Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnovasyon

Kapsül Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk ve En Kapsamlı 5G Deneyim Merkezi Açıldı Haber

Türkiye’nin İlk ve En Kapsamlı 5G Deneyim Merkezi Açıldı

ürkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik eden Türk Telekom, Gayrettepe Genel Müdürlük yerleşkesinde 5G odağıyla tasarlanan ve yeni nesil bağlantı teknolojilerindeki liderliğini somut kullanım senaryoları ile gerçek zamanlı uygulamalar üzerinden görünür kılmayı amaçlayan “Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi”ni hizmete açtı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı İsmail İlhan Hatipoğlu ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla gerçekleştirilen açılışta Bakan Uraloğlu; merkezde yer alan hologram teknolojisi, VR deneyim alanı, simülasyon çözümleri ve 5G deneyim alanlarını inceleyerek dijital dönüşüm senaryolarını deneyimledi. Bakan Uraloğlu ayrıca deneyim merkezinde bulunan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün küçültülmüş minyatür modeli önünden 5G bağlantısı üzerinden 1915 Çanakkale Köprüsü Yönetim Merkezi’ne canlı bağlanarak sistem hakkında bilgi aldı. Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi içerisinde hologram, toplantı odaları, interaktif ekranlar, VR deneyim alanı, briefing alanı ve 5G deneyim alanı yer alırken; endüstriyel otomasyon uygulamaları kapsamında dijital ikiz, robotik çözümler, görüntü işleme sistemi ile uzaktan bakım ve destek sistemi gibi 5G destekli dönüşüm senaryoları da sergileniyor. Merkez, kurum içi ve kurum dışı paydaşların yanı sıra özellikle kurumsal müşterilerin 5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini birebir deneyimleyebileceği yenilikçi bir etkileşim alanı sunarken, akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik ve uzaktan kontrol senaryoları gibi farklı sektörlere yönelik dijital dönüşüm kullanım örnekleriyle, kurumsal müşterilerin ihtiyaçlarına uygun 5G çözümlerini somut şekilde gözlemleyebileceği bir yapı olarak tasarlandı. Merkezde ayrıca yerlilik vizyonu doğrultusunda yerli paydaşların geliştirdiği çözümler ve yerli girişimlerin ürünleri de yer alıyor. “Yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaşmasında öncü rol üstleniyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, merkezin açılışına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türk Telekom olarak Türkiye'nin dijital dönüşümüne liderlik ediyor, geleceği şekillendirecek yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesinde öncü çalışmalar yapıyoruz. İletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsüyüz. Gayrettepe Genel Müdürlük Yerleşkemiz’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla açtığımız Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi ile 5G teknolojisinin sunduğu imkanları somut kullanım senaryoları ve gerçek zamanlı uygulamalarla deneyimlenebilir hale getiriyoruz. Merkezimiz, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve yüksek kapasite gibi avantajların, endüstriyel dönüşümden akıllı şehir çözümlerine, simülasyon teknolojilerinden artırılmış gerçeklik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede nasıl değer yarattığını gerçek senaryolar üzerinden deneyimlemeyi mümkün kılıyor. Merkezimizde, milli teknoloji hamlesi vizyonumuz doğrultusunda Türk mühendisler tarafından geliştirilen yerli dijital çözümler ile yerli girişimlerin ürünleri yer alıyor. Uzun yıllardır devam eden 5G’ye yönelik yatırımlarımız ve farklı alanlardaki öncü çalışmalarımızla 5G’ye en hazır operatör konumundayız. Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi de bu hazırlıklarımızın somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.” Türk Telekom’dan hayatın her alanında 5G deneyimi 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, akıllı tarım, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi öncü uygulamaları hayata geçirdiklerini vurgulayan Ebubekir Şahin, “Trendyol Süper Lig’de gerçekleştirdiğimiz 5G Engelsiz Tribün uygulamasıyla görme engelli bireylerin tribünde maç heyecanını eş zamanlı deneyimlemesini sağladık. Şimdi de Gayrettepe’de Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi ile endüstriden son tüketiciye kadar herkesin 5G teknolojisinin sunduğu imkanları deneyimleyebileceği bir alan sunuyoruz” dedi. 17 farklı kullanım senaryosu yer alıyor 600 metrekarelik bir alan üzerinde hayata geçirilen Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde toplam 17 farklı kullanım senaryosu yer alıyor. Merkezde yer alan kullanım senaryoları, Türk mühendislerin geliştirdiği yerli dijital çözümlerden oluşuyor. Merkez, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve yüksek kapasite gibi avantajların, endüstriyel dönüşümden akıllı şehir çözümlerine, simülasyon teknolojilerinden artırılmış gerçeklik çözümlerine kadar geniş bir yelpazede nasıl değer yarattığını gerçek senaryolar üzerinden deneyimlemeyi sağlıyor. IoT uygulamaları tarafında görüntü işleme çözümleri, alçak seviye uydu iletişim sistemleri ve kestirimci bakım çözümü gibi çözümler yer alırken, deneyim alanını zenginleştiren farklı simülasyon ve etkileşim alanları da merkezin önemli bileşenleri arasında konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom ve Ericsson’dan 6G’de Stratejik Adım  Haber

Türk Telekom ve Ericsson’dan 6G’de Stratejik Adım 

Geleceğin teknolojilerine yaptığı yatırımlar ve araştırma faaliyetlerini güçlendiren Türk Telekom, 6G’de küresel standartların oluşturulmasında öncü operatör olarak çalışmalarını sürdürüyor. Teknolojiyi sadece kullanan değil, geliştiren ve geleceğine yön veren Türk Telekom, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Ericsson ile yaptığı iş birliğinin kapsamını genişletiyor. İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde; Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ile Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul’un imzalarıyla başlatılan iş birliği protokolü, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ve Ericsson Güney Avrupa ve Orta Asya Başkanı Andrea Missori’nin katılımıyla gerçekleştirildi.Törende, Türk Telekom ile Ericsson Araştırma Türkiye arasında 6G ve Network-AI alanlarında çalışacak ortak bir çalışma grubu kurulacağı açıklandı. 6G’de standardizasyon ve Network-AI alanında kritik çalışmaları Ericsson ile birlikte yürütecek olan Türk Telekom, geleceğin teknolojilerinin inşa edildiği Türk Telekom 6G Ar-Ge ve İnovasyon Laboratuvarları’nda Ericsson Araştırma Türkiye ile ortak çalışma grubunda çalışacak. “6G’nin küresel standartlarının belirlenmesinde öncülük ediyoruz” Türk Telekom’un, geleceğin iletişim teknolojilerinde öncü geliştirme çalışmaları yürüttüğünü belirten Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Sağlıktan spora, tarımdan şehirciliğe kadar farklı sektörlerin dijitalleşmesinde öncü çalışmalar hayata geçirirken, akıllı sistemlerin yaygınlaşmasında önemli adımlar atmayı sürdürüyoruz. Dünyada teknoloji trendlerine yön verecek çalışmalara sunduğumuz katkılarla yeni nesil mobil şebeke teknolojilerinin geliştirilmesinde ulusal ve uluslararası iş birliklerimiz ile küresel standartların oluşturulmasına öncülük ediyoruz” dedi. Geçtiğimiz yıl Ericsson ile GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde imzaladıkları iş birliği protokolünün kapsamını bu yıl genişleterek, geleceğin teknolojisi 6G çalışmalarında standardizasyon çalışmaları için ortak çalışma grubu oluşturduklarını açıklayan Şahin, “Bu stratejik iş birliği sayesinde Türk Telekom 6G Ar-Ge ve İnovasyon Laboratuvarımız’da 6G’nin küresel standartlarının belirlenmesinde öncü operatör olmayı hedefliyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birliklerimiz ile ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ediyor, Türk mühendislerin geliştirdiği yeni teknolojilerin küresel standart olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, “6G araştırmalarına proaktif bir yaklaşım benimsedik. Türkiye'de 5G dönemi yeni şekilleniyor ve mobil bağlantıda inovatif çözümler üretmemizin yolunu açıyor. Türk Telekom ile yakın iş birliği içinde, sahip olduğumuz ortak uzmanlığı kullanarak 6G gelişimini hızlandırıyoruz. Ericsson’un küresel ölçekte 6G standartlarının belirlenmesine katkı sunan güçlü Ar-Ge ekosistemini arkamıza alarak, Türkiye’yi geleceğin iletişim teknolojileri alanında lider konuma taşımayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Bu dönemde iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projenin her birine 600.000 TL hibe desteği sağlanacak. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden programın yeni dönem başvuruları, bir ay boyunca surdurulebilirfayda.com adresi üzerinden kabul edilecek. Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme

1. Giriş: Türkiye’de Yapay Zeka’ya Artan İlgi Son yıllarda yapay zeka (YZ), hem küresel hem de yerel gündemde Türkiye’nin dijital dönüşümünün merkezine yerleşti. Gazetelerden dergilere, akademiden kamu politikalarına kadar her alanda YZ tartışılıyor. Türkiye için bu teknoloji sadece bir yenilik değil; ekonomik büyüme, verimlilik artışı ve küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor. Google Discover gibi içerik platformlarında yer almak için de ilgi çekici, özgün ve güncel konular öne çıkıyor. Yapay zeka, arama eğilimleri ve trendlerde ilk sıralarda yer alıyor ki bu da doğru şekilde yazılmış bir makalenin Discover’da görünme ihtimalini ciddi şekilde artırıyor. Bu makalede, Türkiye’de yapay zekanın ne olduğunu, nerelerde uygulandığını, iş gücüne etkilerini, fırsatlarını ve geleceğe dair stratejik yaklaşımları ele alacağız. 2. Yapay Zeka Nedir? Temel Kavramlar Yapay zeka kavramı genellikle karmaşık gibi görünse de aslında birkaç temel alt başlıktan oluşur. 2.1. Makine Öğrenimi Makine öğrenimi, bilgisayarların verilerden öğrenmesini sağlayan bir YZ dalıdır. İnsan müdahalesi olmadan örüntüler çıkarabilir. 2.2. Derin Öğrenme Derin öğrenme, makine öğreniminin bir alt kategorisidir ve sinir ağları kullanarak büyük veriler üzerinde daha karmaşık öğrenmeler yapabilir. 2.3. Doğal Dil İşleme Doğal dil işleme (NLP), makinelerin insan dilini anlaması ve üretmesidir. Örneğin sanal asistanlar ve otomatik çeviri sistemleri bu teknolojiyi kullanır. 3. Küresel Ölçekte Yapay Zeka Trendleri Dünya genelinde devletler ve şirketler yapay zekaya stratejik yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların bazı ana hatları şöyle: 3.1. Devlet Politikaları Çin, ABD ve AB ülkeleri gibi ekonomik güçler, ulusal yapay zeka stratejileri belirleyerek eğitim, Ar-Ge ve altyapı alanında dev bütçeler ayırıyor. 3.2. Büyük Teknoloji Şirketlerinin Rolü Google, Microsoft, Amazon gibi devler yapay zeka araştırmalarını ticari ürünlere dönüştürüyor. Bu da teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. 4. Türkiye’de Yapay Zeka Ekosistemi Türkiye’de hem kamu hem özel sektör yapay zeka alanında yatırımlarını artırıyor. 4.1. Üniversiteler ve Araştırma Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerde YZ araştırma merkezleri aktif şekilde faaliyet gösteriyor. Akademik yayınlar ve uluslararası projelerle Türkiye bu alanda ses getiriyor. 4.2. Yerli Teknoloji Girişimleri Türkiye’de yapay zeka odaklı startup’lar ortaya çıkıyor. Özellikle sağlık, e-ticaret ve finans sektöründe inovatif çözümler sunan firmalar dikkat çekiyor. 5. Yapay Zeka Uygulama Alanları Yapay zekanın yaşamımıza etkisi sadece teori değil; günlük hayatta birçok sektörde somut sonuçlar doğuruyor. 5.1. Sağlık Sektörü Hastalık teşhisinden tedavi planlamasına, tıbbi veri analizinden robot yardımlı cerrahiye kadar YZ sağlıkta devrim yaratıyor. Türkiye’de bazı hastaneler yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri kullanmaya başladı. 5.2. Eğitim Öğrencilerin öğrenme stillerine göre kişiselleştirilmiş içerikler sunan yapay zeka tabanlı eğitim uygulamaları yaygınlaşıyor. 5.3. Tarım Tarımda verimliliği artırmak için yapay zekalı drone’lar, sensörler, toprak analiz sistemleri kullanılıyor. Bu sayede kaynaklar daha etkin yönetiliyor. 5.4. Finans Bankacılık ve finans sektöründe risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik yatırım danışmanlığı (robo-advisors) gibi YZ tabanlı uygulamalar yükselişte. 6. Yapay Zeka ve İş Gücü: Fırsatlar & Riskler Yapay zeka, iş dünyasını baştan aşağı değiştirecek iki yönlü bir etkiye sahip: 6.1. Yeni İş Alanları YZ uzmanları, veri bilimciler, robotik mühendisleri gibi yeni meslekler ortaya çıkıyor. Ayrıca mevcut mesleklere YZ yetkinlikleri ekleniyor. 6.2. Otomasyonun Etkileri Bazı rutin işler otomasyonla elimine olabilir. Bu durum çalışanların yeniden eğitim ve beceri kazanmasını önemli hale getiriyor. 7. Türkiye İçin Stratejik Öneriler Türkiye, yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak ve global rekabette güçlü bir konuma gelmek için aşağıdaki stratejileri değerlendirebilir: 7.1. Eğitim Reformu İlk ve orta öğretimde temel yapay zeka ve kodlama dersleri eklenmeli. Üniversiteler YZ odaklı programlar açmalı. 7.2. Ar-Ge Teşvikleri Startuplar ve KOBİ’ler için Ar-Ge destekleri artırılmalı, vergi indirimleri ve hibe programları yaygınlaştırılmalı. 7.3. Yerli Yapay Zeka Politikası Milli veri stratejisi ve yerli algoritma geliştirme politikaları oluşturulmalı. 8. Yapay Zeka Etiği & Hukuki Boyut Teknoloji ilerledikçe etik ve hukuki standartlar da önem kazanıyor. 8.1. Veri Güvenliği Kişisel verilerin korunması kanunlarına uyum, YZ uygulamalarında temel bir gerekliliktir. 8.2. Adil Kullanım Algoritmalarda önyargıların önlenmesi, şeffaflık ve hesap verme sorumluluğu etik ilkeler arasında yer almalı. 9. Başarılı Türk Yapay Zeka Projeleri Türkiye’de geliştirilmiş dikkat çeken yapay zeka projelerinden bazıları: Sağlıkta görüntüleme analiz sistemleri Tarımda verim takip platformları E-ticarette müşteri analiz araçları Akıllı şehir çözümleri Bu projeler hem yatırım çekiyor hem de uluslararası pazarda yer buluyor. 10. Sonuç: Türkiye’nin Dijital Geleceği Yapay zeka teknolojisi Türkiye için sadece bir trend değil; ekonomik büyüme, inovasyon ve küresel rekabet avantajı yaratacak bir dönüştürücü güçtür. Devlet politikalarından özel sektöre, eğitimden etik standartlara kadar bütüncül bir yaklaşım ile Türkiye bu alanda güçlü bir aktör olabilir. ???? Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) 1. Yapay zeka nedir? Yapay zeka, makinelerin insan benzeri öğrenme ve karar verme yeteneklerini ifade eder. 2. Türkiye’de yapay zeka eğitimi almak için hangi şehirler öne çıkıyor? İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üniversiteler YZ eğitiminde güçlü programlara sahip. 3. Yapay zeka işsizliği artırır mı? Bazı rutin işler otomatikleşebilir; ancak yeni iş alanları da yaratacaktır. 4. Yapay zeka herkes için erişilebilir mi? Teknoloji yaygınlaştıkça yapay zeka araçları bireyler ve küçük işletmeler için de erişilebilir hale geliyor. 5. Türkiye’de yapay zeka politikası var mı? Türkiye’nin dijital dönüşüm stratejileri arasında yapay zeka için yol haritaları geliştirme çabaları bulunuyor. 6. Yapay zeka etik bir risk oluşturur mu? Veri güvenliği ve algoritmik önyargı gibi konular yapay zekada etik risklerdir ve düzenleme gerektirir.

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi Haber

Sanofi’nin PharmUp Platformu İlk Buluşmasını Fark Labs İş Birliğiyle Gerçekleştirdi

2019 yılından bu yana sağlık alanında katma değer yaratacak yenilikçi fikirleri destekleyen PharmUp; girişimcilere mentorluk, eğitim ve hızlandırma süreçleri sunarken, kamu, özel sektör, yatırımcılar ve akademiyi bir araya getiren sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda düzenlenen buluşma, sağlık teknolojilerinde dönüşümü çok paydaşlı bir perspektifle ele aldı. Stratejik iş birlikleriyle sağlıkta dönüşüm Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk ve Fark Labs Kurucusu Ahu Serter’in katılımıyla gerçekleşen buluşma, kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosisteminden çok sayıda temsilciyi bir araya getirdi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, PharmUp’ın yalnızca bir hızlandırma programı değil, sağlıkta sürdürülebilir değer üretmeyi amaçlayan stratejik bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sağlıkta dönüşüm artık tek bir kurumun ya da tek bir sektörün başarabileceği bir süreç değil. Artan kronik hastalık yükü, yaşlanan nüfus ve sistemler üzerindeki sürdürülebilirlik baskısı; daha entegre, daha hızlı ve daha iş birlikçi bir modele ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. PharmUp buluşmalarını da tam olarak bu nedenle gerçekleştiriyoruz: Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı masada bir araya getirerek fikirlerin yalnızca konuşulduğu değil, birlikte tasarlandığı, test edildiği ve ölçeklendiği bir zemin oluşturmak için. Amacımız yalnızca yenilikçi girişimleri desteklemek değil; bu fikirleri sahaya taşımak ve gerçek, ölçülebilir etki yaratmak. Türkiye’de sağlık inovasyonunun sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, PharmUp platformunun sağlık alanındaki inovasyonu güçlendirme amacını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sağlık sektörü, hem yerel hem de küresel ölçekte köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşüm; dijitalleşme, veri odaklı yaklaşımlar ve yenilikçi iş modelleriyle şekillenirken, sürdürülebilir ve katma değer üreten iş birliklerinin önemini her geçen gün artırmaktadır. Sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarının ortak bir vizyon etrafında buluşması, inovasyonun kalıcı ve ölçülebilir çıktılara dönüşmesi açısından kritik bir gerekliliktir. PharmUp platformunun, stratejik iş birliklerini teşvik ederek Türkiye’de sağlık inovasyonunun gelişimine ivme kazandıracağına ve burada ortaya çıkacak somut projelerin küresel ölçekte rekabet gücü oluşturacağına inanıyorum. Kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilerin eşgüdüm içinde hareket etmesi; sağlıkta daha hızlı, daha kapsayıcı ve daha etkili bir dönüşümün temelini oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olarak, ülkemizin sağlık alanındaki yenilikçi potansiyelini güçlendiren, uluslararası ölçekte değer üretmeyi hedefleyen her türlü girişimi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Fark Labs Kurucusu Ahu Serter ise “İnovasyona Yatırım Portföyü Perspektifi” başlıklı değerlendirmesini paylaşarak “Makineyi optimize ettiğimiz bir çağdan, insanı optimize ettiğimiz bir çağa geçiyoruz. Sağlık teknolojileri bu dönüşümün merkezinde yer alırken, ilerlemenin tek başına koşarak değil birlikte yürüyerek mümkün olduğunu görüyoruz. Otomotivden sağlığa uzanan yatırım deneyimimiz bize şunu gösterdi: Sektörler değişse de çözdüğümüz problemler ortak; bu alanlar arasındaki öğrenme transferi ise güçlü bir kaldıraç yaratıyor. Türkiye’nin gerçek gücü, riskleri paylaşan ve küresel başarılarını yeniden kendi ekosistemine yatırım olarak geri döndüren girişimciler yetiştirmesinde yatıyor. Çünkü gelecek, iyi organize olmuş iyimserlerin oyunu. Sanofi ile iş birliğimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz tüm çalışmaları da tam olarak bu vizyonla tasarlıyoruz.” dedi. Kamu, akademi ve yatırım dünyası aynı masada Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “İyi Uygulama Örnekleri – Kurum & Girişim İş Birlikleri” oturumunda; Fark Labs Kurucusu Ahu Serter, MENE Health Group CEO’su Şule Mene, MobiQu Kurucu Ortağı Selçuk Koçhan, Sanofi Avrasya Yerleşik Ürünler Direktörü Gözde Haksal ile Corpal Health Kurucusu Göksel Çinier ve Reprai Kurucu Ortağı Didem Aral değerlendirmelerini paylaştı. Selcen Uyguntüzel’in moderasyonunda gerçekleştirilen “Sağlık Ekosisteminde İnovasyon” panelinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan, TÜSEB TTO Müdürü Doç. Dr. Zeliha Özdemir Köken ve Boğaziçi Üniversitesi CSO’su ve RS Research Kurucusu Prof. Dr. Rana Sanyal konuşmacı olarak yer aldı. Programın son bölümünde PharmUp platformu kapsamında desteklenen girişimler sahne alarak çözümlerini yatırımcılar ve sektör temsilcilerine tanıttı. Etkinlik, girişimciler ile yatırımcıları bir araya getiren networking oturumuyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7 Haber

Londra Moda Haftası’nın Ana Partneri OMODA 7

Otomotiv sektörünün yenilikçi markası OMODA & JAECOO, bir yandan üst düzey otomobilleriyle kullanıcılarının hayatını kolaylaştırırken diğer taraftan da dünyanın önde gelen organizasyonlarına güçlü desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda markanın yeni yıldız modeli OMODA 7, Londra Moda Haftası 2026- LFW kapsamında ana partner olarak yüksek profilli bir lansmanla Birleşik Krallık’taki ilk büyük kültürel hamlesine imza attı. Art in Motion şehir kültürüyle buluştu! Markanın yeni orta sınıf SUV’u, OMODA’nın Birleşik Krallık’taki artan kültürel varlığını yansıtan çağdaş bir moda ve yaşam tarzı bağlamında tanıtıldı. OMODA 7’nin etkinlikteki görünümü, OMODA UK’nin British Fashion Council ile kurduğu daha geniş kapsamlı iş birliğinin bir parçası olarak, etkinlik süresince VIP ulaşım ve OMODA Lounge’daki marka aktivasyonlarını kapsıyor. Bu iş birliği, OMODA’nın “Art in Motion” tasarım felsefesini ve yaratıcılık, kendini ifade etme ve modern şehir kültürüyle olan uyumunu vurguluyor. Marka, OMODA 7’nin Birleşik Krallık lansmanını Londra Moda Haftası kapsamında gerçekleştirerek, markanın en yeni orta sınıf SUV modelini başkentin en etkili kültürel etkinliklerinden birinin merkezine konumlandırıyor. Etkinliğin ana partneri olarak yer alan OMODA 7, mart ayında Birleşik Krallık’taki showroomlara giriş yapmadan hemen önce sahneye çıkmış oldu. Bu dinamik lansman, OMODA’nın Londra Moda Haftası’ndaki varlığı aracılığıyla markayı yaratıcılık, inovasyon ve çağdaş kültürle buluşturarak Birleşik Krallık pazarında kendinden emin bir adım attığını gösteriyor. Bu bağlamda OMODA 7, markanın “Art in Motion” felsefesini ve moda odaklı yaklaşımını pekiştirerek, tasarım merkezli anlayışını günlük Britanya sürüş deneyimine doğal bir şekilde taşıyor. Etkinliğin resmi VIP ulaşım aracı OMODA 7 oldu! Kompakt OMODA 5 ile amiral gemisi OMODA 9 arasında konumlanan OMODA 7, markanın Birleşik Krallık’taki yeni ve iddialı dönemini simgeliyor. Model, OMODA’nın ana partnerliği kapsamında Londra Moda Haftası boyunca British Fashion Council’in resmi VIP ulaşım aracı olarak görev yaparken, 180 Strand’deki OMODA Lounge önünde gerçekleştirilen statik sergilemeler ve ROKSANDA iş birliğiyle düzenlenen özel akşam yemeği gibi etkinliklerde de desteklendi. Bu özel etkinliğe, OMODA & JAECOO Türkiye'nin özel davetlisi olan oyuncu Gülsim Ali'nin yanı sıra, Avustralya, İspanya gibi ülkelerden ünlü isimler ve influencerlar katılım gösterdi. Konu hakkında açıklama yapan OMODA UK Ülke Direktörü Victor Zhang, “OMODA için British Fashion Council ile Londra Moda Haftası kapsamında iş birliği yapmak; tasarım, yaratıcılık ve teknolojinin kesişim noktasını temsil ediyor. Bu değerler, modern mobilite ve daha sürdürülebilir bir yaşam anlayışına yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. OMODA 7 de aynı ilkeler etrafında geliştirildi ve buradaki dinamik lansmanı, modelin çağdaş Britanya yaşamı için ne kadar ilgili ve moda öncüsü bir konumda olduğuna dair güvenimizi yansıtıyor” dedi. OMODA’nın tasarım ve inovasyona olan bağlılığının, markayı LFW için güçlü bir iş ortağı haline getirdiğini söyleyen British Fashion Council CEO’su Laura Weir ise, “Birlikte bireyselliği ve yaratıcılığı desteklerken, Londra modasının enerjisini, çeşitliliğini ve iddiasını yansıtan bir şubat takvimini şekillendiriyor ve destekliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.