Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Inşaat Sektörü

Kapsül Haber Ajansı - Inşaat Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Inşaat Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı Haber

İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı

İMSİAD Başkanı Şeref Demir, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal, Avukat Yusuf Barkoğlu ve Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz'in konuşmacı olarak katıldıkları etkinliğe İMSİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi. İnşaat projelerinde riskler İnşaat projelerinde karşılaşılan risklerin sigorta olgusunu zorunlu kıldığını belirten İMSİAD Başkanı Şeref Demir, inşaat sektörü temsilcilerinin risk yönetimini profesyonel anlayış doğrultusunda hayata geçirmeleri gerektiğini ifade etti. Müteahhitlerin inşaat sürecinde pek çok belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Demir, "Üretim sürecindeki belirsizlikler, risk yönetimini de beraberinde getiriyor. Malzeme sevkiyatında yaşanan olası kazalar ve çevre koşullarının getirdiği zorluklar, risk faktörlerini oluşturan başlıca faktörler. Bu faktörler ile diğer unsurların varlığı, sigorta kalkanı ile bertaraf edilebilir. Meslektaşlarımız risk faktörlerinden kaynaklanabilecek maddi manevi kayıplarını, sigorta güvencesiyle telâfi edebilirler. Diğer yandan yaşanan üzücü iş kazaları da sektörün risk barındıran bir başka gerçeği. 2024 yılında yaşanan ölümlü iş kazalarının yüzde 30'u maalesef sektörümüzde gerçekleşti. Bu hazin tablo, sigortacılıkla beraber iş sağlığı ve güvenliği olgusunu da gündeme getiriyor. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde sürekli risk faktörünün varlığına dikkat çekerek, meslektaşlarımızı riskin yol açabileceği kayıplar karşısında uyarıyoruz. İş kaybı, can kaybı, yaralanma gibi risklerin minimize edilmesi adına iş sağlığı ve güvenliği ile sigorta gerçeğine dikkat çekiyoruz." diye konuştu. Poliçelerin kapsamı Konuşmasında karşılaşılan risk faktörlerine karşı söz konusu olabilecek maddi kaybın değerinin, sektör temsilcileri tarafından sigorta poliçelerinde belirtilmesi gerektiğini ifade eden TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal ise, aksi durumda doğabilecek olumsuzluklardan sigorta acentelerinin sorumlu tutulamayacağını vurguladı. Riske konu olan kaybın maddi tutarının ne olacağını, ancak ve ancak üretim süreçlerine hakim olan işletme ya da firma temsilcilerinin bilebileceğini vurgulayan Gencal, "Sigorta poliçenizde hiçbir detayı atlamayın. 'Bu da olmaz' diyebileceğiniz ayrıntılara dahi dikkat edin. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınmayan üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanması muhtemel maddi manevi kayıplar, inşaatınızın durmasına neden olabilir. Böylesi bir durum hiç istenilmeyen olumsuz sonuçları da beraberinde getirir" diye konuştu. İş kazalarındaki maddi-manevi kayıplar Avukat Yusuf Barkoğlu da konuşmasında, iş kazalarında söz konusu olabilecek maddi-manevi tazminat hususlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve mağduriyetinin maddi – manevi tazminata konu olabilecek kriterleri belirlediğine değinen Barkoğlu, kişinin iş kazası sonucunda vefatı durumunda tazminattan vefat eden kişinin mirasçıları ile bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarının da hak sahibi olacaklarına işaret etti. İş sağlığı ve güvenliğinin önemi Etkinliğin son konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz ise iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti. İnşaat sektöründe 2024'de meydana gelen 86 bin 736 iş kazasında 552 ölümlü vaka yaşandığına işaret eden Yamankaradeniz, "Yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelen iş kazaları, sektördeki kazaların büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu da iş sağlığı ve güvenliğini gerektiren kurallara uyulmadığını gösteriyor. İşverenlerimiz bu durumu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almalıdır. Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinçlendirici faaliyetler dikkat çekiyor. İşveren her ne kadar kazaları minimize edici önlemler almış olsa da alınan önlemlere çalışanların ne denli uyup uymadıklarını sürekli denetlemelidir. Çalışanlar da kendi can emniyetleri için iş sağlığı ve güvenliğinin gereklerini yerine getirmelidir" dedi. Sunumların ardından konuşmacılar ile etkinliğin sponsoru olan HDI Sigorta adına, Marmara Bölge Müdürü Zekeriya Kahraman'a, İMSİAD Başkanı Şeref Demir tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Programın sonunda katılımcılar toplu fotoğraf verdi.

2026'da Bankacılık, Perakende ve Ulaştırma Sektörlerinin Öne Çıkması Bekleniyor  Haber

2026'da Bankacılık, Perakende ve Ulaştırma Sektörlerinin Öne Çıkması Bekleniyor 

CDS’deki (Kredi Risk Primi) kalıcı normalleşme, politika setine duyulan güvenin ve makro istikrarın güçlenmesine işaret ediyor. Faiz indirim süreciyle eş zamanlı ilerleyen bu görünüm, hisse senedi piyasasında baskılanmış değerlemelerin daha rasyonel seviyelere doğru yeniden fiyatlanmasını destekliyor. Bu süreçte başta bankacılık olmak üzere perakende, ulaştırma ile iç talebe ve krediye duyarlı sektörlerin olumlu ayrışması bekleniyor. 2026 yılında yatırımcılar açısından bilanço kalitesi yüksek, borçluluğu sınırlı ve sürdürülebilir kârlılık sunan şirketlerin öne çıkacağı öngörülüyor. Sermaye piyasalarında 35 yıllık deneyimi ve öncü olma misyonuyla faaliyet gösteren Türkiye’nin köklü aracı kurumlarından İnfo Yatırım, 2026 Strateji Raporu’nu açıkladı. Yatırımcıları, veri temelli rasyonel kararlar almaları için yapay zekâ destekli teknolojileri, deneyimli yatırım danışmanları ve nitelikli içgörüler sunan raporları ile sürekli destekleyen İnfo Yatırım’ın Strateji Raporu’na göre, 2026 yılına girilirken Türkiye piyasalarına ilişkin ana makro hikâye; dezenflasyon sürecinin geçici baz etkilerinin ötesine geçerek beklentiler kanalı üzerinden daha kalıcı ve yapısal bir nitelik kazanması olarak öne çıkıyor. Para politikasında tesis edilen sıkılık ve politika çerçevesindeki tutarlılığın, yalnızca gerçekleşmelerde değil, enflasyon beklentilerinde de belirgin bir iyileşme yarattığına dikkat çekiliyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin de bankacılık tarafında yoğunlaşması bekleniyor. BIST endeks hedefi 15.800 Temel analiz varsayımlarının 2025 yılında makroekonomik ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tam olarak gerçekleşmemesi, hedeflerin sağlıklı biçimde güncellenmesini zorlaştırırken, bu belirsizlik ortamında piyasa fiyatlamalarını daha hızlı yansıtan teknik analiz göstergeleri de değerlendirmeye alındı. İnfo Yatırım, temel ve teknik analizlerin birlikte kullanıldığı modelleme çalışması sonucunda, 2026 yılı için BIST endeks hedefini 15.800 seviyesinde öngörüyor. 2026 yıl sonunda enflasyonun %22’ye gerilemesi, dolar kurunun 50,19 TL, Euro kurunun ise 60,65 TL’ye ulaşması, TCMB Politika faizinin ise %28,00 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Türkiye CDS’teki gerileme ile yabancıların radarına giriyor Küresel ölçekte gelişmiş ülke merkez bankalarının sıkı para politikası döngüsünün sonuna yaklaşması ve faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi, 2026 yılında küresel likidite koşullarının gelişmekte olan ülkeler lehine evrilmesine zemin hazırlıyor. Bu ortamda, reel faiz avantajı sunan, büyüme potansiyeli yüksek ve değerleme iskontosu barındıran ülkelerin sermaye akımlarından daha olumlu etkilenmesi beklenirken, Türkiye bu grupta öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. CDS’teki gerileme ve makro politika çerçevesindeki iyileşmenin, Türkiye varlıklarını yabancı yatırımcılar açısından yeniden radar altına soktuğu belirtilirken; politika tutarlılığının korunması halinde yabancı payında kademeli ve kalıcı bir artışın, hisse senedi piyasasında likiditeyi ve fiyat keşfi mekanizmasını güçlendirmesi öngörülüyor. Bununla birlikte, piyasa fiyatlamalarının dönemsel düzeltmelerle birlikte orta vadede yönü yukarı olan dengeli bir patika izlemesi bekleniyor. 2026 yılı makroekonomik görünüm İnfo Yatırım, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında %3,7 oranında büyümesini bekliyor. 2025’in ilk dokuz ayında gerçekleşen büyümenin, tüketim ve yatırım harcamalarının desteğiyle beklentilerin üzerinde seyrettiği; tarım sektöründe kuraklık ve zirai don kaynaklı sert daralmaya rağmen tarım dışı ekonomik aktivitenin dirençli kaldığı belirtiliyor. Yılın son çeyreğinde iç ve dış talepteki zayıflamanın büyüme ivmesini sınırlaması beklenirken, sanayi ve hizmet üretiminde gözlenen yavaşlamaya karşın inşaat sektörü ve yatırım harcamalarının destekleyici konumunu koruduğu ifade ediliyor. Küresel finansal koşullardaki gevşeme ve ithalattaki gerilemenin net ihracat katkısını artırmasıyla birlikte, ihracatın 2026 yılında büyümeye yeniden pozitif katkı sağlayarak dengelenme sürecini desteklemesi öngörülüyor. Raporun tamamına https://cdn.infoyatirim.com/Content/UploadedFile/INFO-2026-Strateji%20Raporu.pdf bu linkten ücretsiz ulaşılabiliyor.

Kıbrıs Gayrimenkulünde %7–10 Döviz Bazlı Getiri Yatırımcıyı Cezbediyor Haber

Kıbrıs Gayrimenkulünde %7–10 Döviz Bazlı Getiri Yatırımcıyı Cezbediyor

Gayrimenkul sektörü, 2025 yılında Türkiye’de ve yakın coğrafyada yüksek enflasyon, artan maliyetler ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen dayanıklılığını koruyan sektörlerden biri oldu. Bu görünüm içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) gayrimenkul piyasası, sunduğu döviz bazlı gelir modeliyle ayrışıyor. Özellikle İngiliz Sterlini üzerinden %7–10 aralığında seyreden yıllık kira getirileri, Kıbrıs’ı yatırımcılar için güçlü ve istikrarlı bir alternatif haline getiriyor. Son dönemde konut fiyatlarında görülen %30–40 seviyesindeki artış, bölgenin yalnızca yazlık bir destinasyon değil, uzun vadeli yatırım odağı olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Devam eden inşaat yatırımları, artan proje sayısı ve yapılan yasal düzenlemeler piyasayı daha öngörülebilir kılarken; güçlü kira talebi ve yabancı yatırımcı ilgisinin 2026’da da sürmesi bekleniyor. SOA Holding ise Kıbrıs’ta geliştirdiği projelerle, yatırımcılara kısa vadeli kazançtan çok döviz bazlı gelir ve kalıcı değer artışını birlikte sunan sürdürülebilir fırsatlar yaratmayı hedefliyor… Kıbrıs’ta gelişen inşaat sektörü, yeni projeler ve yasal düzenlemelerle birlikte yatırımcıya daha güvenli ve öngörülebilir bir zemin sunuyor. Döviz getirisi, güçlü kira talebi ve artan yabancı ilgisi, 2026’da da Kıbrıs gayrimenkul piyasasının büyüme potansiyelini koruyacağını gösteriyor. SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, 2025 gayrimenkul piyasası ve 2026 beklentilerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılı, gayrimenkul sektöründe tüm zorluklara rağmen yatırımcının ilgisini koruduğu bir yıl oldu. Özellikle Kıbrıs, döviz bazlı getirisi ve sürdürülebilir kira potansiyeliyle öne çıktı. Artık Kıbrıs sadece alternatif bir pazar değil, stratejik bir yatırım merkezi konumunda. 2026’da daha dengeli, seçici ve kaliteli projelerin öne çıktığı bir piyasa yapısı bekliyoruz. SOA Holding olarak yatırımcılara güvenli, şeffaf ve uzun vadeli değer sunan projeler geliştirmeye devam ediyoruz.”

İnşaat Sektöründe Kasım Ayı Durgun Geçti Haber

İnşaat Sektöründe Kasım Ayı Durgun Geçti

Tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra son aylarda eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma göstermiştir.​ Rapor, inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kı yasla daha olumlu bir noktaya geldiğini ancak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2025 Ekim Ayı Raporu'na göre, tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra son aylarda eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma göstermiştir. Kasım ayında endeks değerleri, bir önceki aya göre çok belirgin bir değişim göstermemiş, sevi yeler birbirine oldukça yakın gerçekleşmiştir. Güven Endeksi, yıl içinde gösterdiği düşük seviyelerden toparlanmış olsa bile hâlâ diğer alt endekslerin gerisinde kalmıştır. Faaliyet Endeksi yaz aylarında belirgin bir yükseliş kaydettikten sonra son aylarda eşik değerin hemen altında dengelenmiş durumdadır. Beklenti Endeksi ise yıl boyunca görece daha istikrarlı seyretmiş, son aylarda sınırlı bir artışla eşik değere yakınlaşmıştır. Tüm bunlara bakıldığında Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı toparlanmaya paralel olarak yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yaklaşmış ancak üzerine çıkamamıştır. Geride bıraktığımız kasım ayında Güven Endeksi hariç endekslerin tamamı, bir önceki aya kıyasla sınırlı da olsa artış göstermiştir, Faaliyet Endeksi yüzde 0,6 ile en güçlü artışı kaydederken, Hazır Beton Endeksi ile Beklenti Endeksi yüzde 0,3 oranında yü kselmiştir. Güven Endeksi ise diğerlerinden ayrışarak yüzde 0,1 oranında gerilemiş ve tek negatif endeks olmuştur. Tüm endekslerin hareketi, aktivitede ve beklentilerde temkinli bir iyileşmeye işaret ederken, özellikle Güven Endeksi'nde hafif bozulma sektörün temkinli duruşunun sürdüğünü göstermektedir. Bu tablo, inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu bir noktaya geldiğini ancak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı toparlanmaya paralel olarak yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yaklaşmış ancak üzerine çıkamamıştır. Rapor inşaat sektörünün kasım ayında önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu bir noktaya geldiğini anc ak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır." dedi. Ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, "TÜİK tarafından verilen kasım ayı Güven Endeksi sonuçları inşaat sektörüne ilişkin önemli ipuçları içermektedir. Kasım 2025'te inşaat sektörü Güven Endeksi 84,9'a yükselmiş olmakla birlikte hâlâ negatif sınırın altında kalarak görece zayıf bir güven seviyesine işaret etmektedir. Aynı ayda ekonomik Güven Endeksi 99,5'e, hizmet sektörü 111,8'e ve perakende ticaret sektörü 114,2'ye ulaşarak inşaata kıyasla çok daha yüksek güven düzeyleri sergilemiştir. Tüm sektör paydaşları içerisinde en düşük güven seviyesine sahip olan sektör inşaattır. Konut satış rakamları da bu durumu teyit etmektedir. TÜİK'in Konut Satış İstatistikleri bültenine göre Türkiye'de ekim 2025'te 164 bin 306 konut satılmıştır ve b u rakam 2025 yılının en yüksek aylık satışına işaret etmektedir. Kasım ayında konut satışlarının 141 bin 100 adetle geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 gerilemesi, satış ivmesinin yavaşladığını göstermektedir. Yıllık bazda bu hafif gerileme, hâlâ yüksek faiz haddi ve artan maliyetler nedeniyle talebin bir miktar baskılandığını, bundan sonraki dönemde satışların kredi koşulları ve gelir beklentilerindeki değişime duyarlı olacağını işaret etmektedir." dedi.

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici Haber

Knauf’un Üst Yönetiminde İlk Defa Bir Türk Yönetici

Türkiye’de Ankara, İzmit ve Eskişehir’de toplam 4 üretim tesisiyle faaliyet gösteren şirket, ülkemizde kapasite arttırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. 1932'de Almanya’da kurulan ve bir aile şirketi olarak başlayıp, dünyanın önde gelen yapı malzemeleri şirketlerinden biri haline gelen Knauf'un tepe yönetiminde Ocak 2026 itibariyle ilk kez bir Türk yer alacak. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 1993 yılında mezun olan Murat Akyıldız, farklı sektörlerde faaliyet gösteren global şirketlerde başlangıçta satış ve pazarlama alanlarında görev alırken, sonrasında üst düzey yönetici sorumlulukları üstlendi. 2021 yılında Knauf’a katılan Akyıldız; Türkiye, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya’dan sorumlu bölge CEO’su olarak göreve başladı ve şirkette bu göreve atanan ilk Türk oldu. Akyıldız, şirketin bölgedeki yönetim takımını geliştirme, pazardaki rekabetçi konumunu güçlendirme ve yenilikçi stratejiler oluşturma konularında liderlik sergiledi. Bu başarılı çalışmalar ve elde edilen üstün sonuçlar Akyıldız’ı şirketin üst düzey dört yöneticisinden biri olan “Global Yönetici Ortak” görevine taşıdı. Türkiye stratejik öneme sahip Knauf’un 90 ülkede, toplam 320 üretim tesisi, 43.5 bin çalışanı ve 15 milyar Euro’yu aşkın cirosu bulunuyor. Oldukça geniş çapta madencilik, üretim ve dağıtım ağına sahip olan Knauf, alçı ve yalıtım malzemelerinde dünya çapında çok önemli bir konumda yer alıyor. Türkiye hem coğrafi konumu hem de kayda değer büyüklükteki inşaat sektörü sayesinde, Knauf'un global planlarında stratejik önem taşıyor. Türkiye'deki pazar dinamiklerini ve gelişmeleri yakinen izleyen Knauf, kapasite artırımı, yeni tesis yatırımları ve Ortadoğu & Afrika bölgesine hizmet verecek bir AR-GE merkezi kurulmasını değerlendiriyor. Knauf, alçı ürünlerinde Ankara’da 2, İzmit’de 1; yalıtım ürünlerinde ise Eskişehir’de 1 olmak üzere toplam 4 üretim tesisiyle Türkiye’de faaliyet gösteriyor. "Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlıyoruz" Murat Akyıldız, Knauf ailesi olarak hem bireysel hem de kurumsal seviyede iki ülke arasında uzun yıllara dayanan dostluk ve iyi ilişkilere ekonomik alanda katkı sağlamaktan mutlu olduklarını söyledi. Knauf, halihazırda 500'den fazla kişiye doğrudan istihdam sağlamakla birlikte bugüne kadar Türkiye'ye 250 milyon Euro’luk yatırım yaptı. Bir Türk olarak, Knauf gibi 90 yılı aşan tarihçeye sahip saygın bir dünya devinde en üst düzeyde görev almaktan gurur duyduğunu vurgulayan Akyıldız, grup olarak Türkiye'de üretime ve istihdama katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti. Dijitalleşme ve AR-GE çalışmaları sayesinde faaliyetlerinin ivme kazanmaya devam ettiğini vurgulayan Akyıldız, 2026 Türkiye konjonktürüne ilişkin şunları kaydetti: "Knauf olarak ekip çalışmasını, güveni ve dayanışmayı temel alan insan odaklı bir şirketiz. Çalışanlarımıza yatırım yaparak güvenli ve sıcak bir çalışma ortamı oluşturuyor, onlar için en iyi işveren olmayı hedefliyoruz. Şirket bilinirliği ve sektörel uzmanlığımızı aynı zamanda işveren marka çalışmalarımızla birleştirerek global alanda lider bir marka olarak kabul görüyoruz.” “Amacımız yarının yaşam alanlarını birlikte inşa etmek. Bu bağlamda iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin projelerine güvene dayalı, uygulama odaklı, yüksek performanslı ve sürdürülebilir sistem çözümleri sunmaya devam edeceğiz. Köklü değerlerimiz, yetkin çalışma arkadaşlarımız, güçlü finansal yapımız ve üstün teknik tecrübemiz sayesinde 2026 yılını da doğru değerlendirerek, mevcut riskleri stratejik avantajlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda müşterilerimizin gözünde, 'birlikte çalışması en kolay marka' olma gayemizi gelecek yılda daha da güçlendirmek istiyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Doğal Taş İhracatçıları Meksika’dan Yeni Ticari Bağlantılarla Döndü Haber

Türk Doğal Taş İhracatçıları Meksika’dan Yeni Ticari Bağlantılarla Döndü

Meksika’ya 23–28 Kasım 2025 tarihleri arasında Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyen EMİB, Türkiye’den 12 doğal taş ihracatçısıyla Meksikalı 20 ithalatçı firmayı Meksika’da ikili iş görüşmelerinde bir araya getirdi. 100’den fazla ikili iş görüşmesi oldu Türk firmalarının her birinin en az 9 ikili iş görüşmesi yaptığı bilgisini veren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Meksika’ya doğal taş ihracatında önemli iş birliklerinin tohumlarını attıklarının altını çizdi. Meksika’nın coğrafi konumu gereği hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Meksika’da inşaat sektörü özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselişte. Doğal taş kullanımında ciddi artış var. Ticaret Heyetindeki görüşmeler oldukça verimli geçti, ürün numuneleri, fiyat yapıları, lojistik seçenekleri ve potansiyel iş birlikleri detaylı şekilde ele alındı. Önümüzdeki süreçte siparişlerin gelmesini bekliyoruz. Meksika’ya 2025 yılının ocak – ekim döneminde 4 milyon dolar olan doğal taş ihracatımızın orta vadede 50 milyon doları göreceğine dair inancımız pekişti. Ticaret Bakanlığımızın Uzak Ülkeler Stratejisiyle uyumlu olarak Meksika’ya yönelik pazarlama çalışmalarımız 2026 ve sonraki yıllarda sürecek” ifadelerini kullandı. Ege Maden İhracatçıları Birliği heyeti ikili iş görüşmeleri yanında Meksika’nın doğal taş ithalatında öne çıkan Comercializadora de Piedras Naturales, Grupo Tenerife, Onice (Onyx), Mármolés Maga, Mármolés Travertino, Mármolés Puerte ve Everstone firmalarını da ziyaret etti. 4 Aralık Dünya Madencilek Günümüz Kutlu Olsun 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutlayan EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Dünya’daki 90 madenin 70 tanesi ülkemizde var. El emeği ve alın teriyle, çevreyi koruyarak doğanın en derinlerine sakladığı cevherleri gün yüzüne çıkaran; hayatımızın her alanında konfor alanımızı genişleten, güzellikler katan, yer altının ve yeryüzünün sessiz ve cesur savaşçıları emeğiniz geleceğimizdir. 4 Aralık Dünya Madenciler Günümüz Kutlu Olsun.” diye seslendi.

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda Haber

Latin Amerika Açılımında Yeni Adım: Türk Firmaları Meksika Yolunda

Heyet programında B2B görüşmeler ve potansiyel iş ortaklıklarına yönelik firma ziyaretleri olacak. Türk firmaları; doğal taş sektöründe faaliyet gösteren Meksikalı firmalarla bir araya gelerek pazarın güncel ihtiyaçlarını yakından inceleme fırsatı elde edecek. Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi Meksika’nın Latin Amerika’nın en büyük ikinci ekonomisi ve ABD pazarına yakınlığıyla stratejik bir konuma sahip olduğu söyleyen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “2025 yılında Türkiye geneli Ocak-Ekim döneminde 5 milyar dolarlık maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın yüzde 33’ünü 1,7 milyar dolarlık kısmını doğaltaş oluşturuyor. Meksika’ya ise 10 aylık dönemde 4 milyon dolarlık doğaltaş ihracatı yaptık. Hedefimiz ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmak. Meksika pazarı bizim için artık yalnızca uzak bir coğrafya değil; stratejik olarak konumlanmamız gereken, ciddi potansiyel barındıran bir hedef pazar haline geldi. Coğrafi yapısı gereği Meksika, hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı niteliğinde.” diye konuştu. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor Başkan Alimoğlu, “Özellikle ABD ile sahip olduğu Serbest Ticaret Anlaşması, Türk ihracatçıları için bölgeye daha hızlı ve rekabetçi koşullarda giriş yapma imkânı sağlıyor. Ülkede son yıllarda artan yatırım hamleleri, modernleşen üretim tesisleri ve hızlı şehirleşme trendi, Meksika’yı ithalata açık, talep oluşturan bir pazar konumuna taşıyor. Doğal taş ve mermer tarafında da tablo oldukça pozitif. Küresel doğaltaş pazarının 2032 yılına kadar 80 milyar doları aşacağı öngörülüyor. Meksika’da özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselen inşaat sektörü doğal taş kullanımını ciddi biçimde artırıyor. İşlenmiş ürünlere, özellikle de slab yani plaka formatına olan ilgi dikkat çekici şekilde artıyor.” dedi. Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz Meksika’nın doğaltaş ithalatında Hindistan’ın başta geldiğini anlatan Alimoğlu, “Granit ve traverten gibi ürünlerde hacimli bir tedarikçi konumundalar. İspanya lüks segmentte güçlü. Çin ise yüksek hacimli, düşük maliyetli slab ve blok ürünlerde öne çıkıyor. Bu tablo içerisinde Türkiye çeşitliliği, teknik kalitesi ve rekabetçi fiyat yapısıyla dördüncü sırada yer alıyor. Ancak mevcut potansiyel dikkate alındığında Türkiye’nin çok daha üst sıralara çıkacağına inanıyoruz. Brezilya ve İtalya egzotik ve kuvarsit ürünlerle dikkat çekse de hacim açısından sınırlı ilerliyor. Biz ise hem ürün çeşitliliğimiz hem de işleme kabiliyetimizle Meksika pazarında daha güçlü bir pay alabilecek kapasiteye sahibiz.” diye konuştu.

İnşaat Ekim Ayında Yavaş İlerledi Haber

İnşaat Ekim Ayında Yavaş İlerledi

Tüm endeksler ağustos ayından itibaren son 3 aydır eşik değerin altında yatay bir hareket sergilemektedir. Ekim ayında endeks değerleri, eylül ayına oldukça yakın seyretmiştir. İnşaat sektörü geride bıraktığımız ekim ayında geçen yıla kıyasla daha olumlu ancak beklenen performanstan hâlâ uzak olduğu görülmüştür. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye'de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir. Hazır Beton Endeksi 2025 Ekim Ayı Raporu'na göre, tüm endeksler ağustos ayından itibaren son 3 aydır eşik değerin altında yatay bir hareket sergilemektedir. Ekim ayında endeks değerleri, eylül ayına oldukça yakın seyretmiştir. Güven Endeksi hafif bir toparlanma sergilemiş olsa da değer olarak en düşük endeks durumundadır. Faaliyet Endeksi sınırlı bir yükseliş, Beklenti Endeksi ise sınırlı bir azalış göstermiştir. Son olarak Birleşik Beton Endeksi negatif tarafta kalarak bir önceki aya paralel bir hareket sergilemiştir. Geride bıraktığımız ekim ayında tüm endeksler, geçen yılın aynı ayına kıyasla yükselmiş görünmektedir. Artış oranı olarak bakıldığında ön plana çıkan endeks Beklenti Endeksi'dir. Faaliyet Endeksi'ndeki artış, geçen yıla kıyasla oldukça sınırlıdır. Tüm endeksler eşik değerin altında kalmasına rağmen geçen yıla kıyasla daha yüksek bir değerde olması, inşaat sektörünün ekim ayında daha iyi bir noktada olduğunu teyit etmekle beraber mevcut konumun yeterli olmadığını göstermektedir. Bu durum, tüm endekslerin ekim ayında mutlak değer olarak eşik değerin altında konumlandığı bilgisi ile birlikte değerlendirilmelidir. İnşaat sektörü geride bıraktığımız ekim ayında geçen yıla kıyasla daha olumlu ancak beklenen performanstan hâlâ uzak ol duğu görülmüştür. Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Tüm endeksler ağustos ayından itibaren son 3 aydır eşik değerin altında yatay bir hareket sergilemektedir. Ekim ayında endeks değerleri, eylül ayına oldukça yakın seyretmiştir. İnşaat sektörü geride bıraktığımız ekim ayında geçen yıla kıyasla daha olumlu ancak beklenen performanstan hâlâ uzak olduğu görülmüştür." dedi. Ekonomik gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Ekim ayında konut satışları 164 bin ile yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu satışın kırılımına baktığımızda ipotekli satışlar %11 oranında artış göstermiştir. Bu artışa rağmen toplam satışlar içinde ipotekli satışların payı hâlâ %13 seviyesindedir, bu oranın yıl sonuna doğru artması beklenmektedir. Zira faiz seviyesinin gerilemesi inşaat s ektörü açısından bakıldığında, diğer sektörlere kıyasla çok daha kritik önem taşımaktadır. Faiz seviyesi, inşaat sektörünü ekonominin geri kalan kısmına göre çok daha hızlı ve derinden etkilemektedir. Faiz düştükçe kredi maliyetleri azalmakta, özellikle konut kredisi faizleri gerilemektedir. Bu da hem yeni konut talebini hem ikinci el konut satışlarını hızla artırmaktadır. İnşaat firmaları yeni projeleri daha öngörülebilir şekilde planlayarak, sektörün çarklarını yeniden döndürmeye başlayacaktır. Kısacası, enflasyonun düşmesi, faizlerin düşmesi ve konut satışlarının artması 2026 yılı için sektörün en temel beklentisidir." dedi.

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası Haber

İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşümün Yeni Rotası

Türkiye ve Avrupa’dan kurumların ortaklığıyla geliştirilen FoCA (Free of Carbon Architecture) Projesi, inşaat sektöründe karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen dijital bir platformu hayata geçirdi. Proje, sektörün yeşil dönüşüm sürecinde şeffaf veri paylaşımı, ölçülebilir sürdürülebilirlik ve uluslararası uyum açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Dünyada sera gazı emisyonlarının en büyük kaynaklarından biri olan inşaat sektörü, iklim kriziyle mücadelede kilit bir role sahip. Bu farkındalıkla geliştirilen FoCA Türkiye Projesi, 2023–2025 yılları arasında yürütülen uluslararası iş birliğiyle inşaat sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerine katkı sunmak üzere hayata geçirildi. Proje kapsamında geliştirilen dijital platform, yapı malzemelerinin çevresel etkilerini şeffaf, karşılaştırılabilir ve erişilebilir hale getiriyor. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) koordinasyonunda yürütülen proje; Polonya Yeşil Bina Konseyi (PLGBC), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTU), Wroclaw University of Science and Technology (WUST) ve Polish Building Research Institute (ITB) resmi partnerliğinde, CORNET çağrısı kapsamında gerçekleştirildi. FoCA, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin iklim politikalarıyla uyumlu olarak, özellikle KOBİ ölçeğindeki mimarlık ve mühendislik ofislerine bilimsel temelli, kullanıcı dostu bir karar destek aracı sunmayı amaçlıyor. Her adımın etkisi ölçülebilir hale geldi FoCA platformu, inşaat sektörüne yönelik dört ana modül üzerinden hizmet veriyor: Eğitim Modülü, Malzeme Veritabanı, Malzeme Karşılaştırma Modülü ve Bina Analizi Modülü. Bu yapı sayesinde kullanıcılar, malzeme seçimi aşamasından bina ölçeğine kadar her adımda çevresel etkileri ölçebiliyor, daha düşük karbonlu alternatifleri karşılaştırabiliyor ve projelerini sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu hale getirebiliyor. FoCA Türkiye platformu, mimar ve mühendislerden üreticilere, kamu kurumlarından danışmanlara kadar tüm sektör paydaşlarına açık.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.