Kmobility ile uyum içinde yürüttüğümüz çalışmalar, Karsan’ı ülkedeki toplu ulaşım dönüşümünün güvenilir çözüm ortağı konumuna taşıdı” diye konuştu. Gerçek sürüş koşullarında 450 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor! Bari’nin toplu taşıma altyapısına güç katacak 18 metre Karsan e-ATA araçları, her biri 300 kW gücünde iki bağımsız şarj girişiyle aynı anda yüksek hızlı şarj olanağı ile kısa sürede enerji dolumunu tamamlayarak Bari’nin gerçek sürüş koşullarında 450 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor. Avrupa standartlarına uygun olarak tasarlanan araçlar, Bari halkının modern ve çevreci toplu taşıma ihtiyacını karşılayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Portakal’da İlk Gün Keşiflerle Başladı  Haber

Altın Portakal’da İlk Gün Keşiflerle Başladı 

Günün belgeselleri; Halikarnas balıkçısı namıyla maruf yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı hakkındaki “Filos”, Kurtuluş Savaşı gazisi, 101 yaşındaki efsane futbolcu Galip Haktanır’ı tanıtan “Vefalı Galip” ve Ankara’da soğan hasadında çalışan işçilerin dünyasına ışık tutan “Işığın Hasadı”ydı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk gününe çok özel belgesellerin gösterimiyle başladı. Seyircilerin büyük övgüsüyle karşılanan yapımların ortak özelliği; çok kıymetli alanlara ışık tutmasıydı. “Avrupa seyircisi ‘Artık soğanı israf etmeyeceğiz’ dedi” Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki, günün ilk söyleşisinde Ankara’daki soğan hasadı işçilerinin hayat şartlarını gözler önüne seren filmi “Işığın Hasadı” ile yönetmen Esin Özalp Öztürk çıktı seyircinin karşısına. Görüntü yönetmeni sayesinde haberdar olduğu işçilerin, günde sadece 2 saatlik bir jeneratör elektriği ile yaşadığını duyduğunda filmin ismi hemen belirmiş zihninde. Daha sonra işçilerle görüşerek 6 buçuk günde filmi çekmiş. Ama kolay olmamış; özellikle de kadınları konuşturmak. “Çekimlerin ilk üç gününde kadınları bir türlü konuşturamadım. Sonra açıldılar. Film bitince bir salon tutup ilk onlara gösterdim; filmi izleyince ‘Abla bu kadar güzel olacağını bilseydik seni bu kadar yalvartmazdık’ dediler” Neredeyse bütün dünyada festivallere katılan ve pek çok ödül alan filme dünyadan gelen tepkileri değerlendiren Öztürk, “Beni en çok şaşırtan Latin Amerika oldu. Filmin orada gezmediği ülke kalmadı diyebilirim. Orada da tarım işçiliği ve emek hikayeleri yaygın olduğundan kendilerine yakın buldular sanırım. Ama Avrupa’da çok şaşırdılar ve ‘Artık marketten soğan alırken bambaşka bir gözle bakacağız ve israf etmeyeceğiz’ dediler” diye konuştu. Öztürk, salondaki bir çocuğun “Işıklı günler görecek miyiz?” sorusu karşısında ise duygulanarak şunları söyledi: Filmi çektiğimde kızım 3 buçuk yaşındaydı. Ben henüz onun eline makas vermiyordum. Soğan hasadındaki o çocuklar 6 yaşında ve neredeyse bileklerini kesbilecek makaslarla soğan kesiyorlar. Dolayısıyla umarım ışıklı günler göreceğiz, onun için uğraşıyoruz” Ayhan Işık’ın spor hocası, Kurtuluş Savaşı gazisi efsane futbolcu! Diğer belgesel “Vefalı Galip” ise 101 yaşındaki Kurtuluş Savaşı gazisi ve bir futbol efsanesi olan Vefa Haktanır’ı tanıttı seyirciye. Gösterim sonrası yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, yardımcı yönetmen Emine Özge Demirkıran, kurgucu Hakan Kızıltaş ve danışman Fethi Aytuna soruları cevapladı. Haktanır’a dair bir film yapma fikrinin uzun zamandır var olduğunu söyleyen yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, süreci şöyle anlattı: Tanıştığımızda 96 yaşındaydı, aparman yöneticisiydi ve her hafta, mezunu olduğu, Darüşşafaka’nın toplantıları için toplu taşımayla karşı yakaya geçerdi. Onların zamanları çok başka; Galip ağabey 1937’de futbola başladığında daha formalarda sırt numarası uygulaması yok! Sarı- kırmızı kart kuralı yok! O yüzden hep aklımdaydı ama ancak 101 yaşındayken yapabildik. Filmin danışmanı Fethi Aytuna ise Haktanır’ın, tuttuğu notları derleme isteğini kendisine ilettiğini ve bu yolla İletişim Yayınları tarafından basılı bir kitap haline geldiğinden bahsetti: Gerçi futbol hayatından sonra notlarını tutmaya başlamış ama yine de o dönemin futboluna dair da bilgiler var. Son zamanlarına kadar hafızasının kuvvetli olması büyük şanstı bizim için. Bu alanda arşiv malzemesinin yetersizliğine değinen yönetmen Demirkıran da Haktanır’a dair bir bilgiye nasıl tesadüfen eriştiğini paylaştı: Galip ağabey, Darüşşafaka ve üniversite mezunu. Çok az sayıda üniversite mezunu olduğundan beden eğitimi öğretmenliği de yapmış biri. Bunu biliyorduk ama spesifik bir bilgi yoktu. Bir gün tesadüfen Ayhan Işık’ın “Cingöz Recai” filmini izledikten sonra Ayhan Işık’ın biyografisine bakarken bir röportajına denk geldim. Diyordu ki; Nişantaşı Ortaokulu’nda okudum ve çok değerli hocalarım vardı. Edebiyat dersimize Salah Birsel, beden eğitimi dersimize de Galip Haktanır girerdi. Filmin dünyada da ilgi görmesini hem memnuniyet hem de şaşkınlıkla karşıladığını dile getiren yönetmen, “Ben bu filmle İran, Sırbistan ve İtalya’da ödül aldım” diye konuştu. Sürgünde yeni bir dünya kuran yazar: Halikarnas balıkçısı AKM Perge Salonu’ndaki son söyleşi, Halikarnas balıkçısı namıyla meşhur yazarımız, Cevat Şakir Kabaağaçlı’ya dair “Filos” belgeseli ekibiyle gerçekleşti. Söyleşiye; yönetmenler Nurdan Tümbek Tekeoğlu- Orhan Tekeoğlu, Halikarnas Balıkçısı kitabının yazarı Meltem Ulu ve yazarın torunu Kuki Kutup katıldı. Bir dergide yayımlanan makalesi yüzünden önce idama mahkum edilen ardından da Bodrum’a sürgüne gönderilen Kabaağaçlı’nın, sürgünde yepyeni bir hayat başlatmasını ele alan belgesel, Meltem Ulu’nun “Halikarnas Balıkçısı” kitabından hareketle çekildi. Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Ulu’nun kitabından etkilenip bunu bir belgesele dönüştürme fikrini, Orhan Tekeoğlu’yla paylaşmış ancak proje hemen hayata geçememiş. Orhan Tekeoğlu bu süreci şu sözlerle anlattı: O dönem başka bir belgesel çekiyordum, gelip kafamı karıştırdı. Şu kitabı bir okur musun, dedi. Ben hep öteledim hep kıvırdım ama sonunda ısrarlar artınca kitabı okudum. Engin bir denizin içinde buldum kendimi. Cevat Şakir’i demek ki hiç tanımıyoruz diye düşündün. Bodrum’u Bodrum yapanın Cevat Şakir olduğunu bilmiyordum. Okudukça okyanusun dibine daldım ve kendi projemi durdurup bu belgesel için çalışmaya başladım. Halikarnas Balıkçısı kitabını yazarı Meltem Ulu ise duygularını şöyle ifade etti: Kitabı yazarken hayatından o kadar etkilendim ki biyografisini yazmam lazım, diye düşündüm. Benim için çok özel bir gün, şimdi önümde bir belgesel var. Şöyle görüyorum; Halikarnas Balıkçısı başka bir alemde bize yol açmaya devam ediyor aslında. Yazarın torunu Kuki Kutup ise Kabaağaçlı için “Dede herkese biraz dokunmuştur; bahçeniz, fesleğeniniz, limon ağacınız varsa, iki nane dikip salatanıza katıyorsanız denize bakınca ‘oh’ diyorsanız size de dokunmuştur” derken sözlerini şöyle sürdürdü: Deniz demişken, mavi demişken, ben İzmir’den geliyorum, bugün Antalya’ya hayran kaldım, belediyeciliğe hayran kaldım; çok şanslısınız. Seyircilerden gelen, “Cevat Şakir, denizi olmayan bir yere sürülseydi yolculuğu nasıl ilerlerdi?” sorusunun cevabı ise aslında bütün ekip için aynıydı. Kutup, “Yaşadığı tam bir metamorfoz. İstanbul’dan, Afyondan sonra Bodrum’a geldiğinde yaşadığı bambaşka bir şey; denize kavuştu! Başka bir yere gitseydi de yine denize çıkardı yolu” derken Orhan Tekeoğlu, yönetmen eşiyle aralarında bu konuşmanın geçtiğini belirterek “Bodrum’a değil de Sinop’a gönderilseydi Sinop’u da Bodrum yapardı; çünkü o ruhta bir insan” diye konuştu. Yazarın yaşadığı dönemin şartlarını da hesap etmek gerektiğine dikkat çeken Ulu ise souyu şöyle cevapladı: Bodrum’da da ilk dönemi kolay geçmiyor aslında. Hem hayat koşulları zor hem de dışlanmış durumda. Benim için bütün özelliklerinin ötesinde ben onda ‘gerçek insan’ olma vasfını görürüm hep. Oxford’a gitmiş, Avrupa’yı gezmiş, bir sürü deneyimi var ve sürgün ediliyor… Ama bence o her yerde var olurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.