Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ilk Yardım

Kapsül Haber Ajansı - Ilk Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilk Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar  Haber

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar 

Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, periyodik muayenenin araç ve trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Muayene sırasında araç ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyen teknik unsurlar incelenerek araçlardaki eksikliklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması sağlanıyor. Araç sahiplerinin muayene öncesinde yapabilecekleri basit kontroller de olası eksikliklerin önceden fark edilmesine yardımcı oluyor. Muayeneye gelmeden önce aracınızı gözden geçirin Lastiklerin hava basıncı ve genel durumu, aydınlatma sistemleri, cam ve aynalar ile silecekler muayene öncesinde araç sahiplerinin gözden geçirebileceği başlıca noktalar arasında yer alıyor. Fren sisteminde olağan dışı ses, titreşim veya çekme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, gösterge panelindeki arıza ve ikaz ışıklarının dikkate alınması gerekiyor. İlk yardım çantası, yangın söndürme tüpü ve üçgen reflektör gibi araçta bulunması gereken ekipmanların mevzuata uygun şekilde araçta bulundurulması da muayene öncesi hazırlığın önemli bir parçasını oluşturuyor. Muayenelerde aydınlatma ve fren sistemi kusurları öne çıkıyor TÜVTÜRK’ün bir yıllık muayene verilerine göre, sık karşılaşılan kusurlar arasında özellikle aydınlatma ve fren sistemlerine ilişkin eksiklikler öne çıkıyor. Arka servis freni değerlerindeki dengesizlikler ve park freninin yetersizliği gibi fren sistemi sorunlarının yanı sıra; kısa hüzmeli far ayarının bozuk olması, fren lambalarının kısmen ya da tamamen yanmaması ve geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında yer alıyor. Araçlarda geçerli egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması da karşılaşılan önemli eksikliklerden biri. Sonradan takılan ve standartlara uygun olmayan LED ampuller ise sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. TÜVTÜRK, günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da küçük görülen bu tür teknik eksikliklerin sürüş güvenliğini etkileyebileceğine dikkat çekerek, araçların bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılmasını tavsiye ediyor. Basit görünen eksiklikler güvenliği etkileyebilir Araç muayenelerinde lastikler, fren sistemi, aydınlatma ve görüş şartlarını etkileyen ekipmanlara ilişkin uygunsuzluklarla karşılaşılabiliyor. Günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da önemsenmeyen teknik sorunlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor. TÜVTÜRK, bu nedenle araçların bakım ve kontrollerinin yalnızca muayene dönemlerinde değil, düzenli olarak yapılmasını ve tespit edilen teknik sorunların ihmal edilmemesini tavsiye ediyor. Araç muayene randevuları TÜVTÜRK’ün resmi internet sitesi www.tuvturk.com.tr, 0850 222 88 88 numaralı çağrı merkezi, istasyon kioskları veya e-devlet üzerinden ücretsiz olarak alınabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kreş Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli? Haber

Kreş Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Öğretmen kadrosunun sürekliliği, sınıf mevcudu, çocuk başına düşen yetişkin sayısı, uyum programı, psikolojik danışmanlık hizmeti, güvenlik, beslenme ve uyku düzeninin okul seçiminde temel kriterler arasında yer aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “En gösterişli imkânlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları genellikle küçük detaylarda gizlidir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, yeni eğitim dönemi öncesinde kreş ve anaokulu seçerken ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi. Kreş seçimi yalnızca “hangi okul daha iyi?” sorusundan ibaret değil Okul öncesi eğitim döneminin yaklaşmasıyla birlikte ailelerin yoğun bir kreş ve anaokulu arayışına girdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Okul öncesi eğitim dönemi yaklaşırken binlerce aile, çocukları için doğru kreş ve anaokulu bulma arayışına girdi. Bu karar da çocuğun ilerideki okul deneyimi ve duygusal gelişimini doğrudan etkilediği için daha da önemli hale gelmektedir. Fakat bu süreçte veliler sıklıkla fiziksel imkanlara ve gösterişli donanıma odaklanmakta, oysa asıl belirleyici faktör çocuğun okula uyumunu etkileyecek gelişimsel ve psikolojik faktörler olmaktadır.” dedi. Ailelerin karar verirken kurumun fiziksel özelliklerinin ötesine bakması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, “Aileler bir kurumu ziyaret ettiğinde genellikle bahçenin büyüklüğüne, sınıfların dekorasyonuna bakıyor. Elbette bunlar önemli, ama asıl sorulması gereken sorular çok daha temel: Öğretmen kadrosu ne kadar sık değişiyor? Sınıfta bir çocuğa gerçekten ne kadar zaman ayrılabiliyor? Sınıf mevcudu ne düzeyde oluyor? Çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak bir oryantasyon programı uygulanıyor mu? Çocuk burada kendini güvende hissedecek mi?” diye konuştu. Okul eve yakın olmalı Dr. Kadıoğlu, ailelerin öncelikle bakması gerekenleri şöyle sıraladı: “Okul saatleri ve okul-ev arası mesafe; Çocuğun günlük ritmini bozmayacak, aşırı erken kalkış veya uzun yol gerektirmeyen bir düzen tercih edilmeli. Sınıf mevcudu; Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu yakından tanımasını ve olası gelişimsel sorunları erken fark etmesini sağlar. Eğitim kadrosunun değişim oranı; Küçük çocuklar güven bağı kurdukları yetişkinin sürekliliğine ihtiyaç duyar; sık öğretmen değişimi kaygı ve uyum sorunlarını artırabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında bakım ve eğitim verenin değişmemesi önemli hale geliyor. 4-5 yaş itibariyle çocuklar için bu değişiklik daha tolere edilebilir hale gelebilir. Sanatsal ve sportif faaliyetler, Spor, resim, müzik, tiyatro, seramik gibi etkinlikler; motor beceri, duygu ifadesi ve sosyal beceri gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Güvenlik önlemleri; Güvenliğin bulunması, giriş-çıkış kontrolü, kamera sistemi ve ilk yardım eğitimli personel bulunup bulunmadığı incelenmeli. Psikolojik danışmanlık hizmeti; Okulda tam zamanlı bir rehberlik biriminin bulunması, yalnızca sorun çıktığında değil, hem oryantasyon sürecinde hem de erken tanılama ve aile rehberliği açısından da önemli. Çocuğun günlük ritmi bozulmamalı Beslenme ve uyku düzeni; Bu yaş grubunda fiziksel ihtiyaçlar duygusal düzenlemeyle doğrudan bağlantılıdır; aç ya da uykusuz bir çocuk davranışsal olarak da zorlanacağından rutinlerin belirli olması önemli. Eğitim modeli; Tek bir eğitim yaklaşımına bağlı kalmak yerine (Montessori, Orman Okulu gibi.) farklı modellerin güçlü yönlerini çocuğun ihtiyacına göre bütüncül bir şekilde harmanlayan okullar tercih edilmeli.” Her yaşta aynı kreş kriteri geçerli değil! Kreş ve anaokulu seçiminde en sık yapılan hatalardan birinin bütün yaş gruplarını aynı kriterlerle değerlendirmek olduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, “Velilerin gözden kaçırdığı bir nokta da şu; Kreş ve anaokulu seçiminde tek bir kriter listesi her yaş için geçerli değil. 0-2 yaş aralığında en kritik unsur bakımın sıcaklığı ve sürekliliğidir. 2-4 yaş arasında çocuk evden ilk kez ayrılıyor; bu nedenle kademeli bir uyum sürecinin olup olmadığı sorulmalı. 4-6 yaşta ise artık kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade etme gibi sosyal beceriler ön plana çıkıyor.” diye konuştu. Sınıf mevcutlarında yasal sınır ne? Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırının 20 öğrenci olarak belirlendiğini kaydeden Dr. Kadıoğlu, “Ancak bu bir üst sınır, ideal bir hedef değil. Uluslararası uzman kuruluşların önerileri, yaş küçüldükçe grup büyüklüğünün de küçülmesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre bebeklik döneminde 6-8 çocuğa karşılık birden fazla yetişkin bulunması önerilirken, 4-5 yaşta bu sayı 16-20 çocuğa kadar esneyebiliyor. Aileler bir kurumu değerlendirirken sadece kağıt üzerindeki yasal sınırı değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını sormalı. Küçük yaşta çocuk ne kadar bireysel ilgiye ihtiyaç duyuyorsa, grup o kadar küçük olmalı ve sınıf öğretmeninin yanında mutlaka bir yardımcı öğretmen bulunmalı.” şeklinde konuştu. Okul yönetimine sorulması gereken sorular ne? Dr. Kadıoğlu, veli görüşmelerinde sorulması önerilen somut soruları da “Öğretmen değişim oranınız nedir, son iki yılda kadroda kaç değişiklik oldu? Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum (adaptasyon-oryantasyon) programınız var mı, ne kadar sürüyor? Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izleniyor? Okulda tam zamanlı rehberlik birimi var mı, ailelerle ne sıklıkla görüşme yapılıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor, personelde ilk yardım eğitimi var mı, dolaplar sabitlenmiş mi? Uyku ve beslenme saatleri sabit mi, alerji veya özel durumlar nasıl takip ediliyor? Ailelerle günlük veya haftalık bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?” şeklinde dile getirdi. Gösterişten çok küçük detaylara bakılmalı Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, sözlerini “Aslında en gösterişli imkanlardan çok, çocuğun kendini güvende ve görülür hissettiği bir ortam arayın. Bunun ipuçları da genelde küçük detaylarda gizlidir.” şeklinde tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir! Haber

Depremden Önce Kazanılacak 5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir!

Dikey yapılaşmanın ve deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açılmasının önemli riskler oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıldönümü dolayısıyla deprem hazırlıklarını değerlendirerek, erken uyarı sistemlerinin afet yönetimindeki önemine dikkat çekti. Dünyada deprem erken uyarı sistemleri Japonya, Meksika, Çin, ABD (Batı Yakası), Tayvan, Güney Kore ve Türkiye deprem riski yüksek ülkelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Marmara bölgesinde EDİS firması tarafından fay hattına yakın çeşitli noktalarda hassas cihazlarla merkezler kurulmuştur. Burada depremin ilk öncü P dalgası ölçülerek, değerlendirerek konumuna göre 5 saniye ile 60 saniye arasında önceden depremi tespit ederek, büyüklüğü ve başlangıç noktası bilgilerini hizmet verdiği firmalara göndermektedir. Bu bilgiyi alan firmalarda bunu yapay zeka uygulamaları ile işleyerek olası zararı küçültmektedirler.” dedi. 5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir Dr. Uçan, “Bu firmaya veya başka bir kuruluşa, bütün Türkiye’de deprem uyarı cihazları fay hattı bölgelerine yerleştirilmelidir. Böylece 5-60 saniye önce depremden bilgilenecektir. Bu sürede elektrik kesilebilir, doğalgaz sistemleri kapatılabilir. Fabrikalarda yapay zekâ ve otomasyon sistemleriyle yüzlerce güvenlik hareketi aktive edilebilir. Bu sayede deprem sonrasında meydana gelebilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zarar da azaltılabilir.” diye konuştu. Dikey yapılaşmadan vazgeçilmeli Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın devam ettiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dikey yapılaşma ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. 1999 Depreminin üzerinden 27 yıl, 2023 depreminin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yanlış yapılanma devam ettirilmektedir. Bu sadece İstanbul’da değil 50 bin nüfuslu şehirlerde de aynıdır. Almanya’da deprem bölgesi olmamasına rağmen yapılar genellikle 3 katlıdır. Bu sistemi bozmuyorlar. Bizde ise bu yüksek katlı binaların bazıları acil deprem toplanma bölgelerinde yapıldı. Acilen dikey yapılanmadan vazgeçilmelidir. Halen bulunan deprem toplanma alanlarının korunması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Ailenizin depremden sonra nerede buluşacağını belirleyin Depreme hazırlık için bireylerin ve ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini dile getiren Dr. Uçan, “Ailemizin deprem anından sonra nerede toplanacağı, şehir dışına ortak kontak telefonu gibi hazırlıkların şimdiden yapılması gerekmektedir.” dedi. İlk 72 saat için hazırlıklı olun Afet ve acil durum çantasının deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Uçan, “Büyük depremden sağ kurtulsanız bile ilk 72 saatte yardım ekiplerinin size ulaşması mümkün olmayabilir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir afet ve acil durum çantasını kolayca ulaşabileceğimiz bir yerde hazır bulundurmalıyız.” dedi. Afet çantasının yalnızca deprem için düşünülmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Deprem, su baskını ve yangın gibi afetlerde kişilerin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürünleri ve ilk yardım malzemelerini içeren, kolay taşınabilir ve mümkünse su geçirmez bir çanta hazırlanmalı. Çantanın omuzda veya sırtta taşınabilmesi, afet sırasında hareket kabiliyeti açısından önemlidir.” ifadelerini kullandı. Deprem çantasında neler bulunmalı? Çantanın kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, bulunması gereken temel malzemeleri şöyle sıraladı: “El feneri, çok amaçlı katlanır çatal-kaşık seti, radyo, pil, plastik düdük, iş eldiveni, yağmurluk, su, korunma örtüsü, maske, sargı bezi, anında soğuk kompres, ikaz yeleği, polar battaniye, yedek anahtar (ev, işyeri, araç), termos veya matara, kuru gıda (kuruyemiş, çikolata, pestil gibi), konserve yiyecek ve bir miktar nakit para.” Önemli belgelerin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Dr. Uçan, “Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopileri çantada yer alabilir. Bu belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanması da yararlı olacaktır.” dedi. İlaç listesini ve aile bireylerinin fotoğraflarını çantaya koyun Afet çantasındaki bazı malzemelerin kriz anında özel önem taşıdığını dile getiren Uçan, “Aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgiler mutlaka düşünülmeli. Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren bir görsel de çantada bulunabilir.” diye konuştu. Dr. Uçan, çanta içindeki malzemelerin son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, "Malzemeler; kullanacak kişilerin (bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile, hasta, evcil hayvan gibi) özelliklerine göre belirlenmeli, kolay kullanılabilecek ve birbirlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde yerleştirilmeli. Deprem çantası, evde sığınma alanı olarak düşündüğümüz yerde bulundurulmalı." şeklinde konuştu. Hijyen malzemelerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi temel ürünlerin ihtiyaçlara göre çantaya eklenebileceğini söyledi. Her deprem çantası aynı olmamalı Afet çantasının hazırlandıktan sonra bir köşeye bırakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Uçan, içindeki ürünlerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Malzemelerin son kullanma tarihleri mutlaka takip edilmeli.” diyen Uçan, “Çanta, kullanacak kişilerin özelliklerine göre hazırlanmalıdır. Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan biri varsa onların özel ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Evcil hayvanı bulunan aileler de hayvanlarının su, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını planlamalıdır.” ifadelerini kullandı. Dr. Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli olduğu düşünülen bir noktada bulunması gerektiğini, ayrıca iş yerlerinde ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havuz Kimyasallarındaki Tehlikeye Dikkat! Haber

Havuz Kimyasallarındaki Tehlikeye Dikkat!

Bodrum’da bir otelde havuz bakımı sırasında meydana gelen gaz sızıntısından 15 kişinin etkilenerek hastaneye kaldırılması, havuz güvenliğinin yalnızca yüzme sırasında alınacak önlemlerden ibaret olmadığını; bakım, temizlik, kimyasal depolama ve dozajlama süreçlerinin de profesyonel biçimde yönetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, havuzlarda kimyasal güvenliğinden elektrik tesisatına, boğulma riskinden kayıp düşmelere kadar alınması gereken önlemleri değerlendirdi. Havuzlardaki riskler neler? Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, yaz aylarında kullanım yoğunluğu artan yüzme havuzlarında kimyasal risklerin yanı sıra boğulma, elektrik çarpması, kayma ve düşme gibi önemli tehlikeler bulunduğunu söyledi. Dr. Uçan, kullanıcı sayısı ve kullanım sıklığındaki artışa rağmen düzenli bakım ve güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesinin insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturabileceğini kaydederek, “Yüzme havuzları, düzenli kontrollerin, periyodik bakımların ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin alınması gibi sorumlulukları beraberinde getiriyor. Yüzme havuzlarıyla ilgili asgari koşulların sağlanmasında birincil sorumluluk işletmecilerde, toplu yaşam alanlarına ait ortak yüzme havuzlarında ise site yönetimlerindedir.” dedi. Çocuklar havuz başında bir an bile gözetimsiz bırakılmamalı Boğulma riskine karşı alınacak tedbirlerin hayati önem taşıdığını dile getiren Dr. Uçan, çocukların havuz çevresinde mutlaka yetişkin gözetiminde bulunması gerektiğini vurguladı. Dr. Uçan, havuzların yakınında can simidi gibi kurtarma ekipmanlarının hazır bulundurulması, ilk yardım çantasının eksiksiz olması ve acil durumlarda iletişimi sağlayacak imkanların bulunması gerektiğini ifade ederek, “Havuz çevresinde herkes tarafından görülebilen ve okunabilen ‘Havuz Kullanım Talimatları’ bulunmalı.” diye konuştu. Islak zemin ciddi yaralanmalara neden olabilir Havuz çevresindeki kayma ve düşme vakalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Uçan, “Havuz ve çevresinde olası tehlikelere karşı bilgilendirme levhaları mutlaka asılmalı. Havuz derinlikleri kullanıcıların görebileceği şekilde belirtilmeli ve dalışın yasak olduğu alanlarda güvenlik işaretleri kullanılmalı.” dedi. Yürüme alanları, duş bölgeleri ve havuz çevresindeki zeminlerin kaymayı önleyici malzemelerden yapılması gerektiğini ifade eden Dr. Uçan, tahliye sistemleri ve mazgalların da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti. Havuz çevresindeki elektrik ölümcül risk oluşturabilir Havuzlarda elektrik güvenliğinin en kritik başlıklardan biri olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, elektrik tesisatlarının mevzuata uygunluğunun düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Uçan, “Havuz içinde veya çevresindeki elektrik akımının 50 Voltun altında tehlikesiz gerilim olarak nitelendirilen koşulu sağlamasına mutlaka dikkat edilmeli. Havuzlarda 12 volt AC aydınlatma ve uygun temizlik robotları kullanılmalı. Kaçak akım rölesi mutlaka olmalı.” dedi. Havuz bakımındaki kimyasallar rastgele kullanılmamalı İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen de havuz suyunun dezenfeksiyonunda kullanılan kimyasalların yanlış depolanması, taşınması veya uygulanmasının ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine dikkat çekti. “Havuz kimyasalları depolama, elleçleme ve dozajlama sırasında en kritik nokta; kimyasalları asla birbiriyle karıştırmamaktır.” diyen Gezen, kimyasalların serin, kuru ve iyi havalandırılan alanlarda muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi. Klor ve asit yan yana bile depolanmamalı Özellikle asit ve klor içeren ürünlerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini vurgulayan Gezen, “Asit ve kloru aynı rafta veya dolapta bulundurmak ciddi tepkime riskine neden olur. Kimyasallar başka bir kaba aktarılmamalı; orijinal kaplarında, etiketleri ve kapakları korunarak saklanmalıdır.” dedi. Dökülme ve sızıntılara karşı da önlem alınması gerektiğini belirten Gezen, ambalajların altında sızıntı havuzlarının bulunması gerektiğini kaydetti. Gezen, havuz kimyasallarının çocukların ve yetkisiz kişilerin ulaşamayacağı kilitli depolarda saklanması gerektiğini de vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi Haber

 İkinci Bahar Akademisi İlk Mezunlarını Verdi

Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi. Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edeceğiz.” dedi. Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi’nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapılan diploma töreninde açılış konuşmasını Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı yaptı. Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel ve Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan’ın konuşmaları sonrasında mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı gruplarla devam ediyor Akademi kapsamında Ekim ayında başlayan ve Haziran 2026’ya kadar düzenli aralıklarla tekrarlanacak “İleri Yaşta Sağlıklı Beslenme” eğitimleri, Muratbey sponsorluğunda farklı katılımcı gruplarıyla devam ediyor. Eğitimler, Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla Fenerbahçe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından gerçekleştiriliyor. Atölyelerde, ileri yaşta doğru beslenmenin temelleri, kritik besin ögeleri, sağlıklı menü planlama gibi konular uygulamalı örneklerle ele alınıyor. Seminer sonunda katılımcıların soruları cevaplanıyor ve Muratbey peynirleriyle sağlıklı tarifler birlikte hazırlanıyor. İleri yaşta beslenme menüleri, Muratbey’in Burgu, Topi, Kaymaklı gibi az tuzlu, besleyici değeri yüksek, glüten içermeyen peynirleri ile zenginleştiriliyor. “Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyoruz” Akademiye verilen destekle ilgili konuşan Muratbey İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, “İkinci Bahar Akademisi’ne verilen destek, Muratbey’in toplumun her kesimine dokunma arzusunun bir göstergesi olarak büyük önem taşıyor. 65 yaş üzeri bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, sağlıklı, aktif ve bilinçli bir yaşamı teşvik etmeyi hedefleyen İkinci Bahar Akademisi; Haziran 2026’ya kadar farklı katılımcılarla buluşarak büyümeye ve daha fazla hayata dokunmaya devam edecek. Muratbey olarak, her yaşta öğrenmenin ve birlikte güçlenmenin değerine inanıyor; ikinci baharların da umutla yeşermesine destek olmaktan gurur duyuyoruz. Muratbey, bir yandan sağlıklı ve dengeli beslenme kültürünü yaygınlaştırırken diğer yandan sürdürülebilirlik adımlarıyla geleceğe karşı sorumluluk üstleniyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Afetlere Karşı Yerel Dayanışma Ağı Kuruluyor Haber

 Afetlere Karşı Yerel Dayanışma Ağı Kuruluyor

Afetlere hazırlıklı, bilinçli ve dayanışma temelli bir toplum oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, “Mahalle Afet Gönüllüleri” projesini hayata geçiriyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülecek proje kapsamında, gönüllü vatandaşlara temel afet bilgisi, temel yangın eğitimi, ilk yardım, afet farkındalığı, ihbar süreçleri ve acil durum davranışları gibi konularda eğitimler verilecek. Böylece vatandaşların olası durumlara karşı hazırlıklı olması sağlanacak. Proje Hakkında Bilgilendirildiler Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz başkanlığında yapılan toplantıda, ilçe belediyelerinin afet işleri müdürlükleri ile Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Şehzadeler Belediyesi’nin kent konseylerine proje hakkında bilgi verildi. Projenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin sunumu Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Ziya Çiçek yaptı. Toplantıya İtfaiye Dairesi Başkanı Gürhan İnal da yer aldı. “Yerelde Güçlü Bir Dayanışma Ağı Kurmak İstiyoruz” Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz, afetlere hazırlığın birlikte ve planlı bir şekilde mümkün olabileceğini belirterek, “Mahalle Afet Gönüllüleri Projesi ile amacımız, Manisa’yı afetlere karşı daha dirençli hale getirmek. Afet ve acil durumlarda, yetkili kurumlar olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede gönüllülerimizin bilgi ve donanımlarıyla ilk müdahalede etkin rol almasını hedefliyoruz. Bu süreçte kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve yerelde güçlü bir dayanışma ağının kurulması büyük önem taşıyor. Projemizi tüm ilçelerimizde yaygınlaştırarak, bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci Haber

İkinci Bahar’da Mezuniyet Sevinci

Kadıköy Belediyesi ile Fenerbahçe Üniversitesi'nin Kadıköylü 65 yaş üstü bireylerin dijital okuryazarlık, sağlıklı beslenme, spor, iletişim, akılcı ilaç kullanımı ve ilk yardım konularında bilgi ve becerilerini artırmak için hayata geçirdiği “İkinci Bahar Akademisi” ilk mezunlarını verdi. Mezunların diploma töreni 26 Ocak Pazartesi günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kokteyl ile başlayan, Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin verdiği müzik dinletisi ile renklenen tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. “KADIKÖY SİZLERLE GÜZEL” Törenin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Kadıköy, çoğunlukla 65 yaş üstü vatandaşımızın ikamet ettiği bir yer. Biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü hepsinin çok güzel geçmişleri, yaşanmışlıkları var. Her sahaya çıktığımda onlardan çok şey öğreniyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışıyorum. Bu dönem özellikle temel hedefimiz 65 yaş üstü vatandaşlarımızı evde oturtmamak. Onları sürekli hem kendi belediyemizin imkanıyla hem de şu anda Fenerbahçe Üniversitesi'nde olduğu gibi ortak paydaşlarla, ortak protokol ve ortak projelerle onların sosyalleşmesi ve hayata daha çok katkı sunmaları için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Atölyeler, kurslar, korolar ile vatandaşlarımıza dokunarak onların sosyalleşmesini amaçlıyoruz. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri de İkinci Bahar Akademisi. İleri yaşta sağlıklı beslenme, ilk yardım, iletişim eğitimi, ileri yaşta akılcı ilaç kullanımı eğitimleri alındı. Bu yaş grubu için çok değerli işler. Ben de yemek yapma atölyesine katıldım. Çok güzel geçmişti.” diye konuştu. Kösedağı konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Projeye emek veren herkese ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Kadıköy sizlerle güzel. Biz de her zaman sizin yanınızda olmaya, taleplerinize cevap vermeye devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.” “ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA” Fenerbahçe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Güniz Küçükgüzel de projeye dair duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Çok özverili bir çalışma yapıldı. Bugün de mezuniyet heyecanı yaşadık. Sağlıklı beslenme, spor, iletişim teknikleri, ileri yaşlardaki akılcı ilaç kullanımı, evde geçirilen kazalarda uygulanacak durumlar ile ilgili dersler verildi. Atölyelerde en güzel sahnelerinden biri de başkanımızla yaptığımız mutfak atölyesiydi. Bu projenin devam etmesiyle daha fazla kişiye ulaşması iyi olacak. Bu törenin hazırlanmasında emeği geçen tüm Kadıköy Belediyesi çalışanları ile üniversitemizde büyük mesai harcayan çalışma arkadaşlarıma özellikle teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok büyük özveriyle ve büyük bir istekle çalıştılar.” Kadıköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Zeynep Özen Aslan da projede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti, projeden daha fazla kişinin faydalanması için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi. “HER AN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ” Konuşmaların ardından beklenen o mutlu an geldi, mezuniyet diplomaları verildi, kepler havaya atıldı. Diploma heyecanı yaşayan İkinci Bahar Akademi öğrencisi 90 yaşındaki Mustafa Şavur ise şöyle konuştu: “Saygılı hocalarımız, kıymetli yöneticilerimiz, değerli arkadaşlarım İkinci Bahar Akademisi’nden mezun olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreç benim için sadece bir eğitim değil paylaşmanın ve yeniden üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir yolculuk oldu. Emek veren tüm hocalarıma, bu ortamı hazırlayan herkese ve birlikte güzelleştirdiğimiz arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim. İkinci bahar bize hayatın her anında öğrenmenin mümkün olduğunu gösterdi. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu güzel programın uzun yıllar devam etmesini diliyorum." Mezuniyet mutluluğu, Parlak Şapkalılar dans grubunun gösterisi ile Fenerbahçe Üniversitesi öğrencileri ve öğretmenlerinden oluşan Türbülans müzik grubunun konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli'nde 2025'te 7 Bin Vatandaşa İlk Yardım Eğitimi Haber

Kocaeli'nde 2025'te 7 Bin Vatandaşa İlk Yardım Eğitimi

Eğitimler, alanında uzman eğitmenler tarafından hem teorik hem de uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Yıl içinde belirli aralıklarla düzenlenen halk sağlığı eğitimleriyle 6 bin 840 vatandaş; genel ilk yardım, beslenme ve diyabet gibi konularda bilgilendirildi. BESLENME VE DİYABET BİLGİLENDİRMESİ Yıl genelinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından genel ilk yardım ve sertifikalı temel ilk yardım kapsamında toplam 805 kişiye 2 gün süren ilk yardım eğitimi ile birlikte hayati öneme sahip otomatik kalp şok cihazı (OED) eğitimi verildi. Eğitimler, alanında uzman eğitmenler tarafından hem teorik hem de uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Ayrıca yıl içinde belirli aralıklarla düzenlenen halk sağlığı eğitimleriyle 6 bin 840 vatandaş, genel ilk yardım, beslenme ve diyabet gibi konularda bilgilendirildi. SERTİFİKALI İLK YARDIMCI EĞİTİMLERİ TAMAMLANDI Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı hemşireler tarafından verilen sertifikalı eğitimlerde; “Temel Yaşam Desteği”, “Tam Tıkanmalar” (Solunumum tamamen durması-Heimlich manevrası), “Yaralanmalar”, “Hayvan Isırmaları”, “Kırık-Çıkık-Burkulma”, “Sıcak Çarpması”, “Kanamalar”, “İlk Yardım”, “Kalp Krizinde İlk Yardım”, “Zehirlenmeler ve “Taşıma Teknikleri” gibi konular uygulamalı olarak anlatıldı. Eğitimin sonunda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan sınavda başarılı olan katılımcılara 3 yıl geçerliliği olan “İlk Yardımcı Sertifikası” ve “İlk Yardımcı Kimlik Kartı” verildi. HALK SAĞLIĞINA YÖNELİK UYGULAMALI EĞİTİMLER Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sadece kurum personeline değil, vatandaşlara yönelik ilk yardım bilincini artırmaya yönelik eğitimler de düzenledi. Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü toplu taşıma çalışanları başta olmak üzere birçok mahalle ve kuruma sertifikasız halk sağlığı eğitimleri verdi. Bu eğitimler “eğitim hemşireleri” tarafından teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirildi. AMAÇ, SAĞLIK EKİPLERİ GELENE KADAR DOĞRU MÜDAHALE Büyükşehir Belediyesi, ilk yardım eğitimleriyle herhangi bir kaza ya da yaşamı tehdit eden durumda sağlık görevlileri olay yerine ulaşana kadar, tıbbi araç gereç olmadan doğru ilk müdahalenin yapılabilmesini ve hayati risklerin en aza indirilmesini hedefledi.

İzmir Sağlıkta Yerel Yönetim Modeliyle Türkiye’ye Örnek Oldu Haber

İzmir Sağlıkta Yerel Yönetim Modeliyle Türkiye’ye Örnek Oldu

İzmir’de sağlık politikaları; koruyucu halk sağlığı çalışmaları, evde bakım, ruh sağlığı desteği, eğitim ve farkındalık çalışmaları, test ve danışmanlık merkezleri, aktif yaş alma ve yaşam boyu öğrenme uygulamaları gibi farklı alanlardaki hizmetlerle gelişiyor. “Şehir Sağlık Profili” çıkararak “Şehir Sağlığını Geliştirme Planı” oluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında Sağlık Bakanlığı’nın Sağlığı Geliştiren Belediyeler Projesi kapsamında verilen Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB) unvanını alan Türkiye’deki ikinci büyükşehir belediyesi oldu. Büyükşehir; sağlık hizmetlerinden belediye tarafından verilen eğitimlere, yeşil alanlar ve atık yönetiminden ulaşım, bisiklet ve yaya yollarına kadar pek çok madde üzerinden incelenerek bu unvanı elde etti. Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binası tamamlanacak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2024 yılının eylül ayında yapımına başlanan, 549 milyon liraya mal olacak Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binasında çalışmalar hızlandı. Modern sağlık tesisinin yüzde 42’si tamamlandı. Projenin 2026’da bitirilmesi hedefleniyor. Bu yıl evde bakım hizmeti öne çıktı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmir’in dört bir yanına hizmet ulaştırıyor. Bu kapsamda 2025 yılında kişisel bakım, kuaför, ev temizliği ve mini onarım hizmeti başta olmak üzere toplam 24 bin 220 kişiye ulaşıldı. Hasta muayenesinden fizyoterapiye, diş hekimi muayenesinden psikolojik danışmanlığa kadar sağlık hizmetlerinden ise 7 bin 506 kişi faydalandı. “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesi Yaralanma ya da ölümlere sebep olabilen ev kazalarını önlemeye karşı da adım atılarak “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında iş güvenliği uzmanları tarafından “evde bakım” hizmeti alan yurttaşların evleri değerlendirilerek ev kazalarına sebebiyet verebilecek riskler saptandı, ardından evler tek tek ziyaret edilerek önleyici tedbirler alınmaya başlandı. Poliklinik hizmetlerine yeni soluk Eşrefpaşa Hastanesi’nin poliklinikleri, 2025 yılında 352 bin 911 hastaya hizmet verirken, bir yılda bin 686 hastaya operasyon yapıldı. Eşrefpaşa Hastanesi, anne adaylarına, lohusalara ve baba adaylarına yönelik Gebe Okulu, Sigarayı Bırakma Polikliniği ve Ambulans Servisi de kurdu. Sağlıklı Yaş Alma ve Alzheimer ve Demans Merkezi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Sağlıklı Yaş Alma Merkezi, bu yıl 65 yaş üstü bin üyesine birçok alanda ücretsiz kurs ve atölye imkânı sundu. Merkeze gelen yurttaşlar; yoga, pilates, jimnastik, müzik, drama, satranç, çini boyama, takı tasarımı, el sanatları, tango ve spor gibi geniş bir yelpazede düzenlenen aktivitelerden yararlandı. Bunun yanında Alzheimer ve Demans Merkezi, birinci evre Alzheimer ya da hafif demans tanısı olan bireylere yönelik gündüz bakım ve bilişsel-psikososyal aktivite desteği sunmaya devam etti. Psikolojik destek hizmetleri Yıl ortasında hizmete başlayan ücretsiz psikolojik destek birimlerinde yaklaşık 700 yurttaşa ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti verildi. Şehrin yedi farklı noktasına dağılan destek birimleri, İzmir’de erişilebilir ve çok merkezli bir ruh sağlığı hizmeti yapısını güçlendiriyor. Kimliksiz ve ücretsiz test hizmeti Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü’nün ağustos ayında hizmete açtığı Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi (GDTM), ücretsiz ve tamamen anonim HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz testi sunmaya başladı. Kimlik bilgisi alınmadan yürütülen danışmanlık ve test hizmeti İzmir’de koruyucu halk sağlığı yaklaşımının güçlenmesine katkı sağlarken, merkezin hızlı ve gizlilik esaslı yapısı vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görmeye devam ediyor. İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi Haziran ayından bu yana hizmet veren Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü’ne bağlı İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi (İZSEM), koruyucu sağlık yaklaşımını temel alan çok yönlü yapısıyla yoğun ilgi gördü. Merkezde psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyet, kadın ve üreme sağlığı, fizyoterapi ve hareketli yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor. Diyabet Farkındalık Merkezi ve İzmir Yaşlılık Atlası Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü, mevcut hizmetlerin yanı sıra önümüzdeki dönemde İzmir’in sağlıklı yaşam ekosistemini daha da güçlendirecek iki önemli çalışmayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Diyabet Farkındalık Merkezi, çok yakında kapılarını açarak vatandaşlara diyabetle ilgili bilgilendirme, risk taraması, danışmanlık ve yaşam tarzı destek programları sunacak. Bunun yanında, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülecek İzmir Yaşlılık Atlası çalışması da kentin yaşlanma dinamiklerini bütüncül biçimde ortaya koyarak İzmir’in yaş dostu politikalarının bilimsel temelde şekillenmesine katkı sağlayacak. Bu iki çalışma, İzmir’in sağlıklı ve yaşanabilir bir kent olma vizyonunu geleceğe taşıyan önemli adımlar arasında yer alıyor. Uluslararası ağlarda etkin rol ve WHO iş birlikleri İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Yaşlı Dostu Kentler ve Topluluklar Ağı’na kabul edilerek yaşlı dostu kent standartlarını uluslararası düzeyde uygulayan şehirler arasına girdi. Ayrıca UNESCO Öğrenen Şehirler çalışmalarının yürütülmesi görevini üstlenerek İzmir’in yaşam boyu öğrenme vizyonunun koordinasyonunu sağladı. WHO yetkililerinin onayı ve iş birliğiyle, İZPA ile birlikte “Yerel Yönetimler İçin Sağlık Alanında Dünyadan İyi Uygulama Örnekleri” ve “Geleceğin Yaşlı Dostu Kentlerine Dünyadan İyi Uygulama Örnekleri” başlıklı iki önemli yayın hazırlandı. Bu çalışmalar, İzmir’in hem halk sağlığı politikalarında hem de yaşlı dostu kent modellerinin geliştirilmesinde Türkiye’ye örnek gösterilen bir konuma yükselmesine katkı sağladı. İzmir’de Üçüncü Yaş Üniversitesi dönemi İleri Yaş Eylem Planı kapsamında Ege Geriatri Derneği iş birliği ile 60 yaş ve üstü yurttaşlara yönelik hayata geçirilen Üçüncü Yaş Üniversitesi, Meslek Fabrikası ve Mustafa Necati Kültür Merkezi olmak üzere iki ayrı merkezde faaliyetlerine devam ediyor. Dört dönem sürecek eğitimlerin sonunda her öğrenci sosyal projelere de fiziki olarak katılarak mezuniyet hakkı elde edecek ve kep atma sevinci yaşayacak. Meslek Fabrikası’nda verilen eğitimlerde 87, Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde verilen eğitimlerde ise 157 yurttaş eğitim görmeye devam ediyor. Yuvamız İzmir’de sağlık eğitimleri İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZELMAN Yuvamız İzmir Çocuk Etkinlik Merkezlerinde eğitim alan çocukların temel sağlık ve güvenlik konularında farkındalık kazanmasını sağlamak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek ve olası kazalara karşı koruyucu davranışlar geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla yıl ortasında eğitim programı başlattı. 2026 yılının mayıs ayına kadar sürecek program “hijyen” ve “çocukların yaşadığı ev kazalarından korunma ve ilk yardım” gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimleri kapsıyor. Koruyucu, önleyici ve tedavi edici sağlık Sağlık eğitimleri ve farkındalık çalışmaları da sürüyor. 2025 yılında 1928 eğitim oturumu yapılırken, eğitimlere 62 bin 331 kişi katıldı. Diş hekimleri tarafından da “Gezici Ağız ve Diş Sağlığı Aracı” ile İzmir'in her yerinde sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla ağız ve diş sağlığı eğitimi veriliyor. Eğitimlerde ağız bakısı yapılan ve ilgili kurumlara yönlendirilen kişi sayısı ise 3 bin 772’ye ulaştı. “Bizim Mahalle Sohbetleri” ve afet eğitimleri İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025’te Şato binasında “Bizim Mahalle Sohbetleri” serisi başlatıldı. Ev kazalarından akıllı ilaç kullanımına kadar birçok başlıkta düzenlenen eğitimlere mahalle muhtarları ile vatandaşlar katılım gösteriyor. Eğitimler, her perşembe saat 16.00’da düzenlenmeye devam edecek. İzmir’in 30 ilçesinde afet ve acil durumlarda toplum sağlığı eğitimleri de yapılıyor. Sağlıklı Köyler ve Sağlıklı Parklar Sağlıklı Köyler Projesi kapsamında, İzmir’in kırsal bölgelerinde yaşayan vatandaşların sağlık okuryazarlığı düzeylerini artırmak ve sağlıklarını korumak amacıyla bir pilot çalışma yürütüldü. Çalışma; Bergama, Ödemiş ve Torbalı ilçelerinden seçilen üç pilot bölgede tamamlandı. Pilot uygulamada eğitimlere katılan kişilerin sağlık algıları ve pratikleri hakkında veriler elde edildi. Ayrıca vatandaşlara ağız ve diş bakısı yapılarak bölgeye özgü sağlık ihtiyaçları belirlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanına giren parklarda ise sağlıklı beslenme, ilk yardım, aktif yaşam, ev kazaları ve korunma yolları, zoonoz hastalıklar hakkında sağlık eğitimleri gerçekleştiriliyor. Proje, kent merkezinde yer alan 11 ilçenin tamamında yer alan parklarda sürdürülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.