Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İnovasyon

Kapsül Haber Ajansı - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Cat, Faresin ile Teleskopik Yükleyiciler İçin Distribütörlük Anlaşması İmzaladı Haber

Borusan Cat, Faresin ile Teleskopik Yükleyiciler İçin Distribütörlük Anlaşması İmzaladı

“Daha İyi Bir Dünya İçin Çözüm Üretiriz” şirket amacı ile operasyonlarını Türkiye’nin yanı sıra Kafkasya ve Orta Asya’da sürdüren Borusan Cat, İtalya merkezli iş makineleri üreticisi Faresin ile distribütörlük sözleşmesi imzladı. Faresin’in dizel ve elektrikli teleskopik yükleyici modellerini faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde müşterileriyle buluşturacak Borusan Cat, bu iş birliğiyle ürün portföyünü genişletirken, müşterilerine daha kapsamlı ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. İş birliği kapsamında düzenlenen imza törenine, Borusan Cat Satış ve Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Aslan Hiçsolmaz ve Borusan Cat İnşaat Endüstrisi Büyüme Lideri Özer Şahin katıldı. Aslan Hiçsolmaz: “Bu iş birliği, teleskopik yükleyici segmentine iddialı bir giriş yapmamızı sağladı” Anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Aslan Hiçsolmaz, şu ifadeleri kullandı: “Faresin ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, teleskopik yükleyici segmentine iddialı bir giriş yapmamızı sağladı. Dizel ve elektrikli modellerle müşterilerimizin farklı operasyonel ihtiyaçlarına cevap verebilecek geniş bir çözüm yelpazesi sunuyoruz. Güçlü satış ve servis altyapımızla, bu alanda da uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz.” Özer Şahin: “Müşterilerimize verimli ve çevreye duyarlı çözümler sunacağız” Borusan Cat İnşaat Endüstrisi Büyüme Lideri Özer Şahin ise şunları söyledi: “Faresin’in gücü ve yenilikçi yaklaşımı, Borusan Cat’in müşteri odaklı hizmet anlayışıyla güçlü bir sinerji oluşturuyor. Bu iş birliği sayesinde tarım, inşaat ve endüstriyel alanlarda faaliyet gösteren müşterilerimize verimli ve çevreye duyarlı çözümler sunacağız.” Silvia Faresin: “Borusan Cat ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinden büyük memnuniyet duyuyoruz” Faresin Industries Başkan Yardımcısı Silvia Faresin, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Borusan Cat ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma, teleskopik yükleyiciler alanındaki liderliğimizi daha da güçlendirme yolunda önemli bir adım olmanın yanı sıra, uluslararası büyüme stratejimiz açısından da kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Güvenilirlik, çok yönlülük ve operasyonel verimlilik odağıyla öne çıkan ürünlerimiz, Borusan Cat’in güçlü ürün portföyünü tamamlayarak Türk inşaat ve tarım sektörlerinin ihtiyaçlarına etkili bir biçimde yanıt verecek.” 1973 yılında İtalya’da kurulan Faresin Industries, özellikle teleskopik yükleyiciler ve tarım makineleri alanında geliştirdiği teknolojilerle uluslararası pazarda güçlü bir konuma sahip. Elektrikli modelleriyle sürdürülebilirlik odaklı çözümler sunan şirket, inovasyon ve kalite odağında üretim yaklaşımıyla öne çıkıyor. Bu iş birliğiyle Borusan Cat, teleskopik yükleyiciler segmentine güçlü bir giriş yaparken; müşterilerine makine, yedek parça ve servis hizmetlerini entegre şekilde sunmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard Lighthouse Türkiye,   Yapay Zekâ Odaklı 6 Girişimi Mezun Etti Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye, Yapay Zekâ Odaklı 6 Girişimi Mezun Etti

Ödeme sistemleri alanında dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Mastercard’ın, Türkiye’deki finansal hizmetler ekosistemini desteklemek ve inovatif girişimleri küresel ağlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Mastercard Lighthouse Türkiye girişim hızlandırma ve partnerlik programının 2025-2026 dönemi başarıyla tamamlandı. Üç ay boyunca yoğun destekler ve stratejik yönlendirmelerle desteklenen 6 girişim, programın kapanış etkinliği olan Demo Day’de çözümlerini ekosistem paydaşlarına aktardı. Mastercard Lighthouse Türkiye ve EBRD Star Venture iş birliğiyle gerçekleştirilen program, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerinden yoğun ilgi gördü. Eğitim ve mentorluk sürecini başarıyla tamamlayan girişimler Mastercard’ın küresel ağı, stratejik iş ortakları ve farklı alanlarda gelişimlerini destekleyen program partnerleri ile bir araya gelerek, büyüme yolculuklarında önemli bir eşiği geride bıraktı. “Lighthouse Türkiye, yapay zekâ çağında girişimlerin rekabet gücünü artıran stratejik bir köprü” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, yapay zekânın finansal hizmetler ekosistemindeki dönüştürücü rolüne ve programla arasındaki güçlü köprüye dikkat çekerek; “Finansal hizmetler dünyasında yapay zekâ, artık doğrudan ölçeklenebilir iş değeri üreten temel bir yapı taşı. Lighthouse Türkiye programımızla; iş ortaklarımızın yapay zekâ çağında rekabet gücünü artıracak ve yetkinliği yüksek çözümler geliştiren girişimleri desteklemek amacındayız. Türk girişimlerinin yurt dışına açılımını desteklemek, global yatırımcı ağlarıyla buluşturmak ve odak alanlarında yetkinliklerini artırmak önceliklerimiz arasında. Bu nedenle ikinci senemizde EBRD ve gelecek dönem için Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile hayata geçirdiğimiz stratejik iş birliklerini çok kıymetli buluyoruz. Mezun olan 6 girişimi kutluyor, ülkemizden çıkacak küresel başarı hikâyelerini destekleyen tüm iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi. “Lighthouse Türkiye modeli, iş sonuçlarına yansıyan bir büyüme zemini oluşturuyor” Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise şunları söyledi: “Mastercard Lighthouse Türkiye’yi klasik bir hızlandırma programından ziyade, girişimlerle kurumlar arasında somut ve sürdürülebilir iş birlikleri inşa eden stratejik bir zemin olarak konumlandırıyoruz. Program boyunca sunduğumuz mentorluk desteği, uluslararası bağlantılar ve partnerlerimizle kurduğumuz temaslar; girişimlerimiz için nitelikli satış fırsatlarının oluşmasına, PoC süreçlerinin başlamasına ve iş birliği potansiyellerinin gelişmesine zemin hazırladı. Yani inovasyonu sadece desteklemedik, bizzat ekosistemimize dahil ettik. Kurucularımızdan aldığımız %95’lik memnuniyet oranı da doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı. Şimdi bu başarıyı EBRD Star Venture iş birliğiyle bir üst aşamaya taşıyor ve girişimlerimizin küresel pazarlarda ölçeklenmesi için yeni bir kapı açıyoruz.” Finansal hizmetler için yapay zekâ dönüşümü programın merkezinde yer aldı Mastercard’ın küresel teknoloji stratejisiyle paralel olarak, Lighthouse Türkiye 2025-2026 programında yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren inovatif girişimler, programın merkezinde yer aldı. Başvuru sürecinde girişimlerin yaklaşık yarısının yapay zekâ odaklı olması, Türkiye’deki inovasyon ekosisteminin bu alandaki yetkinliğini ortaya koydu. Program süresince; verimlilik odaklı, aynı zamanda otonom karar alma yetisine sahip sistemlerin geliştirilmesine yönelik stratejik koçluk süreçlerine ağırlık verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma Haber

İlaç Sanayisinde Yerli Tedarik Zinciri İçin Kritik Buluşma

TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim MICE ve Artkim Fuarcılık organizatörlüğünde düzenlenecek B2B İş Olanakları Etkinliği, 14 Mayıs’ta İstanbul Rumeli Han’da sektörün paydaşlarını bir araya getirecek. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış olan Rumeli Han’da gerçekleştirilecek etkinlik, sektörel iş birliklerini tarihsel bir zeminde buluşturacak. Yerli ilaç üreticileriyle ile yerli tedarikçiyi buluşturacak etkinlik, Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim odağında yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. İLAÇ ÜRETİMİNİN TÜM HALKALARI TEK PLATFORMDA Sadece TİYSAT üyelerine özel masa katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; makine, ham madde, yazılım ve sarf malzeme üreticileri, ilaç sektörünün karar vericileriyle birebir görüşmeler yapma imkânı bulacak. Organizasyonun, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Etkinlik, ilaç üretim sürecinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren yerli firmalar ile üreticileri doğrudan buluşturarak sektördeki önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Katılımcılar, üretim süreçlerini iyileştirecek çözümleri yerinde değerlendirme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı elde edecek. YERLİ ÜRETİMLE GÜÇLENEN SEKTÖR TİYSAT’ın, Türkiye’de ilaç sanayisinin tüm bileşenlerini yerli üretim odağında bir araya getiren ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren bir kümelenme olduğunu belirten TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin; “İlaç üreticilerinden ham madde ve ekipman tedarikçilerine, yazılım ve otomasyon çözümlerinden lojistik ve sarf malzemeye kadar sektörün tüm halkalarını kapsayan bu yapıyla, yerli üretim kapasitesini artırmayı ve Türk ilaç sanayisinin küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyoruz. 14 Mayıs’ta Rumeli Han’da gerçekleştireceğimiz etkinliğimiz, Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapmış bu tarihi mekânın mirasını modern inovasyon ve stratejik iş birliği vizyonumuzla buluşturacak. Bu özel buluşma ile Türk ilaç sanayisinin geleceğini yerli üretim ekseninde şekillendirecek, sektörde kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir platform oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerinde bulundu. “KÜRESEL REKABETTE YENİ DENKLEM” Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde: “İlaç sanayisi, yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda stratejik önemiyle de ülkelerin kalkınmasında belirleyici rol oynayan sektörlerin başında geliyor. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilir başarı elde edebilmenin temel koşulu ise güçlü, entegre ve yerli bir tedarik zinciri yapısına sahip olmaktan geçiyor. Bu etkinlik ile amacımız; yerli üreticilerimizi yalnızca görünür kılmak değil, onları doğrudan karar vericilerle buluşturarak kalıcı ve yüksek katma değerli iş birliklerinin önünü açmak. Bugün küresel rekabet, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme ve iş birliği kabiliyetiyle şekilleniyor. TİYSAT B2B Etkinliği’ni de bu bakış açısıyla, sektörün tüm paydaşlarını aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu organizasyonun, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine ve uluslararası rekabetçiliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı YERLİ TEKNOLOJİYLE KÜRESEL REKABETTE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, yerli teknoloji ve üretim gücünü merkeze alan yaklaşımıyla, Türk ilaç sanayisinin küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunmayı hedefliyor. 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nde gerçekleşecek bu özel buluşma, sektörün tüm paydaşlarını ortak bir vizyon etrafında bir araya getirecek. Yerli üretim temelli yeni iş birliklerinin doğmasının hedeflendiği buluşma; stratejik kararların şekillendiği ve geleceğin üretim modelinin inşa edildiği güçlü bir platform olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın 1 Numaralı Beyaz Eşya Markası Haier, Soğutma Kategorisindeki Yeni Ürünlerini Tanıttı Haber

Dünyanın 1 Numaralı Beyaz Eşya Markası Haier, Soğutma Kategorisindeki Yeni Ürünlerini Tanıttı

Etkinlikte, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen 2 kapılı ve 4 kapılı buzdolabı modellerinin yanı sıra şarap dolapları da dahil olmak üzere geniş bir ürün portföyü sergilendi. Haier, gelişmiş mühendislik çözümleri ve kullanıcı içgörülerine dayalı tasarım yaklaşımıyla, soğutma teknolojilerinde yeni bir standart ortaya koyuyor. Akıllı Soğutma Teknolojilerinde Yeni Dönem: Tazelik, Denge ve Kontrol Haier’in yeni ürün gamı; yüksek hacim, akıllı sensör sistemleri ve gelişmiş hava yönetimi teknolojileri ile gıdaların daha uzun süre korunmasını hedefliyor. Öne çıkan teknolojiler: AI Cooling Teknolojisi: Sensör tabanlı sistem, iç sıcaklık değişimlerini anlık olarak analiz ederek soğutma performansını otomatik optimize eder ve daha hızlı dengeleme sağlar. Air Surround Soğutma Sistemi: Özel yan hava çıkışları sayesinde soğuk hava, buzdolabı içinde homojen ve kontrollü şekilde dağıtılır. Yiyeceklerin doğrudan soğuk hava akımına maruz kalmasını engelleyerek kuruma ve ağırlık kaybını önler; gıdaların 7 gün sonra bile tazeliğinin %99’una kadar korunmasına katkı sağlar. Humidity Zone & My Zone: Nem ve sıcaklık kontrolü ayrı ayrı optimize edilen bölmeler, farklı gıda türleri için ideal saklama koşulları oluşturur. Total No Frost & İnverter Kompresör: Buzlanmayı tamamen önleyen yapı ile stabil sıcaklık kontrolü sağlanırken, inverter kompresör teknolojisi motor devrini otomatik olarak ayarlayarak iç sıcaklığı ideal seviyede tutar. Kullanıcı İçgörüsünden Gelen Fonksiyonel Tasarım Haier’in ürün geliştirme yaklaşımında öne çıkan en önemli unsurlardan biri, gerçek kullanıcı davranışlarını teknolojiye dönüştürmesidir. Türkiye pazarına özel geliştirilen çözümler bu yaklaşımın somut çıktılarıdır. Pot Station (Dayanıklı Tencere Rafı): 200°C ısıya dayanıklı ve 200 kg taşıma kapasitesine sahip özel cam yüzey ile donatılmıştır. 1,1 m yükseklikte konumlandırılan ergonomik yapı, ocaktan alınan sıcak ve ağır tencerelerin güvenli ve dengeli şekilde yerleştirilmesini sağlar. Geniş İç Hacim & İnce Derinlik Tasarım: Maksimum depolama kapasitesi ile mutfak alanında daha verimli kullanım sunar. Gün Işığı LED Aydınlatma: İç hacimde doğal ışık etkisi yaratarak hem görünürlüğü hem kullanıcı deneyimini artırır. H-DEO & ABT Pro Teknolojileri: Koku giderme ve bakteri oluşumunu engellemeye yönelik sistemler ile hijyen seviyesi yükseltilir. Bağlantılı ve Akıllı Ekosistem Deneyimi Yeni nesil Haier ürünleri, yalnızca bir beyaz eşya değil, entegre bir yaşam teknolojisi deneyimi sunar: hOn Uygulaması entegrasyonu ile uzaktan kontrol Akıllı envanter yönetimi ve içerik önerileri Tarif, içecek asistanı ve kişiselleştirilmiş kullanım senaryoları Dokunmatik ekran ve Smart Home uyumluluğu Haier Türkiye’den Açıklama Haier’in Türkiye’deki büyüme stratejisine ve kullanıcı odaklı yaklaşımına değinen Gözde Küçükyılmaz (Türkiye, Güney Avrupa ve Gelişen Pazarlar Genel Müdürü) şunları söyledi: “Teknolojiyi soyut bir kavram olarak değil, tüketicinin günlük hayatında fark yaratan somut bir fayda olarak tanımlıyoruz. Türkiye gibi rekabetin yüksek olduğu bir pazarda fark yaratmanın yolu, kullanıcıyı anlamaktan ve gerçek ihtiyaçlara çözüm üretmekten geçiyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ürünler, sadece teknik özellikleriyle değil, günlük yaşamı kolaylaştıran deneyimleriyle öne çıkıyor.” Haier’in Global Gücü 1984 yılında kurulan Haier Group, kullanıcı odaklı inovasyon yaklaşımıyla faaliyet göstermektedir. Globalde %22,7 pazar payına sahip olan Haier, dünya genelinde satılan her 5 buzdolabından birine imzasını atmaktadır. Akıllı yaşam sistemleri, sağlık teknolojileri ve dijital dönüşüm alanlarında geliştirdiği uçtan uca entegre teknoloji altyapısı ile global ölçekte güçlü bir konumda bulunan Haier; 10+ Ar-Ge merkezi35 endüstriyel merkez160+ üretim tesisi ile faaliyet göstermektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei Avrupa’da İş Ortaklarıyla Büyümeye Devam Ediyor Haber

Huawei Avrupa’da İş Ortaklarıyla Büyümeye Devam Ediyor

Şirket, partner odaklı yaklaşımını büyümenin temel unsuru olarak tanımlarken, mevcut iş ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeyi ve yeni iş ortaklarıyla ekosistemini genişletmeyi hedeflediğini açıkladı. Huawei, Avrupa’da elde edilen büyümede partner ekosisteminin belirleyici rol oynadığını açıkladı. Şirketin paylaştığı verilere göre, Avrupa’daki Enterprise gelirlerinin yüzde 90’dan fazlası iş ortakları üzerinden elde edilirken, servis sunumu ve kurulum süreçleri de artık neredeyse tamamen partnerler tarafından yürütülüyor. Bu yapıyı daha da güçlendirmeyi hedefleyen Huawei, önümüzdeki dönemde eğitim, pazarlama, servisler ve dağıtım alanlarında yatırımlarını artırmayı planlıyor. Şirket ayrıca ürün tedarik ve teslimat tarafındaki hızını da öne çıkararak, portföyünün yüzde 90’ının Avrupa genelinde iki ila dört hafta içinde teslim edilebildiğini, depolama ürünlerinde ise teslim süresinin iki aya kadar indiğini duyurdu. Huawei Avrupa Enterprise İş Grubu Başkanı Willi Song, konferansta yaptığı açıklamada, “İş ortaklarımız uzun vadeli büyüme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde mevcut partnerlerimizle iş birliğimizi daha da güçlendirirken, yüksek potansiyele sahip yeni iş ortaklarıyla da çalışacağız” dedi. Willi Song, Huawei’nin önümüzdeki dönemde daha fazla iş ortağını Gold ve Silver iş ortaklığı yapısına dahil etmeyi planladığını söyledi. Song, şirketin bu kapsamda 10 binden fazla sertifikalı mühendis yetiştirmeyi, pazarlama faaliyetlerine 20 milyon doların üzerinde yatırım yapmayı ve ürün ile servislerinin yüzde 90’ından fazlasını iş ortaklarının kullanımına açmayı hedeflediğini belirtti. Huawei, bugün Avrupa’da 5 binden fazla iş ortağıyla çalışıyor. Şirket, iş ortakları üzerinden yürüyen iş hacmi ve katkının artmaya devam ettiğini belirtirken, çözüm satış süreçlerini kolaylaştırmak ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmek için partner politikalarını, destek mekanizmalarını ve yetkinlik geliştirme programlarını güçlendirmeyi sürdürüyor. Huawei ayrıca, iş ortaklarıyla daha istikrarlı ve karşılıklı fayda üreten bir yapı kurmayı hedefliyor. Bu kapsamda teşvik mekanizmalarının artırılması, kaynak tahsisinin güçlendirilmesi, açık iş birliği ortamının desteklenmesi ve ortak inovasyon modellerinin yaygınlaştırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Huawei ile iş ortaklarının bugüne kadar birlikte geliştirdiği senaryo bazlı çözüm sayısı 100’ü aşmış durumda. Şirket, bu iş birliklerini hızlı ürün tedariki, uçtan uca görünürlük sağlayan operasyonel yapı ve iş ortaklarından gelen geri bildirimleri sürece dahil eden mekanizmalarla destekliyor. Huawei, önümüzdeki dönemde Avrupa’daki büyümesini kamu hizmetleri, sağlık, eğitim, internet servis sağlayıcıları, üretim, konaklama ve perakende gibi temel sektörleri kapsayan 2+2+1 stratejisi doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Şirket, 2026 yılında Avrupa’daki Enterprise iş kolunda büyümesini devam ettirmeyi ve gelirlerinin büyük bölümünü yine iş ortakları üzerinden oluşturmayı öngörüyor. Şirket ayrıca dağıtım iş modelini de eKit 4+10+N stratejisi kapsamında genişletiyor. Bu yapıda özellikle müşteriyle doğrudan temas eden partnerlerle iş birliğinin artırılması ve teşvik mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Huawei, yaptığı açıklamada, iş ortaklarıyla kurduğu yapıyı daha da derinleştirerek müşteri odaklı inovasyon anlayışıyla Avrupa genelinde sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EKOS Electric, Sanayi Devinin Globalde Çözüm Ortağı Oldu Haber

EKOS Electric, Sanayi Devinin Globalde Çözüm Ortağı Oldu

Energy of Change Summit’e General Electric tarafından tedarik zincirinde yer alan sınırlı sayıdaki iş ortaklarından biri olarak davet edilen EKOS Electric, 25 yıllık iş birliğini yeni bir boyuta taşıdı. GE’nin global projelerinde EKOS Electric’in üstün teknoloji ürünleri, mühendisliği ve çözümleri yer alacak. Türkiye’nin öncü teknoloji ve hizmet sağlayıcı şirketi EKOS Electric, ileri mühendislik çözümleri geliştiren küresel teknoloji ve sanayi şirketi General Electric ile önemli bir iş birliğine imza attı. EKOS Electric, sektörün yakından takip ettiği Energy of Change Summit’e General Electric tarafından tedarik zincirinde yer alan sınırlı sayıdaki iş ortaklarından biri olarak davet edildi. Köklü geçmişi ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla enerji, havacılık ve sağlık teknolojileri alanlarında geliştirdiği çözümlerle küresel ölçekte lider şirketler arasında yer alan General Electric tarafından Vietnam’da düzenlenen zirvede, iki şirketin yöneticileri bir araya geldi. Zirvede gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, General Electric’nin global projelerinde EKOS Electric’in üstün teknoloji ürünleri, mühendisliği ve çözümlerinin yer almasını kapsayan bir Mutabakat Anlaşması (MoU) imzalanarak 25 yılı aşkın iş birliğimiz yeni bir boyuta taşındı. Anlaşma; EKOS Electric Genel Müdürü Yasin Çakar ve General Electric Küresel Stratejik Satın Alma Lideri Sreemoy Das tarafından imzalandı. EKOS Electric ürünleri; General Electric’nin yürüttüğü yenilenebilir enerji sistemleri, enerji santralleri ile elektrik dağıtım ve iletim altyapı projelerinde kullanılacak. EKOS Electric Genel Müdürü Yasin Çakar, önemli anlaşma içeriği hakkında şöyle bilgi verdi: ‘’Global büyüme stratejimizde sahada aktif olmak ve yerel ihtiyaçları doğru analiz etmek önemli bir yer tutuyor. Her yeni pazarı yalnızca bir satış alanı olarak değil, uzun vadeli iş ortaklıkları geliştirebileceğimiz stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. General Electric’in Vietnam’da düzenlediği zirvede General Electric ile global projeleri kapsayan bir Mutabakat Anlaşması (MoU) imzaladık. Bu anlaşma doğrultusunda EKOS Electric’in ürün ve mühendislik çözümleri, General Electric’nin yenilenebilir enerji, enerji santrali ile iletim ve dağıtım projelerinde kullanılacak.’’ Yasin Çakar, yurt içinin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da istikrarlı bir şekilde büyümenin devam ettiğine dikkat çekerek ‘’Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika gibi dünyanın dört kıtasında, 38 ülkeye ihracat yapıyoruz. General Electric’in katma değerli çözüm ortağı ve ürün tedarikçisi olarak dünyanın dört bir yanına yenilikçi enerji çözümlerimizi global arenaya taşımaya devam ediyoruz’’ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnovasyonun Öncü Markası Dardanel 42 Yaşında Haber

İnovasyonun Öncü Markası Dardanel 42 Yaşında

Faaliyetlerini Niyazi Önen Holding çatısı altında sürdüren şirket, farklı kategorilerde zengin ürün çeşitliliğiyle sağlıklı ve iyi beslenmeyi destekleyen ürünler sunuyor. Türkiye’de balık ve deniz ürünleri alanının öncü markası Dardanel, 42. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. 16 Nisan 1984’te Çanakkale’de başlayan üretim yolculuğu, bugün 9 kategori altında gelişen ürün ekosistemi, yaygın ihracat ağı ve stratejik yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Dardanel, köklü birikimini inovatif ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyeti, güçlü üretim kapasitesi ve uluslararası açılımlarıyla destekleyerek faaliyet alanını istikrarlı biçimde genişletiyor. Dardanel Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “42 yıl önce Çanakkale’de başladığımız bu yolculukta, Türkiye’de deniz ürünleri alanında öncü adımlar attık. Bugün Dardanel; ton balığından hazır yemeğe, sandviçten sushiye uzanan 9 farklı kategorideki inovatif ürün portföyüyle geniş bir ekosisteme oluşturuyor. Gıda sektöründeki gelişmeleri, küresel gastronomi trendlerini ve tüketici beklentilerini yakından takip ederek ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Dünya genelinde hızla artan sağlıklı, pratik ve lezzetli gıda talebine yanıt verirken, güçlü dağıtım ağımız sayesinde bu ürünleri geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de katma değerli ürünlere odaklanarak büyümemizi sürdürmeyi ve ihracat pazarlarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz.” Kapsamlı Dağıtım Altyapısıyla Genişleyen Etki Alanı Dardanel, oda sıcaklığı, +4 ve -18 derece ürün gruplarını kapsayan dağıtım altyapısıyla ürünlerini 100 bini aşkın noktaya ulaştırıyor. Farklı saklama koşullarındaki lojistik çözümleriyle entegre bir iş modeli kuran Dardanel, ürünlerin kesintisiz bir şekilde tüketiciyle buluşmasını sağlıyor. Bu kapsamlı erişim gücü; Dardanel’in yatırım, inovasyon ve üretim kabiliyetleriyle birleşerek şirketi yalnızca ürün geliştiren bir yapıdan öteye taşıyor. Dardanel, bu bütünleşik yapı sayesinde Türkiye’nin en yaygın tüketim akışını yöneten bir grup olarak faaliyetlerini sürdürüyor. İnovasyonla Genişleyen Kategori Yolculuğu Kuruluşundan bu yana inovasyonu büyüme modelinin merkezine koyan Dardanel, ton balığını Türkiye’de günlük beslenme alışkanlıklarının parçası haline getirerek sağlıklı ve pratik ürün çeşitliliğini genişletiyor. Ar-Ge alanındaki güçlü yetkinliğini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak sürdüren Dardanel, lezzet, erişilebilirlik ve pratik tüketim beklentilerini aynı stratejik çerçevede değerlendiriyor. “İlklerin öncüsü” olma vizyonuyla hareket eden Dardanel, ilk paketli sandviç ve ilk paketli sushi gibi ürünlerle yeni tüketim alanlarının gelişimine öncülük ederken, alışkanlıkların dönüşümünde de belirleyici bir rol üstleniyor. Modern yaşamın hızına uyum sağlayan sağlıklı beslenme çözümleriyle faaliyet alanlarını farklı kategorilere taşıyor. Sushi Yatırımlarıyla Büyüyen Üretim Ağı Dardanel, değişen tüketim eğilimleri ve global gastronomi trendleri doğrultusunda sushi kategorisindeki yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda 2025’te Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon euro yatırımla kurulan 6 bin metrekarelik sushi fabrikasını devreye alan şirket, Önen Gıda’nın bu alandaki üretim kabiliyetini güçlendirdi. 2024 sonunda ise Yunanistan’da Kallimanis çatısı altındaki fabrikasını devreye alarak uluslararası üretim ağını genişletti. Sürdürülebilirlik Odağında Yeni Yatırımlar Dardanel, yatırımlarını kapasite artışı, verimlilik, yeni teknolojiler, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik odağında sürdürerek Çanakkale ve Yunanistan’daki fabrika yatırımlarıyla üretim gücünü ve operasyonel yetkinliğini artırdı. Süreçlerini daha hızlı ve esnek hale getiren şirket, büyümesini katma değerli üretimle destekliyor. Dardanel’in 2026 yılı yatırım gündeminde ise enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet öne çıkıyor. Bu kapsamda başlatılan en önemli adımlardan biri olan GES projesiyle, Çorum İskilip’te 4,35 milyon dolarlık GES yatırımıyla Dardanel Önentaş Tesisi’nin yıllık elektrik ihtiyacının tamamının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Bu adımla maliyet yapısının güçlendirilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması amaçlanıyor. 42.yılında Dardanel, Çanakkale’de başlayan köklü yolculuğunu üretim gücü, yenilikçi ürün geliştirme kabiliyeti, geniş dağıtım ağı ve yeni yatırımlarıyla geleceğe taşıyor. Türkiye’de doğan ve uluslararası ölçekte büyümesini sürdüren Dardanel, önümüzdeki dönemde balık ve deniz ürünleri alanındaki öncü konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor Haber

Bosch İnovasyon Gücünü Öne Çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi. İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa'nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya'da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1'lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı. Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya'da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. "Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz." Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch'un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. "Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır" diyen Hartung, Bosch'un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca "Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı. Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma Bosch, 2025'in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3'lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür - bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. "Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor." Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.” Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji"ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak. Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. "Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz." Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan'da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak. Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika'da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch'un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor. 2025 yılı Ar-Ge verileri Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7'si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi 2025 yılı sonunda Bosch Grubu'nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1'lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya'yı etkiledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı  Haber

Henkel 2025’te 20,5 Milyar Euro Satış Rakamına Ulaştı 

Henkel CEO'su Carsten Knobel, "Süregelen zorlu ekonomik koşullara rağmen, 2025'te Henkel’i başarıyla ileriye taşıdık. Önemli hedeflere ulaştık, hatta bu hedefleri aştık ve şirketimizin dönüşümünü sürdürdük. Satışlarımızda organik artış sağladık ve şirketimizin kârlılığını önemli ölçüde yükselttik. Ayrıca, son üç ay boyunca, iş birimlerimizi güçlendirmek ve büyüme potansiyellerini artırmak amacıyla, her iki iş biriminde toplam satış miktarı yaklaşık 1,2 milyar Euro'ya ulaşan satın almalar üzerinde anlaşmaya vardık.” şeklinde konuştu. Stratejik Gündemin Tutarlı Bir Şekilde Uygulanması Aktif portföy yönetimi kapsamında Henkel, bir yandan bazı faaliyetlerini durdurarak veya elden çıkararak, bir yandan da yeni satın almalarla portföyünü daha da geliştirmiştir. Hedef odaklı satın almalar yoluyla portföyünü genişletmek, Henkel'in büyüme gündeminin önemli bir parçasıdır. 2025 yılında Henkel, ATP Adhesive Systems AG'yi satın almak için bir anlaşmaya imza atmıştır. Henkel, Şubat 2026'da Hollanda merkezli Stahl Group'u satın almaya da onay vermiştir. Ayrıca Henkel, Mart ayı başında Kuzey Amerika'nın önde gelen tüketici saç bakım ve şekillendirme markalarından biri olan “Not Your Mother's”ı satın almak için bir anlaşma imzalamıştır. Halen olağan sonuçlandırma süreçlerine ve rekabet otoritelerinin onayına tabi olan bu işlemler, toplamda yaklaşık 1,2 milyar Euro'luk ek satış hacmi oluşturmakta olup, dünya lideri Yapıştırıcı Teknolojileri ve Tüketici Markaları iş birimlerinin büyüme potansiyelini daha da artıracaktır. Henkel, 2025 yılında da önemli trendleri ele alan ve müşteriler ve tüketiciler için değer yaratan çok sayıda inovasyonu piyasaya sundu. Bunun bir örneği, Schwarzkopf'un yeni Creme Supreme saç boyasıdır. Henkel, profesyonel kuaför uygulamalarından esinlenerek, mikro bağlar yardımıyla saç yapısını güçlendiren ve besleyen yeni bir teknoloji ile Creme Supreme'i geliştirmiştir. “House of Hair” (Saç Evi) konsepti de Saç kategorisinde yenilikler geliştirmede önemli bir rol oynamaktadır. Mart 2025'ten bu yana Henkel, saç kozmetiği alanındaki başlıca faaliyetleri olan araştırma ve geliştirme, test kuaförleri, pazarlama ve Saç Akademisi’ni Almanya'nın Hamburg kentindeki tek bir tesiste toplamıştır. Burada, 300'den fazla uzman, yenilikçi ürünler geliştirmek için birlikte çalışmaktadır. İnovasyon, Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi için de temel bir başarı faktörüdür. Son teknolojiye sahip araştırma ve inovasyon merkezlerinden oluşan ağın genişletilmesi temel odak alanlarından biridir. Bu tür “Inspiration Centers” (İlham Merkezleri) bir süredir Düsseldorf'ta, Hindistan'ın Mumbai kentinde ve ABD'nin New Jersey şehrinde faaliyet göstermektedir. 2025 yılında Henkel, Asya-Pasifik bölgesi için Şanghay'da 60 milyon Euro yatırımla bir başka “Inspiration Center” daha açmıştır. Bu merkezde 500'den fazla araştırmacı ve geliştirici, çok çeşitli sektörlerden müşterilerle çalışmaktadır. Henkel ayrıca dijitalleşme alanındaki ilerlemelerini daha da ileriye taşıdı. Yapay zekâ, şirketin gelecekte nasıl faaliyet göstereceği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak. Henkel, hem endüstriyel hem de tüketici ürünleri iş birimlerinde birçok uygulamada yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. 2025 yılında Henkel, şirketin ilk yapay zekâ destekli TV reklamını Almanya’da yayınlayarak Persil'in ikonik Beyaz Kadın (White Lady) karakterini yeni bir çağa taşıdı. AI, yapıştırıcı geliştirme laboratuvarlarındaki süreçlerin otomasyonunda da kullanılmaktadır. Batarya üretiminde Henkel, yapay zeka destekli simülasyonlar ve yenilikçi debonding (kontrollü ayrılma) çözümleri kullanarak müşterilerinin geliştirme sürelerini ve maliyetlerini azaltmalarına, aynı zamanda performansı optimize etmelerine yardımcı olmaktadır. Henkel, 150 Yıllık Başarılı Geçmişini Kutluyor Carsten Knobel görüşlerini, "Şimdi, 150. yıl dönümümüzü kutlayacağımız heyecan verici bir yıl olan 2026'ya odaklanıyoruz. Elbette mirasımızla gurur duyuyoruz. Ancak bu, yerimizde saymak için bir gerekçe değildir. Aksine bu, önümüzdeki yol için bir motivasyon kaynağıdır. Geleceğe hazırız. Dün olduğu gibi bugün de, gelecek nesiller için ileriye dönük ürünler ve çözümler geliştirmek hedefiyle öncü ruhumuzdan ilham alacağız. Bu ise, amacımızla tam bir uyum içindedir: Pioneers at heart for the good of generations. (Gelecek nesiller için iyiliğe öncülük ediyoruz)” sözleriyle özetledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.