Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnovasyon

Kapsül Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KOBİ’lerin Finansman Erişimine Kolaylık Sağlayan TÜBİTAK ve KOSGEB Projelerinde Denetimler Arttı Haber

KOBİ’lerin Finansman Erişimine Kolaylık Sağlayan TÜBİTAK ve KOSGEB Projelerinde Denetimler Arttı

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, Ar-Ge ve yatırım alanındaki deneyimi ve uzmanlığıyla, şirketlerin teşvik ve hibe mekanizmalarından daha etkin yararlanmalarına destek oluyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2026 yılında açılan TÜBİTAK Ar-Ge çağrıları ve KOSGEB destekleri, teknoloji geliştirme, ürün ticarileştirme ve ölçeklenebilir büyüme hedefleyen şirketler için önemli finansman imkânları sunarken; bu dönemde teşvik süreçleri yalnızca finansal değil, aynı zamanda stratejik bir yönetim yaklaşımı gerektiriyor. “Başvurular arttı ama desteklerden yararlanan KOBİ sayısı beklenen oranda değil” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Ar-Ge, İnovasyon ve Teknoloji Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Emre Sönmez, “Son yıllarda artan başvuru sayısına rağmen birçok KOBİ’nin hibe ve teşviklerden beklenen ölçüde yararlanamadığını gözlemliyoruz. Bu durumun temel nedeni, destek mekanizmalarının giderek daha teknik, çok katmanlı ve denetim odaklı bir yapıya evrilmesi. Bu destekler ancak doğru proje kurgusu, mevzuata hakimiyet ve stratejik yönlendirme ile gerçek bir avantaja dönüşebiliyor. Bu noktada Sistem Global olarak, bilgi birikimimiz ve deneyimimiz ile şirketlerin teşvik süreçlerini öngörülebilir, yönetilebilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturmasına katkı sağlıyoruz” dedi. “Danışmanlık verdiğimiz her 100 şirketten 93’ünün başvurusu başarıyla sonuçlandı” “Bugüne dek TÜBİTAK ve KOSGEB kapsamında 3.000’in üzerinde proje başvurusuna imza attık, başarı oranımız ise yüzde 93. Bu oran yalnızca başvuru adedini değil; doğru fizibilite, güçlü teknik içerik ve mevzuata tam uyumla yönetilen süreçlerin önemini ortaya koyuyor. Sistem Global olarak, çağrı bazlı teknik gereklilikleri, sektör ve şirket özelinde Ar-Ge dinamiklerini, mali yapı ve denetim süreçlerini birlikte değerlendirerek, firmaların yalnızca desteklere erişmesini değil, destekleri sürdürülebilir bir büyüme aracına dönüştürmesini hedefliyoruz. Teşvikleri kısa vadeli bir finansmana erişim unsuru olarak değil, kurumsal büyümenin ve rekabet gücünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor, bu doğrultuda şirketlere stratejik yol arkadaşlığı yapıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı Haber

FANUC, Clarivate’ın “2026 Dünyanın En Yenilikçi 100 Şirketi” Listesinde Yer Aldı

FANUC Corporation, küresel ölçekte inovasyon performansını değerlendiren Clarivate Plc tarafından açıklanan “Top 100 Global Innovators 2026” listesinde yer alma başarısı gösterdi. FANUC, bu prestijli listeye 7’nci kez girerken, üst üste 5’inci yıl bu unvana layık görülerek dikkat çekti. Clarivate, her yıl kendine özgü metodolojisi ve patent verilerine dayalı analizleri ile dünyanın en yenilikçi şirketlerini ve kurumlarını belirliyor. 2026 listesinde yer alan şirketlerin, yüksek yoğunluklu yapay zekâ (AI) temelli buluşların yüzde 16’sını temsil etmesi, yapay zekânın inovasyondaki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Endüstriyel Otomasyonda Odaklı İnovasyon FANUC, faaliyetlerini endüstriyel otomasyon alanında yoğunlaştırarak, uzun yıllardır araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarını bu uzmanlık alanı doğrultusunda sürdürüyor. Şirket, yüksek rekabet gücüne sahip ürünler geliştirmeyi ve bunları küresel pazarlara sunmayı hedeflerken, aynı zamanda dünya çapında patent stratejileri ile fikri mülkiyet portföyünü güçlendiriyor. Bu yaklaşım sayesinde FANUC, yalnızca teknolojik üstünlüğünü değil, kurumsal değerini de uzun vadeli olarak artırmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Üretim Teknolojileri Öne Çıkıyor Son yıllarda FANUC, üretim sahalarında verimliliği artırmak amacıyla yapay zekâ teknolojilerine özel bir odaklanma stratejisi izliyor. Sayısal kontrol sistemleri, robot kontrol teknolojileri ve akıllı üretim çözümleri gibi birçok alanda AI tabanlı patent başvuruları yapan şirket, bu alandaki konumunu da güçlendirdi. Japonya Patent Ofisi tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanan bir araştırmaya göre FANUC, Japonya’daki yapay zekâ ile ilgili patent başvurularında 18’inci sırada yer aldı. Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Rekabet Vurgusu FANUC yetkilileri, bu başarının teknoloji geliştirme vizyonu ve fikri mülkiyet stratejisinin bağımsız ve objektif bir şekilde takdir edilmesinin sonucu olduğunu vurguladı. Şirket, önümüzdeki dönemde de küresel iş ortamındaki değişimlere uyum sağlayan fikri mülkiyet faaliyetlerini sürdürmeyi, rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor. FANUC, fikri mülkiyeti koruyarak ve etkin biçimde kullanarak yalnızca teknolojik yeniliklere katkı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal ve çevresel sorunlara çözüm üreten bir sanayi ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi Haber

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi

Güneş ışığını doğru akıma çeviren, yüksek verimli hücrelere sahip 3,8 m²’lik özel bir güneş paneli sistemiyle donatılan Nissan Ariya, gerçek koşullarda yapılan testler sonucunda güneşli bir günde 23 kilometreye kadar ek menzil sağlıyor.Bu konsept, yeni nesil temiz enerji teknolojileriyle Nissan’ın karbon nötr bir geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımını ortaya koyuyor. Temiz Enerji Günü'nde Nissan, güneş enerjisiyle çalışan Ariya konseptini tanıttı. Bu konsept, gelecekteki elektrikli araçların dünyanın en bol yenilenebilir enerji kaynağı olan güneşi nasıl kullanabileceğini araştırıyor. Nissan'ın Dubai'deki İleri Ürün Planlama ekibi ve Barselona'daki Powertrain Planlama ekibi mühendisleri tarafından geliştirilen konsept; kaput, tavan ve bagaj kapağına entegre edilmiş 3,8 m²'lik yüksek verimli fotovoltaik panellere sahip. Polimer ve cam bazlı bu güneş panelleri, güneş ışığını güce dönüştürüyor ve enerji kullanımını optimize etmek ve harici şarj altyapısına bağımlılığı azaltmak için tasarlanmış gelişmiş bir sistem tarafından yönetiliyor. Elektrikli araç özgürlüğünün kapılarını açan teknoloji Gerçek hayatta yapılan tesrler, sistemin dönüştürücü potansiyelini ortaya koyuyor: İdeal koşullarda, sistem günde 23 km'ye kadar ek menzil sağlayabiliyor.Barselona gibi güneş ışığına maruz kalma oranının yüksek olduğu şehirlerde, araç, güneş enerjisiylegünlük ortalama 17,6 km ek sürüş menzili sağlayabiliyorYıl boyunca elde edilen ortalamalar, küresel olarak önemli kazançlar olduğunu gösteriyor: Londra'da 10,2 km/gün, Yeni Delhi'de 18,9 km/gün ve Dubai'de 21,2 km/günSürücüler, kullanımlarına bağlı olarak şarj sıklıklarını %35-65 oranında azaltabiliyorlar.İki saatlik, 80 km'lik bir yolculukta 0,5 kWh temiz enerji üretiliyor ve bu da 3 km'lik ücretsiz, sıfır emisyonlu ek menzil sağlıyor. Bu performans, sınırlı şarj altyapısına sahip bölgeler için önemli sonuçlar doğuruyor. Sürücüler, güneşin altında park ederek veya sürüş yaparak şarj aralıklarını uzatabiliyor, daha fazla özerklik elde edebiliyor ve maliyetlerini düşürebiliyor. Cesur bir fikri gerçeğe dönüştüren işbirliği Proje, basit ama iddialı bir soruyla başladı: Elektrikli araçlar kendi kendilerini şarj edebilselerdi ne olurdu? Bu soru, Nissan'ın mühendislik ekipleri tarafından hayata geçirilen yeni nesil panel teknolojisini sağlayan Hollandalı güneş enerjisi mobilite yenilikçisi Lightyear ile bir ortaklığın başlamasına neden oldu. Hollanda ile Barselona arasında 1.550 km'lik bir yolculuk da dahil olmak üzere yapılan ilk uzun mesafe testleri, güneş enerjisi entegrasyonunun yıllık 6.000 km yol kat eden bir sürücünün yıllık şarj istasyonu ziyaretlerini 23'ten sadece 8'e düşürebileceğini gösterdi. Nissan AMIEO ePowertrain & İçten Yanmalı Motor Powertrain (ICE) Teknoloji Araştırma ve İleri Mühendislik Başkan Yardımcısı ve Baş Powertrain Mühendisi Shunsuke Shigemoto: "Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın inovasyon ve sürdürülebilirliğin el ele ilerlemesi gerektiği inancını somutlaştırıyor. Araçların kendi yenilenebilir enerjilerini nasıl üretebileceklerini araştırarak, müşterilerimiz için daha fazla özgürlük, daha az şarj bağımlılığı ve daha temiz bir gelecek gibi yeni fırsatların kapısını açıyoruz. Bu konsept sadece teknik bir dönüm noktası değil, Nissan'ın elektrikli mobilitenin bir sonraki aşamasını nasıl yöneteceğine dair bir vizyon." dedi. Nissan'ın 2050 karbon nötrlüğü hedefine doğru bir adım Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın daha temiz ve daha bağlantılı bir dünya inşa etme konusundaki uzun vadeli taahhüdünü yansıtıyor. Nissan, entegre bir elektrikli araç çözümü olarak güneş enerjisiyle şarjı araştırarak, 2050 yılına kadar ürünlerinin ve faaliyetlerinin yaşam döngüsü boyunca karbon nötrlüğü hedefine ulaşma konusundaki küresel hedefine yönelik yeniliklere devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü Haber

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda’da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam’daki H’ART Müzesi’nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda’da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak.” Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP’nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması. Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech’ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması. Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması. Teknoloji ve İnovasyon – Start-up’lar, scale-up’lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi. Topluluk ve Yetenek – Hollanda’daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması. Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; “Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız” dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: “Turkish Dutch Business Platform’un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA’nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda’yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: “Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” Turkish-Dutch Business Platform hakkında Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Hollanda’da kurulmuş bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir iş platformudur. Platform; Türkiye ve Hollanda iş dünyasını buluşturarak iş ağlarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve paydaşlarla yapıcı iş birlikleri geliştirmeyi hedefler. Bu çalışmalarla iki ülke arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve inovasyonun büyümesine katkı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda ile Konya Selçuk Üniversitesi’nden Stratejik İş Birliği Haber

Eksun Gıda ile Konya Selçuk Üniversitesi’nden Stratejik İş Birliği

Selçuk Üniversitesi ile yapılan iş birliğiyle Eksun Gıda’nın Konya’da bulunan fabrikasında, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve sektör odaklı akademik çalışmaların desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye’nin lider un üreticilerinden Eksun Gıda, yatırımlarını akademik iş birlikleriyle güçlendiriyor. Bu kapsamda Konya Selçuk Üniversitesi ile imzalanan stratejik protokol, üniversite ve sanayinin birlikte çalışmasına yönelik somut adımlar içeriyor. Protokol, Ar-Ge projeleri, teknik danışmanlık, tez çalışmaları, laboratuvar ve altyapı olanaklarının paylaşımı gibi pek çok alanda ortak çalışma fırsatları sunarken, öğrencilerin iş hayatına kazandırılmasını da kapsıyor. Uzun soluklu proje hem sektörel gelişim hem de toplumsal fayda odaklı bir iş birliği modeli sunuyor. Ar-Ge ve insan kaynağında ortak hedef Konya Selçuk Üniversitesi ile imzalanan protokolün üniversite-sanayi iş birliğinin güzel örneklerinden biri olduğunun altını çizen Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO'su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “İmzaladığımız bu protokol iki kurumun birlikte Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji geliştirmelerinin yanı sıra sektöre yetişmiş insan kaynağı kazandırmayı amaçlıyor. Sanayinin gelişimi teknoloji yatırımıyla birlikte bu teknolojiyi doğru anlayan, yöneten ve dönüştürebilen insan kaynağıyla mümkün hale geliyor. Selçuk Üniversitesi ile yaptığımız stratejik iş birliği, genç mühendis adaylarının yetkinliklerini geliştirmeleri, sahaya dokunan projelerde yer almaları ve gerçek üretim süreçlerini deneyimlemeleri açısından da önemli bir fırsatlar sunuyor.” Bilimsel üretim sektörel ihtiyaçlara entegre ediliyor Selçuk Üniversitesi Akşehir Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi imzalanan protokolle aynı zamanda TÜBİTAK, AB ve SAN-TEZ gibi ulusal ve uluslararası destek programlarına yönelik projeler geliştirilmesi, lisans ve lisansüstü tez çalışmalarının sektörel ihtiyaçlara entegre edilmesi ve akademik danışmanlık süreçlerinin desteklenmesi planlanıyor. Öğrencilere uygulamalı eğitim, staj ve saha destekli öğrenme imkanları sunan programlar da protokol kapsamında yer alıyor. Şirket, geleceğin mühendislerini iş dünyasına donanımlı bir şekilde hazırlayarak sektöre uzun vadeli kazanımlar sağlamayı hedefliyor.

Su Ürünleri Sektöründen Uluslararası Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Su Ürünleri Sektöründen Uluslararası Sürdürülebilirlik Hamlesi

FEAP ve FAO-GFCM iş birliğinde, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği organizasyonuyla İzmir’de gerçekleştirilen “Programme on Sustainable Aquaculture Practices for Young Women” etkinliği; Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğindeki güçlü altyapısını, sürdürülebilir üretim anlayışını ve kadınların sektörde giderek artan rolünü uluslararası katılımcılarla buluşturdu. Türk Su Ürünleri Sektörü 7 Ülkeden Katılımcılara Aktarıldı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, “Etkinlik kapsamında ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü Yunanistan, Fas, İspanya, Ukrayna, Cezayir, İtalya ve Tunus’tan seçilen katılımcılara aktardık. Yetiştiricilik sektöründe araştırma, işleme ve paketleme gibi aşamalarda kadınların aktif rolü ve sektördeki katkıları firma ziyaretleri ile gözlemlendi. İlknak Aquaculture firmasının Kuluçkahane Tesisi, Akvatek Su Ürünleri Firmasının Kuluçkahane Tesisi, Marex Seafood tesisi, Emel Balık ve Balık Ağı firması, Ertuğ Balık (More Aquaculture) Firmasının balık işleme tesisini ziyaret ettik. Etkinliğin son gününde Ege Üniversitesinde Türkiye su ürünleri yetiştiriciliği ve kadınların su ürünleri sektöründeki ülkemizin konumuna dair detaylı sunumlar gerçekleştirdik, laboratuvar ziyaretleri ve akvaryum gezisi gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri ihracatının yüzde 66’sı Ege’den Başkan Girit, “2025 yılında Türkiye’nin su ürünleri ihracatı 2,2 milyar dolara ulaşırken, bu ihracatın yaklaşık yüzde 66’sı Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Bu güçlü performans, Ege Bölgesi’nin su ürünleri sektöründeki liderliğini ve uluslararası rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliğinde sahip olduğu güçlü altyapı, modern üretim tesisleri, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve nitelikli insan kaynağıyla bilgi birikiminin ve iyi uygulamalarının uluslararası paydaşlarla paylaşılmasına imkân tanıyan etkinliğimiz, kadınların sektördeki rolünü güçlendirmesi ve sürdürülebilir yetiştiricilik anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlaması bakımından son derece değerli.” diye konuştu. Kadınların güçlenmesi sektöre dayanıklılık ve inovasyon kazandırıyor Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi ve Ege İş Kadınları Derneği (EGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, “Açılış ve kapanış etkinliklerimizde kadınların su ürünleri zincirinde üretimden işleme, araştırma ve yönetime kadar çeşitli alanlarda önemli rol oynadığını, Türkiye’de kadınların sektöre katılımı ve güçlendirilmesinin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladık.” dedi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, “Kadınların sektöre dahil edilmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığı, aynı zamanda inovasyonu, dayanıklılığı ve sürdürülebilir uzun vadeli gelişmeyi destekleyen kritik bir unsur olduğunu ifade ettik. Kapanış toplantısında en başarılı proje taslağına ödül takdim edildi ve tüm katılımcılar için sertifika töreni düzenledik. Programa katılım sağlayarak deneyimlerini paylaşan, katkılarıyla etkinliğin başarısına ortak olan tüm uluslararası katılımcılara, eğitmenlere ve paydaş kurum temsilcilerine teşekkür eder, kurulan iş birliklerinin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ederiz.” dedi. İlgili toplantılara FEAP Politika ve Proje Yöneticisi Szilvia Mihalffy, FAO-GFCM Yetiştiricilik Bölümü Sorumlusu Houssam Awadh Hamza, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit ve Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiricilik Daire Başkanlığı Şube Müdürü Nimet Kavuz, Ege İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Deniz Celep ve İzmirli kadın girişimci Pelin Ömüroğlu katılım sağladı.

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu Haber

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda'da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam'daki H'ART Müzesi'nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda'da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak." Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP'nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması.Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech'ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması.Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması.Teknoloji ve İnovasyon – Start-up'lar, scale-up'lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi.Topluluk ve Yetenek – Hollanda'daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması.Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; "Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız" dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: "Turkish Dutch Business Platform'un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA'nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda'yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: "Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum."

GNÇYTNK Başvuruları Başladı Haber

GNÇYTNK Başvuruları Başladı

GNÇYTNK ile bugüne kadar bin 500’den fazla genç yeteneği Turkcell’e kazandırdıklarını belirten Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, “Gençlerimize sadece bir iş değil, kendilerini keşfedebilecekleri, deneme cesareti bulabilecekleri ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir alan sağlıyoruz” dedi. Programa başvurular, 12 Mart’a kadar Turkcell’in kariyer sayfasından yapılabilecek. Türkiye’nin Turkcell’i, genç yeteneklerin kariyerlerine kendi yollarını çizerek başlamalarını destekleyen işe alım programı GNÇYTNK için başvuruları başlattı. Geçen yıl 62 bin 500’den fazla başvuru ile rekor katılıma ulaşan programda GNÇYTNK Full Time ve GNÇYTNK Part Time olmak üzere iki kategori yer alıyor. 3 ve 4. sınıf lisans öğrencileri ile en fazla 2 yıl deneyimli yeni mezunlar programa katılabiliyor. 3. sınıf öğrencileri Part Time, 4. sınıf öğrencileri ve yeni mezunlar ise Full Time seçeneğine başvuru yapabiliyor. Erkan Durdu: Yeteneklerini gösterebileceğin bir kariyer başlangıcı için Turkcell sana uyar! GNÇYTNK programı ile bugüne kadar bin 500’den fazla genç yeteneği Turkcell’e kazandırdıklarını belirten Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, şunları söyledi: “Turkcell olarak her gencin kendi yeteneğine ve hayaline uyan bir yolu olduğuna inanıyoruz. Gençlerimize sadece bir iş değil, kendilerini keşfedebilecekleri, deneme cesareti bulabilecekleri ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir alan sağlıyoruz. GNÇYTNK’i de bu bakışla tasarladık. Çünkü insana değer verdiğinizde ortaya çıkan şey sadece başarı değil; sürdürülebilir bir gelecek oluyor. Bugüne kadar olduğu gibi bu yıl da ‘Yeteneklerini gösterebileceği bir kariyer başlangıcı için Turkcell sana uyar!’ diyerek, gençlerimizi GNÇYTNK programımıza başvurmaya davet ediyoruz.” Turkcell’de kendilerine en uygun kariyer başlangıcına adım atmak isteyen adaylar, çeşitli aşamalardan geçecek. Genel yetenek değerlendirmesi, grup vaka çalışmaları, İngilizce, video-panel mülakatları gibi aşamaları online olarak deneyimleyecekler. Sürece dahil olan tüm adaylar, iş hayatına hazırlıklı başlamalarını sağlayacak eğitim ve sertifika programına katılabilecek. Ayrıca sektörü ve gelecek trendlerini Turkcell yöneticilerinden dinleme fırsatına sahip olacak adaylar; teknolojiden motivasyona, kişisel gelişimden iş hayatına hazırlığa kadar farklı alanlarda yeteneklerini güçlendirecek. Değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar arasından seçilecek GNÇYTNK’ler, Turkcell Akademi tarafından hazırlanmış olan eğitim olanaklarını da içeren oryantasyon programlarına katılacak. Gençler bu programlarda müşteri odaklılık, inovasyon, dijital trendler, stratejik düşünme gibi konularda eğitim alarak kendilerini geliştirebilecek, fikirlerini duyurabilecek ve Turkcell’de kariyerlerine yön verebilecek. Başvurular 12 Mart’a kadar devam ediyor GNÇYTNK Full Time programına 1998 yılı ve sonrası doğumlu, lisans son sınıf, yüksek lisans veya doktora öğrencisi, yeni mezun ya da en fazla 2 yıl iş deneyimine sahip adaylar; GNÇYTNK Part Time programına ise lisans 3. sınıf öğrencileri, kariyerim.turkcell.com.tr/genc-yetenek sayfasından başvurabilecek. Programa son başvuru tarihi 12 Mart 2025.

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz   Showroom Dönüşüm Projesi Haber

Boytorun Mimarlık’tan Yurt Dışında İlk Mercedes-Benz Showroom Dönüşüm Projesi

Proje, mevcut yapının mimari kabuğunu koruyan; cepheyi yenileyen ve iç mekanları Mercedes-Benz’in güncel MAR20X global konsepti doğrultusunda baştan aşağı yeniden kurgulayan bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla hayata geçirildi. Mimar Semih Boytorun liderliğindeki mimar ve iç mimarlardan oluşan Boytorun Ekibi tarafından tasarlanan showroom, klasik otomotiv sergileme anlayışının ötesine geçerek; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan çağdaş bir mekan olarak yeniden ele alındı. Toplam 656 m² alana sahip proje, yalnızca araçların sergilendiği bir alan değil, markayla güçlü bir bağ kurulan deneyim odaklı bir ziyaret mekanı olarak kurgulandı. Dönüşüm projesi kapsamında, yapının mevcut strüktürel kabuğu korunurken; bina cephesi Mercedes-Benz’in kurumsal kimliğini dış mekanda güçlü biçimde yansıtacak şekilde yenilendi. Farklı bir otomotiv markasıyla yan yana konumlanan yapı, özgün cephe dili sayesinde net bir biçimde ayrıştırılarak markanın güçlü, sade ve çağdaş duruşu vurgulandı. İç mekanlar ise tamamen yeniden tasarlanarak MAR20X konseptinin mekansal gerekliliklerine uygun şekilde ele alındı. Sezgisel sirkülasyon anlayışıyla planlanan iç mekan organizasyonu; konforlu, akıcı ve kullanıcı dostu bir ziyaret deneyimi sunmayı hedefliyor. Boytorun Mimarlık, MAR20X konseptini “her temas noktasında müşteri deneyimini iyileştirme” yaklaşımı doğrultusunda, showroom içindeki müşteri yolculuğu; bilgi edinme, keşif, etkileşim ve satın alma aşamalarını destekleyecek biçimde kademeli olarak kurguladı. Dijital medya yüzeyleri, interaktif ekranlar, konfigürasyon alanları ve medya duvarları sayesinde ziyaretçiler pasif izleyiciler olmaktan çıkarak markayla aktif bir etkileşim kurabiliyor. Dijital teknoloji ve medya entegrasyonlarıyla şeffaf ve güçlü bir iletişim ortamı oluşturulurken, Mercedes-Benz’in inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonu mekansal deneyimin ayrılmaz bir parçası haline getirildi. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom’un dönüşüm sürecinde, yapının mevcut korunması gereken alanları gözetilerek; çalışanlar, satış danışmanları ve yöneticiler için ergonomik, konforlu ve işlevsel çalışma alanları da yeni konseptin bir parçası olarak ele alındı. Malzeme seçimleri, renk paleti ve aydınlatma tasarımı; modern, yalın ve zamansız bir estetik anlayışı yansıtırken, MAR20X kurumsal kimlik standartları mekanın tüm yüzeylerine ve donatılarına bütüncül biçimde entegre edildi. Böylece hem marka tutarlılığı hem de mekansal süreklilik sağlandı. Mercedes-Benz Bulgaristan Plovdiv Showroom, mevcut bir yapıyı çağdaş bir deneyim mekanına dönüştüren yaklaşımıyla; kullanıcı deneyimi, dijital dönüşüm ve markaya özgü yaşam tarzını mimari bir bütünlük içinde sunan yeni nesil bir showroom örneği olarak öne çıkıyor. Showroom, Boytorun Mimarlık’ın insan odaklı, yenilikçi ve kurumsal dönüşümle uyumlu tasarım anlayışını güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.